Foto Galeri / Yorum
2010-03-10 16:41:10

Kaçan Galibiyetlerden Sonra

http://ul.gcg.me/files/2010-03/adanaspor_kocaelispor_gol.jpg

  • Karşıyaka deplasmanında galibiyeti kaçırmıştık. Özellikle son dakikada Okan’ın kaçırdığı o pozisyon hala gözlerimin önünde, muhtemelen siz de öyle düşünüyorsunuz. Sonra Rize maçında da aynı şeyler yaşandı, yine son dakikada yerini bulmayan bir pas bizi galibiyetten etti. Hacettepe’de kaçanlar ilk on beş dakikada elden gitmiş, görenler böyle anlatıyor.
  • Ama Samsun’da böyle olmadı. Adanaspor eline geçen fırsatı 86. Dakikada kullandı.
  • En son Kocaeli maçında böyle bir son an gollerinden birini atmıştık.
  • Şimdi şöyle üç beş sonuç çıkaracağım bu yazıdan:
  • 1) Maçın son düdüğüne kadar gol umudu bitmemiştir.
  • 2) Talihsiz bir golün kalemizde yarattığı travmadan ancak rakip kaledeki bir golle kurtulabiliriz.
  • 3) Ama bundan Giresun’u son dakika golü ile yensek de olur anlamı çıkmasın, yürek dayanmıyor.
  • 4) Sonrasındaki Altay maçından galibiyetle dönmek için lütfen ele geçen gol fırsatlarının hiç olmazsa yarısını ilk yarıda filan kullanalım ve Adana’da bir İzmir takımına bıraktığımız avantajı bu sefer bir başka İzmir takımından ele geçirelim.
  • 5) Bu yazıdan ancak bu kadar mesaj çıkar: ))
Yazar: Editor
2010-03-09 18:29:09

En Genç Takım

http://ul.gcg.me/files/2010-03/nzbc.jpg

Sevgili Serkan Şenyürek takımın yaş ortalamasını vermiş: 22… Biliyorum, bu durum her Adanasporlunun gurur duyduğu, öte taraflarda gıpta edilen bir kazançtır ve tabi ki avantajdır da.

Şampiyonluktan sonra süper ligde de mücadele edecek iskelet duruyor bu Adanaspor’da. Başlarında Kemal hoca da olmak kaydıyla… Bir A. Ferguson modeli… Abartım mı? Göreceğiz bunu deyip bu sözlerin devamını sonraya bırakayım: ))

Takımda iki eksik varmış Giresun maçında. Ne gam? Bu takımda o formayı giyecek herkes hakkını verecektir. Zerre kuşkum yok. Makine kurulmuştur ve İzzet’in yerine Koray pek ala oynayacaktır, Mbilla’nın yerinde Sinan etkili işler yapacaktır. Hep üzerine koyarak gidiyoruz çünkü.

Bunun en güzel örneği Onur Demirtaş’tır. Bunları vicdanımı rahatlamak için yazacağım; Onur bu sayfalarda ve Adanasporlu sitelerde, formlarda çok eleştirildi. Belki o sıralar hak ediyordu o eleştirileri, ayrı bir şey bu…

İnsan üzülmeden de edemiyor bu arada keşke Onur bu formunu başta yakalasaydı, fazladan 3-5 puanımız olurdu, diye… Evet, şimdi Onur Demirtaş yoksa sahada, keyfim kaçıyor; itiraf ediyorum, eskiden kart görsün diye dua ederdim şimdi kart görür diye korkuyorum. Bu gelişmenin birinci ayağı Onur’un kendisidir ve öteki ayağı Kemal hocadır diğer ayağı ise Adanaspor’un kendisidir, futbolcuların içinde bulunduğu ortamdır, koşullardır…

Giresun korktuğum rakipti önceki haftalarda, şimdi o kadar kaygılı değilim. Biz “iş kazası hakkını” Buca maçında kullandık ve bitti: )) Giresun’u son haftalardaki futbolumuzla muhakkak yeneceğiz, yeter ki pozisyonların Onda ikisini değerlendirelim. Güzel gelişmelerin biri de bu, çok pozisyon buluyoruz, ah bir de son vuruşlar olsa…

Gelelim başlığa: En Genç takım… Adanaspor tarihinin en genç takımıdır olasılıkla. Belki liglerin de en genç takımıdır. Başka genç takımlardan bahsediliyor, Çanakkale gibi… Olabilir… o zaman toparlayalım başlığı “üstelik şampiyonluğa oynayan en genç takım” diyelim…

Yazar: Editor
2010-03-09 10:49:59

Adana’nın Renkleri

 

http://ul.gcg.me/files/2010-03/asp.jpg

Portakal: Turuncu…

Pamuk: Beyaz…

Bu renkler hep güzellikle anılır…

Kimse turuncuya ve beyaza kötülüğü yakıştırmamıştır…

Temizi anlatır, saflığı anlatır, coşkuyu sevinci anlatır…

İnsanlık vardır bu renklerde… İyilik vardır. Dostluk vardır. Birlik vardır. Kardeşlik vardır…

Evimizde, işyerimizde hep başköşemizdedir bu renkler…

Etrafta gözümüze çalınan bu renkler tatlı bir tebessümle karşılanır…

Bir arabanın dikiz aynasından sarkar… Bayrak olur bazen…

Atkı olur, forma olur, Adanalının  üzerinde.

Tarlada, bahçede  üründür…

Gökyüzünde güneştir…

Bu renkler her şeyiyle bu topraklara aittir, bizimdir…

Çalışmanın üretmenin renkleridir.

Kentimizin, köyümüzün, Çukurova’nın renkleridir… Adana’mızın , Adanaspor’umuzun rengidir…

Her şeyimizdir hep yükseltilecek olandır…

Şampiyonluğa yakışandır!!!

Yaşasın turuncu ve beyaz!

Yaşasın Adanaspor!

Zalif Aktaş

Yazar: Editor
2010-03-08 18:15:18

Sömürü Kan Gözyaşı 8 Mart

http://ul.gcg.me/files/2010-03/ihap_hulusi1.jpg

Kadınlar günü 8 Mart, başka bir deyişle emekçi kadınlar günü… Temelinde acı ve gözyaşı vardır. Şöyle diyor kaynak:

 8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. (Gelişmeler tanıdık geldi değil mi?) İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.”

Öldürülen işçiler için yapılan anmalar kutlamalara dönüşür. Zaman içinde içeriğin biçim değiştirmesi olağandır. Önemli olan eylemin içindeki anlamdır.

Bir de günün özellikle bir sınıf bilinci doğrultusunda emekçi kadınlar günü olarak vurgulanması söz konusudur. Sermayenin vatanı olmaz, ortak çıkarları ve işbirlikçileri olur. Ortak çıkar sürecinde bırakın başka ulusları örneğin Latin Amerika, Afrika, Hindistan ve daha birçok toprağı bu adamlar kendi vatandaşını, eşini dostunu, konu komşuyu bile öldüresiye sömürür. Ve gözünü kırpmadan da öldürür, tarih ne yazık ki 8 Mart’larla doludur… Mazi böyleyken gün de elbette anlamlı ve önemlidir.

Emekçi kadınlar gününe istisnasız tüm kadınları eklemek hayatımızın kaçınılmaz gerçeklerindendir bence, her ne kadar kadınlık bilincinden bile yoksun kadınlar olsa da…

Ama yazıyı İhap Hulusi’nin afişindeki mesaja gönderme yapmadan bitiremem. Bakın ülkemizde bir “ulusal ekonomi ve arttırma kurumu” varmış vaktiyle ve bu kurum kadınları evde kendi üretimlerini yapmaya davet ediyormuş. Memleketi sata sata yabancı ve işbirlikçi sermayenin kucağına atan ve tüm bilinçlerden yoksun o öteki işbirlikçilere duyurulur… neyse…

Gün 8 Mart… Kutlu olsun hanımlar…

Yazar: Editor
2010-03-07 22:45:26

JARDELİZM

http://ul.gcg.me/files/2010-03/Galatasaray_Jardel_Resimleri.jpg

2010 Oscar Ödül Töreni Pazar’ı Pazartesi’ye bağlayan gece, Türkiye saati ile saat 01.00’de başlayacak. Yani bu yazıyı yazarken henüz ödül töreni gerçekleşmemiş ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülünü kimin aldığını bilmiyorum.

  • Oscar Ödül Töreni ile Adanasporumuzun bağlantısına gelecek olursak, bildiğiniz üzere Adanasporun sezon başından beri forvetteki esas oğlanları Emre Aktaş ve Mbilla Etame. Diğer forvetimiz, dürüst olmak gerekirse burun kıvırdığımız Sinan Süngüoğlu. Bu sene forvetler arasında En İyi Erkek Oyuncu kısmında aday göremesek de, Gaziantep Belediye ve Samsun maçındaki golleri ile EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU ÖDÜLÜNÜ Sinan Süngüoğlu’na gönderebileceğimizi düşünüyorum.

Maça gelecek olursak

Samsun maçı her zaman ki klasik tabirimizle -çıplak gözle değil ama giyinik- bir şekilde izlediğimiz için teknik yorumlara girip Kemal Hocanın sinirlerini zıplatmayalım. Zaten galipte geldiğimiz için, bu maçın teknik yorumunu yapmak zevkli olmaz, kime sallayacağız.

  • Maçı kalabalık bir kadro ile Çilingir Sofrasında izledik. Deplasmandaki maçları eğer gitmediysem böyle izlemeyi seçiyorum. Adanaspor’un deplasman futbolu bir nebze daha güzel gözüküyor. Maça totem yaparak başladık; garsonlardan biri gidip sesi açtı, baktım sesi 61’de bırakmış, hemen müdahale ettim, bir 61 Trabzon’un plakası Samsunspor, komşu ilden destek alabilir, bir de 61 tek sayı, riske gerek yok, hemen düzelttirdim. Ses seviyesini 62 sayısında anlaştık. Hem çift sayı, hem Trabzon plakası değil, hem de 62’den tavşan yapabiliyorsunuz. Bu arada 62 nerenin plakası bilmiyorum, neyse önemli değil nasıl olsa galip geldik. Şimdi birileri tavşan lafını duydu, Kemal Hoca da bu maçtaki galibiyeti şapkadan tavşan çıkartarak aldı diyebilir. Yok, o kadar zalim olmayın. Hak ettik.

Şimdi gelelim, JARDELİZM’E.

  • Herkes hatırlar sanırım, Mario Jardel Almedia Ribeiro’yu,
  • Galatasaraylılar ona Süper Mario derlerdi. 
  • Jardelin en önemli özelliği, oyun içerisinde onu göremeseniz de golün olduğu yerde, tek vuruşu ile golü ilan etmesidir.
  • Hatırlarsanız geçenlerde Hasan ŞAŞ, Jardelin ilk antrenmanını anlatmış, şakayla karışık gerçek Jardel’i mi transfer ettik diye şüpheye düşmüştük demişti.

Gelelim bizim takımdaki SÜPER MARİO’ya…

  • Hatırlayın Gaziantep Belediye maçındaki gol vuruşunu,
  • hatırlayın Samsun maçındaki tek vuruşla attığı golü,
  • hatırlayın oyun içerisinde çok gözükmemesini,
  • hatırlayın topla driplingi becerememesini,
  • ama hatırlayın her gol pozisyonunda doğru yerde oluşunu, hatırlayın bizim SÜPER MARİO’yu,
  • hatırlayın SİNAN SÜNGÜOĞLU’nu…

Ne dersiniz Adanaspor’da da bir JARDELİZM AKIMI başlar mı… Ne dersiniz son vuruş eksikliğimizi Jardel Sinan veya Süper Mario Sinan kapatabilir mi?

  • Biz polyanacılık yapalım da… Biz kendi değerlerimize sahip çıkalım da… Gerisi Sinan’a kalsın.

Unutmadan Sinan’a sadece EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU ÖDÜLÜNÜ verdik, takımın diğer oyuncuları ve teknik kadro da EN İYİ ERKEK OYUNCU ÖDÜLÜNE layıktır. Yine unutmadan kimileri de Jardelizm dediğimiz futbolcuları sevmezler, ben Adanaspor için hangisi hayırlı ise o olsun diyorum.

Jardel olmak veya olmamak, işte bütün mesele bu mu?

Av.Erkin A. Doygun

Yazar: Editor
2010-03-07 15:50:16
Laubaliliğe Kurban Gidiyorduk
 
http://ul.gcg.me/files/2010-03/teras.jpg
 
  • Galibiyet maçının başlığı böyle olur mu,
  • olur.
  • Sahada harika bir takım var
  • üstelik genç bir takım,
  • ama o gençliğin verdiği duygudan da demoralize olmaya müsait bir takım...
  • Rakibin baskısını bozmuşuz,
  • Samsun'un ilk pozisyonu bulmasından sonra maçı tamamen ele geçirmiş
  • bir de gol üstüne gol kaçırmışız,
  • devamında penaltıyla da olsa golü bulmuşuz,
  • devreye de galibiyetle girmişiz...
  • E canım deplasmanda daha ne olsun...
  • Ama öyle bir ikinci yarı başlıyor ki
  • defansımızdaki klasik arıza ortaya çıkıyor,
  • yan pas,
  • riskli pas,
  • laubali pas
  • ve İzzet önce topu
  • sonra rakibi kaçırıyor
  • yetmiyor üzerine de gereksiz bir penaltı yapıyor.
  • Hani maça çokça motive olmuş diyeceğim, o pozisyondaki laubalilik ne?
  • Neyse, takım iyi,
  • tertemiz, dipdiri, harika koşuyor oynuyor da...
  • bir de kenarda bir Kemal Hoca olunca...
  • bu zor maçı çevirebildik...
Rakiplerin kendi evlerindeki galibiyetleri her ne kadar keyfi kaçırsa da devam ediyoruz, odaklanma kalan 9 maça...
 
Not: Yukarıdaki fotoğraf Buca maçından...
Fotoğraf için teşekkürler S: ))
Yazar: Editor
2010-03-07 08:27:17

Bir Başına Bir Başkan, On Başkan’a ve 1. Lige Karşı

 
http://ul.gcg.me/files/2010-03/spartak__s.jpg
  • Karşı olduğumuz durumlar bitmiyor görüldüğü gibi.
  • Bu karşı olmalar da muhalif veya anarşist bir yaklaşımımızın tezahürü de değil üstelik.
  • Bizi ittikleri konum bu…
  • Böyle var olacağız çünkü.
  • Ötekilerin, Adanaspor’un gelişinden duydukları ürküntünün
  • ve bu korku vaziyetlerinin sonucunda karşımıza çıktıkları ya da çıkacak andaki ruh halleriyle boğuşmak zorunda kalmamızın,
  • hep iki kişilik çalışmak zorunda kalmamızın,
  • hep zorunda kalmamızın karşı olma durumlarıdır söz konusu olan. 
  • Karşı durmazsak, karşı olmazsak bizi bir kaşık suda boğmak isteyeceklerdir çünkü.
  • İşte bunlardan ve bunun gibi sorunlardan ötürüdür ki
  • bir başkan, Bayram Başkan kalan son on haftada
  • kalan on başkanla el emeği göz nuru bir şampiyonluk için mücadele etmek zorundadır,
  • zorundadır diyorum yine;
  • yoksa o korkunç derecede kurnaz adamlar
  • hakemleri de bir şekilde ayartıp 
  • eldekini avuçtakini hırsızlarlar, bize de saf saf onları alkışlamak kalır…
  • Demem o ki bir başkan,
  • karşı taraftaki on başkana
  • dişiyle tırnağıyla var ettiğini yok etme fırsatı, zemini, cesareti vermeyecektir… 
  • Yol haritasını maruz kaldığımız
  • ve olası entrikalara göre de belirlemelidir. 
  • Bizim var oluşumuz
  • o karşı duruşun şifrelerinde saklıdır…

_______________________________

Bugün yine zor bir maç olacak, çıkıştaki Samsun işimizi çok zorluyacak, bir de dünkü Giresun-Bolu beraberliği rakibin ilk 6'ya yaklaşma iştahını iyice kabartacaktır. Ben bu maçta Buca maçının tersini bekliyorum, lehimize elbette...

Bir de TV'den izleyeceğimiz 1 maçı alma vakti gelmedi mi sizce de!

Yazar: Editor
2010-03-06 18:48:56

 10 Hocaya Karşı 1 Hoca

 

http://ul.gcg.me/files/2010-03/prometheus.jpg
  • Adana’da 1 Hoca, modern zamanların destancısıdır adeta.
  • Çünkü bir ovada en zor koşullarda adeta masal devlerine, canavarlarına karşı yürütülen bir isyanın destanını yaşamakta/yazmakta… 
  • Bu bir Çukurova destanıdır.
  • Tarih bu tür söylencelerle doludur,
  • İgor’dan Oğuz Kaan’a,
  • Beavulf’tan Manas’a
  • hep yoktan var olmanın hikâyeleri vardır. 
  • Ama işte tam şurada da kanımızla canımızla tanık ve dâhil olduğumuz bir kavganın destan yazıcısıdır o bir tek Hoca, 
  • Kemal Hoca
  • Çukurova’da,
  • aynı topraklarda futbolun Yaşar Kemal’idir,
  • Mustafa Kemal Hoca
  • ve Adana’da, kaderine terk edilmiş bir coğrafyada, ötelerdeki10 hocaya karşı, o 1 hoca…
  • Ateşi tanrılardan alıp Adanaya getiren bir Prometheus...
Yazar: Editor
2010-03-05 19:05:11

11 Adam 110 Adama Karşı

 

http://ul.gcg.me/files/2010-03/11_tun___adam.jpg
  • O son 900 dakikayı, 11 tunç adam 110 adama karşı savaşarak geçirecek. Savaş dememiz her ne kadar mecazi olsa da olağan bir savaşın tüm argümanlarını oralarda görmek pek ala mümkün; taktikler, stratejiler, tuzaklar, hileler, ayak oyunları, bel altı vuruşların kaçak dövüşmelerin gırla gittiği bir mecrada yuvarlanıyor çünkü meşin yuvarlak.
  •  Lakin keşke vaziyet bu kadarla kalsaydı; bizim 11 adam sadece 110 adama karşı vermeyecek mücadelesini, bir de bunlara 30 adetrakip hakem” de eklenecek. O zevatla da uğraşılacak, bir de kendilerine karşı centilmenlik beklediğimiz kurnaz bezirgân kılıklı Bucaspor yöneticileri gibi tilkiler de olacak civarda, leş kargaları olacak, sonra sırtını hükümet ve federasyon kapılarına dayamış bir alay tüccar idareci de olacak bizim 11 adamın karşısında.
  • O zaman her zamankinden daha çok, daha sağlam, daha iradeli olarak olacağız “11 tunç adam”ın yanında. Son saniyeye kadar, 11 adamın kudret ve gayretine denk bir kudret ve gayretle…
  • Bu, bir memleket meselesi olmuştur gayrı. Ki mücadelemiz bu bereketli topraklar kadar kutsaldır şimdi…
Yazar: Editor
2010-03-05 07:48:48

Son 900 Dakika

 

http://ul.gcg.me/files/2010-03/saat.gif
  • Bir destelik maçımız kaldı,
  • on tane 90 dakika,
  • dert olsa katlanılır,
  • yük olsa taşınır,
  • ıstırap olsa çekilir.
  • Son 900 dakika…
  • Futbolcularımız ve teknik ekip bu son dakikaların yükünü çekebilecek kaliteye ve yüreğe sahiptir.
  • Toplamda 15 saatlik bir maraton var.
  • İnancımızı bir gram yitirmeden koşacağımız,
  • basacağımız,
  • goller atacağımız,
  • gol yemeyeceğimiz,
  • didineceğimiz,
  • bir alay terslikle didişeceğimiz,
  • rakip yönetici ve rakip hakemlerle boğuşacağımız
  • 90x10, 900 dakika,
  • 15 saat duruyor önümüzde,
  • bir takımın ve bir kentin kaderini değiştirecek yarım günden biraz fazla bir zaman…
  • Biz Adanaspor olarak varız bu işe,
  • ama yüreği yetmeyen varsa
  • beri dursun…
Yazar: Editor