Foto Galeri / Yorum
2017-07-25 13:38:04

Turbeyler, yeni bir oluşumu Bağımsız Adanaspor olarak ilan ettiler.

2018 Haziranını hedef olarak belirlediler.

Destekleyen olur veya olmaz.

Şahsen tüm bunları bir buruklukla izliyorum.

Herhangi bir sulh için keşke diyecek bir durum da kalmadı artık, anlaşılan bu.

Yolları açık olsun diyorum, dilerim umdukları gibi olur.

Şunu diyeceğim.

Bu oluşumun içinde olalım olmayalım, taraftar olarak önce hissiyatta sonra eylemde bu noktaya gelen arkadaşların hiç mi haklılık payı yok?

Adanaspor Yönetimi acaba bu durumdan kendine bir özeleştiri şansı tanımayacak mı?

Evet, bir özeleştiri şansı…

Çünkü yine bir ilke imza atıyoruz Adanaspor olarak; mevcut yönetime tepki olarak yeni bir takım-kulüp oluşturma süreci söz konusu…

Bu, herhangi bir şey olarak mı değerlendirilecek, evet o özeleştiri fırsatı kullanılmayacak mı?

Bence kullanılsın.

Ortada tarihi bir hal var.

Mevcut Adanaspor Yönetimi bu sonucu tahlil etmek zorunda, kendine buna göre bir yol haritası çıkarmak zorunda…

O özeleştiriyi yapmak zorunda…

Yazar: Editor
2017-07-25 05:44:54

Çok Umutlanmamak Üzerine TD Kıyasları

Geçen sezon teknik direktörsüz gitmeye çalıştık küme düştük.

Bu sezona yine teknik direktörsüz başlıyoruz, ama şampiyonluk da umuyoruz.

Hatalardan ne güzel dersler çıkarıyoruz, iyi mi?

1.Lig teknik direktörlerinin bazılarını yazalım şuraya, durumu bir görelim, sonra şampiyonluk hayalleri kurarız.

Hüseyin Kalpar - Gazi

Bayram Bektaş - Ümraniye

Sait Karafırtınalar - Manisa

Giray Bulak - Demirspor

Hüseyin Eroğlu - Altınordu

Osman Özköylü - Erzurum

Fuat Çapa - Bolu

Hikmet Karaman - Rize

Metin Diyadin - Giresun

Yusuf Şimşek - Denizli

İsmail Kartal – Ankara

Bu isimleri beğenelim beğenmeyelim ama hepsinin bu ligde belli bir kariyerleri var.

Peki, Adanasporun durumu?

Bence biz bu koşullarda şampiyonluk hayali filan kurmayalım… İlk altı bile mesele olur…

Sonra yine hazin günlere kalırız…

Yazar: Editor
2017-07-24 18:38:55

1) Süper ligde 4 büyük takımlardan kadrosunu büyük ölçüde koruyan BJK yine en avantajlı takım görünümünde.

2) BAŞAKŞEHİR, Cengiz ÜNDER dışında verimsiz olan oyuncularıyla yollarını ayırarak, kadrosuna önemli takviyeler de yaparak, yarım kalan ŞAMPİYONLUK mücadelesinde, bu sezon daha da iddialı.

3) BURSASPOR, geçtiğimiz sezonlardan ders çıkarmış olacak ki, Fransız LE GUEN hocaları ve yerinde nokta transferleriyle bu sezon eski günlerine dönecektir.

4) ALANYASPOR,  kaliteli ve oturmuş yabancı kadrosunu koruyarak doğru hamle yaptı.

5) Süper Ligin yenilerinden GÖZTEPE, YENİ MALATYASPOR VE SİVASSPOR a göre bu ligi bilen oyuncuları tercih etmesi nedeniyle çok avantajlı.

6) 1.ligde ise; ADANASPOR ve ÇAYKUR RİZESPOR, Süper ligden kalan kadrolarına eksik bölgelere yaptıkları takviyelerle ligin favorisi konumundalar.

İlk 2den çıkmaları muhtemel.

Yaşayabilecekleri en kötü durumda dahi play off oynarlar.

GAZİANTEP şehri, gösterilen öneme bakılırsa, yeni adıyla GAZİŞEHİR takımını ön plana çıkarma derdinde.

Zirveyi onlarla zorlayacaklarını düşünüyorum

Kubilay Arı

Yazar: Editor
2017-07-22 07:41:58

Kaplanpenche 11. Yılında…

Adanaspor.orgdan doğduk.

İlk yazılar oradaydı.

Sonra yeni bir sayfa olarak devam ettik.

Üç şampiyonluk bir küme düşme gördük.

Çok güzel günler oldu.

Keyfimizin kaçtığı zamanlar da az değildi.

Onlarca farklı yazar sayfalarımızda yer aldı.

Hepsinin eline sağlık.

Farklı düşündük bazen, bazen aynı şeyi savunduk.

Bir fotoğraf arşivi yaptık hala duruyor.

İlerleyen teknoloji ve telefonlar bizim bu işimizi biraz anlamsızlaştırdı veya aslında fotoğraf çekip sayfaya yüklemekten biz yorulduk.

Makinenin arıza vermesi de etken olabilir bunda;))

Ömrümün En Güzel Hikâyesi, adlı bir kitap çıkardık, kaplanpenchedeki yazıları derleyip.

Yine yazarlarımızın katkısıyla bir Adanaspor sözlüğü yaptık. Eksikleri çoktu. Ama bir sözlük sürekli güncellenmek ister bu yüzden çok zordu. Belki de yarına dair tek projemiz hala bu sözlüktür.

O sözlük ulusal çapta yayımlanacak!

De ki Aşktır adlı şiir kitabını yayımladık.

18 şiir Adanaspor temalı.

İçinde Yahyadan Sabotiçe birçok isim vardı.

Şenoli ve Mehmet ile birlikte fanzin ve gazete çıkardık.

Org ekibiyle nefis sloganlarla müthiş pankartlar yaptık.

Arşivde binlerce yazı ve binlerce fotoğraf var.

Kaplanpenche adını bin bir emekle kurduk yani…

Hazıra konmadık.

Emekten yana olmak, soldan yana olmak bunu gerektirir.

Hiçbir şey hasbelkader değildir. 

Başka neler vardı?

Tişörtlerimiz hala giyiliyor.

Mehmet arkadaşımızın yaptırdığı atkılar da harikaydı.

Yayımladığımız yazıların arkasında hala duruyoruz.

Ama arada birkaç berbat işe de imza attık. Döneminin ve koşullarının sonucu ortaya çıkmış, düşünülmeden yollanmış yazılardı.

Özeleştirimizi yaptık. Gerektiğinde yapmaya devam edeceğiz.

Böyleyken böyle.

Dileriz, tadımız kaçmadan daha uzun yıllar devam ederiz sayfamızda.

Vira, Güzel Yurdum Adanasporum…

Yazar: Editor
2017-07-18 19:18:44

Yeni sezona

An itibarı ile, en yüksek kadro değerine sahip ikinci takım olarak giriyoruz. Ancak elde kalan yabancı oyuncuların fazlalığı düşündürüyor. Sonuçta kadroya 25 kişi kaydedilebilecek ve sahada 5 yabancı olabilecek. Ve bu şartlarda diğer yabancılar kulübede bile olamayacak. 18 kişilik kadroda sadece 5 yabancı... 

Bu nedenle yabancı sayısı en fazla 7 olmalı. Ayrıca bu süreçte Amini isimli bir yabancı oyuncuyu denemenin ne kadar mantıklı olduğu da tartışılır.

Savunmadaki yığılmadan dolayı Diniz ile yollar ayrılabilir. Sol bekte Gökhan ve Muharrem, stoperde de Ramos, Onur, Didi, Yakup ve Yiğitcanın varlığı düşünülünce, Dinizin, yokluğu en az aranacak yabancı olduğu görüşündeyim. Ayrıca her ne kadar önemli bir oyuncu da olsa sağ bekte Digao haricinde iki ismin daha bulunduğunu ve Digaonun taliplerinin de olduğunu hesaba katarsak, Digao da gönderilecek yabancılar arasında yazılabilir. Tabii kalacak sağ beklerin yeterliliği de tartışılır. Kamptaki performansa göre bu pozisyon için bir değerlendirme yapılır sanıyoruz.

Diğer gidebilecek isimlerin de Vinicius, Magaye ve Reynaldo üçlüsünden biri olması gerektiğini düşünüyorum. Reynaldo ve Vinicius geçen sene beklentilerin altında kalmıştı. Magayenin durumu hakkında ise ona çıkacak taliplere göre bir yol izlenebilir.

Bu hesaba göre takımda kalacak olan Goran, Ramos, Didi, Renan, Koman ve ileri üçlüde kalacak iki yabancı ile yine hedefe oynayan bir takımın elde tutulmuş olacağını düşünüyorum. 

Ama yine de hücum bölgesine yerli takviye yapmak durumundayız. Zira bir üstteki paragrafta yazdığım 5 isim sahada olduğunda Vinicius, Magaye veya Reynaldo kulübede bile olamayacak. Ileri üçlüde Bilal Yener, Abdülaziz ve Bahattin olsa da bu isimlerle rekabet edebilecek yerli oyuncuların takıma dahil olması gerekiyor.

Ve takımın hala bir teknik direktör eksiğinin olduğu da unutulmamalı. Şampiyon olunan sene de dahil olmak üzere belki de ilk kez bu kadar iddialı bir kadro ile lige başlıyor Adanaspor. Biraz iddialı olacak belki ama bugünkü şartlarda ligin başlayacağını varsayarsak Adanasporun kadrosu bu ligi en kötü 4. tamamlar. Rakiplerdeki belirsizlikler, iyi kadro kurabilecek takımların azlığı ve Adanasporun şu ana kadar mevcut kadrosunu muhafaza etmesi bunda fazlası ile etkili. Bu takımın bu sezon lige geri dönmesi uzak bir ihtimal değil. Bu kadronun başına kaliteli bir teknik direktör getirmek çok da zor olmamalı. Farklı yapılanma sözünde samimi iseniz bunu ilk olarak teknik direktör tercihinizde göreceğiz.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2017-07-16 20:18:43

Yıllardır aynı şeyleri yaşayıp duruyoruz.

Neler olduğunu tekrar etmeye gerek yok.

Peki, tüm bu sorunlar cehenneminde sorumlu olan kimdir?

Camianın huzursuzluğunda, kırgınlıklarda, küskünlüklerde, düşmanlıklarda…

Yanıt nettir! Adanaspor yönetimidir, yani Bayram Akgüldür.

Tüm kitleyi bir arada tutmak, gönendirmek, sevinçte ve hüzünde bir tek vücut haline getirmek evet, Bayram Akgülün sorumluluğuydu.

Arada bizim de hatalarımız oldu ama bunların hiçbiri belirleyici değildi. Çünkü erk biz değildik.

Şimdi taraftar yeni bir oluşum içinde.

Yeni bir arayış var.

Bir başka Adanaspor…

İşte taraftarı bu kadar uç noktaya iten yine Başkanın süreçteki tavrıdır…

Özellikle şu son yıldaki facia boyutlarında hatalar, her şeye tuz biber ekmiştir…

Keşke öyle olmasaydı…

Oysa Adanaspor camiasıyla birlikte yaşamak kolaydı. Genelde sorunsuz, alçakgönüllü bir taraftar kitlesi bu kadar itilmemeliydi, bu kadar küstürülmemeliydi.

Bundan sonra düzelir mi işler? Bilmiyorum!

Ne olursa olsun Bayram Akgül hep başarılı olmak zorunda, eğer bir kitleyi hala tribünde tutmak istiyorsa…

Ne fena bir yük değil mi bu?

Başarı da yetmez, Adanaspor taraftarını gerçekten taraftar olarak görmek zorunda.

Onları yok saymamak, incitmemek, takımdan uzaklaştırmamak zorunda.

En önemlisi, Başkan dönüşmek zorunda…

Bir camianın başkanına dönüşmek zorunda…

Bir maziyi, eski futbolcuları ve eski yöneticileri, yok saymamak zorunda…

Yoksa çok güzel bir taraftar topluluğunu tamamen kaybedecek, sonsuza kadar…

Tabi bunları, kulübü devretmeme, yola yine kendi başkanlığında devam etme durumuna göre yazdık.

Madem devam edeceksiniz, kitleyi hissedin, onların sitemine kulak verin…

Biz bu noktaya kadar nasıl geldik? Bunun yanıtını kendiniz verin! Laf sokmayarak, kulak vererek…

Çok yazdık çok söyledik.

Bazen bilmeden bazen adeta bile bile hatalar yapıldı. Hatalarda ısrar edildi. Hala ısrar ediliyor.

Örneğin takımın hala bir hocası yok. Hala, olmayacak bir nöbetçi hoca ile gitmeye çalışıyor. Olmayacağının anlaşılması için daha nelerin yaşanması bekleniyor?

Hala he olduğu meçhul futbolcularla devam ediliyor.

Alt liglerin topçuları ile zorlu bir sezona çıkılıyor.

Kariyerli bir hocaya takımı teslim etmek ne kadar zor acaba?

Alt yapı dediğimiz de gerçekte bizim şişirdiğimiz bir vaka!

Alt yapıdan şimdiye kadar kim çıktı Türk futboluna damga vuracak?

Kadrodaki isimler mi? Transfer olup giden futbolcumuz mu?

Alt yapısı da havanda su döven bir kulüp konumundayız.

Alt yapıda bir tek topçuyu onca yılda çıkaramayan bir teknik yönetim A takımı mı başarıya ulaştıracak?

Zor bir hayal! 

Yaşananlar hep bir hatalar zinciri…

Çünkü Başkan hep yanlış isimlerle yola çıktı.

Adanasporu, Adanasporluluğu bilmeyen, hissetmeyen, anlamayan, Adanaspora âşık olmayan bir yönetim kurdu hep. Bu da hep yanlış iletişimlere sebep oldu.

Böyleyken böyle…

Yeni oluşum, kendi yoluna gitme konusunda kararlı.

Dileriz taraftar kendi içinde bir kırılma yaşamaz. Dileriz ortaya düşmanlıklar çıkmaz.

Adanaspor ülkemizse, bu ülke içinde, yine muhalifler olarak, iktidarı değiştirme-dönüştürme mücadelesini de -her şeye rağmen- tercih edebiliriz.

Sabırsız olmaya gerek yok, Adanasporluluk sonsuza kadardır çünkü…

Nasıl olsa bu tür zihniyetler ya değişecek-dönüşecek ya da gidecek.

Her yerde…

Tarih boyunca da hep böyle olmuştur. Tersine bir tane bile örnek yoktur... 

Güzel yurdum Adanasporum... 

Yazar: Editor
2017-07-13 14:00:51

Bir fikstür günü daha! Öyleyse şu yazının tam zamanıdır dostlar. Okuyalım bir daha.

  • Bir fikstürün iyi veya kötü olduğu 
  • genellikle erken yorumlarla değerlendirilir. 
  • İyi bir fikstür çektik, 
  • demenin bir nedeni de 
  • elbette hangi rakiplerin nasıl sıralandığı ile ilgilidir. 
  • Kimle, ne zaman, nerede oynuyoruz. 
  • Bu unsurlar iyi fikstürün temel belirleyicileridir.

Erken yorumlar kendi içinde değişken bir durum oluşturur, benim tedirginliğim bir başkasının rahatlığıdır; Samsun deplasmanını hiç sevmem örneğin, ama bir başkası bu deplasmana bayılır... Genellikle deriz ki ne fenadır Bolu deplasmanı, son maç hariç talihsiz, tatsız, puansız...

  • Temennileri içerir yorumlar. 
  • Beklentilerle desteklenir. 
  • İşte özneldir. 
  • Kısmen totemseldir; 
  • yani İzmir deplasmanları bize iyi gelir, 
  • oradan üç puanlarla dönmek işten bile değildir, 
  • gibi ifadeler nesnel hiçbir dayanağı olmayan 
  • sadece inanca ve futbolda artık bir anlamı olmayan hatıralara dayanır, 
  • deneyimlerden beslenir; 
  • ama o deneyimlerin de güncelliği şimdiki zaman kipi itibariyle söz konusu bile değildir; 
  • yani Feyzullah, Kayhan, Ümit, Darko, Sabotiç, Ali Beykoz… hala oynamıyordur takımda, yirmili yaşlarında.

(Laf aramızda, örneğin bir Karşıyaka deplasmanı gerçekten bize iyi gelir, Samsun da hiç iyi gelmez… Ama görüyorsunuz değil mi hep eskiye dair yaklaşımlar bunlar, bugünün tahlilini yapmada aslında yetkisizdir: ))

  • İyi fikstürün, hal nasıl olursa olsun, 
  • somut dayanağı takımın kendisidir. 
  • İyi bir takımın fikstürü de iyidir. 
  • Peki canım şu fikstür denen şey 
  • hiç mi belirleyici değildir? 
  • Öyle bir şey de iddia etmiyorum. 
  • Bu yüzden son haftalara kolay maçlar istenir,
  • iklimden kaynaklanan zor deplasmanlar münasip bir mevsime denk gelsin istenir, 
  • dişli rakipler ikinci yarıda bize konuk olsun istenir, 
  • bu dişli rakiplerin 
  • kendi aralarındaki maçlarına denk gelen haftada 
  • bize kolay rakiplerin düşmüş olması istenir… 
  • istenir de istenir… 
  • Ama işte bu hesabın her takım için cezası, 
  • cezalısı var, 
  • sakatlığı var, 
  • havaya girmiş olması var, 
  • havayı kaybetmiş olması var, 
  • var oğlu var…

Sonuç olarak varsın şu fikstür kötü olsun; ama Adanasporumuz iyi olsun, sezon boyunca iyi olsun. 

Kötüyü iyiye çevirmeyi biliriz…

Ve fakat takımın başında hala bir teknik direktör yok...

Yazar: Editor
2017-07-12 05:55:01

Samicanın gittiği haber var.

Yolu açık olsun.

Elinden geleni yaptı.

Fazlasını yaptı.

Canını dişine takıp oynadı...

Keşke Süper Lige gitseydi, onun için daha çok sevinirdik.

Hayrullahın da gideceği konuşuluyor.

Onun için de iyi olur.

Adanaspor kalesi için ise çok fark etmez.

Cem de gidecek deniyor.

Çokça forma şansı bulmasına rağmen bir türlü beklenen çıkışı yapamadı, kabuğunu kıramadı.

Gidiyorsa yolu açık olsun, gönlüne göre olsun.

Gitmiyorsa artık bu sezon o yeteneğinin hakkını versin...

Bir de sağ bekimiz var...

EU.

Lütfen gitsin...

Gittiği yerde kalıcı olsun...

Bu arada takım hala teknik direktörsüz...

Fark etmediğimizi zannetmesinler... 

Yazar: Editor
2017-07-10 14:36:42

9 Temmuzda tamamlanan Adalet Yürüyüşü 

Ülkeye moral ve umut vermiştir.

Başlatana yürüyene destek olana

Teşekkür ederiz hürmet ederiz.

25 gün boyunca

Yürütmediler, yürüdüler...

 Var olun... 

Yazar: Editor
2017-07-10 07:48:25

 Adanaspor tarihinin, en kötü günlerinin bitişi manasını taşıyan gündür 7 Temmuz. 

 

Arka arkaya üç lig düşülen ve tam da en dipteyken, her ne kadar geçtiğimiz sezon çok eleştirsek de, Bayram Akgülün kulüp başına geçmesi ile koca çınarın yeniden ayağa kalktığı gündür. 

 

Bir isyan ateşidir Taşköprüde. Bir daha bu şehirde Adanasporlu çocuk doğmayacak diyenlere inat.

 

Yeniden doğuşun, pes etmeyişin ve umudun ordusunun günüdür 7 Temmuz. 

 

Adanasporu karşılıksız seven herkesin 7 Temmuz Adanasporlular Günü kutlu olsun. 

Halit Gürer 

Yazar: Editor