Foto Galeri / Yorum
2012-01-28 08:02:43

Maç Öncesi Sayıklamaları

 

Bir deplasman galibiyeti zamanı gelmiş olabilir mi?

Neden olmasın, galiba 3 galibiyet zaten var deplasmanda. Evdeki kadar neredeyse o deplasman puanları.

Sebep ne olabilir?

Sebep, tribünün bazı unsurlarının şu aralar Adanaspor taraftarı gibi davranmamaları olabilir.

Yani iyi günde kötü günde, yemininin unutulması söz konusu.

Evet, kötü anlarda takım birdenbire yalnızlaştırılıyor. Bu da doğaldır ki, futbolcunun kendine olan güvenini yıpratıyor. Hep bir panik hali… Bir an önce gol atma telaşı, gol olunca da onu koruma korkusu filan.

Şimdi de psikolog mu oldun kuzen!

Sahadaki telaşı görmek için bir çift göz yeter yahu. Psikolog olmaya ne gerek var.

Kişisel hatalara ne demeli? Görmezden mi geleceksin onları.

Ona da eyvallah. Çok konuştuk bunu da. Hangi birini sayayım? Özellikle hocanın hataları damgasını vuruyor sezona.

Yani adeta elbirliğiyle heder ettik bu sezonu.

Bak burada “aynen öyle” diyesim geldi kuzen: ))

Tamam, yarına ve sonrasına bakalım. Ne olursa kazanırız?

Levent Hocanın tercihleri belirleyecek maç sonucunu. Örneğin Talha ile başlayıp skor avantajından sonra oyuncu değişikliğine gitmeli, Talha’ya 90 dakika tahammül edemiyorsa. Bir de şunu düşünmeli, ben mi H. Kaplar mı? Bu esnadan artık hocalığını konuşturmalı. Hatırla bak kuzen, geçen sezon o Samsun maçıyla hem Samsun’a hem de Kalpar’a hayat vermiştik. Şimdi Levent hoca adına layık bir taktikle bu maçı Kalpar’ın son maçı yapabilir.

Yani adamı ekmeğinden etsin.

Değil kuzen, onlara her türlü ekmek var, acıyan bize acısın.

Peki, Burak Çalık?

Bize karşı oynadığı futbolu oynasın yeter.

Faydası olur yani?

Dilerim kuzen.

Net konuşamıyorsun.

Ben de kendime güvenimi kaybettim böylece: ))

Sonuçta ne diyorsun Rize maçı için? Adamlar fark istiyormuş tribünde.

Bunun cevabını bu sefer hoca ve futbolcular versin. Top onlarda.

Bekleyip görelim diyeceksin.

Dedim bile!

Yazar: Editor
2012-01-27 09:55:19

Olmayan Diyaloglar

  • Nasıl olur da 
  • demokrasiye 
  • ve özgürlüklere 
  • bu kadar değer veren bir ülkede, 
  • entelektüel ve gazeteciler 
  • parmaklıklar arkasında olabilir, 
  • anlamıyorum. 
  • Türkiye 
  • birinci sınıf demokrasi istiyorsa, 
  • Kopenhag kriterlerine ulaşacaksa 
  • bu standartlara erişmeli.

http://im.haberturk.com/2011/08/11/657870_detay.jpg?1313131620

İyi laf etmişsin kuzen.

- Bunları ben demiyorum.

- Kim diyor?

- 3 Tahmin hakkın var.

- Egemen Bağış?

- Yok canım, daha neler!

- Bülent Arınç olabilir mi?

- Son hakkını kullan!

- Hüseyin Çelik’tir banko!

- Bilemedin.

- Başbakan, cumhurbaşkanı, bakanlar, milletvekilleri, HSYK, CHP, BDP, Gazeteciler Cemiyeti, Odalar ve Borsalar, taraftar grupları, Bakkallar Birliği, muhalifler, ÖSYM, İETT, PTT…

- Amerika Birleşik Devletleri Türkiye Büyükelçisi Francis Ricciardone!

- Evet, Adanasporlu olan Amerikalı! Ne mutlu bize yahu!

- Sence gazetecilerin demir parmaklıklar arkasından kurtulabilmelerinin bir işareti olabilir mi bu?

- Olabilir. Zira işaret mühim bir yerden gelmiş.

- Değil mi! Sağlam laf etmiş ama: “demokrasiye ve özgürlüklere bu kadar değer veren bir ülke” demiş bize.

- Laf sokmuş olabilir mi kuzen?

- Bunlardan her şey beklenir, fakat büyük abiden bir yol göstermedir diye düşünüyorum ben.

- Hımm. Bekleyip görelim o zaman. Peki o Kopenhag Kriterleri ne kuzen?

- Bilmem ki. Ama iyi bir şey benziyor. Okur öğreniriz.

- Bu arada Rize maçını nasıl alırız yazısı olmayacak mı yahu?

- Valla totem motem bitti gitti. Mahir abi yazmazsa ben yazacağım. Bu da yeni totem: ))

- Vira o zaman kuzen.

Yazar: Editor
2012-01-26 09:58:50

Futboldışılık

 http://us.cdn3.123rf.com/168nwm/annetka/annetka1001/annetka100100006/6171489-gangster.jpg

Onca zamanlık tanıklığımda futbol, hiç bu kadar futbol dışına çıkmamıştı.

Onlarca kez dediğimiz gibi bizi futbola bağlayan tek sebebimiz Adanaspor’dur, ötesindeki depremler krizler başarılar kirlenmeler zaferler veya hayal kırıklıkları çok da umurumuzda değil, diye…

Ne var ki Adanaspor da ülke futbolunun içindedir ve her olumlu veya olumsuz durumdan kendine düşen payı alacaktır. Almıştır. Alıyordur. Sevgimiz kendi başına Adanaspor’umuzu korumaya yetmiyor. Yetmez.

Öyle!

  • Futbol seyircisi olmak,
  • taraftarlık,
  • yöneticilik,
  • federasyon düzeyinde yöneticilik,
  • futbola dâhil olan unsurlar,
  • futbol yazarlığı, yorumculuğu > bu işi aşkla yapmak, bu işten ekmek yemek, bu işe bir egoyu bulaştırmak;
  • hakemler sonra!
  • Aman Allah’ım o hakemlere!
  • Bir dehşete düşme ve medet ünlemi bu esnada...

Evet, temelde bir sevgi bağında birleşmesi gereken noktalardır belki futbola dâhil olan şahıslar kurumlar… Öyle olmuyor değil mi?

Tribünümüzden tribünlere, futbolumuzdan futbollarına dek tüm idari taktikleri de ibretle izliyoruz.

Ha, bir de şu alıntı var basından.

Paylaşalım bakalım:

Mehmet Ağar Futbolu da ‘Temizleyecek”

“Türkiye Futbol Federasyonu'nun şike gündemli genel kurulu yarın Ankara'da toplanacak. Şike ve teşvik eylemlerine verilecek cezalar konusunda karar verilecek olan Genel Kurul'a katılacak bir isim özellikle dikkat çekiyor. Toplantıya Galatasaray Spor Kulübü adına katılacak delegeler arasında kontrgerilla lideri Mehmet Ağar'ın da ismi yer alıyor.” 

Yazar: Editor
2012-01-24 13:38:16

Bir “Aynen Öyle” Güzellemesi

 https://lh3.googleusercontent.com/-q7uoKnA9HhU/TX3--ejoVWI/AAAAAAAADRk/bhhtq-2DXPE/aynen.jpg

Dedim, hava güneşli ama pek soğuk. Titreyerek dedi, aynen öyle.

Dedim, sen de üşüyorsun o zaman. Onayladı. Dedi, aynen öyle.

Dedim, memleket bu aralar böyle. Çaresizdi ne yazık ki.Dedi, aynen öyle.

Dedim, keşke iki çorap giyseydim. Ayaklarına baktı. Dedi, aynen öyle.

Bunu, “ben de” der gibi kullandın değil mi dedim. Anlamadaki beceriksizliğimi yüzüme vurmadan dedi, aynen öyle.

  • Dedim, geceleri daha da soğuk
  • bir de sahte kömür olunca
  • şehir de fena öksürüyor dumandan.
  • Tebessüm etti,
  • dedi aynen öyle.

Bunlar bedava kömürden oluyor galiba. Dedi, aynennn öyle.

Dedim, seçimden kalma sanırım. Dedi, aynen öyle, aynen öyle.

Dedim sen de yakıyor musun evde öyle. Biraz mahcup, dedi, yav aynen öyle.

Dedim, dumansız hava sahası ihlal ediliyor ama. Hiddetlenmişti. Dedi, aynen öyle.

  • Dedim kış bitince soğuktan
  • ve dumansız hava sahasının dumanlarından kurtuluruz.
  • Umutlandı memleket için.
  • Dedi, aynen öyle.

Dedim, keşke sigara kadar o kömürle de savaşsak. İğdiş edilmiş bilinçlere adeta tokat atarak  dedi, ayyynen öyle.

Dedim, durum vahim. Duruldu. Dedi, aynen öyle.

Dedim, bunu son zamlar için dedim. Başını salladı elleri boş ceplerinde. Dedi, aynen öyle!

Dedim, belimizi büktüler. Sövmedi ama dedi, aaaynen öyle.

  • Dedim, sohbet ne güzel gidiyor.
  • Memnun memnun, dedi, aynen öyle.
  • Dedim, fakat tıkandık bir yerde.
  • Kahkaha atarak
  • dedi, ayneeen öyle.

Dedim, havalar gibi takım da kötü gidiyor. Üzüldü, dedi aynen öyle.

Dedim, sanırım yine sağlam transfer yok. Yarasını deşmiştim, dedi, aynen öyle.

  • Dedim bir de hakemler…
  • Kesti lafımı,
  • dedi aynen öyle.
  • Sürpriz bir hamle yapıp 
  • yeni bir cümle ile küfretti,
  • bu kez ben sazı aldım,
  • dedim aynen öyle.

Sonra sustuk. Susmak için susmadık, ‘aynen öyle’ler yorgun düştüğü için sustuk.

Dedim, iyi ki ‘aynen öyle’ var. Başını salladı bilgece, dedi aynen öyle.

Dedim, eskiden üç yüz beş yüz kelimeyle konuşuyoruz diye yakınıyorduk, şimdi iki kelimeye düştük. Türkçenin bu son hali için kahroldu adeta, ağlamaklı dedi, aynen öyle.

  • Onu daha fazla üzemezdim.
  • Ben gideyim artık,
  • sağlıcakla kal dedim.
  • Dedi, aynen öyle.
  • Bunu, “sen de” anlamında kullandın galiba dedim.
  • Kıt anlayışıma sitem ve çokanlamlılığa bir saygı duruşuyla
  • dedi, aynen öyle!

Mahcup olmuştum.

Anlam-yorum gücümü geliştirmek için biraz daha okumalıyım dedim giderken. Aynen öyle dedi. Bunu “ben de” anlamında değil, halime üzülerek, “geliştir kendini evladım” anlamında, evet git oku vurgusuyla söyledi.

Mırıldandım, aynen öyle, ile.

  • Ve kişisel gelişimimin kapılarını
  • açmıştım ben böyle.

Ne dediğini duyar gibi oldum, zihnimin içinde yankılanan bir elektrosaz sedası ile:

aayy-neyn-neyn-neynnn ööyyle-le-le-le…

Ulan!

Yazar: Editor
2012-01-24 03:46:02

Son Bir Hamle İçin Yazıyoruz

Emre Pürçek

Bursaspor'dan Ramazan SAL'ı istiyoruz... kulübüyle görüşüyoruz, futbolcunun kendisiyle görüşüyoruz, görüşmelerimiz tüm hızıyla sürüyor Ramazan Adanasporlu gibi, geldi, geliyor, gelecek, Ramazan artık kendi isterse gelir, Ramazandan vazgeçtik..Ve Ramazan Şanlıurfaspor’da..

Sıkı bir Urfa taraftarı ile sırf meraktan görüşüp ufak bir araştırma yaptım ve kemal kılıç'ın yardımcısıyla da tesadüfen görüştüm ve bu transfer sadece 2 (yazıyla iki)günde bitmiş.

O futbolcuyu zaten Fenerbahçe ve diğer maçlarda izledim çokta aman aman üzerine düşülecek birisi değil ama mevzu bahis ortadaki enteresan transfer politikası.

Yani politika derken çok para istemesin, kiralık olmasın anlayışı.

Bakın bu lig bana külfet demişti başkan ki sonuna kadar haklı ama sadece TFF'nin  bir galibiyete 750 milyar verdiği süper lig'i istemek için bence transfer yapması lazım.

Bir tane sol açık, topu dağıtan ayağı yere sağlam basan bir 10 numara ve MEHMET BATDAL  ya da ona benzeyen bir santrafor (Mehmet Akyüz filan/ BJK) forvet yani golcü golü atan golü koklayan bir futbolcu ADANASPOR’a transfer olabilir-se asıl o zaman süper lig hedefleyen bir takım oluruz çünkü ne Mbilla ne de Yaser az önce saydığım golcü meziyetlerine sahiptir. Birisi kanat, diğeri forvet arkasıdır.

Nasıl ki kadrosunda DİMİTROV, HALİL ÇOLAK, GÖKHAN GÜLEÇ gibi forvetleri bulunduran Kasımpaşa Adem Büyük’ü alıyorsa bu işin iyi bir forvetten geçtiğini biliyorsa bizim de bilmemiz lazım ARTIK.

NOT: Manisa’dan Kasımpaşa’ya gelen Adem 2 hafta 2 gol 1 asist, Bolu’dan linyite geçen Ümit Tütünci iki haftada 2 gol.

Yazar: Editor
2012-01-23 08:23:50

Sorular                         

 

Bayram Başkan’a verdiğimiz ilkesel destek, onu bu transfer politikasından eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmez. Şu son tabloda durum üzüntü vericidir. Takımın ihtiyacı olan transferler yapılmamıştır.

  • Bu kadro en iyi niyetiyle A’dan Z’ye müthiş mücadele veriyor.
  • O kırmızı kartlara da böyle bakmalı.
  • Psikolojisiyle de çırpınıyor futbolcumuz.
  • Fakat bu kadronun yapacağı ortada işte.
  • Takviye olmadan buraya kadar…

Ama Levent Hoca’nın Talha konusundaki problemini de ben anlamış değilim. Talha bu takımda neden oynamaz?

  • Transfer politikasından dolayı Başkan hatalı.
  • Takımı doğru düzgün kuramamasından dolayı Hoca hatalı.
  • Yer yer futbolcu hatalı.
  • Kimi durumlarda taraftar hatalı.

Peki bu hakemler bir iradeden ve idareden ve kontrolden ve eleştiriden soyutlanmış ve vicdandan, ardan, hayadan, utanmadan yoksun mahluklar mı?

  • Öyle olduklarını söylemiyorum.
  • Soruyorum sadece.
  • Tribünlerde onlara edilen onca küfürleri yoksa gerçekten hak ediyor mu bu adamlar?
  • Küfretmiyorum tabi,
  • sadece soruyorum.

Ayrıca, şunları da not düşelim yine saçma sapan düdükler çalmayacaklarsa.

  • Şu şike soruşturmasında hakemlerin neden hiç yeri yok?
  • Neden bu adamlar cellât rolüne canla başla sarılmışlar?
  • Milyonlarca liralık futbol yatırımı neden sahadaki kifayetsiz, çapsız, çabasız üç dört adamın keyfine bırakılır?
  • Türk futbolunun katledilmesinin baş sorumlusu önce de sonra da o hakemlerdir.
  • O adamcağızları eğitmeden, geliştirmeden, belli bir kişiliğe büründürmeden
  • bu futbol bataklığından namuslu kulüpler sağ çıkamayacaktır.
  • Ne yazık ki!
Yazar: Editor
2012-01-22 08:02:32

Yine Yağmur

Bana sorarsanız yine güzel yağıyor. Fakat benden “dur yağmur” yazısı beklemeyin bu kez. Hatta yağ yağmur, tarlaları bahçeleri bırak direkt stadyuma yağ. Gök yarılsın, bardaktan boşalırcasına olsun.

http://galeri5.uludagsozluk.com/1/singin-in-the-rain_20590.jpg
 
  • Rıdvan Dilmen hocamızken
  • bir Altay maçı vardı
  • ve yine deli bir yağmur yağıyordu.
  • Necati’nin bizdeki ilk maçıydı.
  • Televizyon da veriyordu maçı.
  • Gidip gitmeme konusunda kararsızdım.
  • Gitti ve sanırım Altay’a o maçta 6 gol atmıştık.
  • Yani deyimin tam anlamıyla yağmur olup yağmıştık.

Şu maça gidip gitmeme konusundaki karasızlığımın nedeni ise tabi ki yağmur değil.

  • Gereken transferi yapacağım dediği halde
  • bir türlü yapmayan yönetimin
  • bu anlaşılmaz transfer politikasından sonra
  • olası bir puan kaybında
  • biricik Adanaspor’umuzun
  • muhatap olabileceği protestolara
  • tanık olmak istememdir maça gidip gitmeme konusundaki tereddütlerim.

Neyse, yağmur yağmaya devam eder,

Ben yine maça giderim (ki bir haftadır kendimi her sonuca hazırlamışım derin elemlere düşmemek için) ve Adanaspor çıkar yine gücü yettiğince mücadele eder.

Ama dilerim bu kez yener.

Yoksa…

Bu işin “yoksa”sını

düşünmek bile istemiyorum.

Yazar: Editor
2012-01-21 11:53:42

Güvenme Varlığa Düşersin Darlığa

Lafı uzatmadan yapılan bilimsel araştırmalara göre en güzel gün olan cumartesiyi şu alıntıyla şenlendirelim.

Sadece bir not düşerek, bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim, atasözünü referans göstererek.

**

“ABD Başkanı Barack Obama "iyi ilişkiler içinde olduğu" ve "sözüne güvendiği" liderler arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı da saydı. 

  • Amerikan Time dergisi, ABD Başkanı Barack Obama'yı kapağına taşıdı. Derginin yazarlarından Farid Zakaria ile bir söyleşi yapan ABD Başkanı Obama, "dünya liderleriyle ikili ilişkilerde soğuk olduğu" yönündeki soruya, böyle bir düşüncenin doğru olmadığını belirterek, iyi ilişkiler içinde olduğu liderleri sıraladı.

Obama, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Hindistan Başbakanı Manmohan Singh, Güney Kore Devlet Başkanı Li Myung-Bak, İngiltere Başbakanı David Cameron ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la iyi ilişkilere sahip olduğunu ve sözlerine güvendiğini söyledi.

  • Obama,
  • "Onların sözlerine güveniyorum 
  • çünkü verdikleri sözlerin arkasında duruyorlar. 
  • Ayrıca 
  • bizim kaygılandığımız konular ve çıkarlarımızı da dikkate alıyorlar. 
  • Bu nedenlerden ötürü onlarla çok yakın ilişki içinde çalışıyor 
  • ve birçok konuya da birlikte çözüm getirdik
  • dedi.
**

Böyle!

Ne demiş Mazhar;

Ne güzel şeysin sen hep yaşın on dokuz,

Gel yanıma sar beni, bugün var yarın yokuz.

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-172283/sza.jpg
Yazar: Editor
2012-01-20 09:28:27

Emek Hırsızlığına Hayır!

http://www.antakyahaber.net/dosyalar/ek/2011/4/_1302985407.jpg
  • Milli takım hocası
  • yurt dışındaki “gurbetçi” futbolcuların peşine düşmüş.
  • Alman milli takımının alt yapısındaki gurbetçi çocukları ayartmaya çalışıyorlarmış ekipçe.
  • Kandirmak için psikolog filan da götürmüşler yanlarında.

Emek, saygı, vicdan, insaf, ar…

Yahu sormazlar mı adama, ne verdin ne istiyorsun diye?

  • Yeni Mesut Özil vakaları yaratacaklar olası bir redde.
  • Vatandan hiçbir şey göremeyen çocukları
  • sonra tutup
  • vatan haini ilan edecekler.

Her şey bir yana böyle işler önce de sonra da emek hırsızlığıdır!

  • Yapmayın, etmeyin alçalmayın,
  • çıkın gururunuzla mücadele edin
  • bu ülkede
  • on binlerce genç var
  • futbol oynamaya ve burada istikbalini kurmaya hevesli.
  • Bilgi beceriniz yetmiyorsa rica edin gelsinler eğitsinler bu çocukları ve sizi.
  • Bu arada siz de bir psikologa gidip
  • mesleki ahlak, etik bilmem ne hakkında bir şeyle konuşun.
  • Ama çocukları ayartmak için kullandığınız o psikologa başvurmayın.Muhtemelen bir işe yaramaz.

Başarı için bu sapa yollara girmeniz sizi alçaltıyor muhteremler!

Yazar: Editor
2012-01-18 22:18:10

Tam ve Sürekli Destek = Adanasporluluk

 http://peaksmedia.com/wp-content/uploads/2011/05/technical-support.jpg

Son beş maçta 3 galibiyet 2 beraberlik 11 atılan, 4 yenilen gol… Kim? Denizlispor!

  • Furkan Şeker (BJK altyapı), 
  • Eser Yağmur, 
  • Emin Aladağ, 
  • Ragıp Başdağ, 
  • Yasin Çakmak, 
  • Fatih Yiğen, 
  • Huzeyfe Doğan... 
  • Şu isimlere bakın! Kadromuzda hangisine hayır deriz? 
  • Ve de yerinin çok üstünde olması gereken bir takım!

Ben sadece çok iyi tanıdığım için bu yedisini yazdım. Gohou ve Dilaver Güçlü’nün ilk on bir olmaması zaten bizim şansımız ve Trabzon orijinli yıllardır o formayı ıslatmış savunma oyuncusu Osman’ın tercihi diyelim Denizlispor için.

  • Hafta içi çarşamba günü
  • süper ligin birbirini en iyi tanıyan 
  • disiplini bozmayan 
  • kupa maçını önemseyen 
  • İBB gibi rakibe karşı
  • yağmurlu ve ağır bir sahada 
  • 120 dakika mücadeleci 
  • ve güzel futbol oynayan bir takımdık bana göre 
  • ve Denizlispor maçı yorgun geçecekti bizim için 
  • öyle de oldu. 
  • Galip gelsek tabii ki güzel olurdu 
  • ama futbolda bunlar var 
  • tıpkı Bolu'nun Güngören beraberliği gibi…

Kaybedilen hiçbir şey yok OLMAYACAK DA! YETER Kİ o forma mücadele görsün, biz alkışlarız her zaman ve destekleriz, kapalı BEYAZ da deriz tüm yalınlığıyla.

Orada duran o tezahüratı da yineleriz ADANA TURUNCUDUR diye…

Zaten vazgeçmeyiz…

“Ve biricik Adanaspor’umuzu her haliyle sevelim, çok sevelim!” Hep beraber!

Çünkü, şimdi en çok ihtiyacımız olan budur... 

Emre Pürçek

Yazar: Editor