2012-01-03 21:40:08

Kentler ve Yollar

Çağdaşlığın birçok tanımı olabilir, insanlar konuya çok geniş bir perspektiften bakabilir. Ortak noktalar da bir uzlaşı yeri oluşturur, hatta birçok uzlaşı mekanı oluşturur, ne biri!

Çağdaş bir kent için de aynı sözler söylenebilir pek ala.

Nasıl olur çağdaş bir kent, nasıl olmalı veya çok konuşulur, tartışılır ve pek güzel sonuçlar çıkar yine.

  • Sokaklar, caddeler, bulvarlar, 
  • evler, işyerleri, 
  • yeşil alanlar, spor alanları, bisiklet yolları, 
  • parklar, bahçeler, 
  • eğlence yerleri ve eğlenme anlayışı, 
  • kentleşme dolayısıyla yapılaşma, 
  • istihdam, gelir düzeyi, kent kültürü, 
  • ulaşım evet ulaşım ve trafik dolayısıyla. 
  • Bir kent yönetiminin bir tür iktidar göstergesidir kent ulaşımındaki tavrı, 
  • kudreti, heybeti, kararlılığı, planlaması ve niyeti… 
  • Uzatabilirim ve saireleri…
  • Özellikle toplu taşıma konusundaki irade 
  • söz konusu kentin ve yönetiminin 
  • en bariz fotoğrafını verir. ,
  • Hani denir ya bana arkadaşını söyle, 
  • sana kim olduğunu söyleyeyim 
  • böyle bir şey! 
  • Kentin trafiğine, toplu taşıma anlayışına bakıp 
  • çok şey söylenebilir iyi veya kötü. ,
  • Bunlar da bizi muhtemelen 
  • çağdaş bir kent nasıl olur sorularının yanıtlarına götürür.

Örnek olması gereken uygulamalara dair bir alıntı ile bitirsem yazımı:

“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, yakın zamanda minibüslerin kaldırılacağını, taksiciler için ise ortak bir çağrı merkezi kurulacağını söyledi. ‘Minibüsler kaldırılacak. Ama minibüs esnafını mağdur etmeyeceğiz. Mesela; bu esnaf otobüs hatlarına yönlendirilecek.’ dedi.

http://www.pitcafe.com/wp-content/uploads/minibus1.jpg
Yazar: Editor
2011-12-19 06:52:15

İnce Memed Bulvarı

Adana’da ve daha birçok memlekette mahalleler, bulvarlar, caddeler, sokaklar adlarını elbette kentin dinamiklerinden alır. Bu dinamik dediğimiz şey; tarihsel, dinsel, ulusal, sanatsal, yerel ünlü şahsiyetleri temsil eder.

Misalen; Adana’da Süleyman Demirel, Turgut Özal, Adnan Menderes, Kenan Evren, Alpaslan Türkeş namlı bulvar, cadde vs görürüz. Ülkemizde bu isimler doğaldır. Arada başka isimlerin olması sürprizdir.

Biz sürprizi abartmak istiyoruz.

Twitter’dan Murat Kunt dikkatimizi çekti bu konuya. Ne iyi etti!

Gerçi ortak aklın ve hükümetin adı konmamış belediye başkanı bir Altınkoza töreninde “adlarını cadde ve bulvarlara verdik” diyor ama baktım göremedim. Sadece Yüreğir’de bir Orhan Kemal Bulvarı olduğunu öğrendim. Dilerim bu, kâğıt üstünde bir a verme değildir.

Bir şehrin mahalle bulvar cadde ve sokaklarına o şehrin sanatçılarının da adını vermek ne güzel bir şeydir. Örneğin şehrin bir roman kahramanının adı şehrin bir yerinde… Güzel, değil mi?

Şimdi şöyle diyelim, nasıl olsa bir 12 Eylül referandumu yapıldı ve o darbeciler yargılanacak dendi. İşin böyle olmayacağını, yani kimsenin yargılanmayacağını zaten biliyorduk, fakat şu Kenan Evren Bulvarının adı değişse… Orasının adı “İnce Memed Bulvarı” olsa, ne güzel olurdu! Sizce de öyle değil mi? Adana’mızda neden Kenan Evren’in adı yaşasın ki, dünyanın yaşayan en büyük romancılarından biri olan Adanalı Yaşar Kemal’in yine Adanalı roman kahramanı oracıkta dururken…

Adana'ya İnce Memed Mahallesi, Yaşar Kemal Bulvarı, Orhan Kemal Caddesi, Yılmaz Güney Sokağı istesek "ortak akıl" aklımıza mı güler? Acep?

Öyle kıyı köşe, Adana’nın neresi olduğunun bilmediğimiz değil, şehrin yaşadığı yerlere…

 

http://img.vol.io/habercem/newpics/news/180420111106441807201_2.jpg

 

Yazar: Editor
2011-12-15 22:43:08

Bir Tek Yerfıstığına Güzelleme

Leblebiler içinde bir adet yerfıstığı bulmak…

Ne güzel bir şeydir bu.

Belki yer fıstığını sevmiyorsundur sen. Önünde iki kilo olsa dönüp bakmazsın da, sıcacık; üstelik Osmaniye mahsulüyken bile… O kadar ilgisizsindir hakikatte o yer fıstığına, ama işte yorulmuş sıkılmış bunalmışken leblebilerden, ağzın yapış yapış olmuşken, hayalet dudağına dönmüşken beyazından, bira yudumlanamaz olmuşken, hakkaten ne efsunkârdır nereden geldiğini, neden geldiğini, nasıl geldiğini bilmediğin o bir tek yerfıstığı… Kebaba değişmem, diyeceğim o anda, ama diyemiyorum işte, kebabın yeri daima özeldir dostlar: )

  • Evet, bu aralar hiçbir şey yazmak istemezken, 
  • leblebiler içinde birazdan başına ne geleceğini bilmeden 
  • neşeli neşeli gülümseyen o yerfıstığı için bir şeyler yazasım geldi. 
  • İyi de ettim. 
  • Çünkü birilerinin böyle kıyıda kenarda kalmış, 
  • gündeme hiç düşememiş konular, anlar için de bir iki kelam etmesi gerekmektedir. 
  • O biri de ben oluyorum; ))

Neticede bu, yüzlerce leblebi içindeki bir yerfıstığı yazısıdır. Dümdüz. Buradan ikinci anlam verme niyeti yoktur. Mecazsızdır. Ve maç yazısı filan hiç değildir. (Üstelik Mahir Abi hiç sıcak bakmıyor maç öncesi yazılarıma: )

Sonuç?

Yedim o yerfıstığını. Birayla...

 

Yazar: Editor
2011-11-21 09:48:53

MERSİN’E KAPLAN PENÇESİ

 

http://media.hometeamsonline.com/photos/basketball/TEXASTIGERSBASKETBALL/031324.jpg


Adana Menderes Spor Salonu’nda oynanan EBBL 5. hafta mücadelesinde Adanaspor, Mersin Akdenizspor’u 94–39 yendi.

 

  • Maça hızlı başlayan Mersin temsilcisi ilk periyodu 19–16 yenik kapadı. 
  • İkinci periyotta da umduğunu bulamayan Akdenizspor soyunma odasına 44–18 gibi farklı bir skorla gitti. 
  • 3. ve 4. periyotta Adanaspor güç gösterisine başladı ve maçtan 94–39 skoru hanesine yazdırdı. 
  • Teknik Komiser Özlem Güler, Baş Hakem Nusret Sırdar ve Yardımcı Hakem Yusuf Sertel’in yönettiği maçta 
  • Adanasporlu taraftarlar, 
  • basketbol severler 
  • ve Turbeyler Grubu Adanaspor’u yalnız bırakmadı.

 

Yazar: Editor
2011-10-27 18:18:25

Bu Bir Tekrar Yayındır

 

 

1995 ve 1996 yıllarında Adanaspor’da 3, hayır aslında 4, değil 5 başkan görev yaptı. Oldukça hareketli geçiyor bu dönem. Arşive bakmak yeterlidir.

  •  1995 ve 1996 tarihleri temel alınınca 
  • Önce Sayın Mehmet Kurt'u,
  • Akabinde Sayın Cemal Sayıoğlu’nu, 
  • Sonra Sayın Şevki Adalı’yı
  • Daha sonra Efsane Hoca Gündüz Tekin Onay'ı
  • Ve en son da Sayın Hakan Uzan’ı görebiliriz 
  • başkanlık koltuğunda. 
  • Yani Sayın Şevki Adalı şu trafikte başkanlık yapmıştır bize. 
  • O kadar! (Yani çok eleştirilen Bayram Akgül'le uzaktan yakından karşılaştırılamaz bile Adanaspor'a yaptığı katkılar açısından...)
  • Ama örneğin Hasan Pilav da başkanlık yapmış Adanaspor’da…

Müslüm Toprak da başkanlık yapmıştır ve Adanaspor’u o dönem Silindirspor da yapmıştır Müslüm Toprak. Futboldaki ilk Anadolu devrimini gerçekleştirmiştir Gündüz Hoca ile Adanaspor’u süper lig ikincisi yapmıştır. Hakemlerin türlü dalavereleriyle gitmiştir üstelik o sezonda şampiyonluk.

  • Şöyle hatırlatsak yakın maziyi; 
  • 1996’dır 
  • Ve Gündüz Tekin Onay ile 
  • Dünyada bir ilke imza atıyoruz Adanaspor camiası olarak. 
  • Takım öyle ortada kalıyor ki bir teknik direktör, 
  • Gündüz Hoca, 
  • Kendinden önceki başkanın takımı bırakmasıyla 
  • (ki o başkanın da hakkıdır takımı bırakmak,
  •  Bunun türlü nedenleri vardır elbette. Bu bırakmayı eleştiremeyiz bile.) 
  • Evet,
  • Gündüz Hoca böylece
  • Kulüp başkanlığını devralmıştır. 
  • Ki,
  • Gündüz Hocadan önceki başkan Sayın Şevki Adalı’dır. 
  • Yani Adanaspor öylece o tarihte de ortada kalmıştır ve… 
  • Ve devamında Adanaspor’un Uzanlara devredilmesi gerçekleşmiştir.

Neyse, o tarihiyle de bizimdir Adanaspor! Her kulübün tarihinde birtakım talihsizlikler olmuştur. Başarılı başkanlar olmuştur, başarısız başkanlar da olmuştur. Adanaspor için kimin ne yaptığı taraftarın belleğindedir.

Adanaspor mazisinde bir parça da olsa emeği geçen her bir insana vefa borcumuz ve saygımız vardır, aslında Adanaspor için hiçbir şey yapmamış olsalar da.

Yine de sevgiyle ve saygıyla anarız….

___________________________________________

1995-1996 sezon istatistikleri için tıklayınız. 

Yazar: Editor
2011-10-16 22:58:12

Yukarıdaki fotoğraf Adanaspor Kartal maçından!

Şiiri bile var!

Fakat bir DS facebook sayfası bunu kendi fotoğrafları gibi kullanıp yorumlar da yazmışlar!

  • Biz bunu şimdi yorumsuz paylaşalım.

Hafta içinde bu fotoğrafın şiirini de paylaşırız arkadaşlar,

"De ki Aşktır" Adanaspor'a dair 18 şiir adlı kitabımızdan: ))

Yazar: Editor
2011-10-15 10:03:37

Basket/ Adana ve Aksaray Galip

2. Adanaspor Gündüz Tekin Onay – Taylan Taylancı Basketbol Turnuvası Menderes Spor Salonu’nda saygı duruşu ile başladı.
 

Programdaki ilk maç olan 68 Aksarayspor, Kayseri Melikgazi Bel. Spor karşılaşmasında gülen taraf Aksaray temsilcisi oldu. 68 Aksaray,  Kayseri temsilcisini tüm periyotlardaki üstünlüğünle 62–42 yenmeyi başardı.

İkinci karşılaşmada ise ev sahibi Adanaspor Bşb, Mersin temsilcisi Akdenizspor’u tüm periyot sayılarını dörde katlayarak 135–45 kazanmayı bildi.

Futbol/ A2 Kayserispor’u da Geçti

Adanaspor A2 Mersinidmanyurdu’ndan sonra Kayserispor’u de aynı skorla yenerek ikide iki yaptı.

Bu işin darısı ve devamı AS takım işin olsun.

Alt takımların dinamizmi üstü de etkileyecektir. Her futbolcu her an hazır olacaktır, iyi olacaktır…

Yazar: Editor
2011-09-23 06:53:29

İnce Yağmurları Adana’nın

 

İsli puslu, ince yağmurlu bir Adana sabahı başladı. Ortaokul yıllarından beri böyle bir karanlık sabah olmamıştı ya da oldu da ben unuttum, şu sahneyi tüm zamanların en kara sabahı saydım.

  • Ama yağdı ya yağmur, o güzel. 
  • Yaşar Kemal’in romanlarında da betimlenen, ince ince yağan yağmur. 
  • Fakat ortaokul dedim ya, 
  • o zamanların hissi uyanmadı değil bir ara; ödev yapmadan okula gidecek olmanın ve kuvvetle muhtemel ki dayak yiyecek olmayı bilmenin can sıkıcı karın ağrısı… 
  • Bu da peyda oldu evet. 
  • Fenaydı o ortaokul zamanları. 
  • Bakın laf lafı açıyor; 
  • lise öyle miydi? 
  • Ne şenlikli günlerdi. 
  • Yapı Meslek’in sıhhi tesisat atölyesi 
  • ve onun arka tarafındaki futbol sahası iki ana mekân olarak kalmış hafızada. 
  • Bir de üç beş kızın olduğu teknik lise bölümünün önü: ) 
  • Bütün okul orada olurduk be: ) 
  • Yağmurda çamurda güzel, eğlenceli Yapı Meslek günleri... 
  • Şehmus da yazarsa bir şeyler onları da paylaşırız.

 

İsli puslu da olsa, Darkwood ormanlarına nazire yapan bir karanlık sabah da olsa, yağmurlu Adana ne güzeldir.

Yazar: Editor
2011-09-19 20:07:28

2o Eylül 1981

Sami Bayraktar, Hakan Ece, Rafet Akkaya, Faik Algan 

_____________________

"Adanaspor Bşb. Basketbol Takımı Kaptanı Taylan Taylancı

bugün toprağa verildi."

 

 

  • Adanaspor Kulübü basketbol takımının genç oyuncusu Taylan Taylancı 
  • geçirdiği bir trafik kazası sonucu yaşamını kaybetmiştir, 
  • merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine, 
  • Adanaspor Kulübüne başsağlığı diliyoruz.

_____________________ 

Yazar: Editor
2011-09-09 09:35:19

Adı: N’apmalı?

Konu: Güne Dair

Ana Fikir: Maç Heyecanı Sardı

http://us.cdn1.123rf.com/168nwm/annetka/annetka1107/annetka110700011/10024247-sun.jpg
  • Eski bölümlerinden de olsa Friends izlemeli
  • sonra sulama motoruna varıp çimmeli,
  • Adana’nın eylül sıcağına böylece müdahale etmeli.
  • İki incir ile kahvaltıyı geçiştirmeli.
  • Spor bir kıyafet seçip şehre inmeli, yaşadığım yer itibariyle yaptığım bu kısa yolculuk şehre inmek olarak da ifade edilebilir çünkü (bu arada ayılar da şehre iner, dediğinizi duyar gibiyim; ) olmuyor ama: )).

Okul açılıyor, bir takım elbiseye bakmalı, ama ucuzlukta bile pahalı hepi topu 100 gramlık iplik topakları, almaktan vazgeçmeli. Gidip bir Stepan Zweg almalı, hafta sonu onu okumalı.

  • Bugün nasıl bir Adanaspor yazısı kaleme almalı diye düşünmeli;
  • duruma bardağın hangi tarafından bakmalı?
  • Ya da İsmail’den bir analiz beklemeli.

Belki bir “büyük fotoğraf” bulmalı, ona bakmalı.

  • Evet, koca bir günde yapacak çok şey olmalı…
Yazar: Editor
2011-07-26 02:26:50

Heyhat

  • Tatil derken eve kapanıverdik, kaç zamandır şöyle bir şehre çıkamadık.
  • Lakin bugün Sular civarına geldiğimde ne göreyim,
  • hay çıkmaz olaydım, buralara gelmez olaydım dedim kendime,
  • hatta mırıldandım da, yanımdan geçenler veya yanından geçtiklerim
  • kendi kendine konuşan adama şöyle bir baktılar
  • sıcak mı çarptı acep diye.
  • Bir şeyin beni oracıkta çarptığı kesin, ne ki sıcak değildi bu. 
  • Gümüşat’ın önüne gelince fark ettim eksikliği; yahu orada bir tek ağaç bırakıp
  • cadde boyunca alayını indirmişler.
  • Budama filan da değil,
  • bildiğin yok etmişler güzelim ağaçları.
  • Vah!
http://hizliresimyukle.com/showoriginal-84895/ga.jpg

Bir ağacın kaç zamanda boy atacağı sorgusuna girmeyeceğim bilinen bir cevabı aramayacağım şimdi. Ama ulan yahu, sormadan da edemeyeceğim, bir ağaç orada kaç zamanda harbi bir ağaç olur onları kestirenler bilmiyor mu?

  • O “ortak akıl”dan çıka çıka böyle bir ağaç infazı mı çıktı?
Yazar: Editor
2011-07-17 23:08:19

Hakiki Hayat Sahneleri

“Benim hikâyem böyle, bak bir saati bile doldurmadı. Lakin ben daha uzun sanıyordum.”

http://www.tulumba.com/mmTULUMBA/Images/bk/zBK971232UY467_250.jpg

___________________________________

Ali Usta ile konuşuyoruz. İnşaat işçisiydi, yıllar ona bir inşaat ustası apoletini takmıştı. Belki hayatına, bir başka hayata değil de işte bu hayatına bir kamış parçasının yön verdiği adam, beyazlarla yapılan bir savaşta, kendisi bir Komançi savaşçısıyken, hayallerini bir gözünün yanına bırakıp…

Çocukluk

“O zaman lakabım Kuşçu Ali’ydi... Güvercinlere âşıktım, hala da öyle ya... 1969, 1970 filan. Çocuğuz daha. Portakal bahçeleri, sulama kanalları yurdumuz. Evi bilmeden sokağı tüm halleriyle keşfettiğimiz zamanlar. Kulle oynamalar, fırıldak çevirmeler, mevsimi gelince kasnaklılar… Girmediğimiz delik yoktu. Ağaç evler, yılanlı boz tarlalar, köy yolları, annemle küçük bir ırgat olarak gittiğim pamuk tarlaları da çocukluk yurdumdu. Harika bir çocukluktu vesselam…

Adana’da yazlık sinemalarda kovboy filmleri olurdu tabi. Bağdat Sineması vardı, Sular Sineması bize uzaktı ve biraz lüks kaçardı, Adana’nın en kaymak muhiti oralardı o zamanlar. O yana geçmek aklımıza bile gelmezdi. Civarımızda geçerdi hayatımız. Sema Sineması da vardı eve yakın. Akkapı Sineması. Bunlar hep yazlıktı. Kışın Nur Sineması, Alsaray Sineması uygun olurdu hafta sonları bize. Lüks ve Çelik Sinemalarını da unutmamalı, bir de Arzu Sineması… (Burada gülüyor.) Son saydıklarıma biraz daha büyüyünce giderdik. Tabi macera veya kovboy filmi izlemeye değil… Arzu Sinemasının arkasında da eski genel ev vardı. O günler de güzeldi be. (Burada bir kahkaha…)

Kovboy Filmleri ve Annem

Evet, Kuşçu Ali’ydim bir süre. Sonra o kovboy filmleri girdi hayatımıza. Büyülendik. Oyunlarımızın şekli de değişti. Biraz daha varlıklı olan ailelerin çocukları, varlık derken yanlış anlaşılmasın, belki evinde bir televizyonu olan bu gruba girerdi, biraz daha düzenli bir geliri olanlar… Öyle aman aman bir hayat farkı yoktu. İşte onlar beyaz adam olurdu, kovboy yani, oyuncak bir silah uydurmak bir maliyet meselesidir yine de. Ama Kızılderili olup ok yay ayarlamak ne ki!

İki oda bir toprak evimiz vardı. Çinkodan dam… Yan taraf mutfak. Tuvalet dışarıda, üzeri kamışlarla örülü, yanında dut ağacı… Avludan iki ayrı kapı girerdi odalara. Yine avluda bir ocak vardı. Yatak odası aynı zamanda yaşam odasıydı tabi. Ahşap bir platform üzerine kurulmuştu. Altında yarım metre kadar boşluk vardı. Üç basamaklı tahta bir merdivenle çıkılırdı oda içindeki o sofaya. Altta kalan o boşluk hep karanlıktı. Ufaklıklar çok korkardık o boşluktan. Orası sanki Şahmeran’nın diyarıydı. Annem bildiğiniz masalcı kadınlardandı, ondan öğrenmiştim daha çocukken Lokman Hekimi, Şahmeran’ı. O boşluk da bu efsanelerle bütünleşmişti hayalimde. Aslında hatırlayınca bile kuşkuyla anarım o izbe noktayı. Leyla ile Mecnun’u, Tahir ile Zühre’yi hem de şarkılarıyla dinledik hepimiz annemden. Daha bir sürü masal, efsane, destan anlatırdı. Televizyonsuz evler özellikle kış geceleri annemin etrafında toplanırdı. Tabi biz çocuklar da masal kahramanları olurduk kendi kendimize. Haliyle Kızılderili olmaya zaten yeterince müsaitti o çocuk hayatımız. 

 Devamını okumak için tıklayınız.

Yazar: Editor
2011-07-14 03:01:50
http://hizliresimyukle.com/showoriginal-79602/askb.jpg

Şimdi konuşma değil

Kombine alma zamanıdır,

Diyoruz ve

Kulübün açıklamasını aktarıyoruz.

Şöyle:

  • Turuncu-Beyazlı takımın Başkanı Bayram Akgül,
  • maraton tribünü için kombinenin 150 TL'den satışa çıkacağını belirterek,
  • "Ligde 17 iç saha maçımız var.
  • Geçen sezon uyguladığımız 150 TL'yi bu sezon da uygulayacağız" dedi.
  • Maraton ve protokol tribününün kombine fiyatlarını geçen yılla aynı tuttuklarını dile getiren Başkan Bayram Akgül,
  • "Maraton 150 TL, protokol 2 bin TL'den satılacak. Kapalı tribündeki kombine bilet fiyatlarında indirime gittik.
  • Daha önce 500–1000 TL arasındaki kapalı tribün kombinelerini de 300–750 TL arasında satışa çıkaracağız" dedi...
Yazar: Editor
2011-05-23 00:16:13

Şimdi şöyle düşünüyorum, gerçi daha önce de yazılmıştı bu; Bülent ve devamında Tolgahan meselesi, harbiden bir meseleye dönüşmüştür. Her hoca için onları bir turnusol kâğıdı olarak görmüştük. Bu ikiliyle devam etmeyi bir memleket meselesi haline getiren hocanın hocalığı bizce tartışma konusudur artık.

http://www.planet.com.mm/myplanet/avartars/cartoon_scream.jpg

Her hoca değişikliğinde bağıra çağıra, ağlaya sızlaya önce bunu koyduk ortaya!

Bir hocamız söyleşisinde Bülent çok düzgün bir insan, ondan vazgeçemeyiz, gibi bir şey söylemişti. Düzgünlüğüne söz söylemek haddimiz bile olamaz. Kişiliğine dair hiçbir sözümüz olamaz, o konuda laf da etmedik zaten. Mutlaka öyledir ki Adanaspor futbolcusudur.

Ama biz ailece görüşmekten veya arkadaş muhabbetinden bahsetmiyoruz ki. Konumuz Adanaspor ve istikbalidir. Her işi zorluklarla dolu olan bir Adanaspor’un bu şehirde gereğinden çok daha fazla takozu zaten var. Bir de biz kendimiz takoz oluşturmayalım buna, derdindeyiz biz. Yoksa elbette doğru düzgün insandır, iyi Adanasporludur. Fakat şampiyon olması gereken bu Adanaspor hoca tercihlerini saymazsak özellikle bu iki ismin katkısızlığı ve takozluğu yüzünden kümede kalmayı bile son maça bırakmıştır. Ha, bunu bir başarı olarak görenler varsa o zaman diyecek sözümüz yok!

Biz de Levent Eriş’e güvenlerden idik, geçmiş zamanla konuşuyoruz evet. Bir Bülent ve Tolgahan ısrarının bize nelere mal olduğunu göremediyse ve hala bu iki ismi özellikle Bülent’i takımda görmek istediğini özel bir açıklamayla belirtme ihtiyacı duyuyorsa o zaman Levent Eriş, iddia ettiği gibi bu takımı yeterince tanımıyor ve izlememiş. O zaman kaygılanıveririz.

Lütfen!

Bu sezonu da kaybetmeyelim en baştan.

Levent Hoca da kaybetmesin! Çok iddialı!

Ama bu iki isim onun da sonunu getirir ve çok ısrarcı olursa bu konuda kendisi onuncu haftayı bile göremez!

Evet, iyidir hoştur Bülent, aslında kötü niyetli filan değildir Tolgahan; ne var ki şampiyonluğa oynayacak bir Adanaspor’un futbolcuları değillerdir. Tamam, gerekirse oturur içeriz, muhabbet ederiz hatta âlemlere de akarız Adanasporluluklarına, iyi insan olmalarına hürmeten, fakat mümkünse bunu Adanaspor ile karıştırmayalım!

Başkanım, duy sesimizi. Mecazen, ağlamayalım bu sezon sonunda da...

Yazar: Editor
2011-05-17 10:19:59

Darbeler işbirlikçidir. Hiçbir darbe tek başına gerçekleşmez. Hem dış desteği vardır onun hem de iç desteği. Dıştaki işbirlikçinin de içteki işbirlikçinin de belli bir hesabı vardır ve bu hesap maddi bir temele kurulmuştur. Hissi bir yanı yoktur. Tamamen menfaat yani…

http://www.clipartpal.com/_thumbs/cartoons_extinct_194323_tns.png

12 Eylül 1980 darbesine biraz bakınca, öyle dikkatli bakmaya da gerek yok, orada ABD parmağını görmemek mümkün değildir. Demek ki bu dış güç fena bir emperyalisttir. Örneğin Yemen, Sudan desteğiyle filan darbe yapamazsınız. Güçlü ittifaklar ister. Bakınız yakın zamanda yaşadığımız hükümet hareketli şu sivil darbe de öyledir…

  • Onların, yani darbecilerin mutlaka basında da birtakım işbirlikçileri ve sairesi vardır.
  • O, önemli bir ayaktır!
  • Bunu uzun uzun açıklamaya gerek yok!
  • Öylesi iç destekçiler,
  • genelde maşa konumundadır,
  • nasıl ki o darbeci, dış gücün bir maşası ise…

Öyledir! Lafı daha fazla uzatmamalı!

Ana konuya gelelim.

  • Geçen hafta itibariyle Adana’da başarısız bir “Mayıs Darbesi” girişimi olmuştur.
  • Bu darbe dış güç kaynaklıdır.
  • O dış gücün amacı Adanaspor’u yıpratıp elindeki futbolcuyu kapmaktır. 
  • Durum sömürgeci kontrolündeki küresel darbelerde de böyledir.
  • Bir ülkede bir darbe olmuşsa veya bir darbe girişimi olmuşsa,
  • o ülkede değerli kaynaklar vardır mutlaka
  • ki sömürgeciler ona fena göz dikmiştir.

Evet, böyle bir darbe Adana’nın yerel basınının(!) kendince güçlü bir desteğiyle başlamış ve başarısızlığa uğramıştır.

Çünkü Adanaspor Halkı bu darbenin önünde durmuş, sömürgecilerin işbirlikçisi konumuna düşmemiştir.

Takımına, başkanına, camiasına sahip çıkmıştır. Kelimenin tam anlamıyla bir halk direnişiyle buna cevap vermiştir. Aslında süregelen onlarca gizli açık darbe girişimine bir kez daha cevap vermiştir. Kim? Adanaspor Halkı!

Adanaspor’a şirket takımı  diyenlere de güzel bir cevap olmuştur bu!

  • Sömürgeciler,
  • işbirlikçiler,
  • hainler,
  • maşalar,
  • menfaatçiler şimdilik avuçlarını yalamıştır.
  • Ama dikkatli ve diri olmaya her zaman ihtiyaç vardır.
  • Çünkü bu coğrafyada bu tür darbe girişimleri Adanaspor’a ve halkına karşı her zaman olmuştur ne yazık ki böyle girişimler olmaya devam edecektir.
  • Onlara karşı mücadele bizim direncimizde ve inancımızda saklıdır!
  • Ne demiştik:
  • Ya hep birlikteyiz, ya hiçbir şeyiz!

Not şöyle düşüle:

Adanaspor’a yönelik bir darbe girişimi böylece başarısız olmuştur. Şimdi adli mercileri göreve davet ediyoruz!

Yazar: Editor
2011-04-17 09:23:07
http://images.gittigidiyor.com/76/MERSIN-PORTAKAL-BAHCESI-VE-KIZLAR-KARTPOSTAL__765789_0.jpg
  • Hava açık,
  • hoş bir serinlik var,
  • güzelim portakal çiçeği kokusu,
  • mucize gibi bir dönüşümü haber eder,
  • o beyaz çiçeklerden turuncu bir yemiş,
  • ne güzel bir şey,
  • çiçeğiyle kokusuyla turuncu bir şehir…

Stada giden yollar açık, trafik ışıkları fasılalı sarı, maç bölgesine ulaşmak sorunsuzdur, kebapçılar hazır, şalgamlar muhtemelen keskindir.

  • Sıcaklık turuncu tişörtlere
  • ve Adanaspor formalarına müsait,
  • maraton taraftarının şapka bulundurması mantıklıdır.
  • Heyecanımız kıvamında,
  • coşkumuz üst düzeyde
  • ve keyfimiz yerindedir.

Keyfimizi bozacak bir maç olmaması dileğiyle…

Geçen sezonlardan bir Adanaspor Güngören maçı için isterseniz tıklayınız

Yazar: Editor
2011-04-06 18:31:50
http://1.bp.blogspot.com/_5qAs62rI4ws/TDwUFR2Z8cI/AAAAAAAADJU/dc77kyNOT1Q/s320/adanaspor.org.jpg
 

adanaspor.org 10. yılında.

Daha önce de dediğimiz gibi Adanasporlu blogların ve sitelerin Amiral Gemisidir adanaspor.org! İnternet üzerinden de Adanaspor için bir şeyler yapılabileceğini bu okulda öğrendik, adanaspor.org’da…

  • Yıllardır (10 yıl)
  • gerek içeriğiyle,
  • gerek ilkeleriyle,
  • gerek fanzin, gazete çalışmalarıyla,
  • gerekse “aşk-ı deplasmanıyla
  • ve en önemlisi hazırladığı birbirinden etkili ve güzel pankartlarıyla
  • Adanasporluluğa yakışır güzel bir yerde durmaktadırlar.

Yoklukları büyük eksikliktir, varlıkları hepimize bir pusuladır. Örnektir, önemlidir, bir direnç noktasıdır, hareketliliğiyle moral kaynağıdır... Hiçbir zaman vazgeçmemenin de simgesidir, böylece daha da kıymetlidir...

Daha nice 10 YIL’a adanaspor.org!

Yazar: Editor
2011-04-05 10:28:36
 
http://www.ilkhabergazetesi.com/wordpress/wp-content/2007/07/olive-tree-4.jpg

Dün zeytin ağaçlarından bahsetmiştik, güzelim zeytinlikten. Orayla ilgili gelişme şöyle:

Adana’da okul inşaatı için Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Zeytin Gen Bahçesi’ndeki 35 yıllık 79 ağacın sökülmesi üzerine, diğer ağaçları korumak isteyen bir grup öğretim üyesi, öğrenci ve tarım uzmanı dört gündür nöbet tutuyor.

Durum bu güzel yurdumda… O ağaçları söken dozeriniz bozula, varsa lastiği patlaya paletleri eriye, bu izni veren iradeniz burula, imzayı atan kaleminiz kırıla… O 79 ağacın âhı üzerinizde ola…

Bedri Rahmi’den gelsin şu sitem o zaman:

Sitem


Önde zeytin ağaçları arkasında yar
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim.
Yar yollarına dökülmedik dilleri neyleyim.

Yar yar!..Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım.
Yar yar
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var

Bedri Rahmi Eyüboğlu

http://www.haber34.com/UserFiles/bedri-rahmi-xx.jpg
Yazar: Editor
2010-10-29 12:02:48

 Bayram Akgül'den Bayram Kutlaması

 http://ul.gcg.me/files/2010-10/bayramakgulslide.jpg

Adanaspor Kulübü Başkanı Bayram Akgül Cumhuriyetimizin kuruluşunun 87.yılı münasebeti ile tüm Adana'lıların 29 Ekim Cumhuriyet bayramını kutladı.

adanaturuncudur.com

 ________________________

http://ul.gcg.me/files/2010-10/as.gif

"Gelecek nesillerin Türkiye de Cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz! Bilâkis, Türkiye’nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tesbitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir.

Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz Cumhuriyeti kurduk, o on yaşını doldururken demokrasinin bütün icaplarını sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır."

Mustafa Kemal ATATÜRK(1933)

 Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun... 

adanaspor.org
Yazar: Editor
2010-09-02 16:09:20

TRT'de Bu Gece

http://ul.gcg.me/files/2010-09/ilk.jpg
 
  • Bu gece oo.3o’da
  • TRT 1’de
  • 1.lig programı kapsamında
  • bir tanıtım bandımız daha dönecek.
  • Süresi ve içeriği hakkında ayrıntılı bilgimiz yok.
  • Lakin Adanaspor ile ilgili olduktan sonra her program güzeldir: ))
  • Değil mi?

 

Yazar: Editor
2010-08-16 16:02:49

Başsağlığı

Demirspor’un geçtiğimiz iki sezon başkanlığını yapan Bekir Çınar 41 yaşında vefat etmişti.

Bekir Çınar’a rahmet, ailesine, sevenlerine ve Demirspor camiasına başsağlığı dileriz.

 

Bayram Akgül’den Başsağlığı Mesajı:

Adanaspor Kulübü Başkanı Bayram Akgül, Bekir Çınar'ın ölümüne çok üzüldüklerini ve Bekir Çınar'ın görevde olduğu süre içinde takımın başarılı olması için yoğun çaba sarf etiğini söyledi. Akgül konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Bu olay beni ve Adanaspor camiasını derinden üzmüştür. Kardeş kulübümüzün başkanlığı yapmış ve görevde olduğu süre içinde gerek telefonla gerekse yüz yüze defalarca görüşme şansımız olmuş bir isimdi. Adana Demirspor camiasının başı sağ olsun.

Genç yaşta aramızdan  zamansız ayrılması üzüntümüzü bin kat daha arttırmıştır. Merhuma Allah'tan rahmet kederli ailesine de sabırlar diliyorum.” dedi.

Yazar: Editor
2010-08-04 11:00:28
http://ul.gcg.me/files/2010-08/askb.jpg
Yazar: Editor
2010-05-14 21:29:00

Uyumak

http://ul.gcg.me/files/2010-05/ac.jpg
  • Şu fotoğraftaki Ahmet Can kardeşimiz sadece yol yorgunluğundan uyuyakalmış.
  • Başka bir sebep yok.
  • Çocukcağız yorgun ve uyuyor.
  • Doğal, masum…
  • Peki Adana’nın çeşitli anlamlarda ileri gelenleri ne yapıyor?
  • Onlar da uyuyor.
  • Hem de ayakta uyuyor.
  • Bir Adanaspor gelmiş süper lig kapısına dayanmış.
  • Şehrin de makus talihini değiştirme fırsatını da yakalamış,
  • ne ki güzel memleketimin pek güzel insanları mışıl mışıl uyuyor
  • ve hala futbolun etki gücünü göremiyor,
  • Bursa’nın futbolla ülke gündemine nasıl oturduğunu göremiyor,
  • belki görmek istemiyor. (Bu görmek istememeye bir sonraki yazıda değinebilirim.) 
  • Bir bakın bre, Adana en son ne zaman konuşuldu yoğun olarak televizyonlarda, gazetelerde?
  • Ben de hatırlamıyorum ki.
  • Ama Bursa konuşuluyor, çünkü onlar süper ligde şampiyonluğa oynuyor.
  • Öğle saatlerinde İzmir gazetelerine baktım, nedir ne değildir.
  • Adeta bir seferberlik var.
  • İçim burkuldu.
  • Her takıma şimdilik 20’şer otobüs…
  • Yalnız şehrim, güzel Adana’m.
  • Sen direniyorsun ya,
  • ekâbirler uyuyor,
  • horul horul uyuyor.
  • Vah ki…
Yazar: Editor
2010-05-08 23:05:22

Temiz Tertemiz

http://ul.gcg.me/files/2010-05/adanaspor_kara.jpg

  • Karabük’ü 3–1 yendik fakat Buca bildiğiniz gibi Erciyes’i gayet rahat geçince ikili averajla şampiyon olup süper lige çıktı. Tebrik ediyoruz takımı ve tribünlerini. Süper ligde başarılar.
http://ul.gcg.me/files/2010-05/adanaspor_kar.jpg
  • Belki Karabük pek asılmadı diye düşünülecek, hayır, hem asıldılar maça hem de tam kadro çıktılar sahaya. Başka bir şey zaten beklenmezdi. Adanaspor Buca ile kendi hesabını göremedikten sonra (sitem filan yok bu sözlerde yanlış anlaşılmaya) kimsenin ihsanını beklemeyiz. Adanasporluluğa yakışmaz böyle bir zavallılık.
http://ul.gcg.me/files/2010-05/adanaspor_karab.jpg
  • Adanaspor 34 maçlık dönemi alnın akıyla ve tertemiz bitirmiştir. Bundan dolayı da gurur duyuyoruz Adanasporumuzla ve camiamızla. Helal bu takıma, helal bu yönetime, helal bize... Şimdi sırada 3 maç var. Zerre kuşkum yok, oradan yenilgisiz ve yine alın teriyle ve alnımızın akıyla çıkacağız. Kimsenin de kuşkusu olmasın.
http://ul.gcg.me/files/2010-05/adanaspor_ka.jpg
  • Şimdi yeni bir heyecan, sadece 3 maç… Korkmadan ama korku salarak gidecek İstanbul’a Adanaspor. Heyecan devam ediyor, hastasıyız bu heyecanın, hastasıyız bu Adanaspor’un: ))
http://ul.gcg.me/files/2010-05/adanaspor_karabu.jpg

Not:

Maç fotolarından 67 kare için tıklayınız.

http://ul.gcg.me/files/2010-05/adanaspor_karabuk0.jpg
Yazar: Editor
2010-05-02 17:15:37

Bitti Demedik ki

http://ul.gcg.me/files/2010-05/ass.jpg
  • Son haftaya kaldı düğümün çözülmesi.
  • Zor da olsa aldık Orduspor maçını.
  • 80. ve 90+3. dakikalarda attığımız gollerle. 
  • Ve geriden gelerek...
  • Mbilla ve Ersan’la.
  • Vazgeçmeden…
  • Oysa Rize’nin yeneceğine o kadar inanmıştık ki…
  • Hoş, kendi işimizi burada vaktiyle göremedikten sonra
  • niye Rize’den medet umalım ki.
  • Ama bu iş böyle
  • lig iki takımlık maraton değil.
  • Her takım çıkar mücadelesini yapar.
  • Buca haftaya yenerse işi kesiyor.
  • Bizim şimdi hem Karabük’ü yenip hem de Erciyes’ten bir güzel skor beklememiz gerekiyor.
  • Zor!
  • Ama biz zaten zoru sever oyunu bozarız değil mi!
  • Son bir hamleyle
  • vira!
Ordu'ya gidemedik. Ama isterseniz ilk yarıdaki maç fotoğraflarını izlemek için tıklayınız. o maçta da iki gol atmıştık.
 
Not:
Şampiyonluk mu? Ulan bu takım Allah'ına kadar şampiyon. Lig bitmeden şampiyon, şampiyon olmasa da şampiyon, haysiyeten şampiyon...
Yazar: Editor
2010-05-01 23:23:11

Terbiyesizleşmek

http://ul.gcg.me/files/2010-05/korkak_tavuk.jpg

Buca Adana’ya gelirken de aynı taktiği uygulamıştı: Psikolojik zapturapt… Hakemlerden girip federasyondan çıkmışlardı. Nitekim maç berabereyken penaltımız iç edilmişti. Amaçlarına da o maçta ulaştılar. Şimdi de aynı hikâye, Orduspor’a sarmış durumdalar… Yemezler Buca! Sen önce kendi işine bak. Çık topunu oyna. Adanaspor’un Bizans oyunlarıyla işi olmaz. Mazisi tertemiz bir kulübüz, haddinizi bilerek konuşun. Evinizin önünü süpürün siz… Gidin bileğinizin hakkıyla Rize’yi yenin şampiyonluğunuzu ilan edin.

Yok Buca’da oynadıkları gibi oynasınlarmış, yok duyum almışlarmış (CIA mısınız bre) yok Karadeniz insanı mertmiş. İyi de siz necisiniz bu mertlik meselesinde? Demagojinin en rezil sahnelerini oynuyorsunuz. Unutmayın, şampiyonluğu kaybetmek haysiyetinizi kaybetmekten fena değildir.

1)Şampiyonluğa oynayan Adanaspor’un Orduspor’u deplasmanda yenmesi sürpriz değildir, şaibeli değildir.

2)Küme düşme potasındaki Rizespor’un Buca’yı, İzmir’deki 6-1’in hesabını da görmek için yenmesi de ne sürprizdir ne de şaibedir.

Not: Bir de Adanaspor’un(1.90) ve Buca’nın(2.30) iddaa’daki deplasman galibiyetleri oranlarına bakınız, bu da sonuçların olağanlığına dair bir ipucu verecektir.

Evet, korkuyor olabilirsiniz, ama şu son iki haftada mert olun. Bu da şampiyonluk kadar kıymetlidir.

* Bu eleştiriler sadece Bucaspor yönetiminedir, taraftarı tenzih edilmiştir.

_____________________________

 Not:

[Nike Premier Cup 2010 Avrupa Elemelerinde oynadığı karşılaşmaların ardından finale yükselmeyi başaran Bucaspor 15 Yaş Altı takımı, İngiltere'de yapılacak ''Manchester United Premier Cup''ta mücadele etme hakkı kazandı.]

Tam bu esnada da Bucaspor'u yürekten kutluyoruz. Gündeme bu altyapı başarılarıyla gelmeniz dileğiyle, gereksiz laflarla değil...

Yazar: Editor
2010-04-30 21:08:21

Kemal Kılıç

http://ul.gcg.me/files/2010-04/kk.jpg

  • 2B’de Adanaspor’un başına geçti.
  • Dar bütçeyle de yükselme grubuna lider kalan bir takım oluşturdu. 
  • Yükselme grubu için ara transferde tam isabetle şampiyonluğa oynayan bir takım kurdu
  • ve o takım kendi yokken de 50 kulübün lideri olarak 1.lige çıktı.(Eyüp Hoca ve ekibine tekrar tekrar selam olsun...)
  • Kemal Hoca bizden sonra Buca’ya gitti.
  • Orada kurduğu takım da şampiyonluğu uzak ara göğüsledi.
  • Ve o takımı öyle bir geliştirdi ki
  • şampiyonluğun gizli adaylarından biri oldu 1.ligde.
  • Bucaspor kaptanı Yımaz’ın ifadesiyle “bu takım Kemal Hocanın eseridir” damgasını vurdu Buca’ya, Adanaspor’a döndükten sonra da. 
  • Belki ilk 6 hayalini bile zar zor kuracak bir takımı
  • şampiyonluk potasına ciddi ciddi soktu Adanaspor heybetini de salarak.
  • Kemal Kılıç, isimsiz futbol kahramanı,
  • laçkaya dönmüş antrenörler bezirgânlığında
  • sapasağlam duran adam.
  • O bizim için
  • bir başka “gölgesi ağır adam”.
  • Adanaspor başında bir şampiyonluğu resmen kutlayacak olan...
Yazar: Editor
2010-04-29 22:33:45

Uyyy Karadeniz'in Gümüş Telleri

http://ul.gcg.me/files/2010-04/river.jpg

Süper lige uğurlanacak ikinci takımı  Karadeniz belirleyecek… Süper lig anahtarını Karadeniz elinde tutuyor… 

Bir yanda düşme korkusunu hisseden demiyorum, düşme korkusu iliklerine kadar işlemiş  Rize, Buca’yı ağırlayacak… Hacettepe, Dardanel, Mersin ve Erciyes takımlarının arasından sıyrılıp lige tutunmalarının yolu galibiyetten geçiyor… Buca ise koruyamadığı sekiz puanlık farktan sonra ikinciliği kaptırmama düşüncesi ile çıkacak maça… İler tutar tek yanları ikili averajdaki üstünlüklerine bakarak bir puanı yeterli görmeleri…

Öte yanda, ununu eleyip eleğini asmış Ordu, emin adımlarla yoluna devam eden Adanaspor’u ağırlayacak… Bu yıl için yapacakları bir şey kalmadı… Gelecek yılın çalışmalarına başladılar… Teknik direktörleri ile anlaşma yenilediler… Biz ise Buca’ya göre daha rahatız… Kaybedeceklerimizin ağırlığı Buca’ya oranla daha hafif…

Ya Rize ya da Ordu geçit verecek süper lige… Biz, Rize bölümünü atlayalım, orası bizi bağlamıyor… Bizi ilgilendiren bölüm Ordu’nun derelerinin akış yönüdür… Yukarı da aksa aşağı da aksa Ordu’nun derleri, ayağımıza gelen fırsatı tepmeyeceğiz biz… Ordu’nun dereleri aksa yukarı aksa; vermeyeceğiz şampiyonluğu Ordu üstümüze kalksa…

Geçen yıl Ordu’da oynadığımız maçı, hakem Özgür Yankaya ile maç kazanamayışımızı, Buca yöneticilerinin panik içerisinde verdiği demeçleri hiç hesaba katmayacağız… Biz işimizi yapacağız… Biz futbolumuzu oynayacağız, çok zorlarlarsa “Castro vuruşu” ile nakavt edip geleceğiz… Canik dağlarının eteklerinden alıp geleceğiz süper lig anahtarını…

Grup Yorum’un “Dersim’de doğan güneş” şarkısında, küçük bir değişiklikle noktalayalım bu yazıyı:

 “Toroslarda doğan güneş Caniklerde yükseliyor”


 Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Yazar: Editor
2010-04-29 11:33:22

Ordu’ya Doğru

http://ul.gcg.me/files/2010-04/gold_compass.png
  • Gün kuzeye dönmeye başladı,
  • Karadeniz’e doğru şimdi hayat, 
  • Güney ve Batı rotasını Karadeniz’den alacakları rüzgârla belirleyecek,
  • son dönemeci öyle geçecekler,
  • gün kuzeyden doğacak,
  • bir üste çıkış oradan vize alacak,
  • Güney-Kuzey-Batı üçgeninden kim kaybolacak
  • kim yönünü tam bulacak, bekleyip göreceğiz.
  • Bence bu hafta son hafta,
  • her şey bu Pazar belirlenecek
  • ve şampiyonluk gittiğimiz yoldan gelecek. 
  • Vaktidir…
Yazar: Editor
2010-04-28 19:51:15

Çelikcan Hangi Takımı Tutuyor?!

http://ul.gcg.me/files/2010-04/speech.jpg

Başkan Durak görevden uzaklaştırıldıktan sonra Adananın önünü açacağını iddia eden bir ekip göreve geldi. Mahmut Çelikcan belediyenin röntgenini çekiyormuş! Bakalım röntgenden borç  batağı dışında ne çıkacak! Benim asıl merak ettiğim bu röntgenden sonra Mahmut Çelikcan’ın önceliklerinin ne olacağına ilişkindir.

Mahmut Çelikcan Adana kamuoyunda pek bilinmiyor. Sahi Sayın Çelikcan’ın hangi takımı tuttuğunu bilen var mı? Ben bilmiyorum! Bilen varsa söylesin. Çünkü bu kentte futbol kentin imajını yukarı çekecek marka değerlerden birisidir. Adanaspor ve Demirspor sadece Adana’nın değil Türk Futbolunun marka değeri yüksek iki kulübüdür. Bu hazır markaları süper lige taşımak Adana için en büyük hedeflerden biri olmak zorundadır. Ama buna en başta Büyükşehir inanmalıdır.

Unutulmasın ki şehir takımlarının başarısı şehirden aldığı destekle doğru orantılıdır. Bundan önce Başkan Durak takımlarımıza olağanüstü destek vermiştir. Aktarılan parasal kaynaklar bir yana iki takımımıza da mükemmel tesisler kazandırmıştır. Demirspor’da yaşanan sportif başarısızlık kendisine çevrilen bir silaha dönüşse de bu sezonda lige katılmak için gerekli para yine Sayın Durak tarafından karşılanmıştır. Şimdi sıra yeni yönetimde!

Sayın Çelikcan takımlarımızın forma rengini ve hangi ligde pozisyonunun ne olduğunu biliyor mu acaba? Eğer bilmiyorsa tez elden öğrenmeli ve acilen harekete geçmelidir. Çünkü takımlarımız bir üst lige çıkmak için son maçlarını oynuyorlar. Ve hala en şanslı takım pozisyonundadırlar! Adana bu şansı iyi değerlendirmeli ve iki takımımızda bir üst lige taşınmalıdır. Bu noktada mecliste önemli isimler vardır. Mustafa Tuncel Demirspor konusunda uzmandır. Hem de tez hazırlayacak kadar! Yıldıray Arıkan Seyhan Belediyespor’da master yapmıştır. Azim Öztürk Yeni Adanaspor deneyimini doğrudan yaşamıştır ve futbolun önemini çok iyi bilir. Abdullah Doğru İl Başkanlığı  sürecinde en büyük çabalardan birini Adananın futbolu için harcamıştır. Ve diğer meclis üyelerimizin çoğunluğu ya Adanasporludur ya da Demirsporlu!

Geçmişte yaşanan bazı  olumsuzluklar nedeniyle Başkan ve meclis üyeleri futboldan uzak durmayı  düşünebilirler. Bazı kesimler bu konuda telkinde de bulunmuş olabilir. Ama durum sanıldığı gibi değildir. Bu koşullarda Adanaspor ve Demirspor’dan uzak durmak Adana’dan uzak durmak demektir. Kaynak aktarımı sorun olur diye düşünmüyorum. Önümüzde İstanbul Belediye spor başta olmak üzere Kayseri, Gaziantep, Eskişehir ve benzeri onlarca örnek var. Onlar hangi çözümü  bulmuşsa bizde o çözümü uygularız. Yeter ki bu yönde sağlam bir irade oluşsun! Sayın Çelikcan hangi takımı tutarsa tutsun Adanaspor ve Demirspor konusunda ciddi adımlar atmak zorundadır. Bu kent süper lige taşınmadıkça ağzınızla kuş tutsanız imajını yukarı çekemezsiniz. 

Nedim Soylu

Notu: Nedim abi, Kasımpaşa Fenerbahçe maçından sonra protokol tribününü gösterdi kamera, o arada Aziz Yıldırım'la göz göze gelmeye çalışan birini nöbetçi başkanımıza pek benzettim :))

Yazar: Editor
2010-04-14 16:57:17

Kolay Maç Yok

http://ul.gcg.me/files/2010-04/adanaspor_konyaspor1.jpg

Kimse için kolay maç yok. Karabük hariç. Unu elediler ve eleği astılar. Onlar küme düşme hattındaki takımlarla vicdanlarına göre oynayacaklar. Ama ne olursa olsun onlardan şampiyonluk öncesi motivasyonu beklemek pek akılcı olmaz.

Konya maçının zor olacağını söylemek müneccimlik olmasa gerek. Çanakkale maçı da zordu, öncesinde Erciyes, Gaziantep maçları, hep zordu. Buca için de koşullar aynı, işleri hala zor, hele biz Konya’yı bir yenelim siz o zaman görün şenliği.

Öğrencilik dönemimde 6 senemin geçirdiğim memlekettir Konya. (Biraz tembeldim de, geç bitirdim: ))O dönem içinde denk gelen bütün Konyaspor-Adanaspor maçlarına da gitmiştim haliyle. Galiba genelde vasat sonuçlar alıyorduk. Gurbette Adanaspor’u izleme mutluluğu yetiyordu, skor vs kalmamış aklımda. Yalnız birkaç sahne var. Şöyle: Sabotiç topu orta sahada alıyor, bir rakibi geçiyor çok sert vuruyor ve gol; 0-1 Adanaspor. Ama ikinci yarıda bizim Orhan Kaynak, daha toy zamanları, son dakikalarda taca rakipten çıkacak topa müdahale ediyor, çıkmadan alır mıyım diye, ama top ondan çıkıyor, taç atışı rakibe geçiyor,  o pozisyon gol oluyor kalemizde. Boş yere kaçan bir galibiyet olarak hatıralara kaydoluyor.

Bu kez böyle olmayacak, Adanaspor oradan istediğini alacak ve bekleyecek, asıl avının peşinde, etrafında dolanan bir kaplan gibi, hayır, kaplan gibi değil, kaplanın kendisi olarak

Yazar: Editor
2010-04-14 07:41:29

Anılarda Eski Baraj – 3

http://ul.gcg.me/files/2010-04/-her-zaman-futbol.jpg

Eski Baraj, dişiyle tırnağıyla hikâyesini yazanların; Eski Baraj, yoksulluğu umuda katık yapanların yeridir, demiştik ya, bir babanın Eski Baraj’a sığmayan öyküsüdür, bu haftaki yazımız… Bir babanın kendi gücünü kendisinin yaratmaya çalıştığı inanılmaz bir mücadeledir, bu öykü…

Amatör maçlara gittiniz mi hiç? Sahada mücadele eden yirmi iki genç  vardır… Yirmi iki yaşam vardır sahada… Umut yüklüdür bu gençler… Bir gün, adlarını yeşil sahalarda duyurmak adına, düşlerinin peşinde koşarlar doksan dakika… Bu maçlarda tribünlere bir bakın, parmakla sayılacak kadar azdır seyirci… Yirmi iki gencin bir taraftarı olsa yirmi iki kişi eder; ama tribünde bu sayı bile yoktur…

O dönemlerde amatör maçların değişmez bir taraftarı vardır… O Eski Baraj gençlerinin “Cumali amca”sıdır… Futbol sevdalısıdır… Oğlu Zeki’nin iyi bir futbolcu olması için uğraşmaktadır… Zeki’yi Adana Demirspor alt yapısına vermiştir… Vermiştir vermesine ya, işin burada bitmediğini, yetenekle bu işin çözülemeyeceğini bilir Cumali amca… Arkasında bir güç yoktur… Eski Baraj’ın bir gecekondusunda işçi emeklisidir O… Bunları bilir; ama mücadelen vazgeçmez… Eski Baraj’ın toz toprak alanlarında top koşturan gençleri toplar etrafına… Bu gençlerle bir takım kurar… Sesini duyurmak, futbolda bir güç olmak, böylece de oğlunun yolunu açmaktır amacı… Önceleri gençler için, arkadaşları Zeki’nin babasıdır, sonrasında ise “Cumali amca”dır, yere göğe sığdırılamayan… Ailelerinin sözünü dinlemeyenler Cumali amca’nın bir sözünü ikiletmezler…

Kurduğu takım, mahalle maçları ile başlar işe… Adana’nın gidilmedik mahallesi kalmaz… Bir iki yenilgiden sonra takım rayına oturur… Maç olmadığı haftalarda antrenman yaptırır Cumali amca… Oynanan mahalle maçları etkisini gösterir ve artık çevre köylerden maç teklifleri gelir… Gerdan, Kürkçüler derken çevre köyler de dolaşılır bir bir… Bu maçlar, Zeki için de birer deneyimdir… Bu deneyimler etkisini gösterir ve Zeki Adanaspor’a transfer olur… 

Cumali amca, mücadelesini kazanmış ve yokluğun, yoksulluğun diyarından bir güç çıkarmıştır… Kurduğu takımdaki oyuncuların çoğu Amatör küme takımlarında top koşturmaya başlar… Aytekin Sağlıkspor’a, Şehmus Gümrükspor’a gider… Zeki ise, Adanaspor’un Sabotiç’li kadrosu ile birinci ligde olduğu sezonlarda B takımın değişmezi olur…

Adanaspor A takımına doğru yürürken talihsiz bir sakatlık futboldan erken koparır Zeki’yi… Cumali amca da bir süre sonra sessiz sedasız göçüp gider, arkasında mücadele dolu bir yaşam bırakarak…

Ne demiştik, Eski Baraj, dişiyle tırnağıyla hikayesini yazanların yeridir aslında… Eski Baraj, yoksulluğu umuda katık yapanların yeridir biraz da… 

Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Yazar: Editor
2010-04-09 07:38:45

Anılarda Eski Baraj / 2

http://ul.gcg.me/files/2010-04/adana_eski_baraj_1973.jpg

Yalnızca Adana’nın piknik alanı değildir Eski Baraj… Kartal Yaşar’ların, Füze Selami’lerin yetiştiği yerdir… Adana futbolunda söz sahibi olmuş birçok isim vardır Eski Baraj’ın gönül defterinde… Şimdiki Ortadoğu Hastanesi ile Hastaneler kavşağı arasında kalan ve beton blokların işgali altındaki bölgede Tefo gazinosu, Adalı Otobüs garajı bir de biriket atölyesi vardı… Mahalle gençlerinin buluştuğu ve futbolla yatıp futbolla kalktığı bir saha vardı bu bölgede… Yoksulluğun diz boyu yaşandığı her coğrafyada olduğu gibi futbol bir umut, bir kurtuluş reçetesiydi buralarda… Herkes toz toprak içinde yeteneklerini göstermeye çalışır, bunlardan bazıları Adanaspor ya da Demirspor A takımına kadar yükselerek eski Baraj’ın gururu olurlardı…

 Özellikle yoksul coğrafyalardaki oyunlarda yaşananlar Eski Baraj için de geçerliydi… Hani bir arkadaşınız vardır, futbolu sever ama yeteneği göze batar cinsten değildir… Siz onu oyuna almak zorunda kalırsınız; çünkü yeteneği olmasa da top onundur… Top hatırına takımın değişmezi olur… İşte bu minval üzre, Eski Baraj’ın gönül defterinden iki isim sizlere:

Oynadığı  futbolun yanı sıra babasının gücü ile de tanınmıştır Eski Baraj’da… O, Tefo gazinosu sahibinin oğludur… Bu nedenle de adını çok az kişi bilir… Herkes için adı tektir onun: “Tefo’nun oğlu” Futbol onun için eğlencedir… Eski Baraj’ın çocukları gibi yoksulluğun içinde değildir… Bu nedenle de futbol Tefo’nun Oğlu’na kurtuluşu ya da umudu anlatmaz… Her maçın değişmezidir, kötü oynadığı maçlarda bile onun oyundan çıkma ya da çıkarılma gibi bir korkusu yoktur; çünkü o Tefo’nun Oğlu’dur… Eski Baraj’ın toprak sahalarından Demirspor A takımına uzanan yolda arkasında iki şeyi taşır hep: yeteneği ve TEFO adını…

Eski Baraj’ın bir diğer gururudur Şaban… Daha küçücük yaşına rağmen sürati, top tutma yeteneği ve attığı şutlarla herkesin ilgi odağı haline gelmiştir… Yoksul bir ailenin Eski Baraj’a sığan hikâyesinde onun futbolu Eski Baraj’a sığmamıştır… Kendinden yaşça büyükler oynayacakları mahalle maçlarında cep harçlığı karşılığı transfer ederler Şaban’ı ve her maçı mutlak Şaban’ın takımı kazanır… O Eski Baraj’a “rüzgârın oğlu” diye yazdırmıştır adını… Sağ açığa atılan toplarda ona yetişebilecek, onu durdurabilecek bir defans çıkmamıştır… İkili mücadelelerde geçemeyeceği adam yoktur… Kaleyi gördüğü anda kaçırdığı golü yazmamıştır tozlu topraklı sahalar… Gün olur Adanaspor alt yapısına gider Şaban… Köprüköyü’nde başlayan macerasında Adanaspor A takımına kadar uzanır… Kayhan ve Feyzullah ile yazdırır adını A takıma… Ancak yalnızca yetenek yeterli gelmez ve Şaban arkasında bir güç olmadığı için önce kiralık olarak gönderilir başka takımlara… Sonrasında ise bonservisi ile satılır ve kopar Adanaspor’dan… Urfaspor, Vanspor, Niğdespor gibi takımlarda oynar yıllarca… Bugün ise Eski Baraj dendi mi akla gelen önemli isimlerdendir… Çünkü o dişiyle tırnağıyla yazmıştır hikâyesini…

Eski Baraj, dişiyle tırnağıyla hikâyesini yazanların yeridir aslında… Eski Baraj, yoksulluğu umuda katık yapanların yeridir biraz da… 

Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Yazar: Editor
2010-03-31 20:30:24

Anılarda Eski Baraj - 1

http://ul.gcg.me/files/2010-04/eski_baraj.jpg

Her şeyden önce gözümü açtığım yerdir burası… Daha çevre yolu filan ortada yokken, otomobillerin parmakla sayıldığı dönemlerde, Adana’nın dört bir yanından insanlar gelirdi Eski baraj’a… Pazar günleri at arabalarının  üstüne doluşurlar ve piknik ateşlerini yakarlardı burada…  Regülatörden Demirköprü’ye kadar uzanan bölgede bir çırçır fabrikası, bir de mandıra vardı… Toprak ve ağaç,  henüz egemenliklerini taş yığınlarına ve asfaltlara terk etmemişti… Şimdiki karting alanı bizim toz toprak içinde futbol oynadığımız bir yerdi… Demir köprünün altı, şehrin çöplerinin boşaltıldığı alandı… Henüz gürültü kirliliğinin olmadığı bir kentte geceleri suların çağıltısı dolardı kulaklarımıza…

Neler yaşadık, neler gördük, nelere tanıklık ettik anlatsak deftere sığmaz… Regülatör civarında iki gazino vardı… Biri göl kenarında “Çağlayan Aile Göl gazinosu”; diğeri şimdiki Ortadoğu hastanesinin yerinde olan “Tefo”… … Yoksul gecelerimizin eğlencesiydi oradan yükselen müzikler… Bir de şişenin dibini bulmaya çalışıp da pilota bağlayanlar vardı ki ya yürürken ya da arabalarıyla sulama kanalına düşerlerdi… Biz de yerlere yatarak gülerdik çocuk dünyamızda… Regülatörden karşıya Sepici tarafına geçince portakal bahçeleri başlardı ve bizim siyah-beyaz anılarımız o bahçelerden portakal çalan çocuklarla doludur şimdi…

Bir de hazin tarafı vardı, burada yaşamanın… Hemen hemen her hafta bir boğulma olayı gerçekleşirdi… Hemen hemen her hafta bir insanı yutardı baraj gölü… Dalgıçların yaptıkları arama çalışmaları, bu çalışmalar sırasında ailelerin yürek sızlatan bekleyişleri, hele de dalgıçların kucağında görünen cansız bedenler… Barajın çocukları, bu manzaralarla büyümüştür… Onun için de ya yüzmeyi çok iyi bilirler ya da o korku yüreklerine işlediği için, benim gibi, sudan uzak dururlar…

Tefo gazinosunun arkasında Adalı Otobüs İşletmesi’nin garajı vardı… Adalı, Adanaspor ile özdeşti bizim için… Adana’ya gelen takımlar Tefo ya da Çağlayan’a uğrarlardı maç sonrasında… Biz de maç sonucuna göre karşılarına geçer, gülerek maç sonucunu işaretlerle anlatırdık onlara… Birinde, Adanaspor Giresun’u yenmiş ve Giresun küme düşmüştü… Maç sonrası Giresunlu futbolcuları taşıyan otobüs Tefo’ya yanaşınca mahallenin bütün çocukları toplanıp o meşhur tezahüratı yapmıştık, onlara karşı: “tur- tur- tur / bey- bey- bey / turuncu-beyaz hey- hey- hey”

Şimdi elimizde anılarımızdan başka bir şey kalmadı… Tek bir kare fotoğraf bile yok barajın eski halinden… O günden bugüne değişmeyen tek şey var: “tur- tur- tur / bey- bey- bey / turuncu-beyaz hey- hey- hey” 

Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Yazar: Editor
2010-03-27 11:03:48
Eski Baraj
 
 http://ul.gcg.me/files/2010-03/brj1.JPG

Çok zaman önce Eski Baraj Adana’nın en popüler mekânlarındandı. Eski adananın son izlerini orada görmek mümkündü. Özellikle eski barajın kıyısında bir gazino vardı ki eskiler oranın boğaz ayarında bir keyfi sunduğunu hala söyler. Keşke birkaç kare fotoğrafı olsaydı da paylaşsaydık. Şimdilik Fatin’in çektiği yeni fotoğraflar var elimizde eski baraja dair. Tabi Adana her anlamda inanılmaz bir biçimde değişirken buralar da payını aldı bu değişimden ne yazık ki. Öncelerin duru Adana’sı gitti yerine bir şehir keşmekeşi kaldı, her şeye rağmen çok sevdiğimiz Adana...

Bir de şöyle bir anısı var eski barajın, hemen karşı tarafta Köprüköyü vardı, şimdi başka bir adla anılır mı bilmem. Adanaspor’un minik takımının antrenmanları orada yapılırdı, bazen de Çukurova üniversitesinin sahasında, Mümin Hoca yönetiminde. Arada Sasoviç ve meşhur yalınayak Adalet de olurdu. Onun hikâyesini başka bir yazıda anlatırız, Feyzullah Hoca’nın da yardımıyla. O zamanlardan daha kimler vardı; Reşat Adanaspor’daki ilk antrenmanına yanılmıyorsam üniversitenin sahasında çıkmıştı. Dayısı, geçenlerde rahmetli olan Çetin getirmişti Adanaspor’a. Çetin de müthiş bir yetenekti...

Stili o zamanları Trabzonlu Ali Kemal’ine benzediği için o lakabı alan ve hep öyle anılan İbrahim vardı, sonra Salih vardı, BJK genç takımında da oynamıştı üniversite yıllarında. “O kazada” hayatını kaybeden Faik Algan vardı. Top saydırma kralı İbrahim vardı, şimdi onun iki oğlu Adanaspor alt yapısında oynuyor. Vedat vardı, Muharrem vardı, kaleci İsmail vardı, sonra üniversitede ev arkadaşım da olan gördüğüm en iyi sol ayak Sarı Mustafa vardı. Vay be! Amma zaman geçmiş… Sevgili Fatin’in yolladığı bir iki kare eski baraj fotoğrafı, hatırlattıkları ve ardında çekip giden onlarca hikâye…

Evet, yine Adanaspor: ))

http://ul.gcg.me/files/2010-03/brj2.JPG
Yazar: Editor