2009-07-02 08:49:43

Haydi Adanasporlu

http://ul.gcg.me/files/2009-07/mkm.jpg

Adanaspor. org’un ilk dile getirdiği, “maratona kombine” isteği Başkan tarafından kabul gördü. Maraton kombineleri 200 TL olarak belirlendi. Şimdi hamle sırası bizde, taraftarda… Ne yapıp edip o kombinelerden edinmek “zorundayız”. Bayram Başkan taksit imkânı da sunmak için çalıştıklarını belirtmiş.

Mahcup olmamak, mahcup etmemek, bir Adanasporluluk veya bu koca camianın duruşu için, maraton kombinelerini almakla yetinmeyeceğiz adeta kapışacağız.

Haydi Adanasporlu, top sende!

Yazar: Editor
2009-06-27 23:33:55

Alt yapıdan bahsetmiştik bir yazı önce. Müneccimlikten değil sistemin verdiği işaretlerden dolayı girmiştik konuya. Eyüp hoca, ekibi ve genç futbolcuları sağlam yol alıyor ve bu da bizi her şeyden çok sevindiriyor. Son gelişme şöyle:

http://ul.gcg.me/files/2009-06/adanaspor_alt_yap__s__.jpg

Kayseri'deki U-13'ler Adana finalinde
Adanaspor şampiyon
”Kayseri'de oynanan ve finale çıkan iki Adana takımının Adanaspor ve Demirspor'un şampiyonluk mücadelesi saat 10.30'da başladı... Adana Demirspor karşılaşmanın 5.dakikasında Sezar'ın golüyle 1–0 öne geçti... Adanaspor ise maçın 13.dakikasında Yusuf'un attığı golle eşitliği sağladı.30.dakikada Demirspor yine Sezar'ın golüyle üstünlüğü ele geçirdi ve ilk yarıyı 2–1 önde tamamladı. İkinci yarıya Adanaspor golle başladı...Selçuk'un golüyle bir kez daha Toros Kaplanlar eşitliği yakaladı. İlerleyen dakikalarda Adanaspor'dan Devran sarı kart görürken, Demirspor'dan Cemal kırmızı kartla oyun dışı kaldı. 55.dakikada Adanaspor Devran ile 3–2 öne geçti, 60.dakikada Selçuk'un golüyle Turuncu-Beyazlı takım maçı 4–2 kazandı. Bu sonuçla Adanaspor Kayseri'deki Adana finalinde şampiyon olurken, Demirspor elendi.”

Eyüp Arın…
Adanaspor Altyapı Sorumlusu Eyüp Arın, Kayseri'deki Adana derbisinde iki takımın da iyi mücadele ettiğini ve sonuçta Adana'nın kazandığını söyledi. Eyüp Arın, "Gerçekten çok güzel maç oldu. İki takımın da kazanabileceği bir maçtı. Adana Demirspor iki kere öne geçmesine rağmen bu avantajını koruyamadı..Biz de iki defa geriye düşmemize rağmen oyun disiplininden kopmadık, çocuklar çok pozisyon ürettiler ve geriden gelip kazanmasını bildiler.. Centilmence ve keyifli mücadele oldu. İki takım oyuncuları ve teknik heyetini yürekten kutluyorum. Adana kazandı."dedi...

Bayram Akgül…
Adanaspor Başkanı Bayram Akgül, Kayseri'deki final maçından dolayı hem Adana Demirspor hem de Adanaspor altyapısını kutladı... Kayseri'de iki Adana takımının final oynamasının keyif verdiğini anlatan Başkan Bayram Akgül, "Bu da gösteriyor ki şehrimizin iki güzide kulübünün altyapısı gelecek için ümit veriyor... Bence bugün elde edilen sonuçtan çok bu önemlidir."dedi... İki takımın teknik heyetini ve futbolcularını gösterdikleri performanstan dolayı kutlayan Adanaspor Başkanı Bayram Akgül, "Adanaspor kapanma evresi geçirdikten sonra altyapımız aşama kat etti. Altyapımız gelecek için güzel mesajlar veriyor. Kayseri'de mücadele eden minik sporcularımızı yürekten kutluyorum ve tebrik ediyorum."dedi...

Vira Adanaspor…

Yazar: Editor
2009-06-25 07:41:36

Kılavuz Meselesi

Şimdiki zaman üzerinden transferlere baktığımızda ilk Mustafa Akçay’ı görüyoruz. Mustafa, “ön libero oynarım” diyor. “Çok koşarım, tekniğim de ön plandadır” diye ekliyor.

İkinci transfer kaleye yapıldı, Zülküf Özer. Mardinspor’dan. Ekrem Al’ın eski talebesiymiş. Kolay gelsin Ekrem Hoca.

Son transfer de Galatasaray’dan… 1988 doğumlu olan sol bek ve sol stoper mevkiinde görev yapan Anıl Karaer

Nokta transferlerimiz bunlar şimdilik.

Ekrem Al da "4-4-2, 4-2-3-1, 4-4-1-1-, 4-1-3-2, 4-5-1 gibi dörtlü savunma sisteminde yer alan her türlü sistemi oynayabilmeliyiz ve buna göre transfer yapmalıyız.” demişti zaten.

Yani önce gol yememek için çıkacağız sahaya. Anladığım bu…( vah, özgeçmişine bakıldığında bulunduğu ligin en iddialı takımı olması gereken Adanaspor’un hocasının temel mantığına bakın.)  Çok koşacağız. Geçen sezonun ikinci yarısında olduğu gibi. Tamam, bu iyi bir şey. Ama üretemeyeceğiz, geçen sezonda olduğu gibi. İşte bu kötü bir şey… Ortada dolanan bal yapmayan arılar mı olacak? (küme düşen Sakaryaspor’dan daha az gol atarak ligi bitirdiğimiz hatırlanmalı. Ha, şöyle bir cevap gelebilir buna, “bak, adamlar küme düştü bizden fazla gol atmalarına rağmen. En azından attığımız ve yediğimiz aynı ve küme de düşmedik. Ee, ben de o zaman susarım: ))

Can sıkmak için yazmıyorum, hakikaten. Benim korkum sezon başında yine, kılavuzumuzun yine karga olması…(yanlış anlaşılmasın, kargalarla bir işim yok, hatta severim bile kargaları, atasözü üzerinden gidince mevzu oldular: ))

http://3.bp.blogspot.com/_evAMjIk6sBs/RvkiSQomE1I/AAAAAAAAADY/oJYb3EIH0LI/s400/oru%C3%A7%2Btutan%2Bkarga.jpg
Yazar: Editor
2009-06-22 10:25:06
http://ul.gcg.me/files/2009-06/oguzhan_delen.jpg

Kulübümüzün basın danışmanlığını yapan Sayın Oğuzhan Delen'in rahatsızlığı üzdü.

Adanaspor'da 3. yılına giren Oğuzhan Delen, geçirdiği ani rahatsızlık sonrası Çukurova Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yoğun bakımda olduğu, bugün itibariyle yoğun bakımdan çıkarılıp özel odaya alındığı öğrenilen Oğuzhan Delen'e acil şifalar diliyoruz. Geçmiş olsun diyor, bir an önce görevinin başına en sağlıklı haliyle dönmesini diliyoruz.

Yazar: Editor
2009-06-18 14:30:21

[İskelet kadro ve yapılacak transferlerle alternatifli bir kadro oluşturmaya çalışacaklarını anlatan Al, Adanaspor'un şampiyonluğa oynayacağını ifade etti.
"Şampiyon olacağız sözü ile şampiyonluğa oynayacağız" sözü arasında farklar olduğunun altını çizen Ekrem Al, "Şampiyonluğa oynayacağız sözü şampiyon olabilmek için son ana kadar savaşacağız ve mücadele edeceğiz" dedi.

Al, Adanaspor'un başarılı olabilmesi içinde kenetlenmesi gerektiğini ve tüm birimlerin üzerine düşen görevi yapması halinde başarıyı yakalayabileceğini vurguladı.]

Alıntı bu. (Ah, Ekrem Al, o kadar da kibar olmaya çalışıyoruz sana karşı. Fakat…neyse…)

Ekrem Al bize dil/anlambilgisi dersi veriyor. Sağ olasın Ekrem Al. Biz bu iki ifade arasındaki farkı çözememiştik, sayende anladık. Mana dünyamızdaki bir eksiklik de böylece kapanmış oldu.

Keşke Ekrem Al boş zamanlarında bir dershaneyle de anlaşsa da üniversiteye hazırlıkta Türkçe derslerine girse, Adana’mıza böylece “daha faydalı” olur.

Çünkü bu açıklamadan anladığımız kadarıyla yeni sezonda da KORKAK EKREM AL sahne alacak ve başımıza iş açacak, taraftar yine çığrında çıkacak, olaylar patlak verecek, başlanan yere dönülecek…

Hoca, sen Adanaspor’un antrenörüsün, fark et artık. Böyle korkak laflar etme. Ha yüreğin yetmiyorsa bu işe, baştan söyle yol yakınken, zamanımızı ve puanlarımızı, onca parayı heba etme. Çekip gidersen kahrolmayız.

Not: Onur'la yine anlaşılmasından kıllanmıştım zaten. Sonumuz hayırlı ola…

http://www.ezikfb.com/haberrsm/ortega.jpg
Bu pankartın hikayesini biliyorsunuzdur. Konumuza tam uyuyor aslında yazının iri puntolu "asıl" mesajı.
Yazar: Editor
2009-06-15 18:28:21

Benim için sezonun en güzel zamanı transfer dönemidir.Kimler gelecek, kimler kalacak merakı şampiyonluk hesaplarıyla birleşince tadına doyulmaz günleri sıralıyor bu arada.

Şahsen, mümkünse Roben'i alalım derim. Lakin bu işler benim keyfime göre seyretmez. Koşullardır aslolan. 

Elbette ben de kulübün transferlerine razı olacağım. Ama iyi transferler umudu içindeyim, zaten bu iş de öyle değil midir? Hep un iyisini umarız, bekleriz.

Dolayısıyla beklemedeyim... Dedikoduya girmeden, resmi açıklamayı duymak için beklemedeyim.

Vira...

Yazar: Editor
2009-06-10 08:13:04

Kaka’dan Yediğimiz Gol

http://www.magixl.com/cliparts/jpg/sport_football_world/kaka.jpg

"Milan beni kovana kadar İtalya'dayım, Maldini ve Abrosini'den sonra takım kaptanı olmak istiyorum" diyordu. Koca paraları reddetti. Biz de Kaka’ya döşendik methiyeleri. İşte dedik, futbolun, formanın, taraftarlığın saflarında güçlü bir mevzi dedik.

Sonra Kaka şöyle dedi:

"Şu andan itibaren resmi olarak Real Madrid'in oyuncusuyum. Milan ile sözleşmem sona erdi ama duygusal bağım asla bitmeyecek."

Ne diyelim! Oysa heyecanlandırmıştı bizi Kaka. Fakat futbolun bu maddi boyutu bizim parmak hesabımızı çok aşar. Oralarda neler döner bilemeyiz.

Gerçekte şimdiki zaman futbolunda para her şeydir, forma hiçbir şeydir, taraftarlık bize kalandır.

Yazar: Editor
2009-06-08 16:52:36

"Kassap Zihni!"

http://ul.gcg.me/files/2009-06/kassap_zihni.jpg

Lakabı meslekten değil Adana’ya özgü mahalle kabadayılığından:) Satırla adam kovaladığı rivayet edilir. Şimdi şurdan bakınca biz de bunun sadece bir rivayet olduğuna kanaat getiriyoruz. Adeta terk-i meslek eylemiş beyaz saçlı bir pamuk dede. Ee, zamana kabadayılık olmuyor.

Kassap Zihni, tribünlerdeki yüzlerce seyirci-antrenörden yalnızca birisidir. Maçın henüz 5. dakikasında nesnel diyemeyeceğimiz bir biçimde analizini yapar, önce hocayı eleştirir, bir iki futbolcuya kızar, hakemlerle tanış olur. İlerleyen dakikalarda futbolculara tribününden (Genellikle Güney Kalearkası, fakat bir süredir sınıf atlayıp kapalıya takıldığını duyuyoruz:)) taktikler verir.

Çok iyi hatırlarız, Kayhan ve Feyzullah da onun bu taktiklerinden nasibini almıştır. Onu memnun edecek tek şey Adanaspor galibiyetidir. Bu noktada tüm eleştirilerini unutur. Yüzüne mahcup bir gülümseme yayılır.

Ama ne olursa olsun aşkı Adanaspor‘adır.

Yengeni terk ederim, Adanaspor’u terk etmem, der.

Bir tribün fenomeni: Kassap Zihni!

Yazar: Editor
2009-06-06 18:50:51

 

http://ul.gcg.me/files/2009-06/gg.jpg

 

Suntay da iyi Adanasporlulardandır. Yine bir maçtayız. Adanaspor-Yozgat maçı. 2.ligdeyiz. Güney kale arkasındayız. O zamanlar tribünler arsında tel mel, engel yok.

Derken efendim 1-0 mağlup duruma düşüyoruz ve Adanaspor’a dair batıl inançlarımız devreye giriyor:

-Hadi bakalım,  burası yaramadı. Yer değiştirilecek.

Biz maratona doğru Arjantin köşeye geçiyoruz. Gol ve 1–1. Tabi o zamanlar “Adana turuncudur Ooleey” yok. Dolayısıyla böyle bağıramıyoruz. Ama sonra ayak mı değiştiriyoruz acaba, kalemizde bir gol daha: 1–2. İlk yarı öyle bitiyor. Birbirimize bakıyoruz. Evet, 2. yarı maratona geçilecek. Dakika 70 civarı bizden bir gol 2–2. Ama bize galibiyet lazım. O halde yer değiştirmeye devam.

Ve soluğu kuzey kale arkasında alıyoruz. Ve maç Adanaspor’un 3–2 galibiyetiyle bitiyor.

Ve o maç, Adanaspor-Karabük maçı…

Kapalıdayız. Oturduğumuz yeri bir türlü benimseyemiyoruz.

Arada kalabalıkta Suntay’ı mı görüyorum ne, sonra kayboluyor o iri gövdesiyle. Yağmur bastırıyor. Kaçanlar üst kapalıya geliyor.

Biz alta geçip oradan fotoğraf çekelim diyoruz. Yağmur çok çok ıslatır eritmez ya. Bir de ne göreyim. Üç beş dakika sonra yan tarafımda Suntay.

Ve maçı, bu yer değiştirmelerden sonra 3–2 kazanıyoruz.

Ama bu sefer “Adana turuncudur ooleey…” diye bağırıyoruz: ))

Yazar: Editor
2009-06-04 22:48:09

Kaplanpenche tşörtleri hazırladık siyah ve turuncu zeminler üzerine. fotoğrafları burada ön ve arka cephelerden. Tşörtlerden almak isteyen arkadaşlar maliyet bedeliyle yarın belirteceğimiz noktadan ulaşabilir...(sadece 20 adet var)

Not: Arkadaşlar, bir yer belirleyene kadar tşörtler bitiverdi. Devamını yaparsak bu kez daha sağlıklı bir iletişim kurarız. Acemiliğimize geldi: ))

http://ul.gcg.me/files/2009-06/j5.jpg
 
 http://ul.gcg.me/files/2009-06/g4.jpg
Yazar: Editor
2009-06-01 22:32:24

Top Bizi Sevmedi

http://www.webweaver.nu/clipart/img/entertainment/sports/soccer/trip.jpg

  • Bu söz “direkleri geçemedik”in bir versiyonudur.
  • Maç temiz geçmiştir.
  • Hakemin de bu kez bir arızası olmamıştır. Takım gücünün yettiğini yapmıştır.
  • Hoca her hamleyi yerinde yapmıştır.
  • Tribün ne güzeldir.
  • Hava harikadır.
  • Yahu rüzgâr da bizden yanadır.
  • Sigaralar yakılmış, yerler değiştirilmiş, frikikler kullanılmış, heyhat penaltı kaçırılmış…
  • Ama olmayınca olmuyor.

Hadi, yine bir teselli bize ki acımız hafiflesin. Haftayı az hasarla geçirelim. Yeni maça moralli gidelim.

O zaman ne diyelim: Abi, takım müthişti ama top bizi sevmedi

Yazar: Editor
2009-05-30 12:27:12

 http://ul.gcg.me/files/2009-05/as.gif

 “ağaç demiş ki baltaya
-sen beni kesemezdin ama
ne yapayım ki sapın benden-
bak şu ağacın bilincine sen
ölen ben, öldüren benden”

Ruhi Su
 
http://ul.gcg.me/files/2009-05/gsk_114.jpg
Yazar: Editor
2009-05-27 20:03:56

Direnerek ve Savaşarak

http://ul.gcg.me/files/2009-05/ersan_adem.jpg

Ersan Âdem Gülüm

2008–2009 sezonunda Adanaspor’a geldi.

Sekiz on transferden biriydi.

Şampiyon olmuş bir defansa girecekti.

İşi zor gibiydi, hatta zordu.

_______________________________

İlk maçında en çok eleştirilen futbolculardan biriydi.

İkinci maçta yaptığı iki kritik hamle, aldığı risk iki gole neden oldu.

Adanaspor tribünleri belki de tarihi boyunca hiçbir futbolcusuna gösteremediği tepkiyi ona acımasızca gösteriverdi. Anlaşılmaz bir andı.

Dışarı, dendi.

Belki o noktada bir futbolcunun futbol hayatı da biterdi. Bitebilirdi.

Büyük bir acı ile tanık olduğumuz o sahneye kaplanpenche olarak tavrımızı koyduk. Okumak için tıklayınız. Bu, sezon boyunca bizim yaptığımız en şık işlerdendi.

_______________________________

Ama o yılmadı.

Her geçen gün performansını artırdı.

İnatla mücadele etti.

Kısa sürede tribünlerin en sevdiği futbolculardan biri oldu.

Ona vaktiyle tepki gösterenler hicap etti.

İki maçla hiç kimse yargılanamaz, diyenler onun yükselen grafiğiyle daha da keyiflendi.

Şu haliyle gider üç büyüklerde oynar, dendi.

Milli düzeyde, dendi.

Bunlar doğru saptamalardı.

_______________________________

Ve Ersan Âdem Gülüm 2008–2009 1. lig sezonun en iyi 11’inde yer aldı.

Bileğinin hakkıyla aldı.

Bizi de gönendirerek aldı.

Bizimle yeni sezonda bir şampiyonluk yaşaman dileğiyle, acilen…

Vira Ersan Âdem…

Yazar: Editor
2009-05-26 09:12:23

Birkaç Ayrıntı Üzerine

http://ul.gcg.me/files/2009-05/trby.jpg

Siteler

Arada bir ulusal futbol sitelerinin formlarına girip bizi ilgilendiren başlıkları okurum. Faklı tribünlerin hissiyatını anlamak için çoğu zaman faydalı oluyor. Sonuca bakınca da o farklı tribünlerin farklı hissiyatı “aynılığın” ta kendisi oluyor:

Herkes takımını çok seviyor, renklere âşık; bizden başka kral yok, bakışı; asalet duruşumuzda var, inancı; en iyi tribünüz, iddiası; tüm Türkiye biliyor, saptaması; video, pankart, slogan, tribünde yoğunluk, çılgınlık savaşları; tarihimiz yeter, çıkışları; ilk biz yaptık, kavgaları; atışmalar, laf sokmalar, dostluklar, ince espriler, dayanışmalar; bazen sertleşerek, bazen yumuşayarak değişiveren hava… Aynıyız haddizatında, bir büyük bütünün parçalarıyız.

Bizim Tribün

Tüm bu gezintilerin sonuna Adanaspor’un tribün performansını diğer tribünler bakışıyla almaya gelince ortaya hiç de fena olmayan, hatta tüm mazisi yok olmuş bir süreçten sonra bakınca pek hoş gözlemler çıkıyor ortaya. En son mücadele ettiğimiz ligden bakınca, ki yüzde doksanı süper lig tecrübesi olan takımların tribünleriyle bir kıyas neticesinde; Sakarya, Karşıyaka, Diyarbakır, Adana, Bolu, Giresun, Ordu, Altay, Samsun, Manisa, Kasımpaşa, Malatya, Karabük, Rize diye art arda sıralayınca köklü tribünleri anıldığımız yer iç açıcıdır, mutluluk vericidir, devamını daha güçlü getirmek için de moral vericidir.

Pankart

Hele karşılaştırmalar “pankartlar” üzerinden yapılınca ortaya çıkan tablo kıvanç vericidir. Taraflı tarafsız her tribüncünün genelde ortak olduğu bir görüşle Adanaspor tribünleri çok yol almıştır ve hatta pankart meselesinde iri adımlarla öne geçmiştir. Bence de öyledir… Şu üç yılda harika pankartlar çıkardık. Bunda tüm Turbeyler’in, bayrağı her alıp devredenin büyük emeği olmuştur.

Kültür

Tribün bir kültürdür, tüm aynılığına rağmen. Bir farklılık varsa işte o “Kültür” dediğimiz mefhumun içinde saklıdır. Kültür dediğimiz “Tarz”dır. Bir “Bakış”tır. Bu da zamanla elde edilebilecek bir kazançtır. Hatalar yaparak, ama bu hatalardan dersler çıkararak; iyi, kalıcı, örnek içleri daha çok yaparak, yapılanların üzerine çıkarak, sağlıklı bir organizmayı var ederek ve kulübü yani kurumsallaşmış o yapıyı en çok severek, nasıl bir nitelikte olursa olsun takımı severek, genel tribününün uyumuyla oluşur o kültür. Zaman ister evet ve bizim hatırı sayılır bir birikimimiz vardır ki bu da gelişmeyi hızlandıracak olan bir unsurdur (hatta belirttiğimiz gibi de hızlı bir gelişmeye zaten girilmiştir).

Turbeyler

Bu aşamada en çok iş TURBEYLER’e düşmektedir. Kaptan kimliğiyle tüm tribüne yön verecek bir yapıyı daha da geliştirmek zorundadır. Bu “zorunda’lık” bir aşkın tezahürüdür. Sorumluluktur. Adanaspor tutkusunun “sorumluluğudur”.

Kanımca yeni sezonun stratejisi, bu anlamda biz an önce belirlenmelidir, kazanımları kaybetmeden, olana ekleyerek. Vira Turbey…

Yazar: Editor
2009-05-22 08:47:48

Mesele Tamamen Maddi

http://www.tapingfortheblind.org/images/moneytree.JPG

Sorunumuz gündemde. Bu anlamda açıklamalar üst üste geliyor. Önce Adana Valisi Sayın Atış, taraftar kendini affettirmek için yürüsün, dedi, yürüyüş için izin verilebileceğini ima etti.

Ertesi gün Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Durak aynen şöyle dedi:

“Eğer böylesine değerli bir kulüp başkanı küstürülüyor (biz burada “küstürenleri” taraftar değil, belli bir maddi gücü olmasına rağmen Adanaspor’a kayıtsız kalan Adanalı iş çevreleri olarak algılıyoruz, ki doğru bir algıdır bu) ve nice emeklerle bugünlere getirdiği Adanaspor Kulübü Başkanlığı'ndan istifa etme noktasına getiriliyorsa burada bir sorun var demektir. Adanaspor'u Akgül'den daha iyi idare edeceğini, daha çok para harcayacağını ve daha başarılı noktalara getireceğini iddia edenler varsa buyursunlar projelerini ortaya koysunlar. Akgül'ün Adanaspor için yaptıkları ve başarıları ortada, kimse bunu inkâr edemez. Dolayısıyla görevini sürdürmesini ve başarılarına kaldığı yerden devam etmesini arzu ediyorum.”

Sayın Şevki Adalı da “Yapılacak her yardım Adanaspor’u başarıya götürecektir. Aytaç Durak’ çok iş düşüyor. Adanalı, Durak’ın arkasında durdu. Bu saatten sonra durak da Adanaspor’a katkı koymalı.” dedi.

______________________________

Sayın Valimiz bence olaya biraz romantik yaklaşmış tüm iyi niyetiyle. Ama sonraki iki açıklama aslında durumu biraz daha netleştiriyor. Netlik şudur: Bayram Akgül’ün gitme isteğinin ardındaki temel neden -güçlü bir oranla- maddi desteksizliktir. Taraftar işin üstesinden gelinebilecek bir sorununu oluşturmaktadır.

5 kişilik bir evin bırakın sosyal hayatını mutfağını bile çevirmenin tam bir mesele olduğu günümüz koşullarında; beklentileri yüksek bir camianın futbol takımını idare etmek, bin bir olumsuzlukla mücadele ederek üstelik, her babayiğidin harcı değildir.

Sorunların yüzde 99’u “maddi”dir, “hissi” değildir. Bizler de taraftar olarak ilk fırsatta, sadece konuşarak değil, ne olursa olsun birer “kombine” alarak bu maddi problemin çözümüne küçük de olsa bir katkı sağlamak zorundayız…

_______________________________

Not:

Ankara’daki Kasımpaşa-KSK şampiyonluk maçında çıkan olaylar üzerine Karşıyaka 5, Kasımpaşa 1 maç “seyircisiz oynama” cezası aldı.

Yazar: Editor
2009-05-20 08:40:31

Direkleri Geçemedik

(Tribün deyimlerine kaldığımız yerden devam edelim.)

Bir tür “kadere sitem”dir.

Filmin bu sahnesinde futbolcu masumdur, hatta mağdurdur. Esas oğlan değilse de iyi adamdır. Bu anlamda bir Ahmet Mekin’dir, Süleyman Turan’dır, Yılmaz Köksal’dır…

http://www.turksinemasi.com/images/portre/erol_tas.jpg

Mevzuumuza dönersek, futbolcu gol için her şeyi yapmıştır, lakin direkler orada birer kötü adam olarak dikilmiştir; misalen Nuri Alço’dur, Erol Taş’tır, Önder Somer’dir: )) ki onlar mutluluğumuza engeldir. Gol sevinciyle kavuşmaya mani olanlardır. Gol ile taraftar arasındaki karaçalıdır. Sevgililer, futbolun en güzel meyvesinden, sevinçlerin sevincinden, gol sevincinden o zalim direkler yüzünden mahrum kalmaktadır.

Öyle bir şey…

_____________________

  • Futbola dair olumlu her adım atılmıştır.
  • Pas organizasyonları yapılmıştır.
  • Şutlar atılmıştır.
  • Kaleci de saf dışı bırakılmıştır.
  • Geriye bir filelerin havalanması kalmıştır. Ama direkler kaleyi kapatmıştır, adeta çaplarını genişletip…
  • Kendileri birer savunma hattına dönüşmüştür.

Neylersin,

Bu maçta rakibi, olumsuz saha koşullarını, sıcağı, soğuğu, hatta hakemi aştık ama işte direkleri geçemedik…

Yazar: Editor
2009-05-18 19:28:20

Koltuk, Taraftar ve Namludaki Mermi

http://ul.gcg.me/files/2009-05/aykk.jpg

Tribünlerin koltuklanması aslında iyi gelmedi taraftara; Köroğlu misali “tüfek icat oldu mertlik bozuldu.”.

Öfkenin sınırında, eline koltuğu geçiren sahaya yolcu ediyor. Eskiden öyle miydi, diyeyim ben de “nerede o eski bayramlar” kıvamında… Ayakkabı atılırdı, şemsiye atılırdı, bozuk para, çakmak atılırdı, su şişesi, sonraları modası geçmiş cep telefonları atılırdı (özellikle ayakkabılar top toplayıcı çocuklar tarafından tribüne iade edilirdi). Bunlar yine de atılıyor, ama ilgi koltukta… Bir de atılan diğer nesnelerin maliyeti direkt bize yansıyor, koltuk öyle mi? Dedim ya “mertlik bozuldu”.

_______________________

Peki, son tahlilde taraftar ne yapar? Polis gaz bombasıyla hitap ederken, copla, tekmeyle… Taraftar elinde hiçbir şey kalmadığında, o anda namluya kendini sürer ve sahaya atar.

Bu da bir tür “koruculuk” değil midir? Takımını koruduğunu zanneden bir gönüllü hizmet… Ama bu gerçekten gönüllü hizmet, parasız, safi yürek…

Bu tür “eylemler” her tür tribünde oluyor. En yücesinden, en küçüğüne kadar… Galatasaray tribünlerinde de görülüyor, Van’da da, Adana’da da, Karşıyaka’da da… Diğer ülkelerde de…

Bu meselenin çözümü ulusal, hatta evrensel boyutta aranmalı. Çözümün nasıl olacağını Faik Gürses gibi futbol kanaat önderleri(!) düşünsün, ama insani düzeyde bir çözüm düşünülsün (Gerçi onların formülü hazır; fakirler TV’den izlesin – o da nasıl olacaksa-, tribüne elit, zengin taraftar gitsin, bakın bakim olay çıkıyor mu? Oysa tuzu kuruların daha rahat olay çıkardığı geçmişteki olaylarla sabitlenmiştir)

_______________________

Fakat her şeyden önce takımlar ve taraftarlar sahada her anlamda “eşit koşullarda” mücadele ettiğine inandırılmalı. Sonra da taraftar, gerçekten sadece takımını, o formayı sevdiğine, kişisel bir hırsla, ille de başarıya sevdalanmadığına kendini inandırmalı.

Yoksa tribünlerde mertlik iyiden iyiye bozulacak ve kıyamet o zaman kopacak…

Vaziyet ne kadar rezilce olursa olsun,koltukları oturmak için kullanıp ayakkabıları da Bush'lara saklayıp sahaya sadece  “konfeti” atalım, diye bitireyim.

Yazar: Editor
2009-05-14 22:15:04

“Gidip de Dönmemek, Dönüp de Görmemek Var” Olmasın

Sayın Bayram Akgül;

  • Kesin kararla gidiyorum, dediniz. Ama bu gidişi Adanaspor taraftarının istemediğini biliniz. Taraftarın, onun bir anlık karar olması ve bir kapının hep açık kalması beklentisi içinde olduğunu unutmayınız.
  • Sizin için “blöf yapıyor” diyenlerin tuzağına düşmeyiniz. Onlar Adanasporlu olmadıkları gibi, bu takımın sizinle yol almasına tahammül edemeyen bir mesafededir bu camiaya. İtibar etmeyiniz o cenaha.
  • Düşünüp taşınıp dönmek bir zayıflık değildir, itibar kaybı değildir, tükürdüğünü yalama değildir.
  • Yeni bir kaosun acısını bize, bu durumdan keyiflenenlere o hazzı yaşatmayın. (Bu sözlerimiz kimi gazete yazarlarına, Adana'da sizin varlığınızdan rahatsızlık duyanlaradır.) Büyük bir camiayız, dolayısıyla acı, tatlı, enteresan olaylarla daha çok karşılaşacağız. Her olumsuzlukta bir tecrübe kazanacağız.
  • Eleştirileri sükûnetle karşılayınız ve gerçek taraftar her bir sözcüğünü en içten duygularıyla yazmaktadır, içlerindeki sadece ve sadece Adanaspor hesabıyla bunu yapmaktadır. Arada meramını anlatamama da mevzuubahisse hoş görünüz. Kısa bir dönemde yoğun bir duygu karmaşasında her insan sonunda, hay Allah, diyebileceği sözler sarf etmiş olabilir. İnsanın olağan halleridir. Yeniden bir araya gelmek bu aşamada bir ilkesizlik değildir.
  • Bunlar, çaresiz kaldık, aman size sarıldık, mesajı değildir. Kesin gidişinizden sonra iyi kötü birileri çıkacaktır veya çıkmayacak, en kötüye gidiş olacaktır. Bunlar sonraki konular. Ama güzel günler görmeye devam edecek olan Adanaspor’un, taraftar hissiyatında, bunu sizinle yapma arzusudur öne çıkan, yine o en samimi vefa’dır.
  • Bayram Akgül ve Adanaspor’un kimyası tam olarak örtüşmüştür. Biz bize benzemekteyiz gayri ; “aykırılıkta”, dostlukta, öfkede ve hatırda. Biz kaderleri ve kederleri ortak insanlarız. Hepimiz gemileri yakacak kadar hiddetliyiz. Evet, pire için yorgan yakarız. En büyük tutkuları, sevdaları, hayatları geride bırakır da dönüp bakmayız. (Ahmet Kaya’nın dediği gibi) Ezdirmem sana kendimi, gövdemi yakar giderim, diyebilecek yüreğe sahibiz hepimiz, aynı sözleri korkmadan söyleriz, her bir Adanasporlu olarak, siz de biz de…
  • Sözün özü, Adanaspor Bayram Akgül’e, Bayram Akgül Adanaspor’a göredir, tam uymuştur. Bakın, mecburdur, demiyorum. Tabiatımız aynıdır. Anladınız: ))
  • Bir latifeyle bağlayalım lafın sonunu: Aziz Yıldırım 2 kere gitmiş 3 kere gelmiştir. Bir şey kaybetmemiştir. Daha da güçlenmiştir. Bunu geçelim, Süleyman Demirel, 9 kere gitmiş 10 kere gelmiştir. Sonunda cumhurbaşkanı olarak gelmiştir: ))
  • Yine söylüyoruz, bu büyük davaya devam etmek bir tercih değildir artık.
  • Nazım Hikmet’in üç dizesiyle bitirelim:

İşte böyle Laz İsmail,

Mesele esir düşmekte değil,

teslim olmamakta bütün mesele”

Sevgiler... Nokta...

Yazar: Editor
2009-05-13 20:31:57

Hocalar Üzerine

Malumumuz, 5 hoca ile çalıştık. İlk yarı 4 ikinci yarı 1... Kısa bir değerlendirme yapalım:

  1. İlk hoca hem takımı kurmuş hem de iki maçta sıfır çekmiştir.
  2. İkinci hoca alt yapıdan gelmiştir ve 7 puan almıştır, üstelik eldeki kadroyla devam etmiştir.
  3. Üçüncü hoca da mutfaktakiyle idare etmiştir. 4 puanla tamamlamıştır dönemini.
  4. 4. hoca da aynı kadroyla devam etmiştir yola ve 9 puan almıştır.
  5. Toplam 17 maçta olmuştur bunlar. Sonuç 20 puan.
  6. Buna göre ikinci yarıda 17 maça çıkan son hocanın çok daha fazla hareket alanı olmuştur.
  7. Üstelik devre arasında istediği veya istediğine yakın takviyesini de yaptırmıştır (yanılmıyorsan 6–7 futbolcu).
  8. 28 puan almıştır.
  9. Hocaları çıktıkları maç sayısı ve bu maçlarda aldıkları puanların oransal karşılaştırmasıyla ve koşullar itibariyle değerlendirecek olursak kim başarılıdır?
  10. Son hocamız “küme düşme korkusundaki bir takımı alıp play off iddiasıyla 8. bitirdim, başarılıyım,” diyecektir. (Zaten biz bu yazıyı kaleme aldıktan sonra, hoca tarafından yapılan açıklama da bu yoldaydı, ikinci yarının en başarılı takımı Adanaspor demiştir.)
  11. Tüm ayrıntılar hesaba dâhil edilince 2. yarıda alınan o 28 puan Adanaspor için bir başarı mıdır? Cevaplar tartışmaya açıktır.
  12. Bu yazı da dileriz olağan gündemimize dönmemizin başlangıcı olur. Vira Adanaspor.
Yazar: Editor
2009-05-12 17:42:37

Başkan Bayram Akgül’ün Kanal A’daki telefon görüşmesinin metnidir:

 

http://ul.gcg.me/files/2009-05/__nk_029.jpg

 

SORU: Basın bildirinizden bu yana kararınızda bir değişiklik var mı, blöf yaptığınız iddia ediliyor...
'Kararımda herhangi bir değişiklik yok. Aynı şekilde devam ediyor. Ben zaten basın bildirisiyle bu mesajı vermeye çalışmıştım. O günden bu güne takip ediyoruz, takip eden arkadaşlarımız bize not olarak getiriyorlar. Bazı yazar arkadaşlarımız blöf yaptığımı söylüyorlar, ben hayatım boyunca blöf yapmadım. Ayrıca bazı söylemler de kulağımıza geliyor. Bunlar çok hoş olmayan şeyler. Bazı taraftarların sitesinde güzel de, çirkin şeyler de var. Adanaspor taraftarıyla ilgili o gün yaptığım açıklamayı bazı kesimler anladılar ama bizi de kamuoyuna yanlış tanıtmak için açılımlar yapıyorlar. Kamuoyuyla paylaştığım çok netti. 'Sahipsiz Adana diye bağırmamız sana değildi' diyorlar, doğrudur. Ben zaten o anlamda bir şey söylemedim. Adana’nın sahipsizliği anlamında da bir şey söylemedim. Her platformda bunu dile getirdik zaten. Adana'da bize sadece Aytaç Bey yardım ediyor. Sahipsiz Adana diye bağırıyorsunuz buraya kadar tamam ama size sahip çıkana sizin sahip çıkmanız gerekirken, daha fazla sahip çıkana zarar veriyorsunuz anlamındaydı. Bunu bazı kesimler farklı yerlere çekmeye çalışıyorlar. Ona da üzüldüm. "
SORU: Şu ana kadar size destek olan kim var?
"Adanaspor bir marka. Markanın da yok olup gitmesine izin vermeyeceklerdir. Muhakkak bu bayrak yarışında bu bayrağı alıp birileri daha iyi ileriye taşıyacaktır. Ben sadece olmayacağımı söyledim. Hep konuşuldu. Bayram Akgül'ün takımı halkın takımı değil denildi. Adanaspor halkın takımı, şehrin takımı. Her defasında söyledim. Adana’nın ve Adanasporluların takımı. Bunu izah edemedik. Şimdi aynı şekilde halkın takımı buyurun dedik, daha fazla götüremeyeceğimi dile getirdim. Bazı yorumları okuyoruz. Çirkin yazılar, yorumlar var. Blöf yaptığımı ve Adana halkının desteğini arkama almak için böyle davrandığım söyleniyor. Böyle bir şey yok. Beni tanıyanlar 3 senedir blöf yapmadığımı tanır ve anlarlar. Bizim geldiğimiz günden beri arkamızda kimin olduğu, kimlerin olmadığı da belli. Aytaç Bey sağ olsun tesisleri yaptı, Adanaspor'un geleceğiyle ilgili çok büyük bir adım atıldı. Adanaspor ve Adana gençliği adına. Durak'ın yaptığı destek de ortada... Onun haricinde kimse destek çıkmadı. "
SORU: Olayların tamamını Adanaspor taraftarına mal ettiğiniz doğru mu?

"Taraftarım benim arkamda. Ben bir tek taraftara güveniyorum. Her platformda, televizyonlarda söyledim. Birkaç kişinin yaptığını tüm Adanaspor taraftarına mal ettiğim gibi dile getiriliyor... Öyle bir şey olmaz. Tüm Adanaspor taraftarına mal etmem. Haddim değildir. Adanaspor taraftarını seviyorum ve saygı duyuyorum. Ama başka yerlere çekildi... Taraftarı kamuoyunun önüne attığım söylendi, öyle bir şey yapmadım, hiçbir taraftar grubundan bahsetmedim, bunu yapan insanlar belli 3–5 kişidir, çapulcudur dedim. 3 senedir söylüyorum, bu 3–5 kişiyle maalesef baş edemedik. Ama muhakkak edeceklerdir, birileri de çıkacaktır. Farklı şekilde mücadele ettik ama onlar farklı şekilde bizden çıkarıyorlar. Sahada olay çıkararak, meşale yakarak, sahaya girerek takıma ceza verdirerek çıkarıyorlar. "
SORU: Dernek ile Şirket arasındaki farkı anlatabildiniz mi?
"Bundan sonraki süreci göreceğiz. Adanaspor'a kimler sahip çıkacak. Zaman her şeyin ilacı olacak... Dernek ile şirket kulübün arasındaki farkı anlatmıştım. Aslında bir farkı yok. Dernek statüsündeki bir kulüp yöneticisi harcadığı parayı giderken temlik koyup gidiyor. Biz de şirket olarak bırakacağız, çıkacak arkadaşların önüne bilânçoları koyacağız. Kulübün resmi anlamda SSK, maliye, futbolcu alacağı yok. İlelebet bu kulüpte başkan veya yönetici olarak kalma niyetimiz yok. Adanaspor'a kim gelip destek olursa onu başımızın üzerinde taşırız. "
SORU: Şevki Adalı dönmeniz için ricacı olacak, Turbeyler Grubunun da açlık grevi başlatmasını nasıl buluyorsunuz?
"Adanaspor büyük bir camia... Şevki Bey’in duygu ve düşünceleri için teşekkür ediyorum. Geldiğimiz günden beri en büyük destekçimiz oldu. Adanaspor'un yanında oldu. Şu aşamada pek düşünmüyorum. İkinci konu Turbeylerin açlık grevi Adanaspor camiasına yakışmıyor. İzledikleri yol doğru değil. Neden doğru değil. Bunlar artık eskide kaldı. Bence açlık grevine gitmek çok doğru bir yol değil, hem camiamızı küçük düşürüyoruz hem de Türkiye çapında yanlış anlaşılacağız. Sevgili arkadaşlarımın bana gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür ediyorum ancak bir an önce bırakmalarını istiyorum."
SORU: Şu ana kadar resmi bir teklif aldınız mı, almadıysanız ikna olacak mısınız bunlar olmazsa kulübün geleceği ne olacak?
"Bayram Akgül'ün olmadığı yerde muhakkak birileri çıkacaktır. Şu ana kadar hiç kimseden resmi bir teklif almadım. Sadece futbolcularımız ve taraftarımız arıyor ve bizi bırakma diyorlar. Herhangi bir teklif yok. Birilerinin çıkması halinde kulübün devri söz konusu. Şu an geri dönmeyi düşünmüyorum. Bu şartlarda Adanaspor benim almadan önceki durumumuza gider, kulüp kapanır. Bu süreçte transfer yapmayarak, oyuncuları serbest bırakarak başlar. Emeğimize tabii ki yazık olacak. Evde çocuklarım bile bana tepki gösteriyorlar. Ama yapacak bir şey yok. Yaşadığımız her şeyi hep beraber yaşadık, tek başıma yaşamadım bana hak vermenizi istiyorum. Devir için bir meblağ veya bir şey düşünmedik. Adana'dan birileri sahip çıkacaktır. Ben sahip çıkacak diye düşünüyorum. Birinin çıkmayacağını hiç düşünmedim. Benim açımdan şu an için geri dönüş söz konusu değil... Adanaspor taraftarı merak etmesin sevgi ve saygılarımı sunuyorum. İnşallah birileri çıkıp destek olacaktır, en kötü dönemde bile birileri çıkıp sahip çıkmıştır. İnşallah gelecek arkadaşlar Adanaspor'u layık olduğu yere getirecektir"
SORU: Tek sebep Altay maçında yaşanan olaylar mı?
"O olay bardağı taşırdı, hem bu kadar yalnız kalıp destek almamak (Aytaç Bey haricinde) hakikaten taraftar benim yalnız olduğumu ve tek başıma mücadele ettiğimi biliyor, inanılmaz cezalar ödedik. Geçen sene keza aynı. Benim arkamda bir tek taraftar vardı, sahaya bir şey atmamaları için rica ettim, tabii ki bunun tamamını tüm Adanasporlulara söylemiyorum. Orada bu işi ateşleyen 3–5 kişiden bahsediyorum. Son dakika yenen golde bizde acısını yaşadık. Bir senenin emeği var, hem maddi hem manevi. Futbolda her şey var. İlk yarı puanları toplasak farklı olurdu, ama geriye dönüp bakamayız. 94.dakikada talihsiz gol yedik, yenmeyecek bir gol yedik ama orada böyle tepki koymamalıydık. 1400 tane koltuk kırılması inanılmaz beni yaraladı. Hem yalnız olup da yalnız bırakıldıktan sonra taraftarın da bunu biliyor olup da bu kadar koltuğu kırıyor olması beni inanılmaz zedeledi. Her zaman arkamda nefeslerini hissettiğim büyük Adanaspor taraftarına mal etmiyorum ama 1400 tane koltuk nasıl kırılır. Kararımda bu olaylar çok etkili oldu. "

Yazar: Editor
2009-05-10 16:16:00

Malum olaylar hepimizin canını sıktı. Ama asıl can sıkıntısı işin bu kadar büyümesi-büyütülmesidir. Sonuçta çok çok basit bir adli oyladır bu. Sorumlular, cezai işleme tabi tutulur olur biter.

Trajik bir durum da yok ortada. Hata komik anlar vardı: Bir taraftar bir hakemi kovaladı. O sahne, evet, sadece komikti. Ne kaçanın yakalanmaya, ne de kovalayanın yakalamaya niyeti vardı. Öyle bir sahneydi. Sonra sekiz on koltuk, elimizde fotoğraflar var: ))

Yapılanları savunmuyor veya aklamıyorum. Baştan söylemiştim kötü bir fotoğraf verdi diye. Babasını tanımayan medyaya da bazı fırsat kollayan kesimlere de bizi linç etmeleri için ellerine koz verdik. Falan filan… Ötesinde son derece sıradan bir futbol halidir. Çok olağandır. Her yerde karşınıza çıkar. Her an karşınızı çıkar. Kitlesel her karşılaşmada karşınıza çıkar. Olmasın, ama daha kötüleri bile karşınıza çıkar.

Bunun için kimselere kızmaya, küsmeye, hedeflerden ve ideallerden vazgeçmeye, sitem etmeye, tam mevzi sipere, kendini savunma gayretinde olmaya gerek yok.

Sevgili Alper araştırdı aşağıdaki bağlantıları. Siz de bir bakın isterseniz neler olmuş. Yüzlerce konu bulduk örnekler için. Birkaçını görün.

Yani, abartmayalım lütfen. Hadi, yeni sezonun havasına girelim artık. Transfer dedikoduları vs…

Alın size 50 örnek, tek tek tıklayınız:

1) taraftar ve güvenlik mücadelesi

2) çimlerde

3) taraftarın sahadaki sevinci

4) kırık koltuk meselesi

5) okuyun

6) sivri burun, uçan tekme

7) alın size terör

8) futbol dinamiktir

9) şişe yağmuru

10) ayıp oluyor ama

11) taraftar "koltuksevdasında" değildir

12) dağılın ulan

13) tutmayın beni

14) öyle olmaz böyle olur

15) koltuk geliyor ama

16) ille de bunu mu istiyorsunuz

17) oluyor öyle vakalar

18) ne istersiniz şu koltuklardan bre

19) okuyunuz muhimmat listesini

20) eldeki tek silahtır o koltuk

21) terör mü dediniz

22) yakalarsam

23) ama burası tribün değil, demeyin

24) ne oluyor lan orada

25) gooool

26) vay anam vay

27) oluyor işte

28) şöyle bir koltuk versek

29) niyet ne, anlamadım

30) koca koca adamlar

31) al sana

32) okuyun okuyun

33) ne kalmış ki geriye

34) muhabirimiz ispanya'dan bildiriyor

35) susamıştır diye

36) bu taraftar için saldırın

37) bu olmasın

38) abi, deneme sınavına girecektik

39) sıradan bir haber daha

40) yasaklanmak üzerine

41) silahlanmak üzerine

42) aşar gelir

43) yaa

44) sigarasız dövüşmem abi

45) yangın var

46) eric cantona! 

47) dokunma 

48) bir tür savaş

49) alın o zaman

50) yetmez mi bu örnekler

Bu da Adana Altay maçından, o kovalamaca sahnesinin bir karesi. Canım, sen de biraz delikanlı ol kaçma: )) Şaka bir yana, bir daha böyle hallerin yaşanmaması dileğiyle...

http://ul.gcg.me/files/2009-05/adana_altay_133.jpg
 
Not:
Sezonu Samsun beraberliğiyle kapattık. Golümüz Fevzi'den geldi. Her bir güzelliğin için teşekkürler Adanaspor.
Yazar: Editor
2009-05-09 12:41:41
http://ul.gcg.me/files/2009-05/trnc.jpeg
 

Hakan Savlı...

Kaplanpenche olarak Hakan Savlı’ya apayrı bir sevgi duyarız. Onun, şiirimizdeki yeri kalbimizdeki yeriyle aynıdır. Sağlamdır yani: ))

Bu duygularımızı anlamak için okuyunuz:

Unutulmuş Çocukluk Eskizleri, Köpükler, Sanşo Panzha’nın Ölümü, Go Dersleri, Yalnızca Müzik İçin

Blogumuzun “sol kroşe” ve “hariçten gazel” sütunlarında birer şiirini görmüşsünüzdür. Oralara “reklâm” yerine bu şiirleri “almak” ne güzeldir: ))

 

Şimdi Hakan Savlı’nın yeni bir şiir kitabı çıktı.

Adı da evet, “TURUNCU”…

Zaten seviyor, okuyorduk… Devam edeceğiz…

 

Şöyle bir açıklama “TURUNCU” için:

A. Adnan Azar’dan;

“Hakan Savlı'nın şiiri,
bildiğimiz, daima değdiğimiz şiiri yeniden bulmak, bilmek
almak için var.
Yeniden başlayanlar için de var.
Ben burada sayarken kaldırım taşları kaç tane,
Hakan Savlı orada, şehir uğultuları içinden
ve bilmeden yağmurun da dinlenebileceğini,
şeyler'i ve tabula rasa'yı

şiir ediyor.
Birden fazla kalbi olanlar,
gidenler,
giderken unutulmamayı bırakanlar ve
caz meselleri için.
Hiç kimse için de ama.
Kır'a, bahçe çitine, çengele ve çanlara dokunsun için de.

Hakan Savlı.
Çok ve hem mütemadiyen…”

Yazar: Editor
2009-05-07 17:11:10
http://ul.gcg.me/files/2009-05/adana_altay_061.jpg

Adanaspor Ailesinin Bilgisine
 

  1. 3 Mayıs 2009 Pazar günü oynanan Adanaspor-Altay maçında yaşanan olayları ve akabinde bir kaç gündür ulusal ve yerel basında çıkan haberleri ve yapılan açıklamaları üzüntüyle takip etmekteyiz.
  2. Hatırlanacağı üzere maç içerisinde hakemlerin göstermiş olduğu yanlı tutum, yüksek olan atmosferi daha da arttırmış ve istenmeyen olaylar yaşanmıştır. Maçta yaşanan bu olayları tasvip etmek mümkün değildir. Hakemlerin göstermiş olduğu bu yanlı tutuma verilecek tepkiler daha demokratik koşullar altında ve şiddetten uzak, kulüp menfaatlerine zarar vermeyecek bir şekilde gösterilmeliydi.
  3. Yaşanan olaylar ve akabinde basında yer alan açıklamalar da Adanaspor taraftarları ciddi bir şekilde suçlanmaktadır. Bir grup kendini bilmez insanların ateşlediği bu olayların bizlerle hiç bir ilgisi bulunmamaktadır.
  4. Turbeyler, Adanaspor tribünlerinin aktif tek grup ve derneğidir. Maçtan önce yaptığımız grup toplantımızda, “Maç hangi skorla biterse bitsin, futbolcularımızı, teknik heyetimizi, yönetimimizi ve başkanımızı sevgi gösterileriyle bağrımıza basacağımızın ve statta yaşanabilecek herhangi bir olayda, sükûnetimizi koruyacağımızın” kararını almıştık.
  5. Maçı statta takip edenler ve TV kanalları ile internet sitelerinden olay görüntülerini izleyenler görecektirler ki, grubumuza ayrılan bölümde herhangi bir taşkınlık olmamıştır. Stat içerisindeki olayların daha da artması üzerine olaylara taraf olmamak adına tüm dernek ve grup üyelerimizle beraber stadı terk ettik. Maç içerisinde olumsuz bir tezahüratta bulunmadığımız gibi, herhangi bir olaya sebebiyet verecek taşkınlıklar içerisinde de bulunmadık.
  6. Stat içerisinde ki olayların ve tahriklerin nerden-nasıl başladığını tüm Adana kamuoyu görmüştür. Görüntüler her şeyi net bir şekilde özetlemektedir. Bizleri asıl üzüntüye boğan durum ise, bu olayları başlatıp sahaya atlayanları hem kınayıp, hem de destek vererek alacakları cezayı ödemeyi DÜŞÜNEN'leri şiddetle ve öfkeyle kınıyoruz.
  7. Adanaspor tribünlerinin aktif olan tek bir dernek ve grubu vardır; bu da TURBEYLER'dir. Tansiyonu yüksek bu 90 dakikada ise hiç bir olaya karışmamıştır.
  8. Hiç bir şekilde olaylara müdahil olmayan grubumuzu ve derneğimizi lav etmemizi isteyen zihniyeti de anlamakta zorluk çekiyoruz ve bazı kesimlerin HADDİNİ aşan yazılar yazdığını açıkça belirtmek istiyoruz. Bu grubu lav etmeye kimsenin gücü yetmez. Herkesi yazdıkları yazılar konusunda birkaç kez daha düşünmeye davet ediyoruz.
  9. Pazar günü yaşanan tüm bu çirkinliklerden sonra Pazartesi günü Kulüp Başkanımız Bayram Akgül'ün istifa haberini duymak bizleri derin bir üzüntüye boğmuştur. Adanaspor'u kapanma aşamasından alıp Süper Lig'in kapısına getiren ve görevde bulunduğu 3 yıllık süre içerisinde inanılmaz başarılara imza atarken, ailesinden ve işlerinden fedakârlıklar göstererek, taraflı-tarafsız tüm spor kamuoyunun takdirini kazanan Sevgili Başkanımız Bayram Akgül'ün, bu kararından dönmesini ve Süper Lig yürüyüşümüze kaldığımız yerden devam edeceğimizi bizlerle paylaşmasını sabırsızlıkla bekliyoruz.
  10.  Büyük Başkanımız Bayram Akgül'ün bu kulübü hangi zorluklar altında yaşattığını ve bugünkü seviyeye getirdiğini tüm Adanaspor camiası çok iyi bilmektedir.
  11. Bu camiaya sözün var Başkan. Süper Lig'i göreceğiz biz seninle. Avrupa'lara yürüyeceğiz. Bu kadar çabuk pes etme. Görülecek çok güneşli günlerimiz var. Turuncu doğan güneşimizi karanlıklardan sen ve arkadaşların çıkarttı. Yeniden bizleri karanlıklarda, yalnız bırakma!
    __________________________
    Camia dışından yapılan bazı açıklamalara ise bir cümle ile cevap vermek istiyoruz.

    ''Böyle fedakâr bir kulüp başkanına sahip olan Adanaspor, taraftar açısından aynı şansa sahipTİR''

    Turbeyler Grubu adına,
    Mutlu Şenyürek.

    __________________________
    GELİN BİRLİK OLALIM AKGÜL’ÜN BIRAKMASINA ENGEL OLALIM.
Yazar: Editor
2009-05-05 19:07:23

Aytaç Durak’tanYazılı Açıklama


''Kapanma tehlikesi ile karşı karşıya olan takımı nereden nereye getirmiştir. Bu kolay bir iş değildir. Böyle fedakâr bir kulüp başkanına sahip olan Adanaspor, taraftar açısından aynı şansa sahip değil. Taraftarın görevi takımını sadece olumlu yönde motive etmektir. Adanaspor-Altay maçında hakeme küfreden, TFF ve yöneticilere hakaret eden kendini bilmez bir grup taraftar. Maçtan sonra da olay çıkartmıştır. Hem takımına, hem de koltukları kırarak stadyuma zarar vermiştir. Olaylar nedeniyle hem kulübün sahası kapanacak, hem de para cezası gelecek.
5 Ocak stadında meydana gelen olaylardan kendini bilmez taraftarlar sorumludur. Akgül giderse, kulübü siz mi yöneteceksiniz? Akgül gibi bir başkanı küstürmekle Adanaspor'a ne kadar zarar verdiğinizin farkında mısınız?''

Cevap:

  1. Koca Adana’nın neredeyse çeyrek asırlık belediye başkanısınız, bir yazılı açıklamada ancak bu kadar mı sağduyulu olabildiniz?
  2. “Kendini bilmek”ten bahsetmeyiniz, siz ki her seçimde ayrı bir yerde dans etmiş, "seçimi şaibeli" bir başkansınız (sonuncusunu Başbakan diyor). Bu yüzden kimselere ahlak dersi vermeyiniz.
  3. Adanaspor’un nereden nereye geldiğinin yeterince farkındayız.
  4. Vefa duygumuz sonsuzdur. Yapılan iyi şeyleri unutmayız.
  5. Kimse bize taraftarlık dersi vermesin.
  6. Durup durup aynı şeyi söylemeyin, kapanmanın acısını en çok bu taraftar çekmiştir.
  7. Adanaspor taraftarının hiç kimseyle köprüleri atmak gibi bir derdi yoktur, ama…
  8. Adana’da yaşananlar Türkiye’de bir ilk midir ki bu kadar abarttınız, yoksa başka bir hesabınız var da fırsatı ganimet mi bildiniz.
  9. Madem kendini bilmez birkaç taraftardır söz konusu olan, bu “genellemenin” anlamı ne?
  10. Ülkedeki ve dünyadaki futbolun herhangi bir tribündeki macerası bilmediğiniz bir şey mi? Ne oldu futbolun gerçekleriyle henüz mü yüz yüze geldiniz.
  11. Hakemlere ve TFF’ ye ilk küfürler mi bunlar? Bakınız süper lig, bakınız üç büyükler… Diğerlerini saymıyorum bile.
  12. Yazılı açıklama bu, oturup düşünüp yazmışsınızdır. Bu cümlenin ne demek olduğunu iyice açıklarsanız seviniriz: “Böyle fedakâr bir kulüp başkanına sahip olan Adanaspor, “taraftar açısından” aynı şansa sahip değil.”… “Taraftar açısından aynı şansa sahip olmamak” ne?
  13. Şunu ille de söyletmeyin insana; Sayın Başkan "işin sadece parayla çözülmediğini" onca trilyondan sonra en iyi siz bilmelisiniz. üç nokta.
  14. Adanaspor Taraftarının kulüp yönetmek gibi bir derdi yok.
  15. Taraftar hep başkanın yanında olmuştur. Ona sitem bile etmemiştir, “bilet mevzusu dışında” hiç sızlanmamıştır. Her olayda onun arkasında olmuştur; araştırmadan, bilmeden de sorgusuz sualsiz başkanını hep haklı görmüş sadece ona inanmıştır. O olaylarda da sadece takımının menfaatlerinin, emeğinin derdinde olmuştur, yöntem her ne kadar yanlış olsa da…
  16. Evet, üç beş kişinin işidir bu. Bakın polis bile mani olamadı onlara. Oradaki herhangi bir taraftar nasıl engel olsun. Bu yüzden herkes lafını bilerek konuşsun.
  17. Adanaspor tribünlerini aklımızın eremeyeceği hesaplarınıza alet etmeyin. Küçük bir yarayı bu kadar kaşıyıp işi iyice büyütmeyin. Önce siz itidalli olun sonra bunu taraftardan bekleyin.
  18. Bir yanlışlığı savunmuyoruz burada. Ama bir “Adanasporluluğun” böyle yanlış örneklerle yıpratılma çabasına, hedef tahtası haline getirilmesine de sessiz kalmayacağız. Bu mevzu uzadığı kadar, olayın muhatabı olan ve olmak gayretkeşliği içindeki herkese gereken cevabı, gereken üslupla vereceğiz.
  19. Tüm bunları yazarken bizim Adanaspor’dan başka hesabımız yok, peki ya sizin???
  20. Her şey Adanaspor için Bu sözün bizim için anlamı derindir... Yine üç nokta.
Yazar: Editor
2009-05-03 22:22:46

"fethi serkan koçak"

http://ul.gcg.me/files/2009-05/aa.jpg

Bu başlıktaki isim Adanaspor Altay maçının hakemidir. Ve bu maçı çığırından çıkaran adamdır. Peki, insan evladı mıdır? El cevap maçı izleyenlerden gelsin. Bir maçta hakem hataları kaçınılmazdır, yeter ki art niyet olmasın. Ama bu hakeme bakınca art niyet aramamak taraftarlık açısından acizlik, marazi bir Polyannacılık olur. Bu zat kötü niyetliydi maç boyunca ve öyle de tamamladı.

Altay takım olarak yapması gereken mücadeleyi ortaya koydu. Rakibe bir tek sözümüz yok. Oyunu çirkinleştirecek hiçbir şey yapmadılar. Tribünleri de genelde iyiydi. Eğlendiler… Hatta devre arasında çalan çiftetellide öyle eğlendiler ki kapalıdan bir Adanasporlu taraftar Altaylı bir taraftarı çağırdı ve para yapıştırdı. Böyle şenlikliydi iş. Klasik ufak tefek arızaların dışında tribünler ne güzeldi. Meksika çektik, Altay da katıldı.

Ama sahada bir hakem vardı ki… Ayıp… Onun için yorum yapmak bile ayıp… Utanç verici bir düdüktü. Kelimenin tam anlamıyla sadece bir “düdüktü”…

Adanaspor tarihinde görülmemiş olaylar yaşandı. Adanaspor uzatmanın uzatmasında golü yiyince ortalık karıştı. Tribün bizce haklı bir tepkisini gösterdi. Sahaya atlayanlar, koltuklar falan filan işin sonucu ve biz biliyoruz ki hiçbir sonuç nedensiz değildir. Herkes bu sonucu maçın hakemiyle değerlendirsin.

Sabahki yazımızda ve öncesinde keyfimize bakalım diye yazmıştık. Yani bu kadar rahattık maça giderken. Ama bu zat, yani hakem keyfimizi kaçırdı. Bu sezonu şenlikle bitirmemize engel oldu. Oysa biz maç bitince takımı alkışlayacaktık doya doya, teşekkür edecektik bu sezon için.

Bizim derdimiz sadece bir başarı değildir, biz Adanaspor’u yoktan bulduk. Biz bunu fazlasıyla bilincindeyiz ve bugünkü tribün sadece şampiyonluk umuduyla dolmadı, bir teşekkür için de doluydu, hatta bu teşekkür için doluydu… Fakat o “fethi serkan koçak”… (adını onun küçük harflerle yazıyoruz)

Bu maçla çok güzel bir fotoğrafla bitecekti sezon. Yukarıda dediklerimiz doğrultusunda… Fotoğraf güzel değildi belki. Ama bunu en büyük sorumlusu o hakemdir…

Durum budur…

Maç mı? Çok güzel bir maç oldu... Harikaydı... Her anı heyecan doluydu. O adam hariç...

 

http://ul.gcg.me/files/2009-05/ja.jpg

 

Maç fotoğraları için Tıklayınız.

Yazar: Editor
2009-05-01 23:18:52

 

http://ul.gcg.me/files/2009-05/asdi_049.jpg

  • Öncelikle geçen hafta Karabük’te hiç beklemediğimiz bir yenilgiden sonra Play Off şansımızı oldukça zora soktuğumuzu belirtmek isterim..Kalan iki haftada öncelikle kayıp yaşamamamız ve Karşıyaka’nın da puanlar kaybetmesini bekleyeceğiz.

  • Bu hafta Adanaspor, iç sahada Altay’ı konuk ederken; Karşıyaka, Boluspor’u konuk edecek. Az da olsa ümitlerini son haftaya taşımak isteyen Ç.Rizespor ise Giresun deplasmanında olacak.
  • Altay, artık Play Off oynamayı garantiledi. Belki evet ilk iki şansları da az da olsa devam ediyor ama bence öyle bir şey yok! Bu saatten sonra Manisa ve Diyarbakır büyük bir hata yapmazlar. Zaten hafta sonu da her iki takıma da yarayacak olan beraberlik sonucunun Manisa’dan çıkacağını düşünüyorum. Kısacası Altay takımı kendisini Play Off’lara hazırlıyor ve güçlü bir kadroyla Play Off maçlarında yer almak için bu maçta sarı kart sınırında bulunan oyuncuları (bu oyuncular Ercan ve Yasin) temizleme yoluna gidecekler. Çok fazla maça motive olacaklarını sanmıyorum, açık oynayacaklardır. Bu da gol atma ihtimallerinin yüksek olduğu kadar gol yeme ihtimallerinin de yüksek olduğunu gösterir. Eğer ki Emre Aktaş ve Mbilla cezalı olmasaydı, kesinlikle Adana’da gollü bir mücadeleye şahit olurduk derdim ama şimdi ise bu durumdan tam emin olamıyorum. Ama Adanaspor, bu maçta bir adım önde.

İsmail Eğriparmak

Yazar: Editor
2009-04-29 19:16:39

Adanaspor Tesislerinin Açılışı

http://ul.gcg.me/files/2009-04/as.jpg

Adanaspor kulüp başkanı Bayram Akgül :''Bugün Adanaspor Türkiye'de herkesin gıpta ile bakacağı bir tesise kavuşarak kulüp olma yolunda büyük bir aşama kaydetmiştir. Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu'nun da katılacağı açılışa tüm Adana halkını bekliyoruz.'' dedi.

Bu arada, Büyükşehir belediyesinin açılışa taraftarların da katılabilmesi için belediye önünden çok sayıda otobüs kaldıracağı belirtildi.

Tesis açılışının 1Mayıs’ta yapılacağı açıklandı. Bu anlamda iki bayram söz konusu; 1 Mayıs İşçi Bayramı ve tesislerin açılışı…

Hem alanlarda, hem de bu önemli açılışta olacağız.

Yazar: Editor
2009-04-27 09:10:12
http://1.bp.blogspot.com/_gHAE_z0DfBo/SYxtKWXtYWI/AAAAAAAABjA/CKbdTdpy6sY/S220/logo%5B2%5D.JPG
Yazar: Editor
2009-04-25 20:41:30

Yolun Sonu mu?

 http://ul.gcg.gen.tr/x/0f4781b.jpg

Tarih tekerrür etmedi…

  • Adanaspor, Karabük deplasmanında aradığı galibiyeti alamayınca ilk 6 için umutlarını yok etti gibi. Gibi, diyorum, çünkü futbol mucizelere her zaman açıktır. Biz artık o “açığı” kovalayacağız.
  • Haftalardır kendi elimizle ve emekle var ettiğimiz o hayali bu hafta özellikle kötü bir ilk yarı performansıyla bitirdik noktasına getirdik.
  • Ama biz zaten haftalardır bıçak sırtında yol alıyorduk. Önceki maçların birinde alınmış olabilecek bir yenilgi haliyle ilk 6 umudumuzu çoktan tüketecekti. Meğer kopuş bu haftayaymış. Lakin insan keşke demeden edemiyor. Bu iddiamızı keşke önceki haftalarda kaybetseydik de bu maçta bu kadar üzülmeseydik.
  • Sağlık olsun, diyoruz. Daha önce de yazdığımız gibi, bize bu heyecanı yaşatan Adanaspor’umuza minnettarız.

 ___________________________

40. saniyede Onur’un topu önce kaleciden sonra direkten döndü. Devamında Emre’nin vuruşu gol oldu; ama hakem faul gerekçesiyle golü iptal etti. Bence de fauldü o an. Bu başlangıç bizi çok umutlandırdı. Böyle devam edersek galibiyet golüne ulaşırız, dedik. Sonra uygun bir pozisyonda Cem’in kafa vuruşu direği yaladı çıktı deyimin tam anlamıyla.

Karabükspor’un iki golü geldi sonra. Bu goller ilk yarıdan beklentilerimizi sıfırlamamıza yol açtı. İlk yarı biterken Mbilla bize umut olabilecek pozisyonu yakaladı ne var ki Mbilla’nın vuruşu gol olmadı.

İkinci yarıda daha etkili görünmemiz sadece bir gol getirdi. Hoş, beraberlik bile bizim işimize pek yaramayacaktı. Bizi bir sonraki haftaya ancak 3 puan taşıyacaktı. Çabalar buna yetmedi ve Adanaspor 10 hafta sonra üstelik iki gol yiyerek son iki haftaya ilk 6 umudunu körelterek girdi.

Şimdi rakiplerin puan kayıplarını bekleyeceğiz, tekrar umutlanmak için.

___________________

  • Fakat yine söyleyelim; verdiğin keyif, yaşattığın o iki şampiyonluk, bu ligdeki çaban ve sahada gördüğümüz o turuncu-beyaz forma için sana binlerce teşekkür Adanaspor ve her bir bireyi…
Not:
Maç fotoları yarın bu saatler foto-yorum'da.
Yazar: Editor
2009-04-24 10:39:13
http://ul.gcg.gen.tr/x/34dabb2.jpg
 
 

Fevzi ve Karabükspor

  • 2007–2008 sezonunda 2B’den sonra yükselme grubunda en ciddi rakibimizdi Karabükspor. Karabük’teki ilk maç 1–1 devam ederken maçın son dakikasında Alper’in ortasında galibiyeti getirmişti Fevzi’nin o golü. Dönüp baktığımızda meğer ne kadar kıymetliymiş o gol yükselme grubu şampiyonluğunda.
  • Bu maçın rövanşında takım 2–1 yenikken Fevzi beraberlik golü oluyordu o an. Sonra Cem’in golü ve 3-2’lik galibiyet.

O sezon öylece bitmişti.

  • Bu yıl, birinci ligde en zor zamanlarımızdan birinde rakip yine Karabükspor ve yine Fevzi golüyle sahne alıyor. Karabükspor gediklilerinden olan Yunus’un son saniye golüyle bu maç da 3–2 olarak kaydediliyordu.

Evet, Karabükspor’a 4. karşılaşma bu iki sezon içinde. Dileğimiz elbette tarihin tekerrür etmesidir.

Vira Adanaspor…

Yazar: Editor
2009-04-22 07:23:48
http://ul.gcg.gen.tr/x/0d2922e.jpg

Adeta bir dönüm maçında Karabük'ü yenmek her şeyden anlamlı olacaktır.

"Şampiyonluk gittiğin yoldan gelir" misali...Buzu kırıp kılavuzu alarak... Bitti zannedilen şarkıya yeni baştan hem de daha güçlü başlayarak... Çıkmaz sokaklardan aşka çıkarak... Biz bitti demeden bitirmeyerek... 

Ve En Büyük Mücadeleyi Dev Bir İdalle Başlatmak İçin...Karabük'ü yenmek...

Veya, bu sezon bize verdiğin keyif, yaşattığın her bir duygu için teşekkürler...deyip...

Yazar: Editor
2009-04-19 18:56:12
http://ul.gcg.gen.tr/x/463cb46.jpg

Böyle kareleri Adana'da portakal bahçelerinde görmek mümkün, turuncu ve beyazı, iki haliyle orada.

İşin bir başka boyutu da şu: Ağaçta kalan ürün ve  doğal olarak çiçeklenen yeni ürün... Oradaki doğanın değil bizim yaşadığımız ekonomik dram. Maddi krizin ağaçtaki hali. Çiftçinin, bahçecinin ve devamında esnafın, hasılı kelam piyasanın, ülkenin hali...

Aslında bu; fotoğrafın pastoral değil, trajik hali...

Yazar: Editor
2009-04-18 10:35:58

Adana'Malatya

Tribün dostluğunun öne çıktığı bir maç oynanacak bugün. Böyleyken tribünlerde güzel görüntüler olacak diye düşünüyoruz.

Bunun yanında can derdinde Malatyaspor, ilk 6 için bir hayli umutlu olan Adanaspor iki ayrı kutupta mücadele verecek.

Zor bir maç olacağı ortada.

Malatya geçen hafta evinde en önemli rakibi Sakaryaspor’a yenilerek bir anlamda kendi ipini çekerek umutlarını tamamen tüketti. Fakat çıkmayan can misali yine de saldıracaktır puan için. Adanaspor ise haftalardır süren çıkışını daha anlamlı bir noktaya getirmek için saldıracak.

Kanımca tribünde birlik beraberlik, sahada kazanan Adanaspor olacaktır…

http://ul.gcg.gen.tr/x/7928608.gif

Not:

Maç fotoğrafları akşam 5 – 6 arası foto-yorum’da.

Tıklayınız

Yazar: Editor
2009-04-16 11:21:12

Hatırlama / Hatırlatma

http://ul.gcg.gen.tr/x/01b0454.jpg

Bildiğimiz şeylerden bahsedelim. Söz konusu Adanaspor olunca tekrarın bir mahsuru olmuyor. Bir de hatırlamak, hatırlatmak ihtiyaç gibi bir şey oluyor.

  • 3.ligdeki (pratikte 4.lig) mücadelemiz sevinçle başlamıştı. Hiçbir beklenti olmadan çıkılmıştı sahaya. Bildiğiniz gibi, futbolun bizim için anlamsız bir spor olduğu o tek seneden sonra turuncu formayı sahada görmek şampiyonluğun kendisi olmuştu.
  • Kısa bir sürede kurulan kadro, sonu Mersin’e dayanan bir mücadeleyle birçoğu için sürpriz bir şampiyonluğa ulaştırmıştı Adanaspor’u. Aklımızda Cihat Hocanın, Ali Asım’ın, Cem’in, Fuat’ın, Murat’ın, Tolgahan’ın müthiş performansları kalmıştı.
  • 2B; Kemal Kılıç’ın, yine Cem’in, Fuat’ın ve Yılmaz’ın, Alper’in, Hakan’ın daha sonra Emre’nin, Fevzi’nin, Yunus’un, Ahmet’in, Oğuzhan’ın son aşamada Eyüp ve Feyzullah hocaların izlerini taşır. Önce klasman liderliği, sonra yükselme grubu liderliği ve sonuç itibariyle 50 takımlı 2B şampiyonluğu…

Bunları neden yazıyoruz? Çünkü o üç aşamada da benzer şeyler yaşamıştık ve bizim inançlı, inatçı iddiamız müstehzi sözlerle karşılanmıştı. Gülen biz olmuştuk.

  • Biraz aşağıda belirttiğimiz gibi yine güzel bir 4 hafta bekliyor bizi.
  • Sonra güzel bir 3 hafta için önce Malatyaspor’u yenmemiz gerekecek.
  • Derken belki de bir düğüm veya bizim için o süreçte asıl düğüm 2 sezonda 4. kez karşılaşacağımız Karabükspor’la çözülecek.
  • Ama sonuç nasıl olursa olsun en nihayetinde çok eleştirdiğimiz Ekrem Hocanın ve devamında bütün Adanaspor’un olağanüstü gayreti, performansı, grafiği kalacak. Bu sezonun da kazancı en kötü ihtimalle böyle bir mücadele örneği olacak.
  • Şimdi...Ne zamandır yazmıyorduk, ama işte tam zamanı. Neydi: "Yırtar bence... Kaplanpençe"
Yazar: Editor
2009-04-15 22:50:47

*Adanaspor’umuza, zorlu Malatyaspor maçı öncesi bayan taraftar desteği geliyor. Çukurova Üniversitesi BESYO Bölümü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Pervin Bilir, taraftarlara seslendi.

*Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu Bölümü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Pervin Bilir, Malatyaspor maçında Adanaspor tribünlerinde olacaklarını ve Adanaspor'a tam destek vereceklerini dile getirdi.

*Kanal A’da yayımlanan Günaydın Adana programına konuk olan ve Adanalılara seslenen Bilir, "Adanaspor tribünlerinde ki taraftarlık bilincini yaymak ve tribünlerde küfüre son verdirerek, tribünlerde daha çok bayan taraftar görmek istiyoruz. Bu doğrultuda harekete geçtik ve bunun ilk göstergesi olarak Malatya maçında tribünlerde olacağız." şeklinde görüş belirtti.

*Kulüp Başkanımız Bayram Akgül ile de gerekli temasın kurulduğunu ve bu konuda başkandan da tam destek aldıklarını dile getiren Bilir, bu girişimi bir maçla sınırlı bırakmayıp, okullarda seminerler düzenleyip özellikle liselerde bu bilinci yaymaya çalışacaklarını ifade etti.

*Bayanların futbol müsabakalarına daha fazla katılım göstermeleri gerektiğini ve bunun için de futbol müsabakalarında yaşanan küfür, şiddetin son bulması gerektiğini dile getiren Bilir, "Malatyaspor maçında bölüm öğrencilerimizle beraber tribünlerde ki yerimizi alacağız. Tüm bayan taraftarlarımızın da bu güzelliğe ortak olmasını bekliyoruz." şeklinde konuştu.

adanaspor.org'dan

 

Yazar: Editor
2009-04-13 23:00:17
Kötünün İyisi
 
 http://ul.gcg.gen.tr/x/d245055.gif

İlk altı hedefinin gerçekleşebilmesi için Rize’den üç puan ile dönmemiz gerekiyordu. Hiç olmazsa bir tane daha rakibimiz olmaması için ve umutların devam etmesi için beraberlik de makul bir sonuçtu.

Maça iyi başladık gol pozisyonlarına girdik, direkten dönen topumuzda oldu. Deplasmanlarda yakalanması gereken pozisyonları bulduk ama son vuruşu bir türlü güzel yapamadık.

Bekli de son dakikada İlhan pası Fevzi’ye çıkartabilmiş olsaydı haftayı 3 puan ile kapatacaktık ama olmadı maç 0–0 sonuçlandı ve kötünün iyisi olan 1 puan ile haftayı kapattık.

________________________

Bundan sonra ne olacak?

  • Şahsi görüşüm Bolu ve Karşıyaka ilk altı için ne kadar iddialı ise bizde onlar kadar iddialı konumdayız.
  • Rize 1 puan üstümüzde ama onları rakip olarak görmüyorum. Sebebine gelirsek, eğer Rize camia olarak ilk altıya inanmış olsalardı bizim Bolu maçında olduğu gibi stadyumu doldurur ve bizi evimize elimizi boş yollardı.

Kalan maçlara gelince,

Bolu’nun (47 P) kalan maçları: Kartal (D), Giresun (İ), Karşıyaka (D), Güngören (İ).

 Karşıyaka’nın (47 P)  kalan maçları: Manisa (İ), Ordu (D), Bolu (İ), Rize (D)

 Kalan maçlarımız (43 P):  Malatya (İ), Karabük (D), Altay (İ), Samsun (D)

_______________________

Ben kalan dört maçtan 12 puan hadi olmadı en kötü ihtimalle 10 puan alacağımıza inanıyorum. Rakiplerimiz adına önümüzdeki hafta çok zorlu geçecek türden. Biri liderle oynayacak diğeri zorlu Kartal deplasmanına çıkacak. Temennimiz ikisinin de sıfır çekmesi. Kalan maçları da çanta keklik değil. Bizim de zorlu maçlarımız var ancak tansiyonu daha düşük maçlar bunlar.

  • Velhasılıkelam dört hafta var ligin bitmesine ve bu köprünün altından çok sular akar. Ne olur ne biter bunu kimse bilemez ancak
  • Biz hep zoru sevdik, çok hesaplar bozduk. İnanıyorum ki yine hesap bozacağız ilk altıya adımızı yazdıracağız.  
Yazar: Editor
2009-04-11 12:18:05
  • Grup bugün öğleden sonra (11 Nisan 2009) armanın peşinde Rize deplasmanına gidiyor.
  • Sorunsuz bir yolculuk olması,
  • Gidişin de dönüşün de şenlikli olması,
  • 3 puanın alınıp dönülmesi,
  • ilk 6 umudunun bir gerçeğe dönüşmesi,
  • o son iki maçın önünde sonunda oynanması dileğiyle...
http://ul.gcg.gen.tr/x/51852ca.jpg
Yazar: Editor
2009-04-09 21:11:04
umut da vardır
 
http://ul.gcg.gen.tr/x/77133be.jpg
  • 2003–2004 ne garip bir sezondu Adanaspor için, bir ucu yıldızlı ışıl ışıl, diğer ucu –sonları- ise tamamen karanlığa savrulan... İşte o ışığın yavaş yavaş etkisini azaltmaya başladığı günlerde zaten belliydi takımın o sezon için tek mücadelesinin ligde kalmak olacağı (ne hazindir ki bu mücadele pek kısa sürmüştü).
  • İşte o günlerin birinde rakipti Rizespor, deplasmanda. Dirençli bir oyun ve son dakikalarda gelen iki Ali Asım golüyle 3 puanı alıp, umutları yeşertmiştik biraz biraz. Sonu olmayan bir karanlığa doğru sürüklenmeye başlayan bir umutsuzluğun içinde tutunacak bir daldı o galibiyet. Bir başkaldırıydı o. İnanmayanlara (her ne kadar haklı çıksalar da sezon sonunda) verilen temiz bir cevaptı. Bize yeniden sıktırmışlardı yumrukları, sevinçle. Göz göre göre ölüme sürüklenen bir hastanın umudu olmuştu o gün.
  • Olmadı, sezon sonunda küme düştük. Milyon dolarlık kadro yok pahasına dağıldı sağa sola, dev çınar tarihinde belki de göremeyeceği ihanetleri, siyasi oyunları, haksızlıkları da gördü o günlerde. O sezon için aklımda kalan çok az güzel hatıraların biridir Rize maçı. Karamsarlığın içinden bir anda çıkagelen 2 gol, devamı olmasa da bir inanç vermişti o günlerde. 
  • Yine önemli bir Rize deplasmanı… Yıllar önce o statta, sonu olmayan bir koridorda bize ufak bir umut ışığı yakan kader, bu defa yüzbinlerce Adanasporlunun  hayallerini yeşertmeye devam edecek mi bilinmez ama bilinen o ki: o “kader” artık bizlere bu inancı aşılayanların elinde!

Biz onlara inanıyoruz

...ve hayallerimiz varsa hala umut da vardır.

Yazar: Editor
2009-04-05 17:33:50
http://ul.gcg.gen.tr/x/dc70227.jpg

Bolu’dan rövanşı aldık: 2–0.

  • Denk kuvvetlerin maçı olarak göründü.
  • Özellikle Bolu beraberliğe razı bir tablo çizdi.
  • Kalecinin topu oyuna pek geç sokması, ağırdan almalar derken ciddi atakların sahne almadığı bir 90 dakika yaşandı.
  • Mbilla ve Kbong bu hafta düşük performansla oynayınca ileride istenen verim yakalanmadı. Defans ve orta saha yine çok iyi mücadele etti. Ama yaratıcılık yetersizdi her zamanki gibi.
  • İlk yarının sonlarına doğru kuzey kaleye doğru, sağ kanatta topu alan Fevzi uygun zamanı Usta Hagi misali kolladı ve Emre’nin kafasına nişanladı.
  • Emre de bu güzel pasın hakkını verdi.
  • Havada bir süre adeta asılı kaldı ve kalecinin sağından ilk golümüzü attı.
  • Böylece geçen haftanın kahramanları bu maçta da ilk yarının kaderini belirledi.

________________

  • İkinci devre Bolu’nun kontrolünde geçti.
  • Bu sırada rakibin bir tek ciddi tehlikesi oldu onu da Ahmet Şahin kelimenin tam anlamıyla “kurtardı” ve o dakikada maçın 3 puanını tescilledi. Ki Ahmet hata hakkını ilk yarıda yine bir topu ıskalayarak kullanmıştı: ))
  • Biz 1-0’a razıyken bu kez Gündüz Tekin Onay tribününe doğru yine sağ kanattan Emre kendine yapılan ortanın aynısını Cemre’ye yolladı ve Cemre kalecinin solundan skoru 2-0’a getirdi. Santrayla da maç sona erdi.
  • İlk 6 iddiamızı da böylece son 5 haftaya taşıdık.
  • Fakat Rize ve Altay’ın da 3 puan alması bu haftanın bizim için istenmeyen sonuçları oldu.
  • Kendi işimizi kendimiz görmeye devam. Hedef Rize... Oradan da rövanşı almak dileğiyle.

 

Maçtan 41 kare foto-yorum’da…

tıklayınız

Yazar: Editor
2009-04-02 20:44:20
http://ul.gcg.gen.tr/x/5c12a4b.jpg
 

Bizim sevdiğimiz havalar. Adana kıpır kıpır. Hayır, seçim belirsizliğinin kıpırlığı değil bu. Gerçi o da ayrı bir hikâye ya… İlkbaharın gelip çiçeklerin renklerini koy vermesiyle de ilgili değil sevdiğimiz havalar. Evet, portakallar çiçeğe durmaya hazırlanıyor. Yine enfes kokacak Adana’m. Bir coşku sokaklarında, bir şenlik, bir rengârenklik.

Bizim sevdiğimiz havalar hakikatte Adanaspor’un kendisi ile ilgili. Son düzlükte kaplanın pençelerini iyiden iyiye sivriltmesiyle ilgili. Umutların köreldiği yerde turuncunun boy vermesiyle ilgili. Turuncunun kızıl aleviyle ilgili, bizi yüreklendiren ötesini yakan…

Bizim sevdiğimiz havalardır. Yine kırıp buzu, almalı içinden kılavuzu, dediğimiz günlerdir. Biz bitti demeden bitmez diye yine yine tekrar ettiğimiz günlerdir. Güzel ve şenlikli günlerdir. Bu saatten sonra sonu nasıl biterse bitsin. Bize bu heyecanı, keyfi yaşattınız ya…

Cahit Sıtkı’nın dediği gibi;

“Pervam yok verdiğin elemden/ her mihnet kabulüm/ yeter ki gün eksilmesin penceremden.”

Bizim de dediğimiz gibi, bu an itibariyle hiçbir kötü sonuç üzmez bizi, yeter ki turuncu eksilmesin doğan günden.

Burada eleştirdiğimiz veya çok inandığımız her bir Adanasporlunun emeğine saygıyla; yeter ki turuncu eksilmesin doğan hiçbir günden…

 

Yazar: Editor
2009-04-01 17:38:41
http://ul.gcg.gen.tr/x/c6244ca.jpg

Diyarbakır deplasmanında alınan mağlubiyet ve arkasına çıkılan 7 kritik sınav. 7 haftada alınan 13 puanla ilk 6 yarışının içerisine dâhil olan Adanasporumuz.

Kartalspor (3–1) / Giresunspor (0–0) / Erciyesspor (1–1)Karşıyaka (1–1) /

Güngören Bld. (1–0) / Manisaspor (1–1) / Orduspor (2–0)

Ve şimdi gelinen 6 final haftası. İlk 6 yolunda görüntü itibariyle üç ciddi rakibimiz var. Boluspor, Altay ve Ç. Rizespor. Ve önümüzde ki 3 kritik hafta da önce Boluspor'u ağırlayacağız, arkasına Rize'ye gidip ertesi hafta Altay'la yine Adana'da olacağız. Yani ipler elimizde. Her şey Adanasporumuz'a bakıyor. Sahada ki mücadeleye, tribündeki etkiye bakıyor artık her şey.

Uzaklara gitmeden en yakın hedefe odaklanma zamanıdır: BOLUSPOR...

Pazar günü 14.30’da 5 Ocak'ta öyle bir atmosfer olma lı ki...  Takımlar sahaya çıkarken, terazi aynı hizada durmamalı. Bunun için de önümüzde ki bir haftalık süreç çok iyi değerlendirilmelidir.

YÖNETİM'e; Yönetimimiz bu zorlu 90 dakika öncesi artık taraftardan gelecek 5bin-10bin liralık hâsılatı düşünmemelidir ve bilet fiyatlarında indirime gitmelidir. Taraftara bu jesti yapmalıdır.

TEKNİK HEYET'e; Ekrem Al hocamız belki çok eleştirildi, yaptığı tercihlerle çokça telkinlerle karşı karşıya kaldı. Fakat gelinen noktada verdiği emekler ortadadır. Önce kümede tutunmamızı garanti altına aldı, arkasına risk aldı. Doğrusunu da yaptı belki. Taraftar olarak bizler duygusal düşünüp her maçta galibiyet istediğimizden belki de ince ayarları kaçırdık, bilemiyoruz. Eski defterler elbette ki her kesime zarar verir, şimdi önümüze bakıyoruz. Ekrem Al, en doğru kadroyu sahaya sürmelidir ve ofansif futbol anlayışıyla Boluspor karşısına en doğru stratejiyle çıkmalıdır.

FUTBOLCULARIMIZ'a; Tıpkı Güngören deplasmanında ki gibi inatçı olmalılar. Tıpkı Manisa maçında ki gibi savaşcı olmalıdırlar. Ve elbette ki Orduspor maçında ki gibi skora gitmelidirler. Reçete çok net: HIRS+MÜCADELE+ve GOL...

TARAFTARLARIMIZ'a; Bilet fiyatları pahalı denilmeden, olası kötü hava koşulları bahane edilmeden tribünlere gelinmelidir. Tribünün her köşesi dolmalıdır. Kuzey Kale Arkası da dolmalıdır, Kuzey Kapalı da dolmalıdır. Maraton, Güney Kale Arkası, Güney Kapalı'yla yetinmemeliyiz. Şampiyonluk havasını 5 Ocak'a Boluspor maçında vermeliyiz. Ve tabi ki tribünler dolu olduğu kadar coşkulu ve istekli de olmalıdır. Tıpkı Kartalspor maçında ki gibi yenik duruma da düşsek 90 dakika tam destek verilmelidir. Tıpkı Karşıyaka maçında ki gibi tüm stat Turbeyler'in şefliğinde rakibi boğmalıdır. Ve tıpkı Manisa maçında ki gibi olumsuz hava koşullarına rağmen 90 dakika ayakta, 90 dakika coşkulu olunmalıdır. Ve sonuç ne olursa olsun, 91. dakikada futbolcularımızı alkışlarla soyunma odasına göndermeliyiz.

__________________

Kenetlenmek, birlik olmak ve ayağa kalkıp savaşmak için tam zamanıdır. Ne bir sonra ki maçtır final, ne bir öncekiydi final! Asıl final budur, var olan en erken düello'dur.

Tek yumruk olalım, bu maçı camianın gücüyle alalım! Adanaspor büyük bir markadır ve bu camia çok büyük badireler atlatarak bugünlere gelmiştir. Şimdi kenetlenme ve ayağa kalkma zamanıdır!

Hep beraber çok daha güçlü söyleyelim;

“Kaplanım Bak Söz Ver Yine Bizlere / Üç Sene Art Arda Şampiyonluğa / Kapanıp da Geldik Biz Bu Günlere / And Olsun Döneceğiz Süper Lige”

Pazar 16.15’te "Adana Turuncudur" diye inlesin! 

Adanaspor.ORG

Yazar: Editor
2009-03-30 11:07:15
http://ul.gcg.gen.tr/x/e3752bd.gif
 
  • Pek anlamlı bir haftaya başlıyoruz.
  • Seçim sonuçlarından kaynaklanmıyor bu anlam, Adanaspor’un yine şanına yakışır bir biçimde kafasını potaya uzatmasına dairdir bahsettiğimiz şey.
  • Seçimlerin hayatımızda pek bir şey değiştirmeyeceğini biliriz.
  • Biliriz, koşullar değişmedikçe “en nihayetindeki” sonuçlar da değişmez. Orayı geçelim.
  • Bu tarafta da Adanaspor’umuzun küçük bir hamleyle kentin sosyal, sportif, ekonomik hayatında birçok şeyi değiştirebileceğini de biliriz.
  • Futbolun değiştirici dinamik unsurlarının kendi içinde bir toplumsal bilinç oluşturabileceğini de biliriz. Örnekleri vardır.

______________

  • En azından biz Adanasporluların hayatında futbolun keyifli, şenlikli heyecanlı, coşkulu birtakım farklılıkları yarattığını biliriz hiçbir şeyi bilmesek de…
  • Ve biliriz ki Adanaspor zor anların, zor maçların, zor koşulların takımıdır. Gerilimi ve iddiası yüksek maçları sever. Cephelerde göğüs göğse dövüşür. Geride kalan 2 sezonda bunun birçok örneği vardır.
  • İşte aynı durum söz konusudur.
  • Yine bir kader anı ve takıma-tribüne çok iş düşmektedir.
  • İşin güzel yanı, herkes işin bilincindedir.
  • Evet, yabancısı olmadığımız bir sürece girdik ve dilerim yabancısı olmadığımız bir sonuç yine bizi bekler.

Ne demiştik...hatırlayınız...

Yazar: Editor
2009-03-28 15:54:45
http://ul.gcg.gen.tr/x/94263e2.jpg

Ve yenmek için oynayan Adanaspor sonuç almaya başladı.

Ordu: 0 Adanaspor: 2

Aylardır feryadımız bu manadaydı. Adanaspor’un adı bizatihi puandır bu ligde. Bu bir de emekle birleşince sahada, yeni sıfatımız olan mücadeleciliğimiz işin içine girince güzel sonuçlar taraftarı da mutlu ediyor haliyle, takımı da.

Elden kaçan o puanlara şimdi daha çok yanıyoruz. (Neyse, geçen pazartesi yine son dakikada kaçan puanları bugün telafi ettik diyelim, teselli bulalım ve yine iddialı laflara dönelim: )) hay Allah!!!).

Epeydir yazılarımızın ana noktası olan “Adanaspor’un bizi her hafta yeni bir hedefe, enfes heyecanlara, enteresan hallere sürüklemesi” bu maçta da gerçekleşti.

Bu hafta evinde Sakarya’ya puan kaptıran (aslında Sakarya’dan puan alan) Bolu, önümüzdeki pazar Adana’da rakibimiz olacak. Şimdiki puan farkı 5'tir. Kazanırsak ondan sonraki beş haftada yine yeni hesaplar söz konusu olacak.

Ah, futbol! Sen ne sihirli bir şeysin.

Yazar: Editor
2009-03-26 08:11:44

Seçim nedeniyle cumartesi oynanacak Orduspor Adanaspor maçı üç sonuca müsait. Klasik bir giriş oldu bu. Farkındayım.

Adanaspor kolay kolay yenilmeyen yeni hüviyetiyle bu maçtan puan almaya çok yakın. Ama Bruno’yu tutabilirsek 3 puan da sürpriz olmaz. Adana’daki maçı hatırlayınız rakibin tüm gol organizasyonları hep Bruno üzerinden gerçekleşmişti. Ordu’nun ve Bruno’nun attığı gollere toplamda bakınca rakibin genel gol profilinin böyle olduğu görülebilir.

1 puan: Büyük ihtimalle

3 puan: Bruno ile ne yapacağımıza bağlı.

0 puan: Böyle bir şey istemiyoruz: ))

Yazar: Editor
2009-03-23 23:13:58

Kıran Kırana Su Topu

http://ul.gcg.gen.tr/x/fe549d0.jpg

Maç 90 dakika yağmur altında oynandı. Zaten yaklaşık 24 saattir yağan yağmur sahayı yeterince gölet haline getirmişti. Bir de devam eden sağanak futbolcuların işini iyice zorlaştırdı.

Mücadele yalnızca rakiple olmadı bu koşullarda, bir de su ile oldu.

Maçın hemen başında bulduğumuz gol oyunumuzu kontratağa dönüştürdü. Manisa üstümüze gelirken aradan kaçmaları denedik hücum oyuncularımızla. Sahanın azizliğinden dolayı pek başarılı olamadık. İlk yarı boyunca kayda değer bir pozisyon zenginliği yoktu her iki takım için de. Golümüz dışında ilk yarının en şenlikli yanı Turbeylerin meşale gösterisi oldu.

İkinci yarıya, doğal olarak, lider Manisa baskılı başladı. Ama mücadele kesilen Adanaspor rakibine bu süre içinde bir pozisyon verdi. Rafael de bundan yararlanamadı. Bizim için maçın dönüm noktası Mbilla’nın serbest vuruştan gelen topu filelere gönderememesi oldu. Kafa vuruşu az farkla dışarı çıktı. İlerleyen dakikalarda rakibin baskısı arttı ve Ahmet Şahin’in bir zamanlama hatasıyla maçın sonlarında beraberlik golünü kalemizde gördük. Devamında Rafael’in vurduğu bir başka top savunmaya çarpıp çıkmasaydı kaybetmemiz işten bile değildi son 5 dakikada.

Takımımız çok iyi mücadele etti. Bu sahada ve bu rakiple bundan başkası olamazdı. Adanaspor ile ilgili son tahlil şu olabilir: Mücadeleci bir takım olmuştur artık Adanaspor; ama yaratıcı değildir. Bunu bir eleştiri olarak söylemiyorum. Oyuncu özelliğimiz budur.

Bakalım son 7 maç nasıl seyredecek? (Galiba bu maçların çoğu beraberlikle bitecek. Görünen o.)

Not: Şimdilik 24 kare foto-yorum'da. Arkası yarın...

Edit:

Toplam 50 fotoğraf foto-yorum'a yüklenmiştir.

Yazar: Editor
2009-03-22 19:34:17
  • 22 Mart Pazar günü oynanan özellikle 2 maç yarınki karşılaşmamızı daha anlamlı bir hüviyete büründürmüştür.
  • Altay ve Bolu’nun rakipleriyle berabere kalarak ikişer puan kaybetmesi Adanaspor’u ilk 6 için biraz daha umutlandırmıştır.
  • Ama bir tek şartla, Manisa’yı puansız göndermekle hayat bulacaktır bu umut.
  • Yoksa umut olarak kalacaktır.
  • Unutmamalı, beraberlik Adanaspor’un işine asla yaramaz.
  • Buna göre taktik belirlemek sadece hala küme düşmemek için oynamanın bir göstergesi olacaktır.
  • Hep iddialı olduk. Bunu devam ettirmek elimizdedir. Manisa galibiyetinden sonra artık “rakibimiz” konumuna gelen takımlarla Bolu’yla, Altay’la karşılaşacağız ve böylece kendi işimizi kendimiz göreceğiz.
  • İlk adım, Manisaspor’u yenmekle atılsın. Vira Adanaspor!
http://ul.gcg.gen.tr/x/8210d4c.jpg

Not: “Adanaspor”, Hakan’sız oynama “lüksünden” vazgeçmeli artık, tabi ki amaç Adanaspor’un kendisi ise…

Yazar: Editor
2009-03-20 00:14:45

http://ul.gcg.gen.tr/x/58cff76.jpg

Kumcu Yusuf’la gideriz maça. Yani maça hep gitmemizin dışında bir de maça, uğurlu saydığımız Yusuf’la gitme var. Hem maçımızı izler hem de fotoğraflar filan çekeriz. Arada yorumlar, tezahürata teşvik etmeler, takıma küfredenleri uyarmalar… Ve en önemlisi işler ters giderken birer sigara yakıp bu süre içerisinde gol olmasını beklemeler…

Bu durum geçen sezon Adıyaman, İskenderun ve Gaski maçlarında 6 sigara ve 6 gol olarak tescillendi (ama evimizdeki Güngören maçında da yaktık sigarayı yedik golü, bu da var: )).

Canım, elbette işin muhabbetiydi gol olsun diye sigara yakmalar; ama bu arada gollerin de gelmesi hoş bir tesadüf olmuştu tabi ki. Sonraları, özellikle son haftalar bunu boşladık.

Çünkü şampiyonluk böyle kendimizi kandırmalarla gelmez, bunun için sahada mücadele gerekmektedir. Ki sezon sonunda keyif sigarasını yine, yine yakalım…

Yazar: Editor
2009-03-16 22:27:24
http://ul.gcg.gen.tr/x/7872876.jpg

Sorumluluk Almak

  • Adanaspor bu sezon her skoruyla bir sorumluluk üstleniyor. Tabiî ki bu sorumluluğun içeriği değişiyor bahsettiğimiz sonuçlara göre. Bir yenilgi veya tatsız bir beraberlikle bu, kümede kalma sorumluluğu oluyor işte bir galibiyetle de en azından ilk 6’da yer almaya dönüşüyor bu. Yalnızca bizden kaynaklanan bir enteresanlık değil yaşananlar. Hep söylüyoruz, aslında pek denk takımların mücadelesine sahne oluyor 1.lig. Garip zannettiğimiz skorları tekrar tekrar sıralamaya gerek yok. Hatırlayın, Kasımpaşa’dan bir araba gol yiyen Karabük aynı tarifeyi dönüp Manisa’ya uyguluyor. Böyle onlarca örneği hep birlikte verebiliriz.
  • Sorumluluk almanın bir diğer boyutu direkt Adanaspor’un, Adanasporluluğun kendisinden kaynaklanıyor. Epey zamandır hiç sıradan işler yapmadık. Hep “ötelerde” olduk. Uçlarda gezindik. Güzel bir ayrıntıdır bu bizim için (bence). Hepimizin bildiği gibi farklı bir sıfatımız da oldu bu anlamda: “6. sezondur aynı ligde oynamayan takım” ( Not: Acaba bu da ayrı bir rekor değil midir?). Şimdi bu sıfatı bir sezon daha sürdürüp 7.’ye bağlamak için önümüzde 8 (ve dilerim + 2 maç) var. Yukarıda vurgulamak istediğimiz o dalgalı oyun “haletiruhiyemiz” her taraftara her hafta ayrı bir yorum yaptırıyor. Ve fakat büyük bir bölüm vazgeçmedi inadından. “Biz Bitti Demeden Bitmez” yeni bir sloganımıza dönüşüyor tribünde. Bu slogana takımımız bir katılıyor bir katılmıyor. Ama işte bunu bir sonuca bağlamanın tam zamanıdır. Artık “her takımı yenebiliriz, her takımı da yenilebilir” söylemini “biz kesinlikle her takımı yeneriz”de sabitlememiz gerekiyor. Takımların hemen hemen hepsini izledik bir şekilde. Çoğu zaman mevzu mücadeleye dayanıyor.
  • Son paragraf şöyle; bu pazartesi önemli bir dönemeçtir, diyelim. “Manisa’yı yenmek hedefe odaklanmak” olsun. Bu, bir tür sınavımız olsun. Takımın ve taraftarın son sınavı olsun. Bahsettiğimiz o “Araftan gayri geçmek olsun. Adanasporluluğun bilinciyle, nihai sorumluluğu üstlenmek olsun
Yazar: Editor
2009-03-14 19:40:53
http://ul.gcg.gen.tr/x/c1cadf0.jpg

Yarınki maça nasıl bir kadro ile çıkacağımız bizim açımızdan meçhul. Ama umarım ki yine tek puana razı bir oyuncu seçimi ve oyun anlayışı olmaz. Dilek ve beklenti budur.

Soru şu olsun: Güngören’i yenebilir miyiz?

Net cevap: Yeneriz!

Bunun için orta sahada biraz ileriyi düşünmek yetecek. Sezon başından beri kronik sorunumuz olan orta sahanın durumunu bilmeyen Adanasporlu yok. Bunu saptayıp dile getirmek için de Rıdvan Dilmen filan olmaya da gerek yok.

Tercih edilen orta saha üst üste üç pas yapamıyor. Topu gol yollarına yönlendiremiyor. Hücum oyuncuları da alması gereken pasları haliyle alamıyor. Derken tribünde veya radyo başında kıvranan taraftar oluyor.

Yineliyorum, özgüveni olan orta saha kilidi çözecektir. Böylece hem takım hem yönetim hem de taraftar rahatlayacaktır.

Yazar: Editor
2009-03-12 11:32:23

Pardon Abi

Maçlardaki "küfür" renkliliği(!) malumumuzdur. Bazı anlar eğlencelidir bile, şimdi kibar adamlık, centilmenlik pozları yapmayalım.

Tanık olduğumuz sahne şöyle idi:

1.seyirci:( gayet öfkelidir ve hakeme veryansın ediyordur.) Hakem! senin…(hızını alamaz, devam eder küfürlere)...ulan o düdüğü…(hala öfkelidir, doyuramıyordur içindeki hiddeti, son noktayı koyar,  söylenecek söz bırakmaz) Hakem, senin alışveriş yaptığın bakkalın…

2.seyirci:(biraz alınmıştır) Hop bilader (aynen öyle, bilader), biz de esnafız!

1.seyirci:(hafiften utanmış) Pardon abi

Yazar: Editor
2009-03-08 16:01:43
http://ul.gcg.gen.tr/x/aa8421f.jpg

Adana’da sevinen yok, Ekrem Al hariç.

  • Berabere biten maçın ardından her iki takım da üzgündü. Adanaspor galip gelip aşağıdan iyice uzaklaşmak istiyordu (bizim hocanın zaten ilk altıyı düşünecek mecali yok), Karşıyaka da 3 puanla ilk ikide kalmayı sürdürmek istiyordu.
  • İki takımın da istediği olmadı ama Ekrem Al sahadan istediğini alıp gitti. Eğer 5. hocamız olmasaydı temelli gitmişti ya. Fakat Bayram Akgül, hiç olmazsa onca para harcadığın Adanaspor’un selameti için dizginleri ele al, bu hocanın tuttuğu yol, yol değil. Evimizde hep tepedekilerle oynayacağız. Bu anlayışla bir puanlar başımıza bela olacak.
  • Bizcileyin bir takım Karşıyaka. Rakibi incitmek için yazmıyorum. Zirveye nasıl gelebilmiş hala anlayabilmiş değilim. Yerinin takımı olsaydı bizim hocanın sahaya sürdüğü bu Adanaspor’u rahat yenerdi. Ama İzmir’den gelen Karşıyaka taraftarına diyecek sözümüz yok, onlar şampiyonluğu hak etmiş durumda.
  • Turbeylerin ve Karşıyaka taraftarının performansı sahadakilerden çok daha iyiydi. Karşıyaka’ya şampiyonluk yolunda başarılar diliyoruz. Dilerim örneğin bir Kasımpaşa yerine onlar ilk ikide olup süper lige çıkar.
  • 70 dakika oyuncu değiştirmedi hoca. Bu da onun beraberliği kurtarma derdinde olduğunu gösteriyordu. Ama Karşıyaka golü hesabını bozdu. Bir iki hamle yaptı sonra. Fakat oyuna aldığı oyuncular yeterince hazır olamadığından verimsizdiler.
  • Hazır olmayan bir İlhan’ı oyuna almak ve onu tribün önünde zor durumlara düşürmek ayıptır. Yüreğiyle oynayanları da görmezden gelmek Adanaspor’a ihanettir.
  • Onur’a, Cem’e kızamıyoruz. Onlar elinden geleni yapıyor. Hakikaten iyi niyetliler. Ama ellerinden gelen beceri onları kulübede veya bir alt ligde tutar, bu ligdeki Adanaspor’da değil.
  • Ersan Adem, en iyilerimizdendi.
  • Fevzi yine lokomotifimizdi.
  • Yunus, Murat orta sahayı direkt geçen rakip forvetle hep boğuştu.
  • Ahmet Şahin hatalı yedi golü. Ama iyi toplar da çıkardı.
  •  Metin ikinci yarı açıldı biraz.
  • Cemre’yi anlayabilene aşk olsun.
  • Mbilla’nın bir yardımcısı olsaydı daha etkili olurdu.
  • Hakem’e gelince, inanın hakem bizim hocadan daha aciz değildi!

 

Maç fotoğrafları da ( Karşıyaka hatırına 35,5 fotoğraf: )) foto-yorum’da.

TIKLAYINIZ

Not: Şu cümleden sonra Ekrem Al için lig sonuna kadar ve sonsuza dek tek satır bile yazmayacağız. Söz...Yok sayıyoruz onu...

Yazar: Editor
2009-03-08 10:29:53

8 Mart emekçi kadınlar günü...

Daha adil, sömürüsüz, eşitlikçi bir hayat için... önce kadınlar...

Adanaspor'umuz bu maçı alsın ve annelerimiz, Adanasporlu eşleri, kız kardeşleri bu günde çocuklarının, eşlerinin, kardeşlerinin sevinçleriyle mutlu olsun. Yoksa olası puan kaybından sonra, o öfkeli adamların kahrı çekilmez evde:))

http://www.clevelandwomen.com/images/clipart/woman-holding-globe.jpg
Yazar: Editor
2009-03-04 21:31:34
http://ul.gcg.gen.tr/x/053aa79.jpg

Erciyesspor Adanaspor maçının fotoğrafları 34 kare, Foto-Yorum'da. Tıklayınız.

Bu maçın fotosu Mehmet'e teşekkürler.

Yazar: Editor
2009-03-04 17:45:58
  • Adanaspor Erciyes deplasmanından 1 puan alarak en azından küme de kalma yolunda olumlu bir adım daha attı.(hay Allah, neler yazıyoruz öyle)
  • Başkanımız her ne kadar hala ilk 6 inancını koruyorsa da bunu galiba Ekrem Al’a bakmadan yapıyor.
  • Ekrem Al’ın ilk 6 için zerre kadar inancı yok. O, Giresun ve Erciyes deplasmanlarından alınan birer puanlara dünden razı. Rıdvan Dilmen’in bir deyişiyle aktaralım; “Ekrem Al’a bu iki maçtan al sana birer puan deselerdi, hayatta o kadar yolu gitmezdi, şu 2 puana razı olurdu.”
  • Hakan’ın ne yaptığını ve onu neden kadro dışı “bıraktırdığını” açıklasın Ekrem Al. Adanaspor camiasının şerefiyle mi oynadı o devre arasında, yoksa oyundan alınmasına sıcağı sıcağına fevri bir tepki mi verdi, oynama isteğiyle doluyken ve takım kaptanıyken…
  • Biz bu anlamda Hakan’ın samimiyetinden kuşku duymuyoruz; ama daha önce de yazdığımız gibi Ekrem Al’a artık hiç inanmıyor ve güvenmiyoruz.
  • Burada babamızın oğlu için yazı yazmıyoruz, kendi istikbalimiz de mevzu bahis değil, derdimiz ille de Adanaspor! Fakat hocanın derdi “bizim bu davamız” asla değil.
  • Hoca şansıyla yoluna devam eden hocamızı bu hafta da “şapkadan çıkardığı” Burhan kurtarmıştır. O “talih” golü dışında bir şey yapmayan Burhan’ı sonunda takıma monte etmiştir. Kendisine hayırlı olsun…
  • Kimin oynayacağı elbette hocanın bileceği iş, istesek de karışamayız. Ama bu vaziyet, bizim fikirlerimizi söylememize engel değil. Şimdiki Adanaspor’u tribündeki herhangi bir Adanasporlu bile hocadan çok daha iyi tanımaktadır. Burhan’a gelinceye kadar orada oynayacak en az üç futbolcu var Adanaspor’da üstelik “takımına inanan” futbolculardır bunlar.
  • Yine söylüyoruz, hocanın derdi öncelikle asla Adanaspor değildir. Onun derdi kendi tayfasına ve dolayısıyla kendine sezon sonunda bir istikbal hazırlamaktır.
  • Bu hoca için bir şey yazmayacaktık güya, ama gelişmeler bizi adeta buna mecbur etti.( Bu iki maçın kaybı bizim hanemizdendir 4 puan olarak. Kazanılan 2 puanın kahramanı da(!) Ekrem Al'dır, kaçan 4 puanın sorumlusu da... Ligin en zayıf iki takımında kalan bu puanları aramayalım.)
  • Hoca “kendi adamı bellediği” futbolcuları oynatmak isterken Adanaspor’un kimyası ve dengesiyle oynamaktadır. Adaletsizlik yapmaktadır. Dileriz tüm bunlar ileriki günlerde elimizde patlayıp da yeni bir vakaya sebep olmaz.
Not: Fotoğrafları akşam dokuz civarında yükleyebileceğiz...
Yazar: Editor
2009-03-02 20:49:23
http://ul.gcg.gen.tr/x/c36a628.jpg

Çocuk tribünü için foto-yorum'a 20 fotoğraf koyduk. Bu, 200 fotoğraf da olabilirdi. Siz belleğinizi yoklayın ve bu sayıyı artırın.

*İşte geleceğini kendi kuran (ki bu doğaldır) taraftarın tribündeki hamleleri: Babalar ve oğullar (çocuklar)...

*Adanaspor böyle ilelebed var olacaktır.

*Herkes buna elinden gelen katkıyı koymalı...herkes...

Bu haftadan itibaren başlayalım... Adanaspor için...

http://ul.gcg.gen.tr/x/8d97d20.jpg

Foto-Yorum için tıklayınız...

Yazar: Editor
2009-03-02 09:35:42

Çağrımızı yineliyoruz:

http://www.fotosearch.com/bthumb/BDX/BDX357/bxp68803.jpg

*Bir çocuk tribünü oluşturulsun.

*Anneler, babalar, ablalar hep birlikte gelsin maça.

*Orada bir canlılığın nasıl coşku yarattığı hemen fark edilecektir.

*Akşam saatlerinde foto-yorum’da “babalar ve oğullar” fotoğrafları yayımlayacağız, kısmen göreceksiniz, siz de zaten tanık oluyor veya uyguluyorsunuz, büyükler küçükleri getiriyor maça.

*Bu anlamda yönetim de bir katkıda bulunsun. (biz yönetimin şimdiye kadarki fedakârlıklarını görmezden gelmiyoruz elbette, ama bu hamle Adanaspor’un geleceği için atılabilecek en büyük adımlardan biri olur)

*Bu hafta sonu Türkiye’nin TV’den izleme fırsatı bulabileceği Adanaspor-Karşıyaka maçına, Adanaspor forumlarında da birçok arkadaşın dile getirdiği gibi, bu tür bir şenlikle de hazırlanalım. Cıvıl cıvıl bir Adanaspor tribünü için…

Her şey Adanaspor için…

Yazar: Editor
2009-02-26 17:17:33

Hakan Kadro Dışı

http://ul.gcg.gen.tr/x/e86d7f1.jpg

Kartal maçı devre arasında neler oldu bilmiyoruz. Neler yaşandı da Hakan bu cezayı aldı? Kurcalamak istemiyoruz. Ama bildiğimiz bir şey varsa o da Hakan’ın bu takımın vazgeçilmez bir ismi olduğudur. Şimdi görece bir kötü dönem geçiriyor olabilir. Hakan gibi inisiyatif kullanabilen bir futbolcunun, sorumluluk üstlenebilecek özgüveni olan birinin, takımı her an hareketlendirebilecek bir potansiyelin kadro dışı kalması anlamsızdır ve de Adanaspor açısından olumsuzdur. Sorun Adanaspor ile Hakan arasında mı, yoksa Hakan ile Hoca arasında mı? Durum ikincisi ise, burada aklıselim devreye girmeli ve bu mesele çözülmeli. İş işten geçtikten sonra, önemli puan kayıplarından sonra yazacaklarımızın hiçbir anlamı kalmaz.

Hocanın bariz tercih hataları var bizce. Bu da sahaya ve sonuca yansıyor. Bu hafta “antrenör şansı” devreye girmiştir ve akabinde “kadro dışı kalan” Hakan olmuştur. Hocanın özellikle oyuncu değiştirmedeki (örneğin aslında Hakan'ın değil de Cem'in çıkması gerektiği; aslında Emre'nin değil de Cemre'nin çıkması gerektiği) tercihleri dua etsin ki bu haftalık elinde patlamadı. Yoksa Giresun deplasmanına takımı bu kez büyük olasılıkla Ali Asım götürürdü.

Yarın çok geç olabilir.

Deplasman filan bahane olamaz, Giresun ve Erciyes maçlarındaki olası puan kayıplarının tek sorumlusu Ekrem Al olacaktır! 

Yazar: Editor
2009-02-25 13:04:16

Duyduk ki Uşakspor ligden çekilmiş (veya çekilme aşamasında). Özellikle Uşakspor taraftarı açısından çok üzücü bir durum bu. Neler hissettiklerini onların, bizden başka bilen olamaz. Dileriz en kısa zamanda sahalara dönerler. İsmail Eğriparmak'ın 21 Kasım 2008'de kaleme aldığı ve olabileceklerin haberini verdiği yazıyı sizlerle paylaşalım:

_________________________

"Yakın zamanlarda Bank Asya 1.Liginde (O zamanki adıyla 2.Lig A Kategorisi) mücadele vermiş olan , Türkiye 2.Liginde ilk yabancı oyuncu oynatan kulüp olan, 2004 yılının Aralık ayında Türkiye Kupası’nda Fenerbahçe ile mücadele etmiş olan, yine Türkiye liglerinde 7 hafta önce şampiyonluğu garantilediği için statünün değişmesini sağlayıp Türkiye’de bir ilke imza atan ve Aşigolar diye tanınan Uşakspor’un şu anki hali içler açısı.

Bizler de sporsever olarak bu duruma kayıtsız kalmadık ve Uşakspor’un şu anki halini gündeme getirmek istedik. Hiçbir Uşaklının takımına sahip çıkmadığı bu takım, bugün itibariyle 3.ligdeki son günlerini yaşıyor. Lige 14-20 yaş arası futbolcularla devam eden bu takım 3.Lig 3.Grupta oynadığı 13 maçta hiç puan alamazken,2 gol atıp kalesinde 55 gol gördü."

*Kulübün kapanıp,maçlara çıkamamasını en iyi biz Adanasporlular biliriz..Uşakspor’un bir an önce bu kötü durumdan kurtulması dileğiyle.

Yazar: Editor
2009-02-24 00:14:43

Paralel Aynalar ve Yine Hıncal

http://ul.gcg.gen.tr/x/5ddc335.jpg

90 Dakika’da ( 23 Şubat 2009) Hıncal Uluç yine inciler saçtı. Hazret şöyle diyor Anadolu takımlarının maddi açmazlarından bahsederken, kulüplerin şehirden yardım beklentileri üzerine; Adanaspor ve Demirspor birleşsin gelsin, yardımı vs alsın.

Ağır gel Hıncal Uluç. Sen önce eski takımınla yeni takımını (FB/GS) birleştir, sonra Anadolu’da böyle arayışlara gir. Bu en sığ yaklaşım o bölgedeki zihniyetin “taraftarlık” denen mutlak sevgi ve bağlılığa dayalı olgunun ne kadar uzağında olduğunu gösteriyor. Hissetmeden konuşmak böyle bir şey olsa gerek. Merak ediyoruz, bunların acaba bir tek tribün veya deplasman anısı var mı öyle yüreğe dokunur cinsten? Eminim yoktur ki öyle rahat öneriyorlar.

Futbolun güneyinde taraftarın takımlarına hangi duygularla bağlandığını görmek için birer foruma girmek veya birer blog incelemek de yeter. Önce uzaktan bakıp sonra kurcalamayınız.

Bu taraftaki çekişme, rekabet, en fazla klavyelerde yaşanan düşmanlık bizi ilgilendirir. Maddi yokluklar koca iki tarihin sıfırlanmasının bir gerekçesi olamaz. Aslında hiçbir gerekçe “birleşin”  önerisini bırakın hayata geçirmeyi gündeme bile getiremez.

Bugün Anadolu’da sekiz on kulüp sayacak olursanız bunların ikisi Adanaspor ve Demirspor olacaktır. Anadolu’nun en sağlam iki derbisinden biri bu iki takım arasında, bir iki arızanın dışında, adam gibi oynanır.

Mustafa Uçar ile Yavuz Yıldırım’ın “Adana’ya Kar Yağmış”ta yazdığı gibi biz “memleket futbolunun iki paralel aynasıyız”. Kendimizi görmek için diğerine ihtiyacımız vardır. İster şahin, ister güvercin olunsun. Durum Adana’da böyledir.

Bu yüzden bırakın artık memleketi kurtarmak için “Taksim’de birkaç anarşisti sallandırma” fikriyatını. Madem yıllardır o TV’lere çıkıp konuşma imkânlarınız olagelmiş, biraz kafa yorup dişe dokunur, insani ve vicdani çözüm önerileriyle gelin. Yoksa susun veya kendi “Çatladıkapıspor”unuzu konuşun. Bu tarafa fazlaca bulaşmayın.

Sevgili dostum Azmi ile rakı masalarımızın en nihai ve ana mevzusuna; Adanaspor ve Demirspor’u tatlı atışmalarla, keyifle ve de kederle konuşmalarımıza, ilişmeyin. Biz böyle de iyiyiz.

Yazar: Editor
2009-02-22 16:30:28
http://ul.gcg.gen.tr/x/492f948.jpg

3 Gol 3 Puan

*Maç başladı ve hava karadı. Bu, 45 saniyede oldu. Adana’nın o güzelim havası gitti, ortalığı karabulutlar sardı. Daha 45. saniyede savunmamızın arkasına sarkan Serdar Akdoğan Kartal’ı 1–0 öne geçirdi.

*Bu erken golle şoka giren Adanaspor ilk yarı boyunca kendine gelemedi. Baskılı oynar gibi göründü ama sonuç veren bir baskı değildi bu. Kartalspor da o gol atağının dışında bir varlık gösteremedi, anlaşılan erken gol onları da şaşırttı.

*Devre arasında Murat’la konuşurken “60. dakikaya kadar gol bulursak maçı çeviririz” saptamasında hemfikir olduk. Beklentimizi böylece belirledik.

*İkinci yarı kelimenin tam anlamıyla kendine geldi Adanasporumuz. Hakan’ın yerine sağa Kbong’u alan Hoca ortaya Habip’i çekti. Sonuçta Habip de verimli olmaya başladı. 49 dakikada kapalı tarafından kullanılan kesme bir serbest vuruşa Cem Karahan çok güzel vurdu ve skoru eşitledi.

*Bundan sonra sağlı sollu ataklarla rakibi bunaltan Adanaspor “her an gol atabilirim” mesajı verdi taraftara, bunu anlayan tribünler de takımın coşkusuna ortak oldu.

*İşte beklediğimiz sahneler bunlardı. Atmosfer tamamen değişmişti. Karabulutlar gerçek anlamda stat üzerinde konuşlanırken, mecazi anlamda dağılmıştı.

*Adanaspor baskısı devam etti ve kaçan birkaç pozisyondan sonra Emre golcü kimliğine yakışır bir gol atarak takımı 2–1 öne geçirdi. Bunu yarım bir voleyle yaptı. Görülmeye değer bir goldü. Galibiyet sayısını getirdiği için de arıca güzeldi.

*Adanaspor baskısı devam etti. Üçüncü gol çok yakındı ve Kartalspor’un ofsayt diye durakladığı bir anda Cemre, takımın 3. golünü attı. Bu, Kartal’ın golüne benzer bir vuruşla ve pozisyonla Gerçekleşti.

*Sonuçta yine heyecan dolu bir 90 dakikadan sonra bu kez 2 farkla kazandık ve bizim için “maceraya devam” dedik.

Maç fotoğrafları foto-yorum’da. '54 kare...

Tıklayınız.

Yazar: Editor
2009-02-21 20:18:19

Adanaspor - Kartalspor maçının fotoğrafları

pazar akşamı 17.oo'da

foto-yorum'da olacaktır.

http://ul.gcg.gen.tr/x/ef2e814.gif
Yazar: Editor
2009-02-20 12:49:51
http://www.captfredsmarine.com/ship-wheel-clipart17.gif

Bir önceki yazıdan/haberden devam edelim. Şöyle diyordu bir yerde Platini: "Avrupa’nın önde gelen kulüpleri, böyle bir üst sınır konması fikrine karşı çıkıyorlar."

Karşı çıkarlar, çünkü Avrupa'nın o büyük takımları futbolun bir ticari alana dönüşmesinin asıl sorumluluları ve bu düzenin devam etmesinin gönüllü savunucularıdır. Varlıkları bu adalesizliğe ve kurdukları sömürü tezgahına bağlıdır. Şu alıntıyla durumu somutlaştırabiliriz:

"Hollanda'da 18 kulüp (bunların ikisi ülkenin ülkenin en büyük kulüpleri olan PSV ve Feyenoord'dur) tarafından temin edilen ve 3 ayda bir yenilenen turistik vizelerle ülkeye girmiş olan, kimliği de bulunmayan 126 futbolcunun (18'i reşit bile değil) saptanıp yakalanması sonucunda adli takibata uğramıştır. Genç yetenek ticaretine Avrupa'nın büyük liglerinin olduğu İtalya ve Hollanda'nın yanı sıra Portekiz, İspanya, Almanya ve Fransa kulüpleri de dahildir." (Küreselleşme ve Spor/ Rahşan İnal, sayfa 32)

Özet bu iken Avrupa'nın futbol canavarlarından insani bir hareket nasıl bekleyecek futbol alemi? Platini bu koşullar itibariyle akıntıya kürek çekiyor, tekere çomak sokmaya da çalışarak; ah, ipinin çekilmesi yakındır!

Yazar: Editor
2009-02-16 20:54:40
http://ul.gcg.gen.tr/x/15978ec.jpg

Az önce (16 Şubat, 20.40) NTV'de 90 Dakika'da malum erteleme olayına değindiler. Adanasporluların kuşkularının paylaşıldığını gördük orada:

* Antrenmansızlıkları,

* Hocasızlıkları,

* Bunun devamında hastalanmaları(!)

* "Garip"liğin "grip"liği,

* Olayın incelenmesi gerektiği oradada vurgulandı.

Israrla, bu olay araştırılsın, diyoruz. Takip edilsin. Senaryoyu yazanlar, oynayanlar, raporlayanlar, onaylayanlar hakkında suç duyurusunda bulunulsuz. Kimsenin yaptığı yanına kalmasın.

Not:

Kartal maçı olması gereken güne, Pazar'a alındı.

Alkışlarımız, bu gelişmede büyük emeği olan Abdullah'a (yanlış anlaşılmasın bizim tribün emekçisi Abdullah'tan bahsediyorum: )) ve tüm Adanasporlularadır. 

Yazar: Editor
2009-02-15 22:22:56

Gelişmeler bizi haklı gösteriyor. Şimdi dün yayından aldığımız yazıyı gönül rahatlığıyla yayımlayabiliriz.

Not: Aşağıdaki yazıda geçen "Kayseri" eleştirisi doğrudan bu tezganın muhataplarınadır. Kayseri taraftarıyla en ufak bir ilgisi yoktur.

http://ul.gcg.gen.tr/x/7459373.jpg

“Kayseri”nin Koyunu Sonra Çıkar Oyunu

Deyim böyle değil biliyorum, duruma ve dolayısıyla Kayseri’ye uyarladım. Tam oturdu. Yukarıdaki haberi her yerde okumuşsunuzdur. Şimdi nerden girelim yazıya. Söyleyecek o kadar çok şey var ki. Sıralayalım madde madde:

*    Bayram Akgül, diğer takımların onca milletvekili, belediye başkanı ile nasıl mücadele edeyim tek başıma, demişti. Bakın haklıymış. Az bile söylemiş, şimdi koca koca doktorlarla da mücadele edecek, tıp fakülteleriyle de, yani o Hipokrat yeminlerini yutanlarla. İnsan o raporu yazarken hiç utanmaz mı, o gerekçeyi yazarken. İmzalarken. Federasyona yollarken…

*    Kayseri Erciyes kötü bir hafta geçirdi. Hoca değiştirdi. Futbolcular para sorunu yaşadı. Evren’in de ifadesiyle takım yeterince antrenman yapamadı ve işi Kayseri usulü halletti. Çünkü takımın zamana acilen ihtiyacı vardır, toparlanmak lazımdır. Peki, insan bu tezgâhı düşünmekten bile utanmaz mı? Bunların ar damarı gayri çatlamaz mı? Bundan böyle “o cenahtaki Kayseri” bizim için “Bizans oyunu” deyiminden dolayı Bizans’ın kendisi olmaz mı?

*    “Akut Üst Solunum Yolları Enfeksiyonu” nedeni ile sipariş rapor alınır efendiler. Yani öğretmensindir, memursundur, o gün canın işe girmek istemiyordur, ya da iki gün kafa izni vermişsindir kendine, bir tanıdık doktora gider bu raporu alırsın. Sevgili Ali Cem’in dediğine göre bunun bir de grup indirimi vardır. O da soruyor, bundan faydalanmış mı hesapçı  “o Kayseri!” 22 kişi bre… ne oldu, hala karantinaya alınmadı mı Kayseri? Merak ediyoruz, bu gerekçeyle kaç maç ertelenmiş? Bu çaresiz "hastalığı" çekerken, şu mevsim koşullarında kaç futbolcu mücadele ediyordur, rapora filan ihtiyaç duymadan, merak ediyoruz...

*    Kayseri, Akp’nin gizli başkentidir. Hiçbir futbol mazisi olamayan, futbol saltanatı doğrudan Akp saltanatına göbekten bağlı olan Kayseri’ye o koca stadın yapılması da bunun bir göstergesidir. Bu anlamda fazlasıyla sahipli Kayseri, sahipsiz Adana’yı döver, fena halde döver, bizim de şurada hislerimiz incinir, öfkemizden yumruğumuzu ısırırız, işte şuraya hiddetli bir iki yazı yazarız, o kadar. Erciyes bulunduğu ligde önce müdafaa edilecek sonra da muhafaza edilecek, eh önümüzdeki sezon da Allah’ın izniyle şampiyon edilecek.

*    Ama Sayın Adana Valimiz, “sahipsiz Adana” lafını sevmediniz, şu fotoğraf bile Adana’nın ne kadar sahipsiz olduğunun kederli bir fotoğrafıdır. Lütfen bakınız…

*    Peki, bu numarayı yutan, yutmuş gibi görünen, yutmak zorunda olan federasyona ne demeli. Biz bir şey demeyeceğiz. Hafta içinde Galatasaraylılar bir şeyler söylemişti, anlaşılan az bile denmiş… Gerçi o zavallı federasyoncular ne yapsın, kimseye değilse bile Akp’ye biat etmek zorundalar.

*    Kayseri’yi Erciyes’e Erciyes’i de Kayseri’ye ters yüz eden yani anasını boyayıp babasına satan “bu zihniyeti”, kendi vicdanlarına havale ediyoruz. Allah’ınızdan bulun.

________________________

Sevgili futbolcularımız, ne zaman ve hangi şartlarda oynatırlarsa oynatsınlar “o Kayseri”yi yenmek boynunuzun borcudur artık. Bu bizim için şampiyonluk kadar değerlidir.

_________________________

Sayın yöneticilerimiz, lütfen bu işin peşini bırakmayın. Bu kurnazlığa karşı onlara “haysiyetli” olmanın önemini anlatın, “her şey ille de kazanmak değildir”i öğretin.

Not: Okuyunuz “Akut Üst Solunum Yolları Enfeksiyonu”. Yahu adamlar “spor yapın” diyor orada: )) 

Üstelik; Kendi evimizdeki maçı, öteki Kayseri yüzünden neden biz cumartesi oynamak zorunda kalıyoruz? Birçok insan o gün işinde gücünde, herkes şimdiden “maça nasıl gideriz”in hesabını yapıyor. Ama bu kadar çifte standartçı olduğunuzu böylesine belli etmeyin bari.

Biz üst üste 3 lig düştük. Yetmedi kapandık. Bir yıl uzak kaldık her şeyden. Bu arada hayata bile küstük. Amatörden bile dönmeye razı olduk. Ama böylesi bir cinliğin kırıntısı bile geçmedi hiçbir Adanasporlunun aklından. Peki, bu da bizim farkımız olsun.

"Kayseri Erciyes taraftarlarının kendi yorumunu okumak için burayı tıklayınız."

Yazar: Editor
2009-02-14 18:56:53

"ince" hastalık

“Türkiye Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamada, Kayseri Erciyesspor Kulübü’nün 22 futbolcusunun "Akut Üst Solunum Yolları Enfeksiyonu" teşhisi ile Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından verilen doktor raporları dikkate alınarak ertelenen müsabakanın, TFF tarafından belirlenecek ileri bir tarihte oynanacağı belirtildi.”

____________________________________

Bu yazını devamını şimdilik yayından kaldırıyoruz, Mehmet'in de isteğiyle. Bekleyeceğiz gelişmeleri ve gerekirse daha sertini yazacağız. Ama bizim geneldeki bu iyi niyetimiz, masum yanımız daha baskın oldukça Adanaspor'un hakkı daha çok yenecektir.

Yazar: Editor
2009-02-12 20:09:35
  • Bu hafta sonu oynayacağımız Kayseri Erciyes tribünü böyle bir şey.
  • Olasılıkla tribün yoğunluğu bizde olacak.
  • Bu haftanın 3 puanının hanemize yazılmamasının hiçbir nedeni olamaz.
  • Bahane kabül edilemez.
  • Yeter ki sahaya doğru bir kadro ve düzgün bir oyun anlayışıyla çıkalım.

 

http://ul.gcg.gen.tr/x/76987aa.jpg
 
http://ul.gcg.gen.tr/x/e357baf.jpg
 
Fotoğraflar için sevgili Erkin'e teşekkürler.
Yazar: Editor
2009-02-09 23:02:16
http://ul.gcg.gen.tr/x/ca79995.jpg

Bir Garip Maç

Doğru düzgün pozisyonların olmadığı bir maçtı. Hem Diyarbakır hem de Adanaspor için. Bizim bir kafa vuruşunu Fevzi son anda çeldi, Coşkun’un kafa vuruşunu Ahmet Şahin yine son anda çeldi. O kadar. Öyle aman aman bir gol pozisyonu yoğunluğu yoktu. Maçta en az kaleciler göründü. Ahmet Şahin için sadece 2 top vardı kurtarması gereken; birincisini kurtardı, diğeri gol oldu. Çıkıp alabilir miydi, bunu cevabı yediğimiz son 5 golün 4’ünde gizli.

Evet, ikinci yarı 5 gol yedik. 3 Kasımpaşa’dan, 1 Gaziantep’ten ve bir de Diyarbakır’dan. Bu 5 golün 4’ü duran toplardan. Şimdi alan savunması, adam savunması gibi boyumuzu aşan konulara dalmayacağız. Ama canım bunun bir çaresi mutlaka vardır.

Garip bir biçimde yol alıyoruz. Kasımpaşa maçında öyle bir yarım saat oluyor ki, tamam diyoruz bu işi kıvırırız. Sonra 60 dakika kayıp… Derken Gaziantep kar kış kıyametinde öyle bir 90 dakika çıkarıyoruz ki “ilk altı garanti, devamına bakalım” diye düşünüyor hatta haykırıyoruz. Sonra Sakarya maçında evimizde acı dolu bir 90 dakika sonucunda 3 puanı zar zor alıyoruz. Neyse, diyoruz. Diyarbakır’dan umudumuz var, diye geçiyor içimizden, son haftalardaki dış saha performansımıza güvenip. Üç pas yapamadan maçı tamamlıyoruz 1–0 yenilgisiyle. Üstelik en az bizim kadar kötü oynayan bir takıma kaybediyoruz.

Son dakikalarda rakip 10 kişi kalırken biz de baskılı oynuyor gibi görünüyoruz. Ama sadece öyle görünüyoruz. Sahte bir baskı ile yine pozisyon bulamadan bu yarıyı da bitiriyoruz. Yani bu Adanaspor “ne diyeceğimizi şaşırtıyor.”

_________________________________

Notlar:

  1. Ah Habip ah, görmüşsündür umarım yokluğunun sonucunu. Seni onca hafta bekleyen takımı bu kadar ucuz bir şekilde yalnız bırakman olacak iş mi?
  2. Sayın Hocam Ekrem Al! Çok hoca değiştirdik bu sezon. Dilerim bir diğeri sen olmazsın. Bu anlamda asla eleştirel bir şey yazmayacağım, şu cümlenin dışında: El insaf hocam, orada Kbong varken nereden buldun çıkardın, oyuna aldın Burhan’ı, Cem Karahan’da bu kadar neden ısrar ediyorsun, onun yerinde Halit de oynar, Ümit de oynar, oynayamazsa oyun bozar. Bir saha içi organizasyonla Ersan’a yer açılır o da oynar, ama artık Cem oynamaz. Bakın hocam iki pas yapamıyoruz oralarda. Üstelik Cem dururken Hakan oyundan çıkmaz. (Ama işte tüm bunları tribünden yazıyoruz, ötesini berisini bilmeden.)
  3. Sakarya maçından sonra onca yolu gelen taraftarlarına üzülmüştük hakikaten. Bu sefer de bizimkilere üzüldük, en az takımın yenilgisi kadar. Şimdi ne zordur o yolu puansız dönmek.
  4. Bu haftanın en büyük kayıbı bizim için oldu. Yanımızdakiler, altımızdakiler enfes skorlarla üçer puanları aldılar, biz eli boş kaldık.
  5. Sonuç itibariyle en fazla ve de en az “tek” puan alacağımız maçı puansız geçtik ve yine sanki hedef değiştirdik. Bir garip sezondur gider.
Yazar: Editor
2009-02-05 18:44:26
http://static1.grsites.com/archive/webgraphics/clipart/tech/tv/clipart_tech_tv_009.gif

"Futbola giden yolu giden yolu kapatmanın bir başka şekli de onu televizyonlara hapsetmektir. Futbolun hayatına dayanan sayısız küçük hikâyeler ancak ve ancak tribünlerde yazılır. Yoksa televizyonlarda sonu gelmez pazarlıklara, hesaplara, hesaplaşmalara, gevezeliklere, dalaverelere dönüşerek insanından (ki bu insandan kastımız tribüncülerdir) uzaklaşıp bir ‘piyasaya’ nesnesi olmaktadır. Kurtuluş yalnızca tribünlerdedir. Futbol ağaları bunun farkına elbet varacak, ama Kızılderili reisin dediği gibi iş işten geçmiş olacak ve beyaz adamın elinde sibobu içine kaçmış işe yaramaz bir futbol topu hayaleti kalacak."

Yazar: Editor
2009-02-05 00:50:45
http://ul.gcg.gen.tr/x/502a382.jpg

Boş tribünler ne ifade eder? Bunu anlamak için tribüne gidip en kimsesiz haliyle ona şöyle bir bakmak lazım, deniyor. Eduardo Galeano’nun da yazdığı gibi boş stattan daha hüzünlü bir yer yoktur. Öğrencisiz okullar, seyircisiz tiyatrolar birbirine benzer hisler uyandırır. Seyircisi gitmiş tiyatrolarda artık replikler uçuşur havalarda, fuayede, kuliste… İnsansız olamayan bu mekânlar sessizlikte bile bir şeyler mırıldanır. Hatta kulak kesilirseniz bağırır:

  • İşte Miliç‘in zarif gollerine sevinen çığlıklar hala duyuluyor.
  • Güney kale arkasında İnter maçının coşkusu, Özer‘le öne geçmemizin sevinci yankılanıyor.
  • Bir ölüm-kalım maçında Boluspor’u 2–1 yendiğimiz günün şarkıları o ruhsuz betonlarda dönüp duruyor.
  • Eskişehir, Konya, Denizli maçlarının tezahüratları maratonda dalgalanıyor hala.
  • Küme düşerken Zonguldakspor’dan yediğimiz golün hıçkırıkları var o tribünde, dinleyin.
  • Hayır, dilsiz değil o boş tribünler.
  • Duyabilirseniz orada (kişisel) futbol tarihimizin (de) kaydı tutulmuştur.

_________________________

Not: Bu yazıya (affınıza sığınarak) Eduardo Galeano’nun “Stadyum” adlı denemesi ilham vermiştir.

Yazar: Editor
2009-02-01 16:31:27

 http://ul.gcg.gen.tr/x/9d01f88.jpg

Adana: 1 Sakarya: 0

Adanaspor yine taraftarını 90 dakika heyecan içinde bırakarak maçı tamamladı. Biz bu tatlı eziyete razıyız. Yeter ki 3 puanlar gelmeye devam etsin. Ama bizim de evimizde rahat bir 90 dakika tamamlama hakkımız var diye düşünüyoruz ve bu hakkı kullanmak istiyoruz: ))

Tribünler yüzde 70 oranında doluydu, buna kapalıyı da katıyorum. Maratondaki yoğunluk da çok iyiydi. Sakaryaspor taraftarı da bin kilometreye yakın bir mesafeden 200 civarında bir grupla takımlarının yanındaydı. Üç puana sevindik kendi adımıza, ama işin doğrusu Sakarya’dan kalkıp gelen onca insanın o kadar yolu üzgün dönmelerine de içimiz burkulmadı değil. Ne yaparsınız ki futbol böyle bir şey, herkesin mutlu olduğu bir ortak nokta pek yok. Sonraki maçlarda toparlamaları dileğiyle…

___________________

  • Geçen haftaki Adanaspor’u çok aradık.
  • Bugün takım biraz ağırcaydı.
  • İleri giderken yeterince seri değildik.
  • Orta sahada fazlasıyla ağırkanlı hareket ettik.
  • Orta sahanın hücum oyuncularını beslemesi yine beklediğimiz gibi değildi.
  • Golü bu kez biz duran toptan bulduk.
  • Cemre kuzey kaleye maraton tarafından bir serbest vuruşta arka direğe kemre bir top attı, defansa da çarpan top kaleye girdi ve maçtaki tek golümüz bu oldu.
  • Net pozisyonlarımız çok oldu.
  • Fakat son andaki hamleler yetersiz olunca ikinci golü göremedik.
  • Sakarya da özellikle son dakikalarda net fırsatlar bulduysa da bunlardan yararlanamadı.

_____________________________

Fevzi ve Emre yaptıkları baskıyla rakip savunmadan iki top çaldı, bunlar çok net şanslardı ama dediğimiz gibi son andaki yetersizlikler maçı rahat bitirmemize engel oldu. Sakatlanan Onur’un yerine giren Hakan Robenvari hamlelerle rakip savunmanın arasını sızdı fakat yine son vuruşlar o emeği bir şenliğe dönüştüremedi.

Zor bir maç oldu. Bu olağandı, beklediğimiz bur durumdu aslında; çünkü Sakarya da son bir umut için mücadele edecekti, öyle de oldu.

Neticede kazanan taraf olmak çok güzel. Şimdi fotoğrafları keyifle yükleyebiliriz.

Tribünden ve sahadan kareler foto-yorumda, tıklayınız.

http://www.kaplanpenche.org/fotogaleri/adana_sakarya

Bu hafta fotoğrafları Onur kardeşimiz çekti. Bu sayede maçı daha güzel izleme fırsatımız oldu: )) Eline sağlık diyoruz.  

Not:

Kimi bilgisayarlarda numaralanmış şerit görünmemektedir. Bu durumda ekrandaki fotoğrafın sol yanının biraz üstünde "ok'u" gezdirin, "el" işaretini görünce tıklayın. Fotoğrafların devamı gelecektir.

Yazar: Editor
2009-01-31 17:52:22

Maç fotoğrafları yarın bu saatlerde, yani 17.30 civarı foto-yorum'da hazır olacaktır. İlginize...

http://ul.gcg.gen.tr/x/ef2e814.gif

Bunun için foto-yorum bölümünü tıklamanız yeterlidir.

Ya da şunu tıklayınız:

http://www.kaplanpenche.org/fotogaleri/gantep_b_adanaspor

Not: Kimi bilgisayarlarda numaralanmış şerit görünmemektedir. Bu durumda ekrandaki fotoğrafın sol yanının biraz üstünde "ok'u" gezdirin, "el" işaretini görünce tıklayın. Fotoğrafların devamı gelecektir.

 

Yazar: Editor
2009-01-30 11:01:45

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulundan

"ADANASPOR A.Ş.’nin, 25.01.2009 tarihinde oynanan GAZİANTEP B.ŞEHİR BLD. SPOR - ADANASPOR A.Ş. Bank Asya 1.Lig futbol müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 2.500.- TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına...

Aynı müsabakada ADANASPOR A.Ş. sporcusu HABİP TOK’un rakip takım taraftarlarına yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına... "

Yazar: Editor
2009-01-28 12:52:40

Ne Kazandık?

Gaziantep Belediye maçında üç puanın yanında birçok şey kazandığımızı belirtmiştim önceki yazımda. Bu kazanımlar hem taraftar hem futbolcu hanesine kayıtlıdır. Mücadele isteği, kazanma inancı ve inadı, Adanasporluluk… Taraftar da –doğal olarak- iyi oynayan bu takımın tanındaydı.

  • O deplasmanda bir keder birliği vardı; futbolcularımız o soğukta sahayla, rakiple boğuşurken taraftar tribünde, daracık yerde ve sert soğukta takımını destekliyordu. Maç devam ederken tribünün memnuniyeti şu tezahüratta beliriyordu. “Hep böyle oynayın, canımızı isteyin!” Son derece doğal bir beklentidir bu. Dünyanın her yerinde taraftar bunu ister, iyi oyun. Kazanmasa da mücadele, bunun izleri… (Ama ne olursa olsun tepkiyi küfre bulaştırmadan ister bunu veya böyle istemeli.)

____________________________

 

http://ul.gcg.gen.tr/x/aefa702.jpg

Şimdi şu fotoğraflara bakalım derim. Emrah, Hakan, Kbong, Ümit kadroda bile yok. Ama oradalar, takımla. Ve bilmiyorum bu iş her yerde böyle midir; bu arkadaşlar takımın malzemeciliğini de yapıyorlar o arada. Çantaları, malzemeleri taşıyorlar. Fotoğraf böyleyken, kendi mesajını veriyorken şimdi nasıl söveceğiz bu futbolculara ve az önce zaten galibiyetine deliler gibi sevinmişken.

http://ul.gcg.gen.tr/x/599aa45.jpg

     

http://ul.gcg.gen.tr/x/6b8aa77.jpg

 

____________________________________________

  • Evet, aslında anlaşma kuralları net: Siz savaşın, biz destekleriz. Yenip yenmemeniz mevzu değil, yeter ki o 90 dakika sınırlarında bize bir umut verin. Biz o umutla ligi zaten bitiririz.
  • Futbolcu da der ki; bize destek olun, sabırla destek olun. Sonuçta biz de hislerimizle var oluruz. Bu sevgi ve desteği hissettirin biz o 90 dakikayı, ne olursa olsun, savaşarak tamamlarız. Ligi de…
Yazar: Editor
2009-01-25 19:36:52

Deplasman Galibiyeti

http://ul.gcg.gen.tr/x/c1bc667.jpg

  • Adanaspor Gaziantep deplasmanından 3 puanla döndü.
  • Müthiş bir mücadelenin sonucunu galibiyet olarak gördü Adanaspor. Maç boyunca üstündük. Hem sahada hem de tribünde net bir Adanaspor ağırlığı vardı. Bana göre yılın en güzel maçıydı.
  • Attığımızdan fazlasını kaçırdık, denir ya kelimenin tam anlamıyla durum böyleydi. Futbolun tüm terimleri bu maç için kullanılabilir Adanaspor için, olumlu anlamda.
  • Defanstaki kademe anlayışı, bloklar arasında boşluk olmaması, yardımlaşma, alan daraltma-boşaltma, kanatları kullanma vb kategorilerinde takımımız tam not almıştır.
  • On bire çıkan da, yedekten giren de, oyuna hiç girmeyen de, hatta kadroda olmayan da bu maçta galibiyette pay sahibiydi.
  • (maçla ilgili diğer izlenimlerimizi hafta içi paylaşacağız.)

____________________________

Bu maçta sadece 3 puan almadık, bir ara kaybettiğimiz ki bizi iki yıl üst üste şampiyon yapan Adanasporluluk ruhunu da kazandık. Takım tribün yine bütünleşti. Takım tribün turuncu-beyaz çekti ve geleceğe dair yeni arayışlara yöneldi. O güzel sahneler, maç 2–2 bitseydi de yaşanacaktı. Başta dediğimiz gibi, bugün ADANASPOR müthiş savaştı.

 

Not: Maç fotoğraflarından 50 kare foto-yorum’da.

Yazar: Editor
2009-01-24 22:43:46
http://ul.gcg.gen.tr/x/1ceac0a.jpg

Sevgili Adanasporumuz, bak bu minik taraftar ve onun gibi binlerce büyük küçük taraftar senden galibiyet bekliyor. "Hani her halin güzel" demiştik ya, ama bir seri galibiyetle daha bir güzel olur her şey.

Yine Gaziantep deplasmanı, yine 3 puan olsun o zaman. Bu deplasmana şenliklerle giden taraftar yine öyle dönsün...

Yazar: Editor
2009-01-21 07:59:09
Adanaspor-Kasımpaşa maçı sonrasında, takımının 3-1'lik yenilgisine üzülen 44 yaşındaki Necmi Çetinel, kalp krizi geçirerek öldü.

"Beşocak Stadyumu'nda oynanan Adanaspor-Kasımpaşa karşılaşmasını izleyen Necmi Çetinel, takımının attığı bir gole karşılık kalesinde gördüğü 3 gol sonucu mağlup olmasının ardından, otomobiline binerek evine gitmek için yola çıktı. Türkkuşu Caddesi'ndeki işyerinden ayrılıp, Adalet Cadddesi'ne giren Çetinel, göğsünde hissettiği ağrı üzerine otomobilini durdurmak isterken park halindeki 01 NR 688 plakalı otomobile çarptı. Çarpmanın etkisiyle her iki araçta da hasar meydana gelirken, Çetinel olay yerinde öldü. Bagaj camında 'Adanaspor' yazan otomobilin arka koltuğunda takımın atkısı dikiz aynasında ise 'turuncu-beyaz' renklerden oluşan ip asılı olması dikkat çekti."

Yakınlarına, sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

Yazar: Editor
2009-01-20 22:13:37
http://ul.gcg.gen.tr/x/db0b3f8.jpg

Kasımpaşa maçından bize kalan en güzel şey: Bu pankartlar. Güney kale arkasında açılan onlarca "Gündüz Tekin Onay" sopalılarından yalnızca ikisi.

Böylece resmen olmasa da pratikte güney kale arkası bundan böyle "Gündüz Tekin Onay Tribünüdür". Duyurulur.

Geriye, tabelayı asmak kalmıştır. İlgililerin dikkatine!

Yazar: Editor
2009-01-19 23:04:22
 
http://ul.gcg.gen.tr/x/7c33497.jpg

1–3

Biz sadece buradan çırpınırız Adanaspor için. Fikirlerimizi, aslında daha çok umutlarımızı, beklentilerimizi yazarız. Nesnel olamaya çalışırız ama olamayız. Sebebi de kör aşk.

Bir dolu yazı yazdık Kasımpaşa’yı yenmeye dair, fakat biz çaldık biz oynadık. Hoş, bu uğraşın kendisi öyle. Biz bizi takip eden okurlar arasında Adanaspor’a dair bir şeyler yapmaktan duyulan hazdır bu. (Yalnız şunu belirtelim, Adanaspor için bir şeyler yapan herkes gibi biz de inanarak yazıyoruz. Tanıdığımızı düşündüğümüz takım “ne yaparsa ne olur”un arayışındayız. Yine kendi kendimize. )

Maça gelirsek, ilk 30 dakika önceki yazılarımızda vurguladığımız bir Adanaspor vardı sahada. Koştu. Golü düşündü. Bunun için saldırdı. 8. dakikada penaltı kazandı. Kaçırdı. Ama yılmadı, saldırmaya devam etti. Rakip pozisyon bile bulamadı, derken, sonra bir köşe vuruşu. İyi orta. İyi bir kafa vuruşu. İlk golü yedik. Yine durmadık. Bu kez beraberlik için gittik.

28. dakikada Emre topu sol kanata attı. Kerem ortasını yaptı, kaleci son anda tokatladı, oluşan bir anlık karambolda Metin vurdu ve beraberliği getirdi.

Ne olduysa ondan sonra oldu. 30. dakikada bir köşe vuruşu daha. Bu sefer bizim kalede bir karmaşa. Ve 1–2. O andan sonra Adanaspor’un bir varlık gösterdiğini söylemek mümkün değil. İkinci yarı bir şeyler olur diye umduk. Bu devre çok kötüydük ve maçı pozisyonsuz bitirdik. Bunda rakibin çok diri ve güçlü olması bir başka etkendi. Ve Kasımpaşa bu kez bileğinin hakkıyla aldı 3 puanı.

Notlar:

  • Yeni transferlerden Metin Tuğlu göz doldurdu.
  • Volkan Glatt şaşırttı. Hazır olması bizce aylar alır.
  • En büyük hayal kırıklığımız Habip’i görememekti. Sakat değilse oynamaması çok büyük bir hataydı.
  • Anlaşılan yeni hocamız takımı tam algılayamadı. Doğaldır. Yoksa Onur -yine bizce- kadroda olmazdı.
  • Tribün genelde takıma önemli bir tepki göstermedi; ama Turbeylerin vakitsiz protestosu “olmadı”. Maratonu da karşısına aldı. Adanaspor’u sevmek takıma zarar vermek olmamalı.
  • Bir de bilet fiyatlarını yüksek bulup sitem etmenin karşılığı dayak yemek olmamalı. Bu hiç olmadı.
  • Maçın en güzel yanı ise Turbeylerin "Gündüz Tekin Onay" sopalı pankartlarını açmalarıydı. Bu da kötü bir akşamın tesellisi oldu.

Maç fotoğrafları foto-yorumda, ama yorumsuz bu kez. Bir sitem için değil. Olanı yukarıda yazdık zaten. Haftaya Gaziantep deplasmanından “güzel” fotoğraflarla dönmek dileğiyle.

Yazar: Editor
2009-01-18 16:31:26
http://ul.gcg.gen.tr/x/689041c.gif

Bugünden Yarına

Dün Diyarbakır deplasmanda Orduspor’u yendi. Bugün K.Erciyes ve Samsun yenişemedi. Karabük Giresun’u dış sahada 3–2 yendi. Ve en önemlisi Güngören, Rize’yi 2–1 yendi. Bildiğiniz gibi Rize, şampiyonluğun en ciddi adaylarından. Güngören hala dikkate alınmıyor. Bizim buradan çıkaracağımız anlam ve varacağımız sonuç şöyledir:

  • Yarınki rakip de şampiyonluğun 1 numaralı adayı
  • Onlar da iyi bir dönem geçirdi Rize gibi
  • Onlar da hemen dönmek istiyor süper lige
  • Onlar da iktidar patentli

Eskiden, daha çocukken çeşitli kıstaslarımız olurdu rakiplere dair. Şu şunu yendi, biz de onları yenmiştik, öyleyse biz hepsini yeneriz: )) gibi… Şimdi oraya dönmeyeceğim. Ama şunu söylemekte bir sakınca görmüyorum:

  • Güngören’in çıkıp Rize’yi, şampiyonluğun bir adayını yenmek için oynuyorsa
  • Cılız tribününe rağmen bunu yapıyorsa
  • Saldırıyorsa rakibe, gol atmak için
  • Gol atma cesaretini gösterebiliyorsa
  • Gol atıyorsa
  • Goller atıyorsa
  • Yüreğini koyup oynuyorsa
  • Ve sonuçta kazanan taraf oluyorsa…

Bizim Adanaspor olarak Kasımpaşa’yı yenmemek için hiçbir gerekçemiz, bahanemiz; kaybedince sığınacağımız bir sebep limanımız ve sairemiz olamaz. Olmamalı. Hadi, yine hissi yazalım; bir kere Adanaspor’un adı bu maçta bir puandır. Kasımpaşa’nın puan cetvelindeki yeri bu manada hiçbir şey ifade etmez. Biraz mücadele, kazanma inancı 3 puandır. Evet, futbol istatistiklerle oynanmıyor. Formanın rengiyle de, sadece futbolcunun adıyla da olmuyor bu. Birçok maç göstermiş ki, geçen iki sezon göstermiş ki yüreğini koyan kazanıyor. Savaşarak oynayankazanıyor…

 

Not: Cem Kaplanoğlu, ilerleyen saatlerde “nasıl yeneriz”in bir tür “arayışını” yapacak
Yazar: Editor
2009-01-16 13:21:37

Kasımpaşa’ya Nasıl Yenilmiştik

http://ul.gcg.gen.tr/x/b6bd9a3.jpg

Sakat bir kadro kurulmuştu malum hoca tarafından. Bu ligi zirvede götürecek bir kadro oluşamamıştı, birinci “bahanemiz” buydu. Olanın içinde bile o maçı sürükleyebilecek bir 11 çıkmamıştı sahaya. Örneğin hoca, maçta Mbilla, Kbong ve Emrahsız bir kadroyu tercih etmişti, sebep neyse. En etkili olabilecek bu üçlüden yoksun oynamak orta sahadaki gücümüzü yok etmiş, takımı ileriye taşıyacak bir organizasyonu da imkânsız kılmıştı. Dolayısıyla maçı, neredeyse, ikinci yarının başında (Fevzi’nin ayağından) kaçırdığımız tek pozisyonla kapatmıştık. Son iki yılın en aciz ve en kişiliksiz futbolunu oynamıştık. Tabii ki bu, yukarıda saydıklarımızın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştı. Sol kanatta bir Sertan’ı (şimdiki yaşı itibariyle söylüyorum bunu, futbolculuğu ayrıdır) durduramamıştık. Öyle dağınık bir haldeydik ki oyunu bir kördöğüşüne bile dökememiştik. Bir de hakemin gerçekten kötü yönetimi eklenince bunlara, 1 puan bile hayale dönüşmüştü. Kaç kart çıkmıştı peş peşe, sayamamıştık bile. Bir maçta o kadar sarı kart görmek de ayrı bir meseledir ya biz her ne kadar topu hakeme atsak da… Maçın bitiminde de hocanın şampiyonluk iddialarının hangi temele dayandığını anlayamamış, daha ilk maçta büyük bir karamsarlığa kapılmıştık. Zaman, bu karamsarlığı 17 maç sonunda somutlaştırmıştır.

Yani mağlubiyeti hak ederek kaybetmiştik. Peki, durum şimdi farklı mı? Bence farklı. Üstelik lehimize bir fark bu, yine bence. Rakibin liderliği de önemli değil burada. Yeni transferler ve oluştuğunu düşündüğüm veya umduğum o buhran sonrası daha inançlı, hırslı yeni hava, iddiamın dayanaklarıdır. Sonra izlediğim kadarıyla, taraftarın “bir garip süreç”ten sonra özel ilgisi itici bir güç oluşturacaktır. Gerçi bana (bize) galibiyet inancı ve devamı için Adanaspor’un kendisi bile yeter ya, o forma…

Yazar: Editor
2009-01-14 22:53:14
Gündemden düşmesin Gündüz Tekin Onay Tribünü
http://ul.gcg.gen.tr/x/94e50ef.jpg
 
http://ul.gcg.gen.tr/x/a728056.jpg
Yazar: Editor
2009-01-13 13:08:00
http://www.soulsofdistortion.nl/images/Stonehenge.jpg
 

Ölümsüz taşlar gibidir

Zamanın zulmünü aşan

Hiçbir darbeyle yıkılmayan

Dimdik duran

Ve işte direnen/ ki kazanmıştır direnenler

 

Turuncunun ateşidir Adanaspor

Bizi coşturan...
Yazar: Editor
2009-01-09 21:47:53
http://ul.gcg.gen.tr/x/45960f1.jpg

Beklentinin Resmi

  • Hazırlık kampındayız şimdi
  • Bir iki antrenman maçı olacak
  • Nokta transferi yapılacağına dair işaretler var
  • Biraz daha toparlanacak takım
  • İkinci yarıya biraz daha hazır olacağız
  • Olasılıkla sular biraz daha durulmuş olacak
  • Kasımpaşa maçı için son rötuşlar yapılacak
  • Tribün de son hazırlıklarını tamamlayacak
  • Birlik ve beraberlik için olacak bu
  • Umutların devam ettiğini göstermek için
  • Yalın bir Adanaspor sevgisi için

Hayatta türlü dertler vardır. Hep istediğimiz gibi gitmez işler. Hatta çoğu zaman istediğimiz gibi dönmez çarkıfelek. Bir sevinirsek beş üzülürüz. Hayatımızın olağan halleridir bunlar. Derken en sıkıntılı zamanlar aşılır, bildiğimiz seyrinde yol alır hayat. Öyledir. Hiçbir zaman tozpembe değildir devran.

  • Sonra Kasımpaşa maçı başlar
  • Adanaspor, yepyeni bir takım olarak savaşır
  • Tribün takımı doksan dakika destekler
  • O güzel üç puan bizim olur
  • Gaziantep deplasmanına akar taraftar sonraki hafta
  • Sakaryaspor maçına üçte üç yapmak için çıkılır

Ya da bir hayal, boş umut, imkânsız bir beklentiler dizisi olarak kalır, kötü günler devam eder. Evet, resmi çizmek bizim elimizde!

Yazar: Editor
2009-01-07 20:07:50
http://ul.gcg.gen.tr/x/3b0ca5a.jpg

Panorama

  • Çalkantılı bir ilk yarı geçirdik. Daha çok düşüşleri yaşadığımız bir devreydi. Bunda hoca değişikliklerinin de büyük bir etkisi oldu. Ama ilk hoca Hüsnü Özkara’nın sezonun ilk takımını kurarken, ne kadar hatalı olduğa tanık olduk bu 17 maçta. Hani topçular çırpınmadı değil maçların genelinde, ama herkes kendi gücü oranında yapabildi bunu. İlk yarı boyunca yaşadığımız tüm olumsuzlukların temel sorumlusu o ilk hocaydı sonuçta. Ondan başlayan yanlışlıklar bir dizi halinde peş peşe geldi ve birçok kişiye sirayet etti. Öyle ki, bu dönemde hata yapmayan yok gibiydi.
  • Büyük umutlarla transfer ettiğimiz ve bu umutları da boşa çıkarmayan bir isim vardı: Emrah Bedir. Oynadığı maçlarda Adanaspor’un en büyük silahıydı. Sakatlanması birçok hesabı bozdu, değiştirdi. Tez elden iyileşmesi gerekmektedir.
  • Cem ve Alper uzun süre konuşuldu tribünlerde, özellikle hazırlık dönemi yaşamış bir Cem’in takıma ne kadar faydalı olacağı çok tartışıldı. Sonra işler öyle bir karıştı ki, bu iki oyuncuyu herkes unuttu.
  • Çok güzel galibiyetlerimiz oldu. Aslında tüm galibiyetlerimiz güzeldi. Hep heyecan içindeydik. Hep nefes nefeseydik. Ama Karabük galibiyetinin anlamı farklıydı. Özellikle son dakika golüyle gelen bu galibiyet daha bir tatlanmıştı. Ve fakat Orduspor’dan son dakikalarda yediğimiz o frikik golü de hala gözlerimizin önündedir. Bruno topu öyle bir yere bırakmıştı ki… Ondan öncesinde stat bir felaketi sezmiş gibi buz kesmişti ve golle birlikte 1 puana razı olmuştuk. Altay yenilisi de trajikti bizim için. 88. dakikada kaçan golün üzerine 90’da golü yemek bir hayli üzmüştü.
  • Hakemlerin enteresan kararları da ilk yarının önemli olaylarından biriydi bizim açımızdan ve birçok kulüp açısından. Antrenmansız, formsuz, beceriksiz, iradesiz hakemlere denk geldik genelde. Ve de canımız yandı. Ama içtenlikle söylüyorum ki bunu birçok kulüp yaşadı. Bir biz değildik üzülen.
  • İlk yarının en güzel olayı nedir, diye sorarsanız hiç düşünmeden Habip derim. Daha önce de yazmıştım onun hakkında. İlk transferimiz demiştim. Takıma inanılmaz bir katkısı olacaktır. Bunu tam bir inançla ve tribüne gaz vermeden söylüyorum. Yaşayacağız o dakikaları ve göreceğiz.
  • Metin Yıldız’la çok umutlanmıştık. İşte oldu bu sefer demiştik bu sezon için. Olmadı. Talihsizlikler yaşandı. Başımıza gelmesini hiç istemediğimiz, düşünmek bile istemediğimiz durumlar söz konusu oldu. Kamuoyunda yıprandık, yıpratıldık. Bu olayların tarafımızda durulmasının temelinde oyuncularımızın ikinci yarıdaki performansları olacaktır. İyi oynamak zorundalar, kazanmak zorundalar, yoksa taraftar ara dönemde açılmış olan bu defteri ilk olumsuzlukta tekrar açacaktır!!! Bu dostça bir uyarı olsun.
  • İki transferle gündemi biraz değiştirdik bu sırada: Metin Tuğlu ve Volkan Glatt. Dileğimiz bu transferlerin bize ilaç olmasıdır. Ve transferin devam etmesidir diğer dileğimiz.
  • Son dileğimiz de Adanaspor adının yıpranmaması, yıpratılmamasıdır!
Yazar: Editor
2009-01-04 09:28:23
Gündüz Tekin Onay'ın ölümünün 1. yılı.
Adanasporlular seni unutmayacaktır Büyük Hoca!
 
http://ul.gcg.gen.tr/x/ff0ff1c.jpg
 
http://ul.gcg.gen.tr/x/53f5040.jpg
 
http://ul.gcg.gen.tr/x/090a5ad.jpg
 
http://ul.gcg.gen.tr/x/5ce47c8.jpg
 
http://ul.gcg.gen.tr/x/d4b8b3b.jpg
 
http://ul.gcg.gen.tr/x/1471a8e.jpg
 
http://ul.gcg.gen.tr/x/3d70544.jpg
 
(Fotoğraflar Vedat Bayraktar arşivinden de alınmıştır.)

Yazar: Editor
2009-01-02 20:33:26

Adanaspor

http://ul.gcg.gen.tr/x/7d0191f.gif

Taraftarlık nasıl bir şeydir genel hatlarıyla bakalım:

  • Başlık Adanaspor
  • Çünkü bu noktada davamız Adanaspor
  • Davamız da sevgiye dayalı, tutkuya bağlı, isterse körlemesine kime ne
  • Buradan ekmek de yemiyoruz ki öyle bir derdimiz de yok, olamaz
  • Salt sevgi, ötesiz berisiz
  • Bir taraftardan da başka ne beklenir
  • “Bizim takım” söz konusuysa bin düşünür bir söyleriz
  • Ona zarar vermemektir bunun sebebi
  • Buradan yükümlülük almadan dilimize geleni de söyleriz ama bu da taraftarlığa sığmaz o da ayrı bir mevzu
  • Yani tüm hassasiyetimiz bir tür “sevgiliyi” koruma kollama meselesidir
  • Tüm bunlar taraftar olarak bizim adı konmamış, bir yerlerde yazılmamış ama doğal bir bilinçle oluşmuş sorumluluklarımızdır, yazılmamış yasamızdır adeta
  • Evet, reflekslerimiz var oluşa dairdir
  • Annenin çocuğunu koruması gibi bir his, üzerine siz eklemelerinizi yapın bu çerçevede
  • Takımla birlikte futbolcusuna da sahiplenir genel olarak (arızalı durumları istisna olarak kabul ediyorum)
  • Taraftar açısından durumun bir özeti budur, ama çoğaltılabilir, tarzınıza göre devam edin içinizden

 

Futbolculuk nasıl bir şeydir genel hatlarıyla:

  • Bir kere işidir bu
  • Parasını kazanır, evini geçindirir (isterse en demagojik yanıyla söylensin), böyledir bu
  • Alt yapısından yetişmişse kulübün, bu da ayrı bir aidiyet hissettirir, belki hissettirir, o kadarı pek bilinmez
  • Tribünle kurulan iletişim başka bir enerji oluşturabilir (dikkat ederseniz “olabilirli” konuşuyorum, buradan bakınca haller pek net değil)
  • Ne olursa olsun bir gün orada futbolcu olarak zamanının dolacağını da bilir, tabiatın kanunu bu
  • Forma aşkı oluşmuş olabilir
  • Hiçbir şey de oluşmamıştır
  • Çıkar “topunu oynar”,
  • Buna da selam durulur
  • Tribünlere de filan oynamaz
  • İşte en çok da buna selam durulur, şimdi bu anda mevzuumuz selam durmaksa
  • Dedik ya işidir bu
  • Ama
  • Ama işini de bir “sorumlulukla” yapar değil mi?
  • Çünkü onun da bir muhakeme becerisi vardır
  • O da “düşünen bir varlıktır”
  • Hiçbir şey düşünmezse futbolculuk kariyerine dair “çıkarlarını” düşünür
  • Bir süreliğine de olsa mensubu olduğu “topluluğun” bir parçası olarak oranın “itibarını” ve buna bağlı olarak kendi itibarını düşünür
  • “En son söylenecek sözün, en başta söylenmemesi gerektiğini” düşünür; hem hayatın tüm hallerinde böyle değil midir bu incelik

 

Bizim meselemize gelirsek; buralardan örneğin Hakan için, Fuat için ne güzel şeyler yazdık. Fevzi’yi kanımızın son damlasına kadar savunduk. Emre’yi anlamalı, onu dikkatli izlemeli, dedik. Ersan Âdem Gülüm’e yapılanları kendimize yapılmış gibi hissedip üzüldük. Yahu, Ahmet Yıldırım’la devam edilsin, hocaya da gerek yok dedik bu noktada; ona o kadar inandık. Ki bu isimlerle şampiyonluk(lar) yaşadık.

Şimdi nasıl onlara veryansın edeceğim, onların emeklerini yok sayacağım ve durulan olayların devamında şu noktada, onca lafı ettim varsayıp, olası başarılarına nasıl sevineceğim?

Peki, ben bunları sıradan bir taraftar olarak buradan hissederken futbolcu veya futbolculuk hiç mi özeleştiri yapmayacak, hiç mi şapkayı önüne koymayacak?

Hiç demeyecek mi kendine:

*Durumlar ne olursa olsun ve hatta nasıl olursa olsun, ben bir camianın bireyiyim

*En büyük sevinci yaşadım onlarla tellere tırmanıp (siz o anı biliyorsunuz)

*Dost var düşman var

*Tökezlemeni bekleyip arkandan tekmeyi basacak çapta insanlar var

*Timsah gözyaşları denen bir “kavram” var

*Her işin bir adabı var

*Yahu şurada Adanaspor var

Evet, gördüğünüz gibi, sonuçta herkesin kendine göre bir beklentisi var. Herkesin kendince haklı olduğu bir dünyası var. Bu dünyanın da türlü dertleri var. Biz daha fazla kaşımayalım yarayı, uzattık da lafı. Bu mevzuya da nokta. Çünkü Adanaspor’u bekleyen güzel günler de var.

İnadına inancımız var!

 

Yazar: Editor
2008-12-30 19:46:08

Ne Oldu?

  • Adanaspor’daki son gelişme hepimizi şaşırttı.
  • Neler olduğunu yeterince bilemediğimizden herhangi bir yorum yapmak da imkânsızlaşıyor.
  • “Söyleyeceğimiz herhangi bir söz, bilmeden yapacağımız herhangi bir yorum Adanaspor camiasına zarar verebilir.” anlayışıyla hareket edip gelişmeleri bekliyoruz.
  • Dileriz bu “buhran” kısa sürede atlatılır ve “Adanaspor camiası” bundan fazlaca zarar görmez.
  • Varsın bu sezon kayıp geçsin yeter ki Adanaspor adına yakışır gelişmeler içinde olalım.
  • Taraftar olarak, Beklemekten başka yapacak hiçbir şeyimiz yok!!!

 

Yazar: Editor
2008-12-25 10:46:30
"Gündüz Tekin Onay Tribünü" olsun!
  • Geçen yıl bugünlerde gündeme getirmiştik.
  • Gündüz Hoca’nın ölümü üzerine.
  • “Güney Kale Arkası” demiştik,
  • “GÜNDÜZ TEKİN ONAY TRİBÜNÜ” olsun.

O zaman, ligdeki o müthiş çekişme, şampiyonluk telaşı bu öneriyi diri tutamamıştı. Yine söylüyoruz; devre arası “GÜNDÜZ TEKİN ONAY TRİBÜNÜ”nün Güney kale arkasında can bulması için gayet uygundur.

Düşünce platformu için gerçekleşecek ilk hedef neden bu olamasın!

Unutmamalı,

Kurumlar tarihleriyle vardır, gerek yarattıkları ve gerekse kendilerini yaratan değerlerle vardır. Gündüz Hoca’yı bu anlamda o tribünde yaşatmak bizim için bir sorumluluk gibidir. Üstelik futboldaki en güzel günlerini bizle yaşayan, dolayısıyla bize de güzel günler yaşatan Gündüz Hoca 5 Ocak’ın güneyinden güzel günlerimize doğru bakacaktır. Bu da bizim bir başka “uğurumuz” olacaktır.

Başkanımızın da ilgilenmesi dileğiyle…

 Güney Kale ArkasıGÜNDÜZ TEKİN ONAY TRİBÜNÜ

Olsun

Yazar: Editor
2008-12-22 17:33:28

İlk Transfer Habip

 http://ul.gcg.gen.tr/x/703e03b.jpg

Onu 3. ligden beri izliyoruz hepimiz. Hatta ilk hoca o zamanlar onu pek fark edememişti, bazen 11’e bazen de kadroya almıyordu. Sonra hocalar değişti ve Habip Adanaspor’un en faydalı adamı oldu neredeyse.

2B’de klasman maçlarında yine çok önemli işler yaptı. Onun Adana’daki GASKİ maçındaki performansı unutulmaz. Size Habip’i anlatmaya gerek yok.

Ne ki bundan yaklaşık 13 ay önce, klasman maçlarının sonuna doğru bir sakatlık yaşadı ve düne kadar formasından uzak kaldı. Oysa o Habip yükselme maçlarında işimizi önemli bir oranda kolaylayacaktı. Olmadı. Ama Adanaspor da vazgeçmedi Habip de.

Şimdi transfer haberlerini bekliyoruz heyecanla. Biz ilk transfer bombasını patlatalım; Habip. Evet, Adanaspor dünkü Samsunspor maçının devre arasında çok çok önemli bir transfere imza attı. Bu transfer, ki Habip’tir o, 2. yarıda birçok maçın önemli bir oyuncusu olacaktır. Göreceğiz, tanık olacağız, dinleyeceğiz, sevineceğiz. Yeter ki şansızlıklar uzak dursun bize, uzun bir süre.

Yazar: Editor
2008-12-20 20:54:45

Adana Samsun

Yıllardır karşılaşmadığımız takımlardan biri daha, Samsunspor. Yenmekte zorlandığımız bir rakipti. Neyse o günler geride kaldı, Adanaspor da farklı şimdi, Samsunspor da.

Son haftalarda Metin Yıldız’la birlikte daha dinamik bir Adanaspor var sahada (Eyüp Hoca’nın o kısa dönemini yok saymıyoruz). Hep kazanmaya yakın bir takım var. Hadi abartmayalım, diyelim; kazanmayı ihtimal dışı bırakmayan bir futbol anlayışı var sahada, bu da bizi umutlandırıyor.

Bu maçta kim oynarsa oynasın canını dişine takarak mücadele edecektir. Buna tanık olduk

Adanaspor Samsunspor maçını kazanmak için orada olacağız, hepimiz; tüm Adanaspor, eksiksiz ve eksilmeyen heyecanıyla. İkinci yarıya daha iddialı başlamak için. Ama eksik kadro, diyeceksiniz. Boş verin canım, biz bu sene zaten eksik başlamadık mı lige!

Son üç maçtaki mücadele olsun yeter.

http://ul.gcg.gen.tr/x/1bcaea6.jpg
Yazar: Editor
2008-12-16 22:05:24

"O Golü Babam Bile Kaçırmazdı”

 

http://ul.gcg.gen.tr/x/a07ee35.jpg

Bu tip isyanlarda “baba” kelimesi yerine futbolla pek alakası olmayan bir başka aile efradı, hısım akraba, konu komşu, mahalleden biri, okuldan mıymıntı bir tip, işyerinin en hımbılı da getirebilir pek ala. Yaratılmak istenen dramatik doruğun veya çevrenin ilgisini çekebilecek mizahi bir unsurun doğaçlamasına göre birileri olabilir “baba” kelimesinin yerinde:

  • O golü ebem bile kaçırmazdı.
  • O golü rahmetli dayım bile atardı mezardan çıkıp.
  • O golü bizim Kerim bile atardı. (Kerim bana kızacak şimdi, biliyorum: ))
  • O golü…

Haddizatında futbol tribünden göründüğü gibi değildir.

  • Saha koşulları vardır
  • Havanın durumu vardır
  • Rakip vardır yahu
  • Sahada börtü böcek vardır
  • Topun sekmesi, kayması, oynaması vardır

Bir futbolcunun, uygun görünen şartlarda bile golü kaçırmasının bir kamyon somut, fiziki, nesnel, psikolojik gerekçesi mutlaka vardır. Şimdi burada şeytanının avukatlığını filan yapmıyorum. Lakin, hiç kimse keyfinden gol kaçırmaz her halde, diyorum. O “kitlesel haz anı”ndan kim kendini mahrum bırakmak ister, tam da o anın “esas adam”ıyken…

Sonuçta o golü ben de kaçırırım, sen de kaçırırsın.

Hele Kerim Efendi o topa hamle bile yapamaz; kilosu müsait değil.

Yazar: Editor
2008-12-14 16:12:17

Bu Kez Altay

Karabük maçında yaşadığımız sevinç İzmir deplasmanında bu sefer üzüntüye dönüştü.

Yediğimiz son dakika golü “en az bir puan” hedefimizi ıskalattı. Radyodan dinlediğimiz kadarıyla dengede götürdüğümüz maçta dakika 88’de Cem Karahan’la mutlak bir gol pozisyonundan yararlanamadık. Devamında kazanılan serbest vuruştan oluşan pozisyonda golü yedik ve haftayı puansız kapattık.

Haftaya rakip Samsun ve onlar da Sakarya’dan aldıkları moralle gelecekler buraya. Emre ve Kbong kart cezalısı. Bundan sonraki mücadele ilk yarıyı 20 puanla kapatmak için olacaktır.

http://ul.gcg.gen.tr/x/68b8914.jpg
Yazar: Editor
2008-12-06 16:42:44
http://ul.gcg.gen.tr/x/5a8148b.jpg

Hakikaten Güzel Cumartesi

Zor da olsa yendik Karabük’ü. Ama biz Karabük’ü zaten hep zar zor yenmedik mi! Sabır, demiştik onları yenmemizin sihri. Ve Adanaspor bugün de sabır, mücadele, inatla yendi. Kaçtık kovaladılar. Kısaca mevzu buydu. Son golü de öyle bir dakikada attık ki, artık onlar açısından yapacak bir şey yoktu.

Galip Gelmenin Keyfi

Galip gelmenin lezzeti hiçbir şeyde yok. Daha güzel olan ise gol ayaklarıydı. Fevzi, Emre, Yunus… Bu goller, aynı zamanda onların moral olarak kendine dönüşlerinin belgesi olsun. Daha da güzel olan futbolcuların maç sonunda taraftarla turuncu-beyaz çekmeleriydi. Mesaj şudur tribüne: Biz yüreğimizle mücadele ediyoruz aynı zamanda. Bizi değerlendirirken oradan sahadaki tüm koşulları da hesaba katın. Yenilmekten haz aldığımız filan yok.

Maç

Maça dönelim. Kontrollüydü yine Adanaspor. Sabretti gol için.

  • Fevzi serbest vuruştan attı ilk golümüzü. (Buna Fevzi’den çok biz sevindik. Bizce elinden gelenin fazlasını yapan, yapmaya çalışan Fevzi önceki haftalardaki protestoları zaten hak etmiyordu.)
  • Golü bulduktan sonra onu koruma düşüncesi biraz panik yarattı ve ilk yarının son saniyesinde yediğimiz gol hem takımın hem de tribünün dengesini bozdu.
  • İkinci yarı bu keyifsizlikle başladı.
  • Rakip de ilk dakikalarda üstün göründü bu anlamda.
  • Ahmet Yıldırım’ın sakatlanıp oyuna devam edememesi biraz canımızı sıkmadı değil. Defansta ve defans önünde çok önemli bir oyuncumuzdu o.
  • Sonra Hoca ilk yarıda bir sakatlık yaşayan Mbilla’yı oyundan aldı ve Emre’yi sahaya sürdü.
  • Emre de buluştuğu ilk topu gol yaptı.
  • Sevinci görülmeye değerdi.

İlk yarının sonunda zaten basit bir gol yemiştik, ikinci yarıda da bir köşe vuruşundan aynı kolaylıkta bir gol yedik. Gol için biz o kadar emek verirken yediğimiz basit goller gerçekten acı veriyor.

  • Derken yine 2. yarı oyuna giren Yunus, geçen sezon yaptığı gibi son dakikada attı golünü Karabük’e ve bize 3 puanı getirdi.

Bugün

Bugün futbolcularımız daha çok çalıştı. Hoca yerinde müdahaleler yaptı. Bu maçtaki galibiyetin övgüsü onlaradır. Taraftar da bugün daha çok sahiplendi takıma. Çatlak ses yok muydu? Vardı, ne yazık ki hep olacak. Bakın, Türk takımlarının bundan böyle rüyasında bile göremeyeceği UEFA, Süper kupa sevincini yaşatan Galatasaray bile taraftarının protestosuna maruz kalıyor. Birileri hala “futbolda dün yoktur vefasızlığına demir atmış”. Futbol tribünde böyle, yapacak bir şey yok.

Sonuç olarak bu güzel, hem de çok güzel bir galibiyettir. Keyfini sürelim. Ve asıl bombayı haftaya Altay deplasmanında patlatalım. Olmaz mı?!!

Not: Maç fotoğrafları "foto-yorum"da.

Dikkat: foto-yorum'da 51 fotoğraf vardır. O bölümü tıkladığınızda bilgisayarınızda fotoğrafın altındaki şeritte 51'e kadar numaralanmış rezerv görünmüyorsa ekrandaki fotoğrafın sol yanının biraz üstünde "oku" gezdirin, "el" işaretini görünce tıklayın. Fotoğrafların devamı gelecektir.

Yazar: Editor
2008-12-01 19:55:39
http://ul.gcg.gen.tr/x/a136b3d.jpg

Fatih’le konuştuk maçı. Şöyle gelişti diyaloglar:

Umut var mı Fatih?

Var abi!

Hakkat mi?

İnan takımı tanıyamadık resmen.

Nasıl yani?

Hatta aramızda takıldık “bu bizim takım mı?” diye.

Takım çok iyi mücadele etti.

Oh be!

Sahada çok iyi mücadele vardı. Koşan, hırslı, yüreğiyle oynayan topçularımız vardı gerçekten.

Biraz da işimiz rast gitti sanki.

Ama bu iş zaten öyle değil mi abi. Biraz felek bizden yana olacak. Ama bizimkiler gerçekten çok fena savaştı. Takım “Ben buradan puanla, hem de üç puanla gideceğim.” dedi resmen. Yani bunu orada canlı canlı gördük. Şans filan değildi yani.

Ne güzel be… Valla içim ferahladı.

Bak ne diyeceğim, belki abartıyorsun diyeceksin, her maç böyle mücadele etsinler, biz bu kadroyla değil ilk 6, valla ilk 2’ yi zorlarız.”

Eyvallah! Ama yine de transfer olsun be: )) Neyse...Sağ ol kardeş. Kısmen de olsa aydınlattın bizi.

 Ne demek, her şey Adanaspor için: ))

Not: Malatya deplasmanından 15 kare foto-yorum'da. 

Yazar: Editor
2008-11-30 16:16:15
http://ul.gcg.gen.tr/x/08b4e33.jpg

HAKEMLER: Tolga Özkalfa, Tarık Ongun, Arkın Akgöl, 4. hakem Mücahit Tatar,

MALATYASPOR: Fevzi, Mustafa, Fatih, Ramazan, Güngör, Caner, Turgay, Celil, Selim, Hakan Söyler, Mehmet Albayrak,

YEDEKLER: Yk.Emrah, Serkan, Eren, Alper, Mahmut Acar, Ergun, Olcaytu.

ADANASPOR: Ahmet Şahin, Emre, Kerem, Fuat, Ahmet Yıldırım, Ersan, Hakan Hacıbektaş, Fevzi, Cihan, Kibong, Mbilla

YEDEKLER: Yk.Oğuzhan, Cem,Ümit, Engin, Onur, Yunus, Hakan Doğan.

3. dakikada Selim sağdan ortaladı, Celil kafaya yükseldi ve vurdu. Adana kalecisi tehlikeyi kornerle önledi.
6. dakikada Caner'in aşırtma vuruşunda top Adana kalesinin üstünden auta çıktı.
9. dakikada Adanaspor öne geçti. Adanaspor'un kazandığı serbest atışta kale içerisine gönderilen topu iyi takip eden Mbilla kafayla vurdu, ağlarla buluşturdu: 0–1
14. dakikada Malatyaspor beraberliği sağladı. Gelişen atakta Mehmet Albayrak, topla cezaalanına girdi. Kaleciden de sıyrılmak isterken, kaleci yatarak topu eliyle uzaklaştırmak istedi. Kısa düşen topu kapan Celil, defanstan sıyrılıp kaleye gönderdi. Kale çizgisi üzerindeki 4 Adanasporluya çarpan top Hakan Söyler'in önüne düştü. Bu futbolcu sert bir şutla golü kaydetti: 1–1
18. dakikada Adanaspor'un geliştirdiği atakta ceza alanına gönderilen topu iyi izleyen Mbilla’nın kafa vuruşunda Fevzi köşeden ayaklarıyla çıkardı. Defans kornere attı.
24. dakikada Adanaspor atak geliştirdi. Kerem'in uzaktan vuruşunda top üst direkten döndü. Topu takip eden Mbilla kafayla topu filelere gönderdi: 1–2
32. dakikada Kibong’un ortasında 6 pas çizgisi üzerinde Mbilla’nın ayakla müdahalesinde top üstten auta çıktı.
39. dakikada Malatyaspor'un kazandığı serbest atışta Celil'in ceza alanına gönderdiği topu defans uzaklaştırdı. Güngör, önünde kalan topa vurdu, avut… İlk yarı, Adanaspor’un 2–1 üstünlüğüyle sona erdi.

49. dakikada Mbilla’nın vuruşunda defansa çarpan top kaleye yöneldi, kontrpiyede kalan Fevzi güçlükle kornere çeldi.
58. dakikada Mbilla’nın vuruşunda top kaleci Fevzi'de kaldı.
64. dakikada gelişen Malatyaspor atağında Hakan Söyler, Caner'e topu aktardı. Bu futbolcunun kötü vuruşu, takımını mutlak bir golden etti ve atak autla sonuçlandı.
75. dakikada Celil, ceza alanında topla buluştu ve dönerek vuruşunda kaleci tehlikeyi önledi.
Hafif sis ve kapalı hava nedeniyle stat ışıkları 75. dakikadan itibaren yakıldı.
83. dakikada Güngör'ün ortaladığı topa Mehmet Albayrak kafaya yükseldi ve vurdu. Top, Ahmet Şahin’de kaldı.
Hakem oynanmamış süre olarak 4 dakikayı işaret etti.
90+3'de Adanaspor'un geliştirdiği atakta, uzun pasla ceza alanına giren Fevzi Özkan çaprazdan vurdu. Kaleci Fevzi güçlükle kornere çeldi ve 3. gole izin vermedi.
Karşılaşmayı Adanaspor 2–1 kazandı.

Not: Haber, malatyahaber.com’dan alınmıştır.

Yazar: Editor
2008-11-25 21:21:05

“Sana ‘Hakem Olamazsın Demedim’ Demiştim

Manisa Adana maçının ardından o karşılaşmanın hakemi F.A. için bir şeyler yazmış ve “Zagor’un Sözünde” bağlamıştık lafı; “gözümüz üzerinde olacak” diye.

  • Ertesi hafta Beşiktaş maçını yönetmişti, sonra Trabzon maçında düdük çaldı. Ama bizim hafızamızda ekranın yanında bir yerde hep Manisa-Adana maçı oynanıyordu hala.
  • Karşılaştırdık ister istemez ayrı maçların benzer pozisyonlarının farklı kararlarını, acı acı gülümsedik haliyle aradaki çelişkilere.
  • Federasyon da hiçbir şey olmamış gibi, piyasada hiç hakem yokmuş gibi peş peşe BJK, Trabzon, Fenerbahçe maçlarına veriyor onu, vahim bir Arda vakasından sonra bile.
  • Gerçi Oğuz Sarvan nezaretinde bir Adana maçı yönetti ki hazret, Emre üzerinden doğrulttu karizmayı dönüverdi devler sofrasına; ama orada bir “lokmalık” olmaya…

Üç büyük takımın maçına böyle pervasızca verilebiliyorsa F.A. art arda, demek ki nazarlarında o iyi bir hakemdir ve o vakit vay Türk hakemlerinin haline. En iyilerinden biri buysa ötekilerini görmek bile istemiyoruz.

Lakin her hafta ister istemez gördüklerimiz de bize ziyadesiyle yetiyor.

O, F.A. Manisa-Adana maçının 8. dakikasında bizim Emre’ye üst üste iki sarı kart gösterdi ya, sonra uzatmalar dâhil 98 dakikalık maçın 90 dakikasında bizi 10 kişi oynattı ya, siz şimdi şöyle düşüneceksiniz haklı olarak; “helal be, yürekli hakemmiş, maçın başında da gösteriyor kartları kimselerin gözünün yaşına bakmadan.”

  • Hayır, kazın ayağı öyle değil.
  • Cesaret dediğin, makul bir zamanda ve ortamda çıkar ortaya.
  • Öyle her yerde cesur olamazsın (örneğin Arda mevzusu).
  • Ona ayrı bir yürek gerekir ki “mangal gibi” benzetmesi bu esnada sigaranın közü gibi zavallı kalır.
  • Gücü yettiğine cesurdur öyleleri.
  • Ahlak, erdem, namus, mesleki haysiyet, otorite hep “yeri gelince”dir.

FİFA kokartlı hazretin son vakası bu hafta sonu oynanan Fenerbahçe maçında sahne aldı. Spor programlarının birinde izlemişsinizdir. Yine toparlayalım kendi lafımıza bağlanmak için;

*Fenerbahçeli Lugano, ama Fenerbahçeli bakın, ikili mücadelede yerde kalır.

*Pozisyon ona göre fauldür, üstelik bunun bir de cezası olmalıdır, “Fenerbahçeli” Lugano öyle düşünüyordur, kendince haklıdır da, bunu tartışmıyoruz, bu pozisyonun ve o düşüncesinin devamında FB’li Lugano ısrarla “kart işareti” yapar F.A.’ya.

*F.A. da ısrarla görmez bunu, “göremez”, görebilemez.

*FB’li Lugano işaretini ısrarla yaparken F.A. da ısrarla oradan kaçma hissiyatındadır, Lugano’nun haylaz çocuk bakışlarıyla muhatap olmamak ve durunu idare etmek için.

*Ve durumu idare eder F.A.

Oysa aynı F.A. bizim maçta Adanasporlu Emre’yi henüz 8. dakikada, sıradan bir itirazla ikinci sarıdan dışarı atmıştı.

Bu F.A.ların sorunu şu:

  • Bunlar milleti belleksiz sanıyor.
  • Onlarda hafıza mafıza ne gezer, diyorlardır bizler için.
  • Nasılsa unutulur.

Haklılık payları yok değil, unuttuğumuz çok şey vardır aslında bir anlamda.

  • Bu ülkeyi soyanı, milleti aldatanı, yalancıyı, sadakacıyı, üçkağıtçıyı, hortumcuyu, naylon faturacıyı, unuturuz.
  • Yeter ki zarar direkt bize gelmesin.
  • Cebimizden o anda bir şey çıkmasın.
  • Yoksa devleti soyup soğana çevirmişler; aman canım, kim çalmıyor ki, der unuturuz.
  • Ama bizim canımız böyle ciğerden yandı mı bakın bunu hatırlarız.
  • Bir fil belleğiyle o acının peşinde oluruz. Yani unutmayız!

Bre F.A. yüzleş kendinle ve basiretsizliğinle, çık özür dile, belki bir affeden çıkar. Sadece bir hakem olarak kalma şu hayatta.

Zagor’un Sözü Bu!

Yazar: Editor
2008-11-23 16:50:45

Cansız, isteksiz, temposuz, pozisyonsuz bir oyunla Rize’ye de yenildik: 0–2.

 

http://ul.gcg.gen.tr/x/18cea83.jpg

 

  • Çok şey beklemiyorduk oysa ileriki haftalar için biraz umut, diyorduk. O umut da ileriki haftalara kaldı. Bu sezon böyle, kabullendik.
  • Eldeki en uygun kadroyla çıktık sahaya. Geride Fuat, Ümit, Ersan, Kerem; önlerinde Hakan, Fevzi, Yunus sonra Kbong, Mbilla en ileride de Emre.
  • Eldeki kadronun un uygunu buysa halimiz hepten harap, diyebilirsiniz. Bu yoruma da katılırız.
  • Maç boyunca doğru düzgün bir gol pozisyonumuz, hatta gol atağımız bile yoktu. 35. dakikadaki penaltı pozisyonuna kadar rakibin de öyle aman aman bir pozisyonu yoktu. Yine savunma hatası, içeri kaçan bir adam ve Ümit’in hamlesi sonucu penaltı.
  • İlk yarı böyle bitti.
  • İlk yarı biterken sağ kanattan bir iki top taşıdık, ama o kadar, taşıdığımızla kaldı.
  • İkinci yarıya Ümit ve Fuat çıktı yerlerine Emre Hızarcı ve Cem Karahan girdi. Sonra da Mbilla yerine genç Okan oyundaydı.
  • Biraz hareketli başladık bu yarıya. Ama ofsayt kokan bir pozisyonda yediğimiz ikinci golle tüm umutlarımız da bitti.
  • Bu dakikalardan sonra tribünün, hakemlere bizce haklı bir tepkisi vardı. Yediğimiz golde bayrağı kaldıramayan hakem, benzer pozisyonların hepsinde ve hata daha az tartışmalı pozisyonlarda bile kaldırdı ofsayt bayrağını. Şöyle yorumlandı bu çelişki; ben görevimi yaptım, tamam.
  • Artık 2–0 iken Emre ve Fevzi’yle iki pozisyon yakaladık ki bunlar maç boyunca en net ataklarımızdı, olmadı. Takımın verdiği mesaj şuydu aslında; "... elimden gelen budur!"

Tribünde açılan “sahipsiz Adana” temalı pankartlar da bu maçın ilgi çekici diğer yanıydı. Bu haftayı da “rahat” bir yenilgiyle kapatırken sonu karanlık bir yola resmen girmiş olduk.

Not: Maç fotoğrafları, foto-yorum’da.

Yazar: Editor
2008-11-17 20:57:03

Bizi sezon başında, hazırlık maçlarıyla da gazlayan, ama bunun karşılığında doğru düzgün bir takım kuramayan, hatta eldeki kadroyu dağıtan, ( kendi ifadesiyle) istediği topçuları aldıramayan, aldıramayacak kadar pasif, rest çekip gidemeyecek kadar da cesaretsiz olan, işte gittiği takımı da rüsva eden Hüsnü Özkara'ya göndermemizdir, sezon öncesi bu iddialı açıklamalar.

Ne diyelim, Türk futbolu böyle hocalardan bir an önce kurtulsun, işin ehli olan, gerçek spor adamları işin başına geçsin, dileğiyle. Bu yazıyla Hüsnü Özkara mevzuusuna da nokta!!!

http://ul.gcg.gen.tr/x/4099a11.jpg
 
http://ul.gcg.gen.tr/x/e2eb6ea.jpg
Yazar: Editor
2008-11-14 19:43:35

Yenmek ya da Yenmemek

Şimdi gelelim Boluspor’u yenme meselesine. Veya “Bolu’yu yenebilir miyiz”e veya “Bolu’dan nasıl puan çıkarırız”a veya “Boluspor’dan puan çıkarabilir miyiz”e…

Şuracığa aklımızda kalan bazı sonuçları sıralayalım;

Gaziantep Belediye bizi Adana’da yendi, sonra evinde Orduspor’dan 4 yedi; Sakarya Karşı’yı üçledi, Karşı, Kayseri’yi Kayseri’de yendi; sonra o Sakarya Bolu’ya kendi evinde yenildi; Manisa, ligin tozunu attırıyordu ki Erciyes’ten 4 yedi; Adanaspor Diyarbakır’ı 2–1 yendi; Diyarbakır da geçen hafta hazır şampiyon Altay’a 4 çekti. Güngören’in ne yaptığına akıl sır ermiyor zaten. Yani 1. ligde (affınıza sığınarak yazacağım bunu) kör tuttuğunu… Daha adaplı söyleyelim, bu lig her türlü çılgınlığa müsait…

Yukarıda verdiğim neticelere sırtımı verip kestirmeden “o zaman biz de gideriz orada Boluspor’u yeneriz, yenebiliriz” derim. Bunu demek içimden geçse de öyle demeyeceğim.

Çünkü feleğin böyle bir cilvesi için bile sahaya çıkanların bir şeyler yapması, yaptıklarına takviyelerde bulunması şart. Ya da bu koşullarda bile sahaya “bir şeyler” yapabilecek bir 11’in çıkması şart.

Boluspor’dan nasıl puan veya puanlar alabiliriz?

  • Bir kere koşullar nasıl olursa olsun Ahmet Şahin’in gol yememesi gerekiyor (ben yazıyı tam da burada bitiriyormuşum: )) ama bunun içinde önünde daha dinamik bir defans dörtlüsü elzem. Dörtlü dedim. Macera aramaya gelmeyen bir defans yapımız var, bunu unutmayalım derim. Bu dörtlün içinde bir yerde Kerem mutlaka olmalı. Ersan risk almadan oynamalı. O klasik pozisyonunda çalım atıp ilerlemeye heveslenmemeli. Zor durumdayken topu taca filan atmak bizi alçaltmaz.
  • Fuat, biz o çıkışlarını sevsek de, topu alıp rakip defansın içine dalmamalı. Böyle gidişlerin dönüşü biraz problemli oluyor. Bir de ilk hamlelerde birazcık daha sakin olmalı. Mümkünse o anlardaki hamleler topa olmalı: ))
  • Sağ tarafta Yunus oynayacaksa o da fiziği el verdiğince hareketli olmalı. Onun ağır hali hem kanadındaki hücum zenginliğimizi sınırlıyor hem de bölgesini koridor ediyor.
  • Ahmet Yıldırım bu dörtlünün önünde bir emniyet kilidi olmalı. İleriye çıkacağı anlarda orta kulvarı tercih etmeli. Yanına, Ahmet Yıldırım için de bir miktar enerji barındıracak ve kullanacak biri monte edilmeli.
  • Müthiş” Hakan Ahmet Yıldırım’ın önünde kalmalı ve hiç korkmadan daha çok şut atmalı. İlk yarı mümkünse enerjisini biraz idareli kullanmalı. İkinci yarıya maçı koparmak için rezervde ona bir şeyler kalmalı.
  • Fevzi o turuncu kramponları yeniden giymeli. Ve ona inananların yüzünü ağartmalı. Hatta bu maçta gol atmalı. Geçen maçta yaptığını yapmamalı, (kim ne derse desin, boş ver. Hem “sen izin vermedikçe kelimeler sana zarar veremez”…) kaleyi o mesafeden görünce topu o çerçeveye bu kez yapıştırmalı.
  • Halit iyileştiyse mutlaka oynamalı.
  • Emre! Emre de şu 1.lige nasıl bir golcü olduğunu artık göstermeli. Neler yapabileceğini hepimiz biliyoruz. Ama işte onu gol kanallarına sevk ettirecek bir akıntı da olmalı. İyi paslar alabilmeli. Topu geriden alıp ileriye taşımak zorunda kalmamalı.
  • Kbong, savrukluğunu biraz toparlamalı, ayağına biraz daha hâkim olmalı. Kritik anlarda ayağına geçen şut, orta, gol fırsatlarını hoyratça harcamamalı. O kadar koşuyu bir neticeye bağlamalı.
  • Mbilla kaybolmamalı, oyunda olduğunu unutmamalı. Kenarlarda unutulmamalı. Daha merkeze doğru oynamalı. (Rıdvan’ın bize oynattığı o tarzı hatırlayınız; topu alan futbolcunun rotası, otomatik pilota bağlanmış gibi, direkt penaltı noktası oluyordu. O noktaya en hızlı o zamanlar iniyorduk galiba.) Mbilla da hedefi penaltı noktasına odaklamalı.
  • Adanaspor en nihayetinde sadece 3 puana kilitlenmeli.

Geçen sezon Mersin deplasmanı için İsmail Eğriparmak’ın enfes bir yorumu vardı. Yorumdan öte maçı önceden oynama olmuştu onunki. O tarzda bağlayayım:

Acele etmeyeceğiz, paniklememeli, sonuçta deplasmandayız. Maçı olabildiğince dengede götürmeliyiz. Bunu yapmamız işten değildir. 70. dakikadan sonra 3 puan için yüklendiğimizde bulacağımız gol maçı bu kez tamamlamamıza yetecektir. En sabırlı halimizle oynamalı. Orada takımı tedirgin edecek bir tribün baskısı da olmayacak nasılsa.

Evet, hemen hemen tüm Adanasporluların aklından ve gönlünden geçenler aşağı yukarı bu çerçevede bir şeyler. Bana da bunları bloga aktarmak kaldı.

“…bize üç puan lazım

Hemen bu hafta lazım…”

Yazar: Editor
2008-11-09 22:21:46

Yeni gelişmeler üzerine, bir şeyler yazma gereği çıktı ortaya yine. Bu yıl öyle bir panorama veriyor ki Adanaspor, bize yazı sıkıntısı çıkmıyor, ne yazık ki… Durum şöyle;

  • Biz de gazetelerden öğrendik, Mustafa Çapanoğlu istifa etmiş. Bir diğer habere göre bu, yönetimin isteğiyle olmuş. Her iki durum da vahim; hocanın inancını yitirmiş olması ve istifa etmesi, yönetimin, yani başkanın hala bir karar verememiş olması. Bu kararsızlık hali en baştan beri bizi fena hırpaladı bu sezon.
  • Baştaki hoca seçimi tam bir facia oldu bizim için. Başka hocaların adı geçiyordu, sonra Hüsnü Özkara dendi sanki ani bir kararla. En kötü karar, kararsızlıktan iyidir, sözü burada olmadı. Hoca konusundaki bu kötü karar peşinden artçı depremleri getirdi. Gelenler gidenler… Bilemezdik ne olacağını evet, ama takımda zaten bilinen biri vardı, Eyüp Hoca… Çok yazdık bu mevzuyu da…
  • Futbolcu tercihlerimiz bu ligin yükünü çekmeye müsait değilmiş demek, bunu da yaşayarak öğrendik. Ama bir önceki sezondaki isabet oranın bu kadar düşmesi bir rastlantı olamaz elbet, Kemal Hocanın kurduğu takımı hatırlayınız ve o takımın ligi nasıl tamamladığını…
  • Şampiyonlukta büyük emekleri olan üç futbolcunun yokluğu bakın nelere mal oluyor, bir şekilde Yılmaz, Cem ve Alper’le anlaşılmalıydı demek. Hele Cem’le ne olursa olsun anlaşılmalıydı, o iki şampiyonluktaki katsının hatırına olsa bile. Bunu da yeterince konuştuk.
  • Gelinen durum adeta bir yanlışlıklar komedyası. Eyüp Hoca’nın yerine Mustafa Çapanoğlu; Alper, Cem tekrar alt yapıya, sonra ters giden işler ve yine giden bir hoca… Şimdi kim gelecek sorusu. Kim gelsin istersiniz? Bundan sonra işin başına bu koşullarda geçecek birini bulmak zordur artık. Bizi umutlandıracak bir isim…
  • Bu noktadan sonra baş gösterebilecek bir güven sorunu ile karşı karşıya gelmemiz söz konusudur. Kim hangi cesaretle gelecek takımın başına, ne kadar kalacak gelse de? Gelince ne yapacak bu sıkışık kadroyla. Ara transfere kadar dayanabilecek mi? Bizce, küstürülmüş olanlar yine “emanetçiliği” kabul edecek mi?
  • Bu lig galiba başkanımızı biraz “tecrübesiz” yakaladı. Süper ligin en yakın kuzeni olan bu 1. lig öncekilere hiç benzemiyor. Ne demişler, “Tecrübe dediğin şey, yediğin kazıkların toplamıdır!” Sanki başkanımız bu lig konusunda fena yanıltıldı veya yanıldı.
  • Neyse ki başkanın tribünde hala kredisi var. Ümidimiz de böylece devam ediyor, geleceğe dair. Ne yazık ki takımın bu kadar kredisi yok orada, keşke olsaydı da bazı maçlar farklı sonuçlansaydı-sonuçlanırdı. Artık şu araya en az kayıpla ulaşalım da başkanımız telafi yoluna gitsin hatalar zincirinin. Kredi devam etsin.
  • En sevindirici durum şu 1. ligde, her sonucun alınabilmesi (Bakın Erciyes, Manisa’ya 4 attı bugün, usanmadan dediğimiz bu… Tırmanış hala mümkün, yeter ki doğru hamleler olsun artık.).
  • Son olarak… bakın, Bayram Akgül ile ilgili tüm ifadelerimizde hep “başkanımız” diyoruz. Öyle de. Evet, şirketiz ama ortada bir “patron” yok “başkan” var, diye düşünüyoruz. Tüm zorlukları tek başına göğüsleyen biri var. Şehrin hiçbir şey umurunda değil bu anlamda, “şehirden kastımız maddi veya manevi anlamda adı bu şehirle anılanlardır…” Yalnızdır Bayram Akgül bu durumda. Doğrudur! Ve fakat bizi de ayakta tutabilecek tek güç başkanımızın tüm camianın da başkanı olacak bir profil sergilemesidir-sergilemeye devam etmesidir; Adanaspor’u sadece bir şirket değil aynı zamanda bir kulüp olarak görmesidir, stratejisini buna göre belirlemesidir.
http://ul.gcg.gen.tr/x/d2e1905.jpg

En nihayetinde, sorunların hallolamayacağına dair en ufak bir kuşkumuz yoktur! Ki, başın öne eğilmesin Kaplan, görecek günler var daha…

Yazar: Editor
2008-11-08 00:44:27
http://ul.gcg.gen.tr/x/1871caf.jpg

Orduspor’u Yenmek

Kederli geçen haftaların acısını bu maçtan çıkarmayı ister gönül, şöyle farklı bir galibiyetle. Bu istek işin duygusal yanını temsil eder. Biz gerçeklere bakalım, eldekine göre hesap yapalım.

  • Emrah yok! Bu durum bize üst üste üç yenilgi ile, acı bir tokat attı. Bizi kendi gerçeğimizle yüzleştirdi. Rakip kaleye o yokken etkili gidilemiyor ki…
  • Emre yok! Şimdilerde eleştirilse de ileride çok koşması, rakip defansı rahatsız etmesi, koşularıyla oralarda bir tedirginlik yaratması Kibong ve Mbilla için yer yer “gol pozisyonu ihtimali yaratıyordu. [Mbilla’nın önceki gollerinde Emre’nin katkılarını hatırlayınız.] küçümsemeyiniz bu “yer yer” ifadesini, bir maçta artık kaç tane net pozisyon bulabiliyoruz ki…
  • Orta sahamız yok! Bunu yazmaktan biz sıkıldık. Siz de okumaktan bıkmışsınızdır. Geçelim.
  • Halit yok! Tam da olacaktı, ama yok. Yine bir antrenman sakatlığıydı. Varlığı bize iyi gelirdi bu yoklukta.
  • Sabırlı taraftar yok! Eh, bunu da yazdık. Biraz daha yazarsak yanlış anlaşılacağız. Nokta!
  • İstikrar yok! Üç haftalık “yenilgi serisi” dışında.
  • Umut yok! Bu da doğaldır. Evde 6 puan kayıp, bunun karşılığında dışarıdan gelen sadece 1 puan. Bir de pek iç açıcı olmayan futbol.
  • Kartsız geçen hafta yok! Hakemler de sağ olsun.
  • Ama Adanaspor var!!! Evet, en önemli hususa geldik. Sevgili Adanasporlular, siz de iyi bilirsiniz ki hiçbir şeyin olmadığı yerde Adanaspor vardır. Bu bile tek başına tüm “yoklukları” “var” eder. Karanlıkta “turuncu” bir ışık olur. Umutsuzluk pılını pırtısını toplar gider. Bir heyecan sarar yine seveni. Stada yaklaşırken yine mırıldanmaya başlarız şarkıları.

8 Kasım 2008 itibariyle Adanaspor atar üzerindeki ölü toprağını ve Orduspor’u yener! “Adanasporluluk”tan başka hiçbir şeye ihtiyaç duymadan… tribünde ve sahada…

Yazar: Editor
2008-10-31 18:35:57

Sezon başında Hüsnü Özkara ile start almakla kafadan sakata gelmiştik,
Yine o Hüsnü Özkara'nın müthiş hocalığı sonucu yanlış transferlerle sakata ayrıca gelmiştik,
Şampiyon kadronun bozulması da bizi sakata getirmişti,
Orta sahasız bir takım haliyle sakata gelir,
Kırmızı kartlarla art arda sakata geldik,
Hakemlerin enteresanlığı ayrı bir sakatlıktı,
Emrah'ın antrenmandaki sakatlığı ayrı bir sakatlık oldu haddizatında,
Sezonu kapatması bizi felç eden bir sakatlık olarak geçti kayıtlara,
Ritmimizi bir türlü yakalayamamamız tam bir sakatlıktır,
İşte son antrenmanda üç sakatlık yaşandı; Emre, Halit, Ümit...
Orada da durum bir hayli sakat...

Şu "sakata gelme" işi iyice kronikleşmeden bir çıkış bulalım...

 

http://ul.gcg.gen.tr/x/3bb132b.jpg

 

Yazar: Editor
2008-10-28 17:54:17

 

http://ul.gcg.gen.tr/x/bee97a6.jpg

Kendini değil Adanaspor’u sev;

Ki nihayetinde de sevinen sen olacaksın.

O maça dair hırslarını sevme, Adanaspor’u sev;

Günü kurtarma derdinde olmadan sev,

Yoksa yarınlar da gider, derken

Sevecek bir Adanaspor da kalmaz (yine).

Bu şehirdeki tatlı çekişmenin kurbanı etme tutkunu,

Arkadaş takılmalarından o haftalık da olsa paçayı kurtarmayı sevme,

Adanaspor’u sev,

İki senedir bu sevginin şenliğini yaşadın da…

Puan cetvelini sevme -şimdilik-

Takıma esip gürlemeyi sevme,

Her atak gol olacak, düşüncesini sevme,

Hemen gol olsun, hissini sevme,

Hep önde olacağız takıntısını sevme,

Futbolda dün yoktur, vefasızlığını sevme,

Desteklemek yerine, kontrol edemediğin ve aslında farkında olmadığın kösteklemeyi sevme…

Hiddetini sevme… Tam da o andayken duyguların, onu sevme işte,

Adana turuncudur, demeyi sev,

Güzel günlere inanmayı sev,

Sahaya çıkan her bir futbolcunun Adanasporlu olduğunu bil,

Onun yanında olduğunu hissettirmeyi sev…

Adanaspor’u sev;

Çünkü sonunda sevinen yine sen olacaksın…

Not: Bu sitemin içinde biz kendimiz de varız. Yukarıdaki eleştirinin muhatabı aynı zamanda bu satırları yazandır. Kendimizi o öfkeli kitleden soyutlayıp ideal taraftar numarasına yatmadan içimizden süzdüğümüz duyguları sorguluyoruz. Sonuçta, her şey Adanaspor için…

Yazar: Editor
2008-10-26 11:48:50
http://ul.gcg.gen.tr/x/543378f.jpg

Birazdan stada yol alacağız. Yine bir maç keyfi, pek az şey bu lezzeti veriyor. Bir de 3 puan olursa neticede, tadından yenmez oluyor o hafta.

Çıkarız ve alırız, diyemiyoruz işte bu ligde. Güzel ve heyecanlı yanı da bu. Her şey olabiliyor. Bakın Gaziantep temsilcisine, herkese kök söktürdü, döndü evinde Ordu'dan 4 yedi. Üç gün düşünsek bu sonucu tahmin edemezdik.

Kazanmayı umduğumuz bir maç, bu Güngören maçı.

Not: Maç fotoğrafları saat 17.oo itibariyle foto-yorum bölümünde olacaktır. Tıklamanız yeterlidir.

http://ul.gcg.gen.tr/x/dbaa2b9.png
Yazar: Editor
2008-10-20 00:24:59

İlk kez bizden çok daha kötü bir takıma yenildik. Yarım pozisyonu olan, ama kelimenin tam anlamıyla yarım pozisyonu olan Karşıyaka'ya 3 puanı bıraktık. Bunları söylerken biz çok mu iyidik veya iyi miydik? Hayır! bir kördöğüşü izledik orta sahada. Hiçbir organizasyonumuz yoktu. Hasbel kader paslaşıyorduk. O da rakip ikinci yarıda 1-0'a yatmak istedi diye oldu. (Bu sözlerden hocayı eleştirdiğimiz de anlaşılmasın...)

Aslında birini eleştirebiliriz buradan, Hüsnü Özkara'yı...

Hani hükümete yeni gelen siyasetçilerin klişe bir lafı var ya; enkaz devraldık! İşte bu söz ondan sonra gelen hocaların rahatlıkla söyleyebileceği ve Hüsnü Özkara'yı bu anlamda suçlamaya bile haklarının olduğu cinsten bir saptama olur.

Transfer-hazırlık döneminin bedelini ödüyoruz. Nasıl bir antrenör hem "hedefimiz mutlak bir şampiyonluk" der, hem de böyle bir orta saha-kadro kurar? Anlayabilen beri gelsin.

Bundan sonra hedeflerimizi iyice küçülterek lige devam edeceğiz galiba takım olarak (yoksa biz bir Adanasporlu olarak tüm duygusallığımızla da olsa hedefimiz yine üst lig diyoruz, o ayrı bir mevzu).

Lakin, bunları içimiz acıyarak yazıyoruz, eğer şu Karşıyaka'yı yenemeden dönüyorsak biz bu halimizle hiçbir deplasmandan puan filan bir şey alamayız. Tek farklı yenilgilerle, fazla sarı kart görmememizle avunup eve döneriz.

Bundan sonra kalan haftalardaki sürprizleri bekliyoruz; ama en nihayetinde mutlak bir Adanaspor sevgisiyle "biz senin her halini seviyoruz bre!" diyoruz... bundan da hiç vazgeçmeden...

(Hüsnü Özkara'ya ince bir sitemimizi iletmeyi de bir borç biliyoruz...yukarıda bahsettiğimiz sebeplerden...)

Yazar: Editor
2008-10-18 11:13:14
http://ul.gcg.gen.tr/x/bf48f43.jpg

Arada konusunu ederim, Adanaspor için İzmir deplasmanları, nispeten, iyi geçer, diye. Bu genel bir inançtır bizim tribünde. Ne bileyim, bir Samsun, Şeker, Konya deplasmanı İzmir'e göre daha zorlu gibidir. "Gibidir" sadece. Bunun zamana ve zemine göre değişen bir şey olduğunu daha önce tartışmıştık bir yazıda.

Yıllar sonra yine bir İzmir deplasmanı... Karşıyaka ile en son ne zaman karşılaştık onu bile hatırlamıyorum. Ama iki takımın sahadaki mücadelesi açısında maçların sorunsuz geçtiğini hatırlıyorum (bu da koşullara göre değişen bir şey değil mi işte). Yarın da iyi bir mücadele olacaktır sahada. Kötü gidişe tamam, bu kadar, demek isteyecektir Karşıyaka. Evinde oynamanın cesareti de avantajı olacaktır, malumunuz. Oyunun kontrolünün onlarda olması kuvvetle muhtemel. Bu maçta favoriler de. Fakat sıraladığım bu etkenlerin hiçbiri Adanaspor'un yarınki maçta teslimiyetçi bir futbol oynayacağının, sahadan puansız ayrılacağının sağlam işaretleri değildir.

İsmail'in son yazısında da vurguladığı gibi, bir şampiyonluk iddiası için deplasman galibiyetleri şarttır; Karşıyaka maçı, bir başlangıç için tam zamanıdır.

Yazar: Editor
2008-10-14 20:48:14
Adanaspor-Giresunspor (2–1)
 http://ul.gcg.gen.tr/x/70d706e.jpg

Hafta içinde teknik direktörlüğe Mustafa Çapanoğlu'nu getiren Adanaspor, yeni hocasıyla çıktığı ilk maçtan 3 puanla ayrılmayı bildi. Oynadığı son 3 iç saha maçından da galibiyetle ayrılan Adanaspor'da dün sergilenen performans zaman zaman kötü de olsa oyunun geneline baktığımızda daha iyi oynayan taraftı. Özellikle risk aldığı zaman Giresun takımı, tehlikeli ataklar sergilerken bu atakları Adanaspor defansı önlemeyi başardı. Sezon başında bu ligin iyi forvetlerinden birisi olacağı düşünülen Adanasporlu Emre Aktaş da gol orucunu bozarken, ilerleyen haftalarda daha iyi olacağının sinyallerini verdi. Sakaryaspor maçında olduğu gibi bu hafta da Adanaspor karşısında da sol kanatta büyük sıkıntı yaşayan Giresunspor'un bu ligin zayıf kadrolarından birine sahip olduğu apaçık ortada. Mehmet Birinci'nin yerine göreve getirilen Cengiz Demir'in Giresunspor'u şu ana kadar bu kan değişikliğinden pek verim alamadı. Adanaspor için ise söyleyeceklerim, iç sahada sergilenen başarılı performans dış sahaya şu ana dek yansımadı. Bank Asya Liginde başarılı olmak ve hedeflenen noktalara gelmek için deplasmanlardan da muhakkak puanlar getirilmeli. Geçen seneye bakacak olursak, ilk 6 barajında yer alan son takım Boluspor’du. Bu takımın deplasmandan topladığı puan 22 idi. Topladığı bu puana rağmen ancak son hafta Ekstra Play Off'lara kalan Boluspor'u göz önüne aldığımız zaman, Adanaspor için vurgulamak istediklerim anlaşılır olacaktır.

Yazar: Editor
2008-10-10 20:11:12

Adanaspor tribünlerinin renkli yüzlerinden biri daha gitti: (Lakabıyla) Tosun Adnan... Her maçta tribünlerde görebileceğiniz bir yüzdü... İşte onca yılın Adanasporluluğuyla gitti, hatıraları, seviçleri, kederleri, hayalleri, Adanaspor'a dair umutlarıyla gitti bir Adanasporlu... Tosun Adnan'a rahmet, sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyoruz.

http://ul.gcg.gen.tr/x/761b59a.jpg
Yazar: Editor
2008-10-07 22:27:36

Adanaspor 8 Ekim 2008 itibariyle bu sezona yeni bir hoca ile devam edecek.

Yeni hoca Mustafa Çapanoğlu. Geçen sene Karabük'le şampiyonluğu yaşamıştı. Bir şeyler yazmak için çok erken. (Herkes için olduğu gibi bize göre de Adanaspor'un menfaatleri, mevzuumuz futbolsa, her şeyden önemlidir.)

Bu haberi alınca şaşırmadık desek, boş laf etmiş oluruz. Elbette bilmediğimiz görüşmeler olmuştur Eyüp Hoca ve Başkanımız arasında. Hiçbir şey bilmeden de hiçbir şey yazmak istemiyoruz.

 

Fakat;

(acaba) zaten böyle olacaktı da bu geçiş döneminde mi görev aldı hocalarımız?( Ama 4 maçın ikisini alıp bir beraberlik ve bir yenilgiyle bu dönemi kapatmak nasıl açıklanabilir ki?) Bilmiyoruz. Dileriz tatsızlık olmadan bir görev devri gerçekleşmiştir. Çünkü futbolda mutlak başarı kadar insanların "haysiyetleri" de önemlidir, en az o başarı hedefler kadar.

Evet, biz de Adanaspor şampiyon olsun istiyoruz, sakın yanlış anlaşılmaya; ama...

Yazar: Editor
2008-10-06 21:27:39
http://ul.gcg.gen.tr/x/7adf64d.jpg

En son ne zaman 3 gol yemiştik bir maçta? Aklıma ilk, Adana'da geçen yıl bu zamanlarda oynadığımız Urfa Belediye maçı geliyor. Hatırlarsınız. Kişisel futbol tarihimizin en "garip" hakemlerinden biri yönetiyordu maçı. Hatta o maçtan çok hakemi tartışmıştık. Son beş dakikada filan 3 gol yemiştik. Öncesinde Cem'in bir golü verilmemişti. On kişi mi kalmıştık ne? Geçmiş zaman...

Şimdi lafı Kartal maçının hakemine bağlama gayretkeşliği yapmayacağım. O maçı kaybettik gitti. Derdim skorla: 3-0. Biraz gurur kırıcı değil mi, (eminim takım da öyle hissediyordur) sanki 1-0 bitseydi "daha az mağlup olacaktık!" Bu sonuç birçok emeği de siliyor sanki. Bize savunma hakkı, direnme noktası bırakmıyor. 3-0 işte, yazıyla üç-sıfır! (Yazıyla daha katlanılır göründü laf aramızda:))

Neyse asıl mavzuumuza dönelim. O zaman bir Urfa Belediye'den üç yemiştik. Hem o sıralar o lig de çok zordu o kadro yapımıza göre. Eyvah, diyenlerimiz oldu. Bizle kafa bulanların bir süre rakıya filan ihtiyacı omadı. Burası 3. lig değil, burada şsmpiyon olmak öyle kolay değil, gibisinden yarı abilik taslayan, yarı laf sokan tavırlarla muhatap olduk. Hatırlarsınız. Ama biz taraftar olarak takımın arkasında olduk hep. Son söz söylenmeden cümle bitmez, dedik. Takım da kendi gücünü ölçerek mücadele etti; akıllıca yani, macera aramadan, işi garantiye alarak, puanların sonuca göre dağıtıldığını bilerek. Hikayenin sonun herkes biliyor!

Hep söylüyoruz; çok enteresan bir lig şurası yahu. Hesapta olamayan takımlar şampiyonluk potasından çıkmayabilir, çok iddialı olanlar kendi camiaları açısından hayal kırıklığı yaratabilir. Uzun bir maraton. Hala bilmem kaç maç, bilmem ne kadar puan var. Sezon içinde türlü talihsizlikler, vakalar var... Ama sonuç şuna bakar; kimin direnme, mücadele etme gücü var? Kim dirayetli? Şimdi direkt bir şey söylemiyorum, bunu Adanasporumuz ve zaman gösterecek.

Ve fakat son söz olarak şunu diyelim; tarihin tekerrür etmesi koşulların ne kadar örtüştüğüyle ilgilidir. Yani Adanaspor'un kendisiyle ilgilidir!

Yazar: Editor
2008-10-04 18:55:23
http://ul.gcg.gen.tr/x/d059429.jpg

İlk deplasman galibiyeti için uygun bir zaman, uygun bir maç. Kartal'dan 3 puan alıp zirvenin yanı başında oluvermek işten bile değil.

Eksikler var, özellikle Emre'nin yokluğu forvet hattında bir sorun yaratacak; ama Mbilla'nın hazır olması bu açığı telafi edecektir. Ahmet Yıldırım hazırsa defansta ve hücum organizasyonunda işimiz biraz daha iyiye gidecektir. Çünkü onun derinlemesine ve isabetli pasları tüm forveti harekete geçirecektir. Bir de Cem'in kadroda olması, söylentilere göre ikinci yarı oyuna dahil olacağının düşünülmesi bile orta saha için bir çeki düzen işareti olacaktır.

Üstelik bu ligin, hazır olan bir Cem'in klasına daha uygun olacağını düşünüyoruz. Kartallar yüksek uçar hesabı...(Hayır, bunu rakip Kartal için demedik, aman bu hafta alçaktan uçsunlar:))

Yarın bu saatlerde filan buraya keyifli şeyler yazmak dileğiyle... Düşündüğümüz gibi olmazsa ne olur? Hiçbir şey! Şenol'un bir şiirinde yazdığı gibi; "haftaya maçımız var yine"...

Yazar: Editor
2008-10-02 17:40:45

Kartal'da Sıkıcı Maç

 

http://ul.gcg.gen.tr/x/7ab98bf.jpg

 

Cem Hallaçeli'nin büyük olasılıkla yedeklerden başlayacağı Adanaspor’da, bu sezon özellikle son Erciyes maçında sergilenen (ilk 20 dk hariç) kötü futbola rağmen alınan 3 puan çok önemliydi. Toros Kaplanları kendi evlerinde yenildikleri G.Antep Bld maçında ise iyi futbol ve puanı hak ederken yenilmişlerdi. Adanaspor’un bu sezon gol bölgelerinde sıkıntı çektiği bir gerçek. Bunun çözümü de eldeki imkânlarla şimdilik gözükmemekte. Emre Aktaş ve Alper eksik olan isimler.

Kaliteli gençleri kadrosunda barındıran ve geçmiş sezonun ekibini hemen hemen değiştiren Kartalspor, kötü futbol ve sonuçlarla lige başlasa da Sakaryaspor karşısında geçen hafta alınan galibiyet onların zamanla daha iyiye gideceklerinin göstergesi. Ümit Tütüncü ve Zafer bu hafta ev sahibi takımın önemli kozu olacaklar.

Kartalspor, kuşkusuz galip gelmek isteyecektir ancak bunu tüm takım hücum futbolu şeklinde istese de oynayamaz. Adanaspor’un deplasmanlarda nasıl oynayacağını az çok Sakaryaspor deplasmanında gördük.2 ay önce iki takım arasında oynanan hazırlık maçında toplamda 5 gol olmuştu. Bu sefer bu maçta çok gol olmaz. Kısır bir sonuçla bitmesini beklediğim maçta ilk ihtimalin beraberlik olduğunu düşünüyorum. Büyük ihtimalle puanların paylaşılacağını düşündüğüm bu maçta ikinci ihtimal olarak da iki takımın kazanma olasılıklarını aynı görüyorum. Skor tahminlerim:0–0,1–1,1–0,0–1 şeklinde.

Yazar: Editor
2008-10-01 12:11:06

Beşinci Haftanın Analizi

http://ul.gcg.gen.tr/x/ac5278a.jpg

Öncelikle herkesin Şeker Bayramını kutlarım. Ayrıca Adanaspor-K.Erciyesspor maçı öncesi bıçakla yaralanan ve Adanaspor tribününün önemli isimlerinden olan Soner Gümüş ve Şenol Yıldızdoğan'a da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Hafta sonu oynanan maçların değerlendirmesine geçecek olursak:

Altay-Manisaspor (1–1)
Haftanın maçında kazanan çıkmadı. İki takımın da kazanmak için oynaması, seyir zevki açısından güzel bir mücadele olmasını sağladı.37.dakikada Rafael'in oyundan atılmasıyla 10 kişi kalan Manisaspor, Cenk İşler ile öne geçse de Altay takımın büyük baskısına dayanamadı ve Burak takımı adına beraberliği getiren golü attı. Özellikle son 20 dakikası büyük mücadeleye sahne olan karşılaşmada baskısını arttıran, gol için saldıran Altay takımı oldu. Son dakikalara doğru eski Adana Demirsporlu Yiğit'in de kırmızı kart görmesiyle sahada 9 kişi kalan Manisa karşısında Altay uzatmanın son dakikasında Şehmuz ile bir de penaltı atışından yararlanamayarak galibiyeti kaçıran taraf oldu.

Kasımpaşa-Karşıyaka (1–1)
Altay ve Manisa'nın birlikte karşılaştığı haftada Kasımpaşa, Karşıyaka’yı yenerek zirveye çıkmayı istiyordu ancak evdeki hesap çarşıya uymadı ve rakibine oranla kötü oynadığı karşılaşmada beraberliğe razı oldu.59.dakikada bu sene Hacettepespor'dan transfer edilen Ferhat'ın attığı golle deplasman takımı skorda üstünlüğü yakalarken ev sahibi ekip bu gole Erhan Küçük ile cevap verdi. Kasımpaşa deplasmanında hedefi 1 puan olan Karşıyaka, oynadığı iyi oyunla galibiyeti kaçıran taraf oldu.

Diyarbakırspor-Ç.Rizespor (1–2)
Zirveyi yakından ilgilendiren bir başka mücadele de Diyarbakır'da oynandı. İlk yarıda ev sahibi ekip, ikinci yarıda ise deplasman ekibi oyunda üstün olarak göründü. Volkan’ın kendi kalesine attığı golle skorda 1–0 öne geçen Güneydoğu temsilcisi, Erhan ve Ufuk'un 60.dakikadan sonra oyundan düşmesiyle oyundaki hâkimiyet Rizespor'a geçti. Son 5 dakikaya 1-0 önde giren Diyarbakırspor,Riberio'nun 2 golüne de engel olamayarak sahadan puansız ayrılan taraf oldu.

Sakaryaspor-Kartalspor (1–3)
Yeni teknik direktörü İlker Yağcıoğlu ile ligdeki ikinci maçına çıkan Sakaryaspor şaşırtmaya devam ediyor. Lige şampiyonluk hedefiyle başlayan ancak ilk haftadan beri beklenilen oyunu ortaya koyamayan Yeşil-Siyahlılar, ikinci yarının hemen başında Eray'ın attığı golle öne geçtiği karşılaşmada rakibine net bir skorla mağlup oldu.Deplasman ekibinde ilk haftalardan beri görülen uyum sorununun bu maçta aşıldığı görüldü. Kartalspor'u zafere götüren golleri, Gökhan, Ümit Tütüncü ve Zafer Çevik attı.

Karabükspor-Orduspor (2–2)
Bu maça kadar beraberliği bulunmayan iki Karadeniz ekibinin mücadelesinde kazanan çıkmadı. Yağışlı ve kaygan bir zeminde oynanan mücadelede iki ekipte iyi bir oyun sergilerken, ev sahibinin bu maça tam 6 eksikle çıkması puan kaybının en önemli nedeni olarak göründü. Maç içinde Karabükspor adına net bir penaltı verilmezken, Karabükspor adına golleri Ümit Aydın ve Murat Özkan, Orduspor adına da Bruno ve Aytekin attı. Ayrıca maçın son dakikasında Ordusporlu Hakan Çimen kırmızı kart gördü. Bu sonucun ardından Karabükspor teknik direktörü Turgut Uçar görevinden ayrıldı.

Adanaspor-Erciyesspor (3–2)
Geçtiğimiz hafta güçlü Diyarbakırspor'u yenerek, ligdeki ilk galibiyetini alan Toros Kaplanlarında çıkış bu maçta da sürdü. Maça fırtına gibi başlayan Adanaspor, Emrah Bedir'in henüz 3.dakikada attığı golle skorda 1–0 öne geçti. Yine aynı futbolcunun 9.dakikada penaltı yaptırmasıyla kazanılan penaltı atışını Hakkı gole çevirerek skorda rahatlayan Adanaspor, rehavetin de verdiği etkiyle oyundaki üstünlüğü Erciyes'e kaptırdı. İlk yarı bu skorla sona ererken ikinci yarıdaki oyun hâkimiyeti yine Erciyes takımındaydı. Özellikle benim ilk 11'de başlamalarını beklediğim ancak oyuna ikinci yarıda giren Kemal ve Taylan'ın maça dâhil olmalarından sonra konuk ekip baskısını arttırdı ve Kemal farkı bire indiren golü attı. Maç tam bu skorla bitecek derken, yine oyuna sonradan giren Adanasporlu Halit, takımını rahatlatan golü attı. Ancak gol düellosunda son sözü Erciyesli Taylan söyledi.
Bu sonucun ardından iç sahada üst üste 2 maç oynayan Adanaspor yarışta ben de varım dedi. Maçın yıldızı Emrah Bedir olurken, maçın kötüleri Adanasporlu Fevzi ve Erciyessporlu Ramazan oldu.


Gaziantep Bş.Bld.Spor-Giresunspor (0-1)
Geçen hafta istifa eden Mehmet Birinci'nin yerine teknik direktörlüğe Cengiz Demir'i getiren Giresunspor, bundan önce kaybettiği 2 maçta (Altay ve Kasımpaşa maçları) son dakikada üzülürken, bu sefer son dakikada Hasan Aydın'ın attığı golle galip geldi.İlk yarıda da ikinci yarıda da ev sahibi G.Antep BB oyunda üstün görünen taraf olurken, birçok pozisyondan yararlanamadılar. Antep deplasmanına 1 puan için gelen Çotanaklar, üç puanla Giresun'a dönerken, Antep takımındaki düşüş bu hafta da sürdü.

Samsunspor-Güngören Bld. Spor (3–0)

Lige iyi bir giriş yapamayan iki takımın mücadelesinde gülen taraf ev sahibi Samsunspor oldu. Karadeniz temsilcisi, her iki yarıda attığı gollerle rahat ve farklı kazanırken, üst sıralara tırmanacağını bu maçla birlikte gösterdi. Samsunspor ile ilgili olarak diyeceğim, sezon içinde ekonomik zorluklar baş göstermezse ilk 6 mücadelesi içinde olacakları yönünde. Güngören takımı ise bildiğiniz gibi bu ligin en zayıf kadrosuna sahip. Kısıtlı bir kadroyla mücadele ediyorlar ve her hafta sakat ve cezalı futbolcuların oluşu zaten geniş olmayan kadroda zor durumda kalmalarına neden oluyor.

Malatyaspor-Boluspor (2–0)
Geçen hafta içinde Fortis Türkiye Kupasında Hacettepespor'u Celil'in golüyle eleyen Malatyaspor'da aynı oyuncu bu hafta da Boluspor'a karşı golünü atarak takımının 3 puan almasında en büyük payın sahibi oldu.90 dakika içinde maçta tempo düşük olurken, maç içinde oyun üstünlüğü Malatyaspor’daydı. Ancak maçın kader anı ilk yarıda Boluspor'un direkten dönen topu oldu. Ev sahibi takımın ikinci golü 72.dakikada Celil'in pasıyla topla buluşan Serkan Dökme'nin sert vuruşunda topun, defans oyuncularına çarparak ağlarla buluşmasıyla geldi. Maç bu skorla sona ererken ev sahibi takımın toparlanma yolunda olduğu görüldü.

Yazar: Editor
2008-09-29 19:05:51

Eyüp Arın

http://ul.gcg.gen.tr/x/19a6d0f.jpg

*Takımın kötü oynadığını görebilecek kadar kendinin farkındadır.
*Bunu bir basın açıklamasında dile getirecek kadar özgüven sahibi ve cesurdur.
*(Bu olumsuzluğun önlemlerini alabilecek kadar da yetkindir.)
*Takımı idare etmek için yedek kulübesinin önünde 90 dakika boyunca ve uzatmalarda ayakta durabilecek kadar dirençlidir.
*Her an sahaya girebilecek kadar heyecanlıdır.
*Hemen önünde sakatlanan rakip oyuncuyla ilgilenecek kadar vicdan sahibidir.
*Alt yapıdan gelen bir tecrübeyle şefkatlidir.
*Devraldığı A takımı hakkıyla yönetecek kadar gözlem ve bilgi sahibidir.
*Sahadaki futbolcusunu anlayacak kadar futbolcudur.
*Takıma; kimi nerede, ne zaman, nasıl oynatacağını bilecek kadar yakındır.
*Yola yol arkadaşlarıyla devam edecek kadar vefalıdır.
*Adanaspor’un yükünü çekebilecek kadar güçlüdür.
*Kötü gün dostudur.
*Ve en önemlisi, tribündeki her bir Adanasporlu kadar Adanasporludur; eksiği yoktur, fazlası vardır…

 

**Sevgimiz ve desteğimiz sizinledir Eyüp Hoca, Feyzullah Hoca, İsmail Hoca, Cem Hoca…

Yazar: Editor
2008-09-29 00:34:51
http://ul.gcg.gen.tr/x/8a76780.jpg
Yazar: Editor
2008-09-20 22:49:17
http://ul.gcg.gen.tr/x/9a068b0.jpg

Güzel bir maç oldu açımızdan. Birincisi, takım kazanmak için elinden geleni yaptı. Biliyoruz, klasik bir laf bu. Eksik kadro, bunu kimselere hissettirmeden mücadele etti. Herkes bir diğer arkadaşı için de çabaladı. Orta saha daha çok koştu. Hakan inanılmaz çalıştı. Fevzi orta sahada, kenarlarda her topa saldırdı. Takımı tek tek saymanın anlamı yok. Dememiz, toparlanan orta sahanın, doğru yerde, doğru düzgün oynayan futbolcuların Adanaspor'u nasıl değiştirdiğidir. Cem, Mbilla, Ahmet Yıldırım da hazır olunca Adanaspor tam bir savaşçı takıma dönüşecektir. Bunuları derken, bu akşam takımda oynayan kimsenin hakkını inkar etmemeli. Birçok oyuncu hatasıza yakın oynadı.

Gol attık, üzerine garip bir gol yedik. Ne olduğunu anlayamadık, hatta golü görmedik bile. Emre Emrah'a orta sahadan enfes bir top bıraktı, yan hakem ofsayt dedi, bre nerden çıktı bu ofsayt diye kahırlanırken laismene Ahmet Şahin'i topu filelerden çıkarırken gördük.

Ama bundan sonra takım durmadı, taraftar susmadı. Ve Emrah Bedir aradan aldığı topla ceza sahası üzerinden 2. golümüzü attı.

Güzel bir maç oldu açımızdan. İkincisi, hoca değişikiğinin olumlu etkileri. Kalbiyle oynayan bir takım. Eyüp, Feyzullah, İsmail, Cem Hocalara sevgiler saygılar. Dileriz böyle devam eder ve onlara inananlar da, hocalarımız da mahcup olmaz.

Güzel bir maç oldu açımızdan. Üçüncüsü, taraftarlar arasında herhangi bir keyifsizliğin olmamasıydı. Bir iki atışma, ama o kadarı halı sahalarda bile oluyor. Klasik sataşmaların d