Torosspor , Adanaspor'un Temeli

Adana’da Seyhan nehri şehrin kaderine yön vermiştir. Tarihler boyunca Adanalının toprağına suyu vermiş, onlara nimet olmuştur. Yeri geldiğinde de sellerle öfke kusmuştur… Peki, Seyhan nehrinin kökü nereden gelmektedir? Toroslardan eriyen kar suları Çukurova’ya doğru kıvrıla kıvrıla birleşip nehrin damarlarını oluşturmuştur, yani asırlar boyunca Toroslar Seyhan nehri üzerinden Adana’ya bakmış, beslemiş, hayat vermiştir.
Spora bağlayacaksak konuyu, bizler şahsen Seyhan nehrini Adanaspor’a benzetiriz. Adana Seyhan’la, Adana Adanaspor’la özdeşleşmiştir. Adanaspor Adana’da futbola yön vermiştir, nesilleri Turuncu Beyaz’a bağlamıştır, futbol ile tüm Çukurova’yı doyurmuştur yıllar boyunca. Şampiyonluklarla sevincin ve mutluluğun Toroslar gibi zirvesini yaşadığımız gibi, Uzan dönemi sonrası kapanış gibi, üzücü bir trafik kazası sonrası verdiğimiz gencecik şehitler gibi sel altında kaldığımız, acılar yaşadığımız dönemler de olmuştur… Neticede bir Çukurova Destanıdır Adanaspor.
Fakat Adanaspor’un kökü nerededir, geçmişi nerededir, geçmişine sahip çıkabildik mi diye bir kendimize sormak gerek… Adanaspor tarihini iyi irdelemek gerekiyor. 10 Eylül 1966 tarihli Milliyet gazetesi 2. Lige katılan takımları tanıtırken bakın Adanaspor için neler yazmış:
______________________________________
‘‘Bu yılın Haziran ayında Adana’da üç kulüp Adanaspor, Torosspor ve Akınspor’un birleşmesiyle doğdu. Adını Adanaspor’dan, renklerini ise Torosspor’dan aldı. İkinci Türkiye liginin tek Sarı-Lacivertli kulübüdür.
Adanaspor’un kadrosunda bulunan futbolcular şunlardır:
Kaleciler: Erden, Erol, Talip; Bekler: Asım, Ersin, Erol, Çetin, Kamuran, Turgut; Haflar: B. Erol, İsmail, Mamik, Hüseyin, Aydoğan; Forvetler: Erdoğan, Hasan, Turgut, Rıza, Alkay, Nuri, Kemal, Mustafa, Dimitri.
Takımın ideal tertibi ise şöyledir:
Erden-Kamuran, Asım-Hüseyin, İsmail, Mamik- Nuri, Erdoğan, Alpay, Hasan, Rıza’’.
______________________________________
Adanaspor her zaman Çukurova’dan gelen ağırlığını sahaya yansıtmıştır, görüldüğü üzere Adanasporumuz sahaya 2–3–5 tertibi ile hücum ağırlıklı çıkıyormuş geçmişte. Bir başka ilginç nokta ise, kadromuzdaki ‘Dimitri’ adlı futbolcumuzdan anlıyoruz ki Adanaspor şehrin bütünleştirici noktası olmuş her zaman, azınlık ve çoğunluğun birleştiği kulüp olmuş. Takımımızın antrenörü Recep Adanır bakın nasıl bir hedef koymuş takımımıza:
‘’Adanaspor bu sezonda ikinci ligin hatırı sayılır bir takımı olacaktır. Gelecek sezonda ise şampiyonluk için oynayacağız’’
Adanaspor’da bakın her zaman ayaklar yere sağlam basmış, hedefler belirlenmiş, o hedefe yönelik altyapı çalışmaları yapılmış.
1966 senesinin İdare Heyeti, şimdiki adıyla Yönetim Kurulu şu isimlerden oluşmuş: ‘’Başkan: Ali Sepici, 2. Başkan: Cumali Aslankeser, Sekreter: Ahmet Kavrakoğlu’’.
Bu tarihten sonra yaşadığımız başarılar, Avrupa maceraları, lig ikincilikleri, gol krallarını hepimiz az çok biliyoruz. Bu başarılarla Adanaspor Türkiye’de Adana’yı başarı ile temsil etmiş, futbol tarihine Adana’nın adını altın harflerle yazdırmıştır. Peki ya öncesi, ne kadarını biliyoruz. Geçmişe sahip çıkabildik mi diye bir soru sormuştuk yukarıda, işte bu geçmişle ilgili bulabildiğimiz bazı bilgileri paylaşalım istedik bu yazımızda…
1982 yılında Milliyet gazetesinin çıkardığı Türkiye İller Ansiklopedisi’nde Adana’nın spor tarihine değinilmiş. Bakın Adana’da spor nasıl anlatılıyor:
‘’Adana’da sporun geçmişi hem eski, hem de çok parlaktır. Adana’da çok eski zamanlardan beri güreş yapıldığı, at yarışları tertiplendiği bilinir. Modern sporlara geçiş ise Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’nın kuruluşu ile mümkün olabildi. 1923 yılında Adana’da ilk futbol lig maçlarının oynandığı ve Türk Ocağı takımının ilk resmi Adana Amatör Futbol Lig şampiyonluğunu kazandığını görüyoruz. 1933 yılında Mersin İdman Yurdu takımı da Adana futbol ligine katıldı. Bu dönemin diğer ünlü takımları arasında Seyhanspor, Torosspor ve Topçu Alayıgücü’nün isimleri sayılabilir. Daha sonra bu takımlara Milli Mensucat, Adana Demirspor, Sümerspor, Kocavezir, Gençlik, Çınarsu, Akınspor, Köprüspor, Ceyhanspor gibi kulüp takımları da iştirak etti’’.
Yazılanlardan anlaşıldığı üzere Adana, bölge futbolunun merkez noktasıdır ve bu merkez noktanın en önemli kulüpleri arasında Adanasporumuz’a canını veren Torosspor ve Akınspor vardı. Özellikle 1930–1960 arası Torosspor Adana ve bölge futboluna yön veren bir kulüp olmuştur.
Torosspor, yukarıdaki 1950 dönemine ait haberlerden anlaşılacağı üzere Adana bölgesinde çeşitli futbol maçları organize etmiş, İstanbul’un Emniyetspor,
Kasımpaşa ve Fenerbahçe gibi takımlarını ve Strum Graz gibi
yurtdışından takımları misafir etmiş ve bölgede futbolun ve futbol
kültürünün gelişmesine çok önemli katkılarda bulunmuştur. Sadece batıya değil, daha güneye Hatay’a futbol gezileri düzenlemiştir Torosspor ve aşağıda ki kupürde görüleceği üzere Suriye’ye giderek Türkiye’nin komşuları ile dostluklar geliştirmesinde katkılarda bulunmuştur.
Peki, sadece futbolda mı şehirde yol açmıştır Torosspor? Voleybol ve basketbol gibi branşlarda da Adana’yı başarıyla temsil etmiştir.
Fotoğraflarda görüldüğü üzere 1939 yılında Adana’da
toprağın kavurduğu esmer yağız delikanlıları bir maç öncesi poz
vermişler. Kim bilir içlerinden kaç tanesi attıkları futbol tohumunun
ileride Avrupa kupalarına kadar gideceğini, gol kralları çıkaracağını,
Türkiye futbol şampiyonluklarının kıl payı kaçacağını tahmin etmiştir
ya da canlı görmüştür, sorunun cevabını bilemiyoruz ama futbolun
temellerini bu şehre atanları saygı ve sevgiyle anıyoruz…
Her başarının altında sağlam bir altyapı ve birikim vardır. İşte Adanaspor geçmişten aldığı güç, bilgi ve tecrübe sayesinde sonraki senelerde başarıdan başarıya koşmuştur. Adana’nın çok derinlerinde bulunan kökleri ile ‘camia’ olmuş, Türk spor tarihinde Turuncu-Beyaz’ı gönüllere ve hafızalara nakşetmiştir. Bu vesile ile Adanasporumuz’un geçmişinde önemli bir yere sahip olan Torosspor’a, Akınspor’a ve emekleri bulunan tüm sporcularımıza saygılarımızı ve sevgilerimizi sunuyoruz.
Gökmen Demirkaya