Fevzi İle Söyleşi
Orta sahamızın başarılı oyuncularından Fevzi Özkan ile kısa bir söyleşi yaptık. Açık, içten ve güzel bir konuşma oldu. Sorduk yanıtladı. Önceden bir soru alışverişi olmadı yani: )) her şey orada, doğal olarak gelişti. Soruları fazla uzatmadan aşağıya aktarıyorum. Paylaşalım…
_____________________
Kaplanpenche: Adanaspor kaçıncı takımın?
Fevzi: Profesyonel olarak 2. Takımım.
K: Futbola bakışın nasıldır, senin için futbol ne anlama gelir?
Fevzi: Futbol hayatın içinde olan, hayata dâhil olmuş bir şeydir bana göre, ayrıca bir “iş”tir... Bizim de işimiz futbolculuktur, mesleğimiz. Ben bu ciddiyetle bakıyorum...
K: Futbolun dışında nasıl bir hayatın var?
Fevzi: Futbol dışında farklı bir hayatım yok. Futbolla yatıp futbolla kalkıyoruz. Onun dışında yaptığımız şeyler sinema, gezme, arkadaşlarla alışverişe çıkmaktır.
K: Tribünden bakınca orada ilkeli duran bir Fevzi görürüz, bir tarzı olan. Şuna bağlayacağım, ileride bu profesyonel futbolculuk bitecek, futbolun içinde kalmayı düşünüyor musun örneğin bir hoca olarak?
Fevzi: Hayat ne getirir götürür bilemeyiz tabi, futbolun içindeyim hala, daha belli bir karar vermedim. Ama böyle bir hedefim içimde bir yerde var aslında. Kendi adıma konuşayım, futboldan iyi anladığımı düşünüyorum. Kendimi görebiliyorum, nerde hata yaptığımı görebiliyorum. Maçlardan, antrenmanlardan sonra özeleştirimi yapabiliyorum, böyle bir yönüm var. Evet, kafamda var öyle bir şey ama şimdilik net bir cevabım yok. Onu zaman gösterir.
K: Tribünden bakınca nasıl görünüyordur sence saha?
Fevzi: Çok önemli bir konuya değindin, tribünde olan biriydim. Urfaspor alt yapısındayken taraftardım aynı zamanda, futbolcuya ben de tribünden bakıyordum, çeşitli yorumlar olurdu sahadaki futbolcular için. Ama içine girince hakikaten her türlü iyiliği, her türlü zorluğu görüyorsun, yaşıyorsun. Ben şu anki düşüncemle o zamanki futbolculara hak veriyorum, haksız eleştirilere uğramış olduklarını düşünüyorum yani. Yani türlü zorluklar görünüyordur şimdi sahaya bakınca…
K: Müzik?
Fevzi: Kulağa hoş gelen tüm müzikleri dinlerim, ama daha çok İbrahim Tatlıses...
K: Genel anlamda nasıl bir insansın, kendini ne şekilde tanımlarsın?
Fevzi: Uzlaşmacıyımdır futbolculuğumda veya sosyal arkadaşlıklarımda… Bir arkadaşımla tartıştığımda eğer haksızsam o gece uyuyamam, benden küçük de olsa kim olursa olsun özür dilerim... Geçende Anıl’la idmanda tartıştık düşündüm haksız olan bendim gittim yemekte özrümü diledim, uzlaşmacı biriyimdir, art niyetim yoktur.
K: Sence bir futbolcu kazanmak için her şeyi yapmalı mı?
Fevzi: Futbolcu kazanmak için var gücüyle sahada her şeyi yapmalıdır. Böyle mücadele ederim sahada.
K: Kazanmak için her yol mubah mıdır peki, yani hakemi aldatmalar, haksızca davranmalar? Buna bağlayayım soruyu.
Fevzi: Tabi ki hayır!
K: Gördüğümüz Fevzi tüm gücüyle savaşan, son nefesine kadar koşan bir futbolcudur. Yorulduğunda göz boyamak için tribüne oynamaz. Buna ekleyeceğin bir şey var mı?
Fevzi: Urfaspor’da öyle yetiştirildim. Tribüne oynamam. Kendim ne isem onu veriyorum sahaya, yorulduğum zaman kulübeye belli ederim, devam edemiyorsam hocaya işaret eder çıkmayı bilirim.
K: Seni maç sürecinde ne motive eder?
Fevzi: Geçen hafta Mersin maçında maça kadar sürekli maçla yatıp kalktım, ama ben o gün maçta ısınırken, o tribünde taraftarı görünce, taraftarlarla, oradaki atmosferde motive oldum. O anda motive olurum. Demirspor maçında da öyle olmuştu...
K: Adanaspor’da hayal kırıklıkların oldu mu?
Fevzi: Hiç hayal kırıklığım olmadı, beklediğimden fazla ilgi gördüm.
K: Seni sahada en çok üzen anlar?
Fevzi: İki maçta çok üzüldüm, biri Kayseri Erciyes maçı ve Antep’teki Rize maçı… Elimizdeki maçları verdik... ( Bu arada Sevgili Serkan Şenyürek Altay maçını hatırlatıyor: İki gol attın ama yine de kazanamadık, diyor.) Evet, onu unutmuştum, gerçekten çok üzülmüştüm o zaman da…
K: En mutlu olduğu anlar hangileri?
Fevzi: Kartalspor maçı, Kartal maçı dönüm maçıydı bizim için. Maçtan önce ısınmaya çıktığımda buradan gol atacaksın demişti Yüksel abi. Gerçekten de öyle oldu.
K: Evet, harika bir goldü.
Fevzi: Mbilla topu ortaladığında bir ara kararsız kaldım vurayım mı vurmayayım mı diye, sonra gelişine vurdum topa ve gol oldu.
K: Taraftar ile futbolcu arasındaki bağ nasıl olmalı sence?
Fevzi: Maçta, tribünle futbolcu karşı karşıya gelmemeli, her iki taraf da bilincinde olmalı durumun. Maç kötü gittiğinde itici güç olmalı, eğer ille de olacaksa maç bitince tepkini koymalısın, Avrupa’da da öyle değil mi? Burada da bu sorunu aşmak lazım, gerçi bu sene öyle bir problem yaşamadık... Çok güzel geçiyor bu sezon.
Sonuçta taraftar da insan, futbolcu da insan aradaki fark bizim işimizin yani mesleğimizin futbolculuk olması. Bence bir de böyle bakılmalı…
______________________
“Şampiyonluk” dilekleriyle sohbeti noktalıyoruz.
Teşekkürler Fevzi, hem senin hem de Adanaspor’un yolu açık olacaktır!