2017-12-10 18:32:55

Ne oynadığını bilmeyen Adanaspor için 1 puan iyidir.

Kemal Hocanın istifası sonrasında Eyüp Hocanın kurduğu takımla çıkan Adanasporda, Didinin kart cezasından dolayı yine uzun süredir oynamayan Diniz de 11de bu değişiklikleri anlayabiliyorum ama her nasılsa Guayenin bu kadar kilolu olmasını ve Viniciusun kendini hiç hazır tutmamış olmasını anlamak mümkün değil.

Gökhan Süzen de hep bizi üzen adam olmak zorunda mı?

Evet, şu andaki kariyeri ile en kariyerli yerli oyuncu olabilir ama gerçekten inanılmaz kötü performansı ile şans golü attı muhteşem olduğunu düşündüğü sol ayağı ile defansa çarpan top gol oldu ama sanırım yediğimiz 2. Golde onun ayağındandı.

İyi başladığımız oyunu Komanın asist kralı olabileceği maçta iyi olmayan Guayenin kaçırdıkları ile ilk devreye 0-0 eşitlikle girildi.

Öne geçme şansını yakaladık ama değerlendiremedik.

2. Yarıya Vini ile başlamamak acaba iyi bir tercih olabilir miydi? Bilemiyoruz. Maç oynandı gitti.

2 kez öne geçtik ama çok kısa sürede organize rakip ataklarından golü kalemizde gördük.

Bahattinin oyuna girmesi hücum için iyi bir hamle idi ama skorun 2-2ye gelmesi ofansif olarak zayıflamamıza neden oldu.

Abdulaziz ise keşke daha erken oyuna dahil olsaydı.

Takımın önceki hocadan antre edilmediği belli.

Geçen haftalarda son dakika golleri bizleri yanılttığını söylemiştim.

Bunun üzerine Osman Yereşenin zemini bakıma alındığı için Çatalana yolculuk da cabası.

Bu seviyede olan hiç bir takım 30 dakikadan fazla otobüs yolculuk yapıp antreman sahasına gidip gelmez.

Gidip gelirse de böyle 60. dakikada oyundan düşer ve rakibinin oynamasını izler.

Sorunun ne olduğu belli ama bunun çözecek olan karar verici bu sorunları çözmek istiyor mu hep beraber göreceğiz.

Takım gerçekten istekli olmayan ve yetersiz oyunculardan kurulu.

Bir takımda bu kadar benzer karakterli yapıda oyuncu olması düşündürücü.

Uzun lafın kısası bu kadroda ilk 11 yapacak 5-6 oyuncu alınmazsa çıkmanın kolay olduğu bu yıl kocaman bir kayıp olacak.

Alınacak antrenör ile ilgili bir şey söylemek istemiyorum; kim gelirse gelsin gelişmeyen ve değişmeyen kadroda daha fazlasını yapacağını sanmıyorum.

Ahmet Gültekin

Yazar: Editor
2017-12-03 14:11:15

10 kişi oynayan rakibe atak bile yapamadık.

Soruna ilişkin her şeyi zaten söylemiştik.

Arşivde duruyor.

 

Yazar: Editor
2017-11-26 19:48:41

Küfre Hayır
Geriden gelerek maçı çevirdiğimiz iç saha maçlarına bir yenisini ekledik. Sıralamada üst sıralarda olmayan ya da hedeflemeyen takımlara karşı konsantrasyon eksikliğinden dolayıdır ki maça kötü başlıyoruz.

Ama bu maça kötü değil berbat başladık.

Rakip takımın yaş ortalaması 21 ve bizden daha çok koşacağını maç başlamadan önce bilmeyen yoktur ama düşünmemiz gereken bizden daha fazla top çevirip ilk yarı sonuna kadar daha fazla pozisyon bulmaları.

Adanaspora gelecek olursak.

  1. Çok forvet ya da daha fazla golü düşünen oyuncu ile başlamak daha fazla pozisyona gireceğiniz anlamına gelmiyor.
  2. Ofansif olabilecek 5 kişi oyuna başlamak fantastik olduğu kadar erken golü bulamadığınızda biraz canınızı sıkabilir ki öyle de oldu.
  3. Maça çift forvetle başlayıp Guayenin sakatlanması ile Yener oyuna girdi ve tekrar diğer maçlardaki sisteme dönüş yaptık (4-2-3-1).
  4. Atamayana atarlar; kontra atakla golü arayan rakip maç boyunca birçok kez savunmada sayısal olarak bizi eksik yakaladı.
  5. Biraz becerikli olsalar 90 dakikaya 4-5 gol sığdırabilirlerdi.
  6. Neyse ki yakaladıkları fırsatları değerlendiremediler.
  7. Yine futbolun bence değişmeyen altın kuralı devreye girdi.
  8. Atamayana atıldı.
  9. Kapanan takımlara karşı gol atmak için ısrarlı şekilde kanatları kullanmak zorundayız.
  10. Çizgiye indiğimiz her pozisyon tehlike yaratıyor ama ne yazık ki maç boyunca bunu az deniyoruz.
  11. Daha fazla denememiz gerekiyor.
  12. Duran topla ilgili bir çalışma yapmadığımıza artık %100 eminim.
  13. Maç boyunca hemen hemen her pozisyonda duran top kullanan farklı olur mu yahu!!!!

Kemal Hocanın oyuncu değişikleri sanırım ilk kez bu kadar olumlu yansıdı.

Magayenin sakatlanması sonrasında kilidi açabilecek Yener oyuna girerken, biraz erkende olsa da hava topları hâkimiyeti ile takımın en iyisi Yakup çift santrhaf olarak oyuna dâhil oldu.

Son olarak da daha önce çok eleştirdiğimiz Sercan son iki golün direk kahramanı olarak oyuna etki etti.

İrfan Candan da bahsetmeden olmaz.

Kendisinin gelecekte çok iyi bir kaleci olacağını düşünüyorum.

Zaman zaman gençliğinin verdiği tecrübesizlikten dolayı hatalı çıkışlar yaptığını söylemeliyiz ama yine söylüyorum mevcut fiziği ve çalışkanlığı ile iyi bir kaleci antrenör ve gelişmiş dijital sistemlerle Türk futboluna uzun yıllar hizmet edeceğini düşünüyorum.

Eleştiriye EVET küfre HAYIR:

Taraftar olarak daha fazla sabırlı olmalıyız. Şampiyon olduğumuz sezonu hatırlayalım... Tribün adeta bir sabır abidesiydi.

Gerçekten kadro kalitemiz ve Teknik ekiple daha fazla puan toplamak hayalcilik olur daha önce yaptığı maçlarda 4 gol atmış takımdan bir maçta 2 gol yemek düşündürücü ama devre arasına ve hatta sezon sonuna kadar bu futbolcu topluluğu ile sezonu geçireceğiz.

Ahmet Gültekin

Yazar: Editor
2017-11-20 17:04:18

Adanasporun kadrosu yazılan çizilenin aksine, çok yetersiz ve de alternatifsiz.

Yedek kulübesi iş olsun diye yazılan oyunculardan kurulu.

Sahada oynayanlar çok mu iyi?

Vasat oyunculardan kurulu bir ilk 11imiz var.

Kalede genç ve tecrübesiz İrfancan var.

Bu kadar genç ve tecrübesiz bir kalecin varsa defans elemanların tecrübeli ve sağlam olmalı.

Peki öyle mi derseniz, Sağ bek Digao alternatifsiz ama nedendir bilinmez 2 haftadır kesik ve yerine Tevfik oynuyor.

Digao vasat, Tevfik acemi.

Stoper Onur canla başla savaşan bir oyuncu ama dağınık ve nerede hata yapar kimse bilmiyor.

Açıkçası mücadele tarafı 10 numara ama güven 3/4 numara.

Diğer stoper Didi geldiği seneden uzak bir performans sergiliyor.

Tek yaptığı şey rakiple gereksiz didişmeler.

Yedek stoperlerden Yakup hiçbir zaman ilk 11 yapamaz.

Diniz iyi oyuncu deniliyor ama daha Didiyi kesemiyor.

Sol bek Gökhan Süzen bence sol bek değil, diğer Gökhan ise kapasitesi yetersiz ama alkışlanacak kadar mücadele ediyor.

Orta sahada Renan değişmez eleman ama maç içerisinde ne yapıyor derseniz, çok iyi yan pas yapıyor ve yüksek bir pas yüzdesi var.

Ama adeta bal yapmayan arı.

İyi frikik kullanmasına rağmen hiç kullanmıyor ya da kullandırılmıyor.

Bekir düz bir oyuncu, sadece mücadele ediyor.

Bu bölgede oynadığı zamanlar Tevfik de çok başarılı bir orta saha oyuncusu değil.

Olsa vazgeçilip sağ beke çekilmezdi.

Koman son 2-3 maçtır oynuyor ve takımdaki yaratıcı ayakların en tecrübelisi.

Fakat şut atma özürlü ve gol atma isteği yok.

Yedeklerde bekleyen Ahmet Bahçıvan, Sercan bu mevkide ilk 11de başlayamayacak oyuncular.

Yener sonradan girdiği 1-2 maçta inanılmaz bir performans gösterdi sonrasında ara ki bulasın.

Ya sakat ya da güçsüz ki forma şansını bulamıyor.

Forvette vaz geçilmez olan Magaye.

Santrfor olmasına rağmen takımın golcüsü ama bir var iki yok.

Sanki lütfen oynuyor.

Bahattin en iyi transfer diye gördüğümüz oyuncu ama Kemal hoca ısrarla Santrfor değil Kanatta kullanıyor.

 Abdulaziz istenilen ve beklenilen düzeyde değil, sahada dolanıp duruyor.

Bir iki maç iyi oynadı diğerlerinde hayalet gibi adeta.

Oğuzhan topu ileri taşımaya çalışan nerdeyse tek oyuncu ama Ndukanın 10 da 1 bile değil.

Yedek Vinicus Ocak ayında sözleşmesi bitince mümkünse gönderilmeli.

Bu şartlarda 12 maçta alınan 18 puan başarıdır, çok başarısız Kemal Kılıça rağmen.

Bu takım devre arasında ilk 11de oynayacak en az 6 oyuncu almazsa, ilk 2 hayal, ilk 6 şansa kalır.

Eldeki mevcut yabancıların en az 4ü ile sezon ortası yollar ayrılmalı ve bu ligin şartlarına uygun mücadele gücü yüksek Afrikalı veya Kuzey Avrupa ülkelerinden oyuncu transfer edilmeli.

Sercan, Yener, A.Aziz, Uğur Daşdemir, iki Gökhan ile yollar mümkünse ayrılmalı.

Bunların birçoğu olmayacağı için siz beklentinizi minimumda tutun.

Sonu hayal kırıklığı olmasın.

Mahir Alev

Yazar: Editor
2017-11-16 14:46:47

Rakip Samsun; Lige iyi başlangıç yapamayanlardan olan Karadeniz Ekibi problemli teknik direktör Alpay Özalan değişikliğinden sonra Besim Hoca’ları ile galibiyet almış ve Adanasporluların birçoğu için önemli bir isim olan Engin İpekoğlu ve ekibi ile çalışma kararı aldılar.

Engin Hocalı Samsun ise zor denilebilecek fikstürden 4 Maçta; 1 Galibiyet, 2 Beraberlik ve en son milli maç arasından önce de Boluspora 90da yediği golle boyun eymek zorunda kaldılar. Ve Samsunsporda Adanaspor maçını kendiler için serinin başlangıç maçı gibi görüyorlar.

Zehirli Sarmaşık; Bildiğimiz gibi oynamaya çalışıyorlar ama format ve oyuncu uyumu şimdilik pek geçmişteki gibi değil.

Hızlı atağa çıkabilen adamlarının gol yüzdeleri yüksek değil. Daha çok sağ bekleri Ahmet Cebenın kullandığı kanatta, Clauda Angan, Jonathan Ayite ve Halil İbrahim Pekşen ile kontra ataklarla tehlikeli oluyorlar.

Samsunspor bekleyerek oyunu tercih edecek ve biliyorlar ki mutlaka Adanaspora gol atacaklardır ve kapalı savunmayı açma konusunda Adanasporun zaafları var.

Kendilerinin en etkili olduğu sağ kanat, Adanasporun da kanayan yarası olan sol kanattan kontralarını izleyeceğiz.

Son maçta pozisyon buldukları kadar da pozisyon verdiler.

Özellikle de duran toplarda adam paylaşımda hatalar yapıyorlar. Ön direğe kesilen toplarda adam paylaşımlarında hata yapıyorlar.

Adanasporda sakat ve cezalı oyuncu olmadığını düşünerek son Rize maçından kazanan takımda sadece Digao değişikliği ile yapılan 11 çıkacaktır.

Oyun formatı olarak kazanmayı düşünen takım olarak sahada yer almalı ve oyunu geride kabul etmemeli.

Biliyoruz ki savunma konusunda başarılı değiliz.

Konsantrasyon kaybı sonrası yenen goller olabilir ama mevcut ligde en çok yiyen takımlardanız.

Sorun çok gol yemek olduğu kadar yediğinden bir fazlasını atacak oyun formatı ile oynamamamız.

Bir fazlasını atabilirsen +3 puan alabiliyorsunuz. Ve hedefi öncelikle play-off olan bir takım için bu kadar kötü averaj kabul edilemez.

Ne yazık ki milli maç arasından sonra oynadığımız ilk maçta Gaziantepte hayal kırıklığı yaşanmıştı. Umarım tatilde rehavet olmamıştır ki korkmuyor da değilim.

Savunma yapamadığımız için hücum etmeye devam…

Ahmet Gültekin

Yazar: Editor
2017-11-05 17:17:32

İlk yarı müthiş bir Adanaspor.

Maç o kırk beş dakikada bitebilirdi bile.

İkinci yarı takım skor itibariyle geriye yaslandı.

Doğaldır.

Futbolcunun evrensel zaafı bu.

Doğal ama gereksiz.

Didi bu sezonun tek hareketini yaptı ve golü attırdı, üstelik defanstan çıkarak yaptı bunu.

Özellikle son dakikalarda Onur mükemmeldi.

Bahattin dehşetti. 

Koman ne kadar klas bir futbolcu olduğunu bir kez daha kanıtladı, şu ağır zemine rağmen adeta resital yaptı.

Neyse.

Ben hakeme geleceğim.

Güzel isimli o berbat hakemi duyunca karnım ağrımıştı zaten.

Bir edepsizlik abidesi uğursuz adam.

Maç gitseydi bu kez o hakem palyaçosu yüzünden gitmiş olacaktı.

Bahattinin olan penaltısını görmedi ama Koman kardeşimin olmayan penaltısını gördü, fırsat kolladığını itiraf edercesine tereddütsüz çaldı!

Aslında görme sorunu vardı bu hakem şeysinin.

Örneğin bir pozisyonda Bahattinin şutunda olmayan korneri verdi.

Ama centilmen Bahattin, o hakem paçozunu kurtardı.

Yani göremiyorsun ulan!

Madem göremiyorsun neden hakemlik yapıyorsun düdük?

Neyse.

İlk yarıda kaçan gollerin ikinci yarıda kapanmanın yarattığı olumsuzluklara rağmen iyi bir maç oldu. ders niteliğindeydi. Umarız hoca bundan bir hisse çıkarmıştır kendine.

Ama hakikaten bu Koman neden ilk altı hafta sahada yoktu?

Enteresan.

Herkesin eline ayağına sağlık.

Yazar: Editor
2017-10-26 15:29:43

2016 yılından bir Adanaspor Balıkesirspor maç sonu yazısını paylaşalım.

Umarız Hoca uygun bir taktik ve doğru bir kadroyla çıkar da tarih tekerrür eder.

Ki o sezon mutlu bitmişti.

____________________ 

Bir Maçın Otopsisi

Robert De Nironun oynadığı, Matin Scorsesein yönettiği Kızgın Boğa adıyla izlediğimiz Raging Bull filmine ilham kaynağı olan boksör Jake LaMottadan bahsedeceğim.

Dövüşün inisiyatifini genellikle rakibine verir LaMotta. Sağlı sollu yumruklarla LaMottanın üzerine çullanan rakip her yumruğu, bu son yumruk, diye vurur. Şimdi düşecek, şimdi düşecek… Ama yıkılmaz LaMotta, o yumruk son yumruk olmaz.

Rauntlar geçer gider, takip bitap düşmüştür. 

Çünkü sallanan her yumruğun harcadığı bir enerji vardır. 

Bir de bu yumrukların bir dirençle karşılaşarak 

Daha çok ter, kalori, enerji, kondisyon harcamak zorunda kaldığını da unutmamalı. 

Eldiven içinde de olsa parmaklar hırpalanır, 

Bilekler kemiklere yüklenen ağrı ile dayanılmaz bir acı verir, 

Kaslar her defasında kendi içinde milimetrelik de olsa yırtılmalara uğrar, 

Birazdan bunlar o kasları kullanılmaz hale getirecektir.

Ama LaMotta düşmez bir türlü. Ayakta kalmaya devam eder.

Önceleri kontrollü bir şekilde saldıran rakip, LaMottanın pasif görünen bu halinden cesaret alarak daha çok gelmeye başlar. Dakikalar ilerledikçe rakibin dikkati de dağılmaya başlar.

Yumrukları zaten daha da güçsüzleşmiştir. 

Şimdi onlar savunma yapma konusunda biraz zorlanacaktır. 

Dağılan dikkat açıklar vermesine neden olacaktır. 

Vurmaktan yorulan rakip, kasları ve kemikleri dayanılmaz acılarla baş başa kaldığında artık, 

Bitse de gitsem, diye düşünmeye başlar, 

Ama nasıl biterse bitsin. 

Tam bu esnada, LaMotta rakip boksörün imdadına yetişir.

Bir veya birkaç hamle yetecektir artık.

Öyle de olur.

Listeye, dövdüğünü zanneden, aslında dövülen ve maçı kaybeden bir boksör daha eklenir.

Adanaspordan bahsettiğimi anladınız dostlar.

Balıkesir karşısında güzel bir galibiyet daha geldi. Emeği geçenlere sonsuz teşekkürler.

Ama böyle 

En az altı yedi maça daha ihtiyaç olduğu 

Unutulmamalı.

Vira, Güzel Yurdum Adanasporum.

Yazar: Editor
2017-10-20 20:02:31

Şampiyonluğa oynayan takım

Rap rap rap...

diye gider,

Rabada rubada şeklinde değil.

Bu da

Adanaspor Ankaragücü maçının

özeti olsun.  

Yazar: Editor
2017-10-15 21:01:57

İzmir Sonrası

Maçtan önce 1 puan verseler oynamadan gelecek olan taraf olurduk.

Hem Adanaspordaki sakatlıklar hem de Altınorduda Barışın grip olması etkili ayakların da şanssız günde olması maça istediğimiz gibi başlama fırsatı verdi.

Adanaspordaki sakatlıklar diyorum belki.

Tam kadro olsak en etkili ve verimli yabancımız Koman dışarıda kalmak zorunda kalacak sıkıcı oyunumuz devam edecek o alınan 1 puan belki kıymetli olacaktı.

Ama ilk yarı istediğimiz gibi geçen oyunda babasını kaybetmiş Guayenin güzel golü ile 0-1 önde kapattık.

Yine ilk yarıda Didi ilginç hallere devam etti, Oğuzhan ne oynadığı belli değil, Gökhan sanki Adanaya geldiğine pişman gibi iken çok iyi bir yarı çıkaranlar İrfan, Koman, Onur, Renan ve Guaye tebrik etmek lazım.

Futbolun değişmeyen kuralı yine tecelli etti.

 Atamayana ATTILAR.

Maçta 2. golü bulamadığımız takdirde ne yazık ki golü kalemizde göreceğimizi bilmeyen kimsenin olduğunu sanmıyorum ki Altınordu her maçta gol bulduğunu yazmıştık.

Dağınık oyunumuz kendini 2. yarının başlaması ile gösterdi.

Takımın kondisyonunun iyi olmadığı belli 58. dk oyuna giren Abdulazizin koşmaya takati kalmadı bir ara yerden kalkamadı.

Son vuruşları yapamamamızın nedeni son vuruşa çalışmamış olmamız kadar takımın yeterli olmayan kondisyonu.

Kondisyon sadece koşmak değil, sporcunun fiziksel ve ruhsal yönden durumu olup önemli anlarda doğru olanı yapmak için karar vermek ve son vuruşu gerçekleştirmektir.

Kondisyonumuz olmadığı gibi duran toplarla ilgili ne yapıyoruz belli de değil.

Takımda lider eksikliği de var.

Tevfik kaptanlık işini abarttığı gibi yapamayacaklarını da gereksiz zorluyor.

Pas vereceği yerde şut, şut atacağı yerde garip işler yapıyor.

Teknik Ekibinin yeterli olduğunu düşünmüyorum.

Ve üstüne kadro kalitesi de yetersiz olunca rekabette olmuyor ve yaratılamıyor.

Rekabet olmayınca istenilen performans seviyesine ulaşılamıyor.

Oyuncu değişiklikleri ile ilgili Guaye sakatlanmamışsa bilemiyorum ama sahada kaldığı her dakika en etkili ileri oyuncumuz.

Guaye ile topu ilerde tutabilir ve nefes almamıza yardımcı olabilirdi.

Diğer değişiklikler ise hep bildiğimiz gibi.

Aynı dakikalar geldiğinde giren de, çıkan da yazılı kanun gibi.

Bir de ne kadar disiplinsiz bir takım olduk.

Gereksiz kırmızı kart görme alışkanlığı bulaşıcımı düşünmeye başladım.

Bahattin takım arkadaşlarını gereksiz yaptığı hareketle 10 kişi bıraktı.

Ve takımın kaderi ile oynadı.

Özellikler Onur ve İrfan Canı özverili oyunundan dolayı tebrik etmek lazım.

Belki de bu yılın en büyük kazancı 1998 doğumlu İrfan Can olacak.

Ahmet Gültekin

 #Adanaspor

Yazar: Editor
2017-09-25 20:09:27

Bir Kemal Kılıç klasiği daha yaşadık.

Muhterem hoca bir maç nasıl kaybedilirin yine ne bir örneğini verdi.

Yahu hoca hakikaten hala ne işiniz var bu Adanasporda?

Lütfen Gökhan Meral ile el ele kol kola gidin.

Lütfen gidin.

Biz bu kadroyla yolumuza devam edelim.

Hayır. Gökhan Merali incitmek de istemiyoruz artık.

Adamcağıza çık oyna diyor bir hoca sureti o da çıkıyor ama oynayamıyor.

Yeteneksizlik ne yapsın?

Hem,

Neden dört yabancı ile çıktın sahaya?

Koman neden oynamaz?

Didiyi kestin, doğru hareket peki beşinci hakkını neden yedek kulübesi için kullandın?

Gökhan Merali neden oyuna aldın?

Hangi futbol bilinci ile yaptın bunu?

Maç kazanmak isteyen bir hoca bu hamleyi yapmaz.

Adamın maç kazanmak gibi amacı yok ki bu kritik hamleyi yaptı.

Maç için diyecek bir şey yok.

Özeti bu!

Kemal Kılıç bu maçı kazanmak istemedi ve kazanamadık.

Bir şaibe var anlamında söylemiyorum bunu.

Kazanmaya dair bir hocalık ufku yok.

Mesele bu.

Hiçbir kritik maçı onunla kazanamayız.

Yol yakınken yol verin gitsin.

Nöbetçi hoca olasılığını yaşamadan bu ligi kaldıracak gerçek bir Teknik Direktör gelsin.

Tabi yine biz çalıp biz oynayacağız.

Aslında gidecek listesinin başında başkan ve yönetimi var.

Ama madem bu olmuyor bari takımı hakkıyla yönetin, bu hoca karikatürü ile değil.

Kadrosunda Gökhan Meral, kulübede hoca diye Kemal Kılıç olan bir takım başarı sözcüğünü telaffuz ederse ortada bir kandırmaca var demektir. 

Biliyorum. Bu da havanda su dövme yazısı oldu.

Bakalım bu eziyet daha ne kadar sürecek? 

Yazar: Editor
2017-09-22 10:17:16

Adanaspor Futbolcusu

Sizleri bu sayfalarda çok övdük.

Ama işte yakın zamanda çok da yerdik.

Sizi yine överiz.

Hatta göklere çıkarırız.

En güzel hatıralarımızın içine koyarız.

Yeter ki sahada mücadele edin.

Formanızı önemseyin.

O armaya, futbolcusu olduğunuz sürece saygı duyun.

Kazanmanızı isteriz; ama siz mücadele ederken kaybetseniz de size tek laf etmeyiz.

Sadece değer verin.

Sevgili Adanaspor Futbolcusu!

Tribündeki üç yüz kişiye oynamak, otuz bin kişiye oynamaktan daha güzeldir, daha onur vericidir, daha gurur vericidir.

İşin edebiyatını yapmıyoruz.

Tribüne en dar zamanda gelen o üç yüz kişi, beş yüz kişi, dalga geçtikleri sekiz yüz yetmiş kişi; güzel zamanların yirmi bin kişisinden çok daha değerlidir.

Bunun değer ölçüsünü tarif edecek birkaç kelime bulmaya gerek bile yok.

Siz çıkın. Önce kendi onurunuz için oynayın. Sonra arma ve forma için.

Unutmayın çok olan değil, tutkun olan güzeldir.

Her şeye rağmen tribüne gelen üç yüz, beş yüz has taraftar için de oynayın.

Gelin gol atınca, beş yüz kişi için o tellere sarılın, bizi ağlatın.

Biz sizi yine ilah ilan ederiz.

Sevgili Adanaspor Futbolcusu!

Güzel Yurdumuz Adanasporumuz İçin…

Yazar: Editor
2017-09-16 19:34:27

Diniz biraderin defansta yer alması o civarı toparladı.

Didi keyfine göre oynayamadı.

İrfancan hatasızdı fakat o da topları oyuna çok geç soktu. Görünen o ki takımın kalecisi şu koşullarda irfancandır.

Renan F ilk yarı boyunca bildiğimiz Renan F idi. Şaşırmadık. Sadece gol şutunda göründü. Bir artısı şu oldu. Golden sonra oyunda kalabildi.

Maçı kurtaran Oğuzhan oldu. Oyuna girince sağ kanat nefis çalıştı. Digao ile skora katkı koydular.

İlk yarı yine Renan kontrolündeydi, ikinci yarı o kontrol Oğuzhana geçti ve takım ileri gitmeye başladı.

Yener de ikinci yarı göründü. Gol anında doğru yer ve doğru vuruş golü getirdi.

Çok şey yapmaya çalışan Vini bu arzusunun karşılığını bir türlü veremedi.

Sol bek Gökhan maç boyunca bir savai içindeydi.

Tevfik yine çok çalıştı, eksik olan yaratıcılıktı. Fakat mücadelesi övgüye her zaman değer. Keşke biraz daha fazlası olsa. 

Bahattin topla biraz daha fazla buluşabilse...

Solmaz daha etkili olabilse...

Neyse. 

Alınan galibiyetlerin en kontrollü ve az da umut vereni buydu.

Galibiyet güzel.

Takım, vasatın biraz üstüne çıkabildi.

Yine anlayamadığımız şeyler oldu.

GM oyuna girdi herkesin atabileceği pozisyonu gol yapamadı, döndü son saniyelerde rakibe kafayla adeta pozisyon pası verdi. Bu konuda hocayı anlamak imkânsız.

Üç puan için özellikle ikinci yarıda daha istekli olan takımın eline ayağına sağlık.

Siz sahaya ruhunuzu koyun biz sizi göklere çıkaralım.

Hoca, dileriz haftaya dramatik bir kadro hatası yapmaz.

Örneğin, Diniz olmadan o savunma olamaz!

Yazar: Editor
2017-09-10 17:16:03

Takımdan gidenlerin hiçbiri kayıp değil.

Ama gelenler ve kalanlar tam bir kayıp.

Adeta kara delik.

Örneğin Gökhan Meral gibi tarif edilemeyen bir cisim (UFO) almışız, bir başka cisim de bunu futbolcu zannedip ısrarla sahaya sürüyor. İşe bak lan! Bunlar futboldan, çaplarına göre, para filan kazanıyorlar. Sizi takımda bedava tutan delidir bre.

En büyük kayıp da Renan F.

Yahu bir adam bu kadar mı boş beleş olur.

Üç senedir bütün tribünü bir şeye zannettiren adam. Bu Renan F.yi hakkaten bir bok zannediyoruz. Ama Renan F takımın gizli zehri. İçerideki adam gibi oynuyor. Orta sahayı görürse mutluyuz, geçerse bahtiyarız. Bir sonuca istinaden mesut olmamız mümkün değil. Çünkü Renan F muhteremi bir rot balans sorunu yaşıyor, hep yana çekiyor. Geriye vites Renan F. Üstelik en yakına garanti pas verecek kadar da garantici bir çakal. Lan bir kere risk al da oyna Maldonado çakması.

Ama o Didi denen laubalilik anıtına bir tek kelime etmeyeceğim. Sike sürülecek bir futbolcu haysiyeti yok! O kadar!

O civarda bir tek Onur direniyor. Seviyoruz seni.

Diniz? O Dizin var ya, hem futbolcunun hem de insaniyetin Tillahı! Elinde o varken Dinizi sahaya sürmeyen geri zekâlıdır. Bırak lan onu sahaya. İstersen kaleye koy istersen santrafora. Ama Gökhan Meral Messisi varken Diniz kim? Sizi futbol fukaraları!

Kale deyince.

Of! Hayro bence hiçbir golde hatalı değildi. Ama genel olarak ağır, heyecansız, hantal, kamyonet, manda kasa BMC, olmaz, Adanaspor kalesinde böyle bir niteliksizlik olamaz.

Tevfik! Can dostum güzel insan. O kadar. Film burada bitti.

Mutsuz Bekir, belki de Adanaspor gerçeğini sahada gören tek adam. Ama yapacak bir şey yok. Deniz bitmiş, takım karaya vurmuş.

Koman! Yahu bu adamı antrenman maçında bile doğru düzgün oynatmadılar. Bir madenin üzerinde oturuyor antrenör, ama kaba eti o kadar kalın ki, idrak edemiyor. Mecaz yaptık neticede.

Daha diyecek çok lafımız var.

Tane tane diyeceğiz.

Bu lig her şeye rağmen aklı başında futbolu bilen bir irade ile gider. Ne bileyim, böyle bir kelime düşünün işte!

Ama nasıl gider?

Klimaları yaptırın. Örneğin Engin ipekoğlu ile işler pek ala yolunda gider. Gidin özür dileyin, Serhat Hocayı da getirin. Bir kere düzgün, kaliteli bir iş yapın. Bir kere taraftarın fikrine uyun. Çünkü bu taraftar Adanasporu Tanrısı gibi seviyor. Alayı!

Yazar: Editor
2017-09-08 19:14:33

Kemal Kılıç bu ligin hocası DEĞİL diyenlere kulak vermiyorduk.

Ali Asımın onun için dediklerini abartılı bulmuştuk.

Ama şu son 2 maç bizi yanılttı.

Kemal Kılıç, bu ligi kaldırabileceğine dair güçlü işaretler veremedi.

Giresun maçını kaybetmemiz onun taktik hataları sonucu oldu veya takıma doğru bir maç taktiği verememesinden…

Ümraniye maçı tam bir piyangoydu, talih kuşu bu maçta başımıza kondu.

Bir takım sahaya nasıl çıkmamalının uygulamalı örneğini verdi. Ama kazandı. Ne diyelim kazanan haklıdır mı diyelim?

Örneğin bu maça Gökhan Meral ile çıkmaya razı oldu.

Hocanın kafası bu ligin seviyesinden uzak ki, bu oyuncuyu Adanaspor için yeterli buldu ve bir sol beki ileri uçta filan sahaya sürdü. Takımda hiç kimse olmamasından değildi bu, Hocanın razı olmasındandı. Onun yorumu ve tarzı hala 2B sınırlarında.

Desteklediğimiz Kemal Hocayı bu manada, deyim yerindeyse rahat bırakmayacağız, en küçük hatasını bile eleştireceğiz.

BU CÜMLELER ÜMRANİYE MAÇI SONRASINDANDI.

ARAYA İŞLER GİRDİ BIRAKTIK.

Gelelim bu maça. Yoksa gelmeyelim mi?

Ah zavallı Kemal Kılıç

Madem bu kadroyu içine sindirdin, madem razı oldun, madem topçu aldıramadın o zaman elindeki kadronun hakkını ver, zavallı Kemal Kılıç.

Hocası laubali olan takımının kendisi de laubali olur. Lafımız Didiye önce.

Kemal Kılıç maç öncesinde canlı yayına geliyor, ağzında gevelediği lokma ile. Sen mi bu takımı şampiyon yapacaksın?

Eyvah!

Sahada direnen tek adam Onur Akbaydı. Gerisi ıstıraptı.

Gökhan Meral için artık cümle kurmaya gerek yok. Yedekte Oğuzhan, Diniz ve Vini var, ama sahada bu karikatür var.

İki karikatür takımı kafadan bitirdi.

Hoca karikatürü, takım yenikken oyundan iki forvet çıkardı yahu. Adam bu kadar kofmuş. Biz de desteklemiştik gelişini. Destekleyen zihnimize lanet olsun!

Ne desek az. Ama demeye devam edeceğiz. Takımın gizli zehiri Renana ayrıca değineceğiz.

Öneri: Sayın Karikatür Kılıç, bu lig size çoook ağır geldi. nasıl olsa gideceksiniz. Bari hemen gidin de takıma belki ama belki bir hoca filan gelir, bizi yine nöbetçilerle kahretmezlerse…

Yazar: Editor
2017-08-27 20:59:51

Sonuç iyi.

Sahaya çıkan takım kötü.

İlk yarı berbat.

Kemal Hoca maceraperes.

Diziliş anlamsız.

Gökhan Meral komik.

Son vuruş fakir.

Hakemler rezil. 

Ama müthiş derecede kıymetli bir 3 puan var.

Buna sevineceğiz.

O 3 puan gelmeseydi bunun tek sorumlusu Hoca olacaktı.

Galibiyet ise onun eseri olmadı.

Futbolcuların bir haysiyet mücadelesi ile geldi, biraz da rakibin beceriksizliğiyle. 

O kadar adam içinde, Gökhan Meral ile sahaya çıkmak hakikaten komikti. 

Kalanlar demek futbolu unutmuş.

Neyse.

Bir haftayı da böylece kurtardık.

Ama bu zihniyetle lig bize zulüm olur zulüm... 

Yazar: Editor
2017-08-23 06:44:47

Hiçbir olumlu adım atmayan şu adamcağızlar hem basiretsiz hem korkak hem aciz.

Tribünden korkuyorlar. Bilet fiyatları bunu gösteriyor. 

Takımın ne kadar zayıf olduğunu da göremiyorlar.

Ne oluyorlar ne de olduruyorlar. 

Hep zannediyorlar. 

Bu zannetmelerle bırakın kulüp yönetmeyi, bisiklet bile süremezsiniz... 

Bunlara diyecek tek kelime bile kalmadı.

Ama tekrar edeceğiz.

Milyon kere yazdık, milyon kere daha yazacağız. 

İdrak denen şeyin bittiği yerdeler çünkü.

Adanaspor liglere katılamadığı o sezon bile daha güçlü ve birlikti.

Darmadağın ettiniz...

Yeni oluşumun uzağından bile geçmeyeceğiz.

Bizi ilgilendirmeyen bir süreçteler. 

Bu yönetim ile yollarımızı zaten ayırmıştık.

Güzel yurdumuz Adanasporumuzu, bir tek Adanasporumuzu saplandığı bu bataktan kurtarmak için doğru bildiğimiz yolda devam edeceğiz.

Durduğumuz yer burası, Tarafımız Adanaspor tarafı... 

Bir Tek Arma, Bir Tek Camia, Bir Tek Adanaspor için...

Gittiğiniz gün bayram olacak! 

Yazar: Editor
2017-08-19 18:56:17

Disiplinsiz bir takım Adanaspor.

Kazanmak için hiçbir şey yapmayan bir kadro.

Kazanmayı düşünmeyen bir hoca.

Bu tip hocalar bizim kötü talihimiz olarak duruyor.

Yetersiz bir ekip.

Yedek kulübesi sıfır…

Muhtemel doğru düzgün bir kamp dönemi bile geçirmemiş bir topluluk.

Ruhsuz Bekir. Hiçbir işe yaramayan bir futbolcu eskisi olmuş.

Katkısı sadece negatif olan Magaye. Bu adamın takımda ne işi var artık. Çeksin gitsin. Düşsün yakamızdan bu paçozluk abidesi.

En nihayetinde sahada sefil bir sahne vardı bizim açımızdan.

Yazık.

Bu takımın şampiyon olacağını düşünen, iddia eden en kibar ifadeyle hayalperest biridir.

Bu akşam sahada görünen Adanaspor, futbol namına gerçek kimliğini vermiştir.

Koca bir fiyasko…

Bu zavallı ruhu ve takımı görmek isteyen yönetim için aslında manzara çok net.

Ama önlem almayacakları da çok net…

Bitik Adanaspor… Bitik…

Yazar: Editor
2017-08-14 11:06:53

Bu yönetimle dost değiliz ama dostça,

Daha doğrusu dürüstçe üç önerimiz var onlara.

Bir:

Takıma sağlam 5 takviye yapın.

İki:

Taraftarı gönendirin, onları seyirci olarak görmeyin.

Üç:

Şu bilet fiyatlarını GKA-3 TL, Maraton- 5 TL Kapalı- 10 TL yapın.

Adanaspor Taraftarı o tribüne döner.

20 kişi ile maç izlediğimi de biliyorum, yer bulamayıp tribüne giremediğimi de.

Yaşadık hepsini, hiçbir hatırayı unutmadık,

O billur mazinin tanığıyız... 

Yapın.

Adanasporlular orada olacaktır... 

Yazar: Editor
2017-08-12 06:33:43

Dedi, İşte Bu Miliç

Daha toprak sahadır 5 Ocak

Arozözler sular, toprak yağmur kokar

Tribünler gri

Sonbahar

Aklımızda yok daha, üzerimizde yok Turuncu formalar

 

Bir baba yadigârıdır

İlk maç, ilk aşk

Kalabalıkta ilk şaşkınlık

Piramit kutularda Meysu

Burnumda hala vişne kokusu

 

O zaman yok maraton

Soldan Güney kaleye

Bir adam meşin yuvarlakla akar

İşte o an, bir bağbozumudur

 

Avni Usta bir sigara yakar

Bak, der

İşte o Miliç

 

Ki Miliç

Vurur, çok uzaklardan bir gol atar

 

Bir eski zamandır hala sonbahardır

Şimdi ben bir efkârlı sigara yakarım

Miliç,

Hatırası bizde saklı bir forma

Avni Usta

En kıymetli bir ölü adam

Gülümser, gözlerinin kenarı kırışır

Erken bitmiş bir hayattan bir güzel maziye bakar

 

Maç biter, kalabalık dağılır

Birkaç Turuncu yaprak rüzgârla savrulur

Sararır solar

Şehir yine kaybolurken kendi sokaklarında

Toprak sahaya yağmur ince ince yağar

_________________

Şimdi Futbol

Bir Miliç İmgesidir

Adanada

 dorde miliç adanaspor ile ilgili görsel sonucu

Yazar: Editor
2017-08-09 09:55:23

Açık Davettir

Yaşadığımız tüm bu idari zulme rağmen,

Tribünleri terk etme Adanasporlu…

O tribün bizim mabedimizdir.

Bir aksak iradeye küsüp vatanımızı Güzel Yurdumuz Adanasporumuzu kimsesiz bırakmayalım.

Bir basiretsizliğe inat orada olalım.

En güçlü ve en yiğit cevabı Adanasporluluk duruşumuzla o efsane centilmenliğimizle verelim. İncelik ile… En haşin cevap o inceliğin içindedir çünkü…

Çünkü bu yönetim meydanı boş bulunca da pervasızlaşıyor. Hem de basit bir kurnazlıkla pervasızlaşıyor.

Kandırmaca transferlerle, kombine vermemekle, fahiş bilet fiyatlarıyla bildikleri tek oyunu hala idare etmeye çalışıyorlar.

Tribünü terk etme Adanasporlu.

O tribün, bizim Güzel Yurdumuzdur.

Kendi ekonomik koşullarımızı zorlayalım ki bu eziyet sahiplerinin kendi enteresan hesaplarını da zorlamış olalım.

Berbat transfer politikasına, o zalim bilet fiyatlarına rağmen, o tribünde olacağız. Adanasporluluğumuzu ucuz hesaplarla sınayamayacaklar.

Bu güzel camiadan bir zihniyet gidecek!

Ama sözümüz olsun, giden zihniyet biz olmayacağız!

Vira

Güzel Yurdum Adanasporum!

Yazar: Editor
2017-08-06 08:26:21

İstikrarlı bir şekilde kandırılmak sadece Adanaspor taraftarlarına özgü.

Tam 11 yıldır her transfer dönemi ve hemen hemen her ara transfer dönemi aynı ıstıraplarla geçiyor.

Takımın, Adanaspor adının hak ettiği kadro bir türlü kurulmuyor.

Takımda net olan hiçbir şey yok.

Kale, sağ-sol bekler, stoper-libero, orta saha, forvet… Yabancı futbolcu sayısı… Kalan, giden?

Neyse ki teknik direktör net.

Ama bakalım o da transfer istemeden mi devam edecek?

O da mı razı olacak?

Göreceğin.

Desteklediğimizi söyledik Kemal Hocayı.

Ama bu koşulsuz bir destek değil.

Adanaspor adını yüceltmeyen hiç kimseye prim yok…

Bizim için tek koşul: Adanaspor adını yüceltmek... Anormal bir şey istenmiyor herhalde…

Yeter!

  • Kendi kasanızı, kendi hesabınızı değil… 
  • Adanaspor kimliğini-varlığını düşünün artık… 
  • Bu sadece bir kerecik olsa da yapın. 
  • Bir kerecik olsun, 
  • Şu berbat transferleri değil de doğrusunu
  • Adanaspor ismini düşünerek, 
  • O sevgiyi hissederek yapın. 
  • Bir kere...

Bir kerecik olsun bu takıma hak ettiği futbolcuları alın.

Dördüncü sınıf yabancı ve yerli futbolcularla, affedip durduğunuz yetenek yoksulu, Adanasporluluk bilinci yoksunu isimlerle Büyük Adanaspor Taraftarını oyalamaktan vazgeçin artık…

Yazar: Editor
2017-08-03 14:29:05

Bahsettiğimiz gibi.

Kemal Kılıç Hocayı destekliyoruz.

Yapacaklarına dair umudumuz var.

Fakat şurada kritik bir durum da var.

8 transfer yapıldı ve anlaşılan o ki bu sekiz transferin neredeyse tamamı vasat düzeyde.

Hazırlık maçı izlenimleri bu yönde.

Hazırlık maçları ölçü olur mu peki?

Naden ölçü olmasın?

Takım gerçek gücünü mü sakladı acaba?

Her rakibi ideal kadro ile karşılayıp yenebiliirdi de yenmedi mi?

Neyse, bu hazırlık maçlarının vasatlığını geçelim.

Onlar ölçü olmasın.

Ne ki yapılan taransferlerin vasatlığı somut bir gerçek.

Belki iki isim belli bir seviyede katkı sağlayacak.

Diğerleri pek sıradan...

Şampiyon yapacak halleri yok, bırakın bunu bizi şampiyonluk havasına bile sokabilecek bir halleri yok.

Ağır, hantal, gidemeyen, havanda su döven bir takım izlenimi veriyor. Belki Kemal Hoca bu havayı dağıtır. Umuyoruz.

Kemal Hocadan başka bir şey de umuyoruz.

Bu takıma güçlü takviyeler yaptırmasını umuyoruz.

Bu yönde yapacağı hamle onun 3. dönemdeki ilk sınavı olacak.

Sen de mi kaderine razı oldun hocam, demek istemiyoruz.

Maziye Dönüş projesinin de bu manada, ağır aksak değil güçlü bir Adanaspor ile desteklenmesini bekliyoruz.

Değilse bu sloganın hiçbir inandırıcılığı olmaz.

Laftan ibaret kalır. 

Yazar: Editor
2017-07-29 08:29:16

En sonda diyeceğimi en başta söyleyeyim.

Kemal Kılıç ismine evet.

Dönüşüne şahsen sevindim.

Son gidişinde bir işi yarım bırakmıştı.

Daha ligin başında,

galiba Kartal maçından sonra görevi bırakmıştı.

O zamanlar bu karara çok kızmıştık.

Gerçi, başkanın transfer cimriliğinin ilk yıllarıydı... 

Galiba, sadece başkana kızacağımıza hocaya da epeyce sitem etmiştik. 

Adanaspor belgesel çekimleri için gelen ekiple, Tanrısevende oturuyorduk.

Sonra Kemal Hoca da yardımcısıyla gelmişti. Kelebekti galiba.

O akşam takımdan ayrılacağını ima etmişti,

hoşnut değildi durumdan.

Gitmesinin sebebi,

takımın gereken kadroya sahip olmamasıydı.

Başkan, istediği oyuncuları muhtemel ki yine almamıştı.

İzlenimlerimize göre,

genel olarak yani,

Kemal Kılıç sıradan bir kadro ile çalışmaktan pek hazzetmiyor.

Bu da,

takımın Kemal Hocanın gözünde iyi olduğu anlamına gelebilir.

Yine de,

özellikle forvete oyuncu istemesini umuyoruz.

Netice itibariyle

Kemal Kılıç,

ki ona ikinci Gündüz Hoca demiştik vaktiyle,

doğru bir tercihtir

diye düşünüyor, destekliyoruz.

Kariyerine

süper lig getiren bir şampiyonluğu da

eklemesini diliyoruz. 

Yazar: Editor
2017-07-25 13:38:04

Turbeyler, yeni bir oluşumu Bağımsız Adanaspor olarak ilan ettiler.

2018 Haziranını hedef olarak belirlediler.

Destekleyen olur veya olmaz.

Şahsen tüm bunları bir buruklukla izliyorum.

Herhangi bir sulh için keşke diyecek bir durum da kalmadı artık, anlaşılan bu.

Yolları açık olsun diyorum, dilerim umdukları gibi olur.

Şunu diyeceğim.

Bu oluşumun içinde olalım olmayalım, taraftar olarak önce hissiyatta sonra eylemde bu noktaya gelen arkadaşların hiç mi haklılık payı yok?

Adanaspor Yönetimi acaba bu durumdan kendine bir özeleştiri şansı tanımayacak mı?

Evet, bir özeleştiri şansı…

Çünkü yine bir ilke imza atıyoruz Adanaspor olarak; mevcut yönetime tepki olarak yeni bir takım-kulüp oluşturma süreci söz konusu…

Bu, herhangi bir şey olarak mı değerlendirilecek, evet o özeleştiri fırsatı kullanılmayacak mı?

Bence kullanılsın.

Ortada tarihi bir hal var.

Mevcut Adanaspor Yönetimi bu sonucu tahlil etmek zorunda, kendine buna göre bir yol haritası çıkarmak zorunda…

O özeleştiriyi yapmak zorunda…

Yazar: Editor
2017-07-13 14:00:51

Bir fikstür günü daha! Öyleyse şu yazının tam zamanıdır dostlar. Okuyalım bir daha.

  • Bir fikstürün iyi veya kötü olduğu 
  • genellikle erken yorumlarla değerlendirilir. 
  • İyi bir fikstür çektik, 
  • demenin bir nedeni de 
  • elbette hangi rakiplerin nasıl sıralandığı ile ilgilidir. 
  • Kimle, ne zaman, nerede oynuyoruz. 
  • Bu unsurlar iyi fikstürün temel belirleyicileridir.

Erken yorumlar kendi içinde değişken bir durum oluşturur, benim tedirginliğim bir başkasının rahatlığıdır; Samsun deplasmanını hiç sevmem örneğin, ama bir başkası bu deplasmana bayılır... Genellikle deriz ki ne fenadır Bolu deplasmanı, son maç hariç talihsiz, tatsız, puansız...

  • Temennileri içerir yorumlar. 
  • Beklentilerle desteklenir. 
  • İşte özneldir. 
  • Kısmen totemseldir; 
  • yani İzmir deplasmanları bize iyi gelir, 
  • oradan üç puanlarla dönmek işten bile değildir, 
  • gibi ifadeler nesnel hiçbir dayanağı olmayan 
  • sadece inanca ve futbolda artık bir anlamı olmayan hatıralara dayanır, 
  • deneyimlerden beslenir; 
  • ama o deneyimlerin de güncelliği şimdiki zaman kipi itibariyle söz konusu bile değildir; 
  • yani Feyzullah, Kayhan, Ümit, Darko, Sabotiç, Ali Beykoz… hala oynamıyordur takımda, yirmili yaşlarında.

(Laf aramızda, örneğin bir Karşıyaka deplasmanı gerçekten bize iyi gelir, Samsun da hiç iyi gelmez… Ama görüyorsunuz değil mi hep eskiye dair yaklaşımlar bunlar, bugünün tahlilini yapmada aslında yetkisizdir: ))

  • İyi fikstürün, hal nasıl olursa olsun, 
  • somut dayanağı takımın kendisidir. 
  • İyi bir takımın fikstürü de iyidir. 
  • Peki canım şu fikstür denen şey 
  • hiç mi belirleyici değildir? 
  • Öyle bir şey de iddia etmiyorum. 
  • Bu yüzden son haftalara kolay maçlar istenir,
  • iklimden kaynaklanan zor deplasmanlar münasip bir mevsime denk gelsin istenir, 
  • dişli rakipler ikinci yarıda bize konuk olsun istenir, 
  • bu dişli rakiplerin 
  • kendi aralarındaki maçlarına denk gelen haftada 
  • bize kolay rakiplerin düşmüş olması istenir… 
  • istenir de istenir… 
  • Ama işte bu hesabın her takım için cezası, 
  • cezalısı var, 
  • sakatlığı var, 
  • havaya girmiş olması var, 
  • havayı kaybetmiş olması var, 
  • var oğlu var…

Sonuç olarak varsın şu fikstür kötü olsun; ama Adanasporumuz iyi olsun, sezon boyunca iyi olsun. 

Kötüyü iyiye çevirmeyi biliriz…

Ve fakat takımın başında hala bir teknik direktör yok...

Yazar: Editor
2017-07-05 20:26:11

Hep muhalif kanatta olmaktan çoktan bıktık.

Ne olur iyi şeyler yapın özür dileyelim, yanıldığımızı söyleyelim, özür dileyelim...

Ama nerde?

8 transfer yaptık.

İyi ya da kötü diyebileceklerimizi izledik; Onur hiç Şampiyon olmadı 1. Ligde orta sıralar için yeterli. Fevzi düşüşte 11 olursa küme düşersin.

Bahattin şimdilik en umut vaat eden net golcü.

Abdülaziz 1. Ligden küme düştü, öyle ya da böyle küme düştü.

Yener; Ajaxta alt yapı gören Türkiye liglerinde oynayan tek Türk daha önceki tecrübeleri kötü ama beklememizi istiyorlar.

Diğer yenilerimiz için Adanaspor çıkış kapısı gibi.

Daha önce 1. Lig tecrübeleri nerdeyse olmayan Gökhan, Muharrem, Ugur Solbek adaylarımız Canberkten iyi mi gereceğiz?

Son zamanlarda Adanaspor forması ile en fazla milli Sabit Hakandan daha fazlasını verecekler mi bekleyip göreceğiz ama keşke 20li yaşlarda olsalardı da ne yapacaklarını daha fazla ümitli bekleseydik.

Yarın da yabancılar için yazacağım.

Ahmet Gültekin 

Yazar: Editor
2017-06-23 05:44:49

Madem eski futbolcu geri alınabiliyor.

O zaman,

Eski Hoca da alınsın.

Sakıncası olmaz,

Kimse eleştirmez.

Mutlıu bile oluruz.

Engin İpekoğlu ile pek ala tekrar anlaşılabilir. 

Yazar: Editor
2017-06-14 05:51:15

Tekrar yazısıdır.

Bu da Geç Bulduk Çabuk Kaybettik Sezonunun habercisi bir yazı olarak kayda geçmiştir.

*

Adanaspordan Öğrenilmiş Çaresizlik Nedir?

“Depresyon, yaşadığımız ve engelleyemediğimiz olumsuz deneyimler sonrasında, yaşamdan aldığımız zevkin azalarak geleceğe dair umutlarımızın tükendiği ve yaşamdan beklentilerimizin kalmadığı bir nokta.” deniyor öğrenilmiş çaresizlik için. Kaynaklardan aldım bilgiyi.

Sevgili dostlar, bu öğrenilmiş çaresizlik tam da bizi anlatıyor.

Bu yönetim her transfer döneminde bizi depresyona sokuyor.

On senedir yaşadığımız olumsuz deneyimleri engelleyemiyoruz. Kimse engelleyemiyor, onu koşulsuz destekleyenler de, ona muhalif olanlar da… Neyi engelleyemiyoruz? Her transfer döneminin Adanaspor taraftarı için modern bir zulüm dönemi olmasını engelleyemiyoruz, en sefil en pejmürde en paçoz en siktiri boktan transfer dönemlerini biz Adanaspor taraftarları yaşıyoruz ve hiçbir bok yapamıyoruz.

Evet, böylece bırakın futbolu yaşamdan aldığımız tat, zevk, bilmem ne azalarak yok oluyor ve bir Adanaspor futbol geleceğine dair umutlarımız buharlaşıp gidiyor. İşte o tükenmişlik noktasında evet tam olarak bizi tarif ediyor öğrenilmiş çaresizlik…

***

Öğrenilmiş çaresizlik içindeyiz. Futboldan hiçbir tat almayacak noktadayız, olumsuzlukları engelleyemiyoruz.

Çözüm üretemiyoruz. Çözümü her defasında kendimizi kandırdığımız gibi maça filan gitmemek diye kurguluyoruz ve saire ve saire...

Böyle...

Yazar: Editor
2017-06-11 10:44:58

Geç Bulduk Çabuk Kaybettik Sezonu Üzerine

2.Bölüm

Ve Adı Süper olan lig başlar;

Sizin şampiyon yaptığınız takımda en çok dakika alan, en çok asist yapan, en çok gol atanlar ile yollar ayrıldı.

Kaptanımız gitti, takıma ve taraftara en çok sahiplenenlerden Ergin, Mehmet Sedef gitti, Nduka gitti…  Biz taraftarlar gönderdik. Kalanlara sallamayalım!

Muhtemelen ilk 11de oynayacak olan 3 yabancı ile maaş konusunda anlaşamadığımız için sezona hazırlanamadan başladılar. Yine biz taraftarlar Süper  Ligi basit sandık önemsemedik.

2Bye düşen takımdan 2 kurtarıcı transfer yapıldı. Yine biz yaptık.

Haritada Türkiye’nin yerine bulamayacak bilmem kaç tane  2 ve 3. Brezilya liginden oyuncuları BİZ  transfer ettik.

Engin Hocayı yine BİZ taraftarlar yolladık sizin haklı(!) olduğunuz  bir konuda. Kimse Adanaspor yönetimine öyle bir şeyi ulu orta söyleyemezdi(!)

Maça 24 saat kala sadece 24 saat Engin Hocayı yolladık. Neden maçtan sonra yapmadık bilmiyorum. O maçta 1 puanla başlasak ligden düşen farklı olurdu.

Belki haritada ülkemizin yerini bulabilecek ama Adanadan bir  haber olan Hırvat Jurcici getirdik iyi mi? 12 hafta dayanabildik, onu da zorla yollayabildik. 1 hafta önce gönderseydik belki Gençler den puan alırdık taraftar olarak…

Yine biz taraftarlar Jurcici yolladıktan sonra takımın en kariyerli olabileceğini düşündüğümüz, düzgün görünüşlü, takdim edilebilir ve üstünü üstük 2 maçta 4 puan alan Serhat Galimaneyi yolladık. Niyeyse?

Sonra yine biz hayatı boyunca Adanaspora değil Adanaya faydası olmayan Milli Takımlar direktörünün yardımcı antrenörünü takımın başına getirdik Levent Şahin. Öyle bir takım olacaktık ki kebap gibi. Hakikaten kebap gibi olduk gelen giden yedi 2. Haftasından sonra.

Devre arası geldi; sonra yine biz taraftar takımdaki hataları bildiğimizi sanıyorduk  ve hani  bu hataları gidersek çok kötü başladığımız ligde kalabiliriz hesabını yaparken.

O kadar belli olan eksiklerimiz varken, sessiz sessiz ağlarken transferi  yine biz taraftar yapmadık. Atanımız yoktu, tutanımız yoktu, kanatlarımız yoktu çok olan Brezilyalılarımız vardı.

Yine biz biraz daha Brezilyalı kattık Adana il sınırlarındaki nüfus sayılarına…

O kadar çok hatamız var ki yazsak tüm futbol kulüpleri için ibretlik “bir yönetici futbol namına ne yapmamalı” kılavuz kitabı çıkar!

Ahmet Gültekin

Yazar: Editor
2017-06-09 20:04:19

Laf devri geçti gitti.

Şimdi ve sonra

Hep eylemlere bakacağız.

Ne yapılacak?

Ona bakacağız.

Ne dendiğinden çok,

Neler yapılacağı ilgimizi çekiyor.

 

Yazar: Editor
2017-06-03 16:15:38

Şu son maça bakınca, yazık bize, kenarda takımın başında maçı hiç ciddiye almayan bir abi vardı ve onun sahaya sürdüğü gayriciddi birçok futbolcu ve fakat biri vardı ki fazlasıyla laubali.

Keşke bizde olmasa böyle futbolcular, abiler.

Ağır yük bunlar.

Önce şunu öğrenmelilerdi, yıllarını vermiş biri olarak veya bir süredir takımda olanlar namına, önce şunu öğrenmelilerdi, Adanasporun her maçı ciddidir beyler... 

Hoca, futbolcu veya yönetim...

Hata yapan bir bedel ödesin artık sportif manada...

Hata var ama ders çıkarmak yok.

Nereye kadar?

Altyapıdan üstyapıya radikal değişiklikler olmalı artık.

Aşağıdan gelen hocaların da önü tıkanmamalı.

Herkes kendi kaderini çizmeli...

Adanasporun kaderini değil!

Vira! 

_______________________ 

Sahi, bu vitrin maçta oynamak için Emre, sezon boyunca ne yaptı? 

Hiçbir şey... Hiçbir şey yapmadı abi... 

Yazar: Editor
2017-05-26 13:18:45

İnadına başkancı olunmaz,

İnadına Adanasporlu olunur.

_______________________

"Geç Bulduk Çabuk Kaybettik

Bir sezonun otopsi yazıları.

Yakında Kaplanpenchede. 

Yazar: Editor
2017-05-22 13:31:38

Bu sezon, bu hazin sezon her şeyi ile kayda alınmalı.

Haziran ayı itibariyle

2016-2017 döneminin Adanaspor açısından nasıl geçtiğinin üzerinde duracağız.

Veya aslında hiç olmadığının, böyle bir sezonu adeta yaşayamadığımızın... 

Ne oldu?

Neden oldu?

Çok ağırlıklı olarak yönetimsel hatalar vs...

Görüşlerimizi daha en başta yazdığımızda

Bizi kışkırtıcılıkla suçlayan o yandaş hezeyanların ardındaki acıklı ruh hallerini anlamaya çalışacağız.

Şu çok garip olan Nöbetçi Hocalık, futbolcuya saldırma, kulübe talip olma... 

Ve daha bir sürü şey... 

Üzerinde duracağız... 

Görüşlerini belirtmek isteyenlere sayfamız açıktır.

Yazar: Editor
2017-05-13 22:24:25

Ne yazık ki

Düştük.

İlk biz çıkmıştık.

İlk biz düştük.

Hazin bir durum.

Sorumsuz sorumluları kınıyoruz.

Ve fakat,

Takım otobüsüne,

Dolayısıyla futbolcuya saldırmayı,

Böyle bir taraftarlık zihniyetini de kınıyoruz.

Olmasaydı sonumuz böyle... 

Yazar: Editor
2017-05-05 22:30:04

* Sezon başındaki yanlış, hayır, sahte transfer politikaları

ve bir o kadar da uyduruk teknik direktör seçimlerinin faturasını ödüyoruz.

* Son dört haftayı puansız tamamlamamızın yanında kalemizde de tam on beş gol gördük.

Maalesef konsantrasyon sorunu yaşıyoruz.

Mental olarak ligi bıraktık. Yazmak zor geliyor ama takım düşecek. Bunun önüne geçemeyiz.

Dolayısıyla gelecek sezonun planlamasını erken yapmak lazım.

* Gençlerbirliği ise ligin formda ekiplerinden birisi.

Geçtiğimiz hafta Trabzon deplasmanına beşli defansla çıktılar, iyi kapandılar ve gol yemeden  evlerine döndüler.

Ayrıca maç içerisinde de 10 kişi kaldıklarını da es geçmemek lazım.

* Normal şartlarda  savunma oyuncusu Ahmet Oğuz gibi bir isim cezalı durumdayken Gençlerbirliği güç kaybı yaşayacaktır illaki.

Bu ligde diğer 16 takımdan hangisi olursa olsun Ankara deplasmanında kesin gol bulurdu. 

Ancak biz bunu ne kadar avantaja çeviririz muamma. 

* Kendi adıma istediğim tek şey bu maçta ve kalan diğer maçlarda yedek ağırlıklı ve genç oyuncularımızın forma giymesi.

Yeter ki  istekli futbol oynasınlar ve isterse fark yesinler. Önemli değil.

İsmail EYRİPARMAK

Yazar: Editor
2017-04-29 06:06:03

Sizi Gidi Tazminciler

Peki;

Adanaspor adına,

Adanaspor Mazisine,

Adanaspor Kulübüne,

Adanaspor Takımına

Büyük Adanaspor Camiasına

Yıllardır ve özellikle son yılda verdiğiniz bu kadar zararı

-Maddiyat sizin işiniz- 

Bunca manevi zararı 

Biz kimden, nasıl TAZMİN edeceğiz muhterem?

Ha, muhteremler? 

Ama elbette sizi uğurladıktan sonra,

Biricik Adanasporu

Taraftarı,

Adanaspor adına layık bir yönetimle TANZİM edecektir 

 adanaspor logo ile ilgili görsel sonucu

Yazar: Editor
2017-04-24 19:12:50

 communist art ile ilgili görsel sonucu

Senin iri bir kadronuz olabilir ama Adanaspor büyüktür.

Bizim kadromuz küçük olabilir ama Adanaspor büyüktür.

Sizin yönetiminiz yandaş bir yönetim olabilir ama Adanaspor büyüktür.

Bizim yönetimimiz yandaşlaşmaya çabalayan bir yönetim olabilir ama Adanaspor büyüktür.

Sizin sermayeniz güçlü olabilir ama Adanaspor büyüktür.

Bizim elimiz kolumuz bağlı olabilir ama Adanaspor büyüktür.

Sizin her maçınızın hakemi sizin düdüğünüz gibi çalabilir ama Adanaspor büyüktür.

Bizim kendi başına bir çabamız olabilir ama Adanaspor büyüktür.

Sizin başkan bizim başkanın arkadaşı olabilir ama Adanaspor büyüktür.

Bizim taraftardan başka kimsemiz olmayabilir ve zaten Adanaspor büyüktür.

Biz çıkmaz sokaklarda sevdamızı arıyoruz.

Biz yokluk içinde bir aşkı kovalıyoruz.

Biz yoktan var oluyoruz.

Biz her defasında Zümrüt-ü Anka gibi, biz her defasında küllerimizden doğuyoruz.

Bir takımın büyüklüğünü belirleyen ne istatistiktir ne paradır ne niceliğidir.

Taraftarının gösterdiği dirayettir.

Vasıfsız bir yönetime rağmen…

Ama Adanaspor büyüktür.

Kır zincirlerini... 

Güzel yurdum Adanasporum.

Yazar: Editor
2017-04-22 05:14:06

Biçare ömrümün Tek Çaresisin

Yeşilçam filmi izliyordum, kadın şarkı söylüyordu, tam da böyle diyordu. Bu yüzden mısrayı başlık yaptım. Yazının hissesine hoş bir metafor oldu diye düşünüyorum.

Aklımın erdiği hiçbir seçimden veya referandumdan sonra, bu kadar, yani hiç bu kadar umut dolu olmamıştım. Hakikatte keyfime diyecek yok!

Aslında yazıyı burada bitirebilirim. Ama üzerine yazmanın tadını çıkarmak istiyorum, şampiyon olduğumuz geçen sezonun üzerine birkaç şampiyonluk yazısı çıkarır gibi… Konu açılmışken örnek üzerinden devam edebilirim.

27 Mayıs 2012 akşamı Kasımpaşa ile bir şampiyonluk maçı oynamıştık. Kazanan Süper Lige çıkacaktı. Tüm ülke bizden yanaydı, yani tüm halk. Ama protokol, tüm protokol; bakanlar, vekiller, işadamları ve saire karşı taraftaydı, hakem FA dâhil… Ve bizi maçın daha 18. Dakikasında 10 kişi bırakmıştı. Zira düdük ondaydı, yani YSK (Yüzeyden Silme Kararı) düdüğün içindeki nohut gibi onun emrindeydi, nefesine göre dönüyordu.

Uzatmaların sonunda, 118. dakikada maçı kaybettik. Yani öyle zannettiler. (O zamanın başbakanı da Adanalılar kusura bakmasın, neticede Kasımpaşa bizim… demişti…)

Çok değil, 5 sezon sonra 1.Lig tarihinin belki de en temiz, en emek dolu, en şaibesiz, en parasız ve propagandasız şampiyonluğunu elde ettik (Tabi bizim başkan tek adam olmanın kıvamını tutturamayınca, ben ne dersem o, diye devam edince şimdi hak ettiği gibi yani başkanın hak ettiği gibi, ligin dibindeyiz. Taraftarın deyişiyle, düşen biz taraftarlar değildik, tek adamlığın basiretsizliği düşüyordu.).

Böyleyken böyle.

Kızılderililer gibi konuşmayı Çikodan öğrendim; dostum Felipe Cayetano Lopez Martinez Gonzalezten... Bu kadar çok isim olmasının sebebi, yani bir kişide bu kadar çok isim olmasının sebebi hayatlarının kısacık olmasıymış. Bu yüzden ölmüşlerin de adları verilirmiş. Öyle diyor Çiko, Meksikada böyle, diyor… Peki, bir sürü ismi kendinde toplamaya çalışan bir muktedirin siyasi ömrü acaba ne kadar olur ki Gonzalez, ülkelerin ömür hesabına göre ama… 15 Sene nedir ki ya da 20… Halef selef oldukları bile 33 senecik kalabilmiş…

Ne diyordum?

Laf lafı açtı, mevzu gitti. Öyledir, halk hesabına, gördüğüm en güzel gayri resmi sonucu gösterdi bu 16 Nisan referandumu. Resmi hesaplamayı boş geçelim…

Karavelli

Nasıl bitiyordu kıssa?

En son muhasebeciye sormuşlar ya, 2 kere 2 kaç eder diye; hani o da demiş ya, sen kaç olmasını istiyorsun diye… Muhteremlerin 51leri o hesap…

Yazar: Editor
2017-04-13 14:49:01

 nota art ile ilgili görsel sonucu

Mesela birkaç beste yap Adanaspor için.

Sağlam olsun, 4-5 satırdan ibaret olsun, ama birkaç beste yap Adanaspor için.

Yapamıyorsan sorunu kendinde ara.

Eksik olan sadece futbolcu ya da yönetici vizyonu değildir.

Sen kendinde ara, ayna yolunu gösterecektir.

Boş fikirlerin slogana dönüşmesin.

Birkaç beste yap Adanaspor için, DÜNYA duysun.

İsyan ediyorsan yola koyul, üret.

Mesela en basitinden birkaç beste yap Adanaspor için.

Tarafınsa Adanaspor, boş nidalarla olmasın çığlığın.

Mesela her şeyin kendisi olan Adanaspor için birkaç beste yap.

Yap ki çekilen cefalar dile gelirken değer katsın armana.

Ama bin tekrarı ile değil aynı dertlerin.

Oraya buraya şikayet değil, görev.

Görev taraftarındır Adanaspor diyenlerin, sadece Adanaspora dert yanmaları gerek bir canlı gibi konuşmalısın Adanasporunla.

Mesela birkaç beste yap Adanaspor için.

Ekonomik takımın patronuna kız, bağır, protesto et ama küfretme.

Madem tarafın Adanaspor, yap birkaç beste Dünya duysun.

Kinin, inadın, şunculuğun, bunculuğun Adanasporun önüne geçmesin.

Övmeyi övünmeyi meslek edinme.

Mesela Adanaspor için birkaç beste yap.

VE SENELERİN NE ÇABUK GEÇTİĞİNİ DÜŞÜN.

Kaldırıma kadarsa bu yol, mahalle maçında da Adanaspor.

MESELA susmayı öğren, öfkeni dök, yazıya dönsün aşkın, coşkuya... Adanaspor için bir kaç beste yap.

Serkan Üstünkokan

Yazar: Editor
2017-04-09 08:45:02

nevs art ile ilgili görsel sonucu 

*Süper Ligden düşmeme adına son kozlarını oynayan iki takımın mücadelesi. Beraberlik iki takıma da yaramıyor.

Dolayısıyla iki takımın da 3 puana ihtiyacı var. 

*Yalnız şu da var. Hangisi kazanırsa kazansın iki takım da kötü sonra doğru ilerlemekteler.

Kısacası kazanan tarafın 3 puanı alması sadece küçük bir ümit doğuracak. 

*Rize takımını geçen hafta Trabzonspor maçında daha istekli ve canlı gördüm hatta son dakikada çok net fırsattan yararlanamadılar.

Kaleci Onur Kıvrak günündeydi. 

Hafta içi ise kupa maçında Kasımpaşa ile oynadılar ama tur için çok da ümitli olmadıkları için yedek ağırlıklı bir kadroyla sahada yer aldılar.

Demek istediğim o maç kendilerini çok da etkilemedi akıllar tamamen Adana maçındaydı.

Zaten Rize başkanı Metin Kalkavan yaptığı açıklamada teknik heyete güvenini açıkladı bu hamle hem Hikmet Karamana hem de yardımcısı Hasan Özere yeni bir enerji getirdi. 

*Turuncu Beyazlı ekibimiz için ise olumlu konuşmak mümkün değil.

Galatasaray maçında futbolu değil, sefilleri oynadık.

Bir iki şut dışında hiçbir varlık gösteremedik.  

Geçen hafta Roni cezalıydı cezasını tamamladı ama bu hafta da Digao cezalı duruma düştü.

Sezon başı planlamayı yanlış yaptık bu durum da bizi olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. 

*Bu maçın sonucunu belirleyecek olan en önemli etmen ise Kayserispor-Osmanlı maçı olacak.

Olası bir Kayseri galibiyeti puan farkını 10a çıkaracak ve hızlı hareketli pozisyonlu bir maça dönecek.

Orta saha kolaylıkla aşılacak ve iki takım da şuursuzca saldırmaya başlayacak.

Her iki takım da gol veya goller bulacak.

*Cezalı olduğumuz için seyircisiz oynanacak olan maçta ben daha iyi bir takım olduğuna inandığım Rizesporun kazanarak Adanadan 3 puanla ayrılacağını düşünüyorum.

*Öyle olmasını istemiyorum, ama Skor tahminim 1-2.

İsmail EYRİPARMAK

Yazar: Editor
2017-04-06 14:09:37

Alın size sezon özeti.

Bu cümleler gereken izahı yapıyor. 

__________________________ 

Kalemine sağlık Adnan Ercan.

*

"Soruyorum…

Geçen sezon şampiyon olan kadromuzla

devam etse idik,

macera aramasaydık,

ligde yerimiz

neresi olurdu?  

19.luk mu?

Bu sene

sevaplarıyla,

günahlarıyla

Sevgili Başkan Bayram Akgülün eseri…"

Yazar: Editor
2017-04-02 12:26:15

İstatistik yok

Oran yok

İhtimal hesabı yok

Şansa bırakmak yok

Yorum yok

Analiz yok

Çünkü  

Fazla zaman yok

Ve 

Kazanmaktan başka bir çare yok. 

 soccer artwork ile ilgili görsel sonucu

Yazar: Editor
2017-03-21 19:23:58

Hiçbir durumda

Hiçbir koşulda

Bu yönetimin yanında olmayacağımızı

Y  a  z  m  ı  ş  t  ı  k.

 

Yazar: Editor
2017-03-17 15:28:21

Kurda sormuşlar:

-Etrafında yandaş mı istersin, yoksa yoldaş mı?

Yazar: Editor
2017-03-17 15:21:38

Kurda sormuşlar;

-Nedamet var mı nedamet? 

... 

Yazar: Editor
2017-03-12 19:16:26

Uzun zamandır,

amansız hastalığıyla mücadele eden Belkıs Gül,

ne yazık ki hayatını kaybetmiştir.

Eşi Refik Gül ve ailesine, sevenlerine baş sağlığı dileriz.

Belkıs Hanımın mekanı cennet olsun.

Ailesine Allah başka acı göstermesin.  

 

Yazar: Editor
2017-03-10 16:31:52

Paraşütsüz gitmemek için Karabüke yenmemiz gerekiyor.

Biliyorum, hayal kurmakta da zorluk çekiyoruz, ama yenmemiz gerekiyor.

  • Son maçlarda duran toplarda gol yiyen Karabüke 
  • İlk maçta duran toptan gol atan Takımımızın 
  • gol bulması için 
  • topu 
  • Magayenin kullanması lazım.

Son 4 maçta her hangi bir duran top organizasyonu görmüş olmasak da ümidimiz var.

Yine son haftalarda rakibe göre daha pas yapan ama daha az koşan takımı olduk. 

Asıl problemimiz pas üzerine kurulu olmayan kadromuzun bunu yapmaya zorlamak.

  • Mümkün olduğu kadar az  pas yaparak 
  • rakip kaleye gidip geriye kalan zamanlarda 
  • topun arkasında durmamız gerektiğini 
  • biz yazmayla usanmayacağız 
  • ama bunun aksini yapmaktan da 
  • usanmayanların olduğunu 
  • söylemek zorundayım.

İşimizi sahada, tribünde ve sayfalarda ciddiye almak zorundayız. Biz ciddiye alıyoruz…

Gol yemediğimiz her dakika 1 puan alabilecek ve yine gol yemeden atacağımız 1 gol; az olan ümitlerimizi devam edecek.

  • Futbol topunun canı vardır. 
  • Ve bazen 
  • o futbol topu
  • canının istediğini yapar...

Ahmet Gültekin

Yazar: Editor
2017-03-05 17:56:35

*Bizim için hayati değer taşıyan Konyaspor karşılaşması ya tamam ya devam maçıydı.

Belki son şansımızı iyi değerlendiririz de çok az da olsa ümitleniriz diye düşündük ama yine olmadı.

Kısacası tamam dedik.

*Bundan sonrası için kimse hala şansımız devam ediyor demesin çünkü ruhumuzu kaybetmişiz.

Kalan maçlar bence prestijden öteye geçmeyecek.

  • Maalesef 
  • sene başından beri olan eksikleri herkes gördü 
  • ama yönetim görmedi, 
  • görmek istemedi. 
  • Ucuz transferlerle ligde kalma hesapları yapıldı. 
  • İsmi cismi duyulmamış 
  • 1.Ligde oynama kapasitesinde olmayan oyuncularla 
  • sezona başlandı.

Oysaki bu şehir çok daha iyi bir kadroyu hak ediyordu.

Şimdi ceza da gelecek.

Kısacası bugün itibariyle de düştük artık.

Bundan sonrası bizler için de zor.

Ne yazacağımızı da bilemez duruma geldik.

Heyecanımız, hevesimiz kalmadı.

*Maç analizi için söylenecek hiçbir şey yok zaten.

İki takımın sürekli pas hataları, orta sahada sıkışmış bir oyun ve atanın kazanacağı bir maçtı öyle de oldu.

*İkinci yarıda biraz daha iyiydik ama büyük ümitlerle alınan Reynaldo bile sonlara doğru girdi. 

*Önümüzde Karabük, Akhisar ve Galatasaray maçları var.

Bu üç maçtan 6-7 puan almak gerekir ki o da bu oyunla bu ruhsuzlukla mucizedir!

İsmail EYRİPARMAK

Yazar: Editor
2017-03-02 11:56:21

Sessizlik En Büyük Çığlık mı?

Ligin 2.yarısına iyi bir başlangıç yaparak

herkesin dikkatini çeken Adanasporumuz

son 3 haftada aldığı yenilgilerle

bir anda umutlanan taraftarını umutsuzluğa boğdu.

  • Bu yenilgilere 
  • bireysel tepki vermeye çalışan taraftarlar olmasına karşın
  • Adanaspor yönetimi 
  • en başta Başkan Bayram Akgül olmak üzere 
  • sessiz kalıp 
  • tepkisiz kalmayı seçtiler.

Son 12 haftası oynanacak

ve bunlardan ilki olması sebebiyle

Konyaspor maçı öncesi

adeta bir ölüm sessizliği var yönetim tarafında.

  • Başkan Akgülün 
  • bu sessizliği bozması ve 
  • futbolcuları, teknik heyeti 
  • ve taraftarı harekete geçirecek 
  • açıklamalarda bulunmasını bekliyorum.

Üzerimizdeki ölü toprağını atıp

"onur savaşımızı" kazanmak için

Adanaspor camiasını

motive etmesi

çok önemli.

  • Pazar günü oynanacak Konyaspor maçının telefisi yok 
  • ve Adanasporun 
  • kazanmaktan başka çaresi de 
  • yok.

Yapılacak tek şey

Pazar günü stada gitmeli

ve bu "Onur Savaşını" kazanmak için

futbolculara destek vermeli.

Mahir Alev

Yazar: Editor
2017-02-26 08:48:23

Yanlışlar Manzumesi

  1. STSL çıkması 2016 Nisan ayında kesinleşen Adanasporun Yanlışları o tarihten başladı.
  2. Olması ve yapılması gereken, Süper Lige çıkan takımın artıları ve eksilerini masaya yatırmak ve kalacak- gidecek oyuncularını tespit etmekti.
  3. Hataların başlangıcı da buradan başladı.
  4. Takımın iskelet kadrosu korunmalı ve tecrübeli oyuncularla devam edilmeli, genç oyuncuların alt liglerde biraz daha olgunlaşması beklenmeliydi.
  5. Yapılan ise tam tersi oldu.
  6. Tecrübeli oyuncular Merthan, Mehmet Sedef, Ergin, Uche Kalu ve Nduka ile yollar ayrıldı.
  7. Ama PTTde bile takıma çok fazla katkı koyamayan, Ahmet Dereli, Ahmet Bahçıvan, alt yapıdan gelen Yusuf Fırat, Burak, İrfancan gibi oyuncuları takımda tuttuk.
  8. Sonrasında ise Süper Ligi kaldıracak ve takıma katkı koyacak oyuncular yerine, Brezilyadan çok üst düzey olmayan oyuncular getirdik.
  9. Digao, Diniz, Roni, Edgar gibi bu ligin ağırlığını kaldıramayacak oyuncular ve kaleye çok tecrübesiz Goranı aldık.
  10. Transferin son günlerinde alınan Ramos ve Macar Koman sadece bu ligin oyuncuları olabilecek kapasitede idi.
  11. STSLin sert oyununa daha yatkın olan hızlı ve güçlü oyuncular yerine teknik kapasiteleri daha yüksek ama nazik oyuncular seçtik ve ne yazık ki bu ligde uzun yıllar oynamış tecrübeli yerli oyunculara hiç bakmadık, sadece Bekir ile bunu geçiştirdik.
  12. Sezon öncesi bir çok otorite sayılacak isimler, Adanasporun Cem , Samican, Emre Uğur ile bu ligi götüremeyeceği yönünde açıklamalar yaptı ama hep kulak ardı edildi.
  13. Mantık değil His ağır bastı.
  14. Engin hoca Bolu kampında bir gazetecinin " Kamp çalışmaları nasıl gidiyor ?" Sorununa " Ortada çalıştırılacak bir takım yok ki " demesi aslında olayı net özetliyordu ama duymazdan geldik.
  15. Sonrasında ise ligin başında yaşanan Engin İpekoğlu krizi bize yaşanacak olan olumsuzlukların habercisiydi, görmezden geldik.
  16. Ligin ilk yarısında toplanan 10 puanın 4ü son iki haftada gelince biraz ümitlendik. Acaba dedik.
  17. Sonrasında sürpriz bir isim Levent Şahin Teknik Direktör olarak geldi.
  18. Bu ligde hiç görev almamış olmadı ve tecrübesiz olmasını Adanalılıkla kapattık, ya da kapatabileceğimizi sandık.
  19. Ara transfer döneminde Brezilyalı sevdamız devam etti ve 2 Brezilyalı forvet daha aldık.
  20. Ligin 2.yarısının başlaması ile hiç umulmayan oldu ve Fenerbahçe ve Bursa deplasmanından 4 puan çıkardık.
  21. Sonrasında Kasımpaşa galibiyeti bütün olumsuzlukları bir anda örttü ve hedefimizi büyütüp "İLK10" demeye başladık.
  22. Arkasından yaşanan Gaziantep yenilgisini tolere etmeyi düşünürken, kupa yorgunu Osmanlıspordan öyle bir şaplak yedik ki suratımızda 5 parmağın izi kaldı.
  23. Arkasından alınan 4-1lik Alanya yenilgisi ile moraller sıfırlandı ve umutlar tükendi.
  24. Artık Ligde kalma hedefimiz oyunculardan, teknik heyetten, başkan ve yönetiminden ve de taraftardan çıktı, Allaha kaldı.
  25. Ligde kalırsak bunun adı " Mucize" bile olmaz, " Takdir-i İlahi " olur.

Mahir Alev

Yazar: Editor
2017-02-24 15:45:08

Alt sıraları yakından ilgilendiren bir karşılaşma. Alanyaspor, Hüseyin Kalpar-Saffet Susiç değişimini şu ana kadar başarılı bir şekilde atlattı.

  • Özellikle 
  • son oynadıkları Trabzonspor maçında 
  • kaleci Haydarın birçok pozisyonda gol şansı vermemesi 
  • onlara ekstra moral oldu. 
  • Bunun yanı sıra 
  • Wagner Love da formunu giderek yükselten isimlerden. 
  • Kendi evinde oynayacakları bu maçta 
  • elbette ki kazanmak isteyeceklerdir.

Temsilcimiz Adanasporu ise özellikle son Osmanlı maçında tanıyamadım. Hani bu kadar kötü beklemiyordum ve çıkan sonuç bence büyük bir sürprizdi. Yalnız son iki haftadaki yenilgiden sonra bu kez daha farklı bir Adanaspor izleyeceğimizden de eminim.

  • Özellikle maçın hakemi olan Fırat Aydınusun 
  • bu maça atanmasını 
  • ben herkesin aksine olumlu karşıladım. 
  • Çünkü Kasımpaşa maçında 
  • canını dişine takan oyuncuları gördükten sonra 
  • aynı performansı 
  • bu deplasmanda da göreceğimizi düşünüyorum.

İki takımın da hedefi ligde kalmak.

Özellikle biz kaybedersek enkazdan kalkmak artık çok ama çok zor olur. Dolayısıyla Türk futbol kamuoyunda genelde çok stresli maçların az gollü geçeceği söylenir.

Bu maçta ise ben tam aksini düşünüyorum.

Kontrolsüz, hızlı, hareketli bir maç ve sonucunda da her iki takımın atacağı golleri izleyeceğiz.

Umarım yediğimizden daha fazlasını atarız.

İsmail EYRİPARMAK

Yazar: Editor
2017-02-22 20:10:04

Son sahneye ilişkin tavrımız net:

Bu yönetimle ve zihniyetiyle

köprüleri

çoktan atmıştık. 

Bizim desteğimizi

asla

göremeyecek. 

__________________________ 

#kaplanpenche 

 

Yazar: Editor
2017-02-15 12:46:13

*Alanyasporun, Kasımpaşanın, Akhisarın ve Kayserisporun kazandığı haftayı maalesef puansız kapatıyoruz. Kaybettiğimiz takım da Gaziantepspor. Dolayısıyla hem yarışa tekrar dâhil oldular hem de ikili averaj da onlara karşı geriye düştük.

*Maç hakkında uzun uzadıya konuşmak istemiyorum çünkü maçın başından sonuna kadar etkisiz bir takım halindeydik diyeceksiniz ki Antep çok mu iyiydi kesinlikle hayır! Bugün rakibimiz başka bir takım olsaydı inanın farklı yenilgiyle dönerdik. O kadar kötü bir takıma yenilmek üzücüydü. Ben hala düşecek takımlardan birisinin Antep takımı olacağını düşünüyorum.

*Bu kadar kötü bir oyunun en önemli nedenlerinden birisi de Türkiye Kupası saçmalığının hafta sonunda oynanması ve liglere ara verilmesi. Tamamen çağ dışı bir uygulama. Bu ara toplama takım görünümünde olan Antepe yararken biz de ise rehavete sebep olmuş.

*Yine de bu kadar kötü bir oyuna rağmen Magaye 0-0 iken o golü atsaydı skor çok farklı yere de gelebilirdi. Ama canımızı sıkmaya gerek yok Fenerbahçe deplasmanından Bursa deplasmanından puanlar getiren bu takımdı. Dolayısıyla bu oyuncu grubuna güveneceğiz. 

*Bir eleştirim de teknik direktörümüz Levent Şahine olacak. Hafta içinde verdiği bir demecinde bize kalan 15 maçta 17 puanın yeterli olacağını söylemişti. Yetmez hocam yetmez. Bu ifade oyuncularda aşırı bir rahatlığa sebep oldu. Ayrıca alttaki takımlar can havliyle puanlar alıyorlar. Baraj 34 üzerinde olacaktır. Oyuncu değişikliklerinde de çok geç kaldı Viniciusa bu kadar nasıl sabretti, Samican maalesef birkaç hafta önceki Samican değildi. Reynaldo da daha önce oyuna alınmalıydı.

*Şimdi önümüzde Osmanlıspor maçı var. Tamamen Olimpiakos maçına odaklanmış olan Osmanlı maçı muhakkak kayıpsız atlatılmalı ki ben zaten daha önceki yazımda da belirttim Osmanlısporu biz eli boş göndereceğiz. Yeter ki Levent Hoca dersine iyi çalışsın ve kadroyu doğru sürsün. 

İsmail EYRİPARMAK

Yazar: Editor
2017-02-09 19:55:48

Uzun aradan sonra tekrar beraberiz.

Geçen süre zarfında maç yazısı yazacak gücü kendimde bulamadım.

Çünkü birçok şey geçti başımdan bunları anlatmaya kalksam roman olur dolayısıyla sözü çok uzatmadan Osmanlı maçı analizini yapmak istiyorum.

Şimdi diyeceksiniz ki Osmanlıspor maçı ne alaka?

Önümüzde Gaziantep deplasmanı varken Osmanlı nereden çıktı dediğinizi duyar gibiyim.

Ama çok fazla beklemek istemedim ve erken de olsa Osmanlı maçı hakkında bir şeyler yazmak istedim. 

Osmanlıspor bildiğiniz üzere hafta içi Avrupa Kupası maçı oynayacak.

Deplasmanda Yunanistanın en güçlü ekibi olan Olimpiakosa konuk olacaklar.

Şu an Osmanlısporda küçükten tutun da büyüğe kadar herkes Olimpiakos maçını düşünüyor.

Kimsenin Trabzon ve Adana maçını düşündüğü yok.

Mustafa Reşit Akçay da sürekli olarak Olimpiakosu izliyor ve önlemlerini alıyor.

Zaten bu maçı yaptıktan sadece 3 gün sonra Adana deplasmanında olacaklar.

İşleri kolay değil ve  çok büyük ihtimalle kadroda rotasyon da olacak. 

Demek istediğim şu ki Adana maçını zerre kadar düşünmeyen Osmanlıspor, Adanadan eli boş dönecektir.

Gaziantep maçının sonucu ne olursa olsun 19 Şubat günü 3 puan bizim olacak!

İsmail EYRİPARMAK

Yazar: Editor
2017-02-05 13:23:50

Bir Büyük Benzerlik

Yıl 1972… 1. Ligin yeni ekiplerinden Adanaspor teknik direktör Nazım KOKA ile yollarını ayırmıştır ve teknik direktör arayışındadır.

Bir süre sonra Adanasporun başına Gündüz Tekin ONAYın getirildiği açıklanır.

Peki kimdir, Gündüz Tekin ONAY?

1. Lig düzeyinde teknik direktörlük tecrübesi olmayan, daha önce 2. Lig takımlarından Kastamonusporda görev yapan Gündüz Tekin ONAY, Milli Takımlar Güney Bölgesi sorumlusudur.

1. ligde tecrübesi olmayan Adanaspor, teknik direktör olarak daha önce 1.lig tecrübesi yaşamamış Gündüz Tekin ONAYın elinde SİLİNDİRSPOR ünvanını hak eden bir futbol oynar ve adını Türkiyenin en üst liginde unutulmazlar arasına yazdırır.

Adanaspor öyle bir futbol oynar ki Gündüz Tekin ONAY Beşiktaştan transfer teklifi alır. Ve hatta Gündüz Tekin ONAY anılarını anlatırken Beşiktaş Başkanının kendisine:

“Senden şampiyonluk istemiyoruz, Beşiktaşı Adanaspor gibi oynat, bize yeter” dediğini söyler.

Adanaspor, Gündüz Tekin ONAYa çok şey borçludur, bu doğru. Ama bir de madalyonun öbür yüzü var ki Gündüz Tekin ONAY da Adanaspora çok şey borçludur; çünkü kendisine bir 1. Lig takımı emanet edilmiştir.

Sonuçta iki taraf da birbirlerinin şansıdır ve iki taraf da şanslarını iyi değerlendirmişlerdir. Adanaspor liglerin unutulmazı olurken Gündüz Tekin ONAY da Adana kentinin GÖLGESİ AĞIR ADAMı olmuştur.

Yıl 2016… Süper ligin yeni ekibi Adanaspor, teknik direktör JURCİC ile yollarını ayırmıştır ve teknik direktör arayışındadır.

Bir süre sonra Adanasporun başına Levent ŞAHİNin getirildiği açıklanır.

Peki kimdir, Levent ŞAHİN?

Süper lig düzeyinde teknik direktörlük tecrübesi olmayan; 2. Ligde Ankaragücü, Hacettepe, Kahramanmaraş, Bugsaş, Çaykur Rize, Bursa, Osmanlı gibi takımlarda görev yapan Levent ŞAHİN, Milli Takımlar alt yapı sorumlusu olarak  Türkiye Futbol Direktörü Fatih TERİMin yardımcısıdır.

Levent Şahin yönetiminde üç maça çıkan Adanaspor ligin zirvesine oynayan Fenerbahçe ile deplasmanda berabere kalırken yine ligin zirvesine oynayan Bursasporu deplasmanda yenmiştir.

Son olarak da evinde Kasımpaşayı ağırlayan Adanaspor 2-0 lık bir galibiyet almıştır.

Gündüz Tekin ONAY ve Levent ŞAHİN, bir büyük benzerlik…

Umarım, hikâyenin devamı da benzerlikle sürer gider.

B.Şehmus SEFERBEYOĞLU

Yazar: Editor
2017-01-30 08:01:49

 

2012 Mayıs ayı, Ankara. 

Seneler sonra Diriliş demekti...

Anka Kuşu mucizemizin son paragrafıydı... 

Bizim için başkaldırıştı,

direnişti.

İktidar ve gücüne tapanlara karşı

İnce Memed ruhumuzun yansımasıydı.  

Maç sonu yenildik, ama kaybettik mi? 

Hayır.

Dün de "Hayır",

bugün de kocaman bir "HAYIR"

Direnenler,

doğru yoldan ilerleyenler

hiç bir zaman kaybetmez... 

İlerlemeye devam edeceğiz.

İnanarak,

Turuncuyu daha çok severek. 

Bugün maç sonucu ne olursa olsun,

biz KAYBETMEYECEĞİZ!!!

Gökmen Demirkaya

Yazar: Editor
2017-01-15 21:26:11

Bir şey değişir her şey değişir lafı

bugün Adanaspora tam uydu.

  • Kaleci Itandje transferi 
  • son yıllarda yaptığımız 
  • en nokta transfer oldu 
  • ve 
  • daha ilk maçta 
  • farkını gösterdi.

Ben saymadım ama 8 net kurtarışı var diyor sayanlar.

Ama en önemli ayrıntı şuydu:

  • ilk yarıda 
  • FB nin kullandığı bir korner atışında 
  • Samicanı 
  • nezaketle kollarından tutup 
  • durması gerektiği yere 
  • adeta taşıdı.

Şimdi bunun tamamen tecrübe işi olduğunu söylemeye gerek yok herhalde.

Yıllardır spor yorumcularından duyduğumuz tecrübeli futbolcu teriminin hayat bulmuş hali Itandje oluyor.

Eh, artık yönetimden tecrübeli bir Forvet de istiyoruz haklı olarak.

Y a ş a s ı n    A d a n a s p o r!

 

Olgun Memili

Yazar: Editor
2017-01-09 20:30:28

Sonda söyleyeceğimi baştan söyleyeyim.

ADANASPOR KÜME  D Ü Ş M E M E L İ...

Düşerse ne olur dünyanın sonu değil ya demeyin.

Bence birçok Adanasporlu için dünyanın sonu demektir.

  • Adanasporun 
  • Süper Ligden düşmesi 
  • Başkan Bayram Akgüle karşı 
  • çok önemli bir
  • güven bunalımı 
  • oluşturacaktır.

Nasıl yani der gibisiniz...

Açıklayayım; diyelim ki Süper Ligden düştük ve PTT Liginde tekrar şampiyonluğa oynayacağız.

Heyecanlanacak mısınız?

Bence birçoğumuz heyecanlanmayacağız.

Çünkü yine aynı sorunlarla tekrar karşılaşacağız.

Süper ligde takımı tutacak kadro kuramayacağız çünkü maddi olanaklarımız buna elverişli değil.

Hiç olmayacak gibi de görünüyor.

  • İşte bu güvensizliği yıkmanın tek yolu 
  • bu ara transfer döneminde 
  • takımın gereken bölgelerine transfer yapıp
  • Adanasporu 
  • ligde 
  • tutmaktan 
  • geçiyor.

Bu, Adanasporun ve Bayram Akgülün geleceği için çok ama çok önemli.

Transfer döneminin bitmesini beklemeden önümüzdeki 5-6 gün içinde bu hamleler yapılmalı.

Yoksa…

Yoksa, bir olumsuzlukta...

Seneye…

Doğal olarak,

Peki neden şampiyon olacağız, yine düşmek için mi, sorusu gelir dayanır.

Mahir Alev

Yazar: Editor
2017-01-07 19:20:26

STSLde hiçbir takımı hafife alamazsın.

Öyle büyük takım küçük takım yok.

Çıkacaksın oynayacaksın.

Sahaya 11 yürekli adamla çıkacaksın ve mümkünse 11 kişi ile bitireceksin, haa rakibi 10 kişi, 9 kişi bırakabilirsen de güzel olur.

Maça başlarken 1 puan cepte başlıyorsun, tüm mücadele bu 1 puanı ya vermemek ya da rakibin cebindeki 1 puanı da alıp 3 puanla sahadan ayrılmak üzerine kurulu.

 Onun için önce 1 puana sahip çıkacaksın, sonra saldırıp rakip kaleye gol veya goller atacaksın.

Yediğin golden fazlasını atacaksın ya da en az rakip kadar atıp sahadan cepteki 1 puanı kaybetmeden çıkacaksın.

Bundan sonrası Adanaspor ile ilgili.

Malum 10 puanla ligin ters zirvesindeyiz. Önümüzde 18 maçımız var.

Bir kere kafadan 18 puan cepte başlayacağız bu serüvene.

Ne yazık ki bu 18 puan Ligde kalmamıza yetmeyecek.

Bunu arttırıp 20, 22, 24, 26 puan yapmanın hesabını yapacaksın.

Zor mu zor, imkânsız mı asla değil.

Bir kere, birebir rakiplerimiz var.

Bunlardan; Kasımpaşa, Gaziantep, Alanya, Antalya, Rize, Karabük, Kayseri ve Akhisar takımlarına yenilmeyecek ve en az 4,5 maçı 3 puanla kapatacaksın diğerlerinden 1 puan almak yeterli olabilir.

Bu 8 karşılaşma bizim kaderimizi büyük oranda belirleyecek olanlar.

24 puana bu 8 maçta ne kadar yaklaşırsak umudumuz o kadar artacak veya azalacak.

15 Ocak itibarı ile bu mücadeleye başlayacağız.

Başkan Bayram Akgül tarafından yapılan veya yapılacak transferler, eldeki oyuncular ve Teknik heyet bu mücadeleyi zafere çevirecek olanlar.

 İhtimaller tükenene kadar da desteklemek taraftarın asli görevi.

Birbirimizi kırmadan dökmeden bu mücadeleyi yapmak zorundayız.

Biz Bitti Demeden Bitmez sloganı ile bu mücadeleyi kazanan biz olmalıyız.

Başka Yolu Yok!!!

Mahir Alev

Yazar: Editor
2017-01-03 17:24:08

Tribün Efsaneleri Kassap Zihni

Adanasporunu Onun Kadar Kimse Sevemezdi

Kassap Zihni de Adanaspor tribünlerinin fenomen kişilerindendi.

Maçın daha beşinci dakikasında takımın vasat her hareketine isyan edebilecek bir potansiyele sahipti.

Çünkü sahada kusursuzluk arıyordu. Hayatta en çok sevdiği şeyin hata yapmasına tahammülü yoktu. Yahu Zihni Baba maç daha yeni başladı, hele bir bekle dediğimizde bize de kızardı.

Takımı beğenmiyorsan maça gelme derdik gırgırına. Siz ne dediğinizin farkında mısınız, bana nefes alma diyorsunuz diye cevaplayarak bize sağlam bir küfürü de esirgemezdi.

Çatışma ilerleyince terk et o zaman bu takımı derdik.

Mahzunlaşırdı.

Ama bu ağır oldu gençler derdi, yengenizi terk ederim Adanasporu terk etmem diyerek mizahı hissiyata bağlardı. Yaptığımız şakadan utanırdık. Yenge ki Kassap Zihninin çocukluk aşkıydı.

Turuncusundan dolayı her turnuvada Hollandayı desteklerdi, rakip ayırt etmeksizin.

Hastalandığında en çok, maçlara gelemediğine üzülmüştü.

Bu hastalık dert değil, ölmek de mesele değil. Ama Adanasporu bırakıp gitmek bana çok koyuyor derdi. Düşünebiliyor musunuz, bu takımı bir daha izleyemeyeceğim…

Kayhan ve Feyzullaha tribünden en çok taktiği muhtemel ki o vermişti. Olur da pas onun dediği yere atılırsa dönüp bize bakar, görüyor musunuz derdi, dediğimi yaptılar takım daha güzel oldu.

En güzeli de takıma sitem ederken gol gelmesiydi.

Herkesten çok o sevinirdi.

Ne oldu Zihni Baba, demin sövüyordun şimdi seviniyorsun dediğimizde, bir sigara yakar bize gülümserdi, bu takımı benim kadar kimse sevemez, derdi.

Bir sonbahar akşamı, yastığının altında Adanaspor atkısıyla çekip gitti Kassap Zihni.

Adanasporunu onun kadar kimse sevmedi.

Yazar: Editor
2016-12-31 14:34:00

Tribün Efsaneleri

Arap Kemal

70li yıllarda babamla maça giderken tanımıştım Arap Kemali.

Maratonun alt bölümünde tellerin hemen arkasına genellikle kuzey tarafa yerleşir ve maç boyunca ya rakip kaleciyle uğraşır ya da Adana takımlarının futbolcularına taktik verirdi.

O zamanlar muhtemelen 40-45 yaşlarındaydı.

Sırtındaki ceketini düzeltir, arkaya doğru atar, dokuz kenarlı şapkasını havalandırır ve o müthiş gür sesi ile bağırırdı.

Net olarak neler söylerdi hatırlamasam da o ses hala kulaklarımda.

Ara ara yan hakemle de uğraşırdı.

Laysmen yanlış kaldırdı mı bayrağını onun gür sesi duyulurdu.

Her hafta maçtan çok onu izlerdim.

Yağmur çamur güneş dinlemez ve 90 dakika bir aşağı bir yukarı yürürdü.

Sahadaki futbolcularımız da onun taktiklerini dinlerdi, topu kime at dese ona atarlardı.

Ne kadar sürmüştü onun bu sevdası bilmiyorum.

Tribünde görmez oldum onu 80li yıllarda, sorduklarım da bilemedi ne olduğunu.

Güzel insandı vesselam Arap Kemal.

Tribün efsaneleri denince aklıma ilk Arap Kemal gelir ve o gür sesi çınlar kulaklarımda.

Mahir Alev

Yazar: Editor
2016-12-27 17:40:09

Adanaspor STSLin ilk yarısını, hiç istemediğimiz veya beklemez gibi yapıp korka korka beklediğimiz 10 puanla, ligin son sırasında tamamladı.

Aslında lige başlarken bunun olacağı belliydi.

Ankarada oynanan hazırlık maçlarında takımın forvet hattı zaten yoktu ve buraya sadece Edgar geldi.

Ligin ilk karşılaşmasına sürpriz bir TD ayrılığı ile başladık ki çoğumuza göre bu zaten beklenen bir durumdu, çünkü Engin hocanın kamp sırasında yaptığı bazı açıklamalar bunun sinyalini vermişti.

Hatırlarsanız Engin Hoca, 6-7 transfer bekliyorum ve takım mı var çalıştıracak lafları etmişti. Zaten kampa giden kadro altyapı takviyeli göstermelik bir kadroydu.

Ancak lige sürpriz bir Bursa maçı ilk yarısı ile başladık. 
Bu başlangıç hepimizi hem şaşırttı hem de aldattı. 
Takım iyi  sinyaller verdi, tek eksik sanki iyi  bir forvet gibi  göründü, zaten elde de Edgar vardı bu açığı kapatacak. 
Sonrasında Kasımpaşa beraberliği bizleri ve yönetimi daha da gevşetti. 
Tam bu arada Jurçiç  ile TD olarak anlaştık ve hoca da bizler gibi yanılarak takımı yeterli buldu ve transferin bitmesine 2-3 gün kalmış olmasına rağmen transfer istemedi, ya da istedi yapılamadı.
Tabiidir ki bizim kulüp içinde konuşulanları bilmek gibi bir durumumuz yok.

Sonrasında alınan neticeler takımın gerçek görüntüsünü vermeye başladı ama iş işten geçmişti. Artık tek hedef alınacak maksimum puanlarla ilk yarıyı bitirmekti.

Arka arkaya alınan sonuçlar TD Jurçiç ile karşılıklı anlaşarak istifayı getirdi ve son 3 maça Eyüp Arın-Serhat Galimane ile çıktık ve yine umulmayan 4 puan topladık.

Şimdi artık beklenen ara transfer dönemindeyiz.

İlk önce bırakın süper ligi her hangi  bir ligde TDlik deneyimi olmayan, hep ikinci ve yardımcı antrenör pozisyonundaki Levent Şahin ile TD olarak anlaştık.

Bu beklentilerin altında bir anlaşma oldu birçoğumuza göre.

Bu durumda gözler başkan Bayram Akgüle çevrildi. Çünkü bu hocanın başarılı olmasını sağlayacak futbolcular gerek olduğu gün gibi  aşikâr.

Bekleyip göreceğiz kimler gelecek.

Açıkçası bu ligi iyi bilen ve takım performansını yukarılara çıkarabilecek oyuncuların bulmak da zor olacak almak da.

Sonuçta her şey gelip paraya dayanacak ki zaten Sn Başkan her seferde ayağını yorgana göre uzatmak zorunda olduğunu söylüyor.

Takımın eksik bölgeleri herkesin gündeminde.

Kimine göre 3-4 oyuncu, kimine göre 5-6 oyuncu ile bu iş yürür.

Bana göre takımda laf olsun diye değil katkı koysun, rekabet yaratsın diye en az 22-24 oyuncu gerekir.

İlk yarı performanslarına baktığımızda bu 22 kişilik kadroda yer alması muhtemel oyuncular, Hayrullah, Goran, Digao, Ramos,Bekir,Ronie, Koman,Magaye,Cem .

Bunların da hepsi ilk 11 oyuncusu değil, bazılarını yedek olarak düşünmek gerek.

Geriye kalan oyunculardan başarı beklemek hayal değil hayalcilik olur.

Bu durumda yapılması gereken transfer ilk 11 de oynayabilecek en az 6-7 transfer ki bunlar, tecrübeli bir Kaleci, Sağbek, Stoper,Solbek, Ortasaha ,Sağ kanat, Forvet, Sol kanat oyuncuları olmalı ve bunların yedekleri. Bunlar yapılmazsa ligde kalmamız daha da zorlaşır.

Ligde kalmak için sadece Bu Takım Düşmeyecek demek yetmeyecek. En az 6-7 galibiyet ve 4-5 beraberlik almamız ve 18 maçın 11-12 maçında yenilmememiz gerekecek.

Ligin ilk 16 karşılaşmasında bunları becerebilen takımlar, kısmen Gençlerbirliği, Konyaspor, Osmanlıspor,Bursaspor, Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Başakşehir.

Demek ki bunların oyuncu kalitelerine yaklaşan oyuncular bulmak zorundayız.

Fenerbahçe, Beşiktaş,Galatasaray kadar transfer bütçemiz yok, onunun farkındayım ama en az Gençlerbirliği, Konyaspor, Osmanlıspor takımlarındaki oyuncu kalitelerini yakalamalıyız yoksa son beklenmeyen elbette beklemek istemediğimiz sondur.

Mahir Alev

Yazar: Editor
2016-12-12 16:05:05

Bu sezon Semaver Kumpanya epik, açık tiyatro tarzının epeyce dışına çıkarak, kendilerine göre farklı bir yapıda oyun sahnelediler bu kez.

 mağrur fil ölüleri ile ilgili görsel sonucu

Ve bir kez daha övgüye değer bir iş çıkardılar.

Evet, Mağrur Fil Ölüleri, Semaver Kumpanyanın ana damar olarak gittiği göstermeci tiyatro tarzı içinde benzetmeci tiyatroya küçük bir pencere araladığı bir eser.

Yöneten: Volkan Sarıöz

Belkıs: Sezin Bozacı

Cahit: Sarp Aydınoğlu

Gittim, gördüm.

Övgüye değer bir dekor, kostüm, ışık, sahneleme, yönetim...

Kocamustafapaşada

Çevre Tiyatrosunda

bu ay itibariyle 14, 21, 28 Aralık 2016 tarihlerinde, (saat: 20.30) izlenebilir.

"Yıl 1969. Eski yılın son gecesi, başlayacak yeni yılın birkaç saat öncesi... Yeni yıl, yeni umutlar...

Kırmalı buzu, bulmalı o kılavuzu... demişti şair.

Biz belki başaramadık, bakalım Belkıs ve Cahit başarabilecek mi?

Oyunun seyirci yorumlarını izlemek için

bu bağlantıyı tıklayabilirsiniz.

İyi seyirler. 

Yazar: Editor
2016-12-09 19:03:12

Bu maçın neyini yazacağız?

Bir orospu çocuğu hakemin takımın fişini çekmesini mi?

Evet, terbiyemizi bozdu bu mendebur adamlar.

 

Peki, bu skorun tek sorumlusu puşt bir hakem miydi?

Transfer dönemi bitene kadar eleştiri yok!

Yazar: Editor
2016-11-19 18:36:48

Süper lig takımlarına antrenman vermeye devam ettik.

Vah! 

Tribünü rakibe verdik.

Bir manada yönetim namına şehri sattık.

Haddinden fazla bilet verdiğimiz tribün bizim için Adana kümeye dedi.

Şehrin diğer takımı için tezahurat yaptı.

En uygun bilet fiyatı kale arkasıydı Adanaspor taraftarı oraya girebildi.

Adeta tecrit edildik kendi evimizde.

Maraton ağırlığı tezahuratlardan da anlaşılacağı gibi yine rakipteydi.

Çünkü Adanaspor taraftarının bu maça ayırabilecek o kadar parası da yoktu.

Daha devre arasında

Didi, Digao ve Ramos

rakip futbolculardan forma isteyecek kadar alçaldı.

Biz bunlarla lige devam ediyoruz.

Cefakar Adanaspor taraftarı hariç

Alayını yok sayıyoruz. 

Yazar: Editor
2016-11-14 13:53:59

Adanaspor taraftarı bu Abdi Ağa zihniyetindeki yönetimden yıllarca "yoğun istek"lerde bulundu.

Yönetim yıllarca Sabırlı Adanaspor Taraftarını yok saydı.

Hep kurnazlık yaptı.

Hep Şark kurnazlığı.

Yoğun transfer istekleri hep ucuz işlerle geçiştirildi.

Sezon açılşı yapılsın, diye yoğun istekler hiç umursanmadı.

Netice de bu da yoğun istekti. 

En pahalı biletleri aldık.

Bu konudaki yoğun isteklere sadaka verir gibi yaklaşıldı.

Bir Adanaspor Mağazası olsun, yoğun istekleri istekten sayılmadı bile.

Birçok konuda, Mağrur Adanaspor Taraftarı hiçbir şey istemedi.

Kendi başının çaresine baktı.

Bu mağrur duruş, Şark kurnazlarının işine geldi.

Taraftarın çoğu yoğun istekleri manevi bir beklenti üzerineydi, takım tribün bütünleşsin, kimseler engel olmasın...

Biz Adanaspor yönetiminin ağzından, takımı tribüne ben yollamıyorum, itirafını da duymuştuk.

Takımı Süper lige taşıyan hoca neden gönderildi, açıklansın yoğun istekleri, Adanaspora zarar verir tepkisiyle sindirildi.

Takım artık Süperde, bari şimdi iyi bir transfer olsun yoğun istekleri duvara çarptı, ligde ağır bir hezimet olarak geri geldi. 

Sözün özü;

Adanaspor taraftarının neredeyse hiçbir yoğun isteği, ciddi manada bir karşılık bulmadı.

Ama bir İstanbul takımının yoğun isteği emir olarak kabul edildi.

Kuzey Kapalı rakibe yine açıldı.

Böyle olacağını zaten biliyorduk.

Sadece nasıl denk getireceklerini bilmiyorduk.

Denk gelen bahane, yoğun istekmiş. 

Adanasporumuzu, bizden koparmanıza, uzaklaştırma çabalarınıza sessiz kalmayacağız.

Yazar: Editor
2016-11-06 19:39:57

      Umuttan Fazlası

  1. Puan cetvelindeki durum kimseyi mutlu etmediği gibi herkesi tedirgin ediyor.
  2. Kazanmak; alışkanlık gerektirdiği gibi kaybetmeme isteği de alışkanlık gerektirir.
  3. Rizenin oyunun başında baskı kuracağını ve bu baskıyı atlatabilirsek golü bulacağımızı biliyorduk ve öyle de oldu.
  4. Skor avantajını yakaladıktan sonra çaresizlikten sağ açık oynayan Emre Uğur ile skoru artıracak pozisyonlar yakaladık ve yine atamadık.
  5. Futbolun değişmeyen kuralı devreye girdi.
  6. Gereksiz bir faul, 9.15ten daha uzun bir baraj mesafesi ve iyi oynadığımız, daha çok koştuğumuz devreyi ne yazık ki berabere bitirdik.
  7. İkinci devre daha moralli Rizenin gol bulacağını, deyim yerindeyse, sağır sultan bile duymuştur.
  8. Eminim Jurcic de bunu biliyordu ama o dakikada oyuna alabileceği kimseyi göremedi  arkasındaki kulübede ve beklenen golü yedik.
  9. Emre yerini Ahmete bıraktı.
  10. Yani 10 numaralı pozisyonda iyi olan Komandan bu pozisyonu aldı.
  11. Oyunda kaldığı sürede yüksek pas yüzdesi ile gelecek için umut vaat eden Ahmet Bahçıvana o görevi verdi. 
  12. Aslında umuttan daha fazlasına ihtiyacımız var ya, neyse.
  13. Pes etmemeliydik ki isyan edip daha çok pas yaparak ve daha fazla koşarak istediğimiz golü bulduk  2-2.
  14. Emre Uğur ile Digao yer değiştirerek oynamaz mıydı, diye düşünenlere kendimi de eklemek  istiyorum.
  15. Cevabı ise savunma olarak Digaonun daha iyi olması önde oynayanı belirlenmesine neden olmuştur. 
  16. Komanı 10 numara pozisyonunda oynaması takımın ilerdeki etkinliğini artırdı.
  17. Son olarak orta sahada Renan ve Tevfik öne doğru oynamalı.
  18. Bu kadar yan top ve geri pas yeter artık  dedirtiyor.
  19. Devreye kadar +10 puan süper olur. 

     Ahmet Gültekin

Yazar: Editor
2016-11-04 05:01:58

Puan Almak İçin, Daha Sakin

Rizespor son 3 maçta 5 puan alarak 9 maçlık seride 1 puan ortalamasını yakalamış durumda.

Net oyunları ile göze çarpıyorlar.

Puan aldıkları maçlarda, uzun süre de olsa, oyunu rakibe bırakıyorlar.

Onlardan gelecek hamleler üzerine oyun planı kuruyorlar.

Mağlubiyeti kabullenmeyen bir yapıları var.

Puan almak için sakin, kontra atağa dayalı oyunlarında topu rakibe bırakıp nerdeyse 11 kişi topun arkasına geçiyorlar.

Beraberlikte veya skoru korurken Kweokeyi nefes almak için kullanıyorlar.

Nefes aldıktan sonra, hızlı oyuncuları Orhan ve Ahmet İlhanla, kontralarda oldukça tehlikeli pozisyonlar yaratabiliyorlar. 

Bu yıl birçok Anadolu takımında bulunduğu gibi -hücumcu sol bekleri Iraklı İsmail ile- kendi sollarından etkili olmaya çalışıyorlar. 

Oğulcan hiç durmadan kanat değiştirerek rakip savunmanın düzenini bozmaya çalışıyor.  

Köşe vuruşlarını kendi sollarından Jantscher ile net olarak altıpas üzerinde ön direğe kesiyorlar.

Duran toplar içinde aynı şey geçerli.

Ama bizi ilgilendiren kısım ise rakibin kornerlerde alan savunması yapmayı tercih etmeleri.

Akıllıca paslaşarak köşe vuruşları ve duran top organizasyonlarından gol çıkartabileceğimizi düşünüyorum. 

Adanaspor olarak son haftalarda rakip takımın en fiyakalı adamlarından gol yeme alışkanlığını bozmamız gerekiyor.

Akhisar maçından Rodallegayı, Galatasaray maçında kapanan takımın kilidini  açacak tek adamları Brumayı savunamadık.

Bu haftada Kweokeyi hapsedip gol yemeden skoru lehimize çevirmeliyiz. 

Eğer diğer haftalara göre erken gol yemeyip Rizesporun üzerimize gelmesini sağlarsak konradan gol bulabiliriz.  

Takım savunmasını fenadan daha iyi yapıyoruz. 

Son Galatasaray maçında özellikle ilk yarıda oyunun boyunu, belki de lig tarihimizde en kısa takım boyu olarak savunduk kalemizi.

Ama bu, puan almak için yeterli olmadı. 

Bekir  sarı kart cezalısı.

Daha önce birçok orta saha denemesinde bulunmak zorunda kalan Jurcic belki bu hafta Komanı ilk kez ofansif orta sahada oynatmak zorunda kalabilir .

Böylece  orta sahada aynı özelliklerde olmayan ofansif bir oyuncumuz yer almış olacaktır.

Roni ve Edgar görev aldıkları sürede daha istekli ve hareketli olurlarsan Rizeden eli boş gelmeyiz.

Ahmet Gültekin 

Yazar: Editor
2016-10-27 17:14:49

Zehir Etmek veya Zehir Vermek

Bu hafta maç analizi yok, çünkü maç analizine gerek yok, çünkü Adanaspor yönetimi maçı çoktan kaybetti. Şimdi, yönetimin daha iyi anlaması için itirazlarımızı madde madde yazıyoruz.

  1. Süper Lige çıkıldığı günden itibaren hiç bir işi layıkıyla yerine getiremeyen Adanaspor yönetimi maçın önüne geçen bir karara imza attı. 
  2. Transfer döneminde hiç çaba sarf edilmemesi, anlamsız şekilde yüksek tutulan bilet fiyatları ve takımın şu anki lig pozisyonu sebebi ile zaten sürekli eleştirilen yönetimin kendi tribününü deplasman taraftarına vermesi bardağı taşıran son damla oldu. 
  3. On iki yıl aradan sonra Süper Lige yükselen bir takımın taraftarına bir başarı ancak bu kadar zehir edilebilirdi.
  4. Geçtiğimiz yıllar boyunca, Elazığdan Izmire onlarca deplasmana giden, cefa çeken insanlar, İstanbul takımlarına karşı Adanasporu desteklemeyi bekledi yıllardır. 
  5. Ama bilet fiyatları birçoğunun statta olmasına engel olacak. 
  6. O göstermelik, kısmi indirimleri ise hiç samimi bulmuyor ve taraftara bir katkısının olduğunu da düşünmüyorum.
  7. Aklımın ucundan bile geçirmek istemiyorum ama sezon sonunda ligden düştüğümüzü varsayıyorum. 
  8. Küstürdüğünüz o taraftarlara ne diyeceksiniz? 
  9. Taraftarımızı yanımızda görmek istiyoruz veya kombinelere ilgi bekliyoruz mu?
  10. Ne için destek olacak bu insanlar? 
  11. Süper lige yeniden çıkıldığında yine mağdur olmak için mi? 
  12. Yoksa yönetimin, başka takımların taraftarına, kendi taraftarından daha çok önem verdiğini görmek için mi?
  13. Destekçileriniz bir bir azalıyor ve her geçen gün güvenilirliğinizi biraz daha kaybediyorsunuz. 
  14. Belki artık çok geç ama yönetimin bu konuda acilen bir öz eleştiri yapması gerekiyor. 
  15. Bu gidişatın kimseye faydası yok.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-10-23 10:48:07

Son iki maç şöyle özetleniyor:

Gole kadar kötüydük. Golden sonra iyi reaksiyon verdik ama olmadı. 

İşin aslına gelince takım yeterince konsantre olmuyor. Rakip baskılı başladığında ve top ayağındayken prese maruz kaldığında hata yapıyor. Maçın başındaki o sinir bozucu pas hatalarının sonucunda da gol geliyor. Rakip skor avantajını eline geçirince de skoru koruma iç güdüsü ile geriye yaslanıyor ve üzerindeki presin kalkması ile Adanaspor daha rahat oynuyor. Bu süreçte daha fazla pas yapıp birkaç pozisyona girince de Adanasporun iyi oynadığı söyleniyor. 

Elinizde rakiplerinize oranla kaliteli bir kadronuz varsa pas oyunu oynayabilirsiniz. Fakat kısıtlı bir kadrosu olan, çok fazla pas hatası yapan ve iki maçtır geride kaybettiği toplarla gol yiyen Adanasporun bu sistem üzerine gitmesinin bir fayda getirmeyeceğini düşünüyorum. Kapanmış bir savunmayı paslarla açamadığımıza ve o kalabalıkta skor üretecek oyuncu sayımızın da azlığında kontra atak oyununa dönmemizin gerektiğini düşünüyorum. 

Oyunu daha dar alanda oynayıp kaptığımız toplarla rakibi eksik yakalamak ve sonuca gitmek... Tıpkı geçen seneki gibi yüksek meblağlarla kurulmuş takımlara karşı en iyi silah bu olacaktır. 

Ve gözle görülen bir diğer sıkıntı, son iki maçta rakiplerin bir çok bölgede Adanaspordan daha kalabalık olması. Oyuncuların birbiri ile arasındaki mesafenin de kısalması gerekiyor. 

 

Kötü bir sonuç ve kötü bir maç daha geride kaldı. Haftaya şu ana kadarki en ciddi rakip ile karşılaşacağız. Ve umarım Galatasaraya karşı sahaya yine topa sahip olma amacında bir takım olarak çıkmayız. 

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-10-19 15:56:07

Olur mu Olur

Akhisar İlk hafta Kayseriyi 0-2 yendi.

Ama son 3 haftadır golleri yok.

Eğer saçma işleri saha dışına atabilirsek:

a.Rodeogaya alan bırakmazsak

b.Kaleci hata yapmazsa...

gol yemeyiz.

Edgar oynamamalı, Guaye tek forvet kalmalı.

Samican olmalı, oyuna isyan edecek bir tek o var.

Karabük maçında 10 dakikada 2 kritik top attı ve kabullenmeyen yapısı ile gerçek Adanalı.

Bir de Didi topu oyuna sokma işini bırakmalı, o işi başka biri yapmalı.

Bu yıl süper lig için evvelki yıllara göre farklı bir yıl.

Alttakiler ile biraz üsttekiler arasında fark çok fazla.

Yukarıdakilerle oynadığımız maçlarda birbirimizi üzmeyeceğiz.

Ama kendi rakiplerimizle yaptığımız maçlarda iş ciddi.

Dışarıda beraberlik içerde mutlak galibiyet temel prensip olmalı.

En azından taktik bu olmalı.

Direkt rakiplerinden dışarıdan arada 3 puan filan alırsan bu iş olur.

Ayrıca;

Tehlikeli pozisyonları köşe vuruşu ve duran top kullanımlar.

Bizim de son 3 hafta yediklerimiz düşünursek çok daha fazla dikkatli olmamız gerekli.

Yine yazmalı, Rodeogaya açık alan bırakmamalıyız.

Acele etmeden, gol yemeden geçirdiğimiz her dakika 3 puan için şansımızı artıracaktır.

Ahmet Gültekin

Yazar: Editor
2016-10-15 19:06:56

Önce hakem paçozu için değmez birkaç cümle edelim. Beş para etmez bir düdüğe süper lig maçı vermişler. Ne bekleniyordu ki?

Geçelim.

Karabük takımına değinmeyeceğim, jilet gibi bir ekip kurmuşlar. İyi bir antrenman maçı verdik onlara.

Gelelim Adanasporumuza.

Gelmesek mi yoksa?

En son sözümü en başta diyeyim:

Rakipler hata yapmadığı sürece

bu ligde

işimiz

çok

zor. 

Bekleyeceğiz...

Jurcic Hoca için bir laf etmeyeceğim. Zaten söylemiştim fikrimi.

Futbolcular için bir şeyler diyelim o zaman.

Örneğin Hayrullahı yuhalayalım mı?

Ne kadar kolay değil mi?

Ya da defansı asalım. 

Orta sahayı rencide edelim.

Veya forvete yüklenelim.

Gueyenin işini bitirelim.

Sadece sorunu yani asıl sorunu halının altına süpürmüş oluruz.

Takım bu!

Bu kadar.

Her topçu elinden geleni fazlasıyla yapıyor.

Herkes canını dişine takmış oynuyor.

Sorun biliniyor.

Sorun, böyle bir takımı, yedekleri bile olmayan bir takımı kurup sahaya sürmekte.

Bunu yazmamak, dile getirmemek, yönetimin vahim hatalarına kör bakmak,her an kurbanlar ve günah keçileri aramak yakın ve uzun zamanda malum mevkinin transfer konusundaki hatalar zincirine yenilerini ekleyecektir.

Veya,

bunları hiç demesem, acaba iyi bir Adanasporlu olur muyum?

İnandırıcılığımı korur muyum?

Şirinleri görebilir miyim? 

Yazar: Editor
2016-10-11 13:32:28

Karabük maçına bakalım biz.

Ligin sağlam takımlarından biri oldu Karabük.

Aldığı sonuçlar da bunu gösteriyor.

Savunmadan hücuma kadar her noktada klas bir takım görüntüsü veriyorlar.

Etkili oyuncuları var. Yedek kulübesinde de...

Gerçi Karabük takımının analizlerini Ahmet Gültekin ve Halit Gürer ayrıntılı bir biçimde yapacaklardır. O topa girmeyeyim ben.

Biz ne yaparız?

Alanya maçında dediğimi bu maç için de söylesem temenni tutar mı? Yani, daha çok ihtiyacı olanın kazanacağı bir maç olacak, diye bir şeyi tekrar etsem...

Bilmem ki?

Karabük takımına karşı hep iyi oynadığımız istatiksel bir gerçek. En zor zamanlarda bile bu takımı yeniyoruz. Bizim zor zamanlar onların iyi zamanlarına denk de gelmiştir birçok kez.

Buna rağmen bir üstünlüğümüz var Karabüke karşı.

Kimi zaman bir futbolcu çıkmış sonucu değiştirmiştir, kimi zaman hocanın taktiği maçı almıştır, kimi zaman takım halinde savaşılmıştır. Kimi zaman maça damgasını taraftar vurmuştur.

Bu hafta üçüne de ihtiyaç duyabiliriz.

Örneğin Gueye asıl patlamasını bu maçta yapabilir. 

Örneğin Jurcic Hoca öyle bir taktik uygular ki rakibi kilit altına alır.

Örneğin sahaya çıkan 11 ve sonraki 3lü, ikişer kişilik mücadele eder.

Örneğin Turbeyler bu hafta maratonu ve kapalıyı desteğe daha çok dahil ederler, olağanüstü performanslarını bir aşama daha yukarıya taşırlar böylece. 

Futbolda imkansız diye bir durumun olmadığına birçok kez tanıklık etmişizdir. 

Sıradan bir futbol maçına çıkacağız ligin yedinci haftasında. 

Aslında abartılacak bir şey yok!

Sıkı bir Adanaspor, ama hem tribünde hem de sahada sımsıkı bir Adanaspor bu haftayı 3 puanla geçmenin şifresi olacaktır.

Güzel Yurdum Adanasporum! 

Yazar: Editor
2016-10-04 04:51:57

Şanssızlıklar silsilesi şeklinde geçen maçı hak etmediği bir mağlubiyetle kapattı Adanaspor. Yenilgiye rağmen futbolcuları tebrik etmek gerekiyor. Zira aynı oyunla maçı kazansalardı onları yerlere göklere sığdıramazdık. Hepsinin ayaklarına, mücadelelerine sağlık. Bugün sonuç alınamadı ama Adanaspor oyunu doğru oynamaya devam ederse mutlaka şanssızlığını kıracaktır. 

Şanssızlıkları bir kenara koyup 'Nasıl daha iyi olabilirdi? ' diye sorarsak teknik direktör Jurcic ile ilgili bir kaç küçük eleştiri yapabiliriz. Takımı maça hazırlaması ve oyuncuların motivasyonu ile ilgili problem yoktu. Ancak sakatlıklar sonucu yaptığı oyuncu değişiklikleri açıkçası biraz şaşırttı. Mesela Cem oyundan çıkıp yerine Emre Uğur girdiğinde, Emrenin sağ beke Digaonun sağ açığa kaydırılacağını düşünürken, Emreyi sol açıkta kullanması bence yanlış bir tercihti ve Emre Uğur etkili olamadı. 

Sonrasında Canberkin sakatlığından sonra Samicanın sol beke geçmesi anlaşılır ve mantıklıydı. Fakat orta saha için kulübede Renan varken neden Ahmet Bahçıvan tercih edildi, bilemiyorum. Belki de Renan golün olduğu pozisyonda kaleci Karacic ile o anlaşmazlığı yaşamayacaktı ve Adanaspor Konyadan puanla dönecekti. Kim bilir...

Haftaya milli maç arası var. Sakatların iyileşmesi ve kadroya yeniden dahil olabilmesi bakımından yararlı olacaktır. Dileğimiz aradan sonraki Karabükspor maçında, iyi oyun ve mücadelenin puanlara dönüşmesi.

Halit Gürer 

Yazar: Editor
2016-09-30 16:21:55

Konyaspor, teknik direktör katkısının fazlaca ön planda olduğu takımlardan. Kadrolarında yüksek kalitede fazla isim bulunmamasına rağmen Aykut Kocamanın sistemi ile geçen sezonu üçüncü tamamlayıp Avrupaya gitme başarısı gösterdiler. 

4-4-2 formasyonu ile sahada yer alıyorlar. Futbolcular muazzam bir disiplin içerisindeler. Herkes nerede durması ve ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor. Sahayı iyi daraltıyorlar ve savunma-forvet arasındaki mesafeyi olabildiğince kısa tutmaya çalışıyorlar. 

Ne var ki bu çarkın dişlilerinin son maçlarda aksadığını görüyoruz. Shakhtar ile oynanan Avrupa Ligi maçı ile birlikte takımda performans anlamında ciddi bir düşüş gözleniyor.

Hem Avrupayı hem de ligi aynı anda götüremedikleri izlenimi var. Ligde oynadıkları Trabzonspor maçını neredeyse pozisyona girmeden bitirdiler.

Önceki hafta Gençlerbirliğine karşı ise son dakikalarda buldukları şanslı bir golle beraberliği kurtardılar. 

Adanaspor da tıpkı Gençlerbirliği gibi Konyaspor ile Avrupa dönüşü karşılaşacak ve rakibinin yorgunluğunu avantaja çevirmeye çalışacak. 

Öncelikle Adanasporun bu maçta oyun disiplinine sıkı sıkıya bağlı kalması gerekiyor.

Zira Alanyaspor karşısında golden sonra savunmada verilen açıkların benzeri verilirse, bunu gole çevirme ihtimali daha yüksek bir rakip Konyaspor.

O nedenle daha dikkatli ve konsantre olunmalı.

Ve hücuma çıkarken bu maçta kanatların daha fazla kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Konyaspor bu sezon hücumlarda kanatlara ağırlık veren takımlara karşı sıkıntı yaşadı.

Bununla birlikte stoperlerinin ağır olmasından da faydalanılabilir. 

Adanaspor, geçen haftakinden daha iyi savunma yaparsa, orta saha ve hücumdaki azim ve coşkusunu sürdürürse eğer bu maçtan puan alacağını düşünüyorum. 

Şans Adanasporla olsun...

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-09-26 13:46:45

Ahmet, yazısında,

daha çok isteyen kazanır, işte o takım şimdi biziz,

demişti. 

*

Halit de

Alanyaspora karşı bariz üstünlüğümüz olduğunu

vurgulamıştı.

*

Ben de

bu hafta

o 3 puana

bizim daha çok ihtiyacımız var

diyorum,

bu maç analizini de böylece bağlıyorum.

Ev sahibi lehine 2-0 şeklinde bir skor ne iyi olur,

temennisini de dillendiriyorum.

Yazar: Editor
2016-09-22 11:08:14

Kafamda Deli Sorular

Öncelikle birazdan sıralayacağımız sorulara cevap bulabileceğimizi sanmıyoruz diyerek girelim mevzuya.

Ligler başladı, 4 hafta geçti ve 2 puanlı bir Adanaspor var karşımızda. Henüz hazır olamayan bir Adanaspor.

Her maça en çok 9 kişi gibi başlayan bir Adanaspor üstelik.

Edgar oynarsa hazır olmadığı için, Cem oynarsa mücadele etmediği için zaten 1 kişi eksik başlıyoruz.

Sonrasında 10 futbolcudan biri öyle ya da böyle kötü oynadığı için kafadan 9 futbolcu ile sürdürülen mücadele.

Peki, bu noktaya niye ve nasıl geldik?

Sorular!

1.Soru PTT1.Ligi, 3 bitimine hafta şampiyon olarak bitirmeyi garantileyen Adanaspor neden ihtiyacı olan mevkilere gereken transferleri yapamadı?

2.Soru Engin Hoca neden Ligin ilk maçının oynanacağı günden bir önceki gece gitti?

3.Soru Söylenenlere göre zaten Bolu kampı başlamadan gönderilmeliymiş çünkü Başkanın almak istediği Steven Taylor, NGog ve Onanzi gibi isimleri istememiş, ama Mustafa Pektemeki ısrarla istemiş. Bunların hangisi veya ne kadarı doğru?

4.Soru Burada kafaya başka bir soru takılıyor, doğal olarak bu da dördüncü soru oluyor. Diniz, Digao, Ethem, Barış Memiş gibi oyuncuların transferime ses çıkarmayan Engin Hoca, 3.soruda adı geçen isimleri niye istememiş?

5.Soru Takımdan, PTT1.Ligde Şampiyon olan kadroda sürekli oynayan Merthan, Nduka, Ergin gibi oyuncuların yanı sıra Uche, Mehmet Sak hatta Mehmet Sedef gibi oynadıklarında katkı koyan oyuncular giderken, Ahmet Dereli, Ahmet Bahçıvan, Cem gibi oyuncular neden kadroda kaldı? İyi bir soru!

6.Soru Hadi Engin Hoca transferlere engel oldu diyelim, Hoca gittikten sonra kalan 10-11 günde takımda eksikliği ayan beyan ortada olan forvet hattına -santrfor ve sağ sol kanat- neden transfer yapılamadı ?


Daha fazla sorular da var kafada deli deli dönüp dolaşan, onlara da başka bir yazıda değiniriz artık, kimseleri incitmeden.

Adanaturuncudur.com Editörü

Yazar: Editor
2016-09-19 13:45:39

Eğer Bir Suçlu Var İse...

Güçlü bir takıma karşı elinden geleni yapan bir oyuncu topluluğu vardı fakat umulan sürpriz gerçekleşmedi ve Adanaspor maçı kaybetti. 

Öncelikle teknik direktör Jurcicin takımını Osmanlıspora göre hazırladığını söyleyerek başlayalım. Pivot santrafor olarak oynayan Edgardan taktik gereği verim alamayacağını düşünmüş olacak ki onun yerine orta sahayı daha kalabalık tutmayı tercih etti. O bölgeye alternatif olabilecek tek isim ise Cemdi. 

Cemi ve diğer oyuncuları performansları dolayısıyla eleştirmeyeceğim. 

Çünkü hepsi terinin son damlasına kadar mücadele ediyor.

Bazı futbolcuların sırtına taşıyabileceğinden fazla yük verildi. Ve eğer bir suçlu var ise yükü taşıyamayanlar değil,

o yükü yükleyenlerdir.

Maça dönelim. Golü yiyene kadar gerektiği gibi oynayan bir Adanaspor vardı. Topu daha çok rakibe bıraktı, ufak tefek bir kaç pozisyon haricinde iyi savunma da yaptı. Fakat iyi savunma tek başına yetmedi. Umarın bireysel çabası ile attırdığı gol hesapları bozdu. Gol sonrasında (ve hatta öncesinde) ise Adanaspor hücumda organize olmakta epey zorlandı. Kalabalık çıkıldığında veya rakip eksik yakalandığında o öldürücü paslar bir türlü atılamıyor. Ve sonuç olarak tek gol atma ümidi duran toplar oluyor.

İleri hatta rotasyon şansının da fazla olmadığını hesaba katınca yeni varyasyonlar üretmek dışında bir seçenek kalmıyor. Dilerim Jurcic Hoca bu derde bir deva bulur. Zira Alanyaspor maçında sonuca gitmek ve kazanmak şart. Lig yavaş yavaş şekillenirken alt sıralardan yukarılara doğru bir sıçrama yapmamız gerekiyor.

Son söz de hakemlere olsun. Dört maçta da sonuca direkt etkiyen hatalar... Kim bilir belki de o ofsayt bayrağı kalksaydı şu an çok farklı şeyler konuşuyorduk. Ve hatta önceki haftalardaki hataları da hesaba katınca olmamız gereken sıralamadan çok uzağız belki de... " Kelebek Etkisi " küçümsenmemeli...

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-09-15 06:46:40

Özellikle gole-son vuruşa dair sorunu kadro içinde çözmek zorunda olduğumuz kesin. ya da 14 hafta daha bekleyeceğiz, 2 üç transfer yapılmasını umarak, malum bölgelere. Tabi o zaman gelince iki veya 3 topçu almakla işi götürme şansı hala devam edecek mi, bilinmez. Keşke bilinir olsa. Her hoca da sadece 3 futbolcu alıp takımı şampiyon yapacak bir kapasiteye sahip değildir. Dileriz olur. Kolayı var aslında bu sezon, şimdilik bir şampiyonluk iddiamız yok, hedef daha mütevazı.

Geçenlerde Samicana sol bek konumunu uygun bulmuştuk icap ettiği takdirde. Bize sorarsanız icap da ediyor aslında. Diniz orada, çok fark ediliyor, sol bek dediğin biraz gizli saklı olacak, tabiri makbülse pire gibi olacak, oradan oraya zıplayıp rakibi bozarken kendi oyununu kuracak. Diniz Renan bunun için fazlasıyla Yeti.

Hazırda takımın 2 resmi golünü atmış bir futbolcumuz Diniz. Anlaşılan o ki gol konusunda bahtı açık bir sol ayaklı kafa vuruşu.

Günay vardı bizde. Hatırlarsınız. Heybetli bir futbolcuydu. Basketboldan futbola dönmüştü, bize Beykozspordan gelmişti. Çok kalmamış müzmin sakatlık yüzünden erken veda etmişti, ama o kısa süre içinde efsane olmuştu.

Kendisi 1 adım atarken o hızla, rakibi 3 adım atmak zorunda kalırdı, böyle unutulmaz bir maçı vardı Trabzonun en iyi olduğu zamanda sol beklerini o uzun metrajlı koşusuyla aciz duruma düşürmüş golünü de atmış, galibiyeti de yazmıştı. Sene bilmem kaç.

Sporun elle oynananından ayakla oynananına geçiliyor da futbolda böyle radikal mevki değişiklikleri neden olmasın ki? Galiba Bjk futbolcusu Ertuğrul da öyle yer değiştirenlerdendi. Öyleydi öyleydi.

Örneğin Raul Gonzales forvetten ortaya geçmişti, Philipp Lahm da yer değiştiren bir futbolcuydu. Javier Mascherano ortadan geriye dönmüştü, Barcaya gelince. Andrea Pirlo 10 numaradan liberoya dönmüş bir klas. Franz Beckenbauer ise ileriden geriye dönenlerden mevki hesabında.

Gareth Bale de sol bekten fervete geçmiş.

Elimizde potansiyel bir Garet Bale olmasın!

Böyleyken böyle. 

Bu isimlerden biri de neden Dinizlerin Renanı olmasın?

Sadece bir soru bu. Yanıtlanması mümkün bir soru.

Savunmacı olduğu için bir forvetin neler yapması gerektiğini doğal olarak biliyordur. Ayağına hakim bir futbolcumuz. Sıkı şutları var, soldan topu öyle bir şişiriyor ki, inmez gibi görünüyor zavallı meşin yuvarlak. Zaten olduğu yerde çok sırıttığını ima etmiştik.

Dinizin merkez forvet konumunda şimdiki yerinden daha başarılı olacağı kesin. Rakip ceza yayının civarında konuşlanması onu, gol yollarına en yakın bir yerde olması itibariyle, etkili kılacaktır. 

Bu bir fantazi değil, bir ihtimaldir. Mümkündür. 

Yazar: Editor
2016-09-09 05:48:44

Milli takım arasından sonraki lig maçları Adanaspora hep iyi gelmiştir. Bundan önceki senelerde de çeşitli sebeplerden ötürü lige kötü başlangıç yapmış ancak bu ara sonrası daha dişine göre rakiplerle, daha hazır bir şekilde karşılaşmış ve sonuca gitmeyi başarmıştır. 

Gaziantepspor maçı öncesi şartlar yine benzer...

Teknik direktör Jurcic, takımla iki hafta çalışıp takımı daha iyi tanıma fırsatı bulurken, hazır olmayan oyuncular antrenman açıklarını kapatma şansı buldu. Ve rakip, tıpkı önceki sezonlardaki gibi, çıkış yakalamaya uygun bir takım...

Gaziantepsporun önceki iki maçına bakınca, hücumda üretkenlikten uzak olduklarını söyleyebiliriz. Gençlerbirliği ve Trabzonspor karşısında uzaktan şutlarını saymazsak rakipleri için önemli tehdit oluşturamadılar. Trabzona attıkları gol ise tamamen Orkan Çınarın bireysel çabası sayesinde gelmişti.

Geride kalan iki haftada organize bir atak geliştirememis olabilirler ancak transferin son günlerinde kadrolarına kattıkları isimlerin takımın çehresini değiştirebileceğini de eklemeden geçmeyelim. Zira aldıkları Kolar ve Rajtoral önemli kariyere sahip oyuncular ve fark yaratabilecek potansiyeldeler.

Gaziantep ekibinin eksiklerine gelince, orta sahada görev yapan Muhammet İldizin cezalı olması Adanasporun lehine. Çok koşan ve ikili mücadele kazanma yüzdesi yüksek bir isimdi. Ayrıca geçen haftaki golün sahibi Orkanın sakatlığı söz konusu ve oynayıp oynamayacağı kesin değil. 

Adanaspor,  Gaziantepspor karşısında da Kasımpaşa maçındaki mücadeleyi verirse eğer galibiyetin çok da uzakta olduğunu düşünmüyorum. Yeter ki verilen mücadele skora da yansısın...

İlk üç puanı haneye yazdırmak dileğiyle...

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-08-28 13:43:51

Krunoslav Jurčić Dinamo Zagrepte 1988 yılında futbolculuk hayatına başladı ve 1995 yılına kadar başarılı bir kariyer neticesinde Belçikaya Beverene transfer oldu.

Kısa bir süre sonra Hırvatistana döndü ve 1999 yılında tekrar yurtdışına İtalyaya transfer oldu, 3 sezon İtalya liginde çok uzun süre alamayıp kariyerini 2004 yılında Slaven kulübünde bitirdi.

Teknik adamlık kariyerine ise 3 sezon futbol oynadığı Istra kulübünde başladı ve ilk sezonunda kulüp tarihinin en iyi derecesi olan lig 6.lığı oldu.

Bir sonraki sezon jübile yaptığı Slaven kulüne geçti ve yine kulüp tarihinin rekorunu kırıp ligi 2. bitirdiler. 2009 yılında futbola başladığı Dinamoya döndü ve 3 şampiyonluk ve 1 Hırvat kupası kazandı.

2013 yılına kadar geçen sürede 3 kez gelip 3 kez ayrıldı Dinamodan.

Bu sürede Şampiyonlar ligi ve UEFA macerası oldu.

Jurcic en son Slovenya ligi takımlarından Mariboru çalıştırmış ve ayrıca 2012 yılında Hırvat milli takımında Teknik adam yardımcılığı da yapmıştır.

Kariyerinde futbolculuk olarak 4 lig şampiyonluğu, 3 kupa, teknik adamlık olarak 3 lig, 2 kupa, 1 süper kupa kazanan Kurnoslav 46 yaşında ve daima üst sıraları ve başarıyı hedefleyen bir profil çiziyor.

Uluslararası futbolculuk ve teknik adamlık kariyerine Türkiye sayfasını ekleyen Jurcic Adanaspor öncesi geçtiğimiz günlerde Polonya Şamipyonu Wisla Krakow ile görüşüp anlaşmasına rağmen Polonyalıların bazı sözlerde durmaması üzerine Hırvatistana dönmüş.

Avrupa şampiyonası boyunca TVlerde yorumculuk ve köşe yazarlığı da yapan Jurcicin İlk 2 sezonunda çalıştığı takımlara tarihinin en iyi derecelerini yaptırma başarısını burada yakalaması için Şampiyonluk gibi zor bir hedefi olacağını belirterek kendisine başarılar diliyoruz.

Gökmen Demirkaya

Yazar: Editor
2016-08-26 06:28:37

Aradan dört yıl geçse de o malum maç önünde, sırasında ve sonrasında olan herşey hala dün gibi hafızalarda. O süreçte ilginç gelebilecek bazı şeyler de öğrendi Adanaspor taraftarları. 

Mesela o gürültüde, FAnın, sırtı kendisine dönük olan Barbarosun ona ettiği küfürü duyabilecek ses eşiğine sahip olduğunu ve bunun köfteci dükkanı ile hiçbir alakasının olmadığını, bir siyasi liderin isteğinin bir şehrin kaderinden daha önemli olduğunu ve bu sebepten ötürü kusura bakılmaması gerektiğini ve yine FAnın maçtan dört gün önce Kasımpaşalı yöneticiler ile görüşmesinin şike soruşturması kapsamına girecek kadar önemli olmadığını öğrendi Adanaspor taraftarları...

O maçı unutmayacağız.

En farklı galibiyetimiz bile unutturmayacak. Yine de taraftar bu maçtan bir galibiyet bekliyor.

Şimdiye bakalım.

Kasımpaşanın önceki senelerdeki şaşalı kadrosundan eser yok. Yıllarca harcanan yüksek meblağlar onları Avrupaya taşımaya yetmeyince mecburen küçülmeye gittiler ve bu da doğal olarak kadrolarının kalitesini düşürdü. 

Trabzonspor maçında ağırlıklı olarak kanatlarda oynayan Adem Büyük ve Tunay Torun üzerinden pozisyon üretmeye çalıştılar. Fakat bu taktiğin başarıya ulaştığı söylenemez. Takımın en önemlisi olarak görünen bu iki isim üretkenlikten uzaktılar. 

Savunmaları ise geçen hafta SOS verdi. Basit top kayıpları ve stoperler arasındaki uyum sorunu hat safhadaydı. Özellikle Titinin kötü bir maç çıkardığını vurgulayalım. Güçlü bir fiziğe sahip olan Edgar maça kadar hazır olursa mutlaka gol pozisyonları yakalayacağımızı düşünüyorum.

Adanaspor ise hala transferi tamamlayamadı. Beklenen kanat oyuncusu transferi hala gelmedi ve eğer Edgar hazır olursa, Magaye kanatta oynayabilecek en iyi isim gibi görünüyor.

Ayrıca Ramos transferi ve Didinin takıma geri dönmesi ile stoper pozisyonundaki oyuncu sayısı 7ye yükseldi. Hal böyle olunca da Renan Dinizi sol bek olarak değerlendirip o bölgede transferin kapatılacağı gibi bir algı oluştu. Bence yanlış bir tercih olur.

Çünkü rakiplerin hızlı kanat oyuncularına karşı stoper orijinli ağır bir oyuncu ile sıkıntı yaşarız diye düşünüyorum. Hem önünde oynayan Roneinin de savunma yönünün zayıf olduğunu hesaba katınca problemin daha da büyüyebileceğini öngörmek çok da zor olmasa gerek. Kadroda şans bulması zor olan stoperlerin en azından kiralık olarak gönderilip, yerine bir sol bek transferi yapılmasının gerekli olduğu görüşündeyim. 

Kasımpaşa karşısında alınacak bir galibiyetin hem 27 Mayısın intikamının alınması açısından hem de sezonunun geri kalanına ümitle bakabilmek adına çok önemli olacağı görüşündeyim. 


Cumartesi günü sezonun ilk galibiyetini almak dileği ile.

 

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-08-22 17:08:25

Önümüzde nefis bir Kasımpaşaspor maçı var. Nefis diyorum. Çünkü elimizde o takımdan malum rövanşı almanın ilk fırsatı var.

Bu maçı, bu sezon için kazanmayı istemeye gerek yok. Yani sadece buna gerek yok. Bu hedef cepte kalsın.

Kasımpaşaspor mücadelesini neden kazanmalıyızın baldan tatlı ve kıymetli birkaç sebebini kaydedelim hadi: 

  1. 27 Mayıs 2012 tarihinin hatırına almalı bu maçı.
  2. O sezon canını dişine takan tüm futbolcular, hoca, herkes için bu maçı almalı.
  3. Çok emek vardı, ona hürmeten almalı.
  4. Ankara akşamında stadı dolduran binlerce taraftar hatırına almalı bu maçı.
  5. O derin yalnızlığın küçük bir hesabını görmek için almalı bu maçı.
  6. Bizi belki beş sene geriye iten kumpasa bir şamar için almalı bu maçı.
  7. Köfteci güzeli hakeme, bak buradayız, demek için almalı bu maçı.
  8. Kusura bakmayı unutmadığımızı hatırlatmak için almalı bu maçı.
  9. Futbolun sadece futbol olarak kalması gerektiğini anlatmak için almalı bu maçı.
  10. Biricik Adanasporumuzun kaderini varsın iç koşullarımız çizsin ama dışarıdan kurgu müdahaleler olmasın, diye bir not düşmek için almalı bu maçı.

Neticede almalı bu maçı! 

Neticede almalı bu maçı! 

Vira Güzel Yurdum Adanasporum. 

Yazar: Editor
2016-08-20 08:06:18

Adanaspor ilk maçını kaybetti. Aslına bakılırsa maç öncesindeki şartlara göre beklenen bir sonuç oldu ancak Adanasporun oynadığı futbol beklenmedik cinstendi. 

Tamamlanmayan transferler dolayısı ile oluşan eksiklere ve maçtan bir gece önce Engin İpekoğlunun görevi bırakmasına rağmen sahada umut veren bir takım vardı.

Bir kez daha, bu takımı kısıtlı şartlar altında en iyi şekilde hazırlayan Engin İpekoğluna teşekkür edelim. Tam olarak neler oldu bilemiyoruz ancak ayrılık kararından geri dönülmesini ummaktan başka elimizden bir şey gelmiyor ne yazık ki...Futbolculara gelirsek, Viera ve Renan Diniz güven verdiler. Ancak o bölgede fazla alternatif yok. Bu bölgeye bir transfer ihtiyacımız var ya da Didinin geri dönmesine... 

Sağ bekte Digaoyu yeterli görüyorum. Emre Uğur ile birlikte o pozisyonu iyi idare edeceklerdir. 

 

Sol bek pozisyonuna ise direkt oynayacak bir transfer gerekiyor. Canberk şu anki hali ile o bölgede ancak bir alternatif olabilecek konumda.

Bekir Yılmaz, orta sahanın arkasını iyi topluyordu ve sakatlığından sonra o bölgede biraz aksadık. Renan Fouginho ile aynı anda sakatlanmaları büyük şanssızlık oldu. Dilerim ciddi bir sıkıntısı yoktur. 

 

Koman hazırlık maçında kumaşının iyi olduğunu zaten göstermişti. Bu maçta ise Ronei Gleison kalitesini belli etti. Diğer kanada da en az onun kalitesinde bir oyuncu ihtiyacımız var.

Magayeyi ise mücadelesinden ve azminden dolayı tebrik edelim.

Genel olarak bakınca, öngörüldüğü kadar kötü bir tablo olmadığını söyleyebiliriz. Hatta mevcut şartları da göz önünde bulundurursak Adanaspor, iyi ve umut veren bir görüntüde. Ancak hala eksikler var. En kısa sürede gereken transferlerin ve teknik direktör tercihinin yapılıp Kasımpaşa karşısında -gerçek anlamda- lige başlamak gerekiyor.

Halit Gürer 


Yazar: Editor
2016-08-18 19:14:46

10-15 gün kadar önce bir arkadaşa, bak dedim, Engin Hocayı gönderecekler ve arkasından şunu diyecekler: Kimi önerdiysek beğenmedi...

Konuşma aynen böyleydi. 

Yarın bir gün bu yolda açıklamalar duyarsanız şaşırmayın ve bence inanmayın! 

Şampiyonluğun en önemli kahramanı Engin Hocaydı.

Başkanın kurduğu takımı, yani aslında küme düşmesi gereken takımı aldı şampiyon yaptı.

O kadroyu Engin İpekoğlu dışında kimse şampiyon yapamazdı. 

Ptt ligini zar zor yürütenlerin çapı süper lige yetmiyor demiştik, geçen her gün bunu gösteriyor.

Şu takımda ve belki kulüpte bu sezonun istkbali için, yani en azından bu sezonun istikbali için güvenilecek tek adam da gönderildi.

Karşılıklı anlaşma işin koca bir yalanı. 

Ortada kaderine razı olmamak için direnen ve ısrarla futbolcu bekleyen bir hoca söz konusu. 

Yolun açık olsun Engin Hoca!

Emeğin yok sayılmıştır. 

Şimdi ellerinde bir günah keçisi var artık. Transferlerin bu kadar geçikmesinin de müsebbibi bulunmuştur kendilerince.

Şimdi, Adanaspordan gitmesi gereken tek isim kalmıştır... O günü sabırla bekleyip belki bayram ilan edeceğiz... 

Not:

Sevgili Eyüp Hocam, bu durumda da o emanetçiliği kabul ederseniz bu kararınıza saygı duymayacağız. Sadece size sitem edip içimizden uğurlar olsun diyeceğiz.

Yazar: Editor
2016-08-14 10:26:41

"7-8 takviye olmazsa bu takım küme düşer, nisanda şampiyon olmuştuk bu sefer aralıkta süper lige el sallarız." Katıl veya katılma, en somut dayanağı eldeki şu kadro olan bir analizdir bu. Lig oynanmadan bitmez evet, ancak azıcık bir futbol görüşü bile bir izlenim edinmeye yetebilir. Elbette kadro değişir analizler de değişir. Bundan daha doğal ve var?

Bunları yazmak söylemek Adanaspor düşmanlığı olmaz, iyi gün dostu yapmaz kimseyi. Eleştirel görüşlere kulak tıkamak asıl mesele.

Bu ligi Ptt ile, geçen sezonu bu sezon ile karıştırmamalı. koşullar değişmezse evet sonuçlar da değişmez, ama koşullar değişti ve sonuçların değişmesi de kaçınılmaz olur. Bu en bilimsel bir durumdur. Sadece sevgimiz yetseydi Adanaspor şimdi Barca yerinde filan olurdu dünya klasmanında. 

Üstelik bir kulüp başkanını eleştirmek onun özellikle transfer politikasını berbat bulmak da Adanaspora zarar vermez tersine bir Adanaspor imajı ve istikbali konusunda kaygı duyma tavırlarıdır bunlar.

Bir başkanı-yönetimi sevmek onun transfer politikalarını desteklemek zorunda değilim. Taraftar olarak, yönetime karşı artı veya eksi herhangi bir şey hissetmeye ne gerek var? Olağan sorumluluğunu yerine getirsin, sonra gitsin bunun için mutlu olsun veya ne hissederse! Ama Adanasporu çok seviyorum hatta en çok ben seviyorum, herkesin gönül rahatlığıyla bunu kendi adına iddia edebileceği gibi.

Küfür yok, hakaret yok... Durum böyleyken başkanın-yönetimin, eleştiri sonucunda, kendilerinin neler hissedeceği pek umrumda değil. Bunun adı vefasızlık hiç değil, herkesin üzerine düşen işi yapması gerektiği gerçeğinin bir başka ifade şeklidir. Belirtmiştik. Taraftarın bir başkana takımı şampiyon yaptı, takıma iyi futbolcu aldı diye methiyeler düzme mecburiyeti yoktur, dileyenin dilediğini hissetme noktasında.

Ama tam da bunun yanında bir başkanın-yönetimin iyi bir takım kurma mecburiyeti vardır.

Çünkü bunun için o görevin başındadır. 

Herkes kendi lisanınca sever savunur bu idareyi ve şeklini.

Terbiye sınırları içinde biz sonuna kadar eleştireceğiz bu transfer dönemi zihniyetini. 

Yazar: Editor
2016-08-09 13:31:00

1.Parça

  • Şampiyonluktan sonraki açıklamaları dinlerken ne kadar da ümitliydik. 
  • Yurt dışında birçok oyuncu belirleniyor 
  • ve Engin İpekoğlu da bu oyuncuları izlemeye gidiyordu. 
  • Vaat edilenler gerçekten güzeldi 
  • ama maalesef 
  • her sezon klasikleşen 
  • transfer dönemi fiyaskosunu 
  • bir kez daha yaşıyoruz. 
  • Hem de bu sefer en afilisinden.
  • Bugün Ercan Ethem Pülgir, Adanaspora katıldı. 
  • İlk olarak Kartalsporda piyasaya çıkmış, 
  • daha sonra Bursaspora transfer olmuş fakat bekleneni veremediği için K. Erciyesspora gönderilmiş 
  • ve ayrıca geçen sezon PTT 1. Ligde bile 
  • üst düzey oynayamamış bir oyuncu...
  • Bu transferinin neden yapıldığını anlamaya çalışıyorum.
  • PTTde şampiyonluğa oynayan bir takımda bile en iyi  şartlarda yedek olabilecek kapasitede bir stoperi 
  • bir Süper Lig takımı neden alır, bilemiyorum.
  • Ki zaten bu zamana kadar da o ayarda bir takımın talip olmadığını düşünüyorum.
  • Bana kalırsa Yakup, Ethemden daha kaliteli bir isim ve zaten kadroda.
  • Bu oyuncudan beklentimiz tam olarak nedir gerçekten bilemiyorum 
  • ve üzülerek bu transferde hiç bir olumlu taraf göremiyorum. 
  • Görebildiğim sadece vizyonsuz bir transfer politikası.
  • Ha bu arada;
  • futboldur, bakarsınız Ethem çıkar, başta ben olmak üzere ona güvenmeyen herkesi yanıltır.
  • Dileğim de böyle olması. 
  • Ancak böyle bir durum dahilinde bile bu bir transfer başarısı değil, 
  • Ethemin kendi mucizevi başarısı olacaktır.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-08-05 14:02:51

Bekir Yılmaz, ilk olarak Bucasporun Süper Lige yükseldiği 2009-2010 sezonunda dikkat çekmişti.

Daha sonra ise Manisaspor ile çıkış yakalamış ve başarılı geçirdiği 3,5 sezonun ardından Bursasporun radarına girmeyi başarmıştı.

İlk başlarda Bursada daha çok forma şansı buluyordu fakat geçen sezonki istikrarsız performansları ve yerine transfer edilen oyuncular sebebi ile takımla yollarını ayırdı.

Sahadaki rolünü özetlemek gerekirse, çalışkan, teknik kapasitesi yüksek ve dikine oynamayı seven bir orta saha oyuncusu.

Geçen sezon ufak bir düşüş yaşamış olması beni çok fazla endişelendirmiyor.

Çünkü geçen sezon Engin İpekoğlunun düşük performans gösteren futbolculardan nasıl maksimum verim aldığını biliyoruz. 

Yararlı bir transfer olacağı görüşündeyim.

Bekire Adanaspor kariyerinde başarılar diliyoruz.

 

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-08-03 07:17:49

Takımın ne kadar kötü durumda olduğunu

Engin Hoca

bir şekilde ifade etti.

Ortada bir takım yok.

Yani şekillendirmek için bile bir takım yok.

Şimdi bir takım kurulacak

ve şekillendirilecek.

Bekleyeceğiz.

Nedir?

Nisan ayında şampiyon olmuş bir takım vardı.

Şimdi gelmiş olmuş ağustos.

Biz bu süreçte ŞEKİLLENDİRECEK bir takım oluşturamamışız.

Darbe girişimi futbolcuların bahanesiymiş.

Ama bu 18 günden önce ne yapıldı?

Bekleyeceğiz.

Bizim istediğimiz para versek de gelmiyormuş.

Anlaşılan kaos sadece Adanada ve buraya gelecek topçuyu da

biz bulamıyoruz.

Evet.

Bekleyeceğiz.

Yazık!

Ama her gün bir öncekinden daha sert geçecek.

Canına yandığım...

Yazar: Editor
2016-07-24 13:01:39

Transfer dönemi yine derin bir hüsran bre.

Kulüp haklı diyelim.

Çünkü futbolcuyum diyen

deli paralar istiyor.

Bir de Türkiyeye gelecek olan

fiyatını üçe beşe katlıyor.

Açıklama bu.

Eyvallah.

Katılıyoruz da kulübün bu manadaki tavrına.

Ama...

Taraftar da haklı.

Süper ligdeyiz

ve henüz

Ptt 1.lig transferi bile yapmadık biz.

Kaygılanmak da

taraftar olarak bizim hakkımız.

Bu hafta altı yedi yabancı futbolcunun

kampa katılması bekleniyor.

Dile getirilen bu.

Umuyoruz.

Klasik olarak biz hep umuyoruz.

Yazar: Editor
2016-07-17 07:50:53

Diyor ki muhterem

istasyon meydanına,

     Uğur mumcu Meydanı da demiyor,

çıkıp darbecileri protesto edelim.

Darbelerin her türlüsüne sivil veya askeri,

bunlara toptan karşı olduğumuzu defalarca yazdık.

Bir daha yazalım ki buradan bize bir etiket yapıştırılmasın.

Muhterem, çıkmış Adanaspor kimliğiyle bizi siyasi bir gösteriye payanda olmaya davet ediyor.

Evet, darbe önlenmiştir ve bu artık adli hukuki yasal bir iştir.

Ama bunun devamı gösteri dünyasının bir parçası olmuştur.

Bir partinin devletin kendisi olması gösterisi.

Biz burada tekilden solcu takılırız.

Takıldığımızla kalırız.

Kolayca yok sayılabiliriz.

Sayfayı tıklamazlar olur biter.

Yüz binlerce sayfa içinde kaplanpenche var mı yok mu bilinmez, denizde kum bile olmaz.

Ama siz muhterem, Adanasporsunuz ama...

Adanaspor adını itinayla yönetmeniz gerekir.

Evet, siz bize akıl verirseniz biz de size akıl veririz muhterem.

Herkesin bir fikri ve idraki var.

Okuduğunuz son kitap Cin Ali olabilir.

Saygısızlık etmeyiz.

Kendi adınıza, soyadınızın ilk hecesinin metaforuna biat edebilirsiniz pek ala.

Hakkınız var,

böyle bir tercihe laf eden cahilin önde gideni olur.

Lakin bir AkAdanaspor birçoğunu üzer. Biliniz.

Adanaspor bir tür aşkınızsa

lütfen işinizle aşkınızı karıştırmayınız.

Bizi de bu güzide takımdan soğutmayınız.

Bize siyasi liderlik yapmayınız kulüp başkanı olunuz,

bize akıl vermeyiniz, transfer yapınız.

Böylece hepimiz daha çok mutlu oluruz.

*

Darbelere hayır.

Ama diktatörlüğe de hayır.

Şeriata da hayır.

Transferlere evet.

Yazar: Editor
2016-07-14 06:20:32

kaplanpenche 10 yaşında.

Binlerce fotoğraf ve yazıyla burada zamanla yeni bir dönemin tarihinin kaydı tutuldu.

Özelde Adanaspor genelde memleketin halleri bir başka bakış açısıyla yorumlandı.

Hakikaten dostlarla var olduk. 

Bu vesileyle ne güzel insanlar tanıdık, arkadaş olduk. 

Bu 10 yıl içinde futbolda başarı olarak hedeflediğimiz noktaya geldik. 3. ligden süpere geçtik.

Eğlenceli zamanlar yaşadık. Üzüntüleri yok saydık.

Bu 10 sene içinde genç arkadaşlar evlenip çoluk çocuğa karıştı, çoğu hanım köylü oldu:)) 

5 yaşındakiler şimdi neredeyse tribüncü, ilk okuldakiler üniversteli oldu. 

Devam edeceğiz. Dilerim daha büyük başarıların içinde oluruz.

  • kaplanpenchenin bu sayfadan ibaret olduğunu hatırlatmama gerek yok sanırım.

10 yılın emeğiyle oluşturulmuş, üzerine titrenmiş, sabırla büyütülmüş...

kaplanpenchenin sevilmesi elbette onur vericidir bizim için.

Ama adının alınıp öylece kullanılması üzüntü vericidir.

En nihayetinde kaplanpenche burasıdır.

Ötesi, (yağmacılıktır demeyeyim hadi) ve fakat onca emeği yok saymaktır.

Vira.

Nice 10 yıllara...

Yazar: Editor
2016-07-03 06:40:37
  • Geçen sezon 
  • hem mucizevi 
  • hem emek dolu bir yıldı.
  • Geçen sezona güvenip 
  • aynı plan ve programla 
  • süper lige başlamak 
  • riskli olabilir. 
  • Hüsran olabilir. 
  • Örneğin 
  • yeni döneme 
  • yine Osman Yereşende devam etmek 
  • bu sefer 
  • tutmayabilir. 
  • Örneğin 
  • bu transfer politikamız 
  • bu sefer 
  • yetersiz kalabilir. 
  • Zira 
  • yıldırım 
  • aynı yere 
  • iki kez 
  • düşmeyebilir.
  • çıkmak zordu
  • 12 senede oldu
  • düşmek bir anda olabilir.
  • hepimiz üzülürüz sonra.
Yazar: Editor
2016-06-19 08:52:20

Adanaspor

neden başarır

milli takım

neden başaramaz?

  • Çünkü Adanaspor 
  • ta en başta 
  • yola 
  • doğru adamlarla 
  • ve stratejik bir planla 
  • çıktı. 
  • Orhan şeref apak ile başladı. 
  • tamer güney 
  • ve gündüz tekin onay gibi isimlerle,
  • miliç ile 
  • devam etti. 
  • Bu isimlerin büyüklüğünü 
  • açıklamaya 
  • gerek yok. 
  • Bilen bilir.

En baştan en çok kendi alt yapısına güvendi,

neoosmanlı gibi yağmacı olmadı.

muktedir rehavetiyle

günü kurtarmaya çalışmadı.

mehter marşı zihniyeti gibi

iki geri bir ileri demedi,

koşullar elverdiğince

hep ileri dedi.

egolara değil

birlik ve beraberliğe dayandı.

hiç kibirli olmadı. en önemlisi de buydu.

  • Adanaspor başarır 
  • çünkü emekle 
  • var olmuştur. 
  • milli takım başaramaz 
  • çünkü hazırcıdır 
  • ve muktedirin 
  • futboldaki ön bahçesinden başka bir şey de 
  • değildir.
Yazar: Editor
2016-06-12 08:41:04

Süper Lige çıkmak

yıllar alabilir.

Bizim

tam

12 yılımızı aldı (on ki yıl).

Ama

buradan    d  ü  ş  m  e  k

pratikte 

s   a   d   e   c   e

5   a y d a (beş ay)

gerçekleşebilir.

Hepimize

daha fazla

s   o   r   u   m   l   u   l   u   k

düşüyor. 

Bu yüzden

daha çok

birlik olmamız

lazım.

Hatta şart.

Ahmet Gültekin

Yazar: Editor
2016-06-03 09:37:43

Şeytan diyor yak gemileri... 

Yazar: Editor
2016-05-28 06:20:52

Bazı solcu sosyaldemokrat vs zevatın haline üzülüyorum.

Üzülmemin sebebi analiz fukaraları olmaları

Ve bu yüzden hep kendi boklarıyla oynamaları.

Eyvahlar silsilesi... 

Memleketi tanımadan bilmeden yorumlar yapıp

Fikirler belirtiyorlar.

Bre haklarıdır, yapsınlar tabi...

Ama referans noktaları

Bu zevatın fikren güvenilmez br halde olduğunun

Acıklı fotoğrafını veriyor.

Bu ülkede siyaseten neden kaybediyoruz?

Çünkü kelli felli solcu sosyaldemokrat vs zevat

ülkeyi hakikaten bilmiyor tanımıyor.

Onların ipiyle kuyuya iniyoruz

Ve hep kuyunun o melun dibinde kalıyoruz. 

Muktedir dili

"ülken gerçeklerini bilmeden siyaset yapıyorsunuz filan"

diyordu da inanmıyorduk.

Gerçi muktedirin ülkeyi nasıl tanıdığı

Ve bu tanıma sonucunda

Nasıl da lüplettiği ayrı bir konu olsa da

Saptamalarında haklılık payı yok değil.

Ne diyeyim!

Hay bin kereste...

Yazar: Editor
2016-05-20 09:27:11
  1. ölçülü
  2. şov yapmaktan uzak
  3. doğal
  4. hakim
  5. takıma hakim
  6. oyuna hakim
  7. samimi
  8. güven veren
  9. takıma güven veren
  10. taraftara güven veren
  11. saygın
  12. saygılı
  13. lafını bilen
  14. çağdaş
  15. çalışkan
  16. hakkaniyetli
  17. demokrat
  18. planlı
  19. işini şansa bırakmayan
  20. ilerici
  21. olanı geliştiren
  22. tüketmeyen
  23. biriktiren
  24. yaratıcı
  25. çözüm üreten
  26. vazgeçmeyen
  27. mütevazı
  28. gölgesi ağır adam
Yazar: Editor
2016-05-12 13:32:12
  • Tertemiz 
  • şampiyonluğumuzu 
  • hiçbir 
  • kirli 
  • dil,
  • hiçbir
  • sefil
  • iddia
  • lekeleyemez! 
  • Bu, 
  • Türk
  • futbol 
  • tarihinin
  • en 
  • şaibesiz 
  • ve 
  • hak edilmiş 
  • şampiyonluğudur.
  • Başka kapıya...
Yazar: Editor
2016-04-30 06:42:30
9. galibiyet de gelsin hadi.
Yazar: Editor
2016-04-28 15:18:34

Şampiyonluğun "şampiyonluğu kendi takımımız üzerinden" kutlanmasına devam edilmesi dileğiyle.

Tadını çıkaralım. Adanaspor diyerek.

Şampiyon Adanaspor.

Yazar: Editor
2016-04-25 10:39:10

Son haftalara girdikçe işler kızıştı.

Maçlar daha sert geçti, dakikalar daha zor…

Bir panik havası oldu ligde. Bir telaş…

Hedef çok uzak gibi görünüyordu, yol meşakkatli, zahmetli, eziyetli…

  • İşin 
  • içine,
  • önceki yıllarda 
  • hep 
  • olduğu 
  • gibi,
  • saha dışı oyunlar da 
  • karışır oldu.

Bu durumda ihtiyacın olan güç senin formanda ve mis gibi mazinde vardı zaten Yiğit Adanaspor Futbolcusu…

 

U n u t m a d ı n...

sana o formanın heybeti de yardım edecekti.

O armanın tertemiz turuncu beyazı…

  • Liglerde 
  • gölgesi ağır bir ad, 
  • Adanaspor adı da
  • yardım etti
  • sana.

Herkes telaşlandı, panikledi haklarıdır.

Ama sen ürkmedin ve yoluna devam ettin Adanaspor Futbolcusu.

Sadece Ptt’nin en iyisi değil Süper de dâhil ilklerdesin armanla ve formanla Büyük Adanaspor Futbolcusu

  • Sen Miliçlerle, 
  • Reşitlerle, 
  • Vedatlarla, 
  • Timuçinlerle, 
  • Köksallarla, 
  • Özerlerle, 
  • Boralarla, 
  • Günaylarla 
  • Sabotiçlerle 
  • ve daha birçok efsane isimle 
  • aynı formayı 
  • giyiyorsun 
  • Emekçi Adanaspor Futbolcusu.

Gol kralları çıkaran bir takımın futbolcusuydun, u n u t m a d ı n.

UEFA’ya defalarca giden bir takımın futbolcusuydun, u n u t m a d ı n.

Süperde –türlü entrikalara rağmen- lig ikincisi olmuş, aslında şampiyonluğu hak etmiş bir takımın futbolcusuydun, u n u t m a d ı n.

  • Sen 
  • alın terinin, 
  • emeğin, 
  • tertemiz mücadelenin 
  • biricik futbolcusuydun.

U n u t m a d ı n.

Zorlu haftalarda birçok takımın eli ayağına dolaştı.

Ama senin değil…

  • Çünkü 
  • Sen 
  • Adanaspor’sun!

U n u t m a d ı n!

Teşekkürler Sevgiler ve Hürmetler...

Yazar: Editor
2016-04-20 20:38:11

Bu yazıyı, lig sonuna kadar her hafta yayımlayacağız dostlar.

_______________________________

 Son haftalara girdikçe işler kızışacaktır.

Maçlar daha sert geçecektir, dakikalar daha zor…

Bir panik havası olacaktır ligde. Bir telaş…

Hedef çok uzak gibi görünecektir, yol meşakkatli, zahmetli, eziyetli…

  • İşin 
  • içine,
  • önceki yıllarda 
  • hep 
  • olduğu 
  • gibi,
  • saha dışı oyunlar da 
  • girecektir.

Maçı

sahada

alamayan

masa başına

geçecektir.

  • Ayak 
  • oyunları 
  • olacaktır.

Bu durumda ihtiyacın olan güç senin formanda ve mis gibi mazinde var Yiğit Adanaspor Futbolcusu…

 

Unutma sana o formanın heybeti de yardım edecektir.

O armanın tertemiz turuncu beyazı…

  • Liglerde 
  • gölgesi ağır bir ad, 
  • Adanaspor adı 
  • yardım edecektir 
  • sana.

Herkes telaşlansın, paniklesin haklarıdır. Ama sen ürkme ve yoluna devam et Adanaspor Futbolcusu.

Sadece Ptt’nin en iyisi değil Süper de dâhil ilklerdesin armanla ve formanla Büyük Adanaspor Futbolcusu

  • Sen Miliçlerle, 
  • Reşitlerle, 
  • Vedatlarla, 
  • Timuçinlerle, 
  • Köksallarla, 
  • Özerlerle, 
  • Boralarla, 
  • Günaylarla 
  • Sabotiçlerle 
  • ve daha birçok efsane isimle 
  • aynı formayı 
  • giyiyorsun 
  • Emekçi Adanaspor Futbolcusu.

Gol kralları çıkaran bir takımın futbolcususun, unutma.

UEFA’ya defalarca giden bir takımın futbolcususun, unutma.

Süperde –türlü entrikalara rağmen- lig ikincisi olmuş, aslında şampiyonluğu hak etmiş bir takımın futbolcususun, unutma.

  • Sen 
  • alın terinin, 
  • emeğin, 
  • tertemiz mücadelenin 
  • biricik futbolcususun.

Unutma.

Zorlu haftalarda birçok takımın eli ayağına dolaşacaktır.

Ama senin değil…

  • Çünkü 
  • Sen 
  • Adanaspor’sun!

Unutma!

Yazar: Editor
2016-04-17 11:58:05

Şampiyo(n)dan Gövde Gösterisi

Muazzam bir galibiyet daha geldi... Tam şampiyonlara yakışır cinsten hem de... Uzun süredir Adanaspor taraftarları bu kadar rahat ve stressiz bir maç izlememişti sanırım.

Maçın ilk yarısında belki rakibin direnç göstermesinden, belki de takım üzerinde ufak da olsa kalan baskıdan dolayı Adanaspor pozisyon üretmekten uzaktı ve alışılmış oyununu sergileyemedi. Ancak daha önce de yazdığım gibi, mutlaka bir açık yakalayıp golü bulacağını hissettiren bir takım Adanaspor... Çoğu takım golden önce baskı kurar, ileride çoğalır ve sonuca öyle gider. Fakat Adanaspor her an, her dakika, hatta baskı kendi üzerindeyken bile gol bulabilen bir ekip. Nitekim bu maçta da ilk ciddi pozisyonu gole çevirmeyi başardı. Sonrasında ise 1461 Trabzon'un oyundan düşmesi ve golle birlikte kazanılan özgüvenle maç tek taraflı bir gösteriye dönüştü.

Bu maçla birlikte artık Adanaspor'un Süper Lig'e çıkamama ihtimali mucizeden de öte. Yakaladığı bu ivmeye rağmen her maçı kaybedeceğini varsaysak bile iki rakibinin birden Adanaspor'u geçmesi fikstüre bakınca çok zor görünüyor.

Tabi Engin İpekoğlu ve Adanasporlu Futbolcular işi matematiksel olarak bitirene kadar durmayacaklardır.

Aynı ciddiyetle sahaya çıktıkları takdirde ise Gaziantep'ten "ş a m p i y o n" olarak döneceklerdir.

Yolun Sonu Şapiyonluk Old...

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-04-15 08:51:00

Bu yazıyı, lig sonuna kadar her hafta yayımlayacağız dostlar.

_______________________________

 Son haftalara girdikçe işler kızışacaktır.

Maçlar daha sert geçecektir, dakikalar daha zor…

Bir panik havası olacaktır ligde. Bir telaş…

Hedef çok uzak gibi görünecektir, yol meşakkatli, zahmetli, eziyetli…

  • İşin 
  • içine,
  • önceki yıllarda 
  • hep 
  • olduğu 
  • gibi,
  • saha dışı oyunlar da 
  • girecektir.

Maçı

sahada

alamayan

masa başına

geçecektir.

  • Ayak 
  • oyunları 
  • olacaktır.

Bu durumda ihtiyacın olan güç senin formanda ve mis gibi mazinde var Yiğit Adanaspor Futbolcusu…

 

Unutma sana o formanın heybeti de yardım edecektir.

O armanın tertemiz turuncu beyazı…

  • Liglerde 
  • gölgesi ağır bir ad, 
  • Adanaspor adı 
  • yardım edecektir 
  • sana.

Herkes telaşlansın, paniklesin haklarıdır. Ama sen ürkme ve yoluna devam et Adanaspor Futbolcusu.

Sadece Ptt’nin en iyisi değil Süper de dâhil ilklerdesin armanla ve formanla Büyük Adanaspor Futbolcusu

  • Sen Miliçlerle, 
  • Reşitlerle, 
  • Vedatlarla, 
  • Timuçinlerle, 
  • Köksallarla, 
  • Özerlerle, 
  • Boralarla, 
  • Günaylarla 
  • Sabotiçlerle 
  • ve daha birçok efsane isimle 
  • aynı formayı 
  • giyiyorsun 
  • Emekçi Adanaspor Futbolcusu.

Gol kralları çıkaran bir takımın futbolcususun, unutma.

UEFA’ya defalarca giden bir takımın futbolcususun, unutma.

Süperde –türlü entrikalara rağmen- lig ikincisi olmuş, aslında şampiyonluğu hak etmiş bir takımın futbolcususun, unutma.

  • Sen 
  • alın terinin, 
  • emeğin, 
  • tertemiz mücadelenin 
  • biricik futbolcususun.

Unutma.

Zorlu haftalarda birçok takımın eli ayağına dolaşacaktır.

Ama senin değil…

  • Çünkü 
  • Sen 
  • Adanaspor’sun!

Unutma!

Yazar: Editor
2016-04-13 08:13:29

Şöyle yazacağız sizin için, Adanaspor Futbolcusu:

E   F   S   A   N   E       K   A   D   R   O

Kayhan, Feyzullah, İsmail, Eyüp, Mustafalar... döneminden sonra siz Adanaspor tarihinin efsane kadrosusunuz. 

Altanlı,Necatili, Emrahlı o müthiş kadrodan da muhteşemsiniz.

  • Siz
  • emekten
  • var oldunuz,
  • yoktan
  • var ettiniz.

Hepinizin adı tek tek kaydedilecektir, hem hafızamıza hem tarihimize.

 

Şimdinin çocukları, gençleri sizin adınızı yıllarca anacaklar.

Hayrullah, Fırat, İrfancan, Merthan, Didi, Emre Uğur, Canberk Dilaver, Mehmet Sak, Mehmet Sedef, Cem Özdemir, Samican, Tevfik, Yakup, Yiğitcan, Renan, Magaye, Nduka, Uche, Ergin Keleş, Ahmet Dereli, Ahmet Bahçivan, Fahri, Oğuzhan, Sabit Hakan... 

ve Teknik kadro... Serhat Galimane, Mustafa Şentabaklar, Çağdaş Mavioğlu...

  • Seni de 
  • Gündüz Hoca'dan sonra, 
  • bir diğer 
  • Gölgesi Ağır Adam olarak 
  • kaydeceğiz 
  • Engin İpekoğlu... 

Az kaldı ipi göğüslemeye...

Son haftaya kadar mücadeleye devam.

Sevgiler ve hürmetler size... 

Yazar: Editor
2016-04-11 15:49:33

Tam Mesai

Adanaspor'un Boluspor karşısında hiç şansının tutmadığı herkesçe malum... Hatta çoğu maç, kaos yaşanmasına neden oldu. Bu sene toplu taraftar protestosunun olduğu tek maç Bolu maçıydı. Geçen seneki maçta ise Tribün-Futbolcu arasında başlayan tartışma Bayram Akgül'ün görevi bıraktığını açıklaması ile devam etmiş ve zor bir süreç yaşanmıştı. Daha önceki senelerde de kötü performansın tavan yaptığı ve psikolojik olarak Adanaspor'un fazlaca yıprandığı maçlar da hep Boluspor'a denk geldi.

Bu kötü geçmişi bir tarafa koyarsak Adanaspor, Boluspor deplasmanında hiç bu kadar avantajlı görünmemişti. Samsun maçında iyi oynayan ve açık ara lider bir Adanaspor'a karşı, sekiz maçtır galibiyet alamayan ve son oynadığı maçta Elazığspor karşısında da pek ümit vermeyen bir Boluspor var.
Geçen haftaki Elazığspor - Boluspor maçı belki de sezonun en zevksiz maçına sahne oldu. Boluspor sahada çok dağınık bir görüntü verdi. Oyuncular arasındaki mesafe çok fazlaydı. Bu da hem hücumda hem de orta sahada kalabalık ve üstün olmalarına engel oldu. Tabi bu maçta Adem Alkaşi, Alican ve Emre Kılınç gibi ilk on bir oyuncularından yoksun çıktıklarını da belirtelim. Özellikle Emre gibi önemli bir ismin varlığı etkili olabilirdi. Adanaspor'a karşı Boluspor'un en büyük kozu yine Emre olacak.

Adanaspor'un işi matematiksel olarak garantileyene kadar aynı ciddiyetle devam etmesi yani bir diğer tabirle şu ana kadar yaptığını sürdürmesi gerekiyor. Samsunspor karşısındaki performansın benzerini sergileyebilirse üç puanı alabileceğine inanıyorum. Yeter ki yüksek konsantrasyon devam etsin.

Yolun Sonu Şampiyonluk Olsun.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-04-11 11:47:10

Bu yazıyı, lig sonuna kadar her hafta yayımlayacağız dostlar.

_______________________________

 Son haftalara girdikçe işler kızışacaktır.

Maçlar daha sert geçecektir, dakikalar daha zor…

Bir panik havası olacaktır ligde. Bir telaş…

Hedef çok uzak gibi görünecektir, yol meşakkatli, zahmetli, eziyetli…

  • İşin 
  • içine,
  • önceki yıllarda 
  • hep 
  • olduğu 
  • gibi,
  • saha dışı oyunlar da 
  • girecektir.

Maçı

sahada

alamayan

masa başına

geçecektir.

  • Ayak 
  • oyunları 
  • olacaktır.

Bu durumda ihtiyacın olan güç senin formanda ve mis gibi mazinde var Yiğit Adanaspor Futbolcusu…

 

Unutma sana o formanın heybeti de yardım edecektir.

O armanın tertemiz turuncu beyazı…

  • Liglerde 
  • gölgesi ağır bir ad, 
  • Adanaspor adı 
  • yardım edecektir 
  • sana.

Herkes telaşlansın, paniklesin haklarıdır. Ama sen ürkme ve yoluna devam et Adanaspor Futbolcusu.

Sadece Ptt’nin en iyisi değil Süper de dâhil ilklerdesin armanla ve formanla Büyük Adanaspor Futbolcusu

  • Sen Miliçlerle, 
  • Reşitlerle, 
  • Vedatlarla, 
  • Timuçinlerle, 
  • Köksallarla, 
  • Özerlerle, 
  • Boralarla, 
  • Günaylarla 
  • Sabotiçlerle 
  • ve daha birçok efsane isimle 
  • aynı formayı 
  • giyiyorsun 
  • Emekçi Adanaspor Futbolcusu.

Gol kralları çıkaran bir takımın futbolcususun, unutma.

UEFA’ya defalarca giden bir takımın futbolcususun, unutma.

Süperde –türlü entrikalara rağmen- lig ikincisi olmuş, aslında şampiyonluğu hak etmiş bir takımın futbolcususun, unutma.

  • Sen 
  • alın terinin, 
  • emeğin, 
  • tertemiz mücadelenin 
  • biricik futbolcususun.

Unutma.

Zorlu haftalarda birçok takımın eli ayağına dolaşacaktır.

Ama senin değil…

  • Çünkü 
  • Sen 
  • Adanaspor’sun!

Unutma!

Yazar: Editor
2016-04-07 19:54:28

Önemli Viraj Daha

Karşıyaka maçı geride kaldı ve artık Adanaspor'da gözler Samsunspor maçına çevrildi. Her zamankinden zorlu ve yoğun bir fikstür Adanaspor'u bekliyor. Tabi fikstür bir bütün olarak değil, teker teker ele alınmalı. Şu ana kadar olduğu gibi en yakın maçın en önemli maç olduğunun bilincinde sahaya çıkılmalı.

Adanaspor'un bu haftaki rakibi Samsunspor için ligin en istikrarsız takımı diyebiliriz. Öyle ki ilk 11 maçın ardından lider konumdalarken, sonraki 9 maçta sadece 2 gol kaydedip hiç galibiyet alamadılar. Devamındaki haftalarda ise Samsunspor'un kendi sahasında başarılı olduğunu fakat deplasmanlarda daha silik bir görüntü verdiğini görüyoruz.

Samsunspor, özellikle son haftalarda ceza sahasına yapılan ortalardan ve duran toplardan çok gol yedi. Adanaspor'un da bu sezon birçok maçın kilidini bu şekilde açtığını hesaba katarsak rakibinin bu zaafından faydalanabileceğini düşünüyorum.

Samsunspor'un en kuvvetli yanı ise ilerideki kaliteli ayakları. Günlerinde olduklarında Kone, Ofoedu, Ersel gibi süratli ve maçın gidişatını değiştirebilecek önemli isimlere sahipler. Bu nedenle Adanasporlu savunmacılar Karşıyaka maçındaki performanslarının üzerine çıkmalı.

Samsunspor maçının, Adanaspor'un şampiyonluk yolundaki önemli virajlardan biri olacağını düşünüyorum. Çünkü sonraki maçlar arasındaki ara epey dar olacak. İyi bir başlangıç yapılırsa, yakalanacak momentum ile birlikte diğer iki maçta işler daha da kolaylaşacaktır. Yani bu maçın sonucu, hafta içi oynanacak Boluspor maçında da psikolojik olarak etkisini gösterecek. Bu nedenle Adanaspor, Samsunspor maçında üç puandan daha önemli kazançlar elde edebilir.

Yolun Sonu Şampiyonluk Olsun.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-04-06 21:02:23

Bu yazıyı, lig sonuna kadar her hafta yayımlayacağız dostlar.

_______________________________

 Son haftalara girdikçe işler kızışacaktır.

Maçlar daha sert geçecektir, dakikalar daha zor…

Bir panik havası olacaktır ligde. Bir telaş…

Hedef çok uzak gibi görünecektir, yol meşakkatli, zahmetli, eziyetli…

  • İşin 
  • içine,
  • önceki yıllarda 
  • hep 
  • olduğu 
  • gibi,
  • saha dışı oyunlar da 
  • girecektir.

Maçı

sahada

alamayan

masa başına

geçecektir.

  • Ayak 
  • oyunları 
  • olacaktır.

Bu durumda ihtiyacın olan güç senin formanda ve mis gibi mazinde var Yiğit Adanaspor Futbolcusu…

 

Unutma sana o formanın heybeti de yardım edecektir.

O armanın tertemiz turuncu beyazı…

  • Liglerde 
  • gölgesi ağır bir ad, 
  • Adanaspor adı 
  • yardım edecektir 
  • sana.

Herkes telaşlansın, paniklesin haklarıdır. Ama sen ürkme ve yoluna devam et Adanaspor Futbolcusu.

Sadece Ptt’nin en iyisi değil Süper de dâhil ilklerdesin armanla ve formanla Büyük Adanaspor Futbolcusu

  • Sen Miliçlerle, 
  • Reşitlerle, 
  • Vedatlarla, 
  • Timuçinlerle, 
  • Köksallarla, 
  • Özerlerle, 
  • Boralarla, 
  • Günaylarla 
  • Sabotiçlerle 
  • ve daha birçok efsane isimle 
  • aynı formayı 
  • giyiyorsun 
  • Emekçi Adanaspor Futbolcusu.

Gol kralları çıkaran bir takımın futbolcususun, unutma.

UEFA’ya defalarca giden bir takımın futbolcususun, unutma.

Süperde –türlü entrikalara rağmen- lig ikincisi olmuş, aslında şampiyonluğu hak etmiş bir takımın futbolcususun, unutma.

  • Sen 
  • alın terinin, 
  • emeğin, 
  • tertemiz mücadelenin 
  • biricik futbolcususun.

Unutma.

Zorlu haftalarda birçok takımın eli ayağına dolaşacaktır.

Ama senin değil…

  • Çünkü 
  • Sen 
  • Adanaspor’sun!

Unutma!

Yazar: Editor
2016-04-02 17:33:17

Ders Gibi Maç

En kötü maçlarımızdan birini oynadık.

Bu maçta bir ara hakikaten biz şampiyonluğa mı oynuyoruz, hissine kapıldık. Şahsen kapıldım. Dilerim bu maçta herkes kötü oynama hakkını kullanmıştır.

Berbattık.

Birkaç soru sormalı.

Acaba rakip 10 kişi kalmasaydı bu maçtan puan alabilir miydik?

Acaba bu kadar edilgen oynamak her takıma karşı doğru mu?

Acaba gerçekten şampiyonluğun çantada keklik olduğunu mu düşünüyoruz?

Nedir?

1.Maç oynanmadan kazanılmıyor.

2.Bu ligde hiçbir maç, hiçbir dakikada garanti değildir.

3.Gereksiz özgüvenin laubalilikten bir farkı yoktur.

4.Sahada işini ciddiye almayana dakikaları cehenneme çevirirler.

5.Matematiksel garanti olmadan kimse şampiyon ilan edilmez.

6.En çok bayrak asan şampiyon olmuyor.

7.Takım erken kutlama havasına girerse hayatı sahada zindan ederler.

8.Her antrenman baklava börek şöleni olunca da şampiyonluk avucumuzda olmuyor.

9.Lig bitene kadar antrenmanlar basına ve taraftara kapatılmazsa, düğün alayı matem evine dönebilir.

10.Ayaklarımız biraz daha yere basmalı hem takımda hem tribünde.

11.Mangalları, bayrakları birkaç hafta daha bekletmenin kimseye bir zararı yok.

12.Bu maçı biz kafamızda kaybetmiş sayalım ve sonraki haftalara o ciddiyetle sarılalım. 

13.Gereksiz eziyet çekmeyelim.

Neyse ki Mahir Alev’in dediği oldu, ne iyi oldu: Her futbolcu çıkıp bir maç alacak ve o maçın kahramanı olacak… Bu maçta Canberk oldu o kahraman.

Kim olduğunu hatırlamıyorum, bir arkadaş; Canberk bir gün bir gol atacak ve maç alacak, demişti.

Öyle de oldu.

Öldük öldük dirildik.

Bu maç herkese bir ders olsun. 

Yazar: Editor
2016-03-30 15:25:04

Bu yazıyı, lig sonuna kadar her hafta yayımlayacağız dostlar.

_______________________________

 Son haftalara girdikçe işler kızışacaktır.

Maçlar daha sert geçecektir, dakikalar daha zor…

Bir panik havası olacaktır ligde. Bir telaş…

Hedef çok uzak gibi görünecektir, yol meşakkatli, zahmetli, eziyetli…

  • İşin 
  • içine,
  • önceki yıllarda 
  • hep 
  • olduğu 
  • gibi,
  • saha dışı oyunlar da 
  • girecektir.

Maçı

sahada

alamayan

masa başına

geçecektir.

  • Ayak 
  • oyunları 
  • olacaktır.

Bu durumda ihtiyacın olan güç senin formanda ve mis gibi mazinde var Yiğit Adanaspor Futbolcusu…

 

Unutma sana o formanın heybeti de yardım edecektir.

O armanın tertemiz turuncu beyazı…

  • Liglerde 
  • gölgesi ağır bir ad, 
  • Adanaspor adı 
  • yardım edecektir 
  • sana.

Herkes telaşlansın, paniklesin haklarıdır. Ama sen ürkme ve yoluna devam et Adanaspor Futbolcusu.

Sadece Ptt’nin en iyisi değil Süper de dâhil ilklerdesin armanla ve formanla Büyük Adanaspor Futbolcusu

  • Sen Miliçlerle, 
  • Reşitlerle, 
  • Vedatlarla, 
  • Timuçinlerle, 
  • Köksallarla, 
  • Özerlerle, 
  • Boralarla, 
  • Günaylarla 
  • Sabotiçlerle 
  • ve daha birçok efsane isimle 
  • aynı formayı 
  • giyiyorsun 
  • Emekçi Adanaspor Futbolcusu.

Gol kralları çıkaran bir takımın futbolcususun, unutma.

UEFA’ya defalarca giden bir takımın futbolcususun, unutma.

Süperde –türlü entrikalara rağmen- lig ikincisi olmuş, aslında şampiyonluğu hak etmiş bir takımın futbolcususun, unutma.

  • Sen 
  • alın terinin, 
  • emeğin, 
  • tertemiz mücadelenin 
  • biricik futbolcususun.

Unutma.

Zorlu haftalarda birçok takımın eli ayağına dolaşacaktır.

Ama senin değil…

  • Çünkü 
  • Sen 
  • Adanaspor’sun!

Unutma!

Yazar: Editor
2016-03-24 17:55:07

Son maçta karşılılı atışmalara TFF paçozu çapsızı zottiriği veya her ne ise... Basmış cezayı, iyi mi?

Bütün tribünleri kapatmış, şu bozuk tohum mahsülleri.

O maçta sövmemiştim.

Ama şimdi sövüyorum ve en galiz küfürleri ediyorum size çapsız ve arsız passokart tellalları.

O maç normal bir maçtı.

Maç atmosferinin bir bölümünde taraftarlar karşılık laf soktu birbirine.

Bu kadar!

Ama sizin derdiniz standart bir ceza kesmek değildir, takoz koymaya çalışmaktır.

Yönetmekten aciz bir kitle yönetirse ancak bu kadar olur:

Keyfi, adaletsiz, zalim, yancı...

Sizi kendi bataklığınıza havale ediyoruz. 

Yazar: Editor
2016-03-21 06:54:02

Önemli Bir Adım Daha

Süper Lig yolunda şu ana kadarki en önemli adımı attık. Bu maçta Adanaspor hakkında konuşulacak o kadar çok şey var ki... Sahadaki müthiş mücadele, maç sonundaki güzel kutlama ve son zamanlardaki en iyi taraftar desteği...

  • Ancak değinilmesi gereken bir nokta var ki 
  • maç sonu futbolcularımızın ve Engin Hoca'mızın demeçlerinde de yer bulmuş. 
  • Yerel-ulusal basına, yıllardır bizi üvey evlat yerine koyanlara ve birçok unsura karşı alınmış bir galibiyetten bahsettiler. 
  • O güruha karşı en güzel cevabı verdiler ya hepsi alkışı fazlasıyla hak ediyor. 

Bayram Akgül yönetimindeki 10. sezondayız. Bu süreçte zaman zaman hayal kırıklıkları, çok sayıda kritik galibiyet, şampiyonluklar yaşadık. Ancak bu maç sonunda öyle bir sevinç vardı ki geride bıraktığımız son 10 yılda bu kadar içten, bu kadar kenetlenerek bir kutlama yaptığımızı hatırlamıyorum.

  • Başkan, teknik heyet, futbolcular ve taraftarlar... 
  • Hak edilmiş, tırnaklarla kazınarak gelinmiş bir başarı var ortada. 
  • Hep diyoruz ya Abdi Ağalara karşı İnce Memed mücadelesi diye... 
  • Kutlanan İnce Memed'in zaferiydi aynı zamanda...

Futbolcularımızın özverisine değinmeden geçemeyeceğim. Öyle bir takım olduk ki tek bir oyuncuya bile kötü oynadı, az mücadele etti diyemiyoruz. Herkes yeteneği elverdiğince yüreğini ortaya koyuyor ve sonuna kadar savaşıyor. Bize de canla başla mücadele veren bu takımı desteklemek ve alkışlamak düşüyor.

  • Bu galibiyet şampiyonluk yolunda ciddi bir kilometre taşı oldu. 
  • Ve yine de tedbiri elden bırakmamak lazım. 
  • Ne de olsa önümüzde sekiz maç daha var.

Verilecek mücadeleden şüphemiz yok. Yeter ki takımımız rehavete kapılmadan yoluna devam etsin. Tribünler de hep bu maçtaki kadar coşkulu olsun

Yolun sonu şampiyonluk olsun...

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-03-18 18:54:26

 

 

Saha dışında tatsızlık olmasın.

Herkes maçına odaklansın. 

Tribün neşenli olsun.

Millet keyfine de baksın. 

Hakemler işe karışmasın.

Sahada temiz bir mücadele olsun...

Ve

Adanaspor kazansın. 

 

Diyeceğimiz budur.

Tribünde olacağız,

taraftar olarak gereken katkıyı sağlayacağız.

Ötesinde Adanaspor futbolcusu

ve Hocası ne yapacağını zaten bilir

Yazar: Editor
2016-03-15 16:01:26

Bu yazıyı, lig sonuna kadar her hafta yayımlayacağız dostlar.

_______________________________

 Son haftalara girdikçe işler kızışacaktır.

Maçlar daha sert geçecektir, dakikalar daha zor…

Bir panik havası olacaktır ligde. Bir telaş…

Hedef çok uzak gibi görünecektir, yol meşakkatli, zahmetli, eziyetli…

  • İşin 
  • içine,
  • önceki yıllarda 
  • hep 
  • olduğu 
  • gibi,
  • saha dışı oyunlar da 
  • girecektir.

Maçı

sahada

alamayan

masa başına

geçecektir.

  • Ayak 
  • oyunları 
  • olacaktır.

Bu durumda ihtiyacın olan güç senin formanda ve mis gibi mazinde var Yiğit Adanaspor Futbolcusu…

 

Unutma sana o formanın heybeti de yardım edecektir.

O armanın tertemiz turuncu beyazı…

  • Liglerde 
  • gölgesi ağır bir ad, 
  • Adanaspor adı 
  • yardım edecektir 
  • sana.

Herkes telaşlansın, paniklesin haklarıdır. Ama sen ürkme ve yoluna devam et Adanaspor Futbolcusu.

Sadece Ptt’nin en iyisi değil Süper de dâhil ilklerdesin armanla ve formanla Büyük Adanaspor Futbolcusu

  • Sen Miliçlerle, 
  • Reşitlerle, 
  • Vedatlarla, 
  • Timuçinlerle, 
  • Köksallarla, 
  • Özerlerle, 
  • Boralarla, 
  • Günaylarla 
  • Sabotiçlerle 
  • ve daha birçok efsane isimle 
  • aynı formayı 
  • giyiyorsun 
  • Emekçi Adanaspor Futbolcusu.

Gol kralları çıkaran bir takımın futbolcususun, unutma.

UEFA’ya defalarca giden bir takımın futbolcususun, unutma.

Süperde –türlü entrikalara rağmen- lig ikincisi olmuş, aslında şampiyonluğu hak etmiş bir takımın futbolcususun, unutma.

  • Sen 
  • alın terinin, 
  • emeğin, 
  • tertemiz mücadelenin 
  • biricik futbolcususun.

Unutma.

Zorlu haftalarda birçok takımın eli ayağına dolaşacaktır.

Ama senin değil…

  • Çünkü 
  • Sen 
  • Adanaspor’sun!

Unutma!

Yazar: Editor
2016-03-12 20:16:50

Olmaz Deme, Olur!

Şansımızın tutmadığı ve oynadığımız son üç maçta 3 golden aşağı yemediğimiz bir takım Altınordu... Tabi her maç ayrı bir hikâyeyi, farklı bir senaryoyu barındırır. Önümüzdeki maçın hikâyesi ise öncekilerden farklı olacak gibi görünüyor

İlk yarıdaki maçta geride çok fazla geniş alan bırakıp, bizden bir kişi fazla mücadele eden rakibimize gol için fazlaca fırsat vermiştik. Onlar da bu ikramımızı geri çevirmemişlerdi. Ancak o maçtan bu zamana oyun şeklimizin çok değiştiğini hepimiz biliyoruz. Ligin en az gol atan takımından sonra, kendi sahasında en az gol atan takıma karşı da pek pozisyon fırsatı vereceğimizi zannetmiyorum.

Hücum güçleri zayıf olsa da özellikle iç sahada çok iyi savunma yaptıklarını söyleyebiliriz. Son 5 iç saha maçında sadece Boluspor'dan gol yediler. Bir diğer ilginç istatistik ise iç sahada 6 maçtır gol atamamaları. Bizim de savunmamızın gücü hesaba katılınca atılacak muhtemel golün çok değerli olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. 

En iyi savunma yapan takımlardan biri olmalarına rağmen geçen hafta Elazığspor'a karşı çok fazla pozisyon verdiler. Pozisyonlar genelde kanatlardan (özellikle sağ taraflarından) gelişti. Ayrıca savunma arkasına atılan toplarda da geri dönüşlerde zorlandıkları görünüyordu. Geçen haftaki gibi oynarlarsa eğer Erciyesspor'a karşı bulduğumuz gol pozisyonlarına benzer şansları yakalayabiliriz. 

Adanaspor'da ise son zamanlarda formu epeyce yükselen Didi'nin ve sağ bekimiz Emre Uğur'un cezalı durumda olması biraz can sıkıyor. Ancak önceki haftalarda da belirttiğimiz gibi, biz kişilerle değil takım olarak mücadele ediyoruz. Bu nedenle, önceki maçlarda olduğu gibi, bu konuda ciddi bir sıkıntı yaşamayacağımızı düşünüyorum. 

Yeter ki iyi oynayalım. Rakip gözetmeksizin her takımı yenecek seviyedeyiz. Beklentilerden farklı bir oyun olmazsa eğer İzmir'den puansız dönmeyiz.

Yolun sonu şampiyonluk olsun...

_______________ 

Ve Tüm Analizler Bir Yana

Sen Adanaspor'sun

Unutma!

__________________ 

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-03-10 15:42:12

Bu yazıyı, lig sonuna kadar her hafta yayımlayacağız dostlar.

_______________________________

 Son haftalara girdikçe işler kızışacaktır.

Maçlar daha sert geçecektir, dakikalar daha zor…

Bir panik havası olacaktır ligde. Bir telaş…

Hedef çok uzak gibi görünecektir, yol meşakkatli, zahmetli, eziyetli…

  • İşin 
  • içine,
  • önceki yıllarda 
  • hep 
  • olduğu 
  • gibi,
  • saha dışı oyunlar da 
  • girecektir.

Maçı

sahada

alamayan

masa başına

geçecektir.

  • Ayak 
  • oyunları 
  • olacaktır.

Bu durumda ihtiyacın olan güç senin formanda ve mis gibi mazinde var Yiğit Adanaspor Futbolcusu…

 

Unutma sana o formanın heybeti de yardım edecektir.

O armanın tertemiz turuncu beyazı…

  • Liglerde 
  • gölgesi ağır bir ad, 
  • Adanaspor adı 
  • yardım edecektir 
  • sana.

Herkes telaşlansın, paniklesin haklarıdır. Ama sen ürkme ve yoluna devam et Adanaspor Futbolcusu.

Sadece Ptt’nin en iyisi değil Süper de dâhil ilklerdesin armanla ve formanla Büyük Adanaspor Futbolcusu

  • Sen Miliçlerle, 
  • Reşitlerle, 
  • Vedatlarla, 
  • Timuçinlerle, 
  • Köksallarla, 
  • Özerlerle, 
  • Boralarla, 
  • Günaylarla 
  • Sabotiçlerle 
  • ve daha birçok efsane isimle 
  • aynı formayı 
  • giyiyorsun 
  • Emekçi Adanaspor Futbolcusu.

Gol kralları çıkaran bir takımın futbolcususun, unutma.

UEFA’ya defalarca giden bir takımın futbolcususun, unutma.

Süperde –türlü entrikalara rağmen- lig ikincisi olmuş, aslında şampiyonluğu hak etmiş bir takımın futbolcususun, unutma.

  • Sen 
  • alın terinin, 
  • emeğin, 
  • tertemiz mücadelenin 
  • biricik futbolcususun.

Unutma.

Zorlu haftalarda birçok takımın eli ayağına dolaşacaktır.

Ama senin değil…

  • Çünkü 
  • Sen 
  • Adanaspor’sun!

Unutma!

Yazar: Editor
2016-03-07 20:34:25

 

Adanaspor=Mücadelespor

Öngörülerimiz doğrultusunda bir maç oldu. Güzel oldu, ne iyi oldu.

  • Bu öngörülerin 
  • alameti farikası 
  • bizim ne dediğimizden çok 
  • Adanaspor'un 
  • haftalardır 
  • ne yaptığıydı.

Güzel bir galibiyet oldu. Şık oldu, dört dörtlük oldu.

Bu maçın skor yönünden daha güzel olabileceğine dair kuracağımız birkaç cümle fantaziden ileri gitmeyecektir.

  • 90. dakikada 
  • duran top golü yemek 
  • keyfi kaçırdı biraz 
  • ama bu da 
  • netice itibariyle 
  • portakal çiçeğine 
  • toz konmasına 
  • tahammül edememenin 
  • bir naif hissiyatıdır.

Nafis bir taktikle, nefis bir maç oynadık.

Kimse bu maçın zaten kolay olduğunu düşünmesin. Örneği Alanya - Karşıyaka maçıdır.  

  • Ama bitmedi.
  • Önümüzde 10 maç ve 30 puan var.
  • Aynı ciddiyetle mücadeleye devam

Zira bizim an itibariyle adımız,

MücadeleSpor'dur.

Bunun hakkını her hafta vermek durumundayız.

  • Emeği geçen herkesin 
  • eline 
  • ayağına 
  • sesine 
  • sloganına 
  • taktiğine 
  • mücadelesine 
  • pasına 
  • golüne sağlık...

Vira,

Güzel Yurdum,

Adanaspor'um... 

Yazar: Editor
2016-02-28 17:32:37

Kaybolmuş Bir Hedef Yok, Devam

Haftalar sonra ilk kez bir maçta bu kadar açık verdik. Son zamanlarda pek rastlamadığımız bir başka durumsa rakibimizin bizden daha istekli olmasıydı. Önce Karabük, daha sonra Elazığ galibiyeti, Y.Malatyaspor'un kendine olan güvenini getirdi ve ilk altı hedefinin oluşmasını sağladı. Yeni hedeflerinin peşindeki ilk maçlarıydı. Biraz şanssız bir dönemde karşılaştık yani.

Biz ise kötü oynadığımız maçta golü bulup avantajlı konuma geçtik. Son dakikaya kadar da alışılmış taktiğimizle skoru korumaya çalıştık. Ama bu defa alışılmamış bir şekilde gol yedik. Sağlık olsun. Galibiyet durumunda şampiyonluğumuzu ilan etmeyeceğimiz gibi beraberlikte de iddiamızı kaybetmedik.

Mühim olan 6-7 oyuncumuzun iyi gününde olmadığı bir deplasmandan yenilmeden dönmekti. En azından bunu başardık. Rakiplerimiz Karabük ve Alanya'nın, Malatya'dan mağlup ayrıldığını da hatırlatalım.

Sezonun başlarında çok fazla mağlubiyet almamız bizi puan sıralamasının aşağılarında tutmuştu. Yenemiyorsak, yenilmememiz gerektiğini vurguluyorduk. Son dönemde bunu başardığımız görülüyor. Günümüzde olmadığımız, Elazığ, Göztepe ve Malatya deplasmanlarından aldığımız beraberlikler bizi yukarıda tutuyor. 

Olumlu taraftan düşünelim. Bu maçtaki performans düşüşü ve son dakikada yediğimiz gol, önümüzdeki hafta futbolcularımızın kendilerine çekidüzen verip daha iyi odaklanmalarını sağlayacaktır belki de. Göztepe maçından sonra daha iyi dönüp Giresunspor'u mağlup etmiştik. Kuvvetle muhtemel, benzer bir dönüşü Erciyesspor karşısında da yaparız.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-02-23 15:21:47

Son haftalara girdikçe işler kızışacaktır.

Maçlar daha sert geçecektir, dakikalar daha zor…

Bir panik havası olacaktır ligde. Bir telaş…

Hedef çok uzak gibi görünecektir, yol meşakkatli, zahmetli, eziyetli…

  • İşin 
  • içine,
  • önceki yıllarda 
  • hep 
  • olduğu 
  • gibi,
  • saha dışı oyunlar da 
  • girecektir.

Maçı

sahada

alamayan

masa başına

geçecektir.

  • Ayak 
  • oyunları 
  • olacaktır.

Bu durumda ihtiyacın olan güç senin formanda ve mis gibi mazinde var Yiğit Adanaspor Futbolcusu…

 

Unutma sana o formanın heybeti de yardım edecektir.

O armanın tertemiz turuncu beyazı…

  • Liglerde 
  • gölgesi ağır bir ad, 
  • Adanaspor adı 
  • yardım edecektir 
  • sana.

Herkes telaşlansın, paniklesin haklarıdır. Ama sen ürkme ve yoluna devam et Adanaspor Futbolcusu.

Sadece Ptt’nin en iyisi değil Süper de dâhil ilklerdesin armanla ve formanla Büyük Adanaspor Futbolcusu

  • Sen Miliçlerle, 
  • Reşitlerle, 
  • Vedatlarla, 
  • Timuçinlerle, 
  • Köksallarla, 
  • Özerlerle, 
  • Boralarla, 
  • Günaylarla 
  • Sabotiçlerle 
  • ve daha birçok efsane isimle 
  • aynı formayı 
  • giyiyorsun 
  • Emekçi Adanaspor Futbolcusu.

Gol kralları çıkaran bir takımın futbolcususun, unutma.

UEFA’ya defalarca giden bir takımın futbolcususun, unutma.

Süperde –türlü entrikalara rağmen- lig ikincisi olmuş, aslında şampiyonluğu hak etmiş bir takımın futbolcususun, unutma.

  • Sen 
  • alın terinin, 
  • emeğin, 
  • tertemiz mücadelenin 
  • biricik futbolcususun.

Unutma.

Zorlu haftalarda birçok takımın eli ayağına dolaşacaktır.

Ama senin değil…

  • Çünkü 
  • Sen 
  • Adanaspor’sun!

Unutma!

Yazar: Editor
2016-02-20 19:54:34

Bir Maçın Otopsisi

Robert De Niro’nun oynadığı, Matin Scorsese’in yönettiği Kızgın Boğa adıyla izlediğimiz Raging Bull filmine ilham kaynağı olan boksör Jake LaMotta’dan bahsedeceğim.

 

Dövüşün inisiyatifini genellikle rakibine verir LaMotta. Sağlı sollu yumruklarla LaMotta’nın üzerine çullanan rakip her yumruğu, bu son yumruk, diye vurur. Şimdi düşecek, şimdi düşecek… Ama yıkılmaz LaMotta, o yumruk son yumruk olmaz.

  • Rauntlar geçer gider, takip bitap düşmüştür. 
  • Çünkü sallanan her yumruğun harcadığı bir enerji vardır. 
  • Bir de bu yumrukların bir dirençle karşılaşarak 
  • daha çok ter, kalori, enerji, kondisyon harcamak zorunda kaldığını da unutmamalı. 
  • Eldiven içinde de olsa parmaklar hırpalanır, 
  • bilekler kemiklere yüklenen ağrı ile dayanılmaz bir acı verir, 
  • kaslar her defasında kendi içinde milimetrelik de olsa yırtılmalara uğrar, 
  • birazdan bunlar o kasları kullanılmaz hale getirecektir.

Ama LaMotta düşmez bir türlü. Ayakta kalmaya devam eder.

Önceleri kontrollü bir şekilde saldıran rakip, LaMotta’nın pasif görünen bu halinden cesaret alarak daha çok gelmeye başlar. Dakikalar ilerledikçe rakibin dikkati de dağılmaya başlar.

  • Yumrukları zaten daha da güçsüzleşmiştir. 
  • Şimdi onlar savunma yapma konusunda biraz zorlanacaktır. 
  • Dağılan dikkat açıklar vermesine neden olacaktır. 
  • Vurmaktan yorulan rakip, kasları ve kemikleri dayanılmaz acılarla baş başa kaldığında artık, 
  • bitse de gitsem, diye düşünmeye başlar, 
  • ama nasıl biterse bitsin. 
  • Tam bu esnada, LaMotta rakip boksörün imdadına yetişir.

Bir veya birkaç hamle yetecektir artık.

Öyle de olur.

Listeye, dövdüğünü zanneden, aslında dövülen ve maçı kaybeden bir boksör daha eklenir.

Evet.

Adanaspor’dan bahsettiğimi anladınız dostlar.

Balıkesir karşısında güzel bir galibiyet daha geldi. Emeği geçenlere sonsuz teşekkürler.

  • Ama böyle 
  • en az altı yedi maça daha ihtiyaç olduğu 
  • unutulmamalı.

Aynı ciddiyetle çalışmaya devam…

Vira, Güzel Yurdum Adanaspor’um.

Yazar: Editor
2016-02-20 14:39:00

Bir Maçın Otopsisi

Robert De Niro’nun oynadığı, Matin Scorsese’in yönettiği Kızgın Boğa adıyla izlediğimiz Raging Bull filmine ilham kaynağı olan boksör Jake LaMotta’dan bahsedeceğim.

 

Dövüşün inisiyatifini genellikle rakibine verir LaMotta. Sağlı sollu yumruklarla LaMotta’nın üzerine çullanan rakip her yumruğu, bu son yumruk, diye vurur. Şimdi düşecek, şimdi düşecek… Ama yıkılmaz LaMotta, o yumruk son yumruk olmaz.

  • Rauntlar geçer gider, takip bitap düşmüştür. 
  • Çünkü sallanan her yumruğun harcadığı bir enerji vardır. 
  • Bir de bu yumrukların bir dirençle karşılaşarak 
  • daha çok ter, kalori, enerji, kondisyon harcamak zorunda kaldığını da unutmamalı. 
  • Eldiven içinde de olsa parmaklar hırpalanır, 
  • bilekler kemiklere yüklenen ağrı ile dayanılmaz bir acı verir, 
  • kaslar her defasında kendi içinde milimetrelik de olsa yırtılmalara uğrar, 
  • birazdan bunlar o kasları kullanılmaz hale getirecektir.

Ama LaMotta düşmez bir türlü. Ayakta kalmaya devam eder.

Önceleri kontrollü bir şekilde saldıran rakip, LaMotta’nın pasif görünen bu halinden cesaret alarak daha çok gelmeye başlar. Dakikalar ilerledikçe rakibin dikkati de dağılmaya başlar.

  • Yumrukları zaten daha da güçsüzleşmiştir. 
  • Şimdi onlar savunma yapma konusunda biraz zorlanacaktır. 
  • Dağılan dikkat açıklar vermesine neden olacaktır. 
  • Vurmaktan yorulan rakip, kasları ve kemikleri dayanılmaz acılarla baş başa kaldığında artık, 
  • bitse de gitsem, diye düşünmeye başlar, 
  • ama nasıl biterse bitsin. 
  • Tam bu esnada, LaMotta rakip boksörün imdadına yetişir.

Bir veya birkaç hamle yetecektir artık.

Öyle de olur.

Listeye, dövdüğünü zanneden, aslında dövülen ve maçı kaybeden bir boksör daha eklenir.

Evet.

Adanaspor’dan bahsettiğimi anladınız dostlar.

Balıkesir karşısında güzel bir galibiyet daha geldi. Emeği geçenlere sonsuz teşekkürler.

  • Ama böyle 
  • en az altı yedi maça daha ihtiyaç olduğu 
  • unutulmamalı.

Aynı ciddiyetle çalışmaya devam…

Vira, Güzel Yurdum Adanaspor’um.

Yazar: htabakan
2016-02-13 08:07:54

Son haftalarda oynadığımız maçlara kıyasla, kısmen daha rahat görünen bir maça çıkacağız. Tabi hiçbir maç kâğıt üzerinde kazanılmaz. Bu nedenle yüksek konsantrasyonumuzu korumamız gerekecek. Hele ki favori kavramının çok önemsiz olduğu bu ligde...

2010 senesine dönelim. Bucaspor ile aynı puanı toplamamıza rağmen averajla play-off'a kalmıştık. "Neden çıkamadık ?" sorusunu kime sorsanız içeride 3-0 kaybettiğimiz Buca maçını gösterecektir. Kısmen haklı olduklarını söyleyebiliriz ancak bizim yıllardır süregelen hastalığımız ligin alt tarafındaki takımları mağlup edememek. O sezon ligin son 4 sırasında yer alan takımların hepsine karşı puan kaybı yaşadık ve bu bizim 11 puanımıza mal oldu. Kolay-zor maç ayrımı yapmayıp her maça aynı ciddiyetle çıkmamızın gerekliliğini çok acı bir şekilde görmüştük. Bu sezonun daha farklı bitmesini istiyorsak eğer bu sıkıntımızı aşmamız gerekiyor.

Bugüne dönelim. Denizlispor en önemli oyuncusu Leandrinho'dan (iddiaya göre) yoksun olacak. Takıma en ciddi hücum katkısını yapan oyuncularının yokluğu, çok iyi savunma yapan takımımızın işini biraz daha kolaylaştırıyor. Ancak hava toplarında çok etkili bir Genkov var ki Leandrinho'nun yokluğunda en ciddi gol ümitleri Genkov'a havadan atılan toplar olacak. Tabi gününde bir Didi'nin bu tarz toplara geçit vermeyeceğine olan inancımızı da belirtelim.

Bizim için ise kaderimizi kendimizin belirleyeceği bir maç olacak. İyi konsantre olur, rehavete kapılmadan bildiğimiz mücadelemizi verirsek kazanmamız işten bile değil. Direnci düşük ve son haftalarda aldıkları sonuçlar ve bulundukları konum sebebiyle özgüvensiz bir takıma karşı oynayacağız. Mesele, cesaret vermemekte...

Üç puanı alıp, zirvedeki yerimizi sağlamlaştırmamız dileğiyle...

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-02-06 15:22:35

Tıkır Tıkır

Planlarımızın tıkır tıkır işlediği bir maç oldu. Kilitlenen maçta ilk golü bulduk ve sonrasında da en iyi becerdiğimiz işi yaptık.

  • Yani kendi sahamıza çekilip
  •  rakibe alan vermedik. 
  • Birkaç istisna dışında 
  • rakibe 
  • pozisyon vermemeyi de 
  • başardık. 

Saha içindeki performansımıza bakarsak, Vedat Muriqi gibi bir forvet ancak bu kadar kontrol altında tutulabilirdi. Savunmamız yine iyi iş yaptı. Ancak maç berabereyken sol tarafımızdan zaman zaman açıklar verdik. Uche'nin savunma yönünün zayıf olmasının buna sebep olduğunu düşünüyorum. Zaman zaman bu sebeple saha içinde Nduka ile yer değiştikleri bile oldu. Golün ardından tamamen geriye çekildiğimiz için ise bu eksiklik fazla göze çarpmadı.

  • Taktiğimiz yine tuttu 
  • ancak merak ettiğim konu, 
  • geriye düştüğümüzde ne yaparız? 
  • Şu ana kadarki maçlarda 
  • önce dengede tutup
  • skor üstünlüğünü sağlayınca da 
  • geriye çekildik. 
  • İlk golü yiyeceğimiz 
  • muhtemel bir durum için 
  • bir B planımız vardır umuyorum.

Emre Uğur'a ayrı bir parantez açmak isterim. Kadroya girdiğinden beri en fazla gelişim gösteren oyuncumuz. Bir sağ bek düşünün ki savunmada görevini yapıyor. Üstüne üstlük bindirmeleriyle yaptığımız hücumların da mimarı oluyor. Alkışlar sana...

  • İki senedir yenemediğimiz 
  • Giresun'u sonunda yenmeyi başardık. 
  • Bir de teknik direktörleri Erkan Sözeri'yi 
  • ilk kez mağlup ettik. 
  • Bu sezon istatistiklerimizi 
  • devam ettirdiğimiz gibi, 
  • şanssızlıkları kırmayı da 
  • başarıyoruz.

Boluspor'u da yenersek kesin çıkarız diyorum. Yolun sonu şampiyonluk olsun...

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-02-04 11:20:09

 

 Yürüyoruz Güneşe, Düşün Lan Peşimize

Bana sorarsanız kümede kalmaya razıydım.

İlk 6 hayal bile değildi.

Bu sene de paçayı kurtaralım yeterdi.

Ama siz (önce Eyüp hoca, sonra Engin Hoca ile) bir davayı yoktan var ettiniz.

  • Şimdi 
  • ilk 6’yı 
  • beğenmeyecektir 
  • çoğumuz, 
  • ilk 2 
  • neden olmasın?

Neden olmasın!

Gördünüz değil mi?

Bu iddiayı, bu heyecanı, bu mücadeleyi siz yarattınız Adanaspor futbolcusu.

  • Siz 
  • lejyoner değil
  • taraftarın dediği gibi 
  • Umudun Ordususunuz.

Bunu önce siz yaptınız.

Taraftar, yönetim zaten her koşulda yanınızdaydı. Siz, harikalar diyarının kapılarını açtınız.

Biz yine her durumda tribünde olacağız.

Ama bu coşkuyu sürdürmek sizin elinizde…

  • Bizim kaybedecek 
  • hiçbir şeyimiz 
  • yok, 
  • belki biraz efkar 
  • o da bize zaten 
  • iyi gelir. 
  • Bu yüzden 
  • baskısız, stressiz, telaşsız oyna...

Senin elinde her şey Büyük Adanaspor Futbolcusu.

Hem kendi istikbalin için, hem taraftar için, hem takım-yönetim için, en çok keyfin için, daha çok arma için…

Yoktan var ettin Büyük Adanaspor Futbolcusu.

  • Bizi 
  • bir Çukurova Destanının peşinde 
  • sürükle!

Vira, Güzel Yurdum Adanaspor’um…

Yazar: Editor
2016-01-25 09:48:43

‪#‎UmudunOrdusu için  Göztepe’den 1 Puan İyidir

Kadroları ilk okuduğumda sanırım Engin Hoca gözü karartmış lider olarak Adana’ya dönmek istiyor dedim ama maç başlayınca kazın ayağının öyle olmadığını çok kısa sürede fark ettik. Geçtiğimiz 3-4 haftada topu orta sahadan rakip kaleye taşıyan Sami’de geride kalınca maç bizim için kısır döngülü bir yörüngeye oturdu.

  • İlk yarıda oyunu kabullenen taraf olduk 
  • ve uzun zamandır olmayan futbolun melekleri bizimle beraberlerdi. 
  • Serdar vuramadı, vuramadı, vurmadı . 
  • Yavaş yavaş kaçıranın morali bozulurken bizde heyecanlanmaya başladık. 
  • Atamayana atar mıydık; 
  • tam da istediğimiz gibi oynanmaya başladı oyun. 
  • Şimdilik beceremediğimiz set oyundan, 
  • çabuk çıkılan kontrası fazla oyuna dönüldü. 
  • 60. dakikadan sonra  cılız birkaç ataktan faydalanamadık.

Orta sahadaki direncimiz Göztepe’den kötü değildi.  İleri uçta oynayanların daha iyi olmasını ümit etmek istiyorum.  2 yönlü orta saha oyuncu sayımızın derhal artması gerekiyor. Sedef hiç sırıtmadı, Uche’nın zamana, N’duka’nın taraftara, Ergin ve Guaye’nin de daha fazla konsantrasyona ve daha fazla isteğe ihtiyacı var.

  • Direkt rakibin olan Göztepe, 
  • hatta oyuna girenin çıkandan daha iyi olan bir Göztepe takımdan 
  • deplasmandan 1 puan almak, 
  • onlara 3 puan vermekten çok iyidir. 
  • Mağlup olmuyoruz bu çok önemli 
  • ve bu yılın şimdilik en fazla puan ortalamasına sahip olan 
  • Engin İpekoğlu (2.13) ile takımına güvenimiz artıyor.  

Salı günü kupa maçından sonra 5 Şubat’a kadar Adana’dayız. Zamana ihtiyaca olan takımlar için oldukça büyük şans, umarım bizim içinde yeni gelmiş ve gelecek olan orta sahalar için faydalı olacaktır.

Ahmet Gültekin

Yazar: Editor
2016-01-20 14:42:08

 

Eleştiri ve Mantığı

  1. Bu ara şu takıma yöneltilen en ufak eleştiriler bile canımı sıkıyor. 
  2. Ne bekleniyordu ki? 
  3. Şu kadronun şurada olması mucize değil de nedir? 
  4. Burada kalmak en zoru, başarırsak ne ala, 
  5. başaramazsak; sezon başı beklentimiz neydi diye tekrar hatırlamak lazım. 
  6. Heyecanı seviyorum, 
  7. sonu hüsran olsa da. 
  8. Kasımpaşa maçının hüsranı benim 20 senelik hüsranım, 
  9. öncesinde yıkıldığım maç Şekerspor maçı, sabaha kadar ağladığım. 
  10. Kasımpaşa maçı daha yakın tarih. 
  11. O maçtan sonraki hüzün bile romantik, özlenesi. 
  12. Varsın yine finalde direkten dönelim, 
  13. bu takım bize her şeyi yaşatsın, 
  14. ben her şeye varım.

Cem Kaplanoğlu

Yazar: Editor
2016-01-13 15:47:05

 

Şimdi, lig kupaya benzemez. Bunu Engin Hoca hepimizden iyi biliyordur.

Orada; önemsemiyoruz, herhangi bir iddiamız yok gibi sözler geçmez.

An itibariyle tarihi bir fırsat var elimizde. lig üçüncüsüyüz ve liderle arada sadece 2 puan var.

İstesek de istemesek de o şampiyonluğun adayıyız.

Zaten Adanaspor her koşulda söz konusu hedefin doğal adayıdır.

En kötü zamanlarında bile.

Hani, adı yeter, derler ya, böyle bir şey... 

Şahsen transfer konusunda fazla beklentim yoktu. 

4 adam diye konuşuyorduk, 2 oldu.

Paracı, kaşar futbolcuya zaten karşıyız.

Orta sahaya süper ligden futbolcu alamayacağımıza göre eldekileri kullanacağız. Mantıklı. Mehmet Sak'ın, Samican'ın, Guaye'nin, Emre'nin yükselişi umut ve heyecan verici... 

Engin Hoca, Hakan ve Ahmet Bahçıvan'dan umutlu.

Hakan için hepimiz umutluyuz fakat o hak ettiği şansı hiç bulamadı, dileriz bundan sonra bulur.

Ahmet B konusunda kaygılıyız. Engin Hoca ona daha ciddi oynamayı telkin edebilir. Çünkü hem Nazilli maçında hem Trabzon maçında Ahmet B formanın hakkını verecek bir futbol oynamadı. Sanki daha çok keyfine göre oynadı veya bize tribünden öyle geldi. Muhtemelen öyle geldi.

...

17 tane zorlu maç. Her biri kendi başına şampiyonluk maçı gibi olacak.

Adanaspor'un hedefi şampiyonluktur, evet.

Bunun dışındaki herhangi bir sonuç başarısızlıktır.

Alternatif sol bek için de o derin kaygılarımızı saklı tutuyoruz.

Dilerim sezon sonunda ah etmeyiz, ayağımıza gelen fırsatı teptik diye ağlamayız. 

Yazar: Editor
2016-01-11 15:52:06

 

Turbeylerin Maraton tribünde olacağını duyunca şahsen sevinmiştim.

Mecburiyetten gidiyorlarmış.

Bence dert değil, yapılan açıklamaya göre zaten Turbeyler de bunu dert etmiyor. 

  • Güney Kale Arkası, 
  • ben oraya 
  • "Gündüz Tekin Onay Tribünü" 
  • diyorum:) 
  • grup için önemli bir yer. 
  • Hepimiz için öyledir. 
  • Bu manevi bağlar 
  • tribüncüler için 
  • kıymetli değerlerdir, 
  • şahsen sorgulamam bile.

Öteden beri fikrimi belirtiyorum. Bana sorarsanız grubun yeri hep maraton olmalı.

Sebepler:

  1. Oradaki serseri mayınlar, ayrıca keyfe keder sövenler, takıma tribünden taktik veren amcalar vs kontrol altına alınmış olur.
  2. Grup daha geniş bir alana hakimiyet kurmuş olur.
  3. Görsel açıdan daha geniş bir bütünlük yansıtılmış olur.
  4. Her maçın yayımlandığı bir ortamda, TV'lerden izleyicilere net, ihtişamlı, neşeli fotoğraflar verilmiş olur.
  5. Sahaya en yakın bir pozisyon sağlanmış olur. 

Benim için ilk madde hepsinden önemli:)

Ve fakat, maraton ile kale arkasındaki bilet farkı zaten dar olan bütçeleri zorlayacaktır. bu da ne yazık ki beni aşan bir durumdur, deyip konuyu bağlayalım.

Evet! 

Ne güzeldir ki; 

  • Her Yerde Adanasporluyuz
  • Her Zaman Adanasporluyuz
  • Sadece Adanasporluyuz.

Netice itibariyle,

Ama yenelim şu Trabzon'u bre! 

Yazar: Editor
2016-01-07 15:38:49

İlk yarı ile ilgili değerlendirmeyi daha önce yapmıştık. Şimdi bir de sıkça şans bulan futbolcular üzerinden gidelim.

Önce son haftalarda çıkış yakalayan Magaye ile başlayalım. Neredeyse ilk yarının ortalarına kadar verim alamamıştık. İlk haftalarda Mahmut-Nduka-Ergin'in iyi iletişim halinde olmasının Magaye'yi biraz oyunun dışına ittiğini düşünüyorum. Engin İpekoğlu'nun gelişi ile Mahmut'un daha az forma şansı bulması ve sahadaki hücum özellikli oyuncu sayısının azalması Magaye'nin daha fazla sorumluluk almasını sağladı. Bu da onun gol ve asistlerine yansıdı. Son haftalardaki yükselen performansının ikinci yarıda da devam edeceği görüşündeyim.

Son haftalarda çıkış yakalayan bir diğer oyuncumuz Mehmet Sak ile devam edelim. Hatırlarsanız ilk geldiğinde orta sahada görev alıyordu. Selçuk Şahin'in sakat veya cezalı olması halinde bek olarak görev yapıyordu. Bu sezon başı Canberk'in takıma biraz geç dahil olması ile Mehmet sezona sol bek olarak başladı. Teknik özellikleri iyiydi belki ama savunma yönünün zayıf olması bize zaman zaman sıkıntı yaşatıyordu. Engin Hoca'nın gelişinin ardından sol açık olarak denendi. Top sürme ve dikine gitme eğiliminde olan Mehmet Sak için sahadaki en uygun pozisyon orasıydı. Esas mevkisine geçmesinin yükselen performansındaki en büyük etken olduğunu düşünüyorum.

Takımın çalışkan ismi Emre Uğur için sezon başında hücuma katkısının zayıf olduğunu söylüyorduk. Ancak Emre sürekli kendini geliştiriyor. Özellikle son haftalarda çok iyi bindirmelerle hücuma da katkı koymaya başladı. Ortalarını da biraz geliştirirse eğer harika bir sağ bek kazanacağız.

Takımın diğer beki Canberk ise belli bir istikrarda oynuyor. İlk yarıda risksiz ve basit oyun anlayışı ile görevini yaptı.

Samican Keskin ise sezona formsuz başladı. Son haftalarda Engin Hoca'nın, Mahmut yerine onu oynatması
biraz yadırgandı. Ancak Mahmut'a kıyasla savunma yönünün daha kuvvetli olması ve daha çok koşup rakibe baskı yapması, dolayısıyla Engin Hoca'nın sistemine daha uygun olması onun ilk on birde başlamasının en büyük sebebiydi. İstikrarsız geçirdiği ilk yarıda kritik goller ile takıma önemli puanlar kazandırdı. Ancak iyi gününde olmadığı zamanlarda çok fazla top kaybetti. Enerjisini daha verimli kullanırsa eğer bu hataları minimuma indireceğini düşünüyorum.

Kalecimiz Hayrullah sezon içerisinde zaman zaman eleştirilere maruz kaldı. Yan toplar ve savunma ile arasındaki iletişim eksikliği yediği hatalı gollerin başlıca sebepleriydi. Ancak kaleciliğin nankör bir meslek olduğunu unutmamak gerekiyor. Ben yine de bu yaşta ve bu ligden milli takıma giden Hayrullah'a destek olma taraftarıyım. Tecrübe kazandıkça daha iyi olacağına inanıyorum.

Golcümüz Ergin ilk yarıda takımın iyilerindendi. Takıma katıldığı haftadan itibaren skora katkı koydu. İlk yılında biraz Tiago'nun gölgesinde kalmıştı ancak bu sezon takım oyununun ön planda olması, takım arkadaşlarının ona daha çok geniş alan ve gol pozisyonları yaratması daha çok gol bulmasına sebep oldu.

Didi ve Merthan ikilisi sezona iyi başlayamadı. Geride çok geniş alan vermemiz onların işlerini bir hayli zorlaştırıyordu. Engin Hoca'nın gelişinin ardından orta saha oyuncularının da savunmaya destek olması onları epey rahatlattı. Didi'nin çabukluğu, Merthan'ın da tecrübesi ile son haftalarda güven veren bir savunma izledik.

Nduka, Renan ve Tevfik'i ayrı değerlendireceğim. Üçü de çok istikrarlı ve çalışkanlar. Renan ve Tevfik orta sahada yaptıkları baskı ile son haftalardaki iyi savunmamızın mimarları. Nduka ise tam bir takım oyuncusu. Hem hücumda hem savunmada tüm gücüyle mücadele ediyor. Takımı kamçılayan bu isimlerin, bitmek bilmeyen enerjileri sayesinde neredeyse her maç rakipten sayıca üstün bir şekilde oynuyoruz.

Mahmut Temür, oynadığı, oynamadığı her maçta konuşuldu. Son zamanlarda şans bulamamasının sebebi yukarıda da belirttiğim gibi yeterince koşup , mücadele etmemesiydi. Takımda kalması avantaj. Yeteneğini mücadele gücüyle birleştirirse, ikinci yarıda, kaptırdığı formasına yeniden kavuşacaktır.

Cem Özdemir ise aslında iyi bir ilk yarı geçirdi. Sonradan girdiği veya ilk on bir başladığı maçlarda kötü oynadığı maç sayısı çok azdı ancak Engin Hoca'nın istediği, mücadele eden ve sürekli koşan tarzda bir orta saha. Bu sebeptendir ki son haftalarda kadroya alınmamasının ardından kendisi ile yollar ayrıldı.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2015-12-29 16:08:34

Sezon başından beri, son 6 haftaya kadar hay bin hayıf edip yahu bu sezon büyük bir fırsatı kaçırdık diye konuşuyorduk.

Çünkü muktedir -bilinen sebeplerden dolayı- bu lige, bu sezon burnunu fazlaca sokmamıştı.

Kafadan koparıp gidecek bir şampiyonluk adayı; Rize, Osmanlı, Kasımpaşa, Kayseri, Konya vs... gibi muktedirsporlar lige dayatılmamıştı.

Hakemler neredeyse herkese eşit düzeyde hata yapıyorlardı... Ama hata yapıyorlardı...

Yerinde ve kaliteli transferler yapan takımlar hür ve bağımsız şampiyonluklar kutlayabilecekti.

Evet, bunlara ve benzer nedenlere bakıp bakıp üzülüyorduk bu makul sezonu, bu namuslu sezonu, bu leziz sezonu kaçırdık diye...

Derken... 

Son 5 hafta 13 puan bizi ilk yarıda 27 puana ve 3. sıraya taşıdı.

Son maçta biraz cesur olsaydık alınacak 3 puanla ilk yarıyı lider kapatacaktık. uzak değildi, bir tek pozisyon kadar yakınımızdaydı.

Şunları niye yenemedik diye kahretmiyorum, yanlış anlaşılmayayım. Geldiğimiz noktayı özetliyordum sadece bir örnekle...

Fırsatın kralı döndü dolaştı önümüze geldi.

Liderle sadece 2 puan fark var.

Ama 13. takımla da sadece 4 puan fark var.

Bu yüzden çok dikkatli davranmalıyız hem takım hem yönetim hem de tribün olarak.

Hiçbir yerde dokuyu bozmamalıyız. Zira zafer de çok yakın hüsran da...

Takıma yerinde ve sağlam 4 takviye ile destek olan yönetim, kadroyu da koruyarak en isabetli işi yapmış olur, diye düşünüyorum.

Grup ve tribün genel anlamda zaten kusursuz gidiyor. Ben sayıya değil niteliğe ve desteğe bakarım.

Tribün ilk yarıdaki desteğini ikinci yarıda sabır ve sevgiyle sürdürürse iş teknik kadroya ve futbolcularımıza kalacaktır.

Nerdeyse son 10 yılın en huzurlu dönemini geçiriyoruz.

Devam etsin ki edecektir, etmemesi için hiçbir neden yok.

Bunun sonu iyi olacaktır dostlar. Sihirle değil, şansla değil, kısmetle değil, şöyle:

İşte şimdi nokta transfer.

Akılcı futbol, çok mücadele.

Tek vücut bir Adanaspor Camiası...

Nedir? 

Vira Güzel Yurdum Adanaspor'um... 

Yazar: Editor
2015-12-25 22:08:55

Bir şehir simgeleri ile vardır, değil mi?

Ne diyoruz örneğin biz?

Adana Turuncudur, diyoruz.

Her şehrin bir rengi varsa; örneğin İstanbul erguvani ise, Ankara gri ise, Bursa yeşil ise, Adana Turuncudur dostlar, bunu en iyi biz biliriz.

İşte Sular mevkiindeki Gümüşat da öyledir. 

Yani Gümüşat da Adana'nın bir simgesidir.

Simgesi idi... Evet...

Hay bin efkar.

Gümüşat da gidiyor.

Son günlerini yaşayan efsane bir Gümüşat var şimdi.

Kalan Sadece bu! 

Adanaspor'un eski kaptanlarından Vedat Bayraktar'ın yaklaşık 30 senedir işlettiği Gümüşat bugün yarın yok olacak!

Vedalaşıyoruz Gümüşat'la.

Uğruyorum, bir taziye evine gider gibi.

Oradaydım.

Yarın akşam da oradayım.

Pazar günü de oradayım Elazığ maçını izlemek için.

Deplasmana gitmeyen arkadaşları oraya davet ediyorum.

Bir Adana efsanesine son görevimizi yapmak bir Adanalılık vazifesidir.

Kim bilir, belki güzel bir şey olur da Gümüşat Adana'nın simgesi olarak kalmaya devam eder.

Pazar günü Elazığ-Adanaspor maçını izlemek için Gümüşat'ta buluşmak üzere...

Bu da Gümüşat'tan maç öncesi bir fotonun olduğu albüm:

Tıklayınız.  

Yazar: Editor
2015-12-20 21:12:56

Müthiş bir galibiyet aldık.

A'dan Z'ye müthiş bir takım vardı sahada.

Müthiş bir mücadele.

Müthiş bir tribün, nicelik olarak değil nitelik olarak...

Hep dediğimiz gibi, gerekirse az olalım ama müthiş olalım.

Kimi öveceğimi bilemedim.

Eyüp Hoca'dan Engin Hoca'ya,

Yönetimden tribüne herkesin müthiş bir emeği, sabrı ve inancı vardı.

Özellikle futbolculara tebrik...

Müthiş bir mücadele ve karakterle oynuyorlar haftalardır.

Yer yer yaptığımız eleştirilerimize cevabı sahada nefis veriyorlar.

Devam!

Bizi daha çok mahcup edin...

Biz sizi daha çok övelim...

Teşekkürler.

Elinize ayağınıza sağlık.

Bize bu güzel akşamı yaşattınız... 

Bu da maçın özeti... Tıklayınız.

Yazar: Editor
2015-12-15 19:36:01

Gelelim kupa mesaisine.

İlk lafım hakemlere, bunlar çapsız adamlar... alayı paçoz...

Bu olamamış hakemleri bizim tepemizden hakem filan yapacaklar canına yandığım.

Adanaspor aleyhine çalmak ne kadar hoşlarına gidiyor bu zottiriklerin. Yeter ki bir rüzgar essin, çal düdüğü. Ayıp yahu.

Kendi yarı alanından çıkan Ahmet Dereli'ye şıracı ofsayt bayrağı kaldırdı, bozacı da düdüğünü çaldı.

Yakup'un kafa pozisyonunda penaltı vardı, onu hem şiracı hem bozacı es geçti.

Bujisini söktüğümün hakemleri...

İlk yarı can sıkıcıydık. Bu kadar...

Mahmut Temür'e bir not:

Lütfen sana inananları mahcup etme, bize seni savunacak bir dal uzat...

Daha çok çaba...

Derken...

İkinci yarı hoca çarpıcı değişiklikler yaptı ve işe yaradı.

Fahri'yi hücüm vs açısından işlevsiz bir yere çekince takım şöyle bir kendine geldi ve atak yapmaya filan başladı ve neticesinde golü de bulduk.

Sami!

Oyuna fena bir hırsla girdi ve klas bir gol attı.

Gol için tek kelime: Klas.

Hep böyle ol, sana hep şapka çıkaralım.

Evet.

İkinci devredeki Adanaspor bizi gönendirdi.

Şimdi Karabük maçı için biraz daha iyiyiz zannederim.

Yapanı, edeni, deplasmana gideni... Herkesi kutluyorum.

Vira... 

Yazar: Editor
2015-12-05 14:49:18

GBB

PTT 1. Lige yükseldiğimizden beri iç sahada belki de en çok galibiyet aldığımız takım Gaziantep Büyükşehir Belediyespor.

2008 yılının Eylül ayından beri ligde, içeride hiç yenilmedik. Adana'daki son dört maçımızı sırasıyla 3-0, 3-0, 3-0 ve 3-2 kazandık.

Görüldüğü gibi iç sahada ciddi bir üstünlüğümüz var. Tabi bunları yazarken tarihin en büyük teknik direktörlerinden Sir Alex Ferguson'un bir sözü akıllara geliyor, "İstatikler mini etek gibidir. Birçok şeyi gösterir ama esas göstermesi gereken şeyi göstermez."

Biz gelelim bugüne, rakibimiz bu sezon hiç olmadığı kadar iddialı. Yüksek bütçeleri ile iki sezondur çok kaliteli transferler yaptılar. Şu ana kadar yaşadıkları ufak tefek puan kayıplarına rağmen iyi bir konumdalar.

Yedinci sırada olsalar da liderle aralarında sadece iki puan var. Takım iyi konumdayken, uzun vadeli planları olduğunu söyledikleri Hakan Kutlu ile maça bir gün kala yollarını ayırmaları şaşırtıcı oldu. Bazı teknik direktör değişiklikleri faydalı olur ancak başarılı bir hocanın gönderilmesi ne kadar katkı sağlar bilinmez.

Kadrolarına bakınca en önemli ve kariyerli oyuncuları Alanzinho. Trabzonspor'da yıllarca forma giyen Alanzinho, kıvrak ve süratli bir hücum silahı. Bize karşı cezalı olması lehimize bir durum. Onun haricinde -bana göre- en tehlikeli oyuncuları  Nemanja Kojic. 13 maçta 7 golü var ve bize karşı performansı maçın kaderini etkileyebilir. Sürekli kontrol altında tutmamız gereken bir isim.

Bizde Nduka'nın, rakibimizde ise Alanzinho'nun cezalı olması, iki taraf için de önemli eksiklikler. Rakibimizin teknik direktörsüz çıkacak olması onlardaki sıkıntının boyutunu daha da arttırıyor.

Adanaspor olarak iyi performans göstermek zorunda olduğumuz bir maç. 1461 Trabzon maçındaki performansımızın üzerine koymalıyız. Üzerine koyabilirsek eğer, kağıt üzerinde çok zor görünen bu maçı kazanabileceğimizi düşünüyorum.

Rakibimize karşı iç saha istatistiğimizin devam etmesi dileğiyle...

Halit Gürer 

Yazar: Editor
2015-12-03 20:28:00

 

Kupada gruplara kaldık mı kaldık bre.

Mahkum bir oyunla kaldık evet.

Bizden çok koştular doğrudur,

bizden çok mücadele ettiler, eyvallah.

bizden çok paslaştılar, tamam...

Bence de bir iki usta ayağın ve Adanaspor isminin hatırına tur atladık.

Diyeceksiniz ki bu tür maçlarda, alttan gelen takım daima yukarıdakine göre daha hırslı oynar. Şu elemelerde birçok süper lig takımı, bırakın Ptt'yi, ya elendi ya da paçayı zor kurtardı.

Bu görüşe tamamen katılıyorum ve kötü futbolumuzu bu maçın psikolojisi içinde olağan karşılıyorum. 

Tur atlamamız bir başarıdır.

Kutluyorum.

Gaziantep maçında daha diri ve daha dinamik bir Adanaspor diliyorum. 

Yazar: Editor
2015-11-27 17:23:17
  • Rakibimizin durumu -tıpkı bizim gibi- pek iç açıcı değil.
  • Sezona iyi başlangıç yaptılar ve ilk haftalarda sürekli ilk altı içerisindelerdi.
  • Ancak o zaman bile kazandıkları maçlarda rakiplerine bariz bir üstünlük kuramıyorlardı.
  • Şu sıralar onlar da düşüşteler ve son dört maçlarından sadece bir puan çıkarabildiler.
  • 1461 Trabzon, genç oyuncuların ağırlıkta olduğu bir takım.
  • En önemli oyuncularının Ziya Alkurt olduğunu düşünüyorum.
  • İki haftadır sakatlığı nedeniyle forma giyemiyor ancak bize karşı oynama şansı yüksek.
  • Ziya süratli, top sürme yeteneği olan ve etkili bir hücum silahı.
  • Ancak bize karşı bir diğer etkili oyuncudan yoksun çıkacaklar.
  • Yoann Arquin'den bahsediyorum.
  • Arquin fizik olarak kuvvetli ve takımın gol yükünü çeken ismi.
  • Bize karşı kart cezalısı.
  • Bize gelince,
  • bana göre, son maçlarda yaşadığımız en büyük sorun
  • direncimizin düşük olması.
  • Yediğimiz gollerden sonra ne yapacağımızı bilmez vaziyette
  • hücum yapmaya çalışıyoruz
  • ve kaptırdığımız her top kalemize pozisyon olarak geri dönüyor.
  • İyi oynarken Samsun maçında yediğimiz golden sonra
  • oyunumuzun olumsuz anlamda ne kadar değiştiği ortada.
  • Aynı şey Bolu maçı için de geçerli.
  • Golü yiyene kadar da iyi değildik belki
  • ama yedikten sonra kontrolü tamamen rakibimize verdik.
  • Ligin üçüncü maçının ardından yine buna benzer bir karamsarlık vardı üzerimizde.
  • Kötü performanslar düşündürüyordu
  • ve düşme mücadelesi yaşayacağımız izlenimi vardı.
  • Bu karamsar tabloyu Denizlispor maçında alınan galibiyet bozmuş ve çıkış yakalamıştık.
  • Bugün de son beş maçta alınan dört yenilgiden kaynaklanan olumsuz bir havanın etkisindeyiz.
  • Bu nedenle 1461 Trabzon maçı bizim açımızdan çok önemli.
  • Rakibimizden kadro olarak üstünüz.
  • Ancak bunu sahada göstermek önemli.
  • Üzerimizdeki kara bulutları dağıtmak için iyi bir fırsatımız var.
  • Yeter ki sahada iyi bir Adanaspor olsun.

        Halit Gürer

Yazar: Editor
2015-11-22 11:00:28

Milli Olamayan ‘Milli Kaleci’ye İthaf*

Baştan sona kötü oynadığımız bir maçtı. Rakibimizin bu sezonki en iyi maçlarından birini çıkarması da tuzu biberi oldu. İyi savunma yapmayı zaten beceriyorlardı. Buna hücumdaki başarıları da eklendi. Birkaç cılız atak dışında rakibimizi pek rahatsız edemememiz de işlerini kolaylaştırdı.

  • Mahmut'un ilk on bir başlamaması 
  • yanlış bir tercihti. 
  • Yerine, takımın yeni Tiago'su veya Mbilla'sı olur 
  • ümidiyle alınan Magaye oynadı 
  • ve yine kötü bir performans sergiledi. 
  • Bu sezonun en büyük hayal kırıklığı olduğu görüşündeyim. 
  • Yediğimiz gol, 
  • yine ceza alanımıza inen yüksek bir topla geldi. 
  • Bu toplara bir türlü çare bulamadık. 
  • 1-0'dan sonra da panik içerisinde 
  • ileri gitmeyi amaçlayan bir takım halindeydik. 
  • Nduka ve 
  • sonradan giren Mahmut dışında 
  • iyi performans sergileyen oyuncumuz yoktu.

Ergin'in sakatlık geçirmesi üzücü bir gelişme oldu. Dilerim ciddi bir sıkıntısı yoktur, aksi takdirde forvet pozisyonunda Roni ile işimizin zor olacağını düşünüyorum.

  • Futbolda devamlılık esastır. 
  • Kötü bir maç ve elimizde 
  • kötü performans sergileyen 
  • bir oyuncu grubu var. 
  • Önümüzdeki haftaya kadar 
  • takımımızın iyi bir seviyeye gelmesi 
  • lazım.

Bu konuda en büyük iş Engin Hoca'ya düşüyor. 1461 Trabzon maçında hedef galibiyet olmalı. En azından alt sıralardan uzak kalabilme adına...

Halit Gürer

*Editör Başlığıdır 

Yazar: Editor
2015-11-18 18:16:54

Hepimizin bildiği bir şey varsa o da Boluspor'u şöyle ağız tadıyla yenemememizdir.

Yenemiyoruz yahu!

  • Deplasmanda yenmeyeli 
  • üstelik 27 sene olmuş. 
  • Yani 
  • şimdi birçok Adanasporlu kardeşimiz 
  • ömrü hayatında 
  • Bolu deplasmanından gelen 
  • o 3 puanı 
  • görebilmiş değil.
  • Ne fena bre...

Bu tarihi terslikten dolayı Boluspor'u yeneriz filan hiç diyemiyorum.

Elbette bu işler mazinin istatistikleriyle analiz edilemez.

  • Her sezonun, 
  • her kadronun 
  • kendi koşulları vardır.

Evimizdeki şu maçta Boluspor'u yenemememiz için herhangi olumsuz bir durum yok.

Kadroları bizim kadrodan daha üst düzeyde değil.

Yakaladıkları öyle müthiş bir grafik filan yok. 

Bizde kayda değer bir sorun yok.

Üstelik yeni hoca yeni şans istatistiğine göre takımı motive edecek yeni bir teknik kadro var.

Baktığımızda evimizde bir 3 puan için koşullar yeterince uygun.

Ne diyelim?

  1. Takım iyi mücadele etsin.
  2. Engin Hocanın ilk maç perfonmansı iyi olsun.
  3. Eyüp Hocamızı da üzen o kişisel hatalar olmasın. 

Netice itibariyle beklentimiz tam puandır.

Vira,

Güzel Yurdum ve milli takımım Adanaspor'um. 

Bu da bir Adanaspor-Boluspor maçının mazideki fotoğrafları: Tıklayınız.

Yenmiştik evet:) 

Bu arada passokartsız tribünlerimize bakınız lütfen... 

Yazar: Editor
2015-11-15 09:24:57

Mersin Hazırlık

Kadromuzdaki birçok oyuncumuzun forma şansı bulduğu maçta Mersin İdman Yurdu'nu yenmeyi başardık. Hazırlık maçı da olsa kazanmak güzel. Hele bir de üst lig takımına karşı, hem de güzel bir futbolla kazanmak daha da güzel. Topa sahip olma ve pozisyon zenginliği bakımından üstündük.

Bununla birlikte savunma anlamında da önceki haftalara göre daha iyi bir görüntü verdik. Orta sahada rakibe iyi baskı yaptık ki gol de bu baskının bir sonucuydu. Roni, Mahmut ve Cem'in baskısı savunmayı hataya zorladı ve kazandığımız topu gole çevirdik.

Dikkat çeken bireysel performanslara gelince,

  • Kalecimiz Fırat, 
  • maçta başarılı bir performans gösterdi. 
  • Ligimizdeki bir çok takımda ilk on bir oynayabilecek kapasitede olduğunu düşünüyorum. 
  • Stoper oynayan Yakup, 
  • genel anlamda iyi bir oyun ortaya koydu 
  • ancak bazı pozisyonlarda yavaş kaldığını da belirtelim. 
  • Tevfik ilk devre sahadaydı 
  • ve oynadığı süre boyunca rakibi sürekli rahatsız etti 
  • ve kazandığı topları olumlu kullandı. 
  • Kendini bulmaya başladı diyebiliriz. 
  • Renan 70 dakikaya yakın sahada kaldı 
  • ve kusursuz bir performans sergiledi. 
  • İkinci yarı oyuna giren Samican'ın iyi gidişatı devam ediyor. 
  • Aynen devam diyelim ve dilimizi ısıralım. 
  • Cem için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. 
  • En büyük sıkıntısı istikrarsızlığıydı. 
  • Bu maçla birlikte son üç maçta iyi performanslar ortaya koydu 
  • ve bu sıkıntısını şimdilik aştı. 
  • İlk kırk beş dakikada şans bulan isimlerden Magaye, 
  • önceki maçlarına göre nispeten daha iyi ve istekli göründü. 
  • Mahmut Temür ikinci yarı oyuna dâhil oldu. 
  • Kilit pasları Mersin kalesinde tehlikeye yol açtı. 
  • Gol de onun asistiyle geldi. 
  • Ronieli, rakibi rahatsız eden 
  • ve çok hareketli bir isim. 
  • Ancak top ayağına geldiğinde 
  • biraz yavaş oynuyor. 
  • Bu anlamda kendini geliştirmesi gerek.

Boluspor maçı öncesi bu karşılaşma iyi bir moral oldu. Skordan çok sergilenen oyun ümit verdi. Engin Hoca'nın da elinin değmesi ile daha iyi olacağımızı ümit ediyorum.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2015-11-13 12:09:24

Uzun zamandır Foto-Yorum bölümü sessizdi.

Orayı hareketlendirme zamanı geldi.

Şimdilik eski fotoğraflardan 25 karelik bir paket sunalım sizlere.

Ne güzel günlerdi.

Yine güzeliz, dert yok.

Daha güzelini bulmak mesele.

İyi Seyirler... 

Vira Güzel Yurdum Adanaspor'um. 

25 Nostaljik Fotoğraf İçin Tıklayınız.

Yazar: Editor
2015-11-08 13:27:32

Her Mağlubiyette Bir Kaos

Hiç kimse takımı kaybetsin istemez. Rakibin durumu, eldeki oyuncular vs. önemli değildir. Bir maç varsa ortada mutlaka kazanılmalıdır. Herhangi bir yenilgi durumunda ise bir suçlu aranır ve mutlaka bir veya iki tane bulunur. Zaman zaman bir oyuncu, genellikle de teknik direktördür bu suçlu. Kazanılacak maçı onlar yüzünden kaybetmişizdir. Bir önceki hafta o hocanın takımı iyi oynatması veya o oyuncunun aynı hafta maçı alan kişi olmasının önemi yoktur. Her maçta yüzde yüz verimle oynamalıdırlar. Önemli olan şu andır. Kaybedilmiş bir maç vardır ve o isimlerin yerine de yenileri lazımdır.

Her mağlubiyette bir kaos ortamı oluşuyor. Eleştiri olur. Futbolun doğasında vardır bu ama sadece o anı düşünerek, olumlu tarafları hiç görmeyip, sadece skora odaklı eleştiri takımımıza zarar veriyor. Bkz. Mourinho şu anda takımı Chelsea ile 16. sıraya geriledi. Kaybedilen maçtan sonra bile taraftarlar Mourinho'nun yanında. Aynı şekilde B.Dortmund taraftarı geçen sezon ilk yarıyı lig sonunda kapatmalarına rağmen hocaları Klopp'a ve futbolcularına sürekli destek oldular. Bizim tahammül sınırımız ise maalesef sadece bir maç. Hocamıza ve futbolcularımıza sadece galip geldiklerinde değil her zaman sahip çıkmalıyız. Hem de bu isimler içimizden birileri ise daha fazla sahip çıkmalıyız.

Şöyle bir hafızamızı tazeleyelim. Süper Lig'in kapısından döndüğümüz 2011-2012 sezonunda yine bu dönemlerde ligde puanlar çok yakındı. 11 hafta sonunda (bence bu lige çıktığımızdan beri kurulan en iyi kadroyla) topladığımız puan 14'tü. Şu anda da öyle. Hem de bu kadar kısıtlı imkânlarla kurulan bir takımla başardı bunu Eyüp Hoca. Elindeki az alternatifli kadrodan maksimum verimi almaya çalışıyor. Bugün rakip, yaptığı oyuncu değişikliği ile maçı çevirirken, bizim bunu yapabilecek kadro derinliğimiz ne yazık ki yoktu. En iyilerimiz zaten sahadaydı. Hal böyle olunca dönüyoruz, dolaşıyoruz ve yine yapılmayan transferlere geliyor konu. Devre arasına kadar kadromuz toplayabileceği maksimum puanı toplamaya çalışacak ve tahminimce altıncı takımla aramızdaki fark altı puanı geçmeyecek. Devamında iş yine başkanımıza kalacak. Artık oyuncu almış olmak için değil, hem Eyüp Hoca'nın elini rahatlatmak, hem de takımı daha ileriye taşıması için transferler yapmalıyız. Zamanında Levent Hoca'ya sağlanan imkânlar Eyüp Hoca'ya da sağlanırsa eğer hocamız gerekeni fazlasıyla yapacaktır.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2015-11-04 18:13:39

Artık Adanaspor'umuza bakalım.

Dost tribünlerden olan Samsun deplasmanında bakalım ne yapacağız? 

Tabi analizlerini daha çok hisleriyle ve umduğuyla yapan bendenizin diyeceklerine ne kadar itibar edilir, o da ayrı bir dert.

Korkunun seçimlere faydası olabilir ama konu futbolsa o korkunun ecele bir faydası olmuyormuş, bunu son yenilgimizde görmüştük zaten.

Karşıyaka maçında ise daha az korkarak maçı almayı bildik.

Samsun zaten lider bir takım. Hücum gücünü de biliyoruz. Kaybetmek olağandır... Böylece bu maçta da daha az korkarak, tedbiri maçın özellikle ilk yarısında taktik olarak belleyip ikinci yarıda 3 puana gidebiliriz? Önce durdur, sonra vur taktiği...

Hakikaten 3 puana gidebilir miyiz?

Yahu bunu bana sormamalı. Çünkü cevabım her maçta belli: 3 puan için Barselona'ya bile gidebiliriz.

Şöyle eski bir hikaye anlatacağım:

Yine biz; Volkan T, Ali H, Firavun filan, mekanda 4 Adanasporlu memleket bildiğimiz Adanaspor'umuzdan konuşuyoruz. Konu da olası bir Adanaspor-Real Madrit maçı iyi mi?

Biz her halükarda yeneriz diyoruz. İçimizde daha az tutkulu olan Firavun H, ama siz çok fanatiksiniz, hiç gerçekçi değilsiniz, sizle Adanaspor nesnel koşullarda konuşulmuyor, gibi bir şey söylemişti. Peki ne yapacağız, dedik? Edip abiye soralım dedi, o sizden daha mantıklı. Biz de sor dedik. Yan odada çalışan Edip abiye seslendi bizimki.

Edip abi, Adanaspor Real Madrit'le oynarsa kim yener, diye sordu. 

Edip abi klasik bir Adanalı olarak soruya soruyla cevap verdi ve en doğru soruyu sordu aslında; maç nerede, dedi.

Bunun üzerinde bizim Firavun H, mekanı terk etti.

Böyle bir şey... 

Yeneriz, en kralını bile yeneriz.

Ama bunun için koşulların uygun olması kaçınılmaz bir durum.

Nedir uygun koşullar? 

Hayrullah son maçtaki performansını tekrar edecek. Lakin defans da kaleciyi çaresiz bırakacak işlere kalkışmayacak.

Teklikeli bölgede yan pas, geri pas futbol bağnazlığına tevessül etmeyecek.

Mahmut ve Cem yine ilk 11'de olacak. Orta saha daha hareketli olacak ve Ergin'in varlığını, atacakları paslarla anlamlı kılacak...

Takım, bir manada, yani geçen hafta olduğu gibi, kazanmayı hem Eyüp Hoca hem kendileri hem de taraftar hem takım ve başkan için bir gurur meselesi olarak görecek. 

Buna rağmen kaybedersek ne mi olacak?

Canınız sağolsun, deyip Bolu maçına bakacağız, ne olacak! 

Böyle.

O zaman neydi son söz? 

Vira, Güzel Yurdum Adanaspor'um. 

Yazar: Editor
2015-10-30 21:34:39

Tutan ve Atan

Bu hafta, önceki haftalarda eleştirdiğimiz futbolcular 3 puanı haneye yazdırdılar.

Bunu peşinen söyleyelim.

Hayrullah kaledeki hayati kurtarışlarıyla ve Samican da müthiş golüyle geceye damgasını vurdular.

Maça sarılarak, oyuna konsantre olarak, formayı hissederek oynayınca böylesi zor maçların üstesinden gelmek mümkün oluyormuş demek ki.

Siz böyle oynayın biz sizi hep övelim.

Neticede derdimiz meselemiz sevdamız Adanaspor.

Bütün takının, teknik kadronun eline ayağına sağlık.

Vira Güzel Yurdum Adanaspor’um.

Yazar: Editor
2015-10-29 17:02:16

Yeter ki…

Derbide alınan yenilginin ardından Eyüp Hoca'nın takımdan ayrılacağını açıklaması moralleri epey bozdu. Yıllardır kulübe her şeyini veren Eyüp Hoca haricinde kimsenin bu takımı daha iyi tanıyamayacağı görüşündeyim. Ayrıca kısıtlı bütçeyle yapılan, üstelik ligin dördüncü haftasına kadar tamamlanmayan transferlerle kurulan bu takımı hiç kimse daha iyi konuma getiremezdi.

Başkanımızın Eyüp Hoca'nın arkasında durup istifasını kabul etmemesi yapılacak en iyi hareket olacaktır.

Dilerim Eyüp Hoca da bu kararından vazgeçer.

Gelelim maça,

  • Rakibimiz Karşıyaka  
  • bundan önceki iki sezonda maddi sıkıntılar yaşıyordu. 
  • Hedefsiz geçirdikleri iki sezonun ardından yaptıkları yönetim değişikliği ile 
  • büyük paralar harcadılar. 
  • Son iki senenin şampiyonları Kayserispor ve İBB'den karma bir takım yaptılar desek yeridir. 
  • Ancak bu takımların lokomotiflerini değil, 
  • vagonlarını transfer ettiler. 
  • Yani İBB'yi sırtlayan Visca, Doka ve Mehmet Batdal'ı değil de 
  • bu isimlere yardımcı olan Ömercan, Tayfun ve Zeki'yi transfer ettiler. 
  • Ayrıca Duric'i saymazsak kaleci dahil bütün savunma oyuncuları da 
  • Kayserispor'un eski oyuncuları. 
  • Ancak Kayserispor'da genelde yedek kalan isimleri aldılar. 
  • Geçen sezon Simic, Cem Can ve Alper Uludağ'ın yedekleri olan 
  • Berkaycan, Serkan Kurtuluş ve Çağlar'ı kadrolarına kattılar. 
  • Eski takımlarında zirvede olan bu isimlerin şu an 
  • ligde 15. sırada olmasının ana sebebinin bu olduğu görüşündeyim. 
  • Kaliteli ve pahalı bir kadroya sahipler ancak ilk iki sıra hedefi için daha isabetli transferler yapılmalıydı.

Hücumda tehlikeli isimlere sahipler. Necati ve Gökhan Ünal, her ne kadar eski günlerindeki kadar aktif değilseler de ceza alanı içi ve çevresinde buluştukları toplarda etkili oluyorlar. Bunun haricinde Fall da yetenekli bir isim ancak henüz bekleneni verebilmiş değil.

  • Geçen hafta oynadıkları Elazığspor maçında, 
  • kanatlara top atıp bu bölgelerden ceza sahası içine orta yaparak 
  • etkili olmaya çalıştılar. 
  • Bu şekilde bir gol attılar 
  • ve bir topları da direkten döndü. 
  • Bizim de zaafımız maalesef bu tarz toplar. 
  • Stoperlerimize bu konuda büyük iş düşüyor.

Rakip stoperlerin ağır olması ve beklerinin ileriye çok fazla çıkmasını avantaj olarak değerlendirebiliriz. Geçen hafta hücumda başarısızdık ancak bu maç Mahmut'un da kadroya girmesiyle kaldığımız yerden devam edeceğimizi umuyorum.

Yeter ki kendi oyunumuzu oynayalım.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2015-10-27 14:36:50

Eyüp Hoca’nın takımı Karşıyaka maçından sonra bırakacağını duyduk. Üzücü bir durum. Keşke böyle olmasaydı. Üstelik kendi kararıyla alt yapıya da dönmeyeceği konuşuluyor. Bu da ayrı bir efkâr.

Hiç kimsenin hiçbir şeye tahammülünün olmadığı bir dönemde hocalık zor bir iş galiba.

Benim diyeceğim şudur:

  • Eyüp Hoca’nın 
  • çok güvenip 
  • forma verdiği isimler, 
  • özellikle onlar; 
  • S 
  • ve 
  • H
  • vasıfsız performanslarıyla 
  • kendilerine hayati bir şans veren bir insanın, 
  • Eyüp Hoca’nın sonunu 
  • hazırlamışlardır. 
  • Evet, 
  • etik sorumluluğu özellikle 
  • bu 3 futbolcuya yüklüyor 
  • ve onları 
  • vicdanlarıyla 
  • baş 
  • başa 
  • bırakıyoruz.

Baştan sona hatalar zinciri vardı evet, bunu sezon öncesinde yazmıştık zaten. (Özellikle Bayram Başkanın transfer konusundaki cimriliğini…) Lakin kâğıtlar dağıtıldıktan ve oyun başladıktan sonra mevcut kadroda ısrarla forma şansı bulan bu isimler hayal kırıklığından başka bir şey olmamıştır.

Bence Eyüp Hoca bu bedeli tek başına ödememeli, bu 3 futbolcu da alt yapıya geri gönderilmeli…

Yazar: Editor
2015-10-23 15:36:46

Bu Maç ve Sonraki İki Maç

Derbi günü geldi çattı. Şartlara bakılınca ortada bir maç gibi görünüyor. Sonucu yine ufak ayrıntılar belirleyecek. Temennimiz o ufak detayların aleyhimizde işlememesi. Ancak geçen hafta savunmada yaptığımız hataları tekrarlamamamız gerekiyor. Aksi takdirde rakibimizin bitirici özelliği yüksek hücumcuları bu fırsatları geri çevirmeyecektir.

Hücum gücümüzün Demirspor'a gol atmak için yeterli olduğunu düşünüyorum. Rakibimizin de çok gol yiyen bir takım olduğunu hesaba katarsak en az bir gol bulacağımız kanısındayım.
Rakibimiz ligin en yaşlı kadrolarından birine sahip.

Tecrübeli oyuncuları ağırlıkta.  Her maç çok iyi oynadıkları 20 dakikalık bir bölüm var. Bu dakikalarda oyunun yönünü sürekli değiştirerek ve hızlı oynayarak rakiplerinin dengelerini bozmayı amaçlıyorlar. Hızlı oynamayı başardıkları dakikalarda ciddi tehdit oluşturuyorlar. Bizim bu dakikalarda tempoyu düşürüp topun bizde kalmasını sağlamamız gerekiyor. Ancak yaşlı olmanın dezavantajlarını da yaşıyorlar. Maçın ikinci yarısında genelde tempoları düşüyor ve istediklerini sahaya yansıtamıyorlar. Genç bir takım olmamız bu yönden büyük bir avantaj. Koşan ve sürekli mücadele eden bir takımız ve bunun getirilerini yarın alacağımızı umuyorum.
 Rakibimizin en önemli oyuncusunun Burak Çalık olduğu görüşündeyim. 2012'de bizde oynadığı dönemdeki formunu yakaladı. Burak iyiyse Demirspor da iyi oynuyor. O nedenle Burak'ın verimini ne kadar düşürürsek rakibin hücum gücü de o kadar düşecek. Bunun yanı sıra golcüleri Pote de ciddi tehdit oluşturuyor. İ
yi bir bitirici. Rahat top aldırmamamız lazım.

Bize gelince,
Bu maçta en büyük iş savunmaya ve Hayrullah'a düşüyor. Onların hatasız oyunu bize galibiyeti getirir. Savunma yönü zayıf olan rakibimize bir şekilde gol atacağımız görüşündeyim. Bu maçla birlikte önümüzdeki üç maç bu sezonki kaderimizi belirleyecek.

Demirspor, Karşıyaka ve Samsun maçlarının ardından esas hedefimizin ne olduğunu göreceğiz. İlk halkayı iyi atlatırsak diğer maçlara da derbi galibiyetinden doğan bir özgüvenle çıkarız. Eyüp Hoca ve futbolcuların elinden geleni yapacağından şüphem yok.

Şans yanımızda olsun.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2015-10-19 17:57:01

Bu Maçı Unutmalı

Golü yiyene kadar müthiş bir performans sergiledik. Rakip kaleye çok iştahlı gidiyorduk. 2-0 da yapabilirdik bu süre içerisinde ama o kadar basit bir gol yedik ki oyunu tamamen değiştirdi.

Ceza alanı içerisinde bu kadar rahat bir vuruş yaptırmamalıydık. Devamında Magaye ile yine öne geçebilirdik o da olmadı. İlk yarı sonuna kadar maç düşük tempoda gitti. İkinci yarıda bu sezon klasikleşen gollerimizden birini daha yedik. Ceza alanımıza düşen topu üç veya dört hamlede içeri attılar. Sonrasında Nduka ve Magaye ile yine pozisyonlar yakaladık ama Tolgahan'ı geçemedik.

  • Maçı kaybetmemizdeki en büyük etken 
  • kırmızı karttı. 
  • Maç kora kor geçerken 
  • ve önümüzdeki hafta derbi varken 
  • hem de çok iyi bir performans gösterirken 
  • topsuz alanda bu kadar basit bir kart görmek 
  • Emre Uğur'a yakışmadı. 
  • Eksik kalmamız oyunumuzu olumsuz etkiledi 
  • ama takım maçı bırakmadı 
  • ve mücadeleye devam etti. 
  • Nihayetinde Tevfik'le golü de bulduk. 
  • Bu dakikadan sonra biraz daha beraberliğe yönelik oynasak 
  • ve oyunu soğutsak daha iyi olabilirdi. 
  • Temponun yükselmesi 
  • eksik olmamız nedeniyle işimize pek gelmedi. 
  • Hücumda kaptırdığımız bir topta geride az adamla yakalandık 
  • ve oyuna girdikten sonra harika işler yapan Cengiz 
  • düzgün vuruşuyla bizi yıkan golü attı. 
  • Bu golden sonra oyundan tamamen düştük.

Yenildik. Zaman zaman iyi zaman zaman kötüydük. Kırılma anlarında şans yanımızda değildi. 2-0'ı yapamamamız, ilk yarıda Magaye'nin atamadığı ve 2-1 yapamadığımız pozisyon ve son olarak kırmızı kart maçın kaderini etkiledi. Karamsar değilim çünkü bu kırılma anlarından birisi lehimize sonuçlansaydı şimdi çok farklı şeyler konuşuyorduk. Takımın isteği ve azmi konusunda sıkıntı yok.

  • Yapılması gereken 
  • derbi öncesi savunma yönümüzü geliştirmek. 
  • Bu maçın telafisini 
  • önümüzdeki hafta derbide yaparsak 
  • üst sıralara tırmanışımıza 
  • kaldığımız yerden devam ederiz. 
  • Bu maçı unutup 
  • önümüzdeki haftaya odaklanalım.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2015-10-17 15:20:27

Altınordu Maç Öncesi

Bu haftaki rakibimiz Altınordu. Kadrolarında birçok genç oyuncu var. Altyapılarına büyük önem veriyorlar. Günlük değil uzun vadeli planları var. Kulübün amacı Türk futboluna yeni isimler kazandırmak ve kendi bünyesinde yetiştirdiği isimlerle Altınordu'yu iyi yerlere taşımak. Şu ana kadar da hedefleri doğrultusunda iyi işler yapıyorlar.  Uzun vadede hedeflerine ulaşırlar mı bekleyip göreceğiz. Biz gelelim bugüne:

  • Geçen sezon olduğu gibi bu sezon da çok koşuyor, 
  • iyi yardımlaşıyor ve son ana kadar maçı bırakmıyorlar. 
  • Maçın uzatma dakikalarında attıkları gollerle 5 puan topladılar. 
  • Bu nedenle son ana kadar dikkatli olmalıyız. 
  • Bunun haricinde kanattaki süratli oyuncularına da dikkat etmek gerekiyor. 
  • Atakları genelde Erdoğan Yeşilyurt'un bulunduğu sol kanattan gelişiyor. 
  • Çok süratli bir oyuncu ama karşısında oynayacak olan Emre Uğur da öyle. 
  • Gününde bir Emre Uğur, Erdoğan'ın verimini epey düşürecektir. 
  • Ayrıca Halil İbrahim Tuna, çok yetenekli bir isim ancak geçen sezon yaşadığı sakatlığın etkilerini henüz atabilmiş değil. 
  • Genelde ikinci yarıda tercih ediliyor. 
  • Timur Temeltaş'a da ayrı bir parantez açalım. 
  • Yılmaz Özlem kadar değilse de mesafe tanımaksızın yaptığı vuruşlar büyük tehlike oluşturuyor. 
  • Rahat şut şansı vermemeliyiz.

Adanaspor'a gelince savunmanın ortasında arka arkaya yaşanan sakatlıklar bizi biraz sıkıntıya soktu. Yakup ve Fahri ikilisinden hangisi Merthan'ın yerine geçecek ve savunmayı nasıl etkileyecek merak konusu.

  • En büyük avantajımız olarak da 
  • hücum hattımızı gösterebiliriz. 
  • Maçlarını düşük tempoda oynayan Altınordu'nun dengesini bozacak 
  • oyunculara sahibiz. 
  • Mahmut, Ergin, Nduka ve Magaye ile 
  • her takıma gol atacak kapasitedeyiz.

Altınordu maçının kaderini de yine bu isimlerin belirleyeceği görüşündeyim. Altınordu'ya karşı şanssızlığımızın bitmesi ve derbiye üç puan alarak gitmek dileğiyle...

Halit Gürer

Yazar: Editor
2015-10-09 15:29:12

7 Haftanın Sonu

Sezona Şanlıurfa’da beraberlikle başladık. Alınan puan ve oynanan futbol herkesi ümitlendirmişti. Transferlerin tamamlanmamasına rağmen galibiyeti kaçıran taraf olmuştuk. Ancak sonraki Göztepe maçında neredeyse sahada yoktuk. Sergilediğimiz kötü futbol Göztepe’nin rahat bir galibiyet almasına sebep oldu. Üçüncü haftada rakip daha dişimize göre olan Giresunpor’du. Düşük tempoda giden maçta son dakikalarda yediğimiz golle sahadan mağlup ayrıldık ve eleştiriler beraberinde geldi. Önceki iki sezon gibi yine düşmeme mücadelesi vereceğimiz düşünülüyordu. Üç maç sonunda gol dahi atamayan Adanaspor, transferin son günlerini hareketli geçirdi. Tevfik, Mahmut ve Ergin Keleş’in katılması takımın çehresini olumlu anlamda değiştirdi. Adanaspor için lig bu haftadan sonra başladı diyebiliriz. Canberk’in de hazır hale gelmesi ile çıkılan Denizlispor maçında şeytanın bacağı kırıldı ve Adanaspor ilk üç puanını hanesine yazdırdı. Devamındaki hafta favorinin Balıkesirspor olduğu maçta 2-0 geriye düştük fakat Adanaspor müthiş bir direnç gösterdi ve maçı 2-2’ye getirmesini bildi. Sonraki dakikalarda kımızı kart görmeseydik kazanabileceğimiz bir maçtı ancak ikinci yarıyı neredeyse tamamen 10 kişi oynayan Adanaspor’un aldığı beraberlik çok değerliydi ki bence takıma özgüvenini getiren karşılaşma da buydu.

Sonraki haftalarda ligin kağıt üzerinde zayıf olan takımları Yeni Malatya ve K.Erciyesspor’a karşı alınan rahat galibiyetler puan sıralamasında da bizi iyi bir yere getirdi. İki sezon aranın ardından yeniden ilk altıya yakın bir yerde yer almak hem de birçok yüksek bütçeli takımın üzerinde veya yakınında olmak sevindirici bir gelişme. Tabi henüz çok erken.Şimdiden hedefin şampiyonluk veya play-off olduğunu söylemek takımın üzerinde baskı oluşturmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Ayrıca bundan sonra oynayacağımız karşılaşmalar daha zorlu olacak.

Önce geçen sezon iki maçta da hezimetle sonuçlanan Altınordu, sonra Adana Demirspor ve ardından ligin en çok para harcayan takımlarından Karşıyaka ile karşılaşacağız. Bu maçlarda en büyük kozumuz yine Eyüp Arın. Her ihtiyaç duyulduğunda takımın başına gelen ve görevini iyi bir şekilde yerine getiren Eyüp Hoca bu yıl sezon başından beri takımın başında. Takıma elinin değdiği çok açık. Atak organizasyonlarımızda bu çok net görülüyor. Önceki sezonlarda golleri ilerideki yetenekli oyuncularımızın becerileri ile bulmaya çalışıyorduk. Önce Mbilla sonra Tiago bu görevi üstlenmişti. Ancak şimdi takım ileride sahaya iyi yayılıyor ve iyi yardımlaşıyor. Balıkesir’e atılan ikinci gol ile Malatyaspor’a atılan ilk gol klasik tabirle “halı saha golü” gibiydi. Kaleciye şans dahi tanımadan atılan gollerdi. Bu güzel gol organizasyonlarını yapan oyuncularımıza gelince daha önceki sezonlarda da beraber oynadıklarını görüyoruz. Mahmut, Nduka ile Mersin’de, Ergin ile Gaziantep BB’de oynamıştı. Bunun yanı sıra Nduka ve Ergin’in de yine Mersin’de beraber oynaması uyum sorununu çabuk aşmaları ve takıma daha erken katkı sağlamalarına neden oldu. Magaye’nin de bu üçlüyle daha uyumlu olması halinde çok zor durdurulabilecek bir hücum gücüne sahip olacağız.

Bu sezon Adanaspor’un yediği gollere bakınca bazı benzerlikler görülüyor. Ceza alanımıza düşen yüksek toplarda yediğimiz goller bir hayli fazla. Giresun’dan, Denizli’den ve Balıkesir’den bu tarz goller yedik. Geçen hafta Erciyesspor’a da bu tarz pozisyonlar verdik. Rakibimizin beceriksizliği gol yemememizin tek sebebiydi. Bu tarz pozisyonlara biraz daha önem gösterilmeli. Güzel  organizasyonlarla attığımız gollere karşı yenilen bu goller yakışmıyor.

İlk yarıda hedef bana göre ilk on sıra olmalı. Devre arasında da eksik görülen bölgelere yapılacak transferler bizi iyi noktalara taşır. İddialı bir şekilde play-off hedefinden bahsetmiyorum tabi ama iki yıldır bu bölgelerden uzak kalan Adanaspor’un en azından yeniden heyecan yaratan bir takım olmasını bekliyorum.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2015-10-01 22:26:06

İlk 6 İçin

Ligin son sırasında bulunan K. Erciyesspor, genç oyuncuların ağırlıklı olduğu bir kadro kurdu. Fakat bu genç oyuncuların omuzlarına taşıyamayacakları bir yük bindirdiler.

  • Belki de kulübün maddi durumu bunu gerektirdi 
  • ancak bazı gençlerin lig tecrübesi bile bulunmuyor, 
  • lig tecrübesi bulunanlar da alt liglerde en fazla bir sezon forma giymişler. 
  • Takımın nispeten daha tecrübeli isimlerine gelirsek kalelerinde 
  • bizim de bir süre formamızı giyen Zülküf var. 
  • En dikkat çeken isimler golcü Adilovic 
  • ve yıllardır süper ligde oynayan İlhan Parlak. 
  • İkisi de geçen sezonu verimli geçiremediler. 
  • Hatta İlhan bir süredir kadro dışıydı. 
  • Geçen hafta yeniden çağrıldı. 
  • Bunun haricinde Volkan Okumak geçen sezon 
  • Şanlıurfaspor'un orta alanında iyi işler yapmıştı. 
  • Geçen hafta kadroya alınmadı. 
  • Bizim maçta yeniden kadroya alınacak mı bilinmez.

Oynadıkları futbolla ligde kalmaları mucize olur. Ligin belki de en yetersiz kadrosuna sahipler. Bunun yanında bir de kadro dışı bırakılan/yeniden çağırılan oyuncuların da olması takım içinde huzursuz bir ortam olduğunun göstergesi.

  1. Rakibimize kıyasla her alanda daha üstünüz. 
  2. Beni tek korkutan da aslında bu. 
  3. Geçtiğimiz sezonlarda da kime karşı kağıt üzerinde üstünsek kaybettik. 
  4. Mesela geçen sezon ligin ilk 4 sırasında yer alan takımlardan 
  5. 11 puan toplarken, 
  6. ligin son 4 sırasındaki takımlardan 
  7. toplam 8 puan toplayabilmişiz. 
  8. Tabi bu sezon Eyüp Hoca'nın olması avantaj. 
  9. Takımı daha iyi motive edecektir 
  10. ve oyuncuların rehavete kapılmamalarını sağlayacaktır. 
  11. Zaten bu durum sağlandığında deplasmanda ilk üç puanımızı almak işten bile değil. 
  12. Bu maçı da kazanırsak eğer 
  13. muhtemelen ilk 6 sıra içerisinde kendimize yer bulacağız. 
  14. Puan tablosunun o bölgesinden uzun süredir uzak kalmışıtık. 
  15. Hafta sonu yeniden o sıralamalarda yer almak ümidiyle...

Halit Gürer

Yazar: Editor
2015-09-27 19:36:01

Kontrollü ve Sakin

Geçen haftaki Balıkesir beraberliğinden sonra kazanmamız gereken bir karşılaşmaya çıkacağız. Rakip Malatyaspor geçen hafta Elazığspor'la oynadığı derbiyi kaybetti. Kendi sahalarında rakip kaleye gitmekte zorlandılar. Skor 2-1 olsa da Elazığspor için kolay bir galibiyet oldu.

En büyük tehlikeleri sol bekleri Ramazan Kahya'nın kullandığı kornerler ve frikiklerle yaratıyorlar. Bizim de en büyük zaafımız maalesef bu tarz toplar. Umarım hafta içi antrenmanlarda gerekli önlemler alınmıştır. Bunun dışında Akpabio'nun olduğu bölgeye sürekli uzun top atarak onun o bölgede bir şeyler üretmesini bekliyorlar. Durum böyle olunca ligin en az gol atan takımlarından biri olmaları da kaçınılmaz oldu. Akpabio için klasik bir PTT 1. Lig yabancı oyuncusu desek yanlış olmaz. Hızlı, kuvvetli ve top sürme yeteneği olan ancak tekniği pek de iyi olmayan bir oyuncu. Malatyaspor'un yerli oyuncuları takımı ileri taşıyacak kapasitede değil. Bu nedenle yabancı oyunculardan çok şey bekliyorlar. Zaten geçen hafta attıkları gol de Mba'nın kişisel becerisiyle uzaktan vurduğu bir şutla geldi.

Orta sahada top kontrolü maçın büyük bölümünde Elazığspor'daydı. Malatyaspor'un top kazanma konusundaki yetersizliği göze çarptı. Bizim de bu bölgede ilk dakikadan itibaren kontrolü elimize almamız ve maç boyunca sakinliğimizi koruyup topun bizde kalmasını sağlamamız lazım. Bekleyip görelim diye düşünerek oynarsak hata yaparız.

Maçın favorisi tartışmasız Adanaspor. Kötü anlamda sürpriz bir performans göstermezsek ve Malatya takımı da bir haftada büyük bir gelişme kat etmezse kazanmamız işten bile değil. Alacağımız galibiyet hem alt sırayla arayı açma, hem üst tarafı yakalama açısından büyük önem taşıyacak.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2015-09-23 12:27:54

Dün kupa maçında Kahramanmaraş BBS'yi tek golle geçtik. Kupada yol almak takıma zarar vermez, tersi görüşlere hiç katılmıyorum şahsen. Çok maç, çok heyecan, daha çok Adanaspor, daha çok izleme fırsatı... Ne güzel... Bir kere de gruplara kalsak fena mı olur yahu?

Kupada sonuna kadar gitmek hedeflenmeli... Orada bir sürpriz neden olmasın, yarı final filan... Hayal olabilir ama gruplarda maç psikolojisi bizim lehimize seyredebilir, çünkü kaybedecek bir şeyimiz zaten yok, biraz daha heyecandan başka...

Karşılaşmanın banttan yayınını izledim.

İlk dakikalarda işi koprabilirmişiz ama 74. dakikaya kaldı gol.

Nedir maçın özeti?

Fazlasıyla yan pas yapıyoruz. Yan pas, yan pas, yan pas, yan pas...

Örneğin Roni'nin topla buluşması galiba 17. dakikayı anca buldu. Tamam, ondan önce bir iki pozisyon oldu ama takımın santraforu da topla bu kadar geç buluşmamalıydı sanki...

Çözmemiz gereken önemli bir sorun olarak ortada öylece duruyor yan pas...

Hedefin rakip kale olduğun bir spor musabakasında bu kadar yan pas amacı yok ediyor adeta. 

Süper lige çıktığımız o seneyi (galiba 2001-2002 sezonuydu) hatırlıyorum, rüzgâr gibi penaltı noktasına doğru inerdik. Belki o zamanki kadro buna müsaitti Altan'la, Necati'yle filan. Ama şimdi de yan pas yerine (geri pas kabusunu söylemiyorum bile) daha çok ileriye pası düşünsek hiç değilse daha güzel bir futbol sergileyebiliriz. 

Tamam, şampiyonluk çok uzaktaki bir yer fakat futbol seyri en makbul bir spordur, en azından bu prensipleri göz ardı etmemeliyiz. 

Vira, Güzel Yurdum Adanaspor'um... 

Yazar: Editor
2015-09-18 07:36:28

Çaremiz Agresif Futbol

Kadro kalitesi bakımından belki de ligin en kuvvetli takımıyla karşılaşacağız. Sezona istedikleri gibi başlayamadılar ve bizle oynayacakları maçı çıkış maçı olarak görüyorlar. Geçen hafta Elazığspor'a karşı çok kötü bir performans gösterdiler. Elazığspor'un hızlı oyuncuları Tom ve Cleyton'a karşı savunmaları çok ağır kaldı. Savunma arkasına çok kolay adam kaçırdılar. Bunun dışında orta saha ve forvet arasındaki mesafe de çok fazla olunca pozisyon üretmekte zorlandılar ve mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Elazığspor ise rakibini kendi yarı alanının önlerinde karşıladı ve orta sahada agresiflerdi. Kazandığı topları da savunma arkasına atıp hızlı oyuncuları ile pozisyon bulmaya çalıştılar. Bu taktikleri de gayet başarılı oldu.

Orta sahalarında Sankoh, geçen hafta Balıkesirspor'da ayakta kalan tek adamdı belki de. Orta sahanın arkasını yine o toplayacak. Onun önünde Manisaspor'da parlayan, genç Eray Ataseven ve bu ligde şampiyonluklar yaşamış olan tecrübeli Ragıp Başdağ var.  Yeterince agresif olmazsak eğer oyunu domine edebilecek güce fazlasıyla sahipler. Tevfik'in bu maçta sahada yer alması bize agresiflik anlamında katkı koyacaktır.

Hücumda Karikari, iki sezon önce Balıkesirspor'un şampiyonluğunda payı büyüktü. Geçen hafta oynamadı ama bu hafta sahada olacak. Yeni transferleri Genero Zeefuik, fizik ve teknik olarak Magaye ile benzerlikler gösteriyor ancak golcü kimliği daha ön planda. Bir zamanlar Manisaspor'da parlayan, sonrasında Galatasaray'a transfer olan ancak bir türlü beklenen patlamayı yapamayan Yiğit Gökoğlan, hücumdaki bir başka silahları olacak. Ancak geçen hafta çok verimli olamaması sebebiyle onun yerinde Muğdat da oynayabilir. O da çok süratli ve gol pozisyonuna kolaylıkla girebilen tehlikeli bir isim.

Görüldüğü gibi kadrolarında zayıf denilebilecek bir isim yok. Hatta birçoğu süper ligde oynayabilecek kapasitede. Elazığspor'a karşı kötü oynamış olabilirler ama bu bizim maçta da aynısı olacağı anlamına gelmiyor. Geçen haftaya göre çok daha agresif olmamız gerekiyor. Amacımız -tıpkı Elazığspor'un yaptığı gibi- rakibi ceza alanımıza uzak bir yerde durdurmak, daha sonra hızlı kontralarla ağır olan savunmalarından faydalanmak olmalı. En büyük iş de savunmamıza düşüyor. Rakibin hücum gücü ortada. Bu bölgede sıfır hatayla oynamamız gerekiyor.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2015-09-13 11:02:28

Kıpırdar Gibi Oldu

İlk üç puanımızı aldık. Genel anlamda iyi götürdüğümüz ama kusursuz bir performans da göstermediğimiz bir maçtı. İlk dakikalara Denizlispor çok iyi başladı. Şaban'ın kafa vuruşu direkten döndü ve o direkten dönen top uyanmamızı sağladı. O andan itibaren topa daha fazla sahip olup oyunu daha ileride oynamaya çalıştık. Neticesinde karambolden de olsa golü bulduk. Daha sonra Mahmut Temür'ün kişisel çabası ile getirip Ergin'in attığı gol bizi rahatlattı. Zaman zaman oyunun kontrolünü kaybettiğimiz de oldu. Denizlispor Leandrinho'nun olduğu bölgeden pozisyon bulmaya çalıştı ancak o bölgeyi iyi kontrol ettik. Ara sıra maç içinde savunmamız arıza verdi ve o arızaların biri golle sonuçlandı. Bu da son dakikaları stresli geçirmemize neden oldu.

Merthan ve Didi'nin aksadığı pozisyonlar vardı. Hafta içi bu hataların analizinin iyi yapılması lazım çünkü haftaya ligin belki de en iyi hücum hattına karşı oynayacağız. Geride hata yapma lüksümüz pek olmayacak.

Canberk ilk üç maçta koridor olan sol tarafımızı iyi topladı. Leandrinho'ya geçit vermedi. Geçen sezon Manisaspor'da iyi performans göstermemesi sebebiyle o bölgeye çare olabileceği konusunda şüphelerim vardı ancak dünkü maçtaki iyi oyunu içime su serpti diyebilirim.

Emre Uğur milli takımla çıktığı maçta iyi bir oyun ortaya koymuştu. Denizlispor'a karşı da görevini iyi bir şekilde yaptı. Her geçen gün daha iyi oluyor.

Orta sahada Renan bana göre ilk dört maçtaki en iyi, en istikrarlı futbolcumuz. Sezonun ilk golünü atmak en çok ona yakışırdı zaten.

Ceza yüzünden taraftarın az olması saha içindeki bazı konuşmaları duymamızı sağladı. Samican'ın istekli hali, sürekli arkadaşlarını uyarması ve rakibe baskı yapmaya teşvik etmesi dikkatimi çekti. Birkaç hata dışında da iyiye yakın oynadı diyebilirim. Dilerim bu performansı ve azmi devam eder.

Ama hala bu ligin topçusu değil, görüşü de yabana atılır bir görüş değil. Tevfik’i daha çok bekliyoruz, diyenleri de duyuyorum.

Mahmut Temür daha ilk maçında farkını ortaya koydu. Attırdığı gol kendisinin ne kadar yetenekli bir futbolcu olduğunu gösteriyor. Kare aslarımızdan birisi olacak bu sezon.

Nduka, Mersin İY'de oynadığı dönemdeki kadar pozisyona girmiyor belki ama son düdüğe kadar savaşıyor. Savunmaya da hücuma da katkı koyuyor. Mersin'de Mahmut'la beraber oynamışlardı ve onunla birlikte ilerleyen haftalarda daha iyi olacağını düşünüyorum.

Magaye, Mahmut ve Ergin ile uyum yakaladıkça daha iyi olacak. Her geçen maç kendisinden daha fazla verim alıyoruz.

Ve Ergin, dönüşü muhteşem oldu. Adanaspor kariyerindeki belki de en iyi maçını oynadı. Attığı golle birlikte güzel bir başlangıç yaptı. 

Halit Gürer

Yazar: Editor
2015-09-10 12:07:57

Futbola dönelim biraz.

Şöyle bir fikrim var gelecek sezonlar için çünkü bu sezon bitti gitti.

Adanaspor alt yapısı eskiden beri iyidir.

Düzenli, sistemli çalışır.

20 Eylül 1981 yılındaki kaza, Sami Hoca ve futbolcularımız Faik, Rafet, Hakan’ın ölümleri bir düzeni güçlü bir etkiyle bozmuştu. Fakat zamanla taşlar, eskisi gibi olmasa da yerine oturur oldu.

Yani Adanaspor’un kendi iç dinamiğinde zaten bir alt yapı potansiyeli var.

Son zamanlarda bazı futbolcuların A takıma gelmesiyle alt yapımız yine gündeme geldi.

Güzel bir şeydir bu evet.

Derken, bir alt yapı romantizmine kapılmamak gerekir, diye de ekliyorum.

Ligin en genç takımıyla sahaya çıkmak çok hoş bir histir; lakin şampiyon olabiliyorsan bu şey çok iyi bir histir, değilse lig boyunca süren eziyettir.

Adanaspor bu ligin en klas takımıdır.

Hem tarihsel manada, hem de camia olarak.

Bu aralar biraz yorgun düşmüş olabiliriz, bu durum Adanaspor hakikatini değiştirmez. Eğer biz şu son 3 sezondur küme düşmüyorsak, ki o hocalarla ve o kadrolarla düşmemi gerekirdi, bunun arkasındaki neden, bir Adanaspor karizmasıdır. Ve fakat bu sezon ne olacak, o sihrimiz yine işleyecek mi, göreceğiz…

Evet, Adanaspor bu ligde çok oyalandı. Sebepleri hepimizin malumu.

Alt yapıya bel bağladık bu sezon.

Bir umuttur, bence kumardır, yapacak bir şey yok, kumarı sevmeme rağmen.

Yeni sezon-lar için Adanaspor’a ve transfer sorunumuza, alt yapı romantizmimize dair şöyle bir fikrim var:

Bir: A takım için çok iyi transferler yapılmalı. Bir Adanaspor ismi, imajı, kariyeri yıpratılmamalı. Küme düşme korkusu yaşayan değil her durumda hep ilk 2 adayı bir kadro olmalı. (Tabi bunları hala 1.Lig için diyorum. Olası bir süper lig konumunda benzer şeyleri tekrar edebilirim aslında.) Eskisi gibi, gölgesi ağır bir Adanaspor yine oluşturulmalı.

İki: A takım tam manasıyla bir A takıma dönüşmüşken alt yapı futbolcu fabrikası olarak o zaman düşünülmeli. Aşağıdan gelen futbolcular için forma giymesi daha zorlu olan bir takım, onlar için neredeyse rüyaların takımı böylece kurulmalı. Öyle vasat haldeyken bile, A takımın maddi mecburiyetlerinden dolayı forma şansı bulunabilen bir takım değil.

Üç: Alt yapıdan gelen futbolcu adayları A takım için düşünüldüğünden çok futbolcu ihracatı için düşünülmeli; çünkü kasaya para girmesi lazım bunun yolu da sürekli başarılı olan Adanaspor patentli genç futbolcuların hemen hemen tüm alt liglere transfer edilmesinde gizlidir.

Örneğin Buca’dan bir Salih’in çıkması gibi sürprizlere de A takım elbette açık olacaktır.

Lafın özü, Adanaspor önce A takımını çok sağlam yapacaktır.

Daha sonra alt yapıdan çıkan futbolcularını dışarıya pazarlamak için A takımın o imajını kullanacaktır.

Ama şu konum itibariyle, alt yapıyı Adanaspor A takımı için düşünmek, sadece romantizm olur, büyük bir kumar olur, an itibariyle hayalcilik olur.

Önerdiğimiz şey yeni sezonlar için düşünülür veya düşünülmez, bu kulübün bileceği şey.

Tam da şimdi Adanaspor’un bir işe yarayacak futbolcuya ihtiyacı var; yaşlı veya genç, alt yapıdan ya da değil…

Yoksa hala 2B’nin açık ara, en büyük adayıyız.

Yazar: Editor
2015-08-27 19:14:21

Geçen haftaki kötü oyun ve skordan sonra toparlanma arayışındayız. Bana göre önce kaybetmemek için mücadele etmemiz gereken bir maç. İlk hafta Şanlıurfa karşısında sergilediğimiz oyunun benzeri bize puanı getirecektir diye düşünüyorum. En büyük dezavantajımız zaten alternatifi az olan orta sahamızda Cem'in kırmızı kart cezalısı olması. Onun yerinde eğer Tevfik'in lisansı yetişmezse, uzun bir aradan sonra Olcay Turhan şans bulacak gibi görünüyor. Ayrıca Magaye-Nduka-Roni üçlüsünün de kendilerinden beklenen katkıyı koyması gereken bir karşılaşma. Daha üretken olmalarını ve ilk gol sevincimizi bize bu maçta yaşatmalarını bekliyoruz.

Gelelim rakibimiz Giresunspor'a;

Yaz döneminde maddi sıkıntılar yaşadılar. Hatta bir ara transfer yasağı da geldi ama çok sürmeden bu sıkıntıyı aştılar. Geçen sezonki kadroyu koruyup az sayıda transfer yaptılar. Geçtiğimiz haftaki ilk on birlerinde sol bek Rıdvan ve ofansif orta saha Arif dışında yeni bir oyuncu yoktu. En etkili oyncuları Vedat Muriqi. Hava toplarında üstünlük sağlayabilen ve ceza sahasında buluştuğu toplarda tehlike yaratan bir forvet. Geçen hafta Vleminckx'e verdiğimiz fırsatları Vedat'a da verirsek o da bu fırsatı geri çevirmeyecektir. Bunun yanı sıra kanat oyuncusu Abwo çok süratli ve top sürme yeteneği olan bir oyuncu ama bir günü diğerini tutmuyor. Nasıl bir performans göstereceği soru işareti. Diğer kanat oyuncusu Abdülaziz Solmaz ile Giresunspor'un kaderini tayin edecek isimlerden. Eski oyuncumuz Fevzi Özkan da sezona formda başladı. Orta sahada oynamasına rağmen süreki gol pozisyonlarına giren bir isim olduğunu biliyoruz. İlk iki maçta iki golü var. Dikkatlerden kaçmasın.

İlk hafta Karabük karşısında kötü oynayıp kaybeden takım, Elazığspor karşısında biraz daha toparlanmış göründü ve ilk puanını aldı. Yedikleri dört golün üçü duran toplardan. Adam paylaşımında ciddi sıkıntılar yaşıyorlar. Önceki sezonda duran toplardan bulduğumuz goller ve kazandığımız puanlar var. Samsun’a ve Buca'ya son dakikalarda bu şekilde attığımız goller hala hafızalarda. Dengede geçme ihtimali yüksek olan bu maçta kilidi yine duran toplarla açabiliriz.

Kolay olmayacak, rakibimiz de maçın öneminin ve ciddiyetinin farkında. Karşımızda dirençli ve kazanmayı isteyen bir Giresunspor bulacağız. Bence bu deplasmandan alacağımız bir puan değerli ve yeterli. Oyuncularımız geçen haftaki kötü oyunun izlerini üzerinden atmışsa eğer o puanı kesinlikle alırız diye düşünüyorum. Hücumda daha etkili olabilirsek, biraz da şansımız yaver giderse ilk üç puan milli takım arası öncesi hepimize rahat bir nefes aldırır.

Ve nihayet transfer!

İlki eski oyuncumuz Ergin Keleş, kadro derinliği ve hücum bölgesine rekabet getirmesi açısından olumlu bir transfer diyebiliriz. Diğeri de kamp döneminde ayrılıp tekrar dönen Tevfik Altındağ. Orta sahada geçen sene olumlu işler yapmıştı. Kaldığı yerden devam etmesini dileyerek Kıvanç Karakaş'ın da hala boşta olduğunu hatırlatmak isterim.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2015-08-23 23:20:29

Göztepe Adana'da antrenman maçını yaptı ve gitti.

Bu kadar net bir yenilgi aldık.

Adanaspor kadrosu ile Göztepe kadrosunu tek tek karşılaştırdığımızda bırakın üstün olmayı eşit olmaya yakın bir tek futbolcumuz bile yoktu.

İki takım kadroları birbirinden çok farklıydı. Bu Göztepe 1.lig kadrosuysa bizimki bu koşullarda ancak 2B kadrosu düzeyindeydi.

Benin açımdan maçın analizi bu! 

Bu karşılaşmayı unutacağız ve dengimize göre takımlarla yapacağımız maçlara bakacağız.

Gol atma sorunumuz olacak gibi görünüyor.

Bir takım gol bölgesinden bu kadar uzak oynarsa illa ki bir gol yer ve mesele orada biter. 

Neyse, sorun bu maça dair olsun yalnızca...

Umarım sonraki haftalarda daha denk mücadeleler izleriz Adanasporumuz açısından. 

Şimdilik benden bu kadar.

Halit'in yorumunu da yarın alırız. 

Yazar: Editor
2015-08-20 08:19:43

Göz Göz

Geçen sezon Mehmet Sepil'in başkanlığa gelmesiyle çehresi değişen Göztepe, geçen sezon Bandırmaspor'la yaşadığı kıyasıya rekabetten zaferle çıktı ve 1. Lig'e yükseldi. Yaz döneminde de yaptıkları transferlerle şampiyonluk adaylarından biri haline geldiler. 15 Temmuz tarihinde çıkan habere göre Göztepe'nin 12 oyuncu için ödediği bedel 41 Milyon TL.

Bu da bütçelerinin lige oranla  ne kadar fazla olduğunu ve Süper Lig'i ne kadar istediklerini ortaya koyuyor.

İlk hafta Elazığspor'a karşı oynadıkları maça gelecek olursak kalede önceki sezonu K.Erciyesspor'da geçiren Gökhan Değirmenci vardı. Ligin iyi kalecilerinden ama geçen hafta pek gününde değildi.

Savunma oyuncuları sağ bekte Fuchs, stoperler Giray Kaçar ve Barış Başdaş ve sol bekte Hakan Arslan. İsim isim bakınca ligin en iyi geri dörtlüsü denebilir ama henüz uyum sağlayamadıkları çok açık. Elazığspor'un attığı (daha doğrusu Göztepe'nin yediği) ikinci gol de savunmadaki durumu özetler cinstendi.

Orta sahada Göztepe'nin en önemli transferlerinden Gosso geçen hafta takımın iyilerindendi. Orta yuvarlaktan Leroy'a yaptığı müthiş asist görülmeye değerdi. Ligin üzerinde bir oyuncu.

Özgür İleri orta sahadaki bir diğer isim. Son iki sezon Gosso'yla Gençlerbirliği'nde beraber oynamışlardı. Birbirlerini tanımaları avantaj ve kendisinden çok şey beklenen oyunculardan.

Sol açıkta Robert Maah çok hızlı bir oyuncu olarak dikkat çekti ama kötü bir performans gösterdi. Zaten ikinci yarının başında da Metin Diyadin onu oyundan aldı.

Forvet arkası oynayan Besara yetenekli bir oyuncu ama geçen hafta vasatı aşamadı.Biraz zamana ihtiyacı olduğu açık.

Sağ tarafta Leroy George takımın yıldızı. Güzel oyununu bir gol ve bir asistle süsledi. Gözümüzü üzerinden ayırmamamız gereken bir isim.

İleri uçta Björn Vleminckx var. Türkiye'deki ilk maçında Gençlerbirliği formasıyla dört gol birden atmıştı ama bundan sonraki iki yılda Erciyesspor formasıyla toplam 7 gol atabildi. Kariyeri düşüşte olan bir isim ama yine de bu ligin iyi forvetlerinden.

Peki Göztepe'yi yenebilir miyiz ?

  • Bütçemiz belki Göztepe ile yarışamaz ama 
  • geçen haftaki gibi savunmada iyi oynarsak en azından yenilmeyiz. 
  • Roni'nin de kadroya girecek olması hücum anlamında olumlu katkı koyacaktır. 
  • Bizim iyi bir takımımız, 
  • onların iyi futbolcuları var ki 
  • bu ligde her zaman iyi takımlar, 
  • iyi kadrolardan daha başarılı olmuştur. 
  • Göztepe'nin potansiyeli yüksek 
  • ama henüz 
  • bu potansiyeli 
  • yakalayabildiklerini düşünmüyorum.
  • Biraz zamana ihtiyaçları var.
  • Şu dönemde onlarla karşılaşmamız 
  • bizim için avantaj.

Gelelim son transferimiz Canberk'e.

Keşke yönetimimiz Eyüp Hoca'ya sol bek konusunda biraz daha yardımcı olabilseydi.

Çünkü Canberk bu ligde direkt oynayabilecek seviyede değil ve muhtemelen de Mehmet Sak'ın yedeği olacak. Dilerim ben yanılırım. Orta sahaya daha iyi bir transfer yapmak dileğiyle..

Not:

Kaplanpence’nin dünkü Sedat notundan sonra Rizespor da Kıvanç Karakaş'tan kendisine kulüp bulmasını istemiş. İhtiyaç duyduğumuz ve lige çok da yabancı olmayan bir isim.

Bir öneri olarak şöyle dursun.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2015-08-14 08:57:28

Transfer döneminde diyeceklerimizi dedik;

  • sitemlerimizi belirttik, 
  • sıradan bir Anadolu takımına dönüşüyor olmaya 
  • itiraz ettik, 
  • kimi futbolcular üzerindeki kaygılarımızı, 
  • kimi futbolcularımızdan 
  • daha çok performans beklediğimizi 
  • dile getirdik.
  • Bayram Başkan'a "transfer politikasından dolayı" kırıldık
  • Sayın Başkan konuyla ilgili durumu izah etti, 
  • saygıyla karşıladık,
  • ama bu takım Adanaspor, bir kasaba veya kamu takımı değil, bu kadar küçülemez diyerek itiraz ettik.
  • Daha kısıtlı transferle 2015-2016 sezonuna başladık.
  • Dilerim ki bu dönemde haksız eleştiriler yapmış oluruz ve bu seferki transfer politikası bizi mahcup eder ve bu kez Başkan haklı çıkar..
  • Evet, şimdi "Adanaspor Futbol Takımını" destekleme zamanı...
Urfaspor maçı var hedefte.
Yahu kaç sezondur açılış hep Urfaspor'la oluyor. Sanırım bu ligdeki ilk karşılaşmamız daha önceki sezondu, tribün cezamız vardı ve Adana'daki maç golsüz bitmişti.
Geçen sezon Urfa'nın sahasından dolayı Elazığ'da mı oynamıştık? O zamanki kalecimizin ikramlarıyla maçı kaybetmiştik. 
Bu sezon umutlu olmak istiyorum. 
Yenilmeyeceğimizi düşünüyorum. Çünkü görünen o ki -kalecimiz Hayrullah'ı daha etkin düşününce- son yılların en iyi savunmasına sahibiz. Savunmanın orta ikilisinde sorun görmüyorum.
Sağ bek Emre klasını ve gücünü bir futbol maçının icap ettirdiği yüzdeyde -hadi buna %70 diyelim- işte bu düzeyde bile kalırsa bu sezon onun sezonu olur. Sadece savunma bölgesinde yani o ateş hattında daha az risk almalı diye düşünüyoruz.
Sol bek oynayacağı görünen M. Sak'ın da savunmanın güven koordinatlarına uymasını bekliyoruz, ne kadar konsantrasyon o kadar başarı...
Orta sahamızın geçen senelere göre biraz daha defansif özellikte olduğunu düşünüyorum, bu da olağan savunma bloğumuzu daha da güçlendirecektir, ama daha az pozisyon bulmamıza neden olacaktır. Yanılma payımız ve isteğimiz şuracıkta dursun.
Didi, Renan, Guaye, Roni ve Nduka...
Bence de kaderimizi bu beşlinin ne yapacağı çizecek.
Didi'ye dair gözlemlerimizden sonra onun orta sahada 10 numara gibi oynayabileceğini iddia edebiliriz. Neden olmasın?
Renan, sağlamcı bir tarzda oynuyor, Fatih Şen'in sakalsızı ve kuvvetle muhtemel ki çok daha iyi niyetlisi, pozisyon takibi de ekstra avantajı, hep oyunun içinde kalan bir profil çiziyor.
Guaye takım oyuncusu izlenimi verdi. Elbette bir Tiago değil ama bu durum işe yaramayacak anlamına gelmiyor tabi. Pas alıp verme trafiği içinde kalmaya çalışan tarzı golleri kadar asistleriyle de öne çıkacağı görüntüsü verdi.
Roni'yi bilmiyoruz ama onun videoları da gösterdi ki forvette bencil bir oyuncumuz yok, attırmayı da düşünen bir manzarası vardı, Nduka gibi.
Nduka... Kaleden sonra en güvendiğim Futbolcu. Dilerim yeni gelen arkadaşlarla uyum içinde olur ve bu sezonun sürpriz takımının Adanaspor olmasına büyük katkılar koyar.
  • Samican ve Cem'e eleştirilerimiz oldu. 
  • Çünkü onlar Adanaspor genetiğini temsil ediyor, 
  • çünkü onlar ana damardan geliyor, 
  • çünkü onlar Adanaspor istikbalinin 
  • son yıllardaki köşe taşları, 
  • çünkü onlar herkesten çok çalışmak 
  • ve takıma herkesten çok katkı sağlamak durumunda, 
  • çünkü onlar sahadaki Adanaspor'un referansı... 
  • Daha ne diyelim...
Meselemiz budur.
Olması gerekenden daha fazla bir sorumluluk yüklemek istemiyoruz ki bu da ters tepen bir baskı yaratır evet.
Sadece yeteneklerini sahaya bir devamlılık içinde yansıtsınlar yeter. Sonrası olağan bir şekilde gelecektir.
Şimdi, Urfa deplasmanında 1 puan iyidir, ama 3 puan neden olmasın diyelim...
Vira Güzel Yurdum Adanaspor'um... 
Yazar: Editor
2015-08-06 11:33:42

Bir kopya transfer dönemi daha yaşıyoruz. Her yıl bir önceki yılın fena kopyası. Yani her defasında daha kötü bir transfer dönemi kopyası yaşıyoruz.

Aslında benim bu konuda yazacaklarım 5 sene önce bitmişti ama yazıyoruz işte hala zavallı bir umutla.

Eksiklerine rağmen kale ve savunma yine de en güvenilir yer görünüyor. (M.S. çekincem bakidir.)

Orta sahada işler zor, kadro ve derinliği itibariyle. Takviye şart...

Hücum bölgesinde, "bari bir gol atsak" arzusu yerine bir gol pozisyonuna girsek bari, dilek ve temennisine geçtik bile diyorum.

Hani denir ya, takımda atan ve tutan iyi olacak diye...

Transferde de alan ve aldıran pek bir önem arz ediyor.

Ah ah!

Yine kara günler bekliyor bizi...

Bu kez Adanaspor formasının kendisi de yetmeyebilir (şampiyonluk için değil kümede kalmak için diyorum), şans dediğimiz o şeye her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız olacak. 

Ama yanılalım, bir mucize bre!

Yazar: Editor
2015-07-29 18:53:27

Bir takım hazırlık maçına göre eleştirilir mi?

Evet, eleştirilir; hem de fena eleştirilir.

Kısa geçeceğim:

Acil transfer! Takım zayıf değil, çok zayıf...

Hazırlık maçıdır...

Peki... 

Ah Eyüp Hocam ah, futbolcu aldıramamakla hem kendini yakıyorsun hem de bizi... 

Not

Eleştirdiğimiz isimler çıkacak gerçekten futbolcu-Adanaspor futbolcusu olduklarını kanıtlayacak şekilde takır takır top oynayacaklar, bizi de mahcup edecekler...

Yazar: Editor
2015-07-24 09:40:25

Daha çok futbol derken, ülke gerçeklerini görmezden gelerek kafayı kuma sokmaktan da bahsetmiyorum.

Bu da bir temennidir.

  • Hala transfer bekliyoruz, 
  • ama olacaktır. 
  • Bu dediğim de 
  • beklentimiz olsun.

Evet, takım içinde de daha yapıcı eleştirilerin gerektiği bir dönemdeyiz, ha ülke ha Adanaspor, değişmez. 

  • Akıl vermek gibi bir niyetim yok, 
  • zira hakikaten 
  • kendi aklımın kendime yetmediği bir yere 
  • geldik adeta... 
  • Bu yüzden fikrim şöyledir: 
  • Tartışalım eleştirelim, 
  • muhalif olalım
  • veya yönetimi-başkanı destekleyelim 
  • ya da her ikisini yapalım
  • ama bunların hepsini 
  • birbirimizi kırmadan yapalım...

Bu sezondaki futbol yazılarında diğer takımlara yönelik üslubumuzu da gözden geçireceğiz.

Aslnda geçen sezon Kaplanpence ilkelerine uymayan birkaç yazı oldu evet, buradan özeleştirimizi verip yeni dönemde gaza gelmeden, kaderleri ve kederleri ortak insanlar olduğumuzu unutmadan yazmaya devam edeceğiz.

  • Futbolun 
  • ayrıştırıcı değil 
  • barıştırıcı yanını görmek, 
  • kullanmak, 
  • öne çıkarmak 
  • esas yolumuz olacaktır.
Yazar: Editor
2015-07-14 15:39:35

Evet, güzel, şimdi keyiflenmeye başladık.

Prömiyer ligden gelen   Senegalli futbolcu Magaye Gueye'yi kadromuza dahil ettik.

Görünen o ki iyi bir transfer.

Şöyledir böyledir deyip Kulp takmaya çalışmayacağım. Bundan sonrası futbolcunun sorumluluğundadır.

Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin'in Osman Yereşen'i iyileştirme sözü de bunun üzerine pek güzel oldu.

Fakat daha önce de Cem Kaplanoğlu'nun belirttiği gibi, koşullar elverirse, ki elversin, Yereşen'de alt yapının, Çatalan'da A Takımın olaması, her iki ekibi de daha güçlü bir hale getirir. Gönül ister ki böyle bir paylaşım olsun, özellikle alt yapının istikbali için.

Moraller düzeliyor, taşlar yerine oturuyor. Öyle görünüyor. Sanırım orta saha ve santrafor için bir şeyler daha düşünülüyordur. Defansın soluna filan...

Halkının hep birlikte, tek yürek olarak mutlu olma zamanı geldi, güzel Yurdum Adanaspor'um.

Yazar: Editor
2015-06-20 11:08:37

Adanalı futbolcularımızla parasal konuda anlaşılmış ve 3 Brezlyalı... Kim bunlar? Ben ne bileyim canına yandığım...

Bir de seçme yapılacak...

Bütün haber bu.

Şimdi bakınız dostlar, ben her transfer döneminde kafayı yiyorum... Oooooooffffff...... Ve dilimi zor tutuyorum, şimdi en çok da Eyüp Hocanın hatırına şu dönemi sakin geçirmeye çalışıyorum... Hayır, yanlış anlaşılmasın, Bayram Akgül'ü önceden bahsettiğim koşullar içinde hala destekliyorum ama bu transfer dönemi yok mu... Tam bu dönemlerde işte her şeye olan inancımı kaybediyorum... Öyle bir ruh hali işte... ve ne yazıktır ki korktuğumuz her defasında başımıza geliyor yani...

Sevgili Eyüp Hocam,

Lütfen transferde kaderinize razı olmayın hocam, siz en iyi futbolcularla lige başlamayı hak ediyorsunuz... Ligi alt yapıyla götürme macerasına asla atılmayınız ve örneğin Fahri ve benzeri çaptaki futbolcular ile sezona başlamayı düşünmeyiniz. Evet, yine örneğin S. altyapıdandır ama sadece iyi bir yedektir, ne kendini kurtarabilir ne Adanaspor'u ne de sizi...

İyi transfer için bastırın Sevgili Eyüp Hocam...

Kendiniz için, taraftar için, Adanaspor için... 

Güzel yurdum Adanaspor'um... 

Yazar: Editor
2015-06-18 10:31:26

Transfer döneminde transfer beklenir.

Doğal bir taraftarlık hakkıdır bu.

Böylece, "İyi transferler" bekliyorum bu sezon.

  • Hazır, 
  • Akp seçimden umduğunu bulamamışken 
  • lige dilediği gibi müdahale edecek mecalden yoksunken, 
  • yani ben böyle umuyorken 
  • transfer bekliyorum, 
  • kıytırık değil iyi transfer, 
  • bizi hep ilk altıda tutacak, 
  • son duzlükte kırbacı vurup 
  • bitişi görecek 
  • birçok transfer.

Bu transferi kendim için, taraftar için, şehirde diğer takım pozisyonuna düşmemek için ve Eyüp Hoca için istiyorum.

Zira...

Neyse, bildiğiniz mevzular...

Bir bahanenin yaratılmaması için, başkanın iyi transfer yapmasını bekliyorum.

Huzurlu, doğru düzgün bir sezon geçirmek istiyorum.

  • Çünkü 
  • sezonun henüz 20. dakikasında 
  • istifa diyenler 
  • bu kez 
  • en çok 
  • sezonun 30. dakikasını 
  • bekleyecektir 
  • bir kaosu 
  • kapıdan 
  • sürmek için.

Bu kozu kullandırmamak Bayram Akgül'ün elinde.

Transfer bekliyorum...

İyi transferler... 

Yazar: Editor
2015-06-15 10:28:36

Artık iyi şeyler konuşmak istiyoruz, hem ülke hem Adanaspor için, ki Adanaspor bizim için zaten kendi başına bir ülkedir. Malumumuzdur...

Bugün Adanaspor'da transfer açıklamaları yapılacak. Ne güel bir şey bu...

Bu açıklamaları heyecanla bekliyoruz.

Ülkenin istikbaline ilişkin iyi bir şey bekler gibi yani.

Hakkaten öyle.

Adanaspor'un transferlerini konuşalım, bir tarafına tekmeyi yiyecek olan passokart ucubesini konuşalım, Hayrullah'ın milli takıma gidişini konuşalım...

Yani ülkeyi yönetmeye aday olanlar doğru düzgün işler yapsın, hazır %60'lik bir milli irade tecelli etmişken...

Biz biraz da gönül rahatlığıyla Adanaspor konuşalım bre... 

Yazar: Editor
2015-06-05 07:55:08
  • Madem hoca arayışı başladı 
  • ve madem 
  • Elvir Baliç'le bir kahve de içildi 
  • bu manada, 
  • ben o zaman 
  • Eyüp Hocamıza ayıp etmiş olmadan 
  • bir kez daha 
  • ve bu kez 
  • daha yüksek sesle 
  • Mustafa Reşit Akçay 
  • ismini önerebilirim.

Benim gibi düşünenler varsa lütfen bu konuda Bayram Başkan'a bir görüş bildirsin.

Ne iyi olur.

Sevgil yurdum Adanaspor'um. 

Yazar: Editor
2015-05-27 12:17:02

27 Mayıs 2012'de

Ankara 19 Mayıs Stadyumunda 

20 bin Adanasporlunun gözü önünde

Yüz binlerce insanın TV tanıklığında

Fırat Aydınus Tetikçiliğinde

Kasımpaşaspor adına 

Muktedirlerce 

Dönemin Başbakanı buyruğunda

Onlarca işadamı kodamanın ayakçılığında

Adanaspor'a bir darbe yapılmıştır.

Yıldönümüdür.

UNUTMA...

Güzel Yurdum Adanaspor'un...

Yazar: Editor
2015-05-18 20:17:06

Tiago gitti.

Sattı gitti...

...

Yazar: Editor
2015-05-17 08:37:20

Elazığ'ı Adana'daki son maçta yine yendik. Yıllar önce de böyle bir son maçta yenmiştik rakibi. Hatta aynı skor da olabilir. Neyse, bu önemli değil.

Yine gençlerin ağırlıklı olduğu bir kadroyla sahaya çıktık.

Gönendirici bir durum.

iyi mücadele oldu.

Ayaklarına sağlık onların... Eyüp Hocanın çabasına hürmet... 

Hepsinin önü açık, geleceği parlak.

Ama çok çalışarak olur bu iş.

Çok, ama çok çalışarak.

Yine yazıyorum, bu kadrodan bir Altınordu yaratmak şimdilik mucize, çok sıkı çalışarak geçecek ciddi bir zamana ihtiyaç var ki Hüseyin Hoca o takımın 15 senedir başında... Mucize filan değil yani. Nedir? Çok çalışmak...

Yeni sezon hamlelerini ve haberlerini bekliyoruz, merakla.

Dilerim bu sezon, taraftarla daha çok bilgi paylaşımı olur; plan ve projelere, yatırımlara, transferlere dair.

Ve dilerim şu Bjk işi sadece iyi niyet protokolü olarak kalır.

Güzel Yurdum Adanaspor'um. 

Yazar: Editor
2015-05-11 20:09:45

Öncelikle ayağnıza sağlık arkadaşlar.

Gençlerin ağırlıklı olduğu bir maç oynadık. Bundan daha farklı bir skoru sadece umardık, gerçekçi bir şekilde iddia edemezdik.

Sahada gençlerimizi, Adanalı futbolcuları veya artık Adanalı olmuş oyuncularımızı görmek çok güzel ve gönendirici. Gayet romantik bir şey şu aşamada.

Ama bu kadar.

Şimdilik ve Adanaspor alt yapısının içinde bulunduğu koşullarda bu futbolcularımızdan daha fazlasını beklemek hayalcilik olur.

Örneğin bir Altınordu seviyesine ulaşmak için katetmemiz gereken daha çok yol ama çok yol var.

İçinde bulunduğumuz maddi koşullarda neredeyse imkansız bir şey bu beklenti.

Sakın ola ki yeni sezona yukarıda bahsettiğim o romantizimle başlamayalım. Orduspor'dan fena oluruz.

Evet, bırakın Büyük Adanaspor'un adını şanını, bırakın Ptt 1. lig takımının olağan alt yapı gerçeklerini, herhangi bir amatör takımdan bile daha rahatsız koşullarda mücadelesini sürdüren bu gençlerden kaldıramayacakları bir yükün altına girmelerini bekleyemeyiz.

Belki bir iki montaj olur A takıma, ama klas adamlarla donanmış bir A takıma...

Maç için 2 futbolcumuza değineceğim.

Birincisi canımız, gururumuz Hayrullah Mert'tir. En formsuz maçını oynadı Mert. Oysa gencecik arkadaşlarıyla sahaya çıktığı bu maçta takımın en iyisi olmalıydı. Bunu neden yazıyorum? Kendi futbol istikbali için de, daha sonraki maçlarda, bu maçtaki gibi kötü olamaması için yazıyorum bu acı satırları, dostça, sevgiyle...

İkincisi ise sevgili Fahri.

Fahri'nin bir Adanaspor'da bu kadar ısrarla nasıl forma giyebildiğini anlayamıyorum. Denecek ki adam yok. Peki diyeyim ben de lafı uzatmadan, çünkü tribünden gördüğüm Fahri tam bir insan evladı... Onun kalbini kıracak tek laf edemem, hiçbir futbolcumuz için kırıcı laf diyemem, o da ayrı bir parantez...

Dilerim seneye alternatifi olur. Ya da kendini ofansif manada müthiş geliştirir. Ne diyeyim...

Kastım Fahri'nin kendisine değil tekrar ediyorum, son derece düzgün, efendi, sakin, kendi halinde, iyi niyetli, işini hakikaten yapmaya çalışan bir futbolcu profili çiziyor tribünden gördüğümüz kadarıyla; ama konumuz Adanaspor dostlar.

Bakmayın bu sezonu ucuz atlattığımıza, bu stratejiyle çegirgeyi bir daha zıplatmazlar...

Güzel Yurdum Adanaspor'um... 

Yazar: Editor
2015-05-07 10:23:04

2015-2016 sezonunda A takımın ne olacağı kadar alt yapının da ne olacağını düşünüyorum.

Bu konuyu birçok Adanaspor taraftarı düşünüyor. Şimdilik sorgulamadan, birkaç soru var aklımızda. Nedir?

  1. Nasıl bir yol izleyeceğiz?
  2. Yeni sezonda nasıl bir takım kuracağız?
  3. Hedefimiz ne olacak?
  4. Kimleri elimizde tutacağız?
  5. Kimlerle yolumuzu ayıracağız?
  6. Alt yapının tesis sorunu nasıl çözülecek?
  7. Yerel yönetimler Adanaspor alt yapısı için bir "şey" yapacak mı?
  8. Yerel yönetimler Adanaspor için bir şey yapar mı?
  9. Sayın Bayram Akgül, alt yapının istikbali hakkında ne düşünüyor? 
  10. A takımın teknik direktörü konusu netleşecek mi? 
  11. Eyüp Arın'la devam edilmeyecekse, alt yapının istikbali için de Eyüp Hocamızla uyumlu çalışacak idealist, kaşarlaşmamış bir teknik direktör bulunabilecek mi?
  12. Yabancı futbolcu kontenjanı için bir araştırma var mı?
  13. Şu Bjk anlaşması ne durumda acaba? İyi niyetten öteye geçecek bir durum hala söz konusu mu?
  14. Yeni sezon ve sezonlar için birlik harcımızı daha da sağlam tutacak çabalar olacak mı?
  15. Store ve dergi projelerimiz var mı? Varsa gerçekleşme ihtimali nedir?
  16. Taraftar grubumuzun yeni sezona dair projeleri var mı?
  17. Tribünde nasıl bir yol izleyeceğiz?
  18. Yarınlarımız nasıl olacak?
  19. Sorularımıza bir cevap bulabilecek miyiz?
Güzel Yurdum Adanaspor'um...
Yazar: Editor
2015-05-03 19:39:30

İlk yarı klasik bir Adanaspor.

Oyunu kendi alanında kabul ediyor ve kontralarla pozisyon arıyor. Önemli bir sorun yaşanmadan taktik gayet güzel işliyor. Tek sorun, kontraatağa çıkarken yaşanan top kayıpları. Bu da klasik... Zaten o toplar isabetli kullanılsaydı yerimiz buralar filan olmazdı.

Osmanlının pozisyonu bile yok. Tek atraksiyonları mehteran takımlarının gürültüsü...

Derken,

ilk yarının uzatmalarında hakem müessesesi sahneye çıkıyor ve takımın en etkili ama en etkili oyuncusunu, bir saniyede gösterdiği çifte sarı ile, Tiago'yu oyun dışı bırakıyor.

Neymiş? itiraz ve alkış?

Ulan hırpo, posizyonda faul yok faul veriyorsun futbolcu da itiraz ediyor sen de bir dünya rekoruna imza atarak 1 saniyede çifte sarı kart gösteriyorsun. Bu arada maç boyunca itiraz eden sumo güreşçisi Mehmet Yıldız'la göz göze bile gelemiyor... Zottirikler. Ama bitecek devranınız, ahımızdır, amatörde bile yer bulamayacaksınız takımlarınıza...

Meğer adam elinde kartla koşuyormuş sahada, fırsat kolluyor adeta...

Bitmesi gereken maçı oynatmaya devam ederek rakibin pozisyon bulmasına da yardım ediyor.

Aslında maç o esnada bitmiştir, gerisi formaliteye dönüşmüştür.

Entresandır.

Son 4 maçımızda 1 futbolcumuz mutlaka 2 sarıdan oyun dışı kalıyor. Tesadüf mü? Öpmüşüm böyle tesadüfü! Disiplin mi yok? Takımda disiplinin kralı var. Ama karşımızda hiçbir disiplini, ilkesi veya vicdan olmayan bir hakem kitlesi var ki bu senelerdir böyle devam ediyor. 

Aşağıdaki yazıda demiştik, hakem maçın kaderine etki etmesin yeter diye.

Rahat bırakın, hak eden alsın maçı. Ligi de kim göğüslerse göğüslesin... 

Şu son 3 haftada da korkulu rüya görmeye devam, canına yandığım..

Yazar: Editor
2015-04-29 20:42:26

Önce yazayım şunu, takım müthiş bir mücadele sergiledi. Zira bu rakibe karşı başka da bir şey yapılamazdı.

Her futbolcumuzun terine hürmet ayağına sağlık. 

Eyüp Arın hocamız yine dosdoğru bir yönetimle bu kısıtlı takımı sahada tutmayı başardı.

Hürmetler hocam!

Gönül galibiyet isterdi ama bu 1 puan da hayati derecede mühim bir 1 puandı.

Yenebilir miydik?

Elbette!

O son vuruşlar ah o son vuruşlar. Doğru dürüst vursaydı futbolcumuz üçüz bile çıkarabilirdik.

Neyse!

Muktedirin Kayseri'sine yenilmemek de pek güzel bir şeydir.

Neticede bu;

ekabirle vatandaşın,

saltanat sarayıyla halkın,

mağdur edenle mağdur olanın,

zenginle yoksulun,

her şeyi olanla pek bir şeyi olmayanın

pastırmacılarla kebapçıların mücadelesiydi.

Kebap için üç kere hurra!

ve bir büyük Adanaspor'un, Adanasporluluğun mücadelesidir bu.

Kainatta güneş turuncu doğana ve turuncu batana kadar bu böyle devam edecek.

Bu yüzdendir ki dostlar,

yani turuncu gün doğumlarını ve gün batımlarını hep görmek için "Nükleere Hayır Ulan" demek de icabında bir Adanasporluluk meselemizdir, antiparantez...

Bu son söz de yazımızın ana düşüncesi olsun.

Yaşasın Adanaspor,

Yaşasın turuncunun verdiği lezzet, 

Yaşasın doğal hayat... 

Yazar: Editor
2015-04-24 10:02:08

kavganın damarına düşen kan Turuncudur

sabret, göreceksin 

bağbozumu şenliklerinde gün Turuncudur

bir güz sabahının rengi

tarlalardaki ter

pamuk ovaların durduğu tan

en güzel zamanların hatıraları Turuncudur

 

bir kavmin yeniden doğuşu

Turuncudur

olduğu gibi sevmek sevdiğin gibi olmak 

yalnızlığımızın şehri -ki bir Çukurova Tanrısı

Adana

Turuncudur! 

Yazar: Editor
2015-04-19 17:25:15

Bir kaleci ve bir Teknik Direktör bir takımı ne kadar değiştirir? 

Cevap: Şampiyonluğa oynatacak kadar değiştirir.

Hayrullah Mert ve Eyüp Arın.

Sadece bu maç için konuşmuyorum, genel bir analizdır.

Levent Hocadan sonra göreve gelen Eyüp Arın Hocamız yanında Hayrullah Mert ile çıktı sahaya ve Adanaspor'un çehresini değiştirdi.

Sezon başından beri kaleci ve hoca hataları adeta yok oldu. Keşke araya başka bir hoca girmeseydi. Hakikaten farklı bir lig atmosferi yaşıyor olurduk şimdi.

Eyüp Arın ile neler oldu?

  1. Kalecinin haricinde diğer oyuncuların da performansı arttı.
  2. Tribün ve takım arasındaki bağ yine kuruldu.
  3. Buzlar eridi.
  4. Hepimize bir güven geldi.
  5. Özveri hissi pekişti.
  6. Sorumluluk almaktan kimse kaçmaz oldu.
  7. Sahada kişilikli bir futbol izlemeye başladık.
  8. Adanasporluluk sahada öne çıkan bir kimlik oldu.
  9. Arma ve forma için oynamak...
  10. Yardımlaşmak...
  11. Profesyonellik kaçınılmaz bir olgu, ama kulübü ve camiayı hissetmek hem olgu hem duygu.

Bunları tesis etmek yıllar alan bir iştir. Oluşmaya başladığını göremek mutluluk verici.

Olması gerektiği gibi oldu:

Bu galibiyette her bir Adanasporlunun emeği var;

Teknik ekibin, futbolcuların, taraftarın.

Tüm futbolcularımızı kutluyoruz. Tek tek, hepsini...

Ayaklarına sağlık. 

Durma, Güzel yurdum, Adanaspor'um. 

Yazar: Editor
2015-04-14 17:09:13

Demirören Yıldırım demiş ki...

Ne dediği önemli değil bunların.

Biz 2012 sezonunda 27 Mayıs akşamına kadar, canımızı dişimize takarak oysa, karşımıza Faydınus'u dolayısıyla TFF'yi, devedişi gibi işadamlarını, muktedirin takımının yöneticilerini yani, bakanları ve m.vekillerini ve hatta dönemin başbakanını da karşımıza alarak yani muhteremlerle müthiş bir mücadeleye girerek, ikili mücadele olsa neyse... ve tabi ki kaybederek... 

"Adanalılar kusura bakmasın, neticede mahallemizin takımı..." dediydi hani...

Yaşadık, biliyoruz...

TFF Başkanı demiş ki; Adana'nın bir takımı, demiş... İyi demiş ama günaydın hacı!

2012 27 Mayıs'ında... Şampiyonluk maçına "Köfte" olmasaydınız... En azından o vakitte, Adana'nın bir takımı, mis gibi bir alınteriyle, buram buram Çukurova kokan, hani sizin Kasımpaşanız, Rizeniz gibi kollamaya bulaşmadan o Süpere çoktan çıkmıştı...

Öyle! ve 20.000 Adanasporlu vardı orada, Ankara'da... 

*

Neyse, her halinle güzelsin; 

Ah, benim güzel yurdum Adanaspor'um! 

Yazar: Editor
2015-04-07 20:07:53

___________________ 

 Adanaspor A takımı şartlar ne olursa olsun acilen ÇATALAN TESİSLERİ’ne gitmeli ve Adanaspor altyapısı OSMAN YEREŞEN TESİSLERİ’ne yeniden yerleşmelidir. Bu yoklukta harikalar yaratan bu ekibin, Osman Yereşen’de neler yapacağını tahmin etmek güç değil…

______________________________ 

Adanaspor altyapısının yıllardır yakaladığı başarı sadece Adanasporluların değil Adana spor kamuoyuyla ilgilenen herkesin dilinde. Eyüp Arın ve altyapı kurmaylarının yokluk içerisinde her yıl altyapı kategorilerinde yakaladıkları Adana şampiyonlukları, il dereceleri ve Türkiye dereceleri önemli bir başarıdır.

Disiplini elden bırakmadan, ciddiyetle işini yapan bir ekip var altyapımızda. Eyüp Arın’ın yanı sıra İsmail Hoca, Serbay Yengel, Ali Toprak, Cem Kurtar gibi tecrübeli antrenörlerimiz, son yıllarda Cem Hallaçeli, Fuad Kınalı, Volkan Bekiroğlu, Alper Yeşil, Ünsal Aka gibi genç nesil antrenörlerle takviye edildi. Bir revizyondan ziyade, ihtiyar kuşak ile genç kuşağın birlikte yola devam etmesi bu. (İsmini unuttuğum antrenörlerimiz olabilir, onlardan özür diliyorum.)

Altyapıyla ilgili buraya kadar yazmış olduklarım aslında bir girizgâh. Asıl can alıcı satırların buradan itibaren başladığını belirtebilirim.

Geçtiğimiz günlerde Adana il şampiyonluğu maçı sırasında pek kıymetli bir altyapı antrenörümüzle ayaküstü kısa bir sohbet fırsatı yakaladım. Bu sohbet esnasında Adanaspor altyapısının resmen derbeder bir halde olduğunu anladım.

Altyapı hangi şartlarda yaşam mücadelesi veriyor, kısaca sıralarsak;

  • Tesisi olmayan bir altyapıya sahibiz,
  • 5 Ocak’ta Güney kalenin altına, küçücük bir odaya sıkışmış bir altyapıyla yola devam ediyoruz,
  • Küçücük odada, tüm altyapı kategorilerimiz (7-8 kategori) toplanma, soyunma, duş gereksinimlerini gideriyor,
  • Belediyenin zoraki gönderdiği ve çeşitli kısıtlamalar koyduğu bir otobüsle güç-bela antrenman sahalarına ulaşılıyordu,
  • artık otobüs bile verilmiyor,
  • Antrenman sahası mı? Sıradan bir sahayı bulmak için altyapı antrenörlerimiz kırk takla atmak zorunda kalıyorlar,
  • Adanaspor’a karşı şehirde oluşturulan bürokratik engel ne yazık ki artık altyapıyı da etkiliyor,

Büyükşehir Belediyesi’nin kontrolünde olan eski Özel İdare Sahası’nı kullanmak isteyen altyapımız-daha önce sıkıntı yaşamıyorken- artık saçma sapan sebeplerle saatlerce bekletilip, minyatür ebatlardaki bir futbol sahasında, 4 ayrı kategori bir arada kullanmak zorunda kalıyorlar,

Yavuzlar Sepici’de yer alan ve halkın faaliyetine sunulan kötü zeminli sahalarda-ki üste para verseler gidip biz top oynamayız orada- antrenman yapmak durumunda kalıyorlar,

Yakın zamana kadar Mersin yolundaki Çıldırım Tesisleri’ne şehir merkezinden yaklaşık 20 km yol yaparak gittiklerini ve bu ulaşım sorununa rağmen mutlu olduklarını belirten altyapı antrenörlerinin, tesisin TMSF’ye geçmesiyle artık oraya da gidemedikleri de ekleyelim…

Bir dokun bin ah işit resmen! Bu maddeleri çoğaltmak mümkün. Altyapı resmen yokluk içerisinde savaşıyor…

Altyapıda karakterli ve onurlu bir ekibin yıllardır çalıştığını belirtelim.

Giden, gelen antrenörler oluyor ancak altyapı aynı disiplinle yoluna bu zor koşullar altında devam ediyor.

  • Altyapının yanı sıra şehrin farklı noktalarında faaliyet gösteren Adanaspor Futbol Okulları’yla geleceğe yönelik bir çalışmanın sürdürüldüğünü de not edelim.

Bir öneri, bir beklenti, bir temenni (Ne derseniz artık) ile bağlayacak olursak; Adanaspor A takımı şartlar ne olursa olsun acilen ÇATALAN TESİSLERİ’ne gitmeli ve Adanaspor altyapısı OSMAN YEREŞEN TESİSLERİ’ne yeniden yerleşmelidir. Bu yoklukta harikalar yaratan bu ekibin, Osman Yereşen’de neler yapacağını tahmin etmek güç değil…

Cem Kaplanoğlu

Yazar: Editor
2015-04-03 16:32:30

Yenmek İçin

Şimdi takıma dönelim ve Denizlispor maçına bakalım dikkatlice...

Denizlispor'u nasıl yeneriz?

Yenebilir miyiz sorusunu geçtim biçtim gitti. Öyle bir olasılığı düşünmek bile istemiyorum.

Eyüp Hocamıza güveniyorum. Bu kritik Maç için en ideal kadroyu sahaya süreceğine eminim, başka türlüsü düşünülmez bile.

Öncelikle dehşetengiz bir kazanma arzusu lazım, takımın her şeyden çok buna ihtiyacı var. Bunun için, şu maçta da yani ligin en güzçsüz takımına karşı da (ki kağıt üzerinden konuşuyorum, kolay takım kolay maç yok haddizatında) bekleyerek oynamak sadece onları cesaretlendirir. Kazanma inancı verir rakibe. Bu maç saldırıp kazanmak için uygun bir maç. Ligin dişli takımları için bekle gör taktiği mantıklı olabilir elbet ama bu maç için öyle bir mantığı şahsen yürütemiyorum. 

Nedir?

Hücum futbolu!

Oynarlarsa eğer; Samican, Cem, Fahri ve Emre dilerim daha çok katkı spağayarak oynarlar, zira bu maçta her bir futbolcumuzun olağanüstü gayretine ihtiyacımız var.

Takımın erken bir gol bulmasını ve bunun üzerine yatmaya çalışmamasını da umuyorum. Çünkü hala protesto fantazisinde olan kısmi de olsa bir kitle ne yazık ki var (gibi duruyor). Bu fırsat en başta iyi, etkili, kazanmaya odaklı bir futbolla bertaraf edilmeli.

Süregelen sorunların aşılması için bizim şimdilerde ihtiyacımız olan tek şey başarıdır. Bu aralar ve önümüzdeki sezon için başka bir harç göremiyorum. Keşke göebilseydim, onu da yazardım.

Bu hayati maçı ve kalan tüm maçları galibiyetle tamamlamamız önümüzdeki sezon için büyük bir umut kaynağı olacaktır.

Yetti artık. 

Kaos değil, artık huzur istiyoruz! 

Vira Adanaspor 

Yazar: Editor
2015-03-29 13:12:43

Nisan'da Portakal Çiçeği Festivali galiba 3. kutlamasını yapacak. Yapsın, güzeldir, üstelik turuncubeyazdır, şenlikler şamandır, eğlencelidir, eskiden beri ta Pagandan beri vardır, efendimiz de Dionyzos'tur. 

Şehirler bu şenlikleriyle vardır bana sorarsanız. Kimliği olan şehirlerin alışkanlıkları, törenleri ve töreleri vardır. Tabi mekanları da vardır. Örneğin "Gümüşat" bu manada eşisiz bir mekandır, bir klasiktir, efsanedir ve ne güzeldir.

Gümüşat'ı olmayan bir Adana eksik kalır.

Nisan'da şenlik var ya eskiden, yani benim çocukluğumda filan Adana'nın her akşamı bir festivaldi. İhtiyarlar daha iyi bilir:)

Sular dediğimiz mevki yani şimdiki Şadırvan ve Gümüşat bölgesi sayısı 10 civarında olan yazlık sinemalarıyla şölen havasını hemen hemen her akşam yaşardı. Tabi hafta sonu olunca da orada iğne atsan yere düşmezdi. Sokak boyunca nerdeyse Kasım Gülek'ten İstasyon'a kadar mekanların masaları dizilirdi ve Adanalı orada keyfine göre eğlenirdi.

Şimdi de güzel yerler ve şehri dinamik tutan etkinlikler var ama örneğin geçen bir 30 senede gerek ülkenin ve gerekse Adana'nın basiretsiz yöneticileri, hatırı sayılır bir bağnazlık, yoksulluk, işsizlik, halkı gözetmeyen antidemokratik zihniyetler, yasakçılık ülkeyi ve Güzelim Adana'yı on yıllarca geriye itmiştir.

İtmeye de devam ediyor. Çünkü taşra kurnazlığının çapı büyük bir şehri yönetmeye yetmez, bir şehrin istikbaline dair strateji vs bilmezler ve dolayısıyla üretemezler ama profesyonelce popülisttirler, bir "köylü kurnazlıkları" da buradan geliyor zaten.

Nedir?

Kaygıya gerek yok. Üç beş veya on üç sene insan ömründe bile aman aman bir zaman dilimine karşılık gelmez ki bir şehrin ve ülkenin kara kaderi olmaya devam etsin ve zaten kader diye bir şey yokken...

Gelir geçer ve gider herkes ve her şey. Adana kendi bereketiyle bir eski şehri yeniden ve daha mutlu ve huzurlu kurar.

Yılgınlık yok! Portakal Çiçeği Festivali güzel olacaktır. Adana'mız zaten güzel.

Yazar: Editor
2015-03-23 19:38:27

Hoca gittiğine göre artık bu yazının bir anlamı yok.

Sildik gitti.

Şimdi güçlü bir şekilde Mustafa Reşit Akçay diyoruz.

Hem bu sezonun selameti için, hem de gelecek sezona en sağlam ve en iddialı bir biçimde gitmek için...

Evet,

Mustafa Reşit Akçay!

  • Yönetimin 
  • gerçekten bir Adanaspor ideali varsa 
  • Mustafa Reşit Hocadan daha ideal bir isim 
  • bulamayız, 
  • hiç bulamayız.

Alt yapımız da bu süreçten çok olumlu etkilenir. Dileyen olursa bu iddiamın sebeplerini de yazarım, şimdilik gerek yok ama...

Hayır, Eyüp Hoca ile devam edilecek deniyorsa, şahsen Eyüp Hoca'nın da sonuna kadar yanındayım.

Ama altyapının da istikbali düşünülmeli...

Anafikir:

A Takımda Mustafa Reşit Akçay,

Alt Yapıda Eyüp Arın...

Muhteşem olur!

Yazar: Editor
2015-03-19 12:01:13

Burada önemli olan, Sen bir İnce Memed olarak ne yapacaksın Ey Adanasporlu?

Peki sen ne yapacaksın ve hatta şimdi ne yapıyorsun Adanasporlu?

Bölünmekten, parçalanmaktan, kendi kendini yok saymaktan ve yok etmekten başka ne yapıyorsun Adanasporlu?

Takımı tribünü camiayı imajı yıpratmaktan başka ne yapıyorsun Adanasporlu? 

Biz kendimizi bu kadar umursamazken bizi kimlerin umursamasını bekliyorsun Adanasporlu?

Tarihimizde hiç olmadığımız kadar yalnızız ve yalnızlaştırılmış durumdayız. Zaten böyle bir süreçten sonra Uzanlara gitmiştik.

Gün itibariyle bu yalnızlaştırmanın en büyük sorumlusu biz kendimiziz Adanasporlu!

Ne yaptık tarlamızı, nerede hasadımız ve bakın  elimiz boş gidiyoruz turuncu gün doğumlarına...

Kimselerin kapısına gitmeye gerek yok, biz birbirimizle bir araya gelelelim, takıma koşulsuz sahip çıkalım, armayı düşürmeyelim, yeter...

Gün sadece 24 saattir ve geçer gider. Sonsuza geçerli hiçbir şey yok felakette de saadette de.. Bana burada kahvehane felsefesi yaptırmayın.

Herkes şu mücadelen ucundan tutsun, değilse bu gidişle biricik Adanaspor'umuz namına o dört kollunun ucundan tutmak kalacak bize...

Onun için de dört kişi zaten yeter. 

Bizim bizden başka dostumuz yok, gibisinden hamasi ve ajite ve romantik ve mağlup lafları sevmem şahsen; ama gün olur bir söz gelir tam olarak zamanını mekanını ve anlamını bulur. Bu mesele şimdi böyledir dostlar.

Evet,

Şimdi,

Adanasporlunun, Adanasporludan başka hiçbir dostu yok...

Bunu fark etmemiz için daha ne kadar tükenmemiz gerekiyor sevgili Adanasporlu? 

Yazar: Editor
2015-03-12 08:22:36

Ulusa Sesleniş

Adanaspor Halkı! Özellikle yalnızlaştırıldığımız bu dönemde bizim bu taktiğe karşı stratejiler geliştirmemiz kendimize ve gelecek nesillerdeki Adanasporlulara boynumuzun borcudur.

Her bir Adanasporlunun ayrı ayrı sorumlulukları vardır ve her Adanasporlu bu manada üzerini düşeni gerçekleştirmelidir.

Sayın Başkan

En önemli sorumluluk sizdedir. Camiayı toparlamak ve güçlendirmek ve büyütmek önce sizin işinizdir. Ne yazık ki başarı bok gibidir, önce sinekleri çeker. Biz Adanaspor camiası olarak başarıya endeksli bir kitleyi zaten istemeyiz. Dar günlerin taraftarıyla omuz omuza vermek tercihimizdir.

Ama büyük taraftarımızın ezdirilmemesinin en önemli yolu da güçlü bir takım oluşturmaktır. Bu sezon böyle geçti diyelim (mucizevî bir seri yakalama ihtimalini kenarda tutuyorum çünkü orada hala 33 puan var) lütfen önümüzdeki sezonun planını şimdiden yapınız. Evet, yapmadığınızı nereden biliyorum, yapıyorsunuzdur. Bunu taraftarla da paylaşın. Şimdi en çok birbirimize ihtiyacımız var. Ve lütfen taraftarla da gruplarla da bağınızı kesmeyin. Tribüne de yatırım yapmak günümüz koşullarının olmazsa olmazlarındandır. Bunu görmek gerek.

Sevgili Turbeyler+

Ve UniTurbeyler ve tüm taraftar. Gerçekleştirdiğiniz ve Simge Kardeşimize adadığınız etkinlikler bizi gönendiriyor. Bunun devam etmesi ne güzeldir. Ama birbirimize küskünlüklerimiz, geçmişte kalan o takıma ve başkana protestolar bizi camia olarak çok yıprattı. Bundan sonra taraftarı tribünde veya tribün dışında dinamik tutmak en çok sizin sorumluluğunuzdadır. Adanaspor’un her maçı bir şenliktir ve bunun dinamosu sizsiniz, Buca maçında ve her maçta şenliğe devam edelim. Küsmek, susmak ne demek?

Tribünlerimizin eski emekçilerini de artık mücadelenin içinde görmek istiyoruz. Yalnızca bir maç için değil her maç için…

Cefakâr Taraftar

Adanaspor haklarını her alanda savunmak senden başka kimin elindedir ki? Ancak sen gür sesinle söylersen anlarlar; Dağlar Yıkılır Adanaspor Yıkılmaz!

Onurlu Futbolcularımız

Orada hala 33 puan var. “Biz Bitti Demeden Bitmez” dediğimiz sezon imkânsızı gerçekleştirip şampiyon olmuştuk. Yine, 28 puandan gelip Kasımpaşa ile şampiyonluk maçı oynamıştık. Bize göre şampiyon da olduk, fakat dönemin başbakanı “Adanalılar kusura bakmasın.” diyerek o şampiyonluğu almıştı. Biz bırakmadık, mücadeleye devam. Sizden bunu bekliyoruz.

Vira Adanaspor! Senin kudretin Turuncu ve Beyazla simgelenen o iki emek toteminden geliyor. Unutma, başarmak genlerinde var! Vira!

Yazar: Editor
2015-03-07 09:52:04

Evet, 

yarın siz Alayınız

Biz Sadece ADANASPOR!

Siz Alayınız derken

Büyükşehir ve belediye avanesi

Kasabalı Zihniyetli Belediye Başkanı 

Kebapçı Yerel Basın

Adana'nın bilumum sanayi ticaret bilmem ne odaları 

Gençlik spor ve il müdürlüğü şeysi

Sabancı kapitali Temsa sponsoru

Kapitalizmin en büyük işbirlikçisi ve yağma aracı demiryolları

Mülki erkan

Adana'nın çeşit çeşit vekilleri

Havalalanlarında "resmen" karşılanan kültüre bakamayan bakanı

AKP

CHP

MHP

TRT ve kifayetsiz yorumcuları

...

siz Alayınız

BİZ SADECE ADANASPOR...

Bu,

Abdi Ağa Meşrebine karşı

Bir İNCE MEMED kavminin direnişidir,

Bu, fermancı ekabire, dağlar bizimdir diyen DADALOĞLU kavminin direnişidir.

Vira Bre Adanaspor!

Alayına cevabını "5 OCAK YAŞAR KEMAL STADYUMUNDA" ver. Onlar Fatih Terim Kısmında seni izlesin... 

Yazar: Editor
2015-03-02 20:33:16

Bre

Evet, bu maç sadece küçük bir moral motivasyon şeysi olsun. Bizim işimiz haftaya. O maça bakıyoruz ve sezonu kapatıyoruz. Hakkımızı da helal ediyoruz.

  • İnce Memed Halkı 
  • senden bunu bekliyor Adanaspor'um, 
  • zira karşında bir Abdi Ağa nesebi var. 
  • Onlara yine yenilmemek boynunun borcudur.

Abdi Ağalar hep yönetti memleketi, memleketi her türlü yedi bitirdi, hala yönetiyor ve hala aynı sofraya devam ediyorlar.

  • Adanaspor'um, 
  • senden beklentimiz çok büyük değil ki... 
  • İnce Memed halkı, 
  • bizim yüzümüzü yere koma, 
  • diyor. 
  • Doğrudur, 
  • şartlar hiç adil olmadı, 
  • biliyoruz, 
  • İnce Memed için de adil olmadı 
  • bizim için de... 
  • Ama İnce Memed'in, 
  • o melun adaleti kendisinin sağladığını da biliyoruz.

Hadi Adanaspor'um 

Hadi İnce Memed'in kavmi...

*** 

Maça gelince.

Boşverin, maçı yarın yazsak da olur...

Elinize ayağınıza sağlık diyelim şimdilik. 

Yazar: Editor
2015-02-25 16:08:30

Böyle dar zamanlarda Adanaspor'u daha çok seviyorum, daha çok bağlanıyorum o güzelim formaya, enfes armaya, anlamını Adana'nın iki toteminden alan renklerine daha bir aşık oluyorum.

Biz Adanaspor'u zor zamanlarında en çok sevdik.

İşler iyiyken zaten severim. Doğal olarak daha çok kalabalıkla birlikte severim maratonda, kapalıda veya kale arkasında, sevdik de.

Ama biz Adanaspor'u sıkıntılı zamanlarda şefkatle sevdik.

Benim gibi sevenlerin de çok olduğunu bilmenin hazzıyla yazıyorum bunu.

Bir futbl takımı kaybederken de bu kadar güzel olabilir mi?

Oluyor işte.

Adanaspor'u, kaybetmenin kendi buruk tadıyla da sevdik.

Öyle toplam bir sevgi ki bu; anne sevgisi, baba sevgisi, kardeş sevgisi, eş sevgisi, sevgili sevgisi, arkadaş sevgisi, rakı masası sevgisi... Dalgaya vurmadım işi son maddede, biz Adanaspor'u hayatımızın her bir anının gerçeğiyle sevdik.

Seviyoruz.

Seveceğiz bre.

Hele Samsun sonrasındaki hafta bizi sözde bir deplasmanda gönendirdiğinde dostlar...

Yani diyorum ki yılgınlığa düşen varsa düşmesin.

Karamsar olan varsa, olmasın.

Canınız sıkılmasın.

Adanaspor bu ulan!

Küllerinden doğdu biliyorsunuz.

Bitti demeden de bitmedi, hatırlıyorsunuz!

Sevdanızı ve kavganızı güçlü tutun yeter. 

Dağlar yıkılır Adanaspor yıkılmaz.

Kaplan Demirbüken 

Yazar: Editor
2015-02-22 14:30:34

Manisa maçının yorumu mu?

Denecek ne var ki bu acayip futbol için?

Gittik,

Yenildik,

Geldik.

Bu kadar.

Yazar: Editor
2015-02-16 21:23:16

Maça giderken beraberliğe razıydım dostlar. Çünkü Urfa ve Ordu maçları maneviyatımı bozmuş inancımı sarsmıştı, zaten sarsılmaya müsait bir inanç iklimindeyken şu meselde.

Ama yanıldım. Ne iyi oldu.

Takım bu kez haddini, bilmesi gereken yerde bildi; orta sahaya en yakın yerde savunma yapmak ile, altı pas içinde değil... Urfaspor'dan da Orduspor'dan da çok daha kaliteli bir takım olan GBB'yi böylece yendik.

  • Hakeme rağmen yendik. 
  • Yine hakeme rağmen! 
  • Acaba diyorum, 
  • bir hakem mafyası var da 
  • bunlar acaba maçları manipüle mi ediyorlar ulan? 
  • Benim dediğim bir kuşku tabi ki 
  • elde kanıt olsa 
  • gözyaşlarına bakan namerttir! 
  • Şüpheleniyorum zottiriklerden.

Şu oldu bu oldu demeyeceğim.

Çıktık, mücadele ettik ve kazandık. Sihir budur işte; yoksa bize hep ilaç olan GBB'nin yine bizi vitaminlemesi işin totem yanıyla ilgili değil, o dirençli futbol ile ilgilidir.

Bu hafta herkes mükemmeldi. Daha önce eleştirdiğim Samican da çok iyiydi. Tiago da, savunma da, kale de. Özetle tüm futbolcular.

Ama Tevfik! Ama Tevfik! Yahu Ama Tevfik!

Ayrı bir yazıyı hak ediyor. Fatih Ş.'nin gidişinden sonra mükemmel oldun Tevfik. Helal olsun sana!

Direklerden yana şanslıydık, hakemden yana şanssız, son pozisyonlarda ise beceriksiz. Ama mesele değil.

Yine umut verdi mi bu zevkli futbol? Evet verdi. İlk 6 umudundan bahsetmiyorum, kişilikli futboldan bahsediyorum. Hele o korner organizasyonu nefisti. Yılın en güzel korner golüydü.

Geçen haftalarda fena eleştirdiğimiz Güvenç Kurtar da bu hafta iyiler arasındaydı, kötü sonuçların en büyük sorumlusu nasıl ki kendisi idiyse bu iyi sonucun baş mimari yine kendisidir. Tebrik...

Devamını bekliyoruz sadece.

Özellikle Temsabelediyespor maçında gereken mücadeleyi bekliyoruz.

Bu arada, o maça kadar lütfen kartlara dikkat edelim! 

Hep güzel şeyler yazmak dileğiyle.

Not: Kale arkası, maraton, kapalı her yerdeki taraftar müthişti, sevgiler size olsun. Az olalım ama kemik olalım. Özgecan tavrı da şıktı. Toplumsal meselelerde duyarlı ve "taraf" olmak bir kalibre göstergesidir, iyidir!

  • Bu arada 
  • daha önceki haftalarda da 
  • Güney Kale arkasının 
  • "Maraton"u karşılıklı desteğe çağıran daveti 
  • yine karşılıksız kaldı.
  • Uzatılan el sıkılır. 
  • Biz Adanasporlulukta bunu da öğrenmiştik! 
  • Kibir fenadır, itici yapar, tatsızdır dostlar...
  • Lütfen, 
  • eski defterleri yırtalım artık, 
  • şu güzel galibiyetler bari bir vesile olsun birliğimize! 
Yazar: Editor
2015-02-07 15:14:33

Maçta çapsız iki adam vardı, biri bizim TD emeklisi kişi diğeri de hakem bozuntusu şahıs.

İkiniz de utanç vericiydiniz.

Önce bizim TD emeklisine bir çift lafım var.

Niye topçu aldırmadın muhterem? Madem topçu aldıramadın niye istifa etmedin muhterem?

Maçın zor olacağını sen söylemiştin. Ama muhterem, amatör takıma karşı bir maç ne kadar zor olabilir? Tamam, zor oldu haklı çıktın. Peki niye önlem almadın muhterem? Sen orada hoca değil misin? Nesin? Emekli aylığı almaya mı geldin Adanaspor'a? Adanaspor'un hocasısın, hatırlatalım muhterem. Gardını ona göre almalıydın ve şu amatör takıma karşı bir çözüm üretmeliydin muhterem? 

Lütfen seni Bjk alt yapısına alalım. Adanaspor'da işin zor. Futbolcuları suçlamıyorum, bu kadro senin kadrondur artık madem razı olup imzayı attın, çözüm üretecektin muhterem. O kadar çok hatan vardı ki maçta, yazmaya mecalim yok. Urfa maçını senin yüzünden verdik, bu maçı da senin yüzünden verdik.

Çözüm üreteceksin muhterem, değilse orada ne işin var? Sana son sözümüz şudur Bjk hocası: Kaplanın yükünü bir karınca çekemez! Ve laf ebeliği değil hocalık yap...

Görünen o ki hedef artık kümede kalmaktır. Bir amatör takıma karşı takımın bu kadar aciz hale düşürülmesi bu sonucu ortaya çıkarmıştır. Bari Ds maçına bu adamcağızla çıkmasak!!!

Gelelim hakem bozuntusu şahsa.

Sahada iki takım vardı ve senin o iki takıma namus borcun tarafsızca, duygularını işin içine sokmadan maç yönetmektir. Sen o namus meselesinde sınıfta kaldın hakem bozuntusu.

Sahada maymun sever gibi sevdin Orduspor'u. Onlara da saygısızlık ettin. Takımın genç olması varsın tribünlere veya futbol kamuoyna şirin gelsin sen maçı namusunla yöneteceksin hakem bozuntusu. Gördüğünü çalacaksın, hissettiğini değil hakem bozuntusu.

O penaltı, penaltı değildi dolayısıyla Merthan'a kart da kart değildi. Yiğit'in ikinci pozisyonu faul bile değildi ama sen tuttun 2. sarı ile onu dışarı attın. Bizim bariz penaltımızı çalmadın hakem bozuntusu. Kaç faul yaptıysak o kadar kart gösterdin bize, ama rakip en az 50 tane faul yaptı sen sadece kırmızılık bir hareketi sarı ile geçiştirdin hakem bozuntusu. Arada laf icabı iki kart daha rakibe, biri de itirazdan.

Adamların kartlık faullerinin hepsini sakin olun ile geçiştirdin, omuzlarına dokunarak maç yönettin. Belki de taktik de verdin o kadarını göremedik. Adanaspor'un kaybetmesi için elinden gelen her şeyi yaptın hakem bozuntusu. 

Yazık bize ulan, bu taraftara reva görülen muamelelere yazık. 

Yazar: Editor
2015-02-01 17:30:18

İlk yarı net pozisyonlar vardı fakat değerlendirilemedi. O ilk 45 dakikada en az 2-0 yapabilirdik, pozisyon bile vermeden.Ne olduysa 2. yarı oldu. Hem öne geçtik hem de elimizdeki 3 puanın 2'sini verdik. Yenilebilirdik, Urfaspor'un beceriksizliği bizi kurtardı. Bir de Güvenç hoca kurtardı. Kurtardı derken rakibin 1 puanını kurtardı. 

Gücünü bilerek oynamak güzel lakin bu kadar kapanmak acizlik oldu biraz.

Kadromuz yetersiz olabilir. Zaten öyle. Peki niye topçu alınmaz? Ben ne bileyim. Bizim standartımız almamak üzerine kurulu zaten. Bu almama işini bu sezon tavana çıkardı.

Hep böyle mi oynayacağız? Mahkum bir şekilde? Nereye kadar? Şansımız ne kadar yaver gidecek? Rakipler daha ne kadar beceriksiz olacak?

Bu futbolculara da yazık. Onları güclerinin üzerine desteksiz bir şekilde bu kadar çıkarmaya çalışmak elimizde patlayacak bir tehlikeyi getirir.

Yarın son gün. Futbolcu alın. 1 yetmez 5 futbolcu alın.

Siz iddiasız olabilirsiniz ama taraftar iddiasız olmaz!

Yazık etmeyin bize.

Kontra futbol ile belki bir turnuva biter ama lig bitmez! 

Bu maç ve takım için yazacak başka bir şey yok. 

Yazar: Editor
2015-01-25 17:09:10

Maçın en güzel yanı "Sözlü İstifa" ve "Sözlü Dışarı" sloganlarıydı.

Taraftar görüyor yalnızlığımızın ve bir jimnastik kulübüyle işbirlikleri yapma zorunda kalışımızın sebeplerini. Dün Aldırmaz'dı bugün Sözlü.

Taraftar hem belediyecilere mesajını vermiştir hem de sessizliğini koruyarak Bayram Başkan'a...

  • Yapmayın, 
  • büyük Adanaspor taraftarını 
  • incitmeyin. 
  • Küseriz, barışırız, dar bütçeli takımlarımıza razı oluruz 
  • ama Bjk'ye hisse vermek???

Kabul edilebilecek bir şey değil. 

Maçın diğer güzel yanı da;

Ne Beşiktaş ne Fener ne Cimbomluyuz, "Biz Adanasporluyuz" tezahüratıydı. Bu da net bir mesajdır ve güzeldir:

Biz Adanasporluyuz! 

Bu arada,

  • şu "anlaşma" mevsundan sonra 
  • Bjk'den enteresan bir şekilde 
  • nefret etmeye başladım. 
  • Bu, kontrol edilebilir bir nefret değil dostlar... 
  • Ama kontrol etmeyi deneyeceğim...

Maçı yazmak istemiyorum, iyi veya kötü olduğundan değil, aynı yerdeyim ben, bu  adamlarla "iyi niyet protokolü" keyfimizi çok kaçırıyor.

  • Fakat 
  • bizim çocukların ayağına sağlık diyorum, 
  • emeklerini yok saymadan. 
  • Büyük mücadele veriyorlar. 
  • Teşekkür. 

Bakın biz iyi niyetli olabiliriz ama karşımızda bir Bizans takımı var... Orada iyi niyet ne gezer? Herifçioğulları menfaatine bakar... Biz yıprandığımızla, rencide olduğumuzla kalırız...

Derken belediyespor hayranı, propagandacısı ve borazanı TRT'ye bir not:

  • Yanlış duydunuz 
  • veya işinize geleni duymak istediniz, 
  • taraftar "Yönetim İstifa" demedi
  • sayın ortalık karıştırıcı TRT; 
  • taraftar "Sözlü istifa" dedi.

Oradaydım.

Yazar: Editor
2015-01-22 16:39:38

Off

Derken bu sezon, Bayram Akgül tarihinin en kötü ara transfer dönemini geçirmekteyiz ve benim sinirlerim hoplamaya başladı.

Karşıyaka maçı geldi kapıya dayandı ve sadece 1 imza var Cemşid adına...

Ne oldu?

İhtiyacımız mı yok?

Yani sırf bu transfer suskunluğu yüzünden girişeceğim komplo teorilerine ama eleştirdiğim bir duruma bürünmek istemiyorum. Hakkaten zor tutuyorum kendimi yine hazin bir transfer döneminde.

Ne olacak?

Güvenç Kurtar mı oynayacak? Gökhan, Erdoğan, Serhat mı sahaya çıkacak?

İddiasız mıyız yoksa?

Acaba gerçek hedefimiz ligde kalmak mı?

...

Nasıl bir iştir bu hala anlayamadım, anlamak için o kadar çaba harcadığım halde...

Yahu, bu futboldur ve bir taraftar kitlesiyle muhataptır.

O taraftar da takımı için iyi bir şeyler bekler, bu esnada transfer de bekler, bizde adam gibi olmayan şeyi...

Bundan daha doğal hiçbir şey olamaz.

Yani hakikaten enteresan günlerden geçiyoruz.

Her şey çok iyi olacak, denen şey bu transfer sessizliği miydi acaba? 

İlk 6'yı hedefleyen bir kadro geliştirilmezse zannederim ki buradan çok caz yapacağım ve en hırçın muhalif ben olacağım!

Vira! 

Yazar: Editor
2015-01-18 12:52:04

Dün görüşlerimi yazdım.

Kimsenin akıl hocası değilim, zira o kadar kalmadı, bendeki anca bana yetiyor.

Zaten benim gibi düşünmeyen çok arkadaşım var, farklı uçlarda üstelik.

Kimisi duruma benden daha olumsuz bakıyor, kimisi hayır, diyor korkulacak bir şey yok, biz yolumuza devam ederiz diyor.

Adanaspor tarihinde bir durumu en çon tartışmamız gereken günleri yaşıyoruz. Ve tam bu esnada haddim olmadan önerdiğim şey şudur:

Tartışma...

Küfür, hakaret, itham, tehdit, etiket olmadan tartışma... İşe yarar yaramaz, bir sonuç verir vermez... Bu ayrı bir konu... Ama tartışalım...

Yahu bu bloglar, facebook, twitter niye var ki? Birbirimize laf sokalım diye değil heralde? Ne bileyim.

Yukarıda bahsettiğim gibi;

aşağılamayan, yok saymayan, sövmeyen her görüşü burada paylaşacağım.

Ne düşünüyoruz?

Neyi, neden savunuyoruz?

Neye, ne diye itiraz ediyoruz? 

Gerekçelerimizle yazalım bunları ve konuşalım.

Eğer bir Adanaspor camiasında, tepeden tırnağa her noktada ciddiye alınmak istiyorsak bence süreci bu tartışmalarla yürütelim.

Biz taraftar olarak birbirimizi ciddiye almazsak, bizi kimse ciddiye almaz diye düşünüyorum dostlar.

Tartışalım, mecazen de olsa düello işini kovboy filmlerine bırakalım... 

(Yarın sevgili Çağrı'nın yazısını yayımlayacağız.

Yazar: Editor
2015-01-09 17:46:44
Rüzgârın Oğlu

[Kayhan Kaynak]

 

Meşin yuvarlak yuvarlanınca önüne

Bir uğultudur tribünde

Hermes rüzgârdır şimdi

Alır götürür uzaklara ama yanı başına bırakır

Bilirsin ıslak çimlerin kokusunu

Tribün ve bir mabettir

Önünden gri beyaz fotoğraf kareleri geçer

Rakip ceza sahasına doğru

Sağ haf’ta bir onmaz keder

Biz Arjantin Köşede

Gole sevinmeye hazır çocuklar

Birazdan oradan bir Kayhan geçer

“Rüzgârın bir diğer oğlu”

 

Bayraklar dalgalanır, ölü konfetiler yine uçuşur

Bir şenliktir ya bağbozumu

Asma yaprakları kıpırdar

Dalında şaraba keser üzüm

Portakal çiçeği, kokusuyla gelir

Goldür…

 

Bu yeşil sahalardan, turuncu akşamlardan

Şu devrandan, bir şehrin hatırasından

Alkışlarla, tezahüratlarla, şarkılarla

Feyzullah, Razık, Mekik Ahmet

Nejat, İsmail, Mustafalar

Timuçin, Bakir, Eyüp, Ümit’le

Bir Kayhan geçmiştir.

 

Sonra bir şarkı yalnızlık makamından

Sonra bir sessizlik

Kayıp bir zamandır, zannedersin ki güzdür

Sonra?

Sonra, formasına ah en çok yakışan adam

Bir Kayhan

Gurbette ölmüştür…

 

_____________________

Şimdi Futbol

Bir Gurbet İmgesidir

Adana’da

____

De Ki Aşktır

18 Adanaspor Şiiri

4. Şiir 

Yazar: Editor
2015-01-05 10:59:06

Adanaspor'u Kalbinize Yakın Tutun

Futbolumuzun tartışmasız en önemli adamıdır Gündüz Tekin Onay.

  • Hiç futbol şarlatanı olmadı, 
  • hiç tribünlere oynamadı, 
  • hiç popülist olmadı, 
  • muktedirin elemanı hiç olmadı.
  • Hiç egolu bir adam olmadı, 
  • çünkü karakter sahibi olmak her şeyden önemliydi.
  • Futbolumuzun perde arkasındaki kahramanıydı.

Futbol namına bir hizmet ve onur abidesiydi.

Ve Adanasporluydu.

İyi bir Adanasporluydu.

Adanaspor'un başarılarında ve kurumsallaşmasında ve hatta yeniden dönüşünde de katkıları inkar edilemez.

Adanaspor'da en çok Hocalık yapan isim, Adanaspor'u yaşatmak için başkanlığı üstlenecek kadar yürekli bir Adanasporlu Futbol insanı. 

Öngörü sahibi Gündüz Hoca, takımın Uzanlara devrinde yer almıştır. Devamında önce Uzanların taktik hataları sonrasında da Uzanlara yapılan siyasi operasyonlar vardır.

O dönemdeki hata, Gündüz Hocayı takımın başında tutmamak olmuştu. 

Bunu ayrıca konuşuruz.

Gündüz Hocanın futbolcularına nasihati "topu kalbinize yakın tutun" idi. 

Adanasporlulara da nasihati;

Adanaspor'u kalbinize yakın tutun, olmuştur.

Unutmamalı. 

Yazar: Editor
2014-12-28 14:46:37

Hababam sınıfında ne demişti Domdom?

Akdeniz'in en güçlü takımı Adanaspor'dur Hocam!

  • Şaka bir yana, 
  • Akdeniz havzası bize iyi geldi; 
  • önce Sabancıbelediyespor'dan 3 puan 
  • sonra Alanya'dan 3 puan 
  • derken Antalya'dan da bir 3 puan!

Teşekkürler çocuklar, ayağınıza sağlık. Altın değil, altın madeni değerinde bir 3 puandı bu.

İk kez gol yemedik bir maçta!

Ve 3 puanı yazdık.

Baştan beri söylemek istediğimz şeydi bu: önce gol yemeyelim, nasıl olsa atarız!

Meğer takımda bir kaleci varmış, şu iki maçtaki özgüveniyle bize umut verdi Hayro, iki maçta da hatasız oynadı. (yine de 2. devre için Serkan Kırıntılı olur mu diyorum, ne olur ne olmaz...)

İlk 10 dakika inanılmaz pas hataları yaptık, TV'de yüreğimiz ağzımıza geldi. Bu, yeni bir hüsran maçı mı yoksa, diye.

Değilmiş.

Akıllı bir oyunla istediğimizi aldık.

Her  yerde mücadele oldu, her noktada savaş.

  • Evet, 
  • mesaj kendi kendine çıktı, 
  • rakiplerle savaşalım dostlar, 
  • birbirimizle değil! 

Lafın özü, ilaç gibi oldu.

Hadi, bu dönüş maçımız olsun, bütünleşme maçımız olsun!

Ben hala barıştan yanayım.

Zira bakın:

Evde 4 yenilgi, dışarıda 3 yenilgi

Evde 2 galibiyet, dışarıda 2 galibiyet...

Evde 7 puan dışarıda 9 puan... 

Böyle bir istatistik olmasaydı keşke... 

(Not: Buradaki örtülü eleştiri Turbeylere değildir, onlar tribün desteğini eksik etmediler, eleştirim çoğu zaman serseri mayın olan maçlara arada bir gelip "stres atan" kimi maraton"seyirci"sine.) 

Her şey Adanaspor içinse, sonu meçhul bir iç çatışma değil, uzlaşma ve huzurdur ihtiyacımız olan!

(Benim son diyeceğim budur, bu konuda ağzımı bile açmayacağım artık!)

 https://www.youtube.com/watch?v=x3QjBuMABG8

Yazar: Editor
2014-12-26 06:59:47

Sabancıbelediyespor lobisi

şehri kendi bayraklarıyla donatmaya başladı bile.

Biz?

  • Biz hala 
  • sen ben kavgasıyla 
  • çekişip duruyoruz.
  • Hala bir adım yol gidilebilmiş değil bir huzur için.
  • Hala karanlıktayız.
  • Hala yalnız...

Hala o bunun adamı şu şunun adamı...

Yahu şu memlekette bir tane olsun Adanaspor'un adamı yok mu?

  • Bekledikleri fırsatı 
  • kendi ellerimizle verdik 
  • bir Ds lobisine, 
  • şimdi orada 
  • herkes 
  • ellerini ovuşturarak 
  • bekliyor 
  • üzerimize SON toprağı atmak için.

Yazıklar olsun HEPİMİZE... 

Yazar: Editor
2014-12-23 13:42:52

Adanaspor Türkiye'dir

Başka hiçbir futbol takımı bir ülkenin yansıması olamaz herhalde bu oranda.

Sabah neye uyanacağını bilemiyorsun, bu durum her günü eğlenceli bir hale getiriyor, heyecanı artırıp adrenalin yüklemesi yapıyor.

Bir iktidar var ve bu iktidarın muhalifleri var; bu arada delice ithamlar kol geziyor; baş/ba/kanı destekleyenlerin karşıda üretilen birçok sıfatı, muhalif olanların yine karşıda üretilen başka sıfatları ve bunlar taraflarca birbirine pervasızca yapıştırılıveriyor. Şenlik.

Kimsi havuz medyası kimisi paralelci kimisi iktidar yalakası kimisi karşı işbirlikçi kimisi filancanın adamı... Uff, dışarıdan bakan bir futbol takımındaki bu tempoya ve entrika kokuları içindeki komplo teorilerinin tadına gıpta eder, biz niye böyle dinamik değiliz diye hay bin hayıf der...

Yönetim, iktidar yani hükümet iyi işler yaptığını düşünürken aslında dibe vuruyor, muhalefet de hükümeti devirmek için bir türlü yarına dair bir siyaset üretemiyor; sonu meçhul bir "devrim"e doğru yelken açtığının farkındayken bunun farkında değilmiş gibi davranıyor; devrim olsun da ötesinde taşlar nasıl olsa yerine oturur, düşüncesi; oysa bir kargaşa kapı önünde hep bekliyor.

Savaş gözlemcileri, muhalifler için şu saptamada bulunuyor; arkalarında bir kitle var ama o kitleyi idare edecek stratejileri ve en önemlisi bir ideolojileri yok; kazanırken kaybetmek tam burada başlar... deniyor.

Yönetim hep vaat ederken hiç yapmıyor ve muhaliflerin ve halkın hissiyatını anlamamakla suçlanıyor, onların varlıklarını adeta inkâr ettiği yok saydığı dile getiriliyor.

Hükümet tek adamlığı eleştiren muhalefete aynı argümanla cevap verip ama siz de kendi tek adamınızı yaratıp onu Adanaspor Şehir Devletinin önüne çıkarıyorsunuz eleştirisi getiriyor.

İktidarın oyalayıcı kimi politikalarına bir çözüm üretemeyen muhalifler sadece muhalefet yaparken bir kaosu yönetmeye çalışıyor, tabi bu da her zaman zor olan bir yoldur, zira o kaosu top her zaman ayağında olan yönetimin kendisi de yönetemiyor.

Bazı fantastik muhaliflerin iddaa-şike gibi bir manada yolsuzluk savları, yönetimin bunu ciddiye bile almaması. Ayrıca şehrin diğer tarafından -bu kavganın muhtemelen sanal yanına- sızdırılmış ajan provokatörleri de ortamın daha da ateşlenmesi için yangına körükle gittiklerinin öne sürülmesi de yabana atılır bir şey değildir, deniyor. Hatta bazı ajanların bu süreçte Adanasporlu olup çıktıkları ve eski camialarıyla herhangi bir bağları kalmadığı da dile getirilen mizahi analizler içinde yer alıyor.

Günü kurtarmaktan öteye geçemeyen iktidara karşı da muhalefet günü direnerek geçirmekten öteye geçemiyor. Sonuç nedir sorusu ise hep yanıtsız kalıyor ve Adanaspor halkı bu çatışmanın içinde her zaman üzgün yorgun mutsuz kendini daima yalnız hissediyor; halktan gelen kimi uzlaşma çağrıları da karşılıksız kalıyor.

Lafın yolu uzun dostlar, bugün de bu kadar, diyor.

Bu yazının ana düşüncesini de -bir mahzun Adanaspor Halkı için- başlıkta zaten veriyor, böylece:

Üzülüyorum, Öyleyse Adanasporluyum!

Yeni sloganımız oluyor.

Yazar: Editor
2014-12-18 16:12:55

Kadro kötü mü? Evet!

Takımda motivasyon sıfır mı? Evet!

Camia halsiz mi? Evet! 

Adanaspor moralsiz mi? Evet!

Favori olan takım yine ve daha çok bu haftaki rakip mi? Evet!

Kazanma ihtimalimiz zayıf mı? Evet!

Kazanırsak sürpriz mi olur? Evet!

Hakemlerin onları kollama ihtimali yüzde yüz mü? Evet!

İşimiz zor mu? Evet!

Çok mu zor? Evet!

Hocaları hep anlı şanlı ve her yerden torpilli takımları çalıştıran bir hoca mı? Evet! 

Adamlar muktedirin takımı mı? Evet!

Maça 1-0 önde mi başlayacaklar? Evet! 

Ama 

Şu Osmanlısiporu

hiçbir şey için değilse bile

"ferman padişahınsa dağlar bizimdir" diye hemşerimiz ve bana göre asıl ecdadımız Dadaloğlu için alın,

iki değil beş koşun, üç değil on mücadele edin...

...bari benim için alın şu maçı bre

veya yenilmeyin,

Aç sınıfın laneti adına! 

Nedir bu umutsuz halim dostlar.

Karamba karambita. 

Yazar: Editor
2014-12-13 17:11:21

Tek Pozisyon

Öncelikle Levent Hoca'ya geçmiş olsun. Dilerim önemli bir sorun yoktur. Hüzün verici bir haldeyiz her alanda, nasıl çıkarız bu girdaptan bilmem. İnsanlar hem sağlığından hem itibarından oluyor, herkes tüm Adanasporlulardan bahsediyorum. Kendini iyi hisseden bir kişi var mı acaba?

Gelelim maça.

Kötü... Biri kapattığı köşeden gol yer diğeri koşmazken döner bir de penaltı yapar, öteki rahat pozisyonda topa hamle bile yapamaz! Sonra... Sonrası üç nokta.

Vah bize

Yahu dedik, belki Levent Hoca için oynarlar vazgeçtik formadan, profesyonellikten... o golle ümitlendik... ama nerde? 

Diyeceksiniz çapları bu!

Ne diyeyim?

Gelelim Samican'a. Beni biraz mahcup eder gibi oldu. Nefis bir gol... O kadar... 

Tek pozisyonla maçı bitirdik. 

Vah bize! 

Yazar: Editor
2014-12-12 14:30:31

Adanaspor'un kurucularından İsmail Kaplakaslan, namı diğer Arap İsmail hayatını kaybetti.

Ailesine ve sevenlerine baş sağlığı dileriz.

Kimdir İsmail Kaplakaslan?

1933 yılında Adana'da Kocavezir Mahallesinde doğmuştur. Hayatı bu efsane mahallede geçmiştir.

Sanat okulundan mezun olmuştur. 

Kunduracılık ve matbaacılık yapmıştır.

Salt sevgi ile Adanaspor'a hizmet etmiştir.

Hatta bir dönem teknik direktörsüzlük zamanlarında takımın başına geçecek kadar yürekli biri olmuştur. [Gündüz Tekin Onay'ı hatırlattı, değil mi?]

Sevgili Serkan Üstünkokan'ın dergisine yaptığı açıklamada; en büyük üzüntüsünün "hatırlanmamak" olduğunu söylemiştir.

Affet bizi Arap İsmail! Bugünün kaygılarında debelenirken seni unuttuk, hatırlayanlara hürmetler, bize ah! 

Kendini Adanaspor'a adayan isimlerin en eskilerindendi, yaşayan büyük kuruculardan biri olarak kayda geçmişti. Ama şimdi o da yok. Mekanı cennet olsun.

Halkın takımı mı demiştiniz?

Arap İsmail, Tcdd'ci değildi, kunduracı ve matbaacıydı.

Sivildi, vatandaştı,

Adanaspor'u kuran isimlerdendi,

Emekçiydi.

Halktı... 

Yazar: Editor
2014-12-07 14:37:17

Evet, Bayram Akgül bıraktığını açıkladı.

Bunun dönüşü olacağını zannetmiyorum, bence dönmesin de. Bitmiştir! Bunu “ama” demeden söylüyorum. Birazdan nasıl olsa o “ama”yı nasıl olsa kullanacağım.

Başkanlığı boyunca Bayram Akgül’ün taraftara göre hataları nelerdi?

1.Transfer politikaları hep hata doluydu.

2.Taraftarla ilişkisi de bir noktada hatalıydı.

3.Adana yerel basınına mesafeli durdu. Daha sonra bir iletişim oldu fakat geç kalmış fena yıpratılmıştı, zira tribüne nifak tohumları iyice serpilmişti.

4.Takımın şehirde özellikle genç taraftar üzerinden örgütlenebilmesi aşamalarında yeterince görünmedi. İyi zamanlarımızda örneğin okul etkinlikleri oldu, daha sonrasını bir grup taraftar yaptı. Sonra o da kesildi, çünkü iç savaş hali başlar olmuştu.

5.Daha katılımcı bir yönetim oluşturabilirdi.

İlk maddeye geleceğim; bu konu en tepkili olduğum noktaydı. Adanaspor sıradan bir takım değildir ve sıradan transferlerle oyalanamazdı. Bu ucuzcu politikanın bedelini hep ödedik aslında yaşadığımız sorunların ana kaynağı da budur, kötü transfer politikası… Buna bağlı olarak ikinci noktaya değinebilirim şimdi; (hadi, tenzih ederek yazayım bu cümleleri) 5.sezondan itibaren kulübü ele geçirebilmek için açıkça Bayram Akgül’ün üzerine oynandı. Sezonun ilk haftalarından itibaren, ilk devrenin ortalarında, organize bir şekilde gerek futbolcular üzerinden gerekse hocalar üzerinden Bayram Akgül’e ciddi bir karşı -adeta profesyonelce- propaganda yürütüldü ve bu olay tribünde karşılık buldu. Kimi yerel basın bunu daha sonra itiraf etti. Bayram Akgül tüm o hamleleri yalnızca bir şekilde bertaraf edebilirdi; iyi transferle! Bunun başka yolu yoktu, Bayram Akgül bir o yolu denemedi ve sorunların büyümesine engel olamadı. Olamazdı da, çünkü her tribün iyi gün dostudur, kötü günde olmadık laflar edilir, unuttuğunu zannettiğin defterler açılır; geçenlerde biri hala Ersan’ın transferinden gelen para ne oldu, diyordu. Derler! Peki, durumu toparlamak için bir şeyler yapabilir miydi? Yapabilirdi. Yaptı mı? Evet yaptı. Oradaydım, hepimiz oradaydık, önceki grup liderinin yerine şimdiki grup liderini getirdi. Düzeldi mi işler? Sonrasında yine düzelmedi. En son bir hamle yaptı mı yine düzelmesi için? Evet yaptı. Karşılık buldu mu? Hayır bulmadı. Anlaşılan ittifaklar yine değişmişti artık.

Utanç verici bir süreç yaşandı; ithamlar, etiketlemeler, suçlamalar, tehditler…

Kasımpaşa ile şampiyonluk maçı oynadığımız sezonun ilk yarısı takımın tribünden nasıl sabote edildiği unutulmasın, geçen sezon daha sezonun 20. dakikasında -sezonun 20. dakikası diyorum evet- takımın yine sabote edildiği unutulmasın.

Bayram Akgül elbette hatalıydı ama (işte o “ama” geldi) onu eleştirenler, muhalif muhatapları da en az onun kadar hatalıydı ve ona karşı hiç de samimi olmadılar hep bel altı vurdular. Destekleyeceğiz dediklerinde bile köstek oldular, takımın hep tökezlemesini beklediler bu fırsatı hep kolladılar, arada kaygılandılar. Tabi ki eleştirisiz destekten bahsetmiyorum. İnternet üzerinden hazin muhalefete devam ettiler, oysa desteğin bir tek mekânı yoktur. Tek adamı yıkmak isteyenler ise trajikomik bir şekilde kendilerine bir başka tek adam yarattılar. Başka bir yandan eleştiri süreci hakaret ve itham süreci olarak da devam etti; ne maç satması kaldı ne de iddia oynaması, meseleyi ailesine-işine kadar vardırdılar. Bayram Akgül’ü destekleyenler de ithamlardan payını aldı; para alıyor, dendi,kibarca yazıyorum- adamı dendi; ayıp şeyler, şu soruları düşünmek zorunda kalmak da ayıp hepimiz adına: Peki karşı olanlar kimin veya kimlerin adamlığını yapıyordu kimlerden para alıyordu, bu pek sorgulanmadı; acaba bunca sert muhalefet hangi hesap içindi, tribünde kimin adına tetikçilik yapıldı karşı olarak bu da sorulabilir şimdi; olası taliplerde bunun bir cevabı çıkar belki.

Tüm bunlar olurken Bayram Akgül yine hatalar yaptı; örneğin Ekrem Al’ın geçen sezon takımın başına getirilmesi büyük bir hataydı. Sonrasında Ercan Albay’a görev verilmesi hataların en büyüğüydü, bunu tarif edecek bir kelime bulamıyorum. Ondan sonra Levent Eriş’in takıma dönmesi de hataydı; kör topal tamamladık sezonu; şimdiki sezonda yine hata yaptı. Madem kredisi bitmiş bir hoca ile devam edecekti o zaman eski adıyla Ankaraspor’un kurduğuna yakın bir kadro kuracaktı. Fantastik geliyor değil mi? Ötesinde Bayram Akgül’ün tutunma şansı yoktu. İki hafta önce o istifayı kabul etmemesi de hataydı. İstifasını kabul etmediğin bir hocanın istifasını iki hafta sonra istemek âlemin raconuyla söyleyeyim; delikanlılığa sığmazdı, doğrusunu yaptı ve birlikte gitti.

Bayram Akgül dönmesin. O iş bitmiştir artık. Belki çoktan gitmiş olması gerekiyordu, 5 sezon önce filan. Bu ayrı konu; mesele ona karşı yürütülen kirli savaştı, iyi bir mücadele olmadı hiç. İşin üzücü yanı budur. Yeni gelecek kişiler bunu hep düşünsünler, nelerle karşılaşabileceklerini bilsinler de gelsinler.

Sevinenler çok, üzülenler de var. Oysa ben kimi politikalarında -özellikle transfer politikasında- dönüşmesini isterdim. Bu sayfada çok yazdık çok eleştirdik, dilimizin döndüğünce uyarmıştık. Üzüntümün temel yanı gitmesi değil, gidiş sürecindeki olaylardır, yukarıda anlattım yeterince. Ekonomik planda ve sairede en sorunsuz kulüp olarak görünürken şimdi en dertli kulüp biziz, dalga geçmeye başladılar bile.

Şapkayı önüne koyup özeleştiri yapanlar olacak mı, bilmem? A’dan Z’ye… Herkeste ve her konuda özeleştiri! Değilse bu halimizle kulübün başına yeni bir isim bulmakta zorlanırız.

Bayram Akgül netice itibariyle yenilmiş midir? Evet, yenilmiştir. Ona inanıp da destekleyenler yenilmiş midir? Evet, yenilmiştir. Kazanan var mı? Kazanan varsa bile ona tarihte Pirus Zaferi denir.

Ve futbolda yenilmen önemlidir, aslolan kime yenildiğindir. Bu daha önemlidir.

En nihayetinde şu neticede, kimse masum değil!

Budur!

Yazar: Editor
2014-12-05 16:53:06

De ki Deplasman

Bundan sonraki maçların hepsi zor, ilki Bolu.

  • İlk diyeceğim şey, 
  • yenilmemek için oynamak olacak. 
  • Kazanmak 
  • B planımız olsun. 

Şu maçta temel taktik gol yememek üzerine kurulmalı derim. Kaleyi güvenceye alalım, nasıl olsa atarız. 

Ama hesabımızı bir deplasman takımı gibi yapmalıyız. Hani bazen denir ya, en iyi savunma hücumdur, diye! Hayır, bu maçta ve sonraki maçlarda -devreyi görene kadar- en iyi savunma kaleyi savunmadır! İyi savunma!

Önce müdafaa, sonra muhafaza! Şimdilik böyle.

  • Sabırla beklemeli, 
  • ben şahsen sabırla bekleyeceğim. 
  • Kötü oyun canımı sıkacak elbette 
  • ama golümüz için 
  • bekleyeceğim. 

Olur da erken bir gol atarsak, gol yememek için dua edeceğim.

Ne yapayım? 

Adanaspor Boluspor maçının analizi benden bu kadar dostlar! 

_____________ 

Düşüş yaşayacak takımlar sayemizde çıkışa geçti,

Acaba diyorum, acaba bu sefer çıkışa geçme ihtimali yüksek olan bir takımı indirebilir miyiz?

Ne iyi olur. 

Yazar: Editor
2014-12-01 12:41:23

Oba'dan Ova'ya 3 puanla gelmek hakikaten güzel ama problemli bir mücadeleydi bu, toz pembe bir galibiyet alamadık. Öncelikle rakibin önemli eksiklerinin olduğu unutulmamalı, zafer şarkılarını filan mırıldanmamalı bile. Sadece 3 puan aldık, o kadar!

Hakemden başlayacağım dostlar;

  • ama bu maçın hakemi için 
  • gerçek anlamda yani layıkıyla bir yorum yapmaya 
  • terbiyem müsade etmiyor. 
  • O zavallının ahlaksızlığının bir tarifi yok.

Kaleden devam. Bu maçta Evren güven verdi, evet. Demek ki şurada feryat figan ettiğimiz zamanlarda Evren alınsaydı kaleye Denizli deplasman faciasını da hem Evren yaşamayacaktı hem biz yaşamayacaktık.

Selçuk! Abi sen ne yaptın yahu?

  • Ne oldu, bir haftada futbolu mu unuttun? 
  • Özgüven patlaması mı yaşadın 
  • yoksa laubalilik zirvesi mi yaptın, 
  • bilemedim. 
  • Ama tüm hatalarına rağmen 
  • senin o iyi niyetinden şüphe eden namerttir. 
  • Lütfen daha dikkatli ol be kuzen!

Fahri de hala o bölgede olmuş gibi durmuyor ama mesafe katediyor. Aynı şeyi baştan beri forma bulan Uğur  da yapsa ne iyi olurdu.

Luis?

Sadece bir soru işareti idi, bitti gitti şimdi ünlem işareti oldu!

Dikkat! Bomba! Elinde patlar! Patladı!

Bence güle güle Luis, yolun Portekiz olsun! Ünlem!

  • Valla Tevfik gönendirdi beni. 
  • Sahada her yere koşmaya çalışan bir samimiyet dinamosu vardı sanki. 
  • Hakkaten, ihtiyacımız olan bunlar; 
  • samimiyet, iyi niyet! 
  • Gidenlere laf sokmuyorum! 
  • Ama sanki Tevfik, 
  • duran toplarla da öne çıkınca 
  • onun sorumluluğunun karşılığını verdi, 
  • diye düşünüyorum.

Mehmet Boztepe de sorumluluk almayı bekleyen bir psikolojiyi sahaya yansıttı ve önemli işler yaptı, golünü ve gol pasını saymasak bile.

Murat o boyuyla neden hava toplarında etkisizdi, acaba zamanlama sorunu mu var ve neden ayakta  kalamadı acaba krampon sorunu mu var? Neticede diğer maçlara göre daha iyiydi. Yeter mi? Yetmez!

Samican'ın mücadelesi için de yetmez diyorum!

Sabit Hakan  11'i bankosu olmalı, ama hoca bu inisiyatifi onun için kullandığında da o formayı heder etmemeli!

Tiago!

Takım içinde kalınca maç alır!

Bunu gören hakem bozması da onu son dakikada sarı ile cezalandırır. (dilerim 4. sarı olmamıştır:( 

  • Tam yıkılacakken 
  • Oba'dan Ova'ya umutla döndük. 
  • Hep denir ya, 
  • bu deplasman galibiyetinin 
  • anlamlı olabilmesi için 
  • evimizde Bolu'yu 
  • sonrasında deplasmanda Kayseri'yi 
  • yenmek zorundayız.

Yoksa film döner başa sarar. Bu da kahredici olur! 

Yazar: Editor
2014-11-28 15:47:15

Son Durum

Macera doluyuz canına yandığım, entrika demeye dilim varmıyor.

Nedir son durum?

Ergin, Fatih, Atilla, Fevzi ve Ozan ile yollar kesin olarak ayrılmış.

Levent Eriş’le de devam kararı alınmış.

[Duyduğumuz bunlar. Sevgili Serkan da haber yazmayı bırakınca her bilgi şaibelidir artık.]

Bu kararla tüm sorumluluğu Bayram Akgül üzerine almış oluyor galiba. Olası sorunlarda eleştirilerin muhatabı Başkanın kendisi olacak demektir. Hoca eleştirisi bitmiştir. Ne bileyim.

Hariçten gazel okuyayım bakalım:

Ben olsam ne mi yapardım?

  • Sorun olduğu düşünülen 5 futbolcuyu yollardım 
  • evet 
  • ama yeni bir hocayla da devam ederdim. 
  • Çünkü her puan kaybında 
  • Levent Eriş'in istifası 
  • doğal olarak istenecek, 
  • bu da düşünülmeli derim. 
  • Zira şimdilik, krizi sadece erteledik.

Yahu her yerde sporda, siyasette, ekonomide, bilmem neyde kaybeden ve kahrolan hep biz mi olacağız şu nalet hayatta?

Vah ulan!

Bizim ummaktan başka yapacak hiçbir şeyimiz yok, hakkımızda hayırlısı olsun.

[Neden sonuç ilişkisi bitti, hakkımızda hayırlısı kaldı…]

Yani Adanaspor böyle kaderci laflar ettirdi ya, bana da yazıklar olsun!

Yazar: Editor
2014-11-20 19:04:48

En İyimser Halimle Yazıyorum

Giresun tarafı diyor ki, ilk gelibiyeti Adana'dan alacağız.

Katılıyorum onlara. Çünkü Adanaspor'u mutlaka analiz etmişlerdir ve ligin en zayıf takımı olduğunu görmüşlerdir.

Ligin en zayıf takımıyız dostlar, kendimizi daha çok kandırmanın bir alemi yok.

Bir kere kalecisiz oynuyoruz. Giresun maçında da en az 2 gol yiyeceğimizi iddia ediyorum. Karşılığında 3 gol atar mıyız? O dediğim 1 kere olur ve Manisa maçında oldu. Tekrarı olmaz o filmin.

Genç Uğur tek maçlık adam olduğunu kanıtladı. Ondan hiçbir beklentim yok. Ozan ve Karmil de ne aldıkları paranın hakkını verdi ne de o güzelim formanın, onları da geçiyorum, yorum bile yapmak istemiyorum o ikisi ve kaleci için.

Yiğitcan hakikaten isminin hakkını vererek mücadele ediyor. Olduğu kadar ama...

Yani bu sahnede takımın gol yememesi imkan dışı bir şey olur, zaten her maçta gol yiyoruz, onda bir sorun yok.

Gelelim orta sahaya ama orta sahaya gelemiyorum... çünkü yaratıcı bir orta saha yok bizde. Cem Hallaçeli'nden sonra bitti o rüya, oraya bir adam bulup koyamadık.

Orta sahadan kimi sayacağım? Genç Samican'ı mı? Kelimenin tam anlamıyla fiyasko. Bizim gençlerde gelişememe sorunu var, Cem de öyle. İkisi de 3.lig topçusu, ne yazık ki... 

Her etten kebap olmuyor işte!

Diğer isimleri anmak bile istemiyorum. O kadar yani! Sabit Hakan banko başlasa nasıl olur, bilmem ki; ben bu kadar umutsuz olunca... Zor! Millet çözdü takımı, göz bile açtırmazlar.

İleride şahsen Tiago'dan vazgeçtim. Çünkü Tiago sadece ve sadece kendi transferi için oynuyor, öyle olunca organize bir iş çıkmıyor. Kendi başına gitmek isteyen adam yarı yolda kalır, pinpon oynamıyoruz, bunun adı futbol ve 11 kişiyle oynanıyor. İki çalım atarsın, üçüncüyü yemezler.

Bakın en umutlu olduğum iki isim Ahmet Dereli Ve Keleşnikof Ergin.

Ama canım, onlar da ta defansa top almaya gelip sonra gol atmaya gidip... Çok uzun bir maraton, oradan futbol çıkmaz, çıksa çıksa hikâye çıkar, tatsız tuzsuz, yalandan...

Giresun Adana'da bize handikap yapar.

Peki, Levent Eriş'in bir önlemi olabilecek mi bu yeni hezimete?

İstese de olamayacak, zira az önce yazdım her etten kebap olmayacağını. Eh, bizim hoca da miyadı dolmuş bir kebapçı ustası olduğu için dilediği lezzeti yakalayamayacaktır. 

Maçtan önce şunu demesini bekliyorum; kazanamazsak istifa edeceğim. Hiç olmazsa takıma ve kendine inandığına inanırım ben de. İnançsızlık kötü bir şey.

Peki Başkanın kuvvetle muhtemel bir yenilgi sonrası bir B Planı var mı? Üstelik milli maç arasını da kaçırdık takıma alışacak falan filan olacak yeni hoca için.

Vah!

Bir çapsızlıktır gidiyor.

Örneğin hocamız şöyle diyor: Sadece evdeki yenilgiler kayıp.

Vay be!

Yani GBB'de kalan 2 puan kayıp değil, Buca'da kalan 2 puan kayıp değil, Denizli'de kalan 3 puan kayıp değil!

Yahu biz o zaman nasıl şampiyonluğa oynayacağız? Hadi koyalım o 6 puanı olalım 15 puan, yetecek miydi bir iddiayı sürdürmeye bu kadar puan?

Günü kurtarmak diye buna denir, bu açıklama sadece bir oyalama taktiğidir. 

Adanaspor'un kaybı yalnızca 6 puan değildir, en az 13 puandır, çünkü bize şampiyonluğa oynayacağımız söylenmişti.

İtiraz eden olur, destekleyen olur; ama fikrim şu; bu takım bu haliyle ne yazık ki "madara" olur. Üzülerek yazıyorum.

Beklentileri düşürün, stres yapmayın diye yazmıyorum bunları, gerçek fikirlerim bunlardır.

Zira bu takımda gördüğüm bir şampiyonluk hali değildir, savaş meydanından her an kaçacak dağılmakta olan bir lejyoner ordusu halidir.

Yolumuz da 2B'dir... 

Yazık bize! 

Ama tabi ki mahcup olmak istiyorum. Sadece bu maçta değil, küme düşmemeye oynayacağımızı iddia ettiğim tüm bu sezonda mahcup olmak istiyorum. 

Yazar: Editor
2014-11-13 18:04:55

Hani demiştim ya biz böyle efkârlı yazıları çok yazdık diye.

Bir adım bile yol gidemiyoruz,

ama işte umudu da terk etmiyoruz.

alın aşağıdaki şu yazı taaaa 2009 Eylülünden, buyrun bakalım:

_________

Yeni bir dönem, deyip sarılacağız lige. Liderin sadece ... puan gerisindeyiz. Elbette aşağı tarafa bakmıyoruz. Yolumuz önümüzde…

Keşke işler rast gitseydi de biz burada yazdıklarımızdan dolayı mahcup olsaydık. Ama sonuçları belirleyen koşullardır, onların nedenleridir. Bu etkenleri değiştirmeden sonuçları da değiştirmek pek mümkün olmuyor.

İşi “idare ederek” götürmek bir yere kadar. Sağlam yol almaktı hayalimiz. Dilerim bundan sonra gerçekleşir bu beklenti.

Hayatımız boyunca Adanaspor’a inandık. İnanmaya devam ediyoruz. Herhangi bir sapma yok bunda…

Adanaspor’un ve Adanasporluluğun bu işi götürmeye yüreği yeter. Bundan sonra söz sırası futbolcularımızda…

___________

Sonra da Vira, diye bitirmişiz yazıyı.

Hay bin kunduz dostlar...

Aradan 5 seneden fazla bir zaman geçmiş bre, ama eziyet aynı eziyet! 

Bu da yazının orijinal bağlantısı:

http://www.kaplanpenche.org/yazi/vazgecmedik

Yazar: Editor
2014-11-10 08:49:45

Levent Eriş Yerine Hoca Öneriyorum

Öncelik Eyüp Hocanındır, ama yine nöbetçi teknik direktör olmamak kaydıyla, evet Eyüp Hoca ilk isim.

Altan Aksoy olabilir pek ala, yepyeni bir teknik direktör olarak camiaya heyecan verecektir. 

Ali Beykoz da önerilerim arasındadır. Ali Baba'nın dönüşü muhteşem olabilir.

Bu listeye Ali Asım Balkaya'yı koyarım. Psikopat Ali'miz de canla başla bu takıma hizmet eder.

Yukarıdaki hiçbir isim olmayacak isim değildir.

Çok önce Mustafa Reşit Akçay ismini önermiştik, ama bizi dinleyen olmadı, hayır dinlenmek gibi bir derdimiz kompleksimiz yok, bizimki lafın gelişi. Bir profesyonel değil de taraftar olarak yıllar önce Mustafa Reşit Akçay'ı fark ettik, hazin olan bir yönetimin böyle bir hocayı fark edememiş olmasıdır. Tabi şimdi onu getirelim diyemiyorum, fazla fantastik olur bu talebim.

Kaşar hiçbir isim önermiyorum.

Buca'da tutturamadı bir süre, ama Sait Karafırtınalar da iyi bir hocadır, Adanaspor'a yakışır.

Şimdilik bu isimler... Önermeye devam edeceğim.

Yazar: Editor
2014-11-06 16:56:36

Yumuşaktır zannettiğimiz 2 maçtan 1 puanı zar zor aldık.

İlkinde son nefeste geldi o tek puan ikincisinde boyumuzun ölçüsünü fena aldık.

Peki Denizlispor? Bana göre bu maç da yumuşak maçlar kategorisinde, rakibi bundan daha kıvamda bulamayız 3 puan alma işinde.

Efendim, Altınordu maçında öğrendik, sadece koşmanın bir işe yaramadığını, çünkü bir takım çıkar ve senden daha çok koşarak o kozunu elinden alır.

Aynı maçta, sadece mücadele etmenin de bir işe yaramadığını öğrendik, zira yine bir takım çıkar senden çok mücadele eder ve o meziyetini de elinden alır.

Bir takım her ikisini sana karşı yapınca da ortaya 3 gollü bir yenilgi çıkar. Dilerim bu maç son kredimizidir, evimizde kaybetme hususunda.

Koşma ve mücadele doğru adamlarla yapılırsa bir işe yarar galiba, şahsen ben bunu Altınordu maçında öğrendim. Evet, öğrenmenin yaşı, zamanı ve mekanı yok.

Denizlispor'u biz bu 24 kişilik kadro yapısıyla yeneriz, hatta Altınordu'nun bize yaptığını biz Denizli'ye yaparak yeneriz!

Amma velakin bunun oyuncu gerekleri var kanımca.

Kaleden başlayacağım doğal olarak.

Bir kere "Adanaspor kaç gol yerse yesin maça dönüş yapar" algısı yine Altınordu maçıyla yıkıldı.  Bu arada ordu'lardan çektiğimiz nedir bre! Devam edeyim, Atilla ile kafadan 2 gol kalemizde, eğer bunu göze alıyorsa ve ben en az 3 gol atarım diyorsa Levent Hoca yine genç Atilla'yı kazanmaya çalışsın, ama dikkat etsin genç Atilla'yı kazanmaya çalışırken geçen her gün kariyerini kaybediyor ve Levent Hoca bu kaleci çelişkisini hep yaşıyor ve kaleci konusunda hep kötüye gidiyoruz, hep kaybediyoruz;

örneğin Tolgahan tartışılırdı ama ondan sonra daha kötüsüne teslim etti kaleyi, Zülküf'e. Daha sonra ondan kötüsüne devretti kaleyi Günay'a, derken efendim en nihayetinde bunların içinde en kötüsüne yıktı kaleyi. Nasıl bir düşüştür bu bre! Bence bunun dibi yok artık. Kaleyi Atilla'dan daha 2. haftada almalıydı, almadı ve bu sahnenin baş sorumlusu oldu Levent Hoca! Hatasından dönmezse ligi kaybetmeyi geçtim küme düşmemeye oynarız yine!

Gelelim Uğur'a. Ne yazık ki Uğur da bir maç görünüp 7 maç kaybolanlardan. Samsun'daki kırmızısını saymıyorum, şu son maçı neredeyse tek başına verdi (kaleci gençlerimiz ve Fatih ve Karmil'le ama). İlk golde yaşıtını fena kaçırdı solundan dönmeye fırsat bile bulamadı, ben bu sahneyi Manisa maçından mı hatırlıyorum ne? Pozisyonun devamında yapacak bir şey yoktu çünkü kalemiz gol yemeye zaten hazırdı. Aynı Uğur son golde yine doğru hamle yapamadı ve yaşıtına bir de penaltı yaptı. Penaltının gol olması için de topun çerçeveyi tutması zaten yetiyordu, öyle de oldu.

Neymiş, her genç oyuncu istikbal vaat etmiyormuş. Aynı eleştiriler Samican ve Cem için de geçerlidir. Samican sadece GBB maçında bir gol pası kesti nefis bir hareketle, o kadar. Cem de sadece Demirspor maçında göründü, yine o kadar!

Altınordu gençlerini fena kıskandım...

Ah Karmil, sen nasıl bir hayal kırıklığısın üstat? Oysa sakalın da var, yetmiyormuş o sakallar futbol oynamaya. Oraya Yiğitcan diyorum, formayı çok istiyor ve bence hak ediyor, şu kadro itibariyle en iyisi o!

Ozan idare eder diyorum, keşke Merthan olsaydı. Evet, razı olduğumuz sahne böyle dostlar.

Samican, Cem ve Luis ve Fatih aynı anda dört benzemez ve bu el oyun kazanamaz, sakın rest çekilmeye bu kağıtlarla. Fatih için düşüncelerimi çok yazdım, maç alır ama tek başına maç alamaz ve yatay oynayarak fayda sağlayamaz, sadece uzun toplarla da bize ilaç olamaz.

Ve Marko bu takımda orada neden oynamıyor bendeniz bu esnada Fransız kalıyor ve hiçbir şey anlamıyor! Enteresan... 

Keşke Hakan'da biraz ısrar edilseymiş, Olcay da parlayıp sönen saman alevi, Tevfik hakkında net fikrim yok, Fevzi'nin dönüşü muhteşem olmadı.

İleriye diyecek hiçbir sözüm yok, zira ortada pişmeyen forvete hiç düşmez, bir futbol maçında da forvet için kendin pişir kendin ye diyemeyiz dostlar.

Yazacağım bunlar. Levent Hocanın işi benimkinden zor, gördüğüm kadarıyla güvendiği dağlara henüz kasım başında kar yağıyor.

Yazar: Editor
2014-10-31 06:52:23

Gelelim Altınordu maçına.

Rakip bir proje takımı ve fazlasıyla rahatlar. Bir alt yapı organizasyonu içinde evrilmeyi stratejik olarak tercih etmişler. Ne güzel! Bu tercih ve oluşturduğu psikolojik vaziyet, onlara, gereken hareket alanını her maç için doğal olarak yaratıyor.

  • Hedefleri hedeflerimizle aynı yere gitmiyor. 
  • Evet, Adanaspor da 
  • alt yapıdan gelen futbolcularıyla 
  • meşhur bir takım, 
  • hem de ne futbolcular... 
  • Şimdi de o hedefe 
  • yani alt yapıdan da 
  • futbolcu oynatmaya yönelmiş durumda 
  • güçlü bir şekilde.

Ve Adanaspor'un Altınordu'dan ayrı bir stratejisi var ki o da doğal bir avcı olmasıyla ilgilidir. Kaplan nitelemesi boşuna değil, Adanaspor bir hedef takımıdır, genlerinde şampiyonluklar vardır, yolu hep şampiyonluğa çıkmak zorundadır ve tabi ki bunun da sorumlulukları vardır.

Altınordu deplasmanda hiç yenilmemiş ve onları nasıl yeneriz? 

  • Bu mevzuya girmeyi hiç istemiyorum, 
  • uzun uzun yazmayacağım, 
  • şu şöyle olursa bu böyle olursa diye. 
  • Eğer Altınordu'yu evimizde yenemiyorsak 
  • o avcı takım, hedefi olan takım edebiyatını da 
  • boşu boşuna hiç yapmayalım.

Sadece galibiyet değil, fark da bekliyorum.

Yazar: Editor
2014-10-27 15:17:08

Tiago'yu ben de çok seviyorum. En başarılı forvetlerimizin başında geliyor. Mbilla ile karşılaştırmam bile, bir kere arada ciddi bir zeka farkı var, bahsettiğim tabi ki sahada tanık olduğumuz futbol zekasıdır.

  • Özellikle Buca maçında 
  • Tiago'nun gol atmak gibi bir strese kapıldığını düşünüyorum 
  • ve penaltıyı da bu stres yüzünden kaçırdığını 
  • haddimi aşmadan iddia ediyorum. 
  • Nasıl diyeyim, yani o penaltıyı kaçıracağı o kadar belliydi ki, 
  • eminim TV'den 
  • o penaltı öncesi anları izleyen binlerce taraftar 
  • benimle aynı şeyi düşünmüştür, 
  • bu penaltı kaçar, 
  • diye...

Evet, gol atmaya fazlasıyla kaptırmış kendini. Keşke öyle olmasa, zira hepimiz en azından kendimizde tanık olmuşuzdur ki baskı altındayken pek verimsiz oluruz.

Fazla hırs elinde patlıyor.

  • Rahatça atacağı golleri kaçırıyor, 3 atacağı maçta 1 atıyor;
  • örneğin şu son maçın başlarında kornerden gelen topa 
  • rahatlıkla dokunabilirdi 
  • ama dokunamadı işte, 
  • yine soldan geldiğinde öyle bir top kesti ki 
  • kaleye mi vurdu orta mı yaptı anlaşılamadı, 
  • sanırım bu konuda kafası çok karışık; 
  • golü atsam mı, attırsam mı ikileminde, 
  • haklı olarak burada gol kralı olup 
  • süperde kendine bir kulüp bulmak da istiyor. 
  • Doğal bir istektir bu, 
  • eleştirmek için yazmıyorum şu satırları 
  • ama işte bakınız 
  • bu durum performansını da etkiliyor 
  • olumsuz manada.

İlk golde yine dokunabileceği topa dokunamadı neyse ki gol oldu top. Bu da iyi, yani o hamlesi ile top gol oldu ki kaleciyi tepkisiz bıraktı hareketiyle. Ama işte bir an o golü kendisi atmış gibi de davrandı, öyle bir izlenim edindim diyeyim biraz yumuşatarak.

İkinci golde de kendisine çarpan top Ergin'in önünde çok net kaldı ve Ergin de topa zarifçe vurdu, kolay bir an değildi. Ama o dokunuştan milim saniye önce Tiago golü kendisi atmak için o net topa da hamle yaptı, biraz daha fazla uzansaydı Ergin'i marke bile etmiş olabilirdi.

  • Yani, biraz sakin Tiago. 
  • Sen bizim zaten yıldızımızsın. 
  • Gol atsan da atmasan da klasın tartışılmaz. 
  • Zaten o iki golde bir şekilde payın var.  

Anlıyorum, senden beklenti çok, sorumluluğun var hem takıma hem de kendi futbol kariyerine karşı, Tiago olmak kolay değil; fakat rahat ol, nasıl olsa atacaksın gollerini ve hep beraber sevineceğiz! 

*Çevirmenin bu satırları Tiago'ya aktarması dileğiyle.

Sevgiler ve hürmetler... 

Yazar: Editor
2014-10-24 10:20:31

Şimdi daha umutluyum.

Zira taşlar yerine oturmaya başladı. Ds maçı bunun son göstergesiydi. Ama dilerim o maça özgü bir motivasyon olarak kalmaz geçen hafta sahada gördüğümüz mücadele. 

Bu hafta kalemizde bir gol garanti diye düşünmüyorum. Çünkü Atilla o eşiği geçen hafta geçti. Aslında biz birçok eşiği geçen hafta aştık, bunun izlerini ileriki haftalarda daha net gürürüz diye düşünüyorum.

Kolay gol yiyen bir takım olmayacağız.

Kolay mağlup olan bir takım da olamayacağız böylece.

  • Yediğimiz gollere zaten bir karşılık veren bir takımız, 
  • evet bu karşılık ilk haftalar yeterince olmadı. 
  • Şimdiki aşama öne geçtikten sonra 
  • skoru koruma düzeyindedir. 
  • Ds maçında yine öne geçtik, 
  • ama bunu Samsun maçında yapamamıştık. 
  • Lakin evrilmemiz hep ileriye doğru, 
  • tüm bu süreçte en güzel olan budur.

Gelelim maça.

Buca orta alanda iyi pas yapan bir takım. Böyleyken de bal yapmayan arı olmaktan öteye pek geçemiyorlar. Galiba en çok dikkat etmemiz gereken isimleri İskender ve Erkan olacak. 

Savunmaları ise tam da bizim hücum oyuncularmızın dişine göre. Gördüğüm kadarıyla kalelerine doğru adam kaçırma gibi bir zaafları var. Samsun maçında olduğu gibi ilk golü bulduktan sonra o klasik paniğimizi yaşamazsak, maçı alacağımıza o andan itibaren inanırsak rahat bir maç olur.

  • Maçı almaya inanmaktan kastım şu: 
  • Diyelim 20. dakikada bir gol atıyoruz, 
  • sonra şu psikolojiye giriyoruz 
  • hem tribünde hem de sahada: 
  • Ulan, kalan şu 70 dakika geçer mi? 
  • Garanti gol yeriz. 
  • Bir aksilik olmasa bari. 
  • Topu kaleden uzak tutalım da ne olursa olsun. 

Öyle olmuyor işte.

Hal böyleyken o top gelip kalemize giriyor. 

Nihayetinde o güvensizlik eşiğini de geçen hafta aşmış olmalıyız, derim.

Bu hafta 3 puna iyidir ve olağan sonuçtur, ama yenilmeden gelmek de az bir şey değildir.

Bekliyoruz.

Vira Adanaspor. 

Yazar: Editor
2014-10-19 20:27:37

Bu maçı evet mücadele kazandı.

Akıllı oyun kazandı.

Gücünü bilerek oynamak kazandı.

Maçın her anında sahada olmak kazandı. 

Yani oyundan düşmemek kazandı.

Levent Hoca kazandı.

Büyük Taraftar Kazandı... 

Ve

Haftalardır eleştirdiğimiz, katkıları olmuyor dediğimiz isimler kazandı;

takımın dışında onların adını ayrıca saymak gerekiyor;

Atilla kazandı,

Karmil kazandı,

Ozan kazandı,

Luis kazandı...

Alkışlarımız özellikle onlara.

Peki Ergin Keleş?

Maç boyunca sayamadım kaç depar attığını. Rakip defansı hallaç pamuğu gibi attı.

Tiago her zamanki gibi klasını ortaya koydu, hem golünü attı hem rakibe her noktada bastı. 

Cem, 24'e bile giremez demiştik; ama işte üstelik kaptan olarak gireceğini gösterdi bize, keşke bu futbolunun devamlılığı olsa, en çok biz seviniriz. Bir de o röveşata gol olsaydı ne şık olurdu. Alt yapıdan yeni isimlerle devam...

Samican atom karıncaydı.

Selçuk tam bir profesyonel.

Fatih Şen hem kendi oyunda kaldı hem takımı oyunda tuttu. Son 4 haftadır müthiş... Nazar değmesin.

Fahri de sağ bekte Uğur'u zorlayacak, çok iyi oldu bu!

Sonradan giren Mehmet, Yiğitcan ve Fevzi de var olan mücadeleye katkı koydular.

Bu dönüm maçımızdır.

Çok önemli bir 3 puan aldık. Hazine değerinde...

Bu maçı unutup önümüzdeki maçlara dikkat edersek yolumuz açıktır. Bence, nispeten dişimize göre takımlarla oynayacağız. 

Herkese teşekkürler.

Bu mücadele ile 3 puan alamasaydık üzülürdüm. 

İkinci golümüz dışarıdan çevrildi deniyor. Öyle bir şey olmasını istemezdim olmamış zaten, top sahayı tamamen terk etmemiş, ama o pozisyon gol olmasaydı bu futbolla biz ikinci golü nasılsa bulacaktık.

Vira Adanaspor! 

Yazar: Editor
2014-10-15 14:33:29

Mazi değil mücadele kazanır, demiştik.

  • Tam bu esnada gözüm defansa takılıyor. 
  • Sağ bekte Fahri ismi mecburiyet kazandı. 
  • Güvenmekten başka yapacak bir şey yok. 
  • Ama sanki o sağ bekte Yiğitcan da olurdu, 
  • maçlarda form tutmuşken. 
  • Fahri'ye nispeten daha hazırdır zira. 
  • İşe bakın, Yiğitcan'ı eleştiriyordum şimdi ona razı oldum. 
  • bunda iki faktör var;

Birincisi Yiğitcan'ın olana eklemesi yani kendini geliştirmesi ve forma için mücadele etmesidir.

İkincisi ise onun yerine gelenlerin, Ozan ve Karmil'in cepten yemesi ve olanı da tüketmesidir. Takıma bir katkılarının olmaması ayıptır. Oysa bir nebze profesyonel olup takıma fayda sağlasalar biz zaten kırbacı vurur gideriz... Ama olmuyor işte... Bizim talih de böyle işte canına yandığım.

  • Oysa ne çok sevinmiştik 
  • Karmil, Ozan ve Atilla alınınca. 
  • bu 3'te 3 fiyasko 
  • ne hocanın 
  • ne başkanın 
  • ne de bir başkasının suçudur. 
  • Bu arkadaşlar 
  • bence profesyonelliklerini sorgulasınlar, 
  • aldıkları parayı hak etmek için 
  • bir şeyler yapsınlar. 
  • Biz şampiyonluk hesabı yaparken 
  • bu 3 arkadaşı esame listesinde öne alıp da 
  • bir iddia koyduk ortaya.

O formayı mücadeleleriyle almak zorundalar, değilse bizim için sıradan 3 isimden öte hiçbir değerleri yoktur. 

Bu maçın da kaderini savunma belirleyecek; kale, sağ bek, sol bek, stoper ve libero.

  • Fatih Şen'in bu maçta yine ileriye doğru oynayarak 
  • yine damgasını vurmasını bekliyorum. 
  • Alaattin'den de Hurşut'tan da 
  • oynadığı civarlarda 
  • daha kaliteli bir futbolcu olduğunu 
  • kanıtlayacağını düşünüyorum. 
  • Fatih Şen doğru oynarsa 
  • takım da doğru oynar, 
  • Fatih Şen ayakta kalırsa 
  • takım da ayakta kalır...

Orta sahanın diğer oyuncularından da mücadeleden başka bir şey beklemiyoruz.

  • Rakip 
  • son derece ballı bir takım. 
  • Puanlarıyle oynadıkları futbol 
  • doğru orantılı değil. 
  • Ama işte gol atma konusunda müthiş şanslılar.

Buna göre, savunma ve kale koşullarını düşününce bu maçta da en az bir gol yiyeceğimiz kesin.

  • Maçı almak için 
  • forvete seslenmek icap ediyor şimdi. 
  • Şu maçta 
  • 2 gol atarsak beraberlik garantidir, 
  • fakat kuvvetle muhtemel ki 
  • 3 puan için 
  • 3 gole ihtiyaç olacaktır. 
  • Ona göre değerlendirin pozisyonları, 
  • kolayca harcamayın fırsatları, 
  • vurduğunuz gol olmalı, 
  • değilse puansız geçeriiz 
  • ev sahibi olduğumuz bu maçı! 
Not:
Maçın sahada zaten temiz geçeceğini düşünüyorum. Yeter ki hakem denen şahıslar maçı adaletli yönetsin. 
Dileğim, maçın saha dışında da tertemiz geçmesidir.
Ama şöyle bir tezahuratla belediyecilere bir sitem iletebilir oraya oy veren sevgili Adanasporlu kardeşlerim:
"Sözlü, Gelsenee Bizden Oy İstesenee" 
Yazar: Editor
2014-10-13 15:23:35

Bu hafta sonu güzel bir maç olacak.

2 takım bilmem kaçıncı kez karşı karşıya gelecek. Yanılmıyorsam, dönüp bakınca belli bir üstünlüğümüz var ezeli rakibimize karşı.

Genel lig başarısı itibariyle de bariz bir üstünlüğümüz var:

  • lig 2.ciliği,
  • lig 4.cülüğü
  • bir daha lig 4.cülüğü
  • eski adıyla UEFA kupalarına 3 kez katılma,
  • Balkan Kupası macerası 
  • 2 ayrı gol kralı
  • alt yapıdan kazandırılan futbolcular;

Kayhanlar, Feyzullahlar, İsmailler, Mustafalar, Reşatlar, Adnanlar, şimdiki zamnada çıkan ve hala aktif futbola devam eden isimler,

kurumsallaşmaya giden Adanaspor Futbol Okulları... Adanaspor'un artılar hanesinde aklıma ilk gelenler bunlar.

  • Rakibin ise ülkede güçlü bir imajı var,
  • o şey de takımdan veya kulüpten değil 
  • tribünden oluşan bir imaj. 
  • Güzel bir şey midir bu? Tabi ki...
  • Ama kayda değer başka da bir şey de göremiyorum. 

Buna rağmen saygıya değer bir rakip.

Hep tetikte olmamızı da sağlaması özel bir katkısıdır, unutulmamalı.

Nedir?

Her şeye rağmen, bir maçı mazi değil, mücadele kazanır.

Mücadele! 

Devam edecek!

Yazar: Editor
2014-10-05 17:20:23

Hakem,

Adanaspr'u 10 kişi bırakana kadar takımın üzerine oynadı.

Art niyet!

Yorum filan değil.

Her fısatta çaldı, sarıladı; her itiraza çaldı, sarıladı!

Be hakem Allah mısın ki sana en ufak bir itirazda bulunulmayacak?

Uğur'un ikinci sarısından hemen önce onların defansı Murat, sarılık bir hareket yaptı, ama art niyetli hakem karikatürü o pozisyonu faulle geçiştirdi.

Hemen devamında Uğur'un müdahalesine de anında görüntü yaptı. Az sonra ise sert hareketlerine devam eden Murat'a utanma belası sarıyı gösterdi, oysa daha önce verseydi sarıyı hem Uğur ikinci kartı almazdı hem de bu kez Samsun 10 kişi kalırdı. 

Hepinizin içine Fırat Aydınus kaçmış, hakemler güruhu! 

Bize çaldıkları mecburi düdüklerdi, çalmak zorunda olduğu için çaldı, değilse ikircikli pozisyonların alayını es geçti.

Bize korneri göremedi, döndü rakibin avutunu korner yaptı bunlar aynı dakika içinde oldu.

Takıma önce şu söylenmeli; bakın denmeli, hakemler Adanaspor'a karşı hazır geliyor siz de hazır olun ve falso yapmayın. Adamlar bildiğiniz rakip oyuncu. Adeta filan değil... 

Neyse,

hakeme ve Levet Eriş'e rağmen 1 puan iyidir, ne yapalım!

Gelelim Levent Eriş'e!

Yahu takımını hala tanımayan bir hoca olabilir mi?

Olabilir, bakınız Levent Eriş! 

Takımı tanımadığı için hala bizsiz şampiyonluk mücadelesi olmaz diyor.

Peki güzelim, sana inanıyoruz say.

Maça 3 konsolosla başlıyor adam; Kalede Atilla (Neyse ki ilk kurtarışını yaptı, ama ilk golde yine topa sadece uzanır gibi yaptı.) ortada Luis ve Cem. Nasıl bir hayal kırıklığıdır Cem! Yazık, o forma hala veriliyor ona! Peki Marko niye yok sayın hocam? Defansif yönü zayıfmış. Çok inandırıcı, oynattıklarının hangisi güçlü o orta sahada o defansif faslında?

Evet, aslında Kasımpaşa maçında bence takımı şampiyon yaptın hocam, ama sonrasında hep zaman kaybıydın bizim için hep! 

Hep macera aradın, hep fantaziye kaçtın. 

Son sözüm Mbilla'ya.

Doğrudur, profesyonelsin, giydiğin forma için oynayacaksın. Attığın golden sonra Kamerun'a kadar koşabilirdin de sevinmek için. Olağandır ne diyelim.

Ama biz senden gayri ahlaki yanıltmalı hareketler beklemezdik. 

Biz sahada rakip olarak Ali Beykoz'u da gördük, Hakan Hacıbektaşoğlu'nu da, Sabotiç'i de, nicelerini de...

Dilerim kulüp Mbilla mahkemesinin peşini sonuna kadar bırakmaz gereğini yaptırır. 

Kazanacağımız maçı zar zor berabere bitirdik. 

Takımın genel mücadelesine hürmet ediyorum, bir türlü işe yaramayanlara da güle güle demeyi bekliyorum. 

Yazar: Editor
2014-10-02 10:00:22

Bence şimdiye kadar oynadıklarımızdan daha sert bir takımla karşılaşacağız, izlediğim kadarıyla böyle bir intiba bıraktı Samsun.

Bir kere kalecileri var.

Ama geriye adam kaçırma zaafında olan bir defansları var. Murat, Tuna'yı çok hırpalar. İlk hamlelerde biraz hantal olan Tuna'yı hataya zorlayacaktır. Ergin Manisa maçındaki gücünü tekrarlarsa Tiago'ya da kaçış alanı yaratır.Bu maçta lehimize penaltı bekliyorum, yani pozisyon olur ama hakem vermez, o ayrı bir puştluk.

Fatih yine rakip kaleye doğru oynarsa, yine tadından yenmez. onun etrafında acar adamlar olmalı, Sami iyi, Hakan olur mu acaba? Bu konuda daha fazla izlenimi olan yazarsa seviniriz.

Bence Marko da dönmeli artık takıma. O alandaki birçok oyuncudan iyiydi adamcağız.

Emre Manisa maçında 2. golde adamını fena kaçırdı, ama yarım gövde dönüşünde ters yakalandığı için adamını kaçırdı, devamında vahim işler yapmadı, olumluydu.

Selçuk'a diyecek sözüm yok. Son ana kadar savaşıyor. Çok iyi..

Ortada durum karışık ızagara...

Ozan veya Karmil Yiğitcan'ı ya da Merthan'ı kesemiyorlarsa kendi bilecekleri iş. Ne yapalım?

Ama bir katkı koysalardı ne iyi olrdu bre.

Ve Atilla.

Elbette bir insanın zor durumlara düşmesi hazin bir şey. Bunu kimse istemez.

Ben de bazen tatsız yorumlar yapıyorum, üzgünüm, ama durum bu. Hocanın futbolcuya sahip çıkması çok güzel, haklı da. Lakin bu hafta kalede Evren olmalı, zira bize o altıncı haftada çok diri bir kaleci lazım.

Ha, bu hafta yine Atilla oynarsa maçı adeta tek başına alması lazım, değilse yiyeyceği gol, hatasız da olsa aleyhine işleyecektir.

Levent Hoca (Genç bir kaleciyi kazanacağına...) gerçekten Atilla'yı kazanmak istiyorsa  onu biraz dilendirmeli,

derim... 

Yazar: Editor
2014-09-27 08:11:40

Ne Olacak?

Geldi çattı yine en eski soru!

Bu maç ne olacak?

Son diyeceğimi baştan söyleyeyim: Yine kazanamayacağız!

Şimdi bunun bana göre sebeplerini sıralayayım.

Yine kazanamayacağız.

Çünkü;

öncelikle hakemlerle problemimiz var, 
hayır, yanlışoldu, o hakemlerin bizle bir problemi var 
yoksa nerdeyse 30-40 maç üst üste 
bir takıma karşı bariz hatalar yapılmaz.

Yine kazanamayacağız.

Çünkü;

kaleci sorunumuz var, 
rakibin ilk ciddi atağı gol olur, 
bizim o golü çıkarmamız da çok zor olur.

Yine kazanamayacağız.

Çünkü;

  • defasın ortası hiç güven vermiyor, 
  • güya ligin en iyi ikilisini aldık oraya, 
  • ama işte bakın birini bile oynatamıyoruz.

Yine kazanamayacağız.

Çünkü;

en kalabalık alan orta sahaydı 
bir de baktık ki en boş yer orta saha, 
boş, 
bomboş, 
gelen geçiyor,

Luis kayıp, Olcay kayıp, Fevzi kayıp, Marco hocadan aforozlu, Tevfik meçhul... 

Yine kazanamayacağız.

Çünkü;

  • Fatih oyanayacakmış, 
  • dilerim dikey oynar, 
  • yani rakip kaleye doğru, 
  • topu havaya diikmek anlamında dikey değil yoksa 
  • aman yanlış anlaşılmayayım, 
  • neticede futbol rakip kaleye gol atma oyunu- 
  • pas yapmak 
  • sadece gol atmanın araçlarından biri, 
  • yoksa futbolun temel amacı filan değil.

Ama takımın kaderini de -oyun tarzı revizyonuyla- ancak Fatih değiştirir, bu da ayrı bir gerçek, ifade edilmeyi hak ediyor, ama yatay değil...

Yine kazanamayacağız.

Çünkü;

ileride Tiago ve Keleş top alamıyor, 
hal böyleyken de 
pozisyon bulmamız imkansızlaşıyor, 
pozisyon gelmeyince gol de gelmiyor tabi, 
hem biz üç pozisyonla üç gol atacak kadar 
meziyetli bir takım da değiliz, 

yine kazanamayacağız;

çünkü

  • takımın kazanma azmi, 
  • futbol ciddiyeti, 
  • becerisi, 
  • hüviyeti yani kimliği yok, 
  • bu Adanaspor takımının bir futbol kimliği yok dostlar, 
  • kişiliksiz bir futbolla 
  • harala gürele gidiyoruz, 
  • ya nasip deyip gidiyoruz,

galiba bunu anlayan tribün de durumu desteklemek için "Ya Allah Bismillah" şeklinde tezahurat yapıyor, şimdi anladım.

Ama o tezahurat sanki Osmanlısipor tribününe daha çok yakışır, bir düşününüz dilerseniz.

Bu arada Osmanlısipor'la oynayacak Denizlispor'a yürekten başarılar dilyorum, o maçı da bir Adanasppor maçı takip eder gibi izleyeceğim; ama hakemi geçebilirler mi bu ayrı konu, on hatta dokuz olmadı sekiz kişi kalmamaya dikkat etsinler, zira bu hakemler Türkiye Cumhuriyeti değil sanki imparatorluk askerleri, pardon hakemleri, canına yandığım.

Evet, bitireyim; 

Şu vasat Manisa'yı yenmemizin 
iki koşulu var:
birincisi tribün desteği
ikincisi ise takımın deli mücadelesi...
değilse o kız futboluyla 
kimseyi 
ye-ne-me-yiz...
Yazar: Editor
2014-09-24 08:30:10

Derken

Biz buradan hakemlere filan geçirirken Bayrampaşa da bize... Taraftarı tenzih ediyorum, futbolcularımıza ...

  • Başkanı eleştiriyoruz tamam, 
  • hocayı da eleştiriyoruz peki. 
  • Ama Adanaspor futbolcusu sen ne iş yaparsın? 
  • Sen eleştirilerden arınmış mısın? 
  • O formayı niye giyersin? 
  • Sahaya ne için çıkarsın? 
  • O imzayı sadece para almak için mi atarsın? İşine sadece meslek olarak mı bakarsın? 
  • Tamam, meslek olarak bak! 
  • Peki mesleki ahlakın yok mu? 
  • Meslek, profesyonellik geçtik gittik 
  • yahu hiç haysiyetin için oynamaz mısın 
  • Adanaspor futbolcusu?

Her ortamda savunduk sizi, peki hiç utanmanız yok mu ki size güvenenleri yüzünü her defasında kara çıkardınız!

Ne iş yaparsın Adanaspor futbolcusu?

Bize rakipken aslan kesilir Adanaspor forması giyince eblehleşirsiniz? Sen işsin be Adanaspor futbolcusu?

Forma için oynama, arma için oynama ama haysiyetin için gururun için adamlığın için oyna! Ama oyna be!

  • İşte Manisa maçı önünüzde. 
  • Görelim bakalım ne olacak? 
  • Yine bokunuzla mı oynayacaksınız 
  • yoksa çıkıp hakkaten top mu oynayacaksınız? 
  • Hakem hataları oldu, 
  • eyvallah, 
  • yazdık çizdik sizi savunduk işte,  
  • yahu sizin hatalarınız peki, neyden geri kalır?

Baskı filan demeyin artık, beni de kandırmayın, o baskıyı kaldıramıyorsanız gidin evinizde dantel örün.

Ne desteği hak ediyorsunuz ne alkışı…

Sefil halinize bir de şöyle bakalım.

  • Urfa maçını tarafsız sahada oynadık 
  • ama siz sefilleri oynadınız. 
  • Ligin en kötü takımlarından Ordu ile oynadık 
  • siz yine rezil haldeydiniz, 
  • bir iki kişiyi çıkarırsak tepeden tırnağa. 
  • GBB deplasmanı da tarafsız saha gibiydi 
  • siz yine aşağılık kompleksi içinde
  • ilk yarı hücum bile edemediniz, 
  • rakip anca yorulunca bir iki gider gibi oldunuz. 
  • Bayrampaşa gibi sahası kapalı bir takıma 
  • üstelik uzun süre 
  • 10 kişi kalan bir takıma bile elendiniz. 
  • Bence orada maçı turu filan değil 
  • onurunuzu kaybettiniz. 
  • Adam penaltı atmaktan bile aciz. 
  • O penaltıyı atamayan adamdan 
  • biz kritik anlarda 
  • takımı savunmasını bekleyeceğiz. 
  • Hadi oradan!

Bıçak kemiğe dayandı, ya oynayın adam gibi ya da tribünden gelecek protestolara hazır olun. Sonra da sızlanmayın ama.

Utanç verici bir haldesiniz!

Evet, önce saygımızı hak edin. İşte saha!

  • Ve sevgili Levent Hoca, 
  • bir şey yap artık,  
  • ne yapacaksan? 
  • Değilse Manisa maçı hepimiz için hazin olur. 
  • Muhtemelen sizin hocalık kariyeriniz için de 
  • fiyasko olur.

Oynayın, destekleyelim. Bundan böyle peşin sevgi yok. Kredi bitti. Bu kadroyu sevinirsem seveceğim, değilse eleştirinin sonu yok!

Yazar: Editor
2014-09-23 17:24:29

Bayrampaşa'ya elendik abi!

Yarınki yazı:

Peki, ADANASPOR TOPÇUSU, SEN NE İŞ YAPARSIN?

[Yani Ne Boka Yararsın?]

Biraz ağır bir yazı olacak! Öyle!

Yazar: Editor
2014-09-19 10:29:38

İkinci deplasman da boş geçmesin.

İlk iki maçta hakem hataları yenilgilerimizin belli bir oranda sebebiydi evet. Hakemler biraz daha namuslu olsaydı ilk iki maçtan en kötü ihtimalle birer puan alırdık.

Nasıl alırdık?

Topu kaleye pek yaklaştırmadan!

  • Olağan şartlarda zaten karşılık veririz, 
  • ama bir de taraf hakem unsuru katılınca işe, 
  • karşılık versen de mecal yetmiyor.

Önce ahlaklı hakemler lazım yani!

Tüm bu yazdıklarım takımın kötü olduğunu saklamaz.

Kalecimizin, tarihin en büyük fiyaskosu olduğu gerçeğini yok etmez! 

  • Ama bakın, 
  • rakipler de kötü. 
  • O kaleciye rağmen dönüş için bir şeyler yaparız, 
  • yaptık da... 
  • Hakemler... 
  • Çapsız insanlar! Üç nokta.

Ülkeyi de futbolu da maçı da çapsız insanlar yönetince ortalık mundar oluyor.

Bu maçı nasıl kuratırırız?

Benim cevabımı bilmeyen mi var!

1. Kaleci kalecilik yapacak! Birazcık, fazla da değil!

2.Takımda konuk oyuncu olmayacak! 

Takım savaşıyor. Pozisyon buluyor, Ordu maçında gördük...

Bu koşullarda her takımı yeneriz.

  • Ama kontenjanlı oynarsak, 
  • kaleciden ve Fatih'ten dolayı... 
  • O zaman her takıma yeniliriz... 
  • Ki Ordu gibi sıradan br takımdan 4 yedik...

İlk deplasman seyircisiz gibiydi, o avantajı kullanamadık.

İkinci maç evmizdeydi, değerlendiremedik.

İkinci deplasman da seyircisiz gibi, yani rakip tribün baskısı yok.

Bari bunu değerlendirelim... 

ve muktedirin Antep ayağının Gbb'sini bir yenelim yahu! 

Not:

Osmanlısipor ile karşılaşan takıma başarılar diliyorum. 

Yazar: Editor
2014-09-15 15:31:22

Levent Hoca'ya Önerim

işler her an kritik noktaya gidebilir Hocam, buna göre 6. haftayı göremeyebilirsiniz de. Ben gitmenizi istiyorum, anlamında yazmıyorum bunları. Hatta gitmenizi hiç istemiyorum...

Öngördüğüm şeye sebep olacak 2 unsur var takımda:

Biri malum kalecidir, diğeri Fatih Şen'dir.

  • Kaleci hepimizi yanılttı. 
  • Bu konuda kimseyi eleştirmiyorum. 
  • İyi bir kaleci aldığımızı zannettik, 
  • herkes öyle zannetti. 
  • Fakat bu adam kaleciliği de unutmuş 
  • profesyonelliği de... 
  • Muhtemelen düzelir diye umdunuz. 
  • Düzelmeyecek!

Zira ölü organ artık işlevsizdir ve kesilir.

Bir Bektaşi fıkrası var:

Bektaşi'nin önüne iki şarap koyuyorlar ve soruyorlar, "iç de söyle hangisi kötü?"

Bektaşi ilk şarabı içtiği gibi tükürüyor, "Bu en kötüsü, diyor."

"Yahu ötekini içmedin, nereden biliyorsun," diyorlar.

"Bundan kötüsü olamaz." diye mevzuyu kapatıyor.

Yukarıda dediklerim Fatih Şen için de geçerlidir.

Levent Hocam,

kimsenin iyi niyetinden şüphe yok, hele sizin...

  • Bu iki futbolcumuzun da iyi niyetinden şüphe yok. 
  • Fakat bu mücadele sadece iyi niyetle olsaydı 
  • biz çoktan şampiyonduk; 
  • Konya'nın aldığı Play Off'ta da şampiyonduk, 
  • Kasımpaşaspor'un aldığı Play Off'ta da...

Hakemlerin art niyeti ayrı bir konu.

Ya sizin istikbaliniz ve takımın geleceği ya da bu futbolcuların...

Önerim:

  • An itibariyle 
  • bu iki futbolcunun da takımla olan ilişkisini kesin, 
  • yola diğer kaleci ve genç futbolcularla devam edin. 
  • Şimdiki durumdan daha kötü olmayacağı kesin! 
  • İşler düzelirse, 
  • ki düzelir- 
  • bu da hepimizin mutluluğu olur!

Gönderin gitsin. Üstelik takımın yaş ortalaması da düşer ve mücadele azmi artar!

Görünen köy kılavuz istemez Hocam!  Takıma faydaları olmayacak! 

Yazar: Editor
2014-09-13 17:58:55

Orduspor'u Yenebilir miyiz?

Soru öylece duruyor ortada.

Ama önce 3 açıklamayı hatırlatayım.

  • Sayın Bayram Akgül, uzattığımız zeytindalı hala duruyor orada, dedi. İyi bir şey bu.
  • Hocamız Levent Eriş de ısrarla, "taraftarsız olmaz" diyerek durumun normalleşmesi için çaba harcıyor. Bu da çok olumlu ve sevindirici.
  • Zaten Sevgili Refik Gül de, "takımımızı destekleyeceğiz" demişti. Bu da çok güzel.

Şimdi sorunlu gibi görünen yönetim-grup ilişkisinde bir olumsuzluk yok, diyorum ve burayı geçip maça odaklanıyorum.

Orduspor'u yenebilir miyiz?

İlk maçtan farklı bir kadro çıkacak, öyle görünüyor. Yeni trasferleri forma giyebilecekmiş. Ama "daha hazır kadro" avantajı bizde. Bu bizim için bir artıdır bre.

  • Evimizde oynuyoruz. Bu da artı tabi.
  • 3000 civarında bir taraftarımız olacağı öngörülüyor 
  • possolig kayıtlarına göre. 
  • Olsun. 
  • Daha iyi.
  • İnanmış 3000 adam + takım, devrim yapar demiştim, 
  • bırakın şampiyonluğu. 
  • Hatırlayın, o zamanki adıyla BankAsya'ya çıktığımızda 
  • elimizde süper bir kadro yoktu. 
  • Hele rakiplerin o zamanki takımlarını düşününce 
  • vasattık bile 
  • ama 50 takımın lideri olarak şampiyon olmuştuk.

Nasıldı?

Takım Tribün dayanışması ile. Bazı küçük taraftarlar bunu hatırlayamayabilir. O zaman Adanaspor taraftarı ile şampiyon olmuştu evet.

Bunu da geçiyorum.

Nasıl yeneriz?

Bir kere Urfaspor maçından dolayı kaygılarım var hala.

Net söyleyeyim, açıklanan kadro itibariyle, yenebileceğimizi düşünmüyorum.

Açıklıyorum nedenini:

  • Kaleci Atilla 
  • maça odaklanmazsa yine 
  • ve benim gibi seyrederse maçı, 
  • yenemeyiz, 
  • hatta yeniliriz de...

Sağ bek, Levent Hocanın sorumluluğunda, oradan bir fayda gelmezse, yenemeyiz.

  • Defans ve kaleci 
  • topu oyuna en geriden 
  • ve çok ağır ve yatay paslara sokmaya çalışırsa, 
  • takımın temposunu perişan ederler, 
  • orta sahayı boğarlar 
  • ve forveti yok ederler. 
  • Böyle olursa yenemeyiz.

Defans dörtlüsünde Merthan yerine Ozan'ı tercih ederdim şahsen. İkisini birlikte oynatmanın bir çaresini hocamız bulmalı derim. 

  • Fatih Şen 11'de görünüyor. 
  • Yine yana paslarla oyalarsa bizi 
  • işimiz çok zor. 
  • (Zaten sakalı koşmasını engelliyor...)
  • Hiç yenemeyiz. 
  • Bir duran top olacak da... vs... vs...

Buradan sonrası için kaygım pek yok.

Yeter ki bahsettiğim bölge seri ve dikey oynasın. Yeneriz!

Kaleci Atilla. Degaj da yapsın  bence. Futbolda yeri var. 

Oyalanmayalım oyun içinde. yeneriz.

Vira Adanaspor.

Korkma, korku sal. 

Saldır, saldırırsan yeneriz! 

Yazar: Editor
2014-09-06 08:36:42

Biraz Futbol Konuşalım

Takımı konuşalım örneğin kırıp dökmeden, fazlaca kırıp dökmeden. 

İlk maç beni umutsuzluğa sevk etti. Takımda şampiyonluğa veya ilk altıya oynayacak cevheri göremedim, görene de hürmet ederim ve hatta sevinirim bu bahtsızlığım içinde. Yanılmayı umarak.

Daha fazla/farklı transfer olabilir miydi?

  • Olur veya olmaz, 
  • onu konuşmanın yeri kalmadı, 
  • önceki senelere göre 
  • biraz daha hareketli bir transfer dönemi geçirdik, 
  • ama görüldü ki şampiyonluğa oynayacak bir yapılanmayı 
  • pek yapamadık. 
  • Yani bana göre öyle.
  • Ha, yapsaydık da delice transferler 
  • örneğin bir osmanlıspor'a, 
  • vaya Kayserispor'a yetişebilir miydik? 
  • Mechul! 
  • Hatta zor, siyasi iklim itibariyle de zor...
  • Osmanlıspor abi, boru değil!

Yeni transferlerin hangisi Adanaspor'u şampiyonluğa taşır? 

Atilla mı, Sabit mi, Fevzi mi, Murat mı, Luis mi, Tevfik mi, Karmil mi, Evren mi, Olcay mı, Ozan mı?

Luis, Ozan ve Karmil'den umutluyum evet!

  • Yoksa 
  • tüm bu transferlerin oluşturacağı 
  • bir toplam güçle mi şampiyon olacağız?

Bilmiyorum! Ama bu olasılık akla yatkın.

Peki eskilerden

Merthan, Fahri, Selçuk ya da Mehmetlerle mi şampiyon olacağız?

Bunu hiç bilmiyorum.

Yoksa Fatih Şen'le mi ulaşacağız o şampiyonluğa?

İşte bunun cevabını biliyorum!

  • Böyle bir şeyin olması 
  • yani şampiyonluğa 
  • Fatih Şen'in forma giydiği bir takımla ulaşılması 
  • mümkün değildir! 

Acaba,

şampiyonluğu ancak ve ancak süper kadrolar mı getirir?

H  a  y  ı  r!

İyi hazırlanmış ortalama bir takım, Adanaspor'un şu anki kadrosu gibi ortalama bir takım, iyi hazırlanırsa tabi ki şampiyon olabilir.

Ama bunun koşulları vardır.

Fikrimi söylüyorum, arada kullandığım mizahi ifadeler yazının bir makara olduğunu düşündürmesin lütfen, son derece ciddiyim:

  1. Takım, disiplini hiçbir durumda elden bırakmayacak. Örneğin 8. dakikada yenen bir golle demoralize olmayacak, asla ve kat'a! Bu, bir tek örnek.
  2. Takım oyunu prensip alınacak, yani güç birliği. Kulaklar olumsuz memleket koşullarına tıkanacak.
  3. Fatih Şen ilk 18'e bile alınmayacak. (Ama dikey onlarsa, hücuma katkı sağlarsa veya, ya da daha çok mücadele ile kilit açan paslar yaparsa, sahada yeni konsolos gibi davranmazsa vs... başımızın üstünde yeri var.)
  4. Özellikle defans ve orta saha "Dikey" oynanacak, ileriye doğru, yatay hiçbir pas olmayacak, geri pas yapan futbolcunun lisansı oracıkta yırtılacak
  5. Laubali bir futbol anlayışına pirim verilmeyecek. 
  6. Atilla maça odaklanacak.
  7. Fevzi sonuç futbolu oynayacak, üvertür paslardan, koşulardan, ataklardan artık uzak duracak, evet  o enerjisini sonuç almak için harcayacak. Netice yani, skor...
  8. Levent Hoca macera aramayacak, eldeki yetenekle olmasa da oluşturulabilecek güç ve dayanıklılıkla takımı yapacak, edecek, kuracak.
  9. İnanmış 18 adam devrim yapar, unutulmayacak. Bırakın 1 maçı almayı, şampiyon olmayı, devrimden bahsediyorum. Örnekleri var yakın tarihte.
  10. Her olumsuzluğa karşı takım hep omuz omuza olacak, faşizme karşı omuz omuza olur gibi, çünkü bu ligin felsefesi adaletsizlik, kayırma, haksızlık, masa başı oyunları, para, çok para, ama çok fazla para, yandaşlık ve yağma ve talan yani faşizm üzerine kurulmuştur.
  11. VE
  12. Tribün tüm tatsızlıkları geride bırakıp takımına sahip çıkacak, takımına, iddia ettikleri gibi kendi takımlarına, Adanaspor'a.
  13. Varsın tribünde sadece 3000 kişi olsun. 
  • Bu bize yeter. 
  • Fakat, sahada kenetlenmiş 11, 
  • tribünde kaynaşmış 3000, 
  • her kilidi açar. 
  • Bunu inanarak söylüyorum, 
  • gaz verme derdinde değilim. 
  • Hatta 3001 bile olmasın! 
  • Canına yandığım...

    14. En nihayetinde;

  • maçın 90 dakika, 
  • sezonun 34 hafta olduğunu, 
  • futbolcular da 
  • yöneticiler de 
  • taraftar da unutmasın.
Not:
Özellikle GKA tribününün bilet fiyatları çok!
Maça daha 8-9 gün var.
Burada da bir düzenleme yapılması olmazsa olmazdır bence.
Bu da 15.maddedir. 
Bunu yeni yazıda konuşuruz. 
Yazar: Editor
2014-09-02 07:40:09

Mbilla vs 

ve Tolgahan Altınordu'da. Yeni kulübünde başarılar dileriz. Yolu açık olsun. Bence olması gereken bir ayrılıktı hem kaleci hem de kulüp için.

Okan Salmaz'ın gitmesi de iyi olmuş, Adanaspor'a hiçbir faydası olamazdı artık. Olmayınca olmuyor. Bir futbolcu varolana eklemeden bir seviyede tutunamaz, tutunması eşyanın tabiatına aykırıdır.

Talha Mayhoş en çok tuttuğumuz futbolculardandı. Ama o da kendini hiç geliştiremedi. Saman alevinin ötesine hiç geçemedi, bir parladı beş söndü. Umarım yeni kulübünde aradığını bulur.

Gelelim Mbilla'ya.

Sözleşmesini tek taraflı iptal eden ve adeta kaçan bir futbolcu.

Bitti!

Kralı olsa Adanaspor'a dönemez!

Birçoğu Adanaspor'un bu geleneğinden habersiz olabilir. Öğrenmenin yaşı ve zamanı yoktur.

Adı son birkaç gündür anılıyordu Mbilla'nın. Gelmemesine şahsen sevindim. Kibong'a itirazım olmazdı onu isterdim ama Mbilla için aynı şeyi söyleyemem. 

Nice futbolcu bu tip hataları yüzünden Adanaspor'a dönememiştir ve bir futbol aleminde adeta gurbette ölmüştür.

Nereye giderse gitsin, yolunun açık veya kapalı olması da umurumda değil.

Kaval kemiği golcüsü, diyesim geliyor yani... 

Yazar: Editor
2014-08-30 21:27:28

Defans Laubaliliği

İlk deplasmanı boş geçtik.

Üstelik tarafsız sahada. Bu önemliydi.

İlk yarıyı hiç yoktuk. Sanki takım sezonun son maçını oynuyordu, öylesine boş. Gerçi rakibin ilk golüne kadar, kalelerinde bir iki göründük. Göründük gibi, ama o 8. dakika golü nakavt etti takımı. Tabi ki bu gol mazeret olamaz. Yani gol yiyince eve mi gideceğiz o dakkada? Ayıp!

  • İlk devre için hakikaten kayda değer bir oyun yoktu. 
  • Ve bende umutsuzluk, 
  • yılgınlık, mutsuzluk vardı, 
  • sizin de hissettiğiniz, hepimizin hissettiği gibi. 

İlk gol, orta şut karışımı olabilir, ama olmayacak şey şudur, bir serbest vuruşta rakibi ve o meşin yuvarlağı bu kadar boş bırakmak. Bu, ilk defans laubaliliğiydi.

Kalecinin o topa hiçbir hamle yapamaması da, bölgenin en önemli unsurunun zaafıydı, çok büyük bir zaaf! Bu da ikinci defans laubaliliği.

İlk yarıda defans topu oyuna hep geç soktu, gereksiz yan paslarla takımı boğdu, orta sahanın markaj altında kalmasına sebep oldu, forvetin de ekmeksiz kalmasının temel kaynağı oldu. Alın size üçüncü defans laubaliliği. Ve bu zulüm 2. yarıda da ısrarla devam etti.

Bu esnada takımın adeta el freniydi Fatih Şen. Sadece serbest vuruşlar için bir futbolcu takıma sokulmaz. Süt içmek için inek satın almaya benzer bu. Gereksiz! 

Fevzi de yoktu sahada, ilk maçtan yargı çıkar mı bilmem ama sanki Fevzi o bir senenin üzerine hiçbir şey koymamış. Dilerim bir fark yaratır.

İkinci yarı Fevzisiz başlamak doğruydu, ama Fatih'le devam etmek külli hataydı.

  • Takım rakibin üzerine gitti gidecek 
  • diye saçma sapan bir umutla beklerken 
  • defans yine saçma sapan işler yapıyordu. 
  • Örneğin kaleci topu sağ beke veriyor 
  • sağ bek pres yiyor 
  • kaleciye geri veriyor 
  • ve kaleci o topu öylesinine savuşturuyor 
  • ve o top rakibe gidiyor, 
  • atak olarak evimize bira içmeye geliyor. 
  • Bunu stoperlerle de çok yaptı kaleci.
  • Fatih'le de...

Tamam, oyunu pasla başlatmak güzel ama yapabiliyorsan güzel, değilse karın ağrısıdır bu işler. Şu dediğim de dördüncü defans laubaliliğiydi.

Oyunu degajla başlatmak diye bir şey var futbolda, ki forvetimiz iki uzunuyla, arkalarındaki Luis ve Tiago'yla buna çok uygun. Tercih etmedik.

Tam bu esnada rakip kaleci oyunu degajla başlatırken bir pozisyonda 59. dakikada, beşinci defans laubaliliğimiz sahneye çıktı: önce sol bek sonra birinci stoper derken kaleci üst üste hata yaptı ve golü kalemizde görüverdik.

Ya, demek ki oyunu degajla başlatmak ayıp filan değilmiş.

Penaltıdaki altıncı defans laubaliliği tüy dikti sahneye. Rakibin karşında pozisyon almak da mümkün, ama yorgunluk bu idrakı yok eder, bu da mümkün.

  • Sami, Olcay ve Mehmet oyunu canlandırdı evet, 
  • ama bunda rakibin skoru koruma taktiği de etkili oldu. 
  • Yoksa pozisyonumuz bile yok, 
  • bir tek pozisyon bile... 
  • Bir karambol 
  • ve şaşkınlık 
  • ve acemilik 
  • ve telaş 
  • ve bilmem ne silsilesi izledik son dakikalarda.

Urfa'yı yenebilir miydik?

O rezil 8. dakika piyango golü olmasaydı da yenemezdik bence, zira takımın toplamında o çapı göremedim şahsen.

Luis lige alışırsa, işin mücadele mantığını kavrarsa, ağır aksak davranmazsa ortada bir umut olabilir ki zaten goldeki payı çoktu.  

Sağ bek problem, evet bir iki cılız orta yaptı ama o kadar!

Sol bek de katkısızdı.

Merhan aksadı.

  • Kalecide bence konsantrasyon sorunu var.
  • Mersin hazırlık maçında da 
  • o serbest vuruşu seyretmişti sadece. 
  • Sanki, hadi pikniğe gidelim 
  • dersek 
  • hemen gelecek. 
  • Gibi... 
  • Örnek yani...

Evet, bu maçı savunma verdi. Vermeselerdi de alamazdık sanki... Hani organize atak diye bir klişe var ya, işte o yoktu bizde...

Peki lig hedefimiz nedir?

Şu birinci maçın izlenimine göre yazıyorum tabi ki!

İlk altıyı kovalayacağız sanki. O da olursa yani.

Daha fazlasını düşünmek ve aramak, hayal etmek şimdilik fantazi edebiyatı sayfalarında olur ancak.

Öyle! 

Yazar: Editor
2014-08-24 13:34:04

Sezon başlamak üzere.

İşler yine fena kızışacak; çünkü koşullar en sert tipiye denk,

rakipler daha da çetin,

sahalar mecazen berbat,

adalet zayi, bir ilanı eksik gazetelerde,

paraları çok,

paramız yok,

hakemler kafadan düşman, federasyon dediğin sahibinin sesi.

  • Şampiyonluk adayları şimdiden belli, 
  • neredeyse ilan edilecek 
  • ve lig oynanmadan bitecek.
  • utanmazca tescil de edilecek.

İşe eğlence olarak bakmak da yetmiyor, zira adamlar bizimle eğleniyor; hal böyleyken bir futbol süreminin nesnesi olmak da pek kırıcı, derbeder oluyor insan; serkeş, serseri ve berduş.

Savaşlardan mülhem bir söz edeyim şimdi tam da burada, şu adalet çivisi hep kıçımıza batan zamanda, belki bir teselli umududur bu, bir acizlik, bir bedbahtlık, varsın öyle olsun:

  • "Bir maçı güçlü futbolcular değil, dayanıklı futbolcular kazanır."

Osmanlısından Belediyecisine kadar birçok takım fena "güçlü" ama biz Adanaspor futbolcusunun bu çarpışmada dayanıklılığını bekliyoruz daha çok.

  • Biz tribünde dayanıklı olacağız, 
  • futbolcularımız sahada dayanıklı olacak. 
  • Yoksa bu melun ligde, 
  • bu melun adamlarla zor mucadele ederiz; 
  • üstelik şartlar hep onların lehine gelişecekken
  • hakemden gözlemcisine, 
  • medyasından federasyonuna... 
  • -Bakın Tancu bize sallamak için eminim ki tetikte beklemekte, bir osmanlısipor sevdasıyla üstelik. 
  • (tabi çapsızlığı Trt yönecilerine de bir gına getirip tüm yalakalığına rağmen sepetlenmezse.)

Öyle!

Yazıyı, bir zamanlar kalecilik de yapmış olan ünlü yazar Albert Camus ironisiyle bitireceğim.

Şöyle diyor Camus:

  • Ben şu hayatta 
  • ne öğrendiysem 
  • futboldan öğrendim;
  • çünkü top 
  • hiçbir zaman 
  • beklediğim köşeden 
  • gelmedi.

Ne dersiniz?

Hep beraber bir mukavemet gösterecek miyiz bu kahpe futbol devranında?

Neydi bir sloganımız?

Adanaspor! Zoru sever oyunu bozar!

Evet! Kavga hiç bu kadar güzel olmamıştı.

Vira Adanaspor

Yazar: Editor
2014-08-20 13:22:03

Lafım hem Adanaspor Kulüp yöneticilerine hem de tribün yöneticilerine...

Bir huzur verin artık.

Sözlerinizin nereye varacağını bilemiyorsanız açıklama yapmayın.

Bu taraftara bir huzur verin artık.

Sorunlarınızı baş başa halledin, Adanaspor kamuoyunu neredeyse kişiselleşen çekişmelerinizle yormayın.

Yorulduk ve usandık... 

Bir huzur verin artık.

Memleket, meseleden darmadağın olmuşken burada hala kısır çekişmelerden başka bir gündem yok... 

Adanaspor'dan başka mutluluk kaynağı kalmayan insan saysının ne kadar çok olduğunu tahmin bile edemezsiniz, bu mutluluğu onların elinden almaya kimsenin hakkı yok.

Bir huzur verin artık.

Yine söylüyorum,

ne sorununuz varsa oturun delikanlıca konuşun, çözün veya çözmeyin. 

Ama lütfen artık taraftarı kısırdöngüye dönüşen bu çekişmelerle meşgul etmeyin, yormayın, üzmeyin...

En nihayetinde siz de yorulmayın, üzülmeyin.

Huzur verin! 

Yazar: Editor
2014-08-13 19:52:29

Sözler yerine getirilmemek için verilir.

Özellikle siyasette böyledir bu. Tanık olduklarımızdan öğrendik bunu. Kitaplar üzerinden konuşmuyoruz. Onun bunun vecizesi de değil. Direkt hayatın öğrettikleri...

sadeceadanaspor.com bu söz verip tutmama vakasını gündeme getirdi. Durum hakikaten vahim ki gündeme getirdi. 

Evet;

üvey evlat biziz,

kimsesiziz, 

şehrin ötekisiyiz,

kandırılırız,

ama duruşumuzla da utandırırız...

Bize söz vermeyin.

Seçimden önce

Gelin oy isteyin, kulüp civarında dolanın, seçim öncesi gelip tribünlerimizde şirinlik yapın.

Ama bize söz vermeyin.

Anlaşılan o ki Adanaspor'a verdiğiniz sözleri yerine getirmeye ya niyetiniz yok ya da kudretiniz... veya ikisi... belki de hiçbir şeysiniz.

Kim bilir?

Ben size oy vermedim.

Ama size birçok Adanasporlu oy verdi. Belki de seçimi o farkla kazandınız; Adanasporluların oylarıyla...

Çok söyledik, Adanaspor'a verilen sözler boşta kalır, şehrin tozlu yollarında avare çalılar gibi dolanır.

Keşke haklı çıkmasaydık.

Keşke size inanıp da oy veren Adanasporluları hayal kırıklığına uğratmasaydınız, onları mahcup etmeseydiniz... Keşke...

Yazar: Editor
2014-08-06 10:40:02

Böyle bir yazıyı bilmem kaçıncı kez yazıyorum.

On, yirmi... olabilir. Sanki arşivimiz transfer dönemi yazılarıyla dolu.

  • Kaleye, 
  • defansa, 
  • orta sahaya 
  • ve forvete transferler yapıldı evet. 
  • Önceki yıllara göre 
  • daha isabetli transferler gibi görünüyor bu isimler, 
  • yani izlenimler öyle.

Tabi sahaya çıkıp topu kovalayana kadar hepsi kapalı kutudur.

Peki, şampiyonluk iddiası için yeterli mi bu kadro?

Benim yanıtım net bir 'hayır'dır! 

İlk 6 belki.

Sorunlar: 

Kalecinin yedeği yok. [Lütfen Tolgahan'ı muhtemel bir yedek olarak düşünmeyiniz.]

O sağ bek adaylarıyla o bölgede koridor oluruz. Net!

Defansın ortasında hala Yiğitcan'ın oynama ihimali konuşuluyorsa şampiyonluk iddiası sadece kötü bir şakadır.

  • Şu an itibariyle 
  • Abdullah Karmil transferi hala meçhul. 
  • Ona ihtiyaç var mı, bence var! 
  • Ve enteresandır, 
  • Adanaspor sürüncemede kalan hiçbir transferi 
  • çö ze me miş tir... 
  • Aklıma hep Subasiç gelir örneğin. 

Peki orta saha?

En çok futbolcu o alanda kayıtlı ama orası yine zayıf görünüyor. Hala bir Cem Hallaçeli tarzında bir futbolcu  eksikliği var ve onu bulamadık. Hatırlayın son iki şampiyonluğu...

[Acaba eldeki Fatih Baydemir nasıl olur orada? Daha çok bilgisi olanlar yazsa keşke ona dair bir şeyler, ne güzel olur. Sanki Fatih Baydemir'de o potansiyel var...]

Neticede takım hala "çok" eksik.

Şunu bir daha yazayım.

  • İyi, ama çok iyi bir takım kurun;
  • değilse 
  • orada, 
  • tribünde 
  • ligin daha 20 dakikasında 
  • "yönetim istifa" diye bağırmaya hazır bir kitle 
  • fırsat kolluyor. 

Bu fırsatı verip vermemek elinizde.

Hala vakit varken elinizi çabuk tutunuz, mecazen ağladığınızda size en çok bir mendil uzatabilirim zira. 

Yazar: Editor
2014-08-01 16:45:02

2011 Haziranından birkaç satır: 

Bir “Nokta Transfer” lafıdır gidiyor memlekette.

Büyüğünden küçüğüne her takım bir veya birkaç nokta transfer peşindedir. Ama ne ola ki bu nokta transfer?

Az adam almak mıdır? Ve bunun yumuşak bir ifadesi midir? Fazla transfer yapacak bütçemiz yoktur efendim. Nokta!

  • İhtiyaca göre transfer midir nokta transfer dedikleri?
  • Bir kaleci,
  • bir libero,
  • iki stoper,
  • iki orta saha,
  • bir forvet alıp transferi kapatmak nokta transfer midir?
  • Nereden saysak yedi adam ediyor bu.
  • O zaman 7 nokta transfer oluyor.

Yoksa “bakın efendim biz işimizi ciddiye alıyoruz ve alacağımız oyuncuyu iyice araştırıyoruz, hem maddi hem manevi yönden” demenin lisanımünasip olanı mıdır?

Hem “5 transfer” yapmanın, “5 nokta transfer” yapmadan farkı nedir ki?

  • Tam da mevkisinin adamlarını alacağız, demek midir acaba?

Ama normal kulüpler, normal transferlerini zaten öyle yapmazlar mı? İhtiyaca göre, ince eleyip sık dokuyarak, parayı çarçur etmeden, açık olan mevkiye…

  • Belki de “kadroyu tamamen değiştirmeden işe girişmek”
  • anlamında kullanıyorlar bunu.
  • Örneğin futbola 3. ligden döndüğümüz sene nokta transfer yapmak gibi bir durumumuz yoktu
  • çünkü o noktayı koyacak bir şey yoktu.

Neyse, o nokta transfer dedikleri iyi bir şey olsa gerek. Bekleyip görelim. Ama noktalı virgül transfer desek biz; malum şampiyonluk iddiamız var, transfer sezonu bitmeden bir iki isme ihtiyaç olabilir ayriyeten...

Yazar: Editor
2014-07-16 17:55:41

Seneler Geçerken

Kaplanpenche'nin 1. yaşında ancak şampiyonluk kutlamalarına katıldık.

2. Yaşında şampiyon ve bu şampiyonluğun tanığı olduk.

Kaplanpenche'nin 3. yaşında yeni lige ısındık, Play-Off'u kıl payı kaçırdık.

4.yaşında Kaplanpeche'nin kıran kırana bir mücadele sonucunda şampiyonluğu ikili averajla kaçırdık. Sonra muhteremlerin Konya'sına kaybettik.

Kaplanpenche'nin 5. yaşında küme düşmeme mücadelesi verdik ve fakat bu esnada Altay'ı 3. kez küme düşürdük.

6. yaşında Kaplanpenche'nin Play-Off'lara kaldık ve şampiyonluk maçında bildiğiniz gibi aslında bir mahalle takımı olan Kasımpaşaspor'a kaybettik, köfteci güzeli F.A.nın tetikçiliğiyle... Ama bana sorarsanız biz o sezon şampiyon olduk.

Kaplanpenche'nin 7. yaşında Play-Offların kapısından yine döndük bir son maçla, o moral bozukluğu ve çeşitli kaoslarla bir sonraki sezonun kaybına da yol açtık. 

8. Yaş sıkıntılı geçti. Küstük darıldık gücendik, 9 maç üst üste kaybettik, derken sahalara döndük ve kümede kalma savaşını ikinci kez kazandık.

Yani iki kez şampiyonluğu kaybettik (veya kaybettirildi) iki kez de kümede kaldık.

Kaplanpenche'nin yeni yaşında yani şimdilerde, bu sezon itibariyle bir şampiyonluğu kutlama zamanı gelmiştir diyorum ve özellikle son transfer çalışalarının buna göre olmasını umuyor diliyor bekliyorum.

Bütün Adanasporlular gibi...

Vira 8. sene! 

kaplanpenche.com 

Yazar: Editor
2014-07-06 12:08:07

 Sonsuzluğa Meşale

Turbeyler Grubu Lideri Refik Gül, bu sene Adanasporlular gününü 6 Temmuz'da kutlayacaklarını belirtti:

  • Taş köprüde düzenleyeceğimiz meşale yakma etkinliğimize 
  • tüm Adanalıları ve Adanasporluları aramızda görmek istiyoruz. 
  • Son yıllarda yaptığımız sosyal etkinlikler, 
  • Tribün şovlarımızla Türkiye'deki futbolseverlerin 
  • ve futbol yorumcularının takdirini kazanan Turbeyler Grubumuz 
  • 6 Temmuz Pazar günü yine Türkiye gündemine oturacak organizasyonumuzun hazırlıklarını tamamladık ." dedi

"Büyük titizlik ve özenle hazırladığımız bu organizasyonda sende meşaleni ve köprüdeki yerini al. Sende bu aşka bir meşale yak." diyen Refik Gül, "Sende aşkına armana sahip çık. Taş köprüyü bu sene öyle bir yakalım öyle bir yakalım ki sabah doğacak güneş bile doğmaya utansın. Bizler küllerinden doğan bir takımın taraftarları olarak her sene bu ateşin korunu ve çıtamızı yükselteceğiz. Haydi yüreği Adanaspor’la çarpan ve Adana sevdalıları 6 Temmuz Pazar günü; Umuda, Şampiyonluğa, Dostluğumuza meşale yakmaya.”  

  • Refik Gül 
  • pazar ünü saat 18'de 
  • Taşköprü'de toplanacaklarını, 
  • saat 19'da bayrak ve pankartlarla ilgili bir organizasyon yaptıktan sonra 
  • saat 19.54'te meşalelerin yakılacağını belirtti.
Yazar: Editor
2014-06-18 12:21:18

2014 Brasil tahminim dostlar,

tahminden öte bir niyettir,

bir dilek ve temenni...

Derim ki Hollanda... 

Güzel Turuncu...

Fil Dişi Sahilleri bana çakma turuncu gibi geliyor, İBB gibi...

O sebepten ve aslında ta çocukluktan gelen bir histen dolayı Cup 2015 World Brasil'de Hollanda'dır favoricağızım.

Nederland'ın da Türkçe'de Çukurova'ya denk geldiğini yazmıştım zaten.

Hem Turuncu Hem Çukurova,

daha ne olsun bre... 

Yazar: Editor
2014-06-06 18:02:27

Zirve İçin

Kulüpten gelen açıklamalar "zirve mücadelesini" işaret ediyor.

Şurada aciz fikrimi söyleyeyim.

Zirveye oynamak 5 transferle olmaz bence.

Bu kadroya 5 transfer bizi yedincilik ile onunculuk arasında ancak tutar.

  • Kaleye 
  • 2 isim şart. 
  • Zira Tolgahan veya Günay'ı takımda tekrar düşünmek 
  • zirve mücadelesini 
  • gerçekte düşünmemek 
  • olur.

Sağ bek ve sol bek de birer isim daha ister.

Peki defansın ortası ne olacak?

Oraya da 2 isim olmazsa olmaz derim.

Orta sahaya gelemeden benim liste 6 kişi oluverdi bile.

Ama abarttığım düşünülmesin dostlar, ben sadece gereğini yazdım.

Orta saha için Cem Halleçeli gibi bir futbolcuyu bulursak kaçırmayalım, çünkü bizi o tarz futbolcular şampiyon yapıyor. Bakınız geriye doğru göreceksiniz o isimleri...

  • Orta saha, 
  • evet, 
  • merkeze bir ilah lazım, 
  • bu lig için bir ilahtan bahsediyorum tabi... 
  • Örneğin Levet Hoca 
  • mütevazı kadro ile şampiyon olmaya
  • Balıkesir'i örnek göstermiş. 
  • Ama o Balıkesir'de 
  • Muhammet Reis gibi 
  • bir müthiş çilingir vardı ki 
  • aynısını bulabilirsek 
  • mütevazı kadroya itirazım yok...

Tabi Ankaraspor da varlık içinde yokluğun örneği olmuş o açıklamada. Hocam siz o kadroyu kurun, şampiyonluk bu kez büyük bir motivasyon desteğiyle hakikaten tribünden gelir böylece...

  • Ankarasporun sorunu 
  • o klas isimlerin egosuna seslenecek 
  • bir tribün olmamasıydı, 
  • diye eklerim...

Evet, orta saha için de iki isim mutlaktır.

Forvet için de iki isim dersem Tiago ve Keleş'e eş ve 10'a bağlasam sayıyı çok şey mi istemiş olurum acaba?

Evet 10 iyi bir sayı:

7'si banko 3'ü hazır yardımcı oyuncu olmak kaydıyla ama! 

Yazar: Editor
2014-05-27 18:54:58

Unuturuz

kırgınlıklarımızı küskünlüklerimizi unuturuz

yenilgilerimizi unuturuz 

zaferleri güzel golleri

yokluğu kimsesizliği unuturuz,

düşmeleri kalkmaları

sevdiklerimizi özlediklerimizi ölülerimizi

unuturuz

yalanları kandırılmaları verilen sözleri tutulanı tutulmayanı

unuturuz...

Ama seni unutmayacağız Köfteci Güzeli F.A.

Unutmayacağız seni.

Bir fil hafızasına kaydettik seni,

eyyamcılığını, tetikçiliğini muktedir uşaklığını...

Belleğimiz "sıfırlansa" da 

o 27 Mayıs 2012 Ankara'sını

seni düdüğünü düdüklüğünü kartlarını unutmayacağız.

Manitunun laneti üzerinde olsun,

Köfteci Güzeli seni... 

Yazar: Editor
2014-05-05 15:54:26

Günahı ve sevabıyla bitti bu sezon da.

Ciddi şekilde kaygılandığım bir sezondu. 9'da sıfırdan sonra ben de efkarlandım tabi, lan ne oluyoruz diye de sorarak.

Ama ara transferlerin oturması paçayı yırtmamızı sağladı.

Neymiş?

Transfer zamanında ve yerinde yapılacakmış. 

Bir de hoca tercihinde macera aranmayacakmış.

Hoca derken.

Herkes Mustafa Reşit Akçay konusunda yıllardır ısrarcı olduğumu bilir.

Hoca henüz Linyit'teyken önerdiğim bir isimdi.

Hala öneririm.

Tabi bu arada köprünün altından sular köpürerek aktı ve Mustafa Reşit Hoca da çıtayı doğal olarak yükseltmiştir.

İki sezon önce sanırım ki seve seve gelirdi, hatta güle oynaya; ama şimdiyi bilemem. Tabi bu arada hayatta "olmaz" diye de bir şey yok...

Mustafa Reşit Hoca olmazsa (ki benim burada şu konuda yazdıklarım tamamen varsayımlar üzerinden, ne böyle bir niyet var ne de böyle bir ihtimal; hani olursa hamleleri bunlar.) Levent Hoca'ya da aman aman bir itrazım olmaz.

İstikrar her zaman iyi bir argümandır bu muhabbetlerde.

Tabi bu istikrar sakızı çokça çiğnenir, en çok da Akp çiğner bunu ve keyifle, her ne kadar memlekette hiçbir istikrar olmasa da...

Peki, konuya dönelim biz.

Efendime söyleyeyim,

eğer sağlam bir transfer dayatacaksa Levent Hoca'ya itirazım omaz.

Bu manada tuttuğunu koparacaksa evet, itirazım olmaz.

Özellikle bu sezon kariyer açısından hem biz yıprandık hem de kendisi. Bu çiziğin silinmesi lazım.

Şampiyonluk tek hedeftir...

Bu koşullarda Levent Hoca'ya itirazım olmaz.

Bir kısım taraftardan tepki var Hocaya. Ama bu konuda Eriş'in gereken olumlu adımları hep attığını okudum açıklamalarından. Aynı karşılığı görmeyi bekleme hakkı var bence.

Ama tabi bizim işler biraz karışık; üzüm yeme bağcı dövme darb-ı meseline işaret ederim bu esnada.

Bu arada bir özeleştiri yapayım: Ülke konusunda tüm fikirlerimi bilgim yettiğince dile getiriyorum hiç çekinmeden. İtham, küfür veya iftira cinsi sözlerim olmadığı için korkum da yok vicdan azabım da. Biri çıkar çok çok "bilmeden konuşuyorsun, öğren de gel." der. Burası böyle.

Ama konu Adanaspor olunca, on kere düşünüp de yazıyorum herhangi tatsızlık olmasın diye camiada. Kimseyi kırmayalım, kimseyi hedef göstermeyelim veya tersi durumlar için.

Yani...

Bakarkör değiliz neticede.

Geçen sezonla ilgili olarak herkes kendi içinde bir özeleştiri yapsın bence.

Yeni sezona tertemiz başlamalıyız.

Müthiş bir mücadele yine olacak çünkü bu ligde.

Kimsenin şampiyonluğu cepte olmayacak ve kimse de bana bir şey olmaz diyemeyecek.

Hem kulüp yönetimi hem de tribün yönetimi bunun bilincinde olmalı.

Ve

Bayram Akgül ne yaparsa yapsın karşısında her durumda muhalif bir kitle olacaktır.

Bu sebeptendir ki şu yeni sezonda eli çok güçlü olmalı. Bu da kendisi bir şampiyonluk olan sonuca karşılık gelmek zorundadır. 

Bunun için yapacağı hamleler de en nihayetinde Adanasporluları mutlu edecektir. 

Yazar: Editor
2014-05-02 11:47:34

1 Mayıs'ta Adanasporlu arkadaşlar da kitlesel olarak meydanlardaydı.

Bu anlamda ilk katılımdı.

Gayet de medeni bir şekilde yaşandı her şey.

Zaten olması gereken de o değil midir?

'Polis, varlığını ne kadar az hissettirirse her şey o kadar sade yaşanıyor.'

Adanasporluların böyle bir platformda yer alması özellikle imaj açısından çok önemlidir.

  • Zira
  • Tribünlerin genel gündemi, 
  • tabi ki gelişmiş tribünlerin genel gündemi 
  • artık 
  • ülke gündeminden 
  • bağımsız 
  • değildir.

Bu duyarlıkla hareket eden tribünler vicdanı rahat tribünler olarak da tarihsel kayda geçecektir. 

Vira Adanaspor

Yazar: Editor
2014-04-27 11:24:45

Bir kaleci problemidir gidiyor.

Hani PTT 1.ligde şampiyon olamadıysak bunun temel sebebi doğru kaleciyi bulamamaktır derim.

Hemen parantez açıyorum: 

  • Biz aslında 
  • 27 Mayıs 2012'de 
  • Ankara'da 
  • şampiyon olduk, 
  • ama o şampiyonluk elimizden alındı. 
  • Vaktiyle 
  • şampiyonluk konusunda 
  • mağdur olduğunu iddia eden Trabzonun 
  • kopardığı yaygaranın 
  • yanından bile geçemedik, 
  • zira Trabzon, hükümetin yamacındadır, 
  • bu yüzden rahat tepki gösterir. 
  • Biz ise 
  • şampiyonluğumuzun alınıp
  • Adanalılar kusura bakmasın 
  • diyen Başbakanın 
  • mahalle takımına ikram edilmesine karşı 
  • sesimizi yükseltecek bir tavır hiç geliştiremedik.

Evet!

Şampiyonluk konusu böyle. 

Kaleye dönelim: 

Tolgahan'da yetenek vardı ama iletişim yoktu. Takımda çok kalması türlü gerginliklerin nedeni oldu. Dilerim yeni sezonda olmaz!

Günay ise kalecilikle ilgisi olmayan bir arkadaştı. Evet, iletişimi iyiydi, zira ilk maçında taraftar eski kalecilere bir tepkiyle de olsa Günay'a fena kucak aşmıştı, o da Allah var karşılığını verdi. Geçindik gittik. Ama dilerim Günay da yeni sezonda bu formayı giyemez.

Şimdi Serkan Kırıntılı diyorum.

  • Hem alt yapıdan yetişmiş bir kaleci 
  • hem de klasını kanıtlamış bir isim.

Transfer edilebilir mi, maddi anlamda yani?

Yeni bir transfer politikası umduğumuzu belirtmiştim. Bunun ilk kanıtı da Serkan Kırıntılı olsun derim.

Ona verilecek para ölü yatırım olmaz, yatırımın kralı olur. 

Böylece -bir aksilik çıkmazsa-  kaleyi en az 8 (sekiz) sezon sağlama almış oluruz.

Biraz erken, ama olsun.

Hadi, ilk transfer bombasını böylece kalede patlatmış olalım.

Ne zaman?

Süper lig maçlarının bittiği gün. 

Yazar: Editor
2014-04-21 08:01:15

Urfa Deplasmanından

3 puanı aldık ve kümede kaldık.

Urfaspor Taraftarına özellikle teşekkür.

Hatırı sayılır bir misafirlik örneği gösterdiler.

Saygılar onlara... 

Lig bitti.

Şimdi bence herkesin şu sezonu ve hatta önceki sezonları da çeşitli yönleriyle oturup düşünme zamanı geldi.

Eleştiriler ve özeleştirilerle, şapkaları önümüze koyup,,,

Kimse böyle kötü zamanlar yaşamak istemiyor artık.

Bu lig çok zor bir lig.

Önlemler buna göre alınmalı, lig hesabı buna göre yapılmalı, diye düşünüyorum. Herkesin farkında olduğu bir durum bu evet, ama galiba farkında olduğumuz kadar ciddiye almadığımız bir şey.

Önümüzde uzun bir zaman var. 

Umarım güzel geçer bu mesafe...

Yazar: Editor
2014-04-14 07:08:15

İşe yarayacak 1 Puan

Diye düşünüyorum.

Ayrıca dünkü futbola göre nefis bir puan diye ekliyorum.

Zira gösterdi ki,

yeni sezonda 

iki 3 takviye ile şampiyonluğa oynarız 

efsanesi böylece -yine- çökmüş oldu.

  • Futbol ilahları 
  • yanmızda olmasaydı, 
  • Ankaraspor maçından 
  • o tek puanı görmemiz 
  • mucize olurdu.

Atamayana atarlar misali lehimize 3 puan da olabilirdi son dakikalarda Mehmet Boztepe topa kıvamında dokunabilseydi. 

Ama hemen sonrasında da o teklik de gidebilirdi.

  • Yani dostlar 
  • gücümüzün yetmediği bir maç oynadık.

Yazının ana fikrini de yukarıda zaten belirttim, dilerseniz tekrar edeyim (kümde kalırsak ve önümüzdeki sezon için diyorum):

  • Bu takım 
  • ancak 
  • "çok takviye" ile 
  • şampiyonluğa oynayabilir 
  • birkaç takviye ile filan değil.

Aman kimseler rüya görmesin. 

Yazar: Editor
2014-04-08 10:01:40

Memleketimiz Adanaspor

Şimdi biz asıl işimize Adanapor'a dönelim, yeter bu kadar siyaset zira bizde Adanaspor memleket!

Bu 3 puan nefis oldu.

  • Hem hatta bir takım daha dahil oldu (Buca) 
  • hem alttaki takımlardan 
  • Tavşanlı, Trabzon ve Fethiye'ye karşı 
  • maç fazlasından doğacak sorunlara karşı gereken puan avantajını sağladık 
  • hem de Ankara maçına moral ve güven depoladık.

Bu güven dediğimiz şey bu sezon bizde fazlasıyla gitgel yaptı.

3 gol attık güven tepe yaptı, peşinden 1 gol yedik aynı güven yerle bir oldu. Bu dediğim çok oldu ve hemen hemen her maçta oldu.

  • Örneğin 
  • Balıkesir'de attık golü ve müthiş bir özgüven 
  • sonra bir hata ve ardından yıkılan o güvenle hemen bir gol daha. 
  • Bu peş peşe yenen gollerin bir istatistiğini çıkarıp daraltmayacağım kendimi, 
  • siz onları zaten biliyorsunuz.
  • Bir de 45 ile 70 arasında yediğimiz gollerin çokluğu ki kanayan yaramızdır...

Sonra geçen hafta kaleye Polat girdi, ama ne görelim; çocukcağızın bacakları titredi maç boyunca, neyse ki son dakikada bir top çıkardı da tek puana razı etti bizi. Görüldü ki, Polat da bu güven meselesinde özellikle, kalede ilacımız olacak gibi değil.

Şimdi şampiyonluk adayı Ankaraspor'la karşılaşacağız. 

Bu maçın her durumda favorisi, tepeden tırnağa Adanaspor'dur.

Şöyle:

  • Adanaspor ile Ankaraspor 
  • tarihsel anlamda karşılaştırılamaz bile.
  • Bu tablo şimdiki zamanı ilgilendirmez demeyin, 
  • ilgilendirir ve Adanaspor gölgesi ağır adamlardandır, 
  • bu da gitmez ve bitmez bir niteliği yansıtır.
  • Ayrıca
  • Sportif başarı arasında dağlar dikilmekte.
  • Üstelik
  • Biri Adana'nın sivil inisiyatifin has bir takımıdır 
  • diğeri muktedirin ve (şimdi kamu vicdanında aslında kendilerinin olmayan) belediyesinin has takımıdır; 
  • bugün var yarın yok cinsinden ki 
  • Melih Gökçekle birlikte 
  • elbette tarih olacaktır. 

Sevin sevmeyin- ama Levent Hoca ile onların hocası Osman Ö ile arada ciddi bir kalibre farkı vardır Eriş lehine. Bakmayın Osman Ö'nün hep iktidar yamacında dolanan başarılarına...

Peki futbolcular?

Adanaspor futbolcusu en kötü şartlarda bile büyüktür! O büyüklüğü forma ve arma ayrıca pekiştirmektedir. 

Ankaraspor'u puansız göndermek için gereken her şey bizde mevcuttur! 

Yazar: Editor
2014-04-03 07:19:54

Yine kritik bir maç!

Küme düşme hattındaysan her maç her hafta kritiktir elbet. 

Nasıl yırtarız paçayı, özellikle bu hafta?

Özellikle forvet için diyecek sözüm yok, takım nasıl olsa bir gol atıyor. Orta saha da idare eder; ki pozisyon vermeden gol yiyoruz neredeyse. Neredeyse diyorum tamamen öyle değil. 

Tüm düğüm defansta:

1) Defans yani savunma, ama kaleyi savunma hattı birinci bölgede yani kale civarında macera arayan paslaşmalar yapmayacak. Garanti pasa gidecek.

2) Bireysel hataya müsait bir tazdan yani oyun anlayışında uzak duracaklar. 

3) Defans yani savunma hattı, ama kaleyi savunma hattı, rakip forveti engelleme bloğu maçın 90+ dakika olduğunu unutmayacak. 

4) Kaleciye, mümkün olduğunca iş bırakmayacak; geri pas yapmayacak, rakibe şut attırmayacak, ki çerçeveyi bulan her top gol oluyor, özetle kalecisiz oynadığımızı farz edecekler. İşleri hakikaten zor, 2 değil 3 kişilik çalışacaklar.

5)Kaleciye oyunu daha birinci dakikada soğutmaya yeltenmemesi gerektiğini söylesinler ve Adanaspor kalecisi olduğunu on dakikada bir hatırlatsınlar. İyi kaleci galipken, kozlar elindeyken skoru kurtarışlarıyla koparan kalecidir; iyi kaleci, oyunu soğutan kaleci değildir. Öyle... 

Levent Hoca için sevgili Adnan Ercan nefis bir yazı yazmıştı zaten, üzerine diyecek sözüm yok. Bakınız "sadeceadanaspor"

Evet,

adeta kalecisiz oynuyoruz, lafı eğip bükmeye hiç gerek yok. Maça Polat'la çıksak değişecek bir şey yok, İbo Dayıyla da çıksak aynı...

Bari şu maçta kalecinin şahsımı utandırması tek dileğimdir.

Yazar: Editor
2014-03-30 11:52:53

Gelelim kaleci meselesine.

Yazdım, okuyan okudu,

ama

iç huzurumuz için yazıyı sildim,

kimse sil demedi,

Adanaspor sevgim hariç...  

Yazar: Editor
2014-03-21 14:21:19

12

Tribünlerde Bir Baltalı İlah

Yahya

Eski ahşap kapalıda

Hani tahtadan direkler

Tribünler düz, koltuksuz

Orada hep ceketiyle bir Yahya

Hep güzel, hep güleç

Öfkesi bir sabah yeli

Öfkesi bize şenlik...

Rüzgârla, yağmurla

Yel değirmenleriyle dost

Sesi uğultularda bir adam

Kâbusudur hakemlerin

Hepsi birer kötü adam...

 

Tribünlerin Zagor’u

İntizarıyla

Adana’da

Bir Baltalı İlah...

Herkes hata yapar

Yahya affetmez

Say ki Romalılara sesleniyordur Antonius

“Adanalılar, dostlarım!

Şu sahada gördüğünüz kara gömlekli

Bir alın terinin hırsızıdır!”

Yani bir zulmü anlatır

Bilirdik, Yahya’nın aklından geçen bunlardı

Diyemezdi anlardık...

Tribünlerin birinden bir Yahya geçti

Kendi lisanında

Geçti gitti…

 

Sanki tarifesiz bir tren anonsunda

“Sevgili Adanasporlular,

Kapalı müdavimlerinden

Bir güzel taraftarımız Yahya

Hayata veda etmiştir”

Kalktık alkışladık…

 

Peki, bir Yahya’yı

Tribünlerden

Başka nasıl uğurlardık?

______________

Şimdi Futbol

Bir Veda İmgesidir

Adana’da

_______________

Down Sendromlu bir taraftarımız vardı: Yahya (tribündeki adı Dilsiz Yahya).

Dünyanın en sakin ve aynı anda en hiddetli adamıydı. Konu Adanaspor olunca, tahammül edemediği şey, takımın hakkının yenmesiydi, hiddet dediysek onun tatlı öfkesiydi. Bu manada ondan en çok hakemler çekmişti. Muhtemelen gıyaben... Böyle...

Onu hikâye eder on ikinci şiir. 

Bu şiirde, mümkün olduğunca, bir güzel Yahya, lisanına uygun bir şekilde anlatılır olmuştur...

Yazar: Editor
2014-03-11 15:38:03

Bir çocuk daha öldürdünüz...

 

Berkin Elvan, 

Sen de barikatlardasın şimdi... 

Yazar: Editor
2014-03-02 09:30:14

Yeniden

Evet, dostlar...

Şimdi

Kartları yeniden karmanın zamanıdır.

Bizim için sıradan bir sonuç,

ama

tarihsel bir bütünleşme meselesinde

önemli bir dönümdü bu maç ve sonucu.

Geliyorum diyen bir galibiyetti.

Ne güzel oldu.

Hem sahada hem de tribünde kazanılmış bir maç,

tadı çıkarılacak ama keyfi de fazla uzatılacak bir maç değil.

Zira orada belalı Bolu ve gereksiz Antep deplasmanları var...

Yeni haftaya bakmalı.

Neydi?

Vira! 

Yazar: Editor
2013-09-29 12:46:54

Kısaca

Adanaspor & Fethiyespor

Adanaspor Alır: % 70

Berabere Biter: %30

Fethiye Kazanır: %0 

 

Tolgahan'ın Bu Maçta Gol Yeme İhtimali: %20 

Tolgahan'ın O golü Hatalı Yeme veya Hata Yapma İhtimali: %60

Tolgahan'ın Hata Yapmasını Bekleyen, Uman Olması İhtimali: %100 

 

Keleşnikof Gol Atar: %70

Talha Asist Yapar: %75

Marko Paşa Oyunu Kontrol Eder: %70 

Ercan Albay Oyuna Etkili Müdahale Eder: %70 

 

Hakemlerin Hata Yapma İhtimali: %100

Bunların Çoğunun Aleyhimize Olması ihtimali: %100

En İyi Hakemin Emekli Hakem Olması ihtimali: %100

Yazar: Editor
2013-09-22 12:09:27

Ne Oldu?

Bir kere maça iki haftadır uyguladığımız başarılı taktiğin ana teması olan deplasman takımı anlayışıyla çıkmadık sahaya.

Ve ilk kontrada yedik golü.

  • Eh, 
  • böyle olunca da bütün planlar değişir. 
  • Zira korumak istediğimiz o denge 
  • henüz 5. dakikada aleyhimize bozulmuştu. 
  • Şimdi bize yeni bir koşul yaratmak kalmıştı. 
  • Zorlandık.

Bir haftada 3. maçı kaldıramadık gibi. Olağandır. O tempoyu koruyan takımları da alkışlamak gerekir. 

Marko bu maçta önceki karşılaşmalardaki gibi değildi. O da yorulmuş olabilir. Saha zemini de oyununu bozmuş olabilir, çünkü çok pas hatası yaptı. Aslında tek tek saymaya geler yok. Son iki maçtaki güç birçok futbolcumuzda yoktu.

  • Hakem penaltımız verdi, 
  • mecburiyetten. 
  • Linyit'in penaltısı ise bizim için düşündürücüydü. 
  • Bir de 2. yarıda Sakıp, 
  • Ergin'e yaptığı faulde 2. sarıyı görmeliydi. 
  • Tabi bu da bizim yorumumuz. 
  • Düdük tercihleri fazlasıya rakipten yanaydı...

Zor bir maçı puanla geçmek iyidir.

Maçı alabilir miydik?

  • Hayır, 
  • kazanacak gücü sahaya gereğince yansıtamadık. 
  • Maçın hakkı 1 puandı. 
  • Hatta Linyit, galibiyete daha yakındı.

Kriz sonrası 3 maçta 9 gol ve 7 puan çok iyidir.

(Yediğimiz 4 gol ise parantez içindedir... Örneğin Tolga'dan ilk topu çıkarmasını beklerdik.)

Dinlenip Fethiye maçına bakacağız...

Yazar: Editor
2013-09-20 12:04:05

20 Eylül 1981

Ölüm

Eylüldür, üç yıldız kayar

Dördüncüsü bir babadır

Evinin yolunu unutmuş…

 

Bir eski kentin arkadaşı, kardeşi, dostuydu

Rafet, Faik, Hakan, Sami

Toprak sahalarda, kışın çamurunda

Evin önünde, başıboş arsalarda

Pırasa Tarlasında, Milli Mensucat’ta

Yeşilevler’de, Köprüköyü’nde, Mıdık’ta

Akkapı’da, Yoz’da, Karşıyaka’da

1970’lerin Adana’sında

Biz omuz omuza, yan yana, karşı karşıya

Orlon formalarla, en meşin toplara

Yırtık kramponlularla vururduk ki

Kramponlular bir rüyaydı toprak sahalara

Veya Almanya’dan bir dayının getirdiği hediye…

 

Eylüldür

İşte orada, çam ağaçlarının arasında

Kokusunda yağmurlu bir ormanın

Şarampole yuvarlanmış hayatlarda

Ofsayte düşürmüş hepimizi Azrail

 

Bıraktık onları sonbaharın ıslak çimlerine

Çam kokusuyla uğurladık, tekmil Adana

Tüm toprak sahalarda

Efkârı kuru turuncu yapraklara sinmiş bir zamanda...

Eylüldür, yağmur yağar, hatırla

O gün güneş erken batar, turuncu bir hat kalır ufukta

Hatırla ki hatıraların

Sana hikâyeni anlatır

Bir yalnızlık şarkısında

Unutma…

____________________________

Şimdi Futbol

Bir Ölüm İmgesidir

Adana’da…

Yazar: Editor
2013-09-18 09:04:45

İBBSpor Nedir Neden Vardır?

Şu belediye takımları neden vardır,

Niçin, niye, ne diye?

Aynı sorular, biliyorum ama işte farklı sorularmış gibi soruyorum belki bir yanıt bulurum?

Hangi sebepten ötürü varsınız futbolda hacılar? 

Spor aşkı mı?

-Geçelim.

Futbola hizmet mi?

-Yemezler.

Memleket meselesi mi?

-Hadi oradan!

Genç futbolcu yetiştirmek mi?

-İnandırıcı değil.

Transfer mi? Geniş anlamda TRANSFER... TransFER... TRansfer... Nasıl yazarsan yaz t r a n s f e r işte...

Bazı iddialar var bunlar ve İBB için:

Şu kadar bütçe, şu kadar borç ve şu kadar buharlaşan para...

Belediye-futbol sarmalında buharlaşan paralar konusu aşinası olduğumuz ve eski bir şeydir...

Peki biz bu akşam deli Bütçeli İBB ile ne yaparız?

Gerçekçi bir yorum mu istiyorsunuz?

Şahsen tek puana razıyım.

Ortada bariz bir kadro farkı var ve rakip fizik olarak da bizden güçlü görünüyor.

Adamlar zaten deplasman kuşu gibi. Tribün baskısı dediğimiz şey onların pek umurunda olur mu? Bizim takımı motive etmesi için de oyunda diri kalmamıza bağlı olacaktır o tribün atmoferi. 

Tolgahan toy bir kaleci gibi davranmaktan vazgeçmeli. Nasıl becerecek bilmem.

İzzet heyecena gelip de risk filan almamalı. Bakın işte, 3-0'dan maç veriyorduk. Şakaya gelmez bu işler...

Tuna ve Merthan mümkün olduğunda düz ve sağlamcı olmalı. Top şişirme denen çapsızlıktan uzak durmalı.

Berk yaşının gücünü kullanmalı.

Marco, takıma daha çok uyum sağlamış olması umuduyla, pas trafiğine müdahalede ve oyunu yönlendirmede hep etkin olmalı.

Ömer, performansına bu maça özgü de olsa bir güç takviyesi yapmalı ki 90 dakika oyunda aktif kalmalı.

Talha için zaten güvenimiz tam. Ama yapacakları konusunda önü yeteneğiyle hep açık olan bu futbolcumuzdan neden daha çok şey beklemeyelim. Gol de atmalı...

Samican, tecrübe işini hemen halletmeli ve daha çok sorumluluk almalı. 

Ergin Keleş o 3 golün bir tesadüf olmadığını göstermeli.

Tiago sakatmış. Dilerim atlama haberdir. 

Rahman oynarsa, yetti ulan deyip takıma bir katkı koymalı.

Ümit oynarsa bu takımda ben de varım, demeli.

Ve

Yasin forma giyerse, bu maçta puan almak gibi bir ihtimalimiz söz konusu olamaz, hatta 4-0'lık bir başka Orduspor faciası yaşanabilir bu akşam itibariyle... Bırakın ilk 11'i Yasin genel kadroda olmamalı, A2 dahil...

Ama deyin Hocalar... 

Böyle gider bu yazı...

Yani?

Hakikaten zor bir maç bu maç ve puan için dilek ve temennilerden öte bir üst düzey mücadele olmalı...

Not:

Turbeyler, akşam 17 itibariyle

Adanaspor Meydanında toplanıp stada topluca geçecektir.

Dikkat çekeriz, toplanma yeri,

Adanaspor Meydanı...

Yazar: Editor
2013-09-16 07:21:46

Maraş'tan Bir Haber Geldi

En zor dönemde,

hem bizim gibi ilk haftaların krizini yaşamalarından dolayı en zorlu olabilecek

hem de kadro derinliği yönüyle 3 puanı alabileceğimiz en uygun takımla karşılaştık.

Kolay olan maçı

kendi elimizle zora çevirdik.

Biz olur öyle şeyler diyelim,

ama hoca bunların önlemini mutlaka almalı.

Maçın olumlu yanları:

Marco

İyi bir transfer. Bence Sedat'tan çok daha iyi Faydalı olacağının sinyallerini çok güçlü bir tarzda verdi.

Ergin Keleş

3 golle hem kendine hem de takıma hem de taraftara moral oldu.

Ergin ve Marco yıllardır aradığımız iki isim olabilir mi?

Erken konuşmayalım.

Bunun cevabını sonraki haftalar verecek.

Takım,

her alanda mücadele etti, rakibe bastı, pas yapacak alan pek bırakmadı, en önemlisi de

net oynadı.

Bizim bu aralar yapmamız gereken de tam budur: Net, gösterişsiz, haddini bilen...

Taraftar,

Yaklaşık bin kişi ile Maraş deplasmanı yapan ve takımı soluksuz destekleyen taraftar da alkışı hak etti.

Maraş taraftarının bir tezahüratı yanlış anlayıp celallenmesinde bizim hiçbir sorumluluğumuz yoktu. Anlama özürlü olmak fena bir şey. Bir de sanırım içlerinde üç beş farklı formanın gazına geldiler. Gaza gelmek de fena bir şeydir.

Maçtan sonra da taşlandık. Ne diyelim, canları sağ olsun. Ama o koca koca taşları atmanın vicdani bir karşılığı olmalı orada bir yerde. Kahramanlık buysa, neyleyim ben Maraş'ı.

İzzet, eski formunda değil bunu bilip de riskli işlere girmemeli derim.

Tolgahan da artık kendine güvensin yahu, o sahnede topa tokat şaplak filan değil yumruk gerekiyordu.

Evet, iki basit hata ile güzelim maçı yine eziyete çevirdik.

Ama güzel olan deplasmandaki 3 gol ve 3 puandı.

Maç fotoğrafları akşam 5'ten sonra Foto yorumda...

 

Yazar: Editor
2013-09-12 21:53:44

Neden ve Nasıl

Dönelim bakalım eski tür yazılara. Belki şans getirir. (Şu hale bakın, işimizi şansa filan o kadar bağlar olduk ki...)

Maraş'ı neden yenmeliyiz ve nasıl yeneriz?

Bakın başka olasılığa değinmiyoruz bile.

Yenmek!

Zira dostlar "Ağaçlar ayakta ölür." 

Neden yenmeliyiz?

Bu kaostan çıkabilir olmak için,

Yeniden "ya hep birlikteyiz ya hiçbir şeyiz" diyebilmek için,

Şekil değiştiren dramatik "hedefi" utana sıkıla görebilmek için,

Yıkılmadık ve yıkılmayacağız demek için,

Biricik Adanasporluluğu gönendirmek için...

Bilmiyorum,

En karanlık anda bir ışık parlar mı?

Şimdi söz futbolcularda ve teknik ekipte.

Evet, güçsüz bırakıldınız kadro derinliği anlamında, sizin becerilerinizin üzerine daha çok savaşmak ile çıkmanızı beklemekten başka bir umarımız yok. 

Taraftar genel olarak üzerine düşeni yaptı ve yapmaya da devam edecektir, niceliği değilse bile niteliği artırarak, yani daha yoğun destekleyerek... Futbolcuların da buna karşılık vermesini bekliyoruz.

Nasıl Yeneriz? 

Hani denir ya, haddini bilerek oynamak...

İşte tam da bu esnada bizi ifade eden bir sözdür bu. 

Gücünü bilerek ve moralsiz durumun ruh halinin yaratttığı hasarı telafi ederek. Belki lig henüz başlamış gibi... 

İnatçılıkla...

Oradaki armayı hissederek...

*Böyle hamasi laflar etmeyi hiç sevmedik, tercih de etmedik. Bu ara buna da biraz ihtiyaç var. Çünkü şu iki milli maç (5-0, 0-2) işin böyle de yürüdüğünü yine gösterdi en üst düzey futbol musabakasında bile...

Bir de şu var,

Hep konuşuruz,

Geçen sezon en iyi maçlarımızdan birinin, çok eksik kadroyla bile, Rize deplasmanında oynandığını anarız...

Nasıldı? 

6-4-0...

Epeyce de gol kaçırmıştık.

Biraz beceri ligin akışını değiştirebilirdi.

Bir de,

Ben de Rahman'ın sol bekte oynamasının daha faydalı olacağını düşünenlerdenim. 

Bir de, Talhasız bir kadro olmaz, diyenlerdenim.

Evet,

Transfer yok, yani dişe dokunur transfer yok 

Dolayısıyla umut veren bir futbol yok,

Moral yok,

Motivasyon ne durumda bilmiyorum,

Görünürde elle tutulur hiçbir şey yok.

Ama Adanasporluluk var,

Dersem,

Bilmem ki, kendimden başka birini umutlandırabilir miyim?

Ama haklısınız,

Bu iş, mucizeler hariç,

hayallerle, aragazlarla, hadi kaplanım sen yaparsınlarla pek olmaz.

Sağlam kadrolarla olur... 

Lakin, şimdiki zamanda durum bu. 

Yazar: Editor
2013-09-09 15:57:07

Neden?

Kozan Belediyeden yani bir amatör takımdan 6 yedik.

Attığımızın önemi yok, 10 da atsaydık manasızdı.

6 yedik bre.

Ben izah edemiyorum, kim nasıl izah edecek onu da bilmiyorum.

Üstelik hemen hemen tam kadro çıkmışız maça. Bahane de yok. Bahane olsa ne yazar? Formanın alacağı maçlar vardır.

Antrenmansızlık mı?

Ciddiyetsizlik mi?

Disiplinsizlik mi?

Umursamazlık mı?

Otorite boşluğu mu?

Boşvermişlik mi?

Gevşeklik mi?

Duyarsızlık mı?

Parasızlık mı?

Havlu atma mı?

Yahu…

Allahsızlık mı?

 

Sebep her ne olursa olsun utanç verici bir durum bu. Sefaletimizin son perdesi…

Geçen günlerde de sormuştuk, neden diye, neden, neden?

 

Benim yüzümden mi?

Mümkündür,

linç diye tanımlayıp Başkanı kendimce kolladığım o yazıdan dolayı mı oldu?

Olabilir, nasıl olsa kaplanpenche’den Hakan T. Manisa maçından sonra savunma, destek vs yazısı kaleme aldı, o zaman bu sezon keyfimize bakalım, dağ yıkılır bize bir şey olmaz mı dediler, öyle mi düşündüler? Öyleyse önce bana ayıp ettiler. Kulüp, camia, taraftar, başkan, kendi kariyerleri, forma arma hepsini geçtim, keşke benim için oynasalardı.

 

Hakikaten ama, laf sokmalardan, laf sokmaktan filan yoruldum. Adanaspor için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz şurada kendi çapımızda. Üstelik kendi yazdıklarını önemseyip de ciddiye alan bir kavimden de değilim. Yok öyle bir egom. Kendi bokum güzel kokum tavrım olmaz ki… Bu yüzden kimse de yazdıklarıma gereğinden fazla önem yüklemesin dostlar. Üstelik beğenmeyenin okumamak, yok saymak gibi bir tercihi de var. Kullanın bu hakkı. Hata yapmamı filan beklemeyin.

Günah mı çıkarıyorum?

Yaz ayları boyunca yazdıklarım itibariyle buna gerek yok!

Haziran 2013’ten beri sıraladıklarım, eleştirilerim, kaygılarım, korkularım, tahminlerim, itirazlarım, hatta ithamlarım hepsi arşivde duruyor. Aynı şeyleri tekrar etmek istemiyorum. Hatta bir ara seçki olarak da verdik bağlantılarla okumayanlar veya unutanlar için. Dileyen bir daha baksın.

Malum yazıdaki itirazımı da fikrime göre temellendirmiştim zaten, aynı yerdeyim. (Turbeyler’den arkadaşları tenzih ediyorum. Arkadaşlarla konuştuk maksat konusunda anlaştık diye düşünüyorum: )) Harbi, net, düşündüğünü direkt söyleyen, lafı dolandırmayan, laf anlatan güzel insanlar…)

Dama diyene kadar yazacağız bu takımı. Hele bu aralar şahsen Fuzuli misali daha acılı bir tutkuyla bağlanıyorum Adanaspor’a.

Kimseler en çok kendinin üzüldüğünü zannetmesin. Yayılmış bir acıdır bu ve herkes kendi payına düşeni yaşar.

Evet, yazmaya devam, Fakat kimsenin keyfine göre yazmayacağız. Dileyen, cevabı olan, itiraz eden karşılığını yazar bize, biz de yayımlarız burada. Bu kadar basit.

Akıl vermek gibi bir derdimiz hiç olmadı, görüşlerimizi yazdık. Kimse de akıl vermesin lütfen. Elinde etiketlerle dolaşmasın rica ederiz.

Yoksa gerekeni yapar hadlerini bildiririz… Yok yahu, son satır şakaydı; ))

Dileyen istediğini yazar, düşünür, işi hakarete vardırır; dert değil, üzüldüğümüzle kalırız, sonra unutur gideriz.

Acı çekiyor Adanaspor taraftarı. Derin bir aşk acısı. Çeken bilir.

Haklılar.

Bayram Akgül’ün, tüm bunlar olurken, konuya ilişkin sessizliğinin anlamsızlığı hususunda da haklılar. 

Yazar: Editor
2013-09-01 21:56:10

Neden?

Sormuştuk zaten bu soruyu.

Vardır net bir cevabı, cevapları...

Geçiyorum.

Futbolcular güçlerine göre oynadılar. Ne diyelim.

  • Kaleye mi, 
  • beklere mi, 
  • savunma ortasına mı, 
  • olmayan orta sahaya mı, 
  • ileride pasaport bekleyen forvete mi laf sokalım şu yazıda?

Bu nasıl bir eli kolu bağlanmışlıktır? 

Ne yazacağım yahu şuraya, diyorum kendi kendime. Bir bira söyledim belki edecek bir iki laf etme ilhamı verir.

İlk yudum...

Yok bir şey...Kötü olan da budur işte... Yazacak hiçbir şey yok.

Enteresan...

  • Adanaspor sahada yalnızları oynuyor. 
  • Her futbolcu yalnız başına gibi. 
  • Sanırım ortayı çekip çevirecek bir isim olmamasından dolayı bu. 
  • Evet, öyledir. 
  • Bu arada ikinci yudumu da aldım. Hımm... 
  • Bira iyi ama takım kötü. 
  • Neyleyim ben böyle aşkın ıstırabını!

Yalnızız. Yapayalnız. Hepimiz...

Bırakın bu ligi, bırakın kötü Adanaspor'u amatörde zar zor forma bulacak isimlerle sahaya çıkıyoruz.

Şarkı söyleyen arkadaşa istek yaptım üçüncü yudumda, Olmasaydı Sonumuz Böyle'yi... Üçüncü kadeh değil bakın, yudum...

Birazdan hep beraber Hayatımı... diye bağırabiliriz meyhanede. 

Efkar...

Fakat Ercan Albay'a naçizane bir önerimiz var.

Hocam, biz sizin bu işi hele bu kadroyla götürebileceğinize zaten inanmıyoruz. Bu iş, derken şampiyonluk değil, kümede kalmaktan bahsediyoruz. 

Tribünde sebebini bilmediğimiz bir krediniz var. Aman öyle olsun. Herkes huzur içinde çalışsın. Gözü olan namerttir.

  • Lakin bakınız, 
  • kadronuzda Talha diye bir oyuncu var. 
  • Adanaspor'u tanımıyor, 
  • futbolcuları yeterince bilmiyor olabilirsiniz. 
  • Biz size dostane bir öneride bulunuyoruz. 
  • Takımı yaparken önce o Talha'yı yazın, 
  • mahcup etmez. 
  • Ve Yasin'i hemencecik gönd... 
  • Neyse, laf sokmayacağım dedim.

Evet, şimdi Yalnızlık Ömür Boyu çalıyor.

  • Kafamda son yılların en güzel tezahuratı 
  • yani 
  • Hayatımı S...n Adana 
  • dolanırken 
  • ben akşam 11.15 itibariyle 
  • bir bira daha içiyorum dostlar.

Bu aralar hüzün ki en çok yakışandır bize.

Sıhhatinize. 

Yazar: Editor
2013-08-26 08:21:56

Ölümü Gördük, Sıtmaya Razıyız

Sayın 

Bayram

Akgül! 

Bir tek soru soracağız, 

Neden bunları yapıyorsunuz bu camiaya

Bu eziyet

Neden? 

Ölümü gösterip sıtmaya razı ettiniz bile bizi,

kimse sizden artık şampiyonluk kadrosu beklemiyor,

hadi takımı ligde tutun bari.

Taraftarı itebileceğiniz en geri mevziye ittiniz.

Neden?

Bütçe demeyin, şehirdeki yalnızlık demeyin, bu kulübü bir kağıt parçası olarak aldım demeyin, takımı şampiyonlar liginden mi buraya getirdim sanki, demeyin, küfür demeyin, kırılan koltuklar demeyin, bir kaşık suda fırtınalar koparmayın artık.

Bir şey yapın.

Adanaspor Kulüp Başkanısınız.

Sadece bunun gereğini yapın. 

Yazar: Editor
2013-08-21 10:53:54

Vah 

Kaderine razı bir camia yaptınız ya bizi,

Bravo size Sayın Bayram Akgül...

Ercan Albay ha!

Ekrem Al'ın, Orduspor maçı için, ne oldu anlamadım sözü bir Bizans oyunu işareti miydi? Neydi yahu? Ne olduk, nasıl bir kulüp olduk biri izah etsin? Ercan Albay'la görüşüldüğünü taa bayramdan önce biliyorduk. Ordu maçında kumpasa mı geldi Ekrem Al? Tamam, Ekrem Al'ı da yetersiz buluyorduk, ama arada böyle bir senaryo mu oynandı yahu? Bunu Karşıyaka maçında göreceğiz az çok...

Muhteşem başladığı kulüp başkanlığı kariyerinin buralara gelmesi hepimiz için çok hazin oldu, oluyor...

Destekleyeceğiz destekleyeceğiz deyip durduk ya, yahu bize hareket edecek bir alan bırakmıyor ki...

Ama yeni bir EA olmasın diyorduk ya, işte korkumuz buydu...

Çapsız işlerle uğraşmada hakikaten üstüne yok.

Adanaspor konusunda sağlıklı karar verme yetisini kaybetmiştir Bayram Akgül… 

O iki şampiyonuk ve vefa kredisinin de sonuna gelmiştir.

Neyse, keyif onun... 

Biz yanılalım; Adanaspor rezil olmasın Bayram başkan da daha fazla mahcup olmasın... 

Ve fakat,

Hani şarkı diyor ya,

"olmasaydı sonumuz böyle..."

Not:

Yarın, önce Ekrem Al'ın maç sonu açıklamasını, daha sonra da Ercan Albay'ın "Başka Adanaspor Yok" temalı artistik, tribüne oynayan açıklamasını irdeleyeceğiz... 

Yazar: Editor
2013-08-19 22:08:42

Şimdi Bir Şeyler Biliyoruz

Bir aşağıdaki yazıda ne olacağını bilmediğimizi ama bir Adanaspor’u ne olursa olsun destekleyeceğimizi söylemiştik.

Şimdi bildiğimiz birkaç şey oldu, ilk maç fena bir fotoğraf verdi ve o fotoğraf çok net dostlar.

Ordu’dan evimizde 4 yedik.

Tamam, yine de desteğe devam. İlk maçtan pes etmeyeceğiz.

Beklentileri en alt düzeye indirip desteğe devam edeceğiz.

İflah olmaz Adanaspor tutkumuzun beslediği o romantizm kafaya kalası yedi ve imdi yalın bir gerçeklik başladı.

Nedir bu gerçeklik?

Bakacağız.

Bizim takımı buradan üç beş yazıyla desteklememizin hiçbir anlamı yok. Bayram Başkanın da desteklemesi lazım... Rakiplerin çoğu devlet ve belediye takviyeli olabilir ama şu takıma eksik gedik görünen yerlere futbolcu almaya da çok çok engel bir durum mu var? Başkan, kendi yatırımının değerini düşürüyor. Çaresine bakmak zorunda... En azından ticari bir işletme mantığında bir çare bulmak zorunda. Ekrem Al gelince çok bağırdık sızlandık, sitem ettik sonra baktık ki yapacak bir şey yok bari bir susup takıma destek olalım dedik. Taktik hata yaptık, özür. Ama Bayram Akgül’ün bu yanlış transfer politikalarına rağmen, arızalı Adanaspor romantizmimize rağmen desteğe devam, Adanaspor’a desteğe devam.

 Biliyoruz şimdi, gençlerimiz bu ligin gençleri değil. Kaplanlar gibi savaşacak güçleri ve yetenleri, moral dirençleri yok. Buna rağmen Adanaspor’a desteğe devam.

İki adam vardı ki, onları sahada tutmak bir futbol ayıbıydı. Yiğit ve Yasin… Yazık, bu iki oyuncuyu 90 dakika sahada tutmak ve böyle ezdirmek insan hakları ihlaline girer. Hele onları transfer etmiş olmak, bir futbol meydan muhaberesinde savaş suçudur. Bu suça rağmen Adanaspor’a desteğe devam.

Takım gol yer, goller yer ama bir futbol prensibiyle, disiplinle filan oynar yahu. Herhangi bir taktik şeysi göremedik. Yazık o prolisans denen kâğıt parçasına. O kâğıt parçasına rağmen Adanaspor’a desteğe devam.

İlk maçta bu kadar güçsüz bir takım bu ligde averaj takımı olur. Yazıktır. Bir güzel Adanaspor mazisini kirletmeyin. Korkularımıza rağmen Adanaspor’a desteğe devam.

Ekrem Al… Size söyleyecek bir şey bulamıyorum. Biraz mesleki haysiyet. Salla başı al maaşı zihniyetinde memur antrenör olmayın, transfer isteyin. Olmuyorsa istifa edin gidin. Bir suça ortak veya o suçun bizatihi kendisi olmayın. Hatta lütfen bu yazı yayımlanmış olduğunda gidin. Ekrem Al’a rağmen Adanaspor’a desteğe devam.

Yol yakın, hala bir şeyler yapılabilir tabi transfer olursa. Bakın bu uğurda birçok insan kendi lisanınca uyardı yazdı çizdi birbiriyle tartıştı, kalpler kırıldı filan… Ne iştir yahu! Bu zulüm bu taraftara nasıl reva görülür? Bu zulme rağmen Adanaspor’a desteğe devam.

Taraftar bir iki yönetim istifa dedi. Diyecek, en doğal hakkıdır. Kimse taraftarı böyle yaralayıp da sonra taraftara sitem etmesin. Toplu küfür de olmadı. Tekilden dünyanın her yerinde atarlanma olur. Bu, geneli bağlamaz. İddiasız bir takımı desteklemek için yine hatırı sayılır bir yoğunlukta maça gelen Taraftarın kendi evinde böyle ezdirilmesine rağmen Adanaspor’a desteğe devam.

Bakalım Başkan da destek kararı alıp transferle kaleye sağa sola ortaya destek verecek mi?

Yoksa maçlara gelmemekle büyük bir vebal den kurtulacağını zannediyorsa çok yanılıyor.

Evet,

Paylı paysız tüm yanılgılara rağmen desteğe devam,

Kimselerin kara kaşı kara gözü için değil Adanaspor için desteğe devam.

İstifa demiyoruz Başkana, sat git de demiyoruz, sadece sorumluluğa davet ediyoruz. Bir Adanaspor sorumluluğuna…

Desteğe devam…

Yazar: Editor
2013-08-15 17:07:27

Bir Çukurova Destanı veya Yeni Sezona Başlarken

1954 yılında Torosspor ve Akınspor’un birleşmesiyle kurulan Adanaspor profesyonel olarak liglere 1966’da katılır. O yıldan itibaren hem Adana’nın hem de Anadolu futbolunun önemli aktörlerinden olur.

Bu yazıda Adanaspor tarihinin her noktasını yazmaya hem zaman hem de yer yok. Şenlikler kadar dram ve trajedileri de içermektedir bir Adanaspor mazisi.

Tarihi, görece de olsa, başarılarla dolu bir takımın ligden düşmesi, bir alt ligden yine düşmesi bir dram olarak nitelenebilir. Ama Adanaspor gibi bir takımın liglere katılamayacak duruma gelmesi ancak trajedi kavramıyla izah edilebilir. Yaşadığı her türlü olumsuzluklara ve yaşatılan yalnızlaştırmalara rağmen Adanaspor her defasında Zümrüt-ü Anka gibi deyimin tam anlamıyla kendi küllerinden doğmuştur.

Yazdıklarımız yalnızca bizi bağlarken satırlarımıza ilkler ve tekler ile devam edelim.

Adanaspor taraftarı genel olarak takımına dair şöyle bir özet geçer:

  • Türkiye Profesyonel Liglerinde rengi Turuncu-Beyaz olan ilk ve tek takım.
  • Kadın bir başkanı olan ilk takım: Fahrünnisa Hancıoğlu
  • Hazin ve travmatik bir trafik kazasıyla altyapısı önemli bir yara alan ilk takım (Dileriz son takım olarak kalır.) Bu kaza, Adanaspor’un geleceğinde yıkıcı bir köşe başı olmuştur.
  • Anadolu’da bir yıl arayla iki ayrı gol kralı (Özer-Bora) çıkaran ilk ve tek takım.
  • Teknik direktörü (Gündüz Tekin Onay) kulüp başkanı olan ilk takım ve tek takım.
  • UEFA kupalarına 3 kez katılan takım.
  • O sıralarda basında Silindirspor olarak nitelenen bir takım.
  • Dünya karmasına futbolcu (İsa Ertürk) gönderen bir takım.
  • Bir Anadolu kulübünün (belli bir düzeyde) tanık olabileceği en güzel günleri görüp daha sonra da kapanan ilk ve tek takım.
  • Tekrar profesyonel liglere dönüp tüm olumsuz koşulların ardından yine şampiyon olan ilk ve tek takım. Ve ardından bir daha şampiyon olan takım.
  • 6 sezon üst üste aynı ligde “oynayamayan” ilk ve tek takım.
  • Ama vaktiyle iki sezonda Süper Lig’den “Yoklar Ligine” düşen ilk ve tek takım.
  • Sevdiğimiz ilk ve son takım.
  • Taraftarı dışında “yalnız” bir takım.
  • Centilmenlik ödülü almış bir takım.
  • Bir zamanlar tribünlerde Amigo İbo’su, Tantana Kemal’i Yahya’sı olan bir takım.
  • Sahadaki duruşuyla bile bizi mutlu eden bir takım. Hele kapanıp da döndükten sonra…
  • Mazisinde Miliçleri, Velkoviçleri, Köksalları, Erhanları, Timuçinleri, Sabotiçleri, İsaları, Boraları, Özerleri, Vedatları, Gündüz Hocaları, Kayhanları, Feyzullahları, Ali Beykozları, Ümitleri, Ali Asımları olan bir takım…
  • Hababam Sınıfı’nda “Akdeniz’in en güçlü takımı Adanaspor’dur hocam!”olarak anılan bir takım.
  • Ezelden beri “resmiyetin” görmezden geldiği bir takım
  • Adana'da sivil bir itaatsizlikle kurulan bir takım.
  • Allah’ına kadar sevdiğimiz bir takım.
  • Hep birlikte ağlayıp hep birlikte gülen bir takım.
  • Kendi hesabını kendi ödeyen bir takım.
  • Adanasporluluğa, sevdaya, vefaya dair hesapları olan bir takım!
  • “Kimi Sevsem Sensin” dediğimiz bir takım.
  • “Ben Sana Mecburum” tutkusuyla bağlandığımız bir takım.                           
  • Şampiyonluğu gittiği yoldan getiren bir takım.                                                     
  • ”Ömrümüzün En Güzel Hikâyesi” olan, aynı adla kitabı da basılan bir takım.
  • ”De ki Aşktır” adıyla şiir kitabı çıkmış olan ilk ve tek takım.
  • Bir –Adanaspor- “Sözlüğü” olan ilk ve tek takım.
  • ADANASPOR! Şahsımız adına bir “Milli Takım”.

Şöyle toparlayalım:

Maddi olanaksızlıklar, şehirdeki ötelenmişliği ve terk edilmişliği yüzünden Adanaspor önce Uzanların yönetimine geçer. Süper Lige kadar yükselir, sonra Uzanların gidişiyle birlikte liglere katılamayacak noktaya gelir. Tam da “işte nihayet işi bitti” diye düşünüldüğü bir sırada, 7 Temmuz 2006’da Bayram Akgül başkanlığında “küllerinden bir kez daha doğar” futbol dünyasına “Biz Bitti Demeden Bitmez” sloganıyla aynı iradeyle döner. ( 7 Temmuz, ki Adanasporlular Günü olarak kutlanmaktadır.)

İki yıl üst üste şampiyon olarak bir anda(!) kendini yine PTT 1.Ligde ve hatta iki kez Süper Lig kapısında bulur. ( İlkinde ikili averajla Süper Lige Buca çıkar. İkincisinde şampiyonluk bir final maçında 117. dakikada kaçar.)

Bu anlamda 27 Mayıs 2012’de oynanan Adanaspor Kasımpaşaspor maçı “enteresan bir not” olarak tarihe düşer. Hala gündemde olan bu maç kendi başına bir yazının konusudur.

Hep kendi başının çaresine bakmak zorunda kalır Adanaspor. Örneğin, 27 Mayıs Adanaspor-Kasımpaşaspor şampiyonluk maçında rakip takımın protokolü onlarca bakan, siyasetçi, işadamı ile “müthiş” bir fotoğraf verirken, Adanaspor protokol tribününde yalnızlığımızın şehrinden bir tek Başkan Bayram Akgül’ün bulunması Adanaspor taraftarının belleğine tarihsel bir not olarak kazınmıştır.

Belediyenin veya erk’in gizli veya açık takımı olmaz.

Gücünü kendi iç dinamiklerinden alır.

Her transfer döneminde ve sonrasında sadece rakiplere karşı değil aynı zamanda malum bir erk’e karşı da mücadele etmek zorunda kalır. Evet, taraftarı bu manada öfkelidir…

Şimdi, -yine-

Bakanların imza törenleri düzenlediği, havaalanlarında karşılandığı, gizli ya da açık bütçeler yarattığı bir 2013–2014 PTT 1. Lig futbol sezonunda Adanaspor’un transferlerini ve sezon öncesi durumunu –pek bir anlamı olmasa da, zira bakınız geçen sezonun şampiyon şehirlerine- konuşabiliriz.

Adanaspor’dan Gidenler

Fevzi, Zülküf, Sedat, Barış, Burak, Özgür, Koray, Bülent, Metin, Kibong, Mbilla, Güngör…

Hepsi çeşitli düzeylerde, yoğunluklarda ve sürelerde Adanaspor formasını giymiştir.

Sevgi ve hürmetle uğurladık hepsini. Yolları açık olsun.

Gidemeyen

İzzet

Gelip Gidenler

Çetin, Emrah

Gitmesi İstenen (taraftarca) (Şahsen bu görüşe sadece Tolga’nın ve takımın huzuru açısından katılıyorum. Kaleciliği ile ilgili kaygım yok.)

Tolgahan

Adanaspor’a Gelenler

Veli Kızılkaya

Önceki sezonlarda birkaç kez transfer edilmek istenen ancak bir türlü imza attırılamayan Veli,

192 cm'lik stoper K.Maraşspor, Bucaspor, K.Erciyesspor ve Boluspor takımlarında oynadıktan sonra 2013 yazında  Göztepe'den Adanaspor'a gelmiştir.

6 maçlık cezası düşündürse de olumlu bir transfer olarak değerlendirilir. Oynayacağı noktada Tuna ve Merthan’a ciddi bir rakip olacak, gözüyle bakılmaktadır.

Tiago Queiroz Bezerra

Türkiye'de Altay ve Karşıyaka takımlarında oynayan Brezilyalı hücum oyuncusu, 2013 yazında Ituano'dan Adanaspor'a gelmiştir.

Altay’da ve gerekse Karşıyaka’da oynarken Adanaspor’un canını çokça yakan Tiago en çok gönendirecek futbolcu listesinin başındadır. Takımın kare aslarından olarak tanımlanır.

Fabiano Monteiro de Oliviera

1987 doğumlu Brezilyalı forvet Giresunspor, Boluspor ve Boavista SC (Brezilya)'de oynadıktan sonra 2013–2014 sezonu öncesi Adanaspor'a transfer olmuştur.

Klası belli ama Adanaspor’da bu sezon ne yapacağı meçhul futbolculardandır. Taraftar Fabiano konusunda da umutludur.

Ergin Keleş

Forvet hattında bu futbolcunun bekleneni verebileceği görüşü hâkimdir. Ligde tanınan isimlerdendir. Önceki sezonlarda Mersin, Karabük gibi takımlarda forma giyen Ergin Keleş: Trabzonspor altyapısından yetişmiş son olarak yarım sezon formasını giydiği Göztepe'de oynadığı 14 maçta 6 gol attıktan sonra 2013 yazında Adanaspor'a transfer olmuştur.

Yiğitcan Gölboyu

Altay'da profesyonel olarak futbola başlayan Yiğitcan, iki sezon Çorum Belediyespor'da oynadıktan sonra 2013 yazında Adanaspor'a transfer olmuştur. 1992 doğumlu oyuncu stoper mevkiinde görev yapmaktadır.

Yasin Yılmaz

1989 Münih doğumlu ön libero 2013 yazında Unterhaching'den Adanaspor'a transfer olmuştur. Hazırlık maçlarında, özellikle kesiciliğiyle göz doldurmuştur.

Ahmet Bahçıvan

Adanaspor'a 2013–2014 sezonu öncesi katılan 1996 doğumlu orta saha oyuncusudur. Ahmet de hazırlık maçlarında güvenilir bir fotoğraf vermiştir.

Ayrıca;

Geçen sezon önemli bir sakatlık yaşayıp takıma yeterince katkı koyamayan Talha Mayhoş bu sezonun en çok umut bağlanan oyuncularındandır. Sakatlık öncesi performansına dönebilirse iyi bir transfer olarak kabul edilmektedir.

Aynı sözler Ali Zorlu için de geçerlidir. Sakatlığı yüzünden geçen sezon hiç forma giyemeyen Ali, Giresun’daki günlerine dönerse takım için çok iyi bir transfer kategorisindedir.

Hazırlık Maçları

Adanaspor ilk hazırlık maçında Gaziantepspor’u deplasmanda 1–0 yenmiştir. Bu ilk maçta takımın sergilediği futbol ve özellikle Tiago beğenilmiştir. Ancak Turgutluspor karşısında özellikle son dilimde sergilenen futbol da insanları karamsarlığa itmiştir. Hazırlık maçlarında genel tablo şöyledir:

Gaziantepspor 0–1  Adanaspor

Şanlıurfa  2–1 Adanaspor

Kocaelispor 0–0 Adanaspor

Zestafoni 0–0 Adanaspor

Adanaspor 3–1 Balkanabat

Adanaspor 2–0  Karagümrük

Adanaspor 1–0 Derince Belediye

Turgutluspor 3–2 Adanaspor

Adanaspor 2–0 Diyarbakır Belediye

2013–2014 Sezonunda Adanaspor Ne Yapar?

Bu konuda farklı görüşler, umutlar, hayaller, beklentiler, karamsarlıklar içi içe girmiş durumda.

  • Kimilerine göre geçen sezondan daha iyi, özverili ve mücadeleci bir kadronun işaretleri var.
  • Kimilerine göre takım küme düşmemeye oynar.
  • Kimilerine göre özellikle gençler (Cem, Ahmet Dereli, Samican, Okan), ustalara ayak uydurursa Adanaspor ligde yine iş yapar.
  • Kimilerine göre Adanaspor bu ligin doğal şampiyonluk adaylarındandır.
  • Kimilerine göre kaderimizi kale belirleyecektir.
  • Kimilerine göre takıma acilen kaleci, sağ bek ve iki orta saha transferi gerekmektedir, bu bölgelere yapılacak nitelikli transferler bizi hedefe taşıyacaktır.
  • Kimilerine göre, devlerin yükünü karıncalar çekemez, görüşüyle TD sorunu da söz konusudur.
  • Kimilerine göre de kim ne yaparsa yapsın boş, ligin kaderi sezon başında zaten yazılmış, erk’in desteklediği ve işaret ettiği takımların dışındakiler sadece ligin figüranlarıdır.

Son Tahlilde

Adanaspor öngörülen yerlere transfer yapar veya yapamaz…

En nihayetinde, yukarıda “ima ettiğimiz” durumlar itibariyle de bir tek değil tam on yedi (rakamla 17) derbi maçına çıkacaktır! ve x2…

  • Geçen sezona da damgasını vuran 
  • Turbeyler Grubu 
  • ve Büyük Adanaspor Taraftarı 
  • takımının yanında 
  • teklifsiz ve beklentisiz, 
  • özetle her koşulda, 
  • o tribünde, 
  • biricik Adanaspor’uyla olacaktır…

2013–2014 Sezonu Adanaspor Takım Kadrosu

Forma Numaralarıyla

Kaleci

Tolgahan 1, Aykut 23, Yaşar 55

Savunma

Tayfun 94, İlkem 39, Merthan 28, Tuna 35, Veli 43, Yiğitcan 4, Yasin 64, Berk 5, Ömer 36

Orta Saha

Rahman 20, Okan 7, Samican 6, Talha 10, Ahmet B 26, Ali Zorlu 14, Cem 8, Onur 19

Forvet

Ümit 9, Tiago 17, Fabiano 12, Ergin 11, Chibuzor 31, Ahmet D 99 

Not: Bu yazı yeni sezon öncesinde "Transfer Merkezi" adlı bir internet sitesi için hazırlanmıştır.

Yazar: Editor
2013-08-14 08:16:01
 
kaplanpenche organizasyonuyla 14 bilet alabildik.
Şans getirmesi dileğiyle:
  

ALİ HOPLAMAZ- VOLKAN TABAKAN- ŞANER YAVUZ

FATMA UĞURLAR- ERKAN SOLMAZ

HALİT & ERKUT GÜRER

İBRAHİM YÜKSEL- ALİ CAN BOĞA

SONER YAVUZ- MENNAN ÜRÜN

ARİF NENNİOĞLU -ALTA- HAKAN

Vira Adanaspor...

 
Yazar: Editor
2013-08-06 09:11:05

Araba Devrilmeden

Sezon açılırken en sert eleştiileri yaptık yıllardır süregelen transfer politikamıza istinaden.

DS ile aynı ligde oynadığımız bir sezonda sahadan yine başı eğik çıkmamak içindi çağrımız. Tribünün genel maneviyatı için...

Zaten arkalarına almışlar hükümetin, belediyenin vs'nin rüzgarını... (Neyse, bunu ayrı yazacağız...)

Bir de Adanaspor yolu uzun işlerle uğraşmasındı artık.

Baktık değişen çok şey yok.

Ne yapalım, memleketi terk edemeyeceğimize göre, bari uykuya alalım dedik meseleyi. Fazla kaşımayalım.

Lakin biz susunca sorunlar kaybolmuyor. 

sadaceadanaspor.com da yazdı, durum vahamet arz ediyor diye. Hakikaten sahne vahim ki yazıldı o satırlar.

Şu henüz başlamadığımız sezonda hata nerede başladı biliyor musunuz?

Hoca seçiminde!

Dilerim arkası gelmez hataların.

Dilerim tatsız günler yaşamayız.

Dilerim tüm transferler, gençler umduğumuz gibi çıkar.

Dilerim bir kez daha hayal kırıklığı olmaz.

Dilerim yine başımız öne eğilmez.

Eleştirilerime rağmen aslında hala destekleiğim Bayram Başkan dilerim son anda gereken hamleyi bu sefer yapar. 

İş buraya gelmemeliydi.

O hamleler daha önce yapılmalıydı ama buradan bizim diyecek daha fazla sözümüz yok.

Anlaşılan Hoca halinden memnun. Ama örneğin üçüncü haftada elimizde patlarsa direktör, bu sezon her zamankinden ağır bir hüsran ile sonuçlanabilir.

İstiyoruz:

Kaleci

Sağ Bek

Orta sahaya 2 "futbolcu", bakın "futbolcu" diye yazdık ve tırnak içine de aldık...

Yazar: Editor
2013-07-23 17:23:10

Sayın Bayram Akgül

Kaleci konusu öyle bir noktaya gelip dayandı ki, memleket meselesi oldu, desek yanlış olmaz.

Kale, adeta takımın önündeki en önemli engel olarak algılanmaktadır artık. Bu algının önüne geçmek için yaklaşık 2 yıl gerideyiz...

Şahsen benim bir taraftar olarak Tolgahan'ı takımda bir engel şeklinde görmemem, onun kaleciliğine hala güvenmem hiçbir düşünceyi zerre kadar değiştirmeyecektir.

Böyle bir kamuoyu oluşturma işini de takım-yönetm-taraftar huzuru ve uyumunun istikbali açısından aklıma bile getirmem. Ve örneğin buradan Tolgahan'ı savunarak yiyeceği ilk yüzde elli hatalı golde alacağı tepkilerin riskini vs üstlenemem. 

Tolgahan'ın tribünde ne yazık ki hiç kredisi yok. Bu ortamda sahaya çıkması kendi başına bir risktir. Fena bir risk...

Bu riski siz de üstlenmeyin, hoca da üstlenmesin ve Tolgahan da üstlenmek zorunda kalmasın.

Bu notu 8. veya 10. hafta diyelim ki tadımızın kaçtığı bir zamanda yazmamak için şimdi kenara düşüyorum.

Bunu, Tolgahan'ı takımda görmek istemiyorum, ruh haliyle yazmıyorum, bir başka bakışla ifade edersek,

onun da futbol hayatını kendisi için daha sakin bir ortamda geçirme şansına sahip olmasının icap ettiği fikriyle

ve en önemlisi Adanaspor'un şu sezondaki tadı tuzu için bir öneri mahiyetinde şuracığa kaydediyorum.

Saygılarla...

Yazar: Editor
2013-07-20 13:49:55

Taraf

Konu Adanaspor ise bir tarafız, hep birlikte tek tarafız, başkan yönetim grup taraftar…

Sanırım saydıklarım içinde hiç kimse bu meselede Adanaspor’dan öte bir şey düşünmüyordur. Her kesimin kendi olanaklarınca tartışılmaz katkıları var kulübe.

  • Transfer olmaz eleştiririz, 
  • olanı beğenmeyiz 
  • bunlar ayrı konular. 
  • Taraftarlığın ruh halleri içinde olan şeyler. 
  • Hem yeni şeyler de değil bunlar. 
  • Her camiada her transfer döneminde yaşanan işler, 
  • mutsuz sezon sonlarında başa gelen tatsız haller 
  • şu yaşadıklarımız 
  • ve artçı şokları… 
  • Her sezon takvimi sıfırlamayalım yahu, 
  • olur öyle şeyler deyip geçelim,
  • Amerika’yı yeniden yeniden keşfetmek zorunda kalmayalım, 
  • şurdan da zırt pırt 
  • kardeşlik nutukları atmak işini tekrarlamayalım bre… 
  • Sinirleniyorum ama.

Geçen sezon Turbeyler ve taraftar harika işler yaptı.

“Harika” diye tek sözcüğe sığdırıyorum.

Onların hiçbiri görmezden gelinemez.

Ve son Manisa maçı olaylar-tatsızlıkları tüm bir sezonun tribün güzelliklerini unutturmasın.

Hani o andaki ruh halini ifade edebilecek hareketler değildi elbet koltuk kırmalar. Daha makul olmak elbette mümkün, lakin bazı anlarda kelimeler kifayetsiz kalıyor.

Peki, Bayram Akgül’ün yıllara yayılan emeğini mi yok sayacağız, maddiyat bir yana manevi yıpranmasını?

Hayır!

Adanaspor bireyi vefasız değildir, unutmaz mazisini, güzellikleri, kıymetlerini…

Şu transfer dönemlerinde ne kadar eleştirsek de Bayram Akgül Adanaspor tarihinin en önemli isimlerindendir.

Kaplanpenche olarak lafımızı esirgemedik hiçbir konuda. Hele ülke meselelerinde vatandaşlık bilinci ve sorumluluğuyla tavrımızı hep net olarak koyduk Devam da edeceğiz.

Lakin konu Adanaspor olunca…

Hani herkesin bir sevgi sıralaması vardır ya…

Evet, anladınız Adanaspor’un yerini.

  • Üstelik konumuz futbol, 
  • tamamen keyif. 
  • Anlaşılamayacak, uzlaşılamayacak hiçbir şey yok. 
  • Biliyorum DS’nin sebebi malum, 
  • kaynağı meçhul(!) bütçesi 
  • ve transferleri can sıkıyor. 
  • Ama ne gam! 
  • Unutmayın Biz Adanaspor’uz. 
  • Biz bu sezonu 5 sene önce gördük! 
  • Hatırlayınız mutlu sonu… 

Küfür konusuna gelince.

Adanaspor camiasında hiç kimse bırakın bir küfrü onun imasını bile hak etmiyor. 

Hele kulübe maddi manevi, gerek tribünde gerek yönetimde gerek sahada emek harcayanlar ter dökenler.

Anlamıyorum,

Herhangi bir küfrü, kötü sözü biz birbirimize nasıl yakıştırıyoruz.

Bu manada

Adanasporluluk bilinci oluşmamış olanlara bunu aşılamak da büyüklerin sorumluluğundadır.

Yazar: Editor
2013-07-12 10:35:39

Konumuz Adanaspor

Bayram Akgül dün sitem dolu bir açıklama yaptı.

Kalbi kırılmıştı.

Kendi açısından elbette haklıdır.

Şu ana kadar hiçbir maddi manevi emeğini inkar etmedik.

Hep destekledik hep destekledik.

Son ana kadar destekledik.

Adalılar konusunda da destekledik.

Mbilla'nın şu davranışında da destekliyoruz. Bizce de terbiyesizlik yapmıştır hem de 2 kez.

Ama şimdi "iyi" transfer bekliyoruz, "iyi" hoca bekliyoruz, bunu söyledik. Her eleştiri -muhatabı için- kırıcı olur bir noktada. Haddimizi aştığımızı hiç zannetmiyorum.

Şimdi aşağıya

Sayın Bayram Akgül'ün açıklamasını sadeceadanaspor.com'dan aktarıyoruz.

Onun altına da 1 Haziran 2012'de tayyareciler ve Bayram Akgül için yazdığımız yazıyı ekliyoruz.

Daha altında da Adalılar mevzusunda Sayın Bayram Akgül'ün yanında nasıl durduğumuzu gösteren bir başka yazı bağlantısını paylaşıyoruz.

Açıklamasının her cümlesine tek tek de yanıt verebilirdik ama zaten incinmiş bir kalbi daha fazla kırmaya gerek yok.

Hiçbir şeyi unutmayız, hele iyilikleri, fadekarlıkları... Ama taraftarın yaptıkları da unutulmasın. 

Evet, biraz empati.

Saygı ve sevgiyle... 

___________________________________ 

Bayram Akgül'ün Açıklaması:

'Tiago bizim 20 gündür görüştüğümüz bir oyuncu. Bizi kırmadı hayırlı olur inşaallah. Kibong'u Konya'ya verdik.Yarın imza atacak.Kampa katılacak. Kulüpler olarak anlaştık.

Tiagoyu aldık.Çok fazla transfere ihtiyacımız yok.Gençleşmeye gideceğiz. Gençleşirken takım içerisinda abiler de olması gerekiyor. Herkes bir şey söylüyor.Biz önümüze ve işimize bakacağız. Hepsi için söylemiyorum ama bazen bizim taraftarımız bazı şeyleri çabuk unutuyor. Çok incitici olmamak lazım.

Kimseden 5 kuruş almadan bu takımı ayakta tutmaya çalışıyoruz. Bunu unutmadan yapılan yoırumlarda biraz dikkatli olunması gerekir.Bugün buradan aldığım önemli kararı sizin aracılığınız ile açıklamak istiyorum. Bugünden itibaren hiçbir maça gelmeyeceğim, Adana Demirspor derbisi de dahil.

Kendi taraftarı tarafından kapanmış bir kulübü buralara getiren Bayram Akgül'e bu kadar zarar vermek, bu kadar yüklenmek doğru değil. Ben kimsenin cebindeki parayı zorla alıp, kimseyi zorlayarak kulübü almadım. Bu takımı idare ederken devletin veya belediyenin imkanlarından faydalanarak bu takımı ayakta tutmaya çalışmadım.Adanaspor'u hep kendi imkanlarımla ayakta tuttum.

Talimat verenler, 4 bin koltuk kırdıranlar ve arkasından gidip yorum yapanlar var.Bundan sonra her maç istediğimiz olmazsa koltuk kıracağız diyorlar. Hodri meydan diyorum. Sağduyulu gerçek Adanasporluların takımlarına sahip çıkacaklarına inanıyorum. Bu tip yıkmaya-yağmalamaya çalışanları Adanasporluların durdurucağına inancım tam.

Bir daha söylüyorum kimseye bu kulübü zorla verin demedik, bir bardak suda fırtına koparanlar kaldı ki 31 Mayıs'a kadar buradayız dedikama kimse gelmedi. Mal satmak için kimsenin ayağına gidilmez. Ama bazı cahil kesim bunu anlamıyor.Heralde. insanın anlayacağı dilden bizde birgün olur konuşuruz. Bu takımı şampiyonlar liginden alıp buraya getirmedik. Ligi istiyoruz ama biz bu sene çok iddialı değiliz.

Millet şakır şakır transfer yapıyor.

Kimin parasıyla yapıyorlar?"

______________________________ 

(Bu soruyu biz de soruyoruz. Hakikaten nereden gelir o kadar para nasıl gelir sadece belediyelerden mi gelir, bakanların yönlendirmesiyle de mi gelir, havaalanı karşılamalarıyla mı gelir? Devrimci(!) dayanışmayla mı, Akp'ye yanaşmayla mı gelir? Neyse?)

_______________________________

1 Haziran 2012 Tarihli Yazımız:

Adanaspor Şehir Devleti

Bir teyyare dolusu adam bir araya gelse dostlar, Adanaspor namına bırakın bir Bayram Akgül etmeyi, Başkanın bir saatine bile karşılık gelemezler. Hani denk gelmek isterler mutlaka ama gelemezler, olmaz olabilemez.... misalen...

Tanımam, bilmem ama geçen yıllardaki duruşuna bakınca, gönül rahatlığıyla derim ki Yiğit Adamsın Bayram Akgül! Çeliğin çifte su verilmişi gibi!

Biat değil, övgü! ...Biliyorsunuz.

Yazıyor, dile getiriyoruz çeşitli platformlarda; hep benzer duygular Adanaspor’umuza dair, çatlak ses yok! Ne güzel!

Yazmaya devam edeceğiz.

Adana denen kenti yazacağız, bu kent içindeki Adanasporluluk olgusunu konuşacağız, kentin maddi ve manevi çaplarını aşan bir güzel Adanasporluluğu yazmaya devam edeceğiz.

Adana ha! Değil lan! Sodom ve Gomore!

Şimdi ben kendi adıma konuşuyorum, dileyen altına imzasını atar başka ortamlarda da paylaşır.

Şu şehirde dostlar;

Benim belediye başkanım Bayram Akgül’dür.

Büyükşehir belediye başkanım Bayram Akgül’dür.

Parti il başkanım Bayram Akgül’dür.

Milletvekilim 1’den sona...

Bu şehirde valim de...

İl genel meclisi, ilçe filan.

Emniyet müdürü, kaymakam evet…

Yahu protokolü karıştırırsam özür...

Adanaspor Şehir Devleti 

Adana içinde, ama Adana denen şehirden mecazen ayrılarak özerk bir “ADANASPOR ŞEHİR DEVLETİ” açılımında benim başbakanım da cumhurbaşkanım da Bayram Akgül’dür! Milli takımımın da Adanaspor olduğunu yıllar önce söylemiştim zaten!

Turuncu Beyaz bayrak…

Maddi gücüm yok, o yüke bir omuz verecek!

Ama sevgim, saygım, manevi desteğim, inancım, güvenim yeter mi?

Yeter diyorsanız bir mürit gibi asla değil, fakat misalen birMilitan gibi,

Doktrin değil; evet, adeta bir ideolojiyle, bir Adanaspor meselesinde sonuna kadar, ta en sonuna kadar yanınızda olduğumu(zu) bilin.

Ve Adanaspor Şehir Devletimizin Başbakanı Bayram Akgül, yeni sezonda o protokolde oturmayın. Muhatap olmayın! Yine gelipAdanaspor Halkı ile birlikte, tribünde ve her yerde omuz omuza mücadeleye devam edin!

Sivil İtaatsizlik 

Ben şimdiden, Adana ile ilgili herhangi bir seçimde muhtarlık, belediye, büyük belediye, süper belediye, il genel meclisi bilmem ne seçimlerinde bir Adanasporlu olarak OY KULLANMAYACAĞIMI” ilan ediyorum. Sözümden dönersem namerdim!

Madem şu şehrinizde beni bir Adanasporlu kimliğimden dolayı yok sayıyorsunuz; o zaman yokum ulan!

______________________ 

Mazi kalbimde Bir Yaradır 

Okumak İçin

TIKLAYINIZ.

Yazar: Editor
2013-07-08 09:31:21

7 Temmuz

Adanasporluluk bu taraftarın yaşama sevincidir... 

Dün bir kez daha kanıtlandı.

Çok uzaklara gitmeye gerek yok örnekler için. 

Daha önce 27 Mayısta Ankara'da kanıtlanmıştı.

Bütün bir sezon kıytırık bir kadroyu sonuna kadar desteklerken de bir gösterge verdi.

Bunu karşılığında en aldı?

Boş sözler.

Suya yazı yazmaya çalışan transfer politikası.

Nasrettin hoca fıkrası gibi:

  • Koyunu kuzuyken alacağız, 
  • onları büyüteceğiz, ,
  • yolun kenarına çakırdikeni dikeceğiz, 
  • koyunlar geçerken 
  • bu esnada büyüyen dikenlere takılacak, 
  • oradan tüyleri toplayacağız, 
  • sonra tüyleri eğireceğiz, 
  • yün mün yapacağız 
  • ve saire ve saire... 
  • derken şampiyon olacağız.

Hay bin muhayyile...

Hani Adem Atılgan'a sitem ediyoruz ya, 7 Temmuzdan sonra doğan her çocuk DS'li olacak dedi diye.

Merak etmesin A. Atılgan, bunu Adanaspor Sahip-Başkanı kendi elleriyle yıl yıl yapıyor şirketsel taktik ve stratejileriyle.

Yazar: Editor
2013-07-03 10:46:56

Yazamak Mecali 

Hemen hemen bir haftadır Adanaspor yazmıyoruz.

Neden?

Yazacak bir şey yoktu da ondan.

Bizi heyecanladıracak,

Bu sene tamam dedirtecek bir ışık filan...

Eh,

ilham veren bir şey olmazsa şiir de olmaz dostlar.

Hayatım boyunca beklentilerimin en az olduğu bir sezona doğru hızla gidiyoruz.

Bundan daha sönük, heyecansız, tatsız tuzsuz bir transfer(!) dönemi daha hatırlamıyorum. Yönetim sağolsun her sene üzerine koyarak gidiyor...

İşte bu yüzden yazacak bir mecalimiz yok.

Olumsuz şeyler yazmak da fazlasıyla tekrar oluyor... 

Öyleyse gelişmelere göre yazacağız, gelişmelere göre konumlanacağız, gelişmelere göre yeni tavırlar belirleyeceğiz.

Evet,

Rize'den Çetin'i almışız.

Geçen sezon 27 dakika mı ne oynamış. Ne güzel, 27 dakika olsa da oynamış. Bu da bir kazanç.

Şaka bir yana, geçen sezon bilmem kaç maç oynayan filancaya (adını vermiyorum ki transfer olup çekip gidebilsin), farklı mevkide olan ve sadece 27 dk oynayan Çetin'i tercih ederim, tereddütsüz. Yani muterem o kadar oynadı da bizde ne yaptı? Aldığımız topçu yeter ki oynamayı istesin ve futbol zekası olsun biraz ve en önemlisi insan olsun.

Bir de Thiago adı, transfer bitti diye geçiyor.

Sakatlık yoksa, harika bir transfer. Sedat'ı al üzerine Barış'ı koy Thiago'nun sağ ayağı etmez. O kadar... Ama işte buraya nasıl gelecek? Dilerim umduğumuz gibi çıkar.

Peki bu iki transfer yeter mi?

Kümede kalmak için iyi bir hamledir (hazırdır diye farz ettiğimiz) Thiago, Çetin'i bilmiyoruz ve ayrıca geleceklere bel bağlıyoruz.

Şampiyonluk kadrosu mu?

Yok canım!

Ne çok şey istiyorsunuz öyle!

Onu şimdiden bir geçelim, yine yüksek hedeflerle kendi kendimizi üzüp yormayalım. 

Bu senenin gerçek hedefi Hoca seçimiyle zaten verilmiştir.

Şöyle iddia ediyorum,

Adanaspor bize iki şeyin mesajını net olarak veriyor aslında:

1) Kaderine razı ol. // veya...

2) Futboldan soğuyup git.

Yazar: Editor
2013-06-19 12:43:20

Transfer(!) Gizlilik ve Biz 

Evet, dostlar

Adanaspor transfer çalışmalarını büyük bir gizlilik içinde sürdürüyormuş.

Bu gizlilik için başta CIA, MOSSAD, MİT hatta KGB'nin eski kadroları ve bilumum haber alma ve yayma örgütleri devreye girmş ve hatta işbirliği içinde çalışıyorlarmış...

Canına yandığım,

altı üstü iki topçu alınacak taraftara edilen eziyete bakın. 

Yıllar var ki şahsen  ben şu transfer, pardon boştaysangel döneminden bir nebze elsun haz alamıyorum. 

Yahu şöyle dedikodulu, asparagaslı, heyecanlı, coşkulu bir dönem olmayacak mı?

Hep gizli, hep son dakika, hep hazır bonservisli.

Evet, para benim cebimden çıkmadığı için rahat konuşuyorum, ama yahu adı futbol olan bir organizasyonun başındaysanız da nihai hedef için biraz risk alınır canım. Değilse işin-trnasferin bu kadarını 3. lig takımları ve yöneticileri de yapar.

Nedir yahu,

Adanaspor'un yükselişini engellemek isteyen bir faiz lobisi mi var futbolda? 

Bu taraftarı kendi yağında kavrulmaya razı edemeyeceksiniz.

Onlara, yetin bunlarla, diyemeyeceksiniz.

Tatmin edici transferler, bakın transfer diyorum, işte ondan olmazsa bu sezon işiniz çok zor diye önemle ekliyorum.

Dost acı söyler.

En baştan diyeceğimizi diyelim.

Hakkaten ha, Gezi Parkı Deneyimi sonrası,

ne Türkiye eski Türkiye'dir, ne de taraftar artık o eski kaderine razı taraftardır.

Özellikle Adanaspor yönetimi yeni dönemi doğru analiz etmek zorundadır. 

İki takımlı bir Adana'da transferleri de ona göre yapmak mecburiyetindedir. (Bu taraftar bir yenilgiyi daha hazmetmez!)

Ben önerdim, kulübü devralan olmadı, o zaman dilediğim gibi davranırım, istediğim gibi adam alırım veya almam, deyip işten kimse sıyrılamaz.

Derler ki, madem oradasınız, o zaman Adanaspor Başkanı olmanın gereğini artık yapınız.

Değilse karşınızda protesto eden taraftarlar olacaktır. Olsun demiyorum, ama bunu öngörmek de müneccimlik değildir, ona dikkat çekiyorum.

Karanlık bir sezon geçirmemek dileğiyle.

#direntransfer 

Yazar: Editor
2013-06-11 14:54:37
u19

Şampiyon Gibi

Adanaspor Altyapı kadrolarından U19

  • Nazilli ile oynadığı şampiyonluk maçını 
  • 2-2 tamamladı 
  • ve bana göre 
  • şampiyonluğu paylaştı.

Sanırım bu tarihsel bir başarıdır. 

Ama futbolun egemenleri ille de birinci ister.

Evet, o zaman 2. olduk. 

Eyüp Hoca adında

hepinize teşekkürler tüm Hocalarımız ve 

"Engin,

Uğur,

Atakan,

Eyüp,

Tugay,

Ömercan,

Yunus Emre,

Azat,

Berk,

K.Volkan

ve Mesut"

ve adını sayamadığımız diğer U19 oyuncularımız.

Gönendirdiniz bizi.

Hepinizi A takımda görmek dileğiyle... 

Yazar: Editor
2013-06-04 17:01:39

Ne, Ekrem Al mı?

E almayalım o zaman.

Sayın başkan, sizi buradan hep destekledik hep destekledik.

En zor zamanlarınızda destekledik,

İşler iyiyken bizim desteğimize zaten gerek yok.

Ha, umurunuzda olur olmaz, o ayrı konu.

Fakat şimdi bir Ekrem Al hamlesi ile bizi mahcup eder oldunuz.

Heyecan yaratmadı,

bırakın yaratmayı olan heyecanı bitirdi.

Yani şu an biber gazı yemiş gibiyim, adeta göz yaşartıcı bomba etkisindeyim dostlar.

Nedir?

Bize şampiyonluk hedefi mi göstereceksiniz hala?

Bu sefer inanmayız. (Hoş, geçen sezon başında yine demiştik diyeceğimizi, acı şekilde haklı çıkıp…)

Son sözümüzü söylemek için transferleri ve açıklamalarını da bekleyeceğiz.

Nihai tavrımızı böylece belirleyeceğiz.

Lakin şu son üç beş günden sonra memlekette Başbakanlık yapmak da kolay değil, kulüp başkanlığı da…

Artık kimse avunmayacak sanırım.

Yazar: Editor
2013-05-28 16:49:55

Sezon Bitti Gitti

Ve Erciyes, Rize, Konya Süper Lige “şimdilik kapağı” attı.

Bunların içinde şampiyonluğundan hiç hazzetmediğim öncelikle Rizespor oldu, yani RizeAkpspor!

O kadar aleni yapıldı ki işler.

Can sıkılmaktan öte oldu.

Birkaç sezondur öyle, kontenjanlarla oynuyoruz canına yandığımın ligini.

  • Eskişehir kontenjanı, 
  • Antalya kontenjanı, 
  • Mersin kontenjanı, 
  • Kasımpaşa kontenjanı, 
  • Kayseri kontenjanı, 
  • Konya kontenjanı, 
  • Ordu kontenjanı, 
  • Rize kontenjanı hep açıktı da, 
  • mübarek Rizeliler 
  • fırsatı bir türlü değerlendiremediler yıllarca, 
  • sonunda oldu, ama dilerim işleri 
  • Süperde rast gitmez. 
  • Mersin gibi paraşütsüz…

95 bilmem kaç yıllık mazisinde son 10 sene hariç esamisi okunmayan Kasımpaşa 1.Lig ile Süper arasında asansör oldu. Kendileri düştüler erk çıkardı, kendileri düştüler erk çıkardı, onlarınki anlaşılan ilelebet bir kontenjandı.

Müneccimlik

Lig başlarken herkes Rize ile Erciyes’i ayırın diyorsa ve Play-Off’larda Konya çıkar diye yorum oluyorsa oturup üç dakika efkârlanmalı bre.

  • Bir arkadaş yükselme maçları öncesi iddia ediyor 
  • Konya diye. 
  • Yahu sırrın ne? 
  • Vatandaş fikri onunki, 
  • izlediğini gözlediğini söylüyor. 
  • Çıkma değil, 
  • çıkarılma olacak bir üst lige. 
  • Kanıtı olmaz şaibenin. 
  • Vicdan işidir sürece dokunup dokunmamak. 
  • Böyle!

Yıllardır sürecine dokunulmuş sezonlar oynuyoruz. Hal böyleyken hakkaten ilk ikiden çıkmak ayrı bir mesele. Deli bir kadro ile arayı açacaksın ki, organizatörlerin gıkı çıkmasın.

  • Evet, Play-Off şampiyonluk maçında bakıyoruz 
  • protokole 
  • Bülent Arınç ile Ahmet Davutoğlu finalde. 
  • Yahu hiç canınız sıkılmadı mı o sahneyi görünce? 
  • Yani hep böyle mi olacak bu işler? 
  • Galiba hep böyle olacağı düşünülmüş ki, 
  • şehrin diğer yanı Ömer Çelik’e biati ilan etti.

Hazin.

Hür Şampiyonluk

Şahsen şu ligde kalalım ilelebet. Başkan bize makul hedefler göstersin bana yeter. Ha, Süper Lige hayır mı diyeceğim? Niye diyeyim ki, deli miyim? Ama Adanaspor sadece Adanaspor olarak anılsın isterim, zaafları ve erdemleriyle, hakiki bir şekilde, boyalanıp cilalanmadan veya kirlenmeden.

Akp’nin (veya bir başka egemen partinin) şampiyon yaptığı veya şampiyon yapmaya çalıştığı bir Adanaspor ortaya çıkar olduğunda, şimdiden ilan ediyorum, futbolla tüm bağım biter. Oturur şurada kitap film tiyatro eleştirileri yazarız hepten. Sahneyi umursamayan da taraftarlığına devam eder.

Çift Okey

Başa dönelim. O 3 şampiyon içinde bir Erciyes’i kutluyorum, futbol güçleriyle, şaibesiz gittiler diyorum.

  • Ama transfer sürecindeki maddi güç 
  • yine işin rengini değiştiriyor dostlar. 
  • Bu, şampiyonluğu yine de lekeliyor. 
  • Çünkü biz biliyoruz ki mücadele 
  • hiçbir şekilde eşit koşullarda gelişip gerçekleşmiyor. 
  • Belli şehirlerin ve takımlarının elleri hep güçlü, 
  • kozları hep fazla, 
  • jokerleri hep çift… 
  • Ugh.

Konya’nın şampiyonluğunun hiçbir farkı yok Rize’den.

Hele bizim Konya’daki maçta verilmeye golümüzden sonra…

Onlara üst ligde başarı filan dilemiyorum. Ne halleri varsa görsünler. Hayır, fanatizm değil! Tepkimiz, şu paçoz ligde figüranlaştırılmamıza dairdir. Yoksa örneğin Akhisar’ı düşmesin diye manen destekledik.

2013–2014

Seneye ne mi olur 2013–2014 sezonunda?

  1. İktidar bir daha oynar mı Mersin kartını seçimlerden önce? Belediyeyi almak için, bilmem.
  2. Ordu’dan beklentileri ne olur? Bir kredileri daha var mı onların da?
  3. Samsun, spor bakanından dolayı avantajlı başlayacak derim, hatta ilk sıraya yazalım onları. Büyük bir transfer atağına daha kalkabilirler bu devre arasında olduğu gibi.
  4. Bunu bilenler sanırım bu yüzden Ömer Çelik kartını oynadılar. Umdukları gibi gelişirse her şey, elbette şansları var.
  5. İBB kendi haline bırakılırsa ne ala! Ama kendi başına bir ülke olan İstanbul’un ve belediyesinin olanakları seferber edilirse onlar için, lig çerez olur onlara.
  6. Bolu, Manisa, Karşıyaka, Urfa, Denizli vs iktidarla kurdukları ilişkiye göre tayin edecekler kaderlerini.
  7. Bucaspor yine alt yapı desteğiyle başının çaresine bakacaktır. 
  8. Tavşanlı kümede kalmaya mı oynar yine, bilmem ki.
  9. Trabzon da bu seneki başarıdan çok uzak olur, Mustafa Reşit Hocanın yokluğunda. Sanırım küme de düşerler. Ki o kadro dağılır gider.
  10. Gaziantep B. de sıradan bir lig geçirir gibi.

Şaibesiz ve Büyük Adanaspor

Peki biz?

Bayram Akgül bence şunları hesaplamalı:

Bir:

  • An az 3 hükümet takımıyla (halkın değil yani) mücadele edecektir aleni bir şekilde. 
  • Aralarında sıyrılacak bir kadro nasıl olacak? 
  • Neticede, her türlü olumsuzluğa, kayırmalara, adaletsizliklere rağmen sahaya 11’er oyuncu çıkacak 
  • ve “zor oyunu bozar” noktasına da gelinecek. 
  • Yani bu esnada güçlü değil çok güçlü bir kadro ile lige başlanacak 
  • ve yıpranmamış, 
  • güçlü, basiretli,
  • isimli karizmatik
  • bir hoca ile, 
  • (ne çok istedim değil mi)
  • taraftarın hemfikir olduğu bir kişinin bile 
  • yahu bunla olur mu, sorusunu soramadığı bir hoca ile… 
  • Böyle bir şey düşünüp dilediğimiz.

İki: Ya da denecek ki, biz 3 sezon filan (misalen) gençlerle yol alacağız, bize sabır ve sevgi…

Ama taraftar şampiyonluğa odaklanacaksa, ilk maddenin koşullarının uygulanması da kaçınılmaz olacak.

Evet, sezon analizi ve yeni sezon öngörüsü böyle…

Ben demiştim, dememek dileğiyle…

Yazar: Editor
2013-05-20 10:46:00

Kendini Değil Adanaspor’u Sev

Ki nihayetinde de sevinen sen olacaksın.

O maça dair hırslarını sevme, Adanaspor’u sev;

Günü kurtarma derdinde olmadan sev,

Yoksa yarınlar da gider, derken

Sevecek bir Adanaspor da kalmaz (yine).

Takımını kurban etme tutkuna,

Adanaspor’u sev,

Puan cetvelini sevme -şimdilik-

Takıma esip gürlemeyi sevme,

Her atak gol olacak, düşüncesini sevme,

Hemen gol olsun, hissini sevme,

Hep önde olacağız takıntısını sevme,

Futbolda dün yoktur, vefasızlığını sevme,

Desteklemek yerine, kontrol edemediğin ve aslında farkında olmadığın kösteklemeyi sevme…

Hiddetini sevme… Tam da o andayken duyguların, onu sevme işte,

Adana turuncudur, demeyi sev,

Güzel günlere inanmayı sev,

Sahaya çıkan her bir futbolcunun Adanasporlu olduğunu bil,

Onun yanında olduğunu hissettirmeyi sev…

Adanaspor’u sev;

Çünkü sonunda sevinen yine sen olacaksın…

Yazar: Editor
2013-05-12 20:02:13

Hüsran

Bir sezon daha acıyla tamamlandı.

Tamam, tek derdimiz Adanaspor'dan olsun, o ayrı;

ama gönül bu manada

bir netice de ister.

Evet,

iki sezon üst üste şampiyon olmak güzel, güzel de

yerimiz zaten oralar değildi.

Adımızın yettiği liglerdi.

Burası daha çok yatırım bekliyor,

daha çok çaba,

daha çok destek.

Öyle oldu,

fazlasıyla motive edildiğimiz bir sezon uçtu gitti.

Bu sezonun kazananı uzak ara taraftardır.

Kaybedenleri de ortadadır.

Şimdi en büyük sorumlu olan başkanın oturup özleştiri yapma zamanıdır.

Ha, bu özleştiriyi yapar ve

aynı hataları tekrarlamaz özellikle transfer konusunda 

nedir ki, yeni sezona heyecanla gireriz,

ama kendi bildiğini okumaya devam ederse ve daha çok yatırım yapmazsa halimiz yine harap.

Veya şöyle der,

genç bir kadroyla devam edeceğiz, hdeflerimiz daha alt düzeyde olacak, maddi gücümüz bu... Saygı duyarız,

lakin bu Adanaspor'dur, başka bir kulüp değil. Benim böyle bir yolu şahsen desteklemem bir şey ifade etmez, Adanaspor taraftarına "kaderine razı ol" demek biraz sakat iş olur.

Biz araba yine devrilmeden en baştan fikrimizi belirtelim de, ötesi kendilerine kalmış dostlar...

Ha,

(bunları Levent Eriş'in istifasının kabul edildiğini düşünerek yazıyorum) 

yeni sezon için ciddiyseniz Mustafa Reşit Akçay'ı ne yapar eder takımın başına getirirsiniz.

Değilse, yani sıradan bir hocayla (bundan kastım L.Eriş değil) inandırıcı olmazsınız.

Yazar: Editor
2013-04-27 12:19:02

TD

Şimdi durup dururken şöyle bir şey diyeceğim,

şaşırtıcı olacak belki, ama olsun.

Şampiyon olsak da olmasak da

yeni sezonda

Levent Erişle devam edilsin.

Laf sokmuyorum,

kinayeli konuşmuyorum.

Direkt fikrimi söylüyorum.

Eleştirdik ettik, sitemler filan evet,

kalbini kırdığımız da oldu buradan.

Ama iki sezon boyunca tarzını bozmayan bir insan vardı karşımızda. 

Bu, önemsenmeyecek bir meziyet değildir.

Şu notu düşmem lazım tam bu esnada:

Daha aktif ve isabetli ve tatmin edici bir transfer ve dönemi isteriz. Bu konuda güvenmek isteriz...

Böyle bir şey.

Müdavim özelliği olan bendeniz, bu manada Levent Eriş'e ve tarzına alıştım. Kendi kendime yukarıdaki gibi bir iki koşul öne sürerek

evet,

Levent Eriş diyorum.

Şunu da eklemek istiyorum parantez açar gibi yapıp; Play-Off'lara kalırsak, bu sefer, sanki... Evet evet, ışığı görüyorum.

Yazar: Editor
2013-04-23 19:34:51

Ceza Ha!

Bayram Akgül’e 3o günlük bir hak mahrumiyeti ve 11 bin TL para cezası.

İyi mi?

Olay, tabi ki beni ilgilendiriyor, o cezayı kendi işinde veya trafikte yemedi ki; mesele Adanaspor.

Bayram Akgül malum konuyla ilgili olarak muhataplarına diyeceğini demiştir, gayet net bir şekilde.

Peki, ne oldu?

Cevap vermediler

Ama

Ceza verdiler.

Ne diyelim,

Devir sizin devran sizin,

Oynayın topunuzu.

Lakin bu dünya Sultan Süleyman’a bile kalmadı efendiler,

O koltuk baki değil.

Kurallarınız keyfi değil insani olsun vicdani olsun adaletli olsun,

Yaralamasın…

Yazar: Editor
2013-04-15 08:34:42

Adalete Baktığın Açı

Ne demiştik dostlar,

Adalet Baktığın Yerde Değilse Arama!

Hani adalete yanlış bir yerden de bakıyor olabiliriz,

ama o adalet sana bunu da gösterebilmeli kendi adaletiyle...

Hazin.

Bir kurum işlerini baştan sona takip etmez,

bu bir parti de olur bir işletme de bir spor kulübü de...

Sistem kurulur ve çark döner,

arada ayar gerekir belki, onun dışında tek tek müdahalelere ne gerek!

Hele bir de patrondan çok patroncu, kraldan çok kralcılar olur ki, bal kaymak...

Böyle...

Hani denir ya spor programlarında,

gol attınız da hakem mi vermedi, diye...

Evet, yahu,

gol attık ve hakem vermedi,

sonra Sedat'a şık bir sarışın kart, derken kırmızıya evrilme...

Şimdi kimse dememiştir hakeme,

Adanaspor gol atarsa verme diye,

ama işte durumdan vazife çıkarma da böyle bir şey...

Adalate inanmaktan güvenmekten başka yapacak bir şey yok,

Charles Bronson'un filmlerinde olduğu gibi

adaleti kendimiz sağlamak gibi bir niyetimiz de yok!

Elin kartlardan vs çok vicdana gitmesini bekleyeceğiz dostlar...

Yazar: Editor
2013-04-12 09:44:05

Adalet Baktığın Yerde Değilse Arama II

Yani dostlar adalet dediğimiz mefhum

son derece yalın ve duru ve kolayca ulaşılabilir bir yerde olmalı.

Onu karmaşık işler içinde, karman çormanlıkta, iğne niyetine samanlıkta aramamalı.

Düzayak olmalı adalet,

yürüme mesafesinde olmalı.

Evet,

memlekette adaletten bahsediyoruz, dolayısıyla karmaşık bir şeyden bahsediyoruz aslında.

Şimdi bakın,

Başkanları demiş ki Belediye bize 2 triyon verdi.

biraz daha versin, demiş.

Sonra işadamlarına çağrı filan.

Neymiş,

şampiyon olunacak.

Olunsun,

buraya kadar "Adanaspor değilse bana ne!" düzlemindedir konu.

Ama o ortak takılmanın belediyesi memleketin belediyesi olunca ister istemez, şöyle bakınca adaleti görmek istiyoruz, gözlüksüz, lens kullanmadan, dürbün veya teleskopla da değil, çıplak gözle yahu!

Değilse,

adaletiniz de

insaniyetiniz de

haysiyetiniz de

yerin

dibine

batsın,

bre...

Yazar: Editor
2013-04-03 19:03:01

Başka Kral Tanımam

 

Diğer takımların -GS FB vs- Avrupa kupaları maçları var.

Siz bunları okuduğunuz anda muhtemelen bir oynanmış olur, diğeri oynanacaktır filan.

Size bir şey diyeyim mi dostlar?

Ne yapacakları umurumda bile değil.

Zira Adanaspor’dan başka bir takım için sevinmem veya üzülmem bırakın mevzuyu, bahis bile olamaz.

Ayriyeten çok mantıklı bir gerekçem de var, bu manada milli hissiyatlarla hareket etme temayülünde olmamam dışında: Ekonomi.

Evet, en önemli gerekçem futbol ekonomisidir.

Onlarla Adanaspor arasındaki bütçe farkıdır.

Futbol âleminde, diğer takımların tümü her anlamda rakiptir.

Ya şimdi rakiptir ya da gelecekte rakip olacaktır. İlelebet burada kalacak değiliz ya!

Şimdi efendim, süper ligde bunlarla mücadele edebilmemiz için o müstakbel rakiplerin ekonomik yönden çok güçlenmemeleri lazım, hatta güçsüzleşmeleri lazım.

Bu muhterem takımlar Avrupa’da başarılı olacaklar, daha çok para girecek kasalarına, daha deli transferler yapacaklar ve olası şampiyonluğumuza ciddi birer ortak olacaklar.

Yahu, biliyorum şaka gibi geliyor bunlar size. Ama ben son derece ciddiyim. Bana ne Bizans’ın futbol kulüplerinden. Şimdiki zaman kipinde bana ne şampiyonlar liginden, UEFA’dan, bana ne onların sevinçlerinden veya hüzünlerinden. Bana ne bize hizmet etmeyen ülke puanından. Hay bin kurdele…

Konu bağlanmıştır.

Yazar: Editor
2013-03-14 06:48:11

Adanaspor'a Dair

Kaplanpenche takipçilerinin yaptırdıkları,

yine kaplanpenche temalı Adanaspor atkıları

sınırlı sayıdadır...

Atkılara ulaşmak isteyen arkadaşlar 

lütfen

email hesabımızdan bizimle bağlantı kursun.

Emeği geçen arkadaşlara teşekkürler:)

____________________

Facebook Kaplanları

Adanaspor taraftarının kalbini fetheden işler yapmaya

sadece sanal alem de değil

sosyal hayatta da devam ediyor.

Ayrıntıları biliyoruz, biliyorsunuz.

Fakat yeni çarpıcı etkinlikleri yoldadır,

ne olduğunu bilmiyor

merakla ve mutlulukla bekliyoruz.

Ama

maddi veya manevi,

-tabi ki gücü yettiğince-

her bir Adanasporlunun

bu taşın altına eline koyması gerekmektedir...

En başta da...

Neyse, kendileri düşünsün bunu,

her şeyi biz mi hatırlatacağız dostlar:)) 

Vira FacebooKaplanları...

Yazar: Editor
2013-03-06 16:59:35

Teşekkür

Futbolda taraftarın ve kulübün yapacağı ayrı ayrı işler vardır, diye düşünüyorum. Taraftarın asli görevi takımına destek olmaktır. İlk önce tribünde.

Örneğin Bolu’da, Bursa’da, Ordu’da daha ötesine pek de gerek yoktur. Tüm enerjiyi maçlara saklayıp harcamak güzel bir şeydir herhalde, farklı bir rahatlıktır. Ama işte Adana, İzmir gibi şehirlerde mesele biraz daha farklıdır.

Cephe gerisinde de bir mücadele vardır. İşte o alanda elini taşını altına koymak çoğu zaman taraftarın üzerine düşer; şehirde örgütlenme… Taraftarın alt yapısını kurma…

Kulüp, takımı kursun, kendi alt yapısını oluşturup sağlam futbolcular yetiştirsin, ötesini taraftar kendi özverisiyle halleder.

Facebook Kaplanları bir süredir ne güzel işler yapıyorlar. Gıpta etmemek elde mi?

Bir büyük Adanasporluluğu ne güzel gönendiriyorsunuz.

Elinize sağlık

 Buyurun Metehan Badraslıoğlu’nun kaleminde birkaç ayrıntı:

  • Adanaspor taraftarlarının internet örgütlenmelerinden olan Facebook Kaplanları, derbi maç öncesi ilkini Havuzlubahçe ilköğretim okuluna yaptığımız okul ziyareti, 
  • Adanaspor forması dağıtımı ve kırtasiye hediye etme etkinliğimizin ikincisini bugün Yüregir'e bağlı Çağırkanlı köyünde yaptık. 
  • Facebook Kaplanları üyelerinin dışardan hiçbir sponsor veya destek beklemeden kendi oluşturdukları fonla gerçekleştirdikleri bu çalışmalarda bugüne kadar erkek kız ayrımı olmadan yüzlerce ilkokul öğrencisi turuncu beyazlı Adanaspor formasıyla buluştu. 
  • Bugün yapılan etkinlikte yine çocukların yoğun ilgi ve sevgisiyle karsılaştık. 
  • Formalarını büyük bir heyecanla üzerlerine geçiren çocuklar önce teşekkür etti sonrasındaysa bizlerin yönlendirmesi olmadan Adanaspor lehine tezahürata başladı. 
  • Hatta hediye ettiğimiz forma ve defterlere hatıra olsun diye imza istediler. 
  • Bu organizasyonun basarıyla gerçekleşmesinde emekleri olan Mahir Alev, Danyal Turgut Buldurgan ve Cüneyt Kaya gördükleri yoğun ilgi karsısında duygulanarak bu projeyi hızla devam ettireceklerini beyan ettiler.
  • UniTurbey Hasan Yılmaz ise bu organizasyonun daha çok desteklenmesinin Adanaspor'a ve Adanalı yetişecek yeni nesiller için çok önemli olduğunu vurguladı. 
  • Facebook Kaplanları olarak 
  • Adanaspor tribünlerinin ayrılmaz parçası olarak 
  • bugün olduğu gibi 
  • yarın da yeni projelere imza atarak 
  • ve tribünsel faaliyetlere 
  • maddi manevi katkı koyarak 
  • kulüp markamıza hizmet vermeye 
  • devam edeceğiz.
Yazar: Editor
2013-03-04 08:45:17

 Beş Ocak

Adana’da 5 Ocağın çift anlamı vardır bilirsiniz.

Hem Fransız işgalinden kurutuluştur hem de tribün mabedimizdir. Aşkımızı görmeye gittiğimiz yerdir, bir nevi ibadethanedir, hatta benim gibiler için doğrudan ibadethanedir; ben orada bir tek kendisine inandığım Adanaspor’u görmeye gidiyorum.

Hatta öyle bir şey ki oranın etkisi, hangi tribüne gitsek Tarsus, Mersin, Konya, İzmir, Ankara fark etmez her tribün bize 5 Ocak oluyor. Yanlış anlaşılmaya, işgal değil bir mekana çağrışımla da olsa aidiyet anlamında. (Buradan bir Trabzonspor tavrı filan çıkmasın yoksa.)

Evet;

  • Miliç oradan geçti golleriyle.
  • Gündüz Hoca bir büyük Adanaspor’u orada bina etti. 
  • Velkoviç oradaydı, gülen adam Peroviç sonra bir fırtına gibi gelip geçen Sabotiç.
  • Rüzgârın çocukları da oradan geçti, Reşit ile Kayhan.
  • Peki, Feyzullah unutulur mu?
  • Altan, Necati yeni sayılır;
  • Günay, Trabzon defansını orada darmadağın etti,
  • Ümit orada üzdü rakip defansı;
  • bir Çukurova desyanı 5 Ocak’ta yazıldı, defalarca;
  • Bora orada gol kralı oldu,
  • biraz öncesinde Özer’di o kral.
  • Dönemin devi İnter, dönemim kralı Altobelli ile ilk oraya geldi.
  • Orada ağladık güldük şampiyon olduk
  • küme düştük, orada kaybolduk bir ara,
  • evet öyle sandılar,
  • biz orada doğduk kendi küllerimizden.
  • Vira deyip…
  • Ömrümüzün en güzel hikâyesi,
  • şampiyonluk gittiğin yoldan gelir,
  • ben sana mecburum,
  • kimi sevsem sensin dediğimiz… 

5 Ocak, bir futbol serüvenimizde bir futbol ilahına adanmış toprakların metaforu. Bir kent kültürü. Bir şehir silueti. Bir tarih odağı.

Ne diyelim başka?

  • Ne yani 5 Ocak’ın ikinci bir kurtuluş savaşı imgesi mi olması lazım bu mevzuda?
  • Ne yapmak lazım?
  • Gidip oraya gövdelerimizi mi koyalım 5 Ocak yıkılmasın, diye.

5 Ocak’ın yerinin örneğin bir AVM olması kime, hangi ekonomiye, nasıl bir kent kültürüne faydası olacak? Bir yönetim ve başka bir iktidar aracı olarak gördüğü futbolu en temel seyir unsuru ile şehrin bilmem neresine taşımak hangi idari erkin, nasıl bir stratejik hesabıdır?

Ve fakat ben derim ben dinlerim dilim lal olur, dostlar…

Dehşetengiz bir keyfiyetin muhatabıyız…

Yazar: Editor
2013-02-24 10:22:00

En Önemli Derbi 

Sevgili dostlar,

Bu maçın fotoğraflarını kapalı D Alt'tan kaydedeceğiz.

Dilerim şansa ihtiyacımız olmadan

Tertemiz bir şekilde alırız şu maçı.

 

Bir aksilik olmazsa,

Ki o aksilik 3 puan alamamaktır.

Evet, bir aksilik olmazsa maç fotoğrafları ve öncesi

Foto-Yorum'da olacaktır.

 

Bu bağlantı da kaydettiğimiz son Adanaspor-Demirspor maçının fotoğraflarını verir. TIKLAYINIZ

Vira Adanaspor... 

 

Yazar: Editor
2013-02-18 10:02:39

Açık Mektup

Sevgili ve Büyük Adanaspor Taraftarı

Şu satırları yazmadan edemeyeceğim.

Önümüzdeki maçın manevi değeri malumumuzdur. Üzerine yeni bir şey söyleyecek değilim.

Konuya geliyorum.

Bu çağrım Levent Hocaya da olabilir.

Kalecilerin durumu belli. Moralsizlik, güvensizlik, antrenmansızlık vs… Yavuz hazır değil, Zülküf’ün yapabilecekleri sınırlı, elimizde şu maç için Tolgahan kalıyor. Kötünün iyisi demek istemiyorum hiçbir kalecimiz için. Ama şu maçın önemini en iyi bilen Tolgahan’dır, o atmosferi kaldırabilecek olan yine Tolgahan’dır.

Levent Hoca kaleci tercihini Tolgahan’dan yana kullanırsa ona sahip çıkalım.

Futbolda dönüm noktası her zaman vardır. İlk maç nasıl ki DS’nin dönüm noktası olduysa bu maç da bizim kaderimizi iyiye doğru çizebilir. Bu maç Tolgahan’ın da dönüşü olabilir. Bu maçtaki 3 puanın diğer ucu şampiyonluk kupasıdır.

Hep umudumuzsun Adanaspor!
Yazar: Editor
2013-02-04 09:36:32

Biten Kredi

 

Biri demiş ki, yenince hiç konuşmayın kaybedince daha az konuşun... Ama bir çift lafımız olacak elbet, az, azıcık!

 

Bu sahnenin iki temel sorumlusu vardır.

Biri o Hocadır.

Onun hakkında diyeceğimizi demiştik.

Asıl sorumlusu da Adanaspor taraftarının sevgisini hiç hak etmeyen ve bizi hep hayal kırıklığına uğratan Başkandır. 

Onların tanımlanamayan transfer politikalarıdır.

Efkarımız idari alternatifsizlktendir.

Hani keşke diyorum, vizyonu ve misyonu bitenlere üç vakte kadar şöyle bir yol görünse...

Yazar: Editor
2013-01-19 08:34:31

Şampiyonluk İçin

İkinci devre Urfa deplasmanıyla başlıyor.

Her zaman olduğu gibi iddialı ve umutluyuz.

 

  • Adını telaffuz etmekten bile mutluluk duyduğumuz 
  • Adanaspor’umuzun 
  • her yaptı güzeldir, 
  • aldığı her sonuç güzeldir, 
  • ama iddialı olduğu bir sezonda 
  • ilk deplasmandan alacağı 
  • 3 puan 
  • her şeyden güzeldir 
  • ve kadro gücünü hesaba da katmadan derim ki, 
  • Adanaspor’un adı bile bu 3 puanı almaya yeter.

 

Vira Adanaspor!

Bir dahaki yazımın şampiyonluk yazısı olması dileğiyle…

Yazar: Editor
2013-01-05 10:08:53

Gündüz Tekin Onay Olmak

 http://profile.ak.fbcdn.net/hprofile-ak-ash2/27522_292161182994_8202_n.jpg

GTO olmak, hoca olmak,

Ama öylesine değil,

Bilgisi kavi, kudreti yüce olmaktır.

 

GTO olmak, duruşu Toroslar misali,

Gücü kaplana denk olmaktır.

 

GTO olmak “kalbine yakın tutmak”tır;

Futbolu, dostları, aileyi, evet Adanaspor’u…

 

GTO olmak, kurtlar sofrasında kaplan olmaktır.

 

GTO olmak emekle, alın teriyle yol almaktır.

 

GTO olmak,

Gölgesi Ağır Adam olmaktır,

Adanasporlu olmaktır.

 

Büyük hoca,

Unutulmayacaksın,

Adanaspor ve Adanasporlular var oldukça sen de var olacaksın,

Yani ilelebet… 

Bizimle yaşayacaksın. 

Yazar: Editor
2012-12-29 16:20:00

Dostum Turunç Ağaçları

Adana caddelerindeki turunçlar, Adanasporlu olun olmayın, Adana’nın simgesidir.

  • O ağaçları keser yerine daha gösterişli, 
  • daha işlevsel ne bileyim işte 
  • çeşit çeşit ağaçlar dikebilirsiniz 
  • lakin o güzelim turunç ağaçlarının yerini hiç tutmaz. 
  • Zira şehirlerin bir rengi gibi 
  • karakteri de vardır. 

Adana caddelerindeki o canım turunç ağaçlarını kesenler, kestirenler, kesilmesine vesile olanlar... ya Adanalı değil ya da Adana kültüründen bihaber bahtsızlardır.

Onların yerine ne dikilecekmiş, Adana toprağına yabancı böcekli palmiyeler filan mı? Akapulko mu yahu burası?

Niyet ne?

  • Turunç deyip geçmeyin muhteremler. 
  • Mis gibi kebap dürüme, 
  • özellikle kimyonlu ciğer dürüme 
  • o dost turunçları zarifçe sıkmak 
  • nasıl bir lezzet verir mübareğe!

Adamcağızlar derya içindedirler de deryayı bilmezle misali…

Ne diyeyim?

  • Bir turuncun kadrini kıymetini 
  • önemini bilmeyen 
  • atasını bilmez! 
  • Eh, 
  • o cins zevata da zaten biz derdimizi 
  • sittin sene anlatamayız, 
  • giden gider!

Hay bin turunç!

Yazar: Editor
2012-10-09 21:58:19

(6. Şiir)

Bir Çukurova Destanı

Bir İnce Memed Hali

 

Beyazdan aldın rengini

Vatan bildiğin pamuk tarlalarından

Ve İnce Memed’de Yaşar Kemal

Abdi Ağaları vurup

Çakırdikenlerini yakıp

Göğü turuncuya boyayıp…

 

Ve biz deriz ki sana, Memed’e ithafen,

Bir İnce Memed halidir Adanasporluluk

Hep savaşarak gider

Çıkar en zalim pusulardan

Kuşatılamaz düzde, darda sıkıştırılamaz

Öldü zannedersin de İnce Memed

Bir koyaktan, bir vadiden, karlı dağ başlarından

Yarpuz kokularıyla gelir, gelir, geçer, gider.

 

Adana’da bir İnce Memed halidir Adanasporluluk.

 

O vahşi ata biner Memed

Varır gelir zulmün kapısına

Üç el ateş eder

Rüzgârıyla kurşunların söner gazlı lamba

Söner, döner Ova’yı geceyle geçer

Dağların tepesinde bir turuncu ateş hep olur

Çakırdikenliğini yakar ahali

Yine turuncuya keser Ova, şenliktir…

Hakikatte bir isyan halidir İnce Memed…

 

Ve işte bu zamanda

Emeğin kadim yurdunda

Adeta baba ocağında, bir eski zaman meselinde

Bize bir İnce Memed halidir Adanasporluluk…

 

Birazdan nal sesleri, sonra bir atlı karışır gündoğumuna,

İsli gaz lambaları söner…

______________________

Şimdi Futbol

Bir Destan İmgesidir

Adana’da

Yazar: Editor
2012-10-07 20:17:52
4-2

Hay Bin Kunduz

Yenildik dostlar,

Daha 3. dakikada öne geçecekken 35 dakikada filan 4–0 yenik duruma düşmek trajiktir.

  • Bu trajik durumu hepimizin analiz etmesi gerekir.
  • Derbilerde skor ve sonuç tahminin zor olduğunu belirtmiştik. 
  • Dileklerimizden öte kaygımız gerçekleşti. 
  • Ama böyle yenilgiyi hakikaten kimse beklemiyordu.

Neyse, bunu da yaşadık.

Kimselere laf sokmaya çalışmadan bu maçın değerlendirmesini daha çok yazar arkadaşlarımıza bırakıyorum.

  • Ama kaleyi bulan 4 topun da gol olması, 
  • Adanaspor’a yakışan bir sahne değildi.

Bu maç için elbette çok şey yazılır.

  • Ben, federasyonun elit hakemlerinden biri sayılan 
  • muhterem için birkaç sözle bitirmek istiyorum.
  • Hemen hemen tüm düdük tercihlerini 
  • ev sahibi için kullanan elit bir TFF hakemi.
  • Rakibin bariz ofsayt olan 4. golünü göremeyen 
  • yan hakem 
  • ve TFF’nin elit bir hakemi.

Mücadele eden Kbong’u moral olarak yıpratıp üzerine üst üste sarılardan sonra kırmızıyı çıkaran TFF’nin elit bir hakemi.

  • Yenilgiye hakemi bahane göstermiyorum, 
  • Demirspor bu galibiyeti hak etmiştir. 
  • Ama o hakem de canımızı sıkmıştır…

Dediğim gibi, çok şey yazılır bizim için de.

Ama ben bu sefer bu kadarını yazmakla yetiniyorum.

Yazar: Editor
2012-10-04 15:31:20

Güvenliğin Açısı

“…güvenlik açısından sorun yaşanabileceği için İl Spor Güvenlik Kurulu aldığı kararı iptal etti ve Adanaspor taraftarı sadece Güney Kale arkasında derbiyi izlenebilecek.”

Buyurun buradan yakın!

  • İl Spor Güvenlik Kurulu 
  • eğer bir maçın yükünü çekemiyorsa 
  • kurul olarak varlıklarının hiçbir anlamı yoktur. 
  • Maaş adıyla boşa gidiyor vergilerimizden toplanan paralar…

Güvenlik açısından sorun yaşanabileceğini düşünen ama bunun için yasaklamadan öte bir çözüm bulamayan kurul olmasa da olur. Lafta kurul, olsa olsa “masaya kurul, memleketi oradan yönet” kuruludur.

Peki, “güvenlik açısından” ne kadar güvenlikli olacak sadece Güney Kale Arkası? Orayı da yasaklayın…

  • Bu yasak olumlu hiçbir şeye hizmet etmez!

Bu yasak düşmanlığı körükler.

Bu yasak safları daha da açar.

Bunu bir futbol maçının ötesine taşıyacak hezeyanlara hiç gerek yok. Bu iki takım onlarca kez karşılaştı ve o maçlarda taraflar için her türlü hazin skorlar yaşandı; üzüldük sevindik.

Bu yasak Adanaspor taraftarının o Maratona veya Güney Kapalıya girmesini engelleyemeyecektir! Binlerce Adanasporlu, ben dâhil, o statta yerini alacaktır.

  • Bu yasak bir başka oyunun bir parçası ise, 
  • bir önceki yazıdaki o “kaygının” resmi tezahürü ise 
  • durum daha da üzücüdür.

Bu yasağa, şahsen, öncelikle Demirsporlu arkadaşların karşı çıkmasını bekliyorum.

Eğer Adana futbolunda bir milat olacaksa, bu yasağa karşı durmak bir milat olacaktır…

Değilse kayıplar kazançlardan çok daha fazla olacaktır, skor ne olursa olsun!

Yazar: Editor
2012-09-30 23:03:23

3 Puan

Her anlamda güzel bir galibiyet oldu.

Yer yer hâkimiyetin rakibe geçmesine rağmen takım, oyunda kalma çabası içindeydi hep. En çok sevindiren bu oldu.

Oyuna girer girmez Cem’in katkısı mükemmeldi, daha da umutlandırıcıydı.

En çok sevindiğim olay Talha ve Fevzi’nin çok kritik anlarda gol atmalarıydı.

Bu iki oyuncumuzun ilerideki haftalarda daha da verimli olmalarını sağlayacaktır bu goller.

Taraftarın özellikle hakeme koyduğu teşhis müthişti.

Maçın bir başka özetiydi onu gol atmaya davet etmeleri…

Ve… 

Maçın başlarında Levent Hoca’ya bir tepki olmuş Kapalı B’den…

Levent Hoca da serzenişte bulunmuş maçtan sonra “benim ve futbolcularımın hiç mi kredisi yok” diye!

Hay Allah!                                                                      

Bu anlamda bir burukluk hissetmedim desem duygularımı gizlemiş olurum.

Buca maçından sonra istifaya davet eden 2 yazıyla eleştirmiştim. Gerçi bir Adanaspor aşkıyla çekmiştik o yazıları sayfadan. Ama bir söz dillendirilmiş oldu. 80 – 100 kişi de olsa okundu o yazı.

Bir galibiyetin keyfiyle yazmıyorum bunları.

Konu, o yazıların içeriği ile ilgili olarak şimdi ne düşündüğüm değil.

Konu, maçın içinde konulan o sıcak tepkinin bende yarattığı bir suçluluk hissidir.

Adanaspor her şeyden önemlidir. Benim Adanaspor’a veya Levent Hocaya ya da futbolculara dair ne düşündüğümden çok daha önemlidir Adanaspor.

Bir maçın içindeki tepki olacak iş değildir, dakika kaç olursa olsun. Yıllarca savaştık bu meseleyle. 

Ama işte bir vaka da vardır ortada ve benim bu konudaki efkârım da şuramda durmaktadır…

Şimdi

Levent Eriş’in başarısını

-düşünüp yazdıklarından dolayı ileride fena derecede mahcup olacak bir adam olarak-

her şeyden daha çok istiyorum…

Yazar: Editor
2012-09-24 06:51:37

Edit

  • Bu sezon
  • futbol editörlüğünü
  • Sevgili İsmail'e
  • devretmiştik.

Böylece bu sezon futbol yazılarının yükü daha çok İsmail Eyriparmak ve Halit Gürer'de olacak.

İlerleyen saatlerde arkadaşlarımız maç yorumlarını paylaşacaktır.

Yazar: Editor
2012-09-11 09:44:54

Bu da Domino Etkisi

Geçen sene yazmıştık domino etkisidir falan filandır diye.

Bu sezon da tersine bir domino etkisi bekliyorum şahsen.

Nasıl?

  • Sedat, Ali, Emre, Bülent transferleriyle orta saha daha güçlüdür.
  • Tartışılmaz bu!
  • Elde zaten Kibong, Talha, Fevzi, Cem var.
  • Rahman’ı sol bekte yorumladım.