2012-02-04 20:17:55

Bundan Sonra Biz Ne Yapacağız?

 http://us.123rf.com/400wm/35/203/jut/jut0801/jut080100010/2392297-vector-illustration--fine-blossoming-roses.jpg

Her galibiyet güzeldir, ama işte şu dar zamanlarda alınan galibiyetler daha güzeldir. Haftalardır yenilmeyen Güngören’i yenmek sanıldığı kadar kolay bir iş değildi. Ki o Güngören bırakın yenilgiyi 3 haftadır gol bile yemiyordu. Evet, ben bu galibiyeti şahsen çok önemsiyorum ve böyle de göstermeye çalışıyorum elbette.

  • İlk fırsat 4. dakikadaydı,
  • sonra bir fırsat daha,
  • sonra bir tane daha.
  • Hatırlayınız 15. dakikada maç lehimize 3–0 olabilirdi.
  • Ama telaş halimiz bize beceriksizlik olarak dönüyor.

Rakibe tek (hadi 2 diyelim) pozisyon vererek tamamladık bu maçı. Buna rağmen sahadan tribüne, kulübeden televizyona dek o lanetli tedirginlik hep üzerimizdeydi, hepimizin. Camia olmak böyle bir şeydir, her his hep beraber yaşanır; )

  • 2. yarı hem takım hem tribün canlanınca sonuca gider olduk.
  • Kilidi kim açtı?
  • Takımın gol konusundaki en deneyimli ve özgüvenli futbolcusu Mbilla!
  • Acaba ilk hamlede erken gol için
  • mümkünse onu buluşturmak daha etkili olabilir mi?
  • En azından takımın kafası rahatlayana kadar...

Düzenli ve disiplinli bir oyun vardı sahada. Her futbolcumuz buna gereken katkıyı verdi. Bu da umut vericidir.

  • Adana'ya gelenler içinde en temiz futbolu oynayan, bunun için çabalayan güzel ve dost takım Güngören ise bence 5 Ocak'ta
  • Akhisar’dan,
  • o Konya'dan
  • Sakarya’dan,
  • Rize’den filan daha kötü oynamadı.
  • Hatta Karşıyaka’dan da iyi top oynadı. 
  • Can yakmaya devam edecekler! 
  • Dilerim kurtulma çabaları sonuç verir.
  • Mesele (gelecek haftalarda) tamamen bizim ne yapacağımızla ilgilidir.
  • İlk maçta da böyleydi bu şu son maçta da
  • ve bundan sonraki maçlarda da böyle olacak: Biz ne yapacağız?

Bugün Akhisar ve Bolu maçını izledim. Orada ne işleri var demekten alamazsınız siz de kendinizi. Yukarıda Elazığ daha ne kadar sıçrayacak? Sezon sonuna kadarsa onları tebrik ederiz fakat oyunları işin böyle gitmeyeceğini işaret ediyor bize. Üstlerde bir Kasımpaşa görünüyor yerini hak eden, ötesi her an sarsılıp yıkılacak takımlar olarak duruyor.

Evet,

Ana düşünceyi yazdık yukarıda; iyi de biz ne yapacağız bu süreçte?

Seyrimizi belirleyecek olan budur!

Not:

Haftalardır üzerime yapışan o keyifsizlik hali böylece bitti. Doktora gdecektim yahu nedir ne değildir diye. Meğer buymuş, bir galibiyet: )) 

Derdimiz de dermanımız da Adanaspor'dur haddizatında. Ve şair Fuzulî şimdi yaşasaydı bu aşk derdiyle hoş olmanın tutkusuyla Adanasporlu olurdu; ))

Yazar: Editor
2011-09-26 06:52:42

İnancım Tam

Öncelikle maçı izleyemedim, onun için ayrıntılı yorum yapamayacağım; çünkü tam maç saatinde önemli işlerim vardı. Dışarıdaydım. Maçla ilgili bilgileri ise sürekli olarak değerli ağabeyim Serkan Şenyürek'ten aldım... 

  • Sayın Şenyürek'le maç öncesinde, oyun kötü de olsa bir şekilde Adanaspor'un maçı kazanacağını düşünüyorduk. 
  • Skor bizi mutlu etse de sahada sergilenen oyun sanırım pek mutlu etmemiş kimseyi... 
  • Ama bu ligde şu ana kadar hangi takım çok iyi oynuyor gösterin bana... 
  • Boluspor şu an lider. Puanları 7. Allah aşkına hangi iyi takımı yendi? Giresun deplasmanından aldıkları 1 puan son derece normal. 
  • Bu lige Giresunspor " kafa " olarak hazır girmedi. Ardından yendikleri Sakaryaspor, transfer yasaklı bir takım. Kadroları TFF 2.Lig seviyesinde. 
  • Dün de Akhisar'ı yendiler ama kimse sanmasın ki çok iyiydiler.
  • Yukarıda da ifade ettiğim gibi maçı izleyemedim ama İstanbullu Turbeyler'i unutmamak lazım. 
  • Başta içeride ve dışarıda elinden geldiğince Turuncu Beyazlı ekibimizi destekleyen Uğur Yaşar ve Bora Şahin başta olmak üzere Güngören'de takımımızı destekleyen tüm Adanalılara teşekkür ediyorum... 
  • Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi bu takım en kötü ilk 6 da kendisine yer bulur. 
  • Hatta ben hala ilk 2'ye gireceğiz diyordum, sözümün arkasındayım!

Birçok takım taraftarının buluştuğu ve benim de beğendiğim bir internet sayfası olan Tribündergi'de Güngören maçı için skor tahminimi 2-0 yazmıştım ve tek cümleyle de ne yapar ne eder Güngören deplasmanından 3 puanla döneriz demiştim. Giresun maçı için de yine aynı cümleyi kullanacağım... 

" Ne yapar ne eder 5 Ocak'ta Giresun'u yeneriz. "

İsmail Eyriparmak

Yazar: Editor
2011-09-15 15:03:19

Adanaspor Rizespor Geçmiş Maçlar

1980 Adana - Ç.Rize 2–1

        Ç.Rize - Adana 1–0

1981 Adana - Ç.Rize 6–1

        Ç.Rize - Adana 1–0

1989 Adana - Ç.Rize 3–1

        Ç.Rize - Adana 2–2

1989 Adana - Ç.Rize 4–1 ( Türkiye Kupası )

        Ç.Rize - Adana 0–3

1997 Adana - Ç.Rize 2–0

        Ç.Rize - Adana 2–2

1998 Adana - Ç.Rize 2–2

        Ç.Rize - Adana 0–1

2001 Adana - Ç.Rize 1–0

        Ç.Rize - Adana 4–2

2004 Adana - Ç.Rize 0–2

        Ç.Rize - Adana 0–1

2009 Adana - Ç.Rize 0–2

        Ç.Rize - Adana 0–0

2010 Adana - Ç.Rize 3–4

        Ç.Rize - Adana 0–0

2011 Adana - Ç.Rize 2–1

        Ç.Rize - Adana 2–1

İsmail Eyriparmak

Yazar: Editor
2011-09-15 08:48:29

Adana – Rize Maçı

Adanaspor geçtiğimiz sezon ligde en çok gol atan ekiplerden birisiydi. Savunmada yaşanan sıkıntıların önüne geçilebilseydi zaten zirve yarışına ortak olacak bir takım karşımıza çıkacaktı. Yeni sezona ise Adanaspor, defans bölgesine iyi çalışmış olacak ki Karşıyaka gibi ofansif yönü çok güçlü bir takıma fazla pozisyon vermedi.

  • Bu haftaya dönecek olursak, 
  • Levent Eriş'le bu sezon çok iyi bir dönem geçireceğinin sinyallerini daha ilk haftadan veren Toros Kaplanları, 
  • taraftarı önünde 2'de 2 yapmaya hazırlanıyor. 
  • Geçen sezon iç sahada Adanaspor rakibini 2-1'le geçerken rakibine adeta taş söktürmüştü.  

Rizespor ise lige Antep Bş Bld ile 0–0 berabere kalarak başladı. Maçta çoğu zaman etkili görünmelerine rağmen hücumda ciddi sıkıntılar yaşadıkları görüldü. Aslında iyi de pozisyona giriyorlar ama geçen seneden beri süren son vuruşlardaki beceriksizlik bu maçta da yaşandı. 

  • Lige iyi bir giriş yapan Adanaspor ile ligin kaliteli ekiplerinden olan Ç.Rizespor arasında güzel, zevkli ve zorlu bir mücadele bekliyorum. 
  • Eğer ki Rizespor takımı sahaya defansın göbeğinde Aytek ve Mesut Yılmaz ile başlarsa işimiz gerçekten kolaylaşır. 
  • Çünkü bu ikilinin yapacağı en küçük hatayı bizim gol ayaklarımız affetmeyecektir. 
  • Yalnız Hüseyin Kalpar Hoca, Antep maçında bu ikiliyi oynatarak verim alamadığını gördüğünden bu maçta böyle bir hataya yer vermeyecektir. 
  • Mutlaka, benim de çok beğendiğim hatta yeni sezonda transfer döneminde alınmasını istediğim Sezer'i oynatarak daha derli toplu bir kadro ile maça çıkacaktır. 
  • Kısacası maç kadrolarında aynı anda Aytek - Mesut ikilisini görürseniz 3 puanı cepte bilin. 

 İsmail Eyriparmak

Not:

Bu akşam 19.30'da Bayram Başkan KanalA'da Serkan Şenyürek'in programında...

Yazar: Editor
2011-09-09 14:40:27

Adı: Maç Yazısı

Konu: KSK - Adana

Ana Fikir: 3 İhtimal

http://www.picturesof.net/_images/child_holding_a_large_number_three_royalty_free_080717-184988-071020.jpg

Yeni sezona Süper Lig parolasıyla giren iki ekibin mücadelesi kuşkusuz haftanın da maçı olmaya aday.

Geçtiğimiz yıl iyi bir performans sergileyemeyerek şampiyonluk mücadelesinde olamayan bu iki takımdan özellikle Karşıyaka, Agbetu, Addiyah, Murat Sözgelmez, Ferdi Elmas, Erhan Şentürk gibi çok kaliteli isimlerle kadrosunu güçlendirdi. Dolayısıyla İzmir temsilcisi geçen yıllara oranla daha dişli bir kadroya sahip. İş yapabilecek oyuncuları transfer ettiler. Tüm bunların yanında takımın 100.yılı olması, başlarında Reha Kapsal gibi çok iyi bir teknik direktörün yer alması bu ligde onları açık ara favori yapıyor. Bir de iç sahada taraftarlarının desteğini arkasına alacakları her maçta iyi motive olup maçlara bir adım önde başlayacaklar. 

  • Adanaspor ise çok daha oturmuş bir kadroya sahip ve yeni sezona iddialı takımlar arasında giriyor.
  • Eğer Toros Kaplanları şampiyonluk hayali kuruyorsa, bu yıl onlar için çok iyi bir fırsat.
  • Çünkü ilk kez bu ligde zayıf takım sayısı oldukça fazla.
  • Yeni transferlerden Onur Akbay, takıma çabuk adapte oldu ve hazırlık maçlarında iyi sinyaller verdi.
  • Ayrıca Reha Kapsal için söylediklerimi, Levent Eriş için de söyleyebilirim.
  • Levent Eriş'le yeni döneme başlayan Turuncu Beyazlılar için en önemli fark,
  • kaybetse bile mücadeleyi bırakmaması olacaktır. 

 

TAHMİN: Karşıyaka, ilk hafta Adana dışında kiminle oynarsa oynasın rahat kazanır derdim. Adanaspor için ise ilk hafta deplasmanda Karşıyaka dışında kiminle oynarsa oynasın en az 1 puanı alır gelir derdim. Dolayısıyla maçtan çıkabilecek her türlü sonuç benim için normal olacaktır. Kapsal- Eriş buluşmasında kimin sevineceğini kestirebilmek güç.

Diğer Maçlara Kısa Kısa:

Denizli-Göztepe: İkisi de en azından Play Off hedefiyle sezona başlıyor. Aralarında oynanan altı maçta Göztepe hiç kazanamadı. Onlar için bir puan yeterli görünebilir. Beraberlik ağır basıyor.

Güngören-Akhisar: Daha önceki analizimde Akhisar'dan bu sene patlama beklediğimi yazmıştım. İlk hafta en azından kaybetmezler.

Konya-Kasımpaşa: Daha iyi kadroya sahip olan Kasımpaşa lige hazır bir kadroyla giriyor. Kaybetmeleri çok düşük bir ihtimal.

Buca-Erciyes: Konuk takım bu sene çok zorlanacak. Buca da aslında o kadar iyi bir takım değil ama rakibin zayıflığından dolayı 3 puanı alırlar.

Giresun-Bolu: Bu sene muhtemelen ligden düşecek takımlardan birisi Giresun. Bolu son gün transferde iki iyi ismi renklerine bağladı. Deplasmanda olmalarına rağmen kazanmalarını bekliyorum.

Kartal-Elazığ: Renkdaşların mücadelesi... Kapalı kutular, maçın az gollü geçeceği kesin. Beraberlik ilk ihtimal kazanan olursa Kartal.

Rize-Antep Bş: İki takım da iddialı bir şekilde lige giriyor.  Ev sahibi olması dolayısıyla Rize bir adım önde ama beraberlik de sürpriz olmaz.

Sakarya-Tavşanlı: Bank Asya'nın düşük profilli iki takımı. Maç üç ihtimale de açık.

İsmail Eyriparmak

Yazar: Editor
2011-09-06 10:07:38

Adnan Güngör Kimdir?

http://www.ajansspor.com/resim/adnanGungor03.jpg

20 Eylül 1980 tarihinde Samsun'da doğan Adnan, her erkek çocuğu gibi doğduktan sonra ilk olarak futbol topuyla oynamaya başlamış birisi. Daha küçük yaşlarda mahalle aralarında arkadaşlarıyla yaptığı maçlarda dikkatleri üzerine çeken Adnan'ın buna rağmen 16 yaşına kadar hiç bir takımda forma giymediğini biliyoruz.

  • Amcasının yönlendirmesiyle Samsun Gazi Belediyesi’nde futbola başladı. Okula da önem veriyordu.
  • Böyle olunca amcası devreye girene kadar herhangi bir takımla ilişkisi olmadı. İlk zamanlar hem futbolu hem de eğitimi bir arada götürmeye çalıştı.
  • Ama çok zor oluyordu. Sabah okula, akşam idmana gidiyordu. Derslerine yeterince vakit ayıramamaya başladı.
  • Hedefi futbol oynayıp aynı zamanda Spor Akademisinde okumaktı. Ama olmadı. İkisinden birini tercih etmesi gerekiyordu.

Tercihini futboldan yana kullandı. Ancak Gazi Belediyespor'daki arkadaşları miniklerden itibaren eğitim görüyordu. Kendisinin ise, altyapı anlamında büyük bir eksikliği vardı. Ama çok çalıştı. Amatör kümede oynadığı ilk yılda Samsunspor, Adnan'ı keşfetti ve transfer etmek istedi. Kulübü önce bu teklife sıcak bakmadı. Ancak Adnan'ın hedefleri vardı. Transferi gerçekleşmediği için haliyle üzüldü. Ama çalışmalarını asla aksatmadı. 1 yıl sonra Samsunspor yönetimi tekrar girişimde bulunarak, kulüp yöneticilerini ikna edip Adnan'ı transfer ettiler. 

  • 1999–2006 yılları arasında Samsunspor forması altında Süper Lig'de forma giydi.
  • 2006–2007 sezonunda Samsunspor forması altında Türk Telekom Lig A'da 26 maçta oynadı ve rakip fileleri 4 kez havalandırdı.
  • Samsunspor forması altında ise toplamda 174 maçta 78 gol atmıştır.
  • 12 Haziran 2007 tarihinde Trabzonspor'a transfer oldu.
  • Trabzonspor'a transfer olması kuşkusuz tüm ailesini mutlu etti. Çünkü ailesi tamamen Trabzonspor taraftarıydı ve özellikle rahmetli babası ile amcası onu Trabzonspor forması altında görmek istiyorlardı.

Bordo Mavili formayı giyerek babasının ve amcasının vasiyetini yerine getiren Adnan, ne yazık ki Trabzon forması altında bekleneni veremedi. Ertesi sene daha iyi çalışıp formayı kapmaya çalışsa da dönemin teknik direktörleri Ziya Doğan ve Ersun Yanal ona çok az maçta şans vermişlerdi. Çünkü aynı mevkide Hüseyin Cimşir, Ayman, Hasan, Serkan Balcı, Ferhat da bulunuyordu. Fazla forma şansı bulamadığı için 2008–2009 sezonunda Hacettepe'ye transfer oldu.

Burada 15 maçta forma giyip hiç gol atamadı. Küme düşen Hacettepe'nin ardından Süper Lige yeni çıkan Diyarbakırspor'a transfer oldu. Hem küme düşmüş bir takımda olduğu için hem de yaşanan maddi sıkıntı nedeniyle geçen sezon ise Konyaspor'a transfer oldu ve istikrarıyla burada göz doldurdu. Ancak forma giydiği Samsun, Hacettepe, Diyarbakır'dan sonra Konyaspor da küme düştü. 

Adnan, Bank Asya'da İş Yapar!

  • Yıllarca Süper Ligde forma giymiş bir isim olmasından dolayı
  • tecrübesiyle bile en iyi işleri sergileyecektir.
  • Üzerinde yeterince durulursa
  • orta sahaya çok hareketli olmasından dolayı canlılık getirecektir.
  • Orta sahada müthiş bir rekabet ortamı oluşacağından hırsıyla bile
  • kısa zamanda formayı kapabileceğini düşünüyorum.

İsmail Eyriparmak

Not: Sevgili İsmail de twitter’da! İzlemek ve kısa bilgileri almak için  @SmailEyriparmak

Yazar: Editor
2011-09-05 14:01:08

Bank Asya Birinci Lig Sezon Öncesi Analizi

http://www.leehansen.com/clipart/Themes/School/thumbs/pencil-cornerth.gif

Adanaspor: Yeni sezona, en az transferle giren ekiplerin başında Adanaspor geliyor. Alınan oyuncular arasında Konya Şeker'den Onur, Antalya'dan Tuna ve Galatasaray'dan Berk'i görüyoruz. Ancak geçen seneki kadronun korunmuş olması, bu ligin en iyi hocası olan Levent Eriş'in takımın başında olması Turuncu Beyazlıları ligin favorilerinden birisi haline getiriyor.

Akhisar Bld.Spor: Geçtiğimiz sezon ligin son haftasında ligde kalmayı başaran Manisa temsilcisi, geçen seneki hatalardan ders çıkarmış olacak ki bu sene işi sıkı tuttu. Hem teknik direktör Hamza Hamzaoğlu'yla yoluna devam etme kararı alan hem de transferde önemli isimleri kadrosuna katan bu ekip bu sene çok can yakacağa benziyor. Ligin flaş takımlarından birisi olacaklarını ve Play Off mücadelesi yapacaklarını düşünüyorum.

Boluspor: Adanaspor'la birlikte geçen sene hayal kırıklığı yaratan bir diğer takım kuşkusuz Boluspor oldu. Geçmiş yıllarda Süper Lig ve Bank Asya'da oynamış iyi isimleri kadrosuna katan bu ekip bu sene daha farklı arayışlara yöneldi. Tamamen kapalı kutular. Onlar için şimdilik yorum yapmak yersiz olur.

Bucaspor: Tarihinde ilk kez çıktığı Süper Lig'de tutunamayıp tekrar Bank Asya Ligi'ne gelen bu ekip, önemli oyuncularını kaybetti ve genelde gurbetçi oyunculara yöneldi. Hazırlık maçlarında pek fazla ümit vermeyen bu takımın sezon boyunca orta sıralarda yer alacağını düşünüyorum.

Ç.Rizespor: Her sene sezona iddialı başlayan takımlardan birisi. Yeni sezona Hüseyin Kalpar'la başlıyorlar. Hücum gücü yönünden hiçbir sıkıntı çekmeyecekleri bir aşikar. Cenk Ahmet, Bikoko, Aytek Aşıkoğlu, Mehmet Al gibi isimlere sahipler ama defansta ise tam tersine büyük sıkıntı yaşayacaklarını düşünüyorum. Defansa yapacakları bir iki takviyeyle çok daha güçlü hale gelebilirler. 

Denizlispor: Eski havası olmayan takımlardan. Yeni bir yönetim ve yeni bir teknik adamla sezona başlıyorlar. Geçen sene yaşadıkları maddi sıkıntılar şu an kalkmış durumda. Hazırlık maçlarında kötü sonuçlar aldılar ama Denizli takımı ismiyle bile üstlerdeki yerini alabilecek ekiplerden.

Elazığspor: TFF 2.Ligde kolay bir şampiyonluk elde ederek Bank Asya'ya gelen bu ekibin ilk senesinde hedefi orta sıralar olacaktır. Sezonu oldukça erken açan ( Haziran ortalarında ) bu takım liglerin ertelenmesiyle moralmen çöküntüye uğradı. İlerleyen haftalarda yorgunluğun da etkisiyle kötü sonuçlar alacaklardır ama lige de kolayca tutunmasını bileceklerdir.

G.Antep Bş Bld.Spor: Her sene çekinilen ekiplerin başında geliyorlar. Geçtiğimiz sezon Süper Ligin kapısından dönen bu takım  yine kadrosunu korumasıyla çok can yakacaktır. 

Giresunspor: Giresunlu bu sene ümitsiz. Yönetim kayyuma kaldı, önemli isimler takımdan ayrıldı, hazırlık maçlarında ise vasat bir performans sergilendi. Alt yapıdaki oyuncu takviyesiyle sezona başlayacaklar. Ligde kalmaları onlar için başarı olacaktır.

Göztepe: Yıllar sonra İzmir'in sarı kırmızılı ekibini buralarda görmek benim gibi birçok futbolseveri kuşkusuz sevindirdi. Özcan Kızıltan gibi bir isimle yola devam etme kararı onlar için iyi bir gelişme. Transferde çok iyi isimleri kadrosuna katan bu ekip çıktığı ilk senesinde en azından Play Off oynamak istiyor. İçeride dışarıda her zaman için taraftarının desteğini yakında hisseden bu takım yine sürprizlerden birisi olacaktır.

Güngören Bld.Spor: Maddi anlamda kısıtlı bir ekip. Transferde fazla duyulmayan isimleri renklerine bağladılar. Her sene olduğu gibi bu sene de ligde kalma mücadelesi verecekler.

Karşıyaka: Bu sene 100.yılını kutlayan bu ekip şampiyonluğun en büyük favorisi konumunda. Daha önce Altay ve Ankaraspor'la Bank Asya'da şampiyonluk yaşayan Reha Kapsal ile yollarına devam etme kararı aldılar. Transferde çok kaliteli isimleri almalarının yanında bu isimlerin kolayca takıma uyum sağlaması da onlar için sevindirici oldu. Büyük bir sürpriz olmadığı takdirde şampiyon olacaklarına inancım tamdır.

Kartalspor: Geçtiğimiz sezon ligde son anda kalmayı başaran takımlardan bir tanesi de Kartalspor. İstanbul temsilcisi geçtiğimiz yıllarda hep maddi yönden sıkıntı çekmesiyle dikkatleri çekmişti. Bu sene durum biraz değişti ve maddi sıkıntıların az da olsa giderildiğini görüyoruz. Adem Sarı gibi çok önemli bir ismi renklerine bağlayan bu takıma özellikle iç sahada her zaman için dikkat edilmeli. Ligde bu sene düşme korkusu yaşamazlar.

Kasımpaşaspor: Tam bir asansör takım... Süper Ligde bir türlü istediği başarıyı yakalamayan bu ekip, bu sene yine Bank Asya Liginde mücadele edecek. Hedefini şampiyonluk olarak belirleyen, kadrosunu genel olarak koruyan ve Uğur Tütüneker gibi çok iyi bir teknik adamla sezona başlayacak olan bu ekip yine üstlerdeki yerini alacaktır.

Kayseri Erciyesspor: Trabzonsporlu Burak Yılmaz'ın babası Fikret Yılmaz'ı takımın başına getiren Erciyes yönetimi bu sene transferde sönük kaldı. Önemli isimlerini kaybeden ve yerlerine pek de kaliteli isimleri alamayan bu ekibin Play Off şansının sıfır olduğunu hatta düşmeme mücadelesi vereceğini düşünüyorum.

Konyaspor: Transfer yasağıyla sezona başlayacak bu ekip, bu liglerde her zaman için şampiyonluk mücadelesi vermiştir. Ancak bu sene durum değişti ve alt yapıdaki yetenekli gençler takıma alındı. Tecrübesiz isimlerle şampiyonluk mücadelesi içinde olacaklarını sanmıyorum. 

Sakaryaspor: Transfer yasaklı bir diğer takım da Sakaryaspor. Çeşitli sitelerde ve forumlarda her ne kadar Sakaryaspor taraftarları bu sene de şampiyonluk mücadelesi vereceklerini düşünüyor olsalar da bu ligin Bank Asya olduğu unutulmamalı. TFF 2.Ligine asla benzemez. Ben onların aksine şanslarının hiç olmadığını ve onlar için ligde kalmanın başarı olacağını söyleyebilirim.

Tavşanlı Linyitspor: Geçen sezonun renkli takımlarından olan bu ekip çok önemli silahlarını kaybetti ve yerlerine ise önemli takviyeler yapamadı. Bu sene üstlerdeki mücadelede bu takımı görebileceğimizi sanmıyorum. 

İsmail Eyriparmak

Not: Sevgili İsmail de twitter’da! İzlemek ve kısa bilgileri almak için  @SmailEyriparmak

Yazar: Editor
2011-08-25 16:34:08

Adanaspor Teknik Direktörü Levent Eriş, Kanal A'da Spor Ekstra'nın konuğu oldu ve önemli açıklamalarda bulundu... 

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-98804/lenn.jpg

'Ramazan evet dedi, forvet ve kaleci istiyoruz' 

Adanaspor Teknik Direktörü Levent Eriş, Kanal A Televizyonu'nda Spor Ekstra'nın konuğu oldu. Serkan Şenyürek'in sunduğu Spor Ekstra'ya katılan Levent Eriş, Adnan Ercan ve Erkin Doygun'un da sorularını yanıtladı.

[Bu arada programın tekrarı 21.15'te KanalA, SporEkstra'da.]

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-93283/kanalahabernet_logo.jpg

Adanaspor Teknik Direktörü Levent Eriş, Adanaspor'a gerekli transferlerin yapılacağını ve mevcut kadronun önemli bir kadro olduğunu söyledi. Hazır bir kadroya geldiğini dile getiren Levent Eriş, hazırlık maçlarından transfere, tesislerden sisteme kadar her konuda Adanaspor camiasına mesaj verdi...

Hazırlık maçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

  • "Altı tane özel maç oynadık. Hiçbiri bizim için önemli bir kriter değildi, bir takım şeyleri değiştirmeye çalışıyoruz.
  • Hazırlık maçlarını kazanma üzerine düşünmedik.
  • Adanaspor takımı olarak hangi yolda yürüdüğümüzü biliyoruz.
  • Bu hazırlık maçları da bizlere bir şeyler verdi. Lige kadar eksiklerimizi gidereceğiz.
  • İki tane Süper Lig takımıyla oynayacağız ve bu maçlar bize ne yapacağımızı gösterecek"

Tarsus ve İskenderun maçlarında Adanaspor'u nasıl buldunuz?

  • "Yoğun antrenman programı geçiriyoruz.
  • Hazırlık maçlarındaki performans bize çok doğruyu göstermez.
  • İki alt kümedeki takımlarla yapılan maçlarda oyuncuyu konsantre etmekte zorlanıyorsunuz.
  • Her ne kadar olursa olsun bunu saygısızlık olarak da görsem böyle hazırlık maçlarını futbolcular antrenman maçı olarak görüyorlar"

4-0'dan sonra Tarsus'ta oyuncularınızdan skoru çevirmelerini beklediniz mi?

  • "Tarsus maçında ilk yarı kötü oynadık.
  • Devre arasında farklı skoru çevirebilmemiz için gerekli uyarıyı yaptım.
  • İkinci yarı oyuna başladığımızda yediğimiz bir penaltı var. Ama yine de ikinci yarıda oyuncularım maçı istediler 4-4'e getirmek istediler, başaramadılar ama başarmak için bir çaba vardı.
  • Bu da  bana yetti. O ışığı gördüm"

Ligin ertelenmesi avantaj mı, dezavantaj mı?

  • "Ligin ertelenmesi bizin için çok avantaj olduğunu söyleyemem.
  • Yeni kurulan takımlar için avantaj oldu. Çünkü birçok transfer yapan takımlar biraz daha fazla maç yapma ve birbirini tanıma fırsatı buldular"

Osman Yereşen yeterli geliyor mu?

  • "Başkan onurlu bir mücadele veriyor. Ülkenin bulunduğu ekonomik darboğazın içinden çıkıp Adana kentinin önemli bir takımını Başkan ayakta tutmaya çalışıyor.
  • Kimse Çatalan'dan harika bir ortamdan aşağıya gelmek istemez. Bir takım şartlar var.
  • Evet, Çatalan'da çok rahattık ama şartlar böyle getirdi.
  • Önemli olan mekânın güzelliği değil, önemli olan içinde yaşayanların güzelliğidir.
  • Osman Yereşen'i de böyle değerlendiriyorum. Çok güzel bir ortam yakalamak üzereyiz.
  • Tabii ki Çatalan’la hiçbir yeri mukayese edemeyiz"

Fazla transfer yapmayışınız eleştiriliyor.

  • "Samsun takımı bir önceki sene küme düşmeye oynadı ardından Zenke ve Agbetu transferiyle şampiyonluk yaşadı.
  • Adanaspor takımının da aynı şeyleri yaşayacağına inanıyorum.
  • Biz gerekli olan yerlere transfer yaptığımızı düşünüyorum.
  • İstediğimiz birkaç transfer daha var onları da yaptığımız da daha güçlü bir takım olacağız"

Ramazan Sal, Ahmet Kuru ve kaleci konusundaki düşünceleriniz?

  • "Geçen sene yaşanan büyük bir travma var.
  • Kıl payı kaçırılan şampiyonluk ardından tekrar bu şampiyonluğu istiyoruz diyen ve tekrar bu travmayı yaşayan bir Adanaspor var.Yaşananları sorgulamak bana düşmez.
  • Biz bu sene nokta transferler yapmaya çalışıyoruz. 3 transfer yaptık. Onur, Tuna ve Hüseyin'i transfer ettik.
  • Okan Koç'u önemli bir transfer olarak görmedik. Biz hazırlık döneminde değerlendireceğiz ve o ışığı göremezsek göndereceğimizi söyledik. Ve bu nedenle Okan'ı transfer olarak görmüyoruz.
  • Transfer bitti mi? Hayır bitmedi. Emin ve sağlam adımlarla transfer politikamızı sürdürüyoruz.
  • Ben ilk defa Adanaspor takımında rahat geçirdiğim bir transfer sezonu yaşadım.
  • İçeriye çok az ve isabetli transferler yapıyoruz. Acele etmeden 1–2 transfer yapacağız.
  • Ramazan Sal konusunda kendisiyle ilgili bir problem kalmadı.
  • Kulübüyle ilgili bonservis konusu çözüldüğünde aramızda olacak. Kendisiyle anlaşıldı.
  • Onun dışında forvet hattına Ahmet Kuru'yu düşünüyoruz. Kaleci içinde çalışmalarımız var.
  • Gaziantep Büyükşehir'den Fırat, geçen sene Giresun'un formasını giyen M.Ali, Sivas'tan Ali Şan, Ankaragücü biraz sıkıntılı ve oradan Bora'yı düşünüyoruz.”

Sistem konusunda ne düşünüyorsunuz?

  • "Her sistemle oynayabiliriz: 4-3-3, 4-2-3-1, 4-4-2 de oynayabiliriz. Burada önemli olan sahaya diziliş veya nasıl başladığınız değil.
  • Saha içinde ne yapmak istediğiniz.
  • Hücum oynayan, risk alan ve kazanmayı isteyen bir sistemle sahadaki yerimizi alacağız"

Taraftardan beklentileriniz neler?

  • "Adana'yı çok seviyorum. Akdeniz insanıyız.
  • Elbette taraftarımız hırslı olacak, başarıyı isteyecek.
  • Onlardan tek bir isteğim var sabırlı olsun.
  • Bu ligi iyi bildiğimizi düşünüyorum.
  • Böylesi uzun bir maratonda sabırlı olmak gerekir. İyi günde kötü günde birlikte olmalıyız." 

Serkan Şenyürek

Yazar: Editor
2011-08-24 09:10:12

Adı: Gündem İçinden

Konu: Hayatımız ve Futbol

Ana Fikir: Her Şeye Rağmen Adanaspor

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-98061/e.jpg
  • Tam da her şeyin isli puslu olduğu sırada,
  • içerdeki dertler yetmeyip dışarılara da iktidar erkinde müdahil olmaya heveslendiğimizde,
  • piyasa sanatçılarının(!)
  • devlet düzeyinde bir kıymet görür olduğu sıralarda,
  • Nihat Doğan Unicef elçisi olurken örneğin (ama bu Hakkaten şaka değil mi);
http://hizliresimyukle.com/showoriginal-98062/r.jpg
  • futbol, şike ile kendini kitlelerden koparır olduğu anlarda,
  • bir play off tartışmasının alevlendiği esnada;
  • yani şu futboldan sıdkımız sıyrılırken,
  • az biraz transferlerimize rağmen,
  • yalandan transferlerimize rağmen,
  • takımın hala bir düzen tutturamamış olmasına rağmen,
  • ona buna rağmen…

Tek umudumuz Adanaspor!

Bize şöyle sıkı bir vira dedirtin bre!

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-98063/t.jpg
Yazar: Editor
2011-08-14 08:32:17

Adı: Hazırlık Maçı

Konu: Konyaspor – Adanaspor

Tema: Geliyoruz (veya geliyoruk) Ulan: ))

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-93171/askn.jpg

Adanaspor dördüncü hazırlık maçını Konya deplasmanında 2–1 kazandı. İlk hazırlık maçını 1–0 kaybetmiştik. Kime? Hay Allah, unuttum bir bakayım arşive: ))  Evet, Rize’ye kaybetmiştik son dakikalarda yediğimiz bir golle.

  • Canımız sıkılmış
  • ve bir hazırlık maçının ölçü olmayacağını
  • önemle vurgulamıştık.

Sonra Erciyes’i geçtik. Buna çok sevmiş, bir hazırlık maçı da olsa nihayet herifleri yendik diye şampanya patlatmıştık.

  • Bu karşılamadan sonra
  • hazırlık maçlarının
  • ligin bir aynası olduğunu ima,
  • formlarda da şampiyonluğumuzu ilan etmiştik.

Gaziantep deplasmanında terbiyesiz bir Azgın’ın yarattığı kargaşada GBB’ye 3–1 kaybetmiştik.

  • Bu maçı ise “bir hazırlık karşılaşması, ne ki” diye yorumlamıştık.

Şaka bir yana Serkan Şenyürek, Adanaspor’un çok iyi olduğunu vurgulamıştı, ancak bir kale bir de orta saha, diye ek transferin altını çizmişti.

Dün de Konya’yı yendik deplasmanda. 2–1.

  • Ve formlar yine güzeldi, eğlenceliydi, çünkü geliyorduk!

Şu kadro ile çıkılmış sahaya:

Tolgahan, İzzet(Dk 70 Berkan), Koray, Onur Akbay, Anıl Karaer,(Dk 46 Hüseyin Yoğurtçu) Onur Demirtaş(dk 60 Okan Salmaz), Fahri Tatan(Dk 83 Rahman), Kbong(Dk 90 Cem), Bülent Bölükbaşı(Dk 60 Talha), Mbilla(Dk 67 Frderic), Emre Aktaş(dk 46 Emrah Bedir)


Goller: Dk 15 Robak(Konyaspor) Dk 49 Mbilla, Dk 53 Emrah Bedir(Adanaspor)

  • Konyaspor maçı 4 değişiklikle tamamlamış,
  • Adanaspor ise ayrıca 8 oyuncuyu sahada görmüş.
  • Fevzi yine forma giyememiş.
  • Dileriz sakatlık konusunda hala bir arıza yoktur.
  • Ayrıca Tuna'yı da kadroda göremedik, bir isim yanlışı yoksa...
  • Bu da bir not olarak düşsün.

Bu arada, A2 maçı hariç hepsini deplasmanda oynadık. Ama bir 5 Ocak akşamı ne güzel olurdu, bir parça hasret giderirdik.

  • Ve hatırlıyorum da,
  • özellikle Ekrem Al zamanında 4 golün 3’ünü duran toplarda yerdik.
  • Şu maçta da bir duran top golü görmüşüz kalemizde.
  • Bu meseleye şimdiden dikkat etmeli gibi, diyelim
  • bir Pazar yazısını böylece bağlayalım.
  • Akşam saatlerinde bir yazı daha neden olmasın.
Yazar: Editor
2011-08-09 09:02:06

      K&R

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-91158/kaplanpenche.jpg
  • Dün Mahir Abi de değindi aynı konuya,
  • yazmaktan usanmadığımız mesele;
  • GBB’den Kenan ile Ramazan’ın transfer edilmesi meselesi.
  • Gelirler, gelmezler, kulüpleri bırakmaz, çok para isterler,
  • bunlar ayrı;
  • ama gündemimize bir düşse yahu bu ikilinin transferi.

Hatırlayınız, geçen sezon GBB play off’un son maçına kadar geldiyse bu başarının yarısı sadece K&R patentlidir. O kadar!

  • Bize geldikleri an
  • şampiyonluk yollunda
  • en kral rakibin
  • 3 km önünde oluruz.
  • İddia ediyoruz!

Ve fakat diyor Mahir Abi, Başkanı bu konuda ikna edecek biri lazım! Galiba durum öyle! Başkanı ve Hocayı ikna etmeli, ama nasıl? Yok mu bu işi üstlenecek bir arkadaş bre: )))

  • İmza kampanyası mı düzenlesek?
http://img03.blogcu.com/images/h/a/b/haberci-blog/f92d8fd2d770e02d5aa5a2b497c391f5_1301255552.jpg
Yazar: Editor
2011-07-28 10:48:18

İkinci hazırlık maçımızı Erciyes ile yaptık. Yıllar sonra, bir hazırlık maçında da olsa Erciyes’i yendik. Bu hayra alamettir bizim için. Şaka değil, hakikaten bir eşiği geçtik Erciyes’i yenmekle. Başımıza bela, yenemediğimiz takımlardandır Erciyes.

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-85825/aea.jpg

Maça şöyle çıkmışız:

Tolgahan, Berkan(dk 46 İzzet) Anıl(dk 50 Hüseyin Yoğurtçu) Tuna, Koray(dk 46 Onur Akbay) Onur Demirtaş(dk 83 Okan Koç) Fahri(dk 50 Cem) Talha(dk 50 Rahman) Bülent Bölükbaşı(dk 78 Samican) Emrah Bedir(dk 46 Emre Aktaş) Fredric(dk 79 Alper)

Goller Fahri ve Rahman’dan gelmiş. Ama yine gol yemişiz, birkaç maçı, hazırlık da olsa gol yemeden geçirsek ne şık olur: ))

Bu kadrodan nasıl bir analiz yaparız? Bakalım.

Sol bekte Anıl ve Hüseyin eşit şansa sahip şimdilik. Rize maçında orada ilk on bire çıkan Hüseyin bu maçta Anıl’a bırakmış yerini. Orada dişe diş savaşacak iyi oyuncumuz var şimdi. Sol bek için iyi bir şey bu.

Tuna yerinde sağlam duracak gibi. Diğer yer için Onur ve Koray arasında bir rekabet söz konusu olacak. Tabi biz oraya hala Ramazan Sal’ı bekliyoruz.

Ön liberoda Onur Demirtaş görünüyor. Bence sakıncası yok. Fakat Ramazan Sal’ın durumu o bölgeyi de etkileyecektir. Fahri ve Talha da orta sahada yerlerini garantiye alacaklar gibi. Orayı Rahman da zorlayacak. Fevzi tamamen dönünce rekabet üst düzeye çıkar klişe bir ifadeyle. Bu da iyi bir şeydir. Bülent de iki maçtır banko ve hemen hemen tam süre oynayanlardan. Levent Hocanın ona çok inandığını ve güvendiğini biliyoruz. Kimseyi değilse de hocasını mahcup etmesin Bülent ve bu sezon formasına biraz hizmet etsin, diye umuyoruz. Emrah da ilk on birde başlamış maça. Anlaşılan Emrah formaya hazır. Fakat bu sezon Emre ve Frederic bizim çıkışımızın en önemli silahları olacak ileride. Onları daha etkili görmeyi istemek hakkımızdır sanırım. Okan Salmaz’ın kendini salmadan, gayri futbolunu sahalara salma zamanı gelmiştir. O formayı almak için arkadaşlarının iki katı çalışması gerekiyorsa bunu yapmak zorundadır hem kendi hem Adanaspor için…

Okan Koç’a da doğal olarak belli bir süre yer veriliyor. Dileriz kazandırır kendini. Genç oyunculara forma şansı verilmesi de istikbalimiz için gayet güzel. Kbong ve Mbilla’nın bu forma rekabetindeki durum, etki ve katkıları mutlaka lehimize olacaktır, değil mi: ))

Ve Berkan, İzzet'i kesme noktasına gelmişse bir hazırlık maçında da olsa, değmeyin keyfimize...

Yazar: Editor
2011-07-24 11:25:52

Hazırlık maçları ölçü müdür değil midir?

Bunun cevabı duruma göre değişir dersem: ))

Rizespor’a ilk hazırlık maçında 1–0 yenilmişiz.

Sahaya şöyle çıkmış Adanaspor’umuz:

Tolgahan(Dk 46 Zülküf)  İzzet(Dk 50 Berkan) Tuna(Dk 78 Koray) Onur  Akbak(dk 78 Sami Can)  Hüseyin, Onur Demirtaş(Dk 70 Okan Koç) Rahman (Dk 78 Alper) Okan Salmaz(Dk 46 Emrah Bedir) Ömer Karancı (DK 5 Cem Özdemir) Bülent  Bölükbaşı, Emre Aktaş(Dk 46 Fredric)

Anıl, Fevzi, Talha, Fahri oynamamış. Fahri’nin dinlendirildiğini biliyoruz. Dilerim Fevzi’de bir sakatlık yoktur. Anıl, iyi bir sol bek alındığında bence yedeğe bile düşer. Fakat Talha? Sakat bir durum olmasın sakın, çünkü yeni sezonda orta sahanın en önemli silahı o olacak. Bu arada orada “Hüseyin” adlı bir oycumuz yazılmış. Alt yapı mı acaba?

İki ayrı takımla mücadele etmişiz. Rize sadece 5 oyuncu değiştirmiş. Golü de 83. dakikada penaltıdan yemişiz.

Denk bir mücadele olmuş.

Peki, bir ölçü müdür hazırlık maçları?

Bu maçı kaybettiğimiz için cevabım şöyle:

Ne münasebet canım: ))

Kafamı kuma gömeceğim ya!

Yenseydik Rize’yi ne diyecektim? Gümbür gümbür geliyoruz. Bu işler böyle, ne yapayım: )) Hem, her haliyle seviliyor bu takım!

____________

Adanaspor için, maçlar için bir şeyler yazmayı özledik yahu! Biraz hareketlense gündem maçlarla filan, biz de işimize baksak…

Yazar: Editor
2011-05-27 08:05:02
http://www.tacsohbet.com/burclar/kova.jpg
  • Bugün sevgili Serkan Şenyürek yazısında
  • nokta transfer konusuna değinerek
  • Adanaspor’un ihtiyacını vurgulamıştır,
  • ayrıca Tolgahan'a da not düşmüştür.
  • Katılıyoruz yazdıklarına.
  • Adanaspor.org da
  • transfer ve Tolgahan meselesine değinmişti dünkü yazısında.
  • Onlar da doğru saptamalardı.
  • Aklın yolu bir!
  • Adanaspor taraftarı ve yazarları
  • takımı gayet net tanıyor
  • ve önerisini yapıyor.
  • Bunları dikkate alıp almamak
  • bir gurur meselesinden ötede algılanmalıdır diye düşünüyorum. 
  • Bu insanların ne dediğine bakmak taraftarın keyfine göre davranmak olmayacaktır.
  • Geçen sezon o iki isimde inatlaşarak ısrarcı olmak
  • bize koca bir sezonu kaybettirdi,
  • dileriz Levent Eriş aynı hataya düşmez.
  • Zira Adanaspor’umuzun kötü günlerini dört gözle bekleyen çok sayıda insan var.
  • İleride bir kaos yaşamamak için
  • şimdiden önlem almalı…
          Değil mi!
Yazar: Editor
2011-05-20 22:50:07

Röportajın Röportajı

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-57724/ssy.jpg

Adanaspor’un basındaki önemli ismi olan Serkan Şenyürek ile kısa bir röportaj yaptık. Bu röportajı, Serkan Şenyürek’in yeni hocamız Levent Eriş’le yaptığı röportaj üzerine gerçekleştirdik. Yani röportaja röportajla karşılık veriyoruz: ))

Adanaspor’u onca yıldır yakından takip eden ve takımı birçok yönden gayet iyi tanıyan Sevgili Serkan Şenyürek’e, birbirinin çevresinde dolanan şu soruları sorduk:

Yeni hocamız Levent Eriş’in morali ve inancı sence nasıldı? Önceki hocalarla karşılaştırınca nasıl bir izlenim edindin?

  • Çok inançlı, takıma hâkim, fazlasıyla arzulu,
  • Adanaspor’daki eksikleri bilen,
  • en önemlisi gol yememeyi takımın genel omurgası olarak belirleyen bir Levent Eriş gördüm.

Takımın yeni sezondaki havası Levent Eriş’le birlikte sence nasıl olur?

  • Her zaman iyi kadro kuran,
  • kondisyonerini, masörünü yanında getiren,
  • sezon başı ve orasını iyi geçiren,
  • taraftarın hissettiğini de sahada uygulayacak bir öngörüsü olan,
  • prensip sahibi, disiplinli,
  • maçı bir basket koçu gibi futbolcuyla yaşayan,
  • futbolcusuna sevgi aşılayan,
  • tribün ile güçlü bağlar kurabilen bir hocadır Levent Eriş.

Bana göre Miliç, Gündüz Hoca’dan (ve her şeye rağmen Kemal Kılıç notu düşmeli) sonra en iyi hoca ile çalışacağız. Şahsen bana sorsalardı “Yücel İldiz de kulübüyle anlaştığına göre bence en iyi tercih yapıldı.” derdim.

  • Hoca tercihi başkanın şampiyonluğa dair inancının bir işaretidir.

Başkanın, özellikle bu son olaylardan sonra, inancını moralini hevesini heyecanını şimdi nasıl görüyorsun?

  • Çabuk davranarak inancını, kararlılığını, süper lige olan isteğini gösterdi.
  • Geçen sezondan daha avantajlı durumda başladık… Geçen sezon; şampiyonluk yarışıydı, play off’tu, onca moral bozukluğuydu derken çok zaman kaybetmiştik.
  • Ama bu sezon çok seri davrandık. Gönderilen futbolcular da hemen belirlendi zaten: 
  • İsmail, Özgürcan, Ahmet Görkem, Recep ve Sami.
  • Ben transferleri de çabuk bekliyorum. Pazartesi itibariyle hızlı hareket edileceğini düşünüyorum.

Onca zamanın sendeki izlenimine, birikimine göre soruyorum, sence özellikle şu son maçtaki tribün nasıl bir işaret verdi geleceğe dair?

  • Son yıllardaki en iyi tribün, derim.
  • Konya, Eskişehir, Denizli maçlarından sonra en müthiş tribünlerden biriydi.
  • Daha önce de vurguladım; bundan Başkan da mesaj almalı…
  • Altay maçında taraftar Bayram Başkan’a net bir mesaj yolladı bence:
  • “Bizim belli bir alım gücümüz var ve bilet fiyatları lütfen bu gücümüze hitap etsin.”
  • gibi bir dilek, istek, beklenti vardı bu maçta.
  • Ben ve birçok Adanasporlu o tribünü böyle okuduk, Bayram Başkan’ın da benzer bir şekilde yorumlamasını ben de umuyorum…
  • Örneğin; maraton, kale arkası, kapalı bilet fiyatları son maçtaki fiyatların civarında olmalı. Ben böyle düşünüyorum.
  • Evet, Adanaspor taraftarının ekonomik gücünü de hesaba katmalıyız yeni sezonda.

Son olarak şahsi izlenimlerini, en nesnel yanıtını bekleyerek sorayım; Gazeteci Serkan Şenyürek olarak nasıl bir fotoğraf görüyorsun yeni sezona dair? Tabi bir falcılık da beklemiyoruz yanıtından: ))

  • Çok rahat ifadeyle söyleyeyim.
  • Örneğin Galatasaray taraftarı Arda’ya değil o isim yanındaki kaptanlığa tepki gösterdi.
  • Adana’da da aynı şey oldu. Taraftar Tolgahan’ın şahsından çok onun konumundaki kaptanlığa gösterdi tepkisini.
  • Ben Tolgahan’ın yerinde olsam gitmeyi tercih ederim. Gitmese de Tolgahan mutlaka bir rekabete sokulmalı.
  • Türkiye'nin en iyi kalecilerinden biri olabilir, fakat rekabete sokulmaması söz konusu sıkıntılara yol açtı.
  • Geçen seneki beşli, bildiğimiz gibi çok uyumluydu, herkes birbirine güveniyor birbirinin açığını kolaylıkla kapatıyordu.
  • O uyum gidince yerine o sıkıntılar geldi.

Levent Eriş de konuşmasında bir defans vurgusu yaptı zaten. Dediğim gibi, Hoca teşhisini koydu ve tedaviye de en kısa zamanda başlayacaktır bu anlamda. Hatta İsmail’in gönderilmesi de defansı güvence altına alacak olmanın en büyük göstergesidir. Demek ki ondan daha iyi biri gelecek o noktaya.

  • Levent Eriş’in olduğu yerde başarısızlığın olmayacağını düşünenlerdenim.  
  • İyi şeyler olacak…

Sevgili Serkan Şenyürek’e teşekkür ediyor ve saptamalarını paylaştığımızı vurgulayarak bu sohbeti bitiriyoruz.

Yazar: Editor
2011-05-16 10:38:37

Adana'ya çok kötü bir takım gelmişti bu pazar.

Bu kadar vasat, dirençsiz bir takım açıkçası kimse beklemiyordu, daha ilk dakikalardan inanılmaz bir baskı ve ilk yarının son dakikasında bile olsa Fahri'nin güzel golü...

( Böyle oynayın canımızı verelim : )

http://shirtail.com/files/images/SoccerArt123.gif

İkinci yarıya biraz daha derli toplu başladı Altay ama risk alacaklarından dolayı çok açık da verecekleri ortadaydı... Nitekim 2.gol bizi oldukça rahatlattı... Maç da zaten orada bitti...
  • Son 2 senedir Altay takımıyla bayağı sorunlar yaşamıştık,
  • onları farklı yenip küme düşürmek gerçekten mutluluk vericiydi...
  • Hiç de üzülmedim,
  • atabildiğimiz kadar da atmak istedim...
  • Bu arada Altay takımı bu kadar ruhsuz oyuncuları nereden bulup getirmiş...
  • Yiğitcan, Ufukhan, Cenk Ahmet dışında herkes düşmeyi kabullenmiş gibiydi...
  • Zaten Ufukhan'ın sakatlanıp oyundan çıkması onların oyun sistemlerini de tamamen bozdu...
  • Bir de; Altay takımının ne kadar çok düşmanı varmış öyle...
  • 4–1 yanları düştüklerine o kadar çok sevinmişler ki...
  • Başta Sakaryasporlular olmak üzere Karşıyakalısı, Göztepelisi, Mersinlisi vs...

Sezonun son maçında müthiş bir futbol ortaya koyan ve beklentilerimizi karşılayan tüm futbolculara da teşekkürler...

Yeni sezona bu seneki hatalardan arınmış olarak başlarız umarım...

İsmail Eğriparmak

Yazar: Editor
2011-04-28 14:18:33

Teknik Direktör Osman Özdemir'in istifası sonrası takımı Eyüp Arın'a emanet eden Adanaspor yönetimi, gelecek sezon için müthiş bir isimle anlaşma sağladı.

http://www.ajansspor.com/resim/adanaspor_logo.jpg

Bir yandan ligde kalma mücadelesi veren Adanaspor'da yönetim kurulu ligde kalınması halinde gelecek sezon takımı şampiyonluğa taşıyabilecek, başarılı bir isimle anlaşmak istiyordu. Geçtiğimiz hafta Boluspor'un deplasmanda Akhisar Belediyespor'a mağlup olmasından sonra görevinden istifa eden Levent Eriş, Adanaspor'un teklifine 'evet' dedi.

  • Bank Asya 1. Lig'de daha önce
  • Manisaspor ile 2 defa şampiyonluk yaşayan
  • ve bu sezon Boluspor'u çalıştıran Levent Eriş,
  • bu sezonun sona ermesinden sonra görevine başlayacak.
  • Cumartesi günü
  • Adanaspor'un Rizespor ile oynayacağı lig maçını izlemek için Adana'ya gelecek olan Eriş,
  • Goal.com'a özel açıklamalarda bulundu.

Turuncu-beyazlı takımın kadro kalitesine vurgu yapan Levent Eriş,

"Adanaspor kadro kalitesi olarak çok iyi bir takım.

Ligdeki konumuna baktığınızda bu kaliteyle uyuşmuyor.

Gelecek sezondan itibaren Adanaspor'da olacağım."

şeklinde konuştu.


Hüseyin Ataş / Goal.com

Yazar: Editor
2011-04-22 19:13:51

Öyle, bu sezon da malumumuz. Şampiyonluk iddiamız evrilip devrildi ve kümede kalma kavgasına dönüştü. Biz bundan da bir eğlence çıkarabildik kendimize. Ne güzel! Ve geldik GBB maçına!

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-48139/as.jpg

Pazartesi akşamı nispeten rahat bir maç oynayacağız, belki de son 5 senenin en tasasız maçlarından birine çıkacağız. 3. ligdeki tempoyu herkes hatırlar, her maç kendi başına bir maceraydı. Olmaz bir kadro ile şampiyon olundu. Ya 2B’deki o sezona ne demeli? Hem klasman maçları hem de yükselme grubu süreci… Hatırladıkça çarpıntı oluşuyor, gerçekten. 10 yıllık heyecanı o iki bucuk sezona sıkıştırdık, buçuğu yükselme grubu öncesindeki sergüzeştimize aittir: ))

Sonra da 1. ligde iddiamız sürdü, en son orasının play-off’ları için… Geçen sezonu anlatmayalım bile…

Öyle, bu sezon da malumumuz. Şampiyonluk iddiamız evrilip devrildi ve kümede kalma kavgasına dönüştü. Biz bundan da bir eğlence çıkarabildik kendimize. Ne güzel! Ve geldik GBB maçına!

Her kritik dönemde karşımıza çıktılar en rahat halleriyle. Peki şimdi?

Şimdi şu lige bir renk verelim derim. Pazartesi akşamı gidip Antep’te gazi bırakalım bir belediye takımını, adeta “sizin ne işiniz var liglerde! Tüm belediye takımlarının…” diyerek… Tepede işleri daha karmaşıklaştıralım ve Mbilla'nın gol krallığı için de birkaç adım daha atalım...

[Tabi bu arada Kenan ile Ramazan’la söz de keserek bir ön anlaşmayla dönelim. Daha önce de yazdığım gibi bu iki futbolcu özellikle Ramazan yeni sene için çok faydalı olacak çok… İhmal edilecek bir transfer değil bu!]

Yazar: Editor
2011-04-16 10:35:47

Şu Maç

Bari şu Güngören’i yenelim’den başka ne denebilir ki artık? 3 puandan başka ne istenebilir? Bari kalan üç dört haftaya nispeten sakin kafayla girelim’den başka ne yazılabilir bu tatlı nisan havasında? Neden yenmeliyiz ve nasıl yenmeliyiz sorularının da hiçbir kıymeti kalmamıştır.

http://us.cdn2.123rf.com/168nwm/sabilin/sabilin1007/sabilin100700008.jpg

Tribün

Tribünleri diri tutan iki etken vardır; biri elbette başarıdır, bildiğimiz gibi. Gerçi bu sırada bir yığılma da olur. Sadece bir şampiyonluk havasına istinaden o tribünleri asli olmayan unsurlar da doldurabilir, bırakın Adanaspor’u futbolla bile ilgisi olmayan bir “seyirci” kitlesi hakim olabilir maratona. Bu aslında çok da iyi bir durum değildir. Çünkü o niteliksiz yoğunluk takımı belli bir noktada demoralize de edebilir. örnekleri çokça görülmüştür.

Tribünü diri tutan etkenlerden diğeri ise şimdiki pozisyonumuzdur, bir küme düşme tehlikesi… Bu anların farklı bir özelliği söz konusudur taraftar açısından. söz konusu süreçte gerçek taraftar kendini gösterir. Seyirci değil, taraftardır gelen, takımın gerçek tutkunudur, tam da o sırada kaygıları hatta korkuları vardır, ne kaybedeceğinin farkındadır, bu sebepten takımına daha sıkı sarılmıştır. Yani kriz anlarının taraftarı harbi kötü gün dostudur.

Futbolcu

Bu sıralar futbolcu ne hisseder, tam bilemem. Çünkü devir fena profesyoneldir. Maçtan önce ne düşünürler, ne konuşurlar bilemem. Forma aşkı, taraftarlık algısı ne düzeydedir ölçemem. Acaba orada herkes aynı hissiyatta mıdır? Bunu ancak bir futbolcunun ağzından öğrenebiliriz. Örneğin adını vermeden herhangi bir futbolcu sürecin en samimi itirafını yapabilir. Futbolcuyu günümüzde paradan daha güçlü bir şekilde havaya sokacak ne var acaba?

Sonuç

Bu maç önemlidir,

taraftar meselenin farkındadır,

ve fakat top futbolcudadır. O sınavı verecek olan futbolcularımızın kendisidir? Güngören’i yenecek güçleri fazlasıyla var, bakalım bu galibiyeti ne kadar önemseyecekler yani hangi “dikkatle” sarılacaklardır maça?

Özellikle defans bloğunda!

Yazar: Editor
2011-04-09 19:51:39

Bizim durum bir parça 3 bilinmeyenli bir denklem gibi. Aslında üç bilinenli bir denklem de, biz bir türlü meseleyi çözmeyi bilemiyoruz, bu yüzden 3 bilinmeyenli…

http://2.bp.blogspot.com/_J1xM0arkJPo/SNerUbOL5zI/AAAAAAAAIeI/ctWqKJ9nf8M/s400/3434.jpg

Şimdi gelelim diğer klasik sorumuza; Orduspor’u nasıl yeneriz? Cevabı çok da zor bir soru değil bu. Hemen yanıtlıyorum lafı uzatmadan:

Bir: Tolgahan nasıl olsa oynayacak, bu durumda onun hata yapıp yapmaması yüzde seksen oranında maçın kaderini belirleyecek. Hata yapmazsa Orduspor, yüksek gol oranına rağmen olağan futboluyla bizi yenemez. Oradan mutlak puanla döneriz.

İki: Hedef göstermek gibi bir niyetle yazmadığımı hemen söyleyeyim; Son zamanlarda performansı iyice düşen Anıl hata yapmazsa yine yenilmeyiz. Yani bu iki oyuncumuz hatasız oynadığı takdirde Ordu deplasmanından mutlak puanla döneriz, iddia ediyorum! Oysa Anıl için böyle şeyler yazmak durumuna gelmemiş olmamız bile birçok olumsuzluğu yok etmiş olurdu…

Üç: Bülent oynamazsa… Bülent oynamazsa ne mi olur? Yener geliriz!

Bizim durum bir parça 3 bilinmeyenli bir denklem gibi. Aslında üç bilinenli bir denklem de, biz bir türlü meseleyi çözmeyi bilemiyoruz, bu yüzden 3 bilinmeyenli…

Bu üç ihtimalin gerçekleşmesi bir hayli zor görünüyor geçtiğimiz haftalara bakınca. Ama aslında biz şuracıkta taraftarlar olarak çok da imkansızı istemiyoruz. Anıl’ın olağan hali yeter de artar bile. Tolgahan’ın dinlendirilmiş olması veya dinlenmesi, ya da her şeyden vazgeçmek zorunda kaldık diyelim, onun macera aramadan oynaması bile şu maçlardan kazasız çıkmamıza yeter. Ve gelelim son denkleme,

Bülent’in bir kez ama sadece bir kez, rakamla 1 kez, geçen sezon Giresun’dayken Adana’da bize karşı oynadığı gibi 1 tek kez oynaması da yeter, fazlasını isteyen olsun: ))

Ya da bu maça kaptan olarak Fahri çıksın, aslında her maça…

Diyeceğim budur!  

*Yukarıdakı resmin mesajına gelirsek; efendim,  sağdaki zat gibi keyfimize bakacakken bir futbol hesabında, keseden yiye yiye sol karedeki gibi olduk bre: (

Yazar: Editor
2011-04-01 10:43:30

Erciyes’e bir tokat, bir fiske, bir şaplak onlara bir çelme, yükselme grubu heveslerine bir limon sıkma, ne bileyim şunlara bir şeyler yapma zamanı gelmedi mi bre?

http://files.vector-images.com/clipart/mountain_prg1.gif

Şu Erciyes var ya… Sempatiyle yaklaştığım söylenemez onlara. Galiba, 2005–2006 sezonuna -yanlışsam özür- onlarla başlamıştık. Hocamız Ahmet Ziya idi. Adana’daki maçı kaybetmiştik, 1–0 diye. Golü de bir serbest vuruşta mı yemiştik ne?

  1. O sene biz küme düşmüştük, 1.ligde -şimdiki B. Asya- onlar da şampiyon olmuştu…
  2. Sonra önceki sezon bir üst solunum yolları vakası olduydu ki tam rezillikti, eksik ve gediklerini bir şark kurnazlığıyla ertelemişlerdi o maçta. Olağan takviminde alacağımız maçı erteleme sonrasında 2 puan kayıpla kapamıştık ve o iki puan bizi yükselme grubundan etmişti.
  3. Derken geçen sezon önce Adana’da seyircisiz maça denk geldiler, maç 1–1 bitti 2 puan yine gitti.
  4. Sonra Kayseri’deki maçta Recep’in buz gibi golü iç edildi. Maçtan sonra maç analizlerinde hazretlerin “biz bu golü niye iptal ettik” diye birbirlerine bön bön sorup baktıkları rivayet edilir. Oradan da 2 puan buharlaşınca biz kalakaldık mı aynı ligde!
  5. Bu sezonun ilk yarısında da herifçioğulları bize 4 attılar, öyle böyle değil bildiğiniz 4 gol kalemize yağdı. Son yılların en kötü maçıydı bizim için, hem performans ve doğaldır ki hem de skor anlamında…

Şimdi?

Onların ilk 6 iddiası var, bizim durum malum. Bizim durumun “malumiyetinden” öte şu Erciyes’e bir tokat, bir fiske, bir şaplak onlara bir çelme, yükselme grubu heveslerine bir limon sıkma, ne bileyim şunlara bir şeyler yapma zamanı gelmedi mi bre?

Hadi ama! Bizim için sezonun maçı bu maç olsun, bir tür hesaplaşma maçı, küçük bir intikam, soğuk yenen yemek cinsinde, bakın tam zamanıdır!

Haydi Adanaspor’um al bu maçı, başka özel istek yok…

http://www.kaplanpenche.org/upload/t2_00000001696.jpg
Yazar: Editor
2011-03-20 16:53:13

Kafkaf’ın kalecisi Necati’ye bir parantez açmalı. Bu maçı o aldı derim. Çıkarılamayacak topları çıkardı. Talihtir, gününde olmaktır veya bizim beceriksizliğimizdir, ne dersek diyelim; ama maçın kahramanı işte o Necati’ydi.

Maç fotoğrafları için tıklayınız ______________________________

Anlaşılan bu sezon hiçbir hesap çarşıya uymayacak. Bu uymama da dış etkenlerden çok bizim hovardalığımızdan kaynaklanıyor, ne fena ki…

Adanaspor KSK maçının geneline üstün olan bizdik. Ama bu üstünlük rakip kalede gol olarak görünmeyince iyi futbolun hiçbir anlamı olmuyor. Yani çok yapmakla çocuk olmuyor. Keşke olsaydı, rakip filelerde bir sürü çocuğumuz olmuştu öyle olsaydı.

Bize gol lazım…

Adana’da ilk gol özellikle, çok lazım.

Karşıyaka, oyunun ilk 20 dakikası filan oyunun kontrolünde elinde tutan taraftı. Fakat bu esnada bir tek pozisyonları bile yoktu, sadece topu onlar çeviriyordu. Sonra dengeyi sağladık ve ciddi ataklarla sonuç almaya gittik. Hele Fahri’nin bir pozisyonu vardı ki, kim vursa gol olur, cinsinden… Bu da olmadı. Emre vurdu olmadı. Rahman vurdu olmadı. Anıl vurdu olmadı. Olmadı da olmadı. Sonra bir ofsayt bayrağı kalemizde, duraklayan defansımız, duraklamayan Tiago, penaltı pozisyonu. O anı görmedim, özet görüntü bulursam bakarım. Derken devam eden ataklar ve yine olmayan goller. Ve yine bir defans hatası…

O gol nasıl olacak, bilmiyorum. Bizim tüm uğur denemelerimiz bitti. Artık gol olsun diye sigara yaktığımızda o gol kalemizde oluyor, ah ulan, sigarayı bıraktıracaklar bize: ))

Karşıyaka olağan bir deplasman takımıydı. Maç anında herhangi bir tatsızlık yoktu. Dış sahada nasıl oynanırsa öyle oynadılar.

Hakem, o penaltı pozisyonundaki soru işaretimi saklı tutarak diyeyim, öyle aman aman bir aksilik de yapmadı.

İkinci yarı da gol için her türlü pozisyonu denedik. Fakat o golü yapamadık. İkinci yarıya başlayışımız hem tribünde hem sahada yüksek moralle oldu, skor dezavantajına rağmen, aradaki elektrik iyiydi kanımca.

Herkes çarpıştı, savaştı, uğraştı. Emre çırpındı da çırpındı. Olmadı. Sami’nin 3 topu da fileleri bulamadı Mbilla, Kbong, Rahman, Fahri; İsmail, Atomik İzzet, herkes en üst düzeyde oynadı.

Kafkaf’ın kalecisi Necati’ye bir parantez açmalı. Bu maçı o aldı derim. Çıkarılamayacak topları çıkardı. Talihtir, gününde olmaktır veya bizim beceriksizliğimizdir, ne dersek diyelim; ama maçın kahramanı işte o Necati’ydi.

Eyüp Hoca, kaçan bir dolu golden sonra Emre’yi çıkarmadı oyundan. Doğrusunu yaptı bence. Ve bence bunu da o değişiklik anında tribünün olası bir Emre protestosuna bir ortam hazırlamamak için yaptı. Eğer sebep böyle bir şeyse, bu şık bir harekettir.

Maçın sonlarında fasılasız saldıran takımımız oyundan da düştü o yorgunlukla. Doğaldır. Sonuç olarak bugün Adanaspor kendi standartları içinde güzel bir futbol oynadı. Çok efkârlı değilim.

Dışarıda, bir yeşil kırmızıdan aldığımız 3 puanı içerde bir başka yeşil kırmızıya bıraktır. Belki yine dışarıda bir başka yeşilliden bunu telafi ederiz: ))

Ama anlaşılan şudur, bize bu sezon bir tatlı huzur yok!

En son şöyle diyeyim. Bir önceki yazıda, hızlı düşünüp hızlı oynamaktan bahsetmiştim R. Madrid örneğinden yola çıkarak. Şunu da eklemek gerekiyor, bu maçtaki forvetimizden yola çıkarak, bu hızlı düşünmeyi hızlı oyun ve bir de golle neticelendirmek için belli bir beceriye de ihtiyaç vardır.

NOT:

Adanaspor U17 Takımı A takımın maçından hemen önce Gençlik Stadında, Seyan Belediyeyi penaltı atışlarıyla mağlup ederek Adana şampiyonu olmuştur. Emeği geçenleri kutluyoruz. Devamının gelmesi dileğiyle... Bu maçın ardından 6 sevinç fotoğrafı yine foto - yorum'da...

Maç fotoğrafları foto-yorum’da. Tıklayınız.

Yazar: Editor
2011-03-14 11:16:35
HoşGeldin 3 Puan
 
http://us.cdn3.123rf.com/168nwm/ddmhzr/ddmhzr1002/ddmhzr100200188.jpg
 
  • Rakibin lige havlu atmış olması hiçbir şeyi değiştirmez.
  • oynamadan kimse kimseyi yenemez,
  • yenemiyor da.
  • Kolay üç puan yoktur.
  • Bir de bu koşullarda mücadele eden rakibin ruh hali de bizim lehimize değildi,
  • bu da galibiyeti zorlaştıran bir etken olarak orada duruyordu.
  • Konumları, doğal bir rahatlığı da getirir,
  • doğal olarak.
  • Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış birinden daha tehlikeli ne olabilir haddizatında.
  • Evet, rakip zayıftı ama o zayıf rakip de sahaya oynamak için çıktı, 11 oyuncuyla çıktı. 
  • Örneğin Altay yenememişti aynı rakibi...
  • Bunları neden söylüyorum?
  • Bu galibiyeti maçtan önce ben de çok önemsiyordum ve şimdi de önemsiyorum. Haftalardan kalan kronikleşmiş korkumun dışında Diyarbakır'ın söz ettiğim pozisyonu da bir kaygı yaratmıyor değildi. "Yine mi yenemeyeceğiz" diye...
  • Geldi sonunda 3 puan...
  • İyi geldi...
  • Öne geçmek moralsiz takımımıza ayrıca güç verdi.
  • Güzel oldu.
  • Demek galibiyet diye bir şey vardı.
  • O zaman bunun devamı da vardır.
  • Bir yeşil kırmızıyı yendik, bir sonraki sıradadır,
  • Oradan da bir 3 puan
  • hayata daha bir güzel bakmamızı sağlayacaktır...
[Hayata döndük be: ))
Yazar: Editor
2011-02-08 12:06:30

 domino etkisi bir tsunami etkisine dönüşmeden

 

http://img03.blogcu.com/v2/images/editor/a/l/k/alkmaar/662563454169132_1261250299.jpg

 

Daha olaylar patlamadan, orta parmak vakası bilmem neler yaşanmadan yazmışız Domino Etkisi"ni 2010 Aralık 14'te...

  • Kılıçlar çekilmeden,
  • köprüler atılmadan,
  • gemiler yakılmadan... evvel...
  • nokta, dediğimiz,
  • ama bir türlü noktayı koyamadığımız bir travma,
  • dert,
  • bela,
  • virüs,
  • nedir bu işkence bre...

O zaman derdimizi anlatamamışız, bir daha paylaşalım şu tıklamayla, belki bu kez anlatabiliriz, domino etkisi bir tsunami etkisine dönüşmeden...

  • Ve domino etkisi belki biraz imgeseldir,
  • ama tsunami etkisi yıkıcıdır, bitiricidir, ölümcüldür, öldürücüdür, yukarıdaki resimde görüldüğü gibi şirin bir şey de değildir, en kibar haliyle hemen aşağıdaki fotoğraftaki gibidir.
http://clusterf.sevenload.net/dataC002/data-sl-21.data58/slcom/wu/tp/cdfeff/pwynllmknqh.jpg~/Patong-Beach-Phuket-Thailand-Tsunami-Foto-Photo-26.jpg

(Evet, haklısınız, "ben demiştim" sevimsizliğinde bir tekrar bu. Ama Adanaspor taraftarına, içten, iyi niyetli Adanaspor taraftarının genel çağrılarına dilek ve beklentilerine birazcık kulak vermenin kimseleri alçaltmayacağını tanıklıkla göstermei açısından somut bir tekrardır bu. Adanaspor taraftarı (tümümüz, hepimiz) biricik Adanaspor'unu kralından iyi tanımaktadır. uyarıları da bir derin aşkın, tek taraflı enfes bir aşkın tezahürüdür... taraftarın kaygısına bu cepheden bakıla...)

  • Daha ne desek de meramımızı anlaşılacak şekilde anlatsak.
  •  Hay bin kunduz yahu...

Dilerseniz, bir daha okuyunuz "Domino Etkisi"

Yazar: Editor
2011-02-04 11:54:54

Razı Olmak Zorunda Kalmak

http://edition.englishclub.com/wp-content/uploads/2009/11/burning-question.jpg

Hafta bitti gitti. Geldik mi maç dönümüne. Geldik. Ne olacak Bolu maçında, ne olur, ne olabilir? Ben ne bileyim, demeyeceğim.

  • Bu kez ne olacağını ben biliyorum.
  • Hakikaten biliyorum.
  • Ama yeni bir şey dememi bekliyorsanız yanılıyorsunuz derim.

Hep dediğim gibi diyeceğim.

Bolu’yu bilmem kaç sene sonra nasıl yeneriz? Yener miyiz?

  • Bir kere kulübedeki idare farkı bizi bir adım geriye atıyor.
  • Bolu teknik direktörüyle bir puan cepte başlıyor.
  • Bence her maça öyle başlıyor Bolu!
  • Acıyan bize acısın…

Bolu’yu Bolu’da yenmek…

Yahu, Barselona’dan mı bahsediyoruz rakip olarak? Hayır! Deplasmana, olası kar’a, hoca farkına rağmen yeneriz…

Ancak… Üç nokta… Ve yine bir ancak

  • Osman Özdemir, “isimlere bağlı kalmazsa” yeneriz,
  • kendisine rağmen yeneriz,
  • hiç oyuncu değiştirmezse de yeneriz.
  • Kendisinin dediği gibi,
  • isimlere bağlı kalmamak…

Yeneriz, yener geliriz.

Değilse, dediğim dedik çaldığım düdük, hep aynı nakaratıyla gidecekse o deplasmana... bir tek puana bile razı olalım, hele erken bir gol yersek tek farklı bir yenilgiye bile razı olalım…

Yazar: Editor
2011-01-30 12:58:20

Bayram Başkan’dan Açıklama

Şöyle:

'Adanaspor Başkanı Bayram Akgül, Kartalspor ile önemli ve bir o kadar da zor bir maç oynayacaklarını belirterek,

"Kartal maçını kazanıp ardından bir seri yakalamak istiyoruz" dedi.

Başkan Bayram Akgül, büyük Adanaspor taraftarının desteğiyle Kartal engelini aşmak istediklerini dile getirdi ve taraftarın 90 dakika boyunca oyuncularına destek olmalarını istedi.'

__________________________

__________________________

Sevgili başkanımız

Taraftarın size olan sevgisine tanığız ve o sevgiyi de paylaşıyoruz. Hiçbir şeye değilse bile taraftar sizin bu çağrınıza o sevgiden ve büyük Adanaspor aşkından dolayı şartsız şurtsuz icabet eder.

  • Siz tribünü düşünmeyin bu noktada.
  • Siz O kulübeyi markaj altına alın.
  • O.Ö.’nün işine karışın,
  • tüm kalbimle söylüyorum.
  • Benim için bu müdahale sonraki dönemler için emsal teşkil etmeyecek.
  • Ama lütfen kulübeyi başına buyruk bırakmayın
  • çünkü hakkaten
  • O ismin çapı bir Adanaspor camiasına yetmemektedir.
  • Camiamıza düşmüş pimsiz el bombasıdır.
  • Yenersek, ki yeneceğiz, şampiyon olursak, ki olacağız; 
  • sanmayın ki O.Ö.’nün teknik veya taktik becerisiyle olacak,
  • oyuncu tercihlerindeki
  • ve oyun esnasındaki yanlışlarına rağmen
  • bu başarı tamamen futbolculara ait olacaktır.
  • Yüzde yüz oranında üstelik.
  • (Tabi bu oranı bazı isimlerin futbolculuğundan düşüp diğer isimlerin futbolculuğuna ekleyeceğiz.)

Taraftar desteğiyle Kartal engeli aşılır, ama sizin desteğinizle de bir Osman Özdemir engeli ancak aşılır. Bir seri yakalamak istiyorsak, şampiyonluk istiyorsak bunu yapın…

Yazar: Editor
2010-12-15 15:14:53
Ulan

Sen hata üstüne hata yaptın, yani hatalar yaptın.Bu taraftar seni “Adana seninle gurur duyuyor” diye çağırdı.Yine hatalar yaptın, yine bağrına bastı,Haftalarca…Ya sen ne yaptın?İlk tepkide taraftara hareket çektin. 

Bu, karakter meselesidir.Bak biz senin hatalarını aylarca sineye çektik. Hatta bir aşağıdaki yazıda seni değil seni oynatanı sorguladık. Bu kadar yüce gönüllü yaklaşıldı sana bu camiada. Dua et ki böyle bir camia ile muhatapsın.

O hareketi çeken bir adam o formayı bir daha giymez.

O sahaya bir daha çıkmaz, bize rakip olmak hariç…

_______________

Ve Osman hoca,Gereken uyarıyı yapacağız diyor.Ben de diyorum ki en kibar halimle öpmüşüm ulan uyarınızı.

 _______________

Maçlara gideceğiz, zira Adanaspor biziz biz Adanaspor’uz…Çapulcu, cahil, karaktersiz futbolcuya teslim etmeyeceğiz bu takımı.Ama biraz bir nevi rakip tarafına koyacağız onların bazılarını…

_______________

Ve haftalar önce bir “domino etkisinden” bahsetmiştim.Alın size domino etkisi, yıkılan bir taş, etrafındakileri de yıkmaya başlamıştır.Bu noktada bir arıza vardır ve bu arızanın sorumlusu olmayan tek taraf taraftardır. Bunu, gerektiğinde taraftarı en ağır şekilde eleştiren biri olarak söylüyorum.

 ______________

Hedef hala şampiyonluk olabilir mi? Olabilir! Ama bir iki topçuya önce bir sepet havası çalmakla başlayacak bu iddia!Yoksa bu gerginlik devam edecektir.Ama şampiyonluktan önce daha çok önem arz eden incelikler vardır. Onların hal yoluna gidilmelidir. Yoksa bir şampiyonluktan çok daha fazlasını kaybedeceğiz.

Yazar: Editor
2010-12-11 08:30:46

136. Takım

Sevgili Şehmuz not düştü dün. Akhisar, 1966 hareket noktamız olursa, karşılaşacağımız 136. takım olacak.

Ama belediye takımı kategorsinde kabul edersek onları sayı bu kadar kabarık olmazdı.

Geçelim orayı.

Fakat, bu ilk karşılaşmalar canımı sıkar. Neden derseniz, adamlar karşılarında bir Adanaspor görünce, kişisel tarihlerine şanlı bir not düşmek için midir nedir, daha bir aşkla sarılıyorlar maça.

Umarım böyle bir kaza olmaz, lakin Diski, Kayapınar, Urfa BB, İnter, Honved gibi takımlara o ilk maçlarda yenilmiştik;)) Ya...

Daha fazla yazamayacağım, çünkü mecburiyetten F klavye ile yazıyorum ve mekanda sabah sabah serdar ortaç çalıyor. Sebeplerden biri değilse diğeri sekte-i kalbe yol açabilir.

Yarın görüşmek üzere. Ama yazamazsam bilin ki suçlu, F klavyedir: ))

Yazar: Editor
2010-11-28 09:35:28
Adanaspor - GBB 
Ara ara yazıyoruz “nasıl yeneriz” veya “neden yenmeliyiz” yazılarını. Bugün de böyle bir yazı paylaşalım. Ana konu “neden yenmeliyiz” olsun.Nasıl yeneriz noktası çok belirgin onu hep yazıyoruz. Mücadele ile yeneriz. Başka bir yöntemi yok bu işin.
GBB, BJK’yi böyle yenmişti hatırlarsanız.
Yoksa aman aman bir futbol oynamadılar, oynamıyorlar da. Biraz disiplin, üzerine mücadele, iki de pas yapabilen adam orta sahada, ki bu maçta biri, yani Ramazan yok. Bir de ileride genç yaşına rağmen son vuruş ustası diyebileceğimiz bir Serdar.
  • Rakibi önemsizleştirmiyorum.
  • Lakin karşımızda da bizden üstün bir takım filan yok.  
  • Rakip üstümüze kontrollü gelecektir.
  • Saldırıp atayım puanları daha ilk yarıda garantiye alayım,
  • tarzını akıllarının ucundan bile geçirmeyeceklerdir.
  • Tek puana bile razı bir fotoğraf verecekler muhtemelen ve bu arada da bizim ne tarzda oynadığımızı tartacaklar,
  • buna göre bir taktik geliştireceklerdir ilerleyen dakikalarında maçın.
  • Yani GBB bize bakıp da bir yol yöntem seçecektir.
  • Ve en önemlisi özellikle defansta ve kalede hata yapmamızı kollayacaklardır.
  • Bu maçta biz neye izin verirsek o olacaktır. Lafın özeti budur. 

Gelelim neden yenmeliyiz bölümüne. 

  • Yenmeliyiz, çünkü epeydir üçte üç yapmıyoruz.
  • Yenmeliyiz, çünkü rakipler de yeniyor.
  • Yenmeliyiz, çünkü hala net bir şampiyonluk hedefimiz var.  
  • Yenmeliyiz, çünkü
  • ulan, Adanaspor geliyor, hay Allah” telaşını ve korkusunu veya paniğini lige salmamız gerekiyor.
  • Yenmeliyiz, çünkü evimizde oynuyoruz
  • ve burada puan kaybetmeye tahammülümüz hiç yok.  
  • Yenmeliyiz, çünkü gol sevincinin biz de hastasıyız.
  • Yenmeliyiz, bir kupa rövanşımız var.
  • Yenmeliyiz, çünkü yenmezsek ayıp olur.
  • Yenmeliyiz, çünkü galibiyet ne güzel bir şey. 

Bu kadar sebep bir galibiyet için yeterlidir. Altı üstü bir futboldur. İşi gereğinden fazla abartmanın alemi yoktur. 

Maç sonu yazımızda can sıkıcı hallerin olmaması ve “ah şu oynamasaydı vah bu topa şöyle vurmasaydı” gibi sızlanmaların gündeme tekrar düşmemesi dileğiyle…

Şimdi hadi o zaman maça… 

Not: Canlı yayın yok. Takım iyi gidiyor. Niteliksiz/enteresan seyirci tipi bu maça ilgi gösterebilir. Onların olumsuz çıkışlarını kontrol etmek de bizim mücadele alanımız olsun. Gerçi oldukça azalan böyle tatsızlıkların yaşanacağının pek zannetmiyorum ya, ama yine de ben bir not düşeyim.

Yazar: Editor
2010-11-21 18:02:00

 Geçen Hafta ve Bu Hafta

Geçen haftadan kalan Erkut Gürer yazısı aşağıdadır. Yayımlayamamıştık. Şimdi paylaşalım.

Adanaspor 3-1 Orduspor 

  • Adanaspor bu hafta Orduspor ile karşılaştı.
  • Turuncu beyazlılar 3-1 galip geldi.
  • 3 haftalık aradan sonra kazandı.
  • Adanaspor'un gollerini Sami,Fevzi,Mbilla attı.
  • Orduspor'un golünü ise Selçuk attı.

Baktığımız zaman küçük bir farkla Erkut bu haftayı da yazmıştır. Attığımız goller aynıdır, golleri atan aynıdır. Bir Sami yanıltmış: ))

Evet, durum bu. Dileriz ki bu yazı gelecek haftaya da dair olsun. Biz yine üç atalım. Yine fevzi ile başlayalım. Mbilla ile devam edelim. Yine gol yemeyelim. Erkut'un unutulmaz maçları da böylece renklensin, şenlensin ve artsın.

Not: Adanaspor futbolcusu formanın ve kendi yeteneklerinin hakkını vererek oynadığı sürece bu ligin klas takımlarından biridir. Ama öyle olmazsa sıradanlaşırız. Hem takım, hem kulüp, hem futbolcu, hem de tribün olarak. Böylesi hiç de tarzımız değildir.

Eleştirilen isimler de o eleştirileri yapanları, örneğin beni utandırma fırsatını daima ellerinde tutmaktadırlar. Lütfen bu fırsatı, fırsatları sonuna kadar kullansınlar.

Yazar: Editor
2010-11-14 17:45:04

Domino Etkisi

  • Sıcağı sıcağına yazayım da ben bu mevzuyu kendi açımdan kapatayım. Bir daha da hiç değinmeyeyim. Laf uzadıkça çünkü işin tadı da kaçıyor.
  • Kalecimiz ne yazıktır ki kendine olan güvenini tam anlamıyla kaybetmiş. Orduspor maçı bunun en somut örneğidir. Hatırlayınız pozisyonları.
  • Bu durumda onu kesip kaleyi Zülküf’e vermek sadece Adanaspor’a değil, hem Tolgahan’a hem de Türk futboluna bir hizmettir. (Türk futboluna hizmeti öylesine yazdım, böyle analizlerde pek güzel duruyor bu ifade, konuyla ilgili de olamayabilir: ))
  • Benim diyeceğim budur.
  • Bir de diğer kaptan vakası vardır ki o da her maçta çevresindeki adamlara sadece yük oluyor. Onun boş bıraktığı yerleri doldurmak için tüm takım seferber oluyor.
  • Hatta bazen tribünden inip meseleye bir omuz veresim geliyor. O kadar yani…
  • Sonuçta kaptanlar takımda bir domino etkisi yaratmaktadır. Bunu yok saymak, görmezden gelmek, hatada ısrar etmek tüm taşların yıkılmasına neden olur.
  • Bundan da hoca(lar) ve Başkan dâhil hepimiz etkileniriz. Ve hatta Türk futbolu etkilenir; ))
  • yazıktır, yapmayalım…
  • Bu konuya da nokta!
Yazar: Editor
2010-11-01 00:53:22

Olmayınca Olmuyor

  • Yine müthiş bir Adanaspor izledik.
  • Sahayı rakibine dar eden Kaplan
  • son vuruşlarda isteneni yapamayınca
  • tek puanla yetinmek zorunda kaldı.
  • Futbola dair yapılması gereken her şey sahada vardı.
  • Pres, yardımlaşma, golü düşünme, hep dinamizm vs…
  • Olmadı.
  • İsteyen beceriksizlik desin
  • isteyen şanssızlık.
  • Ben, rakibin deplasmandaki yüksek performansının ve lider konumda olmasının bizim takım üzerindeki olumsuz etkisidir diyorum bu sonuç.
  • Dikkat ettiyseniz ilerleyen dakikalarda
  • Denizlispor beraberliğe dünden razı oldu.
  • ikinci devrede tek atakları vardı
  • o da 90+5'teydi.
  • Sahada son zamanların en iyi ve en akıllıca futbol oynayan Adanaspor’u vardı. 
  • Tunç Kayacı’nın deyişiyle
  • “Lider ve namaglûp Denizlispor hiçbir maçta bu kadar yıpranmamıştır.”
http://ul.gcg.me/files/2010-11/sa.jpg
  • Zaten rakip takım hocası Hamza Hamzaoğlu da
  • karşılarında böyle bir Adanaspor görmeyi beklemediklerini ifade etmiştir.
  • Bu bir teselliyse, evet teselli;
  • lig için bir umutsa, evet umut.
  • Önümüz açıktır.
  • Maçı anlatmayacağım,
  • stattan veya canlı yayından izlemişsinizdir zaten.
  • Yorumlarınız ve gözlemleriniz mevcuttur.
  • Ben kendi adıma ana fikrimi belirledim:
  • Varız!
  • Yeter ki futbolcu tercihlerimizi
  • ve bunun devamında oyuna müdahalelerimizi biraz daha sağlıklı yapalım…

Not: Maç fotoğrafları  foto-yorumda.

Yazar: Editor
2010-10-23 23:35:14

Karşıyaka Maçı Analizi

 http://ul.gcg.me/files/2010-10/pen_prg3.gif

Diyarbakır maçındaki üretken futbolumuz ve rakibe az pozisyon veren defansımız kimseyi aldatmasın cümlesini kurmak benim tarzım değil. Onun yerine her ne kadar rakibimiz bu ligin en zayıf ekiplerinden biri de olsa, futbolu oynama şeklimiz bize maçı kazandıran ve seyirciye seyir zevki veren en büyük unsur olmuştur demeyi tercih ederim. Tıpkı geçen sene Kartal maçında olduğu gibi tek pas oynayan, rakibe sahanın her yerinde pres yapmaya çalışan ve hakeme oynamayan takımımız KSK maçı öncesi umut saçmıştır. Bu sayede kaptanı Bülent Bölükbaşı’nın yokluğunda tek forvetli sistemde bile pozisyon rekoru kırmıştır. Kazanmayı isteyen bu ruhun KSK maçında sahaya koyacağı performans biraz sonra paylaşacağım grafikleri lehimize geliştirecektir.

Sizin de hemen fark edeceğiniz üzere Karşıyaka takımı henüz üretken bir futbol ortaya koyamıyor. Alışılmışın dışında bir disiplin raporuna sahipler. Maçın başındaki sert futbolları sonuç ne olursa olsun devam etmiyor. Böyle bir durumu bugüne kadar başarılı olan hiçbir takımda görmedim. Ancak maç kazanmak istiyorlarsa bu konuda farklı bir yol izlemeleri gerektiği açık. Umarım bu maçta çizgilerini sürdürürler de gerilimsiz bir maç izleriz.

Cemal Gürsel Menteşe hocamızın rüştünü ispat etmek için erken final niteliğindeki bu maçta erken gol bulmak için zayıflayan orta sahada mücadele yerine defansif yönü zayıf hücumcu KSK kanatlarının arkasına sarkacak taktiği benimsemesini umuyorum. Son maçta sağdan etkili ortalarını gördüğümüz Kibong’a bindirmelerle Efecan ve İzzet’in katılması durumunda penaltı noktasına kesilecek toplarda Fevzi ve Fahri’nin etkili şutlarını izlemeyi umuyorum. Kaleciden dönen ve seken toplarda Mbilla ya da Ahmet Dursun’dan hangisi tercih edilirse onun bitirici fırsatçılığına da ihtiyacımız olacak.

Son olarak elimizdeki sınırlı veriler ışığında beraberlik kokan maçı ilk golü bizim atmamız durumunda kazanacağımızı, diğer her durumda maçı beraberlikle bitirebileceğimizi düşünüyorum. Bu maçın kazanılması durumunda içerde dolu ve coşkulu tribünlere oynayacağımız Denizli maçına Emrah Bedir’in dönüşünü de ekleyerek duygusal analizler yapmak için sabırsızlanıyorum.

Metehan Badraslıoğlu

Yazar: Editor
2010-10-19 19:43:05

Düne Dair

 http://ul.gcg.me/files/2010-10/asss.jpg

  • Toparlanmanın ilk izleri cumartesi toplantısında görüldü. Bunun yansımasına tribünde de tanık olduk, sahada da. Bu sezonun “nitelik” olarak en güzel tribünüydü. Sadece takımı destekledi, başka bir şeyle uğraşmadı insanlar.
  • Rakip takım, Adanaspor’la birlikte çağrıldı. Adanaspor ve Diyarbakırspor birlikte alkışladı tribünü. Rakip tribün ise ki malum bir tribündür, buna karşılık olarak sadece Diyarbakırspor’u çağırdı. Eyvallah, dert değil.
  • Sözde Diyarbakır tribününün ufaktan ara gazına gelmedi maraton. Çünkü maraton, daha önce Mersin maçında, rakip tribünün tel örgülerinin sınırında “güya Adanasporlu” bir grubun kışkırtmasına alet olmuştu. Bu kez böyle bir talihsizlik olmadı. Demek ki tribün kendi seyrine “bırakılınca” sorunsuz bir 90 dakika pek ala yaşanabiliyor.
  • Bu maçta on binler yoktu. Olmasın da. Bize lazım olan takımını desteklemekten başka bir derdi amacı olmayan taraftardır. Gereksiz kalabalık değildir. Bu da bir not olarak düşüle…
  • Başkan ilk yarıyı, geçen senelerde olduğu gibi maratonda izledi. Bu da güzel bir nostaljiydi. Tekrarı güzel oldu.
  • Hasılı kelam; Diyarbakırspor maçı olumlu bir süreçten beslendi ve öyle de sonuçlandı. Camianın silkinişi devam da etmekte, Salı akşamı gerçekleşecek olan toplantıyla da.
  • Tüm bunların bir mana taşıması ancak ve ancak Karşıyaka deplasmanından alınacak puanlarla mümkündür. Oradan alınacak bir üç puan sadece üç puan değildir. Ondan çok daha fazla bir değer taşıyacaktır. Biliyorsunuz.
  • Hafta boyunca bu mevzuda dolanacağız.
Yazar: Editor
2010-09-18 10:07:37

Belediyeler Çalışıyor!

Yıllardır aynı terane… Yıllardır aynı adaletsizlik… Yıllardır aynı yandaşlık… Yıllardır aynı suskunluk… “Gayrı yeter” demenin zamanı gelmiştir… İsrafil surunu vurmalıdır ve bu yalan ikliminde taş üstünde taş kalmamalıdır…

Adanaspor şirket takımı, öyleyse Adana’nın tüm varlığı Demirspor’a aksın… Adanaspor şirket takımı, öyleyse yalnızca Demirspor var olsun… Adanaspor şirket takımı, öyleyse oy kazanma yolu yalnızca Demirspor’a hizmetten geçer… Ne güzel İstanbul be…

Araçların üzerine “Büyükşehir çalışıyor” yazmakla çalışma olmuyor… Adanaspor’u ve Adanaspor taraftarını yok saymakla çalışma olmuyor… Bu kentte yaşıyorum… Her ay, su bedeli, çevre temizlik bedeli ödüyorum… Ulaşım karşılığı otobüslere para veriyorum… Aracımı park ediyorum kaldırım kenarlarına otopark ücreti ödüyorum… Peki verdiğim bunca paranın karşılığı nereye gidiyor? Verdiğim para, taraftarı olmadığım bir takıma oluk oluk akıtılırken, benim takımım ötekileştirilmeye çalışılıyor…

Adanaspor’un Çatalan tesislerine belirlenen harcama bedelleri, Demirspor tesisleri için de geçerli midir? En kısa zamanda şeffaf bir açıklama yapılmalıdır…

“Demirspor’a verilen para Adana’ya geri döner” diyenler yıllardır Demirspor aracılığıyla hangi başarıya imza atmışlardır? Açıklama yapmaya gerek yok, her şey ortadadır…

Üçüncü ligden süper lig kapısına dayanan yolculuğu yaparken Adanaspor’a bırakın desteği kimler köstek olmaya çalışmıştır? 2 Temmuz’dan sonra doğanlar Demirsporlu olacak diyenler; Kanal A’ da, Adanaspor’un şampiyonluk maçı anlatılırken, aynı anda Demirspor maçını anlatıp  bir kez olsun Adanaspor’u ağzına almayanlar; Adanaspor’un maç yaptığı, Demirspor’un dinlendiği hafta spor haberine bile Demirsporlu futbolcuların antrenmanı ile başlayanlar ayağa kalkmalıdır, çünkü suçludur…

Ben Adanalıyım, bu kentte yaşamanın bedelini vergilerimle, su paralarımla, otopark ücretlerimle ödüyorum… Öyleyse SORUYORUM:

1)      Adanademirspor’a akıtılan trilyonların kayıtları tutulmuş mudur?

2)      Yalnızca Konya’daki finallere ne kadar harcanmıştır?

3)      Adanademirspor’un yıllardır belediye dışında bir sahibi olmaması bir tesadüf müdür?

4)      Geçen yıl federasyona parayı yatıramazken Bayram Başkan’ın Adanaspor payını da oraya vererek gösterdiği dayanışma örneğinin karşılığı onu Çatalan’dan çıkmaya zorlamak mıdır?

5)      Adanaspor’un süper lig yürüyüşü kimleri rahatsız etmiştir ki Çatalan aracılığıyla ortalık velveleye verilmiştir?

 www.kaplanguncesi.blogspot.com

 Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Yazar: Editor
2010-09-12 14:00:03

Kahır Mektubu

Yeni sezonda üç haftayı geride bıraktık… Atılan tek gol, iki beraberlik ve bir yenilgi… Üstelik üç haftanın ikisi evimizde… Kaybetmememiz gereken iki maçı bir puanla kapattık… Dört yıllık sözleşme imzaladığımız hoca kaçtı…

Daha fazlasına gerek yok, durumun ciddiyetini anlatmak için… Bu takımı şampiyonluk egomuzu tatmin için sevmiyoruz, doğrudur… Bu takımı her haliyle seviyoruz, doğrudur… Ama gönül, biraz da mutluluk istiyor be…. Hep kahır, hep kahır yorulduk gayrı…

Üç sezondur, takımı lige hazırlayan hoca ile devam edemiyoruz… Hüsnü Özkara hazırladı, ilk hafta gitti; Ekrem Al hazırladı, beşinci hafta gitti; Kemal Kılıç hazırladı, ikinci haftada kaçtı…

Çok önemli bir Bolu maçına çıktık… Hocası kaçmış futbolcular bir de taraftardan yoksun olunca yenilgi kaçınılmaz oldu… Önümüzde bay geçeceğimiz bir hafta ve ardından çok önemli bir Giresun deplasmanı var… Bayram Başkan hoca sorununu mutlaka çözecektir… Gelen hoca ise futbolcuları kısa sürede toparlayabilecek mi, burası karanlık…

Görünen o ki, ilk yarı sonuna kadar bizi yine kahır bekliyor… İkinci yarı açılan ama açılmakta geç kalmış bir takım olmayız umarım…

www.kaplanguncesi.blogspot.com

 Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Yazar: Editor
2010-09-07 02:53:14

İhanet Zinciri

Kemal Kılıç: “ düşündüğümüz yapılanma olmadı, bunda benim de başkalarının da hatası olabilir.” diyor ve böyle diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyor… Geçen yılki kadrodan kimler gitmiş bir düşünün:

Emre Aktaş: Kemal kılıç ısrarla Emre’yi ben istemiyorum, diye dayatmadı mı?

Ersan Adem Gülüm: Türkiye’nin en büyük takımlarından birine gitti…

Sinan Süngüoğlu: Kemal Kılıç istemedi…

Habip Tok: Kemal Kılıç istemedi…

Bu yıl kimler gelmiş:

Ahmet Görkem Gök, Kemal Aslan, Ahmet Dursun, Özgürcan, Bülent, Efecan, Sami, Fahri Tatan,

Ersan’ın gidişi ile bozulan defans bloğu Ahmet Görkem ile tekrar kurulabilirdi… Geçen sezon orta sahada yaşanan sıkıntı, Efe Can, Bülent, Kemal, Fahri ile aşılabilirdi… Forvet sıkıntısı Ahmet Dursun, Özgürcan ve Okan Salmaz ile giderilebilirdi… Ki  Rahman ve Emrah da eklenince sorun kalmazdı… Yani geçen sezon çoğu maça on dört kişi ile çıkan takım, bu yıl her bölgede alternatifleri ile duruyordu…

Peki, Kemal Kılıç, neden ayrıldı? Neden düşündüğümüz yapılanma olmadı, diyor? Nedeni açık aslında; Kemal Hoca’nın beklentisi, form tutmuş, astronomik rakamlar isteyen futbolcularla şampiyonluk kovalamaktı… İşin kolay tarafını seviyordu Kemal Kılıç… Zor olan geçen sezonu sıkıntılı geçirmiş futbolcuları motive etmek, onları eski güçlerine kavuşturup şampiyonluk kovalamaktı… Bu zor geldi Kemal Kılıç’a…

Zoru görünce, Mersin maçında olmadık nedenle kendini dışarı attırdı, oyuna teknik adam olarak katkı koymadı… Kartal maçında sonuca gidecek hamleler yapmadı ve Bolu maçı öncesi pılısını pırtısını toplayıp kaçtı… Biz bu filmi bir kez daha izlemiştik… Hikmet Karaman’ın ihaneti her Adanasporlunun aklındadır hala… Bu ihanet filminde bu kez Kemal Kılıç var başrolde… Pek de yakıştı rol Kemal Hoca’ya…

Adanaspor ailesinde Gündüz Tekin Onay’dan sonra ikinci bir efsane olmak varken; Hikmet Karaman’dan sonra ikinci hain olmayı seçmiştir Kemal Kılıç… Ne diyelim, herkes kendi seçimi ile yaşar… Bize de burada söylenecek tek dize kalır:

“İhanet zincirini tutan utansın…”

Adanaspor’a gelince, inanın bu kadro bu lige sığmaz… İnanın, bu futbolcular Bayram Başkan’ı utandırmaz… İnanın bu taraftar, bu takımı yalnız bırakmaz…

 

www.kaplanguncesi.blogspot.com

Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Yazar: Editor
2010-08-24 17:19:48

Onur Demirtaşla Ayaküstü Sohbet

http://ul.gcg.me/files/2010-08/do.jpg

Yürüyüş sırasında arada Onur Demirtaş’la konuştuk ayaküstü. Kaplanpenche’yi izliyor musun diye başladı konuşma. Arada bakıyorum dedi. Seni çok eleştirmiştik başlarda fakat sonraları hakkını verdik, dedik, o sıra sert eleştiriler yüzünden duyduğumuz vicdan azabını da belirterek: )) Gülümseyerek karşılık verdi.

Peki, dedik sendeki durum neydi o sırada? Üst üste forma şansı pek bulamıyordum, formanın bir devamlılığı yoktu. Bu da istikrarı etkiliyordu. Kemal Hoca’nın etkisi var galiba dedik tanık olduğumuz o gelişmede. Evet, dedi. Hem devamlı forma giydim hem de oyun tarzımda değişiklik oldu, dedi. Sanki daha dikine, ileriye doğru oynayan bir değişiklik oldu, dedik. Öyle dedi.

Transferlerden konuştuk. Ahmet Dursun bizim tarzımıza çok uyacak dedi, bizim Ahmet ile ilgili sorumuz üzerine. O transfer hakkında bize umut verdi.

Stoper mevkisi için ne diyorsun, dedik. O da birçoğumuz gibi o bölgeye bir transferin olması gerektiğini vurguladı, görüşmeler olduğunu söyledi.

Bilal Kısa çalımına değindik. Bu transferde acaba fiyat yükseltmek için bizi mi kullandı, dedik. Bilmem ki, dedi. Sanırım İzmirli olduğu için Karşıyaka’yı tercih etti, diye tamamladı.

Tribünden gelen çatlak seslere değindik. Etkileniyoruz, dedi. Maç ortadayken bile, örneğin küçük bir pas hatasında karşılaştığımız o olumsuz uğultu, tek tek de olsa gelen küfürler elbette demoralize ediyor bizi. Böyle olmamasını diliyoruz.

Sonuçta şampiyonluk gibi bir ortak idealimiz var, bunu düşünmek gerekir.

Peki, Kartal maçı, dedik. Net olarak, yeneceğiz, dedi. Oradan üç puan çıkaracak gücümüz var…

Kartal’da görüşmek üzere dedik ve “yolunuz açık olsun” vurgusuyla tamamladık.

 

http://ul.gcg.me/files/2010-08/od.jpg

 

Yazar: Editor
2010-08-17 19:55:30
Sezon Öncesi Takımların Kısa Analizi
 
http://ul.gcg.me/files/2010-08/fft.jpg

* Adanaspor: Bu sene Bank Asya Birinci Ligi'nde üçüncü sezonunu geçirecek olan Adanaspor, oturmuş kadrosuyla dikkat çekiyor. İdeal kadrosundan sadece Emre ve Ersan'ı kaybeden Turuncu Beyazlılar, tüm otoriteler tarafından favori gösterilmekte. Özellikle Efecan, Sami, Bülent Bölükbaşı ve Hacı transferleriyle dikkat çeken Adanaspor'un ilerleyen haftalarla birlikte iç sahada çok az puan kaybı yaşayacağını düşünüyorum. Dış sahada ise Adanaspor'un maçları aynı geçen senedeki gibi az gollü geçeceği kesin. Toros Kaplanlarının ilk 6'daki yeri garanti gibi.
 
* Akhisar Bld.Spor: TFF 2.Ligde geçen sezon büyük sükse yaparak şampiyon olan Akhisar Bld.Spor'un Bank Asya'daki hedefi öncelikli olarak ligde kalıcı olmak. Transferde genellikle genç oyunculara yönelen bu ekip hazırlık maçlarında ümit vermedi. Özellikle ideal kadroyla mücadele ettikleri 3.Lig takımı Nazilli Bld.Spor'a 1-0 yenilerek herkesi şaşırttılar. Manisa ekibi sezon boyunca 10 ve 17. sıra arasında gezinir durur.
 
* Altay: Bank Asya'nın artık gediklisi olan bu takım, bu sene şansızlığına son vermek istiyor. Sürekli olarak ekonomik krizlerle gündeme gelen Siyah Beyazlılar'ın bu sene de Bank Asya'dan kurtulamayacağını düşünüyorum. Transferde birkaç oyuncu alsalar da benim dikkatimi çeken tek isim geçtiğimiz yılı Giresunspor'da geçiren Evren Avşar oldu. Zaman zaman ters sonuçlara tabi ki imza atacaklar ama en iyimser tahmin bence lig altıncılığı olur.
 
* Boluspor: En son diyeceğimi en baştan söylemek istiyorum. Bolulu Yarenler benim şampiyonluk adayım. Caner Ağca, Sefa Aksoy, Oliveria, Ferhat Kiraz, Ferdi Başoda transfer edilen isimlerden birkaçı. Bu ligin her zaman için en iyisi olan Levent Eriş Hoca da cabası. Hazırlık maçlarında çok iyi görüntü sergileyen bu takımın şampiyon olmaması için hiçbir neden yok.
 
* Ç. Rizespor: Benim için tam bir kapalı kutu. Favori olarak gösterildikleri sene ligde etliye sütlüye karışmazlar, sürpriz adaylar arasında gösterildikleri senelerde ise ligi en kötü üçüncü sırada bitirirler. Serkan Atak ve Koray Avcı alınan oyuncular arasında en iyileri. Yine de Rize için tahmin yapmak gerçekten güç.
 
* Denizlispor: Teknik direktörlüğe Hamza Hamzaoğlu'nu getiren Denizlispor için Bank Asya'daki ilk sezon hayal kırıklığı olarak geçerse kimse şaşırmasın. Transferde göze batan isimler almayan bu takımın seyirci potansiyelinin de olmadığını biliyoruz. Herkesin anlamsız bir şekilde şimdiden şampiyon olarak ilan ettiği Horozlar'ın özellikle ilk haftalarda nasıl bir performans sergileyeceğini merak ediyorum. Sadece tecrübeliler o kadar.
 
* Diyarbakırspor: Bir türlü yönetim ve maddi krizi aşamayan Diyarbakırspor için bu sene iyimser olmak çok zor. Her ne kadar yaptıkları tüm hazırlık maçlarını kazanmış da olsalar ligde başarılı olmalarını beklemek bence hayalcilik olur. Hatta küme bile düşseler benim için sürpriz olmayacak. Tek avantajları teknik direktör Suat Kaya. Ama Suat Hoca da ne kadar görevde kalır soru işareti.
 
* Erciyesspor: Süper Lig'den düştükten sonra hedefini hep orta sıralar olarak koyan Kayseri ekibi bu sene de aynı hedefle yola çıktı. Transferde göze batan isimler almadılar ama kaleci Yavuz, Karabükspor'dan tanıdığımız Taner Taşçı ve forvet Bikoko'yu kadrolarında tutmayı başardılar. Erciyes'ten geçen yıldaki gibi performans bekliyorum.
 
* Gaziantep Bş.Bld.Spor: Şehrin ilgisi tamamen Gaziantepspor'a olunca doğal olarak da Antep Bld.Spor taraftar desteğinden her zaman yoksun kalıyor. TFF 2.Lig ekiplerinden Bandırmaspor ile yaptıkları hazırlık maçını 2–0 kaybettiler. Bu sene eski havaları yok gibi. Hedef üst sıralar denilse de bu takımdan bu şartlar altında bir başarı beklemeyin.
 
* Giresunspor: 1976–1977 yılından beri Süper Lig'de olmayan Çotanaklar, bu sene ümitliler. Taraftar potansiyelini oldukça beğendiğim bu takım için en olumsuz durum yeni bir takım olmaları. Birçok oyuncu gönderip birçok oyuncu aldılar. İlk haftalarda az hasarla çıkarlarsa ilk altının içinde kendilerini bulabilirler.
 
* Güngören Bld.Spor: Bir yıllık aradan sonra Güngören yine Bank Asya'da. Bu ligde kalıcı olmanın hesabını yapan Bordo Beyazlılar bu sene de çok ters bir takım olacak gibiler. Bir bakarsınız iç sahada zayıf bir takıma kaybetmişler, bir hafta sonra bir bakarsınız deplasmanda büyük bir sürpriz gerçekleştirmişler. Kısacası küçümsenmemesi gereken bir ekip... Ayrıca Güngörenli Turan ismine bu sene dikkat... Çok iyi bir sezon geçirecek ve seneye Süper Lig takımlarından birisinde olacak. O kadar iddialıyım. ( Şimdi Turan ismini ben burada yazdım ya yarın öbür gün her yerde Turan isminin telaffuz edildiğini görürsünüz )
 
* Karşıyaka: Süper Lig'in kapısından sürekli dönen bir başka İzmir takımı. Bu sene işi oldukça sıkı tutuyorlar ve lige de iyi hazırlandılar. Birçok takımın transfer listesinin ilk sırasında olan Tiago'ya imza attırdılar. Erdoğan Arıca gibi usta bir isimle Süper Lig özlemine bu sene son verebilirler.
 
* Kartalspor: Bank Asya'ya çıktığından beri Kartalspor ilk defa bu kadar iyi. İyi diyorum çünkü Diyarbakırspor'da yaşanan krizin aynısını Kartalspor da yaşıyordu ve bu kriz artık aşıldı. Sene ortalarında herhangi bir olumsuz durum yaşanmaması halinde Kartalspor ilk altıyı zorlayabilecek kapasitede. Bekleyip görelim.
 
* Mersin İdmanyurdu: Bu sene 85.yılını kutlayacak olan Mersin, geçen seneden ders almışa benziyor. Takım içinde huzursuzluk çıkaran isimleri gönderdiler ve yerlerine çok iyi isimler aldılar. Avusturya'da kamp yapmalarını takdir ettim. Özellikle Raip Vienna gibi bir takımla 0–0 kalmaları, Suriye Milli Takımı'nı sezon açılışında 3–1 yenmeleri göz kamaştırıcı. Avrupa patentli teknik direktörleriyle bu ligin bence gizli favorisi konumundalar.
 
* Orduspor: Boluspor'dan sonraki diğer favorim. Başlarında kurt hoca Uğur Tütüneker, hem içeride hem dışarıda çok iyi destek veren taraftar, nihayet iyi bir yönetim, alınan oyuncular vs. bu sene çok can yakacaklar. Not alın bir kenara.
 
* Samsunspor: Bu sene Karadeniz takımlarının hepsi iyi. Bunlardan birisi de Samsun. Nihayet eski havalarına ulaştılar ve taraftar da artık takıma inanmaya başladı. Tek kayıpları Turgut Doğan Şahin... Onun dışında takım içindeki hava gerçekten iyi. Geçen yıl iç sahada kolay puan kaybediyorlardı, bu sene o kadar kolay olmaz. Sürprizlerden bir diğeri…
 
* Tavşanlı Linyit: Birçok takım taraftarının sempatiyle baktıkları bir ekip. Kütahya'nın şirin bir ilçesi olan Tavşanlı'yı temsil edecekler. Özellikle maç günü Tavşanlı'da hayat duracak deniyor. Genç ve koşan bir takım. Ligde kalmaları başarıdır.
 
Özetleyecek olursam:
 
Başarılı Olurlar: Boluspor, Orduspor, Adanaspor, Karşıyaka, Mersin İdmanyurdu, Samsunspor, Giresunspor
 
Başarısız Olurlar: Akhisar Bld.Spor, Diyarbakırspor, Erciyesspor, G.Antep Bş.Bld.Spor, Güngören Bld.Spor, Tavşanlı Linyit
 
Kararsızım: Altay, Ç.Rize, Denizli, Kartal
 

 

İsmail Eğriparmak

Yazar: Editor
2010-08-10 09:55:38

Bir Maç ve Bir Konuk

http://ul.gcg.me/files/2010-08/fh.jpg
  • TRT’nin hazırlattığı 1.lig takımlarına yönelik belgesel,
  • TRT’nin yayın politikası doğrultusunda
  • süresi daraltılarak
  • 7–8 dakikalık bir tanıtıma dönüştürülmesi söz konusu.
  • Onca emek, bu sınırlı süreye sıkışacak.
  • Sanırım yoğun bir lezzet çıkacak ortaya: ))
  • kuvvetle muhtemel,
  • 16 Ağustos akşamı yayımlanacak.
  • Bildiğiniz gibi açılış maçını yapacağız Adana’da Mersin’le…
  • Yeni bir takım profili arz ediyor Mersin,
  • akademik kariyeri öne çıkan teknik direktörlerine yaklaşım kuşkulu gibi,
  • kapalı kutu.
  • Mersin’le ve Bolu’yla ilk haftalarda oynamak
  • bizim için bir tür avantaj sağlayacak diye düşünüyorum.
  • Yenilenen takımların ideal formu yakalaması zaman alır,
  • bu arada onları aradan çıkarmak bizim için hayırlı olur, diye eklerim.

 

Asıl diyeceğim;

  • 20 Ağustos 2010 Cuma gecesi saat 9’da oynayacağımız maça
  • önemli bir konuk da gelecek Adanaspor’u yıllar sonra izlemeye.
  • Gerçi ona konuk demek ne kadar doğru olur, bilmem.
  • En eski ev sahiplerinden biri;
  • evet, Adanaspor’umuzun ilk ve tek kadın başkanı 
  • Fahrünnisa Hancıoğlu Hanım da Sayın Bayram Akgül’le birlikte tribündeki yerini (önemli bir aksilik çıkmazsa) alacaktır.
  • İlk galibiyeti ona hediye etmek de
  • boynumuzun borcu olacaktır.
Yazar: Editor
2010-08-09 08:54:11

Truva Atları

http://ul.gcg.me/files/2010-08/taat.jpg

Ara ara çeşitli formlardan da takip ediyorum Adanaspor’umuzu. Garip yorumlar şaşırtmıyor değil. Kuvvetler ayrılığı ilkesiyle acaba “biz de muhalif yanı olalım kulübün, eleştirip diri tutalım” mı deniyor? Hayır, o bakışta bir samimiyet ve iyi niyet ana motiftir.

Şunu iddia ediyorum (adı üstünde iddia): Adanaspor’a dair olmayan unsurlar Adanaspor sayfalarına birer Adanasporlu gibi sızmıştır ve esas Adanasporlularmış gibi yorumlar yapmaktadır. Bu yorumlarla da hem takımın hem de tribünün maneviyatını bozmaya çalışmaktalardır. Adanaspor’un her eyleminden olumsuz noktaları didikleyip çıkarıp taraftar arsında bir tür infial yaratanlara dikkat etmeli, derim.

Gerçekten Adanasporlularsa, o sevginin hatırına içlerinden konuşsunlar, işler ters giderse nasıl olsa saldırırlar, ama şimdi beklesinler bir.

Dün, DS’li olmasına rağmen çok sevdiğim: )) bir arkadaşımla konuştum. Çok iyi oldunuz, diyor, nerdeyse Türkiye’nin en iyi yönetilen kulübüsünüz, takım hep genç ve iyi topçularla dolu. E, o zaman izlemeye gelirsin dedim, gelmem, dedi. Kıskanırım. Siz de şirket olun öyle yönetilin, dedim, şirket olmak da yetmez, kimin yönettiğinde mesele dedi. Şimdi âlemin gıptayla baktığı bir takımı sözde Adanasporlu taraftar yeren yere vuruyor. El insaf!

Ha, benimki bir komplo teorisidir ve o tip seyirci-taraftar hususi hayatında da eşine dostuna zaten öyle menfi biridir ve de aslında ne yaptığının, neden yaptığının da farkında değildir. Ne diyelim, o zaman Allah ıslah etsin… Ama bu tip yaklaşımlar taraftar arasında yıkıcı bir Meksika dalgası da oluşturabilecektir, bu kötü sonuçları toparlamak da çok daha fazla zaman alacaktır.

Örneğin belki şu önümüzdeki Mersin maçının 20 dakikasında filan gol gecikirse veya takım biraz tutuk olursa vs organize olup takıma küfredeceklerdir, bunu da yapacak yaptıracaklardır. Bu davranışlara tribünde zaten rastlıyoruz; üç tane deli mayın ortada patlatıyor küfrü takıma, topçuya ve o tip tepkiyi tribünde meşrulaştırıyor, kazanılacak futbolcu kayboluyor, kazanılacak maç o cinnette haybeye gidiyor. O tip yorumculara “olumsuz fikirlerinizi evinizde, ama çocuğunuzun, kardeşinizin yanında da değil, bir başınıza, günlüğünüzde filan paylaşın lütfen; ‘dost acı söyler’ sözüne istinaden daha en başta suları bulandırmanın manası yok, bu esnada dost tatlı söylesin” diye öneririm. Has taraftarımıza da “aman Truva atlarına dikkat” derim… Zaten uğraşıp duruyoruz Adanalı olmayan belediyecilerle, bir de bunlarla mı uğraşacağız?

Şimdi Adanasporlulukta çok daha sıkı durma zamanıdır! Saflarda gedik açma değil safları sıklaştırma zamanıdır!

Yazar: Editor