2016-09-06 13:47:09

Futbol Herkes İçin Olmalı

Bilet fiyatları geçen senekinden %300 oranında daha yüksek tutuluyor ve bir indirim yapılacak gibi görünmüyor.

Başakşehir ve Osmanlıspor UEFA maçlarında bile bilet fiyatlarını düşük tutarken 

Adanaspor, biletleri beş şampiyondan sonra en yüksek fiyatlarla satışa çıkarıyor.

Biletlerin üzerine bir de şu kan emici yayıncı kuruluşun ücretlerini eklersek Adanasporu izlemek için kesenin ağzını biraz daha açmak gerekiyor. 

  • Yönetimden ricam, 
  • transfer konusunda 
  • bütçenizi 
  • ne 
  • kadar 
  • d ü ş ü n d ü y s e n i z
  • taraftarın bütçesini de 
  • biraz olsun düşünün. 
  • Futbol izlemek lüks olmamalı.

Bayern München başkanı Uli Hoenessin efsanevi ve vicdani sözleri ile noktayı koyalım. 

  • 104£ değerindeki kombine fiyatlarımızı 
  • 300£ yapsak bu sadece 
  • 2 Milyon £ fark eder. 
  • Bu fark bizim için çok da önemli değil 
  • ve bir transfer görüşmesinde 
  • 5 dakikalık bir pazarlıkla 
  • bu parayı çıkarabiliriz. 
  • Fakat 104 ve 300 arasındaki fark 
  • taraftarlar için 
  • oldukça fazla. 
  • Biz taraftarları 
  • bize süt veren inekler gibi 
  • görmüyoruz.
  • Futbol herkes için olmalıdır.

Bir kulüp başkanının, konuya ilişkin gerçekçi açıklaması budur, kıssası da hissesi de bu kadardır.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-08-21 11:16:13

İyi bir Adanasporlu olmak için dikkat edilecek konular:

1-Başkan

a) Yanında olacak ve her şartta destek olacaksın

b) Karşısında olacak ve her ortamda sallayacaksın

2-Yönetim

a) Sonsuz destek vereceksin

b) Yerden yere vuracaksın

3- Teknik konular

a)Her yapılan transferi ve oynanan oyunu beğenip alkışlayacaksın, sonuç odaklı olmayacaksın

b)Yapılan transferleri oynanan oyunu futbolcu değişikliklerini sürekli eleştireceksin, kaldırımda oynasa bile takımı destekleyeceksin

4- Turbey

a)Her şartta sonuna kadar destekleyeceksin, Adanaspor Tribünündür diyeceksin, kravatlılara inat atkılı dolaşacaksın

b)Yapılan her yanlışı yüzlerine vuracaksın doğru yaptıklarında zaten yapılması gerekeni yapıyorlar diyeceksin.

*Şimdi çık bakalım çıkabilirsen işin içinden!

Mahir Alev

Yazar: Editor
2016-04-13 15:56:09

Biri Çıkar O Golü Atar

Adanaspor, 12 yıllık Süper Lig hasretini bitirme yolunda dev bir adım daha attı. Rakiplerinin yaşayacağı puan kayıplarını da hesaba katarsak, üst lige terfi etmesi için kalan haftalarda tek bir galibiyet bile yeterli olacak belki de. Ama şunu da biliyoruz ki bu takım çok daha fazlasını yapacak kapasitede ve kendi göbeğini kendi kesene kadar da bu hırslı mücadeleyi sürdürecek.

Boluspor karşısında ilk 15 dakikada müthiş bir Adanaspor izledik. Daha sonra özellikle yenilen golden sonra Boluspor'un daha çok topa hâkim olduğunu gördük. Ama baskının en yoğun olduğu anda bile, stresli dakikalar geçse bile, içten içe bir sezi veya dürtü, adını ne koyarsanız, Adanaspor'un bu maçı kazanacağını söylüyordu. Turuncu-Beyazlılar galibiyete o kadar alıştırdı ki, izleyenlere 'Nasıl olsa biri çıkar, o golü atar ve üç puanı getirir.' hissini veriyor. Sanki mutlu sonla biteceği bilinen bir filmi izlemek gibi...

Bu sezon Adanaspor sezon öncesi beklentileri yıktığı gibi, istatistikleri de bir bir yıkıyor. Denizli'de yıllar sonra gelen deplasman galibiyeti, Altınordu galibiyeti, her hafta geliştirilen yenilmeme rekoru ve son olarak Bolu'da kazanılan üç puan... Bu açıdan tarihi bir sezona da tanıklık ediyoruz. Ayrıca bu galibiyetle birlikte Adanaspor'un ligdeki bütün takımlardan puan aldığını da ekleyelim.

Her şey olabilecek en güzel şekilde gidiyor ve Adanaspor hedefine her geçen gün biraz daha yaklaşıyor. Boluspor galibiyeti geride kaldı ve sırada 1461 Trabzon maçı var. İki haftadır oynadıkları futbolla hafife alınmamaları gerektiğini fazlası ile gösterdiler. Şu zamana kadar konsantrasyon problemi yaşamayan Adanaspor'un aynı ciddiyetle devam ederse bu maçı da geçeceği görüşündeyim.

Yolun Sonu Şampiyonluk Olsun.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-04-11 11:51:01

#Son 6 Hafta

Bu sezonun en önemli haftalarına geldik çattık. Önemli haftalar çok özlenen,söylerken yutkunduğumuz ama fazlasıyla çoktan hak ettiğimiz şampiyonluğu bize verecek haftalar.

Bu sezon farklı bir yapısı da var. Şansımızın tutmadığı,kazanmakta zorlandığımız kim varsa sırasıyla Engin Hoca ve ekibinin kaleminden notu alarak sezonu kapattı. (Göztepe Hariç). Önce Denizlispor’u 1968’den sonra deplasmanda ilk kez yendik. İzmir’in Altınordu’sunu şimdiye kadar ilk kez yendik.Ve şimdi son olarak bu hafta pek şansımızın tutmadığı Bolu Beyi’ne karşı oynayacağız. Yıllardır PTT Liginde ilk ögretilen hiçbir maç oynanmadan kazanılmıyor. Bu hafta karşılaşacağımız Boluspor’u yenersek sezonda yenemedeğimiz tek takımla sezonun kapatacağız.

Boluspor son haftalarda  kaybettiği puanlarla sezona erken havlu attı.İçerde oynadıkları 14 maçtan sadece 5’ını kazanabildiler.Oyuna genel olarak iyi başlayıp sonunu getiremiyorlar. Son 6 hafta kala Play Off  haklarını kaybettiler,düşme potasınında 9 puan üzerindeler.İçerde en son 1 ay önce 1-0 ile aldıkları galibiyet son galibiyetleri. Sezonu gol kısrlığı ile geçiriyorlar maç başına 1 gol ortalama ile oynuyorlar ki oynadıkları 10 maçta gol atmayı beceremediler. İyi savunma yaptığımızı düşünerek gol yemeyeceğimiz bir maç olmasını önce istiyorum ve düşünuyorum.

Boluspor’da en son iç saha maçında kırmızı kart gören Adem Alkaşı (24 maç) ve Alican Karadağ (24 Maç)  bu hafta tekrar görev alacaktır. Savunmanın arkasına Emre Gültekin (21 Maç) ve Arif Şahin’le pas atmaya çalışıyorlar.Genç Emre Kılıç (21 maç) ve Ivanovskı (6 Maç) birebirde en fazla deneyen ve başarılı futbolcularından.Ve hücüm yönü olarak sol kanadı Özgür Özkaya ve Tevfik Köse  kullanıyorlar. En golculeri  en son 6 hafta önce gol atan ve Hollandalı Anco Jansen(21 Maç).

Lider takım olarak son 6 haftaya büyük şansla giriyoruz. Evet daha bitmedi ve bitti demeden bitmeyecek. Birçok örnek var sonunun hayal kırıklığı ile biten maceralardan. Son Samsun maçı ile aynı kadro ve dizilişle çıkacağız Bolu karşısında .Takım savunmamız her zaman ki sağlam olacaktır. Orta saha üstüne düşün görevi yaoacak ve son olarak ileride oynayan 3’lu ligin en iyi hücüm hattı fişi çekecektir. Herhafta bir futbolcumuz maçın adamı olarak ekstra işler yapıp 3 puanı takımına kazandırıyor. Bu hafta kim olacak hep beraber görmek ümidiyle...

#BizBitti Diyeceğiz

#ViraAdanaspor

Ahmet Gültekin

Yazar: Editor
2016-04-09 08:37:11

 

Yolun Sonunu Görmek İçin

Adanaspor'un bu sezon yaptığı iyi işlerden bir tanesi, kötü performans gösterdiği maçın ardından iyi hazırlanıp,  sonraki maçta güzel futbolla sonuca gidebilmesi... Turuncu-Beyazlılar, Göztepe maçından sonraki Giresunspor maçı ve Malatyaspor sonrası K.Erciyesspor maçında iyi futbolla ve galibiyetle sahadan ayrılmıştı. Son olarak galibiyete rağmen düşüş gösterilen Karşıyaka maçının ardından, Samsunspor karşısında da vites yükseltti ve zirvedeki yalnızlığına devam etti.

Geçen hafta sol bek Canberk'in attığı golle, bu hafta da sağ bek Emre'nin attığı gollerle üç puana uzandı Adanaspor... Bugün Canberk'in golü yoktu belki ama performansı geçen haftanın da verdiği özgüvenle daha yüksekti. Emre Uğur ise altyapısında yetiştiği Adanaspor için ilk gollerini attı. Bu sezonki iyi oyununun, emeğinin ve çalışkanlığının karşılığıydı bu goller...

Adanaspor engelleri bir bir aşmaya devam ediyor. Samsunspor karşısında iyi bir Adanaspor izledik. Hırs, istek ve her zaman olduğu gibi mücadele... Bu sefer oynanan futbola da olumlu yansıyan mücadele... Özellikle ilk yarıdaki performans şampiyonluğun habercisiydi ve formsuz Boluspor karşısında da bu güzel futbolun ve galibiyetin psikolojik avantajı Adanaspor'un yanında olacaktır. Yeter ki galibiyetle gelen özgüven rehavet yaratmasın.

Adanaspor önemli bir galibiyet aldı fakat hemen salı günü şansının hiç tutmadığı Boluspor deplasmanına çıkacak. Yarından itibaren oraya odaklanılmalı. Bütün istatistikleri alt üst eden Adanaspor bu şekilde devam ederse Boluspor şanssızlığını da bitirecek gibi görünüyor.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2016-04-07 15:23:33

Şimdi de başka zor bir maç var.

Aslında deplasmandaki Trabzon maçıyla başlamıştı zorlar serisi. O sıralar GBB, Alanya, Karabük, Elazığ doksan dakikalarının fenalığına bakınca bu seriden 4 puan ne iyi olur diye düşünüyordum. Ama o aradan çıkan puanlar bizi, birçoğuna göre, “tesadüfen” ciddi bir yere getirdi.

İkinci yarının başlamasıyla her biri diğerinden zor maçlar da başladı, her karşılaşmamızda da her rakibin hayatın ve müsabakaların zorluğu meselesinde kendine göre birtakım gerekçeleri vardı;

  1. Şanlıurfa küme düşme hattından çıkmak istiyordu o devasa transferlerle.
  2. Göztepe zirveden kopmak istemiyordu.
  3. Giresun gidenleri yakalamak derdindeydi.
  4. Denizli düşmemek için çırpınıyordu.
  5. Balıkesir’in aklı hala ilk ikideydi.
  6. Malatya şimdi ilk altı için iştahlanmıştı.
  7. Erciyes kefeni yırtmaya çalışıyordu.
  8. Altınordu, geçen sezonda olduğu gibi, yine bir Adanaspor maçıyla yeni bir seriye başlama umudundaydı.
  9. Ds, puan farkının açılmasını istemiyordu.
  10. Ksk’nın an itibariyle puan kaybetmeye tahammülü yoktu.
  11. Ve Adanaspor bu maçların hepsinden alnının akıyla çıktı.
  12. Kanıtladı ki tesadüf diye bir şey yoktu.
  13. Her başarı sistemli ve sabırlı bir çalışmanın sonucuydu.

Şimdi Samsun da ilk altının hesabını yapıyor.

Maç zor mu? Evet, zor!

Diğer maçlar ne kadar zorduysa, bu maç da o kadar zor.

Ne mi olur? Bir kere bir kez daha tecrübe ettik ki hiçbir maç oynanmadan kazanılmıyor.

Ürkmeye, korkmaya gerek yok. Tedbiri elden bırakmayan, mücadeleci oyunumuzla 3 puana çok yakın olan biziz. Bu maçı, Büyük Adanaspor Futbolcusu, cezalı olan taraftarı için de oynayacaktır.

Güzel Yurdum Adanaspor’um.
Yazar: Editor
2016-02-18 16:07:11

Dramatik ve travmatik günler yaşıyoruz ülke olarak. Canı yanmayan kim var ki… Neticede bizim vatandaş olarak üzülmekten başka bir şey yok elimizde. Ne yazık ki… Gücümüzün yettiği bu; üzülmek, kahrolmak… Gerçi çözüm önerim hala sabit.

Şu da olabilir; herkes oy verdiği partiyi yasal koşullar içinde kontrol edebilir, sorunların çözümünde onlardan makul çözümler üretmesini isteyebilir. Ne bileyim…

_______________________________

Adanaspor’a gelirsek…

Şahsen benim diyecek bir şeyim yok takım için.

Hoca ne yaptığını biliyor.

Futbolcu kendinden ne istendiğini biliyor.

Her şey olabileceğinin en üst seviyesinde uygulanıyor.

Yönetim bu iki öğe ile uyum içinde çalışıyor.

Taraftar tribünde ve tribün dışında elinden geleni yapıyor.

Bu manada taraftarın şu süreçte sabırlı, filmin sonunu bekleyen, dereyi görmeden paçayı sıvamayan tavrı da önem arz ediyor.

Takım şöyle oynarsa böyle oynarsa şu olur bu olur gibi bilgiçlikler taslamayacağım… Çünkü denenmiş, sonucu alınmış yani test edilmiş ve onaylanmış bir taktik var. Benim diyeceğim bir şey yok.

Rakibin analizi bu esnada yapılacak en isabetli maç öncesi yazısı olur, diye düşünüyorum.

Yazar: Editor
2016-01-21 18:52:54

 

Bir futbol takımının olmazsa olmazı taraftar tabiriyle papaz futbolcularıdır. Papaz denilince  genellikle fazla koşmayan, gençlere bağırıp çağıran, yeri geldi mi döven hatta hoca üzerinde bile etkisi olan oyuncu akıla gelir ki haklı sayılabilecek bir tabir diyebilirim. Bir takımın başarısında bu oyuncu veya oyuncuların rolü çok önemlidir.

Ben papazları kupa ve sinek papazı olarak ikiye ayırıyorum.

  • Sinek papazları sahada faydalı olmayan, 
  • gereksiz yere bağırıp çağıran, 
  • fazla sevilmeyen, 
  • saygıyı ise sadece yüzüne karşı gören, 
  • her şeyi kendine hak gören geçmişiyle övünen 
  • egosu yüksek memnuniyetsizlerdir.

Kupa Papazları ise yeri geldiğinde otoriter yeri geldiğinde sevecen yaklaşır, mesafesini korur, sahada ağırlığını hissettirir, gerektiğinde yönetime, hocaya karşı takım arkadaşlarını savunur, takımda derdi olan personel dâhil ilk ona koşar.

  • Takımın yönünü belirleyen önemli faktörlerden biridir. 
  • Genç oyuncular için iki çeşitte takıma gereklidir ki doğru yanlış ayırımı yapabilsinler. 
  • Papazları iyi yönlendirebilen teknik direktörler başarılı olurlar. 
  • Fakat ne yazık ki hangi tür olursa olsun başarısızlık durumunda ilk kadro dışı kalacak oyuncular listesinin başında bu oyuncular gelir. 
  • En ufak başarısızlığın aksiliğin cezası Papazlara kesilir.

Genç olduğum dönemlerde birçok papaz oyuncuyla tartışmışlığım hatta kavga etmişliğim bile var. Fakat geriye dönüp baktığımda yaşadığım şampiyonluklarda ne kadar büyük katkıları varmış şimdi anlıyorum. Şampiyon olmuş bir takım hatırası olarak:

Maç başları dağıtılmış herkes elinde kimisi kalın kimisi orta halli zarflarla odasına dağılmıştır. Paraları güvenli bir yere koyup her zaman kalabalık olan muhabbet odasına elde çayla geçilir. Kahkahalar havada uçuşurken kapı açılır. Suratı asık genç bir oyuncu Papazımızın yanına gelir.

"Abi bana ödeme yapmadılar. Dün kızım bebek istedi şimdi ben alamadan nasıl eve gidicem”der. Gözleri dolar ve cevap beklemeden kaçar gider odadan. Sessizlik çöker odaya. Çaylar bile buz keser. Herkes başı önde yere bakar utanır az önceki neşe dolu halinden.

Papazımız tek kelime etmeden yerinden kalkar. Muhasebeye gider. Sesi tüm tesiste yankılanır. Elinde zarf genç oyuncunun odasına girer. Herkes odasına döner ve o gün hakkında tek kelime konuşulmaz. Takım şampiyon olur üstünden seneler geçer ama hala kimse bilmez o zarfı kimin doldurduğunu...

Hakan Hacıbektaşoğlu

Yazar: Editor
2016-01-12 07:46:11

Isın-ma-k

Hemen hemen tüm futbolcular ısınmaktan nefret eder. Her ne kadar sakatlık riskini en aza indirmek için iyi bir ısınmanın gerekliliğinin farkında da olsak maalesef sevmiyoruz sevemiyoruz.

 

Senelerdir bekliyoruz bir hap falan çıksın da şu ısınma işi son bulsun diye ama İsviçreli bilim adamları henüz bir çare bulmuş değiller.

  • Kolları çevir, topuklarını kıçına vur, 
  • yan yan koş, hafif tempo aç 
  • hoop ordan açma germeye geç 
  • ritmik takım halinde hareketler falan 
  • ooo yok yok bitmez arkadaş 
  • zaten üç kuruşluk enerjimiz var 
  • o da ısınmada uçtu gitti. 
  • Antrenmandan da saymazlar ısınmayı.

Hoca antrenman süresini söylerken "ısınmayı saymazsak bir saat on beş dakikalık antrenmanımız var" der. Niye saymıyorsun arkadaş madem sayılmıyor niye yaptırıyorsun bırak evde yapıp gelelim. Bu kadar nefret etsek bile maç ısınmasının yeri ayrıdır.

  • Bacaklar yağdan parıl parıl parıldar, 
  • saç baş yapılı, 
  • dövmeler görünecek şekilde ayarlı, 
  • olabilecek en karizmatik şekilde sahaya çıkılır. 
  • İki bilemedin üç tur koşulur o arada çaktırmadan taraftarlar kesilir. 
  • Tanıdık simalara gülümsenir.

Sonra takım halinde hareketler başlar o esnada taraftar yumruk şov için tek tek tribüne çağırır. Önce duymamazlıktan gelirsin ki biraz daha yüksek sesle bağırsınlar. Öyle çokta beklenmez haa ayarını bileceksin.

  • Dar alan oyuna geçilir. Arkadaşa bacak arası falan atılmaz rencide edilmez maç öncesi morali bozulmaz. 
  • Hafif ter çıksın yeter. Sonrasında karşılıklı uzun  toplara geçilir bir iki estetik hareket falan sıkıştırılır araya ve ısınmanın son kısımı başlar. 
  • Bu kısımda yedek kaleciye büyük iş düşer.

Kaleye şut atan arkadaşlarından gol yemek için elinden geleni yapar. Soyunma odasına girmeden son motivasyonu o sağlar takıma. Geriye kalan deparlar prosedür gereği atıldıktan sonra taraftar son kez alkışlanır ve soyunma odasına gidilir. İyi ısınma beyler Haydi haydi haydi kazanıyoruz bugün!!!

Hakan Hacıbektaşoğlu

Yazar: Editor
2016-01-10 11:46:36

 

Devre arasına gelmek bu maçta en büyük şansızlığımız olsa gerek. 

Trabzonlu tüm oyuncular bu maçta tam kapasite mücadele ettiler.

Buna rağmen, ilk yarı çok iyi mücadele ettik. Hatta talihsiz yediğimiz ilk gol olmasa, devreye en kötü berabere girebilirdik.

Ancak, futbol şansı maç boyunca yanımızda olmadı.

Olsun, grupta her halükarda 2. sıradayız.   Bu bizim için teselli.

Bizim için lig çok daha önemli. Ligde, eğer şampiyonluk istiyorsak, transferde mutlaka hamle yapmak lazım. 

Uche Kalu transferi ile transfere nokta koymayalım. Hatta 1 orta saha ve 1 forvet transferi daha önemli.

Uzun zamandır, bu sezonki kadar fırsat elimize geçmemişti.

Trabzon maçı bizim açımızdan ayna olsun.

Kubilay ARI

Yazar: Editor
2016-01-09 09:48:48

 

Trabzonla kupa mücadelemiz fena değil.

2 kez kazanmışız.

2 kez de kaybetmişiz.

Ama 2 atıp 4 yemişiz. Bu fena. 

Trabzonla asıl mücadelemiz 1980-1981 sezonunda olmuştu ve ligi 2. tamamlamıştık.

Delasmanda çok tartışmalı bir maç oynamıştık.

  • Trabzon taraftarı 
  • sahaya inmişti, 
  • Bora'ya da saldırmışlardı. 
  • Bunun üzerine 
  • Gündüz Tekin Onay da 
  • sahaya girmişti. 
  • Bu şaibeli maçta 
  • Timuçin'e kırmızı kart göstermişlerdi.
  • Gol olmayan bir topu da 
  • gol diye saymışlardı, 
  • 1-0 kaybetmiştik.

Silindirspor olduğumuz zamanlardı.

Geçen geçti.

Şimdi bu maça bakacağız.

Galiba tam kadro çıkıyormuşuz.

Nedir beklenti?

Önce heyecanlı bir maç olsun.

Hiçbir futbolcumuz sakatlanmasın.

İki takım da güzel oynasın ama Adanaspor kazansın.

Vira Güzel Yurdum Adanaspor'um. 

Yazar: Editor
2016-01-04 17:11:40

Eski futbolcularımızdan Hakan Hacıbektaşoğlu da yazar kadromuzda. Akıcı, incelikli, güzel üslubuyla bizlerle olacak.

İlk Gün

Altyapıdan A takıma geçiş futbolcunun sanılanın aksine en sancılı dönemidir. Hele ilk gün mutluluktan, heyecandan ölebilirsiniz. Yıllardır hayalini kurduğunuz gün gelmiştir, sahada neler yapacağınız bile ezberinizdedir. Gelin görün ki koca bir hayal kırıklığıdır. Ne sahada istediğinizi yapabilirsiniz ne de yapmanıza izin verirler.

  • Antrenmanlarını izlediğiniz, 
  • televizyonda maçlarını kaçırmadığınız 
  • hayran olduğunuz adamlarla 
  • aynı sahadasınızdır. 
  • Normal şartlarda, 
  • o adamlarla eşit olmanız gerekir 
  • çünkü sahada 
  • ne yaş ne kariyer ne de sosyal statünüz önemlidir. 
  • Ama bizim ülkemizde eşit değilsinizdir 
  • ve bunu ilk hatanızda sizi azarlayan abiniz 
  • (ki her takımda en az bir tane bulunur
  • size hatırlatır.

Yaşadığınız şaşkınlık ve moral bozukluğu ile nasıl bittiğini bile anlamadığınız antrenman sonrası sıra duş faslına gelir. Duş sayısı yeterliyse rahatça duşa girebilirsiniz değilse beklemek zorundasınız. Nasıl davranacağınız konusunda en ufak bir fikriniz yoktur. Kimseye bakmamaya çalışarak giyinirsiniz. Orada olduğunuz bile belli değildir aslında ama yine de temkinli davranırsınız. Yemekte de aynı durum geçerlidir. Birinin yerine oturmamak için bekler, herkes oturduktan sonra oturursunuz.

  • Yemek biter, takım dağılır. 
  • Eğer biri, nereye gidiyorsun 
  • ya da araban var mı, diye sormazsa 
  • ilk gün olduğu için utanır 
  • siz de kimseye bir şey soramazsınız. 
  • Herkes lüks arabasına binip evine 
  • ya da senin bir aylık harçlığına denk gelen paraya 
  • kahve içmeye gider. 
  • Sen otobüse biner 
  • kendi gerçeğine dönersin. 
  • O güne kadar A takıma çıkmak 
  • işi bitirmek diye düşünürken, 
  • aslında en zor kısma yeni başladığının farkına varırsın, otobüs sallanarak ilerlerken.

Sokak kapısının önünde bozulan moralini belli etmemek için kendini toparlar, yüzüne sahte bir gülümseme yerleştirirsin. Zili çalar, eve girersin; tüm aile gözlerinin içine bakar, anlat diye. Umutları kırılmasın diye bambaşka bir hikâye anlatırsın. İlk günden hoca seni çok sevmiştir ve tüm abilerin sana çok iyi davranmışlardır, hatta çift kale maçta 1-2 gol bile atmışsındır...

Hakan Hacıbektaşoğlu

 Bu da yazarımızın kendi blogunun bağlantısı.

Yazar: Editor
2014-12-09 10:07:25

Neden Sonuç İlişkisi ve Son Durum

Neden sonuç ilişkisine inandığımı hep derim, rastlantı yoktur mecburiyet vardır; hiçbir şey öylesine olmaz, bir olayı bir başka olay tetikler.

Başkanın bırakma kararından sonra son maçın canım* hakemini konuşamadık. Konuşalım o zaman, çünkü bana göre nihai yıkılışımızın bu haftaki mimarı yine bir hakem *beyefendisiydi. Bir önceki maçtaki haysiyetli* hakemin bıraktığı yerden devam etti ve maçı adeta bir felakete bağladı.

İlk golde bariz faule devam dedi, golü kalemizde gördük. O faulü verseydi olay örgüsü yani neden sonuç ilişkisi başka gelişecekti, iş bu noktalara belki gelmeyecekti, bilmiyoruz. Kelebek Etkisi veya bakınız Benjamin Button’ın Hikâyesi… Ama bundan daha kötü olamayacağı kesindi.

Her fırsatta aleyhimize çaldı. Tüm kartları aleyhimize kullandı ve hatta sanki gözleri bir ara Tiago’yu aradı bir kart göstermek için, zaten cezalı olduğunu anlayınca da tribünlere filan baktı, o ara göz göze geldik, bakışlarımla “hakem oldun ama adam olmadın” dedim. Anladı, sinirlendi ve özellikle ikinci yarıda tam da gözümün önündeki pozisyonda, Mehmet Boztepe’nin ceza sahasına kestiği ortada rakibin eline değen topu görmedi, gördü de vermedi, her neyse…

Bizimki de bildiği kadar bir Türkçeyle “ el yaptı, el yaptı” diye derdini anlatmaya alıştı, ama Osmanlıca bilseydi ve itirazını Osmanlıca yapsaydı “pâ-i sol cenahımdan saha-i cezaiyyuna tepüklediğim gülle-i meşini zevat-ı rakibun desticeğizi ile halvet oldu” diye, hakem belki o penaltıyı verirdi. Yani Osmanlıca dersi hakkaten önemli.

Yine göz göze geldik hakemceğizle, yine bakışlarımla ebesini sordum. Zaten gidemeyen takımı durdurmak için elinden geleni yaptı bu kez. Öyle oldu. Anlaşılan ebe konusunda hassastı.

Ne yapayım ben de işi gırgıra vurdum. Hiçbir şeyle baş edemeyeceğiz. Yılgınlık son raddede... Efkârlıyım, şu Turuncu şehirde bir SabancıBelediyeSporSa lobisine, evet öyle bir lobiye yenildik. Siz ne derseniz deyin.

Bir sonraki yazı Ecdadıosmanlısipor’un sipahi hocası Osman Özköylü’nün Kayseri sergüzeştine dair. Bari ona sallayayım da biraz kendime geleyim. Adam tam komedi, ama en bayağısından.

Not 1:

O yıldızların yanındaki kelimeleri yerine siz gönlünüzden geçeni yerleştirin. 

Not 2:

İleriki günlerde Bayram Akgül'ü artı ve eksileriyle konuşmaya devam edeceğiz.

Yazar: Editor
2014-11-27 09:06:30

Levent Eriş çok geç alınmış bir karar sonucu görevini bıraktığını açıkladı. Yollar ayrılmıştır, diye bakıyorum meseleye.

Yeni bir döneme herkesin ihtiyacı vardı; hem takımın hem kulübün hem hocanın hem de taraftarın...

Levent Hocaya başarılar dilerim, yolu açık olsun.

Hoca gitti.

Peki sorunlar gitti mi?

Hiç sanmıyorum; zira elde kötü bir kadro var. Daha doğrusu her geçen gün kötüleşen bir kadro var.

(Ha, hocayı göndermek için bile bile mi kaybettiler o maçları, bunun da cevabını nasıl olsa alacağız.)

Şu vaziyette devre arasına kadar 15 puanı görürsek başarı sayacağım. O kadarcık puan bizi kurtarır mı? onu da yine  ve yine ve yine ve yine devre arasında yönetim düşünecek. Yahu biz bu filmi kaç kere gördük ve daha kaç kere göreceğiz? 

Şimdi yeni hocanın ismini merak ediyorum.

Bu isim hem yönetimin stratejisinin bir göstergesi olacak hem de -dolayısıyla- Adanaspor'un geleceğinini önemli bir dönemeci olacak. 

Umarım eskilerde olduğu gibi çapsız bir isimle anlaşılmaz.

Adanaspor'a yakışan ve en üst düzeyde bir hoca olmasını dilerim. 

_____

Not:

Sevgili Serkan Şenyürek'in de sadeceadanaspor'u yazmama kararını gözden geçirmesini dilerim. 

Yazar: Editor
2014-08-21 16:57:54

Kısa ve Öz ve Güzel Açıklama

“Yaşanan sıkıntıları sahaya yansıtmayacağız.”

Evet, ne güzel oldu.

Turbeyler’in lideri Refik Gül’den kaplanpenche’ye gelen ve şahsen mutlu eden konuya ilişkin kısa açıklama şöyle:

  • Yaşanan sıkıntıları 
  • sahaya yansıtmayacağız
  • Tribünde takımı destekleyeceğiz. 
  • Bunun sözünü 
  • Grup adına 
  • ben Refik Gül olarak 
  • Adanaspor Taraftarına veriyorum.

Saygılarımla.

Refik Gül

___________________

Editörden Not:

Ayrıntılar sanırım yazılı bir metin olarak basına verilecektir. Bizim bildiğimiz bu kadar ve bizce bu kadarı da yeter. Neticede “huzur” temalı açıklamalar her platformda paylaşılsın, bu açıklamaların yeri ayrı.

Vira Adanaspor!
Yazar: Editor
2013-09-20 08:58:33

adanaturuncudur.com'dan 

__________________________

Adanaspor Şehitlerini Anma Günü

  • 20 Eylül 1981 tarihinde yaşanan
  • hazin trafik kazasında
  • Adanaspor'umuz,
  • alt yapısının üç değerli futbolcusunu
  • ve çok önemli bir alt yapı hocasını 

kaybetmişti.

2008'den beri sürekli hale getirdiğimiz spor şehitlerimizi anma etkinliğimiz bu sene de devam ediyor.

Cuma günü saat 10.30'da Asri mezarlığı girişinde Adanaspor Şehitlerini anmak için buluşacağız.
Sonrasında Merkez Camii'de Cuma namazını kılıp mevlüt okutarak şehitlerimizi anacağız.

"Üniversiteli Adanasporlular" ve "Daha Turuncu Adana"nın ortak organizasyonunda tum taraftarlarımızı aramızda görmek istiyoruz...

____________________________ 

Yazar: Editor
2013-08-08 20:10:28

Eyüp Arın Var

Bu sayfada çeşitli vesilelerle defalarca Eyüp Arın yazısı yayımladık.

Alt yapı merkezli oldu yazıların çoğu.

Bizi 2B'de şampiyon yapan ekibin başındaydı.

Az kalsın küme düşeceğimiz sezoz bizi ipten alan ekibin başındaydı.

İşte bu sezon alt yapıyı uçuran ekibin başındaydı.

Başımız her sıkıştığında işinin başındaydı. 

Alt yapı hocaları zaten ağırlıklı olarak A takımda, başlarında bir Eyüp Hoca eksik.

Korkmayın alt yapıda işler aksar diye, aksamaz, o bölge rayına oturdu, özellikle bir engel çıkmazsa yoluna devam eder.

Korkmayın, piyasada dolanan futbol kaşarlarından çok daha iyi bir Teknik Direktördür.

Korkmayın, siz yetki verin, Eyüp Hoca elini taşın altına koyar.

Korkmayın, işini layıkıyla yapar.

Korkmayın, ona güvenin, ne yapacaüı meçhul isimlerle oyalanmayın.

Korkmayın, çoktandır hak ettiği profesyonel sözleşmeyi onunla yapın, üstesinden gelir.

Korkmayın, en harbisinden bir Adanasporludur, en çok seven kadar Adanaspor'u sever.

Korkmayın, takımı ona teslim edin. Onun adaletine güvenin ve artık Eyüp Hocaya hak ettiği Teknik Direktörlük adaletini gösterin.

Her takımın değil Adanaspor'un hocasıdır Eyüp Arın.

Macera aramayın, ama biraz cesur olun,

Eyüp Arın'la imzalayın... 

Yazar: Editor
2013-07-30 08:53:10
  • Neden Kombine
  • Kombine biletlerin nasıl bir anlam taşıdığını hepimiz biliriz.
  • Maddi boyut ortada:
  • Taraftar kombineleri alır ve takımına ciddi bir para desteği sağlar.
  • Transferler,
  • türlü kalemdeki masraflar
  • bu kaynaktan faydalanır.
  • Asıl önem arz eden yönü 
  • en azından genel taraftarın yoğunlaştığı
  • maraton tribünün
  • kombinelerinin tüketilmesidir. 
  • Böyle bir iş aynı zamanda 
  • taraftarın gövde gösterisidir.
  • Sportif başarının kapısını iyice aralayacak
  • mühim bir destektir bu.
  • Bursaspor örneği hep verilir,
  • çünkü bu doğru ve güzel bir örnektir.
  • Hemen hemen her sezon kombine biletleri tüketen taraftar 3-4 sezon içinde takımı tarafından tarihi değiştiren bir şampiyonlukla ödüllendirilmiştir.
  • Orada gördüğümüz sahne, basit bir neden sonuç ilişkisidir.
  • Taraftar, takımına yaptığı yatırımı en üst düzeyde almıştır.
  • ve Adanaspor 
  • süreçte taraftarına 
  • en büyük sevinçleri yaşatmaya 
  • ilk elde aday bir camiadır.
  • Hiçbir kombine bilet 
  • boşa gitmeyecek 
  • ve taraftara 
  • -şimdilik- şampiyonluk iddiası olarak dönecektir.
  • Hadi, 
  • kombine bilet alalım,
  • kombine bilet 
  • a  l  d  ı  r  a  l  ı  m...
Yazar: Editor
2013-07-29 09:06:43

Bir Kombinde de Sen Al

Adanaspor’un tribün dinamosu TURBEYLER kombine konusunda şöyle bir açıklama yaptı, paylaşıyor ve destekliyoruz.

  • Zorlu geçecek olan 2013–2014 sezonunda, 
  • hiçbir siyasi partiye, 
  • belediyeye, 
  • mülki amire bağımlı olmadan, 
  • şerefi ve onuruyla 
  • mücadele edecek olan Adanasporumuzun, 
  • biz taraftarları dışında hiç kimsesi yoktur. 
  • Şerefimizle çıktığımız bu yolda, 
  • takımımıza 
  • yeni sezon öncesinde 
  • güç verebilmek adına, 
  • Büyük Adanaspor Taraftarları olarak; 
  • "Bir Kombine De Sen Al
  • projesini başlatıyoruz. 
  • Almış olduğumuz her bir kombine, 
  • yeni sezon öncesinde 
  • takımımıza maddi güç vereceği gibi, 
  • onların arkasında olduğumuzu da hissettirecektir. 
  • Haydi Adanasporlu, 
  • onurlu mücadelene katkı ver, 
  • bir kombine de sen al!
Yazar: Editor
2013-07-24 19:31:42

Adanaspor İyi Olsun / Ötesi Hikâye

Bir fikstür günü daha! Öyleyse şu yazının tam zamanıdır dostlar. Okuyalım bir daha.

  • Bir fikstürün iyi veya kötü olduğu 
  • genellikle erken yorumlarla değerlendirilir. 
  • İyi bir fikstür çektik, 
  • demenin bir nedeni de 
  • elbette hangi rakiplerin nasıl sıralandığı ile ilgilidir. 
  • Kimle, ne zaman, nerede oynuyoruz. 
  • Bu unsurlar iyi fikstürün temel belirleyicileridir.

Erken yorumlar kendi içinde değişken bir durum oluşturur, benim tedirginliğim bir başkasının rahatlığıdır; Samsun deplasmanını hiç sevmem örneğin, ama bir başkası bu deplasmana bayılır... Genellikle deriz ki ne fenadır Bolu deplasmanı, talihsiz, tatsız, puansız...

  • Temennileri içerir yorumlar. 
  • Beklentilerle desteklenir. 
  • İşte özneldir. 
  • Kısmen totemseldir; 
  • yani İzmir deplasmanları bize iyi gelir, 
  • oradan üç puanlarla dönmek işten bile değildir, 
  • gibi ifadeler nesnel hiçbir dayanağı olmayan 
  • sadece inanca ve futbolda artık bir anlamı olmayan hatıralara dayanır, 
  • deneyimlerden beslenir; 
  • ama o deneyimlerin de güncelliği şimdiki zaman kipi itibariyle söz konusu bile değildir; 
  • yani Feyzullah, Kayhan, Ümit, Darko, Sabotij, Ali Beykoz… hala oynamıyordur takımda, yirmili yaşlarında.

(Laf aramızda, örneğin bir Karşıyaka deplasmanı gerçekten bize iyi gelir, Samsun da hiç iyi gelmez… Ama görüyorsunuz değil mi hep eskiye dair yaklaşımlar bunlar, bugünün tahlilini yapmada aslında yetkisizdir: ))

  • İyi fikstürün, hal nasıl olursa olsun, 
  • somut dayanağı takımın kendisidir. 
  • İyi bir takımın fikstürü de iyidir. 
  • Ama bu bile kendi başına yetersizdir. 
  • Örneğin geçen sezon Adana’da o-1 biten Karşıyaka maçının fikstür konumu 
  • son derece güzeldi, 
  • oyun da genelde güzeldi;
  • lakin sonuç aynı güzellikte değildi. 
  • Galiba takımın o gün 
  • nasıl uyandığıyla da ilgili bir şey bu. 
  • Yani bu hesap kendi içinde onlarca alt işlemi saklamaktadır. 
  • Peki canım şu fikstür denen şey 
  • hiç mi belirleyici değildir? 
  • Öyle bir şey de iddia etmiyorum ki 
  • belirleyiciliği geçtiğimiz sezonun son haftasında rakiplerimiz tarafından da yaşanıp görülmüştür. 
  • Önceki sozen Elazığ adeta durup dururken şampiyon olmuştur.
  • Yine önceki sezon Rize Akhisar'a takılmıştır.
  • Biz Manisa'ya takıldık evimizde.
  • Bu yüzden son haftalara kolay maçlar istenir,
  • iklimden kaynaklanan zor deplasmanlar münasip bir mevsime denk gelsin istenir, 
  • dişli rakipler ikinci yarıda bize konuk olsun istenir, 
  • bu dişli rakiplerin 
  • kendi aralarındaki maçlarına denk gelen haftada 
  • bize kolay rakiplerin düşmüş olması istenir… 
  • istenir de istenir… 
  • Ama işte bu hesabın her takım için cezası, 
  • cezalısı var, 
  • sakatlığı var, 
  • havaya girmiş olması var, 
  • havayı kaybetmiş olması var, 
  • var oğlu var…

Sonuç olarak varsın şu fikstür kötü olsun; ama Adanaspor’umuz iyi olsun, sezon boyunca iyi olsun. 

Kötüyü iyiye çevirmeyi biliriz biz…

Yazar: Editor
2013-07-10 10:52:07

Korkuyu Beklerken

Bir kıyas yazısıdır bu, bir tercih değil. Zaten herhangi bir şeyi tercih edecek durumumuz da yok.

Sadece şu iki dönem arasındaki "kulübe-transfere bakış farkını" ve taraftar beklentilerinin tarihsel arka planını bir parça da olsa hatırlatmak istiyoruz. (Bu iki bakış da ayrıca elbette tartışılır doğruları ve yanlışlarıyla.)

Uzanların başarılı olup olmadıkları, başlarına gelen siyaset temelli vakalar ayrı bir yazı konusudur.

Bayram Akgül’ün ilk iki yılı ve sonrasındaki süreç de yine başka bir yazıya vesile olacaktır elbet.

Bu dönemlerde alt yapılardan gelenler, gelmeyenler, gelmiş gibi olanlar da söz konusu olabilir. (editör)

Uzanların Bazı Transferleri 

1-ALTAN AKSOY- 5 sezon – 78 gol (Adanaspor’dan G.Saray’a transfer oldu)

2-NECATİ ATEŞ- 3 sezon- 41 gol (Adanaspor’dan G.Saray’a transfer oldu)

3-CENK İŞLER-2 sezon-34 gol (BJK transfer edemedi, Adanaspor’u  tercİh etti)

4-ALİ ASIM BALKAYA-7 sezon-43 gol

5-HAMDİ ASLAN-3 sezon-19 gol (Futbol kariyerinde sadece TRABZONSPOR ve ADANASPOR var)

6-OĞUZ ÇETİN-2 sezon (Futbol kariyerinde sadece FENERBAHÇE ve ADANASPOR var)

7- ZDLVKOW (kaleci) 2 sezon (BULGARİSTAN milli takım kalecisi ve kaptanı)

8-EMRAH EREN- 5 sezon (Adanaspor’dan G.Saray’a transfer oldu)

9- MUTLU TOPÇU (BJK takımının kaptanlarından)

10-EROL BULUT (FENERBAHÇE takımının kaptanlarından)

11-MURAT ŞAHİN (kaleci) (Adanaspor’dan BJK’ ye transfer oldu)

12-ZLATKO YANKOV (BJK’ den transfer)

13- HALİLAGİÇ (BJK’ den transfer)

14-MEHMET YOZGATLI (Adanaspor’dan G.Saray’a transfer oldu, daha sonra Fenerbahçe’ye gitti)

15- THOMAS BERTHOLD (ALMANYA milli takımı kaptanlarından)

17- ALBAN BUSHAJ(BUSHİ) (BULGARİSTAN milli takımı oyuncusu)

18- SUVAD KATANA (Anderlecht’ten transfer, BOSNA-HRESEK milli takım oyuncusu)

19- SERTAN ESER (BJK’den transfer)

20- CAFER AYDIN 

21- MURAT ÖZATAK (BJK alamamış, Adanaspor almıştı.)

Bu Dönemdeki bazı hocalar da şöyledir:

Muteschu, Yılmaz Vural, Rıdvan Dilmen, Nejat Biyediç, Ziya Doğan, J. Low (Hikmet Karaman ve Bahri Kaya da gelmişti evet.)

Bayram Akgül’ün Bazı Transferleri

1-AHMET YILDIRIM (G.SARAY’ın  oyuncularından)

2-EMRE AKTAŞ

3-MBİLLA

4-KBONG

5-EMRAH BEDİR

6-CEM HALLAÇELİ

7- İLYAS KAHRAMAN (G.SARAY’ ın oyuncularından)

8- ERSAN ADEM GÜLÜM (BJK’ ye transfer oldu)

9-AHMET DURSUN (BJK’nin oyuncularından)

10-YASER YILDIZ (G.SARAY’ın oyuncularından)

11- YILMAZ ÖZLEM

12- CHİBUZORU

13- TAYFUN

14-İZZET YILDIRIM

15-FEVZİ ÖZKAN

16- VOLKAN GLAT (GS'de forma giymişti)

17- METİN TUĞLU

18- EFECAN

19- METİN AKAN

20- ZÜLKÜF ÖZER

21-SEDAT AĞÇAY

22- Veeee KORAY ŞANLI 

vs vs vs

Şehmus Seferbeyoğlu

Yazar: Editor
2012-10-07 08:06:04

Nedir? Ne olur?

Sezon başından beri beklenen derbi günü geldi çattı.

Eğer bugün oynanacak maç bir derbi maçı değil de bizimle aynı ligde yer alan herhangi bir takımın maçı olsaydı diğer maçlara oranla daha kolay bir maç olacağını söylüyor olacaktım. Çünkü rakibimiz şu anki durumuyla ligin en zayıf ekiplerinden. 

  • Özellikle savunma hattı Demirspor’un kanayan yarası. 
  • Rakip birazcık üzerine gelince hata yapan 
  • ve çabuk pozisyon veren yapıya sahip. 
  • Çaprazdan ve yandan yapılan fauller sonucu 
  • oluşan duran toplarda 
  • yapılan ortalarda ise 
  • rakibe çok vurdurmaları da bir diğer zafiyetleri. 
  • Bunlara bir de Mbilla’nın agresif oyununun ekleneceğini düşünürsek 
  • gol veya goller bulmamız işten bile değil.

Rakibimizin hücum hattındaki Junior bence takımımızı en çok rahatsız edecek isim.

Sert ve düzgün şut atabilen bir forvet oyuncusu. Onun haricinde Javid ve İrfan da orta alanda zaman zaman etkili olabilen oyuncular ve Demirspor’un orta alanda iyi top çevirebilmesinde Erman ve Yusuf ile birlikte ciddi pay sahibi olan isimler.

  • Genel hatlarıyla bakacak olursak 
  • rakibimizle aramızda ciddi bir fark olduğu görüşündeyim. 
  • Beş maçta aramızda açılan altı puan fark da 
  • bunun bir göstergesi. 
  • ‘Kötü giden Demirspor’a Adanaspor nefes aldıracak’ 
  • söylentileri ciddi boyutlara ulaşsa da 
  • bunlara inanmadan 
  • ben bu derbi maçı kazanarak 
  • yola devam edeceğimizi umuyor 
  • ve bu maçtan itibaren 
  • üst sıralara tırmanışımızı sürdüreceğimize inanıyorum.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2012-10-04 11:32:02

Avrupalı, Adanaspor Kazanır, diyor!

 

Adana derbisine artık 4 gün kaldı ve Avrupa'nın birçok bahis şirketinde Adanaspor'un maçı kazanmasına nerdeyse kesin gözüyle bakılıyor...

 

İşte Avrupa'nın büyük bahis şirketlerinden birkaçının Adana Demirspor - Adanaspor maçına verdiği oranlar...

  • Bets10:
  • Adana Demirspor galibiyet oranı 6.70,
  • Beraberlik 3.75,
  • Adanaspor galibiyet oranı 1.40.
  • Forvetbet:
  • Adana Demirspor galibiyet oranı 6.75,
  • Beraberlik 3.50,
  • Adanaspor galibiyet oranı 1.50.
  • Tipico:
  • Adana Demirspor galibiyet oranı 7.50,
  • Beraberlik 4.00,
  • Adanaspor galibiyet oranı 1.45.
  • Superbet:
  • Adana Demirspor galibiyet oranı 7.00,
  • Beraberlik 3.75,
  • Adanaspor galibiyet oranı 1.45.
  • Betboo:
  • Adana Demirspor galibiyet oranı 6.50,
  • Beraberlik 3.50,
  • Adanaspor galibiyet oranı 1.40.

Görüldüğü üzere Avrupa insanı Adanaspor kazanır diyor ve Adanaspor galibiyetine para yatırılıyor...

Neden Adanaspor bu kadar favori gösteriliyor, diye mutlaka soranınız olacaktır.

Bence nedenleri:

  • Son maçlardaki performansları...
  • Adana Demirspor oynadığı son 4 resmi maçı kaybetti.
  • Adanaspor ise oynadığı son 6 resmi maçta 1 kez sahadan yenilgiyle ayrıldı.
  • Aynı stadyumu kullanmaları...
  • Avrupa insanı biliyor ki bu maç Adanaspor için deplasman değil.
  • Adanaspor'un isminin Adana Demirspor'dan çok daha fazla duyulmuş olması...
  • Adana Demirspor lige yeni çıkan bir ekip
  • ama Adanaspor'un bu sene bu ligde 5.yılı
  • ve bu 5 yıl içerisinde
  • bir üst ligi 2 defa kıl payıyla kaçırmış
  • ve geçmişinde hem Balkan Kupası'nda
  • hem de UEFA Kupası elemelerinde yer almış bir ekip...

İsmail Eyriparmak

Yazar: Editor
2012-10-02 06:58:22
İlk Ciddi Adım

Sezonun ilk seyircili lig maçında net bir skorla galibiyeti aldık. Önceki kayıp olarak görülen maçlara ve yoğun eleştirilere rağmen 6. sıraya oturmuş bulunuyoruz.

  • Oyunu baştan sona domine ettiğimizi söyleyemem
  • ama genel anlamda bakacak olursak
  • iyi mücadele eden
  • ilerisi için de umut vaad eden bir takımımız var.
  • Hala bir çok yönden eleştirilse de
  • takımımız bu haliyle bile
  • ligdeki çoğu takımı mağlup edebilecek düzeyde.
  • Çünkü zirveye oynayan takımların da en az bizim kadar eksiği var.

Talha’nın güzel oyunu , Fevzi’nin güzel bir golle eski performansına dönüş sinyalleri vermesi, öne geçtikten sonra Özgüç Türkalp’in yoğun çabalarına rağmen ciddi bir pozisyon vermememiz,  Mbilla’nın formunda olması ve Emre Toraman’ın orta sahada iyi mücadelesi ve güzel oyunu (ki ben onun maç oynadıkça daha iyi olacağına inanıyorum) bizleri ilerisi için umutlandırmakla birlikte galibiyeti getiren unsurlardı bence.

  • Gole kadar rakip üzerinde ciddi bir baskı kuramamamız,
  • Ferhat’ın özellikle ilk yarıda aksaması
  • ve en çok da öne geçtikten sonra fazla gömülmemiz eksiklerimiz arasında sayılabilir.

İleride Mbilla’yı tek başına bırakmaktansa yanına Metin ve Talha’nın da destek vermesini sağlayabilirsek öne geçtiğimiz maçlardan sonra maçı koparma ihtimalimiz daha yüksek olur diye düşünüyor ve zamanla Levent Hoca’nın takıma eli değdikçe problemlerimizin azalıp Adanaspor’un ilk 2 yolunda ciddi adımlar atacağına inanıyorum.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2012-09-29 07:33:34

Adanaspor - GBB

Maç Öncesi Fotoğrafı

Erzurum maçında oynanan futboldan son dakikada gelen galibiyete rağmen taraftarımız memnun değil. Şöyle bakıyorum da şimdiden ümidi kesmeler bu takımdan bir şey olmaz demeler başladı.

İyi oynadığımızı da savunmuyorum bu maçta ama ligde bizim haricimizde 17 tane takım daha var bu nedenle biraz da durumumuzu rakiplerimizle de kıyaslamak gerek. Rakiplerin durumu da başarımızı etkiliyor sonuçta.

Bakın bizim zor kazandık kötü oynadık diye takımımızı yerden yere vurduğumuz kupa maçlarında rakiplerimiz neler yapmış.

  • Kartalspor Amatör takımlardan Patnos’u penaltı golüyle 2–1 yenmiş. 
  • Linyitspor yine amatör takımlardan Muğla’yı uzatmalarda güç bela yenmiş. 
  • Buca Arsinspor’dan 4 gol yiyerek elenmiş. 
  • Samsunspor kendi sahasında 4 Eylülspor’a, 
  • Boluspor da yine kendi sahasında Yozgatspor’a mağlup olmuş. 
  • Süper lig takımlarına da bakalım. 
  • Mesela Gaziantepspor da Isparta Emrespor’u uzatmada eleyebilmiş. 
  • İki sene önce kupada final oynayan İstanbul BB ise Orhangazispor’a elenmiş. 
  • Bu yazdıklarım rakiplerimizin durumunu gösteren birkaç örnek.
  • Oynadığımız futbol kadar 
  • kimlerle oynayacağımız da önemli sonuçta.

Ayrıca futbolcularımız ve hocamız deyince hikâye gibi geliyor ama gerçekten de lig atmosferi çok farklı oluyor. Futbolcunun maça odaklanması bile daha bir farklı oluyor.

  • Bu yüzden 
  • taraftarımızın biraz daha sabırlı olmasından 
  • ve Pazar günü 
  • son ana kadar 
  • takımımızı desteklemesinden yanayım. 
  • Çünkü oynayacağımız Gaziantep BB takımından 
  • kadro açısından üstünüz. 
  • Bizlerin de vereceği destekle 
  • bu sezon Adana’da ilk galibiyetimizi alacağımıza 
  • inanıyorum. 
  • Arkasından gelecek muhtemel bir derbi galibiyeti de 
  • hem kafamızdaki kara düşünceleri bitirir 
  • hem de taraftarımızı havaya sokar.

Halit Gürer

Yazar: Editor
2012-09-27 06:46:16

Karşı Yaka

Fikstür çekildiğinde çok mutluyduk, harika bir sıralama dedik, ulan bu kez geldi dedik hiç gelmeyen o seri galibiyetler.

Tabi yine olmadı böyle bir şey.

Kayıp tam 7 puan var ortada. Ama hakkaten öyle. Yüzde on daha artırsaydık performansı 4'te 4 idi şu tablo ve hepimiz çocuklar gibi şendik. O yüzde on fark ile Urfa'ya Metin atardı o golü veya elbette bir top girerdi içeri. Penaltı kaçmazdı son saniyede ve de Trabzon'da vermezdik elimizdeki maçı.

Laf sokmuyorum, vallahi! Kederleniyorum sadece...

  • Taraftarın o 6'da 6 beklentisinin
  • aslında ne kadar gerçekçi olduğunu 
  • anlatmaya çalışıyorum.
  • Tabi bu öngörülerin
  • olağan bir Adanaspor'a göre oluştuğunun da
  • notunu düşeyim şuraya,
  • koşamayan,
  • mücadele edemeyen,
  • pozisyona bile giremeyen
  • bir takım enkazından bahsetmiyorum
  • (satır arasında yine eleştirdim değil mi: )
  • Olur o kadarı yahu; ))

Şimdi bakalım efendim.

Karşıyaka maç takviminde bizi takip ediyor ve 10 puanları var. İlk hafta bir Manisa beraberliği, o kadar. Bizim diş geçiremediklerimizi adamlar "öyle veya böyle" dişledi. Ankaragücü maçında talih, hakem ve saire ile filan ama şimdi orada 10 puan var. Bu kafayla da 1461'e yenilmezler de... Neyse, daha ileri giderler mi en az bizim kadar vasat futbollarıyla tabi ki bilemem şu karmaşık 1.Lig mecaralarında.

  • Ama bildiğim bir şey var,
  •  bizim hayalinin kurduğumuz puanları
  • Karşıyaka toplamış durumda.
  • Yani taraftarın o tecrübeye dayalı öngörüsü
  • fantastik bir hayal değildi.
  • Sadece karşılığını takımda bulamadı o kadar...

Ve fakat ben de kaybetmeyeceğim umudumu. Böyle bir hal Adanasporluluk ruhumuza uymaz. Çıkar o enkazımız, gider girer yine şampiyonluk potası denen çembere...

Yazar: Editor
2012-09-25 06:41:21

Aynı Sahneler

 

 

Büyük ümitlerle gittiğimiz Trabzon deplasmanından puansız dönüyoruz...

 

Her hafta olduğu gibi yine oyuncu tercihleri ve değişiklikleri yanlıştı... Tek tek bakalım oyuncularımıza: 

  1. Kaleci Zülküf'ün gollerde yapabilecek pek bir şeyi yoktu. Onun dışında zaten pek fazla iş düşmedi.
  2. İzzet, eski havasını kaybetmiş görünüyor. Bir an önce kendini toparlaması lazım.
  3. Ferhat, ben iyi bir sol bek olacağına inanmıyorum. İlk golü de onun hatasından yedik. Yetiş İlkem... Seni çok arıyoruz.
  4. Tuna, elinden geleni yaptı. Arada bir ileri çıkışlarla gol da aradı.
  5. Merthan, eski formunda değil. Levent Hoca, Koraylardan birisini oynat daha faydalı olacaklardır.
  6. Kibong, Levent Hoca sana o kadar nasıl tahammül etti anlamadım. Özellikle ikinci yarıda tamamen oyundan düştü.
  7. Rahman, vasatı bir türlü aşamıyor. Artık kesilmesi lazım.
  8. Sedat, zamanla daha iyi olacaktır. Uyum sorununu yavaş yavaş atıyor.
  9. Emre, gerçek kalitesini ne zaman gösterecek biz de merakla bekliyoruz. Ama şu duran topları sen kullan. Kimseye bırakma.
  10. Metin, sene başında büyük ümitlerle alınan bir isim. Çok şey bekliyoruz kendisinden.
  11. Mbilla, olmasa zaten gol atan oyuncumuz da olmayacak. Varlığı yeter ama gereksiz yere kart görmesi bizi çileden çıkarıyor.
  12. Oyuna sonradan girenlerden Talha, yine beklediğimiz Talha'ydı. Levent Hoca neden 11'de direkt oynatmaz anlamış değilim.
  13. Fevzi, son dakikada resmen kendini yere attı. Sorumsuzluk had safhada. Hakeme teşekkür etmeli sarı kart görmediği için.
  14. Chibozoru, girdikten sonra pozisyona pek giremedi. Kendisi hakkında zamanla daha net fikirler elde edeceğiz.

Gördüğünüz gibi hasar büyük. Rakiplerin çoğunun puan kaybettiği haftada fırsatı değerlendiremedik. Hafta içi kupa mesaisi var. Yedekleri görme fırsatını bulacağız. Antep Bş maçı öncesi iyi turu geçer az da olsa moralleniriz diye düşünüyorum.

 

İsmail Eyriparmak 

Yazar: Editor
2012-09-21 10:07:18

Trabzon’la Değil ama 1461 İle İlk Maç

Şu maçı aynı tarihte Trabzonspor ile oynak isterdik. Yer: Avni Aker, gün: Pazar, saat: 20.00, yayın Lig TV bariz bir görüntü kalitesiyle. Ne iyi olurdu. Üstelik neyi neden yaptığı anlaşılmayan TRT’nin Web TV’sinden izlemek zorunda kalmazdık maçı.

Olmadı…

Kısmet 1461 Trabzon’aymış.

  • Bu Trabzon’u Konya maçında izledim. 
  • Al başına bir bela daha, dedim kendime. 
  • Şampiyonluk işinde hesaba katmadığım bir takım, 
  • gördüğüm oyunuyla fena halde ortak olacaktı 
  • ilk 2 mücadelesine. 
  • Bir zamanların Sovyet Rusya takımı gibi oynuyorlardı yahu. 
  • Hızlı, güçlü, 
  • disiplinli, diri… 
  • Canım sıkılmıştı dostlar.

Sonra Erciyes maçında bir miktar seyrettim onları. Aynı izlenimi edinemedim. Belki Erciyes, Konya’nın verdiği açıkları tekrarlamadı da 1461, maçtan 3 puanla ayrılamadı. Yine de sanki 3 puana yakın olan Trabzonlulardı.

Peki, bizim maç ne olur? Pazar akşamı ne yaparız Trabzon’da?

Temennilerden öte hiçbir şey iddia edemeyeceğim. Hele Buca, Akhisar örneklerinde de olduğu gibi “ilk karşılaşmaları” kazanmakta zorlandığımızı aklıma bile getirmek istemiyorum…

  • Sedat hazırsa 
  • ve Antalya’dan hatırladığımız gibi oynarsa, 
  • Mbilla iyileşmişse, 
  • Emre daha hızlı olursa, 
  • Cem-Talha-Rahman-Fevzi tercihlerinde isabet kaydedilirse, 
  • inandıklarımız bizi sahada mahcup etmezse vs…

Ben de her Adanasporlu gibi kazanmayı istiyorum şu geçitte, kötü oynarken de 3 puan alabilmeyi…

Şu ara 3 puan iyidir iyi: ))

[Bu arada TRT’ye not: PTT 1. Ligde muhatap olduğunuz bu takım Adanaspor’dur muhteremler. Naklen yayın programında da akışa alınması gereken ilk takımdır mazisi, camiası, iddiası, taraftarı, havası ve karizması ile…]

Yazar: Editor
2012-09-20 07:09:02

20 Eylül 1981

Bir futbol takımının en büyük yatırımı, siz de kabul edersiniz ki alt yapısıdır. Yarınlara bakmak için bulunulması gereken en net konum orasıdır. Yıldız transferler yerine alt yapıdan gelecek futbolculara yönelmek futbolun en kabul gören yaklaşımı değil midir? Tabi bunun için sabırlı bir yönetim ve tribüne de ihtiyaç vardır.

Adanaspor öteden beri alt yapı konusunda titizlik gösteren bir takımdır. Bu anlayışın yerleşmesinde vaktiyle bizde hocalık yapan Tamer Güney’in de katkıları hatırlanmalı. Bir de Sami Bayraktar’ın emekleri…

Bildiğimiz o acı kazadan sonra Sami Hoca ve 3 genç futbolcu

Faik Algan

Rafet Akkaya

Hakan Ece

hayatını kaybedince Adanaspor alt yapısı uzun yıllar etkisinde kalacağı bir hasar almıştı maddi ve manevi anlamda.

Her zaman saygıyla anılacaklar.

Sami Hoca’yı ve Faik’i Adanaspor minik takımından hatırlıyorum. Mümin Yarbaş’ın antrenörlüğü zamanında minik takımda beraber antrenmanlara çıkardık Faik ile. Faik bir üst yaş kademesindeydi bizden.

Sami Hoca da alt yapının genel koordinatörü görevindeydi. O sıralar “Pele Futbol Öğretiyor” afişleri vardı, çeşitli hareketler gösteriliyordu o afişlerde açıklamalarıyla. Bunların suntalara yapıştırılması ve verniklenmesi işini üstlenmiştim babamın işinden dolayı.

Hiç kimseye değil ama Adanaspor’a bir şekilde hizmet etmek daha çocukken bile mutluluk kaynağımızdı. Sami Hoca ile ilgili hatıram bu paylaşımdır.

20 Eylül 1981 tarihinde, futbol mazimizin en parlak yıllarında Fenerbahçe deplasmanı dönüşü yaşanan o kaza Adanaspor alt yapısından çok şey alıp götürmüştü.

Fakat şimdi baktığımızda alt yapımız bir ivme içinde. Gençlerimiz Eyüp Hoca’nın önderliğindeki bir ekiple gün gün geleceğimizin binasını kuruyorlar.

Bu gelişmeler, Adanasporluları her şeyden çok sevindirmektedir. Yoksa başarılar, şampiyonluklar illa ki gelir; fakat bunların geçici olmaması için yola çıkmamız gereken liman işte o alt yapıdır…

Ve Sami Hoca, Faik, Rafet, Hakan; alt yapıdan gelen isimlerin çokluğuyla, Adanaspor’a ve kendi futbol hayatlarına kazandırdıklarıyla daha çok anılacaklardır.

Yazar: Editor
2012-02-04 20:17:55

Bundan Sonra Biz Ne Yapacağız?

 http://us.123rf.com/400wm/35/203/jut/jut0801/jut080100010/2392297-vector-illustration--fine-blossoming-roses.jpg

Her galibiyet güzeldir, ama işte şu dar zamanlarda alınan galibiyetler daha güzeldir. Haftalardır yenilmeyen Güngören’i yenmek sanıldığı kadar kolay bir iş değildi. Ki o Güngören bırakın yenilgiyi 3 haftadır gol bile yemiyordu. Evet, ben bu galibiyeti şahsen çok önemsiyorum ve böyle de göstermeye çalışıyorum elbette.

  • İlk fırsat 4. dakikadaydı,
  • sonra bir fırsat daha,
  • sonra bir tane daha.
  • Hatırlayınız 15. dakikada maç lehimize 3–0 olabilirdi.
  • Ama telaş halimiz bize beceriksizlik olarak dönüyor.

Rakibe tek (hadi 2 diyelim) pozisyon vererek tamamladık bu maçı. Buna rağmen sahadan tribüne, kulübeden televizyona dek o lanetli tedirginlik hep üzerimizdeydi, hepimizin. Camia olmak böyle bir şeydir, her his hep beraber yaşanır; )

  • 2. yarı hem takım hem tribün canlanınca sonuca gider olduk.
  • Kilidi kim açtı?
  • Takımın gol konusundaki en deneyimli ve özgüvenli futbolcusu Mbilla!
  • Acaba ilk hamlede erken gol için
  • mümkünse onu buluşturmak daha etkili olabilir mi?
  • En azından takımın kafası rahatlayana kadar...

Düzenli ve disiplinli bir oyun vardı sahada. Her futbolcumuz buna gereken katkıyı verdi. Bu da umut vericidir.

  • Adana'ya gelenler içinde en temiz futbolu oynayan, bunun için çabalayan güzel ve dost takım Güngören ise bence 5 Ocak'ta
  • Akhisar’dan,
  • o Konya'dan
  • Sakarya’dan,
  • Rize’den filan daha kötü oynamadı.
  • Hatta Karşıyaka’dan da iyi top oynadı. 
  • Can yakmaya devam edecekler! 
  • Dilerim kurtulma çabaları sonuç verir.
  • Mesele (gelecek haftalarda) tamamen bizim ne yapacağımızla ilgilidir.
  • İlk maçta da böyleydi bu şu son maçta da
  • ve bundan sonraki maçlarda da böyle olacak: Biz ne yapacağız?

Bugün Akhisar ve Bolu maçını izledim. Orada ne işleri var demekten alamazsınız siz de kendinizi. Yukarıda Elazığ daha ne kadar sıçrayacak? Sezon sonuna kadarsa onları tebrik ederiz fakat oyunları işin böyle gitmeyeceğini işaret ediyor bize. Üstlerde bir Kasımpaşa görünüyor yerini hak eden, ötesi her an sarsılıp yıkılacak takımlar olarak duruyor.

Evet,

Ana düşünceyi yazdık yukarıda; iyi de biz ne yapacağız bu süreçte?

Seyrimizi belirleyecek olan budur!

Not:

Haftalardır üzerime yapışan o keyifsizlik hali böylece bitti. Doktora gdecektim yahu nedir ne değildir diye. Meğer buymuş, bir galibiyet: )) 

Derdimiz de dermanımız da Adanaspor'dur haddizatında. Ve şair Fuzulî şimdi yaşasaydı bu aşk derdiyle hoş olmanın tutkusuyla Adanasporlu olurdu; ))

Yazar: Editor
2011-09-26 06:52:42

İnancım Tam

Öncelikle maçı izleyemedim, onun için ayrıntılı yorum yapamayacağım; çünkü tam maç saatinde önemli işlerim vardı. Dışarıdaydım. Maçla ilgili bilgileri ise sürekli olarak değerli ağabeyim Serkan Şenyürek'ten aldım... 

  • Sayın Şenyürek'le maç öncesinde, oyun kötü de olsa bir şekilde Adanaspor'un maçı kazanacağını düşünüyorduk. 
  • Skor bizi mutlu etse de sahada sergilenen oyun sanırım pek mutlu etmemiş kimseyi... 
  • Ama bu ligde şu ana kadar hangi takım çok iyi oynuyor gösterin bana... 
  • Boluspor şu an lider. Puanları 7. Allah aşkına hangi iyi takımı yendi? Giresun deplasmanından aldıkları 1 puan son derece normal. 
  • Bu lige Giresunspor " kafa " olarak hazır girmedi. Ardından yendikleri Sakaryaspor, transfer yasaklı bir takım. Kadroları TFF 2.Lig seviyesinde. 
  • Dün de Akhisar'ı yendiler ama kimse sanmasın ki çok iyiydiler.
  • Yukarıda da ifade ettiğim gibi maçı izleyemedim ama İstanbullu Turbeyler'i unutmamak lazım. 
  • Başta içeride ve dışarıda elinden geldiğince Turuncu Beyazlı ekibimizi destekleyen Uğur Yaşar ve Bora Şahin başta olmak üzere Güngören'de takımımızı destekleyen tüm Adanalılara teşekkür ediyorum... 
  • Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi bu takım en kötü ilk 6 da kendisine yer bulur. 
  • Hatta ben hala ilk 2'ye gireceğiz diyordum, sözümün arkasındayım!

Birçok takım taraftarının buluştuğu ve benim de beğendiğim bir internet sayfası olan Tribündergi'de Güngören maçı için skor tahminimi 2-0 yazmıştım ve tek cümleyle de ne yapar ne eder Güngören deplasmanından 3 puanla döneriz demiştim. Giresun maçı için de yine aynı cümleyi kullanacağım... 

" Ne yapar ne eder 5 Ocak'ta Giresun'u yeneriz. "

İsmail Eyriparmak

Yazar: Editor
2011-09-15 15:03:19

Adanaspor Rizespor Geçmiş Maçlar

1980 Adana - Ç.Rize 2–1

        Ç.Rize - Adana 1–0

1981 Adana - Ç.Rize 6–1

        Ç.Rize - Adana 1–0

1989 Adana - Ç.Rize 3–1

        Ç.Rize - Adana 2–2

1989 Adana - Ç.Rize 4–1 ( Türkiye Kupası )

        Ç.Rize - Adana 0–3

1997 Adana - Ç.Rize 2–0

        Ç.Rize - Adana 2–2

1998 Adana - Ç.Rize 2–2

        Ç.Rize - Adana 0–1

2001 Adana - Ç.Rize 1–0

        Ç.Rize - Adana 4–2

2004 Adana - Ç.Rize 0–2

        Ç.Rize - Adana 0–1

2009 Adana - Ç.Rize 0–2

        Ç.Rize - Adana 0–0

2010 Adana - Ç.Rize 3–4

        Ç.Rize - Adana 0–0

2011 Adana - Ç.Rize 2–1

        Ç.Rize - Adana 2–1

İsmail Eyriparmak

Yazar: Editor
2011-09-15 08:48:29

Adana – Rize Maçı

Adanaspor geçtiğimiz sezon ligde en çok gol atan ekiplerden birisiydi. Savunmada yaşanan sıkıntıların önüne geçilebilseydi zaten zirve yarışına ortak olacak bir takım karşımıza çıkacaktı. Yeni sezona ise Adanaspor, defans bölgesine iyi çalışmış olacak ki Karşıyaka gibi ofansif yönü çok güçlü bir takıma fazla pozisyon vermedi.

  • Bu haftaya dönecek olursak, 
  • Levent Eriş'le bu sezon çok iyi bir dönem geçireceğinin sinyallerini daha ilk haftadan veren Toros Kaplanları, 
  • taraftarı önünde 2'de 2 yapmaya hazırlanıyor. 
  • Geçen sezon iç sahada Adanaspor rakibini 2-1'le geçerken rakibine adeta taş söktürmüştü.  

Rizespor ise lige Antep Bş Bld ile 0–0 berabere kalarak başladı. Maçta çoğu zaman etkili görünmelerine rağmen hücumda ciddi sıkıntılar yaşadıkları görüldü. Aslında iyi de pozisyona giriyorlar ama geçen seneden beri süren son vuruşlardaki beceriksizlik bu maçta da yaşandı. 

  • Lige iyi bir giriş yapan Adanaspor ile ligin kaliteli ekiplerinden olan Ç.Rizespor arasında güzel, zevkli ve zorlu bir mücadele bekliyorum. 
  • Eğer ki Rizespor takımı sahaya defansın göbeğinde Aytek ve Mesut Yılmaz ile başlarsa işimiz gerçekten kolaylaşır. 
  • Çünkü bu ikilinin yapacağı en küçük hatayı bizim gol ayaklarımız affetmeyecektir. 
  • Yalnız Hüseyin Kalpar Hoca, Antep maçında bu ikiliyi oynatarak verim alamadığını gördüğünden bu maçta böyle bir hataya yer vermeyecektir. 
  • Mutlaka, benim de çok beğendiğim hatta yeni sezonda transfer döneminde alınmasını istediğim Sezer'i oynatarak daha derli toplu bir kadro ile maça çıkacaktır. 
  • Kısacası maç kadrolarında aynı anda Aytek - Mesut ikilisini görürseniz 3 puanı cepte bilin. 

 İsmail Eyriparmak

Not:

Bu akşam 19.30'da Bayram Başkan KanalA'da Serkan Şenyürek'in programında...

Yazar: Editor
2011-09-09 14:40:27

Adı: Maç Yazısı

Konu: KSK - Adana

Ana Fikir: 3 İhtimal

http://www.picturesof.net/_images/child_holding_a_large_number_three_royalty_free_080717-184988-071020.jpg

Yeni sezona Süper Lig parolasıyla giren iki ekibin mücadelesi kuşkusuz haftanın da maçı olmaya aday.

Geçtiğimiz yıl iyi bir performans sergileyemeyerek şampiyonluk mücadelesinde olamayan bu iki takımdan özellikle Karşıyaka, Agbetu, Addiyah, Murat Sözgelmez, Ferdi Elmas, Erhan Şentürk gibi çok kaliteli isimlerle kadrosunu güçlendirdi. Dolayısıyla İzmir temsilcisi geçen yıllara oranla daha dişli bir kadroya sahip. İş yapabilecek oyuncuları transfer ettiler. Tüm bunların yanında takımın 100.yılı olması, başlarında Reha Kapsal gibi çok iyi bir teknik direktörün yer alması bu ligde onları açık ara favori yapıyor. Bir de iç sahada taraftarlarının desteğini arkasına alacakları her maçta iyi motive olup maçlara bir adım önde başlayacaklar. 

  • Adanaspor ise çok daha oturmuş bir kadroya sahip ve yeni sezona iddialı takımlar arasında giriyor.
  • Eğer Toros Kaplanları şampiyonluk hayali kuruyorsa, bu yıl onlar için çok iyi bir fırsat.
  • Çünkü ilk kez bu ligde zayıf takım sayısı oldukça fazla.
  • Yeni transferlerden Onur Akbay, takıma çabuk adapte oldu ve hazırlık maçlarında iyi sinyaller verdi.
  • Ayrıca Reha Kapsal için söylediklerimi, Levent Eriş için de söyleyebilirim.
  • Levent Eriş'le yeni döneme başlayan Turuncu Beyazlılar için en önemli fark,
  • kaybetse bile mücadeleyi bırakmaması olacaktır. 

 

TAHMİN: Karşıyaka, ilk hafta Adana dışında kiminle oynarsa oynasın rahat kazanır derdim. Adanaspor için ise ilk hafta deplasmanda Karşıyaka dışında kiminle oynarsa oynasın en az 1 puanı alır gelir derdim. Dolayısıyla maçtan çıkabilecek her türlü sonuç benim için normal olacaktır. Kapsal- Eriş buluşmasında kimin sevineceğini kestirebilmek güç.

Diğer Maçlara Kısa Kısa:

Denizli-Göztepe: İkisi de en azından Play Off hedefiyle sezona başlıyor. Aralarında oynanan altı maçta Göztepe hiç kazanamadı. Onlar için bir puan yeterli görünebilir. Beraberlik ağır basıyor.

Güngören-Akhisar: Daha önceki analizimde Akhisar'dan bu sene patlama beklediğimi yazmıştım. İlk hafta en azından kaybetmezler.

Konya-Kasımpaşa: Daha iyi kadroya sahip olan Kasımpaşa lige hazır bir kadroyla giriyor. Kaybetmeleri çok düşük bir ihtimal.

Buca-Erciyes: Konuk takım bu sene çok zorlanacak. Buca da aslında o kadar iyi bir takım değil ama rakibin zayıflığından dolayı 3 puanı alırlar.

Giresun-Bolu: Bu sene muhtemelen ligden düşecek takımlardan birisi Giresun. Bolu son gün transferde iki iyi ismi renklerine bağladı. Deplasmanda olmalarına rağmen kazanmalarını bekliyorum.

Kartal-Elazığ: Renkdaşların mücadelesi... Kapalı kutular, maçın az gollü geçeceği kesin. Beraberlik ilk ihtimal kazanan olursa Kartal.

Rize-Antep Bş: İki takım da iddialı bir şekilde lige giriyor.  Ev sahibi olması dolayısıyla Rize bir adım önde ama beraberlik de sürpriz olmaz.

Sakarya-Tavşanlı: Bank Asya'nın düşük profilli iki takımı. Maç üç ihtimale de açık.

İsmail Eyriparmak

Yazar: Editor
2011-09-06 10:07:38

Adnan Güngör Kimdir?

http://www.ajansspor.com/resim/adnanGungor03.jpg

20 Eylül 1980 tarihinde Samsun'da doğan Adnan, her erkek çocuğu gibi doğduktan sonra ilk olarak futbol topuyla oynamaya başlamış birisi. Daha küçük yaşlarda mahalle aralarında arkadaşlarıyla yaptığı maçlarda dikkatleri üzerine çeken Adnan'ın buna rağmen 16 yaşına kadar hiç bir takımda forma giymediğini biliyoruz.

  • Amcasının yönlendirmesiyle Samsun Gazi Belediyesi’nde futbola başladı. Okula da önem veriyordu.
  • Böyle olunca amcası devreye girene kadar herhangi bir takımla ilişkisi olmadı. İlk zamanlar hem futbolu hem de eğitimi bir arada götürmeye çalıştı.
  • Ama çok zor oluyordu. Sabah okula, akşam idmana gidiyordu. Derslerine yeterince vakit ayıramamaya başladı.
  • Hedefi futbol oynayıp aynı zamanda Spor Akademisinde okumaktı. Ama olmadı. İkisinden birini tercih etmesi gerekiyordu.

Tercihini futboldan yana kullandı. Ancak Gazi Belediyespor'daki arkadaşları miniklerden itibaren eğitim görüyordu. Kendisinin ise, altyapı anlamında büyük bir eksikliği vardı. Ama çok çalıştı. Amatör kümede oynadığı ilk yılda Samsunspor, Adnan'ı keşfetti ve transfer etmek istedi. Kulübü önce bu teklife sıcak bakmadı. Ancak Adnan'ın hedefleri vardı. Transferi gerçekleşmediği için haliyle üzüldü. Ama çalışmalarını asla aksatmadı. 1 yıl sonra Samsunspor yönetimi tekrar girişimde bulunarak, kulüp yöneticilerini ikna edip Adnan'ı transfer ettiler. 

  • 1999–2006 yılları arasında Samsunspor forması altında Süper Lig'de forma giydi.
  • 2006–2007 sezonunda Samsunspor forması altında Türk Telekom Lig A'da 26 maçta oynadı ve rakip fileleri 4 kez havalandırdı.
  • Samsunspor forması altında ise toplamda 174 maçta 78 gol atmıştır.
  • 12 Haziran 2007 tarihinde Trabzonspor'a transfer oldu.
  • Trabzonspor'a transfer olması kuşkusuz tüm ailesini mutlu etti. Çünkü ailesi tamamen Trabzonspor taraftarıydı ve özellikle rahmetli babası ile amcası onu Trabzonspor forması altında görmek istiyorlardı.

Bordo Mavili formayı giyerek babasının ve amcasının vasiyetini yerine getiren Adnan, ne yazık ki Trabzon forması altında bekleneni veremedi. Ertesi sene daha iyi çalışıp formayı kapmaya çalışsa da dönemin teknik direktörleri Ziya Doğan ve Ersun Yanal ona çok az maçta şans vermişlerdi. Çünkü aynı mevkide Hüseyin Cimşir, Ayman, Hasan, Serkan Balcı, Ferhat da bulunuyordu. Fazla forma şansı bulamadığı için 2008–2009 sezonunda Hacettepe'ye transfer oldu.

Burada 15 maçta forma giyip hiç gol atamadı. Küme düşen Hacettepe'nin ardından Süper Lige yeni çıkan Diyarbakırspor'a transfer oldu. Hem küme düşmüş bir takımda olduğu için hem de yaşanan maddi sıkıntı nedeniyle geçen sezon ise Konyaspor'a transfer oldu ve istikrarıyla burada göz doldurdu. Ancak forma giydiği Samsun, Hacettepe, Diyarbakır'dan sonra Konyaspor da küme düştü. 

Adnan, Bank Asya'da İş Yapar!

  • Yıllarca Süper Ligde forma giymiş bir isim olmasından dolayı
  • tecrübesiyle bile en iyi işleri sergileyecektir.
  • Üzerinde yeterince durulursa
  • orta sahaya çok hareketli olmasından dolayı canlılık getirecektir.
  • Orta sahada müthiş bir rekabet ortamı oluşacağından hırsıyla bile
  • kısa zamanda formayı kapabileceğini düşünüyorum.

İsmail Eyriparmak

Not: Sevgili İsmail de twitter’da! İzlemek ve kısa bilgileri almak için  @SmailEyriparmak

Yazar: Editor
2011-09-05 14:01:08

Bank Asya Birinci Lig Sezon Öncesi Analizi

http://www.leehansen.com/clipart/Themes/School/thumbs/pencil-cornerth.gif

Adanaspor: Yeni sezona, en az transferle giren ekiplerin başında Adanaspor geliyor. Alınan oyuncular arasında Konya Şeker'den Onur, Antalya'dan Tuna ve Galatasaray'dan Berk'i görüyoruz. Ancak geçen seneki kadronun korunmuş olması, bu ligin en iyi hocası olan Levent Eriş'in takımın başında olması Turuncu Beyazlıları ligin favorilerinden birisi haline getiriyor.

Akhisar Bld.Spor: Geçtiğimiz sezon ligin son haftasında ligde kalmayı başaran Manisa temsilcisi, geçen seneki hatalardan ders çıkarmış olacak ki bu sene işi sıkı tuttu. Hem teknik direktör Hamza Hamzaoğlu'yla yoluna devam etme kararı alan hem de transferde önemli isimleri kadrosuna katan bu ekip bu sene çok can yakacağa benziyor. Ligin flaş takımlarından birisi olacaklarını ve Play Off mücadelesi yapacaklarını düşünüyorum.

Boluspor: Adanaspor'la birlikte geçen sene hayal kırıklığı yaratan bir diğer takım kuşkusuz Boluspor oldu. Geçmiş yıllarda Süper Lig ve Bank Asya'da oynamış iyi isimleri kadrosuna katan bu ekip bu sene daha farklı arayışlara yöneldi. Tamamen kapalı kutular. Onlar için şimdilik yorum yapmak yersiz olur.

Bucaspor: Tarihinde ilk kez çıktığı Süper Lig'de tutunamayıp tekrar Bank Asya Ligi'ne gelen bu ekip, önemli oyuncularını kaybetti ve genelde gurbetçi oyunculara yöneldi. Hazırlık maçlarında pek fazla ümit vermeyen bu takımın sezon boyunca orta sıralarda yer alacağını düşünüyorum.

Ç.Rizespor: Her sene sezona iddialı başlayan takımlardan birisi. Yeni sezona Hüseyin Kalpar'la başlıyorlar. Hücum gücü yönünden hiçbir sıkıntı çekmeyecekleri bir aşikar. Cenk Ahmet, Bikoko, Aytek Aşıkoğlu, Mehmet Al gibi isimlere sahipler ama defansta ise tam tersine büyük sıkıntı yaşayacaklarını düşünüyorum. Defansa yapacakları bir iki takviyeyle çok daha güçlü hale gelebilirler. 

Denizlispor: Eski havası olmayan takımlardan. Yeni bir yönetim ve yeni bir teknik adamla sezona başlıyorlar. Geçen sene yaşadıkları maddi sıkıntılar şu an kalkmış durumda. Hazırlık maçlarında kötü sonuçlar aldılar ama Denizli takımı ismiyle bile üstlerdeki yerini alabilecek ekiplerden.

Elazığspor: TFF 2.Ligde kolay bir şampiyonluk elde ederek Bank Asya'ya gelen bu ekibin ilk senesinde hedefi orta sıralar olacaktır. Sezonu oldukça erken açan ( Haziran ortalarında ) bu takım liglerin ertelenmesiyle moralmen çöküntüye uğradı. İlerleyen haftalarda yorgunluğun da etkisiyle kötü sonuçlar alacaklardır ama lige de kolayca tutunmasını bileceklerdir.

G.Antep Bş Bld.Spor: Her sene çekinilen ekiplerin başında geliyorlar. Geçtiğimiz sezon Süper Ligin kapısından dönen bu takım  yine kadrosunu korumasıyla çok can yakacaktır. 

Giresunspor: Giresunlu bu sene ümitsiz. Yönetim kayyuma kaldı, önemli isimler takımdan ayrıldı, hazırlık maçlarında ise vasat bir performans sergilendi. Alt yapıdaki oyuncu takviyesiyle sezona başlayacaklar. Ligde kalmaları onlar için başarı olacaktır.

Göztepe: Yıllar sonra İzmir'in sarı kırmızılı ekibini buralarda görmek benim gibi birçok futbolseveri kuşkusuz sevindirdi. Özcan Kızıltan gibi bir isimle yola devam etme kararı onlar için iyi bir gelişme. Transferde çok iyi isimleri kadrosuna katan bu ekip çıktığı ilk senesinde en azından Play Off oynamak istiyor. İçeride dışarıda her zaman için taraftarının desteğini yakında hisseden bu takım yine sürprizlerden birisi olacaktır.

Güngören Bld.Spor: Maddi anlamda kısıtlı bir ekip. Transferde fazla duyulmayan isimleri renklerine bağladılar. Her sene olduğu gibi bu sene de ligde kalma mücadelesi verecekler.

Karşıyaka: Bu sene 100.yılını kutlayan bu ekip şampiyonluğun en büyük favorisi konumunda. Daha önce Altay ve Ankaraspor'la Bank Asya'da şampiyonluk yaşayan Reha Kapsal ile yollarına devam etme kararı aldılar. Transferde çok kaliteli isimleri almalarının yanında bu isimlerin kolayca takıma uyum sağlaması da onlar için sevindirici oldu. Büyük bir sürpriz olmadığı takdirde şampiyon olacaklarına inancım tamdır.

Kartalspor: Geçtiğimiz sezon ligde son anda kalmayı başaran takımlardan bir tanesi de Kartalspor. İstanbul temsilcisi geçtiğimiz yıllarda hep maddi yönden sıkıntı çekmesiyle dikkatleri çekmişti. Bu sene durum biraz değişti ve maddi sıkıntıların az da olsa giderildiğini görüyoruz. Adem Sarı gibi çok önemli bir ismi renklerine bağlayan bu takıma özellikle iç sahada her zaman için dikkat edilmeli. Ligde bu sene düşme korkusu yaşamazlar.

Kasımpaşaspor: Tam bir asansör takım... Süper Ligde bir türlü istediği başarıyı yakalamayan bu ekip, bu sene yine Bank Asya Liginde mücadele edecek. Hedefini şampiyonluk olarak belirleyen, kadrosunu genel olarak koruyan ve Uğur Tütüneker gibi çok iyi bir teknik adamla sezona başlayacak olan bu ekip yine üstlerdeki yerini alacaktır.

Kayseri Erciyesspor: Trabzonsporlu Burak Yılmaz'ın babası Fikret Yılmaz'ı takımın başına getiren Erciyes yönetimi bu sene transferde sönük kaldı. Önemli isimlerini kaybeden ve yerlerine pek de kaliteli isimleri alamayan bu ekibin Play Off şansının sıfır olduğunu hatta düşmeme mücadelesi vereceğini düşünüyorum.

Konyaspor: Transfer yasağıyla sezona başlayacak bu ekip, bu liglerde her zaman için şampiyonluk mücadelesi vermiştir. Ancak bu sene durum değişti ve alt yapıdaki yetenekli gençler takıma alındı. Tecrübesiz isimlerle şampiyonluk mücadelesi içinde olacaklarını sanmıyorum. 

Sakaryaspor: Transfer yasaklı bir diğer takım da Sakaryaspor. Çeşitli sitelerde ve forumlarda her ne kadar Sakaryaspor taraftarları bu sene de şampiyonluk mücadelesi vereceklerini düşünüyor olsalar da bu ligin Bank Asya olduğu unutulmamalı. TFF 2.Ligine asla benzemez. Ben onların aksine şanslarının hiç olmadığını ve onlar için ligde kalmanın başarı olacağını söyleyebilirim.

Tavşanlı Linyitspor: Geçen sezonun renkli takımlarından olan bu ekip çok önemli silahlarını kaybetti ve yerlerine ise önemli takviyeler yapamadı. Bu sene üstlerdeki mücadelede bu takımı görebileceğimizi sanmıyorum. 

İsmail Eyriparmak

Not: Sevgili İsmail de twitter’da! İzlemek ve kısa bilgileri almak için  @SmailEyriparmak

Yazar: Editor
2011-08-25 16:34:08

Adanaspor Teknik Direktörü Levent Eriş, Kanal A'da Spor Ekstra'nın konuğu oldu ve önemli açıklamalarda bulundu... 

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-98804/lenn.jpg

'Ramazan evet dedi, forvet ve kaleci istiyoruz' 

Adanaspor Teknik Direktörü Levent Eriş, Kanal A Televizyonu'nda Spor Ekstra'nın konuğu oldu. Serkan Şenyürek'in sunduğu Spor Ekstra'ya katılan Levent Eriş, Adnan Ercan ve Erkin Doygun'un da sorularını yanıtladı.

[Bu arada programın tekrarı 21.15'te KanalA, SporEkstra'da.]

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-93283/kanalahabernet_logo.jpg

Adanaspor Teknik Direktörü Levent Eriş, Adanaspor'a gerekli transferlerin yapılacağını ve mevcut kadronun önemli bir kadro olduğunu söyledi. Hazır bir kadroya geldiğini dile getiren Levent Eriş, hazırlık maçlarından transfere, tesislerden sisteme kadar her konuda Adanaspor camiasına mesaj verdi...

Hazırlık maçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

  • "Altı tane özel maç oynadık. Hiçbiri bizim için önemli bir kriter değildi, bir takım şeyleri değiştirmeye çalışıyoruz.
  • Hazırlık maçlarını kazanma üzerine düşünmedik.
  • Adanaspor takımı olarak hangi yolda yürüdüğümüzü biliyoruz.
  • Bu hazırlık maçları da bizlere bir şeyler verdi. Lige kadar eksiklerimizi gidereceğiz.
  • İki tane Süper Lig takımıyla oynayacağız ve bu maçlar bize ne yapacağımızı gösterecek"

Tarsus ve İskenderun maçlarında Adanaspor'u nasıl buldunuz?

  • "Yoğun antrenman programı geçiriyoruz.
  • Hazırlık maçlarındaki performans bize çok doğruyu göstermez.
  • İki alt kümedeki takımlarla yapılan maçlarda oyuncuyu konsantre etmekte zorlanıyorsunuz.
  • Her ne kadar olursa olsun bunu saygısızlık olarak da görsem böyle hazırlık maçlarını futbolcular antrenman maçı olarak görüyorlar"

4-0'dan sonra Tarsus'ta oyuncularınızdan skoru çevirmelerini beklediniz mi?

  • "Tarsus maçında ilk yarı kötü oynadık.
  • Devre arasında farklı skoru çevirebilmemiz için gerekli uyarıyı yaptım.
  • İkinci yarı oyuna başladığımızda yediğimiz bir penaltı var. Ama yine de ikinci yarıda oyuncularım maçı istediler 4-4'e getirmek istediler, başaramadılar ama başarmak için bir çaba vardı.
  • Bu da  bana yetti. O ışığı gördüm"

Ligin ertelenmesi avantaj mı, dezavantaj mı?

  • "Ligin ertelenmesi bizin için çok avantaj olduğunu söyleyemem.
  • Yeni kurulan takımlar için avantaj oldu. Çünkü birçok transfer yapan takımlar biraz daha fazla maç yapma ve birbirini tanıma fırsatı buldular"

Osman Yereşen yeterli geliyor mu?

  • "Başkan onurlu bir mücadele veriyor. Ülkenin bulunduğu ekonomik darboğazın içinden çıkıp Adana kentinin önemli bir takımını Başkan ayakta tutmaya çalışıyor.
  • Kimse Çatalan'dan harika bir ortamdan aşağıya gelmek istemez. Bir takım şartlar var.
  • Evet, Çatalan'da çok rahattık ama şartlar böyle getirdi.
  • Önemli olan mekânın güzelliği değil, önemli olan içinde yaşayanların güzelliğidir.
  • Osman Yereşen'i de böyle değerlendiriyorum. Çok güzel bir ortam yakalamak üzereyiz.
  • Tabii ki Çatalan’la hiçbir yeri mukayese edemeyiz"

Fazla transfer yapmayışınız eleştiriliyor.

  • "Samsun takımı bir önceki sene küme düşmeye oynadı ardından Zenke ve Agbetu transferiyle şampiyonluk yaşadı.
  • Adanaspor takımının da aynı şeyleri yaşayacağına inanıyorum.
  • Biz gerekli olan yerlere transfer yaptığımızı düşünüyorum.
  • İstediğimiz birkaç transfer daha var onları da yaptığımız da daha güçlü bir takım olacağız"

Ramazan Sal, Ahmet Kuru ve kaleci konusundaki düşünceleriniz?

  • "Geçen sene yaşanan büyük bir travma var.
  • Kıl payı kaçırılan şampiyonluk ardından tekrar bu şampiyonluğu istiyoruz diyen ve tekrar bu travmayı yaşayan bir Adanaspor var.Yaşananları sorgulamak bana düşmez.
  • Biz bu sene nokta transferler yapmaya çalışıyoruz. 3 transfer yaptık. Onur, Tuna ve Hüseyin'i transfer ettik.
  • Okan Koç'u önemli bir transfer olarak görmedik. Biz hazırlık döneminde değerlendireceğiz ve o ışığı göremezsek göndereceğimizi söyledik. Ve bu nedenle Okan'ı transfer olarak görmüyoruz.
  • Transfer bitti mi? Hayır bitmedi. Emin ve sağlam adımlarla transfer politikamızı sürdürüyoruz.
  • Ben ilk defa Adanaspor takımında rahat geçirdiğim bir transfer sezonu yaşadım.
  • İçeriye çok az ve isabetli transferler yapıyoruz. Acele etmeden 1–2 transfer yapacağız.
  • Ramazan Sal konusunda kendisiyle ilgili bir problem kalmadı.
  • Kulübüyle ilgili bonservis konusu çözüldüğünde aramızda olacak. Kendisiyle anlaşıldı.
  • Onun dışında forvet hattına Ahmet Kuru'yu düşünüyoruz. Kaleci içinde çalışmalarımız var.
  • Gaziantep Büyükşehir'den Fırat, geçen sene Giresun'un formasını giyen M.Ali, Sivas'tan Ali Şan, Ankaragücü biraz sıkıntılı ve oradan Bora'yı düşünüyoruz.”

Sistem konusunda ne düşünüyorsunuz?

  • "Her sistemle oynayabiliriz: 4-3-3, 4-2-3-1, 4-4-2 de oynayabiliriz. Burada önemli olan sahaya diziliş veya nasıl başladığınız değil.
  • Saha içinde ne yapmak istediğiniz.
  • Hücum oynayan, risk alan ve kazanmayı isteyen bir sistemle sahadaki yerimizi alacağız"

Taraftardan beklentileriniz neler?

  • "Adana'yı çok seviyorum. Akdeniz insanıyız.
  • Elbette taraftarımız hırslı olacak, başarıyı isteyecek.
  • Onlardan tek bir isteğim var sabırlı olsun.
  • Bu ligi iyi bildiğimizi düşünüyorum.
  • Böylesi uzun bir maratonda sabırlı olmak gerekir. İyi günde kötü günde birlikte olmalıyız." 

Serkan Şenyürek

Yazar: Editor
2011-08-24 09:10:12

Adı: Gündem İçinden

Konu: Hayatımız ve Futbol

Ana Fikir: Her Şeye Rağmen Adanaspor

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-98061/e.jpg
  • Tam da her şeyin isli puslu olduğu sırada,
  • içerdeki dertler yetmeyip dışarılara da iktidar erkinde müdahil olmaya heveslendiğimizde,
  • piyasa sanatçılarının(!)
  • devlet düzeyinde bir kıymet görür olduğu sıralarda,
  • Nihat Doğan Unicef elçisi olurken örneğin (ama bu Hakkaten şaka değil mi);
http://hizliresimyukle.com/showoriginal-98062/r.jpg
  • futbol, şike ile kendini kitlelerden koparır olduğu anlarda,
  • bir play off tartışmasının alevlendiği esnada;
  • yani şu futboldan sıdkımız sıyrılırken,
  • az biraz transferlerimize rağmen,
  • yalandan transferlerimize rağmen,
  • takımın hala bir düzen tutturamamış olmasına rağmen,
  • ona buna rağmen…

Tek umudumuz Adanaspor!

Bize şöyle sıkı bir vira dedirtin bre!

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-98063/t.jpg
Yazar: Editor
2011-08-14 08:32:17

Adı: Hazırlık Maçı

Konu: Konyaspor – Adanaspor

Tema: Geliyoruz (veya geliyoruk) Ulan: ))

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-93171/askn.jpg

Adanaspor dördüncü hazırlık maçını Konya deplasmanında 2–1 kazandı. İlk hazırlık maçını 1–0 kaybetmiştik. Kime? Hay Allah, unuttum bir bakayım arşive: ))  Evet, Rize’ye kaybetmiştik son dakikalarda yediğimiz bir golle.

  • Canımız sıkılmış
  • ve bir hazırlık maçının ölçü olmayacağını
  • önemle vurgulamıştık.

Sonra Erciyes’i geçtik. Buna çok sevmiş, bir hazırlık maçı da olsa nihayet herifleri yendik diye şampanya patlatmıştık.

  • Bu karşılamadan sonra
  • hazırlık maçlarının
  • ligin bir aynası olduğunu ima,
  • formlarda da şampiyonluğumuzu ilan etmiştik.

Gaziantep deplasmanında terbiyesiz bir Azgın’ın yarattığı kargaşada GBB’ye 3–1 kaybetmiştik.

  • Bu maçı ise “bir hazırlık karşılaşması, ne ki” diye yorumlamıştık.

Şaka bir yana Serkan Şenyürek, Adanaspor’un çok iyi olduğunu vurgulamıştı, ancak bir kale bir de orta saha, diye ek transferin altını çizmişti.

Dün de Konya’yı yendik deplasmanda. 2–1.

  • Ve formlar yine güzeldi, eğlenceliydi, çünkü geliyorduk!

Şu kadro ile çıkılmış sahaya:

Tolgahan, İzzet(Dk 70 Berkan), Koray, Onur Akbay, Anıl Karaer,(Dk 46 Hüseyin Yoğurtçu) Onur Demirtaş(dk 60 Okan Salmaz), Fahri Tatan(Dk 83 Rahman), Kbong(Dk 90 Cem), Bülent Bölükbaşı(Dk 60 Talha), Mbilla(Dk 67 Frderic), Emre Aktaş(dk 46 Emrah Bedir)


Goller: Dk 15 Robak(Konyaspor) Dk 49 Mbilla, Dk 53 Emrah Bedir(Adanaspor)

  • Konyaspor maçı 4 değişiklikle tamamlamış,
  • Adanaspor ise ayrıca 8 oyuncuyu sahada görmüş.
  • Fevzi yine forma giyememiş.
  • Dileriz sakatlık konusunda hala bir arıza yoktur.
  • Ayrıca Tuna'yı da kadroda göremedik, bir isim yanlışı yoksa...
  • Bu da bir not olarak düşsün.

Bu arada, A2 maçı hariç hepsini deplasmanda oynadık. Ama bir 5 Ocak akşamı ne güzel olurdu, bir parça hasret giderirdik.

  • Ve hatırlıyorum da,
  • özellikle Ekrem Al zamanında 4 golün 3’ünü duran toplarda yerdik.
  • Şu maçta da bir duran top golü görmüşüz kalemizde.
  • Bu meseleye şimdiden dikkat etmeli gibi, diyelim
  • bir Pazar yazısını böylece bağlayalım.
  • Akşam saatlerinde bir yazı daha neden olmasın.
Yazar: Editor
2011-08-09 09:02:06

      K&R

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-91158/kaplanpenche.jpg
  • Dün Mahir Abi de değindi aynı konuya,
  • yazmaktan usanmadığımız mesele;
  • GBB’den Kenan ile Ramazan’ın transfer edilmesi meselesi.
  • Gelirler, gelmezler, kulüpleri bırakmaz, çok para isterler,
  • bunlar ayrı;
  • ama gündemimize bir düşse yahu bu ikilinin transferi.

Hatırlayınız, geçen sezon GBB play off’un son maçına kadar geldiyse bu başarının yarısı sadece K&R patentlidir. O kadar!

  • Bize geldikleri an
  • şampiyonluk yollunda
  • en kral rakibin
  • 3 km önünde oluruz.
  • İddia ediyoruz!

Ve fakat diyor Mahir Abi, Başkanı bu konuda ikna edecek biri lazım! Galiba durum öyle! Başkanı ve Hocayı ikna etmeli, ama nasıl? Yok mu bu işi üstlenecek bir arkadaş bre: )))

  • İmza kampanyası mı düzenlesek?
http://img03.blogcu.com/images/h/a/b/haberci-blog/f92d8fd2d770e02d5aa5a2b497c391f5_1301255552.jpg
Yazar: Editor
2011-07-28 10:48:18

İkinci hazırlık maçımızı Erciyes ile yaptık. Yıllar sonra, bir hazırlık maçında da olsa Erciyes’i yendik. Bu hayra alamettir bizim için. Şaka değil, hakikaten bir eşiği geçtik Erciyes’i yenmekle. Başımıza bela, yenemediğimiz takımlardandır Erciyes.

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-85825/aea.jpg

Maça şöyle çıkmışız:

Tolgahan, Berkan(dk 46 İzzet) Anıl(dk 50 Hüseyin Yoğurtçu) Tuna, Koray(dk 46 Onur Akbay) Onur Demirtaş(dk 83 Okan Koç) Fahri(dk 50 Cem) Talha(dk 50 Rahman) Bülent Bölükbaşı(dk 78 Samican) Emrah Bedir(dk 46 Emre Aktaş) Fredric(dk 79 Alper)

Goller Fahri ve Rahman’dan gelmiş. Ama yine gol yemişiz, birkaç maçı, hazırlık da olsa gol yemeden geçirsek ne şık olur: ))

Bu kadrodan nasıl bir analiz yaparız? Bakalım.

Sol bekte Anıl ve Hüseyin eşit şansa sahip şimdilik. Rize maçında orada ilk on bire çıkan Hüseyin bu maçta Anıl’a bırakmış yerini. Orada dişe diş savaşacak iyi oyuncumuz var şimdi. Sol bek için iyi bir şey bu.

Tuna yerinde sağlam duracak gibi. Diğer yer için Onur ve Koray arasında bir rekabet söz konusu olacak. Tabi biz oraya hala Ramazan Sal’ı bekliyoruz.

Ön liberoda Onur Demirtaş görünüyor. Bence sakıncası yok. Fakat Ramazan Sal’ın durumu o bölgeyi de etkileyecektir. Fahri ve Talha da orta sahada yerlerini garantiye alacaklar gibi. Orayı Rahman da zorlayacak. Fevzi tamamen dönünce rekabet üst düzeye çıkar klişe bir ifadeyle. Bu da iyi bir şeydir. Bülent de iki maçtır banko ve hemen hemen tam süre oynayanlardan. Levent Hocanın ona çok inandığını ve güvendiğini biliyoruz. Kimseyi değilse de hocasını mahcup etmesin Bülent ve bu sezon formasına biraz hizmet etsin, diye umuyoruz. Emrah da ilk on birde başlamış maça. Anlaşılan Emrah formaya hazır. Fakat bu sezon Emre ve Frederic bizim çıkışımızın en önemli silahları olacak ileride. Onları daha etkili görmeyi istemek hakkımızdır sanırım. Okan Salmaz’ın kendini salmadan, gayri futbolunu sahalara salma zamanı gelmiştir. O formayı almak için arkadaşlarının iki katı çalışması gerekiyorsa bunu yapmak zorundadır hem kendi hem Adanaspor için…

Okan Koç’a da doğal olarak belli bir süre yer veriliyor. Dileriz kazandırır kendini. Genç oyunculara forma şansı verilmesi de istikbalimiz için gayet güzel. Kbong ve Mbilla’nın bu forma rekabetindeki durum, etki ve katkıları mutlaka lehimize olacaktır, değil mi: ))

Ve Berkan, İzzet'i kesme noktasına gelmişse bir hazırlık maçında da olsa, değmeyin keyfimize...

Yazar: Editor
2011-07-24 11:25:52

Hazırlık maçları ölçü müdür değil midir?

Bunun cevabı duruma göre değişir dersem: ))

Rizespor’a ilk hazırlık maçında 1–0 yenilmişiz.

Sahaya şöyle çıkmış Adanaspor’umuz:

Tolgahan(Dk 46 Zülküf)  İzzet(Dk 50 Berkan) Tuna(Dk 78 Koray) Onur  Akbak(dk 78 Sami Can)  Hüseyin, Onur Demirtaş(Dk 70 Okan Koç) Rahman (Dk 78 Alper) Okan Salmaz(Dk 46 Emrah Bedir) Ömer Karancı (DK 5 Cem Özdemir) Bülent  Bölükbaşı, Emre Aktaş(Dk 46 Fredric)

Anıl, Fevzi, Talha, Fahri oynamamış. Fahri’nin dinlendirildiğini biliyoruz. Dilerim Fevzi’de bir sakatlık yoktur. Anıl, iyi bir sol bek alındığında bence yedeğe bile düşer. Fakat Talha? Sakat bir durum olmasın sakın, çünkü yeni sezonda orta sahanın en önemli silahı o olacak. Bu arada orada “Hüseyin” adlı bir oycumuz yazılmış. Alt yapı mı acaba?

İki ayrı takımla mücadele etmişiz. Rize sadece 5 oyuncu değiştirmiş. Golü de 83. dakikada penaltıdan yemişiz.

Denk bir mücadele olmuş.

Peki, bir ölçü müdür hazırlık maçları?

Bu maçı kaybettiğimiz için cevabım şöyle:

Ne münasebet canım: ))

Kafamı kuma gömeceğim ya!

Yenseydik Rize’yi ne diyecektim? Gümbür gümbür geliyoruz. Bu işler böyle, ne yapayım: )) Hem, her haliyle seviliyor bu takım!

____________

Adanaspor için, maçlar için bir şeyler yazmayı özledik yahu! Biraz hareketlense gündem maçlarla filan, biz de işimize baksak…

Yazar: Editor
2011-05-27 08:05:02
http://www.tacsohbet.com/burclar/kova.jpg
  • Bugün sevgili Serkan Şenyürek yazısında
  • nokta transfer konusuna değinerek
  • Adanaspor’un ihtiyacını vurgulamıştır,
  • ayrıca Tolgahan'a da not düşmüştür.
  • Katılıyoruz yazdıklarına.
  • Adanaspor.org da
  • transfer ve Tolgahan meselesine değinmişti dünkü yazısında.
  • Onlar da doğru saptamalardı.
  • Aklın yolu bir!
  • Adanaspor taraftarı ve yazarları
  • takımı gayet net tanıyor
  • ve önerisini yapıyor.
  • Bunları dikkate alıp almamak
  • bir gurur meselesinden ötede algılanmalıdır diye düşünüyorum. 
  • Bu insanların ne dediğine bakmak taraftarın keyfine göre davranmak olmayacaktır.
  • Geçen sezon o iki isimde inatlaşarak ısrarcı olmak
  • bize koca bir sezonu kaybettirdi,
  • dileriz Levent Eriş aynı hataya düşmez.
  • Zira Adanaspor’umuzun kötü günlerini dört gözle bekleyen çok sayıda insan var.
  • İleride bir kaos yaşamamak için
  • şimdiden önlem almalı…
          Değil mi!
Yazar: Editor
2011-05-20 22:50:07

Röportajın Röportajı

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-57724/ssy.jpg

Adanaspor’un basındaki önemli ismi olan Serkan Şenyürek ile kısa bir röportaj yaptık. Bu röportajı, Serkan Şenyürek’in yeni hocamız Levent Eriş’le yaptığı röportaj üzerine gerçekleştirdik. Yani röportaja röportajla karşılık veriyoruz: ))

Adanaspor’u onca yıldır yakından takip eden ve takımı birçok yönden gayet iyi tanıyan Sevgili Serkan Şenyürek’e, birbirinin çevresinde dolanan şu soruları sorduk:

Yeni hocamız Levent Eriş’in morali ve inancı sence nasıldı? Önceki hocalarla karşılaştırınca nasıl bir izlenim edindin?

  • Çok inançlı, takıma hâkim, fazlasıyla arzulu,
  • Adanaspor’daki eksikleri bilen,
  • en önemlisi gol yememeyi takımın genel omurgası olarak belirleyen bir Levent Eriş gördüm.

Takımın yeni sezondaki havası Levent Eriş’le birlikte sence nasıl olur?

  • Her zaman iyi kadro kuran,
  • kondisyonerini, masörünü yanında getiren,
  • sezon başı ve orasını iyi geçiren,
  • taraftarın hissettiğini de sahada uygulayacak bir öngörüsü olan,
  • prensip sahibi, disiplinli,
  • maçı bir basket koçu gibi futbolcuyla yaşayan,
  • futbolcusuna sevgi aşılayan,
  • tribün ile güçlü bağlar kurabilen bir hocadır Levent Eriş.

Bana göre Miliç, Gündüz Hoca’dan (ve her şeye rağmen Kemal Kılıç notu düşmeli) sonra en iyi hoca ile çalışacağız. Şahsen bana sorsalardı “Yücel İldiz de kulübüyle anlaştığına göre bence en iyi tercih yapıldı.” derdim.

  • Hoca tercihi başkanın şampiyonluğa dair inancının bir işaretidir.

Başkanın, özellikle bu son olaylardan sonra, inancını moralini hevesini heyecanını şimdi nasıl görüyorsun?

  • Çabuk davranarak inancını, kararlılığını, süper lige olan isteğini gösterdi.
  • Geçen sezondan daha avantajlı durumda başladık… Geçen sezon; şampiyonluk yarışıydı, play off’tu, onca moral bozukluğuydu derken çok zaman kaybetmiştik.
  • Ama bu sezon çok seri davrandık. Gönderilen futbolcular da hemen belirlendi zaten: 
  • İsmail, Özgürcan, Ahmet Görkem, Recep ve Sami.
  • Ben transferleri de çabuk bekliyorum. Pazartesi itibariyle hızlı hareket edileceğini düşünüyorum.

Onca zamanın sendeki izlenimine, birikimine göre soruyorum, sence özellikle şu son maçtaki tribün nasıl bir işaret verdi geleceğe dair?

  • Son yıllardaki en iyi tribün, derim.
  • Konya, Eskişehir, Denizli maçlarından sonra en müthiş tribünlerden biriydi.
  • Daha önce de vurguladım; bundan Başkan da mesaj almalı…
  • Altay maçında taraftar Bayram Başkan’a net bir mesaj yolladı bence:
  • “Bizim belli bir alım gücümüz var ve bilet fiyatları lütfen bu gücümüze hitap etsin.”
  • gibi bir dilek, istek, beklenti vardı bu maçta.
  • Ben ve birçok Adanasporlu o tribünü böyle okuduk, Bayram Başkan’ın da benzer bir şekilde yorumlamasını ben de umuyorum…
  • Örneğin; maraton, kale arkası, kapalı bilet fiyatları son maçtaki fiyatların civarında olmalı. Ben böyle düşünüyorum.
  • Evet, Adanaspor taraftarının ekonomik gücünü de hesaba katmalıyız yeni sezonda.

Son olarak şahsi izlenimlerini, en nesnel yanıtını bekleyerek sorayım; Gazeteci Serkan Şenyürek olarak nasıl bir fotoğraf görüyorsun yeni sezona dair? Tabi bir falcılık da beklemiyoruz yanıtından: ))

  • Çok rahat ifadeyle söyleyeyim.
  • Örneğin Galatasaray taraftarı Arda’ya değil o isim yanındaki kaptanlığa tepki gösterdi.
  • Adana’da da aynı şey oldu. Taraftar Tolgahan’ın şahsından çok onun konumundaki kaptanlığa gösterdi tepkisini.
  • Ben Tolgahan’ın yerinde olsam gitmeyi tercih ederim. Gitmese de Tolgahan mutlaka bir rekabete sokulmalı.
  • Türkiye'nin en iyi kalecilerinden biri olabilir, fakat rekabete sokulmaması söz konusu sıkıntılara yol açtı.
  • Geçen seneki beşli, bildiğimiz gibi çok uyumluydu, herkes birbirine güveniyor birbirinin açığını kolaylıkla kapatıyordu.
  • O uyum gidince yerine o sıkıntılar geldi.

Levent Eriş de konuşmasında bir defans vurgusu yaptı zaten. Dediğim gibi, Hoca teşhisini koydu ve tedaviye de en kısa zamanda başlayacaktır bu anlamda. Hatta İsmail’in gönderilmesi de defansı güvence altına alacak olmanın en büyük göstergesidir. Demek ki ondan daha iyi biri gelecek o noktaya.

  • Levent Eriş’in olduğu yerde başarısızlığın olmayacağını düşünenlerdenim.  
  • İyi şeyler olacak…

Sevgili Serkan Şenyürek’e teşekkür ediyor ve saptamalarını paylaştığımızı vurgulayarak bu sohbeti bitiriyoruz.

Yazar: Editor
2011-05-16 10:38:37

Adana'ya çok kötü bir takım gelmişti bu pazar.

Bu kadar vasat, dirençsiz bir takım açıkçası kimse beklemiyordu, daha ilk dakikalardan inanılmaz bir baskı ve ilk yarının son dakikasında bile olsa Fahri'nin güzel golü...

( Böyle oynayın canımızı verelim : )

http://shirtail.com/files/images/SoccerArt123.gif

İkinci yarıya biraz daha derli toplu başladı Altay ama risk alacaklarından dolayı çok açık da verecekleri ortadaydı... Nitekim 2.gol bizi oldukça rahatlattı... Maç da zaten orada bitti...
  • Son 2 senedir Altay takımıyla bayağı sorunlar yaşamıştık,
  • onları farklı yenip küme düşürmek gerçekten mutluluk vericiydi...
  • Hiç de üzülmedim,
  • atabildiğimiz kadar da atmak istedim...
  • Bu arada Altay takımı bu kadar ruhsuz oyuncuları nereden bulup getirmiş...
  • Yiğitcan, Ufukhan, Cenk Ahmet dışında herkes düşmeyi kabullenmiş gibiydi...
  • Zaten Ufukhan'ın sakatlanıp oyundan çıkması onların oyun sistemlerini de tamamen bozdu...
  • Bir de; Altay takımının ne kadar çok düşmanı varmış öyle...
  • 4–1 yanları düştüklerine o kadar çok sevinmişler ki...
  • Başta Sakaryasporlular olmak üzere Karşıyakalısı, Göztepelisi, Mersinlisi vs...

Sezonun son maçında müthiş bir futbol ortaya koyan ve beklentilerimizi karşılayan tüm futbolculara da teşekkürler...

Yeni sezona bu seneki hatalardan arınmış olarak başlarız umarım...

İsmail Eğriparmak

Yazar: Editor
2011-04-28 14:18:33

Teknik Direktör Osman Özdemir'in istifası sonrası takımı Eyüp Arın'a emanet eden Adanaspor yönetimi, gelecek sezon için müthiş bir isimle anlaşma sağladı.

http://www.ajansspor.com/resim/adanaspor_logo.jpg

Bir yandan ligde kalma mücadelesi veren Adanaspor'da yönetim kurulu ligde kalınması halinde gelecek sezon takımı şampiyonluğa taşıyabilecek, başarılı bir isimle anlaşmak istiyordu. Geçtiğimiz hafta Boluspor'un deplasmanda Akhisar Belediyespor'a mağlup olmasından sonra görevinden istifa eden Levent Eriş, Adanaspor'un teklifine 'evet' dedi.

  • Bank Asya 1. Lig'de daha önce
  • Manisaspor ile 2 defa şampiyonluk yaşayan
  • ve bu sezon Boluspor'u çalıştıran Levent Eriş,
  • bu sezonun sona ermesinden sonra görevine başlayacak.
  • Cumartesi günü
  • Adanaspor'un Rizespor ile oynayacağı lig maçını izlemek için Adana'ya gelecek olan Eriş,
  • Goal.com'a özel açıklamalarda bulundu.

Turuncu-beyazlı takımın kadro kalitesine vurgu yapan Levent Eriş,

"Adanaspor kadro kalitesi olarak çok iyi bir takım.

Ligdeki konumuna baktığınızda bu kaliteyle uyuşmuyor.

Gelecek sezondan itibaren Adanaspor'da olacağım."

şeklinde konuştu.


Hüseyin Ataş / Goal.com

Yazar: Editor
2011-04-22 19:13:51

Öyle, bu sezon da malumumuz. Şampiyonluk iddiamız evrilip devrildi ve kümede kalma kavgasına dönüştü. Biz bundan da bir eğlence çıkarabildik kendimize. Ne güzel! Ve geldik GBB maçına!

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-48139/as.jpg

Pazartesi akşamı nispeten rahat bir maç oynayacağız, belki de son 5 senenin en tasasız maçlarından birine çıkacağız. 3. ligdeki tempoyu herkes hatırlar, her maç kendi başına bir maceraydı. Olmaz bir kadro ile şampiyon olundu. Ya 2B’deki o sezona ne demeli? Hem klasman maçları hem de yükselme grubu süreci… Hatırladıkça çarpıntı oluşuyor, gerçekten. 10 yıllık heyecanı o iki bucuk sezona sıkıştırdık, buçuğu yükselme grubu öncesindeki sergüzeştimize aittir: ))

Sonra da 1. ligde iddiamız sürdü, en son orasının play-off’ları için… Geçen sezonu anlatmayalım bile…

Öyle, bu sezon da malumumuz. Şampiyonluk iddiamız evrilip devrildi ve kümede kalma kavgasına dönüştü. Biz bundan da bir eğlence çıkarabildik kendimize. Ne güzel! Ve geldik GBB maçına!

Her kritik dönemde karşımıza çıktılar en rahat halleriyle. Peki şimdi?

Şimdi şu lige bir renk verelim derim. Pazartesi akşamı gidip Antep’te gazi bırakalım bir belediye takımını, adeta “sizin ne işiniz var liglerde! Tüm belediye takımlarının…” diyerek… Tepede işleri daha karmaşıklaştıralım ve Mbilla'nın gol krallığı için de birkaç adım daha atalım...

[Tabi bu arada Kenan ile Ramazan’la söz de keserek bir ön anlaşmayla dönelim. Daha önce de yazdığım gibi bu iki futbolcu özellikle Ramazan yeni sene için çok faydalı olacak çok… İhmal edilecek bir transfer değil bu!]

Yazar: Editor
2011-04-16 10:35:47

Şu Maç

Bari şu Güngören’i yenelim’den başka ne denebilir ki artık? 3 puandan başka ne istenebilir? Bari kalan üç dört haftaya nispeten sakin kafayla girelim’den başka ne yazılabilir bu tatlı nisan havasında? Neden yenmeliyiz ve nasıl yenmeliyiz sorularının da hiçbir kıymeti kalmamıştır.

http://us.cdn2.123rf.com/168nwm/sabilin/sabilin1007/sabilin100700008.jpg

Tribün

Tribünleri diri tutan iki etken vardır; biri elbette başarıdır, bildiğimiz gibi. Gerçi bu sırada bir yığılma da olur. Sadece bir şampiyonluk havasına istinaden o tribünleri asli olmayan unsurlar da doldurabilir, bırakın Adanaspor’u futbolla bile ilgisi olmayan bir “seyirci” kitlesi hakim olabilir maratona. Bu aslında çok da iyi bir durum değildir. Çünkü o niteliksiz yoğunluk takımı belli bir noktada demoralize de edebilir. örnekleri çokça görülmüştür.

Tribünü diri tutan etkenlerden diğeri ise şimdiki pozisyonumuzdur, bir küme düşme tehlikesi… Bu anların farklı bir özelliği söz konusudur taraftar açısından. söz konusu süreçte gerçek taraftar kendini gösterir. Seyirci değil, taraftardır gelen, takımın gerçek tutkunudur, tam da o sırada kaygıları hatta korkuları vardır, ne kaybedeceğinin farkındadır, bu sebepten takımına daha sıkı sarılmıştır. Yani kriz anlarının taraftarı harbi kötü gün dostudur.

Futbolcu

Bu sıralar futbolcu ne hisseder, tam bilemem. Çünkü devir fena profesyoneldir. Maçtan önce ne düşünürler, ne konuşurlar bilemem. Forma aşkı, taraftarlık algısı ne düzeydedir ölçemem. Acaba orada herkes aynı hissiyatta mıdır? Bunu ancak bir futbolcunun ağzından öğrenebiliriz. Örneğin adını vermeden herhangi bir futbolcu sürecin en samimi itirafını yapabilir. Futbolcuyu günümüzde paradan daha güçlü bir şekilde havaya sokacak ne var acaba?

Sonuç

Bu maç önemlidir,

taraftar meselenin farkındadır,

ve fakat top futbolcudadır. O sınavı verecek olan futbolcularımızın kendisidir? Güngören’i yenecek güçleri fazlasıyla var, bakalım bu galibiyeti ne kadar önemseyecekler yani hangi “dikkatle” sarılacaklardır maça?

Özellikle defans bloğunda!

Yazar: Editor
2011-04-09 19:51:39

Bizim durum bir parça 3 bilinmeyenli bir denklem gibi. Aslında üç bilinenli bir denklem de, biz bir türlü meseleyi çözmeyi bilemiyoruz, bu yüzden 3 bilinmeyenli…

http://2.bp.blogspot.com/_J1xM0arkJPo/SNerUbOL5zI/AAAAAAAAIeI/ctWqKJ9nf8M/s400/3434.jpg

Şimdi gelelim diğer klasik sorumuza; Orduspor’u nasıl yeneriz? Cevabı çok da zor bir soru değil bu. Hemen yanıtlıyorum lafı uzatmadan:

Bir: Tolgahan nasıl olsa oynayacak, bu durumda onun hata yapıp yapmaması yüzde seksen oranında maçın kaderini belirleyecek. Hata yapmazsa Orduspor, yüksek gol oranına rağmen olağan futboluyla bizi yenemez. Oradan mutlak puanla döneriz.

İki: Hedef göstermek gibi bir niyetle yazmadığımı hemen söyleyeyim; Son zamanlarda performansı iyice düşen Anıl hata yapmazsa yine yenilmeyiz. Yani bu iki oyuncumuz hatasız oynadığı takdirde Ordu deplasmanından mutlak puanla döneriz, iddia ediyorum! Oysa Anıl için böyle şeyler yazmak durumuna gelmemiş olmamız bile birçok olumsuzluğu yok etmiş olurdu…

Üç: Bülent oynamazsa… Bülent oynamazsa ne mi olur? Yener geliriz!

Bizim durum bir parça 3 bilinmeyenli bir denklem gibi. Aslında üç bilinenli bir denklem de, biz bir türlü meseleyi çözmeyi bilemiyoruz, bu yüzden 3 bilinmeyenli…

Bu üç ihtimalin gerçekleşmesi bir hayli zor görünüyor geçtiğimiz haftalara bakınca. Ama aslında biz şuracıkta taraftarlar olarak çok da imkansızı istemiyoruz. Anıl’ın olağan hali yeter de artar bile. Tolgahan’ın dinlendirilmiş olması veya dinlenmesi, ya da her şeyden vazgeçmek zorunda kaldık diyelim, onun macera aramadan oynaması bile şu maçlardan kazasız çıkmamıza yeter. Ve gelelim son denkleme,

Bülent’in bir kez ama sadece bir kez, rakamla 1 kez, geçen sezon Giresun’dayken Adana’da bize karşı oynadığı gibi 1 tek kez oynaması da yeter, fazlasını isteyen olsun: ))

Ya da bu maça kaptan olarak Fahri çıksın, aslında her maça…

Diyeceğim budur!  

*Yukarıdakı resmin mesajına gelirsek; efendim,  sağdaki zat gibi keyfimize bakacakken bir futbol hesabında, keseden yiye yiye sol karedeki gibi olduk bre: (

Yazar: Editor
2011-04-01 10:43:30

Erciyes’e bir tokat, bir fiske, bir şaplak onlara bir çelme, yükselme grubu heveslerine bir limon sıkma, ne bileyim şunlara bir şeyler yapma zamanı gelmedi mi bre?

http://files.vector-images.com/clipart/mountain_prg1.gif

Şu Erciyes var ya… Sempatiyle yaklaştığım söylenemez onlara. Galiba, 2005–2006 sezonuna -yanlışsam özür- onlarla başlamıştık. Hocamız Ahmet Ziya idi. Adana’daki maçı kaybetmiştik, 1–0 diye. Golü de bir serbest vuruşta mı yemiştik ne?

  1. O sene biz küme düşmüştük, 1.ligde -şimdiki B. Asya- onlar da şampiyon olmuştu…
  2. Sonra önceki sezon bir üst solunum yolları vakası olduydu ki tam rezillikti, eksik ve gediklerini bir şark kurnazlığıyla ertelemişlerdi o maçta. Olağan takviminde alacağımız maçı erteleme sonrasında 2 puan kayıpla kapamıştık ve o iki puan bizi yükselme grubundan etmişti.
  3. Derken geçen sezon önce Adana’da seyircisiz maça denk geldiler, maç 1–1 bitti 2 puan yine gitti.
  4. Sonra Kayseri’deki maçta Recep’in buz gibi golü iç edildi. Maçtan sonra maç analizlerinde hazretlerin “biz bu golü niye iptal ettik” diye birbirlerine bön bön sorup baktıkları rivayet edilir. Oradan da 2 puan buharlaşınca biz kalakaldık mı aynı ligde!
  5. Bu sezonun ilk yarısında da herifçioğulları bize 4 attılar, öyle böyle değil bildiğiniz 4 gol kalemize yağdı. Son yılların en kötü maçıydı bizim için, hem performans ve doğaldır ki hem de skor anlamında…

Şimdi?

Onların ilk 6 iddiası var, bizim durum malum. Bizim durumun “malumiyetinden” öte şu Erciyes’e bir tokat, bir fiske, bir şaplak onlara bir çelme, yükselme grubu heveslerine bir limon sıkma, ne bileyim şunlara bir şeyler yapma zamanı gelmedi mi bre?

Hadi ama! Bizim için sezonun maçı bu maç olsun, bir tür hesaplaşma maçı, küçük bir intikam, soğuk yenen yemek cinsinde, bakın tam zamanıdır!

Haydi Adanaspor’um al bu maçı, başka özel istek yok…

http://www.kaplanpenche.org/upload/t2_00000001696.jpg
Yazar: Editor
2011-03-20 16:53:13

Kafkaf’ın kalecisi Necati’ye bir parantez açmalı. Bu maçı o aldı derim. Çıkarılamayacak topları çıkardı. Talihtir, gününde olmaktır veya bizim beceriksizliğimizdir, ne dersek diyelim; ama maçın kahramanı işte o Necati’ydi.

Maç fotoğrafları için tıklayınız ______________________________

Anlaşılan bu sezon hiçbir hesap çarşıya uymayacak. Bu uymama da dış etkenlerden çok bizim hovardalığımızdan kaynaklanıyor, ne fena ki…

Adanaspor KSK maçının geneline üstün olan bizdik. Ama bu üstünlük rakip kalede gol olarak görünmeyince iyi futbolun hiçbir anlamı olmuyor. Yani çok yapmakla çocuk olmuyor. Keşke olsaydı, rakip filelerde bir sürü çocuğumuz olmuştu öyle olsaydı.

Bize gol lazım…

Adana’da ilk gol özellikle, çok lazım.

Karşıyaka, oyunun ilk 20 dakikası filan oyunun kontrolünde elinde tutan taraftı. Fakat bu esnada bir tek pozisyonları bile yoktu, sadece topu onlar çeviriyordu. Sonra dengeyi sağladık ve ciddi ataklarla sonuç almaya gittik. Hele Fahri’nin bir pozisyonu vardı ki, kim vursa gol olur, cinsinden… Bu da olmadı. Emre vurdu olmadı. Rahman vurdu olmadı. Anıl vurdu olmadı. Olmadı da olmadı. Sonra bir ofsayt bayrağı kalemizde, duraklayan defansımız, duraklamayan Tiago, penaltı pozisyonu. O anı görmedim, özet görüntü bulursam bakarım. Derken devam eden ataklar ve yine olmayan goller. Ve yine bir defans hatası…

O gol nasıl olacak, bilmiyorum. Bizim tüm uğur denemelerimiz bitti. Artık gol olsun diye sigara yaktığımızda o gol kalemizde oluyor, ah ulan, sigarayı bıraktıracaklar bize: ))

Karşıyaka olağan bir deplasman takımıydı. Maç anında herhangi bir tatsızlık yoktu. Dış sahada nasıl oynanırsa öyle oynadılar.

Hakem, o penaltı pozisyonundaki soru işaretimi saklı tutarak diyeyim, öyle aman aman bir aksilik de yapmadı.

İkinci yarı da gol için her türlü pozisyonu denedik. Fakat o golü yapamadık. İkinci yarıya başlayışımız hem tribünde hem sahada yüksek moralle oldu, skor dezavantajına rağmen, aradaki elektrik iyiydi kanımca.

Herkes çarpıştı, savaştı, uğraştı. Emre çırpındı da çırpındı. Olmadı. Sami’nin 3 topu da fileleri bulamadı Mbilla, Kbong, Rahman, Fahri; İsmail, Atomik İzzet, herkes en üst düzeyde oynadı.

Kafkaf’ın kalecisi Necati’ye bir parantez açmalı. Bu maçı o aldı derim. Çıkarılamayacak topları çıkardı. Talihtir, gününde olmaktır veya bizim beceriksizliğimizdir, ne dersek diyelim; ama maçın kahramanı işte o Necati’ydi.

Eyüp Hoca, kaçan bir dolu golden sonra Emre’yi çıkarmadı oyundan. Doğrusunu yaptı bence. Ve bence bunu da o değişiklik anında tribünün olası bir Emre protestosuna bir ortam hazırlamamak için yaptı. Eğer sebep böyle bir şeyse, bu şık bir harekettir.

Maçın sonlarında fasılasız saldıran takımımız oyundan da düştü o yorgunlukla. Doğaldır. Sonuç olarak bugün Adanaspor kendi standartları içinde güzel bir futbol oynadı. Çok efkârlı değilim.

Dışarıda, bir yeşil kırmızıdan aldığımız 3 puanı içerde bir başka yeşil kırmızıya bıraktır. Belki yine dışarıda bir başka yeşilliden bunu telafi ederiz: ))

Ama anlaşılan şudur, bize bu sezon bir tatlı huzur yok!

En son şöyle diyeyim. Bir önceki yazıda, hızlı düşünüp hızlı oynamaktan bahsetmiştim R. Madrid örneğinden yola çıkarak. Şunu da eklemek gerekiyor, bu maçtaki forvetimizden yola çıkarak, bu hızlı düşünmeyi hızlı oyun ve bir de golle neticelendirmek için belli bir beceriye de ihtiyaç vardır.

NOT:

Adanaspor U17 Takımı A takımın maçından hemen önce Gençlik Stadında, Seyan Belediyeyi penaltı atışlarıyla mağlup ederek Adana şampiyonu olmuştur. Emeği geçenleri kutluyoruz. Devamının gelmesi dileğiyle... Bu maçın ardından 6 sevinç fotoğrafı yine foto - yorum'da...

Maç fotoğrafları foto-yorum’da. Tıklayınız.

Yazar: Editor
2011-03-14 11:16:35
HoşGeldin 3 Puan
 
http://us.cdn3.123rf.com/168nwm/ddmhzr/ddmhzr1002/ddmhzr100200188.jpg
 
  • Rakibin lige havlu atmış olması hiçbir şeyi değiştirmez.
  • oynamadan kimse kimseyi yenemez,
  • yenemiyor da.
  • Kolay üç puan yoktur.
  • Bir de bu koşullarda mücadele eden rakibin ruh hali de bizim lehimize değildi,
  • bu da galibiyeti zorlaştıran bir etken olarak orada duruyordu.
  • Konumları, doğal bir rahatlığı da getirir,
  • doğal olarak.
  • Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış birinden daha tehlikeli ne olabilir haddizatında.
  • Evet, rakip zayıftı ama o zayıf rakip de sahaya oynamak için çıktı, 11 oyuncuyla çıktı. 
  • Örneğin Altay yenememişti aynı rakibi...
  • Bunları neden söylüyorum?
  • Bu galibiyeti maçtan önce ben de çok önemsiyordum ve şimdi de önemsiyorum. Haftalardan kalan kronikleşmiş korkumun dışında Diyarbakır'ın söz ettiğim pozisyonu da bir kaygı yaratmıyor değildi. "Yine mi yenemeyeceğiz" diye...
  • Geldi sonunda 3 puan...
  • İyi geldi...
  • Öne geçmek moralsiz takımımıza ayrıca güç verdi.
  • Güzel oldu.
  • Demek galibiyet diye bir şey vardı.
  • O zaman bunun devamı da vardır.
  • Bir yeşil kırmızıyı yendik, bir sonraki sıradadır,
  • Oradan da bir 3 puan
  • hayata daha bir güzel bakmamızı sağlayacaktır...
[Hayata döndük be: ))
Yazar: Editor
2011-02-08 12:06:30

 domino etkisi bir tsunami etkisine dönüşmeden

 

http://img03.blogcu.com/v2/images/editor/a/l/k/alkmaar/662563454169132_1261250299.jpg

 

Daha olaylar patlamadan, orta parmak vakası bilmem neler yaşanmadan yazmışız Domino Etkisi"ni 2010 Aralık 14'te...

  • Kılıçlar çekilmeden,
  • köprüler atılmadan,
  • gemiler yakılmadan... evvel...
  • nokta, dediğimiz,
  • ama bir türlü noktayı koyamadığımız bir travma,
  • dert,
  • bela,
  • virüs,
  • nedir bu işkence bre...

O zaman derdimizi anlatamamışız, bir daha paylaşalım şu tıklamayla, belki bu kez anlatabiliriz, domino etkisi bir tsunami etkisine dönüşmeden...

  • Ve domino etkisi belki biraz imgeseldir,
  • ama tsunami etkisi yıkıcıdır, bitiricidir, ölümcüldür, öldürücüdür, yukarıdaki resimde görüldüğü gibi şirin bir şey de değildir, en kibar haliyle hemen aşağıdaki fotoğraftaki gibidir.
http://clusterf.sevenload.net/dataC002/data-sl-21.data58/slcom/wu/tp/cdfeff/pwynllmknqh.jpg~/Patong-Beach-Phuket-Thailand-Tsunami-Foto-Photo-26.jpg

(Evet, haklısınız, "ben demiştim" sevimsizliğinde bir tekrar bu. Ama Adanaspor taraftarına, içten, iyi niyetli Adanaspor taraftarının genel çağrılarına dilek ve beklentilerine birazcık kulak vermenin kimseleri alçaltmayacağını tanıklıkla göstermei açısından somut bir tekrardır bu. Adanaspor taraftarı (tümümüz, hepimiz) biricik Adanaspor'unu kralından iyi tanımaktadır. uyarıları da bir derin aşkın, tek taraflı enfes bir aşkın tezahürüdür... taraftarın kaygısına bu cepheden bakıla...)

  • Daha ne desek de meramımızı anlaşılacak şekilde anlatsak.
  •  Hay bin kunduz yahu...

Dilerseniz, bir daha okuyunuz "Domino Etkisi"

Yazar: Editor
2011-02-04 11:54:54

Razı Olmak Zorunda Kalmak

http://edition.englishclub.com/wp-content/uploads/2009/11/burning-question.jpg

Hafta bitti gitti. Geldik mi maç dönümüne. Geldik. Ne olacak Bolu maçında, ne olur, ne olabilir? Ben ne bileyim, demeyeceğim.

  • Bu kez ne olacağını ben biliyorum.
  • Hakikaten biliyorum.
  • Ama yeni bir şey dememi bekliyorsanız yanılıyorsunuz derim.

Hep dediğim gibi diyeceğim.

Bolu’yu bilmem kaç sene sonra nasıl yeneriz? Yener miyiz?

  • Bir kere kulübedeki idare farkı bizi bir adım geriye atıyor.
  • Bolu teknik direktörüyle bir puan cepte başlıyor.
  • Bence her maça öyle başlıyor Bolu!
  • Acıyan bize acısın…

Bolu’yu Bolu’da yenmek…

Yahu, Barselona’dan mı bahsediyoruz rakip olarak? Hayır! Deplasmana, olası kar’a, hoca farkına rağmen yeneriz…

Ancak… Üç nokta… Ve yine bir ancak

  • Osman Özdemir, “isimlere bağlı kalmazsa” yeneriz,
  • kendisine rağmen yeneriz,
  • hiç oyuncu değiştirmezse de yeneriz.
  • Kendisinin dediği gibi,
  • isimlere bağlı kalmamak…

Yeneriz, yener geliriz.

Değilse, dediğim dedik çaldığım düdük, hep aynı nakaratıyla gidecekse o deplasmana... bir tek puana bile razı olalım, hele erken bir gol yersek tek farklı bir yenilgiye bile razı olalım…

Yazar: Editor
2011-01-30 12:58:20

Bayram Başkan’dan Açıklama

Şöyle:

'Adanaspor Başkanı Bayram Akgül, Kartalspor ile önemli ve bir o kadar da zor bir maç oynayacaklarını belirterek,

"Kartal maçını kazanıp ardından bir seri yakalamak istiyoruz" dedi.

Başkan Bayram Akgül, büyük Adanaspor taraftarının desteğiyle Kartal engelini aşmak istediklerini dile getirdi ve taraftarın 90 dakika boyunca oyuncularına destek olmalarını istedi.'

__________________________

__________________________

Sevgili başkanımız

Taraftarın size olan sevgisine tanığız ve o sevgiyi de paylaşıyoruz. Hiçbir şeye değilse bile taraftar sizin bu çağrınıza o sevgiden ve büyük Adanaspor aşkından dolayı şartsız şurtsuz icabet eder.

  • Siz tribünü düşünmeyin bu noktada.
  • Siz O kulübeyi markaj altına alın.
  • O.Ö.’nün işine karışın,
  • tüm kalbimle söylüyorum.
  • Benim için bu müdahale sonraki dönemler için emsal teşkil etmeyecek.
  • Ama lütfen kulübeyi başına buyruk bırakmayın
  • çünkü hakkaten
  • O ismin çapı bir Adanaspor camiasına yetmemektedir.
  • Camiamıza düşmüş pimsiz el bombasıdır.
  • Yenersek, ki yeneceğiz, şampiyon olursak, ki olacağız; 
  • sanmayın ki O.Ö.’nün teknik veya taktik becerisiyle olacak,
  • oyuncu tercihlerindeki
  • ve oyun esnasındaki yanlışlarına rağmen
  • bu başarı tamamen futbolculara ait olacaktır.
  • Yüzde yüz oranında üstelik.
  • (Tabi bu oranı bazı isimlerin futbolculuğundan düşüp diğer isimlerin futbolculuğuna ekleyeceğiz.)

Taraftar desteğiyle Kartal engeli aşılır, ama sizin desteğinizle de bir Osman Özdemir engeli ancak aşılır. Bir seri yakalamak istiyorsak, şampiyonluk istiyorsak bunu yapın…

Yazar: Editor
2010-12-15 15:14:53
Ulan

Sen hata üstüne hata yaptın, yani hatalar yaptın.Bu taraftar seni “Adana seninle gurur duyuyor” diye çağırdı.Yine hatalar yaptın, yine bağrına bastı,Haftalarca…Ya sen ne yaptın?İlk tepkide taraftara hareket çektin. 

Bu, karakter meselesidir.Bak biz senin hatalarını aylarca sineye çektik. Hatta bir aşağıdaki yazıda seni değil seni oynatanı sorguladık. Bu kadar yüce gönüllü yaklaşıldı sana bu camiada. Dua et ki böyle bir camia ile muhatapsın.

O hareketi çeken bir adam o formayı bir daha giymez.

O sahaya bir daha çıkmaz, bize rakip olmak hariç…

_______________

Ve Osman hoca,Gereken uyarıyı yapacağız diyor.Ben de diyorum ki en kibar halimle öpmüşüm ulan uyarınızı.

 _______________

Maçlara gideceğiz, zira Adanaspor biziz biz Adanaspor’uz…Çapulcu, cahil, karaktersiz futbolcuya teslim etmeyeceğiz bu takımı.Ama biraz bir nevi rakip tarafına koyacağız onların bazılarını…

_______________

Ve haftalar önce bir “domino etkisinden” bahsetmiştim.Alın size domino etkisi, yıkılan bir taş, etrafındakileri de yıkmaya başlamıştır.Bu noktada bir arıza vardır ve bu arızanın sorumlusu olmayan tek taraf taraftardır. Bunu, gerektiğinde taraftarı en ağır şekilde eleştiren biri olarak söylüyorum.

 ______________

Hedef hala şampiyonluk olabilir mi? Olabilir! Ama bir iki topçuya önce bir sepet havası çalmakla başlayacak bu iddia!Yoksa bu gerginlik devam edecektir.Ama şampiyonluktan önce daha çok önem arz eden incelikler vardır. Onların hal yoluna gidilmelidir. Yoksa bir şampiyonluktan çok daha fazlasını kaybedeceğiz.

Yazar: Editor
2010-12-11 08:30:46

136. Takım

Sevgili Şehmuz not düştü dün. Akhisar, 1966 hareket noktamız olursa, karşılaşacağımız 136. takım olacak.

Ama belediye takımı kategorsinde kabul edersek onları sayı bu kadar kabarık olmazdı.

Geçelim orayı.

Fakat, bu ilk karşılaşmalar canımı sıkar. Neden derseniz, adamlar karşılarında bir Adanaspor görünce, kişisel tarihlerine şanlı bir not düşmek için midir nedir, daha bir aşkla sarılıyorlar maça.

Umarım böyle bir kaza olmaz, lakin Diski, Kayapınar, Urfa BB, İnter, Honved gibi takımlara o ilk maçlarda yenilmiştik;)) Ya...

Daha fazla yazamayacağım, çünkü mecburiyetten F klavye ile yazıyorum ve mekanda sabah sabah serdar ortaç çalıyor. Sebeplerden biri değilse diğeri sekte-i kalbe yol açabilir.

Yarın görüşmek üzere. Ama yazamazsam bilin ki suçlu, F klavyedir: ))

Yazar: Editor
2010-11-28 09:35:28
Adanaspor - GBB 
Ara ara yazıyoruz “nasıl yeneriz” veya “neden yenmeliyiz” yazılarını. Bugün de böyle bir yazı paylaşalım. Ana konu “neden yenmeliyiz” olsun.Nasıl yeneriz noktası çok belirgin onu hep yazıyoruz. Mücadele ile yeneriz. Başka bir yöntemi yok bu işin.
GBB, BJK’yi böyle yenmişti hatırlarsanız.
Yoksa aman aman bir futbol oynamadılar, oynamıyorlar da. Biraz disiplin, üzerine mücadele, iki de pas yapabilen adam orta sahada, ki bu maçta biri, yani Ramazan yok. Bir de ileride genç yaşına rağmen son vuruş ustası diyebileceğimiz bir Serdar.
  • Rakibi önemsizleştirmiyorum.
  • Lakin karşımızda da bizden üstün bir takım filan yok.  
  • Rakip üstümüze kontrollü gelecektir.
  • Saldırıp atayım puanları daha ilk yarıda garantiye alayım,
  • tarzını akıllarının ucundan bile geçirmeyeceklerdir.
  • Tek puana bile razı bir fotoğraf verecekler muhtemelen ve bu arada da bizim ne tarzda oynadığımızı tartacaklar,
  • buna göre bir taktik geliştireceklerdir ilerleyen dakikalarında maçın.
  • Yani GBB bize bakıp da bir yol yöntem seçecektir.
  • Ve en önemlisi özellikle defansta ve kalede hata yapmamızı kollayacaklardır.
  • Bu maçta biz neye izin verirsek o olacaktır. Lafın özeti budur. 

Gelelim neden yenmeliyiz bölümüne. 

  • Yenmeliyiz, çünkü epeydir üçte üç yapmıyoruz.
  • Yenmeliyiz, çünkü rakipler de yeniyor.
  • Yenmeliyiz, çünkü hala net bir şampiyonluk hedefimiz var.  
  • Yenmeliyiz, çünkü
  • ulan, Adanaspor geliyor, hay Allah” telaşını ve korkusunu veya paniğini lige salmamız gerekiyor.
  • Yenmeliyiz, çünkü evimizde oynuyoruz
  • ve burada puan kaybetmeye tahammülümüz hiç yok.  
  • Yenmeliyiz, çünkü gol sevincinin biz de hastasıyız.
  • Yenmeliyiz, bir kupa rövanşımız var.
  • Yenmeliyiz, çünkü yenmezsek ayıp olur.
  • Yenmeliyiz, çünkü galibiyet ne güzel bir şey. 

Bu kadar sebep bir galibiyet için yeterlidir. Altı üstü bir futboldur. İşi gereğinden fazla abartmanın alemi yoktur. 

Maç sonu yazımızda can sıkıcı hallerin olmaması ve “ah şu oynamasaydı vah bu topa şöyle vurmasaydı” gibi sızlanmaların gündeme tekrar düşmemesi dileğiyle…

Şimdi hadi o zaman maça… 

Not: Canlı yayın yok. Takım iyi gidiyor. Niteliksiz/enteresan seyirci tipi bu maça ilgi gösterebilir. Onların olumsuz çıkışlarını kontrol etmek de bizim mücadele alanımız olsun. Gerçi oldukça azalan böyle tatsızlıkların yaşanacağının pek zannetmiyorum ya, ama yine de ben bir not düşeyim.

Yazar: Editor
2010-11-21 18:02:00

 Geçen Hafta ve Bu Hafta

Geçen haftadan kalan Erkut Gürer yazısı aşağıdadır. Yayımlayamamıştık. Şimdi paylaşalım.

Adanaspor 3-1 Orduspor 

  • Adanaspor bu hafta Orduspor ile karşılaştı.
  • Turuncu beyazlılar 3-1 galip geldi.
  • 3 haftalık aradan sonra kazandı.
  • Adanaspor'un gollerini Sami,Fevzi,Mbilla attı.
  • Orduspor'un golünü ise Selçuk attı.

Baktığımız zaman küçük bir farkla Erkut bu haftayı da yazmıştır. Attığımız goller aynıdır, golleri atan aynıdır. Bir Sami yanıltmış: ))

Evet, durum bu. Dileriz ki bu yazı gelecek haftaya da dair olsun. Biz yine üç atalım. Yine fevzi ile başlayalım. Mbilla ile devam edelim. Yine gol yemeyelim. Erkut'un unutulmaz maçları da böylece renklensin, şenlensin ve artsın.

Not: Adanaspor futbolcusu formanın ve kendi yeteneklerinin hakkını vererek oynadığı sürece bu ligin klas takımlarından biridir. Ama öyle olmazsa sıradanlaşırız. Hem takım, hem kulüp, hem futbolcu, hem de tribün olarak. Böylesi hiç de tarzımız değildir.

Eleştirilen isimler de o eleştirileri yapanları, örneğin beni utandırma fırsatını daima ellerinde tutmaktadırlar. Lütfen bu fırsatı, fırsatları sonuna kadar kullansınlar.

Yazar: Editor
2010-11-14 17:45:04

Domino Etkisi

  • Sıcağı sıcağına yazayım da ben bu mevzuyu kendi açımdan kapatayım. Bir daha da hiç değinmeyeyim. Laf uzadıkça çünkü işin tadı da kaçıyor.
  • Kalecimiz ne yazıktır ki kendine olan güvenini tam anlamıyla kaybetmiş. Orduspor maçı bunun en somut örneğidir. Hatırlayınız pozisyonları.
  • Bu durumda onu kesip kaleyi Zülküf’e vermek sadece Adanaspor’a değil, hem Tolgahan’a hem de Türk futboluna bir hizmettir. (Türk futboluna hizmeti öylesine yazdım, böyle analizlerde pek güzel duruyor bu ifade, konuyla ilgili de olamayabilir: ))
  • Benim diyeceğim budur.
  • Bir de diğer kaptan vakası vardır ki o da her maçta çevresindeki adamlara sadece yük oluyor. Onun boş bıraktığı yerleri doldurmak için tüm takım seferber oluyor.
  • Hatta bazen tribünden inip meseleye bir omuz veresim geliyor. O kadar yani…
  • Sonuçta kaptanlar takımda bir domino etkisi yaratmaktadır. Bunu yok saymak, görmezden gelmek, hatada ısrar etmek tüm taşların yıkılmasına neden olur.
  • Bundan da hoca(lar) ve Başkan dâhil hepimiz etkileniriz. Ve hatta Türk futbolu etkilenir; ))
  • yazıktır, yapmayalım…
  • Bu konuya da nokta!
Yazar: Editor
2010-11-01 00:53:22

Olmayınca Olmuyor

  • Yine müthiş bir Adanaspor izledik.
  • Sahayı rakibine dar eden Kaplan
  • son vuruşlarda isteneni yapamayınca
  • tek puanla yetinmek zorunda kaldı.
  • Futbola dair yapılması gereken her şey sahada vardı.
  • Pres, yardımlaşma, golü düşünme, hep dinamizm vs…
  • Olmadı.
  • İsteyen beceriksizlik desin
  • isteyen şanssızlık.
  • Ben, rakibin deplasmandaki yüksek performansının ve lider konumda olmasının bizim takım üzerindeki olumsuz etkisidir diyorum bu sonuç.
  • Dikkat ettiyseniz ilerleyen dakikalarda
  • Denizlispor beraberliğe dünden razı oldu.
  • ikinci devrede tek atakları vardı
  • o da 90+5'teydi.
  • Sahada son zamanların en iyi ve en akıllıca futbol oynayan Adanaspor’u vardı. 
  • Tunç Kayacı’nın deyişiyle
  • “Lider ve namaglûp Denizlispor hiçbir maçta bu kadar yıpranmamıştır.”
http://ul.gcg.me/files/2010-11/sa.jpg
  • Zaten rakip takım hocası Hamza Hamzaoğlu da
  • karşılarında böyle bir Adanaspor görmeyi beklemediklerini ifade etmiştir.
  • Bu bir teselliyse, evet teselli;
  • lig için bir umutsa, evet umut.
  • Önümüz açıktır.
  • Maçı anlatmayacağım,
  • stattan veya canlı yayından izlemişsinizdir zaten.
  • Yorumlarınız ve gözlemleriniz mevcuttur.
  • Ben kendi adıma ana fikrimi belirledim:
  • Varız!
  • Yeter ki futbolcu tercihlerimizi
  • ve bunun devamında oyuna müdahalelerimizi biraz daha sağlıklı yapalım…

Not: Maç fotoğrafları  foto-yorumda.

Yazar: Editor
2010-10-23 23:35:14

Karşıyaka Maçı Analizi

 http://ul.gcg.me/files/2010-10/pen_prg3.gif

Diyarbakır maçındaki üretken futbolumuz ve rakibe az pozisyon veren defansımız kimseyi aldatmasın cümlesini kurmak benim tarzım değil. Onun yerine her ne kadar rakibimiz bu ligin en zayıf ekiplerinden biri de olsa, futbolu oynama şeklimiz bize maçı kazandıran ve seyirciye seyir zevki veren en büyük unsur olmuştur demeyi tercih ederim. Tıpkı geçen sene Kartal maçında olduğu gibi tek pas oynayan, rakibe sahanın her yerinde pres yapmaya çalışan ve hakeme oynamayan takımımız KSK maçı öncesi umut saçmıştır. Bu sayede kaptanı Bülent Bölükbaşı’nın yokluğunda tek forvetli sistemde bile pozisyon rekoru kırmıştır. Kazanmayı isteyen bu ruhun KSK maçında sahaya koyacağı performans biraz sonra paylaşacağım grafikleri lehimize geliştirecektir.

Sizin de hemen fark edeceğiniz üzere Karşıyaka takımı henüz üretken bir futbol ortaya koyamıyor. Alışılmışın dışında bir disiplin raporuna sahipler. Maçın başındaki sert futbolları sonuç ne olursa olsun devam etmiyor. Böyle bir durumu bugüne kadar başarılı olan hiçbir takımda görmedim. Ancak maç kazanmak istiyorlarsa bu konuda farklı bir yol izlemeleri gerektiği açık. Umarım bu maçta çizgilerini sürdürürler de gerilimsiz bir maç izleriz.

Cemal Gürsel Menteşe hocamızın rüştünü ispat etmek için erken final niteliğindeki bu maçta erken gol bulmak için zayıflayan orta sahada mücadele yerine defansif yönü zayıf hücumcu KSK kanatlarının arkasına sarkacak taktiği benimsemesini umuyorum. Son maçta sağdan etkili ortalarını gördüğümüz Kibong’a bindirmelerle Efecan ve İzzet’in katılması durumunda penaltı noktasına kesilecek toplarda Fevzi ve Fahri’nin etkili şutlarını izlemeyi umuyorum. Kaleciden dönen ve seken toplarda Mbilla ya da Ahmet Dursun’dan hangisi tercih edilirse onun bitirici fırsatçılığına da ihtiyacımız olacak.

Son olarak elimizdeki sınırlı veriler ışığında beraberlik kokan maçı ilk golü bizim atmamız durumunda kazanacağımızı, diğer her durumda maçı beraberlikle bitirebileceğimizi düşünüyorum. Bu maçın kazanılması durumunda içerde dolu ve coşkulu tribünlere oynayacağımız Denizli maçına Emrah Bedir’in dönüşünü de ekleyerek duygusal analizler yapmak için sabırsızlanıyorum.

Metehan Badraslıoğlu

Yazar: Editor
2010-10-19 19:43:05

Düne Dair

 http://ul.gcg.me/files/2010-10/asss.jpg

  • Toparlanmanın ilk izleri cumartesi toplantısında görüldü. Bunun yansımasına tribünde de tanık olduk, sahada da. Bu sezonun “nitelik” olarak en güzel tribünüydü. Sadece takımı destekledi, başka bir şeyle uğraşmadı insanlar.
  • Rakip takım, Adanaspor’la birlikte çağrıldı. Adanaspor ve Diyarbakırspor birlikte alkışladı tribünü. Rakip tribün ise ki malum bir tribündür, buna karşılık olarak sadece Diyarbakırspor’u çağırdı. Eyvallah, dert değil.
  • Sözde Diyarbakır tribününün ufaktan ara gazına gelmedi maraton. Çünkü maraton, daha önce Mersin maçında, rakip tribünün tel örgülerinin sınırında “güya Adanasporlu” bir grubun kışkırtmasına alet olmuştu. Bu kez böyle bir talihsizlik olmadı. Demek ki tribün kendi seyrine “bırakılınca” sorunsuz bir 90 dakika pek ala yaşanabiliyor.
  • Bu maçta on binler yoktu. Olmasın da. Bize lazım olan takımını desteklemekten başka bir derdi amacı olmayan taraftardır. Gereksiz kalabalık değildir. Bu da bir not olarak düşüle…
  • Başkan ilk yarıyı, geçen senelerde olduğu gibi maratonda izledi. Bu da güzel bir nostaljiydi. Tekrarı güzel oldu.
  • Hasılı kelam; Diyarbakırspor maçı olumlu bir süreçten beslendi ve öyle de sonuçlandı. Camianın silkinişi devam da etmekte, Salı akşamı gerçekleşecek olan toplantıyla da.
  • Tüm bunların bir mana taşıması ancak ve ancak Karşıyaka deplasmanından alınacak puanlarla mümkündür. Oradan alınacak bir üç puan sadece üç puan değildir. Ondan çok daha fazla bir değer taşıyacaktır. Biliyorsunuz.
  • Hafta boyunca bu mevzuda dolanacağız.
Yazar: Editor
2010-09-18 10:07:37

Belediyeler Çalışıyor!

Yıllardır aynı terane… Yıllardır aynı adaletsizlik… Yıllardır aynı yandaşlık… Yıllardır aynı suskunluk… “Gayrı yeter” demenin zamanı gelmiştir… İsrafil surunu vurmalıdır ve bu yalan ikliminde taş üstünde taş kalmamalıdır…

Adanaspor şirket takımı, öyleyse Adana’nın tüm varlığı Demirspor’a aksın… Adanaspor şirket takımı, öyleyse yalnızca Demirspor var olsun… Adanaspor şirket takımı, öyleyse oy kazanma yolu yalnızca Demirspor’a hizmetten geçer… Ne güzel İstanbul be…

Araçların üzerine “Büyükşehir çalışıyor” yazmakla çalışma olmuyor… Adanaspor’u ve Adanaspor taraftarını yok saymakla çalışma olmuyor… Bu kentte yaşıyorum… Her ay, su bedeli, çevre temizlik bedeli ödüyorum… Ulaşım karşılığı otobüslere para veriyorum… Aracımı park ediyorum kaldırım kenarlarına otopark ücreti ödüyorum… Peki verdiğim bunca paranın karşılığı nereye gidiyor? Verdiğim para, taraftarı olmadığım bir takıma oluk oluk akıtılırken, benim takımım ötekileştirilmeye çalışılıyor…

Adanaspor’un Çatalan tesislerine belirlenen harcama bedelleri, Demirspor tesisleri için de geçerli midir? En kısa zamanda şeffaf bir açıklama yapılmalıdır…

“Demirspor’a verilen para Adana’ya geri döner” diyenler yıllardır Demirspor aracılığıyla hangi başarıya imza atmışlardır? Açıklama yapmaya gerek yok, her şey ortadadır…

Üçüncü ligden süper lig kapısına dayanan yolculuğu yaparken Adanaspor’a bırakın desteği kimler köstek olmaya çalışmıştır? 2 Temmuz’dan sonra doğanlar Demirsporlu olacak diyenler; Kanal A’ da, Adanaspor’un şampiyonluk maçı anlatılırken, aynı anda Demirspor maçını anlatıp  bir kez olsun Adanaspor’u ağzına almayanlar; Adanaspor’un maç yaptığı, Demirspor’un dinlendiği hafta spor haberine bile Demirsporlu futbolcuların antrenmanı ile başlayanlar ayağa kalkmalıdır, çünkü suçludur…

Ben Adanalıyım, bu kentte yaşamanın bedelini vergilerimle, su paralarımla, otopark ücretlerimle ödüyorum… Öyleyse SORUYORUM:

1)      Adanademirspor’a akıtılan trilyonların kayıtları tutulmuş mudur?

2)      Yalnızca Konya’daki finallere ne kadar harcanmıştır?

3)      Adanademirspor’un yıllardır belediye dışında bir sahibi olmaması bir tesadüf müdür?

4)      Geçen yıl federasyona parayı yatıramazken Bayram Başkan’ın Adanaspor payını da oraya vererek gösterdiği dayanışma örneğinin karşılığı onu Çatalan’dan çıkmaya zorlamak mıdır?

5)      Adanaspor’un süper lig yürüyüşü kimleri rahatsız etmiştir ki Çatalan aracılığıyla ortalık velveleye verilmiştir?

 www.kaplanguncesi.blogspot.com

 Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Yazar: Editor
2010-09-12 14:00:03

Kahır Mektubu

Yeni sezonda üç haftayı geride bıraktık… Atılan tek gol, iki beraberlik ve bir yenilgi… Üstelik üç haftanın ikisi evimizde… Kaybetmememiz gereken iki maçı bir puanla kapattık… Dört yıllık sözleşme imzaladığımız hoca kaçtı…

Daha fazlasına gerek yok, durumun ciddiyetini anlatmak için… Bu takımı şampiyonluk egomuzu tatmin için sevmiyoruz, doğrudur… Bu takımı her haliyle seviyoruz, doğrudur… Ama gönül, biraz da mutluluk istiyor be…. Hep kahır, hep kahır yorulduk gayrı…

Üç sezondur, takımı lige hazırlayan hoca ile devam edemiyoruz… Hüsnü Özkara hazırladı, ilk hafta gitti; Ekrem Al hazırladı, beşinci hafta gitti; Kemal Kılıç hazırladı, ikinci haftada kaçtı…

Çok önemli bir Bolu maçına çıktık… Hocası kaçmış futbolcular bir de taraftardan yoksun olunca yenilgi kaçınılmaz oldu… Önümüzde bay geçeceğimiz bir hafta ve ardından çok önemli bir Giresun deplasmanı var… Bayram Başkan hoca sorununu mutlaka çözecektir… Gelen hoca ise futbolcuları kısa sürede toparlayabilecek mi, burası karanlık…

Görünen o ki, ilk yarı sonuna kadar bizi yine kahır bekliyor… İkinci yarı açılan ama açılmakta geç kalmış bir takım olmayız umarım…

www.kaplanguncesi.blogspot.com

 Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Yazar: Editor
2010-09-07 02:53:14

İhanet Zinciri

Kemal Kılıç: “ düşündüğümüz yapılanma olmadı, bunda benim de başkalarının da hatası olabilir.” diyor ve böyle diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyor… Geçen yılki kadrodan kimler gitmiş bir düşünün:

Emre Aktaş: Kemal kılıç ısrarla Emre’yi ben istemiyorum, diye dayatmadı mı?

Ersan Adem Gülüm: Türkiye’nin en büyük takımlarından birine gitti…

Sinan Süngüoğlu: Kemal Kılıç istemedi…

Habip Tok: Kemal Kılıç istemedi…

Bu yıl kimler gelmiş:

Ahmet Görkem Gök, Kemal Aslan, Ahmet Dursun, Özgürcan, Bülent, Efecan, Sami, Fahri Tatan,

Ersan’ın gidişi ile bozulan defans bloğu Ahmet Görkem ile tekrar kurulabilirdi… Geçen sezon orta sahada yaşanan sıkıntı, Efe Can, Bülent, Kemal, Fahri ile aşılabilirdi… Forvet sıkıntısı Ahmet Dursun, Özgürcan ve Okan Salmaz ile giderilebilirdi… Ki  Rahman ve Emrah da eklenince sorun kalmazdı… Yani geçen sezon çoğu maça on dört kişi ile çıkan takım, bu yıl her bölgede alternatifleri ile duruyordu…

Peki, Kemal Kılıç, neden ayrıldı? Neden düşündüğümüz yapılanma olmadı, diyor? Nedeni açık aslında; Kemal Hoca’nın beklentisi, form tutmuş, astronomik rakamlar isteyen futbolcularla şampiyonluk kovalamaktı… İşin kolay tarafını seviyordu Kemal Kılıç… Zor olan geçen sezonu sıkıntılı geçirmiş futbolcuları motive etmek, onları eski güçlerine kavuşturup şampiyonluk kovalamaktı… Bu zor geldi Kemal Kılıç’a…

Zoru görünce, Mersin maçında olmadık nedenle kendini dışarı attırdı, oyuna teknik adam olarak katkı koymadı… Kartal maçında sonuca gidecek hamleler yapmadı ve Bolu maçı öncesi pılısını pırtısını toplayıp kaçtı… Biz bu filmi bir kez daha izlemiştik… Hikmet Karaman’ın ihaneti her Adanasporlunun aklındadır hala… Bu ihanet filminde bu kez Kemal Kılıç var başrolde… Pek de yakıştı rol Kemal Hoca’ya…

Adanaspor ailesinde Gündüz Tekin Onay’dan sonra ikinci bir efsane olmak varken; Hikmet Karaman’dan sonra ikinci hain olmayı seçmiştir Kemal Kılıç… Ne diyelim, herkes kendi seçimi ile yaşar… Bize de burada söylenecek tek dize kalır:

“İhanet zincirini tutan utansın…”

Adanaspor’a gelince, inanın bu kadro bu lige sığmaz… İnanın, bu futbolcular Bayram Başkan’ı utandırmaz… İnanın bu taraftar, bu takımı yalnız bırakmaz…

 

www.kaplanguncesi.blogspot.com

Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Yazar: Editor
2010-08-24 17:19:48

Onur Demirtaşla Ayaküstü Sohbet

http://ul.gcg.me/files/2010-08/do.jpg

Yürüyüş sırasında arada Onur Demirtaş’la konuştuk ayaküstü. Kaplanpenche’yi izliyor musun diye başladı konuşma. Arada bakıyorum dedi. Seni çok eleştirmiştik başlarda fakat sonraları hakkını verdik, dedik, o sıra sert eleştiriler yüzünden duyduğumuz vicdan azabını da belirterek: )) Gülümseyerek karşılık verdi.

Peki, dedik sendeki durum neydi o sırada? Üst üste forma şansı pek bulamıyordum, formanın bir devamlılığı yoktu. Bu da istikrarı etkiliyordu. Kemal Hoca’nın etkisi var galiba dedik tanık olduğumuz o gelişmede. Evet, dedi. Hem devamlı forma giydim hem de oyun tarzımda değişiklik oldu, dedi. Sanki daha dikine, ileriye doğru oynayan bir değişiklik oldu, dedik. Öyle dedi.

Transferlerden konuştuk. Ahmet Dursun bizim tarzımıza çok uyacak dedi, bizim Ahmet ile ilgili sorumuz üzerine. O transfer hakkında bize umut verdi.

Stoper mevkisi için ne diyorsun, dedik. O da birçoğumuz gibi o bölgeye bir transferin olması gerektiğini vurguladı, görüşmeler olduğunu söyledi.

Bilal Kısa çalımına değindik. Bu transferde acaba fiyat yükseltmek için bizi mi kullandı, dedik. Bilmem ki, dedi. Sanırım İzmirli olduğu için Karşıyaka’yı tercih etti, diye tamamladı.

Tribünden gelen çatlak seslere değindik. Etkileniyoruz, dedi. Maç ortadayken bile, örneğin küçük bir pas hatasında karşılaştığımız o olumsuz uğultu, tek tek de olsa gelen küfürler elbette demoralize ediyor bizi. Böyle olmamasını diliyoruz.

Sonuçta şampiyonluk gibi bir ortak idealimiz var, bunu düşünmek gerekir.

Peki, Kartal maçı, dedik. Net olarak, yeneceğiz, dedi. Oradan üç puan çıkaracak gücümüz var…

Kartal’da görüşmek üzere dedik ve “yolunuz açık olsun” vurgusuyla tamamladık.

 

http://ul.gcg.me/files/2010-08/od.jpg

 

Yazar: Editor
2010-08-17 19:55:30
Sezon Öncesi Takımların Kısa Analizi
 
http://ul.gcg.me/files/2010-08/fft.jpg

* Adanaspor: Bu sene Bank Asya Birinci Ligi'nde üçüncü sezonunu geçirecek olan Adanaspor, oturmuş kadrosuyla dikkat çekiyor. İdeal kadrosundan sadece Emre ve Ersan'ı kaybeden Turuncu Beyazlılar, tüm otoriteler tarafından favori gösterilmekte. Özellikle Efecan, Sami, Bülent Bölükbaşı ve Hacı transferleriyle dikkat çeken Adanaspor'un ilerleyen haftalarla birlikte iç sahada çok az puan kaybı yaşayacağını düşünüyorum. Dış sahada ise Adanaspor'un maçları aynı geçen senedeki gibi az gollü geçeceği kesin. Toros Kaplanlarının ilk 6'daki yeri garanti gibi.
 
* Akhisar Bld.Spor: TFF 2.Ligde geçen sezon büyük sükse yaparak şampiyon olan Akhisar Bld.Spor'un Bank Asya'daki hedefi öncelikli olarak ligde kalıcı olmak. Transferde genellikle genç oyunculara yönelen bu ekip hazırlık maçlarında ümit vermedi. Özellikle ideal kadroyla mücadele ettikleri 3.Lig takımı Nazilli Bld.Spor'a 1-0 yenilerek herkesi şaşırttılar. Manisa ekibi sezon boyunca 10 ve 17. sıra arasında gezinir durur.
 
* Altay: Bank Asya'nın artık gediklisi olan bu takım, bu sene şansızlığına son vermek istiyor. Sürekli olarak ekonomik krizlerle gündeme gelen Siyah Beyazlılar'ın bu sene de Bank Asya'dan kurtulamayacağını düşünüyorum. Transferde birkaç oyuncu alsalar da benim dikkatimi çeken tek isim geçtiğimiz yılı Giresunspor'da geçiren Evren Avşar oldu. Zaman zaman ters sonuçlara tabi ki imza atacaklar ama en iyimser tahmin bence lig altıncılığı olur.
 
* Boluspor: En son diyeceğimi en baştan söylemek istiyorum. Bolulu Yarenler benim şampiyonluk adayım. Caner Ağca, Sefa Aksoy, Oliveria, Ferhat Kiraz, Ferdi Başoda transfer edilen isimlerden birkaçı. Bu ligin her zaman için en iyisi olan Levent Eriş Hoca da cabası. Hazırlık maçlarında çok iyi görüntü sergileyen bu takımın şampiyon olmaması için hiçbir neden yok.
 
* Ç. Rizespor: Benim için tam bir kapalı kutu. Favori olarak gösterildikleri sene ligde etliye sütlüye karışmazlar, sürpriz adaylar arasında gösterildikleri senelerde ise ligi en kötü üçüncü sırada bitirirler. Serkan Atak ve Koray Avcı alınan oyuncular arasında en iyileri. Yine de Rize için tahmin yapmak gerçekten güç.
 
* Denizlispor: Teknik direktörlüğe Hamza Hamzaoğlu'nu getiren Denizlispor için Bank Asya'daki ilk sezon hayal kırıklığı olarak geçerse kimse şaşırmasın. Transferde göze batan isimler almayan bu takımın seyirci potansiyelinin de olmadığını biliyoruz. Herkesin anlamsız bir şekilde şimdiden şampiyon olarak ilan ettiği Horozlar'ın özellikle ilk haftalarda nasıl bir performans sergileyeceğini merak ediyorum. Sadece tecrübeliler o kadar.
 
* Diyarbakırspor: Bir türlü yönetim ve maddi krizi aşamayan Diyarbakırspor için bu sene iyimser olmak çok zor. Her ne kadar yaptıkları tüm hazırlık maçlarını kazanmış da olsalar ligde başarılı olmalarını beklemek bence hayalcilik olur. Hatta küme bile düşseler benim için sürpriz olmayacak. Tek avantajları teknik direktör Suat Kaya. Ama Suat Hoca da ne kadar görevde kalır soru işareti.
 
* Erciyesspor: Süper Lig'den düştükten sonra hedefini hep orta sıralar olarak koyan Kayseri ekibi bu sene de aynı hedefle yola çıktı. Transferde göze batan isimler almadılar ama kaleci Yavuz, Karabükspor'dan tanıdığımız Taner Taşçı ve forvet Bikoko'yu kadrolarında tutmayı başardılar. Erciyes'ten geçen yıldaki gibi performans bekliyorum.
 
* Gaziantep Bş.Bld.Spor: Şehrin ilgisi tamamen Gaziantepspor'a olunca doğal olarak da Antep Bld.Spor taraftar desteğinden her zaman yoksun kalıyor. TFF 2.Lig ekiplerinden Bandırmaspor ile yaptıkları hazırlık maçını 2–0 kaybettiler. Bu sene eski havaları yok gibi. Hedef üst sıralar denilse de bu takımdan bu şartlar altında bir başarı beklemeyin.
 
* Giresunspor: 1976–1977 yılından beri Süper Lig'de olmayan Çotanaklar, bu sene ümitliler. Taraftar potansiyelini oldukça beğendiğim bu takım için en olumsuz durum yeni bir takım olmaları. Birçok oyuncu gönderip birçok oyuncu aldılar. İlk haftalarda az hasarla çıkarlarsa ilk altının içinde kendilerini bulabilirler.
 
* Güngören Bld.Spor: Bir yıllık aradan sonra Güngören yine Bank Asya'da. Bu ligde kalıcı olmanın hesabını yapan Bordo Beyazlılar bu sene de çok ters bir takım olacak gibiler. Bir bakarsınız iç sahada zayıf bir takıma kaybetmişler, bir hafta sonra bir bakarsınız deplasmanda büyük bir sürpriz gerçekleştirmişler. Kısacası küçümsenmemesi gereken bir ekip... Ayrıca Güngörenli Turan ismine bu sene dikkat... Çok iyi bir sezon geçirecek ve seneye Süper Lig takımlarından birisinde olacak. O kadar iddialıyım. ( Şimdi Turan ismini ben burada yazdım ya yarın öbür gün her yerde Turan isminin telaffuz edildiğini görürsünüz )
 
* Karşıyaka: Süper Lig'in kapısından sürekli dönen bir başka İzmir takımı. Bu sene işi oldukça sıkı tutuyorlar ve lige de iyi hazırlandılar. Birçok takımın transfer listesinin ilk sırasında olan Tiago'ya imza attırdılar. Erdoğan Arıca gibi usta bir isimle Süper Lig özlemine bu sene son verebilirler.
 
* Kartalspor: Bank Asya'ya çıktığından beri Kartalspor ilk defa bu kadar iyi. İyi diyorum çünkü Diyarbakırspor'da yaşanan krizin aynısını Kartalspor da yaşıyordu ve bu kriz artık aşıldı. Sene ortalarında herhangi bir olumsuz durum yaşanmaması halinde Kartalspor ilk altıyı zorlayabilecek kapasitede. Bekleyip görelim.
 
* Mersin İdmanyurdu: Bu sene 85.yılını kutlayacak olan Mersin, geçen seneden ders almışa benziyor. Takım içinde huzursuzluk çıkaran isimleri gönderdiler ve yerlerine çok iyi isimler aldılar. Avusturya'da kamp yapmalarını takdir ettim. Özellikle Raip Vienna gibi bir takımla 0–0 kalmaları, Suriye Milli Takımı'nı sezon açılışında 3–1 yenmeleri göz kamaştırıcı. Avrupa patentli teknik direktörleriyle bu ligin bence gizli favorisi konumundalar.
 
* Orduspor: Boluspor'dan sonraki diğer favorim. Başlarında kurt hoca Uğur Tütüneker, hem içeride hem dışarıda çok iyi destek veren taraftar, nihayet iyi bir yönetim, alınan oyuncular vs. bu sene çok can yakacaklar. Not alın bir kenara.
 
* Samsunspor: Bu sene Karadeniz takımlarının hepsi iyi. Bunlardan birisi de Samsun. Nihayet eski havalarına ulaştılar ve taraftar da artık takıma inanmaya başladı. Tek kayıpları Turgut Doğan Şahin... Onun dışında takım içindeki hava gerçekten iyi. Geçen yıl iç sahada kolay puan kaybediyorlardı, bu sene o kadar kolay olmaz. Sürprizlerden bir diğeri…
 
* Tavşanlı Linyit: Birçok takım taraftarının sempatiyle baktıkları bir ekip. Kütahya'nın şirin bir ilçesi olan Tavşanlı'yı temsil edecekler. Özellikle maç günü Tavşanlı'da hayat duracak deniyor. Genç ve koşan bir takım. Ligde kalmaları başarıdır.
 
Özetleyecek olursam:
 
Başarılı Olurlar: Boluspor, Orduspor, Adanaspor, Karşıyaka, Mersin İdmanyurdu, Samsunspor, Giresunspor
 
Başarısız Olurlar: Akhisar Bld.Spor, Diyarbakırspor, Erciyesspor, G.Antep Bş.Bld.Spor, Güngören Bld.Spor, Tavşanlı Linyit
 
Kararsızım: Altay, Ç.Rize, Denizli, Kartal
 

 

İsmail Eğriparmak

Yazar: Editor
2010-08-10 09:55:38

Bir Maç ve Bir Konuk

http://ul.gcg.me/files/2010-08/fh.jpg
  • TRT’nin hazırlattığı 1.lig takımlarına yönelik belgesel,
  • TRT’nin yayın politikası doğrultusunda
  • süresi daraltılarak
  • 7–8 dakikalık bir tanıtıma dönüştürülmesi söz konusu.
  • Onca emek, bu sınırlı süreye sıkışacak.
  • Sanırım yoğun bir lezzet çıkacak ortaya: ))
  • kuvvetle muhtemel,
  • 16 Ağustos akşamı yayımlanacak.
  • Bildiğiniz gibi açılış maçını yapacağız Adana’da Mersin’le…
  • Yeni bir takım profili arz ediyor Mersin,
  • akademik kariyeri öne çıkan teknik direktörlerine yaklaşım kuşkulu gibi,
  • kapalı kutu.
  • Mersin’le ve Bolu’yla ilk haftalarda oynamak
  • bizim için bir tür avantaj sağlayacak diye düşünüyorum.
  • Yenilenen takımların ideal formu yakalaması zaman alır,
  • bu arada onları aradan çıkarmak bizim için hayırlı olur, diye eklerim.

 

Asıl diyeceğim;

  • 20 Ağustos 2010 Cuma gecesi saat 9’da oynayacağımız maça
  • önemli bir konuk da gelecek Adanaspor’u yıllar sonra izlemeye.
  • Gerçi ona konuk demek ne kadar doğru olur, bilmem.
  • En eski ev sahiplerinden biri;
  • evet, Adanaspor’umuzun ilk ve tek kadın başkanı 
  • Fahrünnisa Hancıoğlu Hanım da Sayın Bayram Akgül’le birlikte tribündeki yerini (önemli bir aksilik çıkmazsa) alacaktır.
  • İlk galibiyeti ona hediye etmek de
  • boynumuzun borcu olacaktır.
Yazar: Editor
2010-08-09 08:54:11

Truva Atları

http://ul.gcg.me/files/2010-08/taat.jpg

Ara ara çeşitli formlardan da takip ediyorum Adanaspor’umuzu. Garip yorumlar şaşırtmıyor değil. Kuvvetler ayrılığı ilkesiyle acaba “biz de muhalif yanı olalım kulübün, eleştirip diri tutalım” mı deniyor? Hayır, o bakışta bir samimiyet ve iyi niyet ana motiftir.

Şunu iddia ediyorum (adı üstünde iddia): Adanaspor’a dair olmayan unsurlar Adanaspor sayfalarına birer Adanasporlu gibi sızmıştır ve esas Adanasporlularmış gibi yorumlar yapmaktadır. Bu yorumlarla da hem takımın hem de tribünün maneviyatını bozmaya çalışmaktalardır. Adanaspor’un her eyleminden olumsuz noktaları didikleyip çıkarıp taraftar arsında bir tür infial yaratanlara dikkat etmeli, derim.

Gerçekten Adanasporlularsa, o sevginin hatırına içlerinden konuşsunlar, işler ters giderse nasıl olsa saldırırlar, ama şimdi beklesinler bir.

Dün, DS’li olmasına rağmen çok sevdiğim: )) bir arkadaşımla konuştum. Çok iyi oldunuz, diyor, nerdeyse Türkiye’nin en iyi yönetilen kulübüsünüz, takım hep genç ve iyi topçularla dolu. E, o zaman izlemeye gelirsin dedim, gelmem, dedi. Kıskanırım. Siz de şirket olun öyle yönetilin, dedim, şirket olmak da yetmez, kimin yönettiğinde mesele dedi. Şimdi âlemin gıptayla baktığı bir takımı sözde Adanasporlu taraftar yeren yere vuruyor. El insaf!

Ha, benimki bir komplo teorisidir ve o tip seyirci-taraftar hususi hayatında da eşine dostuna zaten öyle menfi biridir ve de aslında ne yaptığının, neden yaptığının da farkında değildir. Ne diyelim, o zaman Allah ıslah etsin… Ama bu tip yaklaşımlar taraftar arasında yıkıcı bir Meksika dalgası da oluşturabilecektir, bu kötü sonuçları toparlamak da çok daha fazla zaman alacaktır.

Örneğin belki şu önümüzdeki Mersin maçının 20 dakikasında filan gol gecikirse veya takım biraz tutuk olursa vs organize olup takıma küfredeceklerdir, bunu da yapacak yaptıracaklardır. Bu davranışlara tribünde zaten rastlıyoruz; üç tane deli mayın ortada patlatıyor küfrü takıma, topçuya ve o tip tepkiyi tribünde meşrulaştırıyor, kazanılacak futbolcu kayboluyor, kazanılacak maç o cinnette haybeye gidiyor. O tip yorumculara “olumsuz fikirlerinizi evinizde, ama çocuğunuzun, kardeşinizin yanında da değil, bir başınıza, günlüğünüzde filan paylaşın lütfen; ‘dost acı söyler’ sözüne istinaden daha en başta suları bulandırmanın manası yok, bu esnada dost tatlı söylesin” diye öneririm. Has taraftarımıza da “aman Truva atlarına dikkat” derim… Zaten uğraşıp duruyoruz Adanalı olmayan belediyecilerle, bir de bunlarla mı uğraşacağız?

Şimdi Adanasporlulukta çok daha sıkı durma zamanıdır! Saflarda gedik açma değil safları sıklaştırma zamanıdır!

Yazar: Editor