2012-02-02 22:11:32

Mohikanlar Gibi Ateşler Yaktık

 http://1.bp.blogspot.com/_gHAE_z0DfBo/Sds9vfbe29I/AAAAAAAACAg/zTU0Wv69Prk/s400/aa.jpg

Onca zamandır maça gitmek hep başka bir heyecandır. Başka heyecan derken, bir türlü eskimeyen sıradanlaşmayan heyecandan bahsediyorum. Ne güzel bir şeydir bu.

Yapı meslek yıllarımızdan Şehmus’la ve arkadaşlarla hafta boyu süren bir şenliğin son ateşi olurdu tribüne gitmek. Güney kale arkasında başlayan maç seyri maratonda devam eder kuzeyin soğuk tribününe kadar varırdı. Tabi işler rast gitmediğinde olan bir seyahatti bu. O durumda oturduğumuz mekân bize pek uğurlu gelemezdi ve kötü talihi değiştirene kadar dolanıp dururduk.

Ama işler yolundaysa bir santim oynamadan yerimizden, maçı bitirirdik. Çok güzel günler de olmuştu o tribünde, ağlayarak çıktığımız da. Ne güzeldi, yine güzel bir Adanaspor’un ardından gitmek.

Tabi en renkli zamanlar Trabzon’un ardından kovaladığımız şampiyonluktu, üst üste gol kralı çıkaran yıllardı, İnter’le oynana o gece maçı ve Özer’in attığı gole günlerce sevindiğimiz zamanlardı. O Arjantin köşede o zamanki “Çılgınlar Grubu” ile nasıl bir mutluluktu konfeti şenlikleri. Asri Sinema Sokağındaki matbaaları dolaşıp konfeti için kağıtlar toplamak, birey olup bir sorumluluk almanın ve bir davaya inanıp da öylece mücadele etmenin ilk hamleleriydi elbette. Bir Adanaspor sevdası çok şey öğretti haddizatında bir kuşatılmış Adana’da.

Kötü günler de gördük tabi, olmaz mı? Kırk elli kişiyle efkârları kafa kafaya verip kederli maçlar da izledik biz üç beş serkeş…

Ne olduğunu, neden olduğunu ve nasıl olduğunu belki hiç bilmediğimiz ki öylesini sorgulamaya da hiç ihtiyaç duymadığımız ve sonra kendini şiirlere vuran bir aşkla sevdik. Seviyoruz da. Ama böyle değil mi bir Adanasporluluk! Bıkmadan usanmadan anlatacağız bunu, bıkmadan ve usanmadan.

Kayıp bir nesil anlayana kadar!

Attila İlhan’ın bir şiirinden uyarlamayla deyip bitirelim:

“1981 Eylülünde,

Şehmus, İsmet ve ben

Tribünlerinde Mohikanlar gibi ateşler yaktık,

Sana taptık ama,

Unuttun mu?

Sana taptık!”

Yazar: Editor
2012-01-31 23:37:06

Ne Zamandır Bu Adanasporluluk?

 http://ul.gcg.me/files/2009-10/adanaspor_bayra_____kaplanpenche.jpg

  • Spor Ekstra’da yürekli bir arkadaşımız
  • maraton tribünde olanları
  • o canlı yayında dile getirdi.
  • Birileri başka birilerinin direktifleriyle hareket ediyor.
  • Bunu anlattı.
  • Uydurmadı, olanı aktardı.
  • Kör müyüz sağır mıyız?
  • Üç maymunu oynayıp
  • duymazdan
  • bilmezden
  • görmezden
  • konuşmazdan mı gelelim?
  • Aylardır o maratonda neler olup bittiğini
  • kim bilmiyor,
  • kim anlamıyor?
  • Durum o arkadaşımızın anlattığından daha da vahimdir
  • tanıkların da dile getirdiklerine göre!
  • Bunu enteresan tezahüratlardan da zaten biliyoruz,
  • bunu da formlardan da öğreniyoruz,
  • vakanın muhatabı olan
  • başka yürekli gençlerin anlattıklarıyla…
  • Durum bir iddiadan öte somut bir haldir.
  • Milleti coplayan, iteleyen, öteleyen, tekmeleyen, tutuklayan irade
  • bir zahmet bu vakanın da muhatabı olsun.
  • Mesele bir şampiyonluk meselesi değildir bundan sonra.
  • Mesele bir taraftarlık bir Adanaspor meselesidir artık.
  • Yok kaleci
  • yok forvet diye kendi kendimizle oyalanmanın zamanı değildir,
  • bir Adanaspor’a ve Adanasporluluğa sahip çıkma zamanıdır.
  • Benim diyen bunun arkasında durmalıdır.
  • Şu günde bir Adanaspor’un arkasında durmayacaksak
  • hangi günde göstereceğiz Adanasporluluğumuzu?
  • Şampiyon olunca mı?
  • Öyleyse yazık, hepimize yazık!
  • Adanasporlu olan şimdi bunu takıma sahip çıkarak göstersin,
  • Ötesi…
  • Ötesi bir şampiyonluk kutlamasını beklesin…
Yazar: Editor
2012-01-30 08:47:12

Son Maçın Bize Anlattıkları Nelerdir?

 http://www.computerclipart.com/computer_clipart_images/hispanic_boy_playing_ball_0515-1004-0704-5323_SMU.jpg

Levent Eriş hakkındaki kaygılarımızı belirtmiştik, evet! .

Bir hoca bu kadar mı adaletsiz olur, bu kadar mı takımı futbolcusunu tanımaz, bu kadar mı emeğe saygı duymaz, bu kadar mı ayrımcı olur?

  • Takımın son galibiyetinde o müthiş atağı, inadı ve son vuruşuyla 
  • ciddi bir payı olan Talha’yı hala mı görmez. 
  • Veya neden görmezden gelir? 
  • Talha’yı tercih etmeme sebebini söylesin. 
  • Fakat Talha konusundaki gerekçeleri şimdi oynattığı ve vaktiyle oynatmış olduğu 
  • bazı futbolcular için de geçerliyse 
  • Levent Eriş’e yine bir çift sözümüz olur.

Dünkü maç neler anlattı bize?

Ne yazık ki Fevzi Adanaspor’da misyonunu bu futboluyla tamamlamıştır. Fevzi’yi en çok destekleyenlerdenim ama Fevzi o formanın hakkını bu sezon ve son zamanlardaki oyunuyla verememektedir.

  • Okan Salmaz için hiçbir şey demek istemiyorum aslında.
  • Bir maçta görünüp sonra kaybolan futbolcu!
  • Daha önce de dedik ya, kendi için oynayan futbolcu!
  • Bulduğu forma şansını değerlendirmeyen futbolcu!
  • Alt liglerde belki oynar ama şampiyonluk isteği olan Adanaspor’da asla!

Cem’i oyuna alan hoca acaba “alın ben Adanalı ve genç futbolcuları oynatıyorum” mesajı mı veriyor bize. Öyleyse vermesin, hiç gerek yok. O formayı hak edene versin yeter.

Tolgahan gösterdi ki, defans ne kadar az hata yapıyorsa kendi de o kadar az hata yapıyor.

  • İlkem! Gol attığı için demiyorum. 
  • Ama o mevkide onu Anıl ile karşılaştırmak 
  • yanlış ve ayıp olur. 
  • Aralarında İlkem lehine on gömlek fark var. 
  • Ne iyi olmuş bu değişiklik.
  • Böylece son üç golü transferler atmış oldu. 
  • Güngören maçında da Burak’tan gol bekleyelim o zaman. 
  • Bu arada Burak bir türlü istediği topları alamadı. 
  • Bu yüzden pek bir fikir edinemedik Adanaspor’da neler yapabilir diye. Ama umudum var.

Bağlayayım yazıyı;

Bu hafta galiba Barbaros da cezalı... Etti 3: Adnan, Kbong ve Barbaros…

Ama bakınız sayın Levent Hoca. Talha’yı sakın oynatmayın. Maazallah gol atar, attırır, maça yine damgasını vurur ve sizi mahcup eder. O adıvarkendiyok kariyerinizin façasını çizer mizer.

Yazar: Editor
2012-01-15 09:11:59

İlk Yarının Sonu

 http://freewareme.com/uploads/posts/2010-05/soccer-vector.jpeg

Maç yarın (pazartesi) , yani bekleyeceğiz az daha.

Ama güzel olacak bu, şöyle;

  • Elazığ, Konya ile oynuyor,
  • Akhisar ile Rize kapışacak,
  • Erciyes, Tavşanlı’ya karşı mücadele edecek.
  • Sonra Kasımpaşa – Buca…

Yani yukarıdakiler birbirleriyle veya zorlu takımlarla karşılaşacaklar.

Demek ki sonuçları alıp çıkacağız bu maça.

Bu, bir avantaj olacak diye düşünüyorum.

  • Ama aslında hiçbir sonuçla ilgilenmeden
  • kendi işimize bakmak
  • meselenin en çarpıcı noktasını belirler.
  • Biz özellikle evimizde puan kaybetmeyelim,
  • onlar
  • nasıl olsa kaybedecek.

 _____________

Bu arada 4’te 4 gibi laflar filan etmeyeceğim bu sefer, çünkü hiç olmadı, olmuyor, olamıyor.

Maçların kendisine yine yorumsuz gidiyoruz: ))

Yazar: Editor
2012-01-12 11:39:20

Bir Maç Birçok Ümit

O kupayı istiyorduk ama olmadı. Fakat İBB maçı güzel bir maçtı.

Futbol güzeldi, mücadele güzeldi, transferler güzeldi.

Sadece İlkem’in biraz daha hazırlanması lazım. Bu iki hafta ona iyi gelecektir.

Yaser ve Barbaros forvet hattında ciddi değişikler yapacaktır, Merthan da savunmaya önemli bir destek saplayacaktır. İlk maçın işaretleri böyle…

Maçta ben de hakemden pek hoşnut değildim. Ama Taner Gizlenci daha önceki maçlarda da böyle aksilikler yapmıştı, hatırlayınız Giresun maçını.

Şöyle demişiz o maçta hakem için:

  • “Fakat o hakeme bir not düşmeden bu yazıyı bitirmek olmaz. 
  • Son yazımızdaki iddiamızın gerçekleşmesi işten bile değildi 
  • fakat Taner Gizlenci denen şey, 
  • maçı katletmiştir. 
  • Adanaspor’un fark atacağı maçı kritik bir mücadeleye sokmuştur.

Şike komisyonuna, neyse artık adı, veya savcılığa suç duyurusunda bulunuyoruz, bu adam bu maça muhtemelen bahis oynamıştır, araştırılsın. Böyle bir rezilliğin başka bir izahı yoktur.

  • Hep diyoruz, 
  • kimse bize çalmasın 
  • ama kimse de alçaklık yapmasın. 
  • Herkes işini ahlaklı bir şekilde yapsın. 
  • Gölge etmeyin, 
  • başka ihsan isteyen namerttir ulan!”
  • İBB maçında da aynı sahnelere tanık olduk.

Sonuç:

Bence başkan son bir hamleyle takıma 3 takviye yapsın (savunma bölgesi, orta saha ve forvet hattına); bu hareket bizi şampiyonluğa ulaştıracaktır.

Bu durum, bir iddiadan öte somut bir hedeftir Adanaspor için! 

Yazar: Editor
2012-01-11 11:25:09

O Kupayı İstiyoruz

 http://lordofdesign.com/wp-content/uploads/2010/06/fb-4.jpg

Atilla

Ercan, Volkan, Hayati, Mehmet Ali

Serkan, Mevlüt, Ümit

Necati, Altan, Gökmen

  • 2001–2002 sezonu Türkiye kupası kadromuz... 
  • Yabancısız, gösterişsiz ama efsane olanlar vardı kadroda, 
  • Altan gibi Necati gibi rahmetli olan GÖKMEN gibi.

Şöyle başlıyor serüven:

Rakip Antalya ve kaplan 4–0 galip.

Bu defa rakip Ankaragücü yağmurlu bir hava kimi ifadeyle Adana ağlıyor kimisinin ifadesiyle gök yarıldı, sonuç Altan ve Gökmen'in golleriyle 2–1 galibiz...

  • Derken 
  • sıradaki İstanbulspor
  • dakika 1 gol 1 Cenk İşler mağlubuz 
  • ve nefes alamadan İstanbulspor, hızlı cevap Altan'dan 
  • dakikalar 2'yi gösterirken 1-1 
  • ve 88 tekrar Altan, 
  • sonuç 2-1 ki 
  • Kaplan yarı finalde...

Rakip bize uğursuz gelen Kocaeli; Kaplan güzel oyun kaçan gollere ve Bahri Kaya yüzünden Kocaelispor’a  1-0 mağlup (ki o Kocaeli finalde Bjk 4-0 mağlup edip kupayı müzesine götürdü).

Not: Rıdvan kalsaydı başımızda o sene o kupa bizimdi!

  • Şimdi 
  • O heyecanı istiyoruz KAPLANDAN 
  • ve bunu yapacak güçtesiniz 
  • yeter ki 
  • BİZİM SİZLERE GÜVENDİĞİMİZ KADAR 
  • KENDİNİZE GÜVENİN.

VİRA KAPLAN

Emre Pürçek

Yazar: Editor
2012-01-07 08:03:04

Ne Desem?

Takım dün bir hazırlık maçı yaptı ve İskenderun DÇ’ye 2–1 yenildi. Bu hazırlık maçı bile anında harekete geçirdi bazı Adanasporlu arkadaşları. Konu da malumumuz.

  • Biz bu ruh haliyle 
  • şehirdeki o genç taraftarları 
  • saflarımıza 
  • çekemeyiz. 
  • Öte tarafta 
  • neredeyse hiçbir sportif başarısı olmayan takım 
  • taraftarıyla büyümeye devam eder.

Bunu şöyle bir geçelim.

Peki, beri tarafta durum nedir?

  • Görünen o ki 
  • Başkan hala tatmin edici transferleri yapamadı. 
  • Ben hala, 
  • gelenlerin hazır olduklarını umuyorum, 
  • şimdilik, 
  • böyle olursa yani 
  • daha önce de konuşulduğu gibi 
  • hazırlarsa iyi bir şey olur. 
  • Ama şu fotoğraf, 
  • hazırlık maçındaki sonuca bakmadan da 
  • pek renksiz görünüyor.

Kötü sonuçlar neticesinde tribünde, malum yerel basında nasıl bir yaygara koparılacağını benden çok daha iyi bilen Bayram Başkan bunun önlemlerini acilen etkili üç dört transferle almak zorundadır. Değilse sonuçlarına katlanmak zorunda kalırız hep beraber, tribünde acılar çekerek. 

Yazar: Editor
2012-01-02 17:53:26

Yeni Transferler

Kesinleşmiş 3 transfer var bildiğiniz gibi, bir de askıda durmuş bir Subasiç(?) söz konusu. Bunun dışında 3–4 transfer daha bekleniyor. Ben daha çok bekliyorum da sanırım 7 yeni oyuncuyla devreye başlarız.

  • Merthan, Yaser ve Barbaros bir ve de Subasiç(?) bildiğimiz düzeyde çıkarsa 
  • bu dört isim bile bizi uçurur. 
  • Tabi sakın bu 4 isimle şahsen yetindiğim düşünülmesin. 
  • Üstelik biri de belirsizken.

Bir handikapımız bu oyuncuların forma giymemiş olmaları. Önemli bir dezavantaj olacak bu hem takım hem hoca hem de futbolcular açısından.

  • Ama antrenman değil de 
  • sadece maç eksikleri varsa 
  • sorunun daha çabuk aşılacağını düşünüyorum. 
  • Aksi takdirde fırtınalı günler kapıdadır, 
  • eyvah! 
  • (Bunları da felaket tellallığı olsun diye dile getirmiyorum dotlar ki orada görünen bir köy var.) 
  • Bu yüzden alınacak son 3–4 isim çok önem taşımaktadır…

Yaser antrenmanlara epeydir başlamış, Merthan da çalışmalarda, Barbaros B. Münih’te antrenmanlara çıktığını ve özel maçlarda oynadığını söylüyor. Neticede kâğıt üstünde çok sağlam transferler bunlar, dilerim sahada yanıltmazlar…

  • Şu ara hazır oyuncu alınabilir mi? 
  • Zorlansa tabi ki alınır. 
  • Ekstra bir maliyetle… 
  • Ki o futbolcuyu kendi kulübü vermez önce, 
  • yoksa yine ısrarla derim ben Kenan ile Ramazan vs diye…

İlk maça tam 2 hafta var. Bir Mohaç Savaşının 2 saatte kazanıldığını düşünürsek bu 2 hafta pek ala verimli geçebilir.

http://www.chatederiz.net/wp-content/uploads/moha%C3%A7-zaferi.jpg

Sağlam bir Vira yahu!

Yazar: Editor
2011-12-30 12:47:34

Hadi Ama

Tamam, gücümüz yettiğince arkanızdayız; fakat bu transfer ummadığımız anlamına gelmesin. Ummaktan öte istiyoruz yeni transfer. Bizim de elimizi zayıflatmayın yani: ))

Serkan Şenyürek’in de vurguladığı gibi hem yerinde hem de hazır transfer istiyoruz.

  • Bir haftadır ses seda yok bu konuda. 
  • Bizimle adı geçen futbolcu 
  • bir bakıyoruz başka yere imza atmış. 
  • Demek ki adamların imza atmak gibi eğilimler, 
  • bir yere transfer olmak gibi istekleri var. 
  • O arz talep sürecinde olmayan ne? 
  • Nedir, adamların önce Adanaspor’la anılması mı gerekiyor bir yere gitmek için? 
  • Menajerlerin bir taktiği mi bu acaba, 
  • önce Adanaspor densin, piyasa kızışsın filan. 
  • Öyle değilse biz niye alamıyoruz? 
  • Adem Büyük neden bizde değil de Kasımpaşa’da kaldı örneğin. 
  • Aslında niyetimiz mi yoktu 
  • paramız mı?

Arkadaşlar canım şalgam-kebap ister gibi; )

  • Transfer istiyorum ısrarla, 
  • her maçı yüreğim ağzımda izlemek istemiyorum, 
  • şimdi ne olacak, 
  • nasıl bir olumsuzluk yaşanacak 
  • diye tedirginliklerle boğuşmak istemiyorum; 
  • gidip maçları, 
  • ortak bir tribün coşkusuyla 
  • rahat rahat izlemek istiyorum, 
  • yahu tabi ki şampiyonluk istiyorum, 
  • bunu en çok isteyenlerdenim 
  • ve o şampiyonluğu da en çok hak eden Adanaspor’dur, 
  • benim isteklerimden öte…
  • İş işten geçmeden, 
  • vakti zamanında, 
  • doğru yerde 
  • ve isabetli adamlarla transfer istiyorum, 
  • en umutsuz olanımızı bile heyecanlandıracak transferler…

http://cliparts-download.com/images/preview/768_soccer_schade_02.gif

Şimdi transfere VİRA…

Yazar: Editor
2011-12-26 15:10:53

Serkan Şenyürek Twitter’dan Bildiriyor

 http://www.clipartpal.com/_thumbs/pd/education/pencil_1.png

  • Adanaspor ikinci yarı hazırlıkları için Osman Yereşen Tesisleri'nde toplanarak start verdi. Adanaspor idmanını bugün saat 14'te yaptı.
  • Bugün yapılan idmana Kbong ve Mbilla katılmadı. Kbong 4 Ocak, Mbilla 8 Ocak'ta Adana'ya gelecekler.
  • Adanaspor, FC ESCHBORN takımında oynayan 20 yaşındaki gurbetçi stoper Umut'u denemeye aldı.
  • Türkiye Kupası kuraları çarşamba günü çekilecek ve maçlar 11 Ocak'ta lig öncesi oynanacak.
  • Adanaspor'un yeni transferi Merthan Açıl bugün Osman Yereşen Tesisleri'nde yapılan antrenmana katıldı..
  • MERTHAN: Adanaspor büyük bir camia, başkandaki ve levent hocadaki o şampiyonluk heyecanını hissettiğim için Adanaspor'u tercih ettim.
  • MERTHAN: Hem stoper hem de ön libero mevkiinde elimden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyorum.
  • MERTHAN: 2 sene önce de Adanaspor'a transferim gündemdeydi, olmamıştı, kısmet bugüneymiş.
  • ERİŞ: Alacağımız forvet Süper Lig deneyimli ve bize katkı koyabilecek bir oyuncu olmasını istiyorum.
  • ERİŞ: Sol bek için çok isim var, Mesut Çaytemel, Orhan Taşdelen, Selçuk Şahin, Ferhat Öztorun'dan birini almayı planlıyoruz.
  • ERİŞ: Sırp forvetin yanı sıra bir sol bek, bir orta saha (hücuma dönük) ve bir forvet oyuncusu almayı planlıyoruz.
  • ERİŞ: Ramazan Sal transferinden ben vazgeçtim.Bu dakikadan sonra Ramazan isterse bu transfer gerçekleşir.
  • ERİŞ: Sırp forvet ile başkanımız anlaştı, kulübüyle ilgili bonservis için oyuncu ülkesine gitti, pazartesiye kadar takıma katılmasını bekliyorum
  • ERİŞ: Yollarımızı ayırdığımız oyuncularla performansları nedeniyle böyle bir karar alındı.
Yazar: Editor
2011-12-24 09:44:50

Gidenler

 

http://3.bp.blogspot.com/_gHAE_z0DfBo/SdT56VBPj3I/AAAAAAAAB_I/u1Ca_JzKHRw/s400/is.jpg

 

  • Adanaspor, kadrosundan bazı futbolcuları gönderdi. 
  • Bunların ikisi şampiyon kadronun oyuncularındandı: 
  • Onur Demirtaş ve Emre Aktaş. 
  • İkisini de Kemal Kılıç transfer etmişti. 
  • Adanaspor’a katkı sağlamış futbolculardır. 
  • Ara ara form düşüklükleri olmuştur, sakatlıklar vs… 
  • Futbol bu!

Yolları açık olsun. Dilerim iyi bir başlangıç yaparlar.

  • Takımda bir yenilenme zamanı gelmişti, 
  • arada sevdiğimiz futbolcuların gidiyor olması bu gerçeği değiştirmez. 
  • Kadro istikrarı elbette güzel bir şeydir, 
  • fakat o kadronun bir şekilde 
  • Adanaspor ideallerine de uygun olması gerekmektedir. 
  • Bu yüzden 
  • daha etkili olabilecek isimlere ihtiyaç vardır.

Bu transfer dönemi önceki ara dönemlerden daha bir önemli. Sebebi malum durumlar itibariyle…

İyi geçeceğini umuyorum.

  • Ki ummaktır en çok yakışan bize: ))
Yazar: Editor
2011-12-20 10:18:41

O Kupayı İstiyoruz: ))

 http://previews2.nvtech.com/100/tf05081/NVTech_spor0227.jpg

  • Ben de 
  • “kupada ilerleyelim, gittiği yere kadar” 
  • diyenlerdenim. 
  • Bir kupa mücadelesinin bize ayrıca bir külfet getireceğini düşünmüyorum. 
  • Eğlenceli, 
  • renkli bir başka mecrada akmanın 
  • kadro açısından ne kadar sakıncası olabilir ki? 
  • Zaten bir haftada 3 maç yaptığımız zamanlar oldu. 
  • Araya bir kupa maçının girmesi, 
  • örneğin İstanbul takımlarından biriyle eşleşilmesi 
  • hoş bir hava vermez mi 
  • olası 5 Ocak maçına? 
  • Bence güzel olur. 
  • Kadromuz 
  • yeni takviyelerle zenginleşince 
  • bu iş daha bir keyif verecektir.
  • O zaman biraz sonra oynanacak Kartal maçını geçelim, değil mi?
  • Evet,
  • biz o kupayı istiyoruz!
Yazar: Editor
2011-12-12 06:41:10

İlk 15 Maç

  • İlk yarı bu hafta 16. maçla, 
  • Kartal deplasmanıyla bitecek. 
  • Son denizli maçı 
  • 2.yarının ilk maçı olarak başlayacak. 
  • Böylece 2.yarıya evimizde üst üste oynayacağımız 2 maçla başlamış olacağız. 
  • Bu da iyi bir şeydir. 
  • Yeni oyuncularla yeni umutlar! 
  • Kim bilir?

Şu 15 maçın değerlendirmesine bakarsak takım hiçbir maçta hiçbir rakibe teslim olmadı. Rize, Akhisar, Bolu, Elazığ, Erciyes yenilgilerinde bile hep üstün futbol oynadı, hocanın kimi yanlış tercihlerine rağmen. Belki haddimizi aşarak konuşuyoruz bu analizi yaparken; fakat bunu yıllardır izlediğimiz futbolcuların performanslarına ve özelliklerine göre iki çift laf ediyoruz.

  • Oyuncuları tek tek saymaya gerek yok performanslarına göre. 
  • Genelde her futbolcu belli bir çaba içindeydi. 
  • Doğaldır ki kimilerinin katkısı az oldu. 
  • Şu neticede 
  • ama, 
  • en zayıf noktamızın yine savunma olduğunu söyleyebilirim. 
  • Kaleci ise geçen seneye göre bir evrim geçirdi 
  • ve bence 1 
  • hadi sizce de 3 hatalı golle 16.maça geldi.

Defans ve forvet daha becerikli olsaydı?

O zaman ligin tepesi farklı şekillenirdi elbette.

  • Peki, daha çok puan olur muydu?
  • Net olarak evettir yanıt!

Kaybettiğimiz o maçları pek ala berabere de bitirebilirdik, en kötü ihtimalle.

Kişisel ve teknik hatalar ve hakem facialarıyla ilk yarı bu kadar!

  • Evet, önümüzdeki maçlara bakacağız.
Yazar: Editor
2011-12-10 22:57:46

Ayıp Ettin Hoca

 

http://www.bolusporluyuz.com/fotolar/2011/buyuk/h2011426213302-11133-levent-eris.jpg
 
  • Bu bir maç yazısı değildir. 
  • Bir Levent Eriş yazısıdır. 
  • Kısa bir yazı.
  • Olmadı hocam! 
  • Ama hiç olmadı.
  • Yaptığınız her iş yanlıştı bu sezon. 
  • Şu sahnede 
  • tüm sorumluluk 
  • sizindir. 
  • Hiçbir futbolcuyu suçlamıyorum artık.  
  • Oyuncular arasındaki adaleti yerle bir ettiniz. 
  • Yok ettiniz. 
  • Ben sizin 
  • şu ana kadar ne yaptığınızı 
  • an-la-ma-dım. 
  • Anlayabilene de aşk olsun.

Şu sezonun ilk yarısı Levent Eriş’in tercihleriyle yaralanmıştır. Dilerim ikinci yarı toparlar dağılanları.

  • Devre arasında evet
  • iyi transferler bekliyoruz. 
  • Dilerim bu kez 
  • düzgün işler yapar transferde. 
  • Ve hoca asla gitmesin 
  • hatasını düzeltsin, 
  • nasıl yapacaksa?

________________

  • Gelelim futbol fakiri Osman Ö.’ye. 
  • Adamın takımı Konya 
  • hücum etmekten aciz! 
  • Yatıyorlar tek puana. 
  • Adam tüm oyuncularını uzatmada değiştirdi. 
  • O kadar razı sonuca. 
  • Böyle hocaların teknik direktörlük diplomaları vallahi iptal edilmeli 
  • ve o diplomalarla mangal yellenmeli
  • Adana’ya gelen en aciz takımdı Konyaspor. 
  • Linyit’ten de beterlerdi.
  • Küme düşmezler, 
  • o kadar!
Not: Fotoğraf Boluspor'un geçen sezonki kaynaklarından alınmıştır.
Yazar: Editor
2011-12-10 09:25:47

Antrenör Müsveddesi Osman'a Karşı

[Emre Pürçek]

  • Sonuçta Nurullah SAĞLAM 
  • ama Osman değil... 
  • Geçen sezon yazmıştık bu kelimeleri bir MİY maçı öncesi 
  • şimdi bu zat-ı muhterem 
  • rakip takımın t.direktörü olarak karşımızda 
  • ve gene alabildiğine bir puan olsun 
  • benim olsun mantığında. 
  • Şüphesiz bugünde öyle olacak, 
  • bayılır çünkü deplasmana 
  • ve 1 puana 
  • ama bizim puanlarda gözümüz var artık..
  • Hadi BEDİR 
  • hadi OKAN 
  • bu akşam sahne herkesten daha fazla sizdedir 
  • bu takımda yeri yok Emrah’ın 
  • ya da
  • mahalle takımımda oynatmam ben bu Okan'ı 
  • diyen KORKAK 
  • şimdi rakibiniz 
  • atın golleri 
  • ve sevinin doyasıya 
  • KALBİ BEYAZ HAYALLERİ TURUNCU 
  • bütün ADANASPOR taraftarıyla.

 

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-150800/askon.jpg

 

Emre Pürçek

Yazar: Editor
2011-12-05 07:56:04

Alın Size Genç Yıldız veya Takım İçin Oynamak

Bu da bir maç yazısı değil, maç sonrası yazısını ne zaman yazmayacağımızı daha önce söylemiştik. Evet, bu da bir takıntı, Levent Eriş’in takıntısı gibi. İşe bak yahu, adam gol olacak frikikte gitti baraj oldu! Geçelim.

  • Ama bu da futbolcu karşılaştırması olsun. 
  • Buca’dan 3 isim yazacağım; 
  • Salih, Mert ve Fatih.
  • İzlediyseniz gördünüz bizim genç yıldız adaylarımız arasındaki farkları. 
  • Takım için oynamak nedir o 3 isim gösterdi bunu. 
  • Hele o Salih neydi öyle, 
  • Salih değil Beckenbauer’du çocuk veya Zidane. 
  • Ona iyi, başarılı, sağlıklı bir futbol hayatı diliyoruz. 
  • Takım için oynayan genç bir futbolcu bir maçı nasıl değiştirir, dünkü maçta net olarak göründü.
  •  Darısı bizimkilerin başına.

Darısı diyorum ve işte şu Konya maçı bir fırsat olacaktır.

  • Mbilla cezalı ve önemli bir isim yok Konya maçında. 
  • O açığı dilerim ama dilerim Bülent’le kapatmaya çalışmaz hoca. 
  • Fakat Emrah için ve Okan için iyi bir hesaplaşma fırsatıdır o Osman Özdemir adlı antrenör ile. 
  • Sizi takımda istemeyen o adama cevabı bu maçta verin 
  • ve o 3 puanı siz alın. 
  • Salih’in tek başına Buca maçında 2 puanı bizden söküp aldığı gibi.

Bu yazının ana fikri şu olsun:

  • Evet, transfer şarttır. 
  • Hem öyle böyle değil. 
  • Yoksa en çok çıkacağımız yer işte şu dokuzunculuktur.
  • Böyle bir hedef de kimsenin istediği bir şey değildir!
Yazar: Editor
2011-12-02 22:14:23

Sen Ben ve Adanaspor

 http://yenisafak.com.tr/resim/site/umut_byk103292181023e8e1.jpg

Biliyorum sende de öyle, Adanaspor kaybedince hayat duruyor içinde bir yerde. Hatta dışında da… Bir tek şeyin tadı kalmaz mı be!

  • İçesim gelmiyor, 
  • gidesim gelmiyor, 
  • kalasım gelmiyor. 
  • Yazasım hiç gelmiyor. 
  • Yazacaksam da oyalanıp da yaslanıyorum klavyeye, 
  • mümkün olduğunca düzgün şeyler yazmak için.

Aslında kaybedince tek kelime bile etmek istemiyorum. Vallah! Mümkünse o sıralar dünya dursun. Veya acıyı hissetmez olayım. Evet, bildiğin aşk acısı.

  • Biliyorum, durum aşağı yukarı sende de öyle.

Nerden mi biliyorum. Adanaspor kaybedince siteye girişler de kaybediyor. Ben bir şey yazmak istemediğim gibi sen de herhangi bir şey okumak istemiyorsun kardeş. Öyle ama. Bence gayet evrensel bir ruh hali. Ama iyi mi kötü mü olağan mı, ben de bilmiyorum.

Durum budur.

  • Ama yakın zamanda iyi şeyler olacağını biliyorum. 
  • Hatta birkaç zamandır, 
  • keşke bizde olsa dediğim bir(kaç) futbolcu-nun-ların 
  • (evet, yine bir aksilik çıkmazsa: ) 
  • bizde olacağını da biliyorum vs…

İstihareye yattım da biliyorum; ))

Niye yazdım ben bu yazıyı? Hatırladım… Yok, hatırlayamadım. Bu da ana fikrini unuttuğum bir yazı olsun; ) Hayır, içmedim bir şey. Hatta bir haftadır koklamadım bile. Buca maçı sonrasını bekliyorum…

Yazar: Editor
2011-11-29 06:58:41

Sayfalarımız Portallarımız

http://profile.ak.fbcdn.net/hprofile-ak-snc4/174754_150751121650464_7604693_n.jpg

İnternet üzerindeki Adanaspor sayfalarından biri olan adanaturuncudur.com 1. yaşını doldurdu. Hayırlı, uğurlu, bundan sonraki futbol hayatı bol gollü olsun.

  • Adanaturuncudur
  • ilk yaşını doldurdu
  • fakat on yıla değer bir dönem geçirdi
  • hem içerik yoğunluğu
  • hem de takımın genel atmosferi açısında.
  • O zaman nice senelere diyelim.

Bu arada adanaspor.org’un da bir an önce yeşil sahalara dönmesini beklediğimizi de önemle vurgulayalım.

(Ayrıca Çağrı kardeşimiz de internet üzerinden bir Adanaspor dergisi yapmış onun da eline sağlık…)

Şöyle diyelim:

  • Vira adanaturuncudur.com!
  • Hadi adanaspor.org!

 

http://1.bp.blogspot.com/_5qAs62rI4ws/TDwUFR2Z8cI/AAAAAAAADJU/dc77kyNOT1Q/s320/adanaspor.org.jpg
Yazar: Editor
2011-11-26 09:13:08

 Kaostan Tümevarım’a

 http://autopartswarehousecoupon.net/wp-content/uploads/2011/09/online-auto-parts.jpg

  • Viki’den alıntıyla başlayayım güne.
  • Evet,
  • konumuz kaos
  • ve
  • tümevarım.

Önce kaos:

“Kaos kuramı, kaos teorisi veya kargaşa kuramı; yapısal olarak bir fizik teorisi ya da matematiksel bir tümevarım değil, fiziksel gerçeklik parçalarının bir bütün olarak eğilimini açıklamaya yarayan bir yöntemdir.

Bir sigara dumanının havada yaptığı şekiller tamamen düzensiz ve bağımsız rastlantıların ürünü olarak görülebilir. Ancak bir teorik fizikçi dumanın bu dinamiğinin aslında ortamdaki birçok parametre ve etken ile belirlendiği görüşündedir. Bu girdiler o kadar çoktur ve o kadar değişkendir ki incelemek ve net bir kanıya varmak imkânsızdır. Parametrelerin bu denli değişken olması aslında o parametrelerin de bir çıktı olmasından kaynaklanır. Dumanın hareketine neden olan hafif bir hava akımı aslında odanın başka yerindeki bir sıcaklık değişikliği ve basınç farkının neden olduğu bir harekettir. Ayrıca dumanın dinamiğini etkileyen girdiler birbirlerine bağlı olabilirler ki bu durumu tam anlamıyla içinden çıkılmaz hâle sokar.” Falan filan.

  • Sözün özü hiçbir şey rastlantı değildir, diyor,
  • kaosun kendisi de belli bir düzen içinde gelişir, diyor.
  • Her şey neden - sonuç ilişkisine göre gelişir, diye ekliyor.
  • Yahu bizi anlatıyor: ))

Şimdi tümevarım:

“Genelde karmaşık problemleri çözmede kullanılan ve bazen çok iyi sonuçlar veren bu yöntem gereğince, önce problem parçalanır ve ortaya çıkan daha basit alt problemler incelenir. Sonra, bu alt problemlerin çözümleri birleştirilerek, tüm problemin çözümü oluşturulur.”

  • Buradan anladığıma göre de
  • motoru dağıtıp piston,
  • silindir,
  • karbüratör filan tek tek incelenecek.
  • Ama bu aksamın kendi aralarındaki bağ da ihmal edilmeyecek!
  • Bu da bizi anlatıyor dostlar: )))

Şimdi;

  • 12 maçta 14 puan,
  • 12.lik,
  • eksi 1 averaj,
  • zor atıp kolay yiyoruz,
  • bazı futbolcular kendileri için oynuyor,
  • tribün kendisi için seyrediyor,
  • grup kendisi için bağırıyor,
  • ben kendim için yazıyorum,
  • başkan geç hamle yapıyor veya yapmıyor,
  • hoca hala yanlış tercihlere düşüyor,
  • Tolga hatalı gol yiyor,
  • Bülent bana yaranamıyor,
  • 4 oyuncu kadro dışı kalıyor
  • falan filan…

Ve;

Bir: Bu akşam sadece maç izlemeye gideceğim, hiçbir beklentim olmadan.

İki: Kadro dışı kalanlara üzülmüyorum. Bir kayıp yok. Gerekirse bunu ayrıca uzun uzun yazarım.

Üç: Ben de artık, yani ben bile bakın, artık devre arası bir devrim bekliyorum; Batu’nın vurguladığı gibi reform değil beklentim: ))

Dört: Grubun önce de sonra da takımı desteklemesini umuyorum, diliyorum, bekliyorum. Kozlar tribün dışında paylaşılsın, o tribün başka hesapların çözüm tahtası olmasın. Hepimiz kaybediyoruz yoksa…

Beş: Gedik açarak asla bütünleşemeyiz!

Altı: Adanaspor’u kazanırken görmeyi ben de istiyorum. Bunu futbolcuların da kavga dövüş istemesini istiyorum.

Yedi: Maçtan önce iki tek atıyorum, maçtan sonra da skor ne olursa olsun kafayı çekiyorum.

Sekiz: Kaostan düzene, parçaların ıslahından tüme varacağımıza inanıyorum, inanmak istiyorum.

  • Hay bin kaos!
Yazar: Editor
2011-11-22 14:40:17

Serkan Şenyürek’ten Twitter Notları

 http://www.minikhediye.com/wp-content/uploads/twitter.jpg

  • MUHTEMEL ON BİR: Tolgahan, İzzet, Tuna, Onur Akbay, Anıl, Kbong, Adnan, Talha, Fevzi, Okan (Onur Demirtaş), Mbilla.
  • Şu ana kadar Adanaspor 11 maçta 27 sarı kart gördü. 
  • Adanaspor'un bu sezon sarı kart görmeden bitirdiği tek karşılaşma Kasımpaşa maçı.
  • 18 KİŞİLİK KADRO: Tolgahan, Zülküf, İzzet, Onur Akbay, Koray, Tuna,Anıl, Onur Demirtaş, Adnan, Fahri, Fevzi, Rahman, Kbong, Talha, Bülent, Okan, Mbilla, Emrah.
  • Adanaspor, Erciyes maçının kadrosunda Emre Aktaş ve Berkan yine yok. Emrah Bedir 18 kişilik kadroya alınırken, Frederic Kayseri'ye götürülmedi.
  • Adanaspor deplasmanda ya kazanıyor ya da kaybediyor. Deplasmanda 2 galibiyeti, 3 yenilgisi olan Adanaspor hiç berabere kalamadı.
  • Erciyes deplasmanda başarılı.6 deplasman maçında 4 galibiyet, 2 beraberlik alan Erciyes içerde 5 maçtan 2 galibiyet, 2 beraberlik bir yenilgi aldı.
  • Okan Salmaz Kasımpaşa maçında formsuzdu. Levent Eriş Okan'ı keserse Onur Demirtaş ön libero, Kbong kanata kaydırılabilir.
  • Adanaspor'un aleyhine 4 penaltı verildi. Giresun, Bolu ve Göztepe maçlarındaki penaltılar gol oldu, Gaziantep maçındaki penaltıyı Tolga kurtardı.
  • Adanaspor bu sezon lehine iki penaltı kazandı..Adanaspor,Karşıyaka ve Güngören maçlarında kazandığı penaltıları Fahriyle gole çeviremedi.
  • Savunmanın diğer ismi Tuna Üzümcü sarı kart cezası nedeniyle bir tek Sakarya maçında oynamadı.11 maçın onunda oynayarak 900 dakika forma giydi.
  • Adanaspor'da bozulmayan tek bölge savunma. Tolgahan, İzzet, Anıl ve Onur Akbay 11 maçın tamamında oynayarak 990 dakika süre aldılar.
Yazar: Editor
2011-11-13 09:33:34

Nedir Bu Başımızdaki Felaket

O soğuk tribünde ta Elazığ’a giden taraftar için üzüldüm en çok. Onca yol git, üşü, küfür ye, ee? Ne için bunlar? Bülent Bölükbaşı’nı izlemek için. Hadi Tolga alternatifsiz diyelim… (Ki bu sezon ilk hatasını yapmadı ama ilk bariz hatalı golünü yedi. Ama şu topları tutmak zorunda olmadığını bilmeli artık.)

Peki Bülent?

Hangi vicdan, hangi mantık, hangi hocalık bilgisi, hangi futbol birikimi, hangi bilmem ne Fahri ve Talha ve Fevzi ve Emrah varken Bülent’i oynatır? Bilenin de, anlayanın da…

Şurada bizi kendi kendimize çelişkilere düşürüyorsunuz bre. Yapmayacağız dediğimiz eleştirileri ısrarla yaptırıyorsunuz. Nedir yahu? Volkan’ın dediği gibi Adanaspor’un bu Bülent’e gönül borcu mu var, vefa borcu mu var, yoksa para borcu mu var? Topun sahibi o mu? O yüzden mi hala takımda oynuyor?

Sonra takımın ve yönetimin, başkanın onca emeğine üzülüyorum. Kendim için üzülüyorsam namerdim.

Bülent’i Adana’da oynatama, dön ilk deplasman maçında 11’e sür! Oynatacaksan Adana’da da oynat be adam. O kadar güveniyorsan. Of of!

Bülent’in şahsıyla işimiz yok yine yazalım. Elinden gelen o! Ama rakiplerin tecrübeli isimleri maç alıyor, bizimki 2 sezondur takıma yük oluyor. Bunu da teknik direktörlük diploması olanlar hala göremiyor. Oyunun akışını değiştirecek adamlar da o oynasın diye yedek bekliyor! Vah!

Diyeceksiniz ki bu maçın günah keçisi o mu? Evet o! Takım hep on kişi o varken ve ta aylar önce yazdığımız domino etkisi de böyle bir şey! Daha önce de yazdığımız gibi, Bülent’siz Adanaspor şampiyonluğa oynuyordu, Bülent’li Adanaspor’un durumu iki sezondur ortada…

Küsmeden yazıyorum şu kelimeleri, amaç bir tepkiyi hayata geçirmek. Bülent bu takımda forma giydiği sürece tek satır yazmayacağız maçlara dair.

Maçlarda futbolcuya ve Bülent’e sövülmesin diye çırpınan da biziz, bu yok sayma tercihini yapan da… Gerekirse bu sezonu da yok sayarız. Nasıl olsa takımın onca emeği bir futbolcu tercihiyle yok sayılıyor…

Kimin umurunda? En azından bizim umurumuzda!

Futboldan soğuttunuz bre! Vaziyet, maçlara bile gitmemeyi gösteriyor bu enteresan tercihin neticesinde.

Not: Birisi de çıkıp Okan Salmaz’a takım için oynaması gerektiğini söylesin.

Diğer Not: O hakemler için diyecek bir lafım yok, Allah’larından bulsunlar.

Bir de Levent Eriş için bir not düşeceğim! Burada ve böyle olmamızın tek sebebi kendisidir.

Yazar: Editor
2011-11-05 17:52:08

Bayram Akgül’den Bayram Mesajı

http://ul.gcg.me/files/2009-10/adanaspor_bayra_____kaplanpenche.jpg

Sevgili Adanalılar ve kalbi Turuncu Beyaz renkler için çarpan Büyük Adanaspor Taraftarı; 

Mübarek Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim. Başta gönlü, kalbi Adanaspor sevgisi ile atan gerçek taraftarlarımızın, Tüm İslam Âleminin ve bizleri sıkıntılı günlerimizde yalnız bırakmayarak her platformda desteklerini esirgemeyen herkesin Kurban Bayramlarını kutluyorum. 

Tek dileğimiz ve düşüncemiz sezon sonunda şampiyonluk kupasını kaldırarak Adana’ya bir bayram daha yaşatmaktır.

Ben ve Yönetim Kurulumuz bu düşünceyi gerçekleştirmek için elimizden ne geliyorsa onu yapacağız. 

Sevgi ve Saygılarımla 

Bayram AKGÜL 
Adanaspor Kulübü Başkanı

Yazar: Editor
2011-10-30 20:57:07

Bu mudur?

Dönüm maçı olacak bir nitelikteydi bu karşılaşma. İbret vericiydi aynı zamanda. Ders niteliğindeydi. Hem ahlaken hem inanç hem samimiyet hem vicdan hem vefa hem bilmem ne açısından önemli bir ders vardı bu maçta.

Bir: Takım bu kez geriden hem de çok geriden gelip maçı almıştır. Hem rakibin 2 farklı üstünlüğünü hem de taraftarın daha 20. dakikadaki anlamsız, zamansız, insafsız, inançsız, bilinçsiz protestosunu aşıp da dönmüştür. Zor bir iştir bu. Adanaspor fena bir eşiği sadece takım olarak çok güzel geçmiştir ve taraftarın önemli bir katkısı olmadan yapmıştır bunu, sevgiler bu takıma.

İki: Takım önemli bir samimiyet ve inanç sınavı vermiştir. Üzerine çok şey söylenebilir bunun. Ama bu kadarı yeter. Aynı sözleri taraftar için söylemek mümkün değildir.

Üç: Adeta talihsiz bir virüs girmiştir tribünümüze. Tahammülsüzlük, acımasızlık, sabırsızlık virüsüdür bu. Umarım bu maç tedavi açısından iyi gelir bize.

Dört: Şunu da öğrenmek zorundayız artık. Klasik bir söz olacak bu; arkadaşlar, maç 90 dakikadır. Adanaspor taraftarına yakışan bu 90 dakikayı destekle tamamlamaktır. Ötesi inançsızlıktır. Bunun için de çok şey söylenebilir. Fakat bu kadarı yeter.

Beş: Bence bizim takım da kadro açısından henüz oturuyor. Doğru adamlar katkı koymaya başladı takıma. Teknik ekip de takımı daha iyi tanır oldu. Daha iyi olacaktır. Ki bu maçta takım sezonun en iyi maçını oynamıştır, 2–0 geriye düştüğü anda da…

Altı: Maçtan sonra takım tribüne küsmemiştir ve taraftar olan inancını göstermiştir net olarak. Üstelik kendi başlarına aldıkları bir maçta yapmışlardır bunu. Gerçek ve büyük Adanaspor taraftarının buna karşılık vermesi bir borçtur. Kayıtsız şatsız ödemek zorunda olduğumuz bir borç.

Yedi: Demek ki bu takım 2-0’dan bile maç çevirebilir, yeter ki biz biraz sabırlı, inançlı, sakin olalım. İyi gün dostu olmayalım. Takımın hata yapması kollayan, eleştirmek, sövmek için yenilmeyi adeta içten içe isteyen bir kitle olmayalım. Bu, kötü bir dönüşüm olur, sonrasında iflah olmayız. Unutmamalı! Ve dikkat etmeli kimi felaket tellalları kenarda bekliyor kimi futbolculara ve takıma kinlerini akıtmak için. Onlara bu zevki ve fırsatı vermeyelim. Her şey Adanaspor için… Unutmayalım!

Sekiz: Siz kara gömlekliler! Alçaklığınızın sınırı ne yazık ki yok! Utanın.

Ve sonuç; iki üç sezon önce de yazdığımız gibi,

kendimizi, zalim egomuzu değil,

Adanaspor’u sevelim.

Yazar: Editor
2011-10-18 18:57:00

Hakemler

Son Akhisar maçının hakemi de katletmişti özellikle ilk yarıyı. Bolu maçının hakemi için de farklı bir şey diyemeyeceğim. Adana’daki Giresun maçının hakemi de pek keyfiydi. Rize maçının hakemi ise…  

Yazmıştık…

  • Şu şike operasyonundan sonra 
  • hakemler fena pervasızlaştı. 
  • Adamlar adeta Tanrıyı oynuyor. 
  • Astıkları astık kestikleri kestik. 
  • Sahalarda kelimenin tam anlamıyla hakem terörü var. 
  • Bize veya başka takımlara… 
  • Canı yanmayan yok. 
  • Nasıl bir yetki almışlarsa herifler 
  • resmen takımlara, taraftarlara 
  • ve haddizatında futbola zulmediyorlar.

Fikrim budur.

Gelelim GBB Adanaspor maçının hakemine!

  • Arkadaşlar,
  • hakemin adını duyunca 
  • bir kere önce kaynar sular döküldü başımdan. 
  • Şu haftada, 
  • şu deplasmanda 
  • maçımıza gelebilecek en kötü hakemdir, 
  • zaten bence o adam hakem filan da değildir 
  • doğrudan bir tür modern cellâttır. 
  • Katletmediği maç, 
  • canını yakmadığı takım yoktur. 
  • Neticede hakemlik vasfı olmayan bir hakemdir, 
  • sorunların da kaynağı budur.

Rakibin gücü, temposu bir yana bu maçı tek başına o hakem yüzünden de kaybedebiliriz. Hatta hiç şansımız yok desem abarttığımı düşünmeyin lütfen. Şu koşullarda zaten GBB karşısında şansımız az, bir de Ö. Türkalp olunca… Eyvah!

Her şeye rağmen GBB’yi nasıl mı yeneriz?

  • Bilmiyorum ki! 
  • Ben de çaresizim! 
  • Yenebileceğimizi zannetmiyorum! 
  • Tek puan bile iyidir! 
  • Ötesi çok sürpriz olur… 
  • Oysa Vira demek isterdim… 
  • Ama 
  • şu krizi 
  • bir fırsata dönüştürmek ister mi bizim futbolcular, 
  • çılgın bir mücadele 
  • ve akıllı bir taktik ile… 
  • Ha? 
  • İnsan 
  • umut etmeden yaşayamıyor ki, 
  • haddizatında 
  • umut yoksulun ekmeği… 
  • Şimdi bir vira desem mi? 
  • : ))
Yazar: Editor
2011-10-15 10:18:50

Önce Akhisar’dan 3 puan

Bu akşam 4’te 4 beklentimizin ilk maçı var.

  • Maç mutlaka kolay olmayacaktır 
  • ki rakip tam kadro geliyormuş. 
  • İyi, 
  • gelsinler bakalım. 
  • Tecrübeli oyuncuları var. 
  • Özellikle belalılarımızdan 
  • ve bir türlü baş edemediğimiz 
  • ve de transfer edemediğimiz 
  • Sertan Vardar var orada. 
  • Lakin o çekirge 
  • bu gece sıçramayacak. 
  • Çünkü bu maçta Adanaspor, 
  • rakibe kendi futbolunu dayatırken 
  • onların önemli silahlarını 
  • böylece etkisizleştirecektir. 
  • Tam baskı, 
  • hem tribünden hem sahadan…

Somutlaştırmak için şöyle diyeyim.

  • Bakın tam iktidar taktiği; 
  • yargınla, 
  • gazetenle, 
  • TV ile, 
  • yazarı çizeri, 
  • kaçarı göçeri ile, 
  • polisi ve işte neticede askeri ile 
  • bilumum rakiplere baskı! 
  • Öyle bir bas ki adamlar fersiz mecalsiz kalsın, 
  • savunmaktan hücum edemez olsun, 
  • hatta tam biatla 
  • hücum etmeyi bile düşünemez olsun.

Tabi, Adanaspor’un o tarzda bir dönüşümünü elbette istemiyoruz; ) Örnektir sadece!

  • Hep dediğimiz gibi; 
  • emeğiyle geçinen 
  • ve emeğe de saygı duyan, 
  • tam bağımsız, 
  • hür bir Adanaspor 
  • dünyalara bedeldir 
  • bence zaten de öyledir, 
  • ufak tefek arızalar olabilirken…

Tamam, derdimizi anlattık sanırım.

  • Bu maçtan beklentimiz, 
  • yukarıda işaret ettiğimiz gibi bir galibiyettir! 
  • Ama sadece galibiyettir, 
  • başka bir neticeye fit olmayız bu akşam.

Not: Keyfimiz olursa bu akşam maç fotoları yapabiliriz. Yanlış anlaşılmaya, iş çok zahmetli oldu, keyif gelirse, demem ondan. Hem doğru düzgün maç izlenmiyor foto çekerken, hem taşıma derdi oluyor makineyi. Bunlarla da iş bitmiyor eve gidince fotoları formatlayıp siteye yüklemek icap ediyor. Ayrıca durumun bir de batıl inanç boyutu var, örneğin Rize maçında fotoğraf çektik, kaybettik; Giresun maçnda çekmedik, kazandık!

Bu vaziyetin bizim fotolarla bir ilgisi yok diyorsunuz! Peki öyleyse, ikna edeyim kendimi akşama kadar: )) 

Yazar: Editor
2011-10-11 06:51:09

       Fevzi’nin Dönüşü…

http://www.beauchampwesternart.com/BeauchampWesternArt/Steve_Boaldin_Cowboy_Lazyboy_files/Cowboy%20Lazyboy%2016x20-mixed%20medium.jpg
  • Geçen sezonun ikinci yarısı tam bir hayal kırıklığı olduysa 
  • bunda Fevzi’nin zamansız sakatlığı önemli bir etkendir. 
  • Orta sahamızın hücum gücünün lokomotiflerinden olan Fevzi, 
  • yokluğuyla bu manada bir önemli açığı ortaya çıkarmıştı böylece, 
  • ki hatırlayınız bir önceki sezonda 
  • Fevzi bir santrafor kadar gol atmıştı.
  • Bu sezon Fevzi’den beklentim yine var. 
  • Sakatlığından psikolojik olarak da kurtulmasının takıma büyük faydası olacaktır. 
  • Örneğin Bolu maçı. 
  • Son 15 dakika maça girmiş 
  • ve takımın o dakikadan sonra etkili olmasına ciddi bir katkı sağlamıştır.
  • Bir an önce Fevzi’yi de bekliyoruz takıma. 
  • Bir önceki sezonda gösterdiği oyun ve gol performansını sergilesin, 
  • şampiyonluğun kapılarını açsın…

      Vira Fevzi!

Yazar: Editor
2011-10-07 10:57:24

Yakmadan Gemileri! Vira!

 http://photos3.fotosearch.com/bthumb/IMZ/IMZ005/csh0275.jpg

İlk 5 hafta korku, kaygı ve telaşımızın yanında umutlarımızı da yazdık. Maç analizleri, ne olur, nasıl olur muhabbetlerine girdik. Çok eleştirdiğimiz de oldu, umut bağladığımız da…

  • Yeni dönemde, devre arasına kadar yani transfer dönemi gelene dek, 
  • "olumsuz" bir yaklaşımımız görülmeyecek. 
  • Şöyle diyelim, 
  • Bülent oynamasın ben oynayayım tarzında yazılarımız olmayacaktır. 
  • Şimdi tam da “omuz omuza” zamanıdır. 
  • Her futbolcumuz zaten kıymetlidir birey olarak, 
  • futbol meselesinde de herkesin çırpındığı ortada. 
  • Ve o hakemlerin yeni dönem pervasızlıkları ve zalimlikleri de ortada...
  • O zaman var olan kadro koşullarında 
  • kendimizi gereksiz yere kasmamıza gerek yok. 
  • Örneğin, Bülent’in koşulları itibariyle çırpındığını da görmezden gelmek, 
  • çabasını yok saymak 
  • ayıp olur. 
  • Yani? 
  • Daha önce de dediğimiz gibi 
  • Ya hep birlikteyiz ya hiçbir şeyiz!”

Tabi kafamızı da kuma gömeceğiz anlamı da çıkmasın bundan. Olağan maç analizlerimiz dâhilinde ve “keşke” kıvamında değinmeler olacaktır. Arada saman alevi gibi de parlayabiliriz canım; ))

  • Fakat son 3 sezondur çığırıp durduğumuz 
  • 4’te 4 iddiamızdan da 
  • vazgeçmedik hiç, 
  • asla!

Evet, aldırdık sinirleri,

dindirdik öfkeleri;

yakmadan gemileri

Vira!

Yazar: Editor
2011-10-02 07:54:04

 

Yenmek İçin En İdeal Durumdayız

Şu Bolu maçlarına hiçbir zaman olağan bir kadro veya ruh haliyle çıkmadık.

  • Ya seyircisiz maça denk geldik evimizde, 
  • ya cezalı oyunculardan dolayı yoklukla gittik oraya, 
  • ya başımızda bir teknik direktör yoktu, 
  • ya da hava koşulları pek zordu.

Uzun zaman sonra, bir iki eksiğe rağmen, normal bir takım formatında oradayız.

  • Ne olur peki?
  • Yanıtım: Yenilmeyiz!

Tek puanın kendisi bence hazırda. Ötesi elbette Levent Eriş’in ne yapacağıyla ilgili. Dış sahadaki oyun tarzımız şimdiye kadar işe yaradı. Bu maçta da neden yaramasın?

  • Boluspor’u yeterince izleme fırsatı bulamadım 
  • ama arkadaşlar iyi futbol oynayamadıklarını söylüyorlar. 
  • Bir de iki hoca arasında (L.Eriş & Cihat) korkunç bir kalibre farkı var, 
  • bu da başka avantajımızdır.

Evet, yıllar sonra Bolu’da bir galibiyet neden olmasın! Biz taraftar olarak buna hazırız. Sürpriz veya olağan sonuç, kabulümüzdür. 

Yazar: Editor
2011-09-30 10:30:28

Biz Adanaspor’uz Yahu!

Gol yemek ve paniklemek son dönemde bizim kanımıza işledi, genetik bir analizde bir süre sonra bizde bu da çıkacak korkarım. Her takım gol yiyince belli bir oranda efkârlanıp içine kapanır, o an bulsa sahada kendini içkiye vurur.

 

  • Ortalama üstü güce sahip takımlar 
  • bu depresyonun üstesinden kısa sürede gelebilir. 
  • Ama çeşitli sebeplerden dolayı bir özgüven sorunu söz konusu ise 
  • evet, gol yeme bir paniğe dönüşüyor. 
  • Zannedersin ki paraşüt açılmadı ve yapacak bir şey yok.
  • Oysa şu ligde bir Adanaspor’uz bir. 
  • Eğer ölçütümüz tarihse 
  • kralı var bizde. 
  • Eğer ölçütümüz iddiaysa 
  • iddialıyız işte. 
  • Eğer ölçütümüz kadroysa 
  • en başta hoca inanıyor kadroya. 
  • Yani şu B.A.1.ligde gol yiyince paniklemesi gereken son birkaç takımdan birisidir Adanaspor.

Hakikaten bize hiç yakışmıyor o esnalardaki ruh hali! Şunu bekleriz: Maç devam ediyor ve yapabileceklerimiz bitmemiştir. Tamam, bu yazımızın ana fikri bu olsun. Lafı da dolandırmayalım. Demekle olmaz ama, kalemizde gol görünce dünya başımıza yıkılmasın.

  • Bir dahaki yazı, 
  • sevgili Serkan Şenyürek’in güzel bir araştırması olacak. 
  • Şu konumuzla da ilgili…
Yazar: Editor
2011-09-28 11:23:14

Giresunspor’u Nasıl Yeneriz

Bizden Net Cevap

 

Siz bakmayın öfkeli yazılarımıza filan, güzel bir hareket indirtir yelkenlerimizi. Tabi bu dediğimiz bir Adanaspor meselesindedir. Ötesinde hiçbir tavrımızdan bir santim geri gitmeyiz; ))

______________

Şimdi konuşalım bakalım Giresun’u nasıl yeneriz diye. Bence şimdiye kadar karşılaştıklarımız içinde en yumuşak rakip Giresun. Özellikle savunma hattındaki dirençsizlikleri öne çıkıyor. Solda Ömer adeta yol geçen hanı, sağ savunmada oynayan Mesut’un ise ofansif yanı defansına göre çok daha güçlü. Yani o bölgeyi de geçmek önemli bir mesel olarak durmayacak. Oralarda ne bir İzzet ne de bir Anıl direnci olacak karşımızda.

Giresun savunmasının en belki de en önemli ismi Volkan da kendi başına birtakım savunma zafiyetleri içeriyor. Topu kesmedeki zamanlama hataları, o bölgede oynayan futbolcunun ihtiyacı olan pozisyon takibi ve buna bağlı sezgi ve de topu oyuna sokma becerisi son derece sınırlı.

Özellikle baskı yedikleri anlarda takım ve savunma dirençleri hemen hemen yok oluyor. Örneğin geçen hafta GBB deplasmanda Giresun’a 5 atmadıysa bunun nedeni beceriksiz GBB forvetidir.

Orta sahası çabuk geçilen bir profilde. İleride ise Aydın ve Ramazan’a bel bağlamış durumdalar. Ali ve yanılmıyorsam bir de Adem ilerinin isimleri. Fakat hiçbiri Adanaspor savunmasını zorlayacak nitelikte değil.

Hücumda bir atımlık barutu olan bir takım olarak görünüyor Giresunspor. Genelde ise baskıya gelememe!

Adanaspor topu rakibe bırakıp duruma göre hücum etme gibi bir taktik uygulamazsa, rakibe kelimenin tam anlamıyla saldırırsa ilk 20 dakikada bile 2 gollü bir avantaj sağlar. Dediğimizi maç geneline yaydığında da Giresunspor Adana’dan tarihi bir yenilgiyle ayrılır. Böyle derken rakibi küçümsemek gibi bir taktik üzerinden gitmiyoruz, sadece ilk 3 haftaya dair izlenimlerimizden bir sonuç çıkarıp fikrimizi yazıyoruz, olur da yazımızı okuyan bir Giresun Taraftarı yanlış anlamasın.

Beklediğimiz şey, baskılı ve tempolu oyundur. Bir de o formayı giyen her bir futbolcumuz yanındaki arkadaşını da düşünerek oynasın. Neticede aynı gemide yol alıyoruz, batarsak hepimiz batarız. 

Yazar: Editor
2011-09-27 11:50:29

Eriş'in Kendisine ve Açıklamalarına Dair Kaygılar

Emre Aktaş'ı kaybetmek istemediğini belirten Eriş, "Emre'yi cezalandırmak gibi bir düşüncem yoktu. Sadece o an performansından memnun kalmadığım için bu değişikliği yaptım. Emre'ye çok güveniyorum forvet transferi istemememin sebebi ona olan güvenimdir. Emre Aktaş, Adanaspor'a geldiği ilk sezondaki gibi oynarsa çok faydalı olur ama mücadele etmez ve performansını arttırmazsa da kaybeden Adanaspor değil kendisi olur" şeklinde konuştu. (alıntı; adanaturuncudur.com)

_____________________

Yani buna cevap verilir, çünkü Eriş bu konuda dürüst davranmıyor. 3 haftada aldığı 6 puanla tribüne oynuyor. Dileriz işleri rast gider Eriş’in, çünkü bizim de işlerimiz rast gitmiş olacak.

Ama şu açıklamaya dair kaygılarımız var.

Emre’yi cezalandırdınız ve çünkü gücünüz ona yetti.

O an sadece Emre’nin performansından mı memnun kalmadınız? Ya yürüyerek top oynayanlar, ayakta duramayanlar, attıkları paslarla arkadaşını zor durumda bırakanlar, hatta pas atmaktan aciz olanlar? İsim vermeyeceğim, sıkıldım. Aslında böyle yazılardan yazmaktan sıkıldım. 

Emre’nin ilk senesindeki oyununu istiyorsunuz. Güzel bir istek, biz de istiyoruz. Ama hatırlatalım unutmuş olabilirsiniz hatta bilmiyorsunuzdur, o sene Emre’nin yanında Cem ve Yılmaz vardı! Şimdi kimle oynuyor Emre? Takımda Emre’nin derdine derman olacak bir oyun tarzı vardı ve oyuncular vardı! Şimdi Emre’ye kumpas var! Benim de tribünden gördüğüm budur!

O maçta (çok sevdiğimiz) Fahri’yi oyunda tutmak, Talha’yı çıkarmak zaten facianın kendisiydi, bir tür Talha operasyonuydu. Talha’yı tercih etmemenizin gerekçeleri dürüstçe uygulansa takımın ortasında ve ilerisinde oynatacak adam bulamazsınız. İleride Emre’ye uygun bir düzen kurun ve ona göre oyuncu tercihi yapın madem öyle, o zaman Emre’den verim alırsınız. Yoksa hepimiz Emre’nin de kafasına top çarpmasını bekleriz.

Bu halde bizi birkaç maç daha oyalar ve kandırırsınız, ama “bu zihniyetle” bu sezonu zor bitirirsiniz. Çünkü çok güvendiğiniz kimi oyuncular çapları gereği sizi yarı yolda bırakacak. Bunu biz geçen sene gördük, ne yazık ki bu sene de göreceğiz, anlaşılan budur! 

Yazar: Editor
2011-09-24 08:22:16

Evdeki Hesap Güngören’e Uysun

Yedi günlük 3lü serinin ilk maçı yarın Güngören ile İstanbul’da. Güngören deplasmanının bize iyi geldiği söyleniyor. Ne güzel. Ama şampiyonluk yolu talihle, totemle aşılmaz sadece mücadele ile olur bu işler. Ve rakipler de mücadele ediyor, her bir oyuncusuyla. İzliyoruz çoğunu ve şunları rahat yeneriz diyebileceğimiz bir tane takım yok.

  • Dediğim gibi adamlar takım halinde savaşıyor, 
  • kimsenin kimseye yük olduğu yok. 
  • B.A.1.ligin en iyi hocası olan Levent Eriş de dilerim rakipleri izliyordur. 
  • Kendi yönettiği takımı da buna göre tartıp hazırlıyordur mutlaka. 
  • Adilce. 
  • Şunu da eklemeli, 
  • bir teknik direktör aynı zamanda takımının babası gibidir, 
  • çocuklarına karşı aynı mesafede olmak zorundadır. 
  • Hatta genç çocuklarını, hayata tutunana kadar onlar, daha çok kollamalıdır: )) 
  • Bizim için Gündüz Tekin Onay bu yüzden de futbolun “Ulu Manitu’suydu, bu sebepten unutmayız onu. 
  • Ne diyelim daha?
  • Nispeten iyi maçlar oynayacağız. 
  • Güngören, Giresun evde sonra Bolu yolu. 
  • İlk iki maçı 6 ile kapatırsak 
  • (ki buna artık benim hiç inancım yok arkadaşlar üzülerek söylüyorum, çünkü dediğim gibi rakipler dişli ve bizim de pek zayıf bir halkamız hep var sahada; ama tabi ki yanılmak istiyorum, eleştirilerimden utanmak istiyorum ula: ) 
  • evet, öyle olursa yıllar sonra gelen bir Bolu galibiyeti olabilir. 
  • Olabilir diyorum, 
  • kesin konuşacak mecalim yok bu aralar.

İşler kötü giderse taraftarın da maneviyatı etkileniyor. Örneğin siteye ziyaretler bile azalır oluyor. Yorumlar gelmez oluyor. Ama böyledir bu işler. Organik bir bağ vardır Adanaspor ve taraftarı arasında, takım iyiyse biz de iyiyiz, onlar keyifliyse biz de keyifliyiz. Böyledir!

Öyleyse, siz sahada iyi olun sevgili futbolcular, biz de hanemizde.

Vira...

Yazar: Editor
2011-09-18 09:21:07

Hoca Olarak Bir Futbol Dehası Olmanın Gereği

(Babamın oğlu olmadan bir Emre yazısı)

Herkes Emre’nin geldiği seneyi istiyor, arıyor filan. Ben de öyle yapıyorum; ah o senedeki Emre! Şampiyonlukta önemli katkısı vardı.

Fakat hatırlayınız o zaman Emre kimlerle yan yana oynuyordu. Cem ile ve Yılmaz ile! Emre kendini bir golcü olarak ifade ediyorsa bunun ilk cümlesi şu olur sanırım: “önüme aldığım paslar.”

  • Bir hoca Emre’den 
  • “asist forvet” çıkarmaya çalışıyorsa 
  • bunun 2 gerekçesi olabilir: 
  • 1. O hoca Emre’yi tanımıyordur. 
  • 2. O hoca Emre’nin futbol hayatını Adana’da bitirmeye çalışıyordur.
  • Böyle!

Şu da olabilir; yanında oynattığı adamın sahada olmasını meşrulaştırmak! Dilerim böyle bir olasılık yoktur, varsa durumumuz çok vahimdir.

  • Emre’ye herkes kadar ben de sitem ederim, 
  • çünkü ondan beklentilerimiz bu tablo değil. 
  • Üstelik Emre’ye daha çok güvenmek dolayısıyla daha çok hayal kırıklığı yaşatıyor 
  • ve daha çok mahcubiyeti de sırtımıza yüklüyor.
  • Lakin herkes, hepimiz, ben, kişi zamirlerinin 6 şahsı şu ayrıntıya da bakmalıyız; 
  • Emre kim ile yan yana oynuyor, ona kim destek oluyor, yanındaki o futbolcu 
  • Emre’nin futbol karakterini ne kadar tanıyor ve onu ne kadar bir golcü olarak tanımlıyor içten içe.

Eğer Levent Eriş Emre’den faydalanmak istiyorsa onun hareket kabiliyetlerini doğru tanımlamak ve buna göre önlemler almak zorundadır. İpucu da yukarıda verildi zaten.

  • Bu kadroda Emre’yi çok rahat besleyecek futbolcular var. 
  • Biri Fahri’dir. 
  • Fakat Fahri’nin bir adım geride kalması Emre’ye ilaç olamıyor. 
  • Peki, kim kalıyor geriye? 
  • Büyük harfle yazıyorum, TALHA!

Hoca bir büyük hoca ise şu B.A. 1. ligde, bunu görmek zorundadır, ki işaret ettiğimiz konu atomu parçalamak veya embriyologluk filan da değil. Tenzih ederek söylüyorum son cümlemi, mecazen, örnek olarak:

  • “Basit bir hesabı karmaşıklaştırıp sonra onu çözmek 
  • dâhilik filan da değildir, 
  • çok çok ahmaklıktır!”
Yazar: Editor
2011-09-16 10:21:43

Güzel Olacağını Umuyorum

Bu akşam bir maç var, ama final maçı filan değil, herhangi bir maç, 34 maçtan biri, kalan 33 maçın ilki, bu yüzden dramatik doruk oluşturmaya gerek yok bu aralar. Üstelik geçen haftaki deplasman galibiyeti bize belli bir moral avantaj da sağlıyor. Kendimizi germeyelim.

  • Çıkıp yine mücadele edeceğiz,
  • ki bu sezon ne yaptığımızı bilerek mücadele ettiğimizin işaretlerini zaten aldık.
  • Bu bile kendi başına büyük bir avantajdır.

İsmail maç yorumunu yaptı, benim bunun üzerine daha fazla söz etmeme gerek yok. Sadece 3 puan umuyorum, her bir Adanasporlu gibi…

  • Bu arada bir totem muhabbetine çok iddialı laflar etmemeye çalışıyorum.

Not: Maç fotoğrafları foto-yorum’da yayımlanacaktır.

Yazar: Editor
2011-09-14 18:02:55

Kombine bilet alımına kaplanpenche olarak 13 biletle karınca kararınca bir katkı koyduk, “elimizden gelen budur” misali: ))  

 

Kapalı alta kombine alan arkadaşlarımız:

  • Erkut Gürer
  • Ali Hoplamaz,
  • İbrahim Yüksel,
  • Şaner Yavuz,
  • Soner Yavuz,
  • Alican Boğa,
  • Alper Ünlü,
  • Mustafa Savaş,
  • Erkan Solmaz,
  • Volkan Tabakan,
  • Yusuf Bahçıvan,
  • Hakan T.,
  • Halit Gürer
Sayıyı artırmayı umuyoruz: ))

Her şey Adanaspor için!

Vira Kaplan!

 Bay Erkut’un fotoğrafını çekemedik, meşguldü kendisi, bu yüzden geçen seneden bir foto kullanıyoruz. Bu arada pek değişmedi zaten sevgili yazarımız: ))
Yazar: Editor
2011-09-13 08:23:03
De ki Fal Açmaca! 

İlk hafta bitti ve biz de rakiplere dair ilk izlenimleri de edindik böylece. Maçların çoğuna baktık bir fikir edinebilecek kadar. Notumuz şöyle düşebilir kenara:

  • Denizlispor, Karşıyaka, Gaziantep Belediye, Rize ve tabi ki Adanaspor yarışı önde götürecek görünüyor.
  • Ötesinde genelde kara düzen giden takımlara tanık olduk. Ortada kör düğüşü maçlara…

Fakat ilk haftanın takımları böyle. Buradan tüm sezona dair nihai bir fikir çıkarmak ne kadar gerçekçi olur o da ayrı bir konu. Tabi her zaman iddialı olan Bolu, dış sahada galip gelen Akhisar ileri haftalarda rengini daha net belli eder.

  • Peki, Adanaspor önceki sene Karabük’ün yaptığını yapar mı?
  • Karşıyaka maçında vasat oyun sergileyen önemli futbolcularımız vasatın üzerine çıktıkları anda
  • ve bir istikrar yakaladıklarında
  • ve savunma en azından bu maçtaki performansa ulaştıklarında…
  • çok şey mi istedik?
  • Hayır!
  • Var olan koşullar içindedir beklentilerimiz, fantastik istekler değil bunlar...
  • Evet, şu dediklerimiz gerçekleşirse Adanaspor şampiyonluğun en büyük adayı olur,
  • bir de kulübeden gelen oyuncuların etkili isimler olması bir şampiyonluk iddiasının en önemli destek güçleridir.
Yazar: Editor
2011-09-08 09:48:14

Adı: Neden / Nasıl

Konu: Karşıyaka’yı Yenmek

Ana Fikir: Önce Savun Sonra Sahip Ol

 

Klasik “neden yenmeliyiz, nasıl yeneriz” yazılarımıza başlayalım artık.

Karşıyaka’yı neden yenmeli;

Başkan açısından

  • Bu transferlerin yeterli olduğunu Adanaspor kamuoyuna kanıtlamak için yenmeli.
  • Muhalif seslerin sezonun ne başında olumsuz bir atmosfer yaratmaya başlar olmalarını önlemek için yenmeli.
  • Tribündeki kredinin bitmemesi için yenmeli.

Hoca açısından

  • Bu transferlerin yeterli olduğunu Adanaspor kamuoyuna kanıtlamak için yenmeli.
  • Bir kariyerin bekası için yenmeli.
  • Olası eleştirileri en baştan durdurmak için yenmeli.
  • Takıma hâkim olup ileri için kredi açmış olmak için yenmeli.                 

Takım açısından

  • Eldeki kadronun bir şampiyonluk macerası için yeterli olduğunu göstermek için yenmeli.
  • Daha ilk maçtan küfür yememek için yenmeli.
  • Rakiplere bir korku salmak için yenmeli.

Taraftar açısından

  • ‘Bu sene olacak’ inancının perçinlenmesi için yenmeli.
  • Kombine biletleri almamış olmamın mahcubiyetiyle kıvranıp Rize maçı öncesinde kombinelere hücum için iddialı bir gerekçe bulmuş olmanın keyfi için yenmeli.
  • Havamızı yine bulmak için yenmeli.

Gelelim Nasıl Yeneriz’in cevabına:

Nasıl mı yeneriz?

  • Önce o formayı hak edene vermekler,
  • sonra sabretmekle
  • ve elbette mücadele ile.
  • Sabır bizim Karşıyaka’daki ilacımızdır.
  • Oradan alınacak tek puan bile rakibi bozacaktır.
  • Gerginliği onlar yaşayacaktır.
  • Yenmek zorundayız baskısını onlar yaşayacaktır.
  • Hatırlayınız geçen sezonun ilk maçını, MİY o bir puana nasıl sevinmişlerdi, ki sezon o bir puanı onlar için nasıl kıymetli bir hale getirdi.

Kale ve savunma bölgemiz kaderimizi çizecek dersem öyle müthiş analizci lafı etmiş olmam, çünkü durum malumumuzdur.

  • Küçük Resim: Zor bir maç olacağını görüyorum
  • Büyük Resim: Savunma hattının ne yapacağını görmek istiyorum
Yazar: Editor
2011-09-07 09:54:44

Adı: Transfer de Bitti

Konu: Kendi Gerçekliğimiz

Ana Fikir: Ya Kahraman Olacaklar Ya Kahredecekler

http://images.christmastimeclipart.com/images/2/1276820237911_116/img_1276820237911_1161.jpg

Transfer bitti ve kendi gerçeğimizle baş başa kaldık. Nedir bu “gerçek”, onu da zaman gösterecek. Herkesin umduğu bir süreç olsun dileriz, değil mi? Kim başka ne ister?

  • Taraftarın umduğu transferler olmadı, bu kesin.
  • Ama umut yoksulun ekmeği değil midir, bulursa yer.
  • Bu transfersizliğin olası olumsuz sonuçları kime patlar?
  • Cevabı belli bir soruyu yine yanıtlayayım:
  • Önce ve sonra, Hoca ve Başkan.
  • Yazdığım sırada olsun sorumluluğun paylaşımı.
  • Çünkü ısrarla "nokta transfer" diyen hocanın kendisiydi.

Geçen sezon yönetime ve hocaya çok güvenip vardır bir bildikleri, deyip suça bir nevi ortak olmuştum. Meğer bir bildikleri yokmuş. Dolayısıyla benim de bu sürece dair ummaktan öte bir şeyim yokmuş. Bu sene transfer akışını izlemekle yetindik, sürece destek veya köstek olmadan baktık, tabi ki bir nokta hariç. O konudaki itirazımızı belirtmiştik. Yapacağımız o kadardır. İtiraz ederiz, ötesi yine de kulübün işidir. Diğer itirazlarımız malum. Sakız etmeyelim.

Ne olabilir peki?

Yazdığımız gibi son iki hazırlık maçı bir fotoğraf verdiyse o iyi bir fotoğraftı. Savunma hariç! Ama işte birden çeliştik değil mi iki cümlede! Öyle! Ki geçen sezonun öyle hazin bitmesinin temel nedeni o savunma bölgesiydi. O 3 takviye ve önlerine Adnan transferi dileriz ki ilacımız olabilir.

  • Sevgili İsmail’le konuştuğumuzda umutlu olduğunu belirtmişti,
  • çünkü zayıf takım çok, dedi.
  • Takımları İsmail kadar net takip etmediğim için ona inanmayı tercih ediyorum,
  • sadece Adanaspor’u bilip diğer takımlardan bihaber bir yorum yapma(ma) aşamamda: ))
  • Ve fakat biliyorsunuz ben her durumda inanıyorum bu takıma; ))
  • Yine konuşmaların sonunda ortaya çıkan ilk 4 hafta puan tahmini 10 idi.
  • Ben yine işi abartıp şöyle diyorum, Karşıyaka’dan alınacak 3 puan 4’te 4’ün kapısını açar.
  • İsmail de zaten maç öncesi yazısında son tahlilini belirtir.

Peki, nasıl olur bu? Hocanın oyuncu tercihinde doğru işler yapmasıyla olur! Takıma yük olanlarla değil, takımın yükünü çekmeye otak olanlarla gerçekleşir bu iddiamız!

Evet, biz gereken iddiaya ve inanca sahibiz.

Top, şimdi hocadadır. Ya kahraman olacaktır ekibiyle ya da kahredeceklerdir bizi. Şu noktada Adanaspor’un üçüncü bir çıkar yolu yoktur!

Yazar: Editor
2011-08-25 00:17:09

Adı: 24 Temmuz 2008 Tarihli Bir Yazı

Konu: İyi Fikstür Kötü Fikstür

Ana Fikir: Adanaspor İyi Olsun / Ötesi Hikâye

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-98524/f.jpg

[ Eski bir yazıyı paylaşalım, Temmuz 2008 tarihli. Yazı eski fakat durum aynı. Tekrarda bir sakınca yok o zaman:) ]

Bir fikstürün iyi veya kötü olduğu genellikle erken yorumlarla değerlendirilir. İyi bir fikstür çektik, demenin bir nedeni de elbette hangi rakiplerin nasıl sıralandığı ile ilgilidir. Kimle, ne zaman, nerede oynuyoruz. Bu unsurlar iyi fikstürün temel belirleyicileridir.

  • Erken yorumlar kendi içinde değişken bir durum oluşturur,
  • benim tedirginliğim bir başkasının rahatlığıdır;
  • Kayseri deplasmanını hiç sevmem örneğin,
  • ama bir başkası bu deplasmana bayılır...
  • Temennileri içerir.
  • Beklentilerle desteklenir.
  • İşte özneldir.
  • Kısmen totemseldir;
  • yani İzmir deplasmanları bize iyi gelir, oradan üç puanlarla dönmek işten bile değildir, gibi ifadeler nesnel hiçbir dayanağı olmayan salt bir inanca dayanır,
  • deneyimlerden beslenir;
  • ama o deneyimlerin de güncelliği şimdiki zaman kipi itibariyle söz konusu bile değildir;
  • yani Feyzullah, Kayhan, Ümit… Hâlâ oynamıyordur takımda, yirmili yaşlarında.

( Laf aramızda, örneğin bir Altay deplasmanı gerçekten bize iyi gelir, Samsun da hiç iyi gelmez… Ama görüyorsunuz değil mi hep eskiye dair yaklaşımlar bunlar, bugünün tahlilini yapmada aslında yetkisizdir: ))

  • İyi fikstürün, hâl nasıl olursa olsun,
  • somut dayanağı takımın kendisidir.
  • İyi bir takımın fikstürü de iyidir.
  • Ama bu bile kendi başına yetersizdir.
  • Örneğin geçen sezon Adana’da 1–1 biten Ç.Dardanel maçının fikstür konumu son derece güzeldi, oyun da genelde güzeldi;
  • lakin sonuç aynı güzellikte değildi. Galiba takımın o gün nasıl uyandığıyla da ilgili bir şey bu.
  • Yani bu hesap kendi içinde onlarca alt işlemi saklamaktadır.
  • Peki canım şu fikstür denen şey hiç mi belirleyici değildir? Öyle bir şey de iddia etmiyorum ki belirleyiciliği geçtiğimiz sezonun son haftasında rakiplerimiz tarafından da yaşanıp görülmüştür.
  • Bu yüzden son haftalara kolay maçlar istenir, iklimden kaynaklanan zor deplasmanlar münasip bir mevsime denk gelsin istenir, dişli rakipler ikinci yarıda bize konuk olsun istenir,
  • bu dişli rakiplerin kendi aralarındaki maçlarına denk gelen haftada bize kolay rakiplerin düşmüş olması istenir… istenir de istenir…
  • Ama işte bu hesabın her takım için cezası, cezalısı var, sakatlığı var, havaya girmiş olması var, havayı kaybetmiş olması var, var oğlu var…

Sonuç olarak varsın şu fikstür kötü olsun; ama Adanaspor’umuz iyi olsun, sezon boyunca iyi olsun. Kötüyü iyiye çevirmeyi biliriz biz…

Yazar: Editor
2011-08-23 08:31:13

Adı: Hazırlık Maçı

Konu: Adanaspor

Ana Fikir: İşimiz Çok Zor

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-97620/a1.jpg

Dün akşam İskenderun’la bir hazırlık maçı vardı.

Sebep bir hazırlık maçı olması mıdır nedir, izlediğim karşılaşmalarda da dün de ben hazır bir takım görmedim. İzlediğimiz Adanaspor’un şampiyonluk iddiasıyla yakından uzaktan, hiçbir mesafeden ilgisi olamaz. Önce bunu kendimize itiraf etmeliyiz. Hedef ne olabilir bu sahneye göre? Kümede kalmak!

Lütfen hayal kurmayalım.

Savunmadan ileri uca kadar, ne yaptığını teknik ve taktik açısından bilmeyen bir takım var. Oyun ve sonuçlar bunu gösteriyor.

  • Tekrar edeyim,
  • hazırlık maçlarının karakteri böyledir veya rakiplerin düzeyi sizin göze hoş görünen futbol oynamanıza müsait değildir,
  • adamlar bir koşturmaca içinde oynuyordur
  • ve bu etkenler takıma olumsuz yansıyordur.

İstediğimiz kadar yumuşatalım durumun sert gerçekliğini, ama vaziyet budur!

  • Bir de Levent Eriş’in hiçbir anlam veremediğimiz Bülent ısrarı.
  • Maç boyunla toplam 2 olumlu işle görünüyor,
  • o kadar!
  • Bir 10 numara, bir kaptan, bu kadar mı faydasız olur takımına!
  • Pes doğrusu.

Kaleye, savunmaya, orta sahaya, ileriye toplam 6 futbolcu şart, en az! Bu kaptana lig maçlarında da ısrar ederse yakın zamanda takıma bir de teknik direktör gerekecektir!

Takımdan, on'un yerine savaşçı isimler gönderilirse de şaşmayın...

Maç fotoğrafları Kenan Özbeyli’den, 31 kare foto yorumda! Tıklayınız.

Yazar: Editor
2011-08-20 17:04:17

Bu akşam saat 20.00'de Kanal A maçın tekrar yayınını veriyor.

Artık bin kahırla izleyelim bakalım.

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-93283/kanalahabernet_logo.jpg

Bu arada sevgili Serkan Şenyürek'in Maç Yazısın da paylaşalım:

Skoru Çevirebilseydik

"Adanaspor As kadrosu ile sahada yer almadı...

  • Ama ne olursa olsun Tarsus karşısında özellikle ilk yarıda böyle oynamamalıydı.
  • Rakip kim olursa olsun Adanasporlu oyuncular önemsemek zorunda...
  • Futbolun asla şakası yoktur.
  • Gaziantep karşısında seyrettiğimiz Adanaspor Tarsus'ta yoktu...
  • Konya'daki Adanaspor'u da bulamadık.
  • Tolga, İzzet, Onur Akbay, Fahri, Onur Demirtaş, Kbong ve Mbilla ilk on birde yoktu.
  • Özel maçlarda alınan sonuçlar hiç önemli değil...
  • Fakat cuma günü Tarsus'ta yaşananları Adanaspor ligde de yaşayabilir.
  • Hakem ters kararlar verebilir ve ilk yarıyı 3–0 da geride tamamlayabilirsiniz...
  • Devre arasında toparlanıp 3-0'dan o maçı çevirebilir misiniz?
  • İşte önemli olan bu…

Tarsus'ta da Adanaspor ikinci yarıda bunu yapmaya çalıştı...

Önce 3–0, sonra da 4–0 geriye düştüğü maçta rakibine yetişmeye çalıştı...

Fakat yetişemedi.. Eğer Adanaspor 4-0'dan sonra maçı 4-4'a ve 5-4'e getirebilseydi bence çok önemli olurdu...

Çünkü zaman zaman lig maçlarında da takımın motive olamayacağı ya da küçümseyeceği rakipler olabilecek...

  • Adanaspor'un yıllardır en büyük sıkıntısı geriye düştüğü maçları çevirememesi.
  • Tarsus'ta Adanaspor geriye düştüğü maçı çevirebilseydi o güveni yakalayabilirlerdi.
  • İlk yarıdaki Adanaspor hiç tat vermedi.

Tarsus çok daha iyi oynadı.

İkinci yarıda Adanaspor özellikle Okan Salmaz'la etkili oldu.

  • Yine bu yarıda oyuna giren Semih de gelecek için iyi sinyaller verdi.
  • Stoperde seyrettiğimiz Onur Akbay ikinci yarıda oyuna girmesine karşın sağbekte oynadı ve hiç sırıtmadı.
  • Gerektiğinde Onur Akbay sağbekte kullanılabilecek alternatif bir oyuncu.

Okan Koç için söylenecek fazla söz yok...

Bu futboluyla Okan Koç'a transfer olarak bakmak yanlış olur.

  • Tarsus maçında Teknik Direktör Levent Eriş on birin dışında kalan oyunculara verilen şansı birçoğunun iyi kullanmadığını düşünüyorum.

Böyle maçlarda bu şansı iyi kullanmak gerek.

Benim tanıdığım Levent Eriş diğer hocalara benzemiyor.

Genç oyuncu da olsa iyi sinyal olduğu oyuncuyu oynatmaktan kaçınmıyor.

  • Okan Salmaz'da, Cem Özdemir'de, Alper'de ve son olarak da Sami Can'da bu ısrarını gösterdi.

Futbolcular rekabete girmekten kaçmamalı, korkmamalı.

Çünkü Levent Eriş özel maçta veya Türkiye Kupası'nda iyi gördüğü oyuncuyu direk oynatabilecek ve oyuncusuna o şansı verebilecek bir teknik adam.

Sonuç olarak Tarsus iyi sinyaller verdi, "Adanaspor'u yendim" diye havaya girmezse Tarsus 3.Ligde hedefine ulaşır.

  • Adanaspor için söylenecek tek bir söz var;
  • En az iki transfer yapmak lazım.

Çünkü bencten gelen oyuncuların takıma çok fazla katkısı yok..."

Yazar: Editor
2011-08-14 17:31:13

Adı: Hazırlık Maçı

Konu: Gemiden Bihaber Kaptan

Tema: Bizim 10 Numaradan 1 Cacık Olmaz

  • Hazırlık maçında bir futbolcunun TV’den izlenmesi ve sonuçları:
http://www.cizgifilmseyret.com/files/image/ben10.jpg

Olağan bir hazır maçıydı Konya Adana karşılaşması. Kayda değer pek bir şey yoktu rakip açısından, belki bir frikikten kalecimizin topu ampul gibi içeri alması not düşülebilir. Daha iyi pas yaptığımız söylenebilir. Fakat daha net konuşmak için canlı birkaç maç lazım.

Yalnız, bir hazırlık maçında TV’den bir futbolcuyu izledik, şahsını değil futbolunu izledik özellikle; evet, Bülent’i izledik. Neler yaptı bu maçta kaptanımız, bakalım:

  • Bir ara ileri doğru koştu,
  • saçının topuzu kontrol etti,
  • oyun durunca özellikle durmasına gerek yoktu zaten duran bir haldeydi,
  • pres yapan takım arkadaşını ilgiyle izledi
  • bu esnada çok başarılıydı,
  • gol yediğimizde galiba üzüldü, bir ara başını önüne eğdi
  • ilk yarının sonlarında aldığı pası yanındaki arkadaşına verdi,
  • bu hareketiyle bizi bir kez daha kazandı.
  • İlk yarı bitti.
  • Formasını değiştirip çıktı sahaya.
  • Yine kaptandı.
  • İlerleyen dakikalarda alnının terini sildi,
  • rakip ceza sahasının ortalarında aldığı pası bizim yarı sahanın ortalarına kadar attı,
  • bu hareketi Konyalı taraftarlarca da beğenildi.
  • Fahri rakiple boğuşurken onu iyi takip etti,
  • Fahri bu mücadele sonucunda aldığı pası Bülent’e aktardı fakat Bülent hala izler pozisyonda olduğu için topa hamle yapamadı.
  • Fahri’nin ortasına Mbilla güzel bir kafa çakıp golü atınca Bülent Mbilla’yı tebrik etti,
  • bu hareketiyle de Mbilla’yı kazandı.
  • İkinci golün organizasyonunda hiçbir aşamada yer almadığı için güzel bir gol oldu,
  • bu yokluğuyla da takımın kalbini ayrıca kazandı
  • ve 60. dakikada oyundan alınınca Konyaspor’un beraberlik umutları kül oldu.

Şakayla karışık yazdık bir şeyler yukarıya, lakin durum bundan farklı değildi. Adamın takıma gram faydası yok! Yok, sıfır! Ama ona 60 dakika da dayanıldı. Yav merak ediyorum, yanı başında Fahri’nin mücadelesini görünce hiç mi utanıp sıkılmadı ilk on birde oluşundan, kaptanlığından, 10 numarayı giyişinden, genç oyuncuların önünü kesişinden…

  • Şimdi yine yazalım,
  • evet hazırlık maçıdır bilmem nedir,
  • ama biz o filmi geçen sene bir korku filmi gibi zaten izledik,
  • Amerika’yı bir daha keşfe gerek yok.
  • Bence bu esnada Levent Hoca kariyerinin de sınavını verecek, 10 numarayı da kaptırdıkları Bülent’le.
  • Ona inancımızın biricik ölçütü Bülent'i oynatıp oynatmamasıdır! Ona bir kontenjan açıp açmamasıdır! Bu kadar!
  • Geçen seneki hocalar kaybetti o sınavları.
  • Dileriz aynı hata tekrar etmez ve lig bize yine zehrolmaz.
  • Galiba çözüm şöyle bir şey olabilir;
  • hemen bir kaleci, ki bunu Serkan Şenyürek ısrarla vurguluyor,
  • ikincisi;
  • Bülent’le yollar hemen ayrılsın
  • hemen şimdi,
  • böylece Talha’nın,
  • Rahman’ın,
  • Okan’ın,
  • Emrah’ın,
  • takımın,
  • tribünün,
  • istikbalimizin önü açılsın.
  • Hemen, şimdi;
  • yarın çok geç olabilir.

Bunu bir hazırlık maçında, TV’de izlediğimiz kadarıyla yazdık. Fakat gerçek karanlıkta da gerçektir, ışıltılar içinde de…

Yazar: Editor
2011-08-08 18:53:07

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-91031/tmm.jpg

Maç Var

Banttan da olsa nihayet bir maç izleyeceğiz. Maç derken tabi ki Adanaspor maçıdır bu, başka maçlar bizim için herhangi bir kıymet taşımıyor futbol çerçevesinde.

  • Bu akşam
  • saat 8’de Kanal A Adanaspor GBB maçını banttan verecektir.
  • Gerçi yarım kalan bir maçtır,
  • olsun en azından Adanaspor’umuzu izleyeceğiz.
  • Takımı yakından izleyenlere göre bir kale ve bir orta saha Adanaspor’a yetecek!
  • Ama bu iki takviye elzem görünüyor.

Bir de yarım kalan maçla ilgili bir bilgi notu var:

O maçın yarım kalmasının en büyük sebebi rakip hocanın lafını bilmez halidir. Oyun 1–1 iken gerilen ortam Adanaspor’un gardının da düşmesine neden olmuştur, haddizatında ev sahibi tavır ve davranış itibariyle bunun adabını bilmemiştir.

Adanaspor Kadrosu

Tolgahan(Dk 46 Zülküf)  İzzet (Dk 46 Berkan) Koray(Dk 46 Tuna) Onur Akbay(Dk 82 Okan Koç) Hüseyin Yoğrtçu(Dk 46 Anıl) Fahri Tatan(Dk 72 Semih), Onur Demirtaş(Dk 46 Kibong) Cem Özdemir(Dk 46 Bülent Bölükbaşı)  Emrah Bedir (Dk 46 Talha Mayhoş) Rahman (Dk 46 Okan Salmaz) Emre Aktaş(Dk 46 Mbilla)

 


Goller: Dk 43 Uğur Işılak,Dk 76 ve 79 Ümitcan (G.Antep B.Bldspor),Dk 60 Okan Salmaz(Adanaspor)
Yazar: Editor
2011-07-24 17:01:14

Hüseyin Yoğurtçu, Yaş 27, Mevki sol bek, mazide iki Manisa ve Mersinle iki şampiyonluk, başka var mı bilmiyorum…  Son üç dört sezondur neredeyse her maçta oynamış.

  • Az önceki yazıda Hüseyin alt yapıdan mı diye sormuştum.
  • Meğer transfer Mersin’denmiş.
  • Arkadaşlar arayıp uyardılar.

İyi bir transfer olduğu söyleniyor. Sol bek dışında da savunma göbeğinde de görev alabiliyormuş.

Güzel!

Bakın keyfimiz yerine geliyor yavaş yavaş: ))

____________________

Hüseyin Yoğurtçu,

Profesyonel futbol kariyerine 1998 yılında Gençlerbirliği kulübünde başlamıştır. Defans'ın solunda görev almaktadır.1998 yılında U15 Milli Takım kadrosuna çağırılmıştır.2001 yılına kadar Gençlerbirliği forması giymiştir.

2001–2002 sezonunda Hacettepespor'da kiralık olarak forma giymiştir. 2002–2004 yılları arasında ise Yimpaş Yozgatspor'da futbol oynamıştır.

2004 yılında Manisaspor'a transfer olmuştur. Burada 1 sezon futbol oynamış ve 2005–2006 sezonunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü'nde kiralık olarak forma giymiş ve sezon sonu Manisaspor ile yollarını ayırmıştır.

2006–2007 sezonunda Yalovaspor forması giymiş ve 2007 yılında Kayseri Erciyesspor kulübüne transferi gerçekleşmiştir.

2009–2010 sezonunda Bank Asya 1.Lig ekiplerinden Boluspor ile sözleşme imzalamıştır. 2010–2011 sezonunda Mersin İdman Yurdu'nda forma giymiştir.

2011–2012 sezonunun başında Adanaspor ile anlaşma imzalamıştır.

[Kaynak: viki]

Yazar: Editor
2011-07-07 18:10:23

Adanaspor’dan Açıklama

http://www.seeklogo.com/images/A/Adanaspor_Adana_Spor_Kulubu-logo-1C63E71101-seeklogo.com.gif

Son günlerde Türk futbolu ile ilgili üzücü gelişmeleri ve devam eden hukuki süreci Adanaspor Kulübü olarak yakından takip etmekteyiz.

Adanaspor Kulübü'nün, Yüce Türk Yargısı tarafından verilecek kararların adil ve hakkaniyetli olacağına dair inancı tamdır.

Ancak, 06.07.2011 tarihinde bazı yayın organlarında 2010 – 2011 Sezonu Bank Asya Ligi'nde oynanan 2 müsabakanın da şüpheli görülen 19 müsabaka içerisinde yer aldığına dair haberler yayınlanmıştır.
1954 yılından bu yana isminde en ufak bir leke bulunmayan Adanaspor Kulübü'nün bu haberler ile anılmasından derin rahatsızlık duyduğumuzu belirtmek isteriz. 

Adanaspor Kulübü Yönetimi hiçbir zaman şike veya teşvik eylemlerinin içinde yer almamış ve oynadığı her müsabakada Fair-Play çerçevesinde sportif mücadeleyi ve kulübümüzün menfaatlerini en üst düzeyde gözetmiştir.

Bu nedenlerle, Kulübümüzün her zaman ve her koşulda yanında olan taraftarlarımızın ve kamuoyunun Adanaspor Kulübü'nün masumiyetinden tereddüt etmemelerini rica ederiz.

Olmadığı inancımız ile birlikte şunu belirtmek isteriz ki,

Kulüp Yönetimimizin bilgisi dışında, bireylerin kurallara aykırı herhangi bir eylemi vaki olmuş ise, bunun en büyük takipçisi Kulübümüz olacak ve en hızlı şekilde gereğini yapacaktır.


Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Bayram AKGÜL
Adanaspor Kulübü Başkanı

Yazar: Editor
2011-07-03 18:22:54

 

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-75720/as.jpg

 

Spor Kamuoyunun Dikkatine         ;

Futbolda Şike iddialarına  yönelik operasyonlar çerçevesinde Teknik Direktörümüz Levent  Eriş de gözaltına alınarak, ifade  vermek  üzere İstanbul'a gönderilmiştir.

Hocamızın gözaltı süresi devam etmekte olup bizlerde ayrıntıları kamuoyundan  takip ediyoruz. Konuyla ilgili herhangi bir gelişme olduğunda vakit geçirilmeden sizlerle paylaşacağız.

Bu arada bazı yayın organlarında Adanaspor menajeri veya yardımcı antrenörü gibi gösterilen ve gözaltında bulunan  Serdar Berkin'in kulübümüzle hiçbir ilgisi yoktur.

Saygılarımızla

Adanaspor Kulübü

Yazar: Editor
2011-06-24 00:42:40

Sami                                :

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-72047/smi.jpg

Son bir hamle ile bir Sami yazısıdır bu.

  • Geçtiğimiz sezon Sami umduğumuz performansı evet gösteremedi.
  • Çeşitli sebepleri olabilir.
  • Kendisinden de kaynaklanan sorunların dışında.
  • Bilmiyorum.
  • Belki aşamadı kendini,
  • belki istediği pasları alamadı,
  • belki formata uymadı,
  • belki havasını bulamadı,
  • ne bileyim bir sürü belki sayabilirim şimdi.
  • Gerçi Sevgili Serkan Şenyürek kızacak bana: ))
  • Ama ben Sami’nin Levent Hocanın elinde performansının çok üstüne çıkacağını düşünüyorum,
  • belki buna inanmak istiyorum.
  • Enteresan hızı olan bir futbolcu,
  • rakip defansı kolayca yarması ayrı bir meziyet,
  • belki bir son hamle sorunu var,
  • fakat düzelmez mi acep?
  • Olur gibi be!
  • zaten aradığımızı bulamıyoruz,
  • bari eldekileri değerlendirelim.
  • Yine mi yanılıyorum yahu?

 

Yazar: Editor
2011-06-07 09:32:53
http://us.cdn1.123rf.com/168nwm/julydfg/julydfg1101/julydfg110100022/8598971-close-up-of-a-fountain-pen-and-signature.jpg

        Transfere Vira!

  • Transfer dönemi
  • en güzel dönem
  • ama bu heyecan bizde henüz başlamadı,
  • hoş,
  • çoğunda başlamadı ya,
  • olsun,
  • biz bu sene öncekilerden daha istekli
  • ve iddialıyız
  • her zaman olduğu gibi; ))
  • Evet,
  • acil transfer bekliyoruz,
  • bekliyoruz da
  • bu sezon
  • geçen sezonda yapılan hatalar olmasın
  • bu yüzden gerekirse
  • birkaç gün daha bekleriz
  • ne olacak ki,
  • yeter ki iyi isimler gelsin kadroya...
  • O halde,
  •  Vira
Yazar: Editor
2011-05-18 23:51:47
  • Bu sezon öncekilerden farklı olarak biraz erken başladı bizim için.
  • Resmen 2011–2012 B.A. 1.Lig futbol sezonunu kendi adımıza başlatmış bulunuyoruz.  
  • Şikâyet ettiğimden mi?
  • Asla!
  • Ne güzel bir gelişmedir bu.
  • Yeni sezona her bir Adanasporluyu gereğince motive edecektir böyle bir giriş.
 
http://www.cliparts101.com/files/879/60DC5EDBC075B38F0D258283F7CE6024/lrg_runer_start.png

Bu yıldan herkesin kendince dersler çıkardığını düşünüyorum o her zamanki “polyannapençe” halimle.

[Hem, Adanaspor için hep iyi şeyler düşünmek ve ummaktan başka ne gelir ki elimizden?]

Özellikle son hafta yaşananlar hem başkanı hem de camiayı fena ateşledi kanımca. Bunun tribündeki ve takımdaki yansımasını Altay maçında gördük zaten.

  • Şimdi hamle sırası Bayram Başkan’da.
  • Yapacaklarıyla bizi gönendirecek mi,
  • kötü günümüzü kollayanlara,
  • İstanbul taşeronlarına böylece de bir cevap vermiş olacak mı,
  • usulünce?
  • Bu kaza sezonunu telafi edecek mi?
  • Şampiyonluk kupasının yeni sezonda da güneyde kalmasını sağlayacak mı?
  • Karnımız ağrımadan,
  • neşeli şenlikli güzel bir sezon geçecek mi?

Ben yine iyimserce ve buna inanarak “evet” derim, yani yanıtım evet’e yakın olur bu sefer, umut dolu bir evet!

Evet, yine beklemeye koyulduk sezonların en güzel zamanlarını yani transfer dönemlerini.

  • Vira o zaman, ne zamandır demiyorduk bunu, VİRA!

Ve hala biz bitti demeden bitmez: )) nasıl olsa başladı yeni sezonun gün dönümü.

Yazar: Editor
2011-05-15 08:22:17

Şahsen kimin düştüğü umurumda bile değil,

Bize bir şey olmadıktan sonra…

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-56095/azw.jpg

İşimize yarayacak bir sonuçla çıkalım 5 Ocak’tan,

Yeter.

Daha fazlasının peşinde değilim.

Yoksa Altay gitmiş, Güngören Belediye gitmiş,

Akhisar Belediye gitmiş veya Kartal…

Hepsi aynı benim için.

Fakat bir tercihim olsaydı,

Şu belediye takımlarından birinin düşmesini isterdim.

 

Lakin şu son fotoğrafta gidecek son takım Kartal gibi görünüyor. Sanki…

Yazar: Editor
2011-05-05 17:25:41

Bir Ersan meselesidir gidiyor. Transfer bedeli Bayram Akgül ve S. Adalı arasında bir başka ayrı bir tartışma konusudur.

Adanaspor.org’un TRT’deki programdan derlediği konuşmalardan bir alıntıyla gireyim mevzuya ve sayın S. Adalı’ya bizim de bir çift sözümüz olsun cevaben.

http://www.ajansspor.com/resim/adanaspor_logo.jpg

Şöyle demiş S. Adalı:

"Sezon başı 2 M Euro üzerinden söz kestik. Ancak bugün Bayram Akgül 4 M Euro istiyor. Ersan'ın sözleşmesinin sezon başı uzattırılması aşamasında benim de katkım olmuştu ancak Bayram Akgül'ün fiyatı bu kadar arttıracağını tahmin etmemiştim. Ersan'la da konuşmamızda gerekirse Adana'da sözleşmen bitene kadar oynarsın dedim."

Şimdi efendim,

S. Adalı Adana’da hiçbir şey kazanmamış olabilir maddi veya manevi anlamda, Adana’da hiç yaşamamış, ticaret yapmamış da olabilir. Kendisinin Adanaspor’la uzaktan ya da yakından herhangi bir ilgisi de olmayabilir. Hakikatte Adanalı bile olmayabilir. Bir Beşiktaş taraftarı olabilir en fanatiğinden ki yönetici de olmuştur zaten oraya. Böylece BJK menfaatleri için cansiperane savaşabilir futbolun konuşulduğu her yerde. Hakkıdır. Ama bunların hiçbiri bizi ilgilendirmez. Bizi şu futbol planetinde sadece ve sadece Adanaspor ve onun çıkarları ilgilendirir.

Diyor ki S.Adalı, sezon başı 2 M Euro üzerinden söz kestik. Ancak bugün Bayram Akgül 4 M Euro istiyor.

Diyoruz ki,

o zaman neden sezon başı onu almak için ısrarcı olmadınız? Bu performansı beklemiyor muydunuz ondan? İşinize gelmeyince yan çizip, biz vazgeçtik bu transferden mi diyecektiniz de sadece kiralıkla yetindiniz? Yalnızca Adanaspor’un ısrarı üzerine mi Ersan’ı kiraladınız? Yani hazır söz kesmişken iddia ettiğiniz paraya o zaman niye almadınız? Tekrar sorduk aynı soruyu evet!

Diyor ki S. Adalı, Ersan'ın sözleşmesinin sezon başı uzattırılması aşamasında benim de katkım olmuştu…

Diyoruz ki,

Ne yani bize Ersan’ı mı lütfettiniz? Nasıl bir katkıdır bu, nasıl bir güçtür, nasıl bir müdahaledir? Bir Adanaspor futbolcusunun kendi takımıyla sözleşme uzatmasına veya uzatmamasına hangi cüretle karışabiliyorsunuz? Bu yetkiyi nereden alıyorsunuz? Nasıl bir hesaptır bu? Nasıl bir tezgâhtır demeye dilim varmıyor!

Diyor ki S. Adalı, Bayram Akgül'ün fiyatı bu kadar arttıracağını tahmin etmemiştim.

Diyoruz ki,

keşke tahmin etseydiniz mesele sizin dediğiniz gibi geliştiyse de. Sonuçta ticaret yapıyorsunuz, sonuçta ülke futbolunun en kapitalist üç takımının birinde yöneticilik yapıyorsunuz. Hem neden Adanaspor’u bu kadar çantada keklik görüyorsunuz? Ve hala cevaplayamadığım soru şu, neden o paraya Ersan’ın transfer etmediniz de bir miktara kiraladınız? Hay Allah!

Ve en önemlisi ve en hazin olanı ve en ayıbı da şu,

Diyor ki S. Adalı, Ersan'la da konuşmamızda gerekirse Adana'da sözleşmen bitene kadar oynarsın dedim.

Vah, diyoruz sadece!

Şimdi soruyoruz; Nasıl bir tezgâhtır bu? Muhattap olduğunuz takım Adanaspor'dur efendiler, elinizin altındaki bir pilot takım filan değil... (Buna paralel bir konuya daha değiniriz yakında.)

Bir BJK yöneticisi Bir Adanaspor futbolcusunu Adanaspor’a karşı da dolduruşa getirebiliyor. Ona akıl veriyor ne yapacağına dair. Ersan da etkilenmiş ki bir başka spor programında yukarıdaki lafların aynısını söylüyor.

Şöyle de diyor Sayın Adalı, Bayram Akgül, benim küçüğümdür, akrabamızdır. Ben liseye giderken, kendisi ortaokula gidiyordu. Beraber büyüdük, ancak bugün gelinen noktada aramızda bir kırgınlık var. Ersan transferinde bir sıkıntı oldu

Diyoruz ki,

bu laflar çocuk kandırma lafları. Adanasporlu olarak bu laflara karnımız toktur. Bir yakınlığa istinaden kimse kimseye Ersan gibi bir futbolcuyu öyle bir keyfiyete vermez. Orası BJK ise burası da Adanaspor. Ve Adanaspor’un çıkarları bırakın bir BJK yöneticisinin çıkarlarını, bırakın BJK’nin çıkarlarını milli takımın çıkarlarından bile üstündür bize göre ki bize göre Adanaspor’un kendisi bir milli takımdır.

Madem öyle söyleniyor o şarkı, o zaman siz de o yakınlığa hürmeten bir Adanalılığa istinaden Ersan’ı Adanaspor’un dediği paraya alınız. Yoksa bir futbolcuyu parasız almak için ayartmak hiç de doğru bir iş değildir, Adanalılığın ve adamlığın hiçbir tanımına uymaz…

Bayram Akgül de şöyle cevap veriyor;

"Her zaman söylüyorum, Beşiktaş Kulübü Başkanı Sayın Yıldırım Demirören'e sözümüz var, öncelik Beşiktaş'ındır ancak sezon başı 4 M Euro konusunda söz kestik. Yanlış bilgilendirme yapılıyor ve bu hiç etik değil."

Arkanızdayız ve size inanıyoruz Sayın Bayram Akgül. Hatta bu noktadan sonra Adanaspor Ersan’ı daha çok ödeyene vermelidir. O söz Sayın Adalı’nın o açıklaması ile son bulmuştur.

Hem umurumuzda bile değil bizim için o sezon başı konuşmalar. Bir futbolcunun bir değeri vardır ve Adanaspor da bir mahalle takımı değildir. Hep dediğimiz gibi, konumuz futbolsa aslolan da Adanaspor’dur. Bir BJK yöneticisi Adanaspor üzerinden kendi transfer politikalarının zafiyetlerini temize çekemez.

Son olarak Ersan’a hadimiz olmadan bir de biz bir akıl verelim.

Sevgili Ersan, hep övdüğümüz bir futbolcu oldun. Ne olursa olsun bizim için güzel kal. Yeni bir camiaya iyi görünmeye çalışma sen zaten iyi bir adamsın. Bizim için, kritik maçlarda gelip takıma, arkadaşlarına destek olman bu manada yeterlidir.

Deriz ki, evet bir forma aşkı olabilir ama bunun bir de kişisel kariyer yönü vardır. Bir BJK senin gibi yüzlerce futbolcuyu harcamıştır, o forma aşkıyla ölüp biten. Sen de onlardan bir tanesi olursun ve kimse de, vay be Ersan tam bir Beşiktaşlıydı, demez, hatırlamaz bile.

Ama kariyerini düşünüp hareket edersen, örneğin BJK’ye değil de Fenerbahçe’ye gidersen (onların da seni istediğini varsayarak diyorum bunu) önün çok daha açık olur. Bu yolun sonu pek ala Avrupa olur. Abartmış gibi olmamak için şu Avrupa konusunu uzatmıyorum.

Ama sen internet âleminde veya Çarşı’da o taraftarın sevgilisi olmak istiyorsan birkaç yorumda ya da belki birkaç tezahüratta… Sen bilirsin.

Yazar: Editor
2011-05-01 08:27:40

Yendik,

İlk yarı çok farklı bir skorla biterdi fakat hoyratça kaçırılan goller bizi yine strese soktu ikinci yarıda. bir de Anıl’ın yine ayağının kayması ve yine defans hatasında bir gol, son yarım saati bize zindan etti.

  • Takım özellikle ilk yarı çok çok iyiydi.
  • İkinci yarı 25-30 dakika kadar rakibe üstünlüğü verdik.
  • Fakat Rahman’ın oyuna girmesi orta sahadaki açığı kapattı.
  • Bir de Talha oyuna dahil olunca son dakikalar nispeten dengeli geçti.
  • Mbilla ve Emre biraz daha ayarlı vurabilselerdi son toplara,
  • farklı bir sahne çıkardı ve o son anlar daha mutlu geçerdi.

Grubun olmaması yükü maratona çekti. Erken gelen gol de zaten organize bir hareket olmadan gelişen maratonun tezahürat desteğini geriye etti, fakat son 10 dakikadaki destek heyecan vericiydi. Bir de eski Arjantin Köşe’den belli bir destek geldi takıma.

  • Tribün yoğunluğu belki istenen düzeyde değildi,
  • derim ki iş saati olmasıdır bunun en önemli etkeni,
  • bir de Adanaspor taraftarı
  • kümede kalma mevzusunda
  • anlaşılan benim kadar paniklemiş durumda değil: ))

Yine de tamamen kurtulduk demek için şu stresten 1 puana hala ihtiyaç var; ))

Yazar: Editor
2011-04-27 12:27:03
O zaman biz de Adanaspor.org’un çağrısına uyuyor ve Adanaspor.org’dan yaptığımız aşağıdaki alıntıda vurgulandığı gibi “Tüm eleştiri haklarımızı saklı tutarak 3 hafta daha öteliyoruz.”
 
http://hizliresimyukle.com/showoriginal-49734/asbb.jpg

_________________________

Bizden son söz!

Çağrı işe yarasa da yaramasa da Bayram Akgül Adanaspor tarihinde önemli işlere imza atmış bir başkandır, ciddi yanlışlara rağmen! Kimseye yaranmıyoruz, yamanmıyoruz. Doğruları hep dile getirdik, getirmeye de devam edeceğiz. Tüm eleştiri haklarımızı saklı tutarak 3 hafta daha öteliyoruz, koca bir devre öteledik, 3 hafta daha bekliyoruz! Herkes 3 hafta daha sabredebilir pek ala! Mümkündür bu!

Bazen duygusal bakıyoruz olaya, yanlışlarla bu takım bu ligde kalacağına düşsün, "Haftaya maçımız var yine!" diyelim yeter diyoruz ya hani! Neden yanlışları bir lig aşağı giderek düzeltmeyi kendimize yol seçiyoruz! Bu ligde kalalım, yeni sezona yanlışlardan arınmış girmek adına mücadeleler edelim...

3 hafta sükunet, hepimize iyi gelecektir! 

Yaşasın Turuncu! Yaşasın Adanaspor!

Adanaspor.Org

_______________
Yazar: Editor
2011-04-25 10:30:30

Şu pazartesi maçları aslında can sıkıcı maçlar, iddiasız, ununu elemiş eleğini asmış, sezonu pek erken kapatmış neşesiz eğlencesiz takımların maçları, bize göre değil!

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-48673/asg.jpg

Hala karar veremedim, maçı pazartesi akşamına kalmış olmak güzel mi?

  • Çok bekliyoruz, bu olumsuz bir,
  • rakiplerin yeni pozisyonu seni gerebilir de, bu olumsuz iki,
  • hazırdaki rakibinin ayrıca havaya girip yeni bir iddianın sahibi olması söz konusudur, bu da olumsuz üç,
  • yakın deplasmansa, Gaziantep gibi, iş çıkışı maça yetişmek mesele olabiliyor, oldu mu olumsuz dört!

 ________________________

  • Olumlu yanı, en son heyecan senin, cumartesi veya pazar günü oynayıp hatayı bitirmiş olmak yeni bir maç heyecanının o kadar gün ve saat beklemek zorunda olmamak.
  • Bir de rakiplerinin o yeni pozisyonu olumlu bir ruh hali yaratabilirdi ki bu hafta tersi oldu işte, Akhisar’ın galibiyeti, diğerlerinin beraberlikleri bu maça çok da güvenle çıkamayacağımızı ortaya koydu.

Yani efendim, şu pazartesi maçları aslında can sıkıcı maçlar, iddiasız, ununu elemiş eleğini asmış, sezonu pek erken kapatmış neşesiz eğlencesiz takımların maçları, bize göre değil…

Yazar: Editor
2011-04-10 16:28:51

Adanaspor dışında hiçbir takım 2–0 öne geçtiği maçı kaybetmez veya berabere bitirmez. Adanaspor hocası dışında hiçbir hoca yakaladığı bu skor avantajının hoyratça harcanmasına izin vermez.

(Bunu Eyüp Hoca’ya olan sevgi ve saygıma rağmen üzülerek yazıyorum. Ah hocam ya…)

Üzgünüz.

http://www.clker.com/cliparts/a/b/c/d/12065738941859755999Arnoud999_Right_or_wrong_7.svg.hi.png

Sezon başından beri üzgünüz.

Herkesin o alın terine yazık, her bir Adanasporlunun.

  • Takımın üzerinde hala bir baskı var,
  • özellikle defansın fena halde özgüven sorunu var,
  • bu yüzden her an gol yiyecek gibi duruyoruz.
  • Bunu herkes görebiliyor.

Deli bir paniktir gidiyor defansta, bu da o bölgemizin kontrolünü bir acemiler mangasına bırakmış olduğumuzun izlenimini veriyor.

  • Git organize, harika, enfes iki gol at;
  • dön hiçbir taktiği veya planı olmayan  2 gol ye...

Bunun önlemini kim alacak ben bilmiyorum, bilen beri gelsin…

Not: Aşağıdaki yazı bir tür "maç sonrası yazısı" olarak da okunabilir.

Not: Çok isterseniz geçen sezonun Adanaspor - Orduspor  maçının fotoğrafları için tıklayınız...

Yazar: Editor
2011-04-08 17:18:25

Neden mi yenmeliyiz? Geçtim kötü günümüzü dört gözle bekleyenini, düşmanını, sevmeyenini, bilmem neyini… Küme düşmemek için yenmeliyiz!

http://2.bp.blogspot.com/_ulHuzr2DQDM/TLoHl1YKOuI/AAAAAAAACJ0/7nPbpoc3XBU/s320/u%C3%A7urum-3.jpeg

Şimdiye kadar yazdığımız “Neden yenmeliyiz?” konulu yazılar şimdi ana fikir değiştirdi. Evet, yine bir neden yenmeliyiz yazısı olacak, heyhat ki şu sıralar meselemiz farklı. Bu satırları durumu bir gurur meselesi yapmadan yazıyorum; çünkü bir büyük camianın da kötü günleri olabilir, bizim de sezonun bu haftalarında yaşadığımız budur. Futbol tarihi boyunca birçok örneği vardır bunun, bizde ve başka takımlarda… Soralım şimdi,

Neden yenmeliyiz?

Hım…

Evet…

Şey…

Yahu, küme düşmemek için yenmeliyiz!

Yetmez mi bu hazin gerekçe?

Geçtim kötü günümüzü dört gözle bekleyenini, düşmanını, sevmeyenini, bilmem neyini… Küme düşmemek için yenmeliyiz! Keşke gidip zevk için yenecek olsaydık, ama değil, tasa farklı…

Taraftar gayet net farkında durumun, bakın maçlar hangi yoğunlukta ve ilgiyle geçiyor tribünde! Belli bir panik ki yok sayılamaz, küçük de olsa bir panik… Bu halin büyümeden ve bir kâbusa dönüşmeden, futbolculara da sıçramadan bir an önce bitmesi lazım!

Bu yüzden yenmeliyiz!

(Peki, 1 puana ne deriz? Ne diyeceğiz, hiç yoktan iyidir deriz?)

Yazar: Editor
2011-04-07 11:41:51

Red

[Sabotiç]

Dese ki / Az gördüm çok sevdim

Yaz yağmurlarını sever gibi

Gurbette sevgili bulmak / Issız tarlalarda su

Talan bahçelerde bir ağaç gölgesi

Desek ki

Göçmen kuşlar geçerdi Ova’yı rengârenk

Ve gök Turuncu / Güzdür akşamdır

Uzak yerlerden gelir, uzak yerlere gider

Bir sahipsiz çocukluk gibi / El edip geçer, gider

Gol sevinçlerimizde izi

Hatıralarımızda adı

Rakı masalarında muhabbeti vardır

Halefidir Miliç

Bir maziden bize / Adresi açık bir mektup

Portakal yaprağında çiy tanesi

Çimlerde krampon izi el eder geçer gider

 

Adana’da bir hazin zaman seyreder

Sabotiç artık başka bir formada

Yağmurlu bir 5 Ocak akşamıdır

Bitmiş şarkılar, şenlik dağılmış

Ortalık sus pus sis olmuş

Biz istemezdik böyle bir şeyi ya

Bir Sabotiç

Bir Adana’ya gol atmayı reddeder

Gün kararırken deriz ki

“90 dakika elbet biter

Goller atılır, yenir, unutulur

Ama bir Sabotiç hatırası hep kalır”

Zaman geçer gider / Terkisine hatıraları alır

Yağmurlu bir Adana akşamıdır…

_____________

Şimdi Futbol “Bir Vicdani Red İmgedir” Adana’da

Bu şiirin Hikâyesi

Sabotiç bize transfer olur ve ligi sallar. Hastası oluruz. O sezondan sonra Ankaragücü’ne gider. Ama hala taraftarın sevgilisidir. Bir Adanaspor - Ankaragücü maçında rakipten 5 gol yeriz evimizde. O zamanlar Ankaragücü antrenörü olan Samet Aybaba’nın Sabotiç’e “Sen niye gol atmadın?” diye sorduğu, Sabotiç’in bu soruya cevap bile vermeden hocaya şöyle bir bakıp gittiği rivayet edilir. Biz bu güzel rivayeti, her güzel rivayeti sevdiğimiz gibi severiz ve de bu anlatıya inanırız.

Yazar: Editor
2011-03-14 21:32:19

Cesaret, Daha Fazla Cesaret

"Pespaye kaşarların, o futbol simsarlarının para kazandığı şu pek kifayetsiz futbol alanında bizim insanımızın da artık hak ettikleri bir kariyere resmen gelmelerinin vaktidir. Bu, Bayram Akgül’ün Adanaspor namına yapacağı bir başka yatırımdır aynı zamanda, önemlidir, böyle olması hakkaniyetlidir, adaletlidir, ne güzeldir…"

http://us.cdn2.123rf.com/168nwm/mercuriohm/mercuriohm0801/mercuriohm080100004.jpg

Günü, haftayı, sezonu veya geleceği kurtarmak…

Bu mesele sadece bir futbol meselesi değil aynı zamanda bir memleket meselesidir. Eğitimde, sağlıkta, ekonomide, sanatta neyse sporda ki futbolda da mesele odur. Bugün hep biter, kederle veya keyifle; ama o yarın dediğimiz hep yarındır, bir türlü ulaşamadığımız gündür. Bilmediğimiz bir zaman dilimidir aslında, bu yüzden yarına dair önlemini alan “bugün” dediğimiz o günü daha huzurlu yaşar.

Yok yahu, felsefe yapmıyorum, ders de değil, mesai bitti: ))

Diyeceğim şudur yukarıdaki önsözden sonra; bir maç biter gider unutulur; bir devre de biter; çok bitti. Sezonlar da bitiyor, buhar oluyor, en güzeli de en fenası da. Ne güzel günlerimiz oldu da bakın şimdi neler yaşıyoruz. Geçen sezon bu günler keyfimize diyecek yoktu, şimdi orta sıralara razıyız.

Sezonlar biter, geriye birtakım hatıralar kalır, yani belli bir mesafede o da unutulur. Ne mi unutulmaz? İsimler derim bu soruya cevaben.

Timuçin, Vedat, Mevlana Kamil, Çamur Şevket, Mustafalar, Mekik Ahmet, Erhan, Kumbara Malik, Miliç, Velkoviç, Peroviç, Sabotiç, Darko, Kayhan, Feyzullah, İsmail, Eyüp, Ümit, Altan… onlarca isim… unutulmaz. Ve Gündüz Hoca, unutulmaz. Futbolun tarihi başarıları yazmışsa her takımın o efsane isimlerinin başarılarıyla yazmıştır, bundan sonra da böyle yazılacaktır. Evrensel bir noktadır bu nokta, gelir herkes orada durur.

İsimler önemlidir. Bir kulübün, bir camianın isim yaratması – yaratabilmesi, bu kudrette olması önemlidir. Daha da önemlisi o isimleri yaşatabilmesidir.

Adanaspor bu yönüyle –aslında birçok yönüyle- yüzü ak bir kulüptür. Fazla söze gerek yok, tarihimiz şöyle bir incelensin yeter.

Nedir?

Şimdi yeni isimleri yaratmanın zamanıdır. Takımla bir olanları tarihimize kaydederken onları futbol dünyasına da hak ettikleri üzere nakşetmelidir. Maçlar gitsin, gitti zaten. Sezon gitsin, gitti zaten. Peki, yarın ne olacak?

Önce takımla özdeşleşmiş, o formaya bedensel bir reaksiyonla terini akıtmış futbolcunun bir adım önünde kalbinin atışını da nüfuz ettirmiş futbolcularla uzun yıllar bir kader birliğinin temelleri atılmalı. Bu futbolcular Adanaspor ile birlikte anılır olmalı, eski zamanlarımızdaki gibi. Bu ilk hamle olabilir. Yanlış anlaşılmasın diye şu isimleri verebilirim hemen -kendi adıma- dileyen listeye ekleme, çıkarma yapabilir; Fevzi derim (kötü gidişte yokluğunun çok önemli etkileri olmuştur, başlı başına bir yazının konusudur bu), İzzet derim, Anıl derim, Rahman derim, Onur Demirtaş derim ısrarla (Hakan’da yaptığımız hatayı onda yapmamalı), Mbilla ve Kbong resmen Adanalı olsun derim, nüfusta da… Adanaspor’un resmi birer parçası olsun bu isimler derim.

Ve…

Bayram Akgül Teknik Direktör konusunda ilk kez isabetli bir iş yapmıştır derim. Eyüp Arın’la geç kalmış bir sözleşme imzalanmıştır. Bunu çok zaman önce yapacaktı. Belki bu kayıp sezon ilk yılda yaşanacaktı, ama şimdiki zamanda yani bugün sağlam bir yapıya kavuşmuş olacaktık, bir antrenör mezarlığına da dönüşmeyecektik, onca patırtıma da gerek kalmayacaktı olumlu veya olumsuz anlamda: ))

Eyüp Arın has bir Adanasporludur, bunu bizim ayrıca söylememize gerek yoktur. Kelimenin tam anlamıyla Adanaspor’un evladıdır, güzel insandır, tüm ekibiyle güzel insanlar topluluğudur. Hepsi de Allah’ına kadar Adanasporludur. Sekme yoktur. Süper ligde hocalık yapan eski hocalarımızdan eksikleri hiç yoktur, fazlaları vardır, Adanaspor âşıklarıdır, yetmez mi? Daha önce de demiş olabiliriz bu sözleri olsun, bunun tekrarında da fayda var.

Fenerbahçe’nin Aykut Kocaman ısrarı, onca gevezeliğe kulak tıkaması, bu meseleye son zamanların en güzel örneklerindendir.

Eyüp Hoca bu sezonu alnının akıyla bitirir ve o güzelim Adanasporluluğuyla, o cefakâr Adanasporlu kadrosuyla yeni sezona bin kaplan gücüyle girer.

Pespaye kaşarların, o futbol simsarlarının para kazandığı şu pek kifayetsiz futbol alanında bizim insanımızın da artık hak ettikleri bir kariyere resmen gelmelerinin vaktidir. Bu, Bayram Akgül’ün Adanaspor namına yapacağı bir başka yatırımdır aynı zamanda, önemlidir, böyle olması hakkaniyetlidir, adaletlidir, ne güzeldir… derim…

Yazar: Editor
2011-02-03 18:11:36

Osman Özdemir’in İki Cümlesi Üzerine

http://www.foreworks.com/knot.jpg

Osman Ö açıklama yapmış. İki cümlesi bizim için de çok önemli. Altına imzamızı atıyoruz.

Birinci Cümle:

Kişilere bağımlı kalmamak lazım...

İkinci Cümle:

Bu olayı devlet meselesi haline getirmemek gerekir…

Katılıyoruz Osman Özdemir’e.

Sayın Osman Özdemir lütfen kişilere bağlı kalmayın. Adanaspor’a bağlı kalın.

Ve aynı isimlerde bağlı kalmayı devlet meselesi haline getirmeyin.

Siz rahat olun biz de rahat olalım.

Yazar: Editor
2011-01-31 22:57:11

Bermuda Şeytan Üçgeni

Bu Bermuda Şeytan Üçgeninin köşelerini biliyorsunuz aslında. Ama ben yine de açık açık yazayım. Osman Ö, Bülent ve Tolgahan’dır. Ah ulan. Dert sahibi ederler adamı. Ama ne diyelim ar damarı çatlamak böyle bir şeydir, bakınız Osman Ö.

Yazmayım dedim, nasıl olsa hafta boyunca yazdık olacakları. Müneccim bilmem neyi yemedik, lakin görünen köy de kılavuz istemez.

Adam, sözün gelişi, o kadar acizdi ki 3. oyuncu değişikliğini yapamadı bile. Sebep, kulübeyi boşalttı be. Truva atı, dediydik. Bakın, 3. oyuncuyu sokamadı sahaya. Takım mücadele ederken, Osman’ın kaptanları hariç mücadele ederken, kaleci kapattığı köşeden üstelik kurdurduğu barajdan golü yiyor, diğer çocuklar o şuursuz mücadele içinde demoralize oluyor, (şuursuz diyorum, çünkü takıma o şuuru verecek bir taktik veya teknik kulübede yok,) Osman Ö. Oyuna Sami’yi çıkararak müdahale ediyor. Kaptanı duruyor. Sebep? Yahu ben ne bileyim. Sonra kaptanını, ki onun kaptanıdır bizim kaptanımız filan değildir, işte sonra o beyefendiyi çıkarmak aklına geliyor.

Ama üçüncü oyuncuyu alamıyor, çünkü kulübeyi boşaltmış, kalanlara da demek güvenmiyor. Yazık, ayıp, günah… Adanaspor, tarihinin en utanç verici günlerini yaşıyor ne yazık ki. Sebep? Basiretsizlik. Önce kulübenin sonra da yönetimin, yani o kulübeyi başıboş bırakan yönetimin. Bundan sonraki tüm olumsuzlukları sorumlusu asla taraftar değildir artık, kimse de bu tarafa laf etmesin. Bundan sonraki tüm olumsuzlukların sorumlusu Osman Ö ve yönetimdir. Oturup özeleştirilerini yapsınlar. Yapamıyorlarsa da sırtımızda demir dövmesinler.

Neyse, yine neyse...

Yazmayıp boş geçecektim bu maçı, yok sayacaktım, derdimle kalacaktım. İçim kan ağlayacak, kan kusup kızılcık şerbeti içtim diyecektim. Ama bizim beraberlik golümüzden sonra bir sahne vardı ki yazmazsam olmazdı. Sahne şudur, büyük harfle yazacağım devamını efkârım anca diner veya belki diner, hatta dinmez:

GOL ATTIK, BÜLENT BEYEFENDİNİN KANADINDAN GELEN BİR ATAKLA. YANİ ONUN YOKLUĞUNDA. SONRA NE OLDU? ŞÖYLE BİR SAHNE OLDU: ONUR DEMİRTAŞ, TA KALE ARKASINDAN GELDİ SEVİNMEK İÇİN. PEKİ BEYEFENDİ NE YAPTI? BİR KONSOLOS EDASIYLA OTURDUĞU YERDEN KILINI BİLE KIPIRDATMADI. SEVİNMEDİ. SEVİNMEK İÇİNDEN GELMEDİ. ÇÜNKÜ ONUN ADANASPORLULUĞUNUN ÇAPI YETMEZ O UMUT GOLÜNE SEVİNMEYE. ÇÜNKÜ ADANASPOR BUNLARIN UMURUNDA BİLE DEĞİL. BUNLAR FENA PROFESYONEL. TAKIM AŞKI YALAN. PALAVRA. İNANMAYIN.

MAÇI KAYBETTİK, FAKAT İÇTEN İÇE SEVİNMESİN, ONUN YOKLUĞUNDA YENİLMEDİK. EKÜRİSİNİN, PARDON EKÜRİLERİNİN MARİFETLERİYLE YENİLDİK.

DİĞER OYUNCULARIMIZA SEVGİMİZ VE HÜRMETİMİZ YİNE BAKİDİR.

VE FAKAT, ADANASPOR AHLARIMIZLA VE VAHLARIMIZLA O BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİNDE KAYBOLMAKTADIR.

MEDET YARAP…

Veya derdimizi kadıya anlatalım, çünkü dinleyen yok...

Yazar: Editor
2011-01-27 11:09:38

Kartal Adana’da Uçar mı?

Böyle bir klişe başlıkla girsem bu yazıya? Gazete tarzı…

Kartal Adana’da uçamaz, Adana’da biz istemezsek hiçbir takım uçamaz. Biz istemezsek derken, gayrı meşru bir yönteme işaret etmiyorum tabi “biz istemezsek” ile… Hükümet de değiliz ki sırf bildiğimizi okuyalım. Değil mi?

Aslında şu “biz istemezsek”i örneğin Osman Özdemir istemezse, diye değiştirsek veya adeta zevk olsun diye gol yiyenler… olabilir… şimdi bu satırları okurken, “yine kaleye, kulübeye sallıyor kaplanpenche, işi gücü bırakmış” diye bir düşünce şöyle bir geçebilecektir. Doğrudur. Ama benim gibi düşünen birçok ama çok fazla çok, ne çok taraftarın olduğu da bir gerçek…

  • Kartal Adana’dan puanla uçar mı?
  • Zor…
  • Uçamaz, uçabilemez…
  • Yeter ki kartalı havalandırmak için özel bir tertibat kurmasın bizimki,
  • yani “adeta” özel bir tertibat.
  • Bu “yeter ki” lafını o kadar çok kullandım ki bu aralar.
  • Hakkaten ben sıkıldım.
  • Ama ne yazıktır geçen her maç bizim bu serzenişimizi, dilimize pelesenk ettiğimiz lafı doğruluyor…
  • Neymiş? Yeter kiymiş…

Kartal Adana’da kuş olsa uçamaz (veya kaçamaz), hani öyle bir deyim var ya… Çünkü bu takım sezon sonuna kadar yenilmeyecek kadar iyi. Yok mu bazı aksaklıklar en beğendiğimiz futbolcularda bile. Var! Buna rağmen iyi bir takımız… Bu maçı alırız, sonra da Bolu beyine diklenmeye gideriz… Onun nasıl olacağını da Kartal maçından sonra yazarız bre…

Yazar: Editor
2011-01-12 20:12:17
Kaldı 10 Gün

 

Bu sezonun ikinci devresine on gün kaldı. Bildiğimiz futbolcular gitti, yerine bir kaleci bir de sol bek geldi. Gidenlerden Efecan ve Ahmet’e hayıf ettik. Veya ettim. Genç Efecan hemen hemen muadili sayılan bir mevkideki geçkin bir futbolcuya tercih edilmedi. Bilemem içeriği, sonuçta kulübü ben yönetmiyorum. Ama lig başında onca takımın peşinde olduğu bir yeteneği alıp sonra öylece bırakmak biraz garip oldu. O arada ne tür hesaplar vardı, bilemem ki. Bilsem onu da yazardım. Şimdi Efecan Demirspor’da… Hay Allah!

Metin’i ben de gözden çıkarmıştım şahsen, ben de derken yanlış anlaşılmaya, teknik heyette değilim ki, sadece taraftarım. Ama gözden çıkardım neticede, hemfikiriz yani.

Kaleci transferi? En iyisini isterdim, yeter ki o malum kaleciyi yedek kulübesinde bile görmeyelim. Ve A. Dursun. Şimdi santrafor arıyoruz yana yana. Hay Allah. Oysa vardı işte. Ne oldu ki o adamcağız barınamadı takımda? Ben ne bileyim. Şöyle deseydim mi keşke: Ahmet dursun, “OsmanBülentOkaleci” gitsin. Yav keşke deseymişim. Ama gerçekleşir miydi ki böyle bir talep? Olmazdı, ki züğürt kendi çenesini yorar…

Bir kulübün koca tarihinde olur öyle anlaşılmaz işler. Hepsini de sorgulayamayız ki. Ömür yetmez, yürek yetmez. Boş verelim. Olan olmuş.

  • Evet, yeni maça bir buçuk hafta var.
  • Ve sadece iki takviye var.
  • Sadece dedimse sitem değil.
  • Bu iki transfer de yeter haddizatında,
  • hatta iyi bir kaleci bile tek başına yeterdi.
  • Hem her transfer iş yapacak diye bir tabu yok ki.
  • Hatta dokuyu bozan transferler de olur.
  • Bu sene olmadı mı sanki.
  • Örneğin kaptan olarak sahaya çıkan futbolcumuz,
  • dokunun Allah’ını bozmuştur…

Örneğin demiştim zaten… Bizim şampiyonluğumuzun ilanı için, yine söylüyorum, Haluk’un iyi bir performansı yeter de artar bile. Toparlıyorum.Son 16 maçta bizim 3 adet handikabımız var:

1.İlk yarıdaki kaleci! O futbolcu forma giymeye devam ederse sorunlar da devam eder hem tribünde hem sahada.

2.Kaptan… Kaptanlığının gereğini yapmak zorunda, ilk devredeki hali bizi felakete sürükler. Bu kadar net söylüyorum.

3.Osman Özdemir. Bakın, Osman hoca demiyorum, çünkü onun hocalığı sınav geçmesiyle mümkün olacak bir iş değil. Burası Adanaspor, tribünsüz-taraftarsız bir takım değil. Burada kendini illa ki kanıtlamak zorunda, birçok anlamda...

  • Dost acı söyler hesabı;
  • olası bir Mersin kaybında
  • tribün faturayı bu üç isme kesecektir,
  • tabi bu üç isim o maçta aktif rol oynadığı takdirde.
  • Dolayısıyla
  • sonraki Kartal maçı
  • rakibe değil de
  • bu isimlere bir cehennem azabı olacaktır.

Ben en kötüsünü söyleyeyim de iyisine yine kendileri sevinsin.

Sonuç olarak; hep söylüyoruz, bizim kör başarılarda, çılgın transferlerde gözümüz yok. Arsene Venger’in dediği gibi “Başarı için para saçmaya gerek yok!”

Lakin, amma velakin, bu camiaya layık işlerde gözümüz, beklentimiz, talebimiz, meselemiz var.

Bu kadar!
Yazar: Editor
2010-12-08 10:47:22
 ____________________________________
__________________________________________ 
İsli puslu, tozlu bir gün batımı,
birkaç çocuk top tepiyor orada,
sınır boyu mu nedir,
bir asker nöbet tutuyor
işgalci mi acep,
bir tür direniş noktası mı oluşturuyor futbolla çocuklar
birazdan bir isyandır başlar...
Başlar mı?
Yazar: Editor
2010-12-05 20:59:53

Son Söz

Adanaspor ne yazık ki bazı futbolcuların kontenjanı olduğu bir takıma dönüşmüştür.

Bu maç için bir kamyon yazı yazılabilir.

Gerek yok!

Takım, bir iki isme kurban edilmektedir.

Yazık.

Hoca hoca değil, kaleci kaleci değil...

Dilimi ısırıyorum ve bu yazıyı kısa kesiyorum.

Ayıptır.

Adanaspor bir keyfiyetin takımı değildir, hiçbir zaman da böyle olmamıştır.

Değilse...

Ya yolunuz açık olsun ya da yolumuz.

Son Söz Budur!!!

Yazar: Editor
2010-11-29 09:08:59

Gerçeklerle Doğrular

Gerçekliğimiz: Adanaspor’un hedefi şampiyonluk.

Doğrusu: Öyle bir hedefimiz olamaz, bu halimizle…

Gerçekliğimiz: Adanaspor’un iki kaptanı vardır.

Doğrusu: Adanaspor’un o manada kaptanı filan yoktur.

Gerçekliğimiz: Adanaspor bir kulüptür.

Doğrusu: Ne yazık ki şimdi bu Adanaspor bir takım değildir.

Gerçekliğimiz: Serseri mayın gibiyiz, nerede patlayacağımız belli olmuyor.

Doğrusu: Hal böyleyken o serseri mayın elimizde patlamasın.

Gerçekliğimiz: Adanaspor sahaya her maçta bir 11’le çıkıyor.

Doğrusu: Adanaspor sahaya aslında 11 kişi filan çıkmıyor.

Gerçekliğimiz: Adanaspor’da her futbolcu forma giyiyor.

Doğrusu: Adanaspor’da hak eden, o formayı giyemiyor.

Gerçekliğimiz: Bir hoca takımını tanır.

Doğrusu: Bizim hocalar takımımızı tanımıyor.

Gerçekliğimiz: Bir camia bütünlük arz eder.

Doğrusu: Bizde o bütünlük bu sezon buharlaşmış durumda.

Gerçekliğimiz: Tribün 1. kaptanı yuhaladı.

Doğrusu: Az bile yaptı hatta geç kaldı.

Gerçekliğimiz: Ahmet Dursun kadroya giremiyor.

Doğrusu: O ileri hatta, hatta takımda futbolu en iyi bilen oyuncumuzdur, yani hep oynaması icap eder.

Gerçekliğimiz: Adanaspor, forması ağır bir takımdır.

Doğrusu: O formayı çıkarın bu takım küme düşmemeye oynar, garip dalgalı haliyle… 

Not: Takım maçtan sonra tribünün davetine uymadı. Sebebi yuhalanan kaptanı kollamak olabilir. Böyleyse bu çok güzel bir harekettir. Soylucadır. Destekliyorum. Alkışlıyorum. Eyvallah diyorum. Ama o zaman o kaptana iki çift laf etsinler de o kaptan da bir parça takımı, arkadaşlarını kollasın.

Yazar: Editor
2010-11-22 07:54:34

Bu Hafta Ne oldu? 

  • 1.ligin bu haftası deplasman fatihi ile doluydu.
  • Buna “deplasman ev oldu” da diyebiliriz.
  • Veya kimselerin hiçbir garantisi yoktur,
  • buralarda işler fena karışacak da diyebiliriz.
  • Herkes bir şey desin canım: ))

 

  • Akhisar ve Rize hariç hep kaybetti ev sahipleri.
  • Tabi bunların içinde en şık skoru Adanaspor aldı 3 golle.
  • Bunun dışında hiç hazzetmediğim deplasman galibiyetleri de oldu,
  • keşke olmasaydı dediğim.
  • Örneğin Giresun’un evinde kaybetmesine çok üzüldüm.
  • Lakin Diyarbakır’ın lider Denizli’yi dış sahada indirmesi de ne güzeldi.
  • Üç hafta önce Denizli’yi bir güzel sarsmıştık Adana’da,
  • devirmek Diyarbakır’a düştü.
  • İyi de oldu.
  • Bu hafta ayrıca yenilmezlerin yenildiği hafta oldu böylece.

 

  • Kendi hesabımıza bakarsak,
  • keşke berabere bitseydi dediğimiz karşılaşmalar da vardı bunların içinde.
  • Örneğin Altay, Erciyes, Rize berabere kalabilirdi evlerinde,
  • fena da olmazdı hani.

 

  • Sonuç olarak bu hafta küçük bir ayar verildi lige.
  • Üsttekiler biraz daha tedirgin
  • geridekiler biraz daha umutlu.
  • GBB maçına bu hafta sonu işte böyle bir ruh haliyle çıkacağız:
  • Daha umutlu…
Yazar: Editor
2010-10-27 23:01:10
Adanaspor Taraftar Gazetesi
 
http://ul.gcg.me/files/2010-10/ag.jpg
 
  • Adanaspor taraftarı boş durmaz,
  • az konuşur çok çalışır.
  • Evet...
  • Bu hafta itibariyle ADANASPOR TARAFTAR GAZETESİ yayımlandı
  • ve birkaç saat içinde tükendi.
  • Orta boy,
  • sekiz sayfa,
  • kuşe kağıt,
  • tamamen renkli.
  • Gazetedir
  • ve elbette gündeme dairdir.
  • Olayları sıcağı sıcağına izlemeye çalıştık.
  • Tabi bu bildiğimiz maddi koşullarda
  • ve imkanlarda çıkan bir gazete değil.
  • Hareket alanımız elbette sınırlı.
  • Ayağımızı yorganımıza göre uzatmak zorundayız.
  • Neyse.
  • ilk sayı çıktı.
  • Denizli maçından sonra maç foroğraflarıyla
  • ve dileriz bir galibiyet sevinciyle 2. sayıyı yayımlarız...
  • Neydi?
  • Vira:))
Yazar: Editor
2010-10-24 16:55:50

Kardan Zarar

http://ul.gcg.me/files/2010-10/images_1.jpg

  • Öyle oldu, kardan zarar.
  • Başka türlü gelişseydi maç bu sonuç sevindirirdi.
  • Ama bu halde sevinemiyoruz.
  • Yazık!
  • Sonuca da yazık,
  • o mücadelenin karşılığını bulamamasına da yazık,
  • ama en çok o hocaya yazık.
  • Takım 2–0 galip,
  • dakika 82,
  • rakip 10 kişi,
  • Karşıyaka tribünü takımına dönmüş,
  • tribünü terk ediyor,
  • ilk golü bile protesto ediyor,
  • koşullar bu kadar lehimizeyken
  • maç 2-2 bitiyor.
  • Bilmiyorum,
  • Cemal hoca bu maçın kazanılması için daha nasıl bir hizmet bekliyor?
  • Bakın, geçen haftaki maçta,
  • 2–0 biz öndeyken yine,
  • Diyarbakır bir gol atsaydı ikinci yarı,
  • o maç da 2-2’ye giderdi.
  • Ama o maçta hocanın zaafı,
  • yine hocanın şansına yenildi.
  • Dönün bakın,
  • Giresun maçı da benzer kenar zafiyetiyle gitmişti,
  • Samsun maçı da…
  • Kurban aramıyoruz.
  • Ama canım,
  • kazanılacak maç kazanılacaktır.
  • Hiç kimse bu koşullarda bize zırnık bile koklatmaz.
  • O 2–0 üç olur,
  • dört olur.
  • Lakin…
  • Tolgahan için diyecek bir söz bulamıyorum.
  • Ama şampiyonluğa giden Adanaspor’un kalecisi olamayacağını
  • gayet net anlıyorum.
  • Bu iş;
  • bir, Tolgahan’la olmaz,
  • iki; bu hocayla olmaz…
  • Hatırlıyorum da 3.ligde oynadığımız bir deplasman maçında,
  • Batman-Adanaspor karşılaşmasında
  • takım 2–0 galipken o zamanki hoca İbrahim Okutan yanlış işler yapar
  • ve maç 2–2 biter.
  • Bayram Başkan maçın hemen sonunda hoca ile yolları ayırır.
  • Adanaspor o sezon ligi ikinci bitirerek şampiyon olur.
  • Yol yakınken Adanaspor’un çapına uygun bir hoca şart olmuştur. 
  • çünkü efendiler, bu takım Adanaspor'dur, B.A.1.Ligin acemi, yarı amatör takımlarından değildir!
  • ve zira devlerin yükünü karıncalar çekemez!
  • ne yazık ki…
Yazar: Editor
2010-10-17 21:40:43

adanaturuncudur.com

http://ul.gcg.me/files/2010-10/at.jpg
  • Daha çok bir Adanaspor Haberleri Sitesi…
  • Daha çok değil, öyle…
  • Sıcak haberleri izleyeceğimiz
  • yüzde yüz Adanasporlu bir Spor Haber Portalı.
  • Bizim internet ağımızın lokomotifi olan adanaspor.org’un yanında,
  • haber hattıyla bir desteğin ortaya çıkmış olması
  • sevindirici bir sonuçtur.
  • Süreklilik ve dinamizm içermesi dileğiyle...  
Yazar: Editor
2010-10-15 22:20:22

Maça Doğru

http://ul.gcg.me/files/2010-10/images.jpg

Maçı pazartesi olması Cuma günü olmasından daha güzel geliyor bana. Hatta Pazar günü olmasından da güzel… Cuma veya cumartesi oynanınca maçımız, haftanın kalan günü-günleri heyecanını yitiriveriyor. Bir sıkıntıdır dolanıyor etrafımızda. Gün ölü kasabaya dönüşüyor. Ama pazartesini beklemek her ne kadar heyecanı artırıyorsa da neticede hafta sonu diri tutuyor. Bir de rakiplerin ne yaptığı izleyip buna göre pozisyonlar almak ayrı bir macera katıyor maç sürecine. Rakipler deyince, sanırım şu an itibariyle her takım rakibimizdir, bir de böyle bir şey var: ))

Evet, pazartesi iyidir.

Peki, pazartesi akşamı Diyarbakırspor’la ne yaparız? Zor maç olacak. Hep dediğimiz gibi her maç zor olacak. Ahmet Dursun 1–0 olsun bizim olsun diyor. Katılıyorum. Çok gollü galibiyet ilacımız olabilir manevi anlamda, lakin bizim maneviyatımız kadar rakibin maneviyatı da söz konusudur. Karşılıklı yani. Gerçi ilk dakikalarda atacağımız bir gol hem takımın hem de tribünün gazını alacaktır. Bu olasılıkta maç bizim için daha rahat ve muhtemelen gollü geçecektir. Ama tersini üşünmek bile istemiyorum, çünkü maratondaki o tekillerden oluşmuş enteresan güruh ilerin sarpa sarmasına sebep maçın lehimize dönmesine engel olabilir.

Neyse, geçeyim bu meseleyi. İyi olacak. Başkan taraftar kesimlerinden temsilcilerle görüşecek ve sanırım güzel bir fotoğraf çıkacak ortaya. Umuyor, bekliyor, istiyorum…

Ve tam şimdi bir Vira zamanıdır diyorum…

Yazar: Editor
2010-10-07 20:34:44

Son Tahlilde

Son zamanların gelişmelerine şöyle bir bakalım:

İlk kez bu kadar az bir taraftar geldi Linyit maçına. Sebep kötü gidiş midir, canlı yayın mıdır, rakibin Linyit olması mıdır? Bilmem ki…

Galibiyet aldık, aylar sonra. Dokuzuncu maçta. En son Karabük’ü yenmiştik.

Gol yemedik bir galibiyet maçında.

Bir gerginliktir gidiyordu. Sanırım şu aralar sular bir nebze duruldu.

Bir canlı yayında galip geldik.

Ceza sahası dışından bir gol attık. Ne zamandır böyle bir şey yoktu.

Ahmet Dursun, forma giydiği son iki maçta gol atmıştır, biri kupa olsa da…

Takım gole gereğince sevindi, biz de sevindik. Ne güzel bir andı. Tekrarını Samsun’da rica etsek…

B.A 1.Lig günlüğünde taraftarımız süreçteki duygularını ve maç yorumlarını dile getiriyor güzel güzel. Lakin programı TRT (bence içlerindeki bu programa olan bir tür muhalefetten dolayı, kasten de olabilir) pek geç yayımlıyor. Hani bu programı TRTciler yapmıyor ya, dışarıdan bir yapımın işi ya, bu yüzden bir kısım TRTcide bir parça kıskançlık olabilir.

EmRah ve Rahman kısa süre takıma katılabilir. Bu da en sevindirici haberlerdendir. Bu iki ismin katkısı takımı pozitif yönde çok değiştirecektir.

Bayram Akgül Kanal A’da canlı telefon bağlantısıyla genel anlamda net bir birlik mesajı vermiştir. Bu da iyi bir durumdur. Gerçi hevesim kırıldı diyor, ama benim de hevesim kırılıyor bazı tatsızlıklar karşısında, sizin de kırılıyordur. Ne sağlam Adanasporlular tanıyorum sır o maratondaki bazı garip seyirci yüzünden maça bile gelmek istemiyor. Ama sonuçta hiçbirimiz bu formanın ardından gitmekten vazgeçemiyoruz. Yani heves kırılması da kırılır: ))

Cuma akşamına, Samsunspor Adanaspor maçına bağlayalım yazıyı: oradan gelecek bir galibiyet veya sıkı bir oyunla puan, her derdin bir tür devası olacaktır!

Yazar: Editor
2010-09-28 00:06:01
Bu Adanaspor Bizim
 
http://ul.gcg.me/files/2010-09/Logoadanaspor.jpg

Hani 1954 yılında kurulan.
Hani ilk renkleri Sarı-Lacivert, sonrasında Turuncu-Beyaz, en son Turuncu-Beyaz-Siyah renkleri olan…
Hani ilk kadın Başkanı Fahrünnisa Hanım olan.
Hani Ali Sepicinin, Hikmet Savatlı’nın, Yalcın Sürmeli’nin, Mehmet Özgiray’ın, Toros Birol’un Sevki Adalı’nın ve hatta Gündüz Tekin Onay’ın başkanlığını yaptığı kulüp.
Hani Uzanlara satılan,
Hani en son Bayram Akgül’ün sahiplendiği takım.
Hani Adana’ya ilk Süper Lig heyecanı,
Hani bir zamanların Silindir Sporu
Hani Honved’i, Salzburg’u ve hatta Inter’i Adana’ya getiren takım.
Hani Velkoviç’in, Miliç’in, Sabotiç’in, Darko’nun, Bushi’nin
Hani Orhanların, Halislerin, Kaynak Kardeşlerin, Apaçi İsaların, Günayların, Özer ve Bora’nın, Necati’nin, Altan’ın, Cenk’in, önce bizi yerden yere vuran sonrasında bizi bazen çıldırtan bazen uçuran Ali Asım’ların, ismini sayamadığım yüzlerce futbolcunun forma giydiği...
Hani Molnar, Gündüz Hoca, Tamer Güney, Joahim Löw, Yılmaz Vural’ın teknik direktör olarak yer aldığı.
Hani bize Süper Lig ikinciliği, İkinci lig şampiyonlukları yaşatan, Amatöre giderken resmen küllerinden doğan,
Hani uğruna kimi zaman ağladığımız, kimi zaman coplandığımız, bıçaklandığımız, hatta kalbimiz dayanmadı diye hayatımızı kaybettiğimiz, biber gazi yediğimiz, gözaltına alındığımız, otobanı kestiği için hala hapiste yattığımız, cepten ceza ödediğimiz, uykusuz parasız deplasmanlarına gittiğimiz,
Hani ' BİZ BİTTİ DEMEDEN BİTMEZ ' dediğimiz takımımız var ya ;
İste o takım bizim.
O takım ADANASPOR…

Mahir ALEV

 __________________________

Ya Hep Birlikteyiz Ya Hiçbir Şeyiz

Editör Notu: Evet efendiler, daha 4. haftada yerden yere vurulan o Adanaspor’dur ve biz sonuna kadar arkasındayız bu takımın, bu zor savaşa yüreği yeten böyle gelsin… İsteyen de gevezeliğe devam etsin… Ona da eyvallah deriz!

Not: Ki futbolcusundan yöneticisine, ve işte bana, bize, hepimize kadar… Herkesin kendine bir çeki düzen vermesi dileğiyle

Ki aklıselim işte şurada son iki yazıda öylece duruyor (Nedim Abi, Mahir Abi yazıları…) kalbini Adanaspor’a yakın tutanlara… Belki biraz sessizlik lütfen, şu şanlı maziye bir saygı duruşu…

Hürmeten

Ve lütfen…

Bir Not Daha: Bu, "pisliği halının altına süpürelim, görmezden gelelim" çağrısı değil, yanlış anlaşılmaya, tam tersine; şu fena zamanı elbirliğiyle def edelim çağrısıdır...

Ya hep birlikteyiz, ya hiçbir şeyiz...

(Acaba şu son cümleden (Ya hep birlikteyiz, ya hiçbir şeyiz) bir pankart çıkaramaz mıyız maç saatine kadar? Ekip, ne dersiniz?: ))

Yazar: Editor
2010-09-20 17:04:50

Hem Lig Hem Kupa

  • Sevgili Serkan Şenyürek soruyor
  • kupa mı lig mi diye.
  • Cevap tabi ki lig!
  • Ama yanında bir de kupa heyecanı olsa,
  • gruplara kalsak,
  • orada takım yeni ve farklı bir ivme kazansa,
  • ülkenin futbol gündemine bir de o taraftan girsek,
  • kadro hareketliliğine tanık olup kimle ne yapabileceğimizi görsek,
  • süper lig takımları karşısında gardımızın ne olacağını bilsek,
  • mümkünse kulübün kasasına biraz hariçten bir para girse;
  • çünkü yalnızlığımızın şehri Adana’nın o partici belediyecilerinin gündeminde
  • Adanaspor maddesi asla ve kat’a yok,
  • bari kendi yağımızla kavrulmaya devam etsek…
  • Fena mı olur?

Serkan Şenyürek’in kaygılarını anlıyorum. Haklı olduğu noktalar var, lakin ben lig + kupa diyenlerdenim. Hatırlayınız, Bucaspor gruplara kaldı, Galatasaray ile hala hafızalarda olan bir maç oynadı, gücünü test etti ve onaylattı, sezon sonunda, nefesimizin enselerinde olmasına rağmen şampiyonluğu onlar kucakladı, bize de kaybetmenin o lezzetli efkârı kaldı.

  • Derim ki, G.B.B.’yi yenelim,
  • sonraki rakibi de geçelim
  • ve gruplara kalalım.
  • Evet, gittiği yere kadar gidelim.

_____________________

__________________

NOT:

Tanıdığım CHP’li arkadaşların, belediye meclisindeki CHP’lilerin Adanaspor’a ilgisizliklerine bir tepki olarak bir imza kampanyası başlatma girişiminde olduklarını öğrendim.

İçerik aşağı yukarı şu:

“Söz konusu meclis üyeleri Adanaspor için de bir maddi çaba göstermedikleri sürece onların içinde bulunduğu siyasi örgütlenmeye hiçbir şekilde oy vermeyeceğiz. Bizi futbolda yok sayanı, biz de siyaseten yok sayacağız. O tarafgir meclis üyeleri patide varsa o partide biz yokuz…” gibi…

Efendiler, futbolun tabiatı farklı seyreder. Orada hiç yok, olmaz, olabilemez zannettiğiniz tepkiler, uyuyan bir yanardağ gibi uyanıverir ve arıza çıkarır. Şaşırırsınız sonra. Daha önce de söyledik, ülkem belki birçok şeyi unutur veya yanlış hatırlar (12 Eylül gerçek mağdurları, cilalanmış Menderes romantizmi örneklerinde olduğu gibi); ama futbol âlemi hiçbir şeyi unutmaz ve hiçbir hatayı affetmez!

Demedi demeyin belediyeciler!

Böyle bir girişimin tüm taraftarlarda, tüm siyasi görüşlerde başlatılması dileğiyle…

Yazar: Editor
2010-09-17 19:59:12

Anlarlarsa Belediyeciler Bir Çift Kelam

Son gelişme, Adanaspor’un Adana’da idari anlamda ne kadar yalnız olduğunu gösterdi. Belediyenin nasıl bir çifte standartla hareket ettiği kabak gibi ortaya çıkmıştır. Önemle belirtiyorum, Demirsporlu arkadaşlar şu noktayı yanlış anlamasın, oraya giden para umurumuzda bile değil, hatta belediyeciler isterlerse Adana’nın tüm parasını oraya aktarsınlar. Belediyenin kökü de gövdesi de DS’li olsun. Adanasporlu olmalarını zaten istemiyor ve beklemiyoruz.

Lakin bir hakkaniyet için, yahu sosyal devletin gereğince, bre insan hakları meselesi çerçevesinde, kamu vicdanına hürmeten Adanaspor’a omuz vermek icap eder. Bu şehirde, hoşa gitsin gitmesin belli bir Adanasporlu kitle vardır. Ve bu kitlenin de Adanaspor için kaygıları vardır. Belediyecilerin de bu kaygılara yönelik somut adımlar atmalarının bir mecburiyeti söz konusudur. Yine DS’nin para kaynağı olsunlar, eyvallah. Ama canım, orada elinizi de vicdanınıza koyun. Sus payı mı dersiniz ona kendi aranızda sayın belediyeciler, hak mı dersiniz, adalet mi dersiniz, ne derseniz deyin… Şimdi en azından Çatalan’ın masraflarının hafifletilmesini bekliyoruz oradan, bilmem bizi duyarlar mı? Sayın Adana Valisi, bu işin peşinde olacağım gibi bir şey demişti vaktiyle. Bunu gereğini bekliyoruz. Çifte standardı görmezden gelmemesini bu memleketin bireyleri olarak temenni ediyoruz.

Ne Yapmalı

Bu aşamada ne yapmalı?

I) Sayın Başkanımız, çoğu zaman arkasında durduğumuz Bayram Akgül şu andan itibaren her demecinde, gerekirse bir bahane bulup yerli yersiz, tabi anormal vakalar dışında, Adanaspor taraftarına olan inancını, sevgisini dile getirmelidir. Evet, bize gaz vermelidir. Ne derseniz deyin. Çünkü bu camiayı tek yumruk yapacak en büyük hamle Sayın Bayram Akgül’den gelecektir. Öyle olmak zorundadır. Taraftarı eleştirdiği noktalarda haklılık payı fazlasıyla var. Ama taraftara yönelttiği eleştirirlin çok daha fazlasını şu son üç maçta da görüldüğü gibi o hakem müsveddelerine yöneltmelidir. Federasyona bir çift laf etmelidir. Olayların sebebini biraz da taraftarı çığrından çıkaran o beylerde aramalı ve onlardan bu manada hesap sormalıdır. Bu çıkış taraftarı şiddete yöneltmez, hakiki taraftar da tribünde yalnız kalmaktadır bakın. Bu yolda bir gelişme o has taraftara daha çok ve daha sağlam ve daha sağlıklı mücadele gücü verecektir.

II) Bir çift sözüm de özellikle formlarda her fırsatta başkana, Adanaspor’a giydiren, eleştirisini ve karamsarlığını ve maneviyat bozuculuğunu elden hiç bırakmayan bazı Adanasporlu arkadaşlara olacak; lütfen Adanaspor’u neredeyse yerden yere vurduğunuz o tarzınızla şu belediyeciler için bir çift laf edin, hadi bir de böyle bir kamuoyu oluşturmak için çabalayın. Başkanı sevmeyin, takıma inanmayın, futbolculara güvenmeyin, dert değil; ama bari şu kriz anlarında takımın arkasında durun, Adanaspor haklarının takipçisi olun.

Sevgili Nedim abinin vurguladığı gibi, bizim de burada senelerdir gündemde tutmaya çalıştığımız, adeta internet âlemindeki varlığımızın tek sebebi olan bir Adanasporluluk bilincinin, bütünlüğünün, aşkının kemikleşip yaygınlaşıp kronikleşmesi için Adanaspor’u köşeye sıkıştıran o genel unsurlara karşı mücadele edin fikirlerinizle, eylemlerinizle, yorumlarınızla. Lütfen biraz da bunu yapın…

III) Gündüz Tekin Onay Tribününü tam da şu dar zamanda, başka bir hava yakalamak için, birlik mesajı için, mazisine her zaman sahip çıkan bir camia olarak hayat geçirmeliyiz. Tabelayı oraya asmalıyız. Buna katkısı olacak her bir Adanasporluyu göreve davet ediyoruz. Herkesi…

IV) Turbeyler önümüzdeki ilk maçtan itibaren, tribüne daha çok hakim olmak için hem de yaptıkları tezahuratın TV yayınlarında daha net görünmesi için Arjantin Köşeye geçmelidir. Ve hatta bilet temini açısından mümkünse maratonun tam ortasına geçmeli o civardaki güçlü taraftara fazladan güç, takıma daha büyük destek, aradaki çatlak seslere de bir ayar vermelidir.

Yazar: Editor
2010-08-21 12:55:29

Tunç Kayacı’ya Dair

http://ul.gcg.me/files/2010-08/ea.jpg

İlk maç istediğimiz gibi olmadı. Çünkü yakaladığımız pozisyonları gole çeviremedik. Kaleci ve iki direk üçgeninde kaldık, bir yine o hakemi geçemedik… Özgüç adını okuyunca haber sitelerinde karnım ağrımıştı, eyvah demiştim… Korktuğum başıma geldi.

İkili mücadelelerdeki tercihlerini rakibe, taç atışlarını bize kullanması da pek eğlenceliydi. Bunları geçelim ama üç pozisyonda tam bir acz içindeydi. Evet, penaltı pozisyonlarından bahsediyorum...

Ben yazının başlığına geleyim. İzliyorsunuzdur, TRT’nin sunduğu 1.lig programının yorumcusu Tunç Kayacı. Ekmeğini genelde 1.lig üzerinden kazanıyor. Daha çok orada uzmanlaşmış bir spor yorumcusu olarak tanıyoruz Tunç Kayacı’yı. Fakat ona dair kaygılarımız artıyor. Şöyle;

Dünkü maçı ortada bir maç olarak lanse etti. Neyse ki maç naklendi ve biz de zaten stattaydık. Mersin hak ettiği bir puan aldı dedi. Hay Allah, oysa biz de maçtaydık. İzledik. Hakem kararlarında haklıydı, diye analiz etti. Ama biz de tanık olduk o pozisyonlara!

Şimdi, Mersin istediği gibi oynar ve hedefine göre de taktiğini geliştirir. Birse bir, üçse üç… Bunu eleştiremem. İsterse hiç atak yapmaz. Tercihidir. Bunları laf sokmak için söylemiyorum. Yeni takım, deplasmanda oynuyor ve karşıda zorlu bir rakip var. Bu durumda o 1 puanın nesi kötü olabilir ki? Rıdvan’ın deyişiyle Mersin’e deselerdi hiç gelmeyin, alın bir puan, o sıcakta 90 dakika eziyet çekmeyi tercih etmezlerdi. Maç boyunca da bir buçuk atakları oldu. Buçuğu serbest vuruştandı. Bunun yanında Adanaspor hem ilk yarıda hem de ikinci yarıda net pozisyonlardan, yarı netlikteki pozisyonlardan yararlanamadı. Ama ev sahibi olarak haliyle 3 puan için savaştı. O “tek puan” teklifi bize yapılsaydı adama ters ters bakardık. Şimdi aynı teklifi yine elimizin tersiyle iteriz. Mersin yine o teklifi şu dakika itibariyle seve seve kabul eder. Ve Tunç Kayacı bu maçta Mersin’in bir puanı hak ettiği fotoğrafını çekiyor. Biraz puslu fotoğraf, ama saygı duyarız.

Diyor ki hakem kararlarında haklıydı. İlk yarıda Anıl’ın eline çarpan topu ceza sahası çizgisinde, çok çok kritik bir noktada serbest vuruşa bağladı. Eyvallah! Peki, yine ilk yarıda ve o pozisyondan az önce benzer bir durumda neden ceza sahası içindeki o çarpmayı penaltı olarak değerlendirmedi veya neden çift vuruş filan bile demedi? Biz anlamadık. Ama oradan pozitif bir anlam çıkarana da bir şey demeyiz, saygı duyarız. Ki iyi niyeti severiz…

Şehmuz’un bir sarısı vardı ve sağdan ceza sahasına girdi, gidemedi ve kendini yere bıraktı. Bunun hakkı dünyanın her futbol coğrafyasında ikinci sarıdan kırmızıdır. Ama Tunç Kayacı’ya bakarsanız hakem doğru kararlar verdi! Ne diyelim, saygı duyacağız.

Anlaşılan şudur. Tunç Kayacı TRT’de suya sabuna dokunmayan yorumlarla orta yolcu olarak devam edecektir. İşaretler bu yöndedir. Hakemler hakkında gerçekçi sözler demeyecektir. “Taraftarı kışkırtmayalım, hakemleri filan hedef göstermeyelim” sahte sulhçuluğuyla o sularda kulaç atmayacaktır. Ki zannederim TRT de hakiki analizlere pek izin vermeyecektir.

Oradan lehimize yorumların, bir Adanaspor pohpohçuluğunun derdinde değiliz. Ama TV’lerin tek 1.lig programının yorumcusunun daha net ve daha nesnel olmasını beklemek en doğal hakkımızdır. Tunç Kayacı’nın bir Boluspor hayranlığı, (Daha önce yazdım, 2009-2010 sezonunu dönüp tahlil ediyor, Karabük diyor doğal olarak, Buca diyor, ne var ki şampiyon Buca ile aynı puanla şampiyonluğu kaçıran Adanaspor’un adını bile anmıyor, ima bile etmiyor, ama aynı paragrafın içinde durup durup ‘play off’ların gediklisi, ilk altıya giremeyen Bolu diyor, yahu bu görmezlik de canımızı sıkıyor… onca badire atlatmış ve bin bir emekle kurulmuş, konumunu elbette alın teriyle, bakın kayırma veya kollama entrikalarıyla değil veya korkunç maddi desteklerle, hükümet kanadının kanatları altında olmadan, başbakana hesap vermeden, bir başına ve kendi başına elde etmiş bir Adanaspor'un yok sayılır zannedilmesine fena içerliyoruz...) bir Rizespor kaygısı umurumuzda bile değil. Bu takımlara özel sempati duyabilir. Fakat bir 1.lig programında bunun aleni bir biçimde olması, her lafı Boluspor’un hedeflerine ulaşamamasına bağlama çabası, Rize’nin başarısızlığına efkârlanması, özel ilgi duyduğu takımları cilalaması, onları ısrarla şampiyonluk potasına sokmaya çalışması, biraz garip kaçıyor. Açık ve ulusal kanal neticede... Yine diyorum, orada ağzımıza bir parmak bal çalacak laflar, analizler değildir beklediğimiz. Öyle, ilk 5 programın sonunda bizce fotoğraf budur. Dileriz ileriki günlerde taşlar eleştirdiğimiz hususlarda yerine oturur. Yoksa o programın ardındaki onca alın terine, oradaki yayının çekim, montaj, yapım yükünü çekerken Anadolu kazan deyip gezen arkadaşların çabasına, emeğine yazık olacak…

Not: Adanaspor – Mersin İdmanyurdu maçından 66 kare foto yorumda…

Yazar: Editor
2010-08-19 18:01:50

Turbeyler

Turbeyler grup liderlerinden Refik Gül ile kısa bir söyleşi yaptık. Turbeylerin yakın ve uzak vadedeki hedeflerine ve gündeme dair görüşlerini her Adanasporlu gibi biz de merak ediyor ve küçük çaplı da olsa bilgilenmek ihtiyacı duyuyorduk.

Mersin maçına, Bekir Çınar’ın vefatına, gruba, Gündüz Tekin Onay Tribününe, takıma, geleceğe dair sorular sorduk ve Refik Gül’den de Turbeyler Grubu olarak yaklaşımlarına dair bilgiler aldık.

Umarım kısa söyleşimiz yeterince aydınlatıcı ve faydalı olur.

Doğrudan yanıtları aktarıyoruz:

http://ul.gcg.me/files/2010-08/rg.jpg

*Mersin maçına grup kendi imkânlarıyla bir tribün hazırlığı yapmaktadır. Güney kale arkasını yani Gündüz Tekin Onay Tribünün gruba ayrılan bölümünü turuncu telalar ile donatmayı düşünüyoruz. Bu işe bu akşam başlayacağız (Perşembe akşamı). Bunu da stat yönetiminin belirlediği sınırlar çerçevesinde yapacağız haliyle. Ortaya güzel bir görsel sunumun çıkağına inanıyorum. Ayrıca Kemal Hoca ve takım için yaptığımız yeni bir marşımızı Mersin maçında paylaşacağız.

* Mersin maçında, geçtiğimiz günlerde vefat eden Bekir Çınar’a saygı mahiyetinde bir pankart açacağız. Biz Bekir Çınar’ın cenazesinde de bulunduk, ama bunu bir saygı çerçevesinde Adanaspor forması giymeden yaptık. Ben, Mutlu Başkan, gruptan başka arkadaşlarla cenazade bulunduk. Bekir Çınar’a tekrar rahmet diliyor, yakınlarının ve sevenlerinin, Demirspor camiasının başı sağ olsun diyoruz.

* Ben Çukurova takımlarının tribün bazında yakınlaşmasını olumlu karşılıyorum. Tribünlerimizin bu kısır döngüden kurtulup rekabeti dostluk çerçevesinde yaşatmaları gerektiğini düşünüyorum.

*Takımın son antrenmanına da gitmiştik. Hatta meşalelerle güzel bir görsel şov da sergiledik. Grubun dışında ailesiyle, çocuğuyla gelen taraftarlar da vardı. Çok güzel sahneler bunlar. Bizim zaten böyle bir tribün hayalimiz var. Herkesin ailesiyle gelebildiği bir atmosferin oluşmasını da hedeflemiş durumdayız. Hatta bunu grup içinde hayata geçirme çabasını da göstermekteyiz.

*Takımı oldukça hırslı ve istekli buldum son antrenmanda. Çok daha inançlı bir Adanaspor izleyeceğimizi düşünüyorum, hedef ne kadar yüksek olursa başarı da o kadar yaklaşır. Küçük hedeflerin büyük başarısı olmaz. Futbolcularla da konuşma imkânımız oldu. Bunu orada görebildim futbolcularımız ilk ikiye odaklanmış durumda. Ben bu inanca da ortak oluyorum. Tamam, Adanaspor bizim için her durumda değerli ve güzeldir, ama bu takımın, bu kadronun hakkı artık şampiyonluktur, başka bir hedefi kendimize yakıştırmıyorum.

*Gündüz Tekin Onay Tribününü tabi ki biz de destekliyoruz ve maddi olarak da bu kampanyanın içinde olacağız. Biz de büyük hocamızın oğlu Güntekin Onay’ın da sembolik de olsa o anlamlı katılımıyla, başkanımızla görkemli bir tribün açılışını heyecanla bekliyoruz. Takımlar sembolleriyle vardır düşüncesini paylaşıyorum. Bence de bu sembol, güney kale arkası tribünü için, Gündüz Hoca’dır.

* Turbeyler grubu olarak, Adanaspor’a ve Adanasporluluğa zarar vermeyen ve sezon boyunca vicdanımızın rahat olacağı işler yapacağız. Adanaspor’a gelecek maddi külfetlere engel olmak için var gücümüzle çabalayacağız. Örneğin Altay maçlarındaki olayla taraftarlar olarak keşke engel olabilseydik de o şanssızlıkları yaşamasaydık. Ama genel anlamda bu konuda Adanaspor taraftarı olarak belli bir yol kat ettiğimizi düşünüyorum.

* Grup yönetmek elbette zorlu iş, bunu içinde olan her arkadaş bilir. Tribünde genç arkadaşlarımızı taraftarlık bazında bilinçlendirmek, eğitmek gibi görevlerimiz de var. Bunun bilinciyle hareket ediyoruz. Temel prensip tam bir Adanasporluluktur. Bunu için de örneğin ne yaptığını bilmeyen yüzlerce grup elemanı yerine, bilinçli, kardeş, takımının menfaatini düşünen 100 kişi bence daha makbuldür. İyi savaşan, ne yaptığını bilen 300 Spartalı gibi… Genel olarak misyon ve vizyonumuzu böyle çerçeveleyebilirim.

*Bir maraton projemiz var tabi ki. Grupta aktif olan arkadaşlarımızdan iki ismi ( Örneğin Mehmet Öztürk ve Ali Gönlü’yü) Maratonda tutmayı düşünüyoruz. Bu bizi birçok anlamda rahatlatacaktır. Hem tezahüratlarımıza daha net karşılılar gelecektir hem de maratonda klasik tezahüratlarla grubun 5 dakika da olsa soluklanmasına fırsat sağlayacaktır. O beş dakika bize yarım saatlik bir güç verecektir.

Türkiye’nin hemen hemen tüm tribünlerini takip ediyoruz. Karşı tribünde müttefiki olmayan grup başarısız oluyor. Örneğin Bursa tribünü karşıya ekibini bir kısmını yolluyor. Aynı şekilde Beşiktaş Çarşı’nın müttefiki olarak diğer yana Asya Kartallarını yerleştiriyor. Bunlar sağlam bir tribün için olmazsa olmaz şeylerdir.

Sonuç olarak şöyle toparlayabilirim: Az önce dediğim gibi, biz grup olarak Adanaspor için, Adanaspor’un istikbali için vicdanımızın hep rahat olacağı işler yapacağız!

  •  Refik Başkan'a teşekkür ediyor, başarılı bir sezonu tüm Adanasporlular için diliyoruz...

________________

Not: Bu gece 00.30'da TRT'de yayımlanacak 1.lig programında Adanaspor'umuzun tanıtım filmi yayımlanacaktır.

ve 9.5 dakikayla en uzun belgeselin Adanaspor'a dair olduğunu ayrıca öğrenmiş bulunuyoruz: ))Bilgi: EflÂtun Film!

Yazar: Editor
2010-08-14 14:35:20

İlk Maç

http://ul.gcg.me/files/2010-08/asmr.jpg
  • Sezonun ilk maçları ne heyecan verici oluyor öyle.
  • Yanında can sıkıcı bir karın ağrısını da taşıyan bir heyecan.
  • Fena bir şey…
  • Her ne kadar favori bir olsak da
  • ve takıma olan inancım tam olsa da
  • o daraltan his peşimi hiç bırakmıyor.
  • Birçoğumuz öyledir muhtemelen.
  • Rakipler de öyledir.
  • Bu akşam açılışı yapacak süper lig takımlarının taraftarları da bu karın ağrısından muzdariptir.
  • 3.ligdeki ilk maçımızda, Konya Ereğli maçında da böyleydi vaziyet (0–2 almıştık),
  • 2B’ni ilk karşılaşması olan Ş.Urfa (2–1 almıştık) maçında da,
  • play-Off’un ilki, Gaziosmanpaşa maçında da (4–2 almıştık),
  • 1.ligin ilk maçı olan Kasımpaşa (1–0 kaybetmiştik) karşılaşmasında da,
  • geçen sezonun ilk 90 dakikası olan Karşıyaka maçında da (1–0 almıştık)
  • hep yakamızdaydı o melun his.
  • Hatta çok önceki yıllarda da…
  • Ama işin güzel yanı da bu değil mi;
  • Hem sahaya çıkan bir takımımız var,
  • hem iyi bir kadromuz var,
  • hem sesimiz soluğumuz var,
  • hem de hep haftaya maçımız var
  • Bu slogan da hatırlanmalı hep hiç unutulmamalı.
  • Bu arada son dört yılın açılış istatistikleri de fena değilmiş: )) onu da bir not olarak düşmeli...

 

Yazar: Editor
2010-08-06 22:48:28

Transfer

  • En son Ahmet Dursun geldi. Şeker’den Hacı da hazırlık maçında oynamış, resmi bir açıklama yok, sanırım bir deneme süresi. Sevgili İsmail Ahmet Dursun’a şüpheyle yaklaşıyor, Hacı için daha umutlu. Onun tahlillerine güveniyorum.
  • Birçok taraftar A.Dursun’a pek tepkili. Hoşnutsuzluğun yanında işi dalgaya vurup yine kulübe sataşanlar da var. Sanırım bunu tamamen Adanaspor sevgisiyle yapıyorlar. Enteresan.
  • Üç beş sezonluk geçmişine bakınca Ahmet Dursun’un profili gerçekten umut verici değil.
  • Fakat futbol hayatı bitmiş bir futbolcu mudur?
  • Göreceğiz.
  • Bir umut bina etmek için Hagi örneği filan vermeyeceğim.
  • Cevabı A. Dursun verecektir.
  • Bu konudaki yaklaşımım tamamen Adanaspor menfaatleri doğrultusundadır, kısa veya uzun vadede.
  • Güvencem ise Kemal Hoca’nın bizatihi kendisidir,
  • sonra da futbolculardır futbol ve skor anlamında.
  • Yani Kemal Hocanın yapacakları ve yaptıracakları,
  • çevresinde oynayan futbolcuların kaliteleri,
  • forma giyme şansını kendine yarattığı takdirde A. Dursun’un en büyük şansı, güvencisi olacaktır ( bu sözler Özgürcan için de geçerlidir).
  • Tam inançla söylüyorum (aslında çok da söylendi), kendime ara gazı da vermeden;
  • Adanaspor özel bir takımdır ve de kulüptür.
  • Bir futbolcu burada veriminin en üst seviyesine çıkma şansını hep bulmuştur.
  • Bulacaktır da.
  • Tüm iyi niyetimizle önce güveniriz, şans veririz, destek oluruz.
  • Olumsuzluk söz konusuysa eleştiririz, ama belli bir seviyede ve prensipte bunu yaparız.
  • Çünkü biliriz ki aslolan Adanaspor’dur,
  • özel beklentilerimiz değil.
  • Çünkü koşulların getirdiği sonuçlar vardır.
  • Çünkü her gerçek kendi durumundan ortaya çıkar.
  • Çünkü bu takımı seviyoruz.
  • Her transferi bu çerçevede değerlendirip “Kemal Hoca’nın var bir bildiği” deyip saygıyla karşılıyoruz.
http://ul.gcg.me/files/2010-08/kemal_k__l____.jpg
Yazar: Editor
2010-07-27 00:00:50

Farklı Bir Strateji

Kulübümüz son yıllarda taraftarımızın takımına daha fazla destek olabilmesi amacıyla çalışmalar yapıyor. Taraftarın vereceği desteğin tam orta noktasında ise kombine satışları duruyor. Kombinelere yoğun ilgi gösterilmesi ve kulüp kasamıza sıcak para girişinin sağlanması bekleniyor.

Taraftar olarak ortak şikâyetimiz kombine fiyatlarının çok yüksek tutulduğu yönündeydi fakat son 2 yıldır özellikle maraton kombine fiyatlarındaki indirim oldukça önemli bir adımdı. Kulübümüzün taraftarımızın ortak beklentisine cevap verdi ve maraton kombinesini piyasaya sürdü, üstelik uygun fiyatla. Ve bu yıl da maraton kombinesinde %25 indirime giderek fiyatı 150 TL olarak belirledi.

Bu noktada yapılan bu güzel gelişmelere taraftarımızın yeteri kadar cevap veremediğini görüyoruz. Bugün itibariyle kombinede ulaşılan sayı oldukça komik. Hâlbuki mevcut fiyat ve taksit imkânlarıyla maraton kombinesinin en az 2000 civarında bir alıcısı olacağını tahmin ediyordum. Maraton tribünü Adanaspor'un kalbidir. Kemikleşmiş bir sayısı vardır. Bu sayı da en kötü Adanaspor maçında 2000'dir.

Peki, neden kombine satışı beklenildiği gibi gitmiyor. Bence, kulübümüz bu noktada bir hata yapıyor. Hata değil de, eksik bir çalışma da diyebiliriz buna. Kombine yeteri kadar reklâm edilmiyor. Ve taraftarımızın kombine alımı için teşviki sağlanmıyor.

Bugün okuduğum bir haberi paylaşmak istiyorum; Giresunspor yönetimi bilet fiyatlarını geçen yıla oranla oldukça yükseltmiş ve kombine fiyatlarını da olabildiğince düşürmüş. Hedef biletli taraftar değil, kombineli taraftar. Bu sayede hem her maç bilet kaosu ortadan kaldırılmaya çalışılıyor hem de taraftar kombineye teşvik ediliyor. Taraftarın kombine alımıyla kulübe sıcak para girişinin sağlanması amaçlanıyor.

Oldukça etkili bir yöntem... Belki biraz da kendi taraftarımıza kızıyorum ancak yine de sevgili başkanımıza şu çağrıyı yapmadan edemiyorum; başkanım maraton kombinesi için taraftarı biraz daha hareketlendirmek için, sezon bilet fiyatlarını şimdiden açıklayın. Ve geçen yıl ki gibi 10 TL yapmayın, 20 TL yapın. Kombineye ilginin yükselmesi hedefiyle bunu yapın. Kombine kültürünün oluşmasını ve nitelikli taraftarın artmasını sağlayın.

Kazanan kulübümüz ve tribünlerimiz olacaktır. Sizi seviyoruz ve yaptığınız güzellikleri ayakta alkışlıyoruz.

Cem Kaplanoğlu

Yazar: Editor
2010-07-05 16:52:36

Adanaspor/suz Adana

http://ul.gcg.me/files/2010-07/isyan_atesi.jpg

Geçtiğimiz sezon averajla kaçırılan Süper Lig'in ardından, bu sene Başkanımız Bayram Akgül’ün şampiyonluk parolasıyla yaptığı nokta transferlerle daha şimdiden Bank Asya Lig'inin favorisi konumuna gelen Adanaspor'umuz yine bir takım kirli oyunlarla yıpratılıyor.

Adana'yı birçok defa Avrupa'da temsil etmiş ve Türkiye Lig'lerinde elde ettiği sayısız başarılarla adını futbol tarihine altın harflerle yazdıran Adanaspor'umuz kapanma noktasından bugünlere gelmiştir. Bu süreçte on binlerce Adanasporlu, takımının bugünlere gelmesindeki haklı gururu ve onuru taşımaktadır.

  • Şehrin ileri gelenlerinin yardımını hiçbir dönem tam anlamıyla alamayan Adanaspor'umuzun bu can çekişmesine, Kulüp Başkanımız Bayram Akgül ve arkadaşları ile taraftarlarımızın haricindeki herkes seyirci kalmıştır.

Adanaspor'umuzun karanlık günlerinden bugünlere gelmesinde en büyük pay sahibi olan Başkanımız Bayram Akgül'e minnet borcunu her Adanasporlu defalarca dile getirmiştir ve bu kulüp yaşadığı sürece de bıkmadan, usanmadan dile getirmeye devam edecektir.

  • Bugün gelinen nokta, Adanaspor'umuz için ne kadar büyük bir başarı ise Adana şehri için de bir o kadar büyük yüz karasıdır. Başkanımız Bayram Akgül, tek başına verdiği bu mücadelede yalnız bırakılmakta ve üstüne üstlük halkın seçtiği insanlar tarafından da haksızlıklara maruz bırakılmaktadır.

Yıllardır Adana Büyükşehir Belediyesi'nin spor fonunda yaşanan adaletsiz dağılım bugün de Adana'da gündemin birinci maddesine yerleşmiştir. Başkanımız Bayram Akgül’ün özellikle son 2 yıldır yaptığı yardım çağrılarına kulak asmayan belediye meclis üyeleri bugün de Adanaspor'umuzun yanında değil karşısında durmayı tercih etmişlerdir.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Aytaç Durak'ın soruşturma kapsamında görevden alınması ve akabinde gelişen vekil atama seçimleriyle Adana her alanda olduğu gibi spor alanında da fazlasıyla yıpratılmış ve oyalanmıştır. Bugün transfer döneminin en kritik zamanını yaşadığımız şu günlerde, Belediye'den ve Meclis Üyeleri'nden en ufak bir katkı göremeyen Kulüp Başkanımız Bayram Akgül, Süper Lig yolunda tek başına yürümeye devam etmektedir.

Bu noktada şehrin yönlendirilmesinde katkısı olan birimlere seslenmek istiyoruz...

Sayın Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri...

  • Oturduğunuz koltuğa Adanasporluların oylarıyla da geldiğiniz gerçeğini göz ardı edemezsiniz.
  • Belediye'nin kaynaklarını Süper Lig'in kapısına dayanmış Adanaspor'umuzdan kaçıramazsınız.
  • Belediye olarak kalıcı gelir planınız söz konusuysa, bunu Adana'nın her iki takımı içinde düşünmeli ve bu şekilde uygulamalısınız...

Sayın Valimiz İlhan Atış...

  • Sayın Valimiz geldiğiniz günden bu yana Adana'mıza verdiğiniz her hizmette
  • bir Adanalı'dan daha çok çaba sarf ettiniz.
  • Şimdi bir kez daha adil yönetiminize güvenip dile getiriyoruz;
  • Hepimizin ödediği vergilerle var olan Büyükşehir Belediyesi Spor Fonu'ndan Adanaspor'umuza hakkının verilmesi için gereken önemi vermenizi rica ediyoruz...

Adana'nın Değerli Basın Mensupları...

  • Adanaspor camiasının yakından tanıdığı bir kaç spor muhabiri haricindeki tüm yerel basın mensupları,
  • yaşanan haksızlıklar karşısında sessiz kalmakta ve bu haksızlığa ortak olmaktadır.
  • Gözünüzün gördüğünü kaleme almaktan imtina etmek veya kaleminizi esnetmek bu şehrin geleceğine ihanet etmektir.
  • Bu ihanete düşmeyeceğinize inanıyoruz...

Adanaspor.ORG var olduğu günden bu yana, Adanaspor'un hakkını savunmak için elinden gelen tüm mücadeleyi yapmıştır. Birçok defa Adana kamuoyuna seslenmiş, yeri geldiğinde Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın Aytaç Durak'ın makamına kadar çıkarak Adanaspor'umuza gerekli yardımın yapılması kapsamında hakkını aramıştır. Bizler bildiğimiz doğruları savunmaya ve Adanaspor'umuzun haklarını korumaya ve kollamaya devam ediyoruz.

Umuyoruz ki bu kıvılcımla beraber Adanaspor camiası top yekûn harekete geçer ve bu konuda yaşanan adaletsizliğe el birliğiyle tepkisini koyar.

Adanaspor.ORG | Adanaspor Taraftar Merkezi

Yazar: Editor