2014-07-19 10:01:01

Göçek'ten

Madem Göcek'teyiz, bir Göcek efsanesi anlatalım bakalım.

Özal'ın Özal olduğu zamanlar, Turgut Özal'dan bahsediyorum. Memlekette her bir arsızlığı meşrulaşrıran devlet adamından.

Efendime söyleyeyim, Özal bir akşam Ali Kaptan'ın lokantasına gelir ve kaplumbağa çorbası ister. Hay hay derler.

Bir kaplumbağa bulunur, masaya yatırılır, gel gör ki kaplumbağanın kafasını bir türlü kesemezler.

Tam bıçak inecek, kaplumbağa kafayı çeker. Her defasında böyle olur bu.

Derken Özal'ın geniş ekibinden insan irisi, bıyıklı filan biri çıkar gelir. Bıçağı ister, kaplumbağanın kıçına bir parmak atar, hayvancağız kafayı uzatıverir gayriihtiyari, adamımız alıverir kelleyi. Buyrun, der.

Tabi Ali Kaptan şaşkın. üstat sen kimsin, der, ne iş yaparsın?

Ben Özal'ın kravatlarını takarım, der bizimki.

Evet,

böyledir bir Göcek Efsanesi.

Ekabire kravat takmak meseledir yani. 

Yazar: Editor
2011-09-01 20:27:07

Eski Delta Macerası

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-102092/d.jpg

Çıktık yola Çarşamba sabahı, Vira edip Karataş’ a 5–6 km kala sola dönüp “yüreğimizin götürdüğü yere” gider olduk. Ne demekse yüreğinin götürdüğü yere gitmek: )) Hayır, gideceğimiz yer belliydi ve son derece somuttu, uhrevi bir yolculuk değildi yani; )

  • Ceyhan nehrinin denizle dudak dudağa geldiği Tanrı’nın ülkemize lütfettiği bir doğa harikası vardığımız noktaydı, diyeceğim,
  • fakat öyle acemi romancı tarzı ifadelere hiç gerek yok.
  • Vardığımız yer son derece çamurlu, pis bir delta eskisiydi ve kimselerin dudak dudağa geldiği yoktu.
  • Nehir tüm atığını, selintisini(ne güzel bir sözcük) , otunu çöpünü aklınıza gelebilecek her türlü nesneyi veya eşyayı, ilaç şişelerini, plastik sandalyeleri, poşetleri, çeşitli tabakları, mutfak eşyalarını, 
  • yahu dedim ya aklınıza gelebilecek her bir şeyi getirip denize bırakıyordu.
  • Yani doğrudan dalıyordu denize kendisi.
  • Onlar da bir süre sonra kıyı eşrafına dönüşüyordu dalgaların iadesiyle.
  • Bir bulanıklık ki sormayın. Öyle ki kıyıda yer yer çamurdan kayavari oluşumları görmek de mümkündü.

Sadece balıkçıların ilgi gösterdiği bir yer. Günübirlik gelenler, huğlarda yaşayan balıkçılar, civar köylerin yerlileri o bölgenin nüfusunu oluşturuyor.

Resimi Orginal Boyutta Görüntülemek İçin Tıklayınız.

Nehir yegâne su kaynağı, yanınızda getirdiğiniz su hariç. Değilse her “temiz su” ihtiyacınızın biricik yeri orası: ))

  • Biraz titizseniz vay halinize; )
  • Neyse ki apartmanda büyümedik, vahşi doğaya uyum sağlama sürecim şortumu giymemle tamamlanmış oldu.
  • Cahit Usta ve Bahri Kaptan ağları kontrol etmeye giderken yalandan yardım ederek suya girmiş de olduk.
  • Ama bir santim aşağısı görünmüyordu suyun, o kadar: ) Ağa takılan yosunların yanında ağları parçalayan yengeçler ve ağa dolanmış kefaller bizi karşılayan unsurlardı. Uğraştık, ama akşam rakısına birkaç balık da hazırdı böylece.

Bin yıllardır insanın hükmünü gösteremediği bir yer gibi duruyordu eski delta, tabi yukarıda bahsettiğim nehir atıklarını saymazsak. Deniz isterse geliyor, karadan birkaç metre alıyor, nehrin ağzını geri itiyor, deltayı bozuyor… Benim kulübe seneye denize gidebilir, o yüzden 200 metre kadar geriye çekeceğim kulübeyi diyor Bahri Kaptan.  

  • Gece ve gündüz sadece dalgaların sesi…
  • Derken gece gökyüzünde yıldızlar…
  • Adana’da görmenin imkânsız olduğu bir manzara…
  • Ne güzeldi.

Sonuçta bazen yorucu, bazen sıkıcı, bazen fazlasıyla doğal ama çoğunda eğlenceli bir yolculuktu.

Foto-Yorum’da hikayeyi fotoğraflarla anlatmaya devam… Tık!

Yazar: Editor
2011-08-06 16:46:00
http://hizliresimyukle.com/showoriginal-90381/an1.jpg

Az önce bir sayfalık yazı, yol izlenimlerine dair, tam yükleyeceğim sayfaya, silindi gitti, hay bin öfke...

O zaman akşam akşam saatlerinde fotoğraflarla paylaşalım o yazıyı, yeniden kaleme alıp...

_____________

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-90382/ant2.jpg

Yol, diyordum, geçen yıl da aynı hezayanlarla yazmıştım oradaki ağaçların derbeder edilişini. Ama ağaç bu, yol yapılır sonra yine kedine çıkacak toprak bulur kenarda köşede, çok dertme, bak çağ atlamaya devam ediyoruz Rahmetli Özal'dan beri, diyenler de olacaktır.

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-90383/ant3.jpg

Fakat ben o eski virajlı ve bol yeşilli, aslında dar yol koşullarından dolayı güvenli yolu tercih ediyorum hala: )) Öyle...

Hatta ben göl kenarında oluşturulan Adnan Menderes bulvarına, eski doğal hali de tercih ederim. Benim gibi düşünenlerin sayısı yine%1'lerde dolanacak biliyorum, hiçbir temsil hakkı bulamayacak kendine yazık ki, ama bir fikri belirtmekte buna rağmen bir sakınca görmüyorum haddizatında...

http://hizliresimyukle.com/showoriginal-90384/ant4.jpg

Yine neyse; ) 

Antalya da çok sıcak, birkaç saat önce Kemer kırk derecenin üzendeydi, dışarı kafayı uzatabilene aşk olsun. Yahu ikinci günde Adana'mın kendi sıcağını, güzel evimin sakin tembelliğini özledim mi ne?

Yazar: Editor
2011-08-04 10:41:53
yol
http://hizliresimyukle.com/showoriginal-89664/kycegiz.jpg
  • Bir yol hayali yine 
  • gelince bu günler bu saatler 
  • çıkıp gitmek şöylece bir yerlere, 
  • fakat bir de sıkılma refleksi rutin olarak 
  • bir yerde çok duramama, 
  • yolun kendisinde bile, 
  • gerçi de ki sıkılıverdi halin, 
  • dön oracıktan evine, 
  • ama önce çık bakalım bir yola, 
  • bak, bekler seni bin km ötede Köyceğiz, arkadaşlar, 
  • sükunetin göl hali, 
  • orada deniz, adacıklar; 
  • ama canım benim de motoru soğutma hakkım saklıdır herhalde yani kaplanpenche diye bir tatil olmayacak mı: ))
  • virajlı yollar, 
  • orada bazen deniz, 
  • çorak topraklar, 
  • müzik ama fonda, 
  • kısa molalar, birkaç sigara, 
  • rakılı akşamlar gün batımları… 
  • Hele bugünde bir geçsin, yarın olsun… 
  • (üç haftadır aynı terane, hele bugün geçsin: )) 
  • of şu tembelliğe of!

 Fotoğraf: Köyceğiz'de günbatımı...

Yazar: Editor
2011-01-10 22:27:45
Tüyap Kitap Fuarı 

Tüyap Kitap Fuarı 11–16 Ocak tarihleri arasında tekrar Adana’da. Dördüncüsü bu.

Kitabın sıhhatine, kâğıt kokusunun sihrine dair…

Orada harika kitapların olacağını biliyorum. Bir his: ))

Gitmeli, sadece gezmemeli, alışveriş de olmalı. Tabi ki bütçelerin el verdiğince…

Ki fuarların en güzelidir kitap fuarı...

Bir şehri gerçekten şehir yapan en önemli etkinliktir o...

Yazar: Editor