2010-06-12 10:32:45

Sadece Adanaspor

http://ul.gcg.me/files/2010-06/adanaspor_logo.jpg
 

Günümüz futbolunda masraflar her geçen gün artmakta.

Gün geçmiyor ki bir kulüp başkanı bu konuda dert yanmasın.

Hemen hemen her şehir kulübünün ortak sıkıntısı bu...

Ayrıca hemşerilerinin kendilerine destek olmadıklarını da sıklıkla dillendiriyorlar.

 Bulundukları şehirlerde ki kulübe mali yardım edebilecek kişiler ya futbolla ilgilenmiyor ya da  ‘’İstanbul takımı’’ merakları kendi öz kulüplerine uzak kalmalarını beraberinde getiriyor.

Ülke çapında tanınmış  işadamları  genel olarak yukarıda tırnak içinde belirttiğimiz takımların yönetimine girmek ya da kongre delegesi olmak yolunu seçmekteler.

Ama aslında bu sorun sadece kulübe mali anlamda destek olacakların sorunu değil.

Futbola gönül vermiş birçok insanımızda konu futbol taraftarlığı olduğunda kendi şehrinin yanına bir İstanbul takımı eklemekten kaçınmıyor.

Bu hem Adana’mız da hem de ülkemizin diğer illerinde yaşanılmakta.

Daha bir ay kadar önce gönlümüzün şampiyonu Adanasporumuz süper ligin kapısından döndü.

Olası şampiyonluğumuzda yukarıda tarif edilen kişiler,  üç İstanbul takımı ile yapılacak maçlara geldiklerinde belki de içten içe Adanasporumuzun rakipleri olan o takımların başarılı olmasını isteyeceklerdi.

Bu ruh hali sanırım daha uzun yıllar da devam edecek.

Neyse fazla söze gerek yok.

Ülkemizin gerçekleri bunlar.

Sözün başında ki konuyu bağlarsak,

Bizim için çok değerli olan sayın başkanımız son günlerde masraflardan yana sıkıntılarını açıklamakta.

Umarım bu konuda taşın altına elini sokabilecek kişiler yönetime yardım ederler.

Taraftar olarak bizimde önümüzde ki sezon  her maça gelerek vereceğimiz bilet paralarıyla yönetime destek olmamız gerekmekte.

Futbolcu transferinde ise hâlihazırda ki takımımız oldukça iyi, bütçeyi zorlamadan yapılacak 1–2 hamle işi kurtarabilir.

Ama uzun vadede Kemal hocamızın alt yapıdan yeni yetişecek genç futbolcuları  takıma kazandırması gerekmekte.

Bu yapıldığında, ileriki yıllarda  yönetimimiz; kulüp  masraflarında belki de  en büyük yere sahip yeni oyuncu alma  kısmında rahatlamış   olacaktır.

Önümüzdeki yıl şampiyon olmak dileğiyle…

Yaşasın Adanaspor.

 

Zalif Aktaş

Yazar: Editor
2010-06-06 16:31:02

Transfer Dönemi ve Dedikoduları

 http://ul.gcg.me/files/2010-06/forma.jpg

  • İşte en eğlenceli dönem, transfer dönemi...
  • Çocukluğumdan beri hastasıyım bu vakitlerin. Kendi olmasa bile adı güzel, heyecanı tatlı transferler.
  • Çoğu zaman da evdeki bulgurla yetinirdik ya. Ya da öylesine transferler. Tabi o zamanlar kulübün en hazin dönemlerine denk gelir.
  • Bir de Uzanların ilk transfer zamanlarını hatırlayın. Yok yok. Ama o tatlı yemeğin acı bir faturası da oldu, değil mi?
  • Ama ne olursa olsun ne güzeldir transfer dönemi.
  • Dönüp baktığımda beni en çok heyecanlandıran transferler hangileri olmuştu?
  • Konya’da öğrenciyken Ali Beykoz’un nasıl bir futbolcu olduğunu bildiğimden onun transferine inanamamıştım. Dönemin adeta Maradona’sıydı bizim ölçeklerde.
  • Löw’ün hoca olarak transferi de enteresandı.
  • En parlak döneminde Cenk İşler’in transferi de çarpıcıydı.
  • Ama transferlerin en güzelleri sessiz sedası gelip yıldız veya yıldız adayı olarak devam edenler, gidenlerdir.
  • Necati öyle bir transferdi.
  • Emrah, Altan. 
  • En önemli örnek ise Samsun’dan aldığımız Ümit’ti. Sonra transfer rekoru kırarak Antalya’ya uçmuş, ardından da Fener’e gitmişti.
  • En neşelisi de İsa, Özer, Bora üçgeninde yaşandıydı.
  • İsa’yı Zonguldakspor’a verip Özer Umdu’yu almıştık.
  • Özer bizde gol kralı olmuştu.
  • Derken Özer’i Beşiktaş’a verip Bora’yı almıştık.
  • Sonra Bora gol kralı olmuştu.
  • Bora’yı yine Beşiktaş’a verip Özer’i geri almıştık.
  • Alt yapıdan yetişip de gidenleri unutmamalı tabi. İsmail, Kayhan ve Feyzullah önemli transferler olarak ayrılmıştı o zamanlar Adanaspor.
  • Yakın zamanda o sessiz transferlerimizin birer yıldız adayı örnekleri ise bildiğiniz gibi Fevzi, Ersan ve Anıl’dır.
  • Sırada bekleyenler de vardır tabi.
  • Rahman, Talha diyebilirim rahatlıkla.
  • Emrah bir dizi talihsizlikler yaşamıştır umarım toparlar.
  • Emre ise özeleştirisini yapmıştır umarım. Yoksa o da önemli bir yıldız adayıdır hala, ama işte aması var onun da.
  • Şimdi nasıl transfer dedikoduları var internette veya gazetelerde. Benim iddiam değil bunlar, duyduklarımı okuduklarımı söylüyorum.
  • Örneğin bir Taner Taşçı adı geçti. Hakan Hacıbektaşoğlu ile ilgileniliyor dendi. Bir gurbetçi adı, Rıfat diye. Karabük’ten Burak Akdiş, Hassan; Bolu’dan Erman, Adem Büyük; BJK altyapısından iki genç; Akhisar’dan forvet Doğan; Altay’dan Burak Çalık Eski kalecimiz Ahmet Şahin’in bile adını duydum. Sonra süper ligden önemli isimlerle ilgilendiğimiz konuşuluyor. Yani lafın bini bir para. Herkes bir şey diyor. Keyfine göre savuran da var isimleri piyasaya. O da ayrı bir eğlence.
  • Bunların hepsi iyi de hoş da… Ya para? Biz taraftar olarak çok şey isteriz, bekleriz.
  • Şahsen ben de isterim evet.
  • Ama o acı faturaları da unutmamalı.
Yazar: Editor
2010-05-19 23:59:22

Tekrar

 

  • Altay maçı ne olur?
  • Yenersek ne ala, puan kaybedersek mesele değil.
  • İkinci durumda gönlüm İzmir takımlarından yana olur.
  • Bu bölümü artık geçelim.
  • Benim derdim işin devamında.
  • Kemal hocanın takımın başında kalmasında.
  • Dileğimiz şimdi gerçekleşmezse,
  • önümüzdeki sezona daha güçlü girmek için
  • Kemal Kılıç’ın varlığı bizim için önemli olacaktır.
  • Başlıkta dedim,
  • bunlar tekrar sözler
  • ama bu konu Kemal hoca yeni sezon imzasını
  • atması hayati bir değer arz etmektedir.
  • Bu konuda yazmaktan vazgeçmeyeceğim.
  • Şampiyon olsak da olmasak da…
Yazar: Editor
2010-05-12 00:05:00

Güle Güle ‘’Diyarbakır’’, Hoş Geleceksin ‘’Adanaspor’’

 

http://ul.gcg.me/files/2010-05/otbss.jpg

  • Herkes gibi Süper ligi ben de takip etmekteyim Üst taraflardaki şampiyonluk yarışı bir yana alttaki küme düşmeme savaşı da izlenmeye değerdi…
  • Ankaraspor ve Denizlispor’un ardından Diyarbakırspor da lige veda eden takımlar arasına katıldı. Şimdi yazıyı okuyan futbolsever diyecek ki neden bahsediyor bu kardeşimiz.
  • Bakalım şimdi Adanasporla-Diyarbakırspor İlişkisine: ))
  • Bilindiği üzere Diyarbakırspor lige en son veda eden takım.
  • Önce Ankaraspor gitti, yerine de bir tür komşusu Karabük çıktı.
  • Sonra Denizlispor gitti yerine o civardan Buca çıktı.
  • En son da Diyarbakır gitti. Yerine de oraya en yakın bölgeden Adanaspor çıkacaktır.
  • İlgi de budur: ))
  • Not: Bizler de playoff maçlarında ÜCRETSİZ otobüs kaldırıldığı takdirde dişi  turbeyler olarak  Olimpiyat stadında yerimizi ALMAK  istiyoruz!
  • İstanbullarda Öksüz gibi kalmayalım! Otobüs istiyoruz!

         Gizem Yurdaer/dişi turbey temsilcisi

Yazar: Editor
2010-04-28 10:46:00

Nedir Bu Kuzey-Güney Davası?

http://ul.gcg.me/files/2010-04/western_fight.png

Şampiyonluğu  yürüyen bir takımda ne kadar doğrudur  bu kargaşa huzursuzluk. Artık olaylar tamamen amacının dışında kişisel kavgalara dönüştü. Takımda moraller yerinde iken 5 Ocak’ı paylaşamama durumu nedir bunu anlamıyorum 90 dakika gelip bağırıp gitmek için neden bu kadar kavga kıyamet, sözlü sataşmalar çıkıyor? Bir stadı paylaşamıyorsak vay artık halimize... Hoş  artık sorun takımı farklı mekânlarda desteklemeyi geçti “başka” bir kavga halini aldı. Biz bayanlar olarak maça “acaba bir tatsızlık çıkacak mı” tedirginliğiyle gelmekten gerçekten  çok sıkıldık…

Cefakâr Adanaspor taraftarına yakışmıyor! Nerelerden ne çileler çeke çeke geldik biz günlere herkes gayet iyi biliyor. Ve takım şimdi 2.olmaya oynuyor… Takıma destek vermek gerekirken her yere bayrak asmak gerekirken  ortada hiçbir etkinlik yok tartışmadan başka. Lütfen internet Ortamında da Arkadaş ortamında  Adanaspor Taraftarlılığına yakışır  davranışlar sergileyin Unutmayın ADANA’NIN TAKIMIYIZ! Süper lige oynuyoruz…

Bayraklar asalım diyoruz birkaç renktaşım ve Adanaspor Düşünce Platformu dışında Bayraklar da asılmıyor. Takıma daha çok sahip çıkalım ve lütfen  ama Lütfen Adanaspor’u karıştırarak futbola kavga bulaştırmayın!

Biz dişi kaplanlar olarak Taraftarımızın her  zaman birlik beraberlik içinde olmasını, her zaman  birbirlerini koruyup kollamasını Aynı dava peşinde koşan kardeşiyle düşman olmamasını gerçekten  ÇOK istiyoruz!

Gizem Yurdaer / Dişi Turbey Temsilcilerinden

Yazar: Editor
2010-03-30 08:10:55

Adanaspor sevgimizin kısa bir öyküsü:

http://ul.gcg.me/files/2010-03/__klllr.jpg

Sevgi: İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu

—Daha küçük bir çocukken; babamız, abimiz, dayımız, amcamız, mahalleden aile dostlarımızdan biri götürdü Adanasporun maçlarına bizi ve bir sevgi düştü yüreğimize ta oralardan.

Aşk: aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, sevi, sevda, amor

—Sonra biraz büyüdük aklımız ermeye başladı karşılık bulduk bu sevgiye Adanasporumuzda, büyüttük beraberce aşka dönüştürdük yıllar ilerledikçe…

Tutku: 1. İrade ve yargıları aşan güçlü bir coşku, ihtiras

           2.Güçlü istek ve eğilimin yöneldiği amaç

           3. Aşırı düşkünlük

—Sonrasında bu duygu bizde güçlendi, çoğaldı tutku oldu bir daha bizi bırakmadı ve bizde istemedik bu tutkunun bitmesini binlerce arkadaş tek yürek olduk konu Adanaspor olunca…

Sevinç: İstenen veya hoşa giden bir şeyin olmasıyla duyulan coşku

Üzüntü: olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür

—Yıllar boyu Adanasporumuzla yaşadık sevinci, üzüntüyü ama yanından hiç ayrılmadık. Ayrılmayacağız da bir çeşit kendimize verilmiş söz bu; ömrümüz yettiğince hep yanında olacağız ve bizden sonra devredeceğiz  bu sevgiyi, aşkı, tutkuyu  çocuklarımıza, torunlarımıza...

Yaşasın Adanaspor…

Zalif Aktaş

Not: Sözlerin anlamları www.tdk.org.tr den alınmıştır.

Yazar: Editor
2010-03-18 12:33:01

Tribün Bir Okuldur

Elli küsür yaşında bir Adanasporluyum. Maça iki oğlumla giderim, Halit ve Erkut. Onların da kombineleri var. Soğuk sıcak, gece gündüz tribündeki yerimizi baba ve oğullar olarak alırız. Onlarla Adanaspor maçlarına gitmek beni mutlu eden bir şey. Farklı bir his bu, yaşayanlar bilir.

İnsanlar tüm dünyada kendini çeşitli şekillerde ifade eder; Türk, Müslüman, Laik, Muhafazakâr, İlerici, Demokrat, Liberal, Alman, Çinli, Budist, Akdenizli, Adanalı, Ankaralı… Ben bunlara gururla Adanaspor’u eklemiş bir insanım.

Birçok Adanasporlu baba çocuğunu da alıp gidiyor oraya, görüyorum.

Şimdi soruyorum; maça saf bir sevgiyle gelen o çocuklar küfürcüleri, rakibi topçumuzu rencide ederek alkışlayanları görünce acaba nasıl bir Adanasporluluğu öğrenecekler tribünden. Centilmen olmayı mı? Hadi canım…

Arkadaşlar, tribün de bir okuldur ve orada geleceğin Adanasporlularını yetiştiririz. Takımına, futbolcusuna söven o bir kısım taraftardan çocuklarımız ne öğrenecek? Vefalı olmayı mı? Fedakâr olmayı mı? Sahiplenen taraftar olmayı mı? Ne olursa olsun o formayı ve temsil edeni sevmeyi mi? Ben çocuklarıma o tribünden neyi örnek göstereceğim?

Bence burada sorumluluk hepimize düşüyor. Biliyorum, bu satırları okuyan Adanasporlular belli bir duyarlılığa sahip. Fakat Adanaspor’a karşı suç işleyen o insanların yanında susup kaderimize razı olursak biz de o suça ortak olmuş oluruz. Kavga edelim demiyorum, en azından uyaralım. Bu bile bir işe yarayacaktır. Daha diyecek çok şey var ama bunlar zannederim derdimi anlatmaya yeter.

Hürmetler.

Ergün

Yazar: Editor
2010-03-15 12:06:15

Büyük “Adanaspor”

En büyük Adana bunu yıllardır söyledik…

Ve söylemeye devam edeceğiz ömrümüz yettiğince…

Ancak yıllardır olduğu üzere geçen Pazar da bunu içten söylememiş olanlar vardı aramızda…

Gerçekten yazık, bu kadar kolay mı?

Geçen Buca maçında bu taraftar artık bilinçleniyor tuttuğu takım yense de yenilse de yanında olacağın işaretlerini veriyor sonucuna ulaşmışken…

Giresun maçında eski hastalık tekrar ortaya çıktı…

Uzun bir süredir futbolcuya küfür edemeyen “zat-ı muhteremlerin” istediği oldu…

Başarıyla başarısızlık arasında ince bir çizgi var…

Bunu görelim artık, Giresun’u yenseydik; Giresunlu taraftarlar için futbolcuları sahtekâr mı olacaktı?

Biz yenildik bizim topçular sahtekâr oldu, maçı sattı oldu, oynamadı oldu…

Burada bunu diyenlerin iç dünyasında bir sıkıntı var sanırım…

Kendi hayatlarında  hiç mi hata yapmıyor bu arkadaşlar…

Öğrenci olanlar  derslerinden en yüksek puanı alıyorlar, meslek erbapları kendi mesleklerinde bir numara, en iyi arkadaşlar, en hayırlı evlatlar, en güzel kardeşler…

Hal böyle ki sahada ki oyunculara küfür etme hakkını kendilerinde görüyorlar.

Kendileri her şeyin en iyisini yapıyorlar ya…

Bu kişiler lütfen bizi yıldırmasın ,tamam canımızı sıkan bir durum ama biz her zaman olduğu gibi yine gelelim her hafta maça, yine Adanaspor’umuzun yanında olalım..

Biz işimize bakalım Adanaspor’umuza destek olalım gerisini düşünmeyelim…

Yaşasın Adanaspor…

Zalif Aktaş

Yazar: Editor
2010-02-10 21:10:36

Baba Mirası

http://ul.gcg.me/files/2010-02/ma.jpg

Bilmem çoğunuz yaşadı mı bu duyguyu ama âşık olmak her yaşta ayrı bir güzeldir. Ben hayatımda ilk babama âşık oldum hep de onun gibi bir eşim olsun istedim. Küçük bir kız çocuğu akşamları eve gelen babasından hediyeler bekler kapıdan girince 'hoş geldin babacım' diyerek boynuna sarılır. Bu kelimeyi özlemişim. Babama hitaben söylediğim en son kelime 'güle güle babacım' olmuştu.

18 Şubat 1997’de babamı kaybettim. Toprağı bol olsun rahat uyusun o benim meleğimdi her zaman. Yıllar geçtikçe alışırmış insan acıya. Yaşamayan bilemez diyerek de klasik laflar etmeyeceğim. Kimsenin benim duygularımı merak ettiğini de düşünmüyorum. Bir baba mirası olan Adanaspor’a sevgim çok bir farklı, ne o maçlara ortam yapmak ne de eğlenmek için gidiyorum. Ben takımımı babam kadar seviyorum. Maçlara gitme merakımsa Adanasporlu bir sevdiğim tarafından olmuştu. Şu an görüşemesek de ona birçok şey için teşekkürlerimi iletiyorum. Beni maçlara götürüp yardımcı olduğu için. O gün bugündür maçlara gelirim elimden geldiğince. Daha öncesinde mahallemizin abileri tarafından aşılanmıştı bu duygu. Bizim mahallemizde her sokakta Adanaspor bayrakları asılırdı küçükken, hiç unutmam bizim evin üstünden karşı apartmana kocaman bir Adanaspor bayrağı asılmıştı her sabah o bayrakla uyanır akşamları o bayrakla uyurdum :)

Her futbolcuyu, stadı, bizi bugünlere getiren değerli başkanımızı, Adanaspor’a gönül vermiş çalışanlarımızı hatta içinde Adanaspor sevgisi olan her insanı sırf bu yüzden seviyorum. Kendimi tek mutlu hissettiğim an Adanaspor’u düşündüğüm anlar oluyor. Ben takımıma bir farklı aşığım. Günden güne de iyi ki böyle bir aşk var içimde diyorum. Her maça geliyor diğer takımların taraftarlarını izliyorum. Şahıs ve kişi belirtmek istemiyorum ama kendi grubumda bana karşı bir saygısızlığı olan tek bir insan olmadı. Gözümle görmeden inanmam ne bir bayana küfür edildi ne de bir saygısızlık yapıldı. Bazen mesajlar geliyor diğer takımların taraftarlarından küfür ediyorlar vs. bunları gördükçe iyi ki ADANASPOR'luyum diyorum. Biz bayan taraftarlar olarak elimizden geleni ardına koymayarak desteklerimizi sunuyoruz. Çoğu bayan maça gelmekten çekiniyor. Ben bayan taraftarlar için bize yer ayarlanmasını istiyorum ve daha fazla bayan taraftarlarımızın da bizimle beraber desteğe gelmesini diliyorum.

Takımımıza sahip çıkmanın tam zamanı kaybedecek vaktimiz olduğunu düşünmüyorum. Süper Lig yarışında ben inanıyorum ki böyle bir başkan, böyle bir hoca, böyle futbolcular ve bizim gibi destekçiler olduğu sürece biz bu yarışı başarıyla sonlandıracağız. Biz inanıyoruz ne para ne iddia ne de başka bir şey için değil sevdiğimiz için istiyoruz bu şampiyonluğu. Allahın bildiğini kuldan saklamamak gerek maçlara gelebilmek için para biriktiriyor maç günleri de annemle çoğu zaman tartışarak geliyorum ben. Akşam maçlarına ise gelemeyebiliyorum. Biliyorum çoğu bayan da bunun sıkıntısını yaşıyor. Biz destek istiyoruz daha iyi şartlar sunulursa bayan taraftarların çoğalacağını düşünüyorum. Bana sürekli söylenen bu sana ne kazandıracak?

Eline ne geçiyor gibi lafları duymaktan sıkıldım. Umarım, yazdıklarımı okuyup da benimle aynı duyguları yaşayanlar desteklerini esirgemezler. Şimdiden teşekkürlerimi sunuyorum.

Müge Aydın

Yazar: Editor
2010-02-03 17:17:25

Ömrümüzün En Güzel Hikâyesine

7 Şubat Pazar sabahına güneşli bir güne uyanacağız…

Şehrin sokaklarında turuncu giyinmiş insanlar

Gelecek güzel günlere inanan bu insanlar

Güzel günler görmek umuduyla 5 Ocak stadyumuna gidecekler.

Ve saati geldiğinde hep bir ağızdan neşeli türküler söyleyecekler.

Evet bu olacak, olmalı tüm kalbimle buna inanıyorum.

Hani Adanaspor’umuz için “ömrümüzün en güzel hikâyesi” diyoruz ya

Bu yıl bu hikâye; mutlu sonla bitecek.

Bu hikâyenin kahramanları bizleriz,

Futbolcular, teknik kadro, yönetim ve taraftar…

Ve bunca yıldır bu kadar uyumlu olmamıştık.

En son örneğini yağmurlu havaya rağmen İdmanyurdu maçında yaşadık.

Bu uyum sürdükçe başarı gelecek.

Her geçen hafta biraz daha yakalaşacağız beklediğimiz o güzel güne.

Ve zamanı geldiğinde hep birlikte haykıracağız…

Şampiyon Adanaspor!!!

Aşağıdaki şiiri oldum olası severim.

Usta şairin bu şiirinden kendimize de pay çıkarabiliriz sanırım

Zalif Aktaş

_______________________

ÇOK GÜZEL ŞEY

Yaşamak güzel şey doğrusu

Üstelik hava da güzelse

Hele gücün kuvvetin yerindeyse

Elin ekmek tutmuşsa bir de

Hele tertemizse gönlün

Hele kar gibiyse alnın

Yani kendinden korkmuyorsan

Kimseden korkmuyorsan dünyada

Dostuna güveniyorsan

İyi günler bekliyorsan hele

İyi günlere inanıyorsan

Üstelik hava da güzelse

Yaşamak güzel şey

Çok güzel şey doğrusu.

MELİH CEVDET ANDAY

Yazar: Editor
2010-01-12 13:45:15

Adanasporluluk Her Şeyden Önemlidir

http://ul.gcg.me/files/2010-01/adanaspor.jpg

Adanaspor’umuza hala yeni oyuncu alınmadı...
Başkanımız Adana’dan Adanalıdan destek beklediğini açıkladı...
Bu desteği verebilecek tek kişi her zamanki gibi Aytaç Durak...
Bir başkası olur mu bilmem?
Ancak bir başka kulüpten ya da  başkanından destek istemek ne derece doğru...
Kendimizi bu kadar küçültmeye değer mi?
Hedeflerin büyük olması evet en doğrusu...
Ama bu hedefe ulaşmak için her yolu denemek...
Bence burada biraz duralım...
Adanalılık Adanasporluluk daha öne çıksın...
Ola ki yeni oyuncu almadık...
Şu anki kadro ile ikinci yarıyı sürdürdük...
Ne olur...
Çok çok şampiyon olamayız...
Her şeye rağmen Adanaspor’umuzun olması bizi mutlu etmeyecek mi?
Yensek de, yenilsek de  Adanaspor’un yanında olmayacak mıyız?
 
Zalif Aktaş

Yazar: Editor
2009-11-08 16:48:27
Buruk Acı
 
 http://ul.gcg.me/files/2009-11/as_ke2.jpg

İçim buruk başladım güne, çünkü takımımın yanında olamadım. Destek olamadım ona 5 Ocak tribünlerinden… Bir cezadır ki beni ayırdı takımımdan. Nasıl bir cezadır bu anlamıyorum, cezayı çekmesi gereken kişiler varken neden ben de cezaya ortak olmak zorunda kalıyorum hatta bırakılıyorum. Anlamak mümkün değil, hatta anlamaya çalışmak bile yoruyor insanı… 

Nasıl bitecek bu sancılar, içimizdeki kendini bilmezleri nasıl ayıklayacağız… Akılcı yöntemler bularak sonuca gitmeli yönetim… Bu durumdan taraftar yara aldığı kadar  Adanaspor yönetimi de zor anlar yaşıyor.

http://ul.gcg.me/files/2009-11/as_ke3.jpg

Belki bilerek belki bilmeyerek, nasıl bir psikolojik durum anıyla bu şiddeti uygulayabiliyorlar, bunları gerekli uzman kişilerle  sormak sorgulamak gerek… Bekli de ortaya yeniden kazandırılabilir bir taraftar profili çıkacaktır. Bu da kazancımız olur… Ben yarınlarda,  sorunsuz bir tribünümüzün olacağına inanıyorum… 

Adanasporumuz taraftarsız oynadığı maçta elinden geleni yapmıştır, sonuç bizim duruşumuzu değiştirmeyecek. Ama güzel bir üç puan bizi bir adım ileriye götürecekti. Her an her şeyin olabileceği bu ligde, şampiyonluğa uzanmak işten bile değilken... Ve gönlümden geçen de şampiyon olarak süper lige çıkabilmektir yine de.  

http://ul.gcg.me/files/2009-11/as_ke4.jpg

Ve yazımın başındaki cümlelere dönüyorum, içim buruk baktım bir balkondan stadın görünen bir kısmına… Ki o kısımda “Turuncu- Beyazı”  gördüğümde doluverecek gibiydi gözlerim, uzaktan baktığım için ona… Uzaktan izlemek seni, bir cezanın acı gerçeği…  

Nazlı Demirkaya (fotoğraflar da Nazlı’dan)

Yazar: Editor
2009-10-25 16:56:11

Olmadı

Adanasporumuz-Altay maçı sonrası alınan 1  puana sevinmek lazım. Neden mi? Bizden daha iyi oynadıkları şüphesiz bir gerçek...

Adamlar öncelikle koşuyorlar, orta sahaları iyi... Biz ne yaptık bu maç boyunca?

Tolgahan’a yüklenmeyelim lütfen, bizim orta sahamız, defansımız çok mu iyiydi ki Tolgahan’a suç bulalım... Tolgahan 3–2 maglup olma ihtimalinden uzak tuttu bizi... Kaç şutumuz var kaleye?

Neticede 1 puana sevinelim...

Bu Hiç Olmadı

1 puan Adanasporumuzun...

Peki ya bir kısım taraftar? Orada takıma zarar veren taraftara koca bir sıfır veriyorum...

Biz uslanmayız, biz öfkemizi kontrol etmeyiz!

Neden Altaylı futbolcuya cisim atıyorsun!

Sen kimsin ey taraftar(!) gerçekten taraftar mısın?

Kendini tatmin et, Adanasporumuza zarar ver. Sonra da taraftarlar arası tartışma çıksın...

Nereye vardık o cismi attın da?

3 puan bizim mi oldu? 

Ya da bize centilmenlik ödülümü verdiler?

Nerede senin Adanasporluluğun ? O futbolcunun ne günahı var?

O alın teri için oynamıyor mu sahada?

Bunları sorun arkadaşlar!!! Bu terbiyesizliği yapanlara bunları sorun...

Bize ne yakışırdı biliyor musunuz; Adanasporumuzu ve Altay’ı alkışlamak ve Adana Turuncudur diye haykırmak yakışırdı...

Nazlı Demirkaya

Yazar: Editor
2009-10-13 19:40:27

Haber Bu

Çaykur Rizespor'u en yakından takip eden kişinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ifade eden Mete, ''Geçtiğimiz hafta aldığımız Gaziantep Büyükşehir Belediyespor yenilgisinin hesabını başbakanımıza verdim. Bana, 'Ne oldu neden yeniliyorsunuz' diye mağlubiyetin hesabını sordu. Her Rizeli'ye olduğu gibi en başta sayın başbakanımıza hesap vermek zorundayım. Bunun için, bu hesabın kolay verilmesi için mutlaka başarılı olmak zorundayız'' diye konuştu. 

Yorum  da Bu

Efendim, şeytan dürtüyor yoksa inanın böyle düşünmezdim, lakin memleket ve futbolu zannettiğimizden faklı birtakım meçhul ilişkilerle seyrediyor, zannediyorum, yani zannımca öyle…

Yukarıdaki açıklamanın meali şöyle bir şeydir:

Ey federasyon,

Hey hakemler,

Bre rakipler

Ve de şehirdeki muhalif çatlak sesler…

Mesaj sizedir. Yolumuza çıkmayın, taş koymayın, arıza çıkarmayın, itiraz etmeyin…Yoksa hesabı doğrudan siz de Başbakan’a verirsiniz…

Bu nasıl bir gaflettir! Hadi, biz biliyoruz zaten başbakanın bizim başbakanımız olmadığını bari Rize başkanı bu kadar açık etmesin de camiaya ayıp olmasın…

Neyse ki bizim öyle bir hesap verme aczimiz yok…

Vira bağımsız Adana…

Yazar: Editor
2009-10-04 23:40:55

 

http://ul.gcg.me/files/2009-10/adanaspor_bayra_____kaplanpenche.jpg

*_______________________________________*


*Şimdi destek zamanı

*Şimdi öfkeyi değil sevgiyi gösterme zamanı

*Şimdi tek vücut Adanasporluluk zamanı

 

*Bu hafta sonu oynanacak Samsun maçında 5 Ocak’ı bayraklarla donatma zamanı

*Biz maç saatine kadar, bayraklanma konusunda, üzerimize düşeni yapacağımızı taahhüt ediyoruz

*Vira Adanaspor, haydi Adanasporlu…

kaplanpenche

*________________________________________*

Ne Yapmalı!

Aslında bu maça kadar çıkana (yaklaşık 1,5 sezondur) bizim kanayan yaramız orta sahanın göbeği oldu ki bu sene daha çok s.o.s vermeye başladık.
Maçın kırılma anı Rahman Oğuz'un orta sahada kaptırdığı topla golü kalemizde görme anımızdır. Bu saatten sonra film zaten koptu.


Şöyle düşünelim eğer biz bu sene çok iyi maestroya sahip olsaydık ve bu maestroya yardım edecek bir ön liberomuz olsaydı eğer yeterli olan forvetimiz coşar, forvetlerimiz kadar olmasa da iyi olan defans hattımız daha rahat maçlar çıkartabilirdi.
Şu anda iş yeni gelecek hocaya bakıyor. Eğer yeni gelecek hoca bu soruna dur diyebilirse bu batakta kurtulabiliriz
.


Ha diyeceksiniz bu adamlar elimizde yok hoca ne yapsın?
O zaman şöyle bir ihtimal doğuyor, mevcut orta sahayı en maksimumda kullanacak ne zamana kadar sezon ortasına kadar tabi. Sezon ortasına gelindiği zaman artık yönetimimiz ellerini ceplerine atıp paraya kıyıp çok iyi bir maestro ve defans yönü güçlü ve karşı rakibin orta sahasını yıpratıcı bir orta saha alacak. Bu sayede ilk altı şansımız olur diye düşünüyorum.

Taraftar Olarak Biz Ne yapmalıyız!
Bu maç öyle veya böyle bir şekilde geçti. Ne ölen geri dönüyor ne de kaybedilen maç…
Tek alternatifimiz kayıtsız şartsız bu takıma destek olmak.
Bizde sırtımızı dönersek bu takıma maalesef kötü ve kara günler geri döner.
Haydi, yeni baştan yeni ve güzel günler için hep destek tam destek.
İllaki Adanaspor…

Murat Akıllı

Yazar: Editor
2009-09-28 16:40:12

Taraftar Yorumluyor

Adanaspor, Rize maçı ve sonrasında iyi oynamıyor...

Bolu maçının sonucu bunu açıkladı...

Ancak sıralamadaki yerimiz hiç de kötü değil...

Hocaya, Başkana ve oyunculara kızmak işin kolayı...

Biraz bekleyelim ve takımımıza destek olalım...Bu takım neredeyse bu yıl lige katılamayacaktı...

Bunu aklımızdan çıkarmayalım ve kötü de olsa, düşse de çıksa da bir Adanaspor’umuzun var olmasının anlamını iyi bilelim...

Ki biz bu takımın küllerinden yeniden doğduğuna tanıklık ettik...

Varımızın kıymetini bilelim...  

Zalif Aktaş

Yazar: Editor
2009-09-21 20:33:24

İnsan Ne İle Yaşar? Adana'lı Ne İle Yaşar?


11. Uluslararası İstanbul Bienali'nin bu yılki teması 'İnsan Ne ile Yaşar?'
Bu soru için aklımıza ilk gelen cevaplar:

  • Aşkla
  • Sevgiyle 
  • İnançla…
http://ul.gcg.me/files/2009-09/adanaspor_hacettepe_kaplanpenche.jpg
 

Peki, gerçek Adana'lı ne ile yaşar?
Adanaspor ile yaşar...
Çünkü "Adanaspor" her şeyi içinde barındırır.

 

Murat Akıllı

Yazar: Editor
2009-09-19 00:12:10

Sen Şampiyon Olacaksın

http://ul.gcg.me/files/2009-09/adanaspor_kaplanpenche_1.jpg

Tribünün geneli bu aralar efkârlı. Bir keder havasıdır almış başını gidiyor.
Elbette buna genelleme yapmıyorum ancak ciddi bir bölüm, "İsyan ulan." modunda. Sıralanıyor dertler ardı ardına; tribün, grup, başkan, hoca, kaptan, futbolcular...
Tribünün geneli olabildiğince öfkeli. Herkesin öfkesi farklı elbette, bir kısım
kendi taraftarına bozuk atıyor, bir kısım başkan "Şöyle yapsa keşke..."
tarzında sitemini dillendiriyor. Bir başka kısım, organize
olunamayışına dem vuruyor, bir kısım da şehrin dinamiklerine veryansın
ediyor. Bir diğeri hocaya tenekeyi çoktan bağlamışken, ötekisi de "Bu futbolcudan cacık olmaz abi..." diyerek, inançsızlığını belirtiyor.

Kıssadan hisse, herkes "Bir dokun, bin ah işit" havasında…
A'dan Z'ye herkeste bir karamsarlık, bir can sıkkınlığı.
Elbette ki, bu sıkıntılarla ilgili hatalar ve bu hataların bir çıkış
yolu olarak da çözümler mevcuttur, eleştiri odağında olan kişi ya da
kişiler muhakkak doğruyu bulacak ve sıkıntılar aza indirilecektir.
Böyle olması gerektiğine inanıyorum. Olması gereken de, öyle sanıyorum
ki budur. Her neyse...
________________
Ben bugün tüm bu can sıkan
düşünceleri ve gelişmeleri öteleyerek bu güzelim maç gecesi heyecanımı
paylaşmak istiyorum. Kocaeli maçının bende ki etkisi aslında çok uzun
sürmedi. Maçtan önce beklediğim bir sonuçtu bu ve çok fazla takılmadım.
Yapılan hatalar, doğrular, yanlışlar, hesaplar, kitaplar v.s.
düşünmedim hiç. Bir haftadır garip bir heyecanla bekliyorum Cumartesi
20.30'u. Garip diyorum, son yıllarda bu kadar heyecanlı olduğum ikinci
bir maçı hatırlayamıyorum.

Birçok teknik direktörün futbolcusuna söylediği klişe bir söz vardır, "Maç, maçtan önce kazanılır. Gece yatarken maçı yaşayın, hissedin." diye. Bir nevi futbolcuyu motive edici bir sözdür bu. Konsantrasyonu arttırır. Klişedir belki ama yaşayabilene enfes bir duygu ve güzellik katar. Bu gece kaç futbolcumuz yastığa başını koyunca maçı yaşayacak
bilmiyorum, bilemeyiz de. Fakat ben bu gece, tribünde yaşayacağım
güzelliklerin hayaliyle dalacağım uykuya. İyi geceler...
_________________
Kafes hınca hınç dolu...
Coşku muazzam... Coşkuya paralel olarak kafeste ki turunculuk o kadar net ki...
Maraton bu coşku ve renklilik karşısında maça tam motive ve Turbeyler'in tek bir ıslığında tüm maraton ayakta ve eller havada...
Nerden esti bilmiyorum, bir tribün ezgisi mırıldanıyor beynimde, "Sen şampiyon olacaksın / Kupaları alacaksın / Seni sevmeyen ölsün / Ölsün..."
Aman Allahım bu ne büyük bir güzellik...
Bu güzelliğe ilaveten Bilo'da kaşla göz arasında çaksa ya bir tane, tüm stad itaat etse, "Biloooo.. Bilooo." diye...
Olmaz mı? Olur be abi... Niye olmasın ki...

Galiba uyuya kaldım... Haydi bakalım gün turuncu doğuyor şehre yine.
Bugün bu güneş tupturuncu batacak Mersin boylarından o biçim... Günaydınlar olsun efendim...
Vira... Sen Şampiyon Olacaksın!

Şenol Yıldızdoğan

Yazar: Editor
2009-09-15 22:21:33

korkuların korktuğuna güç verdi, sonuç yine hüsran

 

İlk 15 dakika atak yok, ikinci 15 yine ses yok, son 15 dakika kutsal forma sahada içindekiler uykuda. İkinci yarı başlıyor bir umut içimizde ama 60’a kadar aynı tas aynı hamam.Son yarım saat kıpırdanma var ama… E be kardeşim karşımızdaki takımı elbette küçümsemiyoruz ama yani sonuçta bir takımın paf takımıyla maç yapıyorsun gibi bir durum varken bu kadar silik, ruhsuz ve gayesizde top oynanmaz oynatılmaz ki… 

Hangi akla hizmet tek forvetle maça başlarsın. Karşı takım inanılmaz şekilde güzel hücum futbolu oynar sen deplasmandasın kontra ile gol ararsın onu anlarım ama karşındaki takıma bak oynattığın kadroya bak.

Mbilla Süpermen değil aklınızda bulunsun. Madem oynatmayacaksın aldığın gurbetçi oyuncuları neden alırsın o zaman bu adamları, bu oyunculara da yazık değil mi? Bu maçta değil de ne zaman? Küçük bir hatırlatma kaybetmek hastalık gibidir bir başlarsan elini ayağını kurtaramaz batar gider heba olursun. 

Artık bu konu hocadan çıktı acilen yönetimin konuya el koyma zamanı geldi. Madem biz şampiyonluğa oynuyoruz diyorsunuz oyuncularınızın da şampiyonluğa oynayan takım gibi top oynaması için uyarılarda bulunmanız gerekmektedir ve hatta ufak yollu ceza bile vermelisiniz yol yakınken. 

Maç sonunda teknik direktörümüzün ve kaptanımızın yaptığı açıklamalar gerçekten bu kişilere yakışmadı. Biri penaltı verilmeliydi son vuruşları iyi yapamadık der diğeri alınan bir puan iyidir sevinmeliyiz der. Top oynamıyor ve oynatamıyorsanız deyin ki hatalıyız taraftarımızdan ve yönetimimizden özür diliyoruz telafi edeceğiz dersin anlarız ama böyle ufak hesaplara girip penaltının arkasına sığınmak hiçbirinize yakışmaz en azından bu camiaya yakışmaz. 

Hocamızın kaptanımızın oyuncuların silkelenip kendilerine gelme zamanı geldi de geçiyor. Hacettepe maçında iyi oyun güzel goller bekliyoruz yoksa bu seyirci ne kaptan dinler ne de hoca. Herkes ayağını denk almalı. 

Murat Akıllı

Yazar: Editor
2009-09-14 15:05:58

Tam Zamanı

Bank Asya 1. Ligde dördüncü  hafta Adanaspor-Kocaeli maçı dışında tamamlandı… Maçlarda ortaya çıkan sonuçlar, bu ligde her an her şeyin olabileceği yönünde belirdi…

Geçen hafta bizde son yedi dakikada maç alan Rizespor, yine aynı hafta evinde Mersin İdmanyurdu’ndan üç yiyen Samsun’a takıldı hem de 2–0 önde götürdüğü bir maçta… Bu sonuçla, geçen hafta söylediğimiz Rizespor’un hak etmeden bir galibiyet aldığı tezimiz doğrulandı.

İlk üç haftanın flaş takımı Bucaspor, 2–0 geriye düşüp son dakikalarda 2-2’yi yakaladığı maçta son dakika golüne boyun eğerek bu ligdeki ilk yenilgisini tattı…

Konyaspor ise bu gidişle zirve yarışının en büyük adaylarından biri olacakmış gibi görünüyor…İlk iki maçında önce deplasmanda Boluspor’a sonra evinde Adanaspor’a aynı sonuçla 2–1 yenilen ancak ileriye dönük iyi sinyaller veren Mersin İdmanyurdu, geçen haftaki deplasman galibiyetine bu hafta da evinde Giresun galibiyetini ekleyerek zirve yarışında “ben de varım” mesajı verdi… 

İlk üç haftada herkesin gözden kaçırdığı ama aldığı sonuçlarla dikkat çeken bir takımı ortaya çıkardı bu haftaki maçlar… İki beraberlik ve iki galibiyetle çok can yakacak bir takım görüntüsü veriyor Kartal…

Bu hafta İzmir derbisinde gelenek değişmedi ve Altay Kaf-Sin-Kaf’ı dört golle geçmeyi bildi ve ilk altı için emin adımlarla ilerlemesini sürdürdü…

Sezona şampiyonluk parolası girip geçen yılın “Şampiyon Hocası” Coşkun Demirbakan’ı transfer eden Boluspor, bu hafta deplasmanda Hacettepe’yi yenerek ligdeki sürpriz sonuçların içinde bulunacağının sinyallerini verdi…

Özet olarak, her şey istediğimiz gibi gidiyor aslında… Konyaspor üzerine düşeni yaptı ve Bucaspor’a “dur” dedi… Samsunspor, son dakikalarda galibiyetimizi çalan Rizespor’dan yine son dakikada beraberliği aldı…

Sıra bizde, artık Kocaelispor’u yenmemiz için bir nedenimiz daha var: “Biz bitti demeden, bitmez” diyorduk ya, son sözü yine biz söyleyeceğiz bu hafta ve : “Ey zirvedekiler, Kaplan’a yer açın!” diyeceğiz…

Ve her şeyden önemlisi, geçen yazımızda dediğimiz gibi: “Rize maçı bir iş  kazasıydı; sendeledik ama düşmedik; kaldığımız yerden devam ediyoruz, demek için YENECEĞİZ…”

“Haydi Kaplan, “Tam Zamanıdır” şimdi…”

Fatin Murat Seferbeyoğlu

Yazar: Editor