2011-06-28 10:55:18
2011 LYS edebiyat

Sınava Dair          :

http://img03.blogcu.com/images/y/g/s/ygslys/626c4cd73d3d8595a673ad80f05cf4d5_1279367434.jpg

Cumartesi günü sınav koşusunun üçüncüsü yapıldı. Orada bir de 56 adet edebiyat sorusu yöneltildi öğrencilere. Ama ne 56 soru, ciğer söken cinsten.

Sınavın görece zorluğunun yanı sıra, muhtevaya uymaması ayrı bir ıstıraptı. Üniversite sınavlarında aslolan müfredata uymadır. Sorular belirtilen içerikten gelir. Konu edebiyat olunca burada iş çetrefilleşir. Edebiyat tarihinin bir kıyısından girildi mi sonu deli ummanlara gider. Kralı çıkamaz işin içinden. Bu sebeptendir ki özellikle edebiyatta müfredata uymak en azından ahlaki, hadi bu ağır oldu diyelim, vicdani bir sorumluluktur.

Bakın, sınavda Pınar Kür sorulmuş öğrencilere, seçeneklerin birinde dolaylı da olsa. Milli eğitimin ders kitabında olmayan isimlerden! Bir soruda Aziz Nesin’in Toros Canavarı adlı eseri geçiyor çeldirici olarak. Ama Aziz Nesin de yok o ders kitaplarında. Diyeceksiniz ki lise öğrencisi de bilsin Pınar Kür’ü, Aziz Nesin’i. Haklısınız! Ama o zaman o çocuklara o kadar çok sorumluluk yükleriz ki şunu bilsinler, bunu da bilsinler diyerek. Onların 8–10 dersle ayrı ayrı uğraştıkları da unutulmamalı. Genel kültürden kopuk bir ezberciliğe yaslanmış eğitim öğretim anlayışında heder edildikleri hiç unutulmamalı.

Bir başka soruda bir şair dâhil olduğu anlayışın dışında tutuluyor (Necati, Mahallileşme Akımı), yani tarihsel bilgi ile sınavın belirttiği bilgi arasında çelişki söz konusu.

Sanki sınav soruları çözülsün diye değil çözülmesin diye hazırlanmış, ülkenin lise öğrencisi profilinin pek uzağında bir nitelikte seyretmiş üstelik o sorular, hani bir edebiyat öğretmenini de epeyce zorlayan cinsinden.

Örneğin şu seçeneğe bakar mısınız: “Necati Cumalı’nın ilk romanı Tütün Zamanı; Yağmurlar ve Topraklar, Acı Tütün ile devam eden Ege üçlemesinin ilk halkasıdır.” Ben de derim ki el insaf!

Yine örneğin, öğrenci; Vus’at O Bener’in ilk hikâye kitabını ve bu kitaptaki hikâyelerin küçük kentlerdeki sıradan insanların iç ve dış dünyasını anlattığını; Rasim Özdenören’in kim olduğunu(sahi kim bu? Edebiyat tarihindeki yeri ne?), Ferit Edgü’nün Çığlık adlı hikayesinde iç ses yöntemini kullanarak okurun kafasında birini çağrıştıran kimi sorular uyandırmaya çalıştığını bilecek. Yazarken yüreğim daraldı bre…

Şunu diyeceğim;

O 56 soruyu tam yapan öğrenciler baş tacıdır, milli kahramandır hatta, hatta direkt öğretmen olarak okullara atamaları yapılsın onların. Ama şöyle de olabilir, dikkat çekici bir yoğunluktaysa o tam yapan öğrenci sayısı, o zaman bu iş de bir araştırılsın, zerre kadar güven vermeyen şu ÖSYM’nin bir başka şaibesi sahne almış olabilir o sabıka kaydında. Ha, resmen bir iş çevrilmiş olsa da oradan bir netice alınmaz, biz de bu komplo teorimizle baş başa geçiririz bu yazı…

Yazar: Editor