2009-10-27 11:19:35
3 yönden analiz

Üç Boyutlu Görüntü

Bir Altay maçı daha geride kaldı… Bir kez daha beraberlikle noktaladık Altay maçını… Gelin bu maça değişik açılardan bakalım… Başka bir deyişle üç boyutlu gözlük takıp buz dağının altındakileri görmeye çalışalım…

Birinci boyut:

Önce teknik ve taktik açıdan inceleyelim Adanaspor-Altay maçını… Maça iyi başladık… Daha yedinci dakikada golü de bulduk… İlk yarı sonuna kadar Altay sahada yoktu… Kibong’la, Emre’yle birkaç pozisyon da yakaladık ama değerlendiremedik… Sol tarafta aksayan Anıl’ın yerine Metin çağrılmıştı ki İzzet sakatlanıverdi… Bu beklenmedik gelişme Anıl-Metin değişikliğini erteletip İzzet-Koray değişikliğini getirdi…İkinci yarıya da iyi başladık… İyi başladık ama ilerleyen dakikalarda orta sahamız düştü … Kibong’un çabası ile ikinci golü de bulduk… Kemal Hoca orta saha değişiklerinde geç kalınca Altay beraberlik golünü bulmakta gecikmedi… Hem de ne gol(!) Tam bir kaleci faciası… Burak topla ilerliyor, Ersan peşinde, Recep müdahale etmeye çalışıyor… Ve Tolga gereksiz yere kahramanlığa soyunup kalesini terk ediyor… Burak ayağının ucuyla dokunuyor ve beraberlik golü geliyor…Bu dakikadan sonra sahada Altay var… Orta sahamız düşmüş… Kemal Hoca Habip ve Onur’u oyuna alıyor… Ama o da ne? Ne Habip ne Onur adım atamıyorlar sahada… Bunu gören Altay teknik direktörü Zafer Biryol’u alıyor oyuna ve Altay Adana’da iki puan kaybediyor…Buraya kadar yazdıklarımızdan, yani birinci boyuttan şu sonuçları  çıkartabiliriz:

  1. Altay, gerçekten iyi bir takım…
  2. Tolgahan, bu ligi kaldırabilecek bir kaleci değil…
  3. Kemal Hoca, anlaşılmaz bir biçimde oyuncu değişiklerinde geç kaldı…
  4. Ekrem Al’ı eleştirdiğim için özür diliyorum… Çünkü Onur Demirtaş’taki cevheri(!) o görmüş, kemal Hoca da ısrar ediyor o cevherde(!) demek ki biz futboldan anlamıyoruz…
  5. Geçen yılki hastalığımız devam ediyor ve yine orta saha olmadan oynuyoruz…

İkinci boyut:

Adanaspor-Altay maçından geriye kalan, yalnızca 2–2’lik bir sonuç değil elbette… Burada ikinci boyut dediğime bakmayın, aslında maçın tam da orta yerinde bir olay var… Buz dağının altındaki görüntü, bu boyutta saklı…Geçen yıla gidelim:Adana’da Altay ile oynuyoruz… Maçın hakemi Fethi Serkan KOÇAK…  Sonuç: 1–1Adanaspor’un 1–0 önde götürdüğü maçta doksan artı beşinci dakikada Altaylı oyuncunun elle oynamasını görmezden geliyor ve o pozisyonun devamı gol oluyor…Bu maçın sonucu Karşıyaka’ya yarıyor ve Karşıyaka play-off oynuyor…Bu yıla bakalım:Adana’da Altay ile oynuyoruz… Maçın hakemi Özgüç TÜRKALP… Sonuç: 2–2Adanaspor’un 1–0 önde götürdüğü maçta, Altay defansı gole giden Emre’yi yaka paça indiriyor ve üst klasman hakemi(!) Özgüç Türkalp, sarı kartla geçiştiriyor…Adanaspor’un 1–0 önde götürdüğü maçta kırk beş artı üçüncü dakikada ceza sahası önünde olmadık bir faul icat ediyor ve o pozisyon gol oluyor…Bu iki maçın ortak özellikleri:

  1. Her iki maçı da üst klasman hakemleri yönetmiştir…
  2. Her iki maçta da hakemler, Altay’ı mağlubiyetten kurtarmıştır…

Federasyon Başkanı, İzmirli olunca, Altay ve Karşıyaka’nın işleri biraz daha kolaylaşıyor sanırım… Rakip tehlikeli ise, maça bir üst klasman hakemi verilir, hakem de ince ayarı yapar ve mağlubiyet engellenir… Öyle bir lige tanıklık ediyoruz ki ne desek ne yapsak boş… Rizespor başkanı, dosta düşmana – özellikle de hakemlere- duyurulur dercesine: “ Her maçtan sonra Başbakanımıza rapor veriyorum” diyor…Rize seyircisi sahaya atlıyor, koltuk kırıyor, doksan dakika küfrediyor ve federasyon “bir maç seyircisiz oynama cezası” veriyor… Bir de geçen yılki Altay maçından sonra aldığımız cezayı düşünün…İzmir takımlarının takılacağı maçlara üst klasman hakemleri(!) verilerek İzmir takımlarının 11+ 3 oynaması sağlanıyor…Sözü  fazla uzatmaya gerek yok, ikinci boyutun özeti şudur: “Başbakan’ın Rize’si varsa, Federasyon Başkanı’nın Altay’ı var… Diğer takımlar mı? Onlar kumda oynasın…

Üçüncü boyut:

Üçüncü boyut, taraftara ait… Öncelikle herkes, Adanaspor taraftarına şapka çıkarmalıdır… Sıcak bir havaya, üstelik naklen yayına rağmen statta yerini aldığı için…Nedense kimse bunu konuşmuyor da Altaylı futbolcuya atılan taşı konuşuyor ve Adanaspor taraftarı yine “terörist” olarak damgalanıyor… Hukuk dilinde bile ceza hafifletici nedenler vardır…Maçı katleden bir üst klasman hakemi(!), Adanaspor’un her kader maçında kendini bilmez birkaç kişinin rakip taraftar arasına girip açtığı Demirspor atkıları, rakip taraftarın koltukları kırıp taraftarların üstüne yağdırması konuşulmuyor da Adanaspor taraftarının barbarlığı(!) anlatılıyor…Takımını  desteklemeye gelen taraftarın sabrını;Verdiği sinsi kararlarla maçı katleden hakem;Kendi takımlarıyla ilgilenmek yerine, yaşamlarını Adanaspor’un başarısızlığı üstüne kuran birkaç Demirspor taraftarı,Ve takımlarını  desteklemek yerine Adanaspor taraftarını tahrik etmek için uğraşan Altay taraftarı taşırmıştır…Bunları  görmezden gelip de taraftarı suçlamak “eyyamcılık”tır… Aman Başkan kızmasın diye taraftarı hain ilan edenlere aslında en güzel yanıt Başkan’dan gelmiştir:“Birkaç kişinin yaptığı taşkınlık tüm taraftara mal edilemez” demiştir, Başkan…

Evlerinde oturup maçı izleyenler, on beş günde bir maça lütfen gelenler, bilmelidir ki bu taraftar, armanın peşinde şehir şehir dolaşmaktadır… Kimse birilerine şirin görünmek amacıyla taraftarın sırtına basmasın lütfen!!! 

Not: maçtan 35 kare foto-yorumda...

Fatin Murat Seferbeyoğlu
Yazar: Editor