Kolay olur, dediğimiz maç hiç ummadığımız ve de istemediğimiz bir skorla bitti: 1–1. İlk iki maçtaki atak, golü isteyen ve kovalayan oyunumuzdan da uzaktık ne yazık ki. Ne gam, bu da bizim Adanaspor’umuz!
Karşımızda direncini kaybetmeyen, oyun disiplininden kopmayan bir Tarsus vardı. Bu da onlara bir puanı getirdi. İşin doğrusu son dakikalarda hücum oyuncuları biraz sakin olsalardı sahadan yenilgiyle de ayrılabilirdik. Fakat son saniyede Cem’in kaçırdığı gole de çok yandık.
Özellikle sağ kanat ilk yarıda sorunlar yarattı: savunmadaki gedikler, isabetsiz ortalar keyfimizi kaçırdı. Ama tam zamanında yapılan Fazlı- Ozan değişikliği takımı az da olsa canlandırdı ve devamında golü de bulduk. ( İkinci yarıda sakatlanan Ozan’ın durumu umarım ciddi değildir; çünkü bu oyuncumuza ileriki haftalarda fazlasıyla ihtiyacımız olacak.) Tüm olumsuzluklara rağmen maçı 1–0 tamamlayabilirdik, Oğuzhan o topa yanlış hamle yapmasaydı.Maç tamamen kontrolümüzde geçiyordu çünkü. Gol pozisyonları da yakalıyorduk; fakat o basit hata rakibin direncini güçlendirdi, galibiyet golü için, adeta, bilinçsizce hücum eden takımımızın dengesini bozdu.
Bunlar da olacak. Üst üste gideceğimiz iki deplasmanda bu kaybı mutlaka telafi ederiz. Adanaspor’un bu gücü var. Habip’in maç boyunca gösterdiği mücadeleyi ayrıca alkışlarız. Bir alkış da takımını hafta içi bir maçta ( TV’deki maçlara rağmen ) yalnız bırakmayan ve takımını son dakikaya kadar destekleyen Adanaspor taraftarına… Sonuç olarak Adanaspor’umuz bu maçta, kötü oynama hakkını kullanmıştır.
Hani denir ya ‘canı sağ olsun’. Turuncuyu sahalarda görmenin mutluluğu da yeter bize:)

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























