2018-07-27 07:03:38
Bir oportünistin aksak yürüyüşü

Chp hiçbir şey yapmasa da yapamasa da onlardan beklentiler hep vardır, olacaktır.

Bu ülkenin dörtte biri laik ve muhalif tavırlarla bu partiye oy vermektedir.

Birçoğunun tutunacak dalıdır.

Chp bu beklentileri, çoğu zaman boşa çıkarmış olsa da…

Şimdi orada yine kurultay girişimi var.

Kılıçtaroğlu karşısında asla aday olmam, diyen Muharrem İnce gazıyla.

Burada dürüstlüğün zerresini projektörle arasak bulamayız.

Ülkede bir dip dalgası yaratamayan M İnce bunu Chp içinde yapmaya çalışıyor.

Nedir?

Seçim gecesi dili sürçen ve büyük bir pot kıran Bülent Tezcan bunun bedelini ödemeli.

Peki, o gece halkı hayal kırıklığına uğratan başka kimse yok muydu?  

Öteki muhterem bedel ödemeyecek mi?

M İnce kendisine oy veren milyonların başını o gece öne eğdirmedi mi?

Sonuçlar kesin değilken bir gazeteciye attığı mesajla ağır bir yenilgi aldığını itiraf etmedi mi?

Bunlar hiç olmadı mı?

Daha 100 sene konuşacağız şu travmatik vakayı.

Ysk önü dedi, 50 bin avukat dedi ama o gece çıkıp hiçbir şey demedi.

Ona tarihin en büyük fırsatı verildi altın tepside ama o sandıkların açılmasının ilk saatlerinde önce ortadan kayboldu sonra yenilgiyi bir telefon uygulaması mesajıyla kabul etti, bir tek oyun bile peşine düşmedi, gitti antidemokratik bir seçimin galibini(!) kuzu kuzu tebrik etti.

Şimdi ona bir parti başkanlığı mı devredilecek? Umut denen o kof hissin dürtüsüyle?

Ben ben ben ben ben ben ben ben tavrıyla kendisine dair kuşkuları son raddeye taşıyan Muharrem İnce kendi geleceğinin hesabıyla bir şeyleri yörüngesine almaya mı çalışıyor?

Derdi, yeni bir CB seçimine kadar gündemden düşmeden partiyi ele geçirmek mi?

Bu süre içinden ondan daha iyi bir aday çıkmayacağını mı düşünüyor?

Süpermen sendromu mu yaşıyor?

Derdi memleket değil de şahsi istikbali mi?

Soru ve kuşku çok.

Seçim gecesi gösterdi ki seçim öncesinde ettiği her laf tiyatroydu.

Muktedire, muktedirin seçiliş biçimine, seçim koşullarına meydan okuyamayan İnce, partisinin muktedirlerine meydan okumayı daha kolay buldu.

Kifayetsiz bir muhterislik örneği.

Popülist, patroncu, liderlik yürüyüşünü fabrikadan değil, camiden başlatacak kadar eyyamcı, daha çok laf ebesi, sözünün eri olamamış (Bakınız seçim akşamı ve gecesi, bakınız kurultayı toplatma çabası) tam bir politikacı...

Bakınca, ülkeyi yönetmeye kâğıt üzerinde yeterince aday.

Peki, sosyal demokrat bir parti bu mevcut yönetimi hak ediyor mu?

Milyonlarca seçmen?

Tabi ki hayır!

Ama ummaktan öteye geçemeyen bu kitle yine de Muharrem İnce muhtereminden çok fazlasını hak ediyor.

Parti sarsılsın, orada yer yerinden oynasın, il ve ilçe örgütleri, yöneticileri emekli kıraathanelerine transfer olsun ama bunlar, bir Muharrem İnce için olmasın.

Chp ve tarihinin en büyük yanılgısı böyle bir iç tahribat olur.

Dileriz tek kelime sağcı söylemi ve politikası olmayan, yoksullardan yana olan, onların sorunlarına insani çözümler üretebilecek nitelikler taşıyan, benbenci olmayan, sözüne güvenilir, patrondan değil işçiden yana bir lider adayı çıkar.

Hem,

Neden iktidar ve medyası M İnceye göz kırpıyor inceden inceye?

Bu durum kimsenin canını sıkmıyor mu?

Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu, Ertuğrul Günay örneklerinde görüldüğü gibi ona da saraydan bir teklif gelse de mevziler bu balondan bir kurtulsa…

Değişim deyip bir oportünisti partinin başına getirmiş olmak değişim değil gösterişli bir mağlubiyet olur.

Yazar: Editor