Armanın Peşinde
Pazartesi 20.30'da birçok Adanasporlu D Smart başında sevgilisini izleyecek. Bir kısım Adanasporlu da yine armanın peşinde olacak. Hafta içi bir gün, üstelik deplasman olarak tabir edebileceğimiz bir mesafe ve naklen yayın yapıldığı bu müsabakaya çok yoğun bir ilginin olacağını sanmıyorum ve o nedenle ciddi bir kesimin TV başında olacağını belirtirken, maçın D Smart'tan verildiğini halen bilmeyenler için de ufak bir tüyo vermiş olalım.
Belki bu kıstas Pazartesi Antep'te olacak taraftarımızın daha coşkulu ve diri bir şekilde Adanaspor'umuza destek olmasını sağlayacak. (Bu tahlile uyan bir destek olursa, ilgili bir kaç not düşeriz, galibiyet yazımızda!) "Galibiyet yazımız" derken ki emin ifade, inanmaktan geçiyor. (Rize'yi küçümsemek değil buradaki ifade.)
Antep’te 2 deplasman maçı izledim. Birisi iki sene evvel ki Gaskispor maçıydı. Taraftarın organize bir şekilde gitmediği, sayıca az ama çok keyifli bir tribünün yapıldığı, havanın sert olduğu ama skorun içimizi ısıttığı ve Lig B'de Play-Off vizesi aldığımız o maç.
Bir diğeri ise, o deplasmanda olan Adanasporlular'ın belki de yıllar boyunca unutmayacağı bir karşılaşma. 3–1 mağlubiyetle kapattığımız Gaziantepspor maçı. Kamil Ocak'taki Kuzey Kale'nin yarısını tıklım tıklım dolduran Adanaspor taraftarının maçın başından sonuna kadar verdiği olağan üstü destek, kolay kolay unutulmaz. Maç bitmiş ve yarım saat geçmiş olmasına rağmen, tüm tribünün olağanca bir tutkuyla söylediği, "Sen şampiyon olmasan da..." bestesi.
Antep'in bende ki tribün hatıraları çok net ve keyifli. Bunlara bir yenisini daha eklemek üzere Pazartesi öğleden sonra Antep yollarında olacağız. Önce lahmacun ve baklava. Sonra 3 puan. 3 haftada 9 puan. Müthiş olacak!
Rize'nin bu ligin favorilerinden birisi olduğunu düşünürsek, hem rakibimizi eli boş göndermek, hem de cezalı haftalarımızı sorunsuz atlatmış olmak muazzam olacaktır. VirAdanaspor!
Şenoli

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























