2017-03-16 14:44:19
Karaya Vuran Balinalar

Kurgunun Kurgusu veya Karaya Vuran Balinalar

Bir sanat eserinin amaçlarından biri de galiba bir şeyi, artık o şey ne ise, fark ettirmektir.

Günlük hayatta ilgimizi çekmeyen vaka; bir filmde, romanda, öyküde veya şiirde feleğimizi şaşırtacak bir etkiyle ömrümüze girer oluyor, olabiliyor.

En azından bende öyle oluyor, sizi bilmem.

Yani günlük hayattaki bir “şey”, farklı bir formda karşımıza çıkınca onu yeni düzleminde veya boylamında, neyse ne, daha ışıklı, renkli filan algılıyoruz.

Belki de tam o sekansta komşunun tavuğu kaz görünüyor.

Örneğin balinaların, bir belgeselde, karaya vurması doğanın olağan işlerinden biri gibi görünüyor, muhtemeldir ki öyledir de… Bu yüzden o dram, dikkatimi çekecek bir dramatik doruk oluşturamıyor. Hakikaten öyle oluyor.

Ama bir akşam rakı masasının kurgusunda, henüz ikinci kadehte, Kumcu Yusuf’un, malum sebeplerden dolayı işleri ters giderken, en doğal haliyle, öylece kendi kendine konuşur gibi, içinde olduğu durumu en yalın şekliyle betimlerken, yahu karaya vuran balinalar gibi oldum, deyivermesi bende bir idrak oluşturuverdi ve o belgesellerdeki balinaların hali, işte bir rakı masasının kurgusu içinde, olması gerektiği gibi somut bir gerçeği aldı çıkardı o gerçeklikten.

Vah ki…

Akşam zehir oldu. Aslında beni hemen sonra çarpan şey, Kumcu Yusuf’un bir teşbihle deyiverdiği son durumunun kendisiydiBalinaların haline sonra üzülebilirdim…

Ne diyeceğim…

Geçen akşam, Dr. House’un eski sezonlarından bir bölümüne denk geldim.

Olay kısaca şöyleydi:

Hastanenin sponsoru olan tüccar adam, bir takım parasal gerekçelerle bizim doktoru hastaneden istememektedir. Kafayı takmıştır ve House’u kovacaktır ki bu şey onun için aynı zamanda hastanede bir güç gösterisi, kalanlara bir gözdağı falandır.

Lakin bu kovma için hastane yönetiminin oyçokluğu değil de oybirliği gerekmektedir.

(Çünkü en kritik kararlarda aslolan oyçokluğu değildir, oybirliğidir; muhtemel ki içinde bulunduğumuz dönemin en makul ve adil gerçeği de budur. Gazozuna maç mı yapıyoruz burada, dedi Çiko. Çiko, hoş geldin kuzen.)

Ancak bir engel vardır.

Hastane Müdür Lisa Cuddy, bu duruma itiraz etmektedir.

Çünkü Dr. House orijinal biridir, kendi koşulları içinde bir devrimcidir ve dolayısıyla insancıdır. Olumlu özelliklerini sıralayabiliriz...

Uzatmayayım…

Hastane Müdürü Lisa, bir oybirliğinin(!) sağlaması için; yani bir nevi referandum odasını terk etmeye zorlanır.   Bu süreçte hastane başkanının yoğun tazyikleri söz konusudur. Çünkü operasyon sonunda hem Dr. House’un işi bitecektir hem de hastane yönetimi tamamen ve sonsuza kadar ele geçecektir.  İşte böyle bir plana HAYIR dediği için, Lisa’nın bu muhalefetinin önüne geçilmesi gerekmektedir.

Fakat esas kadın, son sözünü henüz söylememiştir.

Çıkarken, kapının tam önünde durur, kalanlara bakar, yüzünde hafif bir gülümseme vardır. Ne alay ediyordur ne de aşağılıyordur o esnada.

Tam o anda Lisa Cuddy ilahi bir laf eder.

Kayda geçecek, duvarlara yazılacak, belki slogan olacak bir tek cümle, öyle ki yaşadığımız anın gerçek halini, bir gerçeklik içinde yıllar öncesinden verir, şöyle der:

Bir seçim yapacaksınız.

Evet derseniz; bu, özgür iradenizle yapacağınız son seçim olacaktır.

*

Doğrudur, bir şehir efsanesi değildir.

Karaya vuran balinalar gibi oldum, demişti Yusuf Kenan, yani Kumcu Yusuf. Öyleydi, bunu da en iyi kendisi bilirdi.

Karavelli:

Bu arada, bir nevi Adanalı olan Çiko, o portakalların hunharca bıçaklanmasına fena içerledi. Öyle şeyler yapmasınlar, dedi. 

Yazar: Editor