2016-11-16 16:13:08
Kurgu ve Gerçek

Bir kurgu olsaydı şu yaşananlar yani bunu oturup yazmış olsaydım şahsen, masa başında yani ne bileyim, galiba saçma sapan bir gerçeklik bu deyip kimseler okumazdı bile. Kıymeti ve ciddiyeti olmazdı hiçbir satırın.

Hadi oradan derlerdi, kurgunun da bir mantığı vardır kendi kurgusal dünyası içinde. Uyduruyorsan bari adam gibi uydur derlerdi.

Ulan, derlerdi hikâyenin bir yerinde adamın tekine üstadımız filan diyen karakter dönüyor vay terörist diyor. Ne yazdığına hiç mi bakmıyorsun, derlerdi, dönüp okumuyor musun?

Kurgu karakterlerin birtakım işler çeviriyorlar sonra dönüp hayır hiçbir şey yapmadık diyorlar, okuru bu çelişkiye nasıl ikna edeceksin, derlerdi.

Ne yani, kasabayı beraber ele geçiren kovboylar sonra birbirlerine düşünce onu yanlış tanımışım cümlesiyle kurgudaki tüm düğümleri çözebileceğini mi zannediyorsun, derlerdi.

Dünyayı Kurtaran Adam senaryosu böyle bir kurmacanın yanında Ömer Kavur hikâyesi gibi dururdu.

Kötü müteahhit rolünde Ali Şen, milletin a.… koyacağız deseydi örneğin bir Yeşilçam kurgusunda, esefle karşılanırdı böyle bir cümle, gerçekliğin itibarını zedeleyen bir acayip sekans oluştururdu.

Acayip işler. Evet, bu kurgunun adını “Acayip İşler” filan koysaydık da içindeki acayipliği izah edemezdik.

Bu kadar keyfiyet en Spagetti Westernlerde bile görülemez, derlerdi yaşadığımız gerçek keyfiyeti “gerçekliktir” diye anlatmaya kalksaydık.

Veya bir cezaevi müdürüne, burası dünyanın en özgür yeri, dedirtseydik, tarihin hiçbir döneminde bu kadar özgür bir yer,  yeryüzünde hiç olmamıştır, diye ekletseydik kurgumuzda, hiçbir yayımcı böyle bir mantık hatasını görmezden gelip içinde bu cümle geçen bir eseri basmaya yanaşmadı.

Ya da dopingci bir sporcuyu, söz konusu spor teşkilatının başına getirseydik hikâyemizde, daha neler, derdi editörün biri. Haklı olurdu bre! Böyle bir oldurmacada yayımlanmaya değer ne bulabilirdi ki?

Solcu birini sağcılıktan, komünisti faşistlikten, ilericiyi gericilikten, özgürlükçüyü bağnazlıktan içeri tıksaydım o kurgunun ülkesinde, muhtemelen okuruyla buluşmadan kaybolup giderdi olmamış eserler çöplüğünde.

Canına yandığım, bunların hiçbiri kurgu değil işte, acı birer gerçek ve biz bunları yaşıyoruz.

Keşke her şey kurgu filan olsaydı, belki unutur gider, güler geçerdik.

Durum, kaygısızca bakınca, dalga geçilecek kadar komik.

Ama yaşananlara bakınca, ülkenin istikbali için endişe duyulacak kadar vahim, hatta dehşet verici.

Çiko mu? Çiko’nun rakısı var içesi yok, köftesi var yiyesi yok, kurmacadan çıkası yok!

Yazar: Editor