Her kitabı kolay almam.
Sorun parada değil.
Sorun neyi nasıl anlattığında.
Marguez'in "Yüz Yıllık Yalnızlığı"
Jorge Amado'nun "Tarçın Kokulu Kız"ı veya "Gecenin Çobanları" Neruda'nın şiirleri,
Ya da Eduardo Galeano'nun "Latin Amerikanın Kesik Damarları"nı okumadan Brezilyayı,
Şiliyi,
Arjantini,
Venezuelayı anlamak mümkün değil.
Bir de Pele’yi,
Garrincha'yı,
Kempes’i,
Maradona’yı,
Yani futbolu izlemeden!
Latin Amerika kitaplardan okunacak,
futboldan izlenecek noktada duruyor.
Bunları yaşamadan Brezilyada sosyalist başkan Lula'nın "Umut korkuyu yenecek!" sloganıyla kitleleri nasıl dalgalandırıp iktidara geldiğini anlayamazsınız.
Kitap ve futbol deyip de geçmeyin!
Futbol sadece Şili’de Pinochet'in,
Arjantin’de Jorge Rafael Videla'nın
Yani faşist diktatörlerin kitleleri uyutma aracı değildir.
Futbol aynı zamanda kitleleri dalgalandıran umudun adıdır.
**********
Hakan Tabakan Adanaspor'la ilgili bir kitap yazdığında bu duygularla gidip aldım.
Tıpkı gençlik çağlarımda "İnce Memed’i"
" Bereketli Topraklar Üzerinde”yi alır gibi.
Futbol ya da Adanaspor bu toplumu en az bu kitaplar kadar etkiledi.
Belki daha da fazla.
İnsanlar ömrünün en güzel hikâyelerini 5 Ocak tribünlerinde Adanaspor’la yaşadı.
Belki de diğer alanlarda yaşanacak güzelliklere kavuşamadıkları içindir.
Bir de bizim gençlik yıllarımızda yazlık sinemalarda yaşandı bütün güzellikler.
İşte Hakan Tabakan'ın kitabı yazlık sinema tadında bir etki bırakıyor insanda.
Sularda Yılmaz Güney'in "Umut" filmini izler gibi bir etki!
Eline sağlık hocam!
Bir kitap bin emek demek!
Emeğine sağlık!
Nedim Soylu
Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























