Reklamlar

Reklamların üzerimizdeki etkileri göz ardı edilemez. Alışveriş çılgınlığımızı körükleyen cinliklerle kurgulanmıştır çoğu. İzlemeye tahammül edemediğimiz reklamlar da oluyor izlemekten bıkmadığımız reklamlar da… Kendi başına bir sanat eseri olan reklamlar da yok değil.
Bu yazıdaki sebebi ziyaretim son günlerde dönen 3 tür seri reklam…
Birincisi izlerken müthiş eğlendiğim bir çalışma. Ersin Korkut’un rol aldığı, rol aldığı diyorum, “çitliyor, muhabbete kitliyor” temalı reklam. Son zamanların en eğlenceli reklamıdır bence...
Ama ikinci ve üçüncü sırada ele alacağım reklamlar için aynı şeyleri söylemek mümkün değil.
Bir telefoncu reklamı ilki, reklam çekimli içerikli olanı... Tam da olanı yansıtıyor, belki de rahatsız eden şey bu; hep isteyen, üretmeden isteyen (hoş, üretip de isteyenlerin halleri de ortada…) , bedavaya isteyen kurnaz, avantacı tipler… Karşı tarafta da “neden olmasın” diyen daha kurnaz tüccarlar. Bir kere ellerine düşmeye göresin.
Sonuncusu bir “çakma” kola reklamı. Yahşi Batı filmi üzerinden yapılan o reklamlar filmi izleme isteğimi silip götürdü. Sadece o reklam dizi yüzünden bıkmadan izleyebildiğim bir Cem Yılmaz’ın filmine gitmekten vazgeçtim. Kaş yapayım derken göz çıkarmak böyle bir şey demek.
Evet, haftanın ilk yazısı da böyle bir şey oldu: ))

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.


























