2018-07-26 06:04:48
Zalif Aktaş / Baba, bana bağırma!

Şampiyonluk ve  süper ligden küme düşmek ve nerdeyse 1 ligden de bir aşağıya gitme korkusu.

Bu ne kadarda az bir zamana  sığmıştı. Çok değil hepi topu 2 yıl. 

Ama her nedense bu iki yıl çok şey götürdü bizlerden.

Taraftar takımdan uzaklaştı, hepimizin tanıklık ettiği 300-500 kişilik taraftar topluluğu ile oynanan maçlar.

Yönetim ve taraftar arasında her geçen zaman zarfında derinleşen görüş ayrılıkları.

Uzaktan uzağa seslenmeler, duymamalar, sosyal medyadan gerekli, gereksiz atışmalar vs…

Dedik ya çok değil 2 yıl bu.

Ama geriye dönüp baktığında bu topluluğun kökleri 1954 yılında!  

Uzunca bir geçmişe sahip bir büyük aileyiz biz!  

İyi, kötü, başarı, başarısızlık, beklenti, olan, olmayan, göz kamaşması, ruh güzelliği, ağlama, üzüntü, sevinç, coşku, beklenti, umutsuzluk…

Ve YOK oluş ve YENİDEN diriliş!  

Yeter!

Artık barış ve yeniden birliktelik zamanıdır.

Artık bir şeyleri tekrar düşünmenin zamanıdır.

 Bu duruma  neden ve niye geldiğimizden ziyade buradan nasıl çıkacağımızın gayretini gösterme zamanıdır.

Yeni sezon öncesi, eskileri geride bırakma zamanıdır.

Kırmadan, dökmeden, bağırmadan, kötü söz söylemeden karşımızdakini (aslında yanı başımızdakini, içimizden birini) dinleme ve anlama zamanıdır.

Bu büyük ailenin tüm bireylerinin  yeni sezon öncesi; hep birlikte, tek yürek, güzel ve umutlu günlere bir başlangıç yapma zamanıdır.

‘’…baba bana bağırma
bacağından vurulursa bir şiir
nereye kadar gidebilir
bana bağırma baba
kendine bağır
yoksa her şey bitebilir.’’

Çok geç olmadan birlikte olmalıyız!

Ama gerçekten çok geç olmadan! Yoksa…

Yaşasın Adanaspor!

Zalif Aktaş

Yazar: Editor