2013-02-22 10:25:44
aç sınıfın tableti

Tablet mi Tabldot mu?

Hakikatte umurunda bile olmadığı AVRUPA Birliğinin Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Fransa ziyaretinin ikinci gününde Türk eğitim sistemindeki yeni projeler hakkında Fransız muhataplarını bilgilendirmiş. Sonra da Hürriyet’in sorularını yanıtlamış Bağış, şöyle demiş:

“FATİH projesi kapsamında 16 milyon öğrencimize tablet dağıtacağız. Bu konudaki planlamalar devam ediyor. Öğrencilerimizin bu cihazlarla internete bağlanabilmesi konusunda da gelişmeler var. Siirt’teki bir öğrencinin internet sayesinde Japonya’daki bir projeyi takip edebilmesi, İzmirli bir kardeşimizin El Ezher müfredatına anlık erişmesi önemli”

Çok güzel.

Ben değil ama uzmanlar soruyor; diyorlar ki, peki o sınıflarda onca tabletten yayılan radyasyon ne olacak?

Ne olacak? Cevap, Türklere bir şey olmaz mı?

Eğitimimizin temel eksikliği o tabletler miydi?

Nitelik,  daha doğrusu niteliksiz eğitim o tabletlerle mi düzelecek?

Tabletler gelince o garip müfredat kendi kendine mi değişecek?

Hem İzmir’deki veya Adana’daki bir öğrenci El Ezher’in müfredatını niye takip etsin?

  • Japonya’daki proje bir tablet üzerinden Siirtli bir gencin ufkunu takdir-i ilahi ile mi açacak? 
  • Acaba bu işler bilimsel bir disiplinle yetişmiş kadroların işi değil midir? 
  • Öğretmeninin neredeyse sefilleri oynadığı bir eğitim sürecinde işi tabletlerle mi kotaracağız?
  •  Ne yani, sonraki hamle öğretmensiz okullar mıdır? 
  • Değil tabi ki! Bu, işin ironisi. 
  • Ama dostlar, öğretmeni yalnız ve mutsuz bir eğitim sisteminin can simidi değildir o tabletler. 
  • O tabletler işin sadece artistik yanıdır. 
  • El Ezher müfredatıymış, Japonya’daki projeymiş… 
  • Evet, ben de TV’den izliyorum Vedat Milor ve Mehmet Yaşın’ın yemek programlarında lokmaları o iri gövdelere indirmelerini, 
  • ama karnım hiç doymuyor ve hep deli bir açlıkla kalkıyorum TV başımdan, hay bin lokma diyerek.

Ama o çocuklara tabletten önce, örneğin, tabldot lazım. Daha gerçekçi bir hamle olur bu. Tabi bu da kömür dağıtma zihniyetinin siyasi yatırımı şeklinde değil, sosyal devletin gereği olarak.

Bir: Eğitim, teknoloji ile sadece süslenir.

İki: İnsana yatırım bir sonuç verir, cihazlara değil.

Üç: O tabletlere yapılan yatırım dolayısıyla öğrencilere yapılan bir yatırım, manasına gelmez. Meselenin karşılığı ithalat sonunda giden milyon dolarlardır.

Dört: Önce öğretmenleri yetiştir, geliştir, mutlu et, bilimsel disiplinlerle donat.

Beş: Öğrencileri dershane kumpasından ve benzeri mecburiyetlerden hadi kurtarın.

Altı: Öğrencilerin ailelerini belli bir refah seviyesine ulaştırın ki o tabletler insanların bir tür sığınağı olmasın.

Yedi: Öğrencileri tabletle donatmadan önce onları çevrenin ve koşulların kimi olumsuz etkenlerinden koruyacak çözümler geliştirin.

Sekiz: Başında olduğunuz bir süreç için, beni ilgilendirmiyor filan demeyin, azıcık olan inandırıcılığınız hepten gidiyor.

Sümer tabletleri adına...

Yazar: Editor