2009-05-13 07:11:18
açıklama

Açıklamamız veya Özeleştirimiz

Başkan Bayram Akgül’ün telefon konuşmasındaki bir ayrıntı bizi ilgilendirdi.

Bir yazımızda “taraftarı kurtlar sofrasına atmayın… tenzih ederek gidin” gibi şeyler yazmıştık.

Telefon görüşmesindeki bir iki cümle konuya bizim açımızdan bir açıklık getirmemizi zorunlu kıldı. Yoksa vicdanen rahatsızlık duyar, Bayram Akgül’e bu anlamda bir haksızlık yapmış olmanın huzursuzluğunu yaşarız.

Başkanımız da o basın açıklamasında bunu zaten vurguladığını söylüyor. Zaten, 3–5 kişidir bunu yapan, ama onlara engel olamadık, deniyor da açıklamada.

Bizim bu noktadaki yaklaşımımız, o açıklamadaki ifadenin yok sayılıp bazı kesimlerce Adanasporluluğu linç etme girişimine zemin bırakılmamasıydı. Ki süreçte o kadar incitici yorumlar yapıldı ki taraftar için…(ama yazdıklarımızla, açıklamadaki o ayrıntıyı bizim yok saydığımız da çıkarılabilmektedir, doğrudur.)

Biz Sayın Başkan’dan işte o telefon konuşmasındaki açıklamayı, doğrudan, taraftarın o olaylardaki ve geneldeki konumuyla ilgili belki “özel” birkaç sözü bekliyorduk gerçekte.

Çünkü o ilk bildirinin devamındaki Bayram Akgül dışındaki yaklaşımlar ve haberler farklı bir Adanaspor taraftarı profilinin bina edilmesine yönelikti. Rahatsızlık duyduğumuz şey buydu. Sorumluluk sahibi insanların olaya sağduyudan yoksun bir biçimde dâhil olmasıydı… Meselenin dallanıp budaklanması, gündeme fena bir biçimde oturması, gündemde kalması, işin çığırından çıkıp, farklı bir mecraya kaymasıydı… Ulusal basında edilen laflardı…

Bir yerel gazetede gerçek adını kullanamayacak kadar yüreksiz takma adların, bu fırsatla yine, keyifle Adanaspor’la ve başkanıyla adeta dalga geçmesiydi, buna olanak verilmiş olmasıydı… O meşreple yine muhatap olmanın acısıydı…

Hakikatte derdimiz o büyük hayalin yok olması aşamasına gelmiş olmasıydı…

(Bu olaylar üzerine Bayram Başkan hakkında yazdıklarımızda en ufak bir art niyet veya kötü söz yoktur. “Vefa” duygumuz her şeyin önündedir. Nasıl yok sayarız onca emeğini. Hep güzel şeyler söyledik. Kayıtlar duruyor orada. Ama bu olayın, benzer olayların “gitmenin bir nedeni” olmayacağını, olmaması gerektiğini belirttik, herhangi bir taraftarın en samimi duygularıyla. Yine aynı şeyleri düşünüyoruz, dönmek bir tercih değil, zorunluluktur, diyoruz…)

Altay maçından sonra Başkandan gelen “Açıklamanın” ve devamındaki “eylemintahlilinde Adanaspor dışındaki unsurların bunları toptancı bir infaza dönüştürdüklerini gördük. Yani “Başkan 3–5 kişiye kızdıysa neden her şeyi bırakıp gitsin? Başkan kendisine ihanet eden taraftarlara kızmıştır ve bırakmıştır.” çerçevesindeki yaklaşımlara bir cevap arayışındaydık. Biz bu anlamda bir “nokta atışı” bekliyorduk Başkandan. Telefon konuşmasındaki Adanaspor taraftarına ilişkin sözleri konuyu güzel bir biçimde noktalamıştır.

Konuyla ilgili önceki yazılarımızdaki sürç-i lisan bizim hatamızdır. İki cümle daha yazarak derdimizi tam anlatabilirdik.

Yazar: Editor