2015-01-07 15:20:32
adalet mi özgürlük mü?

Adalet mi lazım bize, özgürlük mü?

Bunlar birbirine yakın kavramlar gibi duruyor. Bu yüzden her ikisi de lazım denebilir. Biri olmadan öteki olmaz denebilir. Ama adaleti kim sağlar diye sorunca yanıt olarak aklıma önce şunlar geliyor:

Adalet bakanlığı,

Adalet divanı,

Adliye,

Adliye sarayı,

Adalet konseyi

Adalete bel bağlama,

Bu dünyanın adaleti yok,

Adalet mülkün temelidir,

Yasa,

Yargı,

Mahkeme,

Savcı,

Hakim,

Yargıç,

Avukat, 

Adaletin bu mu dünya,

Adalet partisi

Adalet ve kalkınma partisi 

filan...

Yani devletin bizzatihi kendisi geliyor akıllara bütün unsurlarıyla. O zaman da şöyle bir şey çıkıyor karşımıza; sanki adalet, devlet mekanizmasının canı isterse sağladığı bir şey oluyor, bir şey... 

O dört bakan aklandı değil mi, Yüce Divanı şimdilik atlattılar.

Adalet mi dediniz?

Peki özgürlük?

Özgürlük, derken bir başkasını yok sayan özgürlükten bahsettiğim zannedilmesin. Veya çalıp çırpma "özgürlüğünden(!)" bahsettiğim falan...

Galiba tanık olduğumuz hiçbir devlet size özgürlük vaad ediyorum demez. Ama size adaleti vaad ediyorum, der; çünkü adaletin o dizginleri hep elinde, sürer dilediği yere.

Sana da vira adalet, hem de kalkınmasız adalet... 

Yazar: Editor