2008-10-10 23:57:03
adanaspor giresunspor

Bu iki takım arasındaki efsanevi maç Miliçli zamanımıza denk gelir. Biz bu hikayeyi anlatılanlardan biliyoruz. O zamanki 2. lig şampiyonluk maçıdır. Anlatılana göre Adanaspor'a şampiyonluk için beraberlik de yetiyor.(Galiba her iki takım 1. lige-süper lige yani- her durumda çıkıyor, fakat bu bir tür prestij maçıdır. Böyle bir ayrıntı söz konusu anlatılanlarda.) Son dakikada Giresunspor bir gol atıyor ve skoru kendi lehine 2-1'e getiriyor. Adanaspor hemen santraya geliyor ve Miliç, hala gol sevinci yaşayan Giresunspor kalecisini biraz önde yakalıyor ve orta sahadan attığı golle skoru eşitliyor, böylece Adanaspor üst lige şampiyon olarak çıkıyor.

(Anlatılan bu, arada atladığımız bir şey varsa özür...)

Anlaşılan o bir anlamda keyif maçı olmuş. Ama bu pazar oynanacak maç pek öyle olmayacak. Giresunsporlular, puana acilen ihtiyaç duyduklarını belirtiyorlar. Ligin başı, elbette iddiayı devam ettirmek için bu maç onlar açısından da önemli. Üstelik deplasman performansı iyi olan bir takım.

Bu maçta sadece mücadele etmek yetmeyebilir, oyunun hakimi de biz olmalıyız 3 puan için. Bu da topa daha çok ve disiplinli bir şekilde sahip olmakla mümkün, yani hem koşan hem de paslaşan, gol yollarını açabilen bir orta sahayla... Bu hal, transfer dönemindeki bazı hatalara, eksik transferlere hayıflanmamıza neden oluyor ister istemez. Neyse, bu yarayı artık kaşımanın bir anlamı yok. Tüm bu olumsuzluklara rağmen kör bir saplantıyla değil, takıma inanarak iddiamızın olabileceğini söylüyoruz. Bunu söylememizin nedeni aslında bu ligin takımlarının birbirine çok yakın güçte olmalarıdır. Hatta biraz abartarak örneklersek "x bir takım bu ligde şampiyonluğa da oynayabilir küme düşmemeye" de... Nihai sonucu ne belirleyecek peki? Bizce "takım olmak!" Sihir burada. Takım olmayı sağlayacak olan da yönetimdir, bizim tribündeki desteğimiz, sevgimiz, hoşgörümüz, takıma sonuna kadar destek olmamız, inancımız "en etkili belirleyici" olamayacaktır!

http://ul.gcg.gen.tr/x/47e1aaf.jpg
Yazar: Editor