Red
[Sabotiç]
Dese ki / Az gördüm çok sevdim
Yaz yağmurlarını sever gibi
Gurbette sevgili bulmak / Issız tarlalarda su
Talan bahçelerde bir ağaç gölgesi
Desek ki
Göçmen kuşlar geçerdi Ova’yı rengârenk
Ve gök Turuncu / Güzdür akşamdır
Uzak yerlerden gelir, uzak yerlere gider
Bir sahipsiz çocukluk gibi / El edip geçer, gider
Gol sevinçlerimizde izi
Hatıralarımızda adı
Rakı masalarında muhabbeti vardır
Halefidir Miliç
Bir maziden bize / Adresi açık bir mektup
Portakal yaprağında çiy tanesi
Çimlerde krampon izi el eder geçer gider
Adana’da bir hazin zaman seyreder
Sabotiç artık başka bir formada
Yağmurlu bir 5 Ocak akşamıdır
Bitmiş şarkılar, şenlik dağılmış
Ortalık sus pus sis olmuş
Biz istemezdik böyle bir şeyi ya
Bir Sabotiç
Bir Adana’ya gol atmayı reddeder
Gün kararırken deriz ki
“90 dakika elbet biter
Goller atılır, yenir, unutulur
Ama bir Sabotiç hatırası hep kalır”
Zaman geçer gider / Terkisine hatıraları alır
Yağmurlu bir Adana akşamıdır…
_____________
Şimdi Futbol “Bir Vicdani Red İmgedir” Adana’da
Bu şiirin Hikâyesi
Sabotiç bize transfer olur ve ligi sallar. Hastası oluruz. O sezondan sonra Ankaragücü’ne gider. Ama hala taraftarın sevgilisidir. Bir Adanaspor - Ankaragücü maçında rakipten 5 gol yeriz evimizde. O zamanlar Ankaragücü antrenörü olan Samet Aybaba’nın Sabotiç’e “Sen niye gol atmadın?” diye sorduğu, Sabotiç’in bu soruya cevap bile vermeden hocaya şöyle bir bakıp gittiği rivayet edilir. Biz bu güzel rivayeti, her güzel rivayeti sevdiğimiz gibi severiz ve de bu anlatıya inanırız.

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























