Kârdan Zarar

Kelimenin tam anlamıyla öyle oldu. Çok güzeldi her şey; tribünler, takımımız, atmosfer. Maçın ilk dakikasında Alper’le öne geçebilirdik. O pozisyon kaçtı. Devamında baskılı oyunumuzu sürdürdük. Emre işaret ettiği yere topu alınca plase bir vuruşla öne geçtik. Baskımız devam etti, maçı istediğimiz gibi yönlendirdik. Rakip ceza alanına gelen topa yine Emre hareketlendi ve yarım röveşatayla takımın ve kendini ikinci golünü attı. Belli olmuştu maçın farka gideceği. İlk yarı bu skorla bitti.

İkinci yarıya müthiş başladık. Sayamadığımız kadar bir paslaşmadan sonra sol kanatta gelen pasa Emre yine çok şık dokundu:3–0. Dakika 46 idi. Sonrasında yine goller kaçtı enteresan bir şekilde. Derken 80. dakika civarı Adanaspor’da anlaşılmaz bir vurdumduymazlık baş gösterdi. Bu skor nasıl olsa değişmez mi dendi ne? Art arda iki gol kalemizde… Soğuk duş. Mersin İdman Yurdu’nun o sıra beraberlik golünü bulması inanın işten bile değildi. Hayır, Adanasporumuzu eleştirmek için söylemiyoruz bunları. Ama en klasik laf; maç 90 dakikadır… Bize 80. dakikadan sonra o hal yakışmadı. Oysa bir hafta önce biz o dakikalarda Karabük’te galibiyet golünü bulmuştuk. Bugünü son 10 dakikası bize ders olsun, diyelim ve Kaplanlarımıza sevgilerimizi iletelim. Harika bir üç puan aldık. Sadece kârdan zarar ettik, o kadar: )) Ki kırdık buzu, aldık içinden kılavuzu, gideceğiz buralardan.

not: Maç fotoğrafları foto-yorum'da.

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























