2015-01-23 15:20:15
affetmemek üzerine / Cem Kaplanoğlu

Bayram Başkan’a Saygıyla

Yoktan var edilen bir takımın değerini iyi biliyorum; 2006'da ne idüğü belirsiz bir belediye başkanının peşine takılıp sıradan bir amatör küme takımına Adanaspor diye sarılıp yollara düşen çaresizlerdendik, unutmadım.

Kâğıt parçası olarak alınan bir kulübün varlığına şükrediyorum; 2006'da Adanaspor'umuz maçlara çıkamadığında bu memlekette en büyük zulmü yaşattılar bize, Adanasporlular'a. 7 Temmuz’u asla unutmuyorum.

Bayram Başkan’a minnet borçluyum; “Adanasporluluk artık silindi, tarih oldu” diye düşünülürken, belki de en kritik döneminde bizlere nefes olduğu için.

Bayram Başkan’a saygım sonsuz; Ereğli’de tahta merdivenli tribünlerde başlayıp Mersin’de atılan şampiyonluk turu için. Ve 50 takımlı ligi şampiyon bitirerek Bank Asya 1. Lig özlemini çok kısa sürede sona erdirdiği için.

Bu sebeplerle Bayram Başkan’a olan minnetimi hiç unutmadan yazıma devam ediyorum.

  • Özellikle son dönemlerde çok eleştirildi, 
  • eleştiriliyor. 
  • Belki de Bayram Başkan’ın 
  • bu süreçteki en büyük şanssızlığı 
  • üst üste gelen 2 şampiyonluktur. 
  • Ayağının tozuyla getirdiği 2 şampiyonluk, 
  • kendisinden beklentileri yükseltirken, 
  • kendisi de Süper Lig hırsıyla 
  • ilerleyen yıllarda hatalar yaptı. 
  • Bir an evvel en üst lige çıkma isteği, 
  • stadyum yapma planları, 
  • Avrupa kupalarına katılma hedefleri 
  • hatalar zincirinin devamı gibiydi.

Bank Asya 1. Lig’de geride bırakılan ilk birkaç sezon sonrasında Bayram Başkan’a eleştiriler yükselmeye başladığında, kendisini en başta savunanlar olarak bir sohbetimizde “Her sezon şampiyonluk hedefi koymasanız, beklentileri düşürüp birkaç yıl sonrasına hedef koysanız?” eleştirimize, “Ben hedefsizliği sevmem. Ne benim, ne de Adanaspor camiasının karakterine de uymaz” cevabı Bayram Başkan’ın hırsını ortaya koyarken, belki de yıllardır yapılan kurumsal hedef koyamama hatasının da bir göstergesiydi. Hem maddi, hem manevi yıpranmayla geçen başarısız (Bayram Başkan için de Adanaspor taraftarı için de hedef şampiyonluk olduğu için başarı kıstası hep şampiyonluk oldu) yıllar gerilimi de beraberinde getirdi.

Bugün gelinen nokta birçok Adanasporluyu korkutuyor. Korkuyu yaşayan kesim ne kadar ciddiye alınıyordur bilmiyorum ama bu camianın omurgasını oluşturan kesimlerin endişeleri dikkate alınmalıdır. Bugün rahat tavır sergileyen ve yapılan protokolle Adanaspor’un geleceğinin kurtulduğunu düşünenlerin de kafalarında soru işaretleri olduğunu ve içlerinin çok rahat olmadığını da düşünüyorum. Şu aşamada iki kulüp arasında yapılan protokolle camia içerisindeki kutuplaşmalar iyice ayyuka çıkmış durumda (Karşılıklı ithamların Adanaspor’a bir şey kazandırmayacağını da ekleyelim.)

  • Yapılan anlaşmanın da 
  • geleceğe yönelik bir yatırımdan ziyade, 
  • Haziran ayına kadar 
  • taraftara bu düşüncenin empoze edilmesi, 
  • camianın gazının alınması anlamları taşıdığını 
  • düşünüyorum. 
  • Haziran ayına kadar bu süreç sindirilirse 
  • bir adım daha ötesi de 
  • Adanasporlular’a 
  • çok daha rahat kabul ettirilecektir.

Endişelerim büyük, ikna olabilir miyim bilmiyorum. Uzun süredir maçlara gitmiyorum, bu süreçte de stadyumun yakınına uğramayacağıma eminim. Bildiğim Adanaspor tribünlerinde kimsenin yerinin boş kalmayacağıdır. Türkiye’nin her vilayetinde olduğu gibi başarıya endeksli olarak o tribünler dolacak ya da boşalacaktır.

  • Bu süreçte 
  • Adanasporluluğunu rafa kaldıranlar 
  • olacaktır, maçlara gitmeyenler 
  • olacaktır. 
  • Herkesin yeri dolacak, 
  • belki daha başarılı ve şenlikli yıllar yaşanacak. 
  • Nicelik değişecek 
  • ve pek tabi taraftarın niteliği de 
  • farklılık gösterecektir. 
  • Kulübün yönetimindekiler niceliğe bakarak 
  • doğru yaptıklarını düşünecekleri dönemler 
  • yaşayacaklardır 
  • kim bilir.

Fakat unutulmamalıdır ki, Haziran ayı sonunda ortaya çıkacak sonuçla, bir nesil zamanında minnet duyduğu Bayram Başkan’ını belki de hiç affetmeyecek.

Cem Kaplanoğlu

Yazar: Editor