2010-06-06 09:32:49
bir pazar yazısıdır
http://ul.gcg.me/files/2010-06/tren1.jpg

ı

"ama bir kere sana dâhil düştük
bir kere nöbet bizimdir
bir kere fukaralığı dile yar ettik
ne yapsak ne etsek
el şehrinde demir zincir kırılmaz..."


İlhan Berk

ıı

Seninle gezdiğimiz köy yolları o anlarda tekdüzeliğinden, kimsesizliğinden, kaderi çoktan çizilmiş bir hayatın sonsuzluğu olmaktan kurtulur; bize dair yeni anlamlar kazanırdı. Bir başka niyetle ve keyifle geçen insanlara dair kısa bir hikâyeyi yazardı, kendi kendine, kendiliğinden...

ııı

"kaybolma
yanımda kal, yanı başımda bir suret
hayır daha fazlası
yanımda kal...
hani bazen diyorsun ya
'gitme'
o zaman gitme, kaybolma, yanımda kal..."

ıv

"yağmurlu bir günde gelirim,
peronda beni bekliyor olursun.
yeşil çayırlardan geçeriz
koyu yeşil hüzün dolu kırlardan
yürürüz evlerin ışıklarına doğru
sıradan şeyler konuşarak"

Hakan Savlı

v

"Fal çıktı. Köpükler içinde kaldı deniz,
Tepeleme çiçek dolu bir sandal.
Eylülün eskil çadırına giriyoruz,
İşte, büyücü martının bozgun çağrısı,
Uyurgezer yosunları delirten poyraz,
Odalara sığınan ürkü yaprakları,
İşte, çırpınan bir kavağın
Yalnızlık sanrısı dolaşıyor bahçede"

Melih Cevdet Anday

Yazar: Editor