2010-02-24 15:07:57
bir reşit kaynak yazısı/ Hakan Tanak
Dayak, Yol, Futbol

Rüzgârın Oğlu; Reşit Kaynak
 
http://ul.gcg.me/files/2010-02/resim_1.jpg

Biz Adanasporlular için harika - hazin bir tınıdır Reşit'in 12 Ağustos 1952 de başlayıp dolu dolu ama bir o kadarda kısa sürdürdüğü yaşam öyküsü...
Çocukluğunda idmanlara gidebilmek için  Soysallı Köyü  - Ceyhan arası 40 kilometrelik yolu bisikletle kat eder.

Dayak, Yol ve Futbol, Reşit'in hayatının merkezinde aşina olduğu kavramlardır o zamanlar.

1966 yılında, 13 yaşında köy takımının büyükleriyle oynarken, eski bir zamanda Ceyhan’da futbolcu olan öğretmeni tutar kolundan Ceyhanspor’a götürür. Beğenmelerine rağmen Reşit'i, o yıl Ceyhanspor Amatör Kümeden 3. Lige alınınca transferi gerçekleşmez.

Şöyle özetler durumu ;
" Transfer gerçekleşmeyince yeniden köye döndüm. Bu arada beni antrenmanlarda izleyen Dibek Duran beni Ceyhan Akınspor’a aldı. Akınspor bir mahalle takımı olmasına rağmen Ceyhan’ın en ünlü takımlarından biriydi. 15-16 yaşlarında olmama karşın harikalar yaratıyordum.

Köyden Ceyhan’a kadar olan 40 kilometrelik yolu, bisikletle gizlice gidip geldiğimi öğrenen babam çok dövdü beni. Yılmadım. Bir gün Ceyhan’a alışveriş yapmaya gidince esnaf çevresini sarmış ve benim çok iyi oyuncu olduğumu söylemişler. Babamın da hoşuna gitmiş. Eve geldi ve “Bu hafta maçınız kiminle” dedi... İlk kez o zamanın en popüler takımı olan Milli Mensucat ile Ceyhan’da maç yapacaktık. Babam beni izlemeye geldi. Heyecandan ayaklarım titriyordu. Milli Mensucat’ı 2-0 yendik. Bir de gol attım. Babam bana gösterilen ilgiyi ve yeteneklerimi görünce tavrı değişti, rahatladım."

Kadirli’ye gider Reşit bir hafta sonra ve kendisinin attığı golle karşılaşmayı 3-0 kazanırlar. Maçtan sonra taraftarlar sahaya atlar, O'na doğru koşmaya başlarlar. " Önce beni dövecekler diye çok korktum." der ama, taraftarlar birden omuzlarına alarak tribünlerin önüne getirirler Reşit'i.

İşte tam da bu sıralarda kesişir yolu Adanaspor'la.

1968 - 1969 sezonudur, golleri yağmur olup yağmaktadır adeta Reşit'in. Adanaspor'un dikkatini çeker bu durum, genç takımda oynaması için hemen lisans çıkartırlar ama genç takımın üstünde bir seviyede olduğu görülünce profesyonel takımla antrenmanlara başlamasına karar verilir.

Yöneticileri ödül olarak 5 Bin Lira verirler zamanın parasıyla Reşit'e ve sonra kendi tabiriyle "En büyük ödül" olan milli takıma çağrılmasına karar verir Gündüz Tekin Onay.

O Dönem Adanaspor’da sadece Sakarya ve Kayseri maçlarının ikinci yarılarında forma giyer Reşit.
1972-1973 sezonunda Gündüz Tekin Onay'la anlaşınca Adanaspor, dünyalar O'nun olmuştur.

http://ul.gcg.me/files/2010-02/Resim_2.jpg

Apaçi İsa ile birlikte oynarlar ileride müthiş bir ikili oluştururlar. Lakabı, "Rüzgârın Oğludur". Sonraları o dönemi soranlara "İleride, genç milli takımda forma giydiğim İsa ile yan yana oynuyorduk. Saha içinde birbirimizi mükemmel tamamlardık onunla. Birbirimizin oyun şeklini ezbere bildiğimiz için rakip savunmayı hallaç pamuğu gibi atardık" diyecektir.

Kendisi tırmanmaya başlayınca iyice basamakları kardeşlerini unutmaz Reşit onları da alır yanına altyapıda antrenmanlara çıkmalarını sağlar İrfan, İlhan ve daha sonra kendiside bir efsane olacak Kayhan'ın futbol hikâyeleri de böyle başlar.

1974 - 1975 sezonu sona erer. Yöneticiler Reşitle transferini görüşmek üzere toplanırlar.

Sitemle not düşer ;

"İsa 575 bin liraya yeniden anlaştı. Ben 600 bin lira istedim... Yöneticiler vermediler. 575 bin liraya indim. Yine kabul etmediler... Çok şaşırdım. O sırada Beşiktaş’ın Teknik Direktörlüğü’ne getirilen Gündüz Tekin Onay beni telefonla aradı. İstanbul’a çağırdı. Uçağa atladığım gibi gittim. Beşiktaş Kulübü’nden içeri girince Beşiktaş Başkanı Mehmet Üstünkaya, Gündüz Tekin Onay ve Adanaspor Başkanı Rahmetli Yalçın Sürmeli'nin beni beklediklerini görünce dondum kaldım. Adanaspor’dan bilerek koparıldığımı hemen anladım. Tavşana kaç, tazıya tut misali geldiğim İstanbul’da üstelik 400 bin liraya iki yıllık sözleşme imzaladım.

Beşiktaş’taki ilk sezonunda gönlünün ait olduğu Adanaspor’la Adana'da karşı karşıya gelir Reşit.
Adanaspor'un puan kaybına tahammülünün olmadığı kümede kalma şansını yitireceği maçtır bahsettiğimiz ve Vedat Bayraktar'ın ağzından " Sakın gol atma hatta orta bile yapma" sözleri dökülmek üzeredir.

Ve Maç başlar... O kadar etkiler ki bu sözler Reşit'i artık ayağına gelen topları da Vedat'a pas olarak vermeye başlar, nitekim 15. dakikada oyundan alırlar onu.

1976-1977 sezonudur. Beşiktaş’la mukavelesi sona erer. İstanbul’dan sıdkını sıyırmıştır artık ve hala Adanaspor'a gelmek istiyordur. Dönemin Başkanı Metin Şenyiğit ; "Yönetimde seni isteyen tek kişiyim" deyince çok ağrına gider vazgeçer gelmekten.

Diyarbakır'a gider akabinde... Yine bir Adanaspor maçı sonrası soyunma odasında yumruklarlar onu istenilen performansı gösteremeyince.  1981-1982 sezonunda İlhan Cavcav O'nu 6.5 Milyon Lira ödeyip Gençlerbirliği’ne alır. 2 yıl oynar birçok gol atar. Sonra Toros Birol O'nu ait olduğu yere Adanaspor'a davet eder 1987 - 1988 sezonuna kadar görev yapar ve Ayvalıkspor'a gitmeye karar verir.

Tamda bu sıralarda başlar kalbi teklemeye. Kendisi şöyle aktarır " Sık sık adalelerimde sertleşme oluyordu. Kendimi iyi hissetmiyordum. Ertesi sezon Hatayspor Antrenörü Ruhi Yavuz transfer teklifinde bulundu. Hatay’a gittim. Sezona da iyi başladım. İlk 6 haftada 8 gol attım. Bir İskenderunspor maçı sonrasında göğsümde yanma hissettim. Hatay’a dönerken çok büyük sıkıntı yaşadım. Bir kaç hafta sonra Urfa deplasmanında da aynı şeyler oldu. Daha sonra Hatay’da yapılan bir antrenmanda iyice fenalaştım. Soyunma odasına zor gittim. Ertesi hafta Adana’ya gelince Dr. Faruk Özdemir’e kontrole gittim. Efor testi yaptı. Kalp grafiğimi çekti. Gözleri fal taşı gibi açılarak yanıma geldi ve “Reşit sen kalp hastasısın. Hatay’a telefon et. Lisansını duvara assınlar".

Asarlar da nitekim. Ankara’ya gider kontrole, Dört kalp damarında tıkanıklık olduğu görülür, hemen ameliyata alırlar By-pass olmuştur Reşit.

1989 Yılında Futbol Federasyonunun kursunu bitirir Adanaspor altyapısında göreve başlar. Hemen o sene B Genç takımını şampiyon yapar. 1991 - 1992 sezonunda maddi hezeyanlar içinde Konya Ereğlispor’da görev alır, oradan Diyarbakır'a geçer.

Futbol hayatını nihayetlendirmek ve Jübilesini yapmak için Adanaspor ile Malatyaspor karşılaşırlar. Reşit karşılar konuk takımın masraflarını ve acıdır ki zarar eder yeterli bilet satılamadığı üzere.

Ama mutluyum der soranlara ; " Her şeye rağmen Adanasporlu Reşit olmaktan dolayı gururluyum."

Güzel olan her şey gibi oda erkenden 1999 yılının soğuk bir 26 Mart günü sessizce çekip gider. Öksüz bırakır sevenlerini. Kardeşleri gibi O'da kalbine yenilmiştir.

http://ul.gcg.me/files/2010-02/resim_3.jpg

Yazı biterken fonda çalan müzik her şeyi özetler aslında...

"Nerede kendini bilmez çocuklar,
Bir sabah öylece çekip gittiler."
 
Hakan Tanak
 
Dinlemek için tıklayınız...
Yazar: Editor