36 maçlık periyodun ardından görüntü iki boyutludur: Alkışı hak edenler, yuh isteyenler…
- 34 hafta boyunca bize yaşattıkları heyecan için alkışlıyorum futbolcularımızı…
- İlk yarıdaki futbolu ile küme düşer denen takımı buralara getirdiği için alkışlıyorum Kemal Hoca’yı…
- Turuncu formayı bu liglerden eksik etmediği için alkışlıyorum Bayram Akgül’ü…
- İstanbul’da da takımı yalnız bırakmayan “GERÇEK ADANASPOR TARAFTARI” nı alkışlıyorum…
Gelelim yuh isteyenlere:
- Sezon boyunca, tarafsız kalmayı beceremeyen, tek devreli lig usulü elemeleri eline yüzüne bulaştıran federasyona yuhhhhhhhhhh…
- Maçları katleden, çizgi dışına çıkan topları bile görmeyen-ya da görmek istemeyen- penaltıları es geçen, hakemlik değil tetikçilik yapanlara yuhhhhhhhhhhhhhh….
- Kendi güçleri ile değil siyasi desteklerle bir yerlere gelenlere yuhhhhhhhhhhhhhh….
Ve en önemlisi, elemelere gitmiş, süper ligi averajla kaçırmış bir takımın futbolcularına Altay maçı bitiminde küfredecek kadar kendinden geçmiş; Adanaspor’u değil kendini seven, galibiyet dışında bir şey istemeyen insancıklara, kocaman ama kocaman bir yuhhhhhhhhhh…
Gelin hep birlikte haykıralım:
İyi ki varsın Bayram Başkan, gölgen eksilmesin camiadan… İyi ki varsın Kemal Hoca, bu takımın, seninle şampiyonluk sözü var, sakın unutmayasın… İyi ki varsınız çocuklar, emeğinize, yüreğinize sağlık…
Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























