2010-07-22 00:35:12
bıyıkname

Bıyıkların Efendisi

Bildiğiniz üzere geçen hafta içinde gündemde bir bıyık polemiği vardı. AKP Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in bir soruya cevap verirken kullandığı “Özel Harekat Timleri içinde çok yanlış adamlar vardı. Bıyıkları aşağıya doğru sarkık, tipik MHP militanı görüntüsü veren insanlar vardı…” şeklindeki açıklamalarına, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Ne yapacağız şimdi özel bir ordu kuruyorlar. Bu ordu, badem bıyıklılar ordusu mu olacak? Şeklindeki ifadeleri takip etti. Bıyık polemiğinde, badem ve sarkık bıyıkların yanında bir tek solcu bıyığı eksikti.

Türk siyasi tarihinin önemli simgelerinden biri olan bıyığın çeşitlerini incelemeye başlayacak olursak. Badem bıyık; daha çok muhafazakar eksene yakın kişilerin kullandığı, üst dudağın açıkta bırakıldığı, kenarların inceltildiği ve düzenli olarak bakım yapılması gereken bıyıktır. Sarkık bıyık; kaşlarla birlikte üç hilalin tamamlanması için öngörülen, uçları ağzın kenarlarından inceltilerek aşağı sarkan, gür ve kaba olmamasına özen gösterilen bıyıktır. Solcu bıyığı ise; pos bıyıktır, her yandan kalındır, kılların uçları üst dudağı örten bıyık çeşididir.

Bizim kuşak bıyığın hayat memat meselesi olduğu dönemlere yetişemedi, biz 1980 civarı doğumlu kişiler 80 kuşağı olarak apolitik bir yetiştirilme tarzına tabi tutulduk veya itildik. Bizim apolitik kuşağın bıyık ile tanışması 1990 Dünya Kupasında Kamerunlu futbolcu Omam Biyik ile olmuştur.

İşin şakasını bırakacak olursak, toplum olarak bizlerin, bıyığın altında yatan kavramlarla ya da siyasi düşünceden ziyade işin şekil boyutunu öne çıkaran bir yapımız vardır. İşin kolayına kaçarak fikirlerimizi, düşüncelerimizi anlatmaktan ziyade şekil olarak üstümüze yerleştiririz. İşte o zamanda bu tür bıyık polemiklerin önü kesilemez bir boyuta ulaşır.

Burada hangi bıyık iyidir, hangi bıyık daha çok yakışır şeklinde bir yaklaşımda bulunmayacağım, açıkçası benim için önemli olan bıyık değil, o bıyıktan akan terdir. Burada vurgulamak istediğim husus insanları ya da politikacıları bıyıkları ya da şekilleri ile değil de bıyıklarından akıttıkları alın teri ile değerlendirmemiz gerektiğidir. Nasıl Anayasa Mahkemesi şekli inceleme ile sınırlı kalmadan esas incelemeye geçiyorsa toplum olarak bizlerin de insanları, bireyleri şeklen incelemek yerine esas olarak değerlendirme zamanına geçmemiz gerekmektedir.

Yıllardır bu ülkeyi sağcı-solcu, sünni-alevi, badem-sarkık-solcu bıyık diye ayırıp, bizi şeklen birbirimize düşürmediler mi? Düşürdüler. Ama şeklen düşürdüler. Bu milletin, bu toplumun, bu ulusun bir de esası vardır. Bu esas bıyık değil o bıyıktan akan terdir. Şimdi esas zamanı, şeklen değil esasen düşünme ve davranma zamanıdır. Bu yazının başlığını “Bıyıkların Efendisi” koymuştum, bıyıkların efendisi esasen ALIN TERİDİR.

Erkin A. DOYGUN

Yazar: Editor