2010-04-08 16:14:34
bu da cevap

Beni mecbur bırakıyor Fatin: )

Kuşku iyi bir şeydir, körü körüne kabullenmektense kuşkularla bir yere varalım. Bazı noktalara da Fatin Murat takmış, hatta gayet net gördüğünü görmezden geliyor.

Örneğin “Cinler” yazısındaki ironinin farkında, hatta o yazının aslında kendi yaklaşımını desteklediğini gayet net görüyor ama o yazıya düz bakıyor ve damarıma basıyor. Şansla kısmetle işimiz yok, yazıyoruz hep, neden sonuç ilişkisi diyoruz, galibiyeti şansa bağlama bunun neresinde?

Federasyona ve garnitür hakemlere karşı tetikte olmak ise boynumuzun borcudur. Onlarla asla aynı saflarda olmayacağız.

Bir de orada şöyle demişim: “Statlar, futbol sahaları şeklen arenaları hatırlatır. Söz konusu “seyir” ise iki durum vardır zaten: ya stat-arena bakışı ya da tiyatro-sinema bakışı (bunlardan birini tercih edelim demiyorum).” Israrla tercih de önermemişim...

Bu da ayrı bir not…  Sadece arenacı zihniyeti eleştiriyorum. Evet, tribüne dost-hain diye bakıyorum, ısrarla ve inatla ben tribüne öyle bakıyorum. Az da olsa, can sıkıcı bir oranda aslında ne yaptığını bilmeyen haini her tribün barındırır ve bizim tribünde de var öylesi.

Onlarla aynı saflarda olmamak da boynumuzun borcudur. Tribün yaltakçılığına gerek yok (bu cümleyi Fatin’le ilişkilendirmediğimi önemle belirtirim), hepimiz iyi biliyoruz ki orası meleklerle dolu değil. Bir de iyot gibi açığa çıkıp yalnızlaşması gereken de biz değiliz. O eyyamcı-seyirci profilidir.

Çocuğunun rızkını bilete veren taraftar diyor, demagojinin dibini görerek. Önemle not düşüyorum, burada taraftarın haysiyetini cansiperane savunduğumuz yazılar orada arşivde duruyor. Mesele kendini taraftar zanneden o hain kitledir. Bunu da mı anlatamadık? Ve o arızalı seyirci modeli on dakika içinde bile farklı ruh halleri içinde aynı futbolcuya hem hakaret edebilir hem de onu alkışlayabilir, hatta o futbolcunun adını bile bilmeden yapar bunu, bu nedenledir ki o seyirci modelinin acilen piyasadan çekilmesi gerekmektedir, futbolun selameti açısından gerekmektedir bu, sadece bizim için değil.

Castro Vuruşuna itirazım yok ki. Ama bunu bir futbol maçında ve bu ligin koşullarında beklemek romantiklik diyorum, o olguyu reddetmiyorum ki. Yine söylüyorum, paracı-kolaycı-kaytarmacı-şikeci-yalancı-numaracı-ruhsuz futbolcu vardır elbet, ama bu Adanaspor’da o tariflerin herhangi birine uyacak bir futbolcu yoktur.

Hata olmuyor mu, daha önce de dedik oluyor tabi ki, ama bunu ruhsuzluk olarak görmek bu Adanaspor’a karşı art niyetli olmaktan başka bir şey değildir.

Yazar: Editor