Olmaması gereken oldu yine
Yine oynadık en güzelinden en azından biz öyle gördük ama yenilen biz olduk.
Bir umutsuzluk üzerimizde, bir iç sıkıntısı kafa karışıklığı…
Futbolcularımızın, stadyumdaki taraftarların ve biz ekran başındakilerin yüzlerinde aynı şeyler vardı.
"Bitti mi? Bu kadar çaba emek burada sonlanacak mı? Biz bunu hak ettik mi?"
soruları yüzümüze yansımıştı sanki.
Ne bileyim konuşsak ağlayacağız. Sustuk yine gözlerimiz doldu.
Ama içimizde hala bir yerlerde "daha iki maç varı, olabiliri, neden olmasını" da büyüttük bir süre sonra.
Umut bitmez dedik kendi kendimize.
Hayat ta hep böyle değil mi?
Üzüntüler ,sevinçler ,pişmanlıklar ,geriye dönmeler, ah keşkeler, ama olsunlar…
Bunlar hep hayatın içinde , bunca yıldır kim bilir kaç kez üzüldük ve kaç kez sevindik?
En sevdiklerimizi kaybettik bir daha hiç görmemecesine, her şeyin bittiğini sandık ama yaşam bizi yine kendi yoluna çekti. Olması gerekeni yaptık öylede olmalıydı.
Her acıda öldük ama yeniden dirildik ;azalttık acımızı, paylaştıkça dostlarımızla…
Sevinçleri çoğalttık sonra sırası geldiğinde.
Hep sevinmek olsun konu Adanaspor olunca dedik ama oda olmuyor ne yazık ki.
Derler ya her şey karşıtıyla anlamlı.
Sevinç üzüntüyle; iyi kötü ile; güzel çirkinle anlamlanır.
Bu yüzden üzülmekte bizim için sevinmekte.
Üzüldük belki dün ama yolun sonunda sevinmekte var.
Umalım ki bu üzüntü hali bizi daha güçlü sevinmelere doğru götürsün.
Bekleyelim ve görelim…
Yaşasın Adanaspor.
Zalif Aktaş

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























