Cumartesi Yazısı
Nasıl olur ki bir cumartesi yazısı? Tatil günüdür kurumlarda çalışanlar için. En güzel gündür. Ertesi de tatildir. Ne güzeldir. Çıraklarda, kalfalarda haftalık günüdür, tabi esnafın bir işçisine bile olsun haftalık verebilecek mecali kalmışsa vergilerden, zamlardan ve en mühimi işsizlikten… Bir cümlede nasıl da keyifleri kaçırdım değil mi? Ben olağan hale dönmeye çalışayım en iyisi. Memleketteki meseleleri görmezden geleyim hadi, bulutlu, yağışlı da olsa şu günün keyfini kaçırmayayım.
Geç uyanma, yatak keyfi, battaniye altında elde kumanda eski bir Türk filmi, yenilerin çoğu dayanılır gibi değil, dışarıda serpiştiren yağmur, orada bir portakal bahçesi… Oh efendim, tatlı hayat…
Her şey bir yana, cumartesinin en güzel yanı bizim için pazara, bir Adanaspor maçına dönmesidir. Maç dış sahadadır ama bir canlı yayın vardır. Ne güzeldir…
Takım bu sabah İzmir’e uçuyormuş. Umutlu gidiyoruz, mutlu döneceğiz.
Ne demiş Cahit Külebi:
“İzmir’in denizi kız/Kızı deniz/Sokakları hem kız/Hem deniz kokar!”
Gerçi Karşıyaka tarafı kendilerini bağımsız Karşıyaka olarak konumlandırmışlar gibi; 35,5…
Biz de şöyle diyoruz:
Karşıyaka maçı 3 puan kokar. Ama bize kokar: ))

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.


























