2010-04-09 07:38:45
canım adana'm

Anılarda Eski Baraj / 2

http://ul.gcg.me/files/2010-04/adana_eski_baraj_1973.jpg

Yalnızca Adana’nın piknik alanı değildir Eski Baraj… Kartal Yaşar’ların, Füze Selami’lerin yetiştiği yerdir… Adana futbolunda söz sahibi olmuş birçok isim vardır Eski Baraj’ın gönül defterinde… Şimdiki Ortadoğu Hastanesi ile Hastaneler kavşağı arasında kalan ve beton blokların işgali altındaki bölgede Tefo gazinosu, Adalı Otobüs garajı bir de biriket atölyesi vardı… Mahalle gençlerinin buluştuğu ve futbolla yatıp futbolla kalktığı bir saha vardı bu bölgede… Yoksulluğun diz boyu yaşandığı her coğrafyada olduğu gibi futbol bir umut, bir kurtuluş reçetesiydi buralarda… Herkes toz toprak içinde yeteneklerini göstermeye çalışır, bunlardan bazıları Adanaspor ya da Demirspor A takımına kadar yükselerek eski Baraj’ın gururu olurlardı…

 Özellikle yoksul coğrafyalardaki oyunlarda yaşananlar Eski Baraj için de geçerliydi… Hani bir arkadaşınız vardır, futbolu sever ama yeteneği göze batar cinsten değildir… Siz onu oyuna almak zorunda kalırsınız; çünkü yeteneği olmasa da top onundur… Top hatırına takımın değişmezi olur… İşte bu minval üzre, Eski Baraj’ın gönül defterinden iki isim sizlere:

Oynadığı  futbolun yanı sıra babasının gücü ile de tanınmıştır Eski Baraj’da… O, Tefo gazinosu sahibinin oğludur… Bu nedenle de adını çok az kişi bilir… Herkes için adı tektir onun: “Tefo’nun oğlu” Futbol onun için eğlencedir… Eski Baraj’ın çocukları gibi yoksulluğun içinde değildir… Bu nedenle de futbol Tefo’nun Oğlu’na kurtuluşu ya da umudu anlatmaz… Her maçın değişmezidir, kötü oynadığı maçlarda bile onun oyundan çıkma ya da çıkarılma gibi bir korkusu yoktur; çünkü o Tefo’nun Oğlu’dur… Eski Baraj’ın toprak sahalarından Demirspor A takımına uzanan yolda arkasında iki şeyi taşır hep: yeteneği ve TEFO adını…

Eski Baraj’ın bir diğer gururudur Şaban… Daha küçücük yaşına rağmen sürati, top tutma yeteneği ve attığı şutlarla herkesin ilgi odağı haline gelmiştir… Yoksul bir ailenin Eski Baraj’a sığan hikâyesinde onun futbolu Eski Baraj’a sığmamıştır… Kendinden yaşça büyükler oynayacakları mahalle maçlarında cep harçlığı karşılığı transfer ederler Şaban’ı ve her maçı mutlak Şaban’ın takımı kazanır… O Eski Baraj’a “rüzgârın oğlu” diye yazdırmıştır adını… Sağ açığa atılan toplarda ona yetişebilecek, onu durdurabilecek bir defans çıkmamıştır… İkili mücadelelerde geçemeyeceği adam yoktur… Kaleyi gördüğü anda kaçırdığı golü yazmamıştır tozlu topraklı sahalar… Gün olur Adanaspor alt yapısına gider Şaban… Köprüköyü’nde başlayan macerasında Adanaspor A takımına kadar uzanır… Kayhan ve Feyzullah ile yazdırır adını A takıma… Ancak yalnızca yetenek yeterli gelmez ve Şaban arkasında bir güç olmadığı için önce kiralık olarak gönderilir başka takımlara… Sonrasında ise bonservisi ile satılır ve kopar Adanaspor’dan… Urfaspor, Vanspor, Niğdespor gibi takımlarda oynar yıllarca… Bugün ise Eski Baraj dendi mi akla gelen önemli isimlerdendir… Çünkü o dişiyle tırnağıyla yazmıştır hikâyesini…

Eski Baraj, dişiyle tırnağıyla hikâyesini yazanların yeridir aslında… Eski Baraj, yoksulluğu umuda katık yapanların yeridir biraz da… 

Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Yazar: Editor