2009-06-03 19:31:57
çapullatmak

 "Çapulculuk" Üzerine Birkaç Söz

Adana’daki 20 senelik durak’lama döneminin beyi, yaşadığımız süreçte fikrini söyleyenler için “takıma faydası olmayan çapulcular hala konuşuyor,” demişti. Bu sözün hedefi olasılıkla bir kısım Adanaspor taraftarıdır. Ama dileriz öyle değildir, bir kısım da olsa burada kastedilen taraftar değildir. Ha, bir kısım yerel basın ve o bir kısım yerel basının kimliği meçhul yazarlarıysa kastedilen biz sonuna kadar katılıyoruz o “çapulcuların” eleştirilmesine, hadlerinin bildirilmesine. Ama hayır, taraftar çapulcu değildir, hiçbir taraftar çapulcu değildir, dünyanın hiçbir yerinde taraftarlar çapulcu değildir, olamaz, kelimenin tabiatına uymaz bu.

Bakın Ali Püsküllüoğlu’nun (kendisi de Adanalıdır: )) hazırladığı Türkiye Türkçesinin En Büyük Sözlüğü (Doğan Kitap, İstanbul, 2. baskı, sayfa 354) bu kelime ve türemiş yapıları için neler yazıyor:

Çapul: yağma

Çapulcu: başkasının malını yağmalayan, yağma ile geçinen, yağmacı

Çapulculuk: çapulcunun yaptığı eylem, yağmacılık

Çapullama, çapullamak, çapullanma, çapullanmak diye gidiyor kelimeler… Son iki kelime aslında vatandaşa cuk oturuyor; yağmalanma, yağmalanmak…

Cümle içinde kullanalım, örnek açısından: Adana’nın birçok arazisi, arsası yıllardır çapullanıyor. Evet, güzel bir örnek oldu yağmalanan Adana’yı anlatmak için.

Devamında iki kelime daha var.

Çapullatma: yağmalatma eylemi

Çapullatmak: yağma ettirmek, yağmalatmak… Anlam gayet açık değil mi!

Bunu da cümle içinde kullanalım mı? Gerek yok. Siz biliyorsunuz…

Şimdi Adana’nın caddelerine, bulvarlarına, sokaklarına çıksak, mahallerini dolaşsak ve örneğin 100 (yazıyla yüz) Adanalıya sorsak, desek “efendim, kelime bu, anlam da şu! Sizce Adana’nın en büyük “çapulcusu” kimdir? El cevap, beklesek…

Kim diyor? O, diyor. Ne diyor? Çapulcu diyor. Kime diyor, galiba taraftara diyor. Ama kim diyor, o bey diyor, ne diyor, çapulcu diyor.

Bence kelimenin anlamını bilmiyor…

______________________

Ama Adanasporluluk hiçbir zaman bu kadar hakarete uğramadı

 _____________________

Sayın Bayram başkanımız, bizim derdimiz bu, biz de bir “onur” mücadelesi veriyoruz, bu blog olarak değil, genel taraftar olarak… Ama işte orada, büyük ihtimalle bu taraftardan iyi de bir oy alan Adana’nın belediye başkanı, en sağduyulu olması gereken kişi art arta bizi hançerliyor. İnanın (ve ne yazık ki) o lafların hepsi taraftarı vuruyor, yaralıyor. İmajımız aslında o sahaya girmelerle, atılan koltuklarla değil işte bu ölçüsüz laflarla zedeleniyor… Bizim tüm kederimiz bir vatandaşlık kadar kıymetli olan “Adanasporlu olma”nın şu kısa dönemde 55 senelik tarihinin toplamında yıpranmadığı kadar yıpratılmış olmasıdır.

Her şey biter, her bir varlığın bir sonu vardır. Tarih ölü liderler, ülkeler, diller, dinler, milletlerle dolu. Dünyaya hükmetmiş krallıklar, imparatorluklar da gitti, bitti… Ama hepsi geriye işte gölgesi bugünlere kadar vurmuş bir heybetle gitti.

Bizim derdimiz, ölmek değil, ölmekten beter olmaktır. Size sevgimiz hakikaten bir çıkar meselesi değildir. Sizi zaten sevdik… Sorun aynı yarada. Gelin o insanlara taraftarlığı çiğnetmeyin, siz uzak durdukça pervasızca vuruluyoruz. Bunu bize yaptırmayın. Gitseniz de kalsanız da Adanaspor’un bir parçasısınız artık... Bunu da düşünün.

Uzatmayalım. En büyük aşkların, dostlukların en sağlam harcıdır kavgalar… ve sizi en masum duygularıyla eleştirenler asla düşmanınız değildir. Kulağınıza gelen, gelebilecek olan eleştirilere bir de böyle bakın...

Son olarak; ülkemiz Adanaspor’sa kahramanı siz olun… Başkası değil…

Yazar: Editor