2011-07-16 11:36:45
çarşı, çelişkilere de karşı(!)
http://hizliresimyukle.com/showoriginal-80220/wm.jpg

Tribünden, tribüne oynamak tam da böyle bir şey galiba.

Takımdaki şüpheli isimler şike iddiasında aklanana kadar Türkiye Kupası iade edilecekmiş veya mesafemi ne konacakmış. Basın, yazarlar, çizerler ve saireler mal bulmuş mağribi gibi zıpladılar bu açıklama üzerine, neredeyse metinden dolayı Nobel edebiyat veya o hareketten ötürü insanlık ödülü filan verilecek. Alkışlar, övgüler, saygılar ama işte körlerle sağırlar birbirini ağırlar. Ugh…

Evet, şık bir açıklama yapılmış. O sözlere kim itiraz edebilir ki? Ama işte bu sahne bile kendi başına ironik ve ibretlik bir sahnedir, oysa “Ahmet dursundu, Seba gitsindi” ya da bir başkanın kendi tribününe girememesi dün gibi aklımızda… Böyleyken tribünler, yöneticilerin de bin bir türlü dalavere içine girme mecburiyeti hâsıl oluyor, adeta… Yoksa “ben gurbette değilim, gurbet benim içimde” yabancılaşması yöneticisi olduğu tribünde adamı bir başına bırakır. Ya da futbolun mukadderatı kendi takımının maçını evinde TV’den izlettirir.

Ve lakin şık hareket şöyle de olurdu kanımca; yargının sonucunu beklemek!

Önyargıyla bakılmıyor, arkalarından da peşi sıra gidilmiyor; ama maun da ilan ediliyor, kupa iadesiyle mahkûm da ediliyor. Hay bin kunduz, benim için fazla karışık! Ki belki Çarşı kafa karışıklığına da karşı(!)

Yani, ne olduğu hala meçhul iddialarla bir infazı da tribünden yapmamak da şık olurdu. Ne ki işler orada fazla teatral bir ortamda ve hissiyatta seyrediyor. Enteresan… Tribün işe bu kadar karıştıkça futbol o kadar kirlenecektir, çünkü “en büyük taraftar futbolcular sahtekâr” söylemi her zaman bir tek koşulda kayda geçmiştir, takımın başarısız olup vahim sonuçlar aldığı anlarda; değilse, tribün sadece “başarıyla gurur duyar”… Ötesi fantastik bir “duruş” edebiyatıdır. Buna da karnımız toktur, inanmaya niyetimiz değil, mecalimiz yoktur.. Ki yukarıda düştük maziye dair iki notu…

Sahi adaletin o gözü bağlı kadını, tarafsızlığı mı temsil eder, yoksa biri onun gözlerini bağlamıştır da, o kılıç “kör tuttuğunu öper” misali mi girer?

Yahu, yoksa ben bu işlere hiç mi bulaşmasaydım… Neticede futbol da malum futbol muktedirlerinindir,  varsa o kirler de yine o muktedirlerindir… Bize buradan ne oluyor ki; ))

Yazar: Editor