2010-04-07 22:57:31
cevap

İtirazım Var

Sevgili Hakan, benden kuşkulanırken ben de ondan kuşkulanıyorum aslında…  Yazdıklarım çok net olmasına karşın Hakan bir noktasını  yakalıyor ve muhalif bir rüzgâr gibi esmeye başlıyor…

Ne demişim yazımda… Demişim ki hakem istatistiği yaparak, hakemlere yüklenerek, direkten dönen toplara bakıp “bizdeki şanssızlık belki Buca’ya geçer” ya da “ yallah cinler yallah” diyerek bir yere ulaşamayız… Asıl romantizm budur… Hatta romantizm’in ötesinde düşsel bir dünyada yaşamaktır… Fırat Aydınus ile galibiyet yoktu, Altay maçını aldık… Peki Aydınuz çok mu iyi yönetti? Hayır… Mürvet Sezer ile galibiyetimiz yoktu, Gaziantep Belediye maçı kazandık, Peki Mürvet çok mu iyi yönetti? Hayır… O halde cinler bizden yanaydı ya da şansımız vardı mı diyeceğiz…

Ortada bir şey vardı, o da futbolcuların kazanma isteğiydi… 

Futbol ya arena ya da sinema mantığı ile izlenir, diyor Sevgili Hakan…  Hangi mantıkla izlerseniz izleyin, var olan gerçeği değiştiremezsiniz…  Dün arenalarda yaşamla- ölüm arasında gidip gelen gladyatörler vardı; bugün ise milyonlar karşılığında lütfen oynayan, iki maçta iyi oynayınca Başkan’ın karşısına geçip transfer ücretini yükselten futbolcular var… 

Dün, arenalarda insanların birbirlerini öldürmesini zevkle, şehvetle izleyen insanlar vardı arenalarda; bugün ise yoksulluğun diz boyu yaşandığı  coğrafyalarda takımının başarısını bekleyen taraftarlar var… Bu taraftarlar arasında bilinçli-bilinçsiz ayrımı  yapabilirsiniz, izleyici-taraftar ayrımı yapabilirsiniz; ama ulusalcı-liberal, hain-dost ayrımı yapamazsınız… Yaparsanız, iyot gibi açıkta kalırsanız ve üç beş kişilik bir TARAFTAR kitlesi ile maç izlersiniz…

Futbolcuyu, bütün eleştirilerden muaf tutup tüm hıncınızı hakeme, direğe, şansa, cinlere ve çoluğunun çocuğunun rızkını her hafta gişelere bırakan insanlara yüklerseniz, sizi en az on maçta, puan ya da puanlardan eden, oynadığı maçlarda bir varmış bir yokmuş olan futbolcular karşınıza geçip: “yenince kahraman, yenilince hain ilan ediliyoruz” der… Bir kişi de çıkıp Rize maçını ve yenen dört hatalı golü, Giresun maçını, inançsız ve ruhsuz bir takımı anımsatmaz… Erciyes maçı sonrası yazılan yazılardan biri buna örnektir aslında… Yazıda önce deniyor ki: “forvetlerimizin beceriksizliği nedeniyle gol bulamadık.” Yazının sonunda ise: “gösterdikleri özveri nedeniyle futbolcularımızı tebrik ediyoruz.” Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demezler mi buna…

Castro vuruşu’nun romantikliğine gelince, unutma ki Sevgili Hakan, romantik bulsan da yıllarca boksta Kübalı boksörlerin egemenliği vardı ringlerde, üstelik holivud filmleri gibi kurgu değil, etleriyle, kemikleriyle, devrime olan inançlarıyla gerçektiler…

Fatin Murat SEFERBEYOĞLU        

Yazar: Editor