2008-07-30 16:14:23
çizgi roman

Önceleri çizgi romanlar “zararlı neşriyat”tan sayılıyordu. Anneler, babalar bu tür kitapların okunmasında yana değildi. Bu yüzden de çocukların çizgi romanları ders kitapları arasına saklayıp okuduğu birer tatlı anı olarak hep anlatılır. Zamanla bu aile içi yasak unutuldu; çünkü o arada çizgi romanlar da unutuldu. Televizyonlar yoğun olarak hayatımıza girmişti. Elbette romanlar, öyküler ve şiirler de; hatta tiyatrolar, sinemalar bu değişimden etkilenmişti.

Zamanla taşlar yerine oturdu, sinema eski günlerine döndü, tiyatro belli bir ilgiyle izlenmeye devam etti ve çizgi romanlar da çeşitlenerek raflardaki yerini alır oldu. Kitap okuma alışkanlığının oluşmasında çizgi romanların önemli bir katkısı olduğunun altı ayrıca çizildi. Dönüp baktığımızda elimizdeki ilk kitapların bu çizgi romanlar olduğunu ve okuma alışkanlığımızın temellerini attığını görürüz.

http://ul.gcg.gen.tr/x/966b795.jpg

Bizim zamanımızın çizgi romanları ( ki bunlar Teksas-Tommiks diye adlandırılır kabaca ) daha çok İtalyan çizerlerin eserleriydi. Martin Mistere ( diğer adı Atlantis’tir ), Teks Willer, Zagor, Kaptan Swing, Mister No, Mandrake, Tom Branks, Conan, Red Kit o dönemin en popüler çizgi roman kahramanlarıydı. Şimdilerde Amerikan kaynaklı birçok kahraman boy göstermekte, biz onları her ne kadar pek tanımasak da… ( Bu arada bizim çizgi romanları da unutmamalı: Tarkan, Karaoğlan, Yüzbaşı Volkan… ) Bu çizgi romanlar kahramanlarının sinemaya transfer edildiklerine de zamanla tanık olduk.

Şimdi ne diye ettik bu kadar lafı? Çizgi roman iyidir. Okunur. Okunmalı. Edebi romanlardan yorulduğumuzda, dinlenmek için arada bunları okuyabiliriz. Hayır, küçümseme değil. Sadece resimlerin getirdiği kolay okumaya ilişkin bir öneridir bu. Tembelleştirmez, bir alışkanlığı diri tutar. Bizim için şu yaz günlerinin bir başka başucu kitaplarıdır bunlar. Peki, bizim kahramanımız kim, diye sorulacak olursa yanıt tabi ki Baltalı İlah; yani Zagor’dur.

Yazar: Editor