2012-06-30 00:25:42
ctesi tadımlığı

Marianne’in Kalbi veya Ah Minel Aşk

  1. Alfred De Musset, 1810–1857. 
  2. Önce şair sonra oyun yazarı, öykücü ve romancı. 
  3. Daha çok okunmak için yazmış oyunlarını, bence bunun en önemli nedeni yazarın aslında bir diyalog ustası olması. 
  4. Öykülerdeki betimleme, açıklama zahmetine pek katlanmak istememesi, 
  5. meselesini yani hikâyelerini tiyatro oyunları şeklinde yazmasına neden olmuş; 
  6. karşılıklı konuşmalarla ve mizanseni de pek sallamadan. 
  7. Oyun başında bir dekor ve kostüm notu ve başlasın dram.
  8. Marianne’in Kalbi Alfred’in en çok oynanan eseri. 
  9. Altı haftada yazmış, 
  10. yazdığı yaşın (23) coşkusu ve yazarın karakteri ile beslenmiş. 
  11. İki kez yazmış, 
  12. ikincisi oynanmak için. 
  13. Dili şiirsel ama kendisi yapmacıklıktan uzak bir dram... 
  14. Ama hakikaten dram dostlar. 
  15. Nefis bir olay örgüsüyle zarif ve içtenlikli bir aşk, belki birkaç aşk... 
  16. Elli sayfacık. 
  17. İki perde. 
  18. Başlıyor ve bitiyor. 
  19. Karavellisi filan yok. 
  20. Zaten eleştirmenlere göre de “oyunun canlı ve yeni kalmasının” temel nedeni bu içtenlik, yalınlık, akıcılık, bir dramatik değere sahip olmak. 
  21. Twitter’da özlü söz, hele aşka dair vecizelerin düşkünlerinin bayılacağı, 
  22. paylaşmaktan usanmayacağı çarpıcılıkta cümlelerle ayrıca şenlenmiş bir oyun Marianne’in Kalbi. 
  23. Örneğin Octave şöyle der oyunun bir yerinde Marianne’e: “Siz, Bengal gülleri gibisiniz Marianne; dikensiz, kokusuz...”
  24. Marianne, anlaşılacağı üzere oyunun kadın karakteri; 
  25. genç, güzel, iffetli ve kibirlidir. 
  26. (Oyunu okurken radyoda çalan bir Müzeyyen Senar şarkısında “Huysuz ve Tatlı Kadın”a nasıl da denk geldi.) 
  27. Lakin Yaşlı yargıç Claudio’nun karısıdır. Hay bin yaşlı kunduz! 
  28. Oyunda da fark ederiz zaten; devleti de temsil eden yaşlı yargıç Claudio, devletin kendisi gibi hep hak ettiğinden fazlasını alır ve hep hak ettiğinden fazlasına hükmeder!
  29. Bizim sümsük âşık Célio Marianne’e bir türlü açılamaz. 
  30. Devreye serkeş adamımız Octave girer. 
  31. Célio adına Marianne ile konuşur filan. 
  32. Sonra klasik dramların klasik yanlışlıklar, aksilikler kurgusu devreye girer; 
  33. Célio ölür, 
  34. Octave vicdan azabı çeker 
  35. ama arada önemli nokta olarak Marianne tüm bu arabulucu konuşmalar sırasında Octave’a âşık olur, Célio’ya değil.
  36. Ve oyun müthiş bir replikle biter.
  37. Öncesinde Célio’nun ölümünden duyduğu vicdan azabını bir veda tiradıyla dile getirir Octave; 
  38. arada Marianne Octave’a aşkını mırıldanır olur. 
  39. Ve perde, der Octave bahsettiğim müthiş replikle:
  40. Ben sizi sevmiyorum Marianne. Sizi Célio seviyordu.”
  41. Son.
Yazar: Editor