2010-10-06 18:14:38
cuma akşamı için

Samsun’a Doğru

Zor bir galibiyet aldığımız ortada. Fakat şu notu düşelim, Linyit’e ilk 20 dakikada gol atamayan her takım onları zor yener. Bir de kalecileri o gün bavul olmasın, Bolu maçında olduğu gibi…

O maçı unutalım artık.

Gelelim Samsun’a… Şunu ben bile anladım artık, bu ligde kolay maç yok. Bana kalsa gol bile yemeden 15 puandık; kazın ayağı öyle değilmiş. Şu garanti, bu değil keyfiyeti yok. Her takım için geçerlidir bu.

Samsun’dan puan veya puanlar nasıl çıkar? Keşke Sevgili İsmail Eğriparmak yazsaydı bunu, ama sanırım bu aralar yoğun, bu yüzden affına sığınarak ben yapacağım bu maçın analizini ve mümkün olduğunca nesnel kalarak… Nasıl olacaksa: ))

Tribün

Samsun tribünü bizim tribün tarzındaysa az çok, ki her tribünün öyle olduğunu düşünüyorum, hele lige direkt şampiyonluk parolası ile başlanmışsa, geniş zamanda durum vahimleşiyor ters sonuçlar itibariyle, zaten Samsunspor da tam böyle bir pozisyonda… Yani bizimki gibi pek cevvalse oraların maratonu, dış sahada olmamızın hiçbir olumsuz yanı görülmeyecek hesabımıza… Bunun için, öncelikle, ne yapıp edip şöyle bir 30 dakika filan gol yemeyeceğiz. Varsın ilk yarı her iki taraf için de kısır geçsin. Dert değil. Çünkü o süre zarfında zaman bize çalışacak her durumda.

Durum buysa varsayımlar dâhilinde, ikinci yarıda çift forvete geçmemiz daha cazip geliyor bana. Ha, bana kalsa hep çift forvet derim, ilelebet… Lakin işler bana göre gelişmemiştir hiçbir zaman, bu yüzden zaman ve zemine göre hareket iyi sonuç için mantıklı olandır. 

Takım

Tolgahan kalede tamam… Yalnız, macera araması dileğiyle: ))

Defansta Recep ile Ahmet Görkem ikilisi göbeği tutmalıdır. Recep diyorum, çünkü onun mücadelesinde takım ruhunun cisme bürünmüş halini görüyorum; çift sarıdan kırmızı, rakiple boğuşma vs bu tezimin kanıtlarındandır. Sağ İzzet, sol Anıl

Bazıları Onur Demirtaş konusunda hala tereddüt sahibi. Aşınız bunları, ben aştıysam herkes aşar, valla… Lütfen Onur’u önyargılarınızdan uzak izleyin, bir iki hatasıyla kurban etmeyin onu. Olabilir, Giresun’da bir hata yaptı gol oldu. Onun gibi bir makinenin biraz kredisi olsun canım. Bakın, Linyit maçında tek hata ile oynadı, aslında hata filan da değildi, 20. dakika filan, topa saldırdı, kontrolsüz oldu bu hamle ve top taca çıktı, o kadar… Bunun dışında çevresindeki, berisindeki veya ötesindeki tüm arkadaşlarına yardıma koştu. Onur’u yok sayanın, takımda görmek istemeyenin (bunu muhabbetinize güvenerek söylüyorum) futbol bilgisinden fena halde şüphe ederim. Son bir senedeki Onur Demirtaş, bu takımın ilk on birine adı konacak ilk adamıdır. Diğer on futbolcuyu sonra yazın. Bu kadar kesin konuşuyorum…

Güven

Sonra… Biliyorsunuz, şu Adana’da galiba Fevzi’ye en çok inananlardan biri benim. Gerekçem şudur o inançta: Fevzi kaçak dövüşmez, numara yapmaz, mücadele ediyor gibi yapmaz, formasının hakkını tam anlamıyla verir. Gücü bitene kadar da savaşır. Bu cümlelerden diğer futbolcularımıza bir gönderme yok, yanlış anlaşılmaya, Fevzi’yi eleştirenlere bence bir yaklaşım sunuyorum sadece… Ve dilerim Fevzi bu satırları okuyordur ve dilerim bu hafta (biraz ego vereyim hadi) beni mahcup etmez. Zaten Linyit maçından sonraki açıklamasında Samsun’dan 3 puanla döneceğimizin inancını yansıtmıştı bize; hadi Fevzi, hem takım için hem kendin için hem de benim için: )) plakayı al da dön oradan…

Efecan da oynamalı ilk on birde derim. Ceza sahasına o pervasız girişleri işimize yaramaya başlayacaktır bu maçta. Ya yine penaltı yaptıracak ve hakem bu kez çalacak, ya da Mbilla’ya, kafadan çift forvet oynarsak eğer Ahmet Dursun’a gol attıracak.

İlk 5 haftada kaptanımız gereğini yapamadı. İstemedi değil; beklenenin, umut bağlananın gerisinde kaldı sadece. Bu hafta bekletilmesi fikrindeyim. İkinci yarı son yarım saat…

Metin derim… Sakat, rahatsız filan değilse, onu oynatmamak bize lüks kaçar, gereksiz israf olur… Bir de Emrah’ın 18’e girme vakti gelmiştir zannederim. A2 maçlarında rakip kız takımı değil herhalde. Orada oynayan Emrah'ın bu ligde yarım saat olsa da işimize yarayacağını iddia ediyorum, tabi hala bariz bir sakatlığı yoksa…

Sami’nin 18’de olması iyidir. Onun ikinci yarıda özellikle, soldan kaçışlarında işi bir sonuca bağlayabileceği kanaati var bende. Mbilla olmazsa olmaz. Yoruma gerek yok. Dediğim gibi çift forvet söz konusuysa ta başta, o zaman Ahmet Dursun yanında olmalı. Ahmet Dursun ona güvenenleri mutlu, eleştirenleri mahcup edecektir. Ki bu hepimizin sevineceği bir neticedir.

Sonuç

Ve sihirli kelimelerimiz; mücadele, yardımlaşma, inat ve cesarettir.

Futbolcularımızda bir tribün baskısı da olmayacaktır. Son maçın morali de ceptedir. Rakip evinde gol bile atamamıştır henüz, bu gerginlik üzerlerindedir. Önce defansı sağlama alarak gerginliklerini hat safhada tutmamız şarttır.

Fakat az mücadele veya erken gelen bir gol bizi kötü bir maç skoruna bağlayacaktır. Rakipte dikkat etmemiz gereken bir Zenke vardır, deli bir şeydir; bir de berbat zemindir. Bunlar göz önünde tutulursa oradan puansız dönmemiz, imkânsızıdır. Hele bir galibiyet, evimizdeki Bolu maçını dengeleyecektir.

Bu da ne güzel bir şeydir

Yazar: Editor