“ÖLÜRSE
BİR ŞEHRİN
DELİLERİ”
(Hakan Savlı için)
I.
Bir şehrin delileri
Ölürse
Ağlamayın
II.
Ölürse bir şehrin delileri
Bulvarlar ıssız kalır
Kördüğüm olur trafik
Bir yana hep kırmızıdır ışıklar
Diğer yana yeşil
Pusulasız gemiler gibi
Karaya vurur hayat
Göz gözü görmez sis olur
III.
Kimse suçlamasın kendini
Koca şehirde
Dikilecek bir yer bulamayınca
Telaşlanılmasın
Zehrolmasın iki tek rakı
IV.
Sonra
Kendi kendinize konuşur musunuz
Kendi kendinize mi konuşursunuz
Ölünce bir şehrin delileri
V.
Delisi ölürse
Lanetlenir kabile
Manitu küser yeşil çayırlara
Zulmüne kalınır beyaz adamın
VI.
Şakacı yağmurla gibidir şehrin delileri
Islatır da üzmez
“Derken bir keder kalır akşamlara
Hisseder ama ağlayamazsın”
Acımasız bir eğlencenin nesnesidir arastaya
Bir çaya, bir sigaraya fit gariplik
İncinmez mi sanırsın
VII.
İncinmez mi sanırsın
Şehir
Ölünce delileri
VIII.
Şehir ölür aslında
Ölünce delileri
IX.
Ölürse şehrin delileri
Düşleri ölür ömrün
Ölür en naif imgelemi
“- düşümde gördüydüm seni
— ama ben niye görmedim ki seni”
Der diğeri
Say ki bir yanılsama oyunu
Bir şehir
Ve ölü delileri
X.
Ölürken bir şehrin delileri
Hep yağmur yağar
Ya da he yağmurda
Bir korku sarar şehirde delileri
“ya bu sefer de ölmezsem” kederi
XI.
Bir tek damla halinde
Düşer yağmur şehre
Ölünce bir şehrin delileri
“kimileri tufan der buna”
Kimseler bilmez mi
Bu bir uğurlamadır ya
Ölmüştür şehrin delileri
XII.
Kim anlar ki
Aşkın en hazin halini
Ölünce şehrin delileri
Terk edilince biri
XIII.
Bir çadır tiyatrosu olur hayat
Herkes “komik-i şehir”
Kimse kimsenin tanışığı değil
Silinir ortak geçilen meydan
Salıverir dengesini ip cambazı
Ölünce bir şehrin…
XIV.
Ne manası kalır ki hayatın
Ölünce bir şehrin delileri
Hem bu telaş da ne
Güler
Şehrin ölü delileri
XV.
Bir yabancı daha da yalnızdır
Hem nasıl bölüşeceksin ekmeğini
Meyhaneler mühürlenmiş
Üşüyüverirsin kimsesizlikten
Ölünce…
XVI.
Ölümü bir efkâr alır
Dalgın dalgın dolanır koridorlarda
Yanlış kapıları çalar
Sabahçı kahvelerinde unutulur
İki çift laf edemez
Kendi kendine
“ben ne yaptım” der
Pişman olur
Bir bahane arar kendini öldürecek
Ölünce bir
Şehrin delileri
XVII.
Tribünler amigosuz
Vazgeçer takımından taraftar
Kalesine gol atar haf
Sahadan tribüne yabancı maddeler atılır
Son uyarıyı alır köşe gönderi
Sahası kapanır serseriliğin
—bütün bir sezon-
Başı eğik terk eder sahayı iki takım
Tatil edilmiştir işte hayat
Delileri şehrin ölünce bir
XVIII.
…
Yazılmaz ki
Unutulur tarihi
XIX.
Uykusuz kalınca şehir
Sokaklarda başıboş karanlık
Boşaltılmış çöp bidonları
Kim sahiplenecek ki garipliği
Yoksulluğu
Şehrin ölünce delileri
Bir şarkı duyulur mu
Duyulur gibi mi olur
XX.
Kim yakar sigaranı
Teklifsiz
XXI.
Ölünce
Üç kişiden birisi
Sahi
Kimdir şimdi
Şehrin yalnız delisi
XXII.
Olmasın ama hiç hayıf
Ölürse delileri
XXIII.
Sonra omzuna dokunur
Bir sigara ister
Bir de ateş
Yani bir kibrit çöpü
Bir tek kibrit çöpü
Sen bilmezsin bile
Ölmüştür şehrin delileri
XXIV.
Islık çalar bulursun kendini
Taş sokaklarda
Deli gibi
Öldüğünde bir şehrin delileri
XXV.
Birkaç berduş kelime
Kaybetmiş tanımını sözlüklerde
Adı artık anılmayan arkadaşlar gibi
Öyle ya
Ölüdür şehir
Veya ölmüştür delileri
XXVI.
Ölürse şehrin delileri
Aşk da bitmiştir unut gitsin
Unut gitsin bozulmuştur rakının tadı
Ev bomboştur yollar bomboş
Sonra hayat
Ayrılık ki bir yaradır
İyileştirmeyi bilemediğin
Belki iyileştirmek istemediğin
Bir kavgada yenilmektir
Senin bildiğin gibi midir şehir
Birkaç ölü arkadaş gezinir sokaklarında
Üç beş serkeş
Bir tek şair – sanki deli
Unut ki gitsin
Bak
Ölmüş işte şehrin delileri
XXVII.
Kendinden kendine
Kendi kendine bir mültecisin
Bir kaçak
Üstelik aşkta yalnızlığa terk edilmişsen
XXVIII.
Umursar mı sanırsın
Sen öldüğünde
Şehir
XXIX.
Şehir intihar etmiştir hakikatte
Yani kendini vurmuştur
Öldü mü delileri
XXX.
Son
Sözsüz bir oyundur başlar
Öldüğünde şehir
Veya
Ağlarken delileri
Bir ağıt mı bu bilmem ki
Günbatımı mı
Ah
Ölüyor
Bir bir
Delileri…
Hakan Tabakan

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.

























