
Daha önce bir yazımızda ön liberoyu (ne demekse) deniz fenerine benzetmiştik. O mevkide oynayan futbolcu deniz feneri gibi olacak, doğru yerde doğru ışık verecek, takımına bir rota çizecek, gibisinden laflar etmiştik.
Yani o zamanlar biz bunları söylerken, mecazi anlamda bir deniz feneri vakası yaşanacağını bilmiyorduk. Hani bu anlamda bir şeylerin olabileceğini elbette ki kestiriyorduk her vatandaş gibi; lakin sanığın bir deniz feneri ve gıyaben aslında hamileri, abileri, saz arkadaşları, enstrümanları olacağını bilmiyorduk.
İmdi doğrudan deniz fenerine getiriyoruz lafı. Şu bildiğimiz deniz feneri. Karanlıkta kalan gemicilere güvenli bir limanı işaret eden ışıklı, romantik, fantastik, bol simgeli bina... Deniz fenerinin denizin karanlığında kalanlar için ne kadar önemli olduğu bilinir. Bunu konuşmaya gerek yok. Karaya oturma, kayalıklara vurma ihtimali bu binayı gerekli ve önemli kılıyor.
Eski korsanların hüküm sürdüğü dönemlerde (ki yeni korsanların atalarıdır onlar ve günümüz korsanlarından daha ilkeli oldukları eldeki bilgilerle sabittir. Bakınız, Karayip Korsanları'ndan Jack Sparrow: )) karadaki işbirlikçiler gerçek ve ideal bir amaca hizmet eden hakiki deniz fenerini ele geçirir, onun fenerini söndürür, sığ sularda ya da kayalıklarda dev ateşler yakarak sahte bir deniz feneri oluştururlarmış.Tahmin edebileceğiniz gibi bu sahte deniz fenerine yönelen gemiler kendilerini kayalıklarda bulurmuş. Böylece bir şekilde savunmasız kalırmış.
Artık o gemi yağmalanmaya müsait bir vaziyettedir!
Efendim, anafikir kendi kendine oluştu; sahte deniz fenerleri fenadır, çok fenadır! Onların tezgahını kuran, bu tezgaha bir çivi çakan, bunların oluşmasına ortam ve imkan ve de ihtiyaç yaratan da fenadır! Çok fenadır!
Bunların sahte fenerlerinin sönmesini, "onların" gemiciklerinin karaya oturmasını, işbirlikçilerin gemi ambarlarına hapsedilmedini, bu yağmanın bir gün artık bitmesini, bu yağmaya katılanların yağlı direğe tırmandırılmasını diliyor, umuyor, bekliyor, istiyoruz.
Haydi bakalım!

Hiçbir kabilenin, değil yabancılara, birbirlerine bile yurtlarını satmaya hakkı yoktur.




























