2013-03-20 07:11:23
destek bilgiler 2

Türkçe Dilbilgisi

Genel Uyarılar

1. Kökün türü sorulduğunda, sözcüğü isim veya fiil diye inceleriz.

2. İsimler varlık, nesne, kavram bildirir.

3. Fiiller varlık, nesne, kavramlar arasındaki hareketi sağlar.

4. Fiiller bir anlamda, işçi sözcüklerdir.

5. Sözcüğün türü veya görevi sorulduğunda onu isim, sıfat, zarf, zamir, edat, bağlaç, ünlem diye inceleriz.

6. Sözcük (güzel, çok, hızlı…) isme yönelirse SIFAT görevi üstlenir. Aynı sözcükler fiile, fiilimsiye, sıfata veya zarfa yönelirse ZARF görevi üstlenir.

7. Sözcüğün yapısı sorulduğunda onu basit, bileşik, türemiş diye inceleriz.

8. Basit sözcük: Yapım eki almaz. Çekim eki alabilir.

9. Türemiş sözcük: Yapım eki alıp anlam, tür, görev veya yapı değiştirir.

10. Bileşik sözcük: En az iki sözcüğün kalıplaşmasıyla oluşur.

11. Fiilimsiler artık çekimli fiil değildir. Onlar; ya isimdir, ya sıfattır, ya zarftır.

12. Fiilimsiler isim, sıfat veya zarf GÖREVLİ; ancak fiil ANLAMLI sözcüklerdir.

13. Fiilimsiler türemiş sözcüklerdir (fiilden türemiş isim).

14. Bileşik yapıyla bileşik zaman karıştırılmamalı. Bileşik yapıda iki

sözcük kaynaşır, bileşik zamanda ise iki kip.

15. Bileşik zamanlı fiile bileşik çekimli fiil de denir.

16. Bileşik zaman şöyle kalıplaşır; Fiil+kip+idi+kişi eki imiş ise

17. „idi-imiş-ise‟ birer ekfiildir.

18. Ekfiilin diğer işlevi ismi yüklemleştirmektir.

19. Basit sözcük ile yalın isim karıştırılmamalı. Basit sözcük yapım eki almaz, yalın isim hal eki almaz.

20. Her ikisi de yüklemde görülen şahıs ekleriyle geniş zaman ekfiili karıştırılmamalı.

21. Fiile gelip Ben-Sen-O-Biz-Siz anlamı veren şahıs ekidir.

22. İsme gelip Ben-Sen-O-Biz-Siz anlamı veren, geniş zaman ekfiilidir.

23. Ek, işlevine göre sorulduğunda önce onu yapım eki veya çekim eki diye inceleriz. Gerekirse soruyu alt başlıklarda da (ne tür yapım eki, ne tür çekim eki, diye) inceleyebiliriz.

24. İyelik 3.t. kişi eki “–ı –i –u –ü” ile belirtme hali eki “–ı –i –u –ü” karıştırılmamalı.

25. İyelik eki kimin, neyin; belirtme hali kimi, neyi sorularına cevap verir.

26. Bileşik sözcüklerin bitişik yazımında anlam kayması, ses olayları, tür değişikliği etkilidir.

27. İsim+Yardımcı eylem biçiminde oluşan bileşik fiillerde ses olayı (ünlü düşmesi-ünsüz türemesi) varsa bunlar bitişik yazılır.

28. İçinde “bir” sözcüğü olan dil birimlerinde “bir” sözcüğünü asıl sayı sıfatı olarak kullanıp iki, üç diye çoğaltabiliyorsak onları ayrı yazmalıyız, değilse bitişik yazmalıyız (bir gün, iki gün; birkaç, hiçbir).

29. Ünsüz yumuşaması ile ünsüz benzeşmesi karıştırılmamalı. (gidiyor / gitti)

30. Ünsüz yumuşamasında sözcük eke uyar, ünsüz benzeşmesindeyse ek sözcüğe uyar.

31. “Ben –Sen –O Biz – Siz –Onlar ve Kendi” sözcükleri dışında kişi zamiri yoktur. Diğer zamirler insanı anlatsa da kişi zamiri olamaz.

32. Amaç-sonuçta gelecek zaman vurgusu vardır; bir eylem gerçekleşmiştir, diğer eylem gerçekleşecektir. (İş aramak için gitti. / İş bulup bulmadığını bilmiyoruz.)

33. Neden-Sonuçta geçmiş zaman vurgusu vardır ve her iki eylem de gerçekleşmiştir. ( Spor yaptığı için zayıfladır. / Yapmak ve zayıflamak eylemleri gerçekleşmiştir.)

34. Yakınma: Genel bir hoşnutsuzluğu dile getirme.

35. Sitem: Hoşnutsuzluğu kişinin yüzüne söyleme.

36. Pişmanlık: Yaptım üzgünüm, keşke yapmasaydım.

37. Hayıflanma: Yapmadım, üzgünüm. Keşke yapsaydım.

38. Fiilimsiler yüklemin türüne göre isim cümlesi yapar.

39. Fiilimsi içeren özne-nesne-dolaylı tümleç veya zarf tümleci aynı zamanda yan cümleciktir.

40. Böyle cümleler yapısına göre girişik bileşiktir.

41. Sıfat tamlamaları birer isim öbeğidir.

42. Sıfat tamlamasında tamlayanla tamlanan yer değiştirirse, sıfat adlaşır.

43. Çekim eki alan sıfat adlaşır.

44. Deyimler sözcük öbeğidir, yargı bildirmez, öğüt vermez, özel anlamlıdır.

45. Atasözleri birer cümledir, öğüt verir, genel anlamlıdır.

46. Deyimler kalıplaşmış ve yaygınlaşmış sözlerdir.

47. Kalıplaşma: Sözlerin değişmemesi.

48. Yaygınlaşma: Her yerde aynı anlamda kullanılması.

49. Yan anlam ile mecaz anlam karıştırılmamalı (Tahtayı temizlemek, borçları temizlemek…).

50. Yan anlamda sözcük hala somuttur, mecazda ise soyutlaşmıştır.

51. Ad aktarmasında benzetme amacı güdülmez! (Usta kalemlerimiz var.)

52. Deyim aktarmasında benzetme amacı vardır. (Kaş değil kalem.)

53. Olumsuzluk ile karşıtlık karıştırılmamalı. ( gitti-gitmedi / iyi-kötü)

54. Sözde soru cümlesinde “biçimce olumlu anlamca olumsuz” “biçimce

olumsuz anlamca olumlu” cümle özelliği de görülür.

55. Açıklayıcı Anlatım: BİLGİ, nesnellik

56. Tartışmacı Anlatım: GÖRÜŞ, öznellik

57. Öyküleyici Anlatım: OLAY, neden-sonuç

58. Betimleyici Anlatım: İZLENİM, gözlem

59. Yüklem olan her fiil çekimli fiildir.

60. Çekimli fiil; Fiil+kip+kişi eki biçiminde kalıplaşır. Bazen kip ve kişi eki de düşer.

61. Kipte anlam kayması anlatım bozukluğu yapmaz.

62. Yansıma sözcükler birer isim köküdür, bunlardan yeni isimler veya fiiller türetilebilir, ikilemeler kurulabilir.

63. Seslenme sözcükleri, öbekleri cümle dışı öğedir.

64. Tüm sözcükler, tamlamalar, öbekler, varlıklar, nesneler, kavramlar özne olabilir.

65. Gizli özne ile gerçek özne aynı gruptadır.

66. Sözde özne, dediğimiz aslında nesnedir.

67. Örtülü özne, bir sözcükle öbekleşip tümlece dönüşmüş olan öğedir.

68. Özne fiil cümlesinde işi yapandır.

69. İsim cümlesinde özne yargıyla ilgili olandır.

70. Edilgen-Geçişsiz fillerde özne aranmaz.

71. Özne daima yalındır, hal eki alırsa dolay tümleç veya nesne olur.

72. Sıfat da daima yalındır.

73. Pekiştirilmiş sözcükler bitişik; ikilemeler ayrı yazılır.

74. Birtakım sözcüğü bazı anlamındaysa bitişik yazılır.

75. Bugün sözcüğü bir tarihi vurguluyorsa ayrı yazılır.

76. Art arda, terk etmek, fark etmek, farz etmek, her şey… hep ayrı yazılır.

77. Şey sözcüğü her zaman ayrı yazılır. (Şey sözcüğü belgisiz zamir olarak anılır.)

78. “ki” üzerine bir ek alabiliyorsa ektir, alamıyorsa bağlaçtır.

79. “da, de” bağlacının ta, te biçimleri yoktur.

80. Kurallı bileşik fiiller (yeterlik, sürerlik, tezlik, yaklaşma) bitişik yazılır.

81. Anlatım biçimleri, düşünceyi geliştirme yöntemlerini içerir.

82. Düşünceyi geliştirme yöntemleri (yolları): Tanımlama, benzetme, karşılaştırma, örnekleme, kişileştirme, tanık gösterme, sayısal verilerden yararlanma…

83. Anlatım özellikleri

84. Duruluk: Gereksiz sözcük kullanmama.

85. Yalınlık-sadelik: Yabancı sözcüklere, söz sanatlarına yer vermeme.

86. Evrensellik: Tüm insanlara seslenebilme.

87. Yerellik: Belli bir bölgeye ait olanı anlatma

88. Kalıcılık: Yüzyıllarca okunabilme.

89. Özlülük: Az sözcükle çok anlam.(atasözleri)

90. Yoğunluk: Özlülükte derin anlam içerme (şiirler, felsefi cümleler.)

91. Özgünlük: Farklı olma, kendine has olma, kimselere benzememe.

92. Nesnellik: Kanıtlanabilir olma, yorum yapmama.

93. Öznellik: Görüş bildirme.

94. Akıcılık: Kolayca okuma

95. Açıklık: Kolayca anlama

96. Bir paragraf yöneltilen

97. Ne anlatıyor? Sorusu konuyu,

98. Neden anlatılıyor? Sorusu ana düşünceyi

99. Nasıl anlatılıyor? Sorusu üslubu verir.

100. Ana düşünce ile yardımcı düşünceler karıştırılmamalı.

Yazar: htabakan