2013-03-20 08:42:45
destek bilgiler 3

101. Ana düşünce tektir, yardımcı düşünce birden fazla olabilir.

102. Tümdengelim yönteminde konu ve ana düşünce baştadır.

103. Tümevarım da ise ana düşünce sondadır.

104. Yardımcı düşünceler okuru ana düşünceye götüren basamaklar gibidir.

 

105. Anlamdaşlarını da kullanın

 

Zamir=Adıl

Sıfat=Önad

Edat=İlgeç

Zarf=Belirteç

Cümle=Tümce

Fiilimsi=Eylemsi

İsimfiil=Adeylem=Mastar

Sıfatfiil=Ortaç

Zarffiil=Ulaç=Bağfiil=Bağeylem

Yönelme hali=Yaklaşma hali

Ayrılma hali=Çıkma hali

Ekfiil=Ekeylem

Cümle= Tümce

106. Konu ile ana düşünce de karıştırılmamalı. Konu =Konuşulan (Kıssa) Ana düşünce =vurgulanan (Hisse)

107. Özne-yüklem ilişkisine göre çatı; etken, edilgen, dönüşlü, işteş.

108. Etken: İşi yapan yani özne bellidir.

109. Edilgen: İşi yapan yani özne belli değildir. Yüklem –l veya –n ekini alır. Daima türemiş bir fiildir.

110. Dönüşlü: Özne yaptığı işten etkilenir. Yüklem –l veya –n ekini alır. Daima türemiş bir fiildir.

 

111. İşteş: Birlikte veya karşılıklı yapma anlamı vardır. Yüklem –ış, -iş ekini alır. Daima türemiş bir fiildir.

112. Nesne-yüklem ilişkisine göre çatı; geçişli, geçişsiz, ettirgen, oldurgan.

113. Geçişli: Nesnesi olan fiildir. “Neyi, kimi?” sorularına yanıt verir.

114. Kılış fiilleri daima geçişlidir.

115. Geçişsiz: Nesne almaz.

116. Oluş ve durum fiilleri nesne almaz, yani geçişsizdir.

117. Oldurgan: Geçişsiz fiil, ek alır geçişli olur.

118. Ettirgen: Geçişli fiil, ek alır; bir işi yapmaz, başkasına yaptırır.

119. Yüklemin türüne göre cümle: İsim cümlesi/fiil cümlesi/

120. Yüklemin yerine göre cümle: Devrik cümle/kurallı cümle/eksiltili cümle

121. Anlamına göre cümle: Olumlu c./ olumsuz c./soru c.

122. Yapısına göre cümle: Basit c./bileşik c./sıralı c.

123. Arasöz; yargı içermez, açıkladığı bir öğenin bir parçasıdır, “yani” vurgusu içerir.

124. Aracümle: Yargı birimidir, cümle dışı unsurdur “ki” vurgusu içerir.

Bu romanı, Yalnızlık Limanları‟nı, oku. (Arasöz)

Bu roman, okuyunca sen de hak vereceksin, eşsiz bir eser.

(Aracümle)

125. “Arasöz” yeni bir öğe değildir, açıkladığı öğenin bir parçasıdır.

126. “Aracümle” cümle dışı öğedir.

127. “Nene” bağlacı olumsuzluk bildirir. Bu durumda yüklemin de olumsuz kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.

128. Küçültme adlarıyla küçültme sıfatları karıştırılmamalı.

129. Herhangi bir belgisiz sözcük veya işaret sözcüğü çekim eki alırsa zamirdir, bir isme yönelirse sıfattır.

130. İçeri, dışarı, yukarı gibi kalıplaşmış yer-yön zarfları hiçbir ek almadan fiile giderse zarftır. Ek alırsa adlaşır. İsme yönelirse sıfat olur.

131. Edat, öbekleştiği sözcüğün bir parçası olur, bir öğeye dönüşür. Bağlaç cümle dışı öğe olarak kalabilir, öbekleşmek zorunda değildir.

132. Edat öbekleri cümlede isim, sıfat veya zarf görevi üstlenebilir:

 

Edat öbeği+isim=Sıfat

Edat öbeği+fiil=Zarf

133. Cümlede biçimsel olarak kullanılmayan özneyi seçeneklerde arayamayız.

134. Özne insana ve çoğulsa yüklem –lar / -ler‟i isterse kullanılır, istemezse kullanmaz.

135. İnsan dışındaki “şeyler” çoğul özneyse yüklem daima tekildir.

(kişileştirme sanatı söz konusuysa yüklemde –lar/-ler kullanılmayabilir)

136. Basit cümle: Tek yargı içerir.

137. Bileşik cümle: Yüklemin dışında bir fiil ya da fiilimsi içerir.

138. Girişik bileşik cümle: Fiilimsi içerir.

139. İç içe bileşik cümle: Dedi, diyor, der gibi bir yükleme bağlanır.

140. Koşullu bileşik cümle: -sa, -se içeren bir fiil ile bir başka yükleme bağlanır.

141. Sıralı cümle: En az iki yargı (yüklem) içerir.

142. Paragrafa kişisel görüşler dayatılmamalı. Paragrafa göre düşünülmeli.

143. “...hangisine değinilmemiştir?”(metne bağlılık)

 

“...hangisi çıkarılamaz?” (yorum) ifadesiyle biten paragraf sorularının farklı yaklaşımlarla çözülmesi gerektiğine dikkat etmek gerekir.

144. Örnekler, karşılaştırmalar, benzetmeler birer yardımcı düşüncedir ve okuru ana düşünceye taşır.

145. Paragraf tamamlama sorularında öncelikle anlam ilişkisi kurulacak önceki ve sonraki cümleye bakılır. Sonra paragraftaki anlama bakılır.

146. Yanıtın paragrafta olduğu unutulmamalı.

147. Akışı bozan cümleyi bulmak için paragraftaki yargılara tek tek “Ne anlatılıyor?” sorusu

yöneltilmeli, farklı yanıt akışı bozan cümleyi verir.

148. Aynı yöntem, ikinci paragrafı oluşturan yargıyı bulmak için de kullanılır.

149. Eklerin de (sözcükler gibi) kullanıldığı yere göre farklı anlam ve işlevleri vardır. Bu yüzden ezbere değil cümleye bakmak gerekir.

150. “Edat” konusu “cümlede anlam”dan bağımsız düşünülmemeli.

151. Özellikle paragraf sorularında gerekenin sabır ve dikkat olduğu, bilginin belirleyici olmadığı unutulmamalıdır.

152. Bir cümlede soru zamiri, sıfatı, zarfı ya da edatı kullanılmasıyla, soru anlamının zamir, sıfat, zarf veya edatla sağlanması birbirinden farklıdır.

153. Sıfatfiiller sıkça çekim eki alır ve adlaşır. Bu kullanımlara dikkat etmek gerekir. Sevdiğini söylüyor. Gideceğini biliyorum. Bilenler anlatır. Anlatacaklarım var…

154. Soru anlamının sıfat, zarf, zamir, ya da edatla sağlanması ile sorunun özneyi, nesneyi, dolaylı tümleci, zarf tümlecini veya yüklemi buldurmaya yönelik olması farklıdır.

155. Edat öbekleri, isim tamlamaları, sıfat tamlamaları zarf tümleci görevi üstlenebilir.

156. Yükleme yakın olan anlamca vurgulanan öğedir.

157. “Sözcüğün tanımı, anlamı ve görevi” kavramları birbirinden farklı değerlendirilebilir.

158. “mi” soru edatı hangi öğeden sonra geliyorsa o soruluyor demektir.

159. Ol- yardımcı eylemi; durum ve oluş fiilleri nesne alamaz, yani geçişsizdir.

160. İsim cümlelerinde çatı özelliği aranmaz.

161. Yanıt “evet” veya “hayır” ise soru anlamı edatla sağlanmıştır.

162. Fiillerde durum özelliği aranmaz.

163. “misoru edatı hangi anlamda kullanılırsa kullanılsın ayrı yazılır.

164. Kurallı bileşik sıfat, birden fazla sıfat, sıfat öbeği, bileşik sıfat birbirlerinden farklı kavramlardır.

165. 1. Tip Kurallı bileşik sıfat: Bir sıfat tamlaması veya takısız ad tamlaması –lı,-li, -sız, -siz eklerinden birini alıp ismi tamlarsa kurallı bileşik sıfat oluşur (kibar görünüş, -lü akini alır, ismi tamlar> kibar görünüş-lü kadın).

166. 2. Tip Kurallı bileşik sıfat: Tamlayanla tamlanan yer değiştirir, başa geçen isim 3.tekil kişi iyelik ekini alır (açık kapı> kapısı açık ev).

167. Kurallıdır, çünkü ek almak zorundadır; bileşiktir, çünkü iki sözcükten oluşur; sıfattır, çünkü ismi tamamlar.

168. Takısız ad tamlaması ile sıfat tamlaması karıştırılmamalı. Takısız ad tamlaması bir varlığın neye benzediğini veya neyden yapıldığını bildirir; sıfat tamlaması ise nasıl olduğunu (Tahta kaşık –

neyden yapıldığı / pamuk eller – neye benzediği / iyi insan – nasıl olduğu).

169. Özne ne, kim, kimler gibi sorulara cevap verir.

170. Nesne ne, neyi, kimi, nereyi, kimleri gibi sorulara cevap verir.

171. Cümleye yöneltilen ilk “ne?” sorusu öznenindir.

172. Dolaylı tümleç yönelme, bulunma ve ayrılma bildirir; neye, neyde, neyden, kime, kimde, kimden gibi sorulara cevap verir.

173. Zarf tümleci zaman, durum, yönelme, amaç, neden, aşama, koşul, miktar bildirir; neden, ne zaman, nasıl, ne kadar gibi sorulara cevap verir.

174. Cümlenin öğelerine ilişkin tüm sorular yükleme yöneltilir.

175. İleri, geri, yukarı, aşağı, içeri, dışarı gibi yer yön sözcükleri hiçbir ek almadan isme yönelirse sıfattır, çekim eki alırsa adlaşır, hiçbir ek almadan yükleme yönelirse zarftır.

176. Sesteş sözcük ile kökteş sözcük karıştırılmamalı:

177. Sesteşlikte sözcükler arasında anlam ilişkisi yoktur (taş, taşmak).

178. Kökteşlikte yani ortak kökte ise temelde bir anlam birliği vardır (kuru, kurumak).

179. Çokanlamlılık ile sesteşlik karıştırılmamalı:

180. Çokanlamlılıkta bir sözcüğün yan ve mecaz anlam yoluyla yeni yeni anlamlar kazanması söz konusudur.

181. Devrik cümle anlatım bozukluğu yapmaz.

182. İsim tamlamasında tamlayanla tamlanan yer değiştirebilir, anlatım bozukluğu yapmaz.

183. Zincirleme isim tamlamasıyla tamlananı veya tamlananı ortak isim tamlaması karıştırılmamalı.

184. Zincirleme isim tamlamasında en az üç isim ayrı varlıkları vurgulayarak öbekleşir (ev kirasının miktarı –ZİT / ev ve dükkân kirası – tamlanan ortak).

185. Kendi dönüşlülük zamiri, anlamı pekiştirmek için kullanıldığında anlatım bozukluğu yapmaz.

186. –ma –me olumsuzluk ekini, –y- kaynaştırma harfi –mı –mi‟ye dönüştüremez (yazmıyor – doğru / yazmıyacak – yanlış).

187. Yalnız, ancak, bir, tek, bir tek sözcükleri sadece anlamındaysa edattır.

188. Yalnız ve ancak sözcükleri ama anlamındaysa bağlaçtır.

189. Yalnız sözcüğü isme yönelirse sıfattır.

190. Yalnız sözcüğü fiile yönelirse zarftır.

191. İle sözcüğü “ve” anlamında kullanılıyorsa bağlaçtır.

192. İle sözcüğü durum, araç, birliktelik, neden bildiriyorsa edattır.

193. Zamirler, isimlerin tüm görevlerini üstlenebilir: Tamlama

kurar, özne, yüklem, nesne, dolaylı tümleç olur.

194. Zamir, yapım eki alıp görev değiştirebilir.

195. “ya… ya” bağlacı tercih bildirir, kesinlik zarfı gibi kullanılması yanlıştır.

196. “ki” bağlacı olumlu cümle sonunda vurgu amacıyla kullanılması yanlıştır ( okudum ki – yanlış / okumadım ki – doğru).

197. İlgi zamiri –inki biçiminde kalıplaşır ve sadece belirtili isim tamlamasında, tamlanan sözcük yerine kullanılır.

198. –deki biçiminde kalıplaşan ise sıfat yapan –ki‟dir. Her zaman tamlayandadır.

199. Zaman bildiren sözcükler “ne?” sorusuna cevap veriyorsa isimdir, “ne zaman?” sorusuna cevap veriyorsa zarftır.

200. –sa -se koşul kipidir, dilek anlamında da kullanılır. Dilek anlamında kullanılırken ad değiştirmez ( Yağmur yağsa… / Burada –sa kipi dilek anlamındadır, ama dilek kipi değildir.)

Yazar: htabakan