2010-11-05 12:13:13
devam ediyor

Umuda Yolculuğumuz

Ligde dokuz haftayı geride bıraktık… İki galibiyet, dört beraberlik ve üç yenilgi ile elde ettiğimiz on puanımız var… Kötü günler geçirdik… Kemal Kılıç’ın ihaneti ile başlayan süreçte taraftar futbolcu kavgası, belediyenin yönetime ekonomik baskısı, Cemal Gürsel menteşe’nin ayrılışı gibi sorunlar üst üste geldi…

Böylesine zor bir süreçte bile 10 puan toplamayı başardık –ki kişisel ve kenar yönetimi hataları ile kaçan puanları eklerseniz ligde ilk üç sıranın içinde olabilirdik-Dün gece ligi alıp götüreceği söylenen ve hatta bu ligin üstünde bir takım olduğu iddia edilen Denizli’ye futbol resitali sunduk… Kenar yönetimimiz gerekli müdahalelerde gecikmese, forvetlerimiz son vuruşlarda becerikli olsa Adana’ya galibiyet için gelen Denizli farklı bir yenilgi ile ayrılabilirdi sahadan…

Ki TRT ekranlarında Ömer Üründül : “Hayret ediyorum, bu Adanaspor nasıl dokuzuncu sırada” diye sorarken ezberleri yeniden bozduğumuzu ilan ediyordu aslında dosta düşmana…İki teknik direktörle yollarımızı ayırdığımız ve üçüncüyü aradığımız bir dönemde bile altıncı ile aramızda iki puan; liderle aramızda on bir puan fark varsa hiçbir şey bitmemiştir bizim için, umutlar tazedir ve yarışta Adanaspor hala vardır…

Geçen yıl çoğu maça 18 kişilik kadroyu tamamlayamadan çıkan, buna rağmen Süper ligi averajla kaçıran takımızın bu yılki geniş ve alternatifli kadrosu düşünülürse başarıya ne kadar yakın olduğumuz görülebilir…

Peki nelere gereksinimimiz var dersiniz?

Birincisi, takımı toparlayacak, futbolcuya yön verecek ve yalnız bizim futbolcularımıza değil rakip takıma hatta hakemlere bile ağırlığını hissettirecek bir hoca;

İkincisi, nerede ve ne zaman patlayacağı bilinmeyen ceza alanı içinde serseri mayın gibi dolaşmayan, arkadaşlarına ve taraftara güven veren bir kaleci; yani kendini tam olarak toparlamış bir Tolgahan…

Bu iki eksik giderilirse Süper Lig yolumuz her zamankinden daha açık olacaktır…Taraftara gelince, özellikle Diyarbakır maçı ile alkışı hak eden, içindeki bölünmeyi çözen Adanaspor taraftarı, Denizli maçındaki bilinci ve desteği ile “BÜYÜK ADANASPOR TARAFTARI” adını fazlasıyla hak etmiştir…

Bundan sonra hiçbir futbolcunun “taraftarın kötü sözleri” diye başlayan cümleler kurmaya hakkı yoktur ve hatta buna gerek de yoktur… Adanaspor taraftarı destan yazmaktadır…

Şimdi sıra o destanı futbolcuların tamamlamasındadır…

Fatin Murat SEFERBEYOĞLU

Yazar: Editor