2012-11-22 06:37:04
devrim mi?

Devrim Üzerine

Hani bu aralar özellikle muktedir cenahında, her bir azıcık farklı hareket “devrimci” sıfatı alıyor ya! Hakikatte devrimin ve devrimciliğin yanından bile geçmeyen şahıslar ve işlerdir bunlar.

Örneğin dünkü yazıda dershanelerin kapatılmasına ilişkin bir niyete destek olduk birkaç satırla. İşte o dershaneleri kapatma hareketi devrim mi olur, o işi yapan da devrimci mi sayılır? Yok canım!

Dediğimiz reformdan bile sayılmaz. Mesele, girmesi gereken yola yönelmiş olur, o kadar!

Yavuz Alogan’dan aşağıdaki alıntıyı paylaşıyorum özetle:

“Devrimler aynı zamanda çok uzun bir geçmişi olan kültürel bir mayalanmanın ürünüdürler. İsyan kültürü olmayan, akraba ilişkilerinde, okulda, işte hep itaat etmeye alıştırılmış, geleneğinde çizgi dışına çıkıp düşünme ve davranma alışkanlığı olmayan insanlardan devrimci olmalarını beklemek abestir.”

“Ekim Devrimi bir kere olmuş ve bir daha tekrarlanmamış, taklit bile edilememiştir. Söz gelimi, Çin Devrimi neredeyse Komintern'in iradesine karşı gerçekleştirilmiştir ve Ekim taktikleriyle alakası yoktur. Aynı şey Küba Devrimi için de söylenebilir. Bütün kısmi devrimci başarılar için de aynı şey geçerlidir. Devrimlerin yaşandığı bütün dünya sahnelerinde, kısmi ya da tam, her başarı, kendi özgün rengini taşımış, kendi öz toprağından kuvvet almış, kendi benzersiz strateji ve taktiklerini geliştirmiştir. Taklit maymunlara özgüdür; devrimci kişinin her şeyden önce yaratıcı olması gerekir.”

Yazar: Editor