2008-12-13 18:33:04
dionizos
http://www.zgapa.pl/zgapedia/data_pictures/_uploads_wiki/b/Bachus_twarz.jpg

Devrim Şarkıları  

Yaza doğru bir geceydi, birazdan yıldız yağacaktı

Dolunaydı ay

   Ve devrim şarkıları,

         Akkapı kendi sokaklarında kaybolurken,

    ayışığıydı

Dionysos Efendimiz, şu koca oyun Tanrısı,

 Efendimiz Dionysos, şu koca şarap Tanrısı…’

Sessiz dağılmıştı sinema,

‘Baba’ yuvasını kurtaramamıştı

Ellerde nemli mendiller.

 

Memed, Aliço film öncesi konuşmasını yapmış

Bildiriler, silahlar karpuz sergisine saklanmıştı

     -bizde (ben, Domdom Ali, Pusu Yusuf)

       Bir dumanlı sevgili,

       Kaskas’ta o bildirileri okuyabilme hayali-

Birazdan yazılama da başlayacaktı:

‘Mahir, Hüseyin, Ulaş /Kurtuluşa Kadar Savaş…

 Tek Yol Devrim…’

Siz biliyorsunuz, bunları yaşadınız.

 

Sabahında o rüya gecesinin

Portakal çiçeklerinin kokusu

    -kahvaltıda kaçak incir rakısı-

Pırıl pırıl gökyüzü

İşe giden insanlar, yolcu taşıyan at arabaları

Asker Bilal’ın kahvesi, Mısırlı Kemal’in hikâyeleri

Dinlediniz, hatırlarsınız

 ‘ki Dionysos Efendimiz şu koca oyun tanrısı…’

Ama ne olduysa oldu,

Öce sözler gitti, yazlık sinema kapandı sonra

Portakallar gitti çiçekleriyle

Bildiriler, sabun kokulu bir çeyiz sandığında unutuldu

Bir bir silindi yazılar

Ah, o aşk bitti

Herkes gitti…

 

İşte, mazimizden bir akşamüstü

Ben, Domdom Ali, Pusu Yusuf

‘atladık aşağı bahçenin çitini’

Portakal bahçesine daldık…

Bir düşteydik, biz hangi diyarda kaldık?
 

 

Sanki bin yıl sonra oturduk dut ağacının altında

  ‘ ve Efendimiz Dionysos şu koca şarap tanrısı’

Rakı içtik.

Terk edilmiştik hayat tarafından.

Ağlamadık.

 

Belki o yaz bitti;

Domdom Ali, Memed, Aliço, Pusu Yusuf

Ömürlerini alıp gitti…

 

Ama ayışığı…

Kendini yollara vurmuş devrim şarkılarıdır hala…

 

‘Dionysos Efendimiz, şu koca oyun Tanrısı

 Efendimiz Dionysos, şu koca şarap Tanrısı

Bizi uçsuz bucaksız Frigya ovalarına saldı…’

 

Yazar: htabakan