2016-10-03 06:05:41
durduğumuz yerler ve gerçekler

Bir görüş şöyle diyor:

Konya maçında 3 oyuncu sakatlanmıştır.

Bu durum bir gerçeği ortaya çıkarmıştır.

Sezon başı kampı çok kötü geçmiştir.

Sonuç bu! 

Kısa görünen ama uzun bir analiz aslında.

Bir başka görüş de şu:

Yeni hocaya, (ve aslında transfer dönemlerinin sabıkalısı )yönetime bir şey söyleyemeyeceğimize göre, dalalım eski hocaya, endirekt değil direkt. Nefis! Daha önce de böyle girişimler olmuştu. Eskisi öldüğüne göre şimdi yenisini (ve bizi amatör kümeden alıp süper lige çıkaran yönetimi -ne olursa olsun-) kollamak ve iyi(!) bir Adanasporluluk için yaşasın yenisi denecek. (Bu da mecazen ölene kadar. Ama gitmemek için bu yeni TD kral kurnaz davranıyor, takımdaki eksik ve gedikten hiç bahsetmiyor. Nasıl da asil bir davranış… Ondan öğreneceğimiz çok şey var.) Nasıl olsa eskisi öldü gitti, dönüp bir şey de diyemez bu garip teknik direktörlük centilmenliği şeysinde. (oysa yenisi o kadar da asilzade değilmiş meğer, yönetimi kollarken eski hocaya o da lafı çakıyor. Anlamadığımızı zannediyor.)

Neymiş oradan bakınca görünen gerçek?  Sezon başı kampının ne kadar kötü geçtiği… Gerçek bu, çünkü üç oyuncu sakatlandı ve çıktı. Düşünün, Cem gibi bir biyonik adam bile sakatlandı çıktı! Kimin aklına gelirdi ki Cemin bir gün sakatlanacağı! Ah eski hoca, yaktın adamı!

Oysa, gerçek durduğun yere göre değişebilir, demişti Nadia Comaneci. (Baktığın yere göre mi değişiyordu yoksa?)

Şöyle bir gerçek acaba ihtimal dâhilinde olabilir mi?

Kadro o kadar kısıtlı ki, o kadar kısıtlı ki (vaktinde dendiği gibi, ama buna kulak verilmediği gerçeği ortadayken) her topçu sahada bir onur mücadelesi vererek iki, bazen üç kişilik çalışıyor. Ve arıza çıkıyor. muhatap olduğumuz futbolcular birer insan, kurup da sahaya süreceğiniz makineler değil, ama makine de olsa o kadar yüklenmeyle muhtemeldir ki motor yakarlardı. Mücadele öyle böyle değil, müthiş ve fakat kapasite üzeri bir mücadele. Adam o hırsla Müfettiş Gadget gibi, organlarının da uzayacağını zannederek uzanıyor topa, ama uzamıyor işte bel, bacak, baldır. Sonra tık! Ne bekliyordunuz?

Yedek savunmacı Diniz, yoklukta sol bek oynuyor, çünkü esas sol bek pimi çekilmiş el bombası. Esas savunmacı  Viera sakatlanınca yedek Diniz esas oluyor. Esas sol bek de eski esaslığına dönüyor.

Bu arada esas sağ bek olan Emre; esas sol bek bir ara, sezon başında eski hoca tarafında iyi hazırlanmadığı için sakatlanınca, yedek sol bek oluyor. Sonra yedek orta sol olan Sami, yedeğin yedeği bir sol beke dönüşüveriyor (bu sol bekliği destekliyorum şahsen.). Esas ön libero olabilecek eski Renan, yeni Hoca Jurcic tarafından oyuna alınmayınca, amatör küme topçusu Ahmet giriyor, derken orada bir şeyler oluyor… Tam bu esnada takım sürmenaj olup golü yiyor. Esas forvet vaktinde alındığı ama eski hoca tarafından sezon başında iyi hazırlanmadığı için yedek kalıyor, aslında yedek olması gereken Gueye esas forvet oluyor, on bin kişilik oynuyor. Neyse ki sakatlanmıyor o! Aman nazar değmesin! Ama sezon başı kampını kendi kendine yaptığı için sağlam. Bazı topçular şahsi iş ahlakları nedeniyle, eski hocadan bağımsız çalıştıkları için şimdilik iyiler, iyi kalmaya devam etmeleri dileğiyle…

Nasıl ama? Bu kadrosuzluk kaosunu kısa geçeyim hadi.

Sezon başı hazırlığı geçirmeyen Didi de sakat. Didi neden sezon öncesi hazırlığı geçirmedi? Eski hoca yüzünden mi? Kendi yüzünden mi? Yönetimin, en kralını terbiye deriz, köleci anlayışı yüzünden mi? Soru ortada!

Yönetime bir şey diyemeyeceğimize göre…

Ne yapacağız?

Eski hocaya yükleneceğiz. Nedir? Bir maçta 3 oyuncu sakatlanmıştır. Bu da sezon başı kampının ne kadar kötü geçtiği gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Emre de eski hoca ona antrenman maçında yüklendiği için sakatlanmıştı. Eski Renan da…

Sol bek yok!

Kanat yok!

Forvet yok!

Azıcık tecrübeli bir kaleci yok!

Oyunu değiştirecek yedek oyuncular yok.

Bu ligde bir tek hata, fişin çekilmesine yeter, bu hain gerçeği görmek yok!

Ama takımı sezon başında hazırlamayan bir hoca var!

Topçuları çölde su aramaya mecbur etmiş bir yönetim var, onu görmek yok, ama küme düşecek takımı (futbolcular hariç diyorum bunu, benim de ne ima ettiğim anlaşılmıştır) tek başına ama tek başına, üstelik rekorlar kırarak şampiyon yapmış bir hocaya süper ligin altıncı haftasındaki maçın faturasını kesmek var!

Jurcic Hocanın Konya maçındaki yanlış ve korkakça oyuncu değişikliği tercihleri de gündemde değil. Neden? Bu hoca kollanmalı, çünkü takım eksik mi hocam, sorularını es geçiyor. Ne güzel! Var mı bundan iyisi?

Tek cümlelik bir görüşe uzun bir cevap oldu?

Hayır, kısa bir cevap oldu.

Gerektikçe görüş bildirmeye devam edeceğim! Böyle bir yazıyı biz de yazmak istemezdik. Ama bu bir sonuçtur. Nedeni de yukarıdaki gibi analizlerdir. (Lakin tedirginliğe gerek yok, kelimeler kimselere zarar vermez.)

Nedir? Berikini aklamak için ötekini boklamaya gerek yok! Bırakalım artık. Önümüze bakalım!

Her türlü karşı yanıtı da burada virgülüne dokunmadan yayımlarız. Tabi ona da yanıt veririz.

Bir dahaki yazıda, oyun karakteri, kenarda basket koçu edasıyla sirk cambazı gibi zıplayan hoca vs konularına da değiniriz.

Yazar: Editor