2013-01-21 08:17:01
el ayak

Ayaklar

İnsanlığın gelişimi ve ona bağlı her şey, uygarlıklar, buluşlar ve saire hep elle olmuştur.

Ağaca çıkan ilkel bir canlı olarak kalmışken aynı atadan gelip ağacı kesen süreçte insanlaşmıştır. Nasıl? Ellerin maharetiyle.

Eller!

Sihirli organlar.

Şarkısı da vardı galiba “eller, eller eller” diye. Yıldırım Gürses söylüyordu yanılmıyorsam.

Şimdi burada el ve ellemek ile ilgili bir espriye hiç gerek yok. Aklınızdan geçtiyse silin onu.

Hakikaten, elle neler yapılmıyor ki!

El ile ilgili bir dolu da deyim var:

El açmak, El altından, El atmak, El ayak çekilmek, El basmak, El çabukluğu, Elde avuçta bir şey kalmamak, Elde etmek, Elde kalmak, Elden ayaktan düşmek, Elden çıkmak, Elden düşme, Elden ele dolaşmak… diye.

Lafın özü, bilim insanlarına göre insan tüm maddi ve manevi zenginliğini ellerine borçludur.

Peki ayaklar?

Ayak takımı, ayaklanmak, ayak yapmak, ayak sürümek, ayak oyunları diye olumsuz anlam barındıran birçok söze de dâhil olmuş bir garip organ.

Organlar arasında sınıfsal bir ayrım söz konusu olursa sanırım ayaklar ayak takımından sayılır.

Tüm bunların yanında söz konusu futbol olunca ayakların yaptığı işler takdire şayandır. Hani alır o aç sınıfı, yarıtanrılar arasında bir kata oturtur. Tam da bu esnada elle oynanan tüm sporlar ayakla sahnelenen bir gösterinin yanında uvertür sanatçılar olarak kalır.

Yazar: Editor