2015-01-03 09:54:31
en endüstriyel futbol

Editörün Notu:

Genel bir futbol analizi daha sevgili dostlar. Futbol olgusuna biraz da “esnaf-emekçi-çalışan-işveren-sokaktaki adam” bakışıdır.

___________

Futbolun Kendisi Endüstriyken…

Futbol takımları bir iş yeri, bir fabrika gibidir, nasıl yani filan değil tam olarak bir iş yeridir, fabrika.
Kale Arkaları mesela, çalışanıdır bu iş yerinin. En ağır işleri onlar yaparlar. Pankart hazırlar, deplasman yapar, meşale yakar, mücadele, tezahürat onların işidir. 
Tribün liderleri teknisyenlerdir. İşçileri onlar organize ve motive eder. Mavi yakalı işçilerdir bunlar. Emek harcarlar.
Maraton Beyaz yakalı işçidir, aynen öyle kurumun adamı gibidir ama işçidir nihayetinde. Çok emek harcamaz onlar, gelir seyreder, bir iki bağırır, çağırır takımı destekler hep olumlu yönden. Kale arkasındakiler gaza getirmek için örneğin "emektar " der ama o emektarlıkları veya fedaları maça gelmek ile sınırlıdır, isterler ama yapamazlar. 
Kapalıdakiler Şefler, Müdürler ve Şef, Müdür yardımcılarıdır. Onun için "Sosyete Kapalı"dır. 
Takım çok keyifli ise aşka gelip tezahürata da katılırlar. Bu çok ender görülür. 
Şeref Tribünü, Yönetim Kuruludur. Kurulurlar koltuklarına purolar yakılır, içecek servis edilir. Kontrol ederler, işçiler, memurlar, şefler, müdürler gelmiş mi, herhangi bir eksik var mı diye. Geç gelirler bunlar bazıları erken kaçar. Yönetim kurulu başkanının yeri ve koltuğu ayrıdır ve hemen fark edilir. Herkes saygılarını sunar, ceketler iliklenir başlar biraz öne eğilerek selamlanır. 
İşte gördünüz  tam olarak iş yeridir ve herkesin görevi ve yapacakları bellidir. Hiyerarşik düzene uyum sağlandığı sürece başarılı gider işler. Ne zaman ki hiyerarşik düzen bozulur herkes yapması gerekeni değil de aklına esen işi yapmaya kalkarsa işler bozulur, kaosa doğru gider o iş yeri.
Eee futbolcular nerede bu iş yerinde derseniz onlar da büyük şehirlerde veya yurt dışındaki temsilcilikler gibidir. Sahada hep onlar vardır. Ya sipariş peşinde koşarlar ya da tahsilât…

Ana fikri yerel muhataptan, belediyespordan bağlarsak;

Sonuçta, futbolun kendisi bir endüstriyken ve hizmet parayla hesaplanırken, endüstriyel futbola karşı olup bunun nimetlerinden en çok yaralanan “bazı müessese takımları” galiba en güzel çelişkiyi böylece yaşıyorlar. Yani endüstriyele karşılar ama passoyu da kaparlar, hep iktidarın yamacında dolanırlar, haksızlığa da çıt etmezler. Sponsorlu bayraklarla şehri işgal ederler…

Mahir Alev

Yazar: Editor