2015-04-02 10:50:02
entel halimiz

Dün akşam, Portakal Çiçeği Festivali kapsamında, Büyük Saat'in arka tarafına düşen Ramazanoğlu Konağındaki bir etkinliğe gittik ben ve Dr. Rıza. Üç enstrümanlı bir etkinlik.

Bu arada Ramazanoğlu Konağı ne güzel bir yer. 1360 ila 1400 seneleri arasında inşa edilmiş harika bir yapı. Taş duvarlarına dokunmak bile mutluluk vericiydi. Ne çok insan geçmiştir oralardan...

Konumuza dönelim.

Etkinlik saat 19.00'da başlayacaktı. Biz yine de erken gidelim dedik, görgüsüzlük yapmaya gerek yok, özellikle bu tarz etkinlikler prensip ister. Kent hayatı bunu gerektirir. 7'ye 10 kala yerimize oturduk. Ve cep telefonu denen lanetli nesneyi kapattık abiler...

Konağın giriş bölümü salona çevrilmiş ve bir sahne oluşturulmuş. Gayet güzel. Sandalyeler filan. Sonra pasta ve kaynar ikramı. Kaynar evet veya ona benzer bir şey. Yemedim içmedim tabi. Ne yani şarap mı ikram edilecekti, dedim kendime, sen bu etkinliğe dua et. 

Derken ilk gol geldi: Belediye Başkanı H.S çelengi sahnenin arkasında gözümüzün içine giriyor adeta. Bir belediye başkanının reklamı mıydı bu yoksa bir dinleti mi?

Yanıtı az sonra şahsen alacaktım.

Saat 19.05 sahnede tık yok.

Saat 19.10 salonda selfi filan yapan, kaynar ve pasta götüren, arada telefondan video izleyen bir kitle ama sanatçılar hala yok.

Saat 19.15 ve fakat bu 15 dakikalık gecikme kimsenin umurunda bile değil. Lakin belediye başkanının koca isimli çelengi hafifçe eğrildi olduğu yerde.

Saat 19.20 ve hala fonda karışık müzik sanırım YouTube'tan...

Eh, siz gelmiyorsanız biz gideriz dedik ve kalktık ben ve Dr. Rıza. Hanımefendi dedim ilgili bayana, saat 7'de başlayacak etkinlik şu dakika olmuş hala başlamamış. Gidiyor musunuz, diye üzülmüş gibi yaptı. Zira eminim ki o da mesaisinin bitmesini ve evine gitmeyi kuruyordu kafasında; müzikmiş, festivalmiş, konuklarmış kimin umurunda? İç kaynarını ye pastanı ve otur bekle, elbet gelip biri bir şeyler çalacaktır, zaten "bedava" olan bir etkinlikte. 

Gecikmenin sebebi?

Yer ayırtanların gelmesi bekleniyormuş.

Nereden baksanız hazin bir durum.

a.Neden bir etkinliğe vaktinde gelinmez?

b.Geciken muhteremin biri üniversitede hoca üstelik. Köylü zihniyeti kötü bir şey dostlar, zihniyetten bahsediyorum, köylünün kendisinden değil. Ha belediye başkanı ha üniversite hocası... olmayınca olmuyor demek. Kimse ülkenin haline şaşırmasın, bu keyfiyete.

c.Peki o kadar beklemeyi sineye çeken sanatçı arkadaşlara ne demeli? Konuklardan umudumu çoktan kestim onlar pasta ve kaynarla yeterince meşgul zaten.

d.Bakınız, bir futbol maçı bile (özel durumlar hariç) dediği saatte başlar, bu durum iddaa'dan önce de böyleydi. Yani basit bir futbol maçının başlama prensiplerinden bile çok uzaklarda bizim aydın entel işlerimiz.

Naçizane şöyle önerebilirim:

1.Ne yapacaksanız artık, onu dediğiniz saatte başlatınız, başlattırınız.

2.Vaktinde gelmeyeni içeri almayınız, aldırtmayınız.

3.Bu tür programları ve hatta hiçbir programı şahsi politikanızın aracı veya gereci haline getirmeyiniz.

4.Yapmayınız. Kaynar ikramı ne? Broşürlerde bile belediye başkanının ismi neden niye niçin vs?

5.Kasaba değil bir büyük şehir yönettiğinizin farkına varınız.

6.Üstesinden gelebileceğiniz işlere kalkışınız.

7.Elinize gözünüze bulaştıracağınız işlere de bulaşmayınız.

8.Bu konuyla ilgisi yok ama, düşmanı olduğunuz bir takımın taraftarıyla argo konuşup seviyeyi düşürmeyiniz, karşıdaki neticede belediye başkanı filan değil, vatandaş, sokak ağzıyla konuşabilir ama siz???

9.Adanaspor'umuzu karıştırmaktan vazgeçiniz. İki tribün arasında bir düşmanlığı körüklediğinizi de artık fark ediniz... 

ve daha birçok şey... 

Yazık bize yav!

Sonra ne mi yaptık? Günün ve akşamın efkarıyla gittik 1000 Sokak'ta rakı içtik. Müzeyyen Ana da plakta dönüyordu ne güzel. Rakı ve kebap da tam denilen saatte geldi. Lezzet dakikti ve herkese eşit mesafedeydi...

Yazar: Editor