2013-01-09 09:55:56
eski yazı ama aynı gündem

[Bu yazı daha önce 29 Eylül 2009 tarihinde yayımlanmıştır.]

Futbolu Siyasetle Buluşturmak ve Kaplanpenche

http://2.bp.blogspot.com/_-IjTKVh4cr4/ScFpiprQ5UI/AAAAAAAAAZc/3ifHJF4yQyE/s320/atk%C4%B1_tayyp.jpg

Gündeme gelmişken ben de özetle değineyim birkaç noktaya, mevzu futbola siyaseti karıştırmak olmuşken.

Maddeliyorum:

  1. Siyaset öteden beri futbola fena halde dalmıştır; balıklama, çivileme ve bilumum pozisyonlarda…
  2. Başkanların, Başbakanların, Cumhurbaşkanlarının futbol maçlarında, tribünlerde boy göstermeleri tamamen siyasidir. Sonra seçim zamanlarında siyasilerin boyunlarına dolanmış kaşkoller...
  3. Başbakan’ın vaktiyle federasyon başkanlığı konusundaki o enteresan ısrarı siyaseten değil de nedendi?
  4. Belediye başkanlarının futbol kulüpleri yönetmesi, desteklemesi vatan aşkı filan değildir, siyasetin “daniskasıdır.”
  5. Sonra Gökçeklerin Ankaraspor'u, derken Ankaragücü'ne el atmaları siyasi manevralar değil de nedir bre! Bir de yıllar öncesinde Netekim Paşa'nın Ankaragücü'ne dair buyurması...
  6. Kemal Unakıtan’ın bazı olanakları Eskişehirspor’a akıtmış olması bu meselenin en pespaye hali değil miydi?
  7. M. Ali Şahin’in Antalyaspor’a desteği memleket aşkı mıydı?
  8. Kürşat Tüzmen Mersinlileri tavlayıp oylarını hanelerine yazdırmak için değil miydi bir gecede toplanan trilyonlar, bu mesele siyaseten yürütülmedi mi yani?
  9. Faruk Nafiz Özak’ın bizatihi Trabzonspor’un transfer fotoğraflarında yer alması siyasetçinin tribüne ve şehre oynaması değil miydi?
  10. Rize’de ve Kayseri’de o statların yapılması sadece sportif bir şey miydi? Futbol kültürü bu şehirlerden on gömlek üstün olan Adana’ya böyle bir stat yapılamaması siyasetin kafakol ilişkilerinin bir tür tezahürü değil midir?
  11. Kasımpaşa’daki Recep Tayyip Erdoğan Stadyumu, neden Recep Tayyip Erdoğan stadyumudur?
  12. Tüm bunlardan ve daha bir alay enresanlıktan sonra kaplanpenche’nin futbolla siyaseti buluşturması, futbolun siyasete bulaşmasının veya siyasetin futbola da yönünü çevirmesinin en haysiyetli halidir… Ki bizim vicdanımız tam manasıyla rahattır… üç nokta…

Not:

Kendi sloganlarımızı kendimiz buluruz. Bu bizim tarzımızdır. Peki, şimdi tam bu esnada “durmak yok, yola devam” dersem, ne dersiniz?

Yazar: Editor